TBMM Genel Kurulunda, Sağlıkla İlgili Bazı Kanunlarda ve 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin görüşmelerine devam ediliyor.
Teklifin birinci bölümünün tümü üzerinde Saadet Partisi Grubu adına söz alan Bursa Milletvekili Cemalettin Kani Torun, hekimlerin iş yükünün arttığını söyledi.
Sağlık sisteminin ana unsuru olan personele yapılan ödemenin düştüğünü savunan Torun, sağlık çalışanlarına yönelik şiddet dolayısıyla “beyaz kod” başvurusunun yükseldiğini öne sürdü.
İYİ Parti Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, sağlık sisteminde bozulmalar yaşandığını iddia etti.
Muayene randevusu alınmasında vatandaşların sorunlar yaşandığını dile getiren Türkkan, “Hekimler 5 dakikada bir muayene yapmak zorunda, bazen bu 2 dakikaya düşüyor. Bir hekim, bir hastayı 2 dakikada nasıl muayene edecek?” diye sordu.
Sağlık çalışanlarına yönelik şiddet olaylarının yaşandığını anımsatan Türkkan, hekimlerin muayene yapmaya korktuğunu savundu.
Hekimlerin mobbing ve şiddet yüzünden yurt dışına gitmenin yollarını aradığını ileri süren Türkkan, “Hekimlerin gördüğü şiddet konusunda toplumda bireylerin yeterli tepkiyi göstermediğini düşünüyorum.” ifadesini kullandı. Lütfü Türkkan, teklifin yeterli hizmetleri verecek maddeleri içermediğini söyledi.
“Ebelerin normal doğuma daha aktif katılmalarına imkan tanınmıştır”
MHP Bursa Milletvekili Fevzi Zırhlıoğlu, teklifin 10 farklı Kanun’da değişiklik öngördüğünü bildirdi.
Sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılması ve kalitesinin artırılmasına yönelik önemli gelişmelerin sağlandığını vurgulayan Zırhlıoğlu, sağlık alanında fiziki ve beşeri alt yapının iyileştirildiğini anlattı.
Zırhlıoğlu, sağlık hizmetlerinin geliştirilmesinin, sağlık çalışanlarına verilen önem ve değerle doğru orantılı olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:
“Teklifle, mesleğini serbest olarak icra eden diş hekimlerinin ağız ve diş sağlığı muayenehanelerinde diş hekimi çalıştırılabilmelerine, ebelerin görev tanımlarının güncellenmesine ve normal doğuma daha aktif olarak katılmalarına imkan tanınmıştır. Pek çok konu başlığını içeren kanun teklifi vatandaşlarımızın daha etkin sağlık hizmeti almasını sağlamak, sağlık çalışanlarımızın çalışma şartlarının iyileştirilmesi, sağlık sistemimizin daha iyi, etkin ve verimli işlemesi için hazırlanmıştır.”
DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, teklifte yer alan diş tabiplerinin, ağız ve diş sağlığı muayenehanelerinde diş tabibi istihdam edebilmesine yönelik düzenlemenin bulunduğunu hatırlatarak, verilecek ücretlerin belirlenmesi gerektiğini kaydetti.
Kamudaki diş hekimi sayısının artırılması gerektiğini belirten Gergerlioğlu, teklifle ilaç sektörünün karlarının artmasının kolaylaştırıldığını savundu.
“Acil servislerimiz Türkiye’nin her yerinde dolu”
CHP Uşak Milletvekili Ali Karaoba, teklifin sağlık çalışanlarının haklarını savunmaktan uzak olduğunu öne sürdü.
Diş tabiplerinin, ağız ve diş sağlığı muayenehanelerinde diş tabibi istihdam edebilmesine yönelik düzenlemenin olumlu olduğunu ifade eden Karaoba, bu düzenlemeyi yetersiz bulduklarını söyledi.
Ali Karaoba, “Acil servislerimiz Türkiye’nin her yerinde dolu. Acil servislere başvuru sayısı diğer ülkelerle karşılaştırdığımızda beş kat daha fazla. Acil tıp uzmanlarımız, canla başla çalışırken bile vatandaşların talebine yetişemezken bu alanın yoğun bakım yan dal uzmanlık programına dahil edilmesi acil uzman hekim sayısını azaltacaktır. Yan dal yapan uzman kendi ana dalında hasta bakamamaktadır.” diye konuştu.
AK Parti Kocaeli Milletvekili Sadettin Hülagü, kanun teklifiyle Türkiye’nin sağlık alanındaki rekabet gücünün korunması için çeşitli düzenlemeler yapılmasının amaçlandığını vurguladı.
Teklifle, Sağlık Bilimler Üniversitesinin kadrolarına yönelik belirleme işleminin Sağlık Bakanının yetkisinden çıkarıldığını ifade eden Hülagü, “Dünyada tıbbın gelişmesiyle hekim uzmanlık alanları ileri seviyelere ayrılmış, bu bölümler yan dal olarak adlandırılmıştır. Yan dal eğitim uzmanlıklarında üç yıllık bir süre var. Bu eğitim yılını tamamlamayan kişilere kesinlikle sertifika verilmesi söz konusu değildir. Yüzde 20 oranında daha fazla tazminat almaları sağlanarak bu alandaki ihtiyacın giderilmesi düşünülmüştür. Kanun teklifi, sağlık alanındaki vizyon çalışmalarımıza yeni bir hız verecektir. ” ifadelerini kulandı.
Sadettin Hülagü, teklifle ilaç ve tıbbi cihaz mevzuatı ve malpraktis uygulamalara ilişkin de düzenlemelerin yer aldığını kaydetti.
Teklifin birinci bölümünün tümü üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının ardından maddelerin görüşülmesine geçildi.
]]>Kaza, 9 Eylül 2023 tarihinde Andırın’a bağlı Darıovası Mahallesi’ndeki Kavlaklı Mezarlığı’nda meydana geldi. Cengiz Aksu’nun kontrolünü yitirdiği 27 AKZ 728 plakalı kamyon, 3 araca çarptı. Kamyon, araçları önüne katıp kalp krizinden ölen Davut Avan’ın cenaze namazını kılmaya hazırlanan kalabalığın arasına daldı. Kazada; Mustafa Güzeloğlu (65), Osman Önsel (49), Halil Önsel (70), Mehmet Peksoy (69), Tahir Temiz (74) ve Erdoğan Güzeloğlu (37) öldü, 21 kişi yaralandı. Kazanın ardından jandarma ekiplerince gözaltına alınan kamyon şoförü Cengiz Aksu tutuklandı.
Kazayla ilgili başlatılan soruşturmada, kamyonun 1 hafta önce yapılan muayenesinde arka servis freni aynı aks üzerindeki tekerler için fren değerleri farkının yüzde 30’dan daha büyük olduğu, bu nedenle ağır kusur verilip muayenesinin onaylanmadığı tespit edildi. Bunun üzerine şirketin ortakları İbrahim Akçadağ ile Kemal Gümüştekin de gözaltına alındı. Şüphelilerden Akçadağ tutuklanırken, Gümüştekin ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
‘FRENE DEFALARCA BASTIM ANCAK TUTUMADI’
Tutuklanan sürücü Cengiz Aksu, savcılık sorgusunda kazadan 4 gün önce 5 Eylül’de işe başladığını, 2 Eylül’de yapılan aracın ağır kusurlu olarak muayeneden geçmediğinden haberinin olmadığını söyledi. Aracın frenleri ile alakalı herhangi bir sorun olup olmadığını, bakımlarının yapılıp yapılmadığını bilmediğini belirten Aksu, Olay sırasında kamyonu durdurmak için elimden geleni yaptım. Frene defalarca bastım ancak yükten mi yoksa yoldaki çakıl taşlarından dolayı mı olduğunu bilmiyorum ama fren tutmadı. Kazanın gerçekleşmemesi için elimden gelen her şeyi yaptım, kornaya defalarca bastım, durmak için yolun etrafındaki araçlara çarptım ancak kamyonu durduramadım. Oradaki topluluk ana yolun üzerinde bekliyordu. Ana yolun üzerinde beklemeselerdi böyle bir sonuç ortaya çıkmayacaktı. Kaza esnasında oğlum da yanımdaydı ve insanlara vurmamak için kendimin ve oğlumun canını riske atarak kazanın gerçekleşmesini engellemeye çalıştım ancak engel olamadım. Araç hareket halindeyken kimseye vurmadım ancak kamyon devrilince topluluğun üzerine doğru ilerledi ve şahıslar damperin altında kaldı. Olay yerinde cenaze merasimine gelen şahısların araçları trafik kurallarına aykırı şekilde yol üzerine park edildiği için aracın kontrolünü sağlamakta zorlandım diye konuştu.
‘TÜM BAKIM VE ONARIMLARI YAPILDI’
İbrahim Akçadağ ise savunmasında şirket yetkilisi olarak araçların bakım ve onarım işlerini kendisinin takip ettiğini belirterek, Olaya karışan araç garanti kapsamında olduğu için 2 Eylül 2023 tarihinde yapılan muayene sonucu muayeneden geçmemesi üzerine aracı bakımı yapılmak üzere servise gönderdim. Bu serviste olay gününden önce tüm bakım onarımları yapıldı. Fren mekanizmasında en ufak bir sıkıntı yoktu. Fren mekanizmasında herhangi bir sıkıntı olsa bu kamyon Başkonuş rampasından inemez. Aracın muayeneden kalma sebebi, tekerlerin arasındaki uyumsuzluktan kaynaklanmaktadır, bir teker farklı takılmıştı ancak kazadan önce düzgün tekerler kamyona takıldı ve şu anda da aracın üzerindedir dedi.
Kemal Gümüştekin ise kamyonun tüm bakım ve onarımlarının yapıldığını söyledi.
ARACI KULLANMAYA YETKİSİ YOK
Soruşturma devam ederken 3 kişilik bilirkişi raporu da dosyaya girdi. Raporda, kamyon şoförü Cengiz Aksu ile şirket ortakları İbrahim Akçadağ ve Kemal Gümüştekin’in ağır kusurlu olduğu belirtilerek, aracın geçerli muayenesinin bulunmadığı, Hatay ili taahhütnameli olduğu ve Hatay sınırları dışında çalışmaması gerektiği, sürücü Cengiz Aksu’nun sürücü belgesinin geçerlilik süresinin 27 Mart 2022 tarihinde dolduğu ve soruşturmaya konu kamyonu ise kullanmaya yetkisinin olmadığı, kamyonun sağ ve sol tekerler arasında yüzde 30’dan fazla sapma olduğu, aracın ağır kusurlu olduğu, muayeneden geçemediğinin tespit edildiği, işveren tarafından tamir yapıldığına ilişkin sunulan faturanın geçerli olmadığı, TÜVTÜRK tarafından muayene yapılmadığı sürece tamirin düzgün yapıldığının kabul edilemeyeceği ve ağır kusur kabul edileceği belirtildi.
Soruşturma sonunda Cumhuriyet savcısı, Cengiz Aksu, İbrahim Akçadağ ve Kemal Gümüştekin’in ‘olası kastla kasten öldürme’ ve ‘olası kastla yaralama’ suçlarından 157,5 yıldan 262’şer yıla kadar hapisle cezalandırılmaları için iddianame düzenledi. İddianame Kahramanmaraş 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilirken, sanıklar önümüzdeki günlerde hakim karşısına çıkacak.
]]>