Henüz 28 yaşındayken dönemin harbiye nazırı olan ağabeyi Enver Paşa’nın talimatıyla 12 bin kişilik Kafkas İslam Ordusu’nun başına geçerek Bakü’yü kurtaran, Cumhuriyet döneminde ise kurduğu fabrikalarla Türk savunma sanayisinin öncüleri arasında yer alan Nuri Paşa’nın (Killigil) anısı hem Azerbaycan’da hem de Türkiye’de yaşatılıyor.
Sütlüce’deki silah fabrikasında 2 Mart 1949’da meydana gelen büyük patlamada hayatını kaybeden Nuri Paşa’nın kazaya mı kurban gittiği yoksa suikast kurbanı mı olduğu, bugüne kadar aydınlatılamadı.
Nuri Paşa, 1890’da Manastır’da doğdu, ilkokul ve lise eğitimini burada tamamladıktan sonra 1909’da Manastır Harbiyesinden üsteğmen rütbesiyle mezun oldu, Balkanlar’da çeşitli bölgelerde görev yaptı ve 1911’de Trablusgarp Savaşı’na katıldı.
Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı’na girmesinin ardından “padişah yaverliği” rütbesi verilen Nuri Paşa, 1917’ye kadar Trablusgarp ve Bingazi’de görev yaparken İngiliz, İtalyan ve Fransız kuvvetlerine karşı birçok savaşa girdi.
Enver Paşa, Azerbaycan ve Dağıstan’ın Osmanlı’dan yardım talep etmesi üzerine kurdurduğu Kafkas İslam Ordusu’nun kumandanlığına, kardeşi Nuri Paşa’yı getirdi.
Kafkas İslam Ordusu, 15 Eylül 1918’de Bakü’yü kurtardı
12 bin askerden oluşan Kafkas İslam Ordusu, Azerbaycan harekatı kapsamında güzergahındaki Göyçay, Salyan, Ağsu ve Kürdemir’i de Bolşevik birlikleri ve Ermeni çetelerinden temizledi, 15 Eylül 1918’de ise Bakü’yü kurtardı. Kafkas İslam Ordusu, Bakü’nün kurtuluşu için 1130 şehit verdi.
“Bakü Fatihi” diye anılan Nuri Paşa, Azerbaycan’da gittiği her yerde saygı ve hürmetle karşılandı. Azerbaycanlılar, kurtarıcıları olan ordunun kumandanını evlerinde misafir etmek için birbiriyle yarıştı.
Bakü’de büyük coşkuyla karşılanan Nuri Paşa, Tezepir Camisi’nde minbere çıkarak halka hitap etti. Söz konusu minber, bugün hala “Nuri Paşa minberi” diye anılıyor ve camide korunuyor. Paşa’nın Gence’de konakladığı ev de müze olarak ziyarete açık.
Mondros Mütarekesi imzalandıktan sonra Kafkas İslam Ordusu, Bakü’yü terk etmek zorunda kalırken Nuri Paşa, İngilizler tarafından Batum’da tutuklandı.
Nuri Paşa, 8 Ağustos 1919’da yargılanmak üzere götürülürken Kafkasyalıların yardımıyla hapisten kaçmayı başardı.
Türk savunma sanayisinin öncülerinden biri oldu
1921’de Berlin’e giden Nuri Paşa, burada çiniciliği öğrenerek 1924’te İstanbul’a döndü ve Kütahya Çinicilik Anonim Şirketi’ni kurdu. Askerlik hayatı kahramanlıklarla geçen Nuri Paşa, bir süre sonra fabrikasını devrederek savaş sanayisine yöneldi.
Nuri Paşa, Sütlüce’de bulunan bir fabrikayı satın alarak ordu için silah ve cephane üretti, çeşitli silah tasarımları yaptı ve bunların patentini aldı. “Nuri tabancası” adını verdiği Türkiye’nin ilk 9 milimetrelik silahının seri imalatını gerçekleştirdi.
Kurduğu fabrikada top, havan, uçaksavar mermi ve tapalarının yanı sıra uçak bombaları imal eden Nuri Paşa, özel sektör olarak yerli harp sanayisinin gelişmesine ve Türk ordusunun ateş gücünün artırılmasına katkı sağlayan ilk girişimcilerden biri oldu.
Filistin halkını destekledi
Nuri Paşa, Arap-İsrail Savaşı’nda Arap ordularını ve Filistin halkını destekledi. İsrail’in kuruluşundan sonra da Arap direnişçiler için silah ve cephane üreten Nuri Paşa, Sütlüce’deki fabrikasında 2 Mart 1949’da meydana gelen büyük patlamada hayatını kaybetti.
Patlama, kimileri tarafından kaza kimileri tarafındansa İsrail istihbaratı tarafından organize edilen suikast olarak değerlendirildi.
]]>Yüksek kar getirisi bulunan güvenilir bir fon olduğunu ve Fatih Terim gibi isimlerin de bu fona dahil olduğunu söyleyerek aralarında tanınmış futbolcular Arda Turan, Fernando Muslera, Emre Belözoğlu ve Selçuk İnan’ın da bulunduğu 21 kişiyi yaklaşık 25 milyon dolar ile 7 milyon 384 bin lira dolandırdığı iddia edilen Şube Müdürü Seçil Erzan’ın el konulan telefonuna ilişkin yeni bir bilirkişi raporu hazırlandı.
İnternette ‘Türkiye’ye suçlu iadesi olmayan ülkeler 2023’ araması yapmış
Seçil Erzan’dan ele geçirilen telefonda yer alan 117 bin 334 mesaj, fotoğraflar, videolar, notlar, ses kayıtlarının incelendiği 200 sayfalık bilirkişi raporunda, Erzan’ın internet üzerinden yaptığı aramalar da yer aldı. Erzan’ın 15 Mart 2023 ile 7 Nisan 2023 tarihleri arasında “Hangi ilaç öldürür”, “Türkiye’ye suçlu iadesi olmayan ülkeler 2023”, “İsviçre suçlu iadesi”, “Suçlu iade etmeyen ülkeler”, “İntihar çeşitleri”, “Fare zehri insanı kaç saatte öldürür”, “Nasıl intihar edilir”, “Kendini asma”, “Bad cat fare zehri insana zarar verir mi”, “Bilekleri kesmek” gibi aramalar yaptığı kaydedildi.
Hazırlanan raporda, telefon içerisinde yer alan dava ile alakalı olabileceği değerlendirilen bazı fotoğrafların silindiği, ayrıca silinen fotoğrafların ise geri getirildiği aktarıldı. Fotoğraflar incelemesinde, ajanda üzerinde “Atilla”, “Ali”, “Nur”, “Nazlı”, “Hoca”, “F. T.”, “Umut”, “Tanın”, “Merve”, “Hüseyin”, “Moci”, “Nuray”, “Enişte”, “Teyze”, “Deras”, “Süleyman”, “Erkan” gibi ibareler ve bu ibarelerin yanında da alınan-verilen paraların, bazen tarih ve notların yazdığı ifade edildi. Ayrıca Arda Turan, Ayhan Akman, Nazlı Can, Merve Özer Yılmaz ile yapılan mesajlaşmaların ekran görüntülerinin de telefonda yer aldığı aktarıldı.
“İyi kötü herkes bir şeyler kazandı, olanlar benim hayatıma oldu”
Raporda Seçil Erzan’ın ‘Nuri Bey’ diye kaydettiği kişiyle mesajlaşmalarına şu şekilde yer verildi:
“Seçil Erzan: Nuri anneme hiç kıyamıyorum ben, canım yavrum diye melek gibi gözümün içine bakıyor. Bozcaada’ya 300 bin dolar borç var çarşamba günü ödeyip orayı üzerine al, o pisliklere kalmasın anneme orda bakarsınız.
Nuri Bey: Kim o pislikler?
Seçil Erzan: Merve ile Tanın. Annemin vekaletini de elimden aldı, bana o vekaleti kötü bir şey için değil annemin normal işleri için almıştım. Annem elimi bırakmıyor hiç yavrum gel sarıl bana diyor gözümün içine bakıyor dayanamıyorum. Azıcık öpeyim diyor, konuşmaya çalışıyor. Kokluyor beni, dayanamıyorum ben, ben kötü bir şey yapmadım Nuri. İyi kötü herkes bir şeyler kazandı. Olanlar benim hayatıma oldu, ne bir yuvam oldu ne de bir ailem kaldı. Merve herkese ‘babası yaşadığı ilişkinin rezilliklerden kaçtı adaya, annesi ilişkisi yüzünden beyin kanaması geçirdi’ diyormuş. Şunların eline annemi sakın bırakma.
Nuri Bey: Her şeyi yüzüne, gözüne bulaştırdın, tek sorumlu sensin. Durduramadık seni.
Seçil Erzan: Bir damla canım kaldı savaşıyorum, didiniyorum ama beni bu bitiriyor, beni takip ettiriyor, her şeyimi kaydediyor, telefonlarımı, kocası ayrı o ayrı.
Nuri Bey: Seçil her şey düzelir yanlış bir şey yapma. Yapılan ne varsa cezasını çekersin, anneni düşün. Biraz üzüleceksin ama düzelmeyen bir şey yok hayatta, bu da geçecek inşallah, bırakma kendini.
Seçil Erzan: Çarem yok Nuri, herkes beni bir kaşık suda boğar. Çok ağır ve adice bir şey oldu, kendimi de mahvettim herkesi perişan ettim. İnsanlar benim yüzümden birikimlerini kaybetti, hayatlarını bitirdim. Kendimden nefret ediyorum, ölmek tek çarem.”
Öte yandan davanın sonraki duruşması 8 Mart’ta İstanbul 41.Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edecek. – İSTANBUL
]]>