ELAZIĞ – Gastro Elazığ Projesi çerçevesinde Elazığ’da 76 çeşit Harput saray yemekleri tanıtıldı.
AK Parti Elazığ Milletvekili Mahmut Rıdvan Nazırlı’nın himayelerinde, Elazığ Gastronomi Kültür ve Turizm Derneği tarafından ortak yürütülen İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğü tarafından desteklenen Gastro Elazığ projesi sürüyor. Bu çerçevede özel bir otelde düzenlenen programda, 76 çeşit Harput saray yemeği tanıtıldı. Program öncesi il protokolü yemekleri tek tek incelerken milletvekili Nazırlı ise çorba doldurarak ikram etti. Programa, Vali Numan Hatipoğlu, Milletvekili Mahmut Rıdvan Nazırlı, FÜ Rektörü Fahrettin Göktaş, TSO Başkanı İdris Alan, STK ve siyasi parti temsilcileri ile davetliler katıldı.
Vali Numan Hatipoğlu, “İçinde bulunduğumuz zenginliği ve varlığın değerini kendimizin keşfetmesi gerekiyor. Elazığ muhteşem tarihi kültürel birikime sahip. Bizim binlerce yıllık tarihimizin adeta özeti gibi ortaya çıkmış olan belli davranışlar var. Bunun halka halk yaygınlaşması gerekiyor. Ondan sonra da devamında ortaya turizm, sanayi ve diğer hamleler çıkacak. Hepsi birlikte olacak” dedi.
Bin 300 çeşit yemekten bahsedildiği dile getiren Milletvekili Mahmut Rıdvan Nazırlı, “Türkiye’nin en zengin mutfağıyız. Lezzet açısından da gerçekten çok önemli bir mutfak. Ama biz bir gastronomi şehri miyiz, hayır değiliz. İnşallah bugün başlattığımız turizm gastronomi atağıyla birlikte Elazığ’ımızı hak ettiği yere hep beraber taşıyacağız. Hep birlikte gayret edeceğiz” diye konuştu.
Program, Elazığ 6. Gastronomi Çalışta ile sona erdi.

Mahmut Rıdvan NazırlıSivil ToplumMilletvekiliKültür SanatGastronomiEtkinlik3-sayfaKültürTurizmHarputElazığSaray
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
TBMM’ye 2019 yılında ilk kez sunulduğunda kadınları ‘erkeklerin saygı duyulan eşleri’ olarak tanımlayan ifadeleri nedeniyle geri çekilen İİT Kadının İlerlemesi Teşkilatı Tüzüğü yeniden Dışişleri Komisyonu’na getirildi. Orijinal metni aynen korunan tüzükte kadınlar bu kez “erkeklerin saygın ortakları” olarak tanımlandı. Komisyonda CHP’li üyeler, kadınların bu şekilde tanımlanmasına tepki gösterdi.
CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, “Düzelttik diye geldiniz. ‘Erkeğin saygı duyulan eşi’ ifadesini ‘erkeğin saygın ortağı’ yapmışsınız. Ama anlaşmada İngilizcesi aynen duruyor. Bir taraftan milyonlarca kadının güvencesi İstanbul Sözleşmesi’nden çıkıyorsunuz, diğer taraftan İslam İşbirliği Teşkilatı’nda kadını böyle gören bir teşkilata üye olalım diyorsunuz. Bu ülkede kadınlar erkeklerin saygın ortağı olmadan önce yaşam mücadelesi veriyor. Türkiye’de kadınlar her şeyden önce eşitlik ve can güvenliği istiyor” dedi. Muhalefetin tepkileri üzerine anlaşma yeniden değerlendirilmek üzere geri çekildi.
Çakırözer teklifin daha önce de Meclis’e getirildiğini ve tepkiler sonrası geri çekildiğini hatırlatarak, şunları kaydetti:
“Ben 2019’da bu Komisyonun üyesiydim. O zaman bu anlaşmanın içinde şöyle bir ibare vardı ‘Kadınların erkeklerin saygı duyulan eşleri olarak.’ ‘eşleri’ ibaresi vardı. Şimdi ‘ortağı’ yapmışsınız. Geri çekildi şimdi tercüme değiştirilmiş. Eşi değil ‘ortağı’ yapmışsınız. Ama İngilizcesi aynı. Kadın sadece erkeğin saygın ortağı, eşi, partneri değildir. Kadın birey olarak da saygındır, ailesiyle de saygındır, eşiyle de saygındır. Ama burada sadece erkeğin saygın ortağı. Şimdi ‘Biz çeviriyi düzelttik, yeniden’ getirdik demekle olmuyor. Metnin İngilizcesi aynen duruyor. Bu ülkede kadınlar her gün can korkusuyla sokağa çıkamıyor, kadınlar her gün öldürülüyor. Türkiye’de kadınlar mücadele veriyor. Ama kadınlar erkeklerin saygın ortaklığından önce yaşamlarına saygı, eşitliklerine saygı mücadelesi veriyor.”
“Bu nasıl bir çelişki”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla İstanbul Sözleşmesi’nden çıkıldığını hatırlatan Çakırözer, “Bu anlaşma İslam dünyasında kadınların iyiliği için hazırlanmış olabilir. Ama siz bir taraftan milyonlarca kadının güvencesi Avrupa Konseyi İstanbul Sözleşmesi’nden çıkıyorsunuz, bir taraftan 6284 sayılı kadını şiddete karşı koruyacak kanunu yumuşatmaya çalışıyorsunuz, diğer taraftan İslam İşbirliği Teşkilatı’nda böyle bir tüzüğü onaylatmak için Meclis’e teklif getiriyorsunuz. Bu nasıl bir çelişkidir?” diye konuştu.
Milletvekillerinin soruları üzerine Bakan Yardımcısı Nuh Yılmaz, 57 İİT üyesinden 27’sinin anlaşmayı imzaladığını, 30’unun imzalamadığını, imzalayanlardan 18’inin onayladığını 9’unun ise onaylamadığını açıkladı.
CHP İstanbul Milletvekili Yunus Emre de anlaşmanın Azerbaycan ve Özbekistan başta olmak üzere Türkiye Cumhuriyetler ile Tunus ve Fas gibi İslam ülkeleri tarafından imzalanmamış olmasına dikkat çekti.
Tartışmaların ardından Komisyon Başkanı Fuat Oktay’ın önerisiyle Dışişleri Bakanlığı’nın Komisyona yeniden sunum yapması yönünde alınan karar ile anlaşma gündemden çıkarıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÖZGÜR ÖZEL’İ TOPA TUTTU
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın 2023 seçimlerine kadar özel kalemliğini yapan, 14 Mayıs’ta İYİ Parti’den milletvekili seçilip istifa eden Yüksel Arslan, isim vermeden CHP Genel Başkanı Özgür Özel‘i topa tuttu. Özgür Özel için, proje çocuk” diyen Arslan, CHP’nin Atatürk’ün hatırasına ihanet ettiğini savundu.
“ATATÜRK’ÜN AZİZ HATIRASINA İHANET ETTİĞİ GÜN GİBİ ORTADA”
Arslan, şunları söyledi: “Kurucu iradenin, Atatürk’ün ortaya koyduğu kuruluş ilkelerinin düşmanlarıyla el el olanlar, “Mustafa Kemal’in Askeri” olamaz. Terör örgütleriyle, etnik bölücülerle, vatan hainleriyle aynı kareye girenlerin, Atatürk’ün aziz hatırasına ve mücadelesine ihanet ettiği gün gibi ortada. “Mustafa Kemal’in Askerleriyiz” sözü mesuliyet sahibi ve inanmış insanların dilindeyse memleketin sorunlarına şifa olur. Siyasi kalpazanların ve hangi bayrağa selam durduğu belli olmayan kimliksizlerin ağzından çıkıyorsa, kirli niyetlerin üstü örtülmek isteniyordur.
“PROJE ÇOCUK”
Devletimizin temeline, milletimizin varlığına yönelik saldırıların hedefine ulaşması için işbirlikçilik yapanlar, “Mustafa Kemal’in Askeri” değil düşmanıdır. Kariyer basamaklarını çıkmak için Avrupa başkentlerinde kapı aralayanlar, Türk’ün kudreti ve kuvvetinden başka irade tanımayan Atatürk’e bizim gözümüzle bakamazlar. Tek derdi kendi kariyeri ve ona çizilen rotada yürümek olana, “Proje Çocuk” denir, “Mustafa Kemal’in Askeri” denmez.

MANSUR YAVAŞ: KENDİSİNE TAVSİYEM BU TWİTİ SİLMESİDİR”
Arslan’a Mansur Yavaş’dan uyarı gecikmedi. Arslan’ın açıklamalarını onaylamadığını belirten Yavaş şunları söyledi: “Kamuoyunun dikkatine: Bağımsız milletvekili Sayın Arslanın bu açıklamalarını ve yayınladığı metni onaylamadığımın bilinmesini isterim. Ayrıca iyi bilinmelidir ki bu tür açıklamalar benim siyaset tarzıma uymamaktadır. Kendisine tavsiyem bu twiti silmesidir.”

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Muğla’nın Marmaris ilçesinde gelişim kampında bulunan Avrupa Şampiyonu Ampute Milli Takımı onuruna, ilçedeki bir otelde yemek verildi.
Organizasyonda, AK Parti Milletvekili Mete ve Kaymakam Kaya’nın yanı sıra Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü, Marmaris Cumhuriyet Başsavcısı Fatmagül Yörük, Aksaz Deniz Üs Komutanı Tuğamiral Neslim Eski, Muğla Gençlik ve Spor İl Müdürü Kazım Açıkbaş, Marmaris İlçe Emniyet Müdürü Emre Alay, Marmaris İlçe Jandarma Komutanı Yüzbaşı Berker Dongul, Sahil Güvenlik Güney Ege Grup Komutanı Yarbay Akın Çoşkunlar ve kurum müdürleri Ampute Milli Futbol Takımı ile bir araya geldi.
AK Parti Milletvekili Mete, buradaki konuşmasında, birçok davet ve yemekte bulunduğunu ancak bu akşamki kadar heyecanlanmadığını söyledi.
Milli takımın güzide sporcularıyla bir arada olmak ve onları Marmaris’te ağırlamanın onur verici olduğunu belirten Mete, “Ampute Milli Takımı oyuncularının bir ayağı bir eli olmayabilir ama görüyor ve inanıyorum ki hepinizin yüreği bize on basar. Kocaman yürekleriniz sizi dünya şampiyonu yaptığında biz gözyaşlarıyla izlemiştik. Sizleri ağırlamaktan çok büyük onur duyduk. Önümüzdeki yıllarda da gelenek olur, her zaman sizleri ağırlamaktan onur duyarız.” diye konuştu.
Kaymakam Kaya ise milli takım sporcularını ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını dile getirerek, “Sizlerin vazgeçmeyen inadınız, anlayışınız, hiçbir engeli tanımamanız, umutsuz olan umudunu kaybetmiş birçok kardeşimize umut oluyor. Abileriniz şampiyonluklarıyla bize milletçe sevinç yaşattı. İnşallah sizlerde şampiyonluk sevinçleri yaşatacaksınız. Sizlere inancımız güvenimiz tamdır. Başarılarınız daim olsun.” ifadelerini kullandı.
Organizasyonda, protokol üyeleri ve sporcular sohbet etti.
Milli takım heyeti protokol üyelerine milli takım forması hediye etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
CHP Ankara Milletvekili Semra Dinçer, Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi tarafından açıklanan bireysel kredi ve kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe alınan kişi sayılarını değerlendirdi.
2024 yılının ilk yedi ayında, bir önceki yılın aynı dönemine göre bireysel kredi ve kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe takılan kişi sayısının yüzde 41 oranında arttığına dikkat çeken Dinçer, şunları kaydetti:
“Artan hayat pahalılığı karşısında gelir-geçim dengesinin bozulması ay sonunu zor getiren vatandaşın kredi kartlarına yüklenmesine yol açtı. Böylece vatandaş bireysel iflasın eşiğine geldi. Kredi kartlarına borcu olmayan kimse kalmadı. Vatandaş aldığı aylığı kredi kartlarına yatırmak zorunda kalarak ay boyunca kredi kartıyla geçinmeye çalışıyor. Sadece bireysel kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe intikal eden kişi sayısı 2023 yılında 461 bin iken, bu yılın ilk 7 ayında 784 bine ulaştı. Bireysel kredi borcundan dolayı yasal takibe takılan kişi sayısı ise 2023 Ocak-Temmuz ayında 486 bin iken, bu yılın ilk 7 ayında 642 bin kişiye ulaştı. Böylece 2024 yılının ilk 7 ayında yasal takibe intikal etmiş kişi sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 41 artışla 1 milyon 63 bin kişiye ulaştı. İstatistiklere bakıldığında vatandaşın artık yüksek faiz nedeniyle bireysel krediden uzaklaşarak, kredi kartlarına daha bağımlı hale geldiği görülmektedir. 2024 yılının ilk 7 ayında bankaların gecikmeye uğrayan ve sorunlu kredi olarak nitelendirilen alacak miktarının ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 122 artışla 89 milyar TL’ye ulaştığını görmekteyiz.
Vatandaş market, sağlık ve temel ihtiyaç giderlerini artık kredi kartlarıyla karşılamaktadır. Bu da bankaların vatandaş üzerinden milyarlarca lira faiz geliri elde etmesine yol açmaktadır. BDDK verilerine göre bankaların kredilerden sağladığı toplam faiz gelirinin 2 trilyon lirayı geçtiği, bu gelirin 717 milyar liralık bölümünün ise yurttaşlardan alınan faizlerin oluşturduğu belirtilmektedir. Ülkemizde icra dosyalarının 21 milyon 500 bini aştığı bir ortamda, bireysel kredi ve kredi kartı borçları hızla artmaya devam etmektedir. Açlık sınırı altında yaşamak zorunda bırakılan işçiler, asgari ücretliler ve emekliler borçla hayatta kalmaya çalışıyorlar. Yoksulluk bitmiyor, aksine artarak devam ediyor.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan defalarca randevu istemesine rağmen karşılık bulamayan Özcan, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
“73 KERE RANDEVU İSTEDİM VERMEDİNİZ”
Sayın Cumhurbaşkanı’na çağrımdır! Sayın @RTErdogan, sizden 73 defa randevu istedim vermediniz. Bu süre içinde katil, darbeci, zalim dediğiniz herkes ile görüştünüz, benimle yine görüşmediniz. Nedir benim suçum, Atatürkçü ve Türk Milliyetçisi olmak mı? Bana yeni rota oluşturup Ankara’ya kadar tekrar yürütmeyin lütfen. Verin şu randevuyu kurtulun.
BOLU’DAN ANKARA’YA YÜRÜMÜŞTÜ
Tanju Özcan kesin ihraç istemiyle Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edildikten sonra Bolu’dan Ankara’ya “Adalet ve Değişim” sloganı ile bir yürüyüş gerçekleştirmişti. Özcan, yürüyüşünü CHP Genel Merkezi önünde tamamlamıştı.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CHP OrduMilletvekiliMustafa Adıgüzel, Ordu ve Karadeniz bölgesindeki fındık tarımı yapılan alanlarındaki kokarca tehlikesine dikkat çekmek amacıyla yürüyüş başlattı. Gürgentepe ilçesinden 50 kilometre yürüyüp, Fatsa ilçesinde yolu yarılayan Adıgüzel, “Fındık da bizim, toprak da bizim. Karadan denize özgür Karadeniz, tam bağımsız Türkiye. Fındığın yolundan yürüyoruz. Yoldaki herkesi de bize katılmaya çağırıyoruz” dedi.
CHP Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel, Karadeniz Bölgesi’nde son iki senede artan kahverengi kokarca popülasyonuna karşı farkındalık oluşturmak amacıyla yürüyüş başlattı. 27 Ağustos’ta memleketi Ordu’nun Gürgentepe ilçesinden yola çıkan Adıgüzel, yürüyüşte 50 kilometreyi geride bıraktı. Yürüyüşün üçüncü gününde Adıgüzel’e partililer ve vatandaşlar da eşlik etti.
YOLU YARILADI
Yürüyüşün üçüncü gününde Fatsa- Bolaman yolunda DHA’ya konuşan Milletvekili Adıgüzel, “Gürgentepe’den başladık. Gürgentepe ve Çamaş arasındaki 23 kilometreyi ilk gün yürüdük. Dün Çamaş’tan başlayıp Fatsa’ya kadar olan 22 kilometreyi yürüdük. Dün akşam Fatsa’dan denize ulaştık. Şu an Fatsa’dan buraya kadar yürüdük, 5’inci kilometredeyiz. Bugün şu ana kadar 50 kilometre yürümüş olduk. Önümüzde 50 kilometre daha var. Çaytepe civarına kadar gideceğiz. Yarın Perşembe ilçesine ulaşacağız. Son gün ise Ordu merkeze yürüyeceğiz” ifadelerini kullandı.
‘FINDIĞIN YOLUNDAN YÜRÜYORUZ’
Fındık coğrafyasında kahverengi kokarca zararlısı nedeniyle hasarın ciddi boyutta olduğunu belirten Adıgüzel, “Biz fındığın yolundan yürüyoruz. Bu kitlesel bir şey değil, bu özellikle hasat zamanı üreticinin yanında olma, derdini dinleme yürüyüşüdür. Fındığın yolundan hareket ediyoruz. Kaç kişiyle yürüdüğümüz değil, kaç kişi için yürüdüğümüz önemli, diyoruz. Biz 450 bin fındık işçisi ve 8 milyon bu işten ekmek yiyen insanlar için yürüyoruz. Her geçen gün sesimiz yükseliyor. Hatta Tarım Bakanlığı ve hükümetten çeşitli açıklamalar geliyor fakat bunlar hala olumlu açıklamalar değil, hala olayı görmezden gelmeye çalışıyorlar” diye konuştu.
‘KARADAN DENİZE ÖZGÜR KARADENİZ, TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE’
Gürgentepe ilçesinden başlayan yürüyüşün Ordu’nun merkez ilçesi Altınordu’da son bulacağını söyleyen Mustafa Adıgüzel, “Yürüyüşümüzün tam amacı; bölgedeki kokarca felaketini, işçilerin ve üreticilerin isyanını dile getirmek ve özellikle vahşi madencilikle bölgenin maden alanlarına çevrilmesine karşı itirazımızı belirtmektir. Diyoruz ki, ‘Fındık da bizim, toprak da bizim. Karadan denize özgür Karadeniz, tam bağımsız Türkiye.’ Fındığın yolundan yürüyoruz. Yoldaki herkesi de bize katılmaya çağırıyoruz” dedi.
Haber-Kamera: Ordu,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Cumhuriyet Halk Partisi Diyarbakır Milletvekili ve TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkan Vekili Sezgin Tanrıkulu, Diyarbakır’ın merkez Kayapınar, Yenişehir ve Sur ilçesindeki mahalle muhtarları ziyaret etti.
Ziyaretinde muhtarların sorun ve taleplerini dinleyen Tanrıkulu, muhtarlar ile yerel ve merkezi yönetim arasında iletişimin oluşması gerektiğini söyledi. Muhtarların çalışma şartlarının da düzeltilmesi çağrısında bulunan Tanrıkulu, şunları söyledi:
“Diyarbakır’da ilçelerimizde muhtarlarımızı ziyaret etmeye devam ediyoruz. Bugün de Sur’da, Yenişehir’de, Kayapınar’da muhtarlarımızı ziyaret ettik, onları dinledik. Hepsinin birbirinden farklı sorunları var. Yaklaşık 8 yıl maalesef yerel yönetimler kayyumlar vasıtasıyla yönetildi. Dolayısıyla yerel yönetimin halkla en yakın teması olan muhtarlarla yerel yönetim birimleri arasında doğru bir iletişim kurulamadı. Bunun verdiği eksiklikler var. Muhtarlar sonuç itibarıyla bulundukları mahallede halka en yakın olan insanlar, her gün türlü sorunu bizzat gören ve toplumun düşüncelerini doğrudan doğruya aktaran pozisyonda olan, aynı zamanda seçilmiş kamu görevlileri. Bu eksikliğin giderilmesi lazım. Yani muhtarlarla yerel yönetimler ve muhtarlarla merkezi yönetim birimleri arasındaki çok daha doğru bir iletişim kurulması lazım. Aktarılan birçok sorun var. Öncelikle mesela muhtarların kullandıkları bilgisayar, kullandıkları ofisler, maalesef yenilenmemiş. Bilgisayarlar kötü ve bu şartlarda birçok hizmeti vermek zorunda kalıyorlar. Dün de ortaya koymuştuk, neredeyse tebligat memuruna dönüşmüşler. Gittiğim her muhtarın ofisinde öncelikle posta memurları var ve onların da çok sorunları var. Bütün bu sorunların giderici noktada etkin koordinasyonun yapılması lazım. Ben de Diyarbakır Milletvekili olarak üzerime düşen her şeyi yapmaya hazırım. Aldığım sorunları benim çözebileceğim, iletebileceğim, çözüm noktasında yardımcı olabileceğim noktalarda çaba içerisinde olacağım.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“TESPİT VE ÖNERİLERİMİZİ BAKANLIĞA SUNDUK”
İstanbul ve Ankara’da cezaevlerini ziyaret ettiğini ifade eden Esen, “Anneleriyle beraber olan 0-6 yaş çocukları ekibimle özellikle çalıştık. Tespit ve çözüm önerilerimizi yazdık. Bu raporları Adalet Bakanı ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanına sunduk. Çünkü ikisinin de yapması gerekenler var” dedi.
“MUHALEFETTEN GELEN ÖNERİYİ KABUL ETTİĞİ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM”
Esen, sözlerinin devamında “Mahinur hanım, bizim onlara önerdiğimiz sosyal hizmet modelini olumlu buldu, geçtiğimiz günlerde onu uygulamaya geçireceklerinin haberini verdi. Ben çok teşekkür ediyorum, muhalefetten gelen öneriyi kabul etti. Görmek istediğimiz davranış bu. Biz de şimdi onu izlemeye devam edeceğiz” sözleriyle iktidar ve muhalefet partisi temsilcileri arasında yaşanan bu olumlu gelişmeyi paylaştı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bozdağ, birleşimin başında üç milletvekiline gündem dışı söz verdi.
AK Parti Sivas Milletvekili Rukiye Toy, 28 Şubat sürecinde baskılara rağmen haklarını savunduklarını dile getirerek, haklarını meşru yöntemlerle arayan bir geleneğin temsilcileri olduklarını kaydetti.
Tüm toplum kesimlerinin katkılarıyla ülkenin ihtiyaçlarına cevap verecek, insan hak ve hürriyetlerine dayanan, demokratik, sosyal, hukuk devleti niteliklerine sahip sivil bir anayasanın, her şeyin en iyisine layık milletin hakkı olduğunu vurgulayan Toy, ülkenin kalkınmasının darbelerle akamete uğradığını ve milletin özgürlüklerinin kısıtlandığını belirtti.
Toy, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde milletin talihinin değiştiğini ve demokrasinin önündeki engellerin kaldırıldığını ifade ederek, “Artık hiçbir kuvvet milletimizin menfaatlerinin önüne geçerek hedeflerimizden uzaklaştıramayacak ve ülkemizi tekrar darbeler ve vesayet döngüsüne mahkum edemeyecektir.” diye konuştu.
CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer ise Eskişehir’in sorunları üzerine yaptığı konuşmada, şehirde 25 yıldır Yılmaz Büyükerşen belediye başkanı seçildiği için AK Parti iktidarının çevre yolları yapmadığını, fabrika açmadığını, kentsel dönüşümü engellediğini, belediyelerine kredi dahi verilmediğini öne sürdü.
Eskişehirlilerin, başkanlarına güvendiğini dile getiren Çakırözer, “Eskişehir’in kadınında, gencinde, yaşlısında, çiftçisinde, esnafında emeği olan, yıllarca adalet dağıtan cumhuriyet kadını Ayşe Ünlüce’yi Cumhuriyet’in 100. yılında ilk kadın büyükşehir belediye başkanımız yapacağız; yalandan dolandan uzak Kazım Kurt’u ve Ahmet Ataç’ı yine başkan yapacağız. Eskişehir’i talana, ranta asla teslim etmeyeceğiz. 31 Mart’ta yine Eskişehir kazanacak.” dedi.
İYİ Parti Trabzon Milletvekili Yavuz Aydın da “24 Şubat Trabzon’un düşman işgalinden kurtuluş günü” hakkında yaptığı konuşmada, şunları söyledi:
“Trabzon 1918’de düşman işgalinden kurtuldu fakat göç veren bir şehir olmaktan kurtulamadı. Trabzon 1918’de düşmanı yendi fakat geçim sıkıntısına mağlup oldu. Kurtuluşumuzun üzerinden yüz altı yıl geçti fakat işsizlik sorunu hala halledilemedi. Trabzon, AK Parti iktidarının gerçekleştiremediği vaatlerden ne yazık ki kurtulamadı. Neredeyse her dönem en az bir Trabzonlu bakana sahip olmasına rağmen Trabzon gereken hizmeti ne yazık ki alamamıştır. Şehrimiz yıllardır AK Parti belediye başkanları tarafından yönetilmektedir ancak hizmet ve yatırım almak konusunda sınıfta kalmıştır.”
AK Parti İstanbul Milletvekili Halit Yerebakan ise 35 yıl önce Türkiye’de bilim ve azmin, umutla teknolojinin buluştuğu ilk yapay kalp implantasyon cerrahisinin yapıldığını vurguladı.
O günden bu yana kullanıcı olmanın ötesinde biyoteknoloji, ilaç sanayi ve tıbbi cihaz üretiminde önemli atılımlar gerçekleştirildiğini belirten Yerebakan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Geleceğe baktığımızda, Türkiye’nin sağlık endüstrisindeki bu gelişimi, kamu desteğinin artmasıyla birlikte ülkemizi sağlıkta küresel bir oyuncu yapma potansiyeline sahiptir. Ancak bugün sağlık endüstrimizin karşılaştığı engeller yalnızca teknolojik veya maddi sınırlar değil aynı zamanda uluslararası rekabet ve küresel tehditlerdir. Bu engeller karşısında sağlığın bir tehdit olmasının önüne geçmek için savunma sanayimizde olduğu gibi azim ve kararlılıkla durmalıyız. Bu alandaki başarılarımız Türkiye Yüzyılı’nda daha büyük hedeflere ulaşmamızın teminatı olacaktır. Unutmayalım ki bilimin ışığında yükselen bir toplum için araştırma ve inovasyon her zaman desteklenmelidir. Çünkü bilgi, kalkınmanın ve ilerlemenin anahtarıdır.”
]]>TBMM Genel Kurulu, TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ başkanlığında toplandı. CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal’ın, Meclis Başkanvekili Bekir Bozdağ ve AK Parti milletvekilleri hakkında FETÖ’yle ilgili iddialarda bulunması üzerine tartışma yaşandı. Bunun üzerine TBMM Başkanvekili Bozdağ, şahsına dönük iftirayı reddettiğini dile getirdi.
“FETÖ ile mücadele eden adamım”
Bozdağ, şunları kaydetti:
“Her sıkışıldığında, Bekir Bozdağ konusu geldiğinde söylediğim sözler açılıyor. Ben onları çöplüğe, lağıma attım. Oradan elinizi soktukça eliniz de kirlenir ağzınız da kirlenir. Lütfen bunu yapmayın. Ben FETÖ ile mücadele eden adamım. Bu terör örgütünün devletten ayıklanması, temizlenmesi için gövdemizi ortaya koyduk ve bu mücadeleye Türkiye de herkes de şahittir. Sürekli bizim lağıma attığımız, defalarca reddettiğimiz o sözlerden dolayı söylediklerimiz ortada. Her defasında gündeme getirilmesi saygısızlık. 2011’de söylenmiş bir lafı, dün söylenmiş gibi defalarca temcit pilavı gibi buraya getirmenin ne alemi var? O zaman söylediğim lafı çöplüğe, lağım çukuruna attım. FETÖ terör örgütüdür, Fetullah Gülen de terörist başıdır. Benim söylediğim budur.”
Partilerden Mahmat Tanal’a tepki
Yaşanan tartışmaların ardından Bozdağ, birleşime ara verdi. Meclis Genel Kurulu’nda aranın ardından partilerin grup başkanvekilleri söz alarak TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ’a destek verdi.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, “15 Temmuz darbe gecesi 2016 tarihinde, 100 civarında, 100’ü aşkın, 110 milletvekili partilerden ki, Cumhuriyet Halk Partisinden Sayın Özgür Özel, yine, Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkan Vekili olarak ben ve bazı milletvekili arkadaşlarımı AK Parti grubundan çok sayıda arkadaşlarımız burada hep birlikte bu FETÖ alçak darbesi karşısında direnirken, bu dirence karşı daha bombalar tepemize yağarken siz kürsüdeydiniz Sayın Başkan. ve o darbeye karşı direncinizi kararlı bir şekilde nasıl gösterdiğinizin en yakın tanıklarından birisi de benim, işte Sayın Özgür Özel’dir, Sayın Mehmet Muş’tur, Sayın Levent Gök’tür ve arkadaşlarınız; kararlı, kahramanca bir tutum sergiledik ve ayrıca yine, siz Adalet Bakanı sıfatıyla konuştunuz ve bu darbe öncesi devletin kurumlarına sinsice sızmış bu alçak teröristlerin tespiti konusunda sizin Adalet Bakanı olarak Adalet Bakanlığı ve adalet kurumunun, adliye müesseselerinin içerisindeki FETÖ’cülerle nasıl mücadele ettiğinizi de millet olarak da biliyoruz” dedi.
CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın da CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal’a tepki göstererek, “Meclis Başkan Vekilini tartışmanın içine siyasi olarak katmanın herhangi bir anlamı yoktur ve doğru da değildir. Şüphesiz, bugün açılışta olduğu gibi, tutumunuzu uygun bulmadığımız zaman usul tartışması açarız, söyleyeceğimiz sözleri dibine kadar söyleriz ama bunu uygun bir üslupla söyleriz; Meclis Başkan Vekillerini siyasi tartışmanın içine almayacak bir etkinliği hep beraber sağlarız” diye konuştu.
AK Parti Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu ise, “Kaldı ki sizin şahsınızda zamanında söylenmiş ama sizin daha sonra bunun üzerine çok laf söylediğiniz bir konuda hadiseyi tekrar tekrar gündeme getirmek amacından saptırmaktadır mevzuyu çünkü siz -bu Gazi Meclis demokrasi hiçe sayılan o askeri ihtilal, kalkışma neticesinde- Türk demokrasisini savunmak için burada, şu kürsüde cansiperane bar bar bağıran bir bakanımızsınız ve bir saygın milletvekilimizsiniz. Dolayısıyla sizin bu konudaki hassasiyetinizi ve duruşunuzu bütün Türkiye Cumhuriyeti biliyor ve malumumuzdur ama zaman zaman sürekli olarak bu tip hususları sizin şahsınızda ya da diğer Meclis Başkan Vekillerimiz ve Meclis Başkanımız hakkında dile getirmek ki siz bağımsız bir noktada oturuyorsunuz, asla kabul edilebilir bir davranış değildir, amacından sapmaktadır. Bütün partilerin bu konuda bütün Meclis Başkan Vekillerine karşı aynı hassasiyeti gösterme mecburiyetleri vardır” diyerek Bozdağ’a destek verdi. – ANKARA
]]>Genel Kurulda Saadet Partisinin “iş sağlığı ve güvenliği”, İYİ Partinin “Sakarya Gaz Sahası Projesi”, DEM Partinin “kadına yönelik şiddet” ve CHP’nin “TRT” ile ilgili grup önerileri ayrı ayrı görüşüldü.
Partisinin grup önerisi üzerinde söz alan Saadet Partisi Kütahya Milletvekili Ali Fazıl Kasap, 2023 yılında 1932 kişinin iş kazasında hayatını kaybettiğini, bu sayının giderek arttığını söyledi. İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili kanunda açıkların olduğunu savunan Kasap, “İşverenin maaşını ödediği iş sağlığı ve güvenliği uzmanından ne bekleyebilirsiniz?” sorusunu yöneltti.
Kasap, maden kazalarında Türkiye’nin Avrupa birincisi olduğunu ve Türkiye’nin durumunun birçok Afrika ülkesinden daha kötü olduğunu ileri sürdü.
Ağır ve tehlikeli iş kollarında uzaktan eğitimle, iş sağlığı ve güvenliği sertifikası verilmesini eleştiren Kasap, “Neden uygulamalı eğitimler, Milli Eğitim Bakanlığı ya da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı uhdesinde yapılmıyor da özel kuruluşlar tarafından şaibeli bir şekilde veriliyor? Bu şekilde devam ettiği müddetçe iş kazalarından, İliç’ten, Amasra’dan, Soma’dan bahsetmeme gibi bir durum söz konusu olmayacak.” diye konuştu.
-Elektronik kelepçe önerisi
İYİ Parti Edirne Milletvekili Mehmet Akalın, maden kazalarının önlenmesine ilişkin önerilerde bulundu. Tehlikeli iş sahasında çalışan işçilerin yaşanabilecek olumsuz olaylar karşısında hayatta kalmaları için zamanın önemli olduğunu vurgulayan Akalın, “Bu koşullar altında çalışan işçilerimizin, heyelan, göçük gibi durumlar karşısında yerlerinin tespiti için elektronik kelepçe gibi aygıtlar takıp, çıkarılabilir bir elektronik sistem kullanmalarının zorunlu hale getirilmesi, olası kazalar sonrası yer tespitinin hızla yapılacağı enstrümanlar kullanılması gerekmekte.” ifadelerini kullandı.
DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan her yıl yüzlerce iş kazası meydana geldiğini, iktidar milletvekilleri tarafından iş kazalarının araştırılmasının engellendiğini öne sürdü. Bozan, “Eğer bu Meclis, bir irade ortaya koymuş olsaydı bu iş cinayetleri engellenebilirdi.” dedi.
CHP Kars Milletvekili İnan Akgün Alp, CHP’nin 2019 yılında İliç’te toprak kaymasının yaşandığı maden sahasına gittiğini ve bazı tespitlerde bulunduğunu söyledi. İliç’te “Ekonomik Yer Değiştirme ve Geçim Kaynaklarını Destekleme Protokolü ile firma tarafından bölgede ikamet edenlere 130 bin lira para dağıtıldığını belirten Alp, konuşmasına şöyle devam etti:
“Ne karşılığında biliyor musunuz? Destek alan köy sakinlerinin halihazırda çalışan ve ileriki süreçlerde çalışacak olan Anagold ve Alacer Gold firmalarının ortak olduğu grup ve bağlı şirketlerin sürdürdüğü ve sürdüreceği madencilikle bağlantılı projelere onay vermeleri, yardım alanların gerçek bir hak ihlali dışında hiçbir bir türlü özel, idari ve adli bir başvuruda bulunmaları o protokolle verilen 130 bin lira karşılığında yasaklanmış. Bunu biliyor muydunuz? Yasağın ihlali durumunda da o firma o köylülerden o parayı faiziyle tahsil edecek.”
“Hedefimiz, tüm riskleri minimum düzeye indirmek”
AK Parti Nevşehir Milletvekili Emre Çalışkan, maden işçilerinin güvenliğinin ve refahının her şeyden daha önemli olduğunu belirtti. “Hedefimiz, tüm riskleri minimum düzeye indirmek, tek bir çalışanımızın dahi mesleği sebebiyle hayatını kaybetmediği, sağlıklı ve huzurlu bir çalışma hayatını tesis etmektir.” diyen Çalışkan, iş kazaları sonucunda sorumluların yargı önünde hesap verdiğini, bunun bağımsız ve tarafsız Türk yargısının görevi olduğunu söyledi. Çalışkan, konuşmasını şöyle tamamladı:
“Bu nedenle, bu süreçlerle ilgili yorum yapmamız uygun ve doğru değildir. Hem İliç’te olsun hem diğer şehirlerdeki madenlerimizde iş sağlığı ve güvenliği denetimleri ilgili bakanlığımızca yapılmaktadır. Yapılan denetimlerde iş sağlığı ve güvenliği hususunda eksiklikler tespit edilerek düzeltmesi noktasında gerekli yaptırımlar uygulanmıştır ve uygulanmaya devam edecektir. Bu vahim kazanın gerçekleşmesi noktasında müfettişler çalışmalarını sürdürmektedirler.”
Genel Kurulda “el hareketi” tartışması
AK Parti Erzurum Milletvekili Fatma Öncü, DEM Partinin grup önerisi üzerinde kürsüden söz aldığı esnada, DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca Doğan’ın, kendisine yönelik, bir kadına yakışmayan harekette bulunduğunu söyledi. Öncü, Doğan hakkında işlem yapılmasını istedi. TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ da “Görüntüleri inceleyeceğim ona göre bir karar vereceğiz.” dedi.
DEM Partinin grup önerisi üzerinde konuşmaların tamamlanmasının ardından TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ, iddia edilen hareketi divan üyelerinin görmediğini belirtti. Bozdağ, “TRT’nin ve Meclis TV’nin kayıtlarını incelediğimizde de herhangi bir görüntü, kayıt söz konusu değil. Bu nedenle herhangi bir işlem yapma imkanımız bulunmamaktadır.” ifadesini kullandı.
AK Parti Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu da yerinden söz alarak kadın cinayetlerinin konuşulduğu esnada DEM Parti’li kadın milletvekilinin kendi milletvekillerine yönelik, “bir erkeğin bile yapmaktan hicap duyacağı” davranışı tüm milletvekillerinin gördüğünü söyledi. Yenşehirlioğlu, “Meclisin kameraları sabittir görmemiş olabilir ama bu hareketin yapılmasını yok sayamayız. Özür dilemesi gerekir.” dedi. DEM Parti’li Doğan ise Öncü’ye yönelik bir hareketinin söz konusu olmadığını söyledi.
Görüşmelerin ardından yapılan oylamalarda CHP, DEM Parti, İYİ Parti ve Saadet Partisinin gündeme ilişkin grup önerileri kabul edilmedi.
AK Parti’nin Genel Kurul gündemi ve çalışma saatlerine ilişkin grup öneresi kabul edildi. Kabul edilen öneriye göre, Meclis bugün kamuoyunda “8. Yargı Paketi” olarak bilinen Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 659 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifini görüşecek.
Kanun teklifinin görüşmelerinin 29 Şubat 2024 Perşembe günü tamamlanamaması halinde Genel Kurul, 1, 2 ve 3 Mart 2024 tarihlerinde de çalışacak.
Kanun teklifinin görüşmelerinin 29 Şubat veya 1, 2 ve 3 Mart’taki birleşimlerin herhangi birinde tamamlanması halinde Genel Kurul, 5-6-7-12-13 ve 14 Mart 2024 tarihinde toplanmayacak. TBMM Genel Kurulu, 19 Mart 2024 tarihinden itibaren 10 gün süre ile çalışmalarına ara verecek.
]]>Saadet Partisi’nin iş sağlığı ve güvenliği konusunda yaşanan sorunlara yönelik araştırma önergesinin TBMM Genel Kurulu’nda bugün görüşülmesine ilişkin grup önerisi, AKP ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi. Saadet Partisi Kütahya Milletvekili Ali Fazıl Kasap, çocuk işçilerin iş kazalarında hayatını kaybettiğine değinerek, “2023 yılında 1932 kişi iş cinayetlerine kurban gitti. İş sağlığı güvenliği ile ilgili çok ciddi bir yapılanmamız ve kanunsal açıklarımız var. İşverenin maaşını ödediği iş güvenliği uzmanından siz ne bekleyebilirsiniz” dedi.
Saadet Partisi’nin Türkiye’de iş sağlığı ve güvenliği konusunda yaşanan sorunlara yönelik Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesinin öne alınarak TBMM Genel Kurulu’nda bugün görüşülmesi önerisi, AKP ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.
Önerinin gerekçesini açıklayan Saadet Partisi Kütahya Milletvekili Ali Fazıl Kasap, “Kütahya ilinin yüzde 90’nı maden ruhsatı almış bir il. Bu ilde 3-4 tane altın madeni var. İliç siyanür ve arsenik tehlikesi altında. İş cinayetleri Türkiye’de çığ gibi büyüyor. 2023 yılında 1932 kişi iş cinayetlerine kurban gitti. Bu sayı gün geçtikçe de artıyor. En son İliç’te 9 işçimiz diri diri gömüldü. Meslek hastalıkları hastanesi çok yakınımızda şu anda dolup taşıyor ve buralarda da yatacak yer yok. Burada zafiyet nerede? İş sağlığı güvenliği ile ilgili çok ciddi bir yapılanmamız ve kanunsal açıklarımız var. İşverenin maaşını ödediği iş güvenliği uzmanından siz ne bekleyebilirsiniz? Maaşını patronun ödediği ve sisteminde iş katip üzerinden değil yazılı olarak üç nüshalık raporla düzenlendiği bir sistemde siz iş cinayetlerinin iş kazalarının önüne geçemezsiniz” dedi.
“NEREDE DENETİM DEMEKTEN KENDİMİZİ ALAMIYORUZ”
Saadet Partisi’nin önerisi hakkında söz alan İYİ Parti Edirne Milletvekili Mehmet Akalın, şunları söyledi:
“Daha 15 gün önce, Erzincan’ın İliç ilçesinde meydana gelen kazayı hala yüreğimizde hissediyoruz. Toprak altında kalan madenci kardeşlerimizin akıbetlerinin ne olduğu hakkında fikir sahibi bile değiliz… Avrupa Birliği’nin resmi istatistik kurumu EUROSTAT ve Sosyal Güvenlik Kurumu’nun verilerine göre Avrupa ülkeleri arasında iş kazalarında en çok hayatını kaybeden işçiler maalesef Türkiye’de… Türkiye’de 2022 ve 2023 yıllarında iş kazalarında 2 bin kişiye yakın insanımız hayatını kaybetmişti… Maalesef nerede denetim demekten kendimizi alıkoyamıyoruz.”
“EL KALDIRIP İNDİREN MİLLETVEKİLLERİ YÜZÜNDEN İŞ CİNAYETLERİ ARAŞTIRILMIYOR”
DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan ise “Ülke sizin sayenizde büyük bir işçi mezarlığına dönmüş durumda. Her yıl yüzlerce iş kazası meydana geliyor. Muhalefet her hafta iş cinayetlerini gündeme getiriyor ama AKP’nin sadece el kaldırıp indiren milletvekilleri yüzünden iş cinayetleri araştırılmıyor. Eğer bu Meclis bir irade ortaya koysaydı bu iş cinayetleri engellenebilirdi. Tüm bu iş cinayetlerinin sebebi AKP iktidarının ciddiyetsiz yaklaşımıdır. O kadar ciddiyetsiz bir yaklaşımınız var ki… Meclis’in vekillerine o maden sahalarından zeytinyağı dağıttınız” diye eleştirdi.
İLİÇ’TE KAZANIN YAŞANDIĞI SAHA KİMİN?”
CHP adına konuşan CHP Kars Milletvekili İnan Akgün Alp de İliç’te yaşanan maden kazasında iktidarın tutumunu eleştirerek şunları söyledi:
“İliç’te maden kazasının yaşandığı saha kimin? Sizin uluslararası sermayeye peşkeş çektiğiniz Kanadalı şirketlerin… Peki bunların yerli işbirlikçileri kim? Sizsiniz… Sizin milletvekiliniz, sizin partinizin besleyip büyüttüğü şirketleriniz. Genel müdürlüğünü kim yaptı o şirketin? Damat Berat Albayrak yaptı. Sahibi kimdi? Sizin milletvekilinizdi… Peki o milletvekili o ihalaeyi kaptığında ne yaptı biliyor musunuz? ‘Beraber yürüdük biz bu yollarda’ diye tweet atıyordu. Ne zaman? İhaleyi kazandığı günün hemen ertesinde.”
]]>
Siyasi partiler geçici aday listelerini il ve ilçe seçim başkanlıklarına teslim etti.
AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nde 26 milletvekili, partileri tarafından belediye başkan adayı gösterildi.
264 milletvekili bulunan AK Parti, 31 Mart’ta 4 milletvekilini belediye başkan adayı olarak belirledi.
İstanbul Milletvekili Murat Kurum, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olurken, Aydın Milletvekili Mustafa Savaş ve Eskişehir Milletvekili İdris Nebi Hatipoğlu seçim bölgelerinden belediye başkan adayı olarak gösterildi. İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı ise İzmir’in Konak ilçesinde belediye başkanlığı için yarışacak.
MHP milletvekillerini aday göstermedi
Mecliste grubu bulunan partilerden milletvekilleri arasından aday çıkarmayan tek parti MHP, en çok milletvekilini aday listesine koyan parti ise 7 isimle İYİ Parti oldu.
İYİ Partide Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş Taş Adana Büyükşehir, İzmir Milletvekili Ümit Özlale İzmir Büyükşehir, Bursa Milletvekili Yüksel Selçuk Türkoğlu Bursa Büyükşehir, İstanbul Milletvekili Mehmet Satuk Buğra Kavuncu İstanbul Büyükşehir, Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez Balıkesir Büyükşehir, Muğla Milletvekili Metin Ergun Muğla Büyükşehir, Denizli Milletvekili Yasin Öztürk Denizli Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak bildirildi.
CHP ve Saadet Partisinden 5’er milletvekili aday
İYİ Partinin ardından milletvekilleri içinden en çok belediye başkanı adayı gösteren partiler 5’er milletvekili ile CHP ve Saadet Partisi oldu.
CHP’de Grup Başkanvekili ve Afyonkarahisar Milletvekili Burcu Köksal Afyonkarahisar Belediye Başkanlığı için yarışa girdi. Malatya Milletvekili Veli Ağbaba Malatya Büyükşehir, Kırıkkale Milletvekili Ahmet Önal Kırıkkale, Adıyaman Milletvekili Abdurrahman Tutdere Adıyaman, Kastamonu Milletvekili Hasan Baltacı Kastamonu Belediye Başkan adayı olarak listeye girdi.
Bir vekilin seçilmesi halinde Saadet Partisinin Meclis grubu düşecek
Saadet ve Gelecek partilerinin TBMM’de bir araya gelerek Saadet Partisi çatısı altında oluşturduğu ortak grupta yer alan 20 milletvekilinden 5’i seçimlerde aday gösterildi.
İstanbul Milletvekili Birol Aydın Saadet Partisi İstanbul Büyükşehir, Kayseri Milletvekili Mahmut Arıkan Saadet Partisi Kayseri Büyükşehir, Denizli Milletvekili Sema Silkin Ün Gelecek Partisi Denizli Büyükşehir, Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan Saadet Partisi Hatay Büyükşehir, Grup Başkanı ve Muğla Milletvekili Selçuk Özdağ Gelecek Partisi Manisa Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak belirlendi.
Saadet Partisi grubundan belediye başkan adayı gösterilen milletvekillerinden birinin seçilmesi halinde partinin Meclis grubu düşecek.
DEM, DEVA ve TİP 1, HÜDA PAR 2 aday ile yarışacak
DEM Parti’nin 31 Mart seçimlerinde aday listesinde yer verdiği tek isim Erzurum Milletvekili Meral Danış Beştaş oldu. Beştaş, partisince İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak gösterildi.
Mecliste 15 milletvekili ile temsil edilen DEVA Partisi’nde Ankara Milletvekili İdris Şahin, partisinin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak belirlendi. Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Erkan Baş Kocaeli’nin Gebze ilçesinde belediye başkanlığı için yarışacak. HÜDA PAR Batman Milletvekili Serkan Ramanlı Batman’dan, Mersin Milletvekili Faruk Dinç ise Diyarbakır’dan aday gösterildi.
Geçici aday listelerine göre 31 Mart seçimlerinde 19 milletvekili büyükşehir, 5 milletvekili il, 2 milletvekili ilçe belediye başkanlığı için yarışacak. İtiraz ve inceleme süreçlerinin ardından geçici aday listeleri 23 Şubat’ta, kesin aday listeleri 3 Mart’ta ilan edilecek.
]]>Genel Kurulda Saadet Partisi ile İYİ Partinin “Öğretmenler”, DEM Parti’nin “Kayyım” ve CHP’nin “Emekliler” ile ilgili grup önerileri ayrı ayrı görüşüldü.
Partisinin grup önerisi üzerinde söz alan Saadet Partisi İstanbul Milletvekili ve Grup Başkanvekili İsa Mesih Şahin, 2023 yılının Temmuz ayında KPSS’nin yapıldığını ancak aradan geçen süreye rağmen öğretmen atamasının yapılmadığını söyledi.
Yüz binlerce öğretmenin atama beklediğini belirten Şahin, herkesin gözünün kulağının öğretmen atamasında olduğunu ifade etti. Şahin, “Seçimi mi bekliyorsunuz? 2022 atamalarını 2023 Mayıs ayında yaptınız. Gençlerin gelecek hayalleri üzerinden siyaset yapmayın. Ne zaman açıklayacaksınız’Gençlerimiz yeni sınava mı hazırlanacak yoksa bu atamayla mı öğretmen mi olacak? Gençleri seçim yatırımı olarak görmeye hakkınız yok.” dedi.
Öğretmen atamalarında mülakat uygulamasının kaldırılmasına yönelik sözler verildiğini, bu sözlerin tutulmadığını belirten Şahin, “Derdimiz mülakatın olmadığı liyakatin esas alındığı, dayısı olanın değil hak edenin kazandığı, adaletli bir düzeni tesis etmek.” ifadesini kullandı.
“Mülakatsız 100 bin öğretmen ataması yapılmalı”
İYİ Parti Antalya Milletvekili Aykut Kaya, “atanamayan öğretmen” ve “mülakat” konusunun öğretmenlerin sorunlarının başında geldiğini bildirdi. Yüz binlerce öğretmenin atama beklediğini kaydeden Kaya, planlama yapılmadığı için her yıl eğitim fakültelerinden 40-50 bin öğretmenin mezun olduğunu, bu sayının giderek arttığını aktardı. Kaya, “Seçimden seçime ‘Şu kadar bin öğretmen atayacağım’ diyerek bu sorunu çözemeyiz. Mülakatsız 100 bin öğretmen ataması yapılmalı hemen akabinde eğitim fakültelerinde eğitim sisteminin arz ve talep dinamiklerini dikkate alan planlama yapılması acil bir ihtiyaç.” diye konuştu.
DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, öğretmen atamalarında yapılan mülakatların “rezalet” olduğunu ve çığırından çıktığını savundu. Gergerlioğlu, “Yüzlerce genç intihar ediyor. Bu gençlerin vebalini kim ödeyecek?” dedi.
“Atanamayan öğretmenleri inşaatlarda görmek istemiyoruz”
CHP Tekirdağ Milletvekili Nurten Yontar da 22 yılda göreve gelen her Milli Eğitim Bakanının sistemi değiştirdiğini, gelen bakanın giden bakanı arattığını ifade etti.
Öğretmen atamasına ilişkin sözler verildiğini vurgulayan Yontar, bu sözlerin tutulmadığını belirtti.
Öğretmen atamasında uygulanan mülakatlara yönelik eleştirilerde bulunan Yontar, “Donanımlı ve eğitimli gençlerimiz yazılı sınavlarda en yüksek sınavı almalarına rağmen mülakatla eleniyor. Bu çocukların hayatını çalmak kimsenin haddi değildir. Atanamayan öğretmenleri, inşaatlarda, marketlerde, pazarlarda çalışırken görmek istemiyoruz. Onları öğrencileriyle okullarda görmek istiyoruz.” diye konuştu.
AK Parti Konya Milletvekili Orhan Erdem ise “atama bekleyen öğretmenler” üzerinden siyaset yapıldığını bildirdi. Komisyonlarda ve Genel Kurul’da yapılan konuşmalarda “atanamayan öğretmen sayısının 500-600 bin olarak lanse edildiğini” ancak bu rakamın doğru olmadığını vurgulayan Erdem, şöyle devam etti:
“Plan ve Bütçe Komisyonunda bakan beye ‘son atamada kaç bin öğretmen atama için başvurdu?’ diye sordum. Bana gelen cevap 125 bin. ÖSYM’ye sorduğumuzda 300 bin civarı bir öğretmenin KPSS’ye girdiğini görüyoruz. Ama kimse AK Parti iktidarı döneminde kamuya 800 bin öğretmen alınıp, dışarıda kalanlar da var ama özelde de 200 bine yakın öğretmenin çalıştığını hesaba katmıyor. Haklı olarak her atama döneminde özelde çalışan öğretmenlerimiz de devlette görev almak ister. Sizlerin söylediği kadar olmayan başvuruların da buradan kaynaklandığını görüyoruz.”
Kürsüye boş çay bardağı ve simitle çıktı
Partisinin emeklilerle ilgili grup önerisi üzerinde söz alan CHP Adana Milletvekili Müzeyyen Şevkin, kürsüye boş çay bardağı ve simit ile çıkarak, “Emeklinin sadece çay ve simit alması halinde 9 bin lira gideri var. Allah’tan korkun. Soruyorum size 10 bin lira yeter mi?” dedi.
Görüşmelerin ardından yapılan oylamalarda CHP, DEM Parti, İYİ Parti ve Saadet Partisinin gündeme ilişkin grup önerileri kabul edilmedi.
Genel Kurulda daha sonra sağlık alanında düzenlemeler içeren Sağlıkla İlgili Bazı Kanunlarda ve 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin 2. Bölümü’nün görüşmelerine geçildi.
]]>TBMM Genel Kurulunda, Sağlıkla İlgili Bazı Kanunlarda ve 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin görüşmelerine devam ediliyor.
Teklifin birinci bölümünün tümü üzerinde Saadet Partisi Grubu adına söz alan Bursa Milletvekili Cemalettin Kani Torun, hekimlerin iş yükünün arttığını söyledi.
Sağlık sisteminin ana unsuru olan personele yapılan ödemenin düştüğünü savunan Torun, sağlık çalışanlarına yönelik şiddet dolayısıyla “beyaz kod” başvurusunun yükseldiğini öne sürdü.
İYİ Parti Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, sağlık sisteminde bozulmalar yaşandığını iddia etti.
Muayene randevusu alınmasında vatandaşların sorunlar yaşandığını dile getiren Türkkan, “Hekimler 5 dakikada bir muayene yapmak zorunda, bazen bu 2 dakikaya düşüyor. Bir hekim, bir hastayı 2 dakikada nasıl muayene edecek?” diye sordu.
Sağlık çalışanlarına yönelik şiddet olaylarının yaşandığını anımsatan Türkkan, hekimlerin muayene yapmaya korktuğunu savundu.
Hekimlerin mobbing ve şiddet yüzünden yurt dışına gitmenin yollarını aradığını ileri süren Türkkan, “Hekimlerin gördüğü şiddet konusunda toplumda bireylerin yeterli tepkiyi göstermediğini düşünüyorum.” ifadesini kullandı. Lütfü Türkkan, teklifin yeterli hizmetleri verecek maddeleri içermediğini söyledi.
“Ebelerin normal doğuma daha aktif katılmalarına imkan tanınmıştır”
MHP Bursa Milletvekili Fevzi Zırhlıoğlu, teklifin 10 farklı Kanun’da değişiklik öngördüğünü bildirdi.
Sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılması ve kalitesinin artırılmasına yönelik önemli gelişmelerin sağlandığını vurgulayan Zırhlıoğlu, sağlık alanında fiziki ve beşeri alt yapının iyileştirildiğini anlattı.
Zırhlıoğlu, sağlık hizmetlerinin geliştirilmesinin, sağlık çalışanlarına verilen önem ve değerle doğru orantılı olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:
“Teklifle, mesleğini serbest olarak icra eden diş hekimlerinin ağız ve diş sağlığı muayenehanelerinde diş hekimi çalıştırılabilmelerine, ebelerin görev tanımlarının güncellenmesine ve normal doğuma daha aktif olarak katılmalarına imkan tanınmıştır. Pek çok konu başlığını içeren kanun teklifi vatandaşlarımızın daha etkin sağlık hizmeti almasını sağlamak, sağlık çalışanlarımızın çalışma şartlarının iyileştirilmesi, sağlık sistemimizin daha iyi, etkin ve verimli işlemesi için hazırlanmıştır.”
DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, teklifte yer alan diş tabiplerinin, ağız ve diş sağlığı muayenehanelerinde diş tabibi istihdam edebilmesine yönelik düzenlemenin bulunduğunu hatırlatarak, verilecek ücretlerin belirlenmesi gerektiğini kaydetti.
Kamudaki diş hekimi sayısının artırılması gerektiğini belirten Gergerlioğlu, teklifle ilaç sektörünün karlarının artmasının kolaylaştırıldığını savundu.
“Acil servislerimiz Türkiye’nin her yerinde dolu”
CHP Uşak Milletvekili Ali Karaoba, teklifin sağlık çalışanlarının haklarını savunmaktan uzak olduğunu öne sürdü.
Diş tabiplerinin, ağız ve diş sağlığı muayenehanelerinde diş tabibi istihdam edebilmesine yönelik düzenlemenin olumlu olduğunu ifade eden Karaoba, bu düzenlemeyi yetersiz bulduklarını söyledi.
Ali Karaoba, “Acil servislerimiz Türkiye’nin her yerinde dolu. Acil servislere başvuru sayısı diğer ülkelerle karşılaştırdığımızda beş kat daha fazla. Acil tıp uzmanlarımız, canla başla çalışırken bile vatandaşların talebine yetişemezken bu alanın yoğun bakım yan dal uzmanlık programına dahil edilmesi acil uzman hekim sayısını azaltacaktır. Yan dal yapan uzman kendi ana dalında hasta bakamamaktadır.” diye konuştu.
AK Parti Kocaeli Milletvekili Sadettin Hülagü, kanun teklifiyle Türkiye’nin sağlık alanındaki rekabet gücünün korunması için çeşitli düzenlemeler yapılmasının amaçlandığını vurguladı.
Teklifle, Sağlık Bilimler Üniversitesinin kadrolarına yönelik belirleme işleminin Sağlık Bakanının yetkisinden çıkarıldığını ifade eden Hülagü, “Dünyada tıbbın gelişmesiyle hekim uzmanlık alanları ileri seviyelere ayrılmış, bu bölümler yan dal olarak adlandırılmıştır. Yan dal eğitim uzmanlıklarında üç yıllık bir süre var. Bu eğitim yılını tamamlamayan kişilere kesinlikle sertifika verilmesi söz konusu değildir. Yüzde 20 oranında daha fazla tazminat almaları sağlanarak bu alandaki ihtiyacın giderilmesi düşünülmüştür. Kanun teklifi, sağlık alanındaki vizyon çalışmalarımıza yeni bir hız verecektir. ” ifadelerini kulandı.
Sadettin Hülagü, teklifle ilaç ve tıbbi cihaz mevzuatı ve malpraktis uygulamalara ilişkin de düzenlemelerin yer aldığını kaydetti.
Teklifin birinci bölümünün tümü üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının ardından maddelerin görüşülmesine geçildi.
]]>İYİ Partili milletvekili Yasin Öztürk, Denizli Büyükşehir Belediye Başkan adayı ilan edildi
İYİ Parti Genel Başkanı Akşener:
“Nasıl bir belediye başkanlığı yapacağını anlatmasını Yasin reise bırakıyorum”
DENİZLİ – İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Denizli Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olarak milletvekili Yasin Öztürk’ü açıkladı. Öztürk, partisinden belediye başkan adayı olarak açıklanan 6. milletvekili oldu.
İYİ Parti Denizli İl Teşkilatı, 31 Mart Mahalli ve İdari Seçimleri’nde Denizli adaylarının tanıtımı için Nihat Zeybekci Kongre ve Kültür Merkezi’nde aday tanıtım toplantısı düzenledi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından zeybek gösterisi ile başlayan programa İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener de katıldı. Açılış konuşmasını yapan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Denizli Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olarak Denizli Milletvekili Yasin Öztürk’ü açıkladı. Çok ayrıntıya girmeyeceğini ve nasıl bir belediye başkanlığı yapacağını Yasin Öztürk’ün anlatmasını istediğini ifade eden Akşener, 2028 seçimlerinde iktidar olabilmek için yerel seçimlerde belediye kazanmaları gerektiğini vurguladı.
“Meselemiz Erdoğan değil, sistemin değişmesi”
Konuşmasında 2028 genel seçimlerini kazanma vurgusunda bulunan Akşener, bir partilinin “Parlamenter sisteme tekrar dönecek miyiz?” sorusuna, “Bizim bu yolculuğumuzun gerekçesi o. Ben neden 2018’de el sıkışayım, neden kendi başımıza gitmeyelim. 2019’de niçin bir başka partiye ‘Gel beraber bir berber dükkanı kuralım’ diyeyim de çırak çıkalım. İstanbul ve Ankara’nın alınması, 2023 seçimlerinde bu ucube sistemin değiştirilmesine yönelik önemli bir umuttu. Dolayısıyla İYİ Parti olarak önce yerel seçimlerde, sonra 2028 seçimlerinde bu sistemi değiştireceğimiz kaydıyla yolumuza devam ediyoruz. Allah’ın izniyle seçimi kazanacağımıza inanıyorum. Ondan sonra hiç beklemeden çok hızlı bir şekilde parlamenter demokrasiye geçiş sağlanacak. Burada kimse bizim düşmanımız değil. Bu sistemin başına arkadaşlarımdan birini de koysak bir sene sonra kafayı yer. Meselemiz Erdoğan’ın gitmesi, yerine bir başkasının gelmesi değil, bu sistemin değişmesidir” cevabını verdi.
İYİ Parti 6. milletvekilini belediye başkan adayı ilan etti
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adaylığına İstanbul Milletvekili Mehmet Satuk Buğra Kavuncu, İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adaylığına İzmir Milletvekili Ümit Özlale, Adana Büyükşehir Belediye Başkan Adaylığına Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş Taş gösterildi. Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adaylığına Bursa Milletvekili Yüksel Selçuk Türkoğlu ve Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkan Adaylığına ise Balıkesir Milletvekili Turhan Özmez aday olarak gösterilen milletvekili oldu. İYİ Parti’nin Denizli Milletvekili Yasin Öztürk ise Genel Başkan Meral Akşener tarafından Denizli Büyükşehir Belediye Başkan Adayı gösterildi. İYİ Parti, 31 Mart seçimlerinde en fazla milletvekilini belediye başkan adayı gösteren parti oldu.
Denizlili hemşehrilerinin kendisini çok iyi tanıdığını ifade eden İYİ Parti Milletvekili ve Denizli Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Yasin Öztürk, “Bizde Denizli’mizin sorunlarını çok iyi biliyoruz. Yaparsa Yasin yapar dedirtecek kadar çalışkanız, kararlıyız ve inançlıyız. Bu inanmışlığın verdiği sorumlulukla milletimizden yetki istiyoruz. Denizli’miz 20 senedir ihmal edildi, var olan sorunlar yok sayılıp göz ardı edildi. Ülkemizin önemli ihracat şehirlerinden biri olan Denizli, bu konuda hak ettiği desteği görmemiştir” şeklinde konuştu.
İYİ Parti’nin Denizli ilçelerinde adayları ise Acıpayam’da Mahir Altuğ, Babadağ’da Ali Atlı, Baklan’da Celal Tuyji, Bekilli’de Kemal Karaman, Beyağaç’ta Sevhan Demirel, Bozkurt’ta Zafer Kocaman, Buldan’da Mustafa Gülbay, Çameli’de Sezai Turhan, Çardak’ta Mehmet Çakmak, Çivril’de İsmail Çorbacıoğlu, Güney’de Alaattin Gümüş, Honaz’da Osman Çaybaşı, Merkezefendi’de Fatih Coşkun, Pamukkale’de Türkay Berberoğlu, Sarayköy’de Ahmet Çelikak, Serinhisar’da Şükrü Averi, Tavas’ta Emin Barıner oldu. İYİ Parti, Kale ve Çal ilçelerinde ise belediye başkanlığı için aday açıklamadı.
]]>TBMM Başkanı ve İstanbul Milletvekili Numan Kurtulmuş’un Kuzey Atlantik Antlaşmasına İsveç Krallığının Katılımına İlişkin Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi bugün TBMM Genel Kurulu’nda görüşüldü.
ŞAHİN: GELECEK PARTİSİ OLARAK NATO ÜYELİĞİNE KARŞI DEĞİLİZ
İsveç’e NATO üyeliği yolunu açan protokolle ilgili kanun teklifinin görüşmelerinde Saadet- Gelecek Grubu Başkanvekili İsa Mesih Şahin Genel Kurul’da yaptığı konuşmada, “Türkiye’nin önümüzdeki dönemde bölgede ve uluslararası arenada yalnızlaşmaması ve dışlanmaması adına Gelecek Partisi olarak İsveç’in NATO üyeliğine karşı çıkmadığımızı beyan etmek istiyorum” dedi.
KAYA: “KAPALI KAPILAR ARDINDA VERİLEN SÖZLER…”
Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Kaya ise, “Kapalı kapılar ardında verilen sözlere… Komisyonda oturan arkadaşlarımızın samimiyetinden şüphe etmiyorum ancak şunu net olarak söyleyeyim, bu komisyona verilen sözlerin hiçbir anlamı yoktur, burada irade bu millettedir, milletin vekillerindedir; ‘hayır’ diyerek gücümüzü gösterelim. İsveç’in NATO üyeliğine karşı durarak aslında ne tür oyunların kurulduğu gerçeğini ortaya çıkaralım diyorum. Saadet Partisi olarak kararımızın ‘hayır’ olacağını buradan ifade ederim” diye konuştu.
ZORLU: “GELECEĞE YÖNELİK TEMENNİLER MANZUMESİNDEN İBARETTİR”
İYİ Parti Sözcüsü Kürşat Zorlu da “Türkiye, NATO ve İsveç arasında hazırlanmış olan mutabakat metni de geleceğe yönelik bir temenniler manzumesinden ibarettir” diyerek ‘Hayır’ oyu kullanacaklarını söyledi.
SALICI: “NATO’NUN CAYDIRICI GÜCÜNÜ ÖNEMSİYORUZ”
CHP İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı oylama öncesi Genel Kurul’da yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“Biz güvenliği sadece askeri değil aynı zamanda siyasi bir mesele olarak görüyoruz. Siyasi yönden bakıldığında CHP’nin tutumu son derece açıktır. Demokratik ilkeleri esas alan, hukukun üstünlüğünü denetleyen bir sistemin doğruluğuna inanıyoruz. Gerginliklerin silahlı yoluyla değil, diplomatik müzakereler yoluyla çözülmesi gerektiğine inanıyoruz. Nükleer silahlardan arınmış bir güvenlik konseptini her platformda destekliyoruz. Barış istikrar ortamını bozan her türlü tehdide karşı NATO’nun caydırıcı gücünü önemsiyoruz. NATO’nun yeni üyelerinin katılımıyla genişlemesini destekliyoruz. Bu nedenle de bugün oylamada CHP olarak İsveç’in NATO’ya katılımına ‘evet’ diyeceğiz.”
ENGİNYURT: “CUMHURBAŞKANIMIZI DESTEKLİYORUM, ‘HAYIR’ DİYORUM”
Demokrat Parti Genel Başkan Yardımcısı Cemal Enginyurt, ise “İsveç PKK sevicidir, İsveç Kandilcidir. İsveç FETÖ’cüleri destekler, PKK’lılara parasal yardım yapar. Bunu Cumhurbaşkanımız söyledi. Ben de onu destekliyor ve ‘hayır’ diyorum” dedi.
BAŞ: “BİZ NATO’NUN KENDİSİNE KARŞIYIZ”
TİP Genel Başkanı Erkan Baş, “Biz, NATO’nun kendisine karşıyız, Türkiye’nin NATO üyeliğine karşı, NATO’nun genişlemesine de karşıyız ” dedi.
EMEP Partisi Genel Başkanı İskender Bayhan da “Türkiye’deki bütün NATO üsleri kapatılmalıdır. Türkiye NATO’dan çıkmalıdır” ifadelerini kullandı.
Görüşmelerin tamamlanmasının ardından yapılan açık oylamaya 346 milletvekili katıldı. 287 milletvekili kabul, 55 milletvekili red, 4 milletvekili de çekimser oy kullandı. Oylamaya MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de katıldı. DEM Parti milletvekilleri kanun teklifini protesto etti. “NATO’ya, işgale, savaşa hayır” dövizleri gösterdi. CHP ve Gelecek Partisi kanun teklifine ‘evet derken Saadet Partisi, İYİ Parti ve TİP ‘hayır’ oyu verdi.
]]>Teklifin maddeleri üzerinde söz alan Saadet Partisi Ankara Milletvekili Mustafa Nedim Yamalı, devletlerin borç alabileceğini ancak Türkiye’de alınan borçların vadesi gelmiş borçların ve vadesi gelmiş faizlerin finansmanı için kullanıldığını savundu. Yamalı, “Borçlanma adeta vergi gelirlerinin yerini tutan finansal kaynak gibi düşünülmeye başlamıştır. Bu kötü bir finansal tercihtir.” dedi.
“Bu bütçe bir borç ve faiz bütçesidir.”diyen CHP Gaziantep Milletvekili Melih Meriç ise Türkiye’nin borcunun her geçen gün arttığını belirtti. Kasım 2023 itibarıyla Hazine’nin toplam borcunun 6,4 trilyon olduğunu anlatan Meriç, bireysel krediler ve kredi kartları dolayısıyla vatandaşın bankalara olan toplam borcunun da 2,6 trilyon liraya yükseldiğini kaydetti.
Vatandaşın zamanında ödeyememesi dolayısıyla icra takibi başlatılan borç tutarının 43,7 milyar liraya ulaştığını söyleyen Meriç, 1 milyon 90 bin kişiye banka borcu nedeniyle icra takibine başlandığını ileri sürdü. Meriç,”Türkiye’de 25 milyon aile var. Bu, ülkemizde her 25 aileden biri, bu yıl icralık oldu demektir.” diye konuştu.
AK Parti Bursa Milletvekili Şebnem Bursalı, terörle mücadelenin kararlılıkla devam edeceğini vurgulayarak, “Dostlarımız müsterih olsun, düşmanlarımızın yüreği korku dolsun. Bu vesileyle terörü, teröristi, her tür terör örgütleri ile bunlara destek veren kişi ve kuruluşları lanetliyorum.” ifadelerini kullandı.
2024 yılı bütçesiyle gençlerin daha aydınlık yarınlara ulaşmasını sağlayacaklarını anlatan Bursalı, güçlü kadın, güçlü aile, güçlü toplum hedefine daha da yaklaşacaklarını; ülkenin birliğine beraberliğine, kardeşliğine uzanan ellere cevap vermeye ve gerekirse de o elleri kırmaya devam edeceklerini söyledi.
Şebnem Bursalı, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı bünyesinde kurulan Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin, işi sadece hükümeti ve AK Parti’yi eleştirmek, hatta iftira atmak olan bir grubun kabusu olduğunu ve tüm yalanları belgeleriyle ortaya koyduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Kadınların iş gücüne katılım oranını yirmi bir yılda yüzde 27,9’dan yüzde 35,7’ye çıkaran AK Parti ama siz kadınların toplumsal hayattaki rolünün AK Parti döneminde azaldığını söylüyorsunuz; işte budur dezenformasyon. Türk Silahlı Kuvvetleri vatandaşlarımızın daha huzurlu bir ülkede yaşaması için terör örgütüne operasyon üzerine operasyon yapıyor ama siz kimyasal silah kullanıldığını iddia ediyorsunuz; Devrim arabasıyla başlayan 60 yıllık yerli ve milli otomobil hayali Togg’un üretimiyle gerçeğe dönüşüyor ama siz ‘Togg’lar İtalya’dan geliyor.’ diyorsunuz; milli muharip uçağımız KAAN’ın prototipi tamamlandı, vatandaşımızla buluştu, dosta güven, düşmana korkusu saldı ama siz ‘Yerli ve milli denilen uçağın kokpit kapağı temizlik sopasıyla destekleniyor.’ diyorsunuz; İstanbul Havalimanı açıldı, açıldığı günden beri de rekor üzerine rekor kırıyor, günlük ortalama uçuş sayısı 1500’ü geçiyor ama siz bu havalimanına ‘Milletin sırtında bir kambur, bütçede bir kara delik.’ diyorsunuz; işte budur dezenformasyon. Sözün özü, dezenformasyon kötüdür, iftira daha da kötüdür.”
“Devletin kurumları çöktü”
İYİ Parti Aydın Milletvekili Ömer Karakaş, iktidarın politikalarını eleştirerek, başta hukuk olmak üzere devletin tüm kurumlarının çöktüğünü iddia etti. Karakaş, milletin enflasyon canavarı karşısında açlık içinde kaldığını ve Türkiye’de tam bir ekonomik afetin yaşandığını ileri sürdü. Karakaş, “Devletin tüm kurumlarının çivisi çıkmış durumda.” dedi.
Özelleştirmeleri de eleştiren Karakaş, hükümetin cumhuriyetin tüm kazanımlarını satarak iktidarın keyfini sürdürdüğünü ileri sürdü.
MHP Giresun Milletvekili Ertuğrul Gazi Konal, Türkiye’nin daha önce bir çok badireyi atlattığını, aynı şekilde ekonomi başta olmak üzere yaşanan diğer sorunları da aşacağına inandığını kaydetti.
Ulaşım sektöründe çalışan şoförlerin sorunlarını anlatan Konal, salgın sürecinde bir çok şoförün kontak kapatmak zorunda kaldığını söyledi.
Bu dönemde şoförlerin en çok etkilenen meslek gruplarından birisi olduğunu dile getiren Konal, yapılan araştırmalara göre gelecek dönemde şoför krizinin yaşanacağını, bu nedenle etkili ve kapsamlı politikalarının geliştirilmesi gerektiğini belirtti.
AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Şahin, İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarına değinerek, şunları kaydetti:
“Gazze’de soykırım ve katliam yapılıyor. Birileri bu katliamı yapan İsrail’i ve destekçilerini bıraktı, katliama ve soykırıma en yüksek seviyede ve her alanda karşı çıkan Sayın Erdoğan’a karşı bir kampanya başlattı. Birleşmiş Milletler kürsüsü dahil olmak üzere, her alanda Filistin davasına sahip çıkan Recep Tayyip Erdoğan, nedense birileri tarafından hedefe konuldu. Recep Tayyip Erdoğan’ın Filistin konusundaki yaptıklarından ve tavırlarından Gazzeliler memnun, Hamas memnun, Filistinliler memnun, dünya Müslümanları memnun, mazlumlar memnun, vicdanı olanlar memnun, Türk milleti memnun ama gel gelelim; İsrail memnun değil, destekçileri memnun değil, bu kampanyanın içinde yer alanlar memnun değil.”
Şahin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları sonrası katile “katil” dediği için birilerinin oyununu bozduğunu, birilerinin sözde Filistin tavırlarını ifşa ettiğini vurguladı.
TİP Genel Başkanı Erkan Baş, hükümetin vatandaşların acılarını kullanarak iktidar olduğunu iddia etti.
İktidarın her türlü hukuksuzluğu yaptığını ileri süren Baş, “Halk direnmeye devam ettikçe ayaklarınız titredi, çok korktunuz ama şimdi görüyorum ki sadece yüzde 2,5 oy fazla aldınız diye Kaf dağının tepesinde sanıyorsunuz.” dedi.
TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ, 2022 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi’nin maddeleri üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının ardından birleşimi yarın saat 12.00’de toplanmak üzere kapattı.
2024 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi ile 2022 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi’nin tümü üzerindeki siyasi parti grupları ve hükümet adına son konuşmalar ve oylamalar yarın yapılacak.
]]>Milletvekilleri, TBMM Genel Kurulunda, 2022 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi’nin maddeleri üzerinde söz aldı.
Saadet Partisi Samsun Milletvekili Mehmet Karaman, 2024 yılı bütçesinin denk bütçe olmadığını, iktidarın bugüne kadar 21 bütçe hazırladığını, hiçbirinde denk bütçe oluşturulamadığını öne sürdü.
İşsizlik sayısının 8 milyonu geçtiğini, Türkiye’de insanların borç batağında olduğunu belirten Karaman, vatandaşın alım gücünün de düştüğünü söyledi. Karaman, “İktidara geldiğinizde beğenmediğiniz o asgari ücret ile 6,5 çeyrek altın alınırken, bugün ‘Cumhuriyet tarihinin en yükseği’ diye övündüğünüz 11 bin lirayla 3,5 çeyrek altın alınabiliyor.” dedi.
İYİ Parti İstanbul Milletvekili Ersin Beyaz, 2024 yılı bütçesinde faiz ödemesi için ayrılan1 trilyon 277 milyar lira olduğunu söyledi. Beyaz, bu rakamın Tarım ve Orman Bakanlığının bütçesinin yaklaşık 4,5 katı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığının bütçesinin yaklaşık 16 katı olduğunu öne sürdü. Beyaz, “Bu faiz ödemesiyle 4 İstanbul Havalimanı, Çanakkale Köprüsü gibi 13 köprü yapabilirdik.” dedi. Beyaz, 2024 yılı bütçesinin faiz bütçesi olduğunu savundu.
DEM Parti İzmir Milletvekili Burcugül Çubuk, bütçede gelir kalemini vergilerin oluşturduğunu söyledi. Çubuk, “Bunca holding, banka yüzde 500, 600 kar açıklarken bütçeden doğrudan vergilerin payı ise azalacak. Doğrudan verginin büyük kısmını vermesi gereken patronlar, teşvik, yatırım adı altında yapılan harcamaların vergiden düşülmesi gibi nedenlerle vergi vermiyorlar. Sermaye için her şey yolunda.” ifadelerini kullandı.
AK Parti Adıyaman Milletvekili Mustafa Alkayış, partisinin iktidarlarının hazırladığı bütçelerin tecrübelerinin ve istikrarının 2024 yılı bütçesinde görüldüğüne işaret ederek, şunları kaydetti:
“Küresel ekonomik veriler parasal sıkılaşmanın bir süre daha devam edeceğini gösteriyor. Buna rağmen Türkiye Yüzyılı bütçesi insan ve bilim odağından ayrılmamıştır. Geçen dönem bütçesinde olduğu gibi, 2024 bütçesinde de aslan payı Milli Eğitim Bakanlığına ayrılarak bilimin sönmeyecek olan ışığının güçlendirilmesi hedeflenmiştir. Buna paralel olarak depremin etkisini azaltmak için bütçede yine en büyük pay afetzedelerimize ayrılmıştır.”
EMEP İstanbul Milletvekili İskender Bayhan da 2024 yılı bütçesinin emekçinin bütçesi olmadığını vurguladı. Bayhan, “Bu bütçe, adaletin kırıntısını taşısa, asgari ücretle geçinen milyonlar, her gün evdeki tencerelerinin nasıl kaynayacağını düşünmek zorunda kalmayacak.” dedi.
“Katillerin kökleri kazanıncaya kadar mücadelemiz sürecek”
MHP Aksaray Milletvekili Ramazan Kaşlı, bölücü terör örgütü PKK’nın saldırısı sonucu şehit düşen 12 askere Allah’tan rahmet, acılı ailelerine ve Türk milletine başsağlığı, yaralılara acil şifa diledi. Kaşlı, “Öfkemiz ve acımız, kinimiz kadar büyük. Hiç şüphe yok ki şehitlerimizin kanları yerde kalmayacak, katillerin kökleri kazanıncaya kadar mücadelemiz sürecektir.” diye konuştu.
Gabar Dağı’nda günlük 35 bin varil petrol ve Karadeniz’de günlük 7 milyon metreküp doğal gaz üretildiğini anlatan Kaşlı, “Türkiye, ortaya koyduğu bu iradeyle savunma ve güvenlik alanında olduğu gibi enerji tedarikinde de yakın gelecekte bağımsız hale gelecek. İnovasyon, teknoloji, yatırım, üretim, istihdam ve ihracat gibi tüm büyüme alanlarında daha da güçlenecektir.” dedi.
MHP’li Kaşlı, Cumhur İttifakı ile yerel seçimlerde de istikrarın sürdürüleceğini ifade ederek, şunları söyledi:
“MHP olarak tüm gayemiz, gayretimiz ve uğraşımızla ‘Önce ülkem ve milletim.’ diyen siyasi ahlak ve erdemin simgesi liderimizin önderliğinde mücadelemizi sürdürecek, her türlü terörün ve siyasi krizlerin önüne geçecek, Cumhur İttifakı’nı istikrarın teminatı yapacağız.”
“TBMM reddetse bile hiçbir hukuki karşılığı yok”
CHP Osmaniye Milletvekili Asu Kaya, deprem bölgesinin çığlıklarının duyulmadığını öne sürerek, Osmaniye’de her 10 hak sahibinden sadece birinin yıl sonu itibarıyla konut sahibi olacağını, kalan 9’nun konteynerde donmaya devam edeceğini iddia etti. Kaya, “Bir deprem ülkesinde çıraklık, kalfalık, ustalık dönemlerini geçirmiş, 21 yıllık iktidarsınız ama hala deprem politikanız yok.” görüşünü savundu.
DEVA Partisi İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ülkeyi fiilen anayasasız yönetmeye çalıştığını” iddia ederek, milletvekillerine “Bırakın anayasal devleti, bugün kanun devletinden dahi bahsedebilir miyiz?” sorusunu yöneltti.
Ülkeyi, hukuk, adalet, demokrasi ve özgürlükler konusunda dünya sıralamasının en sonuna düşüren iktidarın, ekonomide şampiyonlar ligine çıkarmasının mümkün olmadığını ileri süren Yeneroğlu, “Hodri meydan; hukukun üstünlüğü ilkesine dönün, kuvvetler ayrımı ilkesine riayet edin, hak ve özgürlüklere saygı duyun, ehliyeti ve liyakati esas alın, emaneti ehline verin, aklın ve bilimin gereğini yapın; biz de doğrularınızı alkışlayalım.” diye konuştu.
Demokrat Parti İzmir Milletvekili Mehmet Salih Uzun, akademisyenler ve mühendislerin özlük haklarının iyileştirilmesi gerektiğini, aksi takdirde bu personelin ülkede kalmayacağını savundu.
İktidarın, ödenek üstü harcama yaptığını da söyleyen Uzun, şu eleştirileri yöneltti:
“Hukuk devletlerinde bütçede ödenek yoksa harcama da olmaz, ödenek bitmişse harcama da biter ama bizde harcamışlar. Bunun hesabını vereni gördük mü? Bir mahcubiyet hissettiniz mi? Onlar mahcup olmadı ama biz onlara bunun hesabını sorabilecek durumda mıyız? Öyle bir yaptırımımız maalesef yok. Bu kesin hesap, bütçe teklifini, parlamento reddetse de bunun hiçbir hukuki karşılığı maalesef yok.”
“Bu bütçenin en acı tarafı faiz bütçesi olmasıdır”
Saadet Partisi Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, terör örgütü PKK’nın saldırılarına işaret ederek Meclis’in çalışmalarına ara verip sadece şehitlere odaklanmasını ve milli yas ilan edilmesini arzuladıklarını ancak bu beklentilerinin yerine getirilmediğini kaydetti.
Bütçenin bütününde geleceğe dönük bir yatırım programı görmediklerini dile getiren Çalışkan, “Bütçede rutin, cari giderlerin olduğu, gelir-gider dengesi, bakanlıklara ayrılan giderler, personel giderleri var. Bütçeyle ilgili taraflara gönderilen binlerce sayfalık kitapçığın içerisinde borçlarla ilgili bilgi de yok. Bu bütçenin en acı tarafı faiz bütçesi olmasıdır. Biz geçen yılki toplam gelirimizin yarısından daha fazlasını 2024 yılında yalnızca faizcilere vereceğiz. Bu bütçede küçük esnaf, alın teri yok ama rantiyeciler var.” diye konuştu.
MHP Gümüşhane Milletvekili Musa Küçük, savunma sanayisinde başlatılan büyük teknolojik hamlelerin sonuç vermeye başladığını belirtti.
Türkiye’nin dış politikasına değinen Küçük, “Türkiye’nin özellikle son günlerde en yoğun mücadele alanlarından biri de şüphesiz dış baskılardır. Türkiye’nin gerek Doğu Akdeniz’deki egemenlik haklarını korumaya yönelik olumlu ve dirayetli çalışmaları gerekse Suriye’nin kuzeyinde oluşturulmaya çalışılan terör yönetimine karşı somut mücadelesi tarihe birer not olarak düşmüştür.” diye konuştu.
CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, bu bütçede büyük ekonomik sıkıntılar yaşayan milletin sorunlarına çare olacak reçeteler görmediklerini belirtti. Vatandaşların yüksek enflasyon karşısında çaresizlik içinde olduğunu dile getiren Gezmiş, “Gençler umutsuz, çocuklar geleceksiz, anneler babalar çaresiz, yaşlılar büyük bir sessizlik içinde. Yatırımcılar güven duymadıkları ülkemizden yatırımlarını çekti. Bizim o kıymetli gençlerimizin binlercesi Meksika sınırından Amerika’ya gidiyorlar çaresizce. Büyük bir beyin göçü yaşıyoruz.” dedi.
AK Parti Hatay Milletvekili Kemal Karahan, bütçenin dengeli ve ihtiyaçları karşılayacak şekilde hazırlandığını, deprem bölgesindeki hasarların giderilmesi ve afet risklerinin azaltılması için ayrılan bütçenin çok önemli olduğunu dile getirdi. Deprem yaralarının sarılması için yapılan hizmetleri anlatan Karahan, TOKİ konut yatırımları başta olmak üzere bölgede farklı alanlardaki yatırım ve projelerin devam ettiğini söyledi.
TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ, birleşime ara verdi. Ara sırasında bazı milletvekillerinin kulislerde Trendyol Süper Lig’in 18. haftasındaki Fenerbahçe-Galatasaray derbisini izlediği görüldü.
]]>Genel Kurulda, 2024 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifinin 14, 15, ve 16. maddeleri görüşüldü.
İYİ Parti Ankara Milletvekili Ahmet Eşref Fakıbaba, Türkiye’nin ekonomisinin son 3 yıldır gerilediğini söyledi. Fakıbaba, vatandaşın 2002 yılında aldığı asgari ücretle 7 çeyrek altın alabildiğini ancak 2023 yılında alınan asgari ücretle sadece 3,5 çeyrek altın alabildiğini ifade etti. Fakıbaba, Türkiye’de üç harfli market zincirleri nedeniyle küçük esnafın bittiğini savundu.
MHP Antalya Milletvekili Hilmi Durgun da Türkiye’nin önemli bir tarım ülkesi olduğunu, lisanslı depoculuk sisteminin geliştirilmesi gerektiğini kaydetti.
Üreticilerin en kısa zincirle pazara ulaşmasının önemine işaret eden Durgun, üreticilerin daha çok kazanmasının, tüketicilerin daha ucuza gıda temininin sağlanmasını istedi. Durgun, gıda sevk zincirinde fiyatların maliyet kaynaklı olmayan, kontrolsüz yükselişinin önüne geçecek mekanizmalar oluşturularak tarladan sofraya tüm süreçlerin kontrol edilmesinin gerektiğini de sözlerine ekledi.
DEM Parti Batman Milletvekili Mehmet Rüştü Tiryaki, milletvekili olarak 6. bütçeye katıldığını, teknik alandaki değişiklikler dışında bu bütçenin de diğer bütçelerden hiçbir farkının olmadığını, daha önce olduğu gibi bu yıl da muhalefetin önerilerinin dikkate alınmadığını savundu.
Tiryaki, eğitim, adalet ve ekonomi konusunda, Türkiye’nin durumuna ilişkin eleştirilerde bulundu.
“Kara bir leke olarak kalacak”
AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Mevlüt Kurt, Genel Kurulda AK Parti, MHP, İYİ Parti ve Saadet Partisinin, Irak’ın kuzeyinde 12 askerin şehit olduğu terör saldırılarıyla ilgili yayımladığı ortak bildiriyi hatırlattı. İki siyasi partinin grup başkanvekillerinin bildiriye imza atmaktan imtina ettiğini belirten Kurt, “Bu bildiriye imza atmayanlar, tarih önünde kara bir leke olarak kalacaktır.” dedi.
DEM Parti Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç da bildiriyi imzalamama nedenlerini anlattıklarını, “kara leke” sözünü kabul etmediklerini söyledi.
CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, yerinden söz alarak, partisinin 12 askerin şehit olduğu hain terör saldırısıyla ilgili açıklamalarda bulunduğunu kaydetti.
Başarır, “Bizim tarihimize bakmak istiyorlarsa, üçüncü Genel Başkanımız Sayın Bülent Ecevit, bu terör örgütünün başındaki haini İmralı’ya attı ve yargılanmasını sağladı. Onunla görüşen, iş çeviren parti de sağda oturan AKP Grubu’dur. Bize hiç kimse milliyetçilik dersi vermesin.” diye konuştu.
Partisinin bu konudaki bildirisinde de 4 partinin imzaladığı bildiride de sorun olmadığını ifade eden Başarır, “Ama oradaki sorun bu partiler değil, sağdaki AKP’dir; terörü yaratan, bu ülkeyi bu hale getiren bu partiyle ortak imza atmak istemiyoruz.” dedi.
“Terörü lanetlemeyenlerin bu parlamentoda işi yok”
Saadet Partisi Antalya Milletvekili Serap Yazıcı Özbudun, Irak’ın kuzeyinde şehit olan 12 askeri rahmetle andı; ailelerine, sevenlerine ve bütün Türkiye’ye başsağlığı diledi. Özbudun, Genel Kurulun bugünkü görüşmelerinde milletvekillerinin alkışlamaması önerisinde de bulundu.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ardından bakanların “karar verici aktörler” olmadığını savunan Özbudun, “Ülke düzeyinde alınan bütün kararlar yani biz 85 milyonun kaderini tayin eden bütün kararlar tek bir kişi tarafından alınmaktadır. Bu ise yönetimde keyfiliğe yol açmaktadır ve TBMM’nin frenleyici ve dengeleyici yetkilerinden yoksun olması, bu mutlak keyfiyetin hangi sınırlara ulaştığını bize göstermektedir.” ifadelerini kullandı.
İYİ Parti İstanbul Milletvekili Nimet Özdemir, gelişmiş hiçbir ülke parlamentosunda binlerce kişinin katili olan canilere özgürlük istenemeyeceğini, istemeye kalkanların ise güneş yüzü dahi göremeyeceğini belirterek, “Bu duruma kayıtsız kalınması vatanseverlerin kanına dokunuyor. Terörü kınayıp lanetlemeyenlerin, terörle arasına mesafe koyamayanların bu parlamentoda işi yoktur. Türk milletinin bizden asıl beklentisi budur.” dedi.
Şahsı adına söz alan Demokrat Parti İstanbul Milletvekili Cemal Enginyurt, 12 vatan evladının şehit olması nedeniyle milli yas ilan edilmemesini eleştirdi. Sözleşmeli vatan görevi olamayacağını söyleyen Enginyurt, “Kuzey Irak’ta karlı bir havada kancıkça bir pusuda şehit olmayı kendisine yakıştırdığımız insanları Ankara’da orduevlerine almıyoruz. Vicdanlarımız sızlamıyor mu, kalplerimiz bu kadar mı karardı?” diye konuştu.
Enginyurt, öte yandan terörle mücadele sırasında bazı uzuvlarını kaybeden 20 bin güvenlik personeli bulunduğunu anlatarak, “Sakatlanmaları yüzde 40’ın altında diye gazi sayılmadılar. Vatan için can vermeyi göze aldıklarından kurşun yemişler, şarapnel parçasıyla yaralanmışlar; MHP’nin, İYİ Partinin ve Demokrat Partinin kanun teklifi var, ‘Gazi sayalım.’ diyoruz ama hala görmezden gelip nutuk atılıyor.” ifadelerini kullandı.
TBMM’de dört partinin imzasının yer aldığı bildiriye işaret eden Enginyurt, partisi ile DEVA Partisi’nin bu konuda görmezden gelindiğini de söyledi.
“Türkiye’nin savunması Gazze’den başlar”
Saadet Partisi İstanbul Milletvekili Mustafa Kaya, üçüncü dünya savaşının çoktan başladığını iddia etti. Terör örgütlerinin de üçüncü dünya savaşının bir parçası olduğunu dile getiren Kaya, “Terör örgütlerinin ana görevi, bulundukları bölgelerde gücü elinde bulunduranların hareket alanlarını genişletmektir. PKK terör örgütünün de yapmaya çalıştığı şey, bölgedeki dengeleri küresel güçlerin hedeflediği noktaya taşımaktır.” diye konuştu.
“Türkiye’nin savunması Gazze’den başlar” diyen Kaya, “Gazze’ye kendi topraklarımız gibi bakmamız gerekiyor. Bu bölgede eğer aktif rol almak istiyorsak sınırlarımızın güvenliğinin dışarıda başladığını bilmemiz gerekiyor. Sınırlarımızın Saraybosna, Tahran, Kahire, Şam, Bağdat ve Bakü’den başladığını bilerek hareket etmek durumundayız. Günü kurtarma çabası nafiledir, günü kurtarmaktan ziyade geleceği kurtarmamız gerekir.” ifadelerini kullandı.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Erhan Usta, bu bütçe görüşmelerinin verimli olmadığını, hükümet ve bakanların özeleştiri yapmadığını, denetim görevi olan muhalefetin önerilerinin dikkate alınmadığını söyledi.
Asgari ücret tartışmalarına değinen Usta, “Açlık sınırının altında bir ücreti kabul etmek mümkün değil. Asgari ücretin yılda iki defa belirlenmesi gerekir. Aradaki refah kaybının da telefi edilmesi lazım.12 ay boyunca açlık sınırının üzerinde kalan bir asgari ücreti çalışanlarımıza verilmesini istiyoruz.” dedi.
MHP İstanbul Milletvekili Feti Yıldız, Türkiye’nin demokrasisini daha fazla güçlendirmek için anayasa başta olmak üzere yasal ve idari düzenlemeleri gerekli gördüklerini kaydetti.
Daha önce 100 maddelik anayasa önerilerini açıkladığını hatırlatan Yıldız, “Türkiye, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne uygun milli ve manevi değerlerden ilham alan, bize özgü yeni bir anayasaya kavuşmalıdır. Bu milletimize ve gelecek nesillere karşı ertelenmeyecek bir görevdir. Türkiye’nin yakaladığı siyasi istikrar, demokrasi tecrübesi ve tüm toplumsal kesimlerin yaklaşımı yeni bir anayasa yapmaya uygundur.” şeklinde konuştu.
Yıldız, siyasetin ahlaki değerlere dayanması, siyasi partilerin gelir kaynakları ve harcamalarının etkin bir şekilde denetlenmesi gerektiğini belirtti.
Milletvekili dokunulmazlığının kamuoyunun kabul edeceği makul esaslara bağlanmasını isteyen Yıldız, “Milletvekillerinin işlediği suçlar nedeniyle hazırlanan ve Karma Komisyonda bekletilen fezlekelerin gündeme alınıp sonuçlandırılması gerekir.” ifadelerini kullandı.
Yıldız, bazı kamuoyu araştırma firmalarının manipülasyon yaptığını, “araştırma” adı altında kamuoyunu olumlu veya olumsuz etkilemek için gerçek dışı bilgiler paylaşan bu firmaların sorumlularına caydırıcı yaptırımlar getirilmesi gerektiğini kaydetti.
DEM Partisi Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren, hiç kimsenin kayyımlar kadar Diyarbakır’a zarar vermediğini iddia ederek, “Kayyımlar, belediyelere ait taşınmazları değerinin çok altında ya satıyor ya da kiralıyor. İhalelerde hukuksuzluklar yapılıyor.” dedi.
“ABD’nin amacı kaos oluşturmak”
AK Parti Ordu Milletvekili İbrahim Ufuk Kaynak, terör örgütü PKK’nın eylemlerine dikkati çekerek, şöyle konuştu:
“Bu tür terör eylemlerinin başı, sonu ve ortası hepsi ABD’dir. Yeryüzünde hiçbir terör örgütü, ABD’nin silahı olmadan bir gün bile yaşayamaz. ABD’nin amacı kaos oluşturmaktır. Çünkü kaos çıkararak ülkeleri kontrol altında bulunduruyor. ABD’nin kaos oluşturmak istediği en önemli ülkelerden birisi Türkiye’dir. Çünkü Türkiye dinamik bir devlettir. Çünkü dinamik ülkeler ayağa kalktığında çevresindeki diğer ülkeleri de etkileyecek ülkelerdir. Dinamik ülkelerin en önemli özelliği imparatorluk geçmişlerinin olmasıdır. İmparatorluk aklı olan ülkelerin tekrar geri gelme kabiliyetleri var. Herhangi bir ülkenin büyümesinden her yıl yüzde 3 kesmek istiyorsanız terör örgütünü o ülkeye bela edebilirsiniz.”
İYİ Parti Bursa Milletvekili Hasan Toktaş, terör örgütü PKK’nın saldırılarına işaret ederek, TBMM kürsüsünden Türkçe dışında başka dillerde hitap edilmesini eleştirdi.
Toktaş, “Bu kürsüde Kürtçe terör propagandası yapılsın diye mi ‘sayın Öcalan’ denilsin diye mi askerler şehit oldu? Bu konuda herkes üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeli. Terörü ve teröristi açıkça övmek suç değil mi? Genel Kurulda ana dili farklı olan herkes, kendi diliyle konuşursa nasıl olur?” dedi.
Genel Kurulda, 2024 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi’nin maddelerinin görüşmelerinin tamamlanmasının ardından 2022 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi’nin maddelerinin görüşmelerine geçildi.
]]>Genel Kurulda milletvekilleri, maddeler üzerinde söz alarak görüşlerini dile getirdi.
CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, bazı gazete kupürleri ve sosyal medya fenomenlerinin fotoğraflarının olduğu dövizlerle kürsüye geldi.
Bazı gazete manşetleri üzerinden iktidara yönelik eleştirilerde bulunan Ağbaba, “Fakir fukaranın çocuğu mülakat kaldırılacak diye size oy verdi, mülakat kaldırılmadı. Çocuklarımızın geleceğini, umudunu yok ettiniz.” diye konuştu.
Tedbir alınınca ekonominin, enflasyonun düzelebileceğini, faizin düşebileceğini ifade eden Ağbaba, “Bu memlekette ahlak, utanma duygusu yok olursa bunu düzeltmek zor olur. Anadolu topraklarının ortak değerleri vardı, bunları yok ettiniz.” dedi.
Ağbaba, sosyal medya fenomenlerinin fotoğraflarının yapıştırıldığı dövizi işaret ederek, “Bunlar, sizin siyasi akrabalarınız.” ifadesini kullandı. Ağbaba’nın sözlerine AK Parti milletvekilleri tepki gösterdi.
AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, konuşmalar yapılırken sosyal medya fenomenlerinin fotoğraflarının kullanılmasının, reklama ve kötü örneklerin çoğalmasına sebep olabileceğini belirterek, “Buna vesile olmamak lazım. Bu, kötü ve yanlış bir şey, buna kimse ‘Doğru’ demiyor ama bunların burada milletin kürsüsünden sergilenmesi, reklamının yapılmasına sebeptir. Veli Ağbaba, bu fenomenlerden bir kaynak mı elde ediyor bilmiyorum ama bunların reklamını yapmakla yanlış yapıyor.” diye konuştu.
MHP Kahramanmaraş Milletvekili Zuhal Karakoç Dora, Türk ve Türkiye Yüzyılı’nın başladığını belirterek, uzun vade için koydukları hedefleri yerine getirmenin zamanının geldiğini söyledi.
Türkiye’nin koyduğu hedeflere ulaşmak için kaybedilecek bir saniye, boşa harcanacak bir kuruş dahi bulunmadığını ifade eden Dora, “2023 yılı bütçesinin öngörülemez kalemlerinin önemli bir miktarını, Kahramanmaraş başta olmak üzere depremden etkilenen illere ve kişilere yapılan yardım harcamaları oluşturmaktadır. Yaraların büyük çoğunluğu sarılmış olsa da insan doğası ve gündelik yaşamın tabiatı nedeniyle çok sayıda ihtiyaç henüz giderilememiştir.” diye konuştu.
Dora, 2024 yılı bütçesinin bilinçli şekilde depremin kayıplarını telafi etmeyi amaçladığına dikkati çekerek, “Başta Kahramanmaraş olmak üzere depremi yaşayan tüm illerimiz için artık yardım değil yatırım zamanıdır.” dedi.
“Bu bütçe milletin bütçesi değil”
İYİ Parti İzmir Milletvekili Hüsmen Kırkpınar, bütçede insanların refah seviyesini artırmaya yönelik planlamalar ile devletin kalkınmasını sağlayacak yatırım planlamalarının gerçeği yansıtmadığını savundu. Kırkpınar, “Bu bütçede ne yazık ki her iki konuda da aldatmaya yönelik algı yaratmaktan başka bir şey bulunmuyor. Biz isterdik ki bu bütçe, toplumun her kesimine hitap etsin ve insanımıza biraz umut olsun.” ifadelerini kullandı.
Yeni bütçenin gelirleri artırması ve hayatı kolaylaştırması gerektiğini ancak sorunlara çözüm üretmekten uzak olduğunu öne süren Kırkpınar, “Bu bütçe, milletin bütçesi değil milletin yoksulluk bütçesidir. İktidarın bulduğu çözümler bankada veya cebinde parası olanlar için, oysa bu bütçeye itiraz edenler dar gelirliler ve faturalarını dahi ödeyemeyecek durumda olan insanlardır.” dedi.
Saadet Partisi Denizli Milletvekili Sema Silkin Ün, Türkiye’nin büyük bir yıkımın eşiğinde olduğunu, adım adım bir felakete doğru gittiğini iddia etti. Aile kurumunun günden güne çöktüğünü, toplumsal bağların çözüldüğünü savunan Ün, “Her gün bir şehirden gelen cinnet ve cinayet haberleri artık ülkemizin normali haline gelmiş durumda.” dedi.
DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Adalet Kaya, katılımcı, çoğulcu, bütün dezavantajlı grupları içine alan ve herkesin kendini ana dilinde ifade edebildiği bir sistemi arzuladıklarını söyledi.
Kaya, belediyelere kayyum atanmasını eleştirdi.
“Halkımız ister hızlı trenle isterse Togg ile seyahat edecek”
AK Parti Erzincan Milletvekili Süleyman Karaman, milletin desteğiyle art arda 22. bütçeyi yaptıklarını, bugüne kadar hayal edilen işleri Türkiye’ye kazandırdıklarını söyledi.
“Hayaldi gerçek oldu” projeleriyle Türk milletinin hayallerinin peşinden koşmaya gayret ettiklerini belirten Karaman, şunları kaydetti:
“11 ilde yüksek hızlı trenler çalışıyor. İnşallah, bu hızlı tren ağları genişleyecek, diğer illerimiz de hızlı trene kavuşacak. Halkımız ister hızlı trenle isterse Togg ile seyahat edecek. Sadece yüksek hızlı trenlerde değil savunma sanayisinde, ulaşımda, sağlıkta, enerjide, uzayda yapılan yatırımlar sayesinde şimdi gençlerimizin öz güveni var, ‘Türkiye Yüzyılı’nda her projede biz de varız, biz de yaparız.’ diyorlar. Hedefimiz, Türkiye Yüzyılı’na girerken dünyaya lider ülke Türkiye’yi kazandırmaktır.”
]]>