MEÜ Onkoloji Hastanesi Kemik İliği Nakil Merkezi sorumlusu Doç. Dr. Pelin Aytan:
“Hastanın tam uyumlu akraba vericisi ya da tam uyumlu Türk kök vericisi bulunmamaktaydı, bu nedenle alternatif bir nakil seçeneğimiz olan haploidentik kemik iliği naklini yaptık”
Nakil olan Ayşe Değirmenci:
” Şu anda çok iyiyim, sonuç çok güzel”
MEÜ Rektörü Prof. Dr. Erol Yaşar:
“Hastanemizde geçen yıl 83 bin 143 kişiye hizmet verirken, 59 kişiye de kök hücre tedavisi uygulandı”
MERSİN – Mersin’de kanser hastası kadın Ayşe Demirci, Mersin Üniversitesi Onkoloji Hastanesi Kemik İliği Nakil Merkezinde kızından yapılan nakille hayata tutundu.
Geçen yıl Mayıs ayında Akut Miyeloid Lösemi tanısı konulan 53 yaşındaki Ayşe Değirmenci, aldığı üç kemoterapinin ardından durumunda düzelme olmayınca MEÜ Onkoloji Hastanesine başvurdu. Kemik İliği Nakil Merkezi sorumlusu MEÜ Tıp Fakültesi Hastanesi Hematoloji Bilim Dalında görevli Doç. Dr. Pelin Aytan’ın tedavisine başladığı Değirmenci’ye uygun kök hücre bulunması için önce kardeşlerinden örnek alındı. Sonucun olumsuz çıkması üzerine 3 kızından da örnek alınan Değirmenci, en büyük kızı 35 yaşındaki Elif Değirmenci’nin ‘yarı uyumlu’ olması üzerine umutlandı. Yapılan naklin tam uyum sağlamasıyla ilk 90 günü atlatan Değirmenci’yi eşi İbrahim Değirmenci tedavi sürecinde yalnız bırakmadı.
Kızından yapılan nakille hayata tutunan Ayşe Değirmenci de geçen yıl mayıs ayının sonlarında konulan teşhisin ardından yaşadığı süreci anlattı. 3 kez kemoterapi aldığını belirten Değirmenci, “İlik nakli oldum. Büyük kızımınki yarım uyumlu oldu. Kızımdan bulunması iyi hissettirdi. Bulunmasaydı ne olurdu bilmiyorum. Şuanda çok iyiyim, sonuç çok güzel” dedi.
“Yarı uyumlu ilik nakli yaptık”
MEÜ Tıp Fakültesi Hastanesi Hematoloji Bilim Dalında görevli Doç. Dr. Aytan, Değirmenci’nin tedavi sürecini anlattı. Hastanın ilk 90 günü atlattığını belirten Doç. Dr. Aytan, şöyle devam etti: “Hastamız Ayşe Değirmenci, Akut Miyeloid Lösemi tanısı almış olup aylar süren kemoterapiler ve uzun kemoterapilere bağlı yatışlar sonrası tam yanıt durumundayken kızından ‘yarı uyumlu’ dediğimiz bir nakil tipi olan haploidentik kemik iliği (Anne, baba, yarı uyumlu kardeş veya evlatlardan yapılan nakil) nakli yaptık. Neden bu nakli tercih ettik. Aslında bu bizim tercihimizde olan bir durum değil. Çünkü hastanın tam uyumlu akraba vericisi ya da tam uyumlu Türk kök vericisi bulunmamaktaydı. Bu nedenle alternatif bir nakil seçeneğimiz olan haploidentik kemik iliği naklini yaptık. Bu yarı uyumlu bir nakil ve komplikasyonları tam uyumlu nakillere göre daha ağır olan ve süreci yönetmek de biraz sancılı. Ancak biz tüm ekibimizle birlikte hasta ve hasta yakınlarımızın da özverileriyle bugüne geldik. 90’ıncı günümüzü bitirmiş bulunuyoruz. Bu çok kolay olmadı.”
“İlk 90 gün bizim için çok değerlidir”
Doç. Dr. Aytan, bu tedavi sürecinde ilk 90 günün kendileri için çok önemli olduğunu vurguladı. Bu süreçten sonra da takiplerin devam ettiğine değinen Aytan, “90’ıncı günden sonra da takiplerimiz haftalık 10 günde bir, 15 günde bir, 20 günde bir devam eder. Ama en azından içimiz şu an da biraz daha rahat. Hastamızın en son yapılan kemik iliği biyopsi değerlendirmesiyle tam yanıt durumundadır. ve en son yapılan genetik incelemesinde, vericisiyle tam uyumlu, yüzde yüz kimerik dediğimiz tam uyumlu durumdadır. İlk 90 günü atlattık” dedi.
“Hastanemizde geçen yıl 83 bin 143 kişiye hizmet verildi”
MEÜ Rektörü Prof. Dr. Erol Yaşar da 2020 yılında açılışı gerçekleştirilen Onkoloji Hastanesi hakkında bilgi verdi.
Hastanenin toplam 14 bin 500 metrekare kapalı alana sahip olduğunu ifade eden Yaşar,”Hastanemizde Radyoloji, Hematoloji, Tıbbi Onkoloji, Çocuk Hematoloji, Çocuk Onkoloji ve Kemik İliği Nakil Merkezi olmak üzere toplamda 6 ünitede hastalarımıza hizmet sunuyoruz. Bu ünitelerimizde 15 öğretim elemanımız görev alırken, 92 sağlık personelimiz de hastalarımıza en iyi sağlık hizmetini sunmak için çalışmalarını sürdürüyor. Hastanemizde geçen yıl 83 bin 143 kişiye hizmet verirken, 59 kişiye de kök hücre tedavisi uygulandı. Tüm bu sağlık hizmetlerimizin yanında refakatçilerimizi de unutmadık. Onkoloji Hastanemizin hemen yanında yer alan ve içerisinde klima, banyo, tuvalet, yatak ve televizyonu bulunan 40 kişi kapasiteli 20 odalı misafirhanemizde refakatçilerimiz ücretsiz bir şekilde kalabiliyorlar” diye konuştu.
]]>DİYARBAKIR’da Sevcan Toparlı (39), böbrek yetmezliği hastası 16 yıllık eşi Hakan Toparlı’ya (40) 14 Şubat Sevgililer Günü’nde böbreğini bağışladı. Başarılı geçen ameliyatın ardından Hakan Toparlı, “Ben ondan almak istemedim. Ondan bir şey eksilsin istemedim açıkçası ama o ısrarla vermek istediğini söyledi. O anda çok duygulanmıştım” dedi.
Diyarbakır’da yaşayan aşçı Hakan Toparlı’ya, bir süre önce böbrek yetmezliği teşhisi konuldu. Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde tedaviye alınan ve yaklaşık 1 yıldır nakil bekleyen Toparlı için eşi Sevcan Toparlı, donör olmak istedi. Yapılan tahlillerin ardından böbreğin uygun olduğunun belirlenmesiyle, çift ameliyata alındı. Sevcan Toparlı’nın bir böbreği eşine nakledildi.
Hakan Toparlı, ameliyatın 14 Şubat Sevgililer Günü’ne denk gelmesinin anlamlı olduğunu belirterek, “Duygularımı kelimelerle anlatamıyorum. Bayağı bir sevinçliyiz, anlatılmaz. Yaklaşık bir yıldır bekliyordum nakli, geçen yıl ağırlaştım. Kontrollere gittiğimiz zaman eşim böbreğini vermek istediğini söyledi. Tahliller yapıldıktan sonra en uygun donör eşim çıktı. O da hiç kimseden istemeyerek, kendisi vermek istedi. 14 Şubat’a denk gelmesi, çok ayrı bir anlam kattı. Biz 16 yıllık evliyiz, 5 de çocuğumuz var. Sevinçliyim, duygularım daha nasıl ifade edilir, bilmiyorum” diye konuştu.
‘İKİNCİ HAYATIMIZA BAŞLAYACAĞIZ’
Organ nakli konusunda insanların bilinçli olmalarını isteyen Sevcan Toparlı ise “Hiç düşünmeden, ‘ben vereceğim’ dedim ve böyle gelişti. Eşimin yanında olmak, ona sevgimi daha iyi ifade etmek adına, onun her zaman yanında olduğunu göstermek adına yaptım. Tabi ki seviyorum, sevdiğim için bunu yaptım. Tarih olarak pek ayarlamadık ama öyle denk gelmiş. Çok güzel bir duygu. İnsanların organ bağışı konusunda daha bilinçli olmasını isterim. İnsanlar bu konuda bilinçlenmeli. Organların bağışlanması durumunda insanlar hayatlarına tekrar devam edebilirler. Biz ikinci hayatımıza başlayacağız artık. Mutluyum, çünkü eşim sağlığına kavuştu. Doktorlarımızın ilgi ve alakalarından dolayı teşekkür ediyoruz, çok ilgilendiler” ifadelerini kullandı.
‘HAYATIMDA BU KADAR GÜZEL SEVGİLİLER GÜNÜ HEDİYESİ GÖRMEDİM’
Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Karaciğer ve Böbrek Nakli Sorumlusu Do. Dr. Murat Sermiş de “Bugün 14 Şubat, son 24 saat içinde canlıdan 1 karaciğer, 2 böbrek nakli gerçekleştirdik. Özellikle bu böbrek nakillerinden bir tanesi, bizim için daha da bir anlam ifade etti. Sevcan Toparlı verici böbrek hastamız, eşine bir sevgililer günü hediyesi yaptı. Eşi Hakan Toparlı’ya böbreğini bağışladı. Bu bizim için gurur verici. Ben hayatımda bu kadar güzel ve anlamlı bir sevgililer günü hediyesi görmedim. Bu bizi çok mutlu etti. Hastalarımızın durumu iyi. Bu yıl gerçekleştirdiğimiz 8’inci böbrek nakli oldu, karaciğer naklinde de 21’inci naklimizi gerçekleştirmiş olduk. Yönetiminden tutun, hemşiresine, anestezisine kadar çok güçlü bir ekibimiz var. Ekibin böyle güçlü olması, tabii bizi de onurlandırıyor, güçlendiriyor” diye konuştu.
Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Mehmet Ata Akıl da emeği geçenlere teşekkür ederek, “Karaciğer nakline 2023 yılında aktif olarak başladık. Başladığımızdan beri 21’inci karaciğer naklimizi, son 40 gün içerisinde de 8’inci böbrek naklimizi gerçekleştirdik. Bir de son 24 saat içerisinde 1 karaciğer 2 tane de böbrek nakli gerçekleştirerek. Hocalarımız ciddi anlamda bir efor sarf etti. Hastalarımıza şifa diliyorum” dedi. DHA)
]]>