CHP Kars Milletvekili İnan Akgün Alp, TBMM Genel Kurulu’nda geçen hafta sağlıkla ilgili torba kanun teklifinin görüşmeleri sırasında iktidar tarafından yapılan hastane ihalelerine ilişkin açıklama yaptı. Alp, şunları söyledi:
“Kütahya Milletvekili Sayın Ali Fazıl Kasap Genel Kurul’a bilgi verirken Tip 1 diyabet hastalarının sensör maliyetlerinin 2 milyar TL olduğunu söyledi, 20 bin hastanın bu sensöre ihtiyacı olduğunu ve uzun zamandır AK Parti hükümeti tarafından bu maliyetin karşılanmasına direnç gösterildiğini belirtti. Sizin 20 bin hastaya vermediğiniz 2 milyar lirayı nereye verdiğinizi ben şimdi anlatacağım. 2023 seçimlerine on bir gün kala Kars Devlet Hastanesi’nin temelini attınız mı? Attınız. İhale bedeli 1 milyar 925 milyon lira, sözleşme tarihi 4’üncü ayın 14’ü 2023. Bu tarihten sekiz ay sonra 2024 Yılı Yatırım Programı ilan edildiği zaman, Sağlık Bakanlığı bütçesinde Kars Devlet Hastanesi yapım işinin proje tutarı ne kadar? 5 milyar 35 milyon lira. Ya, bu ihale sekiz ay önce 1 milyar 925 milyon liraydı.
“20 BİN HASTAYA VERMEDİĞİNİZ PARAYI MÜTEAHHİDE 8 AY SONRA FAZLASIYLA VERDİNİZ”
Sekiz ay içerisinde müteahhide yüzde 250 artış verdiniz değil mi? 20 bin hastaya vermediğiniz parayı müteahhide sekiz ay sonra fazlasıyla verdiniz. Bunu niye verdiğinizi, niye müteahhitlere verdiğinizi konuşmamın sonrasında anlatacağım. Ben bir araştırma yaptım, bu müteahhitlerin acaba uhdelerinde bu kadar böyle ballı bir ihalesi, başka işi de var mı diye -hiç şaşırmadım tabi- Sağlık Bakanlığı bu müteahhitlere ihale yağdırmış. Uhdelerinde 500 yataklı Bingöl Devlet Hastanesi işi var. İhale bedeli 1 milyar 288 milyon lira, sözleşme tarihi ikinci ayın 6’sı 2023. Aradan on bir ay geçiyor, 2024 Yılı Yatırım Programı ilan ediliyor, on bir ay sonra Bingöl Devlet Hastanesi proje tutarı 3 milyar 771 milyon lira olarak bütçede yer alıyor; tam 3 katı.
Ya, sizin TÜİK’iniz vardı, enflasyonu yüzde 60 açıklıyordu, ne oldu? Ne oldu da müteahhit enflasyonu yüzde 300 oldu? Bitmedi, dur, müteahhit de değil, ben şimdi bunların AKP mi, MKP mi olduklarını konuşmamın sonunda anlatacağım. Bu müteahhitlere iş devam etmiş, hiç durmamış, 2023 yılında yağmış mübarek. 400 yataklı Çankırı Devlet Hastanesi… Sayın Komisyon Başkanı burada, Bakan Yardımcısı burada, cevap versin. İhale tarihi beşinci ayın 10’u, seçimden dört gün önce, apar topar, ‘İktidarı kaybediyoruz’ diye ihaleleri vermişler; bedel 1 milyar 590 milyon lira. Aradan sekiz ay geçiyor, yatırım programı açıklanıyor 2024 Yılı Yatırım Programı’nda Sağlık Bakanlığı’na ayrılan bütçe 2 milyar 817 milyon. E, hani 1 milyar 590 milyondu sekiz ay önce bu? Sekiz ayda 2’ye katlamış. E, siz emeklilere 7.500 lirayı 10.000 lira yapamıyordunuz, üçte 1 zam veremiyordunuz.
Bu ihaleler önümüzdeki sene kaç lira olacak; 5 milyar mı, 10 milyar mı, 15 mi, kaçta gözü doyacak bunların, bunların gözü kaç lirada doyacak, siz daha kaç lira kazandıracaksınız? Bak, bu da belgesi, açın bakın; açın bakın, bu da belgesi, yatırım programında yer alan belge.
Siz yirmi sene AKP’ydiniz, bugün içinizden MKP çıktı. MKP ‘Müteahhit Kalkındırma Partisi’ bunlar, müteahhit. AKP ile MKP ilişkisini de anlatayım ben size. İş yapıyorsun da 1,5 milyar liralık işi 3 milyara yapıyorsun sekiz ay sonra. Bak, vatandaşa, 20 bin kişiye vermiyorsun bu parayı, müteahhide veriyorsun. İş yapmıyorsun sen; para yapıyorsun, servet yapıyorsun, servet transferi yapıyorsun. Sen 7.500 lirayı 10.000 lira yapmadın ya, 20 bin kişiye 2.500 lira vermiyorsun. Bak, delilli, ispatlı anlatıyorum. ‘Bu MKP nedir? Bu müteahhit kalkındırma partisi ne’ diyeceksin. AKP’li siyasetçiler ile MKP’li müteahhitler arasında organik bir ilişki vardır.
Buradan ben taahhüt sektöründeki firmalara sesleniyorum: Sigorta ödeyen, vergi ödeyen, çek ödeyen, senet ödeyen, kredi ödeyen, istihdam yaratan firmalar, boşuna uğraşmayın, siz MKP’yle baş edemezsiniz çünkü AKP milletvekili gider Sağlık Bakanı… Buradan ha, bunu da hatırlatayım, Ankara Başsavcısı, uyuma, uyuma! Şu Sağlık Bakanlığı Sağlık Yatırımları Genel Müdürlüğü ihalelerine bir bak, bir bak bu fiyat farkları neden oluyormuş? Bir bilirkişi incelemesi yaptır. AKP milletvekilleri ve AKP siyasetçileri Sağlık Bakanlığı’nın bürokrasisine çok alışkınlar, giderler içeriden fiyatı öğrenirler, 1 milyar 590 lira, MKP müteahhidi için bir hazırlık yapmaya gerek yoktur, o, 1 milyar 590’ı atar çünkü sekiz ay sonra 3 milyar olacağını da çok iyi bilir. Biz sizin AKP iktidarınıza da MKP’li ortaklarınıza da gün gelecek hesap soracağız, bunu da buradan ilan ederim.”
]]>Büyükçekmece Belediyesi tarafından bugüne kadar 50 binden fazla konut kentsel dönüşüm kapsamında yıkılarak yenilendi. Atatürk Mahallesinde bulunan 33 bağımsız bölümden oluşan 4 blok belediye vatandaş işbirliğiyle yıkım çalışmalarına başladı. Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün ve Deprem uzmanı Prof. Dr. İlhan Osmanşahin’de yıkımın gerçekleştirildiği mahallede 7 ay önce yıkılan ve yapım aşamasında olan Mobilsan sitesinde denetimlerde bulundu.
“Benim en büyük projem vatandaşın canını kurtarma projesi, bunun adına da kentsel dönüşüm diyoruz”
Yıkımın gerçekleştiği alanda açıklamalarda bulunan Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün, “Depreme hazırlık Büyükçekmece’de son hızıyla devam ediyor. Seçim zamanındayız, hep soruyorlar ‘başkanım en büyük projen ne?’ Benim en büyük projem vatandaşın canını kurtarma projesi, bunun adına da kentsel dönüşüm diyoruz. Büyükçekmece’de ada bazında kentsel dönüşüme devam ediyoruz. Bugün 4 blok yıkıyoruz ve aynı zamanda inşaatları kontrol ediyoruz. Vatandaşımızın canını kurtarmak en önemli iş olduğuna göre Büyükçekmece’deki eski binaların tamamını yıkıp yerine yenisini yapana kadar uyumayacağız. 2030’dan itibaren bu deprem olacak, şimdi de olabilir bilim insanları öyle söylüyor. Büyükçekmece’de güzel bir sistem işliyor. Diyoruz ki vatandaşlara, ‘yan komşuna bak bakalım, onlar kentsel dönüşümü tamamladılar, onların evine gidin. Onların müteahhitlerinin kim olduklarını öğrenin. Memnunlar mı, değiller mi? Müteahhitlerinden memnunsa aynı müteahhitlerle devam edin. Eksikler, yanlışlar, fazlalıklar nedir? Onları öğrenin. Yani müteahhit vatandaş işbirliğini önce komşudan başlat. Komşun ne yaptı? Komşun o müteahhitlerle nasıl anlaştı? Onların tecrübesinden istifade edin. Sonra bizimle masaya oturun. Ondan sonra da Büyükçekmece Belediyesi inşaat projelerinizi mühürlüyor, önünüzü açıyor, inşaata devam ediyorsunuz” dedi.
Şu ana kadar 51 bin konutu yenilediklerini söyleyen Akgün, “160 binden fazla insanımızın canını kurtardık. Az kaldı, 2029’a kadar Büyükçekmece’de kentsel dönüşümleri tamamlayacağız. Çünkü başka türlü ifade etmek mümkün değil. Sadece önümüzü kapatan İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi. Büyükşehir, Kumburgaz Sahili, Tepecik ve Türkoba’nın imar planlarını bugüne kadar meclise çıkartmadığı için bu vatandaşların kentsel dönüşümlerine giremedik. 1 Nisan’dan sonra önümüze bakacağız. ya Büyükşehir Belediye Meclisi kendi istek ve arzularıyla bu planları çıkartacak ya da Büyükçekmece, Tepecik, Türkoba, Kumburgaz halkının Büyükşehir Belediye Meclisinin önüne yığacağız, eylemimizi yapacağız. Bu bölgelerin planlarını çıkartacağız. Bu bölgedeki vatandaşlarımızın da canlarını kurtaracağız. Başka bir beklentim yok. 2024 seçimlerinden sonra işimiz gücümüz plansız yerlerimizin planlarını çıkartıp vatandaşımızın canını kurtarmak olacak” ifadelerini kullandı.
“Sıkı kontrol ilgili çalışanların kurallar dışına çıkmaması adına çok önemli”
Deprem Uzmanı ve Başkan Danışmanı Prof. Dr. İlhan Osmanşahin ise “Büyükçekmece’nin merkez mahallelerinde kentsel dönüşüm çalışmaları yüzde 70’i aşmış durumda. 50 binin üzerinde konut yenilendi. Kontrollerin daha güçlü bir şekilde hayata geçirilmesi adına yakın zamanda beton ve zemin laboratuvarı da devreye girecek. Sıkı kontrol ilgili çalışanların kurallar dışına çıkmaması adına çok önemli. Biz şu aşamada bilgilendirmeye de çok önem veriyoruz. Mahallelerimizde ayrı ayrı toplantılar düzenleyip neler yapıldığını ve neler yapılacağının bilgisini aktaracağız” diye konuştu. – İSTANBUL
]]>Başkan Kurt’a ziyaretlerinde, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ayşe Ünlüce de eşlik etti.
Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, ziyaretlerinde yaptığı konuşmada, Odunpazarı Belediyesi’nde çalışan işçilerin düzenli olarak maaşlarını aldıklarını belirterek, önceliğin çalışanların olduğunu söyledi. Geçmiş dönemlerde çalışan yerine müteahhitlerin gözetildiğini belirten Başkan Kurt, şunları kaydetti:
“Biz, müteahhitti de bitirdik. Şu an Odunpazarı belediyesinde çok büyük işler dışında, yasal olarak zorunlu bir biçimde müteahhit kullanmanın dışında tüm hizmetleri kendimiz yapıyoruz. Müteahhidimiz yok. Biz göreve gelmeden önce cenaze hizmetlerini, nakliye, servis işlerini bir müteahhit yapıyordu. Binek araçları bir müteahhit veriyordu. Biz bunların hepsini bitirdik. Müteahhit karı yasal olarak yüzde 25, yani yüz liralık iş yaparsanız 25 lira müteahhit kar etmek zorunda. Bizim bütün araçlarımız kiralıktı ve yakıt dahil kiralıktı. 8 saat çalışmak üzere bir program yapıyorlardı. Hiç bir araç 8 saat çalışmıyordu. Araç duruyordu. Kirası işliyordu. Ancak mazot tüketilmiyordu. Bu yıl yaptığımız tasarruflar neticesinde araçlarda kullanılan 250 bin litre mazotu tasarruf ettik. Düşünün bunun müteahhitte olduğunu 250 bin litre mazotun parası fazladan gitti. Şuanda mazotun ortalama 40 lira olduğunu düşünün. Tasarruf yaparak belediyenin bütçesini artıya geçirdik. Belediye olarak hiçbir ekonomik sıkıntımız yok. Paramız var. Ödemelerimiz düzgün ve çok ciddi yatırımlar yaptık.”
“TOKİ BAŞKANI ‘ADAM HAKLI’ DEDİ”
Odunpazarı’nda 10 yıldır belediye başkanı olarak görev yaptığını hatırlatan Başkan Kazım Kurt, şöyle devam etti:
“2010 yılında gecekondu önleme bölgesi ilan edilmiş. Erenköy’ün yarısı gecekondu önleme bölgesi sınırları içerisinde Öyle olduğu için o dönemin Odunpazarı Belediyesi burayı planlayamamış. Planlayamadığı için 2014’te göreve geldiğimizde önümüzde bulduk. TOKİ ile görüşmeler yaptık. TOKİ ile yaptığımız görüşmelerde bu bölgede yapılacak, yapılması hayal edilen konutlarla ilgili sözleşmelerin yanlış olduğunu gördük. Doğru sözleşme yapılmadan bu işin başlamasının mümkün olmadığını söyledik. Şu anda Fatih Belediye Başkanı olan kişi TOKİ’nin başkanıydı. Biz buradan bir teknik heyetle oraya gittik. Onların teknik heyetiyle toplantı yaptık. TOKİ başkanı bana dedi ki ‘sen niçin bu projeye karşı çıkıyorsun?’ diye sordu. Ben de anlattım. Niçin karşı çıkıyorum? Burada yapılacak cami nerede? Birinci etapta dedi. Okul nerede? Birinci etapta. Pazar yerleri de şurada. Park alanı nerede? Birinci etapta. Peki birinci etapta bunlar yapıldı mı? Yapılmadı. O zaman kimse kimseyi kandırmaz… Biz buradaki donatıların hepsini sağlam istiyoruz. Ben buraya halk merkezi, spor salonu, kültür merkezi yapacağım. Nereye yapacağım bunları dedim. Yer yok. Arsa yok. O zaman kusura bakmayın bu projeyi değiştirip doğrusunu yapın. Eyvallah birlikte yapalım. Ama en önemli şart şu. Ödemeler sabit olsun. TOKİ başkanı ‘adam haklı’ dedi. Doğru dürüst yapın dedi. Çekti gitti. Doğru dürüst bir şey yapılmadı. 5 yıl uğraştık. Ama ne yazık ki yaptıramadık.”
Odunpazarı Belediyesi olarak bir plan yaptıklarını ve TOKİ’ye dava açtıklarını anlatan Başkan Kurt, “Mahkeme planı iptal etti. Bir daha yaptık. Yine dava açtı. Yine iptal oldu. En sonunda AKP’li meclis üyelerine, yöneticilerine baskı yapa yapa, dava açtırmadan bir plan yaptık. Oy birliğiyle geçirdik. ve o bölgeyi planladık. Yani gecekondu önleme bölgesi olan bölgenin 5 binlik ve binlik planlarını yaptık. Ondan sonra imar uygulaması denilen bir şey var, arsaların birleştirilmesi işini de gerçekleştirdik. İlan ettik. Şu anda burası artık inşaat yapılabilecek hale geldi, ama TOKİ’siz çünkü TOKİ yapmıyor” diye konuştu.
“CUMHURİYET’İN 100. YILINDA ESKİŞEHİR’E BİR KADIN BELEDİYE BAŞKANI ÇOK YAKIŞACAK”
CHP Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı Ayşe Ünlüce ise şöyle konuştu:
“Buraya geldiğimizde, Kazım Kurt başkanımızın dediği gibi, kendimizi evimizde hissediyoruz. Yılmaz hocamız 25 yıldır, Ahmet Ataç başkanımız 20 yıldır ve Kazım başkanımızın da 10 yıldır şehrimizi yönettiklerini görmek gurur verici. Verdikleri güzel şehir için teşekkür borçluyuz. Bu şehri korumak ve ileriye taşımak için güçlü bir ekip burada hazır. Eskişehir halkına da teşekkürlerimi sunuyorum. Genel sekreterlik görevim boyunca üç başkandan da çok şey öğrendim. Eskişehir’de doğdum ve hep bu şehirde yaşadım. Gündemde sıkça yer alan genel sekreterlik konusu üzerinde konuşuluyor. Genel sekreterlik, büyükşehirlerde belediye başkanından sonra gelir. Yaklaşık 6 bin personelimiz var ve onları yöneterek bugünlere geldik. Bence, Cumhuriyet’in 100. yılında Eskişehir’e bir kadın belediye başkanı çok yakışacak.”
]]>