İstanbul’da kentsel dönüşümü hızlandırmak için yapılacak uygulamalar kapsamında ‘Yarısı Bizden’ kampanyası yürürlüğe girdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre İstanbul’da kentsel dönüşüm için hak sahiplerine bir konut için 700 bin TL’ye kadar hibe, 700 bin TL’ye kadar da kredi verilecek.
Hibe ve kredi desteği verilecek
İstanbul’da kentsel dönüşümde gerçekleştirilecek uygulamalar hakkında Altın Emlak Genel Müdürü Mustafa Hakan Özelmacıklı bilgi verdi. Özelmacıklı, “Hak sahiplerine her bir konut için 700 bin TL’ye kadar hibe, 700 bin TL’ye kadar kredi ve 100 bin TL tahliye desteği verilebilecek. Tahliye desteği maliklere, kiracılara ve sınırlı ayni hak sahiplerine bağımsız bölüm başına bir kereye mahsus ve karşılıksız olarak sağlanacak” dedi.
Kampanyaya başvuru durumuna ilişkin de açıklamalarda bulunan Özelmacıklı, “Kampanyaya 72 bin bağımsız bölümde yaklaşık 14 bin binada yüzde 100 mutabakat ile başvuru olmuştu. Diğer başvurular ile beraber bu rakam 1 milyon 255 bin seviyesindeydi. Şuan için yeni bir başvuru alınmıyor. Mevcutta yapılan başvurular çerçevesinde; risk düzeyine göre ve kentsel dönüşüme girme rızası gösteren binalarla beraber sürecin başlaması bekleniyor. Bu destek paketinin 2026 yılı sonuna kadar verilmesi öngörülüyor. 5 yıl içerisinde yerinde dönüşüm kapsamında 350-400 bağımsız bölümün yapılması hedefleniyor. Orta vadede bütçede 485 milyar TL’lik hazırlandığını değerlendirebiliyoruz” diye konuştu.
Kampanyanın kredili bölümünün ödeme koşulları
700 bin TL’lik kredilendirilecek desteğin ödemesiyle ilgili bilgi veren Özelmacıklı, “Destek paketinde 700 bin lira kredilendirilecek. Gerisi hibe olacak. Kredi geri ödemeleri, geri ödemesiz dönemden sonraki ilk aydan itibaren başlayacak ve ilk 12 taksit faizsiz olmak üzere en fazla 120 ayda tamamlanacak. Geri ödemesiz ve faizsiz dönem sonunda ilk taksit ödemesinden önce başlangıç güncellemesi yapılacak. Kredi borcu, her güncelleme döneminde güncelleme oranının uygulanması suretiyle güncellenecek. Güncelleme oranı ise Tüketici Fiyat Endeksinde (TÜFE) bir önceki yılın aynı ayına göre meydana gelen yıllık değişim oranının yarısını olarak baz alınacak” şeklinde konuştu.
Kampanyadan faydalanamayacak olanlar
Kampanyaya faydalanamayacaklarla ilgili de konuşan Özelmacıklı, “1 Nisan 2023 tarihinden önce inşaat ruhsatı almış dönüşüme başlamış olan yapılar bu kampanyadan faydalanamıyor. Bazı kentsel dönüşüm projelerinde daire sayısında artış imkanı oluyorsa, bu rakam bakanlık tarafından yüzde 50 ile sınırlandırılmış, bu yerler yüzde 50’den fazla artış görünüyorsa bu kampanyadan faydalanamıyor” ifadelerini kullandı.
Dönüşüm çerçevesinde kredilerin doğru ve etkili kullanılması hedefleniyor. Hibe ve krediler binanın inşaatının tamamlanma oranına göre yükleniciye teslim edilecek. Subasman seviyesi, taşıyıcı sistemin bitimi ve inşaat bitimi olmak üzere üç eşit taksitle yapıdaki hak sahipleri adına kurum tarafından ödeme yapılacak. Kredi verilirken hak sahiplerinin gelir ve kredi puanı durumlarına bakılmayacak lakin kredi tutarının iki katı kadar tutarda ipotek tesis edilecek” dedi. – İSTANBUL
]]>Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Başkanı Vedat Bilgin ile Komisyon üyelerini ve milletvekillerini ziyaret eden Sağlık-Sen Genel Başkanı Mahmut Faruk Doğan, Mecliste görüşmeleri devam eden sağlıkla ilgili kanun teklifine sağlık çalışanlarının nöbet ücretini artıracak ve gece çalışma tazimatı ödenmesini sağlayacak düzenleme eklenmesini talep etti. TBMM Genel Kurulunda, Sağlıkla İlgili Bazı Kanunlarda ve 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin maddelerinin oylanmasına devam ediliyor. Görüşmeler sürerken, Sağlık-Sen Genel Başkanı Mahmut Faruk Doğan ile Genel Başkan Yardımcıları Sinan Kuluöztürk, Yasin Barutcu ve Mustafa Irgatoğlu, sağlık çalışanlarının gündeminde olan birçok konunun da görüşülen kanun teklifine girmesi için TBMM’de çeşitli temaslarda bulundu.
Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Başkanı Vedat Bilgin ile Komisyon Üyeleri Zeki Korkutata, Fevzi Zırhlıoğlu, Cüneyt Aldemir ve Ak Parti Adıyaman Milletvekili Doç. Dr. İshak Şan ve Konya Milletvekili Abdullah Ağralı’yı ziyaret eden Sağlık-Sen heyeti, taleplerini dile getirdi.
Komisyon başkanı Bilgin’e rapor sunuldu
Sağlık-Sen Genel Başkanı Mahmut Faruk Doğan, hekiminden hemşiresine, tıbbi sekreterinden paramediğine tüm sağlık çalışanlarının birçok talebi olduğunu söyleyerek, hazırladıkları raporu Sağlık Komisyonu Başkanı Vedat Bilgin ve milletvekilleri ile paylaştı.
Birçok maddenin kanun teklifine eklenmesi istendi
Ziyaretlerde sabit ücretlerin emekliliğe yansıtılması, taban ücretlerinin artırılması, nöbet ücretlerinin artırılması, icap nöbet ücreti sorununun çözülmesi, aile hekimlerinin teşvik ve destek ödemelerinin düzenlenmesi, üniversite hastanelerinde çalışanlara tayin hakkı verilmesi gibi birçok konunun Genel Kurulda görüşülen kanun teklifine eklenmesi talep edildi.
Sağlık-Sen tarafından taleplere ilişkin hazırlanan raporda şu maddeler yer aldı:
“Sağlık çalışanlarının sabit ücretlerinin hak kaybı olmadan emekliliğe yansıtılması, sağlık çalışanlarının taban ücretinin artırılması, nöbet ücretlerinin artırılması, icap nöbet ücreti sorununun çözülmesi, sağlık çalışanlarının giydiği formanın 112 Acil Sağlık Hizmetleri çalışanlarında olduğu gibi özel görev kıyafeti sayılması ve ayni olarak verilmesi, hekimlerin emekliliğine dair ek göstergenin en düşük 6400’e çıkarılması ve 3600 düzenlenmesinden tüm çalışanların faydalandırılması, aile hekim ve aile sağlığı çalışanlarının teşvik ve destek ödemelerinin düzenlenmesi, hizmetler sınıfında çalışanların genel idari hizmetler sınıfına aktarılması, sağlık lisansiyerlerinin ek ödeme kat sayılarının artırılması, araştırmacıların ek gösterge ve ek ödeme mağduriyetlerinin giderilmesi, 4/C’den 4/B’ye aktarılan personelin zorunlu emeklilik sorununun çözülmesi, üniversite hastaneleri çalışanlarına tayin hakkının verilmesi, kadroları döner sermayede bulunan sağlık çalışanlarının merkezi bütçeye geçirilmesi, Sağlık Bakanlığı merkez teşkilatı ve Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) ile Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü (THSGM) kadrolarında bulunan personelin tamamının, sabit ek ödeme ile taban ve teşvik ek ödemeden yararlandırılması.” – ANKARA
]]>MELTEM KARAKAŞ
Eskişehir Ulus Anıtı önünde bir araya gelen TOKİ mağdurları, kendilerine verilen 240 ay sabit ödeme ve yüzde 1 KDV sözünün tutulmasını talep etti. Mağdurlar adına açıklama yapan Serhan Alağaç, “Başlıca insan hakkı olan barınma hakkımız elimizden alınamaz. Çözüm yoksa oy yok” dedi.
Eskişehir’de her hafta olduğu gibi bu pazar da Ulus Anıtı önünde bir araya gelen TOKİ mağdurları, hükümete seslendi. Topluluk adına açıklama yapan Serhan Alağaç, şunları söyledi:
“YETKİLİLER SÖZÜNDEN CAYDI”
“0.49 vade farkıyla ve 240 ay sabit ödemeyle ev sahibi olacağımız ve evlerin bize teslimi sırasında yüzde 1 KDV ödeneceği şeklindeydi. Ama şu anda yetkililer bu sözlerden caymış durumda ve 180 ay memur maaş artışında ödeme, yüzde 10 KDV ödemesi talep etmektedir. Geçtiğimiz hafta içinde yüzde 10 KDV’li ilk ev teslimleri Gaziantep’te yapılmaya başlandı. Gaziantepli vatandaşlarımız doğal olarak bu paraları ödeyemediği için TOKİ tarafından KDV’leri 180 aylık taksitlerine bölündü. Bu insanların algısıyla oynamaktan başka bir şey değildir.”
“ALGI OYUNLARIYLA YÜZDE 1 KDV’NİN İPTAL EDİLMESİNİ KABUL ETMİYORUZ”
Algı oyunlarıyla yüzde 1 KDV haklarının iptal edilmesini kabul etmediklerini belirten Alağaç, “Sabit ödeme olmadığı sürece taksitlere eklenecek her maliyet 6 ayda bir zam görecektir. Ayrıca sorunumuz teslimatta ödenecek KDV değil her 6 ayda bir evimizin değerine gelecek zamda peşin ödenmesi gereken KDV’dir. Peki 6 ayda bir ödenmesi gereken KDV’leri nerelere bölmeyi düşünüyorlar. Onlar da kalan taksitlere bölünürse zaten hali hazırda ödenmesi çok zor olan taksitler ödenmesi imkansız hale gelecektir. KDV’nin taksitlere bölünmesi bazı hak sahiplerine çok büyük bir lütuf gibi gelse de bizler böyle algı oyunlarıyla hakkımız olan yüzde 1 KDV’nin iptal edilmesini kabul etmiyoruz” diye konuştu.
“REZERV ALANINDA OLAN EVLERİMİZİN ELİMİZDEN ALINMAYACAĞININ GARANTİSİNİ KİM VEREBİLİR?”
Yüzde 1 KDV olmasının formülünün proje alanının rezerv alanı olarak gösterilmesi olduğuna dikkat çeken Alağaç, söz konusu uygulamaya da tepki gösterdi. Alağaç, ” İstanbul’da yüzde 25 indirim ve sadece İstanbul’a özel yüzde 1 KDV sözü verildiğini söylemiştik. Öğrendik ki İstanbul’daki KDV’nin yüzde 1 olmasının formülü proje alanının rezerv alanı olarak gösterilmesinde saklıymış. Bunu hak sahipleriyle paylaştığımızda bizlerin projesinde öyle gösterip vermesinler diye tepki aldık. Çünkü rezerv alanı şu demek: Rezerv yapı alanlarında her türlü imar ve yapılaşma hizmetleri durdurulabilir. Taşınmazların satışını, devrini ve kiralanmasını yasaklayabilir. Yapıların elektik, su ve doğal gazlarını kesebilir. Rezerv yapı alanında bulunan sağlam binalarda proje bütünlüğü gerekçe gösterilerek yıkılabilir. İleride rezerv alanında olan evlerimizin elimizden alınmayacağının garantisini bize kim verebilir” şeklinde konuştu.
“BARINMA HAKKIMIZ BU ŞEKİLDE ELİMİZDEN ALINAMAZ”
Alağaç, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:
“Biz böyle bir çözümle yapılacak KDV indirimini kabul etmiyoruz. Ayrıca KDV oranı proje bazında değil tüm sosyal konutlar için indirilmediği sürece de kabul etmiyoruz. Hükümet yetkilileri buradan niye vergi kazancı elde etmeye çalışıyorlar anlamıyoruz. İstanbul’daki arkadaşların yaptığı gibi sadece indirim ve yüzde 1 KDV kabul edilecek bir durum değildir. Bizler en başta bize verilen 0.49 vade farkıyla 240 ay sabit ödeme hakkından feragat etmeyeceğimizi, haklarımızı görüşmeler yoluyla alamazsak kurduğumuz dernek ile sonuna kadar arayacağımızı bildirmek isteriz. Başlıca insan hakkı olan barınma hakkımız bu şekilde elimizden alınamaz. Çözüm yoksa oy yok.”
]]>Antalyaspor Başkan Vekili Deniz Ali Yeşil, Başkan Vekili ve Basın Sözcüsü Alkan Evren ile Asbaşkan Fatih Gürcü, 25 Ekim tarihinde göreve gelen yönetimin icraatlarının, mali durumun ve takımın hedefleri ile ilgili görüşlerini aktarıp basın mensuplarının sorularını da yanıtladı. Toplantıya göreve geliş sürecini anlatarak başlayan Başkan Vekili ve Basın Sözcüsü Alkan Evren, devam eden yönetimde Sinan Boztepe’yi başkan yaparak devam etme durumları varken, Sinan Boztepe’nin ısrarla genel kurul yapılmasını istediğini, genel kurulda göreve gelen bir başkan ve yönetim olduklarını söyledi. Antalyaspor’a talip olmanın her zaman zor olduğunu, kendilerinin de bunu bilerek göreve geldiklerini anlatan Evren, “Antalyaspor’a bundan önce görev almış herkes bizim için bir değerdir. Herkes maddi manevi hizmet etmiştir. Geriye dönüp karalama kampanyası yapmak bizi kahraman yapardı ama biz kimseye kötü söz söylemeyiz, söylettirmeyiz. Ancak bir çok konuda bir çok yorum geliyor. Bunlara bir yanıt vermemiz gerekiyordu” dedi.
Haji’den para gelmedi parasını biz ödedik
Haji Wright ile ilgili bilgi eksikliği kaynaklı çok şey söylediğini anlatan Alkan Evren, “Haji ile ilgili şu anki yönetime gelen 1 kuruş para yoktur. Haji ile ilgili bizden önceki yönetime para geldi, o dönemki borçlar için kullanıldı. Bizim yönetimimiz döneminde bir para girişi olmadı. Üstelik oyuncunun önceki kulübüne ödenmesi gereken 600 bin euro’luk bir bedel bizim tarafımızdan ödendi. Oysaki bunun doğrusu, bonservis bedeli alınan oyuncudan gelen ilk paradan ödenmesiydi. Ödenmedi, biz ödemek zorunda kaldık” diye konuştu.
Bu sezan alınan futbolculara ödeme yapılmamıştı
Göreve geldiklerinde mevcut yabancı futbolculara ağustos ayının 3’te 1’i ve eylül ayının yarısının ödenmediğini anlatan ve bunları ödediklerini kaydeden Alkan Evren, “Kendi görev sürelerine kadar bu sezon kiralanan ve satın alınan futbolcuların hiç birinin kulüplerine ödeme yapılmamıştı. Bunların tamamı bizim dönemimizde ödendi. Bu oyuncular belli bir ödemeyle gelmedi. İleri tarihli anlaşmalar yapıldığı için biz ödemek durumunda kaldık. Yerli oyuncuların şubat ayı sonuna kadar ki bu rakam 21 milyon TL’yi buluyor. Bunların ödemesi tamamlandı. Mart ayının birçoğunun ödemesi de yapıldı. Geçmiş dönemden gelen Balint’in 51 bin Euro’luk ceza ödemesi yapıldı” ifadelerini kullandı.
Nuri Hocadan 500 bin euro geldi, 880 bin euro gitti
Yabancı futbolculara 2.4 milyon euro ödeme yapıldığını anlatan Başkan Vekili ve Basın Sözcüsü Alkan Evren, “Teknik Sorumlumuz Nuri Şahin’in bizden ayrılması ile ilgili 500 bin euro ödeme aldık. Bu doğru. Ancak Nuri Şahin’in geçmişten kalan borçları için 430 bin Euro kendisine ödendi. 200 bin Euro’luk Nuri hocanın kulübe verdiği emanet para da ödendi. Nuri hocanın futbolculuğundan kalan, geçmiş yıllara dayalı menajerine yapılması gereken 250 bin Euro’luk bir ödeme daha vardı, onu da yaptık. Yani, Nuri hocadan 500 bin Euro geldi ama 880 bin Euro para ödedik. Oradan da büyük bir para geldi de kulübün kasası doldu gibi bir durum yok. Bu ayrılıktan sonra yerli antrenörlere 9 milyon TL, yabancı antrenörlere 100 bin Euro ödeme yapıldı. Personele 11 milyon TL maaş ödemesi yapıldı. Cari borçlarımıza 32 milyon TL ödeme yapıldı. Toplam 16 milyon liralık da bir prim ödemesi gerçekleştirdik. Vergi ve SGK kapsamında da 6 milyon TL’lik bir ödeme gerçekleştirildi. Eski oyuncumuz Ghacha ile ilgili bir ödememiz vardı. 20 bin Euro tasarruf yaparak 1 milyon 200 bin TL ödeme gerçekleştirdi. 3 aylık süreden bahsediyorum” açıklamasını yaptı.
“Yönetimimiz hiç kredi kullanmadı”
TFF’den gelen başarı paralarının temlikli olduğu için kasaya girmediğini de belirten Alkan Evren, “En azından borcumuzdan düşüyor, o da bizim için önemli diye düşünüyoruz. Önceki dönemden teknik ekip ve futbolculara ödenmesi gereken 6 milyon TL gibi bir icra ödemesi de yine buradan yapıldı. Bizim açımızdan belki de ön önemli konu, bu kadar ödeme yapılıyorken bizim yönetimimiz hiç kredi kullanmadı. Umarım kullanmak zorunda da kalmayız. Bu ödemelerin başta Başkanımız Sinan Boztepe’nin gayreti ve yönetim kurulumuzun gayretleri ile karşılandı. Doğukan Sinik’ten gelen 475 bin Euro ve sponsorlarımızdan kalan küçük ödemeler dışında da hiçbir gelirimiz olmadı. Önceki dönemden başarılı bir mali tablo bırakıldığı söyleniyor ama temmuz ayı itibariyle, Haji Wright, Fernando Lucas Martins, Doğukan Sinik, Gökdeniz Bayraktar, Ghacha, Fredy gibi oyuncularımızdan yaklaşık 8,1 bin Euro bir gelir geldi ve bu gelirler bizim kasamızda durmuyordu. Böyle bir algı var ama kasamızda böyle bir rakam yoktu. Yanlış bir yere çekilmesin, bu para da o dönemki ödemelere kullanıldı” diye konuştu.
Sabit gelir kaynaklarını artıracağız
Kulübümüz sabit gelirlere ihtiyacı olduğunu anlatan Alkan Evren, “Umarız kulübümüzü sabit geliri olan, kimseye muhtaç olmadan yaşayabilecek bir duruma getiririz. Asbaşkanımız Fatih Gürcü önderliğinde GES projesine imza attık. Normalde bu projenin maliyeti 1 milyon Dolar’lık bir yatırım. Sayın Gürcü’nün kendi firması üzerinden bu rakamı 750 bin Dolar’a, maliyetinin altında bir rakama anlaştık. Sağ olsun kendisi bunun da 250 bin Dolar’ını da kendisi karşıladı. Yani piyasa değeri 1 milyon Dolar olan yatırım için kulübümüz 500 bin Dolar ödeyerek çok büyük bir elektrik giderinden kurtarmış olduk. Huzurunuzda Fatih Gürcü’ye bir kez daha teşekkür ediyoruz. Geleceğimizi kurtaracak projelerden biriydi. Stadyum etrafında 300 metrekarelik bir led çalışmamız daha var. Ciddi bir gelir bekliyoruz. 5 milyon TL’lik bir ödeme de buraya yaptık” dedi.
Hedefler büyük olacak
Başkan Sinan Boztepe’nin hedeflerle ilgili yaptığı açıklamalara değinerek sözlerine başlayan Başkan Vekili Deniz Ali Yeşil, “Antalya gibi bir şehrin hedefleri elbette büyük olacak. Bu kulüp her sene düşmemeye oynayan bir kulüp olmamalı. Başkanımız üst sıralara oynayan, kupa kazanan, hatta şampiyonluk hedefinde olan bir takım oluşturma arzusunda. Kendi hedeflerine ve hayallerine saygı duymamız lazım. Neden daha küçük hedefler belirleyen bir başkan istiyoruz ki” diye konuştu.
Başkanımız istedi biz karşı çıktık
Transfer engelinin kaldırılmaması ile ilgili de konuşan Yeşil, “Başkanımız engelin kaldırılmasını ve transfer yapılmasını istedi. Bu konuda da ısrar etti. Ama biz yönetim kurulu ve futbol şubesi olarak aynı fikirde değildik. Devre arasında futbolcular genellikle transfer oldukları takıma faydalı olamıyor. Transfer yapmayalım, gelecek senenin transfer bütçesine daha çok ağırlık verelim, mevcut oyuncularımızı rahatlatalım diye fikir beyan ettik. Kendisi de bunu anlayışla karşıladı. Yoksa başkanımız kendi cebinden engeli kaldırıp transfer yapmak istedi, biz aksini savunduk. Ardından Sergen hocamız ile bir toplantı yaptık, durumu anlattık ve o da anlayışla karşıladı. Bizim yıllık planımız hazırdı ama hiç hesapta olmayan şeylerle karşılaştık. Biz de sezon başındaki gibi ödemesiz futbolcu alıp anlaşma yaparım ama 3 sene sonra bu kulübün durumu ne olacak? Bir sonraki yönetim bu paraları ödeyemeyince, yine benzer sorunlar ortaya çıkınca ne olacak? Bizim karşılaştığımız durumla karşılaşılmasın istedik. İyi bir takımımız var. Biz takımımıza güveniyoruz. Aldığımız kararın da arkasındayız” dedi. Konu ile ilgili konuşan Asbaşkan Fatih Gürcü ise “Bu konu suistimale açık bir konu. Sinan Başkanımın bu konudaki kişisel tasarrufu, bu engeli kaldırıp birkaç transfer yapmak yönündeydi. Yönetim kurulu olarak biz popülist yaklaşımdan uzak bir tavır sergilemenin doğru olduğu konusunda kendisini ikna ettik. Biz “büyük başkan” hatta bazılarının deyimiyle “böyük başkan” olma iddiasında olsaydı, tribüne oynar, transferleri yapardık. Az önce dinlediniz 8.5 milyon Euro’ya yakın bir ödeme yapılmış, neredeyse sıfır ek gelirle. Bunu yapan yönetim 1 milyon Euro daha öderdi. Kimse kusura bakmasın. Bizim koltuğumuzda oturanlar bizim yaşadığımız sorunları yaşamasın istedik. Biz büyük hedefleri olan bir takım oluşturmak istiyoruz. Popülist yaklaşımlara uzağız. Kimsenin bize büyük demesine ihtiyacımız yok. Büyük olma gibi bir derdimiz de yok. Bizim için aslolan Antalyaspor’un başarısıdır” diye konuştu. Bu konuda konuşan Alkan Evren ise, “Bu engeli kaldıracak gücümüz vardı ama doğru soru, “Bunu yapabiliriz ama yapmalı mıyız” sorusuydu. Kahraman ilan edilebilirdik. Takımımız iyi bir oyun sergiliyor. Ortak bir kararla bu mutabakata varıldı. Futbolda hep altyapıdan bahsediyoruz. Biz de yönetimin, kulüp yönetiminin altyapısı olarak görüyoruz” ifadelerini kullandı.
Sinan Gümüş’ün durumu
Sinan Gümüş ile ilgili durumu anlatan Başkan Vekili Deniz Ali Yeşil, “Nuri Hoca (Şahin) zamanında kadro dışı kalmıştı. Tek başına antrenman yapıyordu ancak mali vecibelerimizi yerine getirmek zorundaydık. Kendisi ile anlaşarak ve büyük bir miktar para ödeyerek yollarımızı ayırdık. Geçen yıldan itibaren parası ödenmeyen bir oyuncuydu. Yollarımızı ayırmak biraz zor oldu ama bunun da ödemesini biz yaparak Sinan Gümüş’ü gönderdik” dedi.
Buksa’nın maaşını mevcut yönetim ödedi
Adam Buksa’nın maaşının bir kısmını Antalyaspor’un bir kısmının da eski kulübünün ödediğini hatırlatan Deniz Ali Yeşil, “Eski kulübünün Buksa’nın maaşı olarak gönderdiği 2-3 aylık parası oyuncuya ödenmemiş ve başka borçlara kullanılmıştı. Bu para da mevcut yönetim kurulu tarafından ödendi” dedi.
Sergen Yalçın, 3 katı parayı reddetti
Sergen Yalçın’ın transferi ile ilgili görüşlerini aktaran Deniz Ali Yeşil, “Kendisi ile gayet uyumlu bir şekilde çalışıyoruz. Kariyeri tartışılmaz. Bizim verdiğimiz ücretin 3 katı teklif almasına rağmen Antalyaspor’u tercih etti. Son iki maçı kaybetmemize rağmen bundan sonrası için umutluyuz. Üst sıralarda yerimizi alacağız” dedi.
Vergi ve SGK yapılandırılması ile ilgili konuşan Asbaşkan Fatih Gürcü, “7140 sayılı vergi kapsamında yapılandırılan borçlar ödeniyor. Borçlar yapılandırıldı ama ödenmiyor gibi bir söylenti var ama ödeniyor. Bu durumla ilgili kulübümüzü sıkıntıya sokacak bir durum söz konusu değil, ödemeler yapılıyor” şeklinde konuştu.
Jehezkel’in durumunda aslolan Antalyaspor
Sagiv Jehezkel’in durumu ile ilgili de bir açıklama yapan Gürcü, “Kulübümüz, şehrimiz ve ülkemiz bu olaydan büyük yara aldı. Bunu kabul etmemiz gerekiyor. Sonuçta münferit bir eylemdi. Kulüp olarak bu yarayı kapatma derdindeyiz. Bu yarayı kaşımanın kime faydası olduğunu biliyoruz. Kulübümüz menfaatlerini en üst seviyede koruyabilmek için profesyonellerimiz ve hukuk müşavirliğimiz çalışıyor” açıklamasını yaptı.
Son konuşmayı yapan Başkan Vekili ve Basın Sözcüsü Alkan Evren, “Antalyaspor hepimizin kulübü. Hepimizin ortak değeri. Birçok ildeki Süper Lig takımı belediye destekli yaşatılıyor. Bizim de desteklenmemiz gerekiyor. Antalya’nın en büyük markası Antalyaspor olduğuna göre, belediyelerin de kulübümüze destek olması gerekiyor. Zorunlu değiller ama bunu yapmaları gerekiyor diye düşünüyorum. Turizm kentiyiz, önemli sanayicilerimiz var ama maalesef yalnız kalıyoruz. Bunu herkes sorgulamalı” ifadelerini kullandı. – ANTALYA
]]>Konya Şeker, 2023-2024 kampanya döneminde pancar üreticisi ortaklarına 5 milyar 918 milyon TL tutarındaki nakdi ödemesini hesaplara yatırmaya başladığını duyurdu. Çiftçilere önceden ödenen ayni ve nakdi avanslarla birlikte toplam rakamın 8 milyar 191 milyon TL’ye ulaştığı belirtildi.
Konya Şeker, 2023-2024 kampanya döneminin sonlanması ile birlikte pancar bedellerini bugün ödemeye başladı. 2023-2024 kampanya döneminde 3 milyon 808 bin 539 ton pancar alımı ile Konya Şeker’in rekor kırdığını belirten PANKOBİRLİK Genel Başkanı ve Konya Pancar Ekicileri Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Erkoyuncu, çiftçiyi her konuda desteklediklerini aktararak “Konya Şeker, 2023-2024 kampanya döneminin sonlanması ile birlikte toplamda 8 milyar 191 milyon 223 bin TL çiftçiye ödeme yapmış olacak. Şu ana kadar ödenen ayni ve nakdi avansın toplamı 2 milyar 272 milyon 642 bin TL olarak gerçekleşti. Kalan 5 milyar 918 milyon 581 bin nakdi üretici bedeli bugün çiftçilerin hesabına yatırılmaya başlandı” dedi.
“ÇİFTÇİMİZİN PANCAR BEDELİNİ GÜNÜNDE ÖDEMEYE ÇALIŞIYORUZ”
Erkoyuncu, “Biz Konya Şeker olarak C ve D şekerine Türk Şeker ve diğer fabrikalara göre yüksek bedel ödedik. Bu rakam Türk Şeker’de bin 50 lira iken biz bin 500 lira olarak belirledik. Çiftçiyi bu konuda koruduk kolladık. Bir çiftçi kuruluşu olması hasebiyle bunu popülist politika olması adına yapmadık. Bu çiftçinin hakkıydı ve onu verdik. Biz çiftçimizin avansını, gübresini, mazot desteğini ve pancar bedelini gününde ödemeye çalışıyoruz” diye konuştu.
“TÜRK ŞEKER TARİHTE GÖRÜLMEMİŞ BİR İSKONTO ORANI AÇIKLADI”
Türk Şeker’in tarihte görülmemiş bir iskonto oranı açıkladığını da sözlerine ekleyen Erkoyuncu, “Bu yıl Türk Şeker, şeker fiyatını kampanya bazında 27 lira olarak belirledi. Ama aynı Türk Şeker tarihte görülmemiş yüzde 20 gibi bir oranda iskonto uyguladı. Dolayısıyla şeker toptan satış fiyatı 21,5 lira olarak açıklandı. Biz de bu rakama uymak zorundaydık. Çiftçiye 6 milyar nakit para ödememiz gerekiyordu. Şekerimizi 21,5 TL’den sattık” ifadelerini kullandı.
“YATIRIM VE KAPASİTE ARTIRIM HEDEFLERİMİZE DE DEVAM EDECEĞİZ”
Konya Şeker’in çok güçlü bir kurum olduğunu ifade eden Erkoyuncu, “Talihsiz bir yıl yaşadık. Mevsim ve iklim değişikliklerinden kaynaklı olarak pancarlarımızda bozulma oldu. Ama biz bunların hiçbirini çiftçimize olumsuz olarak yansıtmadık. Olumsuz şeker fiyatlarına ve iklim değişikliğine rağmen Konya Şeker hiç sıkışmadan kendi öz varlığıyla pancar bedelini rahatça ödedi. Yatırım ve kapasite artırım hedeflerimize de devam edeceğiz. Üreticilerimizi her aşamada mağdur etmediğimiz gibi, bankalara karşı olan finansal yükümlülüklerimizi aksatmadan yerine getireceğimizin müjdesini de vermek isterim. Yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen kurumumuzun hakikaten çok güçlü olduğunu ifade etmek istiyorum. Torku markamızın üretim tesisleri olan hem atıştırmalık tesisimizde hem de et-süt entegre tesisimizde markamıza olan çok büyük güven ve talebi daha rahat karşılamak adına kapasite artırımlarına gittiğimizi, bir kısmını devreye aldığımızı, bir kısmını ise bu yıl içinde faaliyete geçireceğimizi kamuoyuyla paylaşmak istiyorum. Önümüzdeki dönemde de aynı kararlılık ve düzenle üreticilerimizin kazancını artırmaya, tesislerimizin kapasitesini büyütmeye yeni yatırımlar yapmaya devam edeceğiz. Bütün çiftçilere hayırlı bereketli bir yıl geçirmelerini diliyorum” dedi.
“ÇİFTÇİLERİMİZ TOHUM VE BİTKİ SAĞLIĞI KLİNİĞİNE BAŞVURMALI”
Gıda ve Tarım Üniversitesi bünyesinde açılan ‘Tohum ve Bitki Sağlığı Kliniği’nin verimli kullanılması gerektiğini vurgulayan Erkoyuncu, “Buradan çiftçilerimize ilan ediyorum. İklim şartlarından dolayı ürünlerdeki olumsuzluklar titizlikle takip edilmeli. Yaşanan tüm olumsuzluklarda Tohum ve Bitki Sağlığı Kliniğimize başvurulursa çok hızlı şekilde müdahale edebiliriz. Çiftçilerimiz ürünleri birebir takip etmeli ve teyakkuzda olmalılar” diye konuştu.
]]>KAMERA: HAKAN KAYA
Kadıköy Fikirtepe’deki Kentplus sitesi C blokta oturan site sakinleri, yönetimin aidatlara yaptığı yüzde 135’leri bulan zamma isyan etti. Yapılan zammın ardından aidatlar bazı sitelerde 9-10 bin liraya kadar çıkıyor. Sitenin güvenliğinin olmamasından da yakınan site sakinleri, “Yönetim şeffaf değil. Bu işin peşini bırakmayacağız. Hakkımızı alana kadar, bu aidatlarda düzenlenme ve bu yönetim gidene kadar mücadelemiz devam edecek.” dedi.
A, B ve C blok olmak üzere 3 bloktan oluşan Kentplus sitesinde toplamda bin 268 daire bulunuyor. C blokun farklı yönetim tarafından idare edildiği sitede aidatlara yüzde 135’leri bulan zam yapıldı. Yapılan zamlarla birlikte aidatlar bazı sitelerde kira fiyatlarına yetişti. 9-10 bin liralara kadar çıkan aidatlar site sakinlerini isyan ettirdi.
“YÖNETİM ŞEFFAF DEĞİL”
Sitede 5 yıldır sitede kiracı olduğunu söyleyen Seren Topal, evine hırsız girdiğini ifade ederek, sitenin güvensizliğinden yakındı. Aidatlara yapılan yüksek zammı da eleştiren Topal, “Hizmet alamıyoruz. Güya güvenlikli bir sitede oturuyoruz ama güvenliğimiz yok. Çok yüksek aidat artış oranları oldu. Birçok çevre sitede yüzde 55-60’lara kadar artış olmuşken bizim sitede yüzde 125-135’leri buldu artış. Ayrıca bir de ortak alan elektrik-su faturası ödüyoruz. Yani benim 3+1 daire için geçen ay ödemem gereken aidat 2 bin 53 lirayken, 4 bin 200 liraya çıktı. Ayrıca burada 574 TL gibi ortak elektrik-su parası var. Elektriğimizi bireyselleştirdik faturalarımız yüzde 40-50 oranında düştü. Çünkü onu da ortak ödüyorduk. Doğalgaz sitenin yapısından dolayı mecbur bireyselleştirilemiyor ama suyu da ayrıştırabilirlerdi ama yönetim buna da yanaşmadı. Şeffaflık yok. Bütçeler nedir, ne değildir, ne fatura geliyor, biz neye istinaden ödüyoruz hiçbir fikrimiz yok. Yönetim şeffaf değil. Bu işin peşini bırakmayacağız. Hakkımızı alana kadar, bu aidatlarda düzenlenme ve bu yönetim gidene kadar mücadelemiz devam edecek.” diye konuştu.
“AİDATLARDA MAKUL BİR ARTIŞ İSTİYORUZ”
Site sakinlerinden Semih Katlanç ise, “Biz normal standartlarda hizmet almak, evlerimize hırsız girmemesi, güvenlik olması. Sitemizdeki güvenliklerin kartı yok. Sadece danışman olarak geçiyorlar. Aynı zamanda otoparklarımızda elektrikli araçlar şarj ediliyor bu şarjlar. Bu şarj edilen araçlar bize yansıtılıyor. Bizim aracımız yokken niye bize yansıtılsın. Biz hizmet almak istiyoruz. Aidatlarımız gerçekten makul, yani devletin belirlemiş olduğu yüzde 60-70 oranında artış olmasını istiyoruz.” dedi.
“AİDATIN SON ÖDEME GÜNÜ GELMEDEN İCRA MESAJLARI GÖNDERDİLER”
Bin 300 civarında aidat öderken yapılan zamla birlikte 3 bin lira ödemek zorunda kaldığını ifade eden Saadet Er isimli başka bir site sakini ise şöyle konuştu: “Olması gereken birçok şey bu sitede yok. Bu ciddi artışın kararın alındığı genel kurulun nasıl yapıldığı, kimler tarafından onaylandığı bunun cevabını bekliyoruz. Herkes bu kadar yüksek aidatlara maruz kalıyorsak ve bunlar bizden talep ediliyorsa bu ödemelerin nereye yapıldığı, kime yapıldığı, bu kalemlerin hangi firmalara ödeme yapılarak çıkartıldığını görmek istiyoruz. Bu ekonomik krizde bu bizim sırtımıza ciddi bir yük ekstra biniyor. Biz bina sakinleri olarak haklarımızı aramaya çalışıyoruz. Ne gerekiyorsa da yapacağız. En azından çabalıyoruz bunun için. İsterdik ki bu noktaya gelmeden yönetim bizimle uzlaşmaya gitsin, kendini ifade etsin, bu rakamların ne olduğuyla, her ay ödenen rakamların gerçekten bu artışı gerektirip gerektirmediğine bizi ispat etsin belki biz bu noktaya gelmeyecektik. Ama ne bir açıklama alabiliyoruz, ne muhatap oluyorlar bizimle.Bugün hepimizin telefonlarına daha ödeme günü gelmemiş aidatlar için icra tebliği geldi. Ödemezseniz icraya verilirsiniz mesajları aldık. Bütün site şu anda bu konuyla ilgili konuşuyoruz. Son ödeme günü bile gelmemiş ödemeniz ve sizden haksız yere talep edilen yüzde 125 ve üzeri olan bir aidatın ödemesinin daha günü gelmeden bir de tehdit edildik. Bu tamamen yasadışı bir harekettir. Bugün hepimizin damarına bastılar. Bu konuda sonuç almak için ne gerekiyorsa onu yapacağız.”
“ORTAK ALAN ÖDEMESİ DİYE EKSTRA BİR ÖDEME ÇIKARTTILAR”
Daha önce ortak alan faturasının aidatların içerisine dahil olduğunu söyleyen site sakini Er, “2022 şubat ayı itibariyle bize bir de ortak alan diye bir kalem çıkardılar. Biz bu ortak alan içerisinde ısıtma, elektrik, su gideri olarak kesiliyor. Fakat biz zaten ciddi maliyetler ödüyoruz aidat adı altında, üzerine bir de bize ortak alan ödemesi çıkartıp ekstra bir yükümüz zaten vardı ve bunların üzerine ortak alan ve aidatlara yüzde 125 ve üzeri, bana yüzde 133 yapıldı. Daireye göre değişiyor. Ama sanırım yüzde 125’in altında olan yok diye biliyorum. Biz bunu sonuçlandırmak için bir araya geldik. Kendi aramızda çalışma yapıyoruz, umarım ki sonuca da ulaştıracağız” diye konuştu.
Çok sayıda imza toplayan site sakinleri, yönetimin değişmesi için mahkemeye başvuracağını belirtti.
]]>Ev verme vaadiyle para alıp sonrasında tapu teslimi yapmadığı ve mağdurların yaptıkları ödemeleri de firmanın geri iade etmediği iddiasıyla yargılanan 3 firma yetkilisi sanık bugün Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinde hakim karşısına çıktı. Duruşmada tutuksuz sanıklar; C.Ç., T.Ç., T.Ç., müşteki D.F.Ç. ve taraf vekilleri hazır bulundu. Şirketin yüzde 50 ortağı olan T.Ç. mahkemede yaptığı açıklamada; “Daireyi 900 bin TL’ye sattım. 500 bin TL ödeme aldım, 400 bin TL ödeme alamadım. Tapuyu teslim etmek için müşteki şahsı çağırdım. ‘Kalan ödemeyi yapın tapuyu teslim edeyim’ dedim. Gelmediler, yapmaları gereken ödemeyi de yapmadılar. Ben de evi bir başkasına sattım. ‘Kalan 400 bin TL’yi ödeyin başka daire verelim’ dedim. Kabul etmediler. Zararı karşılamak istiyorum” ifadelerini kullandı.
Mahkemeye SEGBİS ile bağlanan Müşteki D.F.Ç. ise; “Daire aldık, 500 bin TL ödeme yaptık. Kalan parayı tapu tesliminde verecektik. Paramız hazırdı. Bizi sürekli ertelediler. Tapu vermediler. 2 ay oyaladılar. Sanık T.Ç.’ye bir türlü ulaşamadık. Sürekli ‘sana döneceğiz’ diyerek oyaladılar. Biz Konya’da evimizi sattık ödeme yapabilmek için. Oradaki evimizden de olduk. Buradaki evimizi de alamıyoruz. Evsiz kaldım, ailemin yanında yaşıyorum. Bana ‘Daire hazır gel al’ demediler. Bize sattıkları eve başkalarını yerleştirdiler. ‘Başka daire verelim’ dediler sonra o verecekleri dairenin de 2 sefer el değiştirdiğini öğrendik. Hepsi ortak, 3’ünden de şikayetçiyim. Diğer daire teklif edildikten sonra da 2 bin 500 TL doğal gaz parası istediler onu da verdik” dedi.
Mahkeme heyeti dinlenmeyen tanıkların dinlenmesi ve eksik hususların giderilmesi gerekçesiyle duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Duruşmanın ardından açıklamalarda bulunan Avukat Şükran Merve Doğan, sanıkların ‘nitelikli dolandırıcılık’ suçundan cezalandırılmasını istediklerini kaydederek, “İlk duruşma bugündü, 3 sanığın ifadeleri alındı. Müvekkilimiz de aynı şekilde mağduriyetini belli etti, ifadesini verdi. Biz de beyanlarımızı sunduk. Duruşma 12 Haziran’a ertelendi. Halihazırda diğer soruşturma dosyaları devam ediyor. İnşallah yakın zamanda onlar da iddianame aşamasına gelecek ve bu dosya ile birleşecek. Diğer mağdurlar da toplu bir suç duyurusunda bulunacaklar. Mağdur sayısı çok fazla, hali hazırda inşaatın bitmemesi sebebiyle mağdur olanlar var. Bir de az önceki dosyada olduğu gibi çakışan veya 2., 3. kişilere satılan daireler nedeniyle mağdur olan birçok kişi var. Bunlar da toplu olarak suç duyurusunda bulunacaklar. İlerleyen süreçte zaten önümüzü daha net göreceğiz. Umudumuz bir an önce tutuklanıp cezalandırılmaları. Adalete güveniyoruz. Takdir tabii ki de sayın mahkemenindir. Sanıklar mahkemede sözleşmeyi haklı olarak feshettiklerini, zaten müvekkilimin kısmi ödeme yaptığını, geri kalanını tapu tesliminde ödeyeceklerini kabul ettiklerini, 1. ayda anlaştıklarını söylemişlerdir. Gerçeklere bakıldığında, tapu kayıtlarına bakıldığında 2023 yılının 1. ayında sözleşme yapılmış olmasına rağmen aynı daire 2022 yılının 11. ayında devirleri yapılmış olduğu ortaya çıktı. Yani bahsedilen tarihten çok daha önce devirlerinin yapıldığı görülmüştür. Bunu da mahkememize delilleriyle sunduk. Bununla beraber kendileri haklı olarak sözleşmeyi fesih ettiklerini öne sürdüler. Ancak bunların suçtan kaçmaya yönelik beyanlar olduğunu açık bir şekilde ifade ettik. Eğer haklı bir fesih yapılsaydı sonradan alınan 2 bin 500 TL hususunu sanıklara sorduk. Umarım sonuç bundan sonra daha da olumlu gelişir. Nitelikli dolandırıcılık faaliyetini işleyen bu sanıkların cezalandırılmaların ümit ediyorum” diye konuştu. – KAYSERİ
]]>