Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir (İBB) Başkan Adayı Murat Kurum, Eyüpsultan’da düzenlenen Doğu ve Güneydoğu İstişare Toplantısı’nda vatandaşlarla bir araya geldi. Programa Murat Kurum’un yanı sıra Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mustafa Akış, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın, Eski Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Eyüpsultan Belediye Başkanı Deniz Köken, AK Parti Eyüpsultan Muhammet Vanlıoğlu, Bitlis Konfederasyonu ve Doğu Güneydoğu Üst Çatı Platformu Başkanı Selim Korkmaz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Kalkınma Vakfı Başkanı Hüsamettin Korkutata, AK Parti Genel Merkez Seçim İşleri Başkan Yardımcısı Veysel Ayhan, milletvekilleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan program protokol konuşmalarıyla devam etti. Kurum’a konuşması sırasında vatandaşlar alkışlarla eşlik etti. Programda ilgiyle karşılanan Kurum vatandaşlarla sohbet edip hatıra fotoğrafı çektirdi.
Programda konuşan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mustafa Akış, “Belediye başkanları her şeyi vadedebilirler ama samimiyet vadetmek herkesin harcı değil. İBB başkan adayımızın en büyük vaadi samimiyeti ve güzel kalbidir. O daha önceki görevlerinde olduğu gibi şimdi de sahicilikten hiç ödün vermedi” dedi.
“Milletimizle el ele verip Doğu’nun ve Güneydoğu’nun yarınları için çalıştık”
Programda konuşan AK Parti İBB Başkan Adayı Murat Kurum “Biz İstanbul’a bakınca güçlü bir devletin izlerini, aynı medeniyetin evlatlarının kenetlenmiş ruhunu görürüz. Öyle ki İstanbul’un bir yanı Erzurum’dur, Erzincan’dır. Kars’tır, Van’dır, Bitlis’tir! İstanbul’un diğer yanı Muş’tur, Bingöl’dür, Bitlis’tir, Ağrı’dır, Elazığ’dır, Hakkari’dir, Tunceli’dir. İstanbul’dan bakınca Bitlis’in beş minaresini, Erzurum’un Çifte Minareli Medresesi’ni, Van Gölü’nün eşsiz maviliğini, Muş’un uçsuz bucaksız ovalarını, Bingöl’ün karlı yaylarını görürsünüz. Sizlere bakınca Türkiye’nin özetini görüyorum. Bu tür buluşmalarda milletimizin her ferdiyle, ülkemizin her yöresinden insanımızla muazzam gönül köprüleri kurduğunuzu görüyorum. 81 ilimizde yaptığımız hizmetlerle, kazandırdığımız nice eserlerle milletimizin teveccühüne mazhar olmuşuz. İnanın, milletimizin yüzündeki tebessüm bizim için şereflerin en büyüdüğüdür. 81 ilimize 550’den fazla ziyaret gerçekleştirdim. Doğu’da, Güneydoğu’da ayak basmadık tek bir il, tek bir ilçe, tek bir mahalle bırakmadık. Her zaman en büyük gayemiz sizlere hizmet etmek oldu. Milletimizle el ele verip Doğu’nun ve Güneydoğu’nun yarınları için çalıştık. Gittiğimiz her yerde iz bıraktık. Çünkü biz bu ülkenin her bir karışına sevdalıyız. Bu milletin her bir ferdini kendi kardeşimiz gibi seviyoruz. Bizim gecemiz gündüzümüz hep milletimiz oldu” dedi.
“Bizim işaretimizle dalga geçiyor”
Ekrem İmamoğlu’nun AK Parti’nin Rabia işareti ile dalga geçmesine tepki gösteren Kurum, “Bugün derdiyle dertlendiğimiz bu aziz İstanbul’umuz iş bilmez ellerde, beceriksiz bir yönetim altında çok zaman kaybetmiştir. İstanbul’un 5 yılı ziyan edilmiş, heba edilmiştir. Bu koca 5 yıl sadece reklamla, algıyla ve polemikle geçmiştir. İsrafı bitirdik deyip o boy boy dizdikleri arabaların ili katını hizmet aracı olarak kullandıklarını görüyoruz. İsrafı bitirdik deyip tabelalara 175 milyon reklam bütçesi ayırdıklarını görüyoruz. İsrafı dibine kadar yaptıkları ve 550 milyon harcadıkları o konserleri görüyoruz. Yarı zamanlı belediyecilik yapan, arada sırada belediyeye uğrayan başkan, dün çıkmış bizim Rabia işaretimiz için bir parmak eksilterek el mi sallanır demiş. Bu yetmezmiş gibi tüm AK Parti’mizin seçmeniyle dalga geçip Allah size akıl fikir versin demiş. Kibre bakar mısınız, bu nasıl bir kibirdir? Kibri aklının önüne geçmiş. Bizim işaretimizle dalga geçiyor. Bu işarette tek bayrak, tek millet, tek devlet, tek vatan var. Bunun neyinden rahatsız oldun? Sen bizim birliğimizden, beraberliğimizden mi rahatsız oldun? Sen git o yabancı büyükelçilerle masada olmaya devam et. Biz sen istesen de istemesen de 22 yıldır olduğu gibi milletimizde el ele kol kola yürümeye devam edeceğiz. Sen git 5 yıldır olduğu gibi yol yürüdüğün genel başkanını, il başkanını arkasından hançerlemeye devam et. Sen yine git o İstanbul’un kaynaklarını İstanbul’a değil kendi emellerin için çarçur et. 31 Mart’ta bu millet senin o eş genel başkanını da seni de süresiz tatile yollayacak” şeklinde konuştu.
“Bunların millete zerre kadar şefkati yok”
Bu seçimin iki zihniyet arasında gerçekleşeceğini belirten Kurum, sözlerini şöyle sürdürdü:
“İstanbul’umuzu önümüzdeki yerel seçimde emin ellere teslim etmek yeniden şahlandırmak için çok önemli bir fırsat var. Bu yerel seçimde hizmetler yarışacak. Bu yerel seçimde eserler yarışacak. İşte milletimiz bu farkı görüyor çünkü değerli kardeşlerim her şey ayan beyan ortadadır İşte milletimiz bu farkı görüyor. Çünkü her şey ayan beyan ortadadır. Bugün seçimde iki taraf var. Bir tarafta afet anında tatil beldelerinde gezenler, diğer tarafta Fikirtepe’de, Esenler’de, Bağcılar’da, Kartal’da 75 bin yeni yuvayı inşa etmek için çalışanlar var. Bugün bir tarafta kendi geleceği için İstanbul’u kaderine terk edenler, diğer tarafta Kartal Orhantepe’de, Üsküdar’da, Beykoz’da şantiyelerde çalışanlar var. Bugün bir yanda Yavuz Sultan Selim Köprüsü’ne bile karşı çıkanlar ve Ayasofya müze olsun diyenler, diğer yanda Havalimanı’nı, Marmaray’ı, Avrasya Tüneli’ni yapanlar var. Bunların millete zerre kadar şefkati yok, sadakati yok. İşte bu seçim iki zihniyet arasında gerçekleşecek. Bu seçimde ya sağlıksız binalarda deprem korkusuyla beklemeyi, ya da kentsel dönüşümle huzur içinde yaşamayı seçeceğiz. Bu seçimde ya 5 yılda 5 bin konut bile dönüştüremeyenleri ya da asrın felaketinde 3 ayda 180 bin konutun inşasını başlatanları seçeceğiz. Bu seçimde ya milletin kaynaklarını çarçur edenleri ya da bizim gibi İstanbul’a her alanda 350 milyar yatırım yapanları seçeceğiz. ya İstanbul’un bütçesini kendi için harcayanları, ya da İstanbul’un kaynaklarını İstanbul için harcayanları seçeceğiz. Ben inanıyorum ki İstanbullular 5 yıldır çektikleri çileyi göz önünde bulundurarak, hizmetin ve eserin adresi olan AK Parti’mizi ve Cumhur İttifakı’mızı 31 Mart’ta rekor bir oyla seçecektir.”
“İstanbul’umuzu hep birlikte değiştirip güzelleştireceğiz”
“Biz hep millet için yapan, millet için üreten tarafta olacağız” diyen İBB Başkan Adayı Kurum, “Bizim bu şehre dair rüyalarımızı, hayallerimizi, hedeflerimizi paylaşıyoruz. Derdi olmayanlar bizi anlayamazlar. Çünkü dert insanı yollara düşürür. İşte biz bu dertle milletimizin zor anında nasıl yanında olduysak 31 Mart’tan sonra da aynı anlayışla çalışacağız. Bizi arayanlar algıda, reklamda bulamayacaklar. Bizi arayanlar milletin yuvalarını yaparken bulacaklar. Bizi arayanlar yerin üstünde konutlarımızı yaparken, yerin altında metro şantiyelerinde çalışırken bulacaklar. Bizi arayanlar İstanbul’un 39 ilçesinde millet bahçeleri yaparken bulacaklar. Biz hiçbir zaman kirli pazarlıkların, iftiraların, dedikodular arkasında bulamayacaklar. Biz hep millet için yapan, millet için üreten tarafta olacağız. Biz hiçbir zaman sözünü yiyenlerin tarafında olmayacağız. Biz hep sözünü tutanların tarafında olacağız. Dün nasıl 81 ilimize ve İstanbul’umuza hizmet ettiysek aynı anlayışla çalışıp 1 Nisan’dan sonra da bu şehre hizmet etmeye devam edeceğiz. İstanbul’umuzu hep birlikte değiştirip güzelleştireceğiz” ifadelerine yer verdi. – İSTANBUL
]]>Yılmaz, 31 Mart Mahalli İdareler Seçimlerinin yaklaşmasıyla ülkenin de seçim havasına girmeye başladığını söyledi.
Bunu sokaklarda, meydanlarda ayrıntılı bir şekilde hissetmeye başladıklarını anlatan Yılmaz, “Ben de 3 gündür Samsun’dayım. Samsunumuzda ilçelerimizde seçimin heyecan ve dinamik hareketliliklerini hissediyoruz. Ama çok daha önemlisi İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’de, büyük şehirlerimizde AK Partimizin çok büyük iddiası var.” dedi.
Halkın, kimin samimi ve içten olduğunu bildiğini anlatan Yusuf Ziya Yılmaz, şunları kaydetti:
“Kazasız belasız olsun. Rekabet, siyasetin rekabeti ölçeğinde kalsın, incitici, kırıcı, aşağılayıcı dil olmasın. Herkes yapacağı işleri anlatsın. Seçildiği takdirde o şehirlere kazandıracakları inandırıcı projeleri konuşanların kimler olduğunu zaten milletimiz çok iyi bilir. Halkımız şeyi bilir, yani kimin ne kadar içten ve ne kadar samimi, ne kadar, insanların gözünün içine bakarak konuşup konuşmadığından hemen anlar. Yani ‘bu yandan çarklı’ der, ‘bu konuşuyor ama aklı başka yerlerde’ der, samimiyetini sorgulamaya başlar. Ben yıllardır bu seçim kampanyalarında içten ve samimi olanın kazandığını gördüm. Niyeti halis olanın akıbetinin de hayır olduğunu gördüm. Bizim niyetimiz çok halis, akıbet de hayır olacak inşallah. 1 Nisan sabahı Allah’ın izniyle bu yarışın, bu koşturmanın, bu mücadelenin galibi AK Parti olacak. Cumhurbaşkanımız olacak, genel başkanımız olacak, Allah’ın izniyle… Biz, kendimizi, Cumhurbaşkanımızın 1994 yılında başlattığı yerelde hizmet belediyeciliği kampanyasını sindirmiş, içselleştirmiş, onu sadece sözle değil, hakikaten sahada, eylemlerde, hareketlerde veya aksiyonlarda ve projelerde benimsemiş olan bir siyasi hareketin mensupları olarak hissediyoruz.”
AK Parti’nin aday belirleme süreci hakkında da bilgi veren Yılmaz, “Bizim adaylarımızın belirlenmesi sürecini tamı tamamına millet belirledi. Biz millete sorduk, yani öyle kuru kuruya da yapılmış olan saha anketleriyle de değil, sahada bizzat arkadaşlarımızı, farklı şehirlerde yani kimsenin tanımadığı arkadaşlarımızı şehirlere gönderip, orada esnafla çarşıda, pazarda, bakkalda, kasapta, kuyumcuda ve berberde yaptıkları sohbetlerden elde ettikleri çıktıları biz, sahanın milletimizin dili, milletimizin bize yönelttiği tembih olarak aldık. Tembih diyorum bakın yani milletimiz bizi nasıl tembihlediyse, nasıl milletimiz bize istek ve arzularını ilettiyse, biz o istek ve arzuların dili olduk ve onun gereğini yapma yönünde de kararlarımızı aldık.” değerlendirmesini yaptı.
Dünyada ülkeler gibi kentlerin de yarıştığını, tüm ülkelerin kişi başına düşen gayrisafi milli hasılayı büyütmek için çabaladığını, savunma sanayilerini kurmak için yarıştıklarını aktaran Yılmaz, “Dünyanın çok kutuplu hale gelmesinden sonra gelişmiş ülkeler birbirleriyle acımasız ve kural tanımazca yarış içerisindeler. Ülkeler yarışırken şehirler de yarışıyor.” dedi.
Kentlerin, turizm pastasından pay almak, kişi başına düşen geliri, hayat konforunu, güvenliğini artırmak için yarıştığını dile getiren Yılmaz, “İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayımız Sayın Murat Kurum’un verdiği mücadeleyi görüyorsunuz.” ifadelerini kullandı.
“İstanbul’da depreme karşı bir güvensizlik var. Bu güvensizliği güvene döndürmeye çalışıyor.” diyen Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı:
“İstanbul, dünyanın en büyük ve en güzel metropolü. Bu metropolün tehdidi altında olduğu depreme karşı teknolojinin, bilimin, 21. yüzyılın bu ikinci çeyreğine girmek üzere olduğumuz bir süreçte Türkiye Yüzyılı diye ifade ettiğimiz bu süreçte depreme karşı tedbir ve güvenliğin alınmasıyla ilgili mücadele Murat Kurum Bey’in en büyük amacı. Diğer depremden etkilenmiş olan 11 büyük şehrimizin kalkınması, onların yeniden ihya edilmesi ile ilgili oralardaki adaylarımızın çok güzel projeleri var.”
]]>İBB Başkan Adayı Murat Kurum, Kartal’da, Trabzon İli Şalpazarı İlçesi Fidanbaşı Köyü Kültür Yardımlaşma ve Kalkınma Derneği’nde açıklamalarda bulundu. Kurum’a ziyaretinde, Cumhur İttifakı Kartal Belediye Başkan Adayı Hüseyin Karakaya, AK Parti Kartal İlçe Başkanı Nimet Gündoğdu ve MHP Kartal İlçe Başkanı Zübeyir Kurt da eşlik etti.
Konuşmasında Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı döneminde Karadeniz’de birçok projeyi hayata geçirdiklerini hatırlatan Kurum, “Karadeniz’in iyi gününde, kötü gününde hep yanındaydık. Karadeniz’de seller oldu; biz Kastamonu’da, Rize’de, Giresun’da, Bartın’da, Trabzon’da, Araklı’da milletimizin elini sımsıkı tuttuk, hiç bırakmadık. Bir söz verdik o sözü Trabzon’da yaptığımız konutlarla tuttuk, Çömlekçi’de, Sultan Fatih’in şehri Trabzon’umuza yakışır bir kentsel dönüşüm projesini gerçekleştirdik. Trabzon Meydanı’na gittiğinizde bizim izimizi görürsünüz. Maraş Caddesi’ne gittiğinizde o binalarda yapmış olduğumuz düzenlemelerle bizim izimizi görürsünüz. Avni Aker Stadı’nın olduğu yerde bir millet bahçesiyle birlikte, Trabzonspor’umuzun başarılarının orada ilelebet dalgalanacağını o müzemizi, millet bahçesinde oynayan çocuklarımızın kuş cıvıltıları içerisinde yürüdüğüne şahitlik edersiniz” dedi.
Kurum diğer illerde yapılan projelerle ilgili de, “Rize’ye gittiğinizde, Rize merkez çarşıdaki o dönüşümde milletin, esnafın orada huzurla vakit geçirdiğini görürsünüz. Yapılan konutlarla birlikte dönüşümün gerçekleştirdiğini görürsünüz. Ayder’e gittiğinizde, o dünya güzeli Ayder’imizde yapmış olduğumuz çevre doğa koruma projesini görürsünüz. Kastamonu Bozkurt’ta selden sonraki düzenlediğimiz şehir meydanını, Giresun Dereli’de selden sonra ‘acaba bu ilçe bir daha ayağa kalkar mı?’ dediğiniz yerde, ilçenin yeni modern yüzünü görürsünüz. Ordu’ya gittiğinizde; Ordu’daki millet bahçesini ve oradaki sosyal konutlarla eserlerimizi görürsünüz. Samsun’da, Toybelen’deki sanayi sitemizi, Toybelen’de vatandaşımıza, esnafımıza hazırladığımız projelerimizle esnafımızı mutluluk içerisinde iş yaparken görürsünüz. Hülasa Karadeniz’in her ilinde bu kardeşinizin emeği var. Nerede bir sıkıntı olsa biz milletimizi yalnız bırakmadık, milletimizin elini sımsıkı tuttuk.” şeklinde sıraladı. İstanbul için gece gündüz durmadan çalışacaklarını belirten Kurum, konuşmasına, “Depremlerde, sellerde, yangınlarda beraber mücadele ettik ve şimdi tüm birikimimizle, tüm tecrübemizle, tüm liyakatli kadrolarımızla birlikte ‘Sadece İstanbul’ diyoruz. İstanbul’un meselelerine, İstanbul’un sorunlarına odaklanıyoruz” diye konuştu.
“İstanbul böyle göz ardı edilirse şu günleri mumla arayacağız”
İstanbul’un son 5 yıldır ihmal edildiğini belirten Kurum, “İstanbul’un en büyük sorunlarının başında trafik ve deprem geliyor. İstanbul’umuzda bugün trafik çile haline gelmiş. Maalesef yatırımların yapılmadığı, yapılan yatırımların durdurulduğu, yapılan ihalelerin hafriyat dökülerek iptal edildiği bir 5 yılı yaşadık. Temel atmama törenleriyle tarihe geçen bir İBB yönetimine tanıklık ettik. Bu 5 yıllık süreçte İstanbul için, Kartal için hiçbir mücadele vermeyen, ancak ikbali uğruna, geleceği uğruna, İstanbul’u basamak olarak gören bir yönetimle karşılaştık. Kendi genel başkanını sırtından hançerleyen, dava arkadaşım dediği il başkanını saf dışı bırakan, ablam dediği İyi Parti Genel Başkanı Sayın Meral Akşener’i yolda bırakan, yolda gittiği herkesi saf dışı bırakan ve bu manada kendi ikbali uğruna İstanbul’u bir basamak olarak gören bir anlayışla şu 5 yılı geçirdik maalesef. Bu 5 yıl İstanbul için çileye dönmüş. Bir taraftan deprem korkusuyla birlikte İstanbullu kardeşlerimizin huzursuzluğunun had safhaya geldiği ve burada yaşamaktan artık mutlu olmadığı bir İstanbul’la karşı karşıyayız” sözleri ile eleştirdi. Megakent için durumun giderek kötüye gittiğinin altını çizen Kurum, “İstanbul böyle göz ardı edilirse, İstanbul’da yaşamak artık bir eziyet haline gelecek. Şu günleri mumla arayacağız, emin olun mumla arayacağız. Eğer müdahale etmezsek; trafikteki çilesi giderek artacak, eğer müdahale etmezsek deprem endişesi her geçen gün daha da artacak, eğer müdahale etmezsek gençler gelecekle ilgili umudunu kaybedecek, eğer müdahale etmezsek 31 Mart’ta kadınlar artık geleceğe olan umudunu kaybedecek. O yüzden biz şunu söylüyoruz; bu işleri yapmak aşk ister, sevda ister, samimiyet ister, liyakatli kadrolarla çalışmak ister” diye konuştu.
“Bizim aynamız, işimiz; referansımız, milletimiz”
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Kurum, 31 Mart seçimlerinin; Türkiye Yüzyılı’nı inşa etmek için önemine vurgu yaptı. Kurum, “Şöyle geriye dönüp baktığınızda Kartal’da İlçe Belediyesi’nin, Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı bir yatırımı görebilir misiniz? Göremezsiniz çünkü yapmadılar. Böyle bir dertleri yok. Kartal’ın geleceği adına bir hayalleri yok. O yüzden 31 Mart işte bu kararları vereceğimiz bir seçimdir” dedi.
Kurum, mevcut İBB yönetimini daha önceki söylemleri nedeniyle eleştirerek, “31 Mart’ta bir tarafta ‘Ayasofya yeniden müze olsun’ diyenler; diğer tarafta ‘Sultan Fatih’in şehrinde ezanlar ilelebet Ayasofya’da yankılansın’ diyenler var. 31 Mart’ta kirli ittifaklarla birlikte İstanbul’a talip olanlar var; diğer tarafta ittifakı 15 Temmuz’da kanla canla kurmuş olan Cumhur İttifakı var. Bir tarafta Kaan’la birlikte göğsümüzü kabartan bir duruş var; diğer tarafta ‘bu kalorifer peteğini bize niye gösterdiniz?’ diye Kaan’ımızla alay edenler var. O yüzden bu seçim, Türkiye Yüzyılı’nın seçimi olacak. Bu seçim, Türkiye Yüzyılı’nın yerli ve milli sanayisiyle birlikte büyümesinin kararı olacak. Bu seçim, 31 Mart’ta çocuklarımızın geleceği adına vereceğimiz kararı ve bu kararla birlikte kaderimizi belirleyecek seçim olacak. Bu seçim, bu şehirde hiçbir vatandaşımızın endişe içerisinde uyumadığı ve bu şehirde tüm riskli binaların dönüşümü için karar verildiği seçim olacak” dedi.
Hizmet Belediyeciliği anlayışı ile yollarına devam edeceklerini söyleyen Kurum, “Biz 22 yıldır Trabzonlu kardeşlerimizle birlikte yol yürüdüğüysek, bu ülkeyi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün hayal ettiği muasır medeniyetler seviyesine çıkarmak için mücadele ettiysek, bu seçimde de o mücadeleyi kaldığı yerden devam ettireceğiz. Gerisi teferruat, gerisi boştur. Bizi hiçbir zaman iftiraların, dedikoduların içerisinde bulamayacaklar. Biz hep çalışan tarafta olacağız. Hep üreten tarafta olacağız. Algı üreten tarafta hiçbir zaman olmadık. Biz hep, milletimiz istediklerini gerçekleştiren tarafta olduk. Kişinin lafına bakılmaz, bizim aynamız; işimiz. Bizim referansımız, milletimizdir. Biz bugüne kadar sırtımızı milletimize yasladık” diyerek sözlerini noktaladı. – İSTANBUL
]]>Zonguldak’ın Devrek ilçesinde AK Parti’nin seçim bürosunun açılışı gerçekleştirildi. Burada toplanan kalabalığa AK Parti Devrek İlçe Başkanı, İl Başkanı Mustafa Çağlayan, Zonguldak Milletvekilleri Muammer Avcı, Saffet Bozkurt ve Ahmet Çolakoğlu hitapta bulundu.
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç seçim koordinasyon merkezinin hayırlı olmasını temenni ederken seçime kalan 37 günün ardından sandık başına gidileceğini vurguladı. Özcan Ulupınar ile 26. Dönemde parlamentoda birlikte görev yaptıklarını ifade eden Bakan Yılmaz Tunç, “37 gün kaldı. Hep beraber milletçe sandık başına gideceğiz. Belediye Başkanlarımızı, il genel meclis üyelerimizi, belediye meclis üyelerimizi, muhtarlarımızı seçeceğiz. Yerel yöneticilerimizi seçeceğiz. En doğru kararı bugüne kadar milletimiz 2023 Mayıs seçimlerinde verdiler. İnşallah o karar doğrultusunda da yerel seçimlerde de inşallah vereceklerdir. Devrek’in bir hemşerisi evladı olarak mutlaka burada açılışta bulunmam lazım dedim. Bartın’daki programlara giderken inşallah bu davet nedeniyle de Özcan Ulupınar’a da teşekkür ediyorum. Özcan Ulupınar hepinizin yakından tanıdığı bir isim. Ben kendisini eskiden beri tanıyorum. Parlamentoda beraber görev yaptık. Önemli belediye hizmetlerine Devrek’te imza attı. Bir buçuk dönem, iki dönem belediye başkanlığı yaptıktan sonra parlamentoda milletvekilliği görevi yaptı. Ara dönemdeki kayıp yılları inşallah 31 Mart’ta vereceğiniz karar sonrası süratli bir şekilde telafi edeceğiz” dedi.
“AK Parti’nin kurulma sebebi belediyecilikteki başarısıdır”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 1994 yılında CHP’den devraldığı İstanbul’u 4,5 yılda yaşanabilir bir şehir haline getirdiğini hatırlatan Bakan Yılmaz Tunç, AK Parti’nin kurulma sebebinin belediyecilikteki başarısı olduğuna dikkat çekti. Tunç şöyle devam etti:
“Gerçek belediyecilik diyoruz. AK Parti’dir. AK Parti’nin kurulma sebebi belediyecilikteki başarısıdır. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan 1994 yılında CHP’den devraldığı belediyecilik nasıl bir belediyecilikti. Havası solunamayan, suları akmayan, çöpleri toplanamayan, yaşanılamaz hale getirilmiş bir İstanbul’du. O İstanbul’u CHP yönetiminden devraldı. 4.5 yıl gibi çok kısa bir süre içerisinde suları akan, Haliç’i temizlenen, yaşanılabilir hale getirilen, dünya projelerine adım atan bir İstanbul ortaya çıktı. İşte İstanbul’daki o başarı ne yaptı Anadolu’dan görüldü. Bu başarı Anadolu’ya dalga dalga yayıldı. CHP’nin yaşanılamaz hale getirdiği İstanbul’u yaşanılır hale getirdi dedi. 28 Şubat’ta temel hak ve özgürlüklerin kısıtlanmasından mustarip olan, demokrasi standardının çok aşağıya düşürüldüğü, siyasi krizlerin, terör olayların, faili meçhullerin zirveye çıktığı o 90’lı yılların sıkıntılarından kurtulmak isteyen milletimiz çareyi İstanbul’u kurtaran Türkiye’yi de kurtarır dedi. Recep Tayyip Erdoğan’a ‘Artık sen şu partiyi kur da seni Başbakan yapalım’ dediler. Adeta AK Parti’nin kurulmasını millet zorladı. AK Parti masa başında Recep Tayyip Erdoğan ve arkadaşlarının bir parti kuralım da milletten oy isteyelim diye kurduğu bir parti değil. Bir siyaset mühendisliğinin neticesinde kurduğu bir parti değil. Bu parti millet hareketi. Erdoğan’a ‘Sen İstanbul’da 4.5 yıl öyle başkanlık yaptın ki Türkiye’ye Başbakan olursan bu ülkeyi sıkıntılardan kurtarırsın’ diyerek AK Parti’nin kurulmasını zorladı. 14 ay gibi kısa süre içerisinde iktidara geldi. Bütün partiler sandığa gömüldü.”
“Milletimiz pişman olmadı, 17 sandıkta da tercihi AK Parti’den yana kullandı”
AK Parti’nin iktidara gelmesinin üzerinden 22 yıl geçtiğini, milletin pişman olmadığını ve önüne konulan 17 sandıkta da tercihini AK Parti’den, Cumhur İttifakı’ndan yana kullandığını vurgulayan Bakan Yılmaz Tunç sözlerini şöyle sürdürdü:
“Milletimiz AK Parti’yi iktidara getirdikten sonra aradan 22 yıl geçti. Milletimiz pişman olmadı. Önüne konulan 17 sandıkta da tercihini AK Parti’den Recep Tayyip Erdoğan’dan yana ve son seçimlerde de Cumhur İttifakı’ndan yana kullandı. Neden? Bir sebep olmalı? Bu muhalefet partilerinin söylediği doğru olsaydı tekrar tekrar hem yerel seçimlerde hem genel seçimlerde hem referandumlarda hem Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde tekrar tekrar her sandığa gittiğinde tercihi Recep Tayyip Erdoğan’dan yana kullanır mıydı? 22 yılda Türkiye’nin kronikleşmiş sorunlarını teker teker çöze çöze bugünlere geldik. Hep siyasetimizin merkezine insanı koyduk. İnsanı güçlendirmek lazım dedik. İnsanlarımız eğitimden sağlığa, kültürden sosyal politikalara, adalete. Güvenliğe varıncaya kadar her alanda güçlü insan için çalıştık. İnsan güçlü olacak ki aile güçlü olsun, aile güçlü olacak ki toplum güçlü olsun dedik. İstikrarlı kalkınma hamleleriyle ülkemizin 81 vilayetini eser ve hizmet siyaseti vizyonuyla icraatlarla eserlerle donattık. Eser deyince Devrek’te aklımıza Veysel Atasoy aklımıza geliyor. Yine daha eskiye gidince Vedat Ali Özkan aklımıza geliyor. İşte o çizgi, o hizmet eser siyaseti 2001’den itibaren AK Parti bu siyaseti markalaştırdı. ve istikrarlı kalkınma hamleleriyle ülkemizin her bir köşesini yatırımlarla donattık. Dünya projeleriyle milletimizi tanıştırdık. Enerjide bağımsızlığımızı ilan ediyoruz. İşte nükleer enerji, işte doğalgaz keşfi. Burada bu doğalgaz yok muydu? Vardı. Hemen karşımızda Karadeniz’de doğalgaz vardı. Ama arayan yoktu. Aramak için yabancı şirketlere ihaleler yapılıyordu. O gemiler gidiyordu oralara. Gittik ama bulamadık deniliyordu. Ne zaman yerli ve milli gemilerimizle sismik araştırma imkanlarımızı yerlileştirdiğimizde Karadeniz’de doğalgazı keşfettik. Gabar’da dağları teröristlerden temizledik petrol fışkırdı.”
“Enerjide bağımsız olmadığımız müddetçe bu ülkenin kalkınması mümkün olmaz”
Cari açığın büyük bir kısmını oluşturan enerji giderini azaltmanın yolunun milli enerji olduğunu aktaran Bakan Yılmaz Tunç, “Milletin alım gücünü artırmak mümkün olmaz. Cari açığımızın büyük bir kısmını oluşturan enerji giderini azaltmanın yolu milli enerji. İşte doğalgazıyla petrolüyle nükleeriyle bunu sağlamanın gayreti içerisindeyiz. Yine savunma sanayimiz yüzde 80 yabancılara muhtaçtık. Terörle mücadelede o nedenle zaafiyet oluyordu. Ama şimdi yüzde 80 yerlilik oranına ulaştı. O sayede terörle mücadele de başarılı oluyoruz. Bakın güneyimizde bir terör devleti kurdurmaya çalıştılar. Buna müsaade etmedik. 30 kilometre dışarıda güvenli bölge oluşturmak için mücadele ettik. Bu uğurda şehitler verdik. Şehitlerimize buradan rahmet diliyoruz. İnşallah onların emanetlerine sahip çıkabilmek için gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz. İnsanımızı güçlendirmeye, istikrarlı kalkınma hamleleriyle milletimizin refahını artırmaya devam edeceğiz. Demokrasinin standartlarını artırmaya devam edeceğiz. Hep hukukun üstünlüğüne inanmaya ve adaletin tesisi ve güvenilir adalet için çalışmaya hep beraber devam edeceğiz. Dünyada hakkaniyeti savunmaya mazlumu savunmaya insan haklarını savunmaya devam edeceğiz. İç politikada dengeli hakkaniyetli dış politikamızda da Türkiye eksenini oluşturmaya devam edeceğiz. Türkiye’yi terörden arındırarak her türlü şiddetten arındırarak kadınlarımızı, çocuklarımızı koruyarak huzurlu bir geleceğe çocuklarımızın gençlerimizin daha huzurlu daha müreffeh bir geleceğe taşımanın gayreti içinde olacağız. Milletimize hizmet ederken bu hizmetleri hazmedemeyen Türkiye’nin gelişmesini kalkınmasını bölgesinde lider dünyada bir lider konuma yükselmesini istemeyen şer odaklarıyla mücadele etmeye onlara fırsat vermemeye devam edeceğiz. Gezi olaylarıyla sokakları karıştırmak isteyenler, sokakta darbe arayışına girmek isteyenler başarılı olamayınca masa başında emniyet yargı darbesiyle bunu başaracaklarını zannettiler ama başaramadılar. Sonrasında terörü azdırmaya çalıştılar yine başaramadılar. Yine 15 Temmuz hain darbe kalkışmasına giriştiler milletimizin şanlı direnişiyle, Cumhurbaşkanımızın kararlı duruşuyla karşı karşıya kaldılar ve ülkemiz o şer odaklarından temizlene temizlene bu günlere geldi. Bundan sonra da bu şer odaklarına ve onların maşaları tutan ellere hiçbir zaman fırsat vermeyeceğiz. 37 gün sonra sandık başına giderken öncelikle şehrimizi en güzel kim yönetir ona bakacağız” cümlelerine yer verdi. – ZONGULDAK
]]>“Kandil’den işaret ettikleri ittifak ‘kent uzlaşısı’ adı altında kirli bir ittifaktır”
İSTANBUL – AK Parti İBB Başkan Adayı Murat Kurum Üsküdar’da düzenlenen ‘Her Adımda Yeniden İstanbul 39 İlçe Hane Ziyaretleri Basın Açıklaması’ programına katıldı. Kurum, “CHP’li İBB yönetiminin bu projelerde eleştirecekleri bir konu olmadığı gibi kendilerinin de İstanbul’un geleceğine dair bir hedefleri yok. İBB yönetiminin milletimize sunacakları bir projeleri yok. İstanbul’un geleceğine dair bir adım atmadıkları gibi atanlara da engel olmak için çabalayan bir yönetim var” dedi.
AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, Üsküdar’da düzenlenen ‘Her Adımda Yeniden İstanbul 39 İlçe Hane Ziyaretleri Basın Açıklaması’ programına katıldı. Kurum’a programda AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe, Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen, AK Parti Üsküdar İlçe Başkanı Erdem Demir eşlik etti. Programda ilgiyle karşılanan Kurum sohbet edip hatıra fotoğrafı çektirdi. Öte yandan Kurum, programda basın mensuplarının sorularını da yanıtladı.
“İBB yönetiminin milletimize sunacakları bir projeleri de yok”
İBB Başkan Adayı Kurum, “Bugün, İstanbul için aralıksız sürdürdüğümüz çalışmalarımıza bir yenisini daha ekledik. Her Adımda Yeniden İstanbul çağrısıyla, vatandaşlarımızla kucaklaşacağımız çalışmaların ilkini başlatmış oluyoruz. İstanbullu kardeşlerimizin bizlerden beklentilerini dinleyeceğiz. Biz milletimizin en zor anında hep yanında olduk. İstanbul’umuzun mahallelerine, sokaklarına karış karış her yerine hizmet etmeye kararlıyız. Şu anda başlatacağımız programda 40 gün boyunca teşkilatlarımızla birlikte milletimizin yanında olup projelerimizi hayallerimizi anlatacağız. CHP’li İBB yönetiminin bu projelerde eleştirecekleri bir konu olmadığı gibi kendilerinin de İstanbul’un geleceğine dair bir hedefleri yok. İBB yönetiminin milletimize sunacakları bir projeleri yok. İstanbul’un geleceğine dair bir adım atmadıkları gibi atanlara da engel olmak için çabalayan bir yönetim var. Her seferinde çeşitli söylemlerle gündemi farklı konulara çekerek İstanbul’un geleceğiyle ilgili bir projeleri olmadığını görüyoruz. ‘İstanbul’a milyonlarca metrekare yeşil alan kazandıracağız’ deyip de bu sözlerin tutulmadığını görürsünüz. Diğer tarafta baktığınızda sırtını nereye rastladığını bilmediğimiz kirli kirli ittifaklarla birlikte süreci yönettiklerini görürsünüz. Biz 22 yıldır olduğu gibi hem milletimizle beraber yol yürüdük” dedi.
“Onlar hangi ittifak içerisinde olursa olsun, kimlerle masaya oturursa otursun biz hep milletin masasında olacağız”
Mevcut İBB yönetiminin verdiği vaatleri gerçekleştirmediğini belirten Kurum, “Milletimizin zor gününde yanında olduk. Aziz İstanbul’umuzun her sokağında her mahallesinde olacağız çünkü bizim hayallerimiz var. Bizim hayalimiz, İstanbul’u Türkiye Yüzyılı’nın parlayan şehri haline getirmektir. Bizim hayalimiz gençlerimize, geleceğimize, kadınlarımıza daha güvenli ve huzurlu bir İstanbul inşa etmektir. Onlar hangi ittifak içerisinde olursa olsun, kimlerle masaya oturursa otursun biz hep milletin masasında olacağız. Milletimizle beraber el ele gönül gönülle yol yürüyeceğiz. Milletimizle beraber bu başarı hikayelerini yazmaya devam edeceğiz. Artık maske düşmüştür. İstanbul Büyükşehir Belediyesi şu geçtiğimiz 5 yıl içerisinde başarısız olmuştur. Verdiği vaatleri gerçekleştirmemiştir. İstanbul’u gelecek hedefleri için bir basamak olarak görmüştür. İstanbulluların beklentilerini gerçekleştirmek zorundasınız. Bu şehir dışında ki gündemler ve sorunlar sizi ilgilendirmez. Verdiğiniz sözlerin arkasında durmayarak İstanbul’a hizmet edilmez. İstanbul’a hizmet etmek aşk ister. Cumhur İttifakı’mızla birlikte milletimizle el ele gönül gönülle İstanbul’un her anında hep yanında olacağız. Projelerimizi 31 Mart akşamı İstanbullu kardeşlerimizle birlikte gerçekleştireceğiz” şeklinde konuştu.
“Kandil’den işaret ettikleri ittifak kent uzlaşısı adı altında kirli bir ittifaktır”
DEM Parti ve CHP’nin ittifak yapıp yapmadığına dair soran gazeteciye Kurum şu şekilde cevap verdi: “İstanbul’da mevcut yönetim şu an ne yapacağını bilmiyor ve çaresiz bir durumdadır. Anketlerde de geriye düşmesi sebebiyle kimle nasıl ittifak içerisinde olurum derdiyle dertleniyor. Kent uzlaşısı gibi farklı gündemler getirerek bir çıkış arayışı içerisindedir. Buradaki bu güçlü ses kandili rahatsız ediyor. Kandil’den işaret ettikleri ittifak ‘kent uzlaşısı’ adı altında kirli bir ittifaktır. Masa etrafında ve altında kimin olduğunu bilmediğimiz, uzantılarının nerede olduğunu çok iyi bildiğimiz bir uzlaşıdan bahsediyorlar. Milletimiz uzlaşı yapmak isteyenlere 14 ve 28 Mayıs’ta cevabını sandıkta net bir şekilde vermiştir. Milletimiz kapı arkasında o görüşmeleri yaptıklarını çok iyi biliyor. 31 Mart’ta şehitlerimizin, gazilerimizin anneleriyle birlikte kazanacağız. İstanbul için ortaya koyduğumuz hayalleri gerçekleştireceğiz. Bunların heybelerinde bir şey yok. Kandil bizden rahatsız olsun, olmaya da devam etsin. Biz Kandil’i de o yabancı iş birlikçilerini de rahatsız edeceğiz. İstanbul’un geleceği adına yapılması gerekenleri de birer birer hayata geçireceğiz” şeklinde konuştu.
“Biz bunlara pabuç bırakmadık”
Mevcut İBB yönetiminin Kentsel Dönüşümle ilgili projeleri engelleyip dava açmasını konusunda görüşlerini belirten gazeteciye cevap veren Kurum”Biz kentsel dönüşümü siyaset üstü göreceğiz deyip her alanda bunun siyasetini yapan bir anlayışla karşı karşıyayız. Milletimizin yararına ne iş varsa hangi proje varsa onu mahkeme kapılarına taşıyan bir anlayışla karşı karşıyayız. Biz bunlara pabuç bırakmadık. Biz İstanbul’un geleceği adına yapılması gereken projelerimizi hızlı bir şekilde hayata geçirdik. İstanbul’un 39 ilçesinde devam eden 171 bin Kentsel Dönüşüm Projesi var. Biz İstanbul’un sorunlarıyla alakalı o iradeyi ortaya koyacağız. Marmara Deniz’inde müsilaj çıkınca plajda seferberlik ilan ettik. Tüm belediyelerimizle birlikte yapılması gereken çalışmayı 7 gün 24 saat mesai harcayarak yaptık. Sözler verildi, o gün protokol yapıldı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yapması gereken arıtma tesisleriyle ilgili bir takvim süreci vardı. Ama gelinen süreçte o takvime uymadılar. Yapılması gereken arıtma projelerini gerçekleştirmediler. Üstüne üstlük bir de Haliç’te projesi, yatırımı, kredisi her şeyi hazır olan Silahtarağa Arıtma Tesisi’ni iptal ettiler. Orada dünyanın hiçbir yerinde göremeyeceğiniz, karşılaşmayacağınız bir ‘temel atmama töreni’ yaptılar. Yapraklardan alkış bekleyerek o törene bir de para harcadılar. O törene harcadığın parayla algı yöneteceğine milletin, İstanbul’un faydasına bir iş gerçekleştirirsin. Bunların böyle bir derdi yok. O yüzden biz Marmara’yı da koruyacağız” ifadelerini kullandı.
]]>AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Adayı Murat Kurum, Üsküdar’da düzenlenen ‘Her Adımda Yeniden İstanbul 39 İlçe Hane Ziyaretleri Basın Açıklaması’ programına katıldı. Kurum’a programda AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe, Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen, AK Parti Üsküdar İlçe Başkanı Erdem Demir eşlik etti. Programda ilgiyle karşılanan Kurum sohbet edip hatıra fotoğrafı çektirdi. Öte yandan Kurum, programda basın mensuplarının sorularını da yanıtladı.
“İBB yönetiminin milletimize sunacakları bir projeleri de yok”
İBB Başkan Adayı Kurum, “Bugün, İstanbul için aralıksız sürdürdüğümüz çalışmalarımıza bir yenisini daha ekledik. Her Adımda Yeniden İstanbul çağrısıyla, vatandaşlarımızla kucaklaşacağımız çalışmaların ilkini başlatmış oluyoruz. İstanbullu kardeşlerimizin bizlerden beklentilerini dinleyeceğiz. Biz milletimizin en zor anında hep yanında olduk. İstanbul’umuzun mahallelerine, sokaklarına karış karış her yerine hizmet etmeye kararlıyız. Şu anda başlatacağımız programda 40 gün boyunca teşkilatlarımızla birlikte milletimizin yanında olup projelerimizi hayallerimizi anlatacağız. CHP’li İBB yönetiminin bu projelerde eleştirecekleri bir konu olmadığı gibi kendilerinin de İstanbul’un geleceğine dair bir hedefleri yok. İBB yönetiminin milletimize sunacakları bir projeleri yok. İstanbul’un geleceğine dair bir adım atmadıkları gibi atanlara da engel olmak için çabalayan bir yönetim var. Her seferinde çeşitli söylemlerle gündemi farklı konulara çekerek İstanbul’un geleceğiyle ilgili bir projeleri olmadığını görüyoruz. ‘İstanbul’a milyonlarca metrekare yeşil alan kazandıracağız’ deyip de bu sözlerin tutulmadığını görürsünüz. Diğer tarafta baktığınızda sırtını nereye rastladığını bilmediğimiz kirli kirli ittifaklarla birlikte süreci yönettiklerini görürsünüz. Biz 22 yıldır olduğu gibi hem milletimizle beraber yol yürüdük” dedi.
“Onlar hangi ittifak içerisinde olursa olsun, kimlerle masaya oturursa otursun biz hep milletin masasında olacağız”
Mevcut İBB yönetiminin verdiği vaatleri gerçekleştirmediğini belirten Kurum, “Milletimizin zor gününde yanında olduk. Aziz İstanbul’umuzun her sokağında her mahallesinde olacağız çünkü bizim hayallerimiz var. Bizim hayalimiz, İstanbul’u Türkiye Yüzyılı’nın parlayan şehri haline getirmektir. Bizim hayalimiz gençlerimize, geleceğimize, kadınlarımıza daha güvenli ve huzurlu bir İstanbul inşa etmektir. Onlar hangi ittifak içerisinde olursa olsun, kimlerle masaya oturursa otursun biz hep milletin masasında olacağız. Milletimizle beraber el ele gönül gönülle yol yürüyeceğiz. Milletimizle beraber bu başarı hikayelerini yazmaya devam edeceğiz. Artık maske düşmüştür. İstanbul Büyükşehir Belediyesi şu geçtiğimiz 5 yıl içerisinde başarısız olmuştur. Verdiği vaatleri gerçekleştirmemiştir. İstanbul’u gelecek hedefleri için bir basamak olarak görmüştür. İstanbulluların beklentilerini gerçekleştirmek zorundasınız. Bu şehir dışında ki gündemler ve sorunlar sizi ilgilendirmez. Verdiğiniz sözlerin arkasında durmayarak İstanbul’a hizmet edilmez. İstanbul’a hizmet etmek aşk ister. Cumhur İttifakı’mızla birlikte milletimizle el ele gönül gönülle İstanbul’un her anında hep yanında olacağız. Projelerimizi 31 Mart akşamı İstanbullu kardeşlerimizle birlikte gerçekleştireceğiz” şeklinde konuştu.
“Kandil’den işaret ettikleri ittifak kent uzlaşısı adı altında kirli bir ittifaktır”
DEM Parti ve CHP’nin ittifak yapıp yapmadığıyla ilgili soru üzerine Kurum, “İstanbul’da mevcut yönetim şu an ne yapacağını bilmiyor ve çaresiz bir durumdadır. Anketlerde de geriye düşmesi sebebiyle kimle nasıl ittifak içerisinde olurum derdiyle dertleniyor. Kent uzlaşısı gibi farklı gündemler getirerek bir çıkış arayışı içerisindedir. Buradaki bu güçlü ses kandili rahatsız ediyor. Kandil’den işaret ettikleri ittifak ‘kent uzlaşısı’ adı altında kirli bir ittifaktır. Masa etrafında ve altında kimin olduğunu bilmediğimiz, uzantılarının nerede olduğunu çok iyi bildiğimiz bir uzlaşıdan bahsediyorlar. Milletimiz uzlaşı yapmak isteyenlere 14 ve 28 Mayıs’ta cevabını sandıkta net bir şekilde vermiştir. Milletimiz kapı arkasında o görüşmeleri yaptıklarını çok iyi biliyor. 31 Mart’ta şehitlerimizin, gazilerimizin anneleriyle birlikte kazanacağız. İstanbul için ortaya koyduğumuz hayalleri gerçekleştireceğiz. Bunların heybelerinde bir şey yok. Kandil bizden rahatsız olsun, olmaya da devam etsin. Biz Kandil’i de o yabancı iş birlikçilerini de rahatsız edeceğiz. İstanbul’un geleceği adına yapılması gerekenleri de birer birer hayata geçireceğiz” şeklinde konuştu.
“Biz bunlara pabuç bırakmadık”
Mevcut İBB yönetiminin Kentsel Dönüşümle ilgili projeleri engelleyip dava açmasını konusunda görüşlerini belirten gazeteciye cevap veren Kurum, “Biz kentsel dönüşümü siyaset üstü göreceğiz deyip her alanda bunun siyasetini yapan bir anlayışla karşı karşıyayız. Milletimizin yararına ne iş varsa hangi proje varsa onu mahkeme kapılarına taşıyan bir anlayışla karşı karşıyayız. Biz bunlara pabuç bırakmadık. Biz İstanbul’un geleceği adına yapılması gereken projelerimizi hızlı bir şekilde hayata geçirdik. İstanbul’un 39 ilçesinde devam eden 171 bin Kentsel Dönüşüm Projesi var. Biz İstanbul’un sorunlarıyla alakalı o iradeyi ortaya koyacağız. Marmara Deniz’inde müsilaj çıkınca plajda seferberlik ilan ettik. Tüm belediyelerimizle birlikte yapılması gereken çalışmayı 7 gün 24 saat mesai harcayarak yaptık. Sözler verildi, o gün protokol yapıldı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yapması gereken arıtma tesisleriyle ilgili bir takvim süreci vardı. Ama gelinen süreçte o takvime uymadılar. Yapılması gereken arıtma projelerini gerçekleştirmediler. Üstüne üstlük bir de Haliç’te projesi, yatırımı, kredisi her şeyi hazır olan Silahtarağa Arıtma Tesisi’ni iptal ettiler. Orada dünyanın hiçbir yerinde göremeyeceğiniz, karşılaşmayacağınız bir ‘temel atmama töreni’ yaptılar. Yapraklardan alkış bekleyerek o törene bir de para harcadılar. O törene harcadığın parayla algı yöneteceğine milletin, İstanbul’un faydasına bir iş gerçekleştirirsin. Bunların böyle bir derdi yok. O yüzden biz Marmara’yı da koruyacağız” ifadelerini kullandı. – İSTANBUL
]]>MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, bugün yaptığı yazılı açıklamada; “MHP’nin 31 Mart 2024 tarihli Yerel Seçimlere hazırlık mahiyetindeki açık hava toplantılarının ilki, 28 Ocak’ta Mersin’de yapılacak ve milli söz birliğimiz dünyaya bir kez daha ilan edilecektir. Cumhur İttifakı anlayışı ile bu güzide ilimizde ‘Mersin Bizim, Türkiye Hepimizin’ diyeceğiz. Partimizin ‘Manisa Bizim, Türkiye Hepimizin’ temalı ikinci açık hava toplantısı ise 4 Şubat’ta Manisa’da gerçekleştirilecektir” dedi.
Semih Yalçın’ın açıklaması şöyle:
“Türkiye Cumhuriyeti, kuruluşundan bugüne kadar büyük badirelerden geçmiş, milletimiz ciddi imtihanlarla sınanmıştır. Kuruluş yıllarından sonra yaşanan toplumsal çalkantılara, askeri darbelere, vesayet rejimi kurma çabalarına, ülkemizi Batı’nın uydusu konumunda tutma gayretlerine, azgın bölücü eylemlere rağmen; devletimiz bağımsızlığını, milletimiz bütünlüğünü korumayı bilmiştir. Aziz milletimiz; şanlı geçmişinden, sahip olduğu binlerce yıllık tarihi birikimden, köklü bir yönetim ve insan anlayışından beslenen tecrübesini toplum hayatına yansıtarak devletimizi ayakta tutmuştur. Türk milleti; mevcudiyetini hedef alan her türlü iç ve dış tehdidi, sarsılmaz bir azim ve aşınmaz bir dirençle savuşturmuştur. Milletimizin gösterdiği bu yüksek direnç ve varlık refleksi; daima ilham kaynağımız olmuş, yolumuzu aydınlatmıştır. Milletimizi tarih sahnesinden silmek ve yaşadığımız coğrafyayı parçalara ayırmak üzere emperyalist ülkelerin Birinci Dünya Savaşı öncesinde yaptığı gizli ve açık anlaşmaların kapısı hala açık tutulmaktadır. Varlığımıza ve topraklarımıza yönelik kirli planlar, bölgede sahneye konulan yeni oyunlar ve vekalet savaşları yoluyla yeniden hayata geçirilmeye çalışılmaktadır. Bölücü tehdit azalmamış, bilakis şiddetini arttırmıştır. Düşman pusuda, içerideki iş birlikçileri de fesat ve tezgah peşindedir. Ancak hem birlik ve bütünlüğümüzü muhafaza etme, hem de Cumhuriyet’imizi ayakta tutma azim ve kararlığı; Milli Mücadele dönemindeki kadar azametli ve caydırıcı surette maşeri vicdanda yaşamaktadır.
MHP, siyasi faaliyetlerini daima bu bilinci diri tutma anlayışıyla sürdürmektedir. Bugün; bekasına yönelik bölücü tehdide karşı Türkiye’nin uluslararası hukuka dayanan, meşru askeri operasyonlarını bile sorgulama aymazlığını gösteren, bu uğurda verdiğimiz şehitleri politika malzemesi yapmaya cüret eden siyasi partiler varken bize düşen, kararlılıkla milletimizin yanında olmaktır. Bilindiği üzere, son Osmanlı Mebusan Meclisi’nde 28 Ocak 1920 tarihinde kabul edilen Misak-ı Milli ile hayat sürdüğümüz topraklardaki egemenlik haklarımızın ve bağımsızlığımızın yılmadan savunulacağı dünyaya ilan edilmiştir. 23 Nisan 1920’de Ankara’da toplanan Birinci TBMM’de ise Misak-ı Milli’yi hayata geçirme kararı alınmıştır. Bu tarihi beyannamede yer alan esaslar, Türkiye Cumhuriyeti’nin ebedi rehberi olmuştur.
Türkiye’de siyaset yapan herkes ve her siyasi parti için Misak-ı Milli kararlarına sadakat bir vecibedir. Misak-ı Milli’ye bağlılık, namus borcudur. Bu gerçekten hareketle denilebilir ki Cumhur İttifakını var eden siyasi ilkeler, Misak-ı Milli’nin günümüzdeki sürümüdür. Partimizin mitinglerimizde kullanacağımız seçim sloganlarından biriside, aynı anlayışa paralel olarak ‘Cumhur Bizim, Türkiye Hepimizin’ şeklinde belirlenmiştir. MHP’nin 31 Mart 2024 tarihli Yerel Seçimlere hazırlık mahiyetindeki açık hava toplantılarının ilki, 28 Ocak’ta Mersin’de yapılacak ve milli söz birliğimiz dünyaya bir kez daha ilan edilecektir. Cumhur İttifakı anlayışı ile bu güzide ilimizde ‘Mersin Bizim, Türkiye Hepimizin’ diyeceğiz. Partimizin ‘Manisa Bizim, Türkiye Hepimizin’ temalı ikinci açık hava toplantısı ise 4 Şubat’ta Manisa’da gerçekleştirilecektir.”
]]>