Cumhurbaşkanı? Erdoğan, NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu’nun resmi açılışında yaptığı konuşmada, yükselen İslam düşmanlığının hedef aldığı toplum kesimlerinin başında yurt dışında yaşayan Türklerin geldiğini söyledi.
Son dönemde “protesto eylemi” kılıfı altında Avrupa’da, Kur’an-ı Kerim’e yönelik menfur saldırıların çoğunun Türk büyükelçilikleri önünde gerçekleştirildiğini hatırlatan Erdoğan, “Türkiye ve Avrupalı Türkler bu süreçte özellikle provoke edilmek istendi. Düzensiz göç meselesinde 12 yıldır zaten ciddi baskı altındayız. Çatışmalardan ve terör örgütlerinin baskılarından kaçan yaklaşık 4 milyon sığınmacıya ev sahipliği yapıyoruz.” ifadelerini kullandı.
İnsanlığın yüzleştiği bir diğer önemli sorun olan iklim değişikliği konusunda da durumun farklı olmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
“Akdeniz çanağında olmamız hasebiyle iklim değişikliğinin menfi etkilerine her geçen yıl daha fazla maruz kalıyoruz. Bu listeyi daha da uzatmak mümkündür. Türkiye’nin hiçbir hadiseyi uzaktan seyretme veya görmezden gelme lüksü yoktur. Sorumluluk sahibi bir ülke olarak, doğru bildiklerimizi cesaretle söylemek hem kendi insanımıza hem de tüm insanlığa karşı görevimizdir. Hakikati konuşanların seslerinin kısıldığı günümüzde böyle bir misyonun zorluklarının şüphesiz farkındayız ama buna rağmen acı da olsa birileri için rahatsız edici de olsa gerçekleri dillendirmeye devam edeceğiz.
Forum boyunca ortaya konacak fikirlerin, bizlere bu mücadelemizde katkı sunacağına inanıyorum. Karşı karşıya olduğumuz jeopolitik riskleri yönetmek için her zamankinden daha aktif, çok yönlü, dikkatli ve soğukkanlı bir politika izliyoruz. Girişimci, insanı ve diplomasiyi öne çıkaran dış politikamızın temelinde kadim değerlerimizle çıkarlarımızın uyumlu birlikteliği vardır. Prensiplerimizden taviz vermeden, ülkemizin menfaatlerini her alanda güçlü bir şekilde savunmanın gayretindeyiz. Yakın dönemde yaşadığımız hadiseler ve tecrübeler bize şunu öğretti; diplomasi, krizlerin barışçıl çözümünde elimizdeki en büyük araçtır.”
“Sıkılı yumruklarla musafaha yapılmaz”
Makulde buluşma iradesi olduğu ve karşılıklı anlayış çerçevesinde hareket edildiği müddetçe aşılamayacak hiçbir engelin olmadığını ifade eden Erdoğan, “Yeter ki diplomasiye şans tanıyalım, alan açalım. Yeter ki maksimalist hedefler peşinde koşmayalım. Her zaman söylediğimiz gibi sıkılı yumruklarla musafaha yapılmaz. Hüsnüniyet, irade ve kararlılığın olduğu her yerde diplomasi ve diyalogla mesafe almak pekala mümkündür. Elbette tüm bunları dillendirirken gerçeklerden kopuk bir romantizmden bahsetmiyorum.” dedi.
Türkiye’nin tarih boyunca olduğu gibi bugün de jeopolitik rekabetin kıran kırana geçtiği bir coğrafyada yer aldığını asla unutmadıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, içeride güçlü olmadan dışarıda güçlü olunamayacağını, sahada varlık göstermeden masada kazanım elde edilemeyeceğini de çok iyi bildiklerini dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Nitekim bu hakikatleri göz önüne alarak son 21 yılda ekonomiden ticarete, savunmadan ihracata her alanda büyük atılımlar gerçekleştirdik. Diklenmeden dik durabilmek için milli onurumuzu, bekamızı, milletimizin hak ve hukukunu koruyabilmek için her türlü adımı attık.” ifadelerini kullandı.
“Milli geliri 238 milyar dolardan 1 trilyon 119 milyar dolara yükselttik”
Ekonomide Türkiye’yi yılda ortalama yüzde 5,5 oranında büyüttüklerini hatırlatan Erdoğan, milli geliri 238 milyar dolardan beş kat artışla 1 trilyon 119 milyar dolara yükselttiklerini söyledi.
Türkiye’yi satın alma paritesine göre milli gelir sıralamasında dünyada 11. sıraya çıkarttıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
“İhracatı 36 milyar dolardan 256 milyar dolara, turizm gelirlerimizi 13 milyar dolardan yaklaşık 54,5 milyar dolara getirdik. En stratejik alanlardan biri olan savunma sanayinde yerli ve milli üretimin payını yüzde 20’lerden bugünkü yüzde 80’ler seviyesine ulaştırdık. Silahlı-silah insansız hava araçları teknolojisinde Türkiye’nin yazdığı başarı hikayesi herkesin malumudur. Geçtiğimiz hafta 5. nesil savaş uçağımız KAAN’ın da ilk uçuşunu başarıyla yapmasıyla artık bu alanda farklı bir lige yükselttik. Dışişlerinde 163 olan temsilcilik sayımız bugün itibariyle 261’e çıktı. Dünyanın en geniş diplomasi ağına sahip üçüncü ülkesiyiz.
Böylece ülkemizi her alanda yakından takip edilen, sözü, duruşu ve tavrı dikkate alınan, krizlerin ve çatışmaların çözümünde anahtar rol üstlenen bir konuma getirmeyi başardık. Bugün büyük bir gururla ifade etmek isterim ki Türkiye, hem Batı’ya hem Doğu’ya kazan-kazan temelinde ilişkiler kurabilen, Ukrayna-Rusya arasındaki krizde hakkaniyetli bir tutum benimseyen, Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği içinde olup dünyanın dört bir yanıyla güçlü ticari ilişkiler geliştirebilen, hiçbir ayrım yapmadan mazluma, mağdura ve ihtiyaç sahibine el uzatan, bekası tehlikeye girdiğinde sahada her türlü tedbiri süratle alabilen velhasıl her alanda aktif, dirayetli, ilkeli, vicdanlı, müessir bir güç olarak öne çıkmaktadır.”
“Gözyaşını ve yıkımı durduracak adımları atamadılar”
Türkiye’nin gelecek dönemde de hakkı haykırmaya, adaleti savunmaya, tüm dünyada dostlarının sayısını arttırmaya devam edeceğini söyleyen Erdoğan, “Suriye, Yemen, Libya ve son olarak Ukrayna’daki çatışmalar bize mevcut küresel sistemin işlevini tamamen kaybettiğini göstermiştir. Ülkemizin gönül coğrafyasında patlak veren bu krizlerde Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi başta olmak üzere uluslararası kurum ve kuruluşlar kanı, gözyaşını ve yıkımı durduracak adımları atamadılar.” dedi.
Üçüncü yılına giren Ukrayna krizinde Antalya’daki başlayan İstanbul süreciyle bir üst seviyeye çıkan barış umutlarının, gerekli destek verilmediği için akim kaldığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “On binlerce insanın hayatını kurtaracak, yaşanan acının yıkımının önüne geçecek tarihi bir fırsat heba edildi, daha doğrusu sabote edildi. Ancak kural temelli uluslararası düzenin iflas bayrağını asıl çektiği yer Gazze olmuştur.” ifadelerini kullandı.
Gazze’de 7 Ekim 2023’ten bu yana yaşanan barbarlığı ve katliamları herkesin içi kanayarak takip ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
“İsrail’in sivil yerleşim yerlerini hedef alan kasıtlı saldırıları sonucunda bugüne kadar çoğu çocuk ve kadın 30 bin Gazzeli şehit edildi. 70 binden fazla Filistinli yaralandı ve yaklaşık 2 milyon insan evlerinden göçe zorlandı. Burada bir hususu çok açık ve net ifade etmek isterim; Gazze’de sadece çocuklar, kadınlar ve siviller canice katledilmedi. Aynı zamanda milyarca insanın uluslararası sisteme, adalete ve hukuka dair inancı da yok edildi. Söz konusu İsrail olunca İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin, görevi küresel barışı temin olan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin, Avrupa Birliği’nin sürekli hak ve hukuktan bahseden kurumlarının tarafsızlıktan dem vuran uluslararası basın yayın organlarının hasılı yıllardır bize örnek gösterilen, güvenmemiz, itibar etmemiz gerektiği söylenen yapıların ne kadar aciz ve işlevsiz olduğunu hep birlikte gördük.
Gazze’de yaşananlar kesinlikle bir savaş değildir, bir soykırım girişimidir. Çünkü savaşın bile uyulması gereken bir ahlakı, adabı ve hukuku vardır. Ana kucağındaki yavruları açlığa ve susuzluğa mahkum eden, hastaneleri, kiliseleri, camileri, okulları, üniversiteleri, mülteci kamplarını, ambulansları bombalayan dün olduğu gibi gıda yardımı almak için sırada bekleyen sivilleri kalleşçe, onursuzca hedef alan bir barbarlıktan bahsediyorum. Ailesiyle güvenli bir yer ararken araçları İsrail güçleri tarafından vurulan ve tüm ailesini kaybeden 6 yaşındaki Hind Receb’in hikayesi, trajik bir hikayeye dönüşmüştür. Aslında Gazze’de öldürülen 15 bine yakın masum çocuğun da hikayesidir o. ‘İnsanlık olarak beni almaya gelecek misiniz? Korkuyorum’ diyen 6 yaşındaki bir kız çocuğunun hayatını, 12 gün boyunca kurtarmayı başaramadık. Maalesef Hind’le birlikte diğer Gazzeli çocuklara karşı sorumluluklarımızı da tam manasıyla yerine getiremedik.”
Erdoğan, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının ilk gününden itibaren Türkiye olarak ortaya koydukları çabalara, bölgeye gönderilen 37 bin tona varan insani yardımlara, küresel ölçekte yürütülen tüm diplomatik temaslara, refakatçileri dahil 900’den fazla Gazzeli hastanın Türkiye’ye getirilmesine rağmen, bunun mahcubiyetini iç dünyalarında yaşadıklarını söyledi.
(Sürecek)
]]>Dursun Özbek, kulübün Ali Sami Yen Spor Kompleksi RAMS Park’taki Özhan Canaydın Konferans Salonu’nda mali konularla ilgili düzenlenen olağanüstü divan kurulu toplantısında açıklamalarda bulundu.
Kulübün muhasip yönetim kurulu üyesi İsmail Sarıkaya’nın yapacağı sunuma değinen Özbek, “Bundan önceki 6 aylık (1 Ocak-31 Mayıs 2023) dönemde konsolide olarak ödediğimiz faiz miktarı 200 küsur milyon lira seviyesindeydi. O dönemde faiz oranları yüzde 11-12’lerdeydi. 1 Haziran-30 Kasım arasında faiz oranı yüzde 35-36’ya çıkmışken, ödenen faiz miktarı 540 milyon lira. Bunun hızı kesilmedi. Bugün faiz oranı yüzde 45-46 seviyesinde. Faiz, Galatasaray’ın kanayan bir yarası. Sportif ve diğer faaliyetlerde Galatasaray son derece başarılı. Eğer Galatasaray bu faiz yükünden kurtulmuş olsaydı 6 aylık konsolide bilançosunda çok değerli ve güzel bir karlılığı vardı. Seçildiğimiz ilk günden beri ifade ettiğimiz en önemli şey, Galatasaray’ın kanayan yarası olarak ifade ettiğim faiz sarmalından çıkmamız. Bunun için çalışmalarımız üst seviyede devam ediyor. Kısa bir süre içinde yapılandırmadan oluşan borcu ödemek suretiyle Galatasaray’ı faiz sarmalından çıkaracağız.” diye konuştu.
“Galatasaray’a karşı açılan 8-9 cephe var”
Dursun Özbek, kulüp olarak birden fazla cephede mücadele verdiklerini ileri sürdü.
Kritik ve önemli bir dönemden geçtiklerini aktaran Özbek, “Galatasaray’a karşı açılan 8-9 cephe var. Bu cephelerde arkadaşlarımla büyük bir mücadele veriyoruz. Her zamankinden çok daha fazla desteğinize, arkamızda durmanıza ihtiyacımız var. Bunu sizlerden rica ediyorum. Galatasaray’ın hem sportif hem de finansal olarak başarılı yürüyüşüne çelme takmak isteyen, bunu engellemek isteyen birçok mihrak var. Her fırsatta bunu kullanıyorlar. Bu dönemdeki birlik ve beraberliğimizin, sırt sırta olmamızın büyük önemi var.” ifadelerini kullandı.
Sarıkaya: “İkinci 6 ayda 333 milyon lira zarar etmiş gözüküyoruz”
Sarı-kırmızılı kulübün muhasip yönetim kurulu üyesi İsmail Sarıkaya, kulübün 1 Haziran-30 Kasım 2023 döneminde 333 milyon lira zarar ettiğini söyledi.
Mali konularla ilgili sunum gerçekleştiren Sarıkaya, “Hasılatımız ilk 6 ayda 1 milyar liradan ikinci altı ayda 3 milyar 240 milyon liraya çıktı. Satış maliyeti 1 milyar 445 milyon liradan 2,5 milyar liraya çıkmış durumda. Buna rağmen ilk 6 ayda 436 milyon lira zarar gözükürken, ikinci 6 ayda 698 milyon lira kar yaptık.” diye konuştu.
Kulüp faaliyetlerindeki gelir ve giderlere değinen Sarıkaya, “Toplamda ilk 6 ayda 799 milyon zarar gözükürken, ikinci 6 ayda bu zarar 300 milyon liraya kadar indi. Finansman giderleri 251 milyonken, ikinci 6 ayda 540 milyon liraya ulaştı. İlk 6 ayda yüzde 11 olan faiz, ikinci 6 ayda yüzde 36’lar civarına çıktı. Dönem karı ve zararı açısından ilk 6 ayda 219 milyon lirayken, ikinci 6 ayda 333 milyon lira zarar etmiş gözüküyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
Kulübün borcu yaklaşık 11,5 milyar lira
Galatasaray Kulübü ve bağlı ortaklıklarının 30 Kasım 2023 itibariyle borcunun 11,5 milyar liraya yaklaştığı bildirildi.
İsmail Sarıkaya ve denetleme kurulunun yaptığı sunumlarda ekrana getirilen tabloda kulübün toplam yükümlülüklerinin 11 milyar 481 milyon 647 bin 201 lira olduğu görüldü.
Bilançoda kulübün konsolide dönem zararının 333 milyon 392 bin lira olduğu yer aldı.
Başkan Özbek eleştirileri yanıtladı
Başkan Dursun Özbek, divan kurulunun sonunda üyelerden gelen eleştirilere yanıt verdi.
Camia içindeki birlikteliğe değinen Özbek, “Galatasaray’ın gerek bundan önce, gerek bu yönetim, gerekse sonraki yönetimler için olmazsa olmazı barış ve sevgi. Bu, Galatasaray’ın varlığı için çok önemli. Hiçbir Galatasaraylı bu iklimi zedelemek için ne bir söz söylemeli ne de yorum yapmalı. Ben ve arkadaşlarım sevgi ikliminin zedelenmemesi için elimizden geleni yapıyoruz. Tavsiyem herkesin aynı şeyi yapması.” şeklinde görüş belirtti.
Türkiye Bankalar Birliği (TBB) ile imzaladıkları yapılandırma anlaşması kapsamında teminatlar verdiklerini dile getiren Özbek, şunları kaydetti:
“Bu işten kurtulmamız lazım. Bunun gerekli olduğuna inanmamız lazım. Nasıl yapacağımızı da defalarca söyledik. Bu kürsüden, ‘Bu faaliyetle, tabloyla bu borç ödenmez.’ deniyor. Ben hiç size, ‘Bu borcu futboldan veya basketboldan kazandığım parayla ödeyeceğim.’ dedim mi? Elbette ki Galatasaray’ın esas sportif faaliyetleri anca kendisini çevirecek nispette. Böyle 2 milyar 200 milyon liralık borcu kapatamaz. Bunu biz de biliyoruz. Bu borcu nasıl ödeyeceğimizi rakip takımların başkanları, TBB’nin yöneticileri ve çalışanları bile biliyor. Bizim toplantılarımızı, genel kurullarımızı takip ediyorlar. Gururla ifade etmek istiyorum ki borçlu olduğumuz TBB yöneticileri yaptığımız toplantılarda tebrik ediyorlar. Yaptığımız projelerin gelişimini her gün takip ettikleri için bu faaliyetlerin takdirle karşılanması gerektiğini yüzümüze söylüyorlar.”
Dursun Özbek, divan kurulu toplantılarında üyelerin yaptığı yorumlara ve konuşmalara dikkat etmesi gerektiği uyarısında bulundu. Özbek, yapılan konuşmaların kamuoyunu, camiayı, muhatapları ve bankaları etkilediğini sözlerine ekledi.
]]>KONYA – Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, 5 yıl boyunca hayata geçirilen Konya Modeli Belediyeciliğin en güzel örneklerini ve yeni dönem projelerini coşkulu bir programla kamuoyuyla paylaştı.
Selçuklu Kongre Merkezi’nde “Güçlü Konya İçin Bir Adım Daha” sloganıyla gerçekleştirilen programda, Anadolu’nun kültür ve medeniyet başkenti Konya’yı, her alanda çok daha güçlü kılmak için son 5 yılda önemli yatırımlar yaptıklarını dile getiren Başkan Altay, “Bir yola çıkarken, insan nereden nereye geldiğini bilmek ister. Hele ki bir şehrin hizmetkarıysanız, o şehir için neler yaptığınızı hem görmeniz hem de hizmet ettiğiniz halka anlatmanız gerekir” dedi.
“İnsan bir şehri severse, o şehri güzelleştirmek için yapamayacağı hiçbir şey yoktur”
“Konya, sadece coğrafyamızda değil, yüreğimizde de iz bırakan bir şehirdir. Geçmişiyle, bugünüyle, yarınıyla kalplerimizde hep var olacak ortak bir destandır” diyen Başkan Altay, “Bir özlemin, bir sevdanın ve bir umudun adıdır Konya. Konya’ya olan sevgimizi anlatmaya yetecek ne bir söz, ne bir cümle var. İnsan bir şehri severse, o şehri güzelleştirmek için yapamayacağı hiçbir şey yoktur. Ne yorulmak bilir, ne dinlenmek. Gece gündüz demeden çalışır, hizmet üretir. Dertleri dinler, derman olmak ister. Bizim Konya’ya sevdamız da, aşk hikayemiz de işte böyle bir şey. Bu kadim şehrin yarınlarını inşa etmek, ‘Gönüllerin Şehrine Gönülden Hizmet’ etmek, bu hayattaki en büyük mutluluğum oldu” ifadelerini kullandı.
“Bu büyük vazifeyi üstlenmek, hayatımın en büyük dönüm noktasıydı”
Konya’nın bağrından çıkmış, sokaklarında büyümüş bir kişi olarak şehre hizmet etmeye henüz gençlik yıllarında başladığını hatırlatan Başkan Altay “Her daim Konya’ya değer katacak projeler içerisinde oldum. Selçuklu Belediye Başkanlığı’na başladığım dönemi, benim için önemli bir tecrübenin ilk adımı oldu. 9 yıla yakın bir süre, burada yaptığımız güzel hizmetler neticesinde, Cumhurbaşkanımız ve Konya halkı, bizleri Konya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevine layık gördüler. Bu büyük vazifeyi üstlenmek, hayatımın en büyük dönüm noktasıydı. Göreve geldiğimiz ilk andan itibaren önümüze bir hedef koyduk. Bu hedef; Konya’mızı her alanda kalkındırmak ve Türkiye’nin parlayan yıldızı haline getirmekti. Hamdolsun, yaptığımız her çalışmayla bu vizyonumuza adım adım yaklaştık” cümlelerini kullandı.
“5 yılın ardından Konya’mız sadece Türkiye’de değil, dünyada da yıldızı parlamaya başlayan bir şehir oldu”
Başkan Altay, 5 yılda yol ve altyapı çalışmalarından KOSKİ yatırımlarına; Konya tarihinin en büyük kentsel dönüşüm ve mimari projelerinden, sosyal ve kültürel hizmetlere kadar onlarca farklı alanda, yüzlerce projeyi hayata geçirdiklerini kaydetti. ‘Büyük Yatırımlar, Güçlü Konya’ ilkesiyle, Konya’nın dört bir yanında yaptıkları çalışmalar sayesinde, Konya’yı daima ileriye taşıdıklarını kaydeden Başkan Altay şöyle devam etti:
“Şehrimizde yaşayan tüm hemşehrilerimizin hayatını iyileştirmenin çabası içerisinde olduk. ‘Daima Yenilik, Daima Hizmet’ diyerek, Konya’mızı ihya etmek için çalışıp alın teri döktük. ‘Birlikte başaracağız’ dedik ve birlikte başardık. Her bir Konyalının sesine kulak verdik ve güzel şehrimizi hep birlikte kalkındırdık. Bu uzun yolculukta Konya’ya olan sevgim ve hizmet aşkım hiçbir zaman azalmadı, her daim daha da arttı. Hamdolsun 5 yılın ardından, Konya’mız sadece Türkiye’de değil, dünyada da yıldızı parlamaya başlayan bir şehir oldu. Bu kadim şehrin mirasını korumak ve yarınlara emin adımlarla ilerlemesini sağlamak, benim ve tüm yol arkadaşlarım için paha biçilemez bir mutluluk ve tecrübedir.”
1 Mart’tan itibaren taşra ulaşımına yüzde 50 indirim
Başkan Altay daha sonra göreve geldikleri günden itibaren ‘Konya Modeli Belediyecilik’ anlayışıyla şehre kazandırdıkları büyük yatırımları ve önümüzdeki süreçte atacakları adımları paylaştığı 1 saat 20 dakika süren bir sunum gerçekleştirdi. Sunumuna toplu ulaşımla ilgili bir müjde vererek başlayan Başkan Altay, 1 Mart’tan itibaren merkez dışındaki taşra ulaşımında tam yüzde 50 indirim uygulayacaklarını belirterek, “Toplu taşımaya büyük bir destek vermiş olacağız. Şehrimize hayırlı, uğurlu olsun” dedi.
“Yeni dönemde Konya’nın raylı sistem hatlarına 105.7 kilometre daha ilave edeceğiz”
Konya’da trafiği rahatlatmak için çok önemli çalışmalar yürüttüklerini paylaşan Başkan Altay, “1986’da başlayan Büyükşehir Belediyemizin raylı sistem faaliyetleriyle bugüne kadar 26.5 kilometre uzunluğa ulaşmış bir tramvay hattımız var. İnşallah bu dönemde, 5 yıl içerisinde buna 105.7 kilometre uzunluğunda yeni hatlar ilave edeceğiz. Bunun 77 kilometresini Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızla birlikte, 28 kilometresini de Konya Büyükşehir Belediyesi olarak biz üstlenmiş olacağız. Şu anda ihalesi yapılmış, müşavirliği devam eden toplam raylı sistem hattımız, mevcut hattımızın 1,5 katı uzunluğunda. Bunların bir kısmının temelini banliyöde olduğu gibi attık. Diğerlerinin de Nisan ayı içinde temelini atmayı planlıyoruz” ifadelerine yer verdi.
“Konyaray Banliyö Hattı şehrimizde toplu ulaşım adına yaptığımız en önemli işlerden birisi”
Yapım çalışması tüm hızıyla süren KONYARAY Banliyö Hattı’yla ilgili de bilgi veren Başkan Altay, “Şehrimizde toplu ulaşım adına yaptığımız bugüne kadar en önemli işlerden birisi Banliyö Hattı. Özellikle Organize Sanayi Bölgemizdeki ve sanayi alanlarımızdaki vatandaşlarımızın toplu ulaşım kullanmaları adına çok önemli bir işti. Konya tarihinin en büyük bedelli işlerinden birisi. 2 milyar 787 milyon ile ilk etap ihalesi tamamlandı, çalışmalar devam ediyor. İnşallah ikinci etapta da 2. Organize Sanayi ve Yaylapınar hatları da tamamlanarak şehrimize önemli bir toplu ulaşım ağı kazandırmış oluyoruz” değerlendirmesini yaptı.
Barış Caddesi Tramvay Hattı’nın temeli Nisan ayında atılacak
Barış Caddesi Tramvay Hattı’nın temelini 2024 yılı içinde atacaklarını açıklayan Başkan Altay, “16.9 kilometre uzunluğunda Fırat Caddesi’nden başlayıp Beyhekim Hastanesi, Barış Caddesinden Kent Plaza’ya kadar uzanan hattımızın da bu yıl inşaatına başlamayı planlıyoruz. Yine önemli işlerimizden birisi Adliye-Şehir Hastanesi-Yeni Sanayi Sitesi Hattı. Bu en çok beklenen hatlardan birisi. Çünkü hem Şehir Hastanesi’nin hayata geçmesi hem de Eski Sanayi ve Karatay Sanayi’nin taşınmasıyla birlikte bu bölgede müthiş bir yoğunluk oluştu. İnşallah bu yıl Nisan ayı içerisinde burada da temel atmayı planlıyoruz. Önce Şehir Hastanesi-Adliye arasındaki bağlantıyı Şehir Hastanesi Alt Geçidi üzerinden başlayarak; sonrasında Aslım Caddesi’nden Yeni Sanayi Sitemize kadar ilk etabını Büyükşehir Belediyesi olarak biz hayata geçireceğiz. Yaklaşık 1.5 milyar lira bedelle bu işin süreci tamamlanmak üzere. Ulaştırma Bakanımızla daha önce ifade ettiğimiz raylı sistem hatlarıyla birlikte daha detaylı bir açıklama yaparak Konya’nın gelecek dönemde 5 yılda 105 kilometre daha raylı sistem hattını şehrimize nasıl kazandıracağımızı anlatacağız” ifadelerini kullandı.
Konya-Bakü arası kadar mahalle yolu
Konya’nın çok büyük bir coğrafya olduğunu hatırlatarak böyle büyük bir coğrafyada ilçelere mahalle yolları kazandırdıklarını vurgulayan Başkan Altay, “5 yılda 2 bin kilometrelik mahalle yolunu şehrimize kazandırdık. 2 bin kilometre deyince belki zihninizde oluşmayabilir. Konya’dan Bakü’ye kadar yol inşa etmiş olduk. Toplam 4 milyar 172 milyon bedelle ‘Konya Modeli Belediyecilik’ anlayışıyla 31 ilçemizin tamamında mahalle yolları inşa ettik. Yine 31 ilçemizin tamamında 950 kilometrelik, 1 milyon 625 bin ton sıcak asfalt çalışmasını 2 milyar 924 milyon bedelle; ayrıca ilçelerimizin tamamında 6 milyon 505 bin metrekare parkeyi de 1 milyar 171 milyon bedelle şehrimize kazandırmış olduk” açıklamasını yaptı.
Başkan Altay ihya ve restorasyon projelerin anlattı
Başkan Altay, Türkiye’nin en büyük ihya projelerinden olan Darü’l-Mülk Projesi kapsamında hayata geçirilen; Mevlana Çarşı ve Altın Çarşı, Taş Bina, Tekel Deposu-Depo No: 4, Aladdin Caddesi Cephe Yenileme, Darü’l-Mülk Sergi Sarayı, Alaaddin Tepesi Kazı alanı, Meydan Evleri, Büyük Larende Dönüşümü başta olmak üzere merkezde ve ilçelerde tamamlanan ve devam eden ihya, yenileme ve restorasyon çalışmalarını anlattı.
Saraçoğlu Tarımsal Üretim ve Ar-Ge Kampüsü
Tarımda yeni bir aşamaya geçtiklerini vurgulayan Başkan Altay, “Karatay Belediyemizle birlikte Saraçoğlu Tarımsal Üretim ve AR-GE Kampüsümüz hayata geçecek. 14 milyon metrekarelik alanıyla bu manada Türkiye’nin en önemli tesislerinden birisini hayata geçiriyoruz. Burada özellikle küçükbaş hayvan varlığının ilimizde çoğaltılmasıyla ilgili tesisler, ayrıca kuraklığa dayanıklı bitkilerin hem test edilmesi hem üretilmesi ve bir çiftçi eğitim merkezi kurmayı planlıyoruz. Uluslararası Tarım Şehirleri Birliği Başkanı olarak yurt dışından misafirlerimizi eğitmek ve en önemlisi de Konya’da üretilen tarımsal ekipmanların satışının gerçekleştirilmesi için yeni bir fonksiyon olacak bu tesisimizi de inşallah önümüzdeki dönemde hayata geçirmiş olacağız” dedi.
28 ilçeye 25 milyarın üzerinde yatırım kazandırıldı
Merkez dışındaki 28 ilçede bugüne kadar yapılan yatırımları rakamsal olarak açıklayan Başkan Altay şöyle devam etti:
“Ahırlı’ya 275 milyon, Akören’e 426 milyon, Akşehir’e 2 milyar, Altınekin’e 650 milyon, Beyşehir’e 1.6 milyar, Bozkır’a 1 milyar, Çeltik’e 422 milyon, Cihanbeyli’ye 1.2 milyar, Çumra’ya 1.5 milyar, Derbent’e 370 milyon, Derebucak’a 530 milyon, Doğanhisar’a 597 milyon, Emirgazi’ye 330 milyon, Ereğli’ye 2.5 milyar, Güneysınır’a 430 milyon, Hadim’e 686 milyon, Halkapınar’a 251 milyon, Hüyük’e 805 milyon, Ilgın’a 1.7 milyar, Kadınhanı’na 1.3 milyar, Karapınar’a 1.5 milyar, Kulu’ya 1.4 milyar, Sarayönü’ne 947 milyon, Seydişehir’e 1.4 milyar, Taşkent’e 417 milyon, Tuzlukçu’ya 220 milyon, Yalıhüyük’e 150 milyon, Yunak’a 835 milyon lira olmak üzere böylece 28 ilçemizin tamamına yaptığımız toplam yatırım tutarı 25 milyar 400 milyon lira oldu.”
Son 5 yılda 52 milyar 842 milyon lira yatırım yapıldı
Başkan Altay, Dünya Belediyeler Birliği Başkanlığı ve uluslararası alanda yapılan çalışmalar başta olmak üzere; Konya’da düzenlenen uluslararası organizasyonlar, gençlik, spor, eğitim, tarımsal destek, sosyal destek projeleri, KOSKİ yatırımları, akıllı şehir uygulamaları, çevre yatırımları, kamulaştırma ve kentsel dönüşüm çalışmaları ile devam eden büyük yatırımlar hakkında da bilgi verdi. Konuşmasını son 5 yılda 31 ilçede hayata geçirilen tüm belediyecilik hizmetlerinin maliyetlerini ifade ederek sürdüren Başkan Altay, “Yapı, imar ve kentsel dönüşüm çalışmaları için 18 milyar lira, kamulaştırma ve imar projeleri için 3 milyar 620 milyon lira, yeni caddeler, mahalle yolları, parke taşı, sıcak asfalt için 9 milyar 169 milyon lira, KOSKİ Genel Müdürlüğümüz aracılığıyla 10 milyar 327 milyon lira, gençlik, spor ve eğitim faaliyetlerine 3 milyar 566 milyon lira, park-bahçe hizmetlerimiz ile çevre koruma ve kontrol için 1 milyar 922 milyon lira, yeni otobüsler için 1 milyar 300 milyon lira, sosyal destekler 2 milyar 364 milyon lira, iklim değişikliğiyle mücadele 952 milyon lira, tarımsal destekler 492 milyon, itfaiye teşkilatımızı güçlendirmek için 680 milyon lira, akıllı şehir uygulamalarını güçlendirmek için 450 milyon lira yatırım gerçekleştirdik. Böylece son 5 yılda güncel bedelle 52 milyar 842 milyon liralık yatırımı şehrimize kazandırmış olduk” diye konuştu.
170 proje için söz verildi, 348 proje hayata geçirildi
5 yıl önce Benim Şehrim lansmanında Konyalılara toplamda 170 proje için söz verdiklerini ve bugün gelinen noktada tam 348 projeyi hayata geçirdiklerinin altını çizen Başkan Altay, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Konya Modeli Belediyecilik işte budur. Konya’da belediyeciliğin marka olmasının nedeni işte budur. Söz verdiklerimiz, söz vermediklerimizin dışında hayata geçirdiğimiz işler. Biz ne yaparsak yapalım binlerce, on binlerce proje yapmış olsak bile Konyalıların bize verdiği desteğin karşılığını vermiş olamayız. Bu şehir her şeyin en güzeline layık. İnşallah şehrimizi güzelleştirmek için bundan sonra da Konya’da yaşayan her bir vatandaşımızın sesine kulak vererek, onların ihtiyaçlarına ve beklentilerine göre projeler geliştirmeye devam edeceğiz. ‘Konya Modeli Belediyecilik’ anlayışımızla Konya’yı dünyaya örnek bir belediye okulu haline getireceğiz. Daha yaşanabilir bir dünya, herkes için barış, herkes için adalet ve herkes için refah misyonuyla hareket edeceğiz. Filistin toprakları ve tüm mazlum coğrafyalarda barış için gayret edeceğiz. Hemşehrilerimizin desteğini ve duasını alarak güçlü Konya için köklü hizmet anlayışımızı sürdüreceğiz. Konya’nın yarınları için yarınların Konya’sını inşa edeceğiz. Konya her şeyin en güzeline yakışır. Bizler de en iyisini, en güzelini sizin için inşa etmeye çalışacağız. ‘Şimdi güçlü Konya için bir adım daha’ diyerek hizmet yolculuğumuzu ileri taşıma vakti. Şimdi güçlü Konya’nın vaktidir. İnşallah bunu da hep birlikte başaracağımıza ben inanıyorum.”
Başkan Altay Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür etti
Bu görevi kendisine layık gören Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür eden Başkan Altay, “Geçmiş dönem bakanlarımıza, şu anda kabinede bizi temsil eden bakanlarımıza, değerli Konya Valimize, şu anda aramızda bulunan ve bulunmayan tüm milletvekillerimize, AK Parti İl Başkanımıza ve tüm teşkilatlarımıza teşekkürü bir borç bilirim. Allah sizlerden razı olsun. Milliyetçi Hareket Partisi ve Büyük Birlik Partisi İl Başkanlarımıza, belediye başkanlarımıza, meclis Üyelerimize, AK Parti ana kadememize, kadın kollarımıza, gençlik kollarımıza, AK Parti İlçe Başkanlarımıza ve teşkilatlarına, mahalle muhtarlarımıza, mahalle başkanlarımıza, mesai arkadaşlarıma, bizi yalnız bırakmayan projelerimizde emeği olan Türkiye’nin çok ünlü mimarlarına, Türkiye’nin çok önemli yüklenici firmalarına, orada çalışan işçisinden mühendisine kadar her kademedeki vatandaşımıza ve hizmet yolcuğunda bizlere omuz veren tüm Konyalı hemşehrilerime şükranlarımı sunuyorum. Sefer bizden zafer Allah’tandır” sözleriyle konuşmasını tamamladı.
Programa; Konya Valisi Vahdettin Özkan, AK Parti Konya Milletvekilleri Tahir Akyürek, Selman Özboyacı, Meryem Göka, Mehmet Baykan, Latif Selvi, Mustafa Hakan Özer, AK Parti Konya İl Başkanı Hasan Angı, MHP Konya İl Başkanı Remzi Karaarslan, BBP Konya İl Başkanı Seyit Özcan, Konyaspor Başkanı Ömer Korkmaz, rektörler, belediye başkanları, belediye başkan adayları, AK Parti İl ve İlçe Kadın ve Gençlik Kolları Başkanları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, Gençlik Meclisi ve Çalışan Gençlik Meclisi üyeleri, yerel ve ulusal basın kuruluşlarından temsilciler katıldı.
]]>Selçuklu Kongre Merkezi’nde “Güçlü Konya İçin Bir Adım Daha” sloganıyla gerçekleştirilen programda, Anadolu’nun kültür ve medeniyet başkenti Konya’yı, her alanda çok daha güçlü kılmak için son 5 yılda önemli yatırımlar yaptıklarını dile getiren Başkan Altay, “Bir yola çıkarken, insan nereden nereye geldiğini bilmek ister. Hele ki bir şehrin hizmetkarıysanız, o şehir için neler yaptığınızı hem görmeniz hem de hizmet ettiğiniz halka anlatmanız gerekir” dedi.
“İnsan bir şehri severse, o şehri güzelleştirmek için yapamayacağı hiçbir şey yoktur”
“Konya, sadece coğrafyamızda değil, yüreğimizde de iz bırakan bir şehirdir. Geçmişiyle, bugünüyle, yarınıyla kalplerimizde hep var olacak ortak bir destandır” diyen Başkan Altay, “Bir özlemin, bir sevdanın ve bir umudun adıdır Konya. Konya’ya olan sevgimizi anlatmaya yetecek ne bir söz, ne bir cümle var. İnsan bir şehri severse, o şehri güzelleştirmek için yapamayacağı hiçbir şey yoktur. Ne yorulmak bilir, ne dinlenmek. Gece gündüz demeden çalışır, hizmet üretir. Dertleri dinler, derman olmak ister. Bizim Konya’ya sevdamız da, aşk hikayemiz de işte böyle bir şey. Bu kadim şehrin yarınlarını inşa etmek, ‘Gönüllerin Şehrine Gönülden Hizmet’ etmek, bu hayattaki en büyük mutluluğum oldu” ifadelerini kullandı.
“Bu büyük vazifeyi üstlenmek, hayatımın en büyük dönüm noktasıydı”
Konya’nın bağrından çıkmış, sokaklarında büyümüş bir kişi olarak şehre hizmet etmeye henüz gençlik yıllarında başladığını hatırlatan Başkan Altay “Her daim Konya’ya değer katacak projeler içerisinde oldum. Selçuklu Belediye Başkanlığı’na başladığım dönemi, benim için önemli bir tecrübenin ilk adımı oldu. 9 yıla yakın bir süre, burada yaptığımız güzel hizmetler neticesinde, Cumhurbaşkanımız ve Konya halkı, bizleri Konya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevine layık gördüler. Bu büyük vazifeyi üstlenmek, hayatımın en büyük dönüm noktasıydı. Göreve geldiğimiz ilk andan itibaren önümüze bir hedef koyduk. Bu hedef; Konya’mızı her alanda kalkındırmak ve Türkiye’nin parlayan yıldızı haline getirmekti. Hamdolsun, yaptığımız her çalışmayla bu vizyonumuza adım adım yaklaştık” cümlelerini kullandı.
“5 yılın ardından Konya’mız sadece Türkiye’de değil, dünyada da yıldızı parlamaya başlayan bir şehir oldu”
Başkan Altay, 5 yılda yol ve altyapı çalışmalarından KOSKİ yatırımlarına; Konya tarihinin en büyük kentsel dönüşüm ve mimari projelerinden, sosyal ve kültürel hizmetlere kadar onlarca farklı alanda, yüzlerce projeyi hayata geçirdiklerini kaydetti. ‘Büyük Yatırımlar, Güçlü Konya’ ilkesiyle, Konya’nın dört bir yanında yaptıkları çalışmalar sayesinde, Konya’yı daima ileriye taşıdıklarını kaydeden Başkan Altay şöyle devam etti:
“Şehrimizde yaşayan tüm hemşehrilerimizin hayatını iyileştirmenin çabası içerisinde olduk. ‘Daima Yenilik, Daima Hizmet’ diyerek, Konya’mızı ihya etmek için çalışıp alın teri döktük. ‘Birlikte başaracağız’ dedik ve birlikte başardık. Her bir Konyalının sesine kulak verdik ve güzel şehrimizi hep birlikte kalkındırdık. Bu uzun yolculukta Konya’ya olan sevgim ve hizmet aşkım hiçbir zaman azalmadı, her daim daha da arttı. Hamdolsun 5 yılın ardından, Konya’mız sadece Türkiye’de değil, dünyada da yıldızı parlamaya başlayan bir şehir oldu. Bu kadim şehrin mirasını korumak ve yarınlara emin adımlarla ilerlemesini sağlamak, benim ve tüm yol arkadaşlarım için paha biçilemez bir mutluluk ve tecrübedir.”
1 Mart’tan itibaren taşra ulaşımına yüzde 50 indirim
Başkan Altay daha sonra göreve geldikleri günden itibaren ‘Konya Modeli Belediyecilik’ anlayışıyla şehre kazandırdıkları büyük yatırımları ve önümüzdeki süreçte atacakları adımları paylaştığı 1 saat 20 dakika süren bir sunum gerçekleştirdi. Sunumuna toplu ulaşımla ilgili bir müjde vererek başlayan Başkan Altay, 1 Mart’tan itibaren merkez dışındaki taşra ulaşımında tam yüzde 50 indirim uygulayacaklarını belirterek, “Toplu taşımaya büyük bir destek vermiş olacağız. Şehrimize hayırlı, uğurlu olsun” dedi.
“Yeni dönemde Konya’nın raylı sistem hatlarına 105.7 kilometre daha ilave edeceğiz”
Konya’da trafiği rahatlatmak için çok önemli çalışmalar yürüttüklerini paylaşan Başkan Altay, “1986’da başlayan Büyükşehir Belediyemizin raylı sistem faaliyetleriyle bugüne kadar 26.5 kilometre uzunluğa ulaşmış bir tramvay hattımız var. İnşallah bu dönemde, 5 yıl içerisinde buna 105.7 kilometre uzunluğunda yeni hatlar ilave edeceğiz. Bunun 77 kilometresini Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızla birlikte, 28 kilometresini de Konya Büyükşehir Belediyesi olarak biz üstlenmiş olacağız. Şu anda ihalesi yapılmış, müşavirliği devam eden toplam raylı sistem hattımız, mevcut hattımızın 1,5 katı uzunluğunda. Bunların bir kısmının temelini banliyöde olduğu gibi attık. Diğerlerinin de Nisan ayı içinde temelini atmayı planlıyoruz” ifadelerine yer verdi.
“Konyaray Banliyö Hattı şehrimizde toplu ulaşım adına yaptığımız en önemli işlerden birisi”
Yapım çalışması tüm hızıyla süren KONYARAY Banliyö Hattı’yla ilgili de bilgi veren Başkan Altay, “Şehrimizde toplu ulaşım adına yaptığımız bugüne kadar en önemli işlerden birisi Banliyö Hattı. Özellikle Organize Sanayi Bölgemizdeki ve sanayi alanlarımızdaki vatandaşlarımızın toplu ulaşım kullanmaları adına çok önemli bir işti. Konya tarihinin en büyük bedelli işlerinden birisi. 2 milyar 787 milyon ile ilk etap ihalesi tamamlandı, çalışmalar devam ediyor. İnşallah ikinci etapta da 2. Organize Sanayi ve Yaylapınar hatları da tamamlanarak şehrimize önemli bir toplu ulaşım ağı kazandırmış oluyoruz” değerlendirmesini yaptı.
Barış Caddesi Tramvay Hattı’nın temeli Nisan ayında atılacak
Barış Caddesi Tramvay Hattı’nın temelini 2024 yılı içinde atacaklarını açıklayan Başkan Altay, “16.9 kilometre uzunluğunda Fırat Caddesi’nden başlayıp Beyhekim Hastanesi, Barış Caddesinden Kent Plaza’ya kadar uzanan hattımızın da bu yıl inşaatına başlamayı planlıyoruz. Yine önemli işlerimizden birisi Adliye-Şehir Hastanesi-Yeni Sanayi Sitesi Hattı. Bu en çok beklenen hatlardan birisi. Çünkü hem Şehir Hastanesi’nin hayata geçmesi hem de Eski Sanayi ve Karatay Sanayi’nin taşınmasıyla birlikte bu bölgede müthiş bir yoğunluk oluştu. İnşallah bu yıl Nisan ayı içerisinde burada da temel atmayı planlıyoruz. Önce Şehir Hastanesi-Adliye arasındaki bağlantıyı Şehir Hastanesi Alt Geçidi üzerinden başlayarak; sonrasında Aslım Caddesi’nden Yeni Sanayi Sitemize kadar ilk etabını Büyükşehir Belediyesi olarak biz hayata geçireceğiz. Yaklaşık 1.5 milyar lira bedelle bu işin süreci tamamlanmak üzere. Ulaştırma Bakanımızla daha önce ifade ettiğimiz raylı sistem hatlarıyla birlikte daha detaylı bir açıklama yaparak Konya’nın gelecek dönemde 5 yılda 105 kilometre daha raylı sistem hattını şehrimize nasıl kazandıracağımızı anlatacağız” ifadelerini kullandı.
Konya-Bakü arası kadar mahalle yolu
Konya’nın çok büyük bir coğrafya olduğunu hatırlatarak böyle büyük bir coğrafyada ilçelere mahalle yolları kazandırdıklarını vurgulayan Başkan Altay, “5 yılda 2 bin kilometrelik mahalle yolunu şehrimize kazandırdık. 2 bin kilometre deyince belki zihninizde oluşmayabilir. Konya’dan Bakü’ye kadar yol inşa etmiş olduk. Toplam 4 milyar 172 milyon bedelle ‘Konya Modeli Belediyecilik’ anlayışıyla 31 ilçemizin tamamında mahalle yolları inşa ettik. Yine 31 ilçemizin tamamında 950 kilometrelik, 1 milyon 625 bin ton sıcak asfalt çalışmasını 2 milyar 924 milyon bedelle; ayrıca ilçelerimizin tamamında 6 milyon 505 bin metrekare parkeyi de 1 milyar 171 milyon bedelle şehrimize kazandırmış olduk” açıklamasını yaptı.
Başkan Altay ihya ve restorasyon projelerin anlattı
Başkan Altay, Türkiye’nin en büyük ihya projelerinden olan Darü’l-Mülk Projesi kapsamında hayata geçirilen; Mevlana Çarşı ve Altın Çarşı, Taş Bina, Tekel Deposu-Depo No: 4, Aladdin Caddesi Cephe Yenileme, Darü’l-Mülk Sergi Sarayı, Alaaddin Tepesi Kazı alanı, Meydan Evleri, Büyük Larende Dönüşümü başta olmak üzere merkezde ve ilçelerde tamamlanan ve devam eden ihya, yenileme ve restorasyon çalışmalarını anlattı.
Saraçoğlu Tarımsal Üretim ve Ar-Ge Kampüsü
Tarımda yeni bir aşamaya geçtiklerini vurgulayan Başkan Altay, “Karatay Belediyemizle birlikte Saraçoğlu Tarımsal Üretim ve AR-GE Kampüsümüz hayata geçecek. 14 milyon metrekarelik alanıyla bu manada Türkiye’nin en önemli tesislerinden birisini hayata geçiriyoruz. Burada özellikle küçükbaş hayvan varlığının ilimizde çoğaltılmasıyla ilgili tesisler, ayrıca kuraklığa dayanıklı bitkilerin hem test edilmesi hem üretilmesi ve bir çiftçi eğitim merkezi kurmayı planlıyoruz. Uluslararası Tarım Şehirleri Birliği Başkanı olarak yurt dışından misafirlerimizi eğitmek ve en önemlisi de Konya’da üretilen tarımsal ekipmanların satışının gerçekleştirilmesi için yeni bir fonksiyon olacak bu tesisimizi de inşallah önümüzdeki dönemde hayata geçirmiş olacağız” dedi.
28 ilçeye 25 milyarın üzerinde yatırım kazandırıldı
Merkez dışındaki 28 ilçede bugüne kadar yapılan yatırımları rakamsal olarak açıklayan Başkan Altay şöyle devam etti:
“Ahırlı’ya 275 milyon, Akören’e 426 milyon, Akşehir’e 2 milyar, Altınekin’e 650 milyon, Beyşehir’e 1.6 milyar, Bozkır’a 1 milyar, Çeltik’e 422 milyon, Cihanbeyli’ye 1.2 milyar, Çumra’ya 1.5 milyar, Derbent’e 370 milyon, Derebucak’a 530 milyon, Doğanhisar’a 597 milyon, Emirgazi’ye 330 milyon, Ereğli’ye 2.5 milyar, Güneysınır’a 430 milyon, Hadim’e 686 milyon, Halkapınar’a 251 milyon, Hüyük’e 805 milyon, Ilgın’a 1.7 milyar, Kadınhanı’na 1.3 milyar, Karapınar’a 1.5 milyar, Kulu’ya 1.4 milyar, Sarayönü’ne 947 milyon, Seydişehir’e 1.4 milyar, Taşkent’e 417 milyon, Tuzlukçu’ya 220 milyon, Yalıhüyük’e 150 milyon, Yunak’a 835 milyon lira olmak üzere böylece 28 ilçemizin tamamına yaptığımız toplam yatırım tutarı 25 milyar 400 milyon lira oldu.”
Son 5 yılda 52 milyar 842 milyon lira yatırım yapıldı
Başkan Altay, Dünya Belediyeler Birliği Başkanlığı ve uluslararası alanda yapılan çalışmalar başta olmak üzere; Konya’da düzenlenen uluslararası organizasyonlar, gençlik, spor, eğitim, tarımsal destek, sosyal destek projeleri, KOSKİ yatırımları, akıllı şehir uygulamaları, çevre yatırımları, kamulaştırma ve kentsel dönüşüm çalışmaları ile devam eden büyük yatırımlar hakkında da bilgi verdi. Konuşmasını son 5 yılda 31 ilçede hayata geçirilen tüm belediyecilik hizmetlerinin maliyetlerini ifade ederek sürdüren Başkan Altay, “Yapı, imar ve kentsel dönüşüm çalışmaları için 18 milyar lira, kamulaştırma ve imar projeleri için 3 milyar 620 milyon lira, yeni caddeler, mahalle yolları, parke taşı, sıcak asfalt için 9 milyar 169 milyon lira, KOSKİ Genel Müdürlüğümüz aracılığıyla 10 milyar 327 milyon lira, gençlik, spor ve eğitim faaliyetlerine 3 milyar 566 milyon lira, park-bahçe hizmetlerimiz ile çevre koruma ve kontrol için 1 milyar 922 milyon lira, yeni otobüsler için 1 milyar 300 milyon lira, sosyal destekler 2 milyar 364 milyon lira, iklim değişikliğiyle mücadele 952 milyon lira, tarımsal destekler 492 milyon, itfaiye teşkilatımızı güçlendirmek için 680 milyon lira, akıllı şehir uygulamalarını güçlendirmek için 450 milyon lira yatırım gerçekleştirdik. Böylece son 5 yılda güncel bedelle 52 milyar 842 milyon liralık yatırımı şehrimize kazandırmış olduk” diye konuştu.
170 proje için söz verildi, 348 proje hayata geçirildi
5 yıl önce Benim Şehrim lansmanında Konyalılara toplamda 170 proje için söz verdiklerini ve bugün gelinen noktada tam 348 projeyi hayata geçirdiklerinin altını çizen Başkan Altay, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Konya Modeli Belediyecilik işte budur. Konya’da belediyeciliğin marka olmasının nedeni işte budur. Söz verdiklerimiz, söz vermediklerimizin dışında hayata geçirdiğimiz işler. Biz ne yaparsak yapalım binlerce, on binlerce proje yapmış olsak bile Konyalıların bize verdiği desteğin karşılığını vermiş olamayız. Bu şehir her şeyin en güzeline layık. İnşallah şehrimizi güzelleştirmek için bundan sonra da Konya’da yaşayan her bir vatandaşımızın sesine kulak vererek, onların ihtiyaçlarına ve beklentilerine göre projeler geliştirmeye devam edeceğiz. ‘Konya Modeli Belediyecilik’ anlayışımızla Konya’yı dünyaya örnek bir belediye okulu haline getireceğiz. Daha yaşanabilir bir dünya, herkes için barış, herkes için adalet ve herkes için refah misyonuyla hareket edeceğiz. Filistin toprakları ve tüm mazlum coğrafyalarda barış için gayret edeceğiz. Hemşehrilerimizin desteğini ve duasını alarak güçlü Konya için köklü hizmet anlayışımızı sürdüreceğiz. Konya’nın yarınları için yarınların Konya’sını inşa edeceğiz. Konya her şeyin en güzeline yakışır. Bizler de en iyisini, en güzelini sizin için inşa etmeye çalışacağız. ‘Şimdi güçlü Konya için bir adım daha’ diyerek hizmet yolculuğumuzu ileri taşıma vakti. Şimdi güçlü Konya’nın vaktidir. İnşallah bunu da hep birlikte başaracağımıza ben inanıyorum.”
Başkan Altay Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür etti
Bu görevi kendisine layık gören Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür eden Başkan Altay, “Geçmiş dönem bakanlarımıza, şu anda kabinede bizi temsil eden bakanlarımıza, değerli Konya Valimize, şu anda aramızda bulunan ve bulunmayan tüm milletvekillerimize, AK Parti İl Başkanımıza ve tüm teşkilatlarımıza teşekkürü bir borç bilirim. Allah sizlerden razı olsun. Milliyetçi Hareket Partisi ve Büyük Birlik Partisi İl Başkanlarımıza, belediye başkanlarımıza, meclis Üyelerimize, AK Parti ana kadememize, kadın kollarımıza, gençlik kollarımıza, AK Parti İlçe Başkanlarımıza ve teşkilatlarına, mahalle muhtarlarımıza, mahalle başkanlarımıza, mesai arkadaşlarıma, bizi yalnız bırakmayan projelerimizde emeği olan Türkiye’nin çok ünlü mimarlarına, Türkiye’nin çok önemli yüklenici firmalarına, orada çalışan işçisinden mühendisine kadar her kademedeki vatandaşımıza ve hizmet yolcuğunda bizlere omuz veren tüm Konyalı hemşehrilerime şükranlarımı sunuyorum. Sefer bizden zafer Allah’tandır” sözleriyle konuşmasını tamamladı.
Programa; Konya Valisi Vahdettin Özkan, AK Parti Konya Milletvekilleri Tahir Akyürek, Selman Özboyacı, Meryem Göka, Mehmet Baykan, Latif Selvi, Mustafa Hakan Özer, AK Parti Konya İl Başkanı Hasan Angı, MHP Konya İl Başkanı Remzi Karaarslan, BBP Konya İl Başkanı Seyit Özcan, Konyaspor Başkanı Ömer Korkmaz, rektörler, belediye başkanları, belediye başkan adayları, AK Parti İl ve İlçe Kadın ve Gençlik Kolları Başkanları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, Gençlik Meclisi ve Çalışan Gençlik Meclisi üyeleri, yerel ve ulusal basın kuruluşlarından temsilciler katıldı. – KONYA
]]>Türkiye Sigorta Birliği tarafından sigorta sektörü açısından 2023 yılının değerlendirildiği ve 2024 öngörülerinin paylaşıldığı basın toplantısı TSB Genel Merkezi’nde gerçekleştirildi.
Uğur Gülen, toplantıda yaptığı konuşmada, TSB’nin Türkiye’de sigortacılığın gelişmesi üzerine gelecekteki trendleri, gelecekteki riskleri okuyan, bu risklere ve trendlere uygun ürün, hizmet, öneri, politika, strateji geliştiren bir kurum olarak kendini konumlandırdığını dile getirdi.
Geçen yılı “kusursuz fırtına” olarak değerlendiren ve sigorta sektörünün son birkaç ayda daha da fazla gündeme geldiğine işaret eden Gülen, “Bu kusursuz fırtına 2021 yılının başında başladı ve 2021 yılının kasım ayındaki yeni ekonomi programının açıklanmasıyla muazzam ilerleyen bir sektör olduk.” ifadelerini kullandı.
Gülen, sigorta sektörünün maliyetini bilmeden bir ürün satma işini yaptığını belirterek, “2021 Kasım ayından sonraki şu günlere gelinceye kadar dönemde öngörülebilir bir gelecek içinden geçmedik. Gelecekte ne olduğunu, ne olacağını, enflasyonun ne kadar yükseleceğini, kurun ne olacağı konusunda en ufak bir bilginiz olmadan hareket ettik.” dedi.
Şu anda 70 aktif şirket olduğunu belirten Gülen, aktif toplamın 2022 yılında 781 milyar TL iken geçen yıl 1,4 trilyon TL’ye ulaştığını dile getirdi.
Gülen, prim üretiminin geçen yıl yüzde 7 ile enflasyonun üzerinde bir büyüme göstererek 486 milyar TL’ye ulaştığına dikkati çekerek, “Sigorta sektöründe son 3 yılın en öngörülebilir dönemindeyiz, bu sebeple gelecek konusunda iyimseriz. Sigorta sektörünün 2024 yılında enflasyonun üzerinde büyümesini bekliyoruz. Yüzde 52’lik bir büyüme beklentisi ile 740 milyar TL’ye ulaşan bir prim üretimi bekliyoruz.” diye konuştu.
Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) ve Otomatik Katılım Sistemi’nin (OKS) son 20 yıllık bir başarı hikayesinin olduğunu belirten Gülen, geçen yıl BES ve OKS’de 16 milyon katılımcıya ve fon büyüklüğünde ise 756 milyar TL’ye ulaşıldığını ifade etti.
Gülen, BES ve OKS’de bu yıl sonunda katılımcı sayısının 17,6 ya da 18 milyonlara ulaşmasının beklendiğini vurgulayarak, “Fon büyüklüğünde ise 1,3 trilyona ulaşılması bekleniyor. Sigorta endüstrisi, toplam gayrisafi yurt içi hasılanın 30 katına yaklaşan yani trilyonlarla ifade edilirse 491 trilyon TL’lik teminat sağlayan aslında devasa bir endüstri.” açıklamasını yaptı.
“2024 yılı sigorta sektörü için çok daha iyi olacak diye düşünüyoruz”
Uğur Gülen, toplam prim üretiminde oto dışı ve sağlığın payların arttığını belirterek, kasko ve trafiğin toplam prim üretimdeki payının azaldığını ve kaskoda son çeyrek büyüme hızının yüzde 62 seviyelerine düştüğünü ifade etti.
Gülen, 2024 yılının sigorta sektörü için çok daha iyi olacağını kaydederek, oto dışındaki branşta son çeyrek büyümesinin yüzde 101’e sağlıkta ise yüzde 118’e yükseldiğini dile getirdi. Gülen, “Bu iki ürün grubu da gerçekten primlerin diğerlerinden çok arttığı ürün grupları. Oto dışı ve sağlıkta, neredeyse trafik kaskonun iki katı kadar bir büyüme var. Bunun da altında yatan çok temel neden maliyetlerindeki artış.” yorumunu yaptı.
Gülen, riskin dağıtılmasında çok büyük rollerinin olduğunu vurgulayarak, “Kahramanmaraş merkezli depremlerde bunu gördük. Yani 105 milyar dolarlık ekonomik hasarın 5 milyar dolarını ancak sigorta sektörü ödeyebildi. Bu yüzde 30’lara kadar çıkabilirdi. 30 milyar dolara kadarını bu sigorta sektörü çok rahat ödeyebilirdi.” dedi.
Devlete 2 milyar dolarlık bir dolaylı ve kurumlar vergisi yarattıklarını kaydeden Gülen, “Acentelere 2 milyar dolarlık bir komisyon geliri yaratıyoruz. Eksperlere 130 milyon dolarlık kaynak aktarımı yapmış sektörüz. Sektörümüzün istihdamı da 200 bin kişiye ulaşmış durumda ve bunu sadece 20 milyarlık TL’lik ödenmiş sermaye ve 125 milyarlık TL’lik öz kaynak toplamıyla yapıyoruz.” ifadelerini kullandı.
“Sanayi şirketlerinin sigorta maliyetlerindeki yükselişte varlık artışları etkili oldu”
TSB Başkan Yardımcısı Ahmet Yaşar da sanayi şirketlerinin sigorta maliyetlerindeki artışında, varlık fiyatlarındaki artışların etkili olduğunu belirtti.
Yaşar, “Sanayicinin fabrika binalarının değeri arttı. İçindeki malın değerinde de artış oldu. Makinenin değerinde dövize ve enflasyona bağlı olarak artış var. Dolayısıyla varlık değerlerindeki artışı biz fiyatı yani çarpanı değiştirmediğimiz halde çarpılanı inanılmaz şekilde artırdığı için primler yükseliyor.” dedi.
Depremlerin yarattığı çok önemli bir farkındalık olduğuna işaret eden Yaşar, şunlara dikkati çekti:
“Sigorta bedellerindeki eksiklikler ortaya çıktı. Dolayısıyla, sigortalılar ve sigorta aracıları tarafından bu sigorta bedelleri yeniden düzenlendi. Buradan kaynaklanan önemli bir artış var. Bunun dışında teminatların bir kısmının eksik alındığı ortaya çıktı. Poliçeye ilave teminatlar eklendi. Buradan gelen prim artışları var. Sigortacının maliyetleri arttığı için biz de çarpanı biraz artırdık. Dolayısıyla çarpanla çarpılanın aynı anda artıyor olması fiyatların ve primlerin artmasına neden oldu. Sanayicide ise sigorta yapmaktan kaçınmak için primleri yükseltiyoruz gibi bir algı oldu. Bu ikisi arasındaki farkı iyi anlatmamız lazım.”
“TES, 2025 yılında uygulanmaya başlayacaktır”
TSB Başkan Yardımcısı Taylan Türkölmez de tamamlayıcı emeklilik sisteminin henüz adının konulmadığını ve üzerinde çalışıldığını söyledi. Türkölmez sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bir uzlaşı olması gerekiyor çünkü emeklilik sistemi çok büyük bir ekosistem. Paydaşları arasında işveren ve çalışanlar olacağı için bir araya gelinip, el sıkışıp kamu ile bir yolculuğa çıkmamız gerekiyor deniyor. Çünkü bu çok kısa vadede ne sonuçları alınacak ne de kısa vadede sürecek bir yolculuk. Türkiye’nin ikinci yüzyılının geleceği için gerekli olan bir yolculuk. Tamamlayıcı emeklilik sistemi kıdem tazminatı ile ilişkili değil. Bugün tartışılan model o değil. Toplum geçmişte yaşadıklarını zihinde tuttuğu için ‘biz tamamlayıcı emeklilik sistemi için ne konuşmuştuk’ deyip sosyal medyada TES ile kıdem tazminatı gündeme geliyor. Şu anki tasarıda TSB’nin önerisi olmaması gerektiği yönünde. Orta Vadeli Program’a göre sistem yılın son çeyreğinde yürürlüğe girecektir. Uygulaması ise 2025 yılında başlayacaktır.”
“Trafik branşında önce yarı esnek tarifeye geçilmeli”
TSB Yönetim Kurulu Üyesi Yavuz Ölken ise trafik fiyatlamasını etkileyen birçok başlığın olduğunu ve araç bedelleri, yedek parça maliyetleri, işçilik maliyetlerinin bu başlıkların başında yer aldığını dile getirdi.
Ölken, “Asgari ücrete gelen her zam geriye dönük maliyet oluşturuyor. Sektör kar etmek peşinde değil, önceliğimiz sürdürülebilir fiyatlama.” diye konuştu.
Sigorta aracıları teknik platformuna entegre olmak için şirketlerin teknik olarak çalıştığını söyleyen Ölken, “Bizim yolumuz önce yarı esnek sonra serbest tarifedir. 17 bin acentenin farklı yerlerde farklı şeyler denemesi, sigortacılığı yeniden tanımlayamayız. Biz platforma alışamadık. Çok alışacak gibi bir ihtimalimiz yok. Zaten yürürlükte arzı kontrol eden bir kaçınma genelgesi var.” yorumunu yaptı.
Ölken sözlerini şöyle tamamladı:
“Platformun amacına ulaşmadığı kanaatindeyim. Rakamlar da onu gösteriyor. Sabah üretimdeki orana baktığımızda binde 4 gibi bir pay var. Konvansiyonel yollarla aslında poliçeleşme devam ediyor. Dolayısıyla platform burada duracaktır ama yolumuzun serbest tarife olması gerekmektedir.”
]]>Ersoy, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Şubat Ayı Meclis Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, turizmde rekorlarla dolu bir yılı geride bıraktıklarını, 2022’de 51,3 milyon olan ziyaretçi sayısını 2023’te yüzde 10 artışla 56,7 milyona ulaştığını söyledi.
Turizm gelirinin yüzde 17 artışla 46,5 milyar dolardan 54,3 milyar dolara, kişi başı gecelik harcamanın ise 89 dolardan, 99 dolara yükseldiğine işaret eden Ersoy, Antalya’da transfer yolcular dahil 16 milyonu aşkın ziyaretçiyle rekor kırarak, tüm zamanların en yüksek ziyaretçi sayısına ulaştıklarını vurguladı.
Türkiye’yi turizmde dünyanın süper ligine yükselterek, oradaki yerini, daima yükselen bir grafikle kalıcı hale getirmeyi hedeflediklerini belirten Ersoy, “Bunu başarabilmenin yolunun krizlere karşı bağışıklık kazanmış bir turizm sektör yapısına kavuşmaktan, pazar çeşitliliğini olabildiğince artırmaktan, 12 aya yayılmış nitelikli turizmden, etkili iletişim, pazarlama ve tanıtım stratejilerinden geçiyordu.” diye konuştu.
İngiltere ve Almanya başta olmak üzere Avrupa ve İskandinav pazar ülkelerindeki ziyaretçi sayılarında yüksek oranlarda artış kaydettiklerine değinen Ersoy, 2023’te ise asrın felaketini yaşadıklarını, seçim süreci ve Orta Doğu’da yaşananların da etkisiyle bir parça gevşeme yaşandığını ancak yıl sonunu 56,7 milyon ziyaretçi ve 54,3 milyar dolar turizm geliriyle kapatmayı başardıklarını vurguladı.
200’den fazla ülkede tanıtım çalışması
BBC, Bloomberg, Euronews, CNN, Al Jazeera gibi kanallarda ve 200’den fazla ülkenin geleneksel ve dijital medyasında Türkiye turizminin tanıtım filmlerinin yayımlandığını aktaran Ersoy, “Antalya’yı merkeze alan Türk Arkeoloji Tarihinin Altın Çağı-Geleceğe Miras projemiz kapsamında arkeolojik çalışma sayısını 720’ye yükselttik. Bu dünyada rekordur. Bu sayıyı 2024’te 750’ye, 2026’ya kadar da 800’e çıkarmayı planlıyoruz.” diye konuştu.
Antalya Arkeoloji Müzesi’nin yeniden yapımıyla ilgili proje çalışmalarına geçen hafta başladıklarının müjdesini veren Ersoy, Kemer’e de Sualtı Arkeoloji Müzesi kazandıracaklarını aktardı.
Kültür Yolu Festivalleri’nin önemine işaret eden Ersoy, Sürdürülebilir Turizm Sertifika Programı kapsamında üç aşamayı tamamlayarak sertifikayı almış tesis sayının 800’ü geçtiğini bildirdi.
Arıtma altyapıları yatırımları
Bakan Ersoy, son 20 yılda turizm amaçlı çevre düzenlemesiyle altyapının geliştirilmesi, ücretsiz halk plajı yapımı ve sürdürülebilir turizm kapsamındaki faaliyetler için yaklaşık 3,6 milyar lire kaynak kullanıldığını anlatarak, “Bu yatırımların güncel değeri 22,5 milyar liradır. Bu kaynağın yaklaşık 2 milyar lirası, 2018-2023 yılları arasındaki çalışmalarda kullanılmıştır ki bunun da güncel değeri 4,3 milyar liradır. Bu kapsamda Belek bölgesinin atık su sorununu 50-60 yıla kadar çözecek Belek-Serik 2 Atık Su Arıtma Tesisi ve bağlantılı altyapı tesislerinin yapımını 2021 sonunda tamamlayarak hizmete aldık.” dedi.
Kemer Çamyuva’daki tesisi de martta açmayı planladıklarını vurgulayan Ersoy, şöyle devam etti:
“Özellikle belirtmek istiyorum. Aslında arıtma altyapıları yapmak Kültür ve Turizm Bakanlığının konusu değil. Biz de zaten arıtma altyapısı yapmaya çok meraklı değiliz. Ancak mavi bayraklarımızı kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalındığı zaman Bakanlık olarak bizim devreye girmemiz gerekiyordu, girdik. Yap-işlet-devret formülüyle ki her ne kadar yap-işlet-devret gözükse de yapsanız da devredene kadar bunların geri alımı imkansız. 25 yıllık bir protokolle yapıyorsunuz ancak 50 yıl da işletseniz bu yatırımı finansman dahi geri alma şansınız yok. Zaten Bakanlık olarak öyle hesabımız yok. Bizim öncelikli hedefimiz kıyılarımızın mavi bayraklarının korunması. Antalya genelinde deniz, kum ve güneş üzerinden turist alan bir şehir. Eğer biz mavi bayrağımızı kaybedersek turizmi kaybederiz, turizmi kaybedersek şehri kaybederiz. Bu sorumluluğu Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak üzerimize aldık ve hiç sorgulamadan yatırımlarımızı yapmaya başladık. Bundan sonra yapmaya devam edeceğiz.”
Ersoy, Manavgat, Kemer, Muratpaşa, Konyaaltı ve Serik’te hizmete açtıkları mavi bayraklı plajlara bu yıl Manavgat Ilıca ve Kemer Tekirova’da yapımını planladıkları iki halk plajını daha ekleyeceklerini bildirdi.
Yabancı yapımcılar Türkiye’ye gelecek
Türkiye’de çekilen yapımların sayısında büyük artış olduğunu vurgulayan Ersoy, gelecek dönemde hem Hollywood hem de Bollywood’dan yapımcılar yeni projeleriyle ülkeye gelmeye devam edeceğini bildirdi.
Ersoy, 2024 yılı hedefini 60 milyon turist ve 60 milyar dolar gelir olarak belirlediklerini, kişi başı gecelik harcamanın ise 106 dolara çıkmasını beklediklerini ifade etti.
Antalya’nın temel altyapı problemlerini çözme konusunda yeterli olamadığını ifade eder Ersoy, şu değerlendirmede bulundu:
“Tüm desteğimize rağmen sosyal ve kültürel yatırımlar konusunda, şehrin hak ettiği projeler hayata geçirilemiyor. Özellikle sanatsal faaliyetler Antalya gibi uluslararası şehir için çok zayıf kaldı. Bu çerçevede şehrin ticaret erbabının, şehrin kaderini etkileyecek tercihinde ideolojinin yerine şehrin geleceğini ve hizmet siyasetini dikkate alacağına inanıyorum.”
Antalya’nın hizmet anlamında kaybedecek zamanı olmadığını vurgulayan Ersoy, “Antalya’nın dünyanın en önemli turizm şehirlerinin önüne geçmesini sağlayacak, akıllı kent ve turizm uygulamalarına, doğru şehir planlamasına, kent müzelerine, kütüphanelere, uluslararası kültür ve sanat camiasıyla entegre olmuş yönetim anlayışına ihtiyacı var. Değil mi Hakan Başkan? (Cumhur İttifakı’nın Antalya Büyükşehir Belediye Başkan adayı) Hakan Başkan Kepez Belediye Başkanlığı döneminde hem ilçesinde hem de Ankara’da uyumlu çalışarak çok önemli yatırımları ilçesine çekti.” dedi.
]]>CHP Bolu Milletvekili ve Sanayi ve Ticaret Komisyonu Üyesi Türker Ateş, vatandaşlara kesilen para cezaları ve tahsilat oranlarıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Ateş, yaptığı açıklamada, cezaların tahsilat oranının düşük olduğunu vurguladı. Ekonomik kriz nedeniyle vatandaşların cezaları ödemekte güçlük çektiğine işaret eden Ateş, çıkarılan afların da cezaların ödeme oranını düşürdüğünü ifade etti.
Ateş açıklamasında şunları söyledi:
“TAHSİLAT İDARİ CEZALARDA YÜZDE 15, VERGİ CEZALARINDA YÜZDE 8,5”
“2023 yılı başında, iktidar bütçeye hedef olarak 63 milyar 963 milyon lira para cezası hedefi koymuştu. Yıl bitiminde kesilen cezalar bu rakamın yedi katından fazlaydı. 530 milyar 463 milyon lira para cezası kesilirken, bu rakamın sadece yüzde 11’i, yani 60 milyar 533 milyonu tahsil edilebildi. 2023 yılında 73 milyar lira adli, 60 milyar lira idari, 365 milyar lira da vergi cezası kesildi. Adli para cezalarının yüzde 2,7’si; idari para cezalarının yüzde 15’i; vergi cezalarının da sadece yüzde 8,5’u ödendi.
“TRAFİK PARA CEZALARINDA TAHAKKUK/TAHSİLAT ORANI YÜZDE 58’DE KALDI”
2023 yılında 30 milyar 420 milyon lira trafik cezası kesilirken, bunun da yüzde 58’i tahsil edilebildi. Vatandaşlar 2023 yılında trafik cezalarına 17 milyar ödemek zorunda kaldı. Ödeme gücü azalan yurttaş, yerel seçim sonrası yalnızca artan vergilerle değil, iktidarın bütçe açığını kapatma hırsı ile keseceği yüksek cezalar nedeniyle de bunalacak. Yerel seçim sonrası kesilecek cezaların artması kaçınılmaz. Oysa ki cezalar belirlenirken vatandaşların ödem gücü dikkate alınmalı ama iktidarın önceliği maalesef vatandaş değil, israf politikalarının faturasını vatandaşlara ödetmek”
Ateş, sürekli çıkarılan afların da cezaların tahsil oranlarını düşürdüğünü söyledi. Ateş şunları söyledi:
“TAHSİLAT İDARİ CEZALARDA YÜZDE 15, VERGİ CEZALARINDA YÜZDE 8,5”
“2023 yılı başında, iktidar bütçeye hedef olarak 63 milyar 963 milyon lira para cezası hedefi koymuştu. Yıl bitiminde kesilen cezalar bu rakamın yedi katından fazlaydı. 530 milyar 463 milyon lira para cezası kesilirken, bu rakamın sadece yüzde 11’i, yani 60 milyar 533 milyonu tahsil edilebildi. 2023 yılında 73 milyar lira adli, 60 milyar lira idari, 365 milyar lira da vergi cezası kesildi. Adli para cezalarının yüzde 2,7’si; idari para cezalarının yüzde 15’i; vergi cezalarının da sadece yüzde 8,5’u ödendi.
“TRAFİK PARA CEZALARINDA TAHAKKUK/TAHSİLAT ORANI YÜZDE 58’DE KALDI”
2023 yılında 30 milyar 420 milyon lira trafik cezası kesilirken, bunun da yüzde 58’i tahsil edilebildi. Vatandaşlar 2023 yılında trafik cezalarına 17 milyar ödemek zorunda kaldı. Ödeme gücü azalan yurttaş, yerel seçim sonrası yalnızca artan vergilerle değil, iktidarın bütçe açığını kapatma hırsı ile keseceği yüksek cezalar nedeniyle de bunalacak. Yerel seçim sonrası kesilecek cezaların artması kaçınılmaz. Oysa ki cezalar belirlenirken vatandaşların ödeme gücü dikkate alınmalı ama iktidarın önceliği maalesef vatandaş değil, israf politikalarının faturasını vatandaşlara ödetmek”
]]>Ali Mahir Başarır, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, şunları söyledi:
“ERDOĞAN’IN ÜLKEMİZDE BİR AYDA VERDİĞİ ZARAR SADECE 101 MİLYAR”
“Erdoğan’ın halkımıza ocak ayında verdiği zarar 101 milyar oldu. Devletin bütçesi ocak ayında 150 milyar açık verdi. Hazinen verilerine göre söylüyorum ocak ayında 142 milyar net borçlanmaya gidilmiş. Döviz kurundaki farktan dolayı borçlarımız 243 milyar artmış. Aradaki fark 101 milyar yani Recep Tayyip Erdoğan’ın ülkemizde bir ayda verdiği zarar sadece 101 milyar. Bu ucube sistem geldiği tarihte devletin iç borcu 561 milyar bunun sadece binde 1’i döviz borcuydu. Bugün devletin borçlarının 3’te 1’inin döviz ve altın cinsinden olduğunu görüyoruz. 2018 tarihten bu yana devletin bütçesi 2.2 trilyon lira açık vermiş ama döviz ve altın cinsinden borçlandığımız için bu borç 6 trilyona çıkmış. Bu artışın sebebi kim; yine tek adam. Çünkü faiz sebep enflasyon sonuç şeklimdeki akıl dışı teorisi bu ülkeyi bu hale getirdi. Bu borcu sadece bugün yaşayanlar değil, doğmamış çocuklarımıza, torunlarımıza bu borç kalacak.
“ÇOK ŞEY Mİ İSTEDİK”
Bizde en düşük emekli maaşı 10 bin lira, 298 Euro’ya denk geliyor, Alman emeklisi 242 lira (kilo) kıyma alacakken bizim emeklimiz 25 kilo kıya alabiliyor. Durum böyleyken 2 bin lira olan bayram ikramiyesini 3 bin lira yapmış beyefendi, bin lira artırmış. Ben buradan soruyorum, fark bin lira. Bugün çocuğuna, torununa bu bin liralık farkla bayramda bir kıyafet alabilir mi, alamaz. Erdoğan, torununa bin lira harçlık verse ‘ne yapıyorsun dede’ diye sorar torunları. Ama emeklimize bin lira fark veriyor, bununla 2 kilo et alabiliyor emekli. Biz ne dedik, en azından 17 bin 2 lira bayram ikramiyesi verin dedik. Çok şey mi istedik, hayır. Utanç verici bir tablodur bu. İliç faciasında Kanadalı şirkete aslında bağışlanan altınların değeriyle çok rahat 17 bin lira verebiliriz ama ne emekli ne işçi Erdoğan’ın umurunda değil. O bin lirayı ona buradan iade ediyorum.
“YEREL MAHKEME BİLE ANAYASA MAHKEMESİ’NE DİNLEMİYOR”
Yargı paketi geldi komisyondan geçti, ülkenin yargıyla, adaletle ilgi sorunlarını çözmekten başka her madde gelmiş. Can Atalay rezaletini hepimiz gördük, Yargıtay AYM’ye kafa tuttu. Bugün görüyoruz ki Muğla’da bir yerel mahkeme Erdoğan’a hakaretten bir gazeteciye ceza veriyor, AYM hak ihlali diyor, yerel mahkeme bile bugün AYM’yi dinlemiyor. Sorunlar bu kadar büyümüşken, uzun süren davalar, keyfi tutuklamalar varken gelen yargı paketi sorunlarımızı çözecek… Hayır. Türkiye’de bir adalet sorunu vardır, bu adaletsizliğin sebebi tek adamdır. Paket olarak bize adalet değil sarayın paketi gelmektedir. Böyle bir şey olmaz.
“31 MART’TA ERDOĞAN’A BİR ŞANS DAHA VERİRSEK 4,5 YIL GEÇMEZ”
31 Mart’tan sonra seçim zamanında yapılırsa yaklaşık 4,5 yıl daha seçim yok. Eğer bu iktidara bir uyarıyı sandıkta yapmazsak, yapılan bu zulmün hesabını 31 Mart’ta sormazsak, insanları açlığa terk eden Erdoğan’a bir şans daha verirsek 4,5 yıl geçmez. Hemen seçimden sonra iğneden ipliğe kadar kat be kat zam gelecek. O yüzden diyoruz ki 31 Mart’ta 85 milyon sandığa. 2019’da olduğu gibi uyarıyı, tepkiyi 31 Mart’ta sandıkta yapalım.”
Başarır, açıklamasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. İliç’teki maden faciasına ilişkin açıklama yapan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, bölgenin fay hattının üzerinde olduğunu bilmediğine ilişkin sözleri ve eski Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un “Faaliyet iznini biz vermiyoruz ÇED raporu ile toprak kaymasının ne alakası var” açıklamasına dair sorulara Başarır, şöyle yanıt verdi:
“BUNLAR TEFLON TAVA GİBİ BUNLARA HİÇBİR ŞEY YAPIŞMIYOR”
“Siz bir bakan mısınız? Ne bakanı olduğunuzun farkında mısınız? Fay hattının geçtiğinden haberi yokmuş. Sen Türkiye’de tüm işletmeleri, yapıları kontrol edeceksin, fay hattı nerede bir bakacaksın. Bakana bak. Kurum’a gelelim, bu zekayı İstanbul’a aday yaptılar bu zeka İstanbul’u yönetecek. İstanbul’u büyük bir deprem bekliyor, ÇED raporundan mı oldu… Tabii ki ÇED raporundan oldu. Sen ÇED raporunu vermeseydin, fay hattı dahil buradaki tehlikeyi görseydin reddetseydin bu olmayacaktı. Ama bunlar teflon tava gibi bunlara hiçbir şey yapışmıyor. Ben İstanbulluya sesleniyorum, İliç’e bakın, İmar affına bakın sakın kendinizi Murat Kurum’a teslim etmeyin.”
“KURUM’U ÖNE SÜRMÜŞ RECEP TAYYİP ERDOĞAN ASIL ADAY BENİM DİYOR”
İstanbul’da İBB Başkan Adayı Murat Kurum’un fotoğraflarının Erdoğan’ınki ile asılması ile ilgili soruya da Başarır, “İstanbul’da şöyle bir karışıklık var onu ben de anlıyorum. Recep Tayyip Erdoğan mı aday Kurum mu aday belli değil. Bence Kurum’u öne sürmüş Recep Tayyip Erdoğan asıl aday benim diyor, hele şu açıklamalardan sonra Recep Tayyip Erdoğan sadece kendi resmini paylaşsa daha hayırlı bir iş yapmış olur” yanıtını verdi.
]]>Kacır, birtakım programlara katılmak için geldiği kentte önce Konya Valiliğini ziyaret etti.
Burada Valilik şeref defterini imzalayan Kacır, ardından Vali Vahdettin Özkan ve il protokolüyle toplantı yaptı.
Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’ı da ziyaret eden Kacır, Konya Büyükşehir Belediyesi Taş Bina Kültür Merkezi’nde düzenlenen, Konya Ovası Projesi (KOP) Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı Mali Destekleri Protokol İmza Töreni’ne katıldı.
“Tam bağımsız ve müreffeh Türkiye hedefine emin adımlarla ilerliyoruz”
Bakan Kacır, burada yaptığı konuşmada, Konya’da 2024’te, toplam bütçesi 128 milyon lira olan 22 projeyi hayata geçireceklerini aktardı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde 22 yıldır büyük ve güçlü Türkiye’ye doğru emin adımlarla yürürken, araştırma ve inovasyon ekosistemi, planlı sanayi alanları, girişimcilik kültürü ve nitelikli insan kaynağıyla ülkeyi küresel üretim ve inovasyon üssü haline getirdiklerini ifade eden Kacır, “Hayalden gerçeğe dönüşen sayısız projeye, sayısız esere hep birlikte imza attık ve şimdi Türkiye Yüzyılı’nı milli teknoloji hamlesiyle taçlandırarak, tam bağımsız ve müreffeh Türkiye hedefine emin adımlarla ilerliyoruz.” dedi.
Kacır, yatırım, istihdam, üretim, ihracat yoluyla büyüme üzerine kurulu ekonomi yaklaşımından taviz vermeden milletin refahını yükseltme ve devleti güçlendirme mücadelesini sürdüreceklerini vurgulayarak, şunları kaydetti:
“Organize sanayi bölgelerinde çalışan sayımızı 415 binden 2 milyon 600 bine, ihracatımızı 36 milyar dolardan 255,8 milyar dolara, Ar-Ge harcamalarımızı 1,2 milyar dolardan 12 milyar dolara, Ar-Ge personeli sayımızı 29 binden 272 bine çıkardık. Askeri insansız hava aracı üretiminde dünyada, ticari araç, güneş paneli, beyaz eşya, demir-çelik, çimento üretiminde Avrupa’da lider Türkiye’yi inşa ettik. Silahlı kuvvetlerinin kullandığı piyade tüfeğini dahi üretemeyen, savunma envanteri neredeyse tümüyle dışa bağımlı Türkiye’yi, 22 yılda kendi insansız hava araçlarını, artık evet dünkü uçuştan sonra gururla söylüyoruz ki; savaş uçağını, uçak gemisini, uydularını yerli ve milli imkanlarla üretebilen ve geliştirebilen bir ülke konumuna taşıdık. 60 yıllık hayalimiz, yerli ve milli otomobilimiz Togg’u ürettik ve aziz milletimizin hizmetine sunduk. İnsanlı ilk uzay bilim misyonumuzu gerçekleştirdik.”
“81 ilimize çağ atlatmaya devam ediyoruz”
5G teknolojilerinden uçan akıllı mobilite sistemlerine, bataryadan çip teknolojilerine, güneş panellerinden rüzgar türbinlerine, biyoteknolojik ilaçlardan yeni nesil uydu teknolojilerine, hızlı trenlere kadar birçok alanda büyük atılımlar gerçekleştirme hedefiyle yollarına devam ettiklerini aktaran Kacır, “272 bin kişilik Ar-Ge ordumuzla, milyonlarca gencimizin akın ettiği Teknofest’lerde doğan, teknoparklarda büyüyen binlerce teknoloji girişimiyle, rekabet gücü yüksek sanayimizle ‘Vakit Türkiye vaktidir’ diyoruz. 81 ilimize çağ atlatmaya devam ediyoruz.” diye konuştu.
Bakan Kacır, büyüme ve kalkınma yolculuğunda Konya’nın kendileri için müstesna bir yere sahip olduğuna değinerek, kente değer katan yatırımları anlattı.
Son 22 yılda 263 milyar lira tutarında 5 bin 28 yatırım için teşvik belgesi düzenlediklerini, 83 bin 469 nitelikli istihdamın önünü açtıklarını vurgulayan Kacır, kalkınmanın sac ayaklarından biri sayılan KOBİ’lere can suyu olmaya devam ettiklerini dile getirdi.
Kacır, 22 yıl önce 200’den az KOBİ KOSGEB desteklerinden faydalanırken, bu sayıyı 4,9 milyar liranın üzerinde bir destekle 38 bin 500’e çıkardıklarını belirtti.
Konya’da yürütülen projeler
Planlı sanayileşme hamlesiyle Konya’yı sanayide öncü bir şehir haline getirdiklerini aktaran Kacır, TÜBİTAK özel sektör, Ar-Ge ve bilim insanı destek programlarıyla 1279 proje ve 2007 bilim insanına 3,8 milyar lira destek sağladıklarını söyledi.
Kacır, Mevlana Kalkınma Ajansı ve Konya Ovası Projesi (KOP) Bölge Kalkınma İdaresi tarafından desteklenen projelerle Konya’nın tarihi ve doğal güzelliklerini korumanın yanında zengin kültürel mirasını ekonomik değere dönüştürdüklerini ifade etti.
Konya’nın toprağının daha verimli kullanılmasına yönelik projeler geliştirdiklerini belirten Kacır, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bugün imza atacağımız 22 proje kapsamında kuracağımız modern sulama sistemleri ve seralar, sağlayacağımız makine ve ekipman destekleri, eğitim ve yayım faaliyetleriyle şehrimizde tarım ve hayvancılıkta kalite ve verimliliğin artırılmasına katkı vereceğiz. Çiftçinin ambarı artık sabanın ucunda değil. Medeniyet harcını erenlerin kardığı, hoşgörü diyarı, Anadolu’nun kadim hafızası Konya’ya eser kazandırmaya, hizmet üretmeye devam edeceğiz. İnşallah Konya, Anadolu’daki varlığımızın, birliğimizin, dirliğimizin sembolü olduğu gibi Türkiye Yüzyılı’nın da teminatı olacaktır.”
Vali Özkan, Büyükşehir Belediye Başkanı Altay ve KOP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı Murat Karakoyunlu da konuşma yaparak, protokolün bölge ve ülke için hayırlı olmasını diledi.
]]>TÜRKİYE İstatistik Kurumu (TÜİK), 2023’ün aralık ayında ihracatın yüzde 0,4 artarak 23 milyar dolar, ithalatın yüzde 11 azalarak 29 milyar 39 milyon dolar olarak gerçekleştiğini açıkladı.
TÜİK, Aralık 2023 dönemine ilişkin dış ticaret istatistiklerini açıkladı. Buna göre; ihracat 2023 yılı aralık ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 0,4 artarak 23 milyar dolar, ithalat yüzde 11 azalarak 29 milyar 39 milyon dolar olarak gerçekleşti. İhracat 2023 yılı Ocak-Aralık döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 0,6 artarak 255 milyar 777 milyon dolar, ithalat yüzde 0,5 azalarak 361 milyar 774 milyon dolar olarak gerçekleşti.
DIŞ TİCARET AÇIĞI ARALIK AYINDA YÜZDE 37,8 AZALDI
Aralık ayında dış ticaret açığı, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 37,8 azalarak 9 milyar 713 milyon dolardan, 6 milyar 39 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2022 Aralık ayında yüzde 70,2 iken, 2023 Aralık ayında yüzde 79,2’ye yükseldi.
Ocak-aralık döneminde dış ticaret açığı yüzde 3,2 azalarak 109 milyar 541 milyon dolardan, 105 milyar 997 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2022 Ocak-Aralık döneminde yüzde 69,9 iken, 2023 yılının aynı döneminde yüzde 70,7’ye yükseldi.
ARALIK AYINDA EN FAZLA İHRACAT YAPILAN ÜLKE ALMANYA OLDU
Aralık ayında ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 1 milyar 679 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 1 milyar 314 milyon dolar ile ABD, 1 milyar 254 milyon dolar ile Irak, 1 milyar 217 milyon dolar ile Birleşik Krallık, 1 milyar 22 milyon dolar ile İtalya takip etti. 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın yüzde 28,2’sini oluşturdu.
Ocak-Aralık döneminde de ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 21 milyar 92 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 14 milyar 826 milyon dolar ile ABD, 12 milyar 786 milyon dolar ile Irak, 12 milyar 468 milyon dolar ile Birleşik Krallık ve 12 milyar 381 milyon dolar İtalya ile takip etti. 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın yüzde 28,8’ini oluşturdu.
İTHALATTA İLK SIRAYI RUSYA FEDERASYONU ALDI
İthalatta Rusya Federasyonu ilk sırayı aldı. Aralık ayında Rusya Federasyonu’ndan yapılan ithalat 4 milyar 209 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 3 milyar 270 milyon dolar ile Çin, 2 milyar 514 milyon dolar ile Almanya, 1 milyar 470 milyon dolar ile İtalya, 1 milyar 330 milyon dolar ile ABD izledi. 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 44,1’ini oluşturdu.
Ocak-Aralık döneminde ithalatta ilk sırayı Rusya Federasyonu aldı. Rusya Federasyonu’ndan yapılan ithalat 45 milyar 602 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 44 milyar 980 milyon dolar ile Çin, 28 milyar 684 milyon dolar ile Almanya, 19 milyar 902 milyon dolar ile İsviçre, 15 milyar 778 milyon dolar ile ABD izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 42,8’ini oluşturdu.
]]>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle genel ticaret sistemi kapsamında üretilen geçici dış ticaret verilerine göre; ihracat 2023 yılı Kasım ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 5,2 artarak 22 milyar 999 milyon dolar, ithalat yüzde 5,7 azalarak 28 milyar 916 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Ocak-Kasım döneminde ihracat yüzde 0,7, ithalat yüzde 0,5 arttı
Genel ticaret sistemine göre ihracat 2023 yılı Ocak-Kasım döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 0,7 artarak 232 milyar 810 milyon dolar, ithalat yüzde 0,5 artarak 332 milyar 736 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Kasım ayında enerji ürünleri ve altın hariç ihracat yüzde 1,6, ithalat yüzde 6,7 arttı
Enerji ürünleri ve nakdi olmayan altın hariç ihracat, 2023 Kasım ayında yüzde 1,6 artarak 20 milyar 451 milyon dolardan, 20 milyar 773 milyon dolara yükseldi.
Kasım ayında enerji ürünleri ve nakdi olmayan altın hariç ithalat yüzde 6,7 artarak 20 milyar 294 milyon dolardan, 21 milyar 650 milyon dolara yükseldi. Enerji ürünleri ve nakdi olmayan altın hariç dış ticaret açığı Kasım ayında 877 milyon dolar olarak gerçekleşti. Dış ticaret hacmi yüzde 4,1 artarak 42 milyar 423 milyon dolar olarak gerçekleşti. Söz konusu ayda enerji ve altın hariç ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 96,0 oldu.
Dış ticaret açığı Kasım ayında yüzde 32,6 azaldı
Kasım ayında dış ticaret açığı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 32,6 azalarak 8 milyar 784 milyon dolardan, 5 milyar 918 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2022 Kasım ayında yüzde 71,3 iken, 2023 Kasım ayında yüzde 79,5’e yükseldi.
Dış ticaret açığı Ocak-Kasım döneminde yüzde 0,1 arttı
Ocak-Kasım döneminde dış ticaret açığı yüzde 0,1 artarak 99 milyar 828 milyon dolardan, 99 milyar 926 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2022 Ocak-Kasım döneminde yüzde 69,8 iken, 2023 yılının aynı döneminde yüzde 70,0’a yükseldi.
Kasım ayında imalat sanayinin toplam ihracattaki payı yüzde 93,3 oldu
Ekonomik faaliyetlere göre ihracatta, 2023 Kasım ayında imalat sanayinin payı yüzde 93,3, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 4,8, madencilik ve taşocakçılığı sektörünün payı yüzde 1,3 oldu.
Ocak-Kasım döneminde ekonomik faaliyetlere göre ihracatta imalat sanayinin payı yüzde 94,4, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 3,7, madencilik ve taşocakçılığı sektörünün payı yüzde 1,5 oldu.
Kasım ayında ara mallarının toplam ithalattaki payı yüzde 67,6 oldu
Geniş ekonomik gruplar sınıflamasına göre ithalatta, 2023 Kasım ayında ara mallarının payı yüzde 67,6, sermaye mallarının payı yüzde 16,9 ve tüketim mallarının payı yüzde 15,4 oldu. İthalatta, 2023 Ocak-Kasım döneminde ara mallarının payı yüzde 72,5, sermaye mallarının payı yüzde 14,3 ve tüketim mallarının payı yüzde 13,0 oldu.
Kasım ayında en fazla ihracat yapılan ülke Almanya oldu
Kasım ayında ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 1 milyar 750 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 1 milyar 365 milyon dolar ile Birleşik Arap Emirlikleri, 1 milyar 285 milyon dolar ile Irak, 1 milyar 262 milyon dolar ile ABD, 1 milyar 103 milyon dolar ile İtalya takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın yüzde 29,4’ünü oluşturdu.
Ocak-Kasım döneminde ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 19 milyar 415 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 13 milyar 519 milyon dolar ile ABD, 11 milyar 535 milyon dolar ile Irak, 11 milyar 359 milyon dolar ile İtalya ve 11 milyar 265 milyon dolar ile Birleşik Krallık takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın yüzde 28,8’ini oluşturdu.
İthalatta ilk sırayı Çin aldı
İthalatta Çin ilk sırayı aldı. Kasım ayında Çin’den yapılan ithalat 3 milyar 555 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 3 milyar 458 milyon dolar ile Rusya Federasyonu, 2 milyar 374 milyon dolar ile Almanya, 1 milyar 467 milyon dolar ile Birleşik Arap Emirlikleri, 1 milyar 361 milyon dolar ile ABD izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 42,2’sini oluşturdu.
Ocak-Kasım döneminde ithalatta ilk sırayı Çin aldı. Çin’den yapılan ithalat 41 milyar 711 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 41 milyar 395 milyon dolar ile Rusya Federasyonu, 26 milyar 170 milyon dolar ile Almanya, 18 milyar 815 milyon dolar ile İsviçre, 14 milyar 448 milyon dolar ile ABD izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 42,8’ini oluşturdu.
Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ihracat yüzde 0,7 arttı
Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre; 2023 Kasım ayında bir önceki aya göre ihracat yüzde 0,7 artarken, ithalat yüzde 3,1 azaldı. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise; 2023 yılı Kasım ayında bir önceki yılın aynı ayına göre ihracat yüzde 5,4 artarken, ithalat yüzde 5,6 azaldı.
Yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayi ihracatı içindeki payı yüzde 4,0 oldu
Teknoloji yoğunluğuna göre dış ticaret verileri, ISIC Rev.4 sınıflaması içinde yer alan imalat sanayi ürünlerini kapsıyor. Kasım ayında ISIC Rev.4’e göre imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı yüzde 93,3 oldu. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı yüzde 4 olarak kaydedildi. Ocak-Kasım döneminde ISIC Rev.4’e göre imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı yüzde 94,4, Ocak-Kasım döneminde yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı yüzde 3,7 oldu.
Kasım ayında imalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı yüzde 81,1’dir. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı yüzde 12,6 oldu. Ocak-Kasım döneminde imalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı yüzde 80,9, Ocak-Kasım döneminde yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı yüzde 10,5 oldu.
Özel ticaret sistemine göre ihracat 2023 yılı Kasım ayında 21 milyar 9 milyon dolar oldu
Özel ticaret sistemine göre, 2023 yılı Kasım ayında, ihracat bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 4,9 artarak 21 milyar 9 milyon dolar, ithalat yüzde 2,9 azalarak 27 milyar 475 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Kasım ayında dış ticaret açığı yüzde 21,8 azalarak 8 milyar 268 milyon dolardan, 6 milyar 467 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2022 Kasım ayında yüzde 70,8 iken, 2023 Kasım ayında yüzde 76,5’e yükseldi.
İhracat 2023 yılı Ocak-Kasım döneminde 211 milyar 647 milyon dolar oldu
Özel ticaret sistemine göre ihracat, 2023 yılı Ocak-Kasım döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 1,3 azalarak 211 milyar 647 milyon dolar, ithalat yüzde 0,1 artarak 311 milyar 739 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Ocak-Kasım döneminde dış ticaret açığı yüzde 3,2 artarak 96 milyar 992 milyon dolardan, 100 milyar 92 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2022 Ocak-Kasım döneminde yüzde 68,9 iken, 2023 yılının aynı döneminde yüzde 67,9’a geriledi. – ERZİNCAN
]]>