Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen Antalya Diplomasi Forumu 2024’te, moderatörlüğünü EPC Başkanı Fabier Zuleeg’in yaptığı, “AB’nin Küresel Dönüşümleri Şekillendirme Kabiliyeti” başlıklı panelde Lüksemburg Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Xavier Bettel, Arnavutluk Avrupa ve Dışişleri Bakanı İgli Hasani, AB Dış İlişkiler Dairesi (EEAS) Direktörü Angelina Eichhorst, eski Hırvatistan Cumhurbaşkanı Kolinda Grabar-Kitarovic, eski İspanya Dışişleri Bakanı Ana Palacio konuşmacı olarak yer aldı.
Lüksemburg Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bettel, dünyada küresel çapta büyük bir karışıklığın olduğunu belirterek “Ortak sorunlarımız var. İlk intiba bu ortak sorunlara ulusal çözümler bulmamız yönünde ancak bu bir hata. Kovid-19’da, iklim krizinde, barış konusunda bunu görüyoruz. Ortak sorunlar için ortak çözümlere ihtiyaç duyuyoruz.” diye konuştu.
Ukrayna’da devam eden savaşı örnek gösteren Bettel, bunun yerel gözükmesine rağmen aslında küresel bir sorun olduğunu ifade etti.
Bettel, Gazze’deki duruma ilişkin değerlendirmesinde de “Bana İsrail’den mi, Gazze’den mi yanayım diye sorulacak olursa ben barıştan yanayım.” dedi.
Mevcut durumun, İsrail ve Filistin arasında gibi gözükmesine rağmen etkilerinin küresel boyutta olduğunu vurgulayan Bettel, bazılarının ise söz konusu durumu Müslümanlar ve Yahudiler arasında bir savaş olarak gördüğünü belirtti.
“Beklentileri karşılayamayan uluslararası örgütler”
Arnavutluk Avrupa ve Dışişleri Bakanı Hasani ise ülkesinin AB üyeliği için beklediğini vurgulayarak “İşlevsiz bir Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyimiz var. Kendisinden beklenenleri karşılayamıyor. Kendilerinden beklentileri karşılayamayan birçok uluslararası örgütümüz var.” ifadelerini kullandı.
Gazze’deki duruma da değinen Hasani, iki devletli bir çözümün gerekli olduğunun altını çizdi.
Hasani, dünyanın, sadece sert güvenlik sorunlarıyla karşı karşıya olmadığını belirterek iklim krizi ve Kovid-19 salgını gibi sorunların varlığına da dikkati çekti.
Eichhorst’tan birlikte hareket etme mesajı
Dünyanın karşılaştığı çok sayıda sorun olduğunu vurgulayan EEAS Direktörü Eichhorst ise “Hiçbir millet, hiçbir ülke, hiçbir toplum dünyada yaşananlara karşı bağışıklığa sahip değil. Bu, çok önemli. Kendinizi tek başınıza koruma altına alamazsınız. Bunu birlikte yapmalısınız. Bu, ilk ders olmalı. Çalışmalı, birbirinize bağlı olmalısınız.” diye konuştu.
Eichhorst, sorunların üstesinden gelmek için birlikte hareket etmenin tek çözüm olduğunu kaydetti.
Birçok ülkenin AB’ye üye olmak istediğini ifade eden Eichhorst, bunun nedeni olarak, ülkelerin birlikteyken daha güçlü olmasını gösterdi.
Eichhorst, AB’nin sorunlara karşı müdahale hızının yavaş olduğu yönündeki eleştirileri de yanıtlarken ekonomik kriz, Orta Doğu’daki sorunlar, Kovid-19 salgını, Ukrayna’daki savaş ve Gazze’de devam eden İsrail saldırıları gibi konularda Brüksel’in hızlı hareket ettiğini savundu.
Küresel açıdan, kaynaklar ve değerler rekabeti, Kovid-19 salgını, Ukrayna savaşı ve İsrail’in Gazze saldırılarına dikkati çeken Hırvatistan eski Cumhurbaşkanı Kitarovic de mevcut durumun AB’nin küresel bir oyuncu olması için fırsat olduğunu belirtti.
Kitarovic, “Karşılaştığımız tüm bu sorunlar, ulusal değil, uluslararası yanıt gerektirir. Koordine bir eylem, çok yönlülük, değerlere güven ve dayanışma gerektirir. AB de bunlarla ilgili. Her zaman hemfikir değiliz; farklı coğrafyalara, farklı tarihlere, farklı perspektiflere sahip 27 ülkeyiz. Bazen harekete geçmemiz gereken bir konuda fikir ayrılıklarımız oluyor ancak ortak değerlerde büyük bir başarı sağlıyoruz.” değerlendirmesini yaptı.
Eski İspanya Dışişleri Bakanı Palacio ise AB’nin işlevsel olmayan, yavaş bir yapıya sahip olduğuna yönelik eleştirileri “AB, 20’nci yüzyılın büyük bir başarısıdır. 21’inci yüzyılın da büyük başarısı olmayı umuyoruz. Bu nedenle kapımızı çalan ülkeler var.” dedi.
]]>Kuveyt’in Ankara Büyükelçiliğince, Ankara’da Kuveyt Milli Günü’nün 63. yıl dönümü ve Kurtuluş Günü’nün 33. yıl dönümü vesilesiyle resepsiyon düzenlendi. Etkinliğe Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Dışişleri Bakan Yardımcısı Ahmet Yıldız, birçok üst düzey yetkili ve misafir katıldı.
Etkinlikte konuşan Kuveyt’in Ankara Büyükelçisi Al-Enzi, Kovid-19 salgını ve 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler nedeniyle 3 yıl boyunca bir araya gelemediklerini belirtti, hayatını kaybedenler için başsağlığı dileğinde bulundu.
Al-Enzi, Kuveyt Milli ve Kurtuluş günlerinin yıl dönümünün yanı sıra 2024’ün Kuveyt ile Türkiye arasında diplomatik ilişki kurulmasının 60. yıl dönümüne tekabül ettiğini dile getirdi.
Kuveyt hükümetini ve halkını tebrik eden Al-Enzi, Türkiye dahil dünyadaki diğer müttefikleri Kuveyt’e bağlayan küresel dostluk ve güvenlik ilkeleri üzerine kurulu güçlü ve istikrarlı ilişkilere de dikkati çekti.
Al-Enzi, Kuveyt ile Türkiye arasındaki ilişkilerin 1960’lı yıllarda başladığını anımsatarak “Karşılıklı saygıya ve ortak çıkarlara dayalı sağlam temeller üzerine inşa edilen bu ortaklık, gelişerek ve neredeyse tüm konularda anlaşmaya varma seviyesine ilerlemiştir. Zira Türkiye, kritik zamanlarda gerçek bir ortak olarak ortaya çıkmıştır. Örneğin, Irak rejiminin Kuveyt’i işgal etmesi sırasında Türkiye, Kuveyt’e destek olmak için belirgin adımlar atmıştır.” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin bu tutumu ve duruşunun zorluklar karşısında gösterilen dayanışma ve işbirliğinin derinliğini yansıttığını aktaran Al-Enzi, iki ülke arasında şimdiye kadar 62 anlaşma ve mutabakat zaptının imzalandığını hatırlattı.
Türkiye ve Kuveyt uyumun teşvik edilmesi ve çatışmaların barışçıl şekilde çözülmesinde kararlı
Al-Enzi, Kuveyt ile Türkiye’nin dış politika alanında ortak ve sağlam bir zemin üzerinde durduğunu vurgulayarak, “Uyumun teşvik edilmesi ve çatışmaları barışçıl bir şekilde çözme hususlarındaki kararlılığımız, Kuveyt’in Yemen barış görüşmelerine ev sahipliği yapması ve Türkiye’nin Rusya ile Ukrayna arasında barışa yönelik çabalarıyla açıkça görülmektedir. Ayrıca, Suriye için uluslararası donörleri bir araya getiren 3 toplantının Kuveyt’in ev sahipliğinde gerçekleşmesi için gösterilen ortak çabalar da bu kararlılığın ayrı bir göstergesidir.” diye konuştu.
İki ülkenin de insan haklarını koruyan ve saygı duyan yasaların uygulanmasında ve uluslararası düzeyde hukukun üstünlüğünü güçlendirmede bir rol model teşkil ettiğini vurgulayan Al-Enzi, radikalizme ve terörizme karşı mücadelede ortak adımlar atıldığını da kaydetti.
Al-Enzi, Kuveyt ve Türkiye’nin ekonomi, askeri, güvenlik, kültür, ticaret, sağlık ve yatırım alanlarında yakın işbirliği yürüttüğüne işaret ederek, sağlık turizmini artırmak amacıyla Türkiye’de bir Sağlık Ataşeliği açmayı planladıklarını duyurdu.
Kuveytli öğrencilerin Türkiye’deki üniversitelerde eğitim görebileceğini söyleyen Al-Enzi, Türkiye’nin, Kuveyt vatandaşlarının ilk tercih ettiği turizm rotası olduğunun da altını çizdi.
Al-Enzi, ikili ilişkileri geliştirmek için üst düzey ziyaretlerin artırılmasını, yatırımların teşvik edilmesini ve ticaret hacminin genişletilmesini amaçladıklarını kaydederek, “Bizler sürekli olarak Türkiye ve tüm kardeş ve dost ülkelerle ilişkilerimizi geliştirme ve güçlendirmeyi arzuluyoruz. Bu ilişkilerin her daim uluslararası işbirliği ve ortaklık için rol model olacağına ve samimi kardeşlik için bir sembol niteliği taşıyacağına inancımız tamdır.” dedi.
Kuveyt’in güvenliği ve istikrarı için dua eden Al-Enzi, Filistin ve Gazze’nin korunması, Filistinlilerin 1967 sınırları dahilinde başkenti Kudüs olan egemen ve bağımsız bir Filistin devletinde güven ve istikrar içinde olmaları için de dua etti.
“Kuveyt için Türkiye’nin yeri apayrı”
Türkiye ile Kuveyt arasındaki ilişkilere dair AA muhabirine değerlendirmede bulunan Al-Enzi, ilişkilerin 60. yılının kutlandığını ve ilerleyen günlerde daha da gelişmesini umduğunu söyledi.
Al-Enzi, Türkiye ile Kuveyt arasındaki ilişkilerin uluslararası alanda örnek bir ilişki olduğuna işaret ederek, “Kuveyt için Türkiye’nin yeri apayrıdır. Kuveyt’in de Türkiye’de yeri ayrı. Her yıl yaklaşık 500 bin Kuveyt vatandaşı Türkiye’yi ziyaret ediyor. Türkiye, Kuveyt halkının birinci destinasyonu oldu. Türkiye ile çok ayrıcalıklı ilişkilere sahibiz.” dedi.
Yakında İstanbul’da Kuveyt Sağlık Ofisi açma hazırlığında olduklarını hatırlatan Al-Enzi, bunun, Türkiye’deki hastanelerde tedavi için gelecek vatandaşlarla ilgileneceğini söyledi.
Al-Enzi, Türkiye’nin askeri ve savunma sanayisi alanında çok ayrıcalıklı konumda olduğunu vurgulayarak Kuveyt’in, Türkiye ile bu alanda da işbirliği içinde olacağını dile getirdi.
]]>Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ve Saadet Partisi Genel Başkan Vekili Sabri Tekir, TBMM’de Saadet Partisi’nin grup toplantısında konuştu. Davutoğlu, 12 Aralık’ta TBMM Genel Kurulunda geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybeden Saadet Partisi Kocaeli Milletvekili Hasan Bitmez’i anarak, “Bugün yüreğimizde derin bir sızı, boğazımıza düğümlenen cümleler var. Hasan Bitmez kardeşimiz ahlakıyla, vakarıyla ve herkese örnek olan o asil duruşuyla bizim sadece Meclis’teki bir milletvekilimiz değil, aynı zamanda her an ve her seferde yüzüne baktığımızda muhabbeti gördüğümüz bir kardeşimizdi” dedi.
‘CUMHURBAŞKANLIĞI MAKAMI, HALKI TAHRİK ETTİ’
Ardından Pençe-Kilit Harekat bölgesinde şehit olan 12 askeri hatırlatan Davutoğlu, “Milli birlik ve beraberliğin unutulmaması gereken günlerdeyiz’ diye bir tekerleme vardır, herkes bunu söyler ama 12 şehidimiz toprağa verilirken; ortak kader bilincimiz, ortak acı bilincimiz, ortak demokratik bilincimiz aynı anda darbe yedi. Gönül isterdi ki 5 değil 6 partinin de imza attığı bir metinle, ‘Bu ülkenin çocukları kardeştir ve bu ülkenin birliği için toprağa düşen herkes, aziz şehitlerimiz mukaddestir ve onların davasına sahip çıkarız’ denilseydi. Maalesef ortak bir bildiride dahi buluşulamamış olması, milletimizi derinden yaralamıştır. O acının yaşandığı gün buluşamazsak ne zaman buluşacağız. Maalesef olmadı. Önce o ortak bildiride uzlaşacaktık. Sonra demokratik bilincimiz devreye girecekti ve neden bu şehitlerimiz karda kışta zor şartlarda oralarda terk edildiler diye soracaktık” ifadelerini kullandı.Davutoğlu, Manisa’da şehit cenazesine katılan CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e yönelik tepkilere ilişkin de, “Eğer cenaze varsa her şey unutulur. Kan davası unutulur, küskünlükler unutulur, her şey unutulur. Cenaze makamında sadece tekbir getirilir, o da genellikle içten getirilir. Bir cenaze kılında Manisa’da, sanki siyasi partiler arasındaki kavga mekanı gibi. Böyle günlerde milleti birleştirmesi gereken Cumhurbaşkanlığı makamı, neredeyse bundan sonraki cenazeleri de ipotek altına alırcasına ‘Daha ne günler göreceksiniz’ tarzında halkı ana muhalefet partisi genel başkanına karşı tahrik etti. Düşmanınız gelse cenazede unutursunuz. Taziye kültürünün bir ahlakı vardır, bu ahlakı ne zaman kaybettik biz” diye konuştu.
TEKİR’DEN BÜTÇE ELEŞTİRİSİ
Saadet Partisi Genel Başkan Vekili Sabri Tekir de pazartesi günü Meclis’te kabul edilen 2024 yılı bütçesini eleştirerek, “Her seçimde, ‘düzelecekler’ diye AK Parti’ye oy veren vatandaşlarımız olana bitene eğer anlam veremiyorlarsa, bu bütçeye baksınlar. Bu anlamı daha iyi anlamak için noktasına virgülüne dokunmadan Meclis’ten geçirdikleri bütçenin mahiyetine baktıkları zaman; Türkiye’de ne olup bittiğini izan sahibi, irfan sahibi biraz da gerçekten de ekonomiden siyasetten anlayan insanların anlayabileceği şekilde bütçeden takip edeceklerdir” dedi.Öte yandan grup toplantısına Hasan Bitmez’in eşi Safiye Bitmez de katıldı. Davutoğlu, Hasan Bitmez’in rozetini eşi Safiye Bitmez’e taktı. Ayrıca Bitmez’in oturduğu sıraya fotoğrafı konuldu. (DHA)
]]>Başarır, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, Irak’ın kuzeyinde bölücü terör örgütü tarafından düzenlenen saldırıda şehit olan askerlere Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı ve sabır diledi.
Binlerce vatan evladının 21 yılda teröre şehit verildiğini belirten Başarır, “Ülkeyi bu noktaya ve terör yuvası haline getiren, sınır güvenliğini ortadan kaldıran bu partinin eylemleriyle artık Meclis’te ortak imzayla kamuoyunun karşısına çıkmak istemiyoruz.” ifadesini kullandı.
İdlib’te 36 askerin şehit olduğu terör saldırısı sonrasında CHP, İYİ Parti, MHP ve AK Parti’nin imzasıyla ortak bir bildiri yayımlandığını anımsatan Başarır, “Meclis olarak üzüntümüzü dile getirdik. Üzülerek söylüyorum ki bu ülkenin Cumhurbaşkanı terörle mücadele ve bu olayın failleri konusunda her yetkiyi, desteği almasına rağmen soluğu Putin’in kapısında aldı ve bekletilerek bu ülkeyi, yurttaşları büyük bir üzüntüye boğdu. Aynı şeyler Gara operasyonu. Nasıl bir duruş sergiledi? Biz her seçim yaklaşırken aynı olayları, hikayeleri AK Parti grubundan duymaktan bıktık ve sıkıldık.” şeklinde konuştu.
Başarır, terörü bir kez daha lanetlediklerini belirterek, “Mehmetçiğin tırnağını bile dünyalara değişmeyiz. 21 yıldır ülkeyi bu hale getirenler askerimiz şehit edilirken Rusya’nın kapısında, faillerinin kapısında bekleyenler artık ortak imza konusunda bizden hiçbir şey beklemesin. Üzüntü duyuyoruz. Ülke nereden nereye geldi. Çok fazla bir şey istemedik. Neden? Milli yas ilan edilmiyor? dedik. Suudi Kralı öldüğü zaman milli yas ilan edenler 12 evladımız şehit olmuş niye duyarlılığı ortaya koyamıyor?” diye sordu.
Terör saldırıları nedeniyle Milli Savunma Bakanı’nın Meclis’te bilgi vermesini gerektiğini ifade eden Başarır, “Endişeliyiz. Meclis’e bilgi versin. Daha fazla kaybımız var mı? Nasıl bu teröristler, yaratıklar bu üsse sızabiliyor? Nasıl 12 askerimizi şehit edebiliyor? Bunu duymak istiyoruz. Milli Savunma Bakanı dün gece gelebilirdi. Gelmedi.” dedi.
Başarır, TBMM Genel Kurulunda nöbetçi Bakan olarak bulunan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in terör saldırısına ilişkin söz almadığını belirterek, şunları kaydetti:
“Bugün nöbetçi olarak Meclis’te olan Bakan başsağlığı dileyemedi. Kendisi Bakandan bilgi alıp verebilirdi. 10 dakika konuşabilirdi. Biz sorular sorabilirdik. Maalesef ki Meclis bu tür iletişimlere kapalı. Dün kamuoyuna üzüntülerimizi, endişelerimizi açıklayan bildirimizi yayımladık. 4 partinin imzasından fazlası var. Artık algılarla bu olayın üzerine gidemeyiz. Şehitlerimiz ve terör seçim malzemesi olmayacak kadar önemli ve mühim bir konudur. Hiç kimse bu ülkedeki şehitleri terör meselesini seçimler yaklaşırken bir algı operasyonu haline getirmesin.”
Ali Mahir Başarır, daha sonra basın mensuplarının sorularını yanıtladı. CHP eski Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi’nin CHP’nin ortak bildiriye imza atmamasını eleştirdiğinin hatırlatılması üzerine Başarır, şöyle konuştu:
“CHP belki de tarihimizdeki en alçak saldırılardan biri olan 36 askerimiz şehit olduktan sonra İdlib’te bu iradeyi ortaya koydu. Niye koydu? Gidip Putin’e hesap sorması için ortaya koydu. Benim dün teklifim, ‘her parti çıksın açıklamasını yapsın’ dedim. Hiçbir partiyle bu konuda ortaklaşmadık. O sebeple, alınan karar doğrudur. Bundan sonra bu iktidara kerpiç, sıvasız, damsız evlerden giden şehitlerin hesabını tabi ki soracağız. O evi yaptıracaklarmış. Ne güzel. Şimdi mi aklınıza geldi? Mersin’de verdiğimiz şehitlerimizin, evlatlarımızın ki benim ailemde de şu anda Güneydoğu’da görev yapan iki askerimiz var. Bakın evlerine. Türkiye’nin hiçbir yerinden şehit cenazesi gelmesin. Ama neden? Damsız, sıvasız, kerpiç evlerden geliyor? Tüm bildirilere biz bugüne kadar destek olduk. Bunun karşılığında ne oldu? Bir şehit için bırakın makamı, bırakın Cumhurbaşkanlığı koltuğunu dünyayı yıkarız. Biz CHP grubu olarak artık bireysel açıklamamızı yapacağız ve AK Parti grubu ile asla ortak bir imza atmayacağız.”
Başarır, “PKK terör örgütü haindir. Yaptıkları alçaklıktır. Milli Savunma Bakanlığımız, İçişleri Bakanlığımız bu illetin adını resmi açıklamalarında yazmıyor biz de yazmıyoruz. Her yerde de söylüyoruz söyleriz. Şehit meselesi, terör meselesi ‘ortak sorunumuz’ diyorsanız seçim malzemesi yapmayacaksınız. Geleceksiniz hep beraber bu sorunu burada çözeceğiz. Bakan nerede? Dün buradaydı, bugün sınırda. Dün gelemez miydi? Bugün Mehmet Şimşek. Meclis Başkanı dönüyor söyleyeceğin var mı? diyor. Başsağlığı bile dilemiyor. Dönüyor benim bildirimi eleştiriyor. Akif Hamzaçebi de bu açıdan bakarsa, 21 yıllık emeğine uygun davranmış olur.” değerlendirmesinde bulundu.
]]>TBMM Genel Kurulunda 2024 yılı bütçe teklifinin maddelerinin görüşmeleri sürüyor.
Görüşmeler sırasında yerinden söz alan İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, 12 askerin şehit olduğunu hatırlatarak, parti olarak milli yas ilan edilmesi için hükümeti harekete geçmeye davet ettiklerini belirtti.
TBMM’den de ortak bir sesin çıkmasının gerektiğini kaydeden Dervişoğlu, “İYİ Parti Grubu olarak bütün siyasi partilerin ortak imzasıyla yayımlanacak bir bildiriyle, milletimizin gönlünü ferahlatacak, birlik ve beraberliğimizin devam ettiğini, bütün olaylar karşısında yıkılmaz bir kale olduğumuzu gösterecek bir açıklamanın yapılmasını arzu ediyoruz.” dedi.
MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül, TBMM’de yansıyacak böyle bir iradeye her zaman katkı sağladıklarını ve sağlayacaklarını dile getirdi.
AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, Meclisin çalıştığı sırada ortak bildiri yayımlanmasının, terörle mücadelenin altının çizilmesinin doğru olacağını belirtti.
Saadet Partisi Grup Başkanvekili İsa Mesih Şahin, millete karşı sorumluluk adına, milletin evi olan Meclisten teröre karşı verilecek sesi anlamlı ve değerli bulduklarını, yayımlanacak bildiriye destek vereceklerini bildirdi.
“Meclisi genel görüşmeye çağıracağız”
CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Türkiye’nin büyük bir acı yaşadığını, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’le telefonda görüştüğünü aktardı.
Mecliste genel görüşme yapılmasını istediklerini, ardından ortak bir tavır ortaya koyulması gerektiğini dile getiren Başarır, şöyle devam etti:
“Ortak tavır konusunda ‘evet’ ama bunu ortaya koyduktan sonra yarın seçim meydanlarında videolarla, başka propaganda araçlarıyla şehitlerimizin üzerinden siyaset yapılmasını kabul etmiyoruz. O yüzden yapmamız gereken şey, önümüzdeki hafta Meclisi genel görüşmeye çağıracağız çünkü kolay değil, milli yas ilan edilmeli. TRT’ye bakalım, müzik çalıyor devletin kanalında. Suudi Kralı ölüyor, milli yas ilan ediyoruz, 12 vatan evladı öldü bugün… Bildiri konusunda önce herkes samimi olmalı, bu konuyu ortak dert edinmeli. Yarın, bir ay sonra seçim meydanlarında bu eylemi gerçekleştirenlerin liderleriyle, sahte videolarla seçim propagandası malzemesi yapılırsa işte bu olmuyor. O yüzden biz, pazartesi günü yetkili kurullarla toplanacağız, Meclisi genel görüşmeye çağıracağız. Bu konudaki samimiyetimizi ortaya koyacağız, ondan sonra açıklamayı Meclis olarak yapacağız.”
DEM Parti Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, TBMM’nin, Türkiye’nin en önemli sorununda, sorunlarında ortaklaşmasının, tartışmasının, konuşmasının hatta ortak bildirilere imza atmasının değerli olduğunu belirterek, “Bunu Filistin’de bir hastaneye yapılan saldırıda birlikte yapmıştık ama bu konuda gerçekçi olmamız lazım. Şu anda saat 23.00’e geliyor, bir saatimiz var, çalışma saatimiz. Bunu gözetelim.” dedi.
Yeniden söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Usta, “Şu an çalıştığımızı özellikle ifade ettim. 12 şehidimiz var, içimiz acıyorken böyle bir ortak bildirinin bu akşam çıkması çok kıymetli ve anlamlı olacaktır. Buna imza atmayanlar olabilir, buna da saygı duyarız. Bunu da millet takdir eder. Meseleyi seçim meydanlarına getirmek hiç doğru değil. PKK bayrakları altında Doğu ve Güneydoğu illerinde miting yapıp bir tane Türk bayrağı kullanmayanlar, şimdi seçim meydanlarında ne yapıldığını nasıl soruyorlar, anlayamadım, bağdaştıramadım. Bunları tartışmayalım, ortak bildiri için çaba gösterelim. Çalışıyorken bu geceyi değerlendirmemek milletimizin nezdinde de yanlış anlaşılabilir.” diye konuştu.
CHP Grup Başkanvekili Başarır, “Yapılması gereken, eğer 12 şehidimiz varsa hemen Meclisin genel görüşme yapması, Milli Savunma Bakanı’nın bilgi vermesi, ona göre konuşmamız ve ona göre bildiri yayımlamamız gerekiyor. Bunu Mecliste tüm ayrıntılarıyla konuşmak durumundayız.” dedi.
Yeniden söz alan DEM Parti Grup Başkanvekili Beştaş, açıklamasının yanlış anlaşıldığını ifade etti.
Milli yas ilan edilen günleri hatırlatan Beştaş, “Sorun imza değil sorun bu meseleyi hissetmek ve çözüm için zorlayıcı olmak. Biz bu parlamentoda her türlü saldırılarına rağmen bu meseleyi ifade eden, çözüm için mücadele eden partiyiz. Acı bizim için de çok büyük, onlar kadar bizim de büyük. Ölen gençler hepimizin evlatları. Gelin bir gün değil, bir hafta tatile girmeyelim, yılbaşı da dahil bir neticeye ulaşana kadar, gelecek hafta, 31 Aralık’a kadar bu meseleyi kapalı oturumda tartışmaya, ortak çözümleri bulmaya hazırız.” diye konuştu.
Daha sonra TBMM Başkanvekili Celal Adan, birleşime ara vererek grup başkanvekillerini toplantıya davet etti.
]]>