
Kariyerine İstanbul ile Londra arasında devam eden Çiğdem Batur (42), geçtiğimiz mart ayında şarkıcı sevgilisi Gökhan Keser (36) ile Kuruçeşme’de ilk kez objektiflere yansımıştı.

Kuruçeşme’de bir mekandan el ele çıkan ve neşelerinin yerinde olduğu gözlenen ikili, ‘aşk’ sorularını yanıtsız bırakmayı tercih etmişti.

BÜYÜK AŞKTA SONA GELİNDİ
Sessiz sedasız başlayan sürpriz aşk, geçtiğimiz günlerde son buldu. Çiftin sosyal medya hesaplarından birlikte olan fotoğraflarını kaldırması da ayrılığı kuvvetlendirdi.

“DENEDİK OLMADI”
Herkesin merakla beklediği ayrılma sebebini Gökan Kesen “Denedik olmadı. Önemli olan onun mutlu olması. Gönül bağımızın kopmaması adına konuşarak ayrılık kararı aldık. Önemli olan onun mutlu olması. Hayırlısı neyse o olsun.” ifadeleriyle açıkladı.

“EVLİLİĞE UZAĞIM”
Son zamanlarda evlilik kararı alan oyuncuların çokluğundan bahsedilince Keser cevap olarak, “Benim kararım bu. Herkesin kendi kararı. Evliliğe uzağım. Yarın bize ne gösterir ama bunu kimse bilemez. Korkularım yok ama öyle bir hissiyat yaşamadım daha.” yanıtını verdi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Doktor Andre, İsrail’in saldırılarının devam ettiği Gazze’de işlevsel hastane kalmadığını, bölgedeki sağlıkçıların yardımların bölgeye ulaşmasına ihtiyaç duyduğunu belirtti. Fransız acil servis hekimi Andre, 8-22 Şubat tarihlerinde Gazze’nin Han Yunus kentindeki Avrupa Hastanesi’nde görev yaptı. Pascal Andre, “Biz kafasından vurulan çocuklara tanık olduk. Bir çocuğun kafasına sıkan bir keskin nişancı nasıl insan kalabilir? Hamile bir kadının karnına ve kafasına sıkan bir keskin nişancı, evine dönüp karısına ve çocuklarına nasıl sarılabilir?” diye konuştu.

TEK KURŞUN VE KASITLI
Geçtiğimiz günlerde ABD merkezli New York Times gazetesi de Gazze’de gönüllü 65 sağlık çalışanının şahit olduklarına yer vermişti. Söz konusu sağlıkçılardan 44’ü Gazze’de başından ya da göğsünden vurulmuş birden fazla küçük yaşta çocuk gördüğünü ifade etti. Ortopedi cerrahı Dr. Khawaja Ikram, şahit olduğu dehşeti anlatırken “Bir gün acil servisteyken her birinin kafasında tek bir kurşun deliği olan 3 ve 5 yaşlarında iki çocuk gördüm. Kendilerine İsrail’in Han Yunus’tan çekildiği söylenmiş. Bu yüzden evlerine geri dönmüşler. İsrailli keskin nişancı ikisini de vurmuş” demişti
SANSÜRCÜ GAZZE KASABI
İsrailli Haaretz gazetesinin sahibi Amos Schocken’in, Netanyahu hükümetini eleştirerek “Filistinli özgürlük savaşçıları” ifadesini kullandığı Londra’daki konferans konuşmasının ardından İsrail İçişleri Bakanlığı gazete ile ilişkileri askıya aldığını duyurdu. İsrail İçişleri Bakanlığı’ndan yayımlanan açıklamada, Haaretz gazetesiyle yürütülen faaliyetlerin ve işbirliğinin bir sonraki duyuruya kadar askıya alındığı bildirildi.

NAZİ KAMPINDAKİ MİNİK JULİA
İsrail ordusunun paylaştığı ve onlarca Filistinli erkeğin yarı çıplak şekilde bir arada gözaltına alındığı görüntülerde kameralara küçük bir kız çocuğu takılmıştı. BBC Arapça ekibi fotoğraftaki tek kız olan Julia ve babasına ulaştı. 3 yaşındaki Julia Abu Warda’nın hayatta ve ailesinin yanında olduğu öğrenildi. İsrail’in bombalarından dolayı işitme sorunu yaşayan Julia’nın babası Muhammed, “Son 21 günde 5 kez yer değiştirmek zorunda kalmıştık. Yine İsrail’in ‘bombalanacak’ uyarısının ardından bulunduğumuz yeri değiştirirken İsrail askerlerinin güvenlik kontrolüne rastladık ve erkekleri bu şekilde toplayıp soydular. Julia da o sıra kucağımdaydı” dedi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Sosyal medya hesabından kızı ile sık sık fotoğraf paylaşan oyuncu Emine Ün ile kızının benzerliği yeniden sosyal medyanın gündemine geldi.

Emine Ün doğum gününde soluğu kızının yanında aldı. Kendisi gibi oyuncu olan eski eşi Emre Kınay ile evliliğinden dünyaya gelen kızı Duru Kınay ilgi odağı oldu.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Üniversite eğitimi için İngiltere’ye giden Emine Ün ile Emre Kınay’ın kızları Duru Kınay son olarak annesini ağırladı.

Kızını okula uğurlarken duygusal anlar yaşayan Emine Ün bu defa yeni yaşına kızının yanında girmek için Londra’ya uçtu.

Güzelliği ile yıllara meydan okuyan Emine Ün 47. yaşına İngiltere’de kızı ile girdi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İngiltere’nin başkenti Londra’da temaslarına devam ediyor. Yılmaz, Türk iş dünyası temsilcileriyle Türkiye’nin Londra Büyükelçiliği rezidansında gerçekleştirilen programda buluştu. Yılmaz yaptığı konuşmada, dünyada ekonomik büyümenin ve ticaretin tarihi ortalamaların altında gerçekleştiğini belirterek Türkiye’nin 2022 yılında yüzde 5,5 büyüdüğünü hatırlattı. Türkiye’nin ilk 9 ayda yüzde 4,7 büyüme kaydettiğini bildiren Yılmaz, “Orta Vadeli Programımızda (OVP) yüzde 4,4 hedefimiz var. Son çeyrekte 3,7’lik bir büyüme gelse dahi bu hedefi yakalayacağız” dedi.
“Türkiye ekonomisi ilk defa 1 trilyon dolar eşiğini aşmış oluyor”
Türkiye ekonomisinin ilk defa 1 trilyon dolar eşiğini aştığını belirten Yılmaz, “Satın alma gücüne göre dünyada 11’inci büyük ekonomiyiz. Nominal olarak da Uluslararası Para Fonu (IMF) tahminlerine göre bu rakamlar gerçekleşirse 17’inci büyük ekonomi olarak 2023 yılını kapatmış olacağız” ifadelerini kullandı.
Fiyat istikrarı ve enflasyonla mücadeleye ilişkin açıklamalar da yapan Yılmaz, OVP’de enflasyonu aşağı çekmenin temel öncelik olacağının altını çizdi. Ocak ayında yüksek olan enflasyonun geçici bir durum olduğunu ve yıl sonuna doğru daha farklı bir manzara ortaya çıkacağını anlatan Yılmaz, baz etkisiyle yıl ortasında yüksek enflasyon seyrinin devam edeceğini ancak yıl sonunda yıllık bazda belirgin bir düşüş gerçekleşeceği tahminini de bildirdi. Geçen yıl sonunda cari açığını 60 milyar dolar seviyesinden 45 milyar dolar seviyelerine kadar düştüğüne dikkat çeken Yılmaz, burada ihracat ve turizm gelirlerinin önemli etkisi olduğunu kaydetti.
“Bu yıl da 60 milyon turist, 60 milyar dolar gelir hedefimiz var”
Yılmaz, turizmde jeopolitik risklere ve dünyadaki talep daralmasına rağmen Türkiye’nin iyi bir yıl geçirdiğinin altını çizerek, “54 milyar doların üzerinde turizm geliri, toplamda 100 milyar dolar civarında bir hizmet gelirimiz oldu. Biz mal ticaretinde açık veren bir ülkeyiz. Hizmet ticareti ise iyi gidiyor. Bu yıl da 60 milyon turist, 60 milyar dolar gelir hedefimiz var. Sadece turist sayısı artmıyor, turist başına gelirimiz de artıyor. Dolayısıyla turizm sektörümüzün katma değeri yükseliyor” dedi.
“Ticaret dengemizdeki iyileşme devam ediyor”
Yılın ikinci yarısında doğrudan yabancı yatırımlardan da Türkiye’nin payını alacağının altını çizen Yılmaz, “İhracat yine bütün olumsuzluklara rağmen, Avrupa’daki duruma rağmen, 256 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Bir miktar OVP’nin üzerinde gerçekleşmiş oldu. Bu sevindirici. Dolayısıyla dış ticaret açığımızda bir miktar daralma söz konusu. Ocak ayında da yüzde 3,6 ihracat artışı var. İthalatta ise yüzde 23 civarı bir azalış var. Dolayısıyla ticaret dengemizdeki iyileşme ilk aylarda da devam ediyor” dedi.
Yılmaz, OVP’de 2023 işsizlik oranının yüzde 10,1 olduğunu ancak Aralık 2023’te bunun yüzde 8,8 oranında gerçekleştiğini belirterek, “Bununla birlikte yıllık bazda tek haneli olacağı kesinleşti. Özellikle genç işsizliğinde dört puanlık bir düşüş var. Yıllık bazda bu da sevindirici. Kadınların işgücüne katılımda da, istihdam oranlarında da artışlar söz konusu” ifadelerini kullandı.
“Geçen sene 700 civarında olan Türkiye’nin risk priminin 300’lere indi”
Bankacılık sektörünün uluslararası standartlar ve kanuni gerekliliklerin oldukça üstünde olduğuna işaret eden Yılmaz, ülke risk primlerinde de ciddi bir düşüş olduğunu bildirdi. Geçen sene 700 civarında olan Türkiye’nin risk priminin 300’lere indiğini anlatan Yılmaz, bunun kamunun ve şirketlerin uluslararası finansmana daha uygun şartlarda ulaşması bakımından çok önemli olduğuna dikkat çekti.
“Bir reform yaptığınızda 2 ila 3 yıllık bir perspektifte somut bir takım sonuç görüyorsunuz”
Merkezi idarenin yol haritasının üç ana ayağı bulunduğunu ifade eden Yılmaz, ilk ayağın para politikası olduğunu belirtti. Türk lirasının daha cazip hale getirecek bir politika izlendiğini söyleyen Yılmaz, ikinci ayağın ise maliye politikaları olduğunu belirtti. Para politikaları ve maliye politikalarının koordinasyonunun da etkili şekilde yapıldığına dikkati çeken Yılmaz, yol haritasının üçüncü ayağının yapısal reformlar olduğunu belirterek, “İlk defa OVP’ye ek olarak yapısal reformları koyduk ve çeyreklik bazda bir takvim de koyduk. Para ve maliye politikalarımızı yapısal reformlarla takviye ediyoruz. Yapısal reformlar derken kamuda olsun ekonominin genelinde olsun verimliliği artırıcı, israfı önleyici, rekabet gücünü geliştirici değişimlerden bahsediyoruz. Bunların iki türlü etkisi var. Biri doğrudan etki. Bir reform yaptığınızda 2 ila 3 yıllık bir perspektifte somut bir takım sonuç görüyorsunuz. İkincisi ise beklentiler kanalıyla etki. Yapısal reform yapan ülkeler, gelecek perspektifini güçlendirirler ve yatırımcılar bu ülkelere daha fazla güven duyarlar. Bu ikinci etki hemen tesir eder” dedi.
“Dünyanın en iyi planını, programını da hazırlasanız arkasında siyasi irade yoksa raflarda kalmaya mahkumdur”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü bir siyasi irade olarak bu programın arkasında durduğunu belirten Yılmaz, “Dünyanın en iyi planını, programını da hazırlasanız arkasında siyasi irade yoksa raflarda kalmaya mahkumdur. Bu programlarımıza Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü bir siyasi desteği var. Biz de bu destekle bütün çalışmaları sürdürüyoruz ve bunları da hayata geçireceğiz” dedi.
AK Parti’nin göreve geldiği dönemde Türkiye’nin düşük orta gelir grubunda yer alan bir ülkeyken yüksek orta gelir grubuna yükseldiğini hatırlatan Yılmaz, yüksek gelirli ülkeler sınıfına yükselme hedefini bildirdi. Bunun için kişi başına düşen gelirin 15 bin dolar olması gerektiğini söyleyen Yılmaz, “Programımızı kararlılıkla uyguladığımızda 2026’da 15 bin dolara ulaşabileceğimizi düşünüyoruz” dedi.
Yılmaz, tüketim ağırlıklı bir büyüme yerine yatırım ve ihracat ağırlıklı bir büyüme sağlama hedefine işaret ederek, bu tür büyümenin daha kaliteli ve sağlıklı olacağını belirtti. İhracatçı ve yatırımcıyı rahatlatmaya yönelik adımlara da değinen Yılmaz, “Vergi düzenimizde değişiklik yaptık. Kurumlar vergisini yüzde 25 olarak tayin ettik. Finans ve bankacılık sektörü için yüzde 30, ihracatçı firmalar için ise yüzde 20 olarak belirlendi. Dolayısıyla vergi sistemimizde de ihracatçı firmaları destekleyen bir yapı oluşturduk. Bir yandan Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi (YTAK) dediğimiz bir programı hayata geçirmeye çalışıyoruz. Teknolojik içeriği yüksek, cari açığı düşürücü etkisi olan projelere en az 1 milyar lira, on yıla kadar vadeli, düşük faizli krediler tahsis etmeye dönük bir program” ifadelerini kullandı. Yılmaz, ihracat ve yatırıma dönük desteklerin artarak devam edeceğini de vurguladı.
Yılmaz, Türk ve Kıbrıslı Türk toplum temsilcileriyle bir araya geldi
Yılmaz, Londra’daki temasları çerçevesinde İngiltere’de yaşayan Türk ve Kıbrıslı Türk toplum temsilcileriyle de bir araya geldi. Türk toplum temsilcileriyle Londra Yunus Emre Enstitüsünde gerçekleştirilen görüşmede, Türkiye’nin Londra Başkonsolosu Bekir Utku Atahan da hazır bulundu.
Yılmaz, Kıbrıslı Türk toplum temsilcileriyle ise Türkiye’nin Londra Büyükelçiliği Rezidansında bir araya geldi. Görüşmeye KKTC’nin Londra Temsilcisi Çimen Keskin de katıldı. – LONDRA
]]>