
Bu yıl Halloween’deki en dikkat çekici kostümlerin yanı sıra, Armand Duplantis’in bu pozunu canlandırmaya çalışan birçok genç bulmak mümkün. Bir an için dünya şampiyonu, bir sonraki an ise cadılar bayramında karşınıza çıkan bir karakter! Bu tür yaratıcılık, cadılar bayramının ruhunu en iyi yansıtan unsurlardan biri. Birçok kişi, duvarlardan sarkan örümcek ağları ve parlak balkabağı ışıkları ile donatılmış evlerinin önünde bu pozları vermeye bayılıyor. Ve elbette, kıyafetler konusunda da hiç fena değiliz. Duruş kıyafetleri, bu yıl da bir kez daha gündem oldu. Neden mi? Çünkü neden olmasın! Cadılar bayramında herkesin kendi tarzını ifade etme özgürlüğü var ve bu özgürlük en tuhaf şekillerde kendini gösteriyor. Kim bilir, belki de bir sonraki yıl en iyi kostüm ödülünü alacak olan bir dikeç pozu ile elinde örümcek ağı olan bir moda ikonu!

Ne yalan söyleyeyim Halloween beni biraz geriyor, biraz da zorlama geliyor. Her sokak başında bir kostümlü insan görmek eğlenceli, evet, ama o kadar işte. Bir yanda etrafta zıplayan süper kahramanlar, diğer yanda dehşet verici makyajlarla süslenmiş yaratıklar; her köşe başında bekleyen bu karakterler, bir süre sonra insana biraz fazla gelmeye başlıyor. Korku ve eğlencenin dengesi kayboluyor. Sonuçta bir bayram kutlaması olması gereken bu gün, bazen aşırıya kaçan bir şov haline dönüşüyor.
LAZAR BİNENBAUM VE ‘MUSSOLİNİ’ TABLOSU
Son zamanlarda müzayede dünyasına göz atma fırsatı bulduğumda, radarımda Lazar Binenbaum’un ‘Mussolini’ tablosu belirdi. 45 x 69 cm boyutlarında, yağlı boya bir eser olan bu tablonun açılış fiyatı 3 milyon 500 bin TL olarak belirlenmiş; bu rakam, sanatseverlerin ilgisini çekmek için yeterince çarpıcı. Ancak bu tabloyu özel kılan yalnızca fiyatı değil, Binenbaum’un sanat kariyeri ve İstanbul’un tarihindeki yeri. Binenbaum, Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemleri, I. Dünya Savaşı ve Cumhuriyet dönemi İstanbul’unun önemli bir parçasıydı.

Münih Sanat Akademisi’nden aldığı eğitim ile sanat kariyerine sağlam bir temel atmıştı. Sanat dünyasında kendisini duyuran ilk eserlerinden biri, Ludwig van Beethoven’ın portresidir. Bu eser, onun yaratıcı yeteneğinin bir göstergesi olarak öne çıkmıştır. I. Dünya Savaşı’nın yıkıcı etkilerinin hissedildiği bir dönemde İstanbul’a yerleşen Binenbaum, burada sanatını geliştirmiş ve ömrünün sonuna kadar bu şehirde yaşamıştır. Müzayede, Binenbaum’un ‘Mussolini’ tablosunun yanı sıra, 2013 yılında hayatını kaybeden ünlü tiyatro sanatçısı Nejat Uygur’a ait bir eseri de barındırıyor.

Bu durum, müzayedeye olan ilgiyi artırıyor ve sanat camiasının dikkatini çekiyor. Sanat eserleri, yalnızca mali değerleriyle değil, aynı zamanda kültürel ve tarihi önemleriyle de değerlidir. Lazar Binenbaum’un ‘Mussolini’ tablosu, İstanbul’un sanat tarihindeki yerini hatırlatırken, izleyicilere de dönemin ruhunu yansıtıyor. Müzayede, pazar gününe kadar devam edecek. Sonuç olarak, Binenbaum’un sanatı, geçmişten günümüze önemli bir köprü kurarken, müzayede de bu köprüyü yeniden inşa etmek için bir fırsat sunuyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“BU DİRENİŞ GRUBUNA NASIL TERÖR ÖRGÜTÜ DERİM?”
Keir Simmons, Erdoğan’a Türkiye’nin Hamas ile ilişkisini sordu. Erdoğan, Türkiye’nin teröristlere karşı olduğunu ancak Hamas’ın terör örgütü olmadığını belirterek “Biz teröristlere karşıyız. Fakat Hamas’ı iyi tanıyan liderlerden biriyim. Hiçbir zaman ben Hamas’a terör örgütü demedim. Ve şu anda da Hamas’a bir terör örgütü olarak bakmıyorum. Zira Hamas, topraklarını koruma gayreti içerisinde olan bir direniş grubudur. Dolayısıyla böyle bir direniş grubuna ben nasıl olur da terör örgütü derim?” şeklinde konuştu. Erdoğan’ın bu sözlerinden sonra Amerikalı sunucunun yüz ifadesinin değişmesi dikkatlerden kaçmadı.
“ŞARTLARI HAZIRLAYAN NEDENLERİ İYİ BİLMEK LAZIM”
Konuşmasının devamında 1947’den beri Filistin halkının çektiği acılara vurgu yapan Erdoğan, “7 Ekim’e bu şartları hazırlayan nedenleri iyi bilmek lazım. Onları iyi anlamak lazım. Ve burada acaba ne kadar Filistinli şehit edildi, ne kadar Filistinli öldürüldü, bunun da perde arkasını incelediğimizde durum çok farklı yerlere ulaşır” dedi.
UKRAYNA’NIN NATO ÜYELİĞİ: ABD İSTEMİYOR
Gündemdeki konulardan biri de Ukrayna’nın NATO üyeliği idi. Erdoğan’a Ankara’nın Ukrayna’nın NATO üyeliğine nasıl baktığı soruldu. Erdoğan, “Amerika, Ukrayna’nın her şeyden önce NATO’ya üye olmasını istemiyor. Birçok NATO ülkesi bir defa Ukrayna’nın NATO’ya üye olmasını istemiyor. Bu gerçekleri görerek kararımızı vermemiz lazım” yanıtını verdi.
Ukrayna’nın NATO üyeliği konusunda hemen karar verilmemesi gerektiğine vurgu yapan Erdoğan, “Bu işler heyecanla adım atılacak konular değil. Bizler de bu konularda kararlarımız verirken tabii ki bütün NATO üyelerinin duruşunu masaya yatırıyoruz. Şu an itibarıyla tüm NATO ülkelerinin duruşu, benim için diğer ülkeler için nedir ne değildir bu gelişmeleri takip ederek nihai kararımızı veririz” ifadelerini kullandı. Bu sözlerinin üzerine Simmons, Erdoğan’a “Karar verdiniz mi?” diye sordu. Erdoğan, “Hayır” dedi.
Olgun KızıltepeHaberler.com – Politika
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Dışişleri Bakanlığ’ndan yapılan açıklmada, Bakan Hakan Fidan’ın Birleşmiş Milletler (BM) 79. Genel Kurulu nedeniyle bulunduğu Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) New York şehrindeki Türkevi’nde Umman Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamed El-Busaidi ile bir araya geldiği bildirildi.
Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan açıklama şu şekilde:
“Bakanımız Hakan Fidan, New York’ta Türkevi’nde Umman Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamed El-Busaidi ile bir araya geldi.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, New York’un Staten Island bölgesinde meydana geldi. LaRosa Grill adlı restoran zincirinin sahibi Esposito, Andrade’nin yatak odasındaki duman dedektörüne gizli kamera yerleştirmekle suçlandı. İddiaya göre, kamera Andrade’nin “yüzlerce” özel görüntüsünü kaydetti.
Manhattan’daki jüri, Esposito ve eşi Danielle’in 780.000 dolar duygusal sıkıntı tazminatı ödemesine karar verdi. Ayrıca Michael Esposito’ya 2 milyon dolar cezai tazminat verildi.
Andrade, Cultural Care Au Pair programı aracılığıyla ABD’ye gelmişti. Esposito ailesinin dört çocuğuna bakmak üzere işe alınmıştı. Ancak üç hafta sonra, odasındaki duman dedektöründe bir tuhaflık fark etti ve içinde gizli kamera olduğunu keşfetti.
Olayın ortaya çıkmasının ardından yaşanan tartışmada Andrade, korkuya kapılarak pencereden atladığını ve polis karakoluna sığındığını belirtti. Kameranın hafıza kartını polise teslim etti.
Dört çocuk babası Esposito, 24 Mart 2021’de yasadışı gözetleme suçlamasıyla tutuklandı. Olay, ABD’de au pair programlarının güvenliği konusunda tartışmalara yol açtı.
Andrade’nin avukatı, “Bu karar, kişisel mahremiyet haklarının önemini vurguluyor ve bu tür suçların ciddiyetle ele alınması gerektiğini gösteriyor,” dedi.
Esposito’nun avukatı ise kararı temyize götüreceklerini açıkladı.
Bu olay, yabancı ülkelerde çalışan au pair’lerin karşılaşabileceği risklere dikkat çekerken, işverenlerin sorumluluklarını da gündeme getirdi. Uzmanlar, au pair programlarında daha sıkı denetim ve güvenlik önlemlerinin alınması gerektiğini vurguluyor.



Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
