Onlar – Kanal 7 Haber https://www.kanal7haber.com.tr Sun, 07 Jul 2024 21:18:15 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 İBB Başkan adayı Kurum, canlı yayında konuştu Açıklaması https://www.kanal7haber.com.tr/ibb-baskan-adayi-kurum-canli-yayinda-konustu-aciklamasi/ https://www.kanal7haber.com.tr/ibb-baskan-adayi-kurum-canli-yayinda-konustu-aciklamasi/#respond Sun, 07 Jul 2024 21:18:15 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=9207 Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan adayı Murat Kurum, “2019’da onlara 39 kilometre (raylı ulaşım/metro) yapmışız, teslim etmişiz. Onlar da 8 kilometresini bitirmiş, açmışlar. Sonra da diyorlar ki ‘biz açtık’.” ifadesini kullandı.

Kurum, TRT Haber’de katıldığı canlı yayında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Vatandaşlarda “usanmışlık, bıkmışlık” olduğunu ve sabırsızlıkla 31 Mart’ın gelmesini beklediklerini belirten Kurum, “Vatandaşı düşünen vatandaşı için dertlenen, vatandaşın sorunlarını çözecek bir başkan bekliyor İstanbul. Bunu da gittiğimiz her yerde o beş yıllık kırgınlık, üzgünlük artık bir umuda dönmüş. 31 Mart’ta inşallah gerçek belediyecilikle tanışacak, kendisi için dertlenen İstanbul’un deprem sorunuyla ilgili mücadele eden, öbür tarafta ulaşım çilesini ortadan kaldıran ve İstanbulumuzun her medeniyetin, kültürün, inancın burada özgürce yaşadığı huzurlu bir İstanbul’u bekliyorlar. Biz bunu görüyoruz açıkçası.” şeklinde konuştu.

Kurum, en çok dinledikleri şikayetin ulaşım olduğuna dikkati çekti.

İnsanların evinden, işinden, ailesinden zaman ayırdığını ve bunun bıkkınlık haline geldiğini ifade eden Kurum, şunları söyledi:

“En çok bunu duyuyoruz. Bir de şunu duyuyoruz, İstanbul’da bir deprem endişesi var, bilim insanlarımızın da ifade ettiği olası depremle ilgili evlerinin bir an önce yenilenmesini bekleyen vatandaşlarımız var, bunu da çok duyuyoruz, ‘evimizi bir an önce gelin dönüştürün’ diye bize açıkçası bunu ifade ediyorlar. Bunun dışında sokak hayvanlarını, taksi meselesini, sosyal yardımlardaki adaletsizliği, yeşil alan yetersizliğini duyuyoruz, gençlerin kütüphane eksikleri, spor alanıyla ilgili eksikleri, kültür sanat alanında yeni kültür merkezi ihtiyaçları gibi birçok ihtiyacı bize iletiyorlar.”

Kurum, insanların göz ardı edildiği, sorunlarıyla birebir uğraşılmadığı bir yönetim anlayışıyla karşı karşıya olduğunu İstanbul’un 39 ilçesinin söylediğini aktararak, şöyle devam etti:

“Bu manada biz de açıkçası aylardır bu çalışmalarımızı yaptık, projelerimizi, vaatlerimizi hazırladık ve onları da milletimizle paylaştığımızda o heyecanı görüyoruz. 31 Mart geldiğinde bizi düşünen, odağında sadece İstanbul’un geleceği olan bir başkan adayı İstanbul’la kavuşacak. ‘Nisan gelecek dertler bitecek, nisan gelecek yüzler gülecek’ diyoruz ve ‘Allah milletimizin yüzünden gülümsemeyi hiç eksik etmesin’ diyoruz.”

“81 ilde izi olan biri olarak konuşuyorum”

Bakanlığı dönemindeki hizmetleri anlatan Murat Kurum, şunları kaydetti:

“81 ilde izi olan biri olarak konuşuyorum. Benim Sinop Meydanı’nda da Erzurum Ulu Cami etrafındaki Millet Bahçesi’nde de izim var. Bingöl’ün meydanında Millet Bahçesi’nde, oradaki kentsel dönüşümde de Ağrı’nın Murat Nehri kenarında da kentsel dönüşümle, düzenlemeyle izim var. Bursa Ulu Cami etrafında yaptığımız projelerle izimiz var. Konya Mevlana Müzesi karşısında izimiz var. Ankara’nın hemen hemen tüm ilçelerinde ya bir kentsel dönüşüm projemizi ya da bir Millet Bahçesi projemizi görürsünüz. 81 ilde izimiz var.”

İstanbul’da 39 ilçede başlattıkları kentsel dönüşüm şantiyesine değinen Kurum, “173 bin konut şu an İstanbul’da dönüşüyor. Öyle onların yaptığı gibi 5 yılda 5 bin konut değil, 173 bin konut. Hem 80 ile çalışmışız ve bu çerçevede TOKİ ile 1 milyon 250 bin konut rakamına ulaşmışız ve tüm Türkiye’de 2 milyon 200 bin konutun dönüşümünü sağlamışız. Bugüne kadar İstanbul’da 800 bin konutun dönüşümü sağlanırken 173 bin konutun inşası devam ediyor. Tuzla’daki hemen hemen her mahallede bizim izimizi görürsünüz. Pendik’te en büyük kentsel dönüşüm projesinin başladığını görürsünüz. Kartal’da Taşocağı’nın bir Millet Bahçesi’ne çevrildiğini ve ilçede sosyal konutların yükseldiğini görürsünüz. Kadıköy Fikirtepe’de yarım kalmış inşaatların 15 bin konutluk şantiyenin bugün bitme aşamasına geldiğini görürsünüz. Üsküdar’da Çamlıca eteklerinde Ferah Mahallesi’nde, Kirazlıtepe’de eserimizi görürsünüz. Beykoz’un bütün mülkiyet sorunu Bakanlık nezdinde çözülmüş, Beykoz Tokatköy’deki dönüşümü görürsünüz. Beyoğlu Okmeydanı’nda bize dediler ki o zaman ‘Buraları Katarlılara satacaklar?’ Ne oldu? Bul bir tane Katarlı. Yok, bulamaz. Orada oturanlar oturuyor. Fatih’te surların etrafının açıldığı bir Millet Bahçesi’ne çevrildiği süreci görürsünüz.” ifadelerine yer verdi.

Kurum, Üsküdar’da Çocuk Köyü açacaklarını vurgulayarak, “Bakın ilk defa Türkiye’de Üsküdar Belediyesi ile yaptığımız Çocuk Köyümüzün bittiğini, millete hizmet için açılmayı beklediğini görürsünüz.” dedi.

İstanbul’un 39 ilçesinin 964 mahallesinde Türkiye’de olduğu gibi izlerinin bulunduğuna vurgu yapan Kurum, “Yani Bakanlıkta da onlar gibi öyle yarı zamanlı belediyecilik yapmadık, arada bir belediyeye uğrayayım anlayışıyla çalışmadık. Biz milletin içindeydik, milletin. Sokaktaydık, sokakta milletimiz bizden ne bekliyorsa onu gideren tarafta olduk hep, el ele verdik. Biliyorlar ki Murat Kurum söylüyorsa Murat sözünü tutar, yapar çünkü geçmişte yaptı. Geldi, söyledi, söz verdi, Ankara’ya dönmeden önce arkadaşları o sözü yerine getirmek için mücadele etti. Dolayısıyla biz geçmişte yaptık, şimdi tek motivasyonumuz sadece İstanbul. İstanbul’a odaklanacağız. Dolayısıyla 650 bin konutu İstanbul’da dönüştürmek zorundayız. Bu bir milli güvenlik meselesi.” şeklinde konuştu.

“İBB’nin borcu neredeyse iki kat arttı”

Murat Kurum, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İBB’de personelin yarısı işten girmiş çıkmış. Düşünebiliyor musunuz yarısı. Biz 2019’da 78 bin 934 personelle devretmişiz ve onlar haksız yere ben bugün İstanbul’un neresine gitsem onlarla karşılaşıyorum, ‘ben de İBB mağduruyum’. İşe giriş 5 yılda 46 bin 967, işten çıkış 33 bin 725. Bazısı emekli olmuş, bazısı işten atılmış. Yani belediye personelinin yarısı değişmiş. Hafıza yok. Ekip, sonuçta geçmişten gelen bir tecrübe var. Sadece yeni personelle bunu yapamazsınız. Sizin kendi şirketinize yaptığınız işte bilgi, birikim, tecrübe lazım. Öyle değil mi? Yeni arkadaş da gelecek ama o tecrübeye, sisteme ayak uyduracak. Var olan sistemi yok etmiş, resmen yok etmiş ve haksız yere bu kadar insanı işten çıkarmış ama buna rağmen biz ne diyoruz, biliyor musunuz? Biz onlar gibi asla yapamayız, haksız yere buradaki hiçbir personeli işten çıkarmayacağız ve ekmeksiz, aşsız bırakılan insanları da sebepsiz yere işten atılan kardeşlerimizi de geri alacağız. Tablo bu ve bu tablo aslında her şeyi anlatıyor. Yani İBB niye iş yapamıyor, iştirakleri niye zarar ediyor? Sen işle ilgilenmezsen, uğraşmazsan, personeli değiştirirsen tablo bu olur. Hep söyledikleri aynı. Engelleniyoruz, yaptırmadılar, engellediler. Bu bahaneler ve bu bahane siyasetini 5 yıldır duyuyoruz, İstanbullular duyuyor ve yeri geldiğinde de hep burada söyleyeceği bir şey olmayınca da ulusala nasıl giderim, öbür tarafta parti içindeki çekişmeyi nasıl oluştururum gibi algı dediğimiz, algı belediyeciliği diye tarif ettiğimiz belediyecilik örneklerini 5 yıldır görüyoruz. 2019’da onlara 39 kilometre (raylı ulaşım/metro) yapmışız, teslim etmişiz. Onlar da 8 kilometresini bitirmiş, açmışlar. Sonra da diyorlar ki ‘biz açtık’.”

İBB’nin borcunun 2,33 milyar avrodan 4,19 milyar avroya çıktığını belirten Kurum, borcun neredeyse iki kat arttığını söyledi.

“Bilgisiz, ilgisiz, tatilci bir başkan olursanız yapamazsınız”

Kurum, İSKİ’nin elektrik parasını ödeyemediğini dile getirerek, şunları kaydetti:

“Koca İSKİ bir damla buraya su kaynağı getirmeyeceksiniz, 5 yılda 1 metreküp, 1 litre su kaynağı İstanbul’a gelmemiş. Bugün bir vatandaşımız ne diyor, biliyor musunuz? ‘Bunlar, bizi susuz bırakacak.’ Bunu getiremeyen bir belediyecilikten bahsediyoruz. Sorsanız ‘engellendik’. Peki 2,33 milyar avrodan 4,19 milyar avroya borcunuz niye çıktı sizin? Cevap verin, ne yaptınız? Metroları iptal ettiniz. Dönüşüm dediniz, yapmadınız, yeşil alan dediniz, yapmadınız. Başardınız, neyi başardınız? İstanbul’u mahvetmeyi başardınız evet, İstanbul’u bu hale getirmeyi başardınız. Başka bir başarınız yok. Karşınızda başarısız bir belediye var, başarısız bir belediye başkanı var. Çok net söylüyorum, biz merkezi bütçeden 2019’dan bu yana bütçemizi 12 kat artırmışız ve trink hesabına para yatmış gününde, saatinde. İller Bankası’ndan biz gönderiyoruz onu, ben gönderiyorum ve bir gün olsun bekletmemişiz.

Bilgisiz, ilgisiz, tatilci bir başkan olursanız yapamazsınız. Nasıl yapılacağını ben söylüyorum. Gel benim yanıma ben öğreteyim. Bak, ben yaptım. İstersen yaparsın. İstanbul’un başkanı İstanbul bu haldeyken tatil yapamaz. Çok net söylüyorum, yapamaz. İstanbul’un başkanı İstanbul’la ilgilenmek zorunda, İstanbul’un sorunlarıyla ilgilenmek zorundadır. Bizim de evladımız, ailemiz var ama bizim ailemiz o kadar büyük ki artık 16 milyon İstanbullu oldu. Nasıl Bakanlıkta 85 milyon Türkiyeli ise şu an 16 milyon İstanbullu bizim ailemiz. O yüzden biz burada çalışmak zorundayız. Bu koltuğa talipseniz bunu göze almak zorundasınız ve bu mücadeleyi vermezsek emin olun artık ön alamayacağımız çözümsüzlük yumağına doğru gidiyoruz. Yani siz vadettiğiniz metroları yapmaz, dönüşümleri gerçekleştirmezseniz artık ipin ucu kaçtı.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/ibb-baskan-adayi-kurum-canli-yayinda-konustu-aciklamasi/feed/ 0
Mersin Şehir Hastanesinde 80 yaş üstü hastalar fidan dikti https://www.kanal7haber.com.tr/mersin-sehir-hastanesinde-80-yas-ustu-hastalar-fidan-dikti/ https://www.kanal7haber.com.tr/mersin-sehir-hastanesinde-80-yas-ustu-hastalar-fidan-dikti/#respond Thu, 27 Jun 2024 21:18:20 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8885 Mersin Şehir Hastanesinde tedavisi süren 80 yaş üstü hastalar, harnup ve turunçtan oluşan fidanları hastane bahçesinde toprakla buluşturdu.

Mersin Şehir Hastanesinin Sağlıklı Yaş Alma Merkezi tarafından hastaların sosyal aktivitelere katılması, bazı alışkanlıklar kazanması ve sosyal ilişkilerini geliştirmeleri amacıyla ‘çınarlarımızdan geleceğe bir fidan’ sloganıyla etkinlik düzenlendi. Hastane bahçesinde bir araya gelen yaşlılar, görevlilerin de yardımıyla getirilen fidanları kazılan çukurlara dikerek suladı. Renkli görüntülerin oluştuğu etkinlikte yaşlılar, yanlarında getirdikleri yiyecekleri de birbirlerine ikram etti.

Sağlıklı Yaş Alma Merkezinde görevli İç Hastalıkları ve Geriatri Uzmanı Ercüment Öztürk, merkezde 80 yaş üstü hastalara hizmet verdiklerini söyledi. Özellikle belli yaştan sonra yaşlanmayla beraber çıkan bazı sağlık problemleri ve sağlık durumlarıyla özel ilgilenmek gerektiğini ifade eden Öztürk, “Bizim branşımız da bu alanla ilgileniyor. Hastalarımızın sadece sağlıklarıyla değil, onların sosyal ilişkileriyle de sosyal aktiviteleriyle, alışkanlıklar kazanması yönüyle de ilgileniyoruz” dedi.

Etkinliği 18-24 Mart Yaşlılara Saygı Haftası kapsamında düzenlediklerini dile getiren Öztürk, şöyle devam etti:

“Hastalarımızın yaşam merkezleriyle olan, hastaneyle olan, bizlerle olan bağlarını, aidiyetlerini kuvvetlendirmek için bir ağaç dikme etkinliği düzenledik. Böylece her hastamızın bir ağaca sahip olmasını istedik. İsimlerini künye olarak bu ağaçlara vereceğiz. Böylece hastaneyle, doktorlarıyla, hekimleriyle ve kendileriyle ilgilenen sağlık çalışanlarıyla bağlarını daha da güçlendirecek, kendilerini daha da yakın hissedecekler.”

“Yaşlılar için fiziksel bir aktivite oldu”

Başhekim Yardımcısı İbrahim Yimsek de etkinlikle insanlara dokunduklarını söyledi. Etkinlikle onları daha sosyal varlık yapmayı amaçladıklarına işaret eden Yimsek, “Hastalarımıza değişik etkinlikler düzenleyerek onların sosyal bir varlık olduğunu tekrar hatırlatmak, onları ruh bütünlüğü haline sokmak için de bir çabamız var. An itibariyle hastalarımızda bu enerjiyi görmeye başladık. İlk buraya geldiklerinde biraz bezginlerdi ama bugün ağaçlar dikilirken onların ne kadar enerjik olduklarını, ne kadar yaşama sarıldıklarını görmek bizi mutlu etti” diye konuştu.

“Burayı onlar için hobi bahçesi haline getirmeyi hedefliyoruz”

Gerentolog Ali Tanık, etkinlikle hem temiz hava aldıklarını, hem de bağlarını güçlendirdiklerini dile getirerek, “Merkeze gelen büyüklerimizle aile olmayı başardık. Bizler için değerliler. Burayı ileride hobi bahçesi haline getirmeyi, onların istedikleri zaman vakit geçirecekleri alan oluşturmayı hedefledik” şeklinde konuştu.

Gerentolog Meltem Sungur da, ‘Çınarlarımızdan Geleceğe Fidan’ etkinliğiyle hem doğaya hem de gelecek nesillere bir fayda olmayı amaçladıklarını ifade etti. Etkinliğin aynı zamanda yaşlılar için fiziksel bir aktivite de olduğunu vurgulayan Sungur, “Onlar sosyalleşerek geleceğe güzel bir miras bırakmış oldular. Bunun mutluluğunu yaşadılar, onların mutluluğun görmek bizleri de mutlu ediyor” dedi.

“İnşallah güzel bir ağaç olur, herkes meyvelerinden yer, dua eder”

Etkinliğe katılan hastalardan 81 yaşındaki Ayben Özek, etkinlikten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Aile doktorunun tavsiyesi üzerine merkeze başvurduğunu aktaran Özek, “Doktorum bana 80 yaş üzerini muayene ettiklerini, çok güzel baktıklarını söyledi bana. Ben de buraya geldim. Hepsini çok sevdim, hepsini çok beğendim ve beni muayene ettiler. Şimdi yine muayeneye geldim, ‘hem de ağaç dikelim’ denildi. Onlara yardıma geldim. Bir ağaç diktim. İnşallah güzel bir ağaç olur, herkes meyvelerinden yer, dua eder” ifadelerini kullandı.

Elif Bozkurt da merkez ile 3 ay önce tanıştığını belirterek, “Biz onlardan çok memnun kaldık. Onlar bize bugün ağaç dikmeyi layık gördüler. Biz de onlara katıldık. Hocalarımızla beraber kendi adımıza bu ağaçları diktiğimiz için çok sevindik. İnşallah güzel yaşamlarımız olur, uzun ömürler olur, sağlığımız yerinde olur” şeklinde konuştu. – MERSİN

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/mersin-sehir-hastanesinde-80-yas-ustu-hastalar-fidan-dikti/feed/ 0
Ali Babacan, Tansu Çiller’i eleştirdi: ’90’ların karanlık siyasetçilerini ekranlardan uzak tutun’ https://www.kanal7haber.com.tr/ali-babacan-tansu-cilleri-elestirdi-90larin-karanlik-siyasetcilerini-ekranlardan-uzak-tutun/ https://www.kanal7haber.com.tr/ali-babacan-tansu-cilleri-elestirdi-90larin-karanlik-siyasetcilerini-ekranlardan-uzak-tutun/#respond Tue, 25 Jun 2024 21:18:22 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8769 DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan Adayı Murat Kurum’a desteğini açıklayan eski Başbakan Tansu Çiller’i eleştirdi. Babacan, “90’ların karanlığında ismi olan bir eski başbakan çıkıyor. İktidarın İstanbul adayına desteğini açıklıyor. 5 Nisan 94 kriziyle de anılır sık sık, biliyorsunuz. Onu da ihtiyaç durumunda ortalarda görüyoruz. Ben buradan iktidara seslenmek istiyorum. Biz o siyasetçileri çok gördük. Bir yararlarını görmedik. Kiminin bu memlekete en küçük bir faydası olmadı. Kimi de büyük zararlar verdi, çekti gitti. Bu ülke maalesef onları çok gördü. En çok da zararlarını gördü. 90’ların karanlıklarının siyasetçilerini artık ekranlardan uzak tutun, çocuklardan uzak tutun diyorum” dedi.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Antalya Büyükşehir Belediyesi Adayı Kıvanç Çetinkaya ile ilçe belediye başkan adaylarını tanıtım toplantısında konuştu. Babacan konuşmasında Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan Adayı Murat Kurum’a desteğini açıklayan eski Başbakan Tansu Çiller’i eleştirdi. “Biz o siyasetçileri çok gördük. Bir yararlarını görmedik” diyen Babacan, açıklamasında şu ifadeleri söyledi:

“90’LARIN KARANLIK SİYASETÇİLERİNİ EKRANDAN UZAK TUTUN”

“90’ların karanlığında ismi olan bir eski başbakan çıkıyor. İktidarın İstanbul adayına desteğini açıklıyor. 5 Nisan 94 kriziyle de anılır sık sık, biliyorsunuz. Onu da ihtiyaç durumunda ortalarda görüyoruz. Ben Buradan iktidara seslenmek istiyorum. Biz o siyasetçileri çok gördük. Bir yararlarını görmedik. Kiminin bu memlekete en küçük bir faydası olmadı. Kimi de büyük zararlar verdi, çekti gitti. Bu ülke maalesef onları çok gördü. En çok da zararlarını gördü. 90’ların karanlıklarının siyasetçilerini artık ekranlardan uzak tutun, çocuklardan uzak tutun diyorum. Hele o bağırıp, çağıran, her gün televizyonlarda şiddet pompalayan, nefret pompalayan… Onlar ekranlara çıktığı zaman RTÜK’ün bir karar alıp ekrana +18 işaretini koyması lazım. İnsan hicap duyuyor. Biz gördük, çocuklar görmesin, şahit olmasın diyorum.

“KAPIDAN KOVDUK ONLAR BAĞRINA BASTI”

Türkiye’de bir hayalet dolaşıp duruyor. 28 Şubat hayaleti… O dönemin generalleri ‘bin yıl sürecek’ demişlerdi. O generaller, o rütbeliler başaramadı ama Sayın Erdoğan ve ortakları başarma gayretinde. Yıllardır bu ülkeden defetmeye çalıştığımız her türlü zihniyet, geldi iktidarın yanı başına oturuverdi. İktidardaki de memnun. Şikayeti de görünmüyor. Sık sık onlarla poz vermeyi marifet sanıyor. Gençlerimizi okullardan mahrum bırakanları kapıdan kovduk, onlar bağrına bastı. Bizden, onlardan diye ayıranları yanımızdan uzaklaştırdık, onlar yanlarına aldı. Seçim seçim çalışıp yendiğimiz hukuksuzluğu kendilerine şiar edinmişleri aldılar, yanlarındaki koltuklara oturttular. Sonuç ortada. İktidarın yanındaki zihniyet, başörtülü olduğu için Meclis’ten vekil kovan, Meclis’e girebilmesi için kadınlara başını açtıran zihniyettir unutmayalım. Gece vakti bir vekilin evine baskına giden DGM savcılarının zihniyetidir unutmayalım. Bu toprakların en derinine defnettiğimiz bir zihniyettir. Tekrar hortlattılar. Kimsenin şüphesi olmasın. İrili ufaklı ittifak ortaklarıyla da zor durumda mikrofon uzatılan karanlık figürlerle de mücadelemiz sonuna kadar devam edecek.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/ali-babacan-tansu-cilleri-elestirdi-90larin-karanlik-siyasetcilerini-ekranlardan-uzak-tutun/feed/ 0
İmamoğlu, Murat Kurum’un ‘Ayasofya’ İddialarına Arnavutköy’den Yanıt Verdi: Seçim Geldi Yine Başladı Din, İman, Kitap, Memleket https://www.kanal7haber.com.tr/imamoglu-murat-kurumun-ayasofya-iddialarina-arnavutkoyden-yanit-verdi-secim-geldi-yine-basladi-din-iman-kitap-memleket/ https://www.kanal7haber.com.tr/imamoglu-murat-kurumun-ayasofya-iddialarina-arnavutkoyden-yanit-verdi-secim-geldi-yine-basladi-din-iman-kitap-memleket/#respond Sun, 02 Jun 2024 21:00:43 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7757 HABER: ÇAĞATAN AKYOL

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, İBB’nin Ayasofya Camii’ni temizlemediği iddialarına sert tepki gösterdi. “Selatin camiler, Vakıflar Genel Müdürlüğü mülkiyetinde, Diyanet İşleri Başkanlığı sorumluluğundadır” diyen İmamoğlu, “Bu iki kurum, İBB’ye temizlik, güvenlik konularında talepte bulununca, hemen belediyemiz Meclisi’ne protokol getiririz ve hizmete başlarız. Biz göreve geldiğimizde 39 selatin camiine bu hizmet veriliyordu. Şimdi ise, 42 oldu. Bizim dönemde talep geldi, artırdık 3 tane. Biri de hatta sıklıkla Sayın Cumhurbaşkanı’nın cuma namazı kıldığı Yıldız Hamidiye Camii’dir. Talep ettiler. Biz de verdik” dedi. “Seçim geldi ya, yine ortalığı karıştıracaklar” diyen İmamoğlu, “Seçim geldi yine başladı din, iman, kitap, memleket… Onların bu sevgileri seçimden seçime aklına geliyor. Bizim ise memleket sevgimiz, millet sevgimiz, bayrak sevgimiz her zaman var. Bizim inancımız, Yaradan’la kul arasındadır. Bunlarda ise, gösteriş işi oldu. Milletin canını yakmak için, milleti birbirine düşürmek ve ayırmak için, bütün kötü duygularını kullanıyorlar” ifadelerini kullandı.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP Arnavutköy Belediye Başkan adayı Tekin Aras ile birlikte ilçe turu yaptı. CHP milletvekili Engin Altay da ilçe turunda ikiliye eşlik etti. Merkez Mahallesi’nde kısa bir esnaf ziyareti yapan İmamoğlu ve Aras, Arnavutköy’ün cadde ve sokaklarında yol alan seçim otobüsüyle vatandaşları selamladı. Vatandaşlar, İmamoğlu ve Aras’a yol boyu sevgi gösterilerinde bulundu. İmamoğlu ve Aras, selamlamanın ardından İBB Arnavutköy Yaşam Merkezi’nde, aralarında STK üyeleri, spor kulüpleri temsilcileri, anneler, çocukları ve kanaat önderlerinin bulunduğu bir toplulukla bir araya geldi. İmamoğlu, salondaki kalabalıktan yer bulamayan yaş almış kadın vatandaşların ve çocuklu annelerin, kendi koltuğu da dahil olmak üzere, uygun yerlere oturtulmalarını sağladı.

“TEKİN ARAS’IN ENERJİSİ, GENÇLİĞİ BURAYA YANSIMIŞ”

Arnavutköy’deki gençlik enerjisini çok yüksek bulduğunu belirten İmamoğlu, “Muhtemeldir ki sevgili Tekin Aras’ın enerjisi, gençliği buraya yansımış” dedi. Görev süreleri boyunca İstanbul’un 39 ilçesine eşit hizmet sunduklarına vurgu yapan İmamoğlu, “Hiç kimseye ‘O bana oy verdi, bu bana oy vermedi’ diye düşünmedik. ‘Burada bir başka partili belediye başkanı var, şu ilçede bir başka belediye başkanı var’ asla demedik. Birileri gibi de seçmeni cezalandırmayı, aklımızın ucundan bile geçirmedik” diye konuştu. Kendi dönemlerinde “kesilecek” denilen sosyal yardımların 5-6 katına çıkarıldığını belirten İmamoğlu; Halk Süt’ten Anne Kart’a, daha önce sayıları sıfır olan keşlerden öğrenci yurtlarına, Kent Lokantalarından Bölgesel İstihdam Ofislerine kadar, farklı alanlardaki uygulamalarından örnekler verdi. Arnavutköy özelindeki hizmetleri de detaylandıran İmamoğlu, yalnızca İSKİ’nin ilçede yaptığı altyapı yatırımları toplamının 3,8 milyar lirayı bulduğu bilgisini paylaştı.

“BİZİM MASAMIZDAN BİRLİK VAR”

“Her şeyin en iyisini ben bilirim” diyen anlayıştan olmadıklarının altını çizen İmamoğlu, şunları söyledi:

“Benim dediğim olacak diyenlerden değiliz biz. Biz, sizinle düşüneniz. Biz, ortak aklı, aynı masada buluşmayı sevenleriz. Bizim masamızda ne var biliyor musunuz saygıdeğer hanımefendiler, beyefendiler? Bizim masamızdan birlik var. Bizim masamızda birbirimizi dinlemek ve anlamak var. Bizim masamızda kedere de ortak olmak var. Birbirimizi her anımızda, anlayışla karşılamak var. Bizim masamızda kimsenin inancını, kimsenin vatanseverliğini sorgulamak, asla yok. Hizmet yaparken oy vermiş mi, vermemiş mi diye bakmak asla yok. İBB, sosyal yardımlarla yüz binlerce ailenin evine girip, çıkıyor. Bakın; beş seneye yakındır çocuklarımıza süt ulaştırırken; annesine, babasına, ‘Sen nerelisin? Hangi partiye oy verdin’ diye asla sormayız, sormuyoruz, sordurmayacağız. Annelere İstanbul’da ücretsiz ulaşım kartını biz başlattık. ‘Bana oy verdin mi’ diye sormuyoruz. Tam kaç annenin cebinde o karttan var biliyor musunuz? 650 binin üzerinde annenin cebinde o karttan var. İhtiyacı olana, hak edene, hakkını veriyoruz.”

“İBB İNANÇ MASASI”NIN KURULUŞ SÜRECİNİ ANLATTI

Siyaseti de bu anlayışla yaptıklarına dikkat çeken İmamoğlu, “Biz, siyasetimizdeki odağı halka dönük yapıyoruz. Onun için bizim siyasetimizin adı; halkçılık. Şimdi bu salonda, Arnavutköy’de, özellikle demografik olarak çok sayıda Kürt hemşehrim var. Bununla ilgili benim ruhuma iyi gelen, benim ruhumu ısıtan bir şey olduğu için anlatacağım. İlçe belediye başkanıyken, tabii vefat eden hemşehrilerimin cenazelerine gidiyordum. Özellikle Kürt vatandaşlarımızın, yoğun bir biçimde taziye alanı talepleri vardı. Bu kardeşiniz bunu hissettiği için, -hatta bazen ne yazık ki engellemelere rağmen- ısrarla, inatla 9 tane taziye evini, Beylikdüzü’nde vatandaşımızın hizmetine açmaya vesile olan, benim oradaki Kürt hemşehrilerimdi, Kürt vatandaşlarımdı. ve o kadar değerli bir gelenek ki; insanlar orada bir arada, acılarını paylaşıyorlar. Çok güzel bir gelenek. O bakımdan evet; cenazelere gidiyorduk. Alevi vatandaşımız var. Caferi vatandaşımız var. Şafi vatandaşımız var. Fark etmez. Her vatandaşımız, elbette istiyorlar ki ibadetlerinde, cenazelerinde, kendilerinden, kendi geleneklerinden, kendi usullerinden bir din adamı olsun. Ama göreve geldiğimizde; biliyorduk ki, gördük ki, İstanbul Belediyesi’nde böyle bir hizmet yok. Göreve gelir gelmez, arkadaşlarıma dedim ki, ‘Bir inanç masası kuralım. İstanbul’un bütün inançlarını oraya davet edelim ve birlikte konuşalım. Kurduğumuz masayla birlikte, orada; Alevi dedelere, Şafi melelere, Caferi din adamlarına, hatta başka inançlardan papazlara, hahamlara bile görev verdik. Din görevlilerini istihdam ettik. Bakın; en gurur duyduğum şeylerden birisi budur” ifadelerini kullandı.

“BİR DAVA UYDURDULAR. ADINA DA ‘DİAYDER DAVASI’

DEDİLER. GÜNÜN SONUNDA HERKES BERAAT ETTİ”

Konuyla ilgili hazırlanan 2 dakikalık filmi katılımcılara izleten İmamoğlu, özetle şunları söyledi:

“Bizim inancımız bile, bize bunu emreder; yani her inanca saygı duymayı. Bu din arkadaşlarımız, din adamı arkadaşlarımız, zaten İstanbul’un çeşitli yerlerinde görev yapıyorlardı. Ne yaptık? Onları kamusal bir çatıya ve güvenceye aldık. Bakın biz bunu yaptık ya, başımıza gelmeyen kalmadı. Evet. Sen misin bunu yapan? Neler oldu, neler? Bakın; bir dava uydurdular. Adına da ‘DİAYDER davası’ dediler. Belki basından duymuş olabilirsiniz. Neymiş efendim? Kürt din adamları üzerinden, o insanlara vermiş olduğumuz bu görevden ötürü, birtakım desteklerden ötürü inanın hem onlara hem de bize yönelik ‘terör’ davası açtılar. Aylarca televizyonlarda bizleri ‘terörist’ ilan ettiler. Birkaç din adamını hatta tutukladılar. Benim o kadar güzel duam var ki sevgili hemşehrilerim, sevgili dostlarım. Bu tür lafları ve bu tür kötülükleri yapanlara diyorum ki; ‘Allah onlara akıl versin.’ Günün sonunda ne oldu biliyor musunuz? Günün sonunda herkes beraat etti. Cezaevinde de kimse kalmadı. Geriye ne kaldı biliyor musunuz? Boş iftiralar, yalanlar ve insanlar hakkında çirkin bir karalama kaldı. Bir de boşu boşuna hapis yatan o güzelim insanlar oldu.”

“YİNE ORTALIĞI KARIŞTIRACAKLAR”

“Yine ortalığı karıştıracaklar ya, seçim geldi ya; seçim geldi yine başladı din, iman, kitap, memleket… Yani memleketini onlar seviyor. Bayrağını onlar seviyor. Bu toprakları onlar seviyor. Ben size bir şey söyleyeyim mi? Onların bu sevgileri seçimden seçime aklına geliyor. Bizim ise memleket sevgimiz, millet sevgimiz, bayrak sevgimiz her zaman var. Çıkmış bir meczup dün akşam televizyonun birinde, ‘Efendim İmamoğlu bir tek Ayasofya Camii’ne temizlik ve güvenlik hizmeti vermiyor’ diyor. Çünkü neymiş efendim? Ben, cami olmasından ötürü acı çekiyormuşum. Yahu benim aklımı benim vicdanımı, benim kalbimi bile okuyor! Cahilliğinden değil, kötü bir insan olduğu için, meczup olduğu için Ayasofya yalanını ortaya atıyor. Bugüne kadar hiç demedim. Ayasofya Camii, sadece ibadethane değilken bile, orası müzeyken bile, caminin bir bölümünde orada imam ezan okur, bir bölümünde de namaz kılınırdı. Ben şimdi oraya kaç defa gittiğimi mi anlatayım millete? ya bunlar kötü insanlar. Bunlar nasıl biliyor musunuz? Ben mesela, Allah rahmet eylesin, rahmetli dedemden, babamdan… Hepsi de hacıdır yani. Nerede namaz kılınır, nerede abdest alınır; kimse görmez. Namazını kılar, abdestini alır, duasını eder. Biz öyle öğrendik. Çünkü inancımız, Yaradan’la kul arasındadır. Bunlarda ise, gösteriş işi oldu. Milletin canını yakmak için, milleti birbirine düşürmek ve ayırmak için, bütün kötü duygularını kullanıyorlar.”

SELATİN CAMİLER, VAKIFLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ MÜLKİYETİNDE, DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI SORUMLULUĞUNDADIR”

“O meczubun bu lafı, olur ya bir yere gider. Doğrusunu söyleyeyim: Selatin camiler, Vakıflar Genel Müdürlüğü mülkiyetindedir. Diyanet İşleri Başkanlığı sorumluluğundadır. Bu iki kurum, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne temizlik, güvenlik konularında talepte bulununca, hemen belediyemiz Meclisi’ne protokol getiririz ve hizmete başlarız. Biz göreve geldiğimizde 39 selatin camiine bu hizmet veriliyordu. Şimdi ise, 42 oldu. Bizim dönemde talep geldi, artırdık 3 tane. Biri de hatta sıklıkla Sayın Cumhurbaşkanı’nın cuma namazı kıldığı Yıldız Hamidiye Camii’dir. Talep ettiler. Biz de verdik. Gayet doğal bir süreç. Bak; kimse suçlu değil. Ayasofya için ise böyle bir talep gelmedi. Hatta arkadaşların duyarlı davranmışlar, şifahen Vakıflar’a telefon açıp sormuşlar ve demişler ki, ‘İhtiyaç varsa, burayı da biz gündemimize alalım.’ Onlar ‘Gerek yok. Biz çözüyoruz’ demişler. Konu bu kadar basit. Ayasofya’nın sorumluluğu üzerinde olan iki kurumdan talep gelmezse, benim o hizmetleri verme hakkım yok. O kapıdan içeri giremiyoruz. Düşünsenize; ‘Ekrem İmamoğlu bir açılışa davet edildi mi edilmedi mi’yi bile tartışan bu insanların… Yani bir insanın, bir belediye başkanının, bir açılışa davet edilmesi kadar doğal bir şey olabilir mi? Ortada bir davetiye var. Davetiye dönmüş ateş mektubuna. Herkes de kaçıyor ondan. Herkes kaçıyor. Tamam, orası elini yakar yani; cısss! Allah muhafaza bunlardan. Allah korusun. Onun için bu tür insanlar, ne yazık ki meczup insanlar, ahlaksızlığı huy edilmiş insanlar. Bunları hep Allah’ıma havale ediyorum. Yaradan’ıma havale ediyorum.”

“ONLAR BİR AVUÇ İNSANIN ZENGİNLİĞİNİ DÜŞÜNÜYOR; BEN, 16 MİLYON İNSANIN MUTLULUĞUNU VE REFAHINI DÜŞÜNÜYORUM”

“Ben Trabzonlunun, Kastamonulunun sorununa nasıl yaklaşıyorsam; Bingöllünün, Diyarbakırlının, Erzurumlunun sorununa da öyle yaklaşıyorum kardeşim. Birçok şey konuşuyorlar, konuşacaklar. Birçok şey icat ediyorlar, edecekler. Çünkü zorları büyük. Onlar bir avuç insanın zenginliğini düşünüyor; ben, 16 milyon insanın mutluluğunu ve refahını düşünüyorum. ve ne konuşurlarsa konuşsunlar, buradan söylüyorum, ben, Kürt vatandaşlarımla arama bir kurumu ya da bir siyasi partiyi koymam. Ben, onlarla direkt konuşurum, direkt. Direkt içinde olurum. Direkt onunla sohbet edelim. Hem benim bir ayrım gayrım yok ki. Ben, bu şehrin insanları ile İstanbul’u ve ihtiyaçlarını her yerde konuşuyorum. Tabii ki İstanbul’un Arnavutköy’ün ihtiyaçlarını Kürtlerle konuşacağım, Kürt vatandaşlarımla konuşacağım. Bu şehirde herkes yaşıyor. Benim dünyaya, şehre, insanımıza, 16 milyon hemşerimize, 86 milyon vatandaşımıza bakışım bu kardeşim. Bunlar bunu anlayamadı, anlayamayacak. Ama milletimiz anladı kardeşim. Bana yeter.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/imamoglu-murat-kurumun-ayasofya-iddialarina-arnavutkoyden-yanit-verdi-secim-geldi-yine-basladi-din-iman-kitap-memleket/feed/ 0
Sarıyer’de Halk Buluşmasında Konuşan İmamoğlu: “Bunlar Bir Kişiyi Arkalarına Almış, O Bir Kişi de Milleti Tehdit Ediyor” https://www.kanal7haber.com.tr/sariyerde-halk-bulusmasinda-konusan-imamoglu-bunlar-bir-kisiyi-arkalarina-almis-o-bir-kisi-de-milleti-tehdit-ediyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/sariyerde-halk-bulusmasinda-konusan-imamoglu-bunlar-bir-kisiyi-arkalarina-almis-o-bir-kisi-de-milleti-tehdit-ediyor/#respond Tue, 16 Apr 2024 21:57:35 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6405 Haber: OKTAY YILDIRIM Kamera: ADEM KARABAYIR

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Sarıyer Belediye Başkan adayı Mustafa Oktay Aksu ile birlikte önce ilçe turu yaptı, sonra Çayırbaşı’nda halkla buluştu. Daha önce sıfır olan bazı hizmetleri kendi dönemlerinde başlattıklarını hatırlatan İmamoğlu, “Bunlar, bir kişiyi arkalarına almış, o bir kişi de milleti tehdit ediyor.’Oy verirsen hizmet veririm’ diyor. Biz de diyoruz ki, ‘Oy versin, vermesin; milletimize hizmet etmek onurdur. Biz milletimize hizmet ede ede kazanacağız. Bizim için esas olan, gönül kazanmak; onlar için esas alan, sadece oy almak” dedi.

İmamoğlu, Sarıyer Çayırbaşı’nda vatandaşlarla buluştu. İmamoğlu, halk buluşması öncesinde İstinye, Yeniköy, Tarabya, Sarıyer Merkez ve Cumhuriyet mahallerinde, CHP Sarıyer Belediye Başkan adayı Mustafa Oktay Aksu ile birlikte ilçe turu yaptı. Seçim otobüsünün üzerinden vatandaşlara seslenen İmamoğlu şunları söyledi:

“RANTÇILARI DEĞİL HALKÇILARI SEÇİN: Sabah Bakırköy’deydim. Daha önce Fatih’teydim. Ardından Kağıthane’ye geldim. Şimdi Sarıyer’deyim ve güzel bir buluşma yapıyoruz. ve bu buluşmayla beraber, aslında yavaş yavaş ısınıyoruz. Bu ısınmayı, göreceksiniz öyle bir büyüteceğiz ki, İstanbul’un ittifakı, İstanbul’un birliği ve beraberliği tarihte görülmemiş bir yerel seçimi hepimize yaşatacak. Gücümüzü birleştiricilikten alıyoruz. Gücümüzü; birleşmeden, bir arada olmadan, icraatçılıktan, halkçılıktan alıyoruz. Çocuklarımıza hizmet etmek, bizi çok mutlu ediyor. İcraat yaptığımız için güçlüyüz. Bu şehrin bütün evlatlarını düşündüğümüz için güçlüyüz. Rantçıları değil, halkçıları seçin.

ALLAH AŞKINA, BÖYLESİ GÜZEL BİR YERİ BİR BELEDİYE NİYE SAKLAR: Görev süremiz boyunca İstanbul’da vatandaşın her sorununa koştuk. Biz, bu şehrin unutulmuş her alanını yeniden ayağa kaldırdık. Hemen yanı başınızdaki Büyükdere Fidanlığı’nı biliyorsunuz değil mi? Yıllarca o koca alanı çöp haline getirdiler. Hatta bu bölgede insanların huzurunu kaçıran bir merkeze dönüştü. Öyle değil mi? Ben orayı gördüğümde dedim ki, ‘Allah aşkına, böylesi güzel bir yeri bir belediye niye saklar?’ Ben düşündüm, düşündüm, birkaç sene bunu bulamadım. Benim aklım ermedi. Bizim aklımızda şeytanlık yok. Biz bilmiyoruz. Allah, bunların yardımcısı olsun. Allah, bunlara akıl versin. Orayı, yıllar önce buranın huzuru için açsalardı kötü mü olurdu? Şimdi pırlanta gibi bir yer oldu. Yine yıllarca milletten uzak tuttukları, Atatürk Kent Ormanı’na gittiniz mi? Nasıl, güzel olmuş değil mi? Biz ne yapıyoruz biliyor musunuz? Milletin malını, millete emanet ediyoruz. Onlar, milletin malını bir avuç insana emanet etmek için çalışıyorlar. Biz, ‘Hayır’ diyoruz, ‘Milletin malı millete.’ Adamcılık yok, kayırmacılık yok.

YAKLAŞIK 200 BİN İNSANIMIZI İLGİLENDİREN TAPU SORUNUNU ÇÖZDÜK: Biz bu ilçede, yaklaşık 200 bin insanımızı ilgilendiren tapu sorununu çözdük. Dağıtımına başladık. Dağıtmaya da devam edeceğiz. Bakın 200 bin insan; 40 yıl, 50 yıl… Gençlik Ofisi açtık. Çok kötü, metruk durumdaki Duatepe’yi yeniledik, insanlarımıza açtık. Orayı da görün. İstanbul en güzel manzarasını görün. Yapamadılar. Yarım bıraktılar. Müteahhit çalışmıyordu. Aşiyan-Rumelihisarı fünikülerini bitirdik, milletimize açtık. Yine Rumelihisarüstü’nü pırlanta gibi meydanıyla, çevresiyle bitirdik. Yetinmedik; öğrencilerine çile çektirilen, öğrencilerine zulüm ettirilen Boğaziçi Üniversitesi gençlerine Kent Lokantası açtık. Biz, bu şehrin dokunulmamış, unutulmuş, insanlarını mutlu edecek her işi yaptık.

ONLARA DÜNYAYI DAR ETTİNİZ. SİZLERE HELAL OLSUN: Bunlar bize görevi devrederken… Daha doğrusu onu da beceremediler ya. Görevi elimizden almaya kalktılar. Milletin hakkı, hukukunu çiğnediler. Hatırlayın 2019’u. Seçimi iptal ettiler. Hoş bu millet kendi iradesine, hakkına, hukukuna müdahale edene, hayatının en büyük dersini verdi. Onlara dünyayı dar ettiniz. Sizlere helal olsun. ve 13 bin oyu, 806 bin oya çıkarttınız. Ne dediler o zaman? ‘Bunlar sosyal yardımları keser’ dediler değil mi? Tam 6 katına çıkarttık. Onlar, sadece bir öğrenciye burs verdiler. O da 200 bin dolar burslu öğrenci okuttular. Bir kişi. Torpilli. Biz ne yaptık? Sadece bu sene, tam 100 bin üniversite öğrencimize burs dağıttık. Bu sene 7 bin 500 lira verdik. Seneye 15 bin lira vereceğiz. Biz göreve geldiğimizde, bu nasıl sıfırsa, kreş de sıfırdı. İstanbul’un en büyük kreşlerinden birisini, Büyüklere Fidanlığın içinde açıyoruz. Öğrenci alıyor yavaş yavaş. Bakın sıfırdı; 4 yılda, 4,5 yılda 100 adet kreşimiz oldu. Bir değil, üç değil, beş değil, on değil, 100 tane. Hem de pırlanta gibi. Niçin yapıyoruz biliyor musunuz? Benim şehrimin evlatları eşitlenecek. Benim buradaki pırlanta gibi çocuğumla, pırlanta gibi kızımla, oğlumla; başka bir yerdeki çocuklarımız da eşit olacak. Herkes eşit olacak. Darda, açıkta kimse kalmayacak. Kıyıda, kenarda kimse hissetmeyecek. Biz bunu başardık. Biz, bu şehirde üniversite öğrencilerimizi yurtta da yalnız bırakmadık. Sadece 4 yılda, 5 bin 200 gencimizi misafir ediyoruz.

TAPUNUZU DA DAĞITAN BİZ: Bakın; tapunuzu da dağıtan biz. Yıllardır dokunmadıkları altyapınızı da dağıtan yapan biz. Üstyapınızı da parklarınızı da meydanlarınızı da yapan biz. Bunlar, hizmet yapmadılar. Bakın; dokunmadıkları altyapının tamamını, hele hele pandemi döneminde sel, su baskınları, insanları hayatından bezdiren bütün o kötü altyapı düzenini değiştirdik. Pırlanta gibi. Altyapıda atık suyu, yağmur suyunu, Baltalimanı’ndaki Biyolojik Arıtma Tesisi’ni bitirdik. Yetinmedik; yıllarca ihmal edilmiş çöp halinde duran Baltalimanı Deresi’ni, Baltalimanı’nın çevresini bir yaşam vadisine dönüştürdük. Biz iş yaptık, iş yapmaya devam edeceğiz. Onlar bize çamur atacak, onlar bizi kötüleyecek, onlar bizi köşeye sıkıştırmaya çalışacak. Bizim işlerimizi engellemeye çalıştılar Kamu bankalarından bir lira kredi vermediler. Bize ait, hepimizin vergisiyle beraber çalışan TRT’de, 5 senedir bizi 1 dakika bile haber yapmadılar. Ama ne yaparsa yapsınlar, onların arkasında ne var biliyor musunuz? Onların arkasında bir kişi var. Bizim bu yolculuğumuzun arkasında millet var millet. Onun için biz, söz verdik mi yapanlardanız.

SARIYER’DE, ŞÜKRÜ BAŞKAN GÜZEL İŞLER YAPTI. ŞİMDİ YİNE SARIYER’İN EVLADI OKTAY AKSU İLE YÜRÜYECEĞİZ: Sarıyer’de, Şükrü Başkan güzel işler yaptı. Kendisine teşekkür ederiz. Ama şimdi başka bir arkadaşımız görev yapacak. İki dönem, 10 yıldır Büyükşehir Belediyesi’nde birlikte görev yaptığımız, Meclis’te ve komisyonlarda birlikte çalıştığınız, yine Sarıyer’in evladı Oktay Aksu ile görev yapacağız. Şimdi onunla da yürüyeceğiz. Görev devir-teslimi olur. Şimdi bundan sonra, önümüze bakacağız. Geride kalanlar kaldı, önümüze bakacağız. Tam gaz koşacağız. ‘Tam yol ileri’ diyeceğiz. Hepinizden isteğimiz var. Çevrenizde eşiniz, dostunuz, ahbabınız, komşularınız… Güzel ablalarım, benden hepsine selam söyleyin. Oktay Başkan’dan herkese selam söyleyin. Çok çalışacağız. Ahlaklı çalışacağız. Adaletli olacağız. İcraat yapacağız. Milletimizi düşüneceğiz. Siyasi parti ayrımı yapmayacağız. ‘O parti, bu parti’ demeyeceğiz. Milletimizi düşüneceğiz. Milletimizin evlatlarına layık olacağız. Şu güzel annemizin, şu güzel teyzemizin, güzel ablalarımızın, evlatlarımızın, sevgili gençlerin hakkını vereceğiz. Hiç kimsenin hakkını yedirmeyeceğiz. Aynı zamanda hak da yemeyeceğiz. Hak yiyenlerden bu milleti Allah korusun. Buna müsaade etmeyeceğiz.

BÜTÜN İSTANBULLULARI GÖREVE DAVET EDİYORUM: İstanbul Gönüllüleri, İstanbul İttifakı sizlerle büyüyecek. Hep birlikte kocaman bir aile olacağız. Sadece Cumhuriyet Halk Partililer değil, bütün İstanbulluları göreve davet ediyorum. Hep birlikte coşacağız, hep birlikte koşacağız milletçe. Hep iyi dil, güzel dil kullanacağız. Dijitalde çalışın, sokakta çalışın, broşür dağıtın, gidin insanları ikna edin, sandıkta görev alın. Milletçe bir demokrasi şölenine, demokrasi seferberliğine koşacağız. Günün sonunda, herkesten şunu isteyin: Deyin ki ‘Bu arkadaşlar, Ekrem İmamoğlu ve arkadaşları, kimseyi dışarıda bırakmaz. Kimseyi ayırt etmez. Adaletten yana olan bizler, büyük bir ittifak kurduk’ deyin. ‘Hukuktan yana olan bizler, büyük bir ittifak kurduk’ deyin. ve biz ne yapacağız? Sarıyer Belediye Başkanımıza oy istiyeceğiz. Sarıyer Meclisi’ne oy istiyeceğiz. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanınıza oy isteyeceksiniz. Hep birlikte büyük bir millet ittifakı kuracağız.

OY VERSİN, VERMESİN; MİLLETİMİZE HİZMET ETMEK ONURDUR: Bunlar, bir kişiyi arkalarına almış. O bir kişi de milleti tehdit ediyor. ‘Oy verirsen hizmet veririm’ diyor. Biz de diyoruz ki, ‘Oy versin, vermesin; milletimize hizmet etmek onurdur. Biz milletimize hizmet ede ede kazanacağız. Bizim için esas olan, gönül kazanmak; onlar için esas alan, sadece oy almak. Partizanlığı yıkacağız. Göreceksiniz; hep birlikte çok güçlü bir İstanbul süreci daha yaşatacağız. Biz, bu şehri kendine getirdik. Bu şehri, kötülüklerden koruduk. Milletin parsellerinde imar artışına bir tane bile müsaade etmedik. Tek bir yeşil alanı bile imara dönüştürmedik. Tapu sorunlarını biz çözeceğiz. Sizi kimse, evinizden edemeyecek. Biz çözüyoruz; çözmeye devam edeceğiz. Bizim karşımızdaki aday, bir kişiden talimat alıyor. Onun buyrukları, herkes için emir oluyor. Biz, milletimizden talimat alıyoruz. Biz halkçılığın, biz demokrasinin temsilcileriyiz. Biz, ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ diyen Atatürk’ün temsilcileriyiz. Onun için yılmayacağız, yıkılmayacağız; dimdik ayakta yolumuza devam edeceğiz.

ONLARA ÖYLE BİR DERS VERECEKSİNİZ Kİ: Biz yoksulu, yoksulluğu bitirmeye dönük süreçte adımlarımızı atacağız. Onlara da öyle bir ders vereceksiniz ki; seçimden sonra kalan sürelerinde gitsinler 2-3 basamak haline gelmiş enflasyonu düşürsünler. Emeklinin, dar gelirli vatandaşımızın gelirlerini arttırsınlar. Ekonomiyle uğraşsınlar. Adaleti düzeltmeye gayret etsinler. Bunu yapmaları için ne yapacağız? Seçimde onlara öyle bir demokrasi şamarı atacağız ki, kendine gelecekler. Kendine gelip, işine bakacaklar. Hükümet, işine baksın. Sevgili Sarıyerliler, bu daha ısınma. Bu daha ilk buluşmam sayılır. Dün, minik bir buluşmamız oldu. Bugün de sizleri selamladık. Gene geleceğim. Birkaç kez daha geleceğim. Sadece Sarıyer’e değil, 39 ilçemizi en az 3’er defa gezeceğim. Biz, atom karınca gibi çalışacağız. Onlar peşimizden koşmaya çalışacaklar. Yarı yolda nefes nefese kalacaklar, nefes nefese. Bizimle mücadele edemez onlar. Onlar, koşarken bile talimat alıp koşan insanlar. Biz ise, ‘Tam yol ileri’ diyen, gücünü milletten alan insanlarız. Hepinizi çok seviyorum. Sürecimiz hayırlı olsun. Yolumuz açık olsun. Sarıyer milletimizin olsun. İstanbul milletimizin olsun. Her şey çok güzel olacak.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/sariyerde-halk-bulusmasinda-konusan-imamoglu-bunlar-bir-kisiyi-arkalarina-almis-o-bir-kisi-de-milleti-tehdit-ediyor/feed/ 0
Özhaseki: Depremlerden etkilenen vatandaşlar konutlarına oturuncaya kadar çalışacağız https://www.kanal7haber.com.tr/ozhaseki-depremlerden-etkilenen-vatandaslar-konutlarina-oturuncaya-kadar-calisacagiz/ https://www.kanal7haber.com.tr/ozhaseki-depremlerden-etkilenen-vatandaslar-konutlarina-oturuncaya-kadar-calisacagiz/#respond Wed, 03 Apr 2024 21:45:38 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5939 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, depremlerden etkilenen vatandaşlar konutlarına oturuncaya kadar çalışacaklarını belirterek, “Bütün evleri inşallah 1-1,5 sene içerisinde teslim ederiz. Biz büyük bir milletiz, bundan emin olun.” dedi.

Yüreğir Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Deprem Konutları Kura ve Anahtar Teslim Töreni”nde saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu. Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından Bakan Özhaseki, yapımı tamamlanan 1589 konutun hak sahiplerinin belirleneceği butona bastı.

Özhaseki, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diledi.

Hasarları giderme, zararları kapatma ve yaraları sarmanın devletin öncelikli görevi olduğunu belirten Özhaseki, şöyle konuştu:

“Mutluyuz, binlerce hak sahibini şu birkaç gün içerisinde evlerine kavuşturduk. Gururluyuz çünkü ilk günden itibaren gece gündüz demeden çalıştık, hiç ara vermedik ve neticesinde 1 ay içerisinde 46 bin konutumuzu, önümüzdeki ay vereceklerimizle birlikte o 75 bin güzel konutumuzu hak sahiplerimize teslim ediyoruz.”

Özhaseki, vatandaşların evlerinde huzur ve güvenle oturmasını amaçladıklarını aktararak, “İnşallah herkes evlerine oturuncaya, bütün vatandaşlarımız ‘Evet biz hakkımızı aldık, Allah devletimizden razı olsun, size hakkımız helal olsun.’ deyinceye kadar buralardayız, gitmeyeceğiz ve inşallah çalışarak herkesin hakkını teslim edeceğiz. Bundan hiç endişeniz olmasın.” ifadelerini kullandı.

“Kahraman güvenlik güçlerinden Allah razı olsun”

Bakan Özhaseki, Türkiye’de yıllardır terörle mücadele verildiğini anlatarak, şehirlerin, köylerin, dağların terörden temizlendiğini söyleyerek, güvenlik güçlerine teşekkür etti. Özhaseki, şöyle devam etti:

“Kahraman güvenlik güçlerinden Allah razı olsun. Onlar bir grup değil, hepimizin evladı, yakınımız. Allah bu yavrularımızın ayaklarına taş değdirmesin, burunları kanamasın inşallah. Onların sayesinde şimdi güven ve huzurla oturuyoruz. Teröristler arada bir sızma yaparak canımızı yakmaya çalışıyorlar ama onların da hakkından gelecek gücümüz var. Bunların özelini, genelini, tamamını toprağa gömdük inşallah bir daha da çıkamayacaklar.”

Türkiye’nin deprem ülkesi olduğuna dikkati çeken Özhaseki, ev ve iş yerlerinin afet gerçeği unutulmadan yapılması gerektiğinin altını çizdi.

Özhaseki, 6 Şubat depremlerinin ilk anından itibaren sahada olduklarını belirterek, şu değerlendirmede bulundu:

“Belediyelerimiz aylarca orada çalıştılar. Cumhur İttifakı’ndan, Milliyetçi Hareket Partili arkadaşlarımız da gittiler. Cumhuriyet Halk Partili bazı belediyelerimiz de Allah razı olsun oralara gittiler, çalıştılar. Ama üzücü taraf şuydu; milyonlarca nüfusu, ellerinde koca koca imkanları olduğu halde sadece özel jetlerle gidip, sosyal medya ordusuyla oralarda gezip, özçekim yapıp dönüp gidenler vardı. Bunlar da ‘deprem turistleri’ydi. Onları vicdanlarıyla baş başa bırakıyoruz.”

“Adana özelimizde bugün 1589 konutumuzu dağıtıyoruz”

Bakan Özhaseki, şu anda işe başladıkları, ihale süreci yürümekte olan veya bitme aşamasına gelmiş 307 bin konutun bulunduğunun altını çizerek, bunların çalışmalarının hızla devam ettiğini vurguladı.

Bir taraftan da yerinde dönüşüm için bir proje açıkladıklarını ve binlerce insanın müracaat ettiğini belirten Özhaseki, onların da devletin verdiği 1,5 milyon liralık imkanlarla evini yapmaya devam ettiğini söyledi.

Şehirlerin merkeziyle köy evlerini de yaptıklarını anlatan Özhaseki, depremden etkilenen şehirlerin altyapısını da yenilediklerini ifade etti.

Özhaseki, adana için de hasar gören yerlerden dolayı 3 milyar liralık proje hazırladıklarını vurgulayarak, bu yaz itibarıyla başlayacakları su, kanal, arıtma tesisi gibi bütün işleri bitirmiş olacaklarının sözünü verdi.

Hiçbir belediyeye yük getirmeyeceklerini ve onları borçlandırmayacaklarını ifade eden Özhaseki, devlet olarak onları da kendilerinin üstlendiğini anlattı.

Diyarbakır’da bugün verilecek konutlarla birlikte dağıtılan konut sayısının 46 bin olduğunu ifade eden Özhaseki, şöyle devam etti:

“Allah nasip ederse önümüzdeki ay da buna devam edeceğiz, sayı 75 bine çıkacak ve ondan sonra da her ay 15-20 bin konutu yine gelip bu törenlerle, noter huzurunda, adil bir vaziyette dağıtmaya da devam edeceğiz. Adana özelimizde bugün 1589 konutumuzu dağıtıyoruz. 8 bin 138 konutumuzun ihalesi yapılmış, ihale sürecine girmiş, devam ediyor. İnşallah bunlar da en geç bir sene içerisinde bitiririz ve hak sahiplerimize de dağıtırız.”

Eleştirilere cevap verdi

Muhalefetteki partinin ileri gelenlerinin yaptığı eleştirilere değinen Özhaseki, “Emin olun, koca koca genel başkanlar öfkeyle, yaptığımız bu çalışmaya leke sürebilmek adına bir kinle, ihtirasla, haset duygusuyla bu sözleri ediyorlar. ‘Herhalde olsa olsa AK Partililere dağıtıyorlar’ ne diyebilirim ki? Allah ıslah etsin bunları, başka diyecek hiçbir şey yok.” ifadesini kullandı.

Deprem üzerinden siyasetin olmayacağına dikkati çeken Özhaseki, ölüler ve şehitlerin üzerinden kirli dillerin çekilmesini istedi.

“Bütün evleri 1-1,5 sene içerisinde teslim ederiz”

Bakan Özhaseki, 390 bin konut alacak hak sahibinin bulunduğunu belirterek, şunları söyledi:

“Şu andaki belirlemeler böyle, dava açanlar var, kendi aralarında ihtilaflı olanlar var, mahkemeden ispat etmeye çalışanlar var, eyvallah. Bunlar da geldiğinde sayı artabilir. Biz 307 bin konutu yoluna koyduk, devam ediyor, kısa süre içerisinde bitireceğiz. Yerinde dönüşüm için binlerce kardeşimize yardım ediyoruz. Bütün evleri inşallah 1-1,5 sene içerisinde teslim ederiz. Biz büyük bir milletiz, bundan emin olun. Kardeşliğimizi pekiştirelim, kol kola girelim.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın her toplantıda deprem konutlarının son durumunu sorduğunu aktaran Özhaseki, “Evler verilsin, yerine gelsin, biz yeter ki onların hakkını teslim edelim, gerisi önemli değil’ diyen bir iktidar var çok şükür.” diye konuştu.

Bugün sözlerinin bir kısmını yerine getirmenin huzuru ve mutluluğu içerisinde olduklarını belirten Özhaseki, ev çıkmayan vatandaşlardan da rahat olmalarını isteyerek çok kısa süre içerisinde onların da tamamının evlerini yapıp, güvenli evlerini teslim edeceklerini dile getirdi.

“2 bini aşkın konutumuzun da yapımı tüm hızıyla devam etmektedir”

Vali Yavuz Selim Köşger de depremde Adana’da 11’i merkezde olmak üzere 38 binanın yıkıldığını, 3 bin 297 binanın ağır hasar alarak kullanılamaz hale geldiğini belirtti.

Adana’da arama kurtarma çalışmalarının sonlanmasının ardından vatandaşlar için tehlike yaratan ağır hasarlı binaların yıkım faaliyetlerine de hemen başlatıldığını aktaran Köşger, şöyle konuştu:

“Geçen süre zarfında ağır hasarlı binaların yıkım işlemleri ilimizde yüzde 49-50 mertebelerinde tamamlanmış, geriye kalan kısımların da yıkım faaliyetleri süratli bir şekilde devam etmektedir. Bununla beraber ilimizde 5 bin 412’si ev sahibi 5 bin 338’i kiracı olmak üzere 10 bin 750 haneye 522 milyon lirayı aşkın kira yardımı yapılmıştır. Adana ilimize bu kapsamda 2 milyar 258 milyon 400 bin liralık kaynak aktarılmıştır. Diğer taraftan bu afet nedeniyle mağdur olan vatandaşlarımızın konut ihtiyaçlarını gidermek için TOKİ tarafından afet konutlarının inşasına zaman kaybetmeden başlanmıştır. Böylesi büyük yıkıcı bir felaketin üzerinden henüz bir yıl geçmişken azımsanmayacak sayıda konut, hak sahiplerine bugün dağıtılacaktır. Bugün bizler de noter huzurunda yapacağımız çekilişle inşası tamamlanan 1589 konutumuzun kura çekilişini yaparak hak sahiplerine teslim edeceğiz. Bunların dışında 2 bini aşkın konutumuzun da yapımı tüm hızıyla devam etmektedir.”

Konuşmaların ardından Bakan Özhaseki ve beraberindekiler, kurada ismi çıkanlara konutlarının anahtarlarını verdi.

Özhaseki, daha sonra Adana Valiliğine geçerek Vali Yavuz Selim Köşger’i ziyaret etti.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/ozhaseki-depremlerden-etkilenen-vatandaslar-konutlarina-oturuncaya-kadar-calisacagiz/feed/ 0
Sol Parti’den Eskişehir’de Yürüyüş: “Hilafet Çağrılarına, Onların Sokaklarımızı Boğduğu Karanlığa Karşı Ülkenin Bütün Sokaklarında Yürüyeceğiz” https://www.kanal7haber.com.tr/sol-partiden-eskisehirde-yuruyus-hilafet-cagrilarina-onlarin-sokaklarimizi-bogdugu-karanliga-karsi-ulkenin-butun-sokaklarinda-yuruyecegiz/ https://www.kanal7haber.com.tr/sol-partiden-eskisehirde-yuruyus-hilafet-cagrilarina-onlarin-sokaklarimizi-bogdugu-karanliga-karsi-ulkenin-butun-sokaklarinda-yuruyecegiz/#respond Mon, 25 Mar 2024 21:45:39 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5615

MELTEM KARAKAŞ

SOL Parti, Eskişehir’de Genel Başkan Önder İşleyen’in katılımıyla dün “Aydınlık, Eşit, Özgür Yarınlar” yürüyüşü düzenlendi. İşleyen, “Hilafet çağrılarına, onların sokaklarımızı boğduğu karanlığa, şeriat çağrılarına karşı Eskişehir’den Samsun’a, Samsun’dan Adana’ya İstanbul’a, Ankara’ya, İzmir’e bu ülkenin bütün sokaklarında yürüyeceğiz. Yürüyeceğiz ki bilsinler bu ülke sahipsiz değil” dedi.

Sol Parti tarafından Eskişehir’de dün “Aydınlık, Eşit, Özgür Yarınlar” yürüyüşü düzenlendi. Adalar Porsuk mevkisinde bir araya gelen yüzlerce SOL Partili, Ulus Anıtı’na yürüdü. “Karanlığı parçala, geleceğe sahip çık”, “Faşizme ölüm tek yok devrim” sloganları atan gruba Tüm Emeklilerin Sendikası Eskişehir Şubesi ve Eğit Der Eskişehir Şubesi de destek verdi.

“BİLSİNLER BU ÜLKE SAHİPSİZ DEĞİL”

Ulus Anıtı’nda yapılan basın açıklamasında konuşan SOL Parti Genel Başkanı Önder İşleyen, şunları söyledi:

“Hilafet çağrılarına, onların sokaklarımızı boğduğu karanlığa, şeriat çağrılarına karşı Eskişehir’den Samsun’a, Samsun’dan Adana’ya İstanbul’a, Ankara’ya, İzmir’e bu ülkenin bütün sokaklarında yürüyeceğiz. Yürüyeceğiz ki bilsinler bu ülke sahipsiz değil. Yürüyeceğiz ki ayaklarını denk alsınlar. Memleketimizi, geleceğimizi onlara teslim etmeyeceğimizi anlasınlar.

“BU ÜLKENİN İLERİCİ, DEVRİMCİ DEĞERLERİ, MÜCADELE TARİHİ ONLARDAN BÜYÜKTÜR”

Günlerdir, aylardır bu ülkenin sokaklarında Ortadoğu’dan devşirme cihatçı çeteler, karanlığa boğulmuş tarikatlar cemaatler ve iktidar sahipleri hilafet çağrıları yaparak, Cumhuriyet’e kin kusarak bu ülkenin ilerici, özgürlükçü değerlerine saldırarak sokaklarımızı karanlığa boğdular. Amerikan 6. filosuna karşı yürüyen Vedatları, Taylanları katledenler siz değil miydiniz? Biz sizi bu ülkedeki yolsuzluklarınızdan biliriz, hırsızlıklarınızdan biliriz. O yüzden bu memleketin böğrüne saplanmış bu zehirli kılıcı çıkarmak, bu hançeri bu memleketin böğründen çıkarmak boynumuzun borcudur. Onlar bu iktidar koltuklarında oturduklarında bütün gücü kendilerinde sanmasınlar. Bu ülkenin güzel insanları, yürekli insanları, aydınlık yüzlü insanları sakın ha kendilerini güçsüz sanmasınlar. Yalnız sanmasınlar. Bu ülkenin ilerici, devrimci değerleri, mücadele tarihi onlardan büyüktür.”

“BİZE DAYATILAN SEFALETİ KABUL ETMİYORUZ”

Tüm Emeklilerin Sendikası Eskişehir Şube Başkanı Ali Paşa Şanlı şunları söyledi:

“16 milyon emekliyiz. Saray iktidarı görüyor. İstediği kadar görmemezlikten gelsin, istediği kadar duymamazlıktan gelsin biz alanlarda insanca yaşam taleplerimizi, haklarımızı haykırmaya, mücadelemizi sürdürmeye, yükseltmeye kararlıyız. Saray iktidarı uluslararası sermaye ülkemize peşkeş çekerken, onlara milyon dolar hak tanırken biz emeklilere geldiğinde ‘para yok’ diyor ve bize dayattığı sefaleti kabul etmiyoruz.”

“HEPİMİZ BİRLEŞİK MÜCADELE VERMELİYİZ”

Eğit Der Eskişehir Şube Başkanı Emin Dağlı, “ÇEDES uygulamasına karşı hepimiz birleşik mücadele vermeliyiz. Duyarlı davranmalıyız. Buradan bilimsel eğitimden yana olan halkımızı ve eğitimcilerimizi selamlıyorum” dedi.

“HALKIMIZ, SEFALET İÇİNDE YAŞAM KAVGASI VERİYOR”

SOL Parti Eskişehir İl Başkanı Hüseyin Öztürk ise şunları söyledi:

“Ülkemiz rantçıların, hilafet yanlılarının, para babalarının kıskacında yoksullukla ve bağnazlıkla boğuşuyor. Emekçiler, emekliler, halkımız, ülkemiz tarihinde görülmemiş şekilde yoksullaştırılıyor, açlığa ve sefalet içinde yaşamaya mahküm ediliyor. Diğer yandan AKP’ye yakın bir avuç harami ülkemizin kaynaklarına, ulusal gelirimize el koymaktan çekinmiyor. Emperyalist şirketler, yerli işbirlikçileriyle birlikte madenler açarak Anadolu topraklarını yaşanmaz kılıyor. Topraklarımız çölleşiyor; ormanlarımız yok oluyor, derelerimiz kuruyor. İnsanlarımız iş cinayetlerinde ölüyor. Halkımız, sefalet içinde yaşam kavgası verirken; bir avuç sermayedarın ve emperyalist işbirlikçilerinin karlarını katladıkları bu rejimin sürmesi için her türlü baskı, zorbalık, hukuk dışı anti-demokratik uygulamalar en acımasızca uygulanıyor. Muhalif siyasetçiler, gazeteciler, aydınlar cezaevlerinde esir alınıyor. Ancak darbe dönemlerinde görülebilecek şekilde hukuk, anayasa ve yasalar askıya alınıyor, meclis fiilen işlemez kılınıyor. İşte ‘tek adam rejimi’nin 20 küsur yıldır ülkemizi getirdiği noktanın özeti budur.

“ERZİNCAN’IN İLİÇ İLÇESİNDEKİ ALTIN MADENİNDE YAŞANANLAR KAZA DEĞİL, FACİADIR”

20 yıllık AKP iktidarının yarattığı tablonun son örneği Erzincan’ın İliç ilçesinde bir kez daha görülmektedir. Erzincan’ın İliç ilçesindeki altın madeninde yaşananlar kaza değil, faciadır. Bu felaketin sorumlusu yaşam alanlarımızın yeraltı ve yer üstü kaynaklarımızın talan edilmesine göz yuman AKP iktidarıdır. Yıllardır Erzincan’da bir facianın an meselesi olduğunu duyuranlar ve bu madene karşı mücadele edenler dikkate alınmamış; yaşanan felakete davetiye, bizzat AKP iktidarı tarafından çıkarılmıştır. İliç’te yaşanan felaketin tüm sorumluları yargı ve toplum karşısında hesap vermeli, tüm ÇED kararları iptal edilmeli ve işletme derhal kapatılmalıdır.

“ÜLKEMİZİ GERİCİLİĞİN ESARETİ ALTINA SOKTULAR”

‘Tek adam rejimi’, Cumhuriyet’in tüm ilerici birikimlerini, laikliği, demokrasiyi ve özgürlükleri yok ederek ülkemizi gericiliğin esareti altına soktu. Şimdi de bu esaret zincirlerine yeni halkalar eklemek için uğraşıyorlar! Amerika’nın, NATO’nun, CIA’nın elinde büyüyen siyasal İslamcılar, onların desteğiyle ülkemizi bu karanlığa sürüklediler. Şimdi de onların desteğiyle sömürüyü ve gericiliği büyüterek emperyalizmin çıkarlarını hakim kılmaya çalışıyorlar.

“BU ÜLKENİN YURTTAŞLARI EMPERYALİZMİ ANADOLU TOPRAKLARINDA YENİLGİYE UĞRATAN İNSANLARIN TORUNLARIDIR”

Bu ülke sahipsiz değildir. Bu ülkenin onurlu yurttaşları, açlığa ve yoksulluğa rağmen emperyalist işgale karşı koyan ve emperyalizmi Anadolu topraklarında yenilgiye uğratan onurlu insanların torunlarıdır. Bedel ödenerek kazanılan ülkemizi ve Cumhuriyet’in onlarca yıllık ilerici birikimlerini; orta çağ karanlığından fırlamış gelmiş bir avuç tarikat-cemaat gerici güruhuna kolay kolay teslim etmeyecektir.

“ŞERİAT-HİLAFET ÇAĞRILARINA KARŞI LAİKLİĞİ KAZANMAK İÇİN YÜRÜYORUZ”

Şeriat çağrılarına, hilafet yürüyüşlerine, tarikatıyla cemaatiyle tüm bu karanlığa meydanları da ülkemizi de geleceğimizi de asla terk etmeyeceğiz. Bu ülkenin yurtseverleri var, bu ülkenin ilericileri var, bu ülkenin devrimcileri var. Şeriat-hilafet çağrılarına karşı laikliği kazanmak için yürüyoruz. Tarikat-cemaat yurtlarında istismar edilen çocukların hesabını sormak için yürüyoruz. Kadınların köleleştirilme çabasının, taciz, tecavüzlerin, cinayetlerin hesabını sormak için yürüyoruz. Tarikatlara aktarılan kamu kaynaklarının hesabını sormak için yürüyoruz. Okulları tarikatlardan arındırmak, bilimi ve aklı egemen kılmak için; emekçi halk çocuklarını karanlıktan kurtarmak için yürüyoruz. Amerikan emperyalizmine hizmet için dini kullanan, 6.Filo’ların önünde secdeye durup, BOP Eş Başkanlığı ile övünenleri tarihin çöplüğüne göndermek için yürüyoruz! Aydınlık bir Türkiye için, devrimci demokratik bir cumhuriyeti kurmak için yürüyoruz.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/sol-partiden-eskisehirde-yuruyus-hilafet-cagrilarina-onlarin-sokaklarimizi-bogdugu-karanliga-karsi-ulkenin-butun-sokaklarinda-yuruyecegiz/feed/ 0
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Ankara’daki Taksi Şoförleriyle Bir Araya Geldi https://www.kanal7haber.com.tr/ankara-buyuksehir-belediye-baskani-mansur-yavas-ankaradaki-taksi-soforleriyle-bir-araya-geldi/ https://www.kanal7haber.com.tr/ankara-buyuksehir-belediye-baskani-mansur-yavas-ankaradaki-taksi-soforleriyle-bir-araya-geldi/#respond Tue, 27 Feb 2024 21:15:15 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4585 Haber: İLEYDA ÖZMEN/ Kamera: DURSUN ALKAYA

Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Ankara Şoförler Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği yönetimi ve Ankara’daki taksi şoförleriyle bir araya geldi. Yavaş, “Yeni taksi durakları yapıyoruz. Şu anda devam edenlerle birlikte toplam 53 adet. Başkent Taksi Projesi’nde de biraz önce bir kısmı izlediniz. Dijital platforma taşıyarak özellikle tarife değişikliği olduğu zaman o kuyruklarda, güneşin, yağmurun altında bekleme olayını da inşallah sona erdiriyoruz. Biz şimdiye kadar bin 800 ticari taksimize bunları takmıştık. Özel bir tesis kurduk. Tesisimiz montaj, teknik servis ve mühürleme hizmetlerini sunuyoruz. Bin 800 taksimizin kamera sistemlerini de ücretsiz olarak şimdiden montajlatmaya başladık. Bu sayede hem vatandaşlar için daha güvenli ve konforlu bir yolculuk hem de vatandaşlarımız için de daha konforlu bir yolculuk deneyimi başlıyor. Varımız, yoğumuz beş yılımız Ankara’daki tüm esnafın ayakta kalması için çalışmakla geçti ve Allah nasip ederse sizler de takdir edersiniz buna aynı şekilde devam edeceğiz” dedi.

ABB Başkanı ve CHP ABB Başkan Adayı Mansur Yavaş, bugün Ankara Şoförler Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği yönetimi ve bin 500’ü aşkın taksi şoförüyle Anfa Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen “Yeni Taksimetre, Kamera ve Güvenlik Sistemleri Tanıtım Toplantısı”nda bir araya geldi. Yavaş, Sosyal Medya Fenomeni Gökhan Ünver’in videosu üzerinden Ankara taksicilerine teşekkür etti.

Ankara Şoförler Esnaf Odası Başkanı Mehmet Yiğiner’in ardından konuşan Yavaş, şunları söyledi:

“BİR ESNAF DOSTU, ESNAF ÇOCUĞU OLARAK BAŞINDAN BERİ BEŞ YILDIR SİZLERE HER KONUDA DESTEK OLMAYA ÇALIŞIYORUZ”

“Ulaşım esnafına her konuda destek oluyoruz. Otobüsçülerimiz, özel halk otobüsçülerimiz bu artan hayat şartları karşısında ve mazota gelen sürekli zamlar karşısında iki şey yapmamız gerekiyor. Bir vatandaşa zam yapmamız otobüslerin durumunun düzelmesi için ya da onlara destek olmamız. Artan ekonomik şartlar maalesef herkesi zorluyor. Dolayısıyla vatandaşa yüklenmek yerine halk otobüslerine destek olmak suretiyle sübvanse ediyoruz. Kendi otobüs firmamız da aynı şekilde. Çünkü bütün dünyada toplu ulaşım desteğe muhtaç. İkinci olarak yaptığımız incelemeler sonunda ulaşım ayağımızın ikincileri dolmuşçularımız. Onlara bir türlü destek olamıyorduk. Şimdi aldığımız bir karar onlarla da görüştük, onları da aynı şekilde halk otobüslerine destek olduğumuz gibi destek olmaya başlıyoruz. Kaldı taksici esnafımız. Başından beri bu artan şartlar karşısında, ekonomik şartlar karşısında neler yapabiliriz diye sürekli olarak fikir geliştirmeye çalıştık. Sayın başkanımla birkaç defa görüştük. Bu ekranları koymamızın sebebi de acaba bir reklam geliri elde edilebilir miyiz diye. Bir esnaf dostu, esnaf çocuğu olarak başından beri beş yıldır sizlere her konuda destek olmaya çalışıyoruz.

“BEŞ YILDA BEŞ TANE BİLE ŞİKAYET GELMEDİ. SİZLERE HELAL OLSUN DİYORUM. GERÇEKTEN GURUR DUYUYORUZ”

Ben beş yıldır görev yapıyorum. Bana gelen zabıtaya gelen şikayet mübalağa etmiyorum, beş yılda beş tane bile değil. Onun için sizlere helal olsun diyorum. Gerçekten gurur duyuyoruz. Ankara’nın reklamını bu şekilde yapıyorsunuz. Aileler kendi evlatlarını, çocuklarını rahat bir şekilde teslim ediyor. Adeta mahallelerde hep şeyler akraba olmuş gibisiniz. İsmen çağrılıyorsunuz. ve şikayet yok. Bir yönetici için bundan daha güzel bir şey yok. Dolayısıyla birbirimizi üzmeden çalışmaya devam ediyoruz. Pandemi dönemi geldi. Dezenfektan çalışmaları, taksilere şeffaf kabin desteği, maske desteği ve özellikle Sağlık Bakanlığı’ndan filyasyon ekibine yetişemediği zaman talep ettiğimiz taksilerin günlük ücretini ödemek suretiyle hem pandemi döneminde sıkıntı çeken vatandaşların ihtiyaçları görüldü hem de o günkü ekonomik şartlarda, zor durumda olan taksici esnafımızın hiç olmazsa cebine üç beş kuruş girmesinin yolunu açtık. Yeni taksi durakları yapıyoruz. Şu anda devam edenlerle birlikte toplam 53 adet devam edenler de inşallah bir ay için tamamlanacak, geri kalanları da bizden talep ettikçe inşallah önümüzdeki dönemde hepsini tamamlayıp Ankara taksicilerinin bir marka olmasını da inşallah önünü açacağız. Başkent Taksi Projesi’nde de biraz önce bir kısmı izlediniz. Dijital platforma taşıyarak özellikle tarifi değişikliği olduğu zaman o kuyruklarda, güneşin altında yağmurun altında bekleme olayını da inşallah sona erdiriyoruz. Biz şimdiye kadar bin 800 ticari taksimizde bunları takmıştık. Özel bir tesis kurduk. Tesisimiz montaj, teknik servis ve mühürleme hizmetlerini sunuyoruz. Bin 800 taksimizin kamera sistemlerini de ücretsiz olarak şimdiden montajlatmaya başladık. Bu sayede hem vatandaşlar için daha güvenli ve konforlu bir yolculuk hem de vatandaşlarımız için de daha konforlu bir yolculuk deneyimi başlıyor. Bu vesileyle daha önceki yıllarda hayatını kaybeden taksicilere de Allah’tan rahmet diliyorum. Onları da unutmayalım.

Mazot desteği yapamıyoruz şimdilik. Başka türlü destek yapamıyoruz ama kamera desteğiyle bir başlayalım da gerisi Allah kerim. Çünkü bir gerçek var. Gerçekten bu pandemi ve depremden dolayı devletin de imkanları daraldı. Kabul etmek lazım. Dolayısıyla onlar da en kolay iş olarak mazota yükleniyorlar. İnşallah bir an evvel ekonomik sıkıntılar ortadan kalkar da hem ülkemiz rahat eder hem vatandaşlarımız rahat eder.

“HERKESE EŞİT HİZMET ETMEK ZORUNDAYIZ. VE ESNAFIN DA AYAKTA KALMASI LAZIM. ELİMİZDEN GELEN DESTEĞİ DE YAPMAK ZORUNDAYIZ”

Beş yıl boyunca ben hiçbir yerde fotoğrafımı görmediniz. Çakarlı araçlarla, konvoyları gezerken de görmediniz. Bir tane minibüs, bir şoför, bir koruma. Zaman zaman taksi duraklarını ziyaret ettik. Ölçümüz şuydu; her gittiğimiz taksi durağında talepler vardı. Bu taleplerin bir başka esnafın ekmeğine engel olmayacak şekilde, özellikle  hepsine şunu söyledim; ‘Siz anlaştıktan sonra getirilen bütün talepleri yerine getirilecektir. Tabiri caizse dükkan sizin. Yeter ki birbirinizin ekmeğine el uzatın. Birbirinize şikayet getirmeyin. Bizim görevimiz sizin işinizi kolaylaştırmak’ dedim. ve zaman zaman birçok taksi durağıyla gezerek, görüştük. Bir Allah’ın kulu beş yıl boyunca bizi ayırdı diyemez. Vicdanım el vermez zaten. Herkesin seçimdeki takdiri ne? Elbette saygı duyacağız. Oy verir vermez. Bunlar her vatandaşımızın kendi takdiridir ve ben sonuna kadar saygı duyuyorum. Seçimin bittiği gün ertesi gün bu rozet çıkar Türk bayrağı rozeti takılır ve madem hepinizden vergi alıyoruz, herkese eşit hizmet etmek zorundayız. ve esnafın da ayakta kalması lazım. Elimizden gelen desteği de yapmak zorundayız.

“VARIMIZ, YOĞUMUZ BEŞ YILIMIZ ANKARA’DAKİ TÜM ESNAFIN AYAKTA KALMASI İÇİN ÇALIŞMAKLA GEÇTİ”

Pandemi döneminde paket dağıtmamız icap etti. Nakliyeci esnafını çağırdık. Onların para kazanmasını sağladık. Maskeleri dükkanlarını kapatmak zorunda kalan terzilere diktirdik. Dediler ‘Sokağa çıkmak yasak. 65 yaşındakiler hiç çıkmayacak.’ Markete gidemiyor. Hemen kuryeleri çağırdık, kuryeleri devreye soktuk. Hem onların para kazanmasını sağladık hem de vatandaşın istediğine ulaşmasını sağladık. Kart çıkarttık. Protein yardımı yapıyoruz sadece kasaplardan alışveriş yapılıyor. Varımız, yoğumuz beş yılımız Ankara’daki tüm esnafın ayakta kalması için çalışmakla geçti. ve Allah nasip ederse sizler de takdir edersiniz buna aynı şekilde devam edeceğiz. Ben çok uzatmıyorum. Böyle bir davete, bu kadar yoğun katılım gerçekten başkanım da beklemiyordu. İnşallah başkanım Allah nasip ederse, millet takdir ederse ederse seçimden sonra yedi bin 700 taksiciyi hatta ilçelerdekileri de çağırarak, BAKAP dediğimiz yerde orası 3 milyon 500 bin metrekarelik ailelerinizle birlikte davetlimizsiniz.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/ankara-buyuksehir-belediye-baskani-mansur-yavas-ankaradaki-taksi-soforleriyle-bir-araya-geldi/feed/ 0
İsrailli aşırı sağcı gruplar, Gazze’ye gönderilen yardımları engellemeye çalıştı https://www.kanal7haber.com.tr/israilli-asiri-sagci-gruplar-gazzeye-gonderilen-yardimlari-engellemeye-calisti/ https://www.kanal7haber.com.tr/israilli-asiri-sagci-gruplar-gazzeye-gonderilen-yardimlari-engellemeye-calisti/#respond Thu, 15 Feb 2024 21:12:13 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3983 Mısır ile İsrail arasındaki Nitzana Sınır Kapısı’nda toplanan İsrailli aşırı sağcı gruplar, Gazze Şeridi’ne gönderilen insani yardımların bölgeye girişini engellemeye çalıştı.

Aşırı sağcı gruplar, 2,3 milyon Filistinlinin gıda, temiz su ve barınmadan yoksun şekilde yaşam mücadelesi verdiği ve insani krizin her geçen gün daha da derinleştiği Gazze Şeridi’ne giden yardımları engellemek için yaklaşık 5 haftadır eylemlerini sürdürüyor.

İsrail ile Mısır arasındaki Nitzana Sınır Kapısı’nda toplanan yaklaşık 100 kişilik aşırı sağcı İsrailli grup, insani yardımların İsrail tarafından denetleneceği rota üzerinde oturma eylemi yaptı. İsrail askerleri, Mısır tarafında yüzlerce tırın Gazze’ye girmeden önce denetlenmeyi beklediği sınır kapısının önünde zırhlı araçlarını konuşlandırdı.

Sınırdaki geçiş hattını kapatan göstericilere müdahale edilmedi

İsrail askerlerinin, sınırdaki geçiş hattını kapatan göstericilere müdahale etmemesi dikkati çekti.

Eylemin organizatörlerinden Rachel Touitou, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi’ne gönderilen yardımların “yüzde 70’inin Hamas’a gittiğini” iddia ederek bu yardımları önlemek için toplandıklarını söyledi.

Gazze’ye gönderilen insani yardımların sivil halka gitmediğini Hamas’ın eline geçtiğini ileri süren Touitou, “İsrail halkı buna artık yeter, diyor. Bugün burada Gazze’deki İsrailli esirlerin, savaşan askerlerin aileleri var. Onlara gıda, mal ve özellikle de savaşlarını sürdürmelerini sağlayacak yakıt gönderemeyiz.” diye konuştu.

Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı’nın (UNRWA) 7 Ekim’deki saldırılara katıldığını ve bu nedenle Gazze’deki yardımları yönetme yetkisini kaybettiğini öne süren Touitou, “İsrail halkı bu yardımın Filistin halkına gönderilmesini istiyor. Gazze halkını aç bırakmak istemiyoruz. Ama bunun Hamas’ın eline geçmesini istemiyoruz.” ifadesini kullandı.

“Filistinlilere yardım etmeye çalışan biziz, Hamas değil”

Oğlu Gazze’de kara işgaline katılarak yaralanan İsrail askerinin annesi Sherryl Singer, “Hamas’a gönderilen insani yardım ve ikmalin önlenmesi için bu eyleme katıldığını” söyledi.

Yardımların sivil halka değil de Hamas’a gittiğini savunan Singer, “Burada eleştirilmesi gereken Hamas. Hamas onları esir tutuyor. Onları yöneten Hamas. Biz orayı yönetmiyoruz. Yardım gönderiyoruz, bunlar Hamas savaşçılarına gidiyor. Bundan biz değil onlar sorumlu. Neden Arap ülkeleri o gariban Filistinlilere yardım göndermiyor? Onlar da Filistinlilere acıyor. Ama önce düşmanımızı yenmeliyiz.” ifadesini kullandı.

Singer, yardımların sınırı geçtikten sonra Hamas’ın eline geçtiğini ileri sürerek “Filistinlilere yardım etmeye çalışan biziz, Hamas değil.” diye konuştu.

“Gazze’de yaşayan bir Filistinli olsaydı kendisini nasıl hissedeceği” sorusuna ise Singer, “Onlara sonuna kadar acıyorum. Sadece acıyorum. Çok feci bir durumdalar. Bunun nedeni, birinci sebebi ise Hamas, İsrail değil. Hamas bu durumun sebebi. Kimse onlara yardım etmiyor? Mısır neden sınır kapılarını açıp onları almıyor?” yanıtını verdi

İsrail’deki aşırı sağcı siyasilerin tabanını oluşturan gruplar, zorunlu açlığa maruz bırakılan, temiz suya ulaşamayan ve barınma krizi yaşayan Filistinliler için Gazze Şeridi’ne gönderilen insani yardımların engellenmesi amacıyla protestolar düzenliyor.

İsrail merkezli “Kanal 12” televizyonunun yaptığı bir ankete göre, İsraillilerin yüzde 72’si, Gazze Şeridi’ndeki İsrailli esirler geri getirilmeden Gazze’ye insani yardım gönderilmesine karşı çıkıyor.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/israilli-asiri-sagci-gruplar-gazzeye-gonderilen-yardimlari-engellemeye-calisti/feed/ 0
Davutoğlu: “Onlar ‘Asrın Felaketi’ Diyerek Sorumluluğu Kadere Bağlarlar, Ama Asıl Sorumluluk ‘Asrın Mazeretlerindedir” https://www.kanal7haber.com.tr/davutoglu-onlar-asrin-felaketi-diyerek-sorumlulugu-kadere-baglarlar-ama-asil-sorumluluk-asrin-mazeretlerindedir/ https://www.kanal7haber.com.tr/davutoglu-onlar-asrin-felaketi-diyerek-sorumlulugu-kadere-baglarlar-ama-asil-sorumluluk-asrin-mazeretlerindedir/#respond Tue, 06 Feb 2024 21:54:10 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3316

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde; “Sadece afetler değil, bütün sorunlarımızın temelinde de bu temelinden çürük düzen var. Böyle bir düzende onlar ‘asrın yıkımı, asrın depremi, asrın seli, asrın felaketi’ diyerek sorumluluğu kadere bağlarlar. Ama asıl sorumluluk ‘asrın vurdumduymazlıkları, asrın sorumsuzlukları, asrın mazeretlerindedir” dedi.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, 6 Şubat depreminin yıl dönümünde bugün partisinin genel merkezinde basın açıklaması yaptı. Çağlayan Adliyesi önündeki saldırıyı lanetleyen Davutoğlu, şunları söyledi:

“Maalesef ‘depremin siyaseti olmaz’ söylemine sarılarak eksikleri, zaafları konuşmanın üzerini örtmeye gayret eden siyaset kurumu ise, bozdukları düzenin bütün olumsuz getirileriyle toplumu tanıştırdılar. İyilik peşinde koşan bazı insanlar, çevreler, sivil toplum örgütleri hedef gösterildi. Maalesef depremde bile ‘benim kuruluşum, senin kuruluşun’, ‘benim yardımım senin yardımın’ ayrışmaları gündem oldu. Peşimizi bir türlü bırakmayan kutuplaşma iklimi o molozların üzerine adeta boca edildi. Depremzedeye ait olmayan gündemler, siyasi söylemler onların acılarını katmerlercesine sosyo-politik yapının belirleyeni haline getirildi. Sistemden kaynaklı eksikler, zaaflar, yanlışlar, beceriksizlikler konuşulmasın diye nice algılara, propagandalara yol verildi.

“CUMHURBAŞKANININ SÖZLERİ DEPREMİN SEBEPLERİNİN ARKASINDAKİ ZİHNİYETİ ÇARPTI YÜZÜMÜZE”

O günlerde bunların konuşulmasını engelleyen iktidar mahfilleri, sonrasında da üzerilerindeki sorumlulukların pek çoğunu maalesef gereğince yerine getiremediler. Maalesef gerek bölge halkı gerekse göç etmek zorunda kalan insanlarımız gereğince sahiplenilmedi. Acıları yaşatan sorumlululardan daha fazla bunları gündeme getiren, çareler üretme noktasında iktidarı zorlayanların suçlandığı, hakarete uğradığı, hedefe konduğu süreçler yaşadık. Yaşadık da bitti mi? Ne mümkün. İşte toplumun birliğinden, beraberliğinden, huzur ve güveninden sorumlu Sayın Cumhurbaşkanı’nın Hatay’da sarf ettiği sözler, tam da depremin sebeplerinin arkasındaki zihniyeti çarptı yüzümüze; bütün milletin yüzüne. O çıplak gerçekliği önümüze seriverdi Sayın Erdoğan. Hepimiz kulaklarımızla işittik o vahim sözleri değil mi? Ne dedi devletin tepesinden gelen kibir dolu duyarsız ses? ‘Merkezi yönetimle yerel yönetim el ele vermezse, dayanışma halinde olmazsa, o şehre herhangi bir şey gelmez. Hatay’a geldi mi? Bak şu anda Hatay garip kaldı. Hatay mahrum kaldı.’ Bu sesi duyduğumda deprem sarsıntısı gibi bir sarsılma yaşadım ruhumda. Toplulukları millet kılan ortak acıların yoğurduğu duygudaşlık, kaderdaşlık demiştik ya. Hataylının acısını diğer vilayetlerdeki vatandaşlarımızın acılarından ayıran, Hataylının kaderini milletin kaderinden ayrıştıran bu ses milleti temsil edebilir mi?

“DIŞ GÜÇLERİN CESARET EDEMEYECEĞİ SÖZLERİ DEVLETİN EN TEPESİNDEN İŞİTTİK”

Eğer bu sözleri bu millete, bunların ‘dış güçler’ dediği mahfillerden biri sarf etmiş olsaydı, en üst perdeden attıkları manşetlerle o mahfillere hadlerini bildirir, dünyayı başlarına yıkarlardı. Onların asla söylemeye cesaret edemeyeceği sözleri maalesef devletin en tepesinden işittik. Üzerlerine düşen sorumlulukları yerine getirmemeleri, bölge halkını yeterince mağdur etmeleri, facianın sorumlularından birkaçını günah keçisi ilan edip, geri kalanının hala toplum içinde elini kolunu sallaya sallaya gezdirmeleri yetmezmiş gibi sonunda millete bunu da reva gördüler. Sayın Erdoğan, o halde sormaz mı insan ‘Maraş, Malatya ya da Adıyaman’daki AK Partili belediyeler ile hükümet dayanışma içinde değil miydi’ diye. ‘Neden bu üç şehrimiz de mahzun kaldı’ diye sormaz mı? Maraş’ta bir şehit annesinin hala deprem çadırında yaşadığına dair görüntüler de mi gelmez gözünüzün önüne? Gelmez mi? O ne hissetmiştir acaba bu sözleri duyduğunda? Kim bilir belki de iktidarınızı desteklemiş, size oy vermiş, o da yetmemiş oğlunu şehit vermiş o ananın hissiyatı da mı kalbinizi titretmez. Peki o şehit anası demez mi ki ‘oyumu size, oğlumu bu vatana kurban verdim, peki bizim halimiz niye böyle’ diye hesap sormaz mı bu sözler üzerine?

“ONLARIN GÖZÜNDE DEPREM YOK, VARSA YOKSA YEREL SEÇİMLER”

Bu ne tür bir kibirdir. Nasıl bir vicdan yoksunluğu ve pişkinliktir. Mağduriyeti sürgit devam eden Hatay halkının gözünün içine baka baka o halkı tehdit etmek ne türden bir devlet anlayışının uzantısıdır. Onların gözünde deprem falan yok. Varsa yoksa yaklaşan yerel seçimler. Belli ki bölgeye de bu yüzden intikal etmişler ordu halinde. İnsan utanıyor; onların yerine yüzümüz kızarıyor. Bırakın devlet adamlığını falan, bu insanlık mıdır? İnsan düşmanının yüzüne böyle konuşmaz, bu sözleri sarf etmez. Bir seçim uğruna bilinçaltını bu derece açık etmek nasıl bir hırsın uzantısıdır? Siz bu konuşmayı 400 bin insanımızın terk ettiği bir şehirde yaptığınızın farkında mısınız? Siz bu itirafları, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’nın raporunda, 215 bin yıkık, ağır hasarlı ve yıkılacak binaların tespit edildiği ama deprem konut ihalelerinden sadece yüzde 7 pay alabilen bir ilimizde yaptığınızın bilincinde misiniz?

Siz milleti ‘bize oy vermezseniz acılarınız katlanarak devam eder’ diye tehdit ediyorsunuz ama o acılar, eksikler, tutulmayan sözler, devletin aciz kaldığı alanlar zaten devam ediyor. Büyük bir savaşın vereceği hasarların ötesinde can kayıplarına, yıkımlara ve kalıcı hasarlara neden olan bu felakete ilişkin sorular halen devam ediyor. Neden bu kadar çok sayıda bina çöktü? Neden bu kadar çok kayıp verildi? Neden kurtarma çalışmaları ve yardımlar zamanında ve belli bir organizasyon içinde gerçekleşemedi? Sizin devleti ve milleti göçük altında bırakan politikalarınıza ilişkin bu sorular daha uzun yıllar sorulacak. Bir daha yaşamayalım diye sorulacak. Başta İstanbul olmak üzere diğer illerimiz de sizin biçtiğiniz kadere teslim olmasın diye sorulacak.

“TOPLANAN PARALARA NE OLDU’ DİYE SORMAK BİLE SUÇ İLAN EDİLECEK”

Biz yıllarca neden ‘siyasi etik yasası, imar rantı yasası, rantın vergilendirilmesi’ diye avazımız çıktığı kadar seslendik bunların paslı kulaklarına. Ama onların gözü de gönlü de rantsal dönüşümlerden başkasını görmedi. ‘İmar barışı’ adı altında milletten milyarlar topladılar. Peki neye yaramış oldu? ‘Toplanan paralara ne oldu’ diye sormak bile neredeyse suç ilan edilecek. Unutmayalım ki tıpkı binalar gibi, devletin de taşıyıcı kolonları vardır. O kolonlara hasar verirseniz, kurumsal hafızaları, birikimleri yok ederseniz. Yukarılardan gelecek bir emirle işlerimizi halledeceğimizi sanırız. Ama aslında tam da sistemin bu niteliği yüzünden kaos, karmaşa, düzensizlik, plansızlık, kurumların aymazlık ve işlevsizliği başımıza çoraplar örmekte. Sadece afetler değil, bütün sorunlarımızın temelinde de bu temelinden çürük düzen var. Böyle bir düzende onlar ‘asrın yıkımı, asrın depremi, asrın seli, asrın felaketi’ diyerek sorumluluğu kadere bağlarlar. Ama asıl sorumluluk ‘asrın vurdumduymazlıkları, asrın sorumsuzlukları, asrın mazeretlerindedir.’

“HEP HAKLIDIRLAR, KUYRUKLARI DA BURUNLARI GİBİ HEP DİKTİR”

Memlekette ne felaket yaşanırsa yaşansın onların hep mazeretleri vardır, hep haklıdırlar. Kuyrukları da burunları gibi hep diktir. Sorumlular ya göktedir ya yerde ama sorumluluk onları hep teğet geçer. Bir de çıkıp yüzsüzce milletten ‘helallik’ dilenirler. Haşa Allah’ın işine karışılmaz, onlar hep masumdur. Kadere isyan etmek zinhar imandan çıkarır. İsyanımız sizin yazdığınız kadere. İsyanımız, rant hırsı ve beceriksizliklerinizi Allah’ın sırtına yüklemenize dersiniz, ayetin hadisin alet edildiği Rahmani olmayan cevaplara muhatap olursunuz. E mademki kader, mademki asrın felaketi. Hatay’da yaptığınız tehdit ‘kaderin üstünde bir kader vardır; o da bize destek olmazsanız size dayatacağımız kaderdir’ demiş olmadınız mı? Yapılanları lütuf gibi sıralamak doğaldı, siyaset değildi. Halkın arasında dolaşıp, utanıp sıkılmadan minnet ifadeleri için çekimler yapmak serbestti, siyaset değildi, ahlaksızlık hiç değildi. Eğer gayretkeş çabaları olmamış olsaydı, daha büyük bir enkazın altında kalacağımız yardım gönüllülerini hedefe koymak siyaset değil miydi?

Sayın Erdoğan, siz bırakın milletin izzet-i nefsiyle bu şekilde pişkince oynamayı da önce ona verdiğiniz sözleri bir hatırlayın. Siz unutmuşsunuzdur, biz size hatırlatalım. Siz değil miydiniz 31 Mart’ta bu halka, ‘319 bini 1 yıl içinde olmak üzere toplam 650 bin yeni konut yaparak depremzede vatandaşlarımıza teslim edeceğiz’ diyen. Peki Hatay’da ne dediniz? Devam eden 40 bin konuttan bahsettiniz. Bırakın 650 bini, daha 40 bin konutun inşasının devam ettiğini ve fi tarihinde bitirileceğini de ikrar etmiş oldunuz. 1 yılda daha 40 bin konutu bile tamamlayamayan siz, bir de çıkıp yıl sonuna kadar 200 bin konut müjdesi verdiniz. Yüzünüz de hiç kızarmadı. Peki o halka ve tüm bölge halkına 1 yıl önce yüksek perdeden atıp tutarken bugün geldiğini yer sizi utandırmıyor mu? Belli ki kafanız seçimlerde olduğu için halk umurunuzda bile değil. Yıl sonu dersiniz yıllar sürer kime ne? 2019’da söz verilip 1 yılda bitirilecek konutların yerinde yeller esmiş kime ne?

“SAĞLIK SORUNLARINI KONUŞAMIYORUZ BİLE”

Bakın Hatay’da halen 40 bin binanın daha yıkılması lazım. Sadece yıkım sürecinde oraya çıkan inşaat artığı ve insan sağlığına zararlı asbest içeren kimyasallar ve tozlardan dolayı bölge ciddi tehlikeyle karşı karşıya. Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve Hatay Tabip Odası gibi STK’lar bunların ölçümlerini kamuoyuyla paylaştılar. Hatay Tabip Odası’na göre kirli hava ve zehirli kimyasallardan dolayı göğüs hastalıklarında belirgin bir artış var. Yıkılan binalardan çıkan kontrol edilmemiş atıklar ise gelişigüzel belirlenen moloz döküm alanlarına atılmakta. Sadece Hatay’dan çıkan moloz 2 milyon metreküpü aşmış durumda. Döküm alanlarının etrafında verimli tarlalar ve hayvancılık devam ediyor ve insanlar yaşıyor. Asbest ve benzer kanserojen maddelerin toprağa karışmasının yanı sıra, bu maddeler deniz ve içme suyu kaynaklarını da kirletmekte. O kadar büyük sorunlarımız var ki maalesef geleceğimizi tehdit eden bu türden sağlık sorunlarını konuşamıyoruz bile.

KONTEYNER VE ÇADIR BULAMAMIŞ MAĞDUR VATANDAŞLARIMIZIN SAYISI OLDUKÇA FAZLA”

‘Bize bir yıl verin’ diyenlerin sözlerinde durmaması bir sorun, toplu konutların kimlere, ne türden kuralar ile dağıtılacağı ve dağıtıldığı apayrı bir sorun olarak görülüyor bölge halkı tarafından. Konteyner ve çadır bulamamış mağdur vatandaşlarımızın sayısı oldukça fazla. Konteyner kentlerin altyapıları kış şartlarına hazırlıksız, internet, elektrik problemleri hakeza. Çocukların eğitime ulaşımındaki problemler çözülememiş halde. Ağır hasarlı binaların hafriyat sorunları, yıkımların yavaş ilerlemesi, çok sayıda ağır hasarlı binanın hala yıkılamamış olması, yerinde ayrışma denen sorunun yarattığı zararlı maddelerin içme sularına karışması; Valilikler tarafından bu konuların yakından takip edilmediğinin gözlenmesi; ayrışmaların döküm alanlarında yapılmasının sağlanması da bölge halkının şikayet konuları arasındadır.

Artık, devlet, STK, özel sektör, uzmanlar işbirliği eşliğinde artık bir kentsel dönüşüm devrimi ve imar reformunu hayata geçirmenin vaktidir. Bu bağlamda; bilimsel temele dayanmayan imar affı, imar barışı gibi mühendislik hizmeti almamış, sağlıksız ve güvensiz yapı stokunu yasallaştıran düzenlemelere son verilmelidir. Depremin yıkmasını beklemeden mevcut yapı stokunun depreme dayanıklılık kontrolü, maliklerin inisiyatifine bırakmaksızın hızlıca yapılmalı; yapı denetim mevzuatı çıkarılan derslere göre güncellenerek tavizsiz uygulanmalı; imar planlarının gerekli standardizasyonu sağlamasına özen gösterilmelidir. Cezasızlık iklimine son verilmelidir. Etkin soruşturmalar yapılmalı, cezalar artırılmalı, bu konu af kanunlarına konu olmaktan çıkarılmalıdır.

KONU BİR AN EVVEL MECLİS GÜNDEMİNDE HAK ETTİĞİ YERİ ALMALIDIR”

İstanbul ile ilgili endişe ve uyarılarımızı da paylaşmak isterim. Yaşadığımız onca acı ve tecrübenin ardından ülke nüfusunun neredeyse dörtte birini barındıran, ciddi bir yapı stoğuna sahip ve 7.5 büyüklüğünde depremin beklendiği İstanbul ilimizle alakalı hem depreme hazırlık hem de bütüncül bir kentsel dönüşüm yapılması aciliyeti ortadadır. Bunun için vakit geçirmeden bir özel yasanın hazırlanması da elzemdir. Hatırlamakta fayda var ki İstanbul’daki 1 milyon 200 bine yakın binanın büyük bir kısmının deprem riski yüksektir. Uzmanlarca hazırlanan, 7.5 büyüklüğündeki olası bir deprem senaryosuna göre 100 binadan 23’ünde hasar olacağı, 25 milyon ton enkaz oluşacağı, yolların üçte birinin kapanacağı; 200 bine yakın orta ve üstü hasar, 50 bin civarı binanın ağır ve çok ağır hasar alabileceği, binlerce can kaybı yaşanabileceği, 463 hasarlı içme suyu noktası, 1045 hasarlı atık su noktası ve 355 hasarlı doğal gaz noktasının zarar görebileceği ve kıyı şeridinde bulunan 17 ilçenin de tsunami riski taşıdığı vurgulanmaktadır. İktidar, bu çok boyutlu sorunda bazen belediyeleri bazen de halkı suçlayarak varılacak bir nokta olmadığını görmüş olmalıdır. Meselenin baş sorumlusu, süreci ivmelemesi ve herkes için kolaylaştırması gereken yegane adres öncelikle merkezi yönetim, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, yani siyasi iradedir. Hem ülke olarak, hem de İstanbul özelinde içinde kamu ve özel sektörün, STK’ların, vatandaşın olduğu bir seferberliğe ihtiyaç olduğu izahtan varestedir. Felaket kapımızı çalmadan evvel, el yordamıyla ve kaplumbağa hızıyla ilerlemeyi terk edip, gereken tedbirlerin ve seferberliğin hızlandırılması elzemdir. Konu bir an evvel Meclis gündeminde hak ettiği yeri almalıdır.”

]]> https://www.kanal7haber.com.tr/davutoglu-onlar-asrin-felaketi-diyerek-sorumlulugu-kadere-baglarlar-ama-asil-sorumluluk-asrin-mazeretlerindedir/feed/ 0 AK Parti İBB Adayı Murat Kurum, seçim çalışmaları kapsamında Çekmeköy’de vatandaşlarla bir araya geldi https://www.kanal7haber.com.tr/ak-parti-ibb-adayi-murat-kurum-secim-calismalari-kapsaminda-cekmekoyde-vatandaslarla-bir-araya-geldi/ https://www.kanal7haber.com.tr/ak-parti-ibb-adayi-murat-kurum-secim-calismalari-kapsaminda-cekmekoyde-vatandaslarla-bir-araya-geldi/#respond Mon, 05 Feb 2024 09:09:15 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3244 AK Parti İBB Adayı Murat Kurum, seçim çalışmaları kapsamında Çekmeköy’de, vatandaşlarla bir araya geldi. Program öncesi basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Kurum, Biz milletimizin ne sorunu varsa o sorunun peşinden koşacağız. Milletimizi bu manada başıboş bırakmayacağız. Her zaman el ele olacak, her zaman gönül gönüle olacağız. Dün de Tuzla’daki kardeşlerimizle bu toplantıyı yaptık. 25 yıllık iş hayatımızda, iş ahlakımızda, milletimize ne söz verdiysek bu sözleri kullanmanın gayreti içerisinde olduk. Bugüne kadar nerede bir afet olsa nerede bir sel olsa gittik, milletimize söz verdik. Sözümüzü tuttuk dedi.

AK Parti İBB Adayı Murat Kurum seçim çalışmaları kapsamında Çekmeköy’de düzenlenen Hamsi Festivali’nde vatandaşlarla bir araya geldi. Kurum, balık ekmek tezgahının başına geçerek vatandaşlara balık ekmek dağıttı. Program öncesi basın mensuplarıyla bir araya gelen Kurum kendisine yöneltilen soruları cevapladı.

TÜM İSTANBUL’UN OYUNUNA TALİBİZ

DEM Parti’nin İstanbul’da aday çıkarması hakkında kendisine yöneltilen soruyu cevaplayan Kurum, Biz işin başında da söyledik, şimdi de söylüyoruz. Kim kiminle ittifak kurar buna bakmıyoruz. Bugün Çekmeköy’deyiz ve coşkuyu görüyorsunuz. Çekmeköy ne diyor, ’31 Mart’a hazırız’ diyor. Çekmeköy büyük bir coşkuyla İstanbul’da değişim istiyor. Bu motivasyonla biz gittiğimiz her ilçede bu kardeşliği görüyoruz. O yüzden kimin kiminle ittifak yaptığıyla ilgilenmiyoruz. Biz tüm İstanbul’un oyununa talibiz. İstanbul’da yaşayan her bir kardeşimizin oyuna talibiz. İnşallah hep birlikte kazanacağız. Bu gençlik hareketi olacak, kadınlarımızın hareketi olacak. 31 Mart’ta beraber kazanacağız. Biz bunu arzuluyoruz. İstanbul’da ve İstanbul’un meseleleri ile ilgileneceğiz. dedi.

MİLLETİMİZE NE SÖZ VERDİYSEK BU SÖZLERİ KULLANMANIN GAYRETİ İÇERİSİNDE OLDUK

AK Parti İBB Adayı Murat Kurum kendisine yöneltilen TOKİ mağdurları sorusuna ise Biz her zaman şunu söyledik; bir sorun varsa sorundan kaçmayacağız. Sorun neredeyse biz orada olacağız. Çözüm için orada olacağız. Dün de yine arkadaşlarımızla bir araya geldik. TOKİ’den sosyal konut almış, hak sahibi olmuş arkadaşlarımızla bir araya geldik. Onları dinledik. Masanın bir tarafında onlar vardı, bir tarafında biz vardık. Aynı masa etrafında istişare ettik. Onlar için bir şeyler yapma mücadelesini verdik. Ben TOKİ’mize teşekkür ediyorum. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımıza teşekkür ediyorum ediyorum. Kardeşlerimize yapılması gereken her türlü desteği vermek için bir mücadele onlar da ortaya koydular. Dün mutlu bir şekilde ayrıldığımızı düşünüyorum. En azından ben onlarla birlikte olabilecek mücadeleyi ortaya koydum. Daha önce belki sizin de sosyal medyada gördüğünüz algı oluşturulmaya çalışılan görüntülerle dünkü görüntülere baktığımızda samimiyeti, kardeşliği gördük. Biz milletimizin ne sorunu varsa o sorunun peşinden koşacağız. Sorundan ayrılmayacağız, kaçmayacağız. Milletimizi bu manada başıboş bırakmayacağız. Her zaman el ele olacak, her zaman gönül gönüle olacağız. Dün de Tuzla’daki kardeşlerimizle bu toplantıyı yaptık. 25 yıllık iş hayatımızda, iş ahlakımızda milletimize ne söz verdiysek bu sözleri kullanmanın gayreti içerisinde olduk. Bugüne kadar nerede bir afet olsa nerede bir sel olsa gittik, milletimize söz verdik. Sözümüzü tuttuk. Dün de Tuzla’daki kardeşlerimizle aynı anlayışla bir araya geldik. Oturduk istişare ettik ve yapılabilecek bir iyileştirme var mı, vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını gidebilecek bir çalışma var mı Bu anlayışı ortaya koyduk, mutlu bir şekilde ayrıldık. Tuzla ve İstanbul’un her köşesindeki kardeşlerimizin mutluluğundan biz mutlu oluyoruz. Sevinçlerine ortak alıyoruz ifadeleriyle yanıt verdi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/ak-parti-ibb-adayi-murat-kurum-secim-calismalari-kapsaminda-cekmekoyde-vatandaslarla-bir-araya-geldi/feed/ 0
HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Gazze’deki İsrail zulümlerini gündemden düşürmeyeceklerini söyledi https://www.kanal7haber.com.tr/huda-par-genel-baskani-zekeriya-yapicioglu-gazzedeki-israil-zulumlerini-gundemden-dusurmeyeceklerini-soyledi/ https://www.kanal7haber.com.tr/huda-par-genel-baskani-zekeriya-yapicioglu-gazzedeki-israil-zulumlerini-gundemden-dusurmeyeceklerini-soyledi/#respond Mon, 22 Jan 2024 21:30:22 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=2700 HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, “Bugün adaylarımızı tanıtacağız, belediyecilik anlayışımızla ilgili birkaç kelam edeceğiz ama Gazze bu durumdayken, siyonist İsrail zulümlerine devam ederken biz bu meseleyi gündemimizden düşürmeyeceğiz.” dedi.

Edremit ilçesindeki Evliya Çelebi Uygulama Oteli’nde düzenlenen HÜDA PAR Aday Tanıtım Toplantısı, Kur’an-ı Kerim tilaveti ve şiir dinletisi ile başladı.

Toplantıya katılan Yapıcıoğlu, yaptığı konuşmada, yıllardır Filistin’de büyük zulümler işleyen İsrail’in, 7 Ekim 2023’ten bu yana saldırılarını daha da artırdığını söyledi.

Filistin’de katliamların ve soykırımın devam ettiğini belirten Yapıcıoğlu, “Yaşanan bu vahşetin karşısında başka şeyler konuşmak içimizden gelmiyor. Evet bugün adaylarımızı tanıtacağız, belediyecilik anlayışımızla ilgili birkaç kelam edeceğiz ama Gazze bu durumdayken, siyonist İsrail zulümlerine devam ederken biz bu meseleyi gündemimizden düşürmeyeceğiz. Zulmü duyurmak için elimizden gelen tüm çabayı sarf edeceğiz. Gündemden düşürmemeliyiz, çünkü katliamlar devam ediyor.” ifadelerini kullandı.

“Çizdikleri dairenin etrafında dönüp dursunlar”

Halkın gündeminde geçimin, siyasetin gündeminde de seçimin olduğunu ifade eden Yapıcoğlu, emekli maaşlarının yükseltilmesini istediklerini aktardı.

Yerelde hizmet odaklı bir siyasetin yapılması gerektiğini dile getiren Yapıcıoğlu, şunları kaydetti:

“Peki seçime hazırlanan partilerin gündeminde ne var? Bazıları hizmet odaklı bir şeyler söylüyor ama özellikle ana muhalefet partisi yine bildiğiniz gibi. Onların gündeminde ne var? Önce Genel Başkanları (CHP Genel Başkanı Özgür Özel), mecliste yaptığım bir konuşmada parti programımızı göstermiştim. Programımızı görenler bilir. Bayrağımızın rengindendir. Oradan bir başladı, benden bahsederken ‘Elinde hilafet yeşili bir parti programı’ dedi. Bir işaret fişeği çakıldı. Arkasından Tevhid bayrağına yönelik saldırılar. Yine bildik numaralar. ‘Rejim elden gidiyor’ yaygaraları. Çünkü heybede bir şey yok.”

“Kendi tabanlarını konsolide etmeleri, bir araya getirmeleri, safları sıklaştırmaları gerekiyor.” diyen Yapıcıoğlu, şöyle devam etti:

“Nasıl yapacaklar? ‘Ellerinde yeşil bayrak olanlar’ ya da ‘Parti programlarının rengi yeşil olanlar var ya bunlar gelirse sizin yaşam tarzınıza müdahale edecekler’, ‘Sizi bilmem nerelere götürecekler’, ‘Orta Çağ’a götürecekler.’ Zırcahil. Orta Çağ kavramının Avrupa için geçerli olduğunu, İslam’ın Orta Çağ’ının olmadığını da bilmiyor. Kendi tarihine, kültürüne yabancı, kendi milletine tepeden bakan bir zihniyet. Batıdan tercüme fikirleri papağan gibi tekrarlıyor, bununla da aydın geçiniyor. Biz onlara kulak asmayacağız. Onlar zaten bulmuş bulacağını. Onları kendi haline bırakın. Çizdikleri dairenin etrafında dönüp dursunlar. Yeri geldiğinde elbette onların cehaletlerini, çapsızlıklarını yüzlerine vurmak suretiyle yolumuza devam edeceğiz.”

Belediyecilik anlayışlarının insan merkezli olduğunu dile getiren Yapıcıoğlu, “Hizmet üreteceğiz. Parti programımızı hazırlarken önce insan dedik. İnsan onurunu korumak, maddi ve manevi yönden kalkındırmak, hizmetin en iyisini sunmak için yola koyulduk. Siyasetimizin insan merkezli, hedefimizin de adaleti gerçekleştirmek olduğunu yola çıktığımız günden bu yana söylüyoruz.” dedi.

Yapıcıoğlu, konuşmasının ardından HÜDA PAR’ın Van Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehdi Oğuz, Bitlis Belediye Başkan adayı Cengiz Karakaya ve Ağrı Belediye Başkan adayı Muhammet Arif Yılmaz ile bazı ilçelerin adaylarını tanıttı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/huda-par-genel-baskani-zekeriya-yapicioglu-gazzedeki-israil-zulumlerini-gundemden-dusurmeyeceklerini-soyledi/feed/ 0
Mersin Büyükşehir Belediyesi, yaş almış vatandaşları ‘2024’e Merhaba Partisi’nde buluşturdu https://www.kanal7haber.com.tr/mersin-buyuksehir-belediyesi-yas-almis-vatandaslari-2024e-merhaba-partisinde-bulusturdu/ https://www.kanal7haber.com.tr/mersin-buyuksehir-belediyesi-yas-almis-vatandaslari-2024e-merhaba-partisinde-bulusturdu/#respond Sat, 06 Jan 2024 21:09:28 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=2065 Mersin Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı Yaşlı Destek Birimi ekipleri, yaş almış vatandaşları evlerinden alarak ‘2024’e Merhaba Partisi’nde buluşturdu. Etkinlikte yaş almış vatandaşlara yeni yıl hediyeleri de verildi.

Mersin’de 65 yaş üzeri vatandaşlar için hizmetlerini sürdüren Mersin Büyükşehir Belediyesi, sosyal etkinliklerden sağlık hizmetlerine, ulaşımdan barınma ve gıdaya kadar pek çok alanda yaş almış vatandaşlar için çalışmalarına devam ediyor. Çalışmalar bünyesinde yalnız yaşayan vatandaşlara yönelik ‘2024’e Merhaba Partisi’ düzenlendi.

“Biz de mutluyuz onlar da mutlu”

Mersin Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı Yaşlı Destek Biriminden Nilhan Tanır, “65 yaş üstü ve evde tek yaşayan vatandaşlarımız için parti düzenlendik. ‘2024’e Merhaba’ partisi ile evde yalnız yaşayan, dışarı çıkamayan vatandaşların sosyalleşmeleri ve onları mutlu etmek için onlara bir gün hazırladık. Yemek, pasta ve eğlence var” dedi. Evde yalnız yaşayan vatandaşlarla her gün iletişim kurduklarından da söz eden Tanır, “İyiler mi, değiller mi, ihtiyaçları var mı, yok mu, hastalar mı diye günlük rutin olarak sohbet ediyoruz. Onlara her gün manevi evlat oluyoruz” diye konuştu.

Etkinliklerin öncesinde vatandaşları arayarak bilgi verdiklerinden kaydeden Tanır, “Vatandaşlarımızı evden alıp etkinlik alanına getiriyoruz. Dönüşte de evlerine geri bırakıyoruz. Vatandaşlar daha sık ve daha fazla etkinlik yapmamızı, onlarla daha çok zaman geçirmemizi istiyorlar. Ayrıca onlar birbirleri ile de zaman geçirmek istiyor. Artık bizim manevi ailemiz gibi oldular. Her gün onlarla görüşüyoruz, sohbet ediyoruz. Yaşamlarını artık az çok biz de biliyoruz, onlar da bizsiz yapamıyorlar” ifadelerine yer verdi.

“Vatandaşlarımızın hem ailesi, hem komşusu, hem de arkadaşıyız”

Vatandaşların da verilen hizmetler dolayısıyla Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’e teşekkürlerini ilettiğini aktaran Tanır, “Onları kesinlikle yalnız bırakmamalıyız. Her birinin çocuğu uzakta olabiliyor, komşusu olmayabiliyor. Biz o eksikliği gidererek, onlara arkadaşlık ediyoruz. Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak, 65 yaş ve üzeri yalnız yaşayan ve yaş almış vatandaşlarımızın hem ailesi, hem komşusu, hem de arkadaşıyız. Biz de mutluyuz onlar da mutlu” dedi.

“Bizi gençleştiriyorsunuz”

Partiden çok keyif aldığını söyleyen Latife Seyrek, “Arkadaşlarımla birlikte geldik. Her etkinliğe de geliyoruz. Çok tatlı, ilgili ve alakadarlar. Bizim gibi yaşlılarla ilgileniyorlar ya onu çok seviyorum” dedi. Tek başına yola çıkamadığını ancak Mersin Büyükşehir Belediyesinin kendisini evinden alıp evine kadar bıraktıklarını kaydeden Seyrek, “Mezitli’den burayı bilemediğim için sık sık gelemiyorum. İsterim ki sık sık buraya geleyim. Mezitli’de de emekli evi açılacak yakın zamanda. Benim evime de yakın. Çok mutlu oldum, umarım orada oyunlar oynama şansımız olur. Bir de müzik söyleyelim, çay içelim, bundan daha güzel bir şey olamaz. Belediyemiz harika, daha ne olsun, bizi gençleştiriyorsunuz” şeklinde konuştu.

“Vahap Seçer geldi geleli bu hizmetleri görüyoruz”

Yaşlı Destek Biriminde çalışanların kendisinin evladı gibi olduğunu söyleyen Hüseyin Güler ise “Bizi gelip evimizden alıyorlar, getiriyorlar, yediriyorlar, içiriyorlar. Ellerinden ne geliyorsa yapıyorlar. Çok iyi hizmetler veriyorlar. Ben 77 yaşındayım, böyle bir şey görmedim. Vahap Seçer geldi geleli bu hizmetleri görüyoruz ve kendisinden çok memnunuz” diye konuştu. Katılmak isteyen diğer vatandaşlara da seslenen Güler, “İnsanların arasında hem kaynaşıyoruz hem tanışıyoruz hem anlaşıyoruz. Yani bu büyük bir yardımlaşma, devamlı tercih ederim. Evin önünde emekli evi var, oraya da gidiyoruz. Çok güzel bir hizmet, çayımızı içiyoruz, kahvemizi içiyoruz, konu komşuyla tanışıyoruz. Başkanımızdan çok çok memnunuz” ifadelerini kullandı. – MERSİN

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/mersin-buyuksehir-belediyesi-yas-almis-vatandaslari-2024e-merhaba-partisinde-bulusturdu/feed/ 0