
Mikati, Muhafız Alayı Tören Kıtası’nı “Merhaba asker” diyerek selamladı. Erdoğan ve Mikati birbirlerine heyetlerini takdim etti.
Başkan Erdoğan ve Mikati, merdivenlerde Türkiye ve Lübnan bayrakları önünde tokalaşarak basın mensuplarına poz verdi.

İkili ve heyetler arası görüşmeye geçen Erdoğan ve Mikati, görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.


“LÜBNAN’DA 1 MİLYONDAN FAZLA İNSAN YERLERİNDEN EDİLDİ”
Başkan Erdoğan, Başbakan Mikati ve heyetini Türkiye’de misafir etmekten memnuniyet duyduğunu ifade etti.
Lübnan’ın tıpkı Filistin gibi geride bırakılan yılı, İsrail tehdidi ve saldırganlığıyla tamamladığını belirten Erdoğan, Lübnan’da bugün ateşkes sağlanmış olsa da ateşkese giden süreçte 1 milyondan fazla insanın yerlerinden edildiğini, 4 binden fazla Lübnanlının ise İsrail tarafından katledildiğini söyledi. Erdoğan, Lübnan’da hayatını kaybedenlere rahmet, ailelerine başsağlığı diledi.
Bunun, İsrail’in Lübnan’a ilk saldırısı olmadığını dile getiren Erdoğan, geçmişte de Lübnan’ın benzer tacizlere muhatap olduğunu hatırlattı.
“İSRAİL HÜKÜMETİ GERÇEĞİ ANLAMAK İSTEMİYOR”
Başkan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Gelinen noktada herkes şunu görmelidir. Lübnan’ın güvenliği, bölgenin istikrarından ayrı değerlendirilemez. Gazze’de ateşkes ve kalıcı barış sağlanmadan da bölgemiz huzura kavuşamaz. Her fırsatta ifade ettiğim bir hakikati bugün tekrar vurguluyorum. Her kim daha fazla kan dökerek, daha fazla yıkarak, yok ederek, sivil katlederek güvenliğini artıracağına inanıyorsa vahim bir yanlışın içindedir. İsrail hükümetinin hala bu gerçeği anlamadığına, daha doğrusu anlamak istemediğine şahit oluyoruz. Türkiye, İsrail saldırganlığına karşı elindeki tüm imkanlarla Lübnan’ın arkasında durmuş, insani yardımlarını sürdürmüştür.”
Bu süreçte Mikati ile istişare halinde olduklarını aktaran Erdoğan, Mikati’yi ülkesinin bu zor döneminde sergilediği liderlikten ötürü tebrik etti. Erdoğan, kendisiyle ve heyetiyle bugün yaptıkları istişareleri bu arka plan ışığında gerçekleştirdiklerini vurguladı.

“İsrail’in ateşkese harfiyen uyması ve Lübnan’da yol açtığı zararı tazmin etmesi için uluslararası toplum tarafından baskının sürdürülmesi gereklidir” diyen Erdoğan, Türkiye’nin bu konuda üzerine düşeni yapmaya devam edeceğini belirtti.
“SURİYE’NİN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNÜN KORUNMASI ÜLKEMİZİN ASLA TAVİZ VERMEYECEĞİ BİR KONUDUR”
Türkiye ile Lübnan arasında çok geniş bir yelpazede işbirliği bulunduğunu anımsatan Erdoğan, bugünkü görüşmelerde bu işbirliğinin geliştirilmesi noktasında atılabilecek adımları ele aldıklarını dile getirdi. Lübnan halkının birliğine ve iç barışına katkılarını sürdüreceklerini, Lübnan’ın istikrarını hedef alan her türlü teşebbüsün karşısında olduklarını belirten Erdoğan, bunu Mikati’ye de çok net bir biçimde ifade ettiğini aktardı.
Mikati ile Suriye’deki gelişmeleri de etraflıca değerlendirdiklerine dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti:
“Suriye’de artık yeni bir dönem başlamıştır. Suriye’nin iki önemli komşusu olarak birlikte hareket etmemiz gerektiği hususunda mutabıkız. Suriye’nin istikrarı, bölgenin istikrarı demektir. Suriye’deki kargaşanın sıkıntısını da son 13 yıldır tüm bölge çekmiştir. Tıpkı bizim gibi Lübnan da Suriyeli kardeşlerimize tereddütsüz kucağını açmış, ev sahipliği yapmıştır. Suriye’nin yeniden imarıyla günlük yaşamın normalleşmesi önceliğimizdir. Tüm kesimlerin temsil edildiği kapsayıcı ve kuşatıcı daimi bir idarenin teşkili Suriyeliler kadar biz bölge ülkeleri için de önem arz etmektedir. Suriye’nin toprak bütünlüğünün ve üniter yapısının korunması da aynı şekilde ülkemizin asla taviz vermeyeceği bir başka husustur. İlk günden beri bölücü emellerle ilgili tutumumuzun ne olduğunu söyledik, tüm dünyaya ilan ettik, kararlılığımızı ortaya koyduk.
Türkiye, bu süreçte, ihtilafın başından bu yana yaptığı gibi Suriye halkının yanında duracak, gereken her türlü katkıyı sağlayacaktır. Suriyeli kardeşlerimize buradan şu mesajı iletmek istiyorum. Bu dönem birlik içinde, dayanışma içinde, karşılıklı uzlaşı ve teenniyle hareket edilmesi gereken kritik bir dönemdir. Basiret ve ferasetiyle Suriye halkının, Allah’ın izniyle bu süreci alnının akıyla yöneteceğine yürekten inanıyorum. Türkiye ve Lübnan olarak müşterek hedefimiz, Suriye’yi yeni bir şevkle ayağa kaldırmaktır. Biz, kardeşliğimizin ve komşuluğumuzun gereği neyse dün olduğu gibi bugün ve yarın da yapmaya devam edeceğiz. Tabii bu sürecin başarıyla sonuçlanması için uluslararası toplumun güçlü desteğine ihtiyaç var. Suriye’nin istikrarının, bölgenin istikrarı anlamına geldiğini bilen herkesin bu sürece katkı vermesini bekliyor, bunu da samimiyetle arzu ediyoruz.”
Başkan Erdoğan, Başbakan Mikati’ye ziyaretleri için teşekkür etti ve istişarelerin hayırlara vesile olmasını diledi.

“ZORLU DÖNEMDE TÜRKİYE DESTEK ÜLKESİ OLMUŞTUR”
Lübnan Başbakanı Mikati, Başkan Recep Tayyip Erdoğan ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.
Türkiye’nin, Lübnan’a ve halkına karşı beslediği duygulardan dolayı minnettar olduğunu dile getiren Mikati, “Lübnan’ın içinden geçtiği tarih boyunca her çetrefilli ve zorlu dönemde Türkiye destek ülkesi olmuştur.” dedi.

Mikati, “Her zaman olduğu gibi zat-ı devletlerinin konuyla yakinen ilgisini gördük. Özellikle de insani ve siyasi bağlamda İsrail saldırılarına maruz kaldığımız süreçte gösterdiğiniz yardım, dayanışma ve destek bizim için çok büyük anlam taşımaktadır.” ifadesini kullanarak, bunun yeni bir şey olmadığını söyledi.
Türkiye’nin, Lübnan’da olup biten bütün gelişmeleri yakından takip ettiğine dikkati çeken Mikati, ülkesinin aylardan beri İsrail’in saldırıları neticesinde ekonomik, toplumsal ve çevresel bağlamda ciddi zararlara maruz kaldığını vurguladı.
Mikati, bu saldırıların halen durmadığına işaret ederek, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Her gün gerçekleşen ihlallerle de devam etmektedir. İsrail ateşkese uygun davranmamaktadır ve ateşkeste belirtilen hususlara bağlı kalmamaktadır. Sizler, hem uluslararası hem bölgemizde hem de Arap ülkeleri ile çok geniş ilişki ağına sahipsiniz. Bu bağlamda, İsrail saldırıları neticesinde zarar görmüş olan ülkelerin desteklenmesi hususunda üzerinize düşen rolü fazlasıyla yapacağınıza inanıyorum.”
Özellikle bölgede, son dönemlerde siyasi anlamda ciddi dönüşümler ve değişimler yaşandığına dikkati çeken Mikati, bu bağlamda Suriye’nin görüldüğünü ve özellikle İsrail’e bir fırsat doğduğunu kaydetti.
“TÜRKİYE İLE İŞ BİRLİĞİMİZ ÖNEMLİ”
Bunun durdurulması için baskı yapılması gerektiğini vurgulayan Mikati, “Bizler de Suriye’nin birliği, özgürlüğü ve tüm topraklarında tam anlamıyla egemenliğini destekliyoruz ve bu bağlamda sizin de ifade ettiğiniz tüm hususların altını çizerek ben de katılıyorum. Lübnan olarak bu bağlamda Türkiye ile iş birliğimiz önemli. Karşılıklı komşuluk ve saygı çerçevesinde, yeni dönemde, Suriye ile de iyi bir komşuluk ilişkisi kuracağımıza inanıyorum.” ifadelerini kullandı.

Mikati, gelecek dönemlerde dayanışma ve işbirliği için yeni kapıların aralanacağını belirterek, ikili görüşmede de bu hususlara değinildiğini söyledi.
Lübnan’ın kriz yaşadığını hatırlatan Mikati, “Belki de ekonomik, mali ve sosyal her anlamda çok kötü diyebileceğimiz bir kriz yaşadı. Ancak şunu öğrendik, önce Allah’a, daha sonra Lübnan’ın dostlarına ve özellikle de Türkiye’ye güvenmemiz gerektiğini öğrendik.” dedi.
ERDOĞAN, MİKATİ ONURUNA YEMEK VERDİ
Öte yandan Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Lübnan Başbakanı Necib Mikati onuruna yemek verdi.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki yemek, basına kapalı gerçekleştirildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
NETANYAHU’DAN BIDEN’A TEŞEKKÜR
İsrail Başbakanlık Ofisinden yapılan sosyal medya paylaşımında, Başbakan Netanyahu ile ABD Başkanı Biden’ın ateşkes anlaşması üzerine görüştüğü duyuruldu. Paylaşımda, Netanyahu’nun ” Lübnan‘da ateşkes anlaşmasının sağlanmasında ABD’nin katkısı” ve “İsrail’in anlaşmanın uygulanmasında hareket serbestisini koruması yönündeki anlayışı için” Biden’a teşekkür ettiği belirtildi.
BIDEN: ATEŞKES 04.00’DE YÜRÜRLÜĞE GİRECEK
ABD Başkanı Biden, Lübnan ile İsrail hükümetleri arasında varılan ateşkesi ilan etmek üzere Beyaz Saray’da basın toplantısı düzenledi. Biden, ABD ve Fransa’nın öncülüğünde uzun süren diplomatik çabalar sayesinde Lübnan ile İsrail hükümetleri arasında ateşkes anlaşmasına varıldığını ve ateşkesin bugün yerel saatle 04.00’te yürürlüğe gireceğini bildirdi. ABD Başkanı, Lübnan Silahlı Kuvvetlerinin önümüzdeki 60 gün boyunca Lübnan’ın güney sınırına konuşlanarak bu bölgenin kontrolünü sağlayacağını, bölgede Hizbullah unsurlarının bulunmayacağını ve bu süreç zarfında İsrail askerlerinin kademeli şekilde bölgeden geri çekileceğini belirtti. Biden, ABD’nin Fransa ve diğer müttefikleriyle birlikte “bu ateşkes anlaşmasının tam olarak uygulanmasını sağlamak için İsrail ve Lübnan ile çalışma sözü verdiklerini” ifade etti. Bu süreçte Lübnan’da herhangi bir Amerikan askerinin görev almayacağını da kaydeden Biden, İsrail’e ise her anlamda destek olmaya devam edeceklerini bildirdi.İsrail ile Hizbullah arasındaki “yıkıcı çatışmalara” bir son verilmesinin bölge açısından çok önemli olduğunu vurgulayan Biden, Gazze konusunda da somut gelişmeler beklediklerini kaydetti.
DİKKAT ÇEKEN GAZZE MESAJI
Öte yandan Biden, İsrail-Hizbullah krizinin ateşkesle çözümü yönünde atılan adımla birlikte artık tüm gözlerin Gazze’ye çevrileceğini ifade etti. Biden, “Önümüzdeki günlerde ABD; Türkiye, Mısır, Katar ve İsrail’le birlikte Gazze’de ateşkes için yeni bir girişimde bulunacak.” şeklinde konuştu. ABD’nin Suudi Arabistan’la bir dizi güvenlik ve ekonomi anlaşması üzerinde çalışmaya devam ettiğini de belirten Biden, “Suudi Arabistan ile İsrail arasındaki ilişkilerin tamamen normalleştirilmesini” içeren süreç için çalışmaya devam ettiklerini de sözlerine ekledi.
10 BAKAN ONAY VERDİ, BİRİ KARŞI ÇIKTI
Biden, X hesabından yaptığı paylaşımda ise İsrail ve Lübnan başbakanlarıyla görüştüğünü, her iki tarafın da “İsrail ile Hizbullah arasındaki yıkıcı çatışmayı sona erdirme teklifini kabul ettiğini” belirtmişti. İsrail güvenlik kabinesinde yapılan ateşkes oylamasında, 10 bakanın onay verdiği birinin ise karşı çıktığı belirtilmişti. Netanyahu liderliğindeki kabine Lübnan’da ateşkesi görüşmek için akşam toplanmıştı. Toplantı sonrası kamera karşısına geçen Netanyahu, ateşkes anlaşmasını güvenlik kabinesinin onayına sunacağını ve süresinin sahadaki gelişmelere bağlı olacağı açıklamasını yapmıştı.
NETANYAHU’DAN İLK AÇIKLAMA
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Lübnan ile ateşkes kararı sonrasında ilk kez açıklamalarda bulundu. Başbakan Netanyahu, yayımladığı video mesajda, ateşkesin süresinin sahadaki gelişmelere bağlı olacağını söyledi. Netanyahu, Hizbullah’ın anlaşmayı ihlal etmesi halinde İsrail’in Lübnan’ı tekrar vuracağını aktararak; “ABD’nin tam mutabakatıyla, askeri eylemde tam özgürlüğümüzü koruyoruz. Hizbullah anlaşmayı ihlal eder ve kendini silahlandırmaya çalışırsa, saldıracağız.” dedi. İsrail Başbakanı, sözlerine şu şekilde devam etti: “Gazze’de kalan rehineleri geri getirmeye hazırız. Kuzeyde yaşayan tüm vatandaşlarımız evine dönecek. Hamas’ı yok etmekte kararlıyız.” Ateşkesi şimdi kabul etmek için 3 temel sebeplerinin olduğunu savunan Netanyahu, bunların; “İran tehdidine odaklanmak, İsrail ordusunu yenilemek, techizat takviyesi yapmak ve Hamas’ı izole etmek” olduğunu öne sürdü. Washington’dan İsrail’e “silah sevkiyatlarında büyük gecikmeler yaşandığını” ileri süren Netanyahu, ABD Başkanı seçilen Donald Trump’ın göreve başlayacak olmasına işaret ederek, söz konusu gecikmelerin “yakında sona ereceğini” kaydetti.
İSRAİL’İN LÜBNAN SALDIRILARINDA 3 BİN 768 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ
Hizbullah’la 8 Ekim 2023’ten beri kontrollü çatışmalara devam eden İsrail ordusu, 23 Eylül’de Lübnan’ın güney kentlerinin yanı sıra Bekaa ve Baalbek bölgelerine yüzlerce hava saldırısı düzenledi. Lübnan Sağlık Bakanlığı verilerine göre, 8 Ekim 2023’ten bu yana 946’sı kadın ve çocuk, 222’si sağlık çalışanı olmak üzere 3 bin 768 kişi öldü, 15 bin 699 kişi yaralandı. Hizbullah lideri Hasan Nasrallah, İsrail ordusunun 27 Eylül’de Beyrut’a düzenlediği hava saldırılarında öldürüldü. Hizbullah ise İsrail’e roket ve füzelerle karşılık veriyor. İsrail tarafında çoğunlukla ordu üslerini hedef alan bu saldırılarda büyük bir hasar bildirilmedi. Ülkenin güney kesimlerinden başkent Beyrut ve kuzeye göç dalgası devam ediyor. Lübnan hükümetinin açıkladığı verilere göre, ülke genelinde İsrail saldırıları nedeniyle 1,9 milyona yakın kişi yerinden edildi. Bunların 624 binden fazlası Suriye’ye göç etti.

Uluslararası İlişkilerPolitikaTürkiyeİsrailLübnanGazzeKatarMısırDünya
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AHaber CANLI YAYIN
Bahçeli’nin konuşmasından satır başları:
45 ilimizi kapsayan saha ve siyasi çalışmalarımızın gayet başarılı şekilde gerçekleştirildiğini memnuniyetle ifade ediyorum. Artık bir hilal uğruna güneşler batmasın, bilakis hep yaşasın var olsun. Bir ve birlikte hilale doğru el ele verirsek zincirden kurtulmuş hiçbir şeytan duramayacak, herhangi bir kötülükte yapamayacaktır. Müebbet bir barış hakim olsun.
Bilinsin ki MHP saha çalışmalarına, milletle kucaklaşmaya şevkle devam edecektir. Üslendikleri görevleri hakkını veren teşkilatlarımızın her kademesindeki dava arkadaşlarımı özellikle kutluyorum.

Dünya genelinde karmaşık ve sürekli değişkenlik gösteren ikili siyasi, ekonomik diplomasi ağını inkar etmek boşa kürek çekmektir. Türkiye’nin çevresini aynı zamanda çatışmaların ağır bastığı sancılı bir bölgedir. Çok aktörlü çok katmanlı istikrarsızlık ortamını ülkemize ulaşmasını engellemek tarihi bir mesele değil asli bir mesele olmalıdır.
Farklı bahanelerle patlak veren çatışmanın kalıcı ve köklü çözümlerle buluşmadığı ortadır. Dünyadaki adaletsiz ve güç dağılımı çatışmaların sonlanmasına direnç olup küresel barışı tehdit edecek boyutlardadır.

GAZZE’DEKİ KATLİAMLAR
Gazze’deki soykırıma her gün yenileri eklenmektedir. Katliamları hız kesemeden çıta yükseltmesi insanlık utancı değilse sorarım sizlere nedir? Zalimlerin hesap vermesi gerekirken hala bir arpa boyunun yol alınamaması skandal değil midir? İsrail, bir cinayet ve soykırım aygıtıdır. BM geçen haftaki komitesinde Filistin halkının kendi hakkını korumasına 6 ülkenin ret oyuna karşı 170 ülkenin onayıyla kabul edilmiştir.
Filistin’in sadece devletlerin kabul olabileceği Roma statüsü, bir devlet olarak görüldüğünün nişanesidir. İsrail’in durdurulması ve suçluların yargılanması insanlık namusudur. Adalet elbet tecelli edecektir.
TÜRKİYE İSRAİL İLE TİCARET SAYFASINI KAPATMIŞTIR
Türkiye İsrail ile ticaret sayfasını kapatmıştır. Yapılan resmi açıklamalar da sabitti, kuşkulu tarafı yoktur. Hiçbir gümrük beyannamesinin olmadığı da açık seçil ortadır. Ülkemizi karalama çabası olsa olsa Türkiye’ye husumettir. İsrail uşaklığını benimsemeleri alçaklıkla izahat edilemeyecek çürümedir.


“TÜRKİYE KATİLLERE SİYİRCİ KALAMAZ”
Küresel ve bölgesel barış ve istikrara destek verilecekse, iki devletli çözüm mutlak sürekli gerçekleşmeli. 1967 sınırları dahilinde siyasi ve toprak bütünlüğü sağlanmış bağımsız Filistin Devleti tanınmasından başka bir yöntem kalmamıştır. Türk milleti mazlumların sesine kulaklarını tıkayamaz. Türkiye, iblise yoldaşlık eden bu devrin katillerine asla seyirci kalamaz. Tarafsız kaldık ki masumların tarafıyız.
Brezilya’da toplanan G-20 Zirvesi’nde adaletsizliğe, ahlaki kayıplara, ön yargılara dayalı bir dünya tasarımı için el ovuşturmak çok vahim bir çelişki olmayacak mıdır? Dünyada 900 milyona yakın insan içme suyuna erişemiyor. 2 milyara yakın insan içme suyunun hasretinin çekiyor. Buna karşılık obez insanların sayısı 885 milyonun sayısını aşıyor. Her yıl 5 yaş altı ortalama 5 milyon çocuk hayatını kaybediyor.
Bu yürek yaralayan veriler dışında adil bir dünya nasıl kurulacak. Bize göre adil ve yaşanabilir dünyanın kurucu gücü Türkiye olacaktır. Tantanayı bırakıp insan merkezli eşit paylaşımı esas alan, açlıktan ölümlerin yaşanmadığı, egemenlik haklarına saygı duyulduğu bir medeni dünyaya huzur içinde ulaşmanın acil çarelerini üretmeliyiz. Eşit ve adaletli bir düzen ancak böyle olabilir.

İZMİR’DE 5 ÇOCUĞUN HAYATINI KAYBETMESİ
İzmir’in Selçuk ilçesinde elektrikli sobanın devrilmesi neticesinde 5 evladımız hayatını kaybetti. Yapılan açıklamalardan eşi cezaevinde bulunan annenin hurda toplamaya gittiği anlaşılmaktadır. Sadece ekonomik olarak dikkate almak bizi doğru sonuca vardırmayacaktır. Mesele sadece az ve çok vermekle sınırlı görülmemelidir. Manevi moral desteklere eş zamanlı olmak kaydıyla devletin dokunuşlarıyla sağlık, dengeli birer fert olmaları mümkündür. Çocukların korunması devletin görevidir. İlke şartlara hapsedilmiş çocuklarımıza tanık olmak, onları kaybetmek hepimiz adına hüsrandır. Bu yaygın sorunlara neşter vurmadan atılan adımlar sadece pansuman niteliğinde kalacaktır.
Cumhur ittifakında görüş ayrılığını yazıp çizenler boşa kürek çekmektedir. Cumhur ittifakı kötülük sahiplerinin anlamayacakları kadar vatan ve millet sevdasıyla hemhal olmuştur. Cumhur ittifakı Türk milletinin özüdür. Fitnebazlar iyice azıttı.Cumhurbaşkanımızla aramızda hiçbir sorun yoktur.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail ordusu, Lübnan’a saldırılarını sürdürüyor. İsrail ordusu, Lübnan’ın başkenti Beyrut’un güneyindeki Burj al-Barajneh, Hadath, Haret Hreik ve Tayuneh’i vurdu. Tayuneh’te vurulan bir bina yıkıldı. Saldırı anları amatör kameralara saniye saniye yansırken, can kaybına ilişkin henüz bir açıklama yapılmadı. – BEYRUT
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Saldırı anında binalardan birinde bulunan Lübnanlı Şalan ez-Zeyn, öğle saatlerinde 3 patlama sesi duyduklarını ve birden evdeki eşyaların üzerlerine düşmeye başladığını, annesi ile kız kardeşinin hafif şekilde yaralandığını, diğer binada yaralılar ve hatta ölenler olduğunu söyledi.
Saldırı öncesinde binanın boşaltılması yönünde hiçbir uyarı yapılmadığını kaydeden Zeyn, “Bu düşman, Gazze’de, Lübnan’da, Irak’ta hep bunu yapıyor. Tarihi boyunca hep böyle korkak ve cani olmuştur.” dedi.
Sağlık Bakanlığı daha önce yaptığı açıklamada, Sayda ilçesindeki saldırıda 8 kişinin öldüğünü, 25 kişinin yaralandığını açıklamıştı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Son dakika haberleri: İsrail’in Suriye’nin liman kenti Lazkiye’ye yönelik bir saldırı gerçekleştirdiği bildirildi. Saldırının ardından hedef alınan bölgede yangın ve patlamaların meydana geldiği belirtildi.

Filistin ve Lübnan’a yönelik saldırılarını sürdüren İsrail, bu kez Suriye’yi hedef aldı. Resmi Suriye basınında yer alan haberlere göre, İsrail’in liman kenti Lazkiye’ye yönelik bir saldırı gerçekleştirdiği bildirildi. Saldırının ardından Suriye hava savunma sistemlerinin devreye girdiği belirtilirken, hedef alınan bölgede yangın ve patlamaların yaşandığı kaydedildi. İsrail’den konuya ilişkin açıklama yapılmazken, Suriye merkezli bazı sosyal medya hesapları İsrail’in İran destekli gruplara ait bir silah deposunu vurduğunu iddia etti.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

HİZBULLAH’TAN İSRAİL’E DARBE
İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırıları sürerken, Hizbullah İsrail’e çifte darbe vurdu. Hizbullah’ın sosyal medya platformu Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, İsrail’in Kiryat Shmona şehrine bir dizi füze saldırısı gerçekleştirildiği bildirildi.

Saldırıyı doğrulayan İsrail basını en az 10 füze fırlatıldığını duyururken, şehirde meydana gelen patlama ve yangın görüntüleri sosyal medyada paylaşıldı. Hizbullah ayrıca Lübnan’ın Nakura bölgesi yakınlarındaki Labbouneh Tepeleri’nde seyreden bir İsrail tankının güdümlü füzeyle vurulduğunu duyurdu. Saldırı sonrasında alev alan tank kilometrelerce öteden amatör kameralara yansırken, İsrail’den Hizbullah’ın son misilleme eylemlerine dair resmi açıklama yapılmadı.

ABD YEMEN’İ VURDU
ABD ordusu, Kızıldeniz ve Aden Körfezi’ndeki uluslararası sularda seyreden askeri ve sivil gemileri hedef alan Husilere yönelik bir dizi saldırı gerçekleştirdiğini duyurdu. ABD Merkez Komutanlığı’ndan (CENTCOM) yapılan yazılı açıklamada, “Yemen’de İran destekli Husilere ait çeşitli gelişmiş konvansiyonel silahların bulunduğu çok sayıda silah deposuna yönelik hassas hava saldırıları düzenlendiği” kaydedildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Lübnan’da BM barış gücünde faaliyet gösteren Fransız askerlerinin korunmasının, “tüm tarafların sorumluluğunda” olduğunu hatırlatan diplomatik kaynaklar, tarafları bu sorumluluğa uygun hareket etmeye ve “UNIFIL’in hareket özgürlüğü dahil görevini sürdürmesine izin vermeye” çağırdı.
Diplomatik kaynaklar, Fransa’nın, “UNIFIL’e ve barış gücünün Mavi Hat yakınındaki pozisyonunu koruma kararına tam destek” verdiğini aktardı.
İsrail Başbakanı Netanyahu, UNIFIL’in Lübnan’ın güneyinden geri çekilmesini istemiş, BM ise Lübnan’daki barış gücünün operasyon bölgesinden ayrılmayacağını bildirmişti.

BM KOMUTA MERKEZİ HEDEF ALINMIŞTI
UNIFIL, 10 Ekim’de İsrail ordusunun bir gözlem kulesini hedef alması sonucu iki barış gücü askerinin yaralandığını duyurmuştu.
11 Ekim’de de İsrail ordusu Lübnan’ın güneyindeki Ras Nakura bölgesindeki UNIFIL komuta merkezinin ana girişini top mermisiyle hedef almış, bir UNIFIL gözlem kulesi de “Merkava tankı” ile vurulmuştu. Saldırılarda iki askerin daha yaralandığı bildirilmişti.
Birçok ülke, İsrail’in UNIFIL güçlerine yönelik saldırılarını kınamıştı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Irak’ın daha önce İsrail’in savaşı yaymaya çalışmasının doğuracağı sonuçlar konusunda uyarıda bulunduğunu hatırlatan Sudani, Gazze savaşının üzerinden geçen 1 yılın sonunda çatışmanın Lübnan’a yayılarak tüm bölgeye yönelik tehdit oluşturmaya başladığını ifade etti.
Sudani, “Bölgenin tanık olduğu tehlikeli gelişmeler ışığında, başta ABD Başkanı Joe Biden ve Avrupa Birliği ülkeleri olmak üzere tüm dostlarımıza, bölgeyi ve dünyayı kalıcı savaşlara sürükleyecek, küresel ekonomiyi sarsacak ve kalkınmayı sekteye uğratacak tehlikeli bir aşamanın eşiğinde olduğumuzu söylüyoruz.” değerlendirmesini yaptı.
Fransa Devlet Başkanı Emmanuel Macron’un, İsrail’e silah tedarikinin durdurulması ve savaşın sona ermesi için çalışılması çağrısına övgüde bulunan Sudani, Macron’un bu pozisyonunun, bölgenin içinde bulunduğu tehlikenin farkında olmasından kaynaklandığına işaret etti.
Irak’ı bu gerilimin etkilerinden korumak için çok çalıştıklarını ve bunu başardıklarını kaydeden Sudani, “Mevcut aşamada, sivillerin hedef alınmasının durdurulması ve bölgenin, kazananı olmayacak bir savaştan kurtarılması birinci öncelik olmalıdır.” ifadesini kullandı.
Sudani, Irak’ın, dost ve kardeş ülkelerle bölgenin ve dünyanın güvenliğini etkileyen çatışmanın yayılmasının önlenmesi ve sükunetin sağlanması için çalışmaya devam edeceğini vurguladı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Luciano, BM Cenevre Ofisi’nin haftalık basın toplantısında çevrim içi değerlendirmelerde bulundu.
23 Eylül-3 Ekim’de yaklaşık 235 bin kişinin kara yoluyla Suriye’ye geçtiğini belirten Luciano, bunlardan 152 bininin Suriyeli ve 82 bininin ise Lübnanlı olduğunu söyledi.
Luciano, aynı dönemde 50 bin kişinin Beyrut Havalimanı’nı kullanarak, 1060 kişinin de deniz yoluyla ülkeden ayrıldığını belirtti.
1411 KİŞİ ÖLDÜ
Hizbullah’la 8 Ekim 2023’ten beri kontrollü çatışmalara devam eden İsrail ordusu, 23 Eylül’de Lübnan’ın güney kentlerinin yanı sıra Bekaa ve Baalbek bölgelerine yüzlerce hava saldırısı düzenledi.
REKLAM
Lübnan makamlarına göre, Hizbullah’ın kullandığı iletişim cihazlarının patlatıldığı 17 Eylül’den beri 104’ü çocuk ve 194’ü kadın olmak üzere toplam 1411 kişi öldü.
Hizbullah lideri Hasan Nasrallah, İsrail ordusunun 27 Eylül’de Beyrut’a düzenlediği hava saldırılarında öldürüldü.
Hizbullah ise İsrail’e roket ve füzelerle karşılık veriyor. İsrail tarafında çoğunlukla ordu üslerini hedef alan bu saldırılarda büyük bir hasar bildirilmedi.
İsrail bombardımanı nedeniyle ülke içerisinde yüz binlerce kişi yerinden oldu.
Ülkenin güney kesimlerinden başkent Beyrut ve kuzeye göç dalgası devam ederken, Suriye’ye 10 binlerce kişinin göç ettiği belirtiliyor.
*Haberin görseli AA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Lübnan Afet Risk Yönetimi Biriminden yapılan açıklamada, İsrail’in saldırılarının ardından Lübnan’da yerinden edilen kişilere ilişkin bilgi verildi.
240 BİN KİŞİ SURİYE’YE GEÇTİ
Lübnan’da 23-30 Eylül tarihlerinde 239 bin 453 kişinin Lübnan sınırından Suriye’ye geçtiği, bu kişilerin 176 bin 80’inin Suriyeli ve 63 bin 373’ünün Lübnanlı olduğu kaydedildi.
İsrail saldırıları nedeniyle 8 Ekim 2023’ten bu yana 1 milyon kişinin yerinden edildiği, bu kişilerden 155 bin 600’ünün sığınma merkezlerine yerleştirildiği belirtildi.
Lübnan’da yerinden edilenlerin barınması için 875 merkezin açıldığı, bunlardan 625’inin maksimum kapasitesine ulaştığı vurgulandı.
Açıklamada ayrıca Lübnan hükümetinin, Birleşmiş Milletlere bağlı kuruluşlarla birlikte bağış toplanması için “insani yardım çağrısı” başlattığı, ülkede yerinden edilen kişilerin ihtiyaçlarının karşılanması için 425 milyon dolara ihtiyaç duyulduğu ifade edildi.

İSRAİL’İN LÜBNAN’DA ŞİDDETLENEN SALDIRILARINDA 1275 KİŞİ ÖLDÜ
Hizbullah ile 8 Ekim 2023’ten beri kontrollü çatışmalara devam eden İsrail ordusu, 17-18 Eylül’de Hizbullah’ın kullandığı çağrı cihazları ve telsizleri patlattı, 23 Eylül’de de Lübnan’ın güney kentlerinin yanı sıra Bekaa ve Baalbek bölgelerine yüzlerce hava saldırısı düzenledi.
Lübnan makamlarına göre, Hizbullah’ın kullandığı iletişim cihazlarının patlatıldığı 17 Eylül’den beri 104’ü çocuk ve 194’ü kadın olmak üzere toplam 1275 kişi öldü.
Hizbullah lideri Hasan Nasrallah, İsrail ordusunun 27 Eylül’de Beyrut’a düzenlediği hava saldırılarında öldürüldü.
İsrail bombardımanı nedeniyle ülke içerisinde yüz binlerce kişi yerinden oldu.
Ülkenin güney kesimlerinden başkent Beyrut’a ve kuzeye göç dalgası devam ederken, Suriye’ye 10 binlerce kişinin göç ettiği belirtiliyor.
Hizbullah ise İsrail’e roket ve füzelerle karşılık veriyor. İsrail tarafında çoğunlukla ordu üslerini hedef alan bu saldırılarda büyük bir hasar bildirilmedi.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Fatih Yıldırım
Editör
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail Gazze Şeridi’nde 7 Ekim’den bu yana sürdürdüğü saldırıları Lübnan’da da sürdürüyor. Lübnan’a gece gündüz bomba yağdıran İsrail ordusu, ülkenin kuzeyindeki Bekaa Vadisi’nde bir evi hedef aldı. Saldırıda 11 kişi hayatını kaybetti. Enkaz altında arama çalışmaları sürüyor.
Lübnan Ulusal Haber Ajansı’nın (NNA) haberine göre, İsrail’in ülkenin güneyindeki Tyre bölgesinde yer alan Tayr Debba kasabasını bombalaması sonucu ise 4 kişi öldü, çok sayıda kişi ise yaralandı.
İsrail ordusundan yeni iddia
İsrail ordusu Hizbullah’ın üst düzey isimlerinden Nebil Kauk’u dün düzenlenen saldırılarda öldürdüğünü iddia etti. Hizbullah tarafından ise iddilara yönelik henüz bir açıklama gelmedi.
İran Devrim Muhafızları Ordusu Nilfuruşan’ın öldüğünü doğruladı
İran Devrim Muhafızları Ordusu tarafından yapılan açıklamada, Kudüs Gücü Operasyonlarından sorumlu komutan yardımcısı Abbas Nilfuruşan’ın İsrail’in Cuma günü Beyrut’a yönelik gerçekleştirdiği saldırıda hayatını kaybettiğini doğruladı. Açıklamada, Nilfuruşan’ın “İran’ın güvenliği için çalışan ve Filistin davasına yardım eden biri” olduğu vurgulandı.
Lübnan Sağlık Bakanlığı 8 Ekim’den bu yana bin 640 kişinin yaşamını yitirdiğini açıklamıştı
Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail’in 8 Ekim’den bu yana ülkede gerçekleştirdiği saldırılar nedeniyle 104’ü çocuk olmak üzere toplam bin 640 kişinin yaşamını yitirdiğini belirtmiş, can kayıplarının çoğunun çoğu İsrail’in son iki haftadaki saldırılarında yaşandığı aktarılmıştı. – BEYRUT
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail, 27 Eylül Cuma günü Beyrut’ta Şii nüfusun çoğunlukta olduğu ve Hizbullah’ın kalesi olarak nitelendirilen Dahiye bölgesini çok sayıda hava saldırısıyla hedef aldı.
Lübnan medyası, savaş uçaklarının ağır bombalarla gerçekleştirdiği saldırıları, 2006 yılında İsrail ile Hizbullah arasında yaşanan savaştan bu yana Beyrut’un maruz kaldığı en ağır hava bombardıman olarak niteledi.
Hizbullah lideri Nasrallah ve diğer bazı üst düzey isimlerin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan İsrail hava saldırıları, Beyrut’un Dahiye bölgesinde 6 binayı yerle bir etti.
Şiddeti Beyrut’un birçok bölgesinde hissedilen hava saldırıları, gece boyunca devam etmiş ve binlerce ailenin bölgeden kaçmasına yol açmıştı.
İsrail’in Lübnan’a şiddetlenen saldırılarında 1052 kişi öldü
Hizbullah’la 8 Ekim 2023’ten beri kontrollü çatışmalara devam eden İsrail ordusu, 23 Eylül’de Lübnan’ın güney kentlerinin yanı sıra Bekaa ve Baalbek bölgelerine yüzlerce hava saldırısı düzenledi.
Lübnan makamlarına göre, Hizbullah’ın kullandığı iletişim cihazlarının patlatıldığı 17 Eylül’den beri 104’ü çocuk ve 194’ü kadın olmak üzere toplam 1052 kişi öldü.
Hizbullah lideri Hasan Nasrallah, İsrail ordusunun 27 Eylül’de Beyrut’a düzenlediği hava saldırılarında öldürüldü.
Hizbullah ise İsrail’e roket ve füzelerle karşılık veriyor. İsrail tarafında çoğunlukla ordu üslerini hedef alan bu saldırılarda büyük bir hasar bildirilmedi.
İsrail bombardımanı nedeniyle ülke içerisinde 150 bine yakın kişi yerinden oldu.
Ülkenin güney kesimlerinden başkent Beyrut ve kuzeye göç dalgası devam ederken, Suriye’ye 10 binlerce kişinin göç ettiği belirtiliyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BİRLEŞMİŞ Milletler’e (BM) bağlı Uluslararası Göç Örgütü (IOM), Lübnan’da son bir hafta içinde 118 bin kişinin yerinden edildiğini duyurdu. Ekim 2023’ten bu yana ise 211 bin kişinin yerinden edildiği ifade edildi.
BM’ye bağlı IOM’ndan yapılan açıklamada, “25 Eylül itibariyle, Ekim 2023’ten bu yana Lübnan’da yaklaşık 74 bini çocuk olmak üzere toplam 211 bin 319 kişinin ülke içinde yerinden edildiği kaydedilmiştir. Bu rakam geçtiğimiz hafta 118 bin 466 kişinin yeni yerinden edilmiş olmasıyla birlikte önemli bir artışa işaret etmektedir” denildi.
Ülke içinde yerinden edilmiş kişilerin (IDP) çoğunluğu (yüzde 73) Lübnan’ın güney sınırı boyunca uzanan üç bölgeden geliyor. IOM açıklamasında, “Yüzde 42’si Bent Jbeil’den, yüzde 17’si Sour’dan ve yüzde 14’ü Marjaayoun’dan. Geri kalan yüzde 27’lik kesim ise Baalbek, Baabda, El Nabatieh, Saida, Hasbaya, Beyrut, El Hermel, Jezzine, Batı Bekaa, Zahle ve Chouf olmak üzere 11 farklı bölgeden gelmektedir. Bu dönemde en çok yeni yerinden edilmiş kişiye ev sahipliği yapan ilçeler Beyrut, Chouf, Baabda, Saida ve Aley’dir” ifadeleri kullanıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DIŞİŞLERİ, İngiliz Milletler Topluluğu ve Kalkınma Ofisi (FCDO), Lübnan’a seyahat edilmemesi, Lübnan’daki İngiliz vatandaşlarının da ülkeden ayrılması çağrısında bulundu.
FCDO’dan yapılan açıklamada, “FCDO, İsrail, Lübnan Hizbullahı ve Lübnan’daki diğer devlet dışı aktörler arasında devam eden çatışmalarla ilgili riskler nedeniyle Lübnan’a seyahat edilmemesini ve Lübnan’da bulunan herkesin ülkeyi derhal terk etmesini tavsiye etmektedir. Lübnan’da, başta İsrail sınırı olmak üzere, Bekaa Vadisi ve Litani nehrinin kuzeyi de dahil olmak üzere ülkenin diğer bölgelerinde de havan ve topçu atışları ile hava saldırıları devam etmektedir. Güney Beyrut, 20 Eylül’de yüzlerce kişinin yaralandığı bir saldırı da dahil olmak üzere defalarca hava saldırılarına hedef olmuştur. 28 Eylül’de Lübnanlı Hizbullah lideri Hasan Nasrallah’ın İsrail’in Beyrut’un güneyinde düzenlediği bir hava saldırısında öldüğü doğrulandı. Duyuru üzerine Lübnan’da kutlama amaçlı silah sesleri duyulduğu ve protesto gösterileri düzenlendiği bildiriliyor. Durum hızla tırmanabilir ve daha geniş bölge için risk oluşturabilir. Dikkatli olun, gösterilerden kaçının ve gelişmeler için yerel medyayı izleyin” denildi.
KAYIT YAPTIRIN ÇAĞRISI
Bakanlık ayrıca Lübnan’daki İngiliz vatandaşlarının verilen internet bağlantısından kayıt yaptırmaları istendi. Açıklamada, “Lübnan’da bir İngiliz vatandaşıysanız, Birleşik Krallık hükümetine orada olduğunuzu bildirmek için varlığınızı kaydedin. Bilgilerinizi daha önce (12 Eylül’den önce) bize kaydettirdiyseniz, yeniden kayıt yaptırmanız gerekecektir. Varlığınızı kaydettirmek, güncel iletişim bilgilerinizi sağlamayı içerir. Ailenizin veya grubunuzun Britanya vatandaşı olan her üyesi için ayrı bir form doldurmalısınız. Kaydınız, güncellemeleri paylaşmamıza olanak sağlayacaktır” ifadeleri kullanıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Dışişleri Bakanlığı, son dönemde İsrail’i Lübnan’ı hedef alan saldırılarını artırması sonrası resmi X hesabında yazılı bir açıklama yayımladı. Paylaşılan mesaj şöyle:
“İsrail’in Lübnan’ı hedef alan saldırıları, İsrail’in tüm bölgeyi kaosa sürükleme çabasının yeni bir aşamasıdır. İsrail’e kayıtsız şartsız destek veren ülkeler, Netanyahu’nun siyasi çıkarları uğruna kan dökmesine yardım etmektedirler. Başta Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi olmak üzere, uluslararası barış ve güvenliği korumakla sorumlu kurumların uluslararası toplumun gerekli tedbirleri gecikmeksizin alması şarttır.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Mikati kabine toplantısındaki konuşmasında, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in, Lübnan’ın “yeni bir Gazze” olabileceği uyarısına da dikkat çekti.
Guterres’in Gazze Şeridi’ndeki korkunç savaşa dair sözlerinin, uluslararası toplum için bir “uyandırma çağrısı” olması gerektiğini belirten Mikati, hem Lübnan topraklarında hem de Hamas’a karşı sürdürdüğü savaşı durdurması için İsrail’e daha fazla baskı yapılması gerektiğini dile getirdi.
Başbakan Mikati ayrıca, BM ve BM Güvenlik Konseyi’nin, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırganlığını durdurmak için harekete geçmeleri gerektiğini vurguladı.
Netanyahu’dan Lübnan halkına: Sizinle değil Hizbullah’la savaşıyoruz
Lübnan topraklarına son bir yılın en ağır hava saldırısını gerçekleştiren İsrail’in başbakanı Benyamin Netanyahu, Lübnan halkına yönelik mesajında, “İsrail’in savaşı sizinle değil, Hizbullah’la” dedi
Netanyahu’nun ofisinden yapılan açıklamada, Başbakan’ın mesajında “Hizbullah sizi çok uzun süre canlı kalkan olarak kötüye kullandı. İsrail şehirlerini ve halkını hedef alan füzeleri evlere yerleştirdi. Halkımızı Hizbullah saldırılarına karşı koruyabilmek için bu silahları zararsız hale getirmeliyiz” ifadelerini kullandığı bildirildi.
Mesajında, İsrail ordusunun harekat bölgesindeki Lübnan halkını, güvenli bir yere gitmeleri için uyardığını da belirten Netanyahu, Lübnanlılardan, sevdiklerinin hayatlarını tehlikeye atmamaları için bu uyarıları ciddiye almalarını istedi. “Hizbullah’ın Lübnan’ı tehlikeye atmasına izin vermeyin” diyen Benyamin Netanyahu, İsrail ordusunun harekatı bittiği an bölgede yaşayan halkın evlerine dönebileceğini dile getirdi.
Biden: Gerilimi azaltmak için çabalıyoruz
ABD Başkanı Joe Biden, İsrail’in Lübnan’a yönelik hava saldırısı ile ilgili olarak “İsrail ve Lübnan’da yaşanan son gelişmelerden haberdar edildim. Ekibim bölgedeki yetkililerle iletişim halinde ve gerilimi, insanların evlerine dönebileceği şekilde azaltmak için çabalıyoruz” ifadelerini kullandı.
Bu arada Washington Ortadoğu’ya ek kuvvet gönderme kararı aldı. ABD Savunma Bakanlığı (PENTAGON) sözcülerinden Tümgeneral Patrick Ryder, “Sadece önlem amaçlı olarak, bölgedeki kuvvetlerimize destek olmaları için küçük bir birliği intikal ettireceğiz” dedi. Ryder, söz konusu gücün kaç kişiden oluşacağına ve hangi teçhizatlarla donatılacağına dair herhangi bir bilgi vermedi.
Pezeşkiyan: İsrail bizi savaşa sokmak için tuzaklar kuruyor
İsrail’in Lübnan’a yönelik harekatını sert bir dille eleştiren İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise, ülkesini daha büyük çatışmaların içine çekmek için İsrail tarafından “tuzaklar” kurulduğunu öne sürdü. İran’ın, İsrail’in Gazze Şeridi’nde sürdürdüğü savaşın ve İsrail-Lübnan sınırındaki hava harekatının büyümesini istemediğini belirten Pezeşkiyan, İsrail yönetiminin sürekli olarak daha büyük bir savaş istemediğini dile getirmesine rağmen eylemlerinin bunun tam tersi olduğunu vurguladı.
Temmuz ayında Tahran’da Hamas lideri İsmail Haniye’nin öldürülmesinden ve geçen hafta Lübnan’da çağrı cihazları ve telsizlerin patlaması ile gerçekleştirilen saldırılardan İsrail’i sorumlu tutan Mesud Pezeşkiyan, “Bizi olmak istemediğimiz bir noktaya çekmek istiyorlar. Savaşın kazananı yoktur. Var olduğuna inanırsak kendimizi kandırmış oluruz” dedi
dpa,AFP,Reuters,AP/ ET,BK
DW Türkçe’ye VPN ile nasıl erişebilirim?
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Lübnan Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı verilere göre, başkent Beyrut başta olmak üzere pek çok kentte Hizbullah tarafından kullanılan çağrı cihazlarının patlaması sonucu 9 kişi öldü, yaklaşık 3 bin kişi yaralandı. Lübnan merkezli Hizbullah, olayın nedenine ilişkin bir soruşturma yürütüldüğünü açıkladı. Patlamalarda Hizbullah üyelerinin ciddi şekilde yaralandığı belirtildi.
Hizbullah, patlamalardan İsrail’i suçladı
Hizbullah, sosyal medya üzerinden çağrı cihazı patlamalarından İsrail’i sorumlu tutan bir açıklama yayınladı, “sivilleri de hedef alan bu canice saldırıdan tamamen İsrail’i sorumlu tuttuğunu” belirtti. İsrail’in “hak ettiği cezayı alacağını” kaydeden Hizbullah, aynı zamanda, iki üyesinin ve sekiz yaşında bir kız çocuğunun öldürüldüğünü açıkladı.
İran’ın Lübnan Büyükelçisi de yaralılar arasında
İran’ın Lübnan Büyükelçisi Mojtaba Amani’nin de yaralılar arasında olduğu bildirildi. İran Devlet Televizyonu yaralarının “yüzeysel” olduğunu ve “bilincinin açık ve hayati tehlikesinin bulunmadığını” bildirdi. Hizbullah’ın lideri Hasan Nasrallah’ın patlamalardan zarar görmediği bildirildi.
Lübnanlı yetkililer de İsrail’i suçluyor… Lübnan medyasında yer alan haberlerde, Enformasyon Bakanı Ziad Makary, çağrı cihazı patlamalarını “İsrail saldırganlığı” olarak kınadı. Makary ayrıca “suçluyu sorumlu tutmak” için Birleşmiş Milletler ile de temas halinde olduğunu söyledi.
IDF: “Sivillere yönelik savunma kurallarında değişiklik yok”
İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) yaptığı açıklamada, bu akşam bir durum değerlendirmesi yaptıklarını duyurdu. Bir IDF sözcüsü, “Şu anda İç Cephe Komutanlığı savunma yönergelerinde herhangi bir değişiklik yok” diyerek, sivillere yönelik savunma kurallarında değişiklik olmayacağını vurguladı. Açıklamada, “Halktan tetikte ve uyanık olmaları istenmektedir ve politikadaki herhangi bir değişiklik derhal güncellenecektir” denildi. IDF çağrı cihazı patlamalarıyla ilgili henüz bir açıklama yapmadı.
Suriye’de de 14 ölü var
Suriye medyasında yer alan haberlere göre, Lübnan’a sınırı olan Suriye’de de çağrı cihazları patlamaları meydana geldi. İngiltere merkezli bir izleme grubu olan Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, “Hizbullah tarafından kullanılan çağrı cihazlarının patlaması sonucu Şam ve kırsalında uyrukları bilinmeyen on dört kişi yaralandı” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail devlet televizyonu KAN ile Kanal 12 televizyonunun haberine göre Angert, dün akşam X sosyal medya platformunda konuya ilişkin paylaşım yaptı.
Angert, İskenderun Tugayı’na yeni atanan Besal isimli komutanın göreve gelmesinin ardından askerlerine gönderdiği mesajında, “Tugay’a yeni bir komutan katıldı. Öncelikle savaşçıların soykırım yapmasını umuyorum. Lübnan’ın köyleri ıssız kalacak ve yolları çıkışsız olacak.” ifadesini kullandığını açıkladı.
Angert, başka bir paylaşımında da Maliye Bakanı Bezalel Smotrich liderliğindeki aşırı sağcı “Dini Siyonizm” partisine mensup askerleri “ölüm yiyenler mezhebi” olarak tanımladı.
REKLAM
Meclis Anayasa, Hukuk ve Yargı Komitesi Başkanı Simcha Rothman, Savunma Bakanı, Genelkurmay Başkanı ve Dışişleri ve Güvenlik Komitesi Başkanına mektup göndererek Angert hakkında disiplin soruşturması ve işlem başlatılması çağrısında bulundu.
Smotrich de X platformunda yayımladığı paylaşımında, “İsrail ordusu bu kadının hala ordudan ihraç edildiğini duyurmadan bu sabah uyanmamızın bir nedeni var mı?” ifadesine yer verdi.
Kanal 12 televizyonunun haberinde, İskenderun Tugayı askerlerinin 7 Ekim 2023’ten bu yana Lübnan sınırında ve Gazze Şeridi’nde 200 günden fazla yedek asker olarak görev yaptığı ifade edildi.
Angert’in gönderileri X’te paylaştığından beri engellendi, ancak kopyaları hala İsrail medyasında dolaşıyor.
ANGERT GÖREVDEN UZAKLAŞTIRILDI
Angert, tugaya atanan yeni komutanın mesajını ortaya çıkardıktan sonra cezalandırıldı. İsrail devlet televizyonu KAN’da yer alan habere göre kadın subayın, Besal hakkında sosyal medyada yaptığı paylaşımları nedeniyle görevden alındığı belirtildi.
*Haberin görseli AA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen Antalya Diplomasi Forumu 2024’te moderatörlüğünü TRT World Sunucusu Ghida Fakhri’nin üstlendiği panele, Lübnan Dışişleri Bakanı Abdullah Buhabib, Filistin Dışişleri Bakanı Riyad el-Maliki, Bahreyn Dışişleri Bakanlığı Siyasi İşler Müsteşarı Abdullah bin Ahmed Al Halife ve Arap Birliği Genel Sekreter Yardımcısı Hüsam Zeki katıldı.
Filistin Dışişleri Bakanı Maliki, bölgede kalıcı istikrar ve güvenliğin Filistin-İsrail arasında barışın tesis edilmesiyle sağlanacağını belirterek “Filistinliler diğer ülke halklarıyla eşittir. Filistinliler için barış olmadan, tüm Orta Doğu’da barış ve güvenlik olmaz. Bunu Filistinlilerin topraklarına el konulduğu 1948’den beri görüyoruz.” dedi.
İsrail’in kendi güvenliğini sağlamanın yolunu savaşmakta gördüğünü ve 76 yıldır bu savaşı sürdürdüğüne dikkati çeken Maliki, “Savaşın barış ve istikrar getirmediğine onlar da inanmalı. Barışın güvenliği tesis edeceğini kabul etmeliyiz. İsrail, Filistin dışındaki ülkelerle barış yapmak istiyor ve bunu Filistin, Lübnan ve Suriye’deki işgallerini bitirmeden yapmak istiyor. Birçok Arap ülkesiyle ilişkilerini normalleştirdiler ancak güvenlik elde edemediler. 7 Ekim’de yaşananlar bunu gösteriyor.” ifadelerini kullandı.
“İsrail cezasız kaldığı için istediğini yapıyor”
Moderatör Fakhri’nin, “Arap ülkeleriyle normalleştirme süreci devam ederken İsrail neden Filistin’le barış yoluna gitsin?” sorusuna Maliki, İsrail’i barışı zorlamak için uluslararası alandaki cezasızlığının sona ermesi gerektiği cevabını vererek şöyle devam etti:
“İsrail dünyaya meydan okuyabiliyor ve cezasız kaldığı için istediğini yapıyor. İsrail’e ambargo sözünü dahi kullanmıyorlar. Bu sözü kullanan olursa da İsrail ‘antisemitik’ etiketi yapıştırıyor. Bu cesareti Güney Afrika gösterdi. İsrail’in Gazze’de soykırım işlediğini haykırdı. Diğer ülkeler de harekete geçmelidir. İsrail’e ambargo veya yaptırım uygulamak tek çözümdür. Rusya’ya uygulanan ambargo İsrail’e uygulanmıyor.”
Arap ülkelerinin Filistin’e desteği yeterli mi?
Arap ülkelerinin Filistin’e siyasi destek verdiğini ancak finansal destek veremediğini anlatan Maliki, “Mali yardım söz konusu olduğunda problem oluyor. Çok zor maddi durum içinde olduğumuzu da biliyorlar. İsrail bizim vergilerimize el koydu. Son bir yılda kamu çalışanlarımıza maaş ödeyemedik. Arap ülkeleri 100 milyon dolarlık yardım için bir araya gelmişti ancak maalesef şimdiye kadar bu konuda adım atılmadı. Arap ülkelerinin verdiği siyasi destek konusunda tatmin oluyoruz ancak maddi yardım konusunda tatmin olamıyoruz.” diye konuştu.
Maliki, ABD’nin Gazze’deki katliamlara ve savaş suçlarına rağmen İsrail’e verdiği desteğe işaret ederek şunları kaydetti:
“Tek bir süper güç İsrail’e eleştirilere kalkan oluyor. İsrail şu anda soykırım suçu işliyor bir sorun varsa bu gücün İsrail’e arka çıkmasıdır. İsrail’in bir an evvel işgali durdurması ve Filistin devletinin kurulması gereklidir. Filistin’deki durum çok kötü ve çok büyük adaletsizlik görüyoruz.”
Buhabib: “BM, Fransa veya ABD’nin arabuluculuğunda bu sorunun çözülmesi gerekir”
Lübnan Dışişleri Bakanı Buhabib de ABD yönetiminin İsrail’in Gazze ve Lübnan’daki saldırılarını durdurma kapasitesine sahip olduğuna dikkati çekerek BM, Fransa veya ABD’nin arabuluculuğunda bu sorunun çözülmesi gerektiğini söyledi.
İsrail’in Lübnan’ı her gün tehdit ettiğini belirten Buhabib, “Herhangi bir ateşkesi kabul etmeyeceklerini söylüyorlar. Lübnan kesinlikle barış taraftarı. Filistinliler için barış tesis edilmeli. 75 senelik savaştan bahsediyoruz artık barış olmalı, İsrail için de güvenlik böyle sağlanacak. Biz bütün işgal edilen bölgelerden çekilmelerini istiyoruz bu da güvenliği getirecektir.” ifadelerini kullandı.
Hizbullah ile İsrail arasındaki çatışmaların genişlemesi ihtimali
Buhabib, ülkenin güney sınırında Hizbullah ile İsrail arasındaki çatışmalara ilişkin ise “Biz kesinlikle korkuyoruz ancak Hizbullah’tan korkmuyoruz çünkü Hizbullah işgal yoksa savaş istemiyor zaten. Ateşkesin ve sınırlar arasında güvenliğin tesis edilmesi için Avrupa ülkelerinden ateşkesin sağlanmasını istiyoruz. Lübnan’a karşı savaş açılırsa bu tek ülkeyle sınırlı kalmaz, bölgesel savaşa dönüşür. Hizbullah şaka değil, biz muhtemel bir savaşta ülkemizin mahvolacağından korkuyoruz ancak İsrail de bundan çok büyük zarar görecek.” diye konuştu.
Fransa’dan İsrail ile Lübnan arasındaki sorunlarla ilgili mektup
Lübnanlı Bakan, İsrail ile Lübnan arasındaki sorunlarla ilgili Fransa’nın kendilerine içeriğinde olumlu noktalar olan bir mektup sunduğunu ve kendilerinin de yakında cevaplarını ileteceklerini belirtti.
Bahreyn’in İsrail-Filistin meselesine ilişkin tutumu
Panelin konuşmacılarından Bahreyn Dışişleri Bakanlığı Siyasi İşler Müsteşarı Al Halife de ülkesinin Filistin devletinin kurulmasından ve iki devletli çözümden yana olduğunu kaydetti.
Bu çözümün İsrail’in işgal ettiği toprakları terk etmesiyle olacağını söyleyen Halife, Doğu Kudüs’ün Filistin’in başkent olması, Filistinlilerin topraklarına dönmesi ve işgal altındaki Golan Tepeleri’nin de Suriye’ye verilmesi gerektiğini ifade etti.
Halife, İsrail ile ilişkilerini normalleştiren Bahreyn’in Filistin’de “kırmızı çizgisinin” olup olmadığına ilişkin soruya ise “Savaş zamanında herhangi bir ülkenin arabulucu olması mümkün değil çünkü her iki tarafa yaptırım uygulanmalıdır. Bahreyn iki toplumun birlikte yaşaması gerektiğine inanıyor.” cevabını verdi.
Arap ülkeleri İsrail’in saldırılarını durdurmak için ne yapabilir?
Arap Birliği Genel Sekreter Yardımcısı Zeki ise “Arap ülkelerinin İsrail’in Filistinlilere saldırılarını durdurmak için neden adım atamadığının” sorulması üzerine, “Sadece Arap Birliği değil, tüm uluslararası kuruluşlar buna dahil. BM dahi bunu durduramadı. İsrail’in davranışlarını değiştirmesi konusunda başarısız olundu.” dedi.
Arap Birliği’nin görevinin siyasi pozisyon belirlemek olduğunu söyleyen Zeki, Filistin’in desteklenmesi konusunda uluslararası konsensüs oluşturmaya çalıştıklarını ve Arap Birliği’nin Filistin’in desteklenmesinde büyük rol oynadığını savundu.
Moderatörün “Arap Birliği, durumun vahametine dair bir strateji geliştiremez mi?” sorusu üzerine Zeki, “Şu anda Arap Birliği’nin siyasi bir pozisyon oluşturma ve bununla Filistin’i destekleme konusunda tatmin olduğunu söyleyebilirim ancak bu suç unsuru barındıran savaşı durdurma çabalarımızın olmadığı anlamına gelmiyor. Arap ülkeleri bu çabalara dahil oluyor.” değerlendirmesinde bulundu.
]]>Yaklaşık 86 bin Lübnanlı, İsrail ordusu ve Hizbullah Hareketi arasında 8 Ekim 2023’ten bu yana Lübnan’ın güneyindeki sınır bölgesinde yaşanan çatışmalar nedeniyle yerinden oldu.
İsrail ile Lübnan arasındaki 120 kilometrelik sınır hattı üzerinde bulunan belde ve köy sakinlerinin çoğu, başkent Beyrut başta olmak üzere güvenli bölgelerdeki yakınlarının yanına veya kendi imkanlarıyla kiraladıkları evlerde kalıyor.
Ev kiralamaya yetecek ekonomik gücü olmayan binlerce Lübnanlı ise çatışmaların başından beri ülkenin güneyindeki Sur kentinde halen eğitimim devam ettiği okullardaki dersliklerde kalıyor.
Okulların bazı katları iç göçmen ailelere ayrılırken, diğer katlarındaki dersliklerde ise öğrenciler eğitim alıyor.
AA muhabiri, Sur’daki okullarda 5 aydır yaşam mücadelesi veren ailelerle görüştü.
Sur’da 26 bin iç göçmen yaşıyor
Sur Belediye yetkililerinin verdiği bilgilere göre okullarda ve kendi imkanlarıyla kiraladıkları evlerde konaklayan iç göçmenlerin sayısı 25 bin 382’e ulaşmış durumda.
Yaklaşık 400 göçmenin kaldığı Sur Meslek Lisesi’nde öğretmen olarak görev yapan Hasan Alluş, okullun bir kısmında yerinden olan ailelerin bir kısmında ise öğrencilerin eğitim aldığını, öğretimde herhangi bir aksamanın meydana gelmediğini söyledi.
Okulun zemin katının yerinden olan ailelere ve diğer katlarının ise öğrencilere tahsis edildiğini belirten Alluş, “Çatışmaların bitmesi halinde aileler elbette evlerine geri dönecek ancak çatışma devam ederse geçim kaynağı sadece köyündeki tarlası olan aileler hiçbir yere gidemez. Ev kiralayacak ekonomik durumları yok.” diye konuştu.
11 çocuğu ve hasta annesi ile aynı derslikte yaşıyor
Ailesi ile birlikle Sur Meslek Lisesi’nde kalan Mustada Seyyid, bir an önce çatışmaların bitmesini ve çok kısa bir mesafede olan evine geri dönmeyi dört gözle beklediğini dile getirdi.
Okulun dersliklerinden birinde 11 çocuğu ve hasta annesi ile yaşayan Seyyid, okulda çoğu zaman elektriğin kesik olduğunu, mutfak ve hijyenik bir banyonun da bulunmadığını belirtti.
Nebatiye vilayetine bağlı Bint Cubeyl ilçesinin Beyt Liv beldesindeki evlerinden çıkıp ailesiyle birlikte okula sığındıklarını anlatan Seyyid, “4 aydan uzun süredir okulda kalıyoruz ve her gün beldemizin bombalandığına dair haberler duyarak yaşıyoruz. 4 günlük ateşkes olduğunda sadece bir kez evimi görme fırsatı elde ettim. Daha sonra evimin İsrail tarafından bombalandığı haberini aldım.” diye konuştu.
Ne zaman evlerine döneceklerini bilmeden çaresiz bir şekilde derslikte beklediklerini ve gün saydıklarını belirten Seyyid, okulda güvende olduklarını ancak hiçbir yerin kendi evleri gibi olmadığını ifade etti.
Seyyid, Lübnan hükümetinin yerinden edilenlere sağladığı yardımlar hakkında, “İlk önce aylık 140 dolar nakdi yardım yapılıyordu ancak şimdi bu 2 ayda bire çıkarıldı.” bilgisini verdi.
“Savaşın bu kadar uzun süreceğini tahmin etmiyorduk”
Okula sığınanlardan Blida beldesi sakini Nime Dahr, “Savaşın bu kadar uzun süreceğini tahmin etmiyorduk. Temmuz 2006’daki gibi 30 gün süren bir savaş olacağını düşünmüştük. Neredeyse 5’nci aya gireceğiz.” dedi.
Evine geri dönebileceği konusunda çok ümitli olmadığını belirten Dahr, İsrail savaş uçaklarının sınıra çok yakın olan Blida beldesine neredeyse her gün hava saldırısı düzenlediğini, bölgedeki birçok evin tamamen yıkıldığını söyledi.
Sınıra yakın yerleşim yerlerinin güvenli olmadığını ifade eden Dahr, çatışmaların seyrinin kendilerini endişelendirdiğini kaydetti.
İsrail ordusu ile Hizbullah Hareketi arasında 8 Ekim 2023’ten beri yaşanan çatışmalarda 211 Hizbullah mensubu, 43 Lübnanlı sivil, 11 Emel Hareketi, 12 Hamas, 12 İslami Cihad Hareketi mensubu, 6 İsrailli sivil ve 11 İsrail askeri öldü.
]]>