Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Corendon Alanyaspor, sahasında Trabzonspor’u 3-1 mağlup etti. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Alanyaspor Teknik Direktörü Fatih Tekke, oyun formatını değiştirdikten sonra maçta fırsatlar bulmaya başladıklarını ifade etti.
“Abdullah Hoca çok zarif ve nazik bir insan. Maç öncesinde unutamayacağım bir davranış sergiledi”
Oyun olarak çok iyi organize olan bir takıma karşı galibiyet aldıklarını belirten Fatih Tekke, Abdullah Avcı’nın kendisine maçtan önce çok zarif bir davranışta bulunduğunu ve ona teşekkür ettiğini söyledi. Tekke, “Maç öncesi Trabzonspor’u analiz ederken hemen hemen her detayı değerlendirmeye çalıştık. Özellikle oyunun ilk bölümünde baskımız farklıydı. Fakat çok iyi olduğunu söyleyemem. Bulduğumuz gol bizim için iyi bir şeydi. İkinci gol sahalarda görülmeyecek şekilde bize döndü. Baskı değiştreceğimiz ana kadar rakip fırsatlar buldu açıkçası. Oyun Trabzonspor lehine gidiyordu. Fakat 3-4-3 baskımızı yapmaya başlayınca fırsatlar bulmaya başladık. Gayet de iyi oldu. Bunu hafta içinden beri çalışıyorduk. Risk almamız gerektiğini söylemiştim galip gelmek istiyorsak. Bizim çok ihtiyacımız vardı puan ve puanlara. Çok iyi bir organize bir takımı çok büyük bir risk alarak ve oyuncularımın iyi performansıyla beraber 3 golle kazandık. Bu bizim için çok değerliydi. Takımımdaki tüm oyuncuları tebrik ederim. Abdullah Hoca çok zarif ve nazik bir insan. Maç öncesinde unutamayacağım bir davranış sergiledi. Ona buradan teşekkür ediyorum. Türkiye’deki en çok beğendiğim hocalardan bir tanesi zaten. Biz ligde kalmak için mücadele ediyoruz. Her maç her puan bizim için değerli. Bugün 3 puan aldığımız için mutluyum” ifadelerini kullandı.
Bir basın mensubunun Enis Destan’ın stilinin kendisine benzetilmesiyle ilgili soruya Fatih Tekke, “Uzaktan gördüğüm kadarıyla Enis Destan neyi var neyi yok veren bir oyuncu. Yolu açık gözüküyor. Herkesin eksiği olduğu gibi onun da eksiği var. Oynadıkça daha iyi olma yolunda adımlar atıyor. Ona da başarılar dilerim” dedi.
“Bu sene Alanyaspor’un ligde kalması lazım”
Trabzonlu olmasıyla ilgili olarak ise Fatih Tekke, şunları söyledi:
“Ben Trabzonluyum, her yerde bu böyle. Trabzon şehrine hayran bir insanım. Trabzon şehrini çok seven bir insanım. Trabzonlu olan insanlarla olan bağım başka bir şekilde. Bunun sadece benim performansımla alakalı olduğunu düşünmüyorum. Demeçlerle alakalı da bir şey değil. O şehri tanıyorum, şehir de beni tanıyor. Öyle bir bağ oluştu. Onun için ben de acılar çektim. Onlar da çok sabrettiler. Dolayısıyla o şehirle ilgili benim kafamda hiçbir soru olmayacak. Ama hayat böyle bir şey. Bugün Alanyaspor için her takımda olduğu gibi çok çalışan bir pozisyondayım. Yaptığım işi seviyorum. Çok doğru işler yaptığımızı da düşünüyorum. Her ne kadar insanlar görmek istemese de. Buraya geldiğimden itibaren önceliğin son saniyesine kadar ligde kalmamız lazım. Alanya ilçe takımı ama çok iyi şeyler verebilecek bir camia. Bu seneyi atlatmamız lazım. Bu sene Alanyaspor’un ligde kalması lazım. Allah nasip ederse ok iyi şeyler olacak. Ama şu anlık durumumuz çok güllük gülüstanlık değil. O zorluğu yaşıyoruz, yaşayacağız. Tüm konsantrasyonum tüm ekibimle beraber bu.”
“Elimizdeki malzemeyi en doğru şekilde kullanmaya çalışıyoruz”
Oyuncuların bireysel performansıyla ilgili gelen bir soruya ise Fatih Tekke, “Hiçbir oyuncum bana asla borçlu değil. Bu oyuncuların hepsi bunu hakkediyor. Çünkü iyi antrenman yapıyorlar, yapmak zorundayız. Benim tarzım antrenman olarak spontane oyundan hoşlanmıyoruz. Yıllardır böyle yapmaya çalışıyoruz. Oyunun içinde oyuncunun gücünü artırabilmek kısa sürede olacak şey değil. Bu konuda biraz hak verirsiniz bana. Takıma sonradan dahil olan bir teknik adamım. Elimizdeki malzemeyi en doğru şekilde kullanmaya çalışıyoruz. Bazen değişiklikler yapıyoruz, insanız hata yapıyoruz. Benim birinci parametrem bunu kim iyi yapabiliyor. Biz robotlarla oynamıyoruz, insanlarla oynuyoruz. Buna karşılık vermeleri önemli. Bunun için çaba göstermeleri önemli. Yorularak, sahada Alanyaspor için ter dökmüş oyuncular var. Bunu net gördük. Mücadeleye devam etmek için çok önemli parametreler. Yüzde yüz bu halde değiliz, sadece 3 puan kazandık. Biz her maça çok dikkatli devam edeceğiz. Oyuncularıma teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. – ANTALYA
]]>Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Trabzonspor, deplasmanda karşılaştığı Corendon Alanyaspor’a 3-1 mağlup oldu. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Trabzonspor Teknik Direktörü Abdullah Avcı, oyuna son haftalarda olduğu gibi baskılı başladıklarını belirterek, daha sonrasında devam ettiremediklerini ifade etti. Rakibin beşli savunmaya dönmesiyle hamleler yaptıklarına dikkat çeken Avcı, şöyle konuştu:
“Maçtan önce de söylemiştim organizasyonlu bir takım vardı karşımızda. Özellikle hem bizdeyken hem rakipteyken pozisyonlara çalıştık. Oyun son haftalarda istediğimizi gibi baskılı başladı. Oyunda iki tane yaptığımız doğru baskılarla fırsatlar yakaladık. Rakip ilk baskıyı kırdığında ilk gelen topta sonrasında da belki de futbol sahalarında ender rastlanılacak ikinci bir kırılma golü yedik. İlk yarı bittiğinde topa sahip olma oranı yüzde 70’e 30. Biz 13, rakip 5 tane şut attı. İsabetli şut biz 5, rakip 2 tane attı. 2-0 devreye mağlup girdik. Böyle çok kolay olabilecek bir durum değil. Ama oyunu devam ettirebilirsek altından kalkacağımızı düşünüyorduk. Rakip beşli savunmaya döndü, biz de ona göre hamle yaptık. Oyunun içinde kalmak ve sonuna kadar devam ettirmek gerekiyordu. Zaman zaman oyuna girdik, zaman zaman ikinci yarıda oyundan kopuşlarımız oldu, geçişler verdik. Üçüncü gol de VAR’dan geldi. Bir sezonda belki de çok olmayacak şanssızlıkların hepsini maçta yaşadık. Yapacak bir şey yok. Üçlü oyunumuzun üzerine koyarak devam edeceğiz. Bu dalgalanmalar zaman zaman olacak. Hafta sonu bunu telafi edebilecek bir maç var. Durumumuzu oluşturabiliriz. Lig hedefi devam ediyor ve yerinde duruyor. Aynı zamanda Türkiye Kupası hedefi de duruyor. Buradan çıkaracağımız olumlu olumsuz şeyler var. Onun en iyi şekilde analizini yapıp çalışmaya devam edeceğiz. Alanyaspor’u, Fatih Hocayı tebrik ediyoruz. Bundan sonraki maçlarında başlarılar diliyoruz.”
“Karalar bağlayacak bir skor ama oyun olarak öyle olmadığını düşünüyorum”
Forvet oyuncusu Onuachu’nun durumuyla ilgili sorulan soruya Avcı, “Onuachu uzun zamandır yok biliyorsunuz. Sadece bu maçla ilgili değil, bir buçuk aydır yok. Bu zamana kadar Enis Destan ile çoğu maçı oynadık. Onuachu tabii ki bizim için önemli bir oyuncu. Onuachu niye yok niye vara dönemeyiz. Bugün Umut da oyuna girdi, hamle yaptık. Bizim çıkışa geçen bir oyunumuz var. Çok talihsiz bir maç oldu. Oyunun 60 dakikalık bölümünde tamamen üstündük. Ama daha iyisini yapmak için devam edeceğiz. Karagümrük maçı var ona hazırlanacağız. Lig üçüncülüğü devam ediyor. Kayıplar kazançlar olacak. Karalar bağlayacak bir skor ama oyun olarak öyle olmadığını düşünüyorum” yanıtını verdi.
“Alanyaspor’un nefes alabilecek bir durumu oluştu”
Alanyaspor’un Teknik Direktörü Fatih Tekke’nin eski bir Trabzonsporlu futbolcu olması ile ilgili bir sorunun sorulması üzerine ise Avcı, Fatih Tekke ile her zaman iletişimi olduğunu ifade ederek, “Biz Fatih hocayla maçtan evvel de konuştuk. İletişimimiz var. Hem hocalığına hem oyunculuğuna saygı duyuyorum. Bu işe kafasını veriyor. Düşmemeye oynuyorlar, onlar için çok kritik bir müsabaka. Nefes alabilecek bir durumları oluştu. Bir dezavantaj olduğunu düşünmüyorum. Trabzonspor ile Alanyaspor oynadı. Hedefler içinde duruyoruz şu an itibarıyla. Transfer bir tane yaptık. Diğer mevcut oyunculardan en iyi performansı alıp bir yanda da önümüzdeki 2, 2 buçuk senenin en iyi şekilde planlamasını yapıyoruz” şeklinde konuştu. – ANTALYA
]]>Hatipoğlu takım arkadaşlarına zehir zemberek sözlerde bulunurken, ikinci dokunulmazlık oyunu öncesi oyun alanını terk etti. Heyecan dolu yarışmadan önce çıkanlar şu şekilde:

‘TATSIZ İKİ MAĞLUBİYET ALDIK’
Poyraz, “Üç dört gündür tatsız bir hastalığa yakalandım üst solunum yolları enfeksiyonu tadında, ciğerimi ve solunumumu engelleyen, Seda da aynı hastalıktan muzdarip şu an.
Hem Seda hem ben olmayınca, ikimizde istatistikte ilk 5’te yer alan iki yarışmacı olarak takıma katkımız ortadan kalkınca tabi tatsız iki mağlubiyet aldık ama Seda ve benim olmamama rağmen son iki oyundur çok uç uca geçiyor.
O yüzden bu bir yerde takımımızın kalitesini gösteriyor.” dedi.

HAKAN HATİPOĞLU’NDAN ZEHİR ZEMBEREK SÖZLER
Hakan Hatipoğlu, “Derler ya dünyada en tehlikeli insan kaybedecek bir şeyi olmayan insandır. Benim şu an kaybedecek hiçbir şeyim yok. Zaten adayım, beni aday yapmışlar, şimdi onlar düşünsün.
Esas mesele şimdi başlıyor. Bugün Survivor’da bence yapmam gereken en keskin hareketlerden birini yapacağım. Kafaya taktım bunu yapacağım. Bugün ikinci dokunulmazlık oyunu günü şimdi kaybedersek bizden biri yazılacak.
Ben burada kibir abidesi Ogeday için mi mücadele edeceğim, yalan söyleyen bir Poyraz için mi ya da ayrı ayrı oynayan bir Yasin için mi?” ifadelerini kullandı.

‘İYİ BİR ENERJİYLE GİDİYORUZ’
Bozok, “Ben Hakan’ın çıkacağını biliyordum. Hakan kendi de biliyordu. Bence Hakan takımıyla iyi anlaşamıyor, bireysel olmuş, iki üç tane de kız var yanında, onlarla beraber takılıyor.
İlk dokunulmazlığı aldık. Tabi ki de iyi bir enerjiyle gidiyoruz. Fazla konuşmuyoruz bu konu hakkında, bugünü kesin alacağız gibi bir totem yapmadık.” dedi.

‘DÜNE GÖRE DAHA MOTİVEYİZ’
Hilmi Cem, “İkinci erkek dokunulmazlığına gideceğiz. Düne göre daha motiveyiz, daha neşeliyiz çünkü almış olduğumuz galibiyet var. Kazandığın zaman kazanma ruhu denir ama bu oyunda devam edecek mi, göreceğiz.” ifadelerine yer verdi.

HAKAN HATİPOĞLU OYUN ALANINI TERK ETTİ
Murat Ceylan ilk eleme adayı olması sonrasında oyuna başlamadan Hakan Hatipoğlu’na duygu ve düşüncelerini sordu. Hakan Hatipoğlu şu ifadeleri kullandı:
Bizde ne olursa olsun bir liste var koşulsuz, değişmeyen. Bence burada ağzınızda kuş tutsanız bu listenin dışına çıkamazsınız. Sevdiğim bir parkur. Burada oynamayı çok istiyorum açık söyleyeyim ama bugün ne için oynayacağım onu bilmiyorum.
Kadın haftası olsa çok istekli olurdum. Şu an önümde düello var yani burada bazı insanlar için oynamak istemiyorum açıkçası.

Hakan Hatipoğlu sözlerinden sonra Murat Ceylan’dan izin alarak oyun alanını terk etti.
DOKUNULMAZLIK OYUNU
Survivor All Star’da dokunulmazlık oyunu nefes kesti. Son oyunda Mavi takımdan Yağmur ve Yasin ile Kırmızı takımdan Yunus Emre ile Gizem Meriç yarıştı. Yasin ve Yağmur’un kazanmasıyla Mavi takım 12-7’lik skorla dokunulmazlık sembolünün sahibi oldu.

ELEME ADAYI
Kırmızı takımda konseyde en fazla Mustafa Kemal’in ismi çıktı. Mustafa Kemal, ikinci eleme adayı oldu.
]]>Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Galatasaray deplasmanda karşılaştığı Beşiktaş’ı 1-0 mağlup etti. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, “Zor bir fikstür sonrası Beşiktaş derbisi son 10 günde 4. maçımızdı. 6 günde 3. maçımızdı. Yorgunluklar, eksiklikler maçın başından sonuna kadar sahada kazanmaya odaklanan, konsantrasyon olarak en maksimumunu veren ve oyunu doğru oynayan Galatasaray sahada vardı. Erken gol bulduk. Devamında gol atabilirdik. Son paslarda iyi işler yapabilecek ikinci golü atabilirdik. Beşiktaş oyun içerisinde golü aradı. İkinci yarı gole yaklaştığı bölümler de vardı. Bu statta Galatasaray hiç kazanamamıştı, ilk galibiyeti. Bunların hepsini yapan oyuncularıma teşekkür ederim. Takım olduğumuzda neler yapabileceğimizi gösteriyoruz. Beşiktaş da iyi bir takım. Son haftalarda az gol yiyen bir takım. Topa sahip olmada iyi işler yaptık. 1-0 öndeyiz diye geri çekilmedik. Genel olarak beni memnum eden bir maç” diye konuştu.
“İkinci yarı bütün maçlarımızı kazandık”
2016 yılında açılan Beşiktaş’ın yeni stadında ilk galibiyetleri aldıklarının hatırlatılması üzerine Buruk, “Burada hiç Galatasaray olarak kazanamamıştık. İlk galibiyetimiz. Bu galibiyet bizim için şampiyonluk yolunda kazanmak zorunda olduğumuz bir deplasmandı. Liderliğimizi devam ettirmek için kazanmak zorundaydık. İkinci yarıya başladığımızdan beri bütün maçlarımızı kazandık. Bugünü de kazanarak geçtik. 3 puan aldığımız için, lider olduğumuz için mutluluğum” şeklinde konuştu.
Defans oyuncusu Abdülkerim Bardakcı’nın durumu hakkında da bilgi veren sarı-kırmızılıların teknik direktörü, “Abdülkerim’in alt adalesinde sakatlığı olmuştu. Onu idareli kullanıyoruz. Dünkü antrenmanda alt adalesinden kendini iyi hissetmedi. Abdülkerim bizim çok önemli ve değerli. Oynadığında önemli performanslar verdi. Bir sonraki maç için doktorumuz kontrol edecek. En yakın zamanda kadronun içerisinde olacak” dedi.
“Türk hakemleri çok daha iyiler”
Fenerbahçe’nin TFF Süper Kupa için yabancı hakem talebi istemesinin sorulması üzerine Okan Buruk, “Yabancı hakemle ilgili tabii Fenerbahçe’nin böyle bir talebi olmuş. Onu da kulüp olarak mı, yazılı mı, orada farklı bir hesap mı var bilemiyoruz. Biz Türk hakemlerinde güveniyoruz. Türk hakemlerinin en iyisini yapabileceğini biliyoruz. Dünyada birçok yerde yabancı hakem uygulaması oluyor. Yunanistan’da da kullanılıyor. Avrupa kupalarında birçok yabancı hakemi de gördük. Bazen Türk hakemlerin hakkın yediğini de düşünüyoruz. Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Ligi’ndeki hakemleri gördükten sonra kimse kusura bakmasın bizim Türk hakemleri hepsinden çok daha iyiler. Onların da güvene ihtiyacı var. Çok önemli bir yarış var. Federasyon da onları desteklemek için yeni uygulamalar çıkarıyor. Federasyonun vereceği kara. Türk mü olur yabancı olur mu, kim olursa olsun maça çıkacağız” diye cevap verdi.
Yoğun maç temposunun oyuncuları yorduğunu ifade eden Buruk, “Kaybederek devam ettiğiniz de o yorgunluk daha fazla ortaya çıkıyor. İkinci yarı bütün maçlarımızı kazandık. Burada kazanmak istiyorduk. Bugün her oyuncun alternatifi yoktu. Birçok bölgede de çok fazla alternatifli değildik. Maçı bence iyi götürdük. Çok fazla değişiklik yapmadık. Oyun belli şeyden sonra oturdu. Burada kazanmak güzel. İnşallah kazanarak devam ederiz” dedi.
“Oyuncuların yaptıkları fedakarlıklar Galatasaray’ı başarıya taşıyor”
İyi oyunculara ve iyi karakterli oyunculara sahip olduklarını söyleyen sarı-kırmızılıların teknik direktörü, “Geçen seneki kadrodan çok fazla oyuncu kullandığımız bölümdeyiz. Bu sene yaptığımız transferler Şampiyonlar Ligi’nde önemli maçlar oynadı. Afrika kupası çıktı. Ziyech sakatlandı. Zaha sakatlandı. Öz güven eksikliği bazen değişik şeyler çıkarabiliyor. Benim görevim elimde ne varsa orada en iyisini çıkarabilmek. Bugün de bunu yaptık. Oyuncularımın iyi niyeti var. Sakat sakat oynayanlar var. Kaan yüzde yüz değil. Icardi sahada yüzde 50’siyle oynadı. Yaptıkları fedakarlıklar da Galatasaray’ı başarıya taşıyor. Ben de onlara liderlik yapmak istemiyorum. Dün geniş bir toplantı yaptık. Hem konuştuk hem maç analizi yaptık. Orada beraber yemek yedik. Bugün de oyuncular net bir şekilde bunun karşılığını verdi” açıklamasında bulundu.
“En büyük avantaj tek maçlık haftaya döndük”
Şampiyonluk yolunda her maçın zor olduğunu vurgulayan Okan Buruk, “Hiçbir maçı ayıramıyorum. 5 gün sonra Rizespor ile sahamızda oynayacağız. O maç da zor olacak. En büyük avantaj tek maçlık haftaya döndük. Daha diri daha konsantre bir şekilde maçlara çıkacağız” şeklinde konuştu.
“Mertens örnek bir oyuncu”
Belçikalı futbolcu Dries Mertens için ise Buruk, “Geçen sene ile bu sene arasında önemli bir fark var. Mertens bu tempoya alışmış bir oyuncu. Biz onu ne kadar korumaya çalışsak da oynamaktan büyük zevk alıyor. 85. dakikada geriden galip topu kazanması takıma olan aidiyetini gösteriyor. Çok akıllı bir oyuncu. Taktiksel olarak düşünceleri sahada uygulan bir oyuncu. Takım için, soyunma odası için, dışarısı içinde önemli bir oyuncu. Kişisel olarak da örnek oyunculardan biri” diye konuştu.
Sakatlığı bulunan Fildişi Sahilli futbolcu Serge Aurier hakkında bilgi veren sarı-kırmızılıların teknik direktör, “Yavaş yavaş başlatacağız. 2 gün önce topla başladı. Tam ağrıları geçmedi. Tahminen 1 haftalık bir süreç daha bizi bekliyor. Bir sonraki maç direkt oynayabilecek durumda olacağını zannetmiyorum” ifadelerini kullandı.
“Başa baş giden bir yarış var”
Şampiyonluk yarışında Fenerbahçe ile birlikte kazanarak gittiklerini ifade eden Okan Buruk, “Birbirine çok yakın puanlar. Her maç aynı önemde. İki takım da kısa vadede kazansa da puan kaybetse de kısa vadede bir şey kaybedeceğini düşünmüyorum. Başa baş giden bir yarış. İki takımın da şansı eşit durumda. Bir maça bakan bir şey. Aynı ciddiyeti aynı konsantrasyonu devam ettirmemiz gerekiyor. İstanbul’a çıkamayacağız ama Karagümrük ve Kasımpaşa ile önemli deplasman maçları oynayacağız” dedi.
Kadroda olmayan Portekizli futbolcu Sergio Oliveira’nın bundan sonraki maçlarda kadroda olup, olmayacağı ile ilgili gelen soruya ise Buruk, “Kalan 10 maçta performansa bağlı. Bugün için kadroda düşünmedim. Bundan sonraki maçlar için her oyuncu bizim oynama potansiyeli olan oyuncular. Bugün için kadroda olmasını düşünmedim. Takım içerisinde aidiyetlere ve katkılara bakacağız. Bundan sonraki maçlarda bakacağız” diyerek sözlerini tamamladı. – İSTANBUL
]]>Beşiktaş Teknik Direktörü Fernando Santos:
“Benim için sahaya çıkan 11’in performansı önemli”
“Daha akıcı ve hızlı oynamak zorundayız”
“Portekiz Milli Takımı’nda yapmak istediklerimi burada yapmak istiyorum”
“Aboubakar kendini buraya yüzde 100 ait hissediyor”
“Galatasaray maçına özel plan yapmayacağız”
İSTANBUL – Beşiktaş Teknik Direktörü Fernando Santos, ofansif anlamda akıcı ve hızlı oynamaları gerektiğini söyleyerek, “Beşiktaş her sezon kupa kazanmak için oynar. Bu sene ligde üçüncü olup, Türkiye Kupası’nı almak istiyoruz. Önümüzdeki sezon şampiyonluk yaşamak, Avrupa’da iyi oynayan bir takım kurmak istiyorum” dedi.
Beşiktaş Teknik Direktörü Fernando Santos, Ümraniye Nevzat Demir Tesisleri’nde düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu.
“Takım gelişmeye devam ediyor”
Çalışarak takımı beklenen seviyeye çıkarma gayreti içinde olduklarının altını çizerek sözlerine başlayan Santos, “Bir takım şeyler değişti. Takım gelişmeye devam ediyor. Geleli henüz 2 ay oldu. Yüzde 100 istediğim oyun anlayışı yerleşmedi, bu da çok doğal. Futbol basit bir oyun, gol yemeyin gol atın. Beşiktaş gibi takımlar oyunu domine etmeli, iyi hücum etmeli, iyi savunma yapmalı. Geldiğimizden beri bunu aşılamaya çalışıyoruz. Oyuncular da bunun için çaba sarf ediyor. Hepsi elinden geleni yapıyor. Bizim saygımızı kazandılar. Bir anda bir mantaliteyi oturtmak kolay değil. Oyuncular büyük çaba sarf ediyorlar istediğimiz Beşiktaş’ı ortaya çıkarmak için. Futbol kolektif bir oyun. Bizim beraber oynamayı daha da geliştirmemiz lazım. Büyük takım yüzde 80 kolektif, yüzde 20 bireysel oyunla başarılı olur. Bu yüzde 20’lik kısımda oyuncuların kendi yeteneklerini gösterdiği yerler olabilir. Biz şu an 60 bireysel, 40 kolektifiz. Bunu değiştirmek zorundayız. Futbolcular da bunu değiştirmek için çabalıyor. Beraber oynama alışkanlığı önemli. Bunu yapmak istiyoruz. Bu dediğim seviyeye de geleceğiz” ifadelerini kullandı.
“Benim için sahaya çıkan 11’in performansı önemli”
Portekizli çalıştırıcı, sarı kart cezası nedeniyle Galatasaray müsabakasında görev alamayacak Gedson Fernandes’in eksikliğinin kafasındaki oyunu etkileyip etkilemeyeceğiyle ilgili soruya, “Eksik oynamayacağız, 11 kişi sahada olacağız. Gedson yerine başka biri oynayacak. O da istediklerimi sahaya yansıttığında bir eksiklik olmayacak. Benim için sahaya çıkan 11’in performansı önemli. Benim görevim kolektif olarak takıma odaklanmak ve sahada beraber oynayan güçlü bir grup oluşturmak” cevabını verdi.
Fernando Santos, Tayyip Talha Sanuç’un ise fiziksel olarak henüz hazır olmadığını ama her geçen gün daha iyiye gittiğini söyledi.
“Daha akıcı ve hızlı oynamak zorundayız”
69 yaşındaki teknik adam, ofansif olarak topu hızlı döndüremediklerine dikkat çekerek, “Daha akıcı ve hızlı oynamak zorundayız. Hücumda hedef odaklı oynamak zorundayız. Bazen geriye çok oynuyoruz. Pas hatası yaptığımız zamanlar da oluyor. Geriye bakınca iyi bir aşamaya geliyoruz. Benim istediğim aşamaya henüz gelmedik. Bunun için oyuncular da çabalıyor. Rakip ceza sahasına çok fazla giremediğimizi düşünüyorum. Bundan takıma, oyunculara da bahsediyoruz. Organize hücum değil de direkt topu ileri atma alışkanlığı görüyorum. Defansif olarak pozitif sinyaller var, gelişiyoruz. Türkiye’de çok fazla adam adama baskı yapılıyor. Bir stoper rakibin forvetini rakip takımın ceza sahasına kadar kovalayabiliyor. Ben ön alan presinde alan savunmasını tercih ediyorum. Bu anlamda da eksiklerimiz var. Çok agresif değiliz, ikili mücadele alamıyoruz. Rakip baskımızdan kolay çıkabiliyor bazen. Bu anlamda da iyiye gideceğiz. Kazanmak ve kazanma alışkanlığı önemli. Oyuncular da bu alışkanlıkla daha iyiye gidiyor. Taraftar da daha gollü futbol görmek istiyor. Bu zaten Beşiktaş’ın DNA’sında var. Adım adım gidiyoruz. Gol yemeden kazanmaya devam etmek zorundayız. Hücum olarak istediklerimin yüzde 50’sini yansıttığımızı söyleyebilirim. Fazla bireyseliz. Bu yüzden oyuncu topla çok fazla alan kat etmeye çalışıyor. Koşuyor ve yoruluyor. Bir top ve kaleci hariç 10 oyuncu var. Top bizdeyken sürekli oyuncuların aralara girmesi ve opsiyon göstermesi gerekiyor. Topu alan ya ayağına atıyor ya da kanada atıyor. Böyle olunca topu döndüremiyoruz. Top bizdeyken durağan oynuyoruz. Top kontrolünde sırtımız kaleye dönük kontrol etme alışkanlığımız var. Hedefimiz rakip kale. Oyuncularıma da bunu söylüyorum. Topu ilk kontrolde geriyi düşünmemiz bir alışkanlık bunu idmanlarda değiştireceğiz. İyi organize olmadığımızda topu kaybedince takım boyu uzamış oluyor. Çok fazla geriye koşmak zorunda kalıyoruz ve yoruluyoruz. Beşiktaş’ın oyunu kontra atak oyunu değil. 10 günden beri tüm takım beraber çalışıyoruz. Topu döndürmek ve hızlı oynamak için beraber olmamız gerekiyor. Oyuncularımın bunu yapmak istediğini biliyorum. İdmanlarda bazen istediğim gibi yapıyorlar ama maça yansımayabiliyor. İstediğimi sahaya yansıtmak benim için en önemlisi. Biraz sabır lazım. Defansif olarak çok çok iyi değiliz ama iyiyiz. Orada bazı şeyleri oturttuk. İstediklerimizin yüze 70’indeyiz. Oyuncular farklı mantaliteye alışmak zorunda. Top bizdeyken daha fazla çözüm üretmeliyiz. Bunu da düzelteceğiz” şeklinde konuştu.
“Portekiz Milli Takımı’nda yapmak istediklerimi burada yapmak istiyorum”
Taraftardan biraz daha sabır beklediğini aktaran Santos, “Postacı gibi oynuyoruz. Önemli olan topla koşup takım arkadaşına vermekten ziyade topu pas olarak aktarmamız gerekiyor. Portekiz Milli Takımı’nda yapmak istediklerimi burada yapmak istiyorum. Bunun için sabır gerekiyor. Bu uzun yıllar alacak bir zaman değil. Gelişme kat ettik. Bunu idmanları yapa yapa daha iyi hale getireceğiz” cümlelerine yer verdi.
“Aboubakar kendini buraya yüzde 100 ait hissediyor”
Vincent Aboubakar’ın fiziksel olarak kötü durumda olmadığını belirten Portekizli teknik direktör, “Fiziksel olarak kötü olsa maç listesinde olmazdı. Kadroda olmayan oyuncu hazır değildir. Buraya yüzde 100 ait hissediyor kendini. Benim gördüğüme göre burada bir sıkıntı yok. Oyuncuları maç kadrosuna alırken en önemsediğim nokta kafasının ve kalbinin burada olması. Bu açıdan da kadroya giren her oyuncu yüzde 100 buradadır” diye konuştu.
“Beşiktaş her sezon kupa kazanmak için oynar”
Gelecek sezon hedefini şampiyonluk olarak belirlediklerini sözlerine ekleyen Fernando Santos, “Taraftarın Beşiktaş’tan ne istediğini biliyorum. Beşiktaş her sezon kupa kazanmak için oynar. Ben de bir taraftardım. Taraftarlığın ne olduğunu biliyorum. Benim hayalimle bunlar benzerlik gösteriyor. Bu sene ligde üçüncü olup kupayı almak istiyoruz. Önümüzdeki sezon şampiyonluk yaşamak, Avrupa’da iyi oynayan bir takım kurmak istiyorum. Bu anlamda şu an için iyiye gittiğimizi biliyorum. Şimdiden önümüzdeki yılın planlamasına yönetimle başladık. Bu biraz zor olacak. Yabancı sınırı 12’ye inecek. Çok fazla Türk oyuncu ihtiyacımız olacak. Bu planlar kolay iş değil. Bunun için yönetimle beraber çalışıyoruz. Beşiktaş’ı çok sağlam bir temele oturtmamız gerekiyor. Herkesin istediği güçlü oynayan şampiyonluklar yaşayan takımı oluşturmak için çalışıyoruz” şeklinde konuştu.
Santos, İstanbul’u çok sevdiğini de kaydederek, “İstanbul’a daha önce de turist olarak gelmiştim. İstanbul’u çok seviyorum. Tek sıkıntısı can sıkıcı trafiği. Buna da alışacağız. Hocalarım da seviyor İstanbul’u. Deniz manzarası olan bir apartman dairesinde kalıyorum. Burada yaşamak çok güzel. Taraftarımız çok iyi, çok tutkulu. Onları çok seviyorum. Takıma destek oluyorlar. Onlardan rica ediyorum, maç esnasında oyuncularımızı maç oynanırken çok fazla eleştirmesek iyi olur. Hepsinin desteğe ihtiyacı var” değerlendirmesinde bulundu.
“Türk Milli Takımı’nı iyi tanıyorum”
A Milli Futbol Takımı’nın, Avrupa Şampiyonası’nda ülkesi Portekiz’le rakip olduğunun hatırlatılması üzerine deneyimli teknik direktör, “Türk Milli Takımı’nı iyi tanıyorum. Dünya Kupası öncesinde Türkiye bize Portekiz’le oynarken zorluk çıkarmıştı. İnanılmaz iyi oyuncular var. Çok güçlü orta sahası var. Defansif olarak da iyiler. Portekiz olarak 2016 Avrupa Şampiyonası ve Uluslar Ligi’ni kazanmıştık. Favori 6-7 takımdan sonra sürpriz yapmaya en yakın takım Türkiye. Çok iyi bir takım ve iyi bir hocası var” dedi.
Türk futbolundaki altyapı sorununa da dikkat çeken Fernando Santos, “2002 yılında Türk Milli Takımı’yla Portekiz Milli Takım’ı arasında çok ciddi fark yoktu. Futbollarının seviyesi benzerdi. Portekiz o yıllardan beri inanılmaz bir altyapı yatırımı yaptı ve sistem kurdu. Türkiye’de değişmesi gereken şeylerden biri birçok alt yaş ligleri var. Türkiye’de sadece U19 var. Tayyip fiziksel olarak iyi olmadığı için oynamıyor. Ben bu oyuncuyu nerede oynatacağım. U23 olsa bu oyuncuyu orada değerlendirebilirim. Altyapıda çok iyi oyuncular geliyor. Çok yetenekli oyuncular var. Çocuk belli bir aşamaya geliyor ve oraya geldikten sonra Beşiktaş’ta oynayamıyor. ya kiralık vereceksiniz ya da U19 var” ifadelerini kullandı.
“Galatasaray maçına özel plan yapmayacağız”
Son olarak Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında 3 Mart Pazar günü Tüpraş Stadyumu’nda oynayacakları Galatasaray müsabakasıyla ilgili gelen bir soruya deneyimli teknik adam, “Galatasaray maçına özel plan yapmayacağız. Rakibi analiz ediyoruz. Önemli olan bizim nasıl oynayacağımız. Rakipten bağımsız bir anlayış oturtmak istiyoruz. Herkes kazanmak istiyor Galatasaray maçını. Oyuncularımız istediklerimizin ne kadarını sahaya yansıtacak bu da çok önemli. İyi defans yapan iyi hücum yapan bir takım görecek taraftarlar” cevabını verdi.
]]>Beşiktaş Teknik Direktörü Fernando Santos, Ümraniye Nevzat Demir Tesisleri’nde düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu.
“Takım gelişmeye devam ediyor”
Çalışarak takımı beklenen seviyeye çıkarma gayreti içinde olduklarının altını çizerek sözlerine başlayan Santos, “Bir takım şeyler değişti. Takım gelişmeye devam ediyor. Geleli henüz 2 ay oldu. Yüzde 100 istediğim oyun anlayışı yerleşmedi, bu da çok doğal. Futbol basit bir oyun, gol yemeyin gol atın. Beşiktaş gibi takımlar oyunu domine etmeli, iyi hücum etmeli, iyi savunma yapmalı. Geldiğimizden beri bunu aşılamaya çalışıyoruz. Oyuncular da bunun için çaba sarf ediyor. Hepsi elinden geleni yapıyor. Bizim saygımızı kazandılar. Bir anda bir mantaliteyi oturtmak kolay değil. Oyuncular büyük çaba sarf ediyorlar istediğimiz Beşiktaş’ı ortaya çıkarmak için. Futbol kolektif bir oyun. Bizim beraber oynamayı daha da geliştirmemiz lazım. Büyük takım yüzde 80 kolektif, yüzde 20 bireysel oyunla başarılı olur. Bu yüzde 20’lik kısımda oyuncuların kendi yeteneklerini gösterdiği yerler olabilir. Biz şu an 60 bireysel, 40 kolektifiz. Bunu değiştirmek zorundayız. Futbolcular da bunu değiştirmek için çabalıyor. Beraber oynama alışkanlığı önemli. Bunu yapmak istiyoruz. Bu dediğim seviyeye de geleceğiz” ifadelerini kullandı.
“Benim için sahaya çıkan 11’in performansı önemli”
Portekizli çalıştırıcı, sarı kart cezası nedeniyle Galatasaray müsabakasında görev alamayacak Gedson Fernandes’in eksikliğinin kafasındaki oyunu etkileyip etkilemeyeceğiyle ilgili soruya, “Eksik oynamayacağız, 11 kişi sahada olacağız. Gedson yerine başka biri oynayacak. O da istediklerimi sahaya yansıttığında bir eksiklik olmayacak. Benim için sahaya çıkan 11’in performansı önemli. Benim görevim kolektif olarak takıma odaklanmak ve sahada beraber oynayan güçlü bir grup oluşturmak” cevabını verdi.
Fernando Santos, Tayyip Talha Sanuç’un ise fiziksel olarak henüz hazır olmadığını ama her geçen gün daha iyiye gittiğini söyledi.
“Daha akıcı ve hızlı oynamak zorundayız”
69 yaşındaki teknik adam, ofansif olarak topu hızlı döndüremediklerine dikkat çekerek, “Daha akıcı ve hızlı oynamak zorundayız. Hücumda hedef odaklı oynamak zorundayız. Bazen geriye çok oynuyoruz. Pas hatası yaptığımız zamanlar da oluyor. Geriye bakınca iyi bir aşamaya geliyoruz. Benim istediğim aşamaya henüz gelmedik. Bunun için oyuncular da çabalıyor. Rakip ceza sahasına çok fazla giremediğimizi düşünüyorum. Bundan takıma, oyunculara da bahsediyoruz. Organize hücum değil de direkt topu ileri atma alışkanlığı görüyorum. Defansif olarak pozitif sinyaller var, gelişiyoruz. Türkiye’de çok fazla adam adama baskı yapılıyor. Bir stoper rakibin forvetini rakip takımın ceza sahasına kadar kovalayabiliyor. Ben ön alan presinde alan savunmasını tercih ediyorum. Bu anlamda da eksiklerimiz var. Çok agresif değiliz, ikili mücadele alamıyoruz. Rakip baskımızdan kolay çıkabiliyor bazen. Bu anlamda da iyiye gideceğiz. Kazanmak ve kazanma alışkanlığı önemli. Oyuncular da bu alışkanlıkla daha iyiye gidiyor. Taraftar da daha gollü futbol görmek istiyor. Bu zaten Beşiktaş’ın DNA’sında var. Adım adım gidiyoruz. Gol yemeden kazanmaya devam etmek zorundayız. Hücum olarak istediklerimin yüzde 50’sini yansıttığımızı söyleyebilirim. Fazla bireyseliz. Bu yüzden oyuncu topla çok fazla alan kat etmeye çalışıyor. Koşuyor ve yoruluyor. Bir top ve kaleci hariç 10 oyuncu var. Top bizdeyken sürekli oyuncuların aralara girmesi ve opsiyon göstermesi gerekiyor. Topu alan ya ayağına atıyor ya da kanada atıyor. Böyle olunca topu döndüremiyoruz. Top bizdeyken durağan oynuyoruz. Top kontrolünde sırtımız kaleye dönük kontrol etme alışkanlığımız var. Hedefimiz rakip kale. Oyuncularıma da bunu söylüyorum. Topu ilk kontrolde geriyi düşünmemiz bir alışkanlık bunu idmanlarda değiştireceğiz. İyi organize olmadığımızda topu kaybedince takım boyu uzamış oluyor. Çok fazla geriye koşmak zorunda kalıyoruz ve yoruluyoruz. Beşiktaş’ın oyunu kontra atak oyunu değil. 10 günden beri tüm takım beraber çalışıyoruz. Topu döndürmek ve hızlı oynamak için beraber olmamız gerekiyor. Oyuncularımın bunu yapmak istediğini biliyorum. İdmanlarda bazen istediğim gibi yapıyorlar ama maça yansımayabiliyor. İstediğimi sahaya yansıtmak benim için en önemlisi. Biraz sabır lazım. Defansif olarak çok çok iyi değiliz ama iyiyiz. Orada bazı şeyleri oturttuk. İstediklerimizin yüze 70’indeyiz. Oyuncular farklı mantaliteye alışmak zorunda. Top bizdeyken daha fazla çözüm üretmeliyiz. Bunu da düzelteceğiz” şeklinde konuştu.
“Portekiz Milli Takımı’nda yapmak istediklerimi burada yapmak istiyorum”
Taraftardan biraz daha sabır beklediğini aktaran Santos, “Postacı gibi oynuyoruz. Önemli olan topla koşup takım arkadaşına vermekten ziyade topu pas olarak aktarmamız gerekiyor. Portekiz Milli Takımı’nda yapmak istediklerimi burada yapmak istiyorum. Bunun için sabır gerekiyor. Bu uzun yıllar alacak bir zaman değil. Gelişme kat ettik. Bunu idmanları yapa yapa daha iyi hale getireceğiz” cümlelerine yer verdi.
“Aboubakar kendini buraya yüzde 100 ait hissediyor”
Vincent Aboubakar’ın fiziksel olarak kötü durumda olmadığını belirten Portekizli teknik direktör, “Fiziksel olarak kötü olsa maç listesinde olmazdı. Kadroda olmayan oyuncu hazır değildir. Buraya yüzde 100 ait hissediyor kendini. Benim gördüğüme göre burada bir sıkıntı yok. Oyuncuları maç kadrosuna alırken en önemsediğim nokta kafasının ve kalbinin burada olması. Bu açıdan da kadroya giren her oyuncu yüzde 100 buradadır” diye konuştu.
“Beşiktaş her sezon kupa kazanmak için oynar”
Gelecek sezon hedefini şampiyonluk olarak belirlediklerini sözlerine ekleyen Fernando Santos, “Taraftarın Beşiktaş’tan ne istediğini biliyorum. Beşiktaş her sezon kupa kazanmak için oynar. Ben de bir taraftardım. Taraftarlığın ne olduğunu biliyorum. Benim hayalimle bunlar benzerlik gösteriyor. Bu sene ligde üçüncü olup kupayı almak istiyoruz. Önümüzdeki sezon şampiyonluk yaşamak, Avrupa’da iyi oynayan bir takım kurmak istiyorum. Bu anlamda şu an için iyiye gittiğimizi biliyorum. Şimdiden önümüzdeki yılın planlamasına yönetimle başladık. Bu biraz zor olacak. Yabancı sınırı 12’ye inecek. Çok fazla Türk oyuncu ihtiyacımız olacak. Bu planlar kolay iş değil. Bunun için yönetimle beraber çalışıyoruz. Beşiktaş’ı çok sağlam bir temele oturtmamız gerekiyor. Herkesin istediği güçlü oynayan şampiyonluklar yaşayan takımı oluşturmak için çalışıyoruz” şeklinde konuştu.
Santos, İstanbul’u çok sevdiğini de kaydederek, “İstanbul’a daha önce de turist olarak gelmiştim. İstanbul’u çok seviyorum. Tek sıkıntısı can sıkıcı trafiği. Buna da alışacağız. Hocalarım da seviyor İstanbul’u. Deniz manzarası olan bir apartman dairesinde kalıyorum. Burada yaşamak çok güzel. Taraftarımız çok iyi, çok tutkulu. Onları çok seviyorum. Takıma destek oluyorlar. Onlardan rica ediyorum, maç esnasında oyuncularımızı maç oynanırken çok fazla eleştirmesek iyi olur. Hepsinin desteğe ihtiyacı var” değerlendirmesinde bulundu.
“Türk Milli Takımı’nı iyi tanıyorum”
A Milli Futbol Takımı’nın, Avrupa Şampiyonası’nda ülkesi Portekiz’le rakip olduğunun hatırlatılması üzerine deneyimli teknik direktör, “Türk Milli Takımı’nı iyi tanıyorum. Dünya Kupası öncesinde Türkiye bize Portekiz’le oynarken zorluk çıkarmıştı. İnanılmaz iyi oyuncular var. Çok güçlü orta sahası var. Defansif olarak da iyiler. Portekiz olarak 2016 Avrupa Şampiyonası ve Uluslar Ligi’ni kazanmıştık. Favori 6-7 takımdan sonra sürpriz yapmaya en yakın takım Türkiye. Çok iyi bir takım ve iyi bir hocası var” dedi.
Türk futbolundaki altyapı sorununa da dikkat çeken Fernando Santos, “2002 yılında Türk Milli Takımı’yla Portekiz Milli Takım’ı arasında çok ciddi fark yoktu. Futbollarının seviyesi benzerdi. Portekiz o yıllardan beri inanılmaz bir altyapı yatırımı yaptı ve sistem kurdu. Türkiye’de değişmesi gereken şeylerden biri birçok alt yaş ligleri var. Türkiye’de sadece U19 var. Tayyip fiziksel olarak iyi olmadığı için oynamıyor. Ben bu oyuncuyu nerede oynatacağım. U23 olsa bu oyuncuyu orada değerlendirebilirim. Altyapıda çok iyi oyuncular geliyor. Çok yetenekli oyuncular var. Çocuk belli bir aşamaya geliyor ve oraya geldikten sonra Beşiktaş’ta oynayamıyor. ya kiralık vereceksiniz ya da U19 var” ifadelerini kullandı.
“Galatasaray maçına özel plan yapmayacağız”
Son olarak Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında 3 Mart Pazar günü Tüpraş Stadyumu’nda oynayacakları Galatasaray müsabakasıyla ilgili gelen bir soruya deneyimli teknik adam, “Galatasaray maçına özel plan yapmayacağız. Rakibi analiz ediyoruz. Önemli olan bizim nasıl oynayacağımız. Rakipten bağımsız bir anlayış oturtmak istiyoruz. Herkes kazanmak istiyor Galatasaray maçını. Oyuncularımız istediklerimizin ne kadarını sahaya yansıtacak bu da çok önemli. İyi defans yapan iyi hücum yapan bir takım görecek taraftarlar” cevabını verdi. – İSTANBUL
]]>TFF 2. Lig Kırmızı Grup’ta şampiyonluk mücadelesi veren ve ligin ikinci yarısına istediği gibi başlayamayan Kastamonuspor, yeni hocası Fırat Gül’ün nezaretinde hafta sonu karşılaşacağı Denizlispor maçının hazırlıklarını sürdürüyor. İsmail Dikmenli Tesisleri’nde taktiksel ağırlıklı gerçekleştirilen idmanda hafta sonu Menemen FK karşısında alınan galibiyet sonrasında oyuncuların neşeli tavırları dikkatlerden kaçmadı. Kastamonuspor’un Teknik Direktörü Fırat Gül ise, sık sık oyuncularıyla toplantılar yaparak yeni oyun planlarından bahsederken, antrenmanlarda da istediği oyun taktiklerini çalıştırdığı görüldü.
Yeni hocası Fırat Gül ile çıktığı ilk karşılaşmada Menemen FK’yi 1-0 yenerek galibiyete ulaşan Kastamonuspor, Denizli Atatürk Stadyumu’nda 2 Mart Cumartesi günü saat 14.00’da karşılaşacağı Denizlispor’u da yenerek, galibiyet serisini sürdürmek istiyor.
“Menemen’i sahamızda yenerek lige tekrar tutunduk”
Menemen FK’yi yenerek ligde liderlik noktasında önemli bir galibiyet elde ettiklerini söyleyen Kastamonuspor Teknik Direktörü Fırat Gül, “Kritik bir dönemde takımın başına geldik. Menemen maçı bizlerin kırılma maçlarından bir tanesiydi. Çünkü liderlik mücadelesinde üstümüzde bulunan takımlarla bir anda puan farkı açılıp kopabilirdik. O yüzden bütün stratejimiz maçı kazanma üzerine kurulu oldu. Oyunun hem savunma hem de hücum tarafında tamamıyla duran toplar dahil maçı kazanma üzerine bir strateji ile çıktık. Çünkü Menemen maçının bizleri tekrar dirilteceğine inandık. Şu anda 7 puanlık bir avantajımız yok. Bu avantajımızı kaybetmiş durumdayız. Menemen’i sahamızda yenerek lige tekrar tutunduk, kupanın bir tarafından tekrar tuttuk. İnşallah sezon sonunda da istediğimiz hedefe ulaşacağız. Oyuncularımızın bu stratejiye olan uyumları, taktiksel anlamda sadakati, sahaya getirmiş oldukları coşkulu ruhu, bunların hepsi bizleri galibiyete taşıyan noktaydı. Bazen maçları kazanabilirsiniz bazen de kaybedebilirsiniz ama bu ruhtan vazgeçemezsiniz. İnşallah bizleri hedefe götürecek olan da bu diye düşünüyorum” dedi.
“Nasıl kazanılması gerekiyorsa o şekilde oynayıp galibiyete ulaşacağız”
Denizlispor’u da yenerek galibiyet serisini sürdürmek istediklerini belirten Gül, “Denizli takımı genç, dinamik, tecrübeli bir takım. İyi mücadele ediyorlar. Gayretli oynuyorlar, tabii ki bazen şanssız goller de yiyebilen bir takım. Rakibi kim olursa olsun direnebilen bir takım, play-off oynayan bazı takımlar Denizli deplasmanında takıldılar. Bizim için zor bir maç olacak. Kolay değil, hiçbir maç oynamadan kazanılmıyor. Bizler bu maçta da nasıl kazanılması gerekiyorsa o şekilde oynayıp galibiyete ulaşacağız” diye konuştu.
“Daha sıkı çalışıp, takımıma katkı sağlamayı çok istiyorum”
Takıma katkı sağlamayı istediğini belirten Kastamonuspor’un forvet oyuncusu Yusuf Türk ise, “Bizler için Menemen FK maçı çok önemliydi. Bu karşılaşmadan üç puan aldığımız için mutluyuz. İlk devreyi 7 puan önde kapatmıştık ama maalesef ikinci devre biraz skor bulmakta güçlük çektik. Puan tablosunda geriye düştük ama ben, hem takım arkadaşlarıma hem de hocalarıma inanıp güveniyorum. Bir seri yakalayıp, bu haftadan itibaren tekrardan liderliği geri alacağımıza inanıyorum. Birkaç haftadır gol atamıyorum. Performansımda şu anda kendi açımdan bir düşüklük olduğunu hissediyorum ama daha sıkı çalışıp, ilk yarıdaki formumu yakalayıp, takımıma katkı sağlamayı çok istiyorum” şeklinde konuştu.
“Sezon sonunda şampiyon Kastamonuspor olacak”
Liderlik noktasında yarışta olduklarını ve Menemen FK maçıyla bunu da gösterdiklerini anlatan Timur Temeltaş da, “İkinci yarı itibariyle kötü bir gidişatımız oldu. İyi bir avantaj elde etmiştik, 7 puanlık bir avantajımız vardı, bunu kaybettik ama futbolda olabilecek şeyler bunlar. Önemli olan bunları toparlamak ve dersler çıkarmak. Futbol acımasız bir oyun, son düdüğe kadar, son maça kadar hiçbir şey ilan edilmemiş. Bunu maalesef acı bir şekilde tattık ama geride kalmış hikayeler bunlar artık. Yeni hocamızla birlikte çıkışa geçmek istedik. Bunun için de Menemen FK maçını hedef belirledik. Bu maçı da güzel bir şekilde oyun ortaya koyarak yendiğimizi düşünüyorum. Tüm takım arkadaşlarımı tebrik ediyorum, gerçekten çok güzel ve önemli bir galibiyet elde ettik. Hem kendimize hem de şehrimize yeniden coşkuyu, istek ve arzuyu tekrardan kattığımızı düşünüyorum. Önümüzde daha çok zorlu maçlar var, zorlu bir periyoda gireceğiz. Hafta içinde ve hafta sonlarında zorlu maçlar oynayacağız. Herkese bu karşılaşmalarda ihtiyacımız olacak, bunu da hocamız toplantıda dile getirdi. Önümüz açık, bizler yarışta varız. Menemen maçında bunu net bir şekilde gösterdiğimizi düşünüyorum. Sezon sonunda şampiyon Kastamonuspor olacak inşallah. Bundan kimsenin şüphesi olmasın” ifadelerini kullandı. – KASTAMONU
]]>Bu hafta; Masal (Yeni Çocuk Oyunu), Savaş ve Barış, Gidiş Dönüş Moskova (Retro), Kuğunun Şarkısı, Yaşamak mı Yoksa Ölmek mi, Ay, Carmela!, Maviydi Bisikletim, Bir Halk Düşmanı, Sivrisinekler, Geçit, Benim Küçük Yıldızım, Bekçi ile Postacı, Herkes Sihirbaz Olacak, Bir Gün Ayakkabımın Teki, Bir Gece Masalı, Çöpsüz Dünya adlı oyunlarımız seyirciyle buluşacak.
İstanbul Şiirle Buluşuyor: “Ben Nergisten Sorumluydum” (Gülten Akın)
Gülten Akın’ın yazdığı şiirlerin evreninde, Emre Koyuncuoğlu’nun uyarlayıp yönettiği etkinlikte Radife Baltaoğlu, Sevil Akı, Yeşim Koçak, Işıl Zeynep Karaalp, Şirin Asutay, Ebru Üstüntaş, Elvan Boran rol alıyor. Etkinlik, 3 Mart 2024 tarihinde saat 18.00’de Müze Gazhane Meydan Sahne’de.
Bu Haftanın Programı (28 Şubat-3 Mart 2024)
MASAL (5+Yaş) (Yeni Çocuk Oyunu)
Hakkından ve ihtiyacından fazla yiyeceği çalarak açlığa sebep olan yemek hırsızı ve işbirlikçisine karşı üç çocuk fantastik bir yolculuğa çıkar. Birçok engelin aşıldığı yolculuk sürecinde bireysellikten birlikte hareket etmeye, yardımlaşma ve adaletli paylaşıma kadar çocukların düşünce ve eylemleri değişir. Açlığın tüm çocuklar için yaşamsal bir sorun olduğunu fark eden çocuklar, açgözlü yemek hırsızı ve işbirlikçisine karşı mücadeleyi büyütür. Eftal Gülbudak’ın yazıp yönettiği oyunda Ceren Hacımuratoğlu, Ercan Demirhan, Yeliz Şatıroğlu, Onur Şirin, Serkan Bozkurt rol alıyor. Oyun, 3 Mart 2024 tarihinde Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.
SAVAŞ VE BARIŞ
1805 ve 1820 arasında geçen, tarihsel bir anlatı özelliği de taşıyan “Savaş ve Barış” Napolyon’un 1812’de Rusya’yı işgalinin hemen öncesinde hayatları tümüyle değişen Rus aristokrasisini konu edinir. Bir yanda aşk ilişkileri, aile ve salon hayatını anlatılırken, savaş ve savaşın geri dönülemez yıkımı da devam etmektedir. Savaş ve Barış, birçok yönüyle bir tarih anlatısının özelliklerini taşırken, aynı zamanda yaşama, inançlara, insanın yaşama amacına dair felsefi düşünceleri barındıran, politik ve sosyolojik çıkarımların yer aldığı destansı bir eserdir.
Savaş ve muharebelerin, Napolyon ve Kutuzov gibi tarihi şahsiyetlerin arka fonu oluşturduğu oyunda, aşk hikayeleri, kişisel zaaflar, aile içi çatışmalar ve kayıplar toplumun genelinden oyundaki her bir karaktere kadar uzanan bir panorama oluşturur.
Lev Tolstoy’un yazdığı, Eva Mahkovic’in uyarladığı, Aslı Önal’ın çevirdiği, Aleksandar Popovski’nin yönettiği oyunda Ayşegül İşsever, Berfin Berber, Can Başak, Defne Gürmen Yüksel, Deran Özgen, Dilara Demirdüzen, Doğan Altınel, Ersin Bağcıoğlu, İlker Sami Kılıç, İpek Uğuz, Levent Üzümcü, Melisa Demirhan, Mesut Çırak, Murat Bavli, Mutlu Güney, Nevzat Sinan Taştan, Ogeday Erkut, Osman Kaba, Salih Şimşek, Sefa Turan, Taha Karakaş, Yağmur Topçu rol alıyor. Oyun, 28 Şubat-2 Mart 2024 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.
GİDİŞ DÖNÜŞ MOSKOVA (RETRO)
Eşinin ölümünden sonra Moskova’da kızı ve damadının yanında yaşamaya başlayan Nikolai Mihayloviç Çmutin, sakin ve huzurlu bir yaşam sürmek umuduyla köyüne gitmek istemektedir. Babasının köyde tek başına yaşayamayacağını düşünen kızı Ludmilla ve bir türlü anlaşamadığı damadı Leonid ise onu evlendirme planları yapmaktadır. Leonid, Çmutin’in birini eş olarak seçmesini umut ederek üç yalnız kadını eve davet eder. Üç gelin adayının da aynı anda eve gelmesiyle planlar karışacaktır.
Alexander Galin’in yazdığı, Hale Kuntay’ın çevirdiği, Engin Gürmen’in yönettiği oyunda Aybar Taştekin, Ayşe Nurseli Tırışkan Akpınar, Esra Ülger, Hikmet Körmükçü, Mahperi Mertoğlu, Zihni Göktay rol alıyor. Oyun, 28 Şubat-2 Mart 2024 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.
KUĞUNUN ŞARKISI
Anton Çehov’un tek perdelik kısa oyunlarından biri olan Kuğunun Şarkısı’nda, yaşlı ve yalnız bir aktörün geçmişiyle yüzleşmesine, hayatını sorgulamasına, pişmanlıklarına ve aradan geçen onca yıla rağmen, hala, hayatta en iyi yaptığı şeye, aktörlüğe tutunmaya çalışmasına tanık oluyoruz.
Oyunda, insan doğasının gizli özlemlerini, öfkelerini ve tutkularını yansıtan önemli bir Çehov karakteri olarak karşımızda duran Svetlevidov’un anılarında yeniden canlanan Shakespeare’nin seçme tiradları, izleyenleri de oyuncunun geçmişine doğru bir yolculuğa çıkarıyor.
Alkışlar, tebrikler, aşklar ve şöhretin sarhoşluğuyla, yaşamı boyunca mutluluğu ve hayatın anlamını arayan Svetlevidov, geride bıraktığı onca hayal kırıklığına ve çektiği bütün sıkıntılara rağmen, sahnede ölümü bekliyor olduğu gerçeğinin önünde bile başını eğmeden durmaya devam ediyor.
Bora Seçkin’in yönettiği oyunda Bora Seçkin, Ertan Kılıç, Naşit Özcan, Yeliz Şatıroğlu rol alıyor. Oyun, 28 Şubat-2 Mart 2024 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.
YAŞAMAK MI, YOKSA ÖLMEK Mİ
1939 yılı, Polonya’nın Nazi birliklerince işgalinin hemen öncesi. Varşova’da bir tiyatroda Hitler karşıtı bir oyunun provaları sürmektedir. Oyun siyasi sebeplerle yasaklanarak yerine Hamlet konulur. Almanların Polonya’yı işgali üzerine tiyatro kapanır. İşsiz kalan oyuncular, bir Alman casusunun engellenmesi için çalışırlar. Provasını yaptıkları oyun sayesinde, Nazilerin kılığına girer ve zaman zaman umutsuzlaşan ve gitgide çetrefilleşen bir savaşı sürdürürler.
Nick Whitby’nin yazdığı, Yücel Erten’in çevirdiği, Hüseyin Köroğlu’nun yönettiği oyunda Şenay Saçbüker, Hüseyin Köroğlu, Kutay Kırşehirlioğlu, Bahtiyar Engin, Vildan Türkbaş, İrem Arslan, Emre Narcı, Volkan Ayhan, Emre Şen, Ümit Bülent Dinçer, Tarık Köksal, Deniz Yeşil Mavi, Erkan Akkoyunlu, Özge Kırdı, Orçun Tekelioğlu, Rüzgar Aşıkoğlu, Özgür Ali Kuruçay rol alıyor. Oyun, 28 Şubat-2 Mart 2024 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde.
AY, CARMELA!
İspanya’da Milliyetçiler ve Cumhuriyetçiler arasında geçen iç savaş dönemini anlatan oyunda, iki varyete oyuncusu Carmela ve Paulino, Franco önderliğindeki Milliyetçiler tarafından rehin alınır. Belçite şehrinin işgalini kutlayan Milliyetçiler tarafından istemedikleri bir gösteriye zorlanırlar. Bu zorlamanın sonucunda içinde bulundukları savaşı, “gösteri yapılmalı mı, yapılmamalı mı?” sorusuyla sanatı ve sanatçıyı sorgulamaları, işleri gereği güldürmeyi, eğlendirmeyi hedefleyen bu iki oyuncunun isyanları, gelgitleri, kayıpları anlatılır. Jose Sanchis Sinisterra’nın yazdığı, Yalçın Baykul’un çevirdiği, Naşit Özcan’ın yönettiği oyunda, Ada Alize Ertem, Çağatay Palabıyık, Erkan Akkoyunlu rol alıyor. Oyun, 28 Şubat-2 Mart tarihleri arasında Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.
MAVİYDİ BİSİKLETİM
İlk gençlik yıllarını geçirdiği İzmir’e duyduğu özlemin ve ilk aşkının izinden giden bir adamın, anılarına yaptığı bu yolculuk, bizi 1950’lerin İzmir’inden günümüze taşıyor. Dinçer Sümer’in yazdığı Ersin Umulu’nun yönettiği oyunda Çağrı Büyüksayar rol alıyor. Oyun, 28 Şubat-2 Mart 2024 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde.
BİR HALK DÜŞMANI
Kentin yegane gelir kaynağı olan kaplıcalarla ilgili araştırmasından şüphelerini haklı çıkartan bir sonuç alan Dr. Stockman’ın mücadelesi, Ibsen’in güçlü kalemiyle, “halkın yararı” sayılan şeyin, çıkar prizmasında şekil değiştirmesini anlatan bir “mesel”e dönüşüyor.
Henrik Ibsen’in yazdığı, Dilek Başak Carelius’un çevirdiği, Orhan Alkaya’nın yönettiği oyunda Barış Çağatay Çakıroğlu, Burçak Çöllü, Cem Baza, Derya Yıldırım, Gökhan Mete, Hakan Arlı, Hazal Uprak, Mert Tanık, Müge Akyamaç, Rahmi Elhan, Tankut Yıldız rol alıyor. Oyun, 28 Şubat-2 Mart 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.
SİVRİSİNEKLER
Alice, Cenevre’de Higgs Bozonu’nun varlığını kanıtlamak için yapılan “Büyük Hadron Çarpıştırıcısı” projesinde çalışan bir bilim insanıdır. Kendisi gibi bilim insanı olan kocası, çocukları Luke küçükken ortadan kaybolmuştur ve bu onların hayatındaki kara deliktir. Lucy Kirkwood’un yazdığı, Ali Gökmen Altuğ’un yönettiği oyunda Ayşin Atav, Yeliz Gerçek, Senan Kara, Özgür Dereli, Ahhan Şener, Pınar Demiral, Volkan Öztürk, Ümran İnceoğlu, Pınar Pamuk rol alıyor. Oyun, 28 Şubat-2 Mart 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.
GEÇİT
Çıktıkları yolculukta dağ başında mola veren bir ağa ve maraba, saklandıkları yerden kontrol noktasını izlerler. İki kişi arasındaki ilişki aslında insanlığın varlığından beri mücadele ettiği mülkiyetçilik ve ezen-ezilenlerin hikayesinin özeti gibidir.
Cem Düzova’nın yazdığı Nihat Alpteki’nin yönettiği oyunda Gürol Güngör, Hasip Tuz rol alıyor. Oyun, 2 Mart 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.
BENİM KÜÇÜK YILDIZIM (3+ Yaş)
Bir gün bir yıldız kayar… Gökyüzünden… Küçük kız onun peşine düşer… Belki gözündeki yıldıza ulaşamaz; ama bir yıldız şarkıcı kargaya, tavuklar için bir Yıldız gibi pırıl pırıl parlayan bir mısır tanesine, her nefes aldıkça bir yıldız parıldayan ateş böceğine rastlar… Hepsiyle arkadaş olur… Sonunda gerçek yıldızın içinde olduğunu sevgi kardeşlik dostluk olduğunu anlar.
Cengiz Özek’in yazıp yönettiği oyunda Ayşe Günyüz Demirci, Buğra Can Ildırışık, Yunus Erman Çağlar, Kamer Karabektaş, Mana Alkoy, Özge Kırdı, Pınar Pamuk, Aslı Menaz rol alıyor. Oyun, 3 Mart 2024 tarihinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.
BEKÇİ İLE POSTACI (3+ Yaş)
Postacı Piero ile Gece Bekçisi Marcello adlı çocuk kitabından uyarlanan eserde bir bekçi ile bir postacı ev arkadaşlarıdır. Biri gece diğeri gündüz çalıştığından hiç görüşemezler. Soğuk bir kış günü ikisi de hastalanınca, evi aynı anda paylaşmaları gerekir. Lodovica Cima, Gabriele Clima’nın yazdığı Ceylan Özçapkın’ın çevirdiği, Derya Yıldırım’ın oyunlaştırıp yönettiği oyunda Melisa Demirhan, Besim Demirkıran, Cafer Alpsolay, Fatma İnan, Reyhan Karasu, Zeynep Ceren Gedikali rol alıyor. Oyun, 3 Mart 2024 tarihinde Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.
HERKES SİHİRBAZ OLACAK (3+ Yaş)
Ünlü sihirbaz Zubi’nin öğrencileri “usta”lığa geçip onun sihirli şapkasını almanın hayalini kurarlar. Zubi, sihirli şapkanın yeni sahibini belirlemek için bir yarışma düzenler. İllüzyon gösterileriyle ilerleyen oyunda, hedefe ortaklaşa ilerlemenin önemi anlatılıyor.
Kubilay Tuncer’in yazıp yönettiği oyunda Aslı Şahin, Aybar Taştekin, Cihat Faruk Sevindik, Damla Cangül Yiğit, Zeliha Bahar Çebi rol alıyor. Oyun, 3 Mart 2024 tarihinde Ümraniye Sahnesi’nde.
BİR GÜN AYAKKABIMIN TEKİ (3+ Yaş)
Rengarenk bir mutfak… Ama her yer çok dağınık… Oyuncu mutfağı toplamaktan sıkılıp gitmeye karar verir ama ayakkabısının tekini bir türlü bulamaz. O da ne, önce ayakkabısının diğer teki, sonra mutfaktaki her şey konuşmaya başlar. Kayıp ayakkabı, Kaptan Cook’u aramaya gitmiştir ve kim bilir başından ne maceralar geçmektedir… Derya Yıldırım’ın yazdığı, Özgür Kaymak’ın yönettiği oyunda Derya Yıldırım rol alıyor. Oyun, 3 Mart 2024 tarihinde Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.
BİR GECE MASALI (5+ Yaş)
Shakespeare’in Bir Yaz Gecesi Rüyası isimli oyunundan uyarlanan Bir Gece Masalı, arkadaşlık kavramı üzerine kuruludur. Oyun, ailesinin istediği gençle değil kendi istediği kişi ile arkadaşlık kurmak isteyen Şirin Kız’ın Yakışıklı Delikanlı, Güçlü Delikanlı ve Selvi Kız ile ormanda geçirdiği bir gecede yaşananları anlatır. William Shakespeare’in yazdığı Musa Arslanali’nin yönettiği oyunda Ayşe Nurseli Tırışkan Akpınar, Burhan Yeşilyurt, Çağlar Ozan Aksu, Güzin Alkan, Hüseyin Emre Şen, Mehmet Emre Ertunç, Oğuzhan Oğuz, Ömer Naci Boz, Seda Yılmaz, Serap Doğan rol alıyor. Oyun, 3 Mart 2024 tarihinde Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.
ÇÖPSÜZ DÜNYA (3+ Yaş)
İklim değişikliği ve hava kirliliğinden dolayı bulutların renginin, rüzgarın yönünün değiştiği günlerden bir gün; umutlu, mutlu ve bilinçli bir uçurtma olan Uç Uç kuyruğu koptuğu için bir çöplüğe düşer. Çöplükte, bez bir bebek olan Püsküllü ve atılmış bir koli olan Koli Koli ile tanışır. Çöplüğün kontrolünü elinde tutan Çöpten Kral ve yardımcısı Sinek ile kurulu düzenlerini değiştirmeye çalışan Uç Uç arasında bir mücadele başlar.
Çöpsüz Dünya oyunu sevimli karakterler aracılığıyla tüketim kültürünün bilinçsizce yaygınlaştığı günümüzde “geri dönüşüm, tamir, sıfır atık ve renklerle ayrılmış atık kutuları” gibi konuları ele alarak atıklardan arındırılmış bir dünya nasıl mümkün olabilir sorusuna cevaplar arıyor. Arzu Yurtseven’in yazdığı, Nihat Alpteki’nin yönettiği oyunda Eylül Soğukçay, Pınar Demiral, Engin Akpınar, Samet Silme, Mehmet Soner Dinç rol alıyor. Oyun, 3 Mart 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.
]]>Bu ay; Masal (Yeni Oyun), Parkta Güzel Bir Gün (Lefkoşa Belediye Tiyatrosu)(Konuk Oyun), Savaş ve Barış, Gidiş Dönüş Moskova (Retro), Kuğunun Şarkısı, Yaşamak mı Yoksa Ölmek mi, Ay, Carmela!, Maviydi Bisikletim, Bir Halk Düşmanı, Sivrisinekler, Geçit, Tartuffe, Hamlet, Uçurtmanın Kuyruğu, Fosforlu Cevriye, Yaftalı Tabut, Komik Para, Godot Geldi, Çingene Boksör, Zehir, İfigenya, Rüstemoğlu Cemal’in Tuhaf Hikayesi, Oscar, Ben Medea Değilim, Sen İstanbul’dan Daha Güzelsin, Öldün, Duydun mu?, Cadı Kazanı, Yatak Odası Komedisi, Benim Küçük Yıldızım, Bekçi ile Postacı, Herkes Sihirbaz Olacak, Bir Gün Ayakkabımın Teki, Bir Gece Masalı, Çöpsüz Dünya, Rüya, Fındıkkıran, Karagöz Çiftlik Bekçisi, Elma Kurdu Kırtık adlı oyunlarımız seyirciyle buluşacak.
Behçet Necatigil, Gülten Akın ve Edip Cansever Şiirleri İstanbul Şiirle Buluşuyor Etkinliğine Konuk Oluyor
İstanbul Şiirle Buluşuyor: “Ben Nergisten Sorumluydum” (Gülten Akın)
Gülten Akın’ın yazdığı şiirlerin evreninde, Emre Koyuncuoğlu’nun uyarlayıp yönettiği etkinlikte Radife Baltaoğlu, Sevil Akı, Yeşim Koçak, Işıl Zeynep Karaalp, Şirin Asutay, Ebru Üstüntaş, Elvan Boran rol alıyor. Etkinlik, 3 Mart 2024 tarihinde saat 18.00’de Müze Gazhane Meydan Sahne’de.
İstanbul Şiirle Buluşuyor: Oteller Kenti (Edip Cansever)
İBB Şehir Tiyatroları, İstanbul Şiirle Buluşuyor başlığı altında, şairler ve şiirleri üzerinden oluşturulan özel mekan ve ses evreninde yeni bir “anlatı”yı seyircisine sunuyor.
Hümay Güldağ’ın uyarlayıp yönettiği Oteller Kenti’nde müzik tasarımı Hüseyin Tuncel’e, dekor tasarımı Cihan Aşar’a, kostüm tasarımı Ahsen Nur Doğan’a, efekt tasarımı Metin Küçükyılmaz’a, ışık tasarımı Uğur Yıldız’a, görsel tasarım Yakup Altay’a ve koreografi Arda Alpkıray’a ait. Oteller Kenti’nin oyuncuları Hüseyin Köroğlu, Hümay Güldağ ve Aslı Şahin. Piyanoda Orçun Tekelioğlu, solist olarak Berfu Aydoğan etkinliğin müzikleri için sahnede yerini alıyor. Etkinlik, 10, 24 Mart 2024 tarihlerinde saat 18.00’de Müze Gazhane Meydan Sahne’de.
İstanbul Şiirle Buluşuyor: “Şimdi Değil Sonra”(Behçet Necatigil)
Şimdi Değil Sonra, Behçet Necatigil’in şiir evrenine özel bir yolculuk. Şairin şiirlerinden yapılan uyarlama, merkezine şairin Solgun Bir Gül Oluyor Dokununca şiirini alıyor. Yıldıray Şahinler’in Behçet Necatigil’in şiirlerinden yola çıkarak oyunlaştırdığı, Levent Üzümcü, Derya Çetinel ve Cihat Faruk Sevindik’in rol aldığı “Şimdi Değil Sonra”, Müze Gazhane Meydan Sahne’de 17 Mart 2024 tarihinde saat 18.00’de seyirciyle buluşacak.
Mart 2024 Programı
MASAL (5+Yaş) (Yeni Çocuk Oyunu)
Hakkından ve ihtiyacından fazla yiyeceği çalarak açlığa sebep olan yemek hırsızı ve işbirlikçisine karşı üç çocuk fantastik bir yolculuğa çıkar. Birçok engelin aşıldığı yolculuk sürecinde bireysellikten birlikte hareket etmeye, yardımlaşma ve adaletli paylaşıma kadar çocukların düşünce ve eylemleri değişir. Açlığın tüm çocuklar için yaşamsal bir sorun olduğunu fark eden çocuklar, açgözlü yemek hırsızı ve işbirlikçisine karşı mücadeleyi büyütür. Eftal Gülbudak’ın yazıp yönettiği oyunda Ceren Hacımuratoğlu, Ercan Demirhan, Yeliz Şatıroğlu, Onur Şirin, Serkan Bozkurt rol alıyor. Oyun, 3, 10, 17, 24 Mart 2024 tarihlerinde Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.
Parkta Güzel Bir Gün(Lefkoşa Belediye Tiyatrosu-Konuk Oyun)
Oyunda, parkta güzel bir gün geçirmek isteyen Olivia ve Arthur’u bir ülkenin bantla çizilen yeni sınırı ikiye ayırır. İşe yeni başlayan sınır muhafızının sert bakışları altında iki ülke arasında sıkışıp kalan çift, giderek içinden çıkılmaz bir hal alan bu absürd durumun esiri olurlar. Bizi ayıran hayali çizgileri ve bu çizgileri kırmanın ağır yaptırımlarını konu alan acı-tatlı bir komedi Parkta Güzel Bir Gün. Kieran Lynn’in yazdığı, Kıymet Karabiber’in yönettiği oyunda Aytunç Şabanlı, İzel Seylani, Melihat Beşe Günalp rol alıyor. Oyun, 13-16 Mart 2024 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.
SAVAŞ VE BARIŞ
1805 ve 1820 arasında geçen, tarihsel bir anlatı özelliği de taşıyan “Savaş ve Barış” Napolyon’un 1812’de Rusya’yı işgalinin hemen öncesinde hayatları tümüyle değişen Rus aristokrasisini konu edinir. Bir yanda aşk ilişkileri, aile ve salon hayatını anlatılırken, savaş ve savaşın geri dönülemez yıkımı da devam etmektedir. Savaş ve Barış, birçok yönüyle bir tarih anlatısının özelliklerini taşırken, aynı zamanda yaşama, inançlara, insanın yaşama amacına dair felsefi düşünceleri barındıran, politik ve sosyolojik çıkarımların yer aldığı destansı bir eserdir. Savaş ve muharebelerin, Napolyon ve Kutuzov gibi tarihi şahsiyetlerin arka fonu oluşturduğu oyunda, aşk hikayeleri, kişisel zaaflar, aile içi çatışmalar ve kayıplar toplumun genelinden oyundaki her bir karaktere kadar uzanan bir panorama oluşturur. Lev Tolstoy’un yazdığı, Eva Mahkovic’in uyarladığı, Aslı Önal’ın çevirdiği, Aleksandar Popovski’nin yönettiği oyunda Ayşegül İşsever, Berfin Berber, Can Başak, Defne Gürmen Yüksel, Deran Özgen, Dilara Demirdüzen, Doğan Altınel, Ersin Bağcıoğlu, İlker Sami Kılıç, İpek Uğuz, Levent Üzümcü, Melisa Demirhan, Mesut Çırak, Murat Bavli, Mutlu Güney, Nevzat Sinan Taştan, Ogeday Erkut, Osman Kaba, Salih Şimşek, Sefa Turan, Taha Karakaş, Yağmur Topçu rol alıyor. Oyun, 28 Şubat-2 Mart 2024 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.
GİDİŞ DÖNÜŞ MOSKOVA (RETRO)
Eşinin ölümünden sonra Moskova’da kızı ve damadının yanında yaşamaya başlayan Nikolai Mihayloviç Çmutin, sakin ve huzurlu bir yaşam sürmek umuduyla köyüne gitmek istemektedir. Babasının köyde tek başına yaşayamayacağını düşünen kızı Ludmilla ve bir türlü anlaşamadığı damadı Leonid ise onu evlendirme planları yapmaktadır. Leonid, Çmutin’in birini eş olarak seçmesini umut ederek üç yalnız kadını eve davet eder. Üç gelin adayının da aynı anda eve gelmesiyle planlar karışacaktır.
Alexander Galin’in yazdığı, Hale Kuntay’ın çevirdiği, Engin Gürmen’in yönettiği oyunda Aybar Taştekin, Ayşe Nurseli Tırışkan Akpınar, Esra Ülger, Hikmet Körmükçü, Mahperi Mertoğlu, Zihni Göktay rol alıyor. Oyun, 28 Şubat-2 Mart 2024 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde, 27-30 Mart 2024 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde.
KUĞUNUN ŞARKISI
Anton Çehov’un tek perdelik kısa oyunlarından biri olan Kuğunun Şarkısı’nda, yaşlı ve yalnız bir aktörün geçmişiyle yüzleşmesine, hayatını sorgulamasına, pişmanlıklarına ve aradan geçen onca yıla rağmen, hala, hayatta en iyi yaptığı şeye, aktörlüğe tutunmaya çalışmasına tanık oluyoruz.
Oyunda, insan doğasının gizli özlemlerini, öfkelerini ve tutkularını yansıtan önemli bir Çehov karakteri olarak karşımızda duran Svetlevidov’un anılarında yeniden canlanan Shakespeare’nin seçme tiradları, izleyenleri de oyuncunun geçmişine doğru bir yolculuğa çıkarıyor.
Alkışlar, tebrikler, aşklar ve şöhretin sarhoşluğuyla, yaşamı boyunca mutluluğu ve hayatın anlamını arayan Svetlevidov, geride bıraktığı onca hayal kırıklığına ve çektiği bütün sıkıntılara rağmen, sahnede ölümü bekliyor olduğu gerçeğinin önünde bile başını eğmeden durmaya devam ediyor.
Bora Seçkin’in yönettiği oyunda Bora Seçkin, Ertan Kılıç, Naşit Özcan, Yeliz Şatıroğlu rol alıyor. Oyun, 28 Şubat-2 Mart 2024 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde, 30 Mart 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.
YAŞAMAK MI, YOKSA ÖLMEK Mİ
1939 yılı, Polonya’nın Nazi birliklerince işgalinin hemen öncesi. Varşova’da bir tiyatroda Hitler karşıtı bir oyunun provaları sürmektedir. Oyun siyasi sebeplerle yasaklanarak yerine Hamlet konulur. Almanların Polonya’yı işgali üzerine tiyatro kapanır. İşsiz kalan oyuncular, bir Alman casusunun engellenmesi için çalışırlar. Provasını yaptıkları oyun sayesinde, Nazilerin kılığına girer ve zaman zaman umutsuzlaşan ve gitgide çetrefilleşen bir savaşı sürdürürler.
Nick Whitby’nin yazdığı, Yücel Erten’in çevirdiği, Hüseyin Köroğlu’nun yönettiği oyunda Şenay Saçbüker, Hüseyin Köroğlu, Kutay Kırşehirlioğlu, Bahtiyar Engin, Vildan Türkbaş, İrem Arslan, Emre Narcı, Volkan Ayhan, Emre Şen, Ümit Bülent Dinçer, Tarık Köksal, Deniz Yeşil Mavi, Erkan Akkoyunlu, Özge Kırdı, Orçun Tekelioğlu, Rüzgar Aşıkoğlu, Özgür Ali Kuruçay rol alıyor. Oyun, 28 Şubat-2 Mart 2024 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde, 13-16 Mart 2024 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.
AY, CARMELA
İspanya’da Milliyetçiler ve Cumhuriyetçiler arasında geçen iç savaş dönemini anlatan oyunda, iki varyete oyuncusu Carmela ve Paulino, Franco önderliğindeki Milliyetçiler tarafından rehin alınır. Belçite şehrinin işgalini kutlayan Milliyetçiler tarafından istemedikleri bir gösteriye zorlanırlar. Bu zorlamanın sonucunda içinde bulundukları savaşı, “gösteri yapılmalı mı, yapılmamalı mı?” sorusuyla sanatı ve sanatçıyı sorgulamaları, işleri gereği güldürmeyi, eğlendirmeyi hedefleyen bu iki oyuncunun isyanları, gelgitleri, kayıpları anlatılır. Jose Sanchis Sinisterra’nın yazdığı, Yalçın Baykul’un çevirdiği, Naşit Özcan’ın yönettiği oyunda, Ada Alize Ertem, Çağatay Palabıyık, Erkan Akkoyunlu rol alıyor. Oyun, 28 Şubat-2 Mart, 27-30 Mart 2024 tarihleri arasında Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde,
MAVİYDİ BİSİKLETİM
İlk gençlik yıllarını geçirdiği İzmir’e duyduğu özlemin ve ilk aşkının izinden giden bir adamın, anılarına yaptığı bu yolculuk, bizi 1950’lerin İzmir’inden günümüze taşıyor. Dinçer Sümer’in yazdığı Ersin Umulu’nun yönettiği oyunda Çağrı Büyüksayar rol alıyor. Oyun, 28 Şubat-2 Mart 2024 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde, 13-16 Mart 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.
BİR HALK DÜŞMANI
Kentin yegane gelir kaynağı olan kaplıcalarla ilgili araştırmasından şüphelerini haklı çıkartan bir sonuç alan Dr. Stockman’ın mücadelesi, Ibsen’in güçlü kalemiyle, “halkın yararı” sayılan şeyin, çıkar prizmasında şekil değiştirmesini anlatan bir “mesel”e dönüşüyor.
Henrik Ibsen’in yazdığı, Dilek Başak Carelius’un çevirdiği, Orhan Alkaya’nın yönettiği oyunda Barış Çağatay Çakıroğlu, Burçak Çöllü, Cem Baza, Derya Yıldırım, Gökhan Mete, Hakan Arlı, Hazal Uprak, Mert Tanık, Müge Akyamaç, Rahmi Elhan, Tankut Yıldız rol alıyor. Oyun, 28 Şubat-2 Mart 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde, 27-30 Mart 2024 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.
SİVRİSİNEKLER
Alice, Cenevre’de Higgs Bozonu’nun varlığını kanıtlamak için yapılan “Büyük Hadron Çarpıştırıcısı” projesinde çalışan bir bilim insanıdır. Kendisi gibi bilim insanı olan kocası, çocukları Luke küçükken ortadan kaybolmuştur ve bu onların hayatındaki kara deliktir. Lucy Kirkwood’un yazdığı, Ali Gökmen Altuğ’un yönettiği oyunda Ayşin Atav, Yeliz Gerçek, Senan Kara, Özgür Dereli, Ahhan Şener, Pınar Demiral, Volkan Öztürk, Ümran İnceoğlu, Pınar Pamuk rol alıyor. Oyun, 28 Şubat-2 Mart, 13-16 Mart 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.
GEÇİT
Çıktıkları yolculukta dağ başında mola veren bir ağa ve maraba, saklandıkları yerden kontrol noktasını izlerler. İki kişi arasındaki ilişki aslında insanlığın varlığından beri mücadele ettiği mülkiyetçilik ve ezen-ezilenlerin hikayesinin özeti gibidir.
Cem Düzova’nın yazdığı Nihat Alpteki’nin yönettiği oyunda Gürol Güngör, Hasip Tuz rol alıyor. Oyun, 2 Mart 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde, 13-16 Mart 2024 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde.
TARTUFFE
Zengin mi zengin bir adamın, ailesindeki ve çevresindeki kimseyi dinlemeden evine yerleştirdiği sahtekar bir sofu ile hem kendi hem de çevresindekilerin hayatını beter etmesini anlatan bu ölümsüz eserde; inancı, aileyi, aşkı, erkek-kadın farklarını, dünümüzü, bugünümüzü, mizahı, müziği, acıyı, hüznü, rahatsız edici türlü anları iç içe ve olanca dinamiğiyle seyircinin karşısına çıkarıyoruz. Orhan Veli’nin olağanüstü çevirisine, şiirlerinden bestelenen şarkıların da eşlik ettiği seyirliğimizle, hayata dair bu acayip bilmeceyi bir kez daha kahkahalarla selamlıyoruz.
Molière’in yazdığı, Orhan Veli Kanık’ın çevirdiği, Yiğit Sertdemir’in yönettiği oyunda Bennu Yıldırımlar, Emre Şen, Gürkan Başbuğ, Mehmet Soner Dinç, Murat Garipağaoğlu, Naci Taşdöğen, Nilay Bağ, Özge Kırdı, Semah Tuğsel, Tolga Yeter, Yeşim Koçak, Zeynep Göktay Dilbaz rol alıyor. Oyun, 6-9 Mart 2024 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde, 20-23 Mart 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.
HAMLET
Usta yönetmen Engin Alkan, Shakespeare’in dünya klasikleri arasında haklı bir yere sahip bu oyununu, farklı bir yorumla seyirciyle buluşturuyor. Yaşam ve ölüm arasında, iktidar ve intikam arasında, düşüncesi ile eylemi arasında insanın tüm zamanlara özgü çelişkilerini sahneye taşıyan, tiyatro tarihinin en ünlü eseri Hamlet, Engin Alkan’ın rejisinde çağdaş bir okumayla şimdiki zamandan bakılan çarpıcı bir hatırlamaya dönüşüyor.
William Shakespeare’in yazdığı, Sabahattin Eyüboğlu’nun çevirdiği, Engin Alkan’ın yönettiği oyunda Müslüm Tamer, Doğan Altınel, Seda Çavdar, Elçin Atamgüç, Zeliha Bahar Çebi, Zafer Kırşan, Hira Ogeday Erkut, Ersin Bağcıoğlu, Göksel Arslan, Destan Batmaz, Osman Kaba, Emre Ertunç, Cihat Faruk Sevindik, Doğan Şirin, Oğuzhan Oğuz, Hüseyin Emre Şen, Deran Özgen rol alıyor. Oyun, 6-9 Mart 2024 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde, 27-30 Mart 2024 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.
UÇURTMANIN KUYRUĞU
Çocukluğu babası tarafından otoriteyle bezenmiş, sıkı bir disiplinle yetiştirilmiş, bu disiplin ve otorite kendisi için saplantıya dönüşmüş bir adam, hayatına son vermeye karar verir. İntihar mektubunu yazıp bitirdiği an kapı çalar. Karşısında ilk defa gördüğü, tanımadığı bir misafir vardır. Gelen adam hayatına ve tüm çocukluğuna dair her şeye hakimdir. Zaman geçtikçe sohbet ilgi çekici bir hal alır. Etkileyici bir iç hesaplaşma başlar. Savaş Dinçel’in yazdığı, Barış Dinçel’in yönettiği oyunda Gün Koper, Ali Yoğurtçuoğlu rol alıyor. Oyun, 6-9 Mart 2024 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde, 20-23 Mart 2024 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde.
FOSFORLU CEVRİYE
Anne babasını tanımadığı için gökteki yıldızlardan doğduğuna inanan, denizin kucağında bir sokak çocuğu olarak büyüyen, Galata mevkiinde karnını doyurabilmek için “icra-i sanat” eyleyen Cevriye, sıradan bir sokak kızı değil aslında İstanbul sokaklarının ta kendisidir. Hastalık ve soğuktan ölüme yaklaştığı o gece, karşısına çıkan esrarengiz bir Adam sayesinde hayata ve kara sevdaya tutunur. Cevriye’nin daha önce tanıdığı erkeklere hiç benzemeyen ve ona “siz” diye hitap eden bu Adam aslında gizli yaşayan bir idam mahkümudur. Cevriye onu tanıdığı günden sonra artık bambaşka bir “insan” olmuştur. Hapis, sürgün, aradan geçen zaman ve türlü belalara rağmen bu aşktan vazgeçmeyen Cevriye, sevdiği için her şeyi göze alacaktır.
Oyunda 1930-40’lı yılların İstanbul’u zengin tasvirleriyle sunuluyor. Mahallelerin arka sokaklarında, hapishanelerinde, batakhanelerinde hayata tutunmaya çalışan kadınların, annelerin, çocukların ve afili delikanlıların otoriteyle olan ilişkisi çarpıcı öykülerle aktarılıyor.
Suat Derviş, 60’lı yılların başında Türkiye’ye döndüğünde siyasi-mesleki ve maddi anlamda zorlu bir dönemden geçiyordu. “Fosforlu Cevriye” romanını yayınevlerine teklif ediyor fakat ne yazık her seferinde reddediliyordu. Suat Hanım’ın büyük arzusu, bu eserin yayınlanmasından öte, bir “müzikal” olarak oyunlaştırıldığını görmekti… Bunun için ilk görüştüğü kişi genç aktris Gülriz Sururi idi… Gülriz Hanım’ın da arzusu oyunu Şehir Tiyatroları’nda sahnelemekti…
“Karanlık bir gecede gökten düşüp parçalanan bir yıldız gibi…” kalbimizde iz bırakan Suat Derviş’e, Reşat Fuat Baraner’e, Nazım Hikmet’e ve Gülriz Sururi’ye sevgiyle…
Suat Derviş’in yazdığı, Gülriz Sururi’nin uyarladığı, Yelda Baskın’ın yönettiği oyunda Ayşe Günyüz Demirci, Besim Demirkıran, Binnur Şerbetçioğlu, Direnç Dedeoğlu, Esra Ede, Çağatay Palabıyık, Elif Verit, Emre Yılmaz, Hakan Örge, Irmak Örnek, Nur Saçbüker Otan, Samet Silme, Tuğrul Arsever, Yağmur Damcıoğlu Namak, Yunus Erman Çağlar, Zeynep Ceren Gedikali rol alıyor. Oyun, 6-9 Mart 2024 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde, 20-23 Mart 2024 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.
YAFTALI TABUT
Adına tarihin dipnotlarında rastlayabildiğimiz, Türkiye’nin ilk kadın oyun yazarı, kuramcı, aktivist, sosyal ve siyasi yaşamın her alanında öncü Fatma Nudiye Yalçı’nın hikayesi. 1920’lerde başlayan mücadelesine Dr. Hikmet Kıvılcımlı ve Nazım Hikmet de eşlik ediyor.
Bilgesu Erenus’un yazdığı Yelda Baskın’ın yönettiği oyunda Bensu Orhunöz, Ceren Hacımuratoğlu, Lale Kabul, Nazan Yatgın Palabıyık, Selin Türkmen, Şenay Bağ, Mana Alkoy rol alıyor. Oyun, 6-9 Mart 2024 tarihleri arasında Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde, 16 Mart 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.
KOMİK PARA
Doğum gününde Henry akşam işten dönerken metroda kendi çantası yerine yanlışlıkla bir başkasının çantasını alır. O çantanın içinde tam 1 milyon 735 bin pound para vardır. Evde onu bekleyen karısı Jean, Henry için bir doğum günü sürprizi hazırlamaktadır. Bu doğum günü kutlaması için aile dostları Betty ve Vic de davetlidirler. Henry para dolu çanta ile eve gelir. Hemen uçak biletleri alınır ama eve bir dedektif gelir ve işler karışır, soluksuz macera başlar.
Ray Cooney’in yazdığı, Haldun Dormen’in çevirdiği, Özgür Atkın’ın yönettiği oyunda Ada Alize Ertem, Can Alibeyoğlu, Elyesa Çağlar Evkaya, Emrah Derviş Soylu, Hasip Tuz, Nurdan Kalınağa, Özgür Atkın, Uğur Dilbaz rol alıyor. Oyun, 6-9 Mart 2024 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde, 23 Mart 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.
GODOT GELDİ
“Godot Geldi”, İrlandalı yazar Samuel Beckett’in “Godot’yu Beklerken” adlı yapıtının ardından ve ona bir “gönderme” olarak, Karadağlı yazar Miodrag Bulatovic’in kaleme aldığı bir oyundur… “Olay” bir bataklıkta geçer. Becket’in oyununda; Godot beklenilir… Bulatovic’in oyununda ise, bir fırıncı olarak Godot gelir… Beckett, yapıtında kavramlardan yola çıkarak evrensel bir resital sunarken, Bulatovic, aynı tematik yapıyı işlemiş olsa da, rol kişilerinin ve kısmen de olsa mekanın yapısını değişime uğratarak, daha çok “simge”lere yönelmiştir… Beckett’te de, Bulatovic’te de bekleyenler açısından önemli olan, aslında beklenen kişinin kim olduğu değil, bekleyişin kendisidir… İşte bu durumda; kim olduğu tam olarak bilinmeyen bir “gelen”in, kesinlikle tanımlanmış bir “giden”e dönüşmesinin öyküsüdür diyebiliriz “Godot Geldi” için…
Miodrag Bulatovic’in yazdığı, Sevgi Soysal’ın çevirdiği, Ragıp Yavuz’un yönettiği oyunda Ali Mert Yavuzcan, Can Başak, Can Ertuğrul, Derya Çetinel, Meriç Benlioğlu, Murat Coşkuner rol alıyor. Oyun, 6-9 Mart 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.
ÇİNGENE BOKSÖR
1920’lerin boks yıldızı Johann Wilhelm Trollmann’ın trajik yaşantısından yola çıkılarak yazılan oyun, kurgusal bir karakter olan Hans’ın tanıklığıyla seyirciye aktarılıyor. Çocukluk dönemlerinde tanışan ikili, güçlü bir arkadaşlık bağıyla yılları geride bırakır. Kendine has stiliyle yıldızlaşan çingene boksör Ruki, Nazi Almanya’sının faşizan politikalarına ve ayrımcılığa maruz kalır. Almanya Şampiyonu olsa da bu unvan kendisine verilmez ve hep kaybetmeye mahküm edilir. Yoksul mahallelerde başlayıp toplama kamplarına kadar süren, ölümüne dostluğun çarpıcı öyküsü…
Rike Reiniger’in yazdığı Cafer Alpsolay’ın yönettiği oyunda Ercan Demirhan rol alıyor. Oyun, 6-9 Mart, 20-23 Mart 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.
ZEHİR
Geçmişte yaşadıkları trajik kaybın ardından ayrılan çift, yıllar sonra bir araya gelmek zorunda kalır. Bu buluşma, acılı bir geçmiş hesaplaşmasına dönüşür. Karşı tarafın da neler hissettiğine dair eksik bırakılan taşlar yerine oturur. Kadın ve erkek dünyasının bakış açısına odaklanan eser Hollanda prömiyerinin ardından birçok dile çevrilmiştir.
Lot Vekemans’ın yazdığı Şaban Ol’un çevirip yönettiği oyunda Sevinç Erbulak, Ahmet Saraçoğlu, Aslıhan Kandemir, Eraslan Sağlam rol alıyor. Oyun, 9 Mart 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde, 13-16 Mart 2024 tarihleri arasında Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde, 27-30 Mart 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.
İFİGENYA
Doğu ile Batı arasındaki ilk büyük savaş: Akha ordusu, Truva seferine çıkmak üzeredir. Birleşik ordu donanmasının sıkıştığı limandan kurtulup harekete geçebilmesi için rüzgara ihtiyacı vardır. Başkomutan Agamemnon, Artemis’in kutsal geyiklerinden birini öldürdüğü için tanrıça da onun rüzgarını kesmiş ve herkesi bu limana hapsetmiştir. Doksan dokuz kralın ordusu hastalıktan kırılırken, öfkeyle bekleyen askerlerin gözü Agamemnon’dadır. Başkomutan’ın sadece kendisi ve makamı değil, başta ailesi olmak üzere, tüm ülke tehlikededir. Agamemnon’un yapabileceği tek bir şey kalmıştır: En değerli varlığı olan kızı Iphigenia’yı tanrılara kurban vermek!..
Euripides’in yazdığı Serdar Biliş’in yönettiği oyunda Ayşecan Tatari, Elvan Boran, Yıldıray Şahinler rol alıyor. Oyun, 13-16 Mart 2024 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.
RÜSTEMOĞLU CEMAL’İN TUHAF HİKAYESİ
Osmanlı İmparatorluğu’nun son demlerinde, Girit’teki yurtlarından sürgün edilen bir ailenin İstanbul’a Çanakkale’ye ve nihayet Ayvalık’a uzanan maceralı yolculuğu. Rüstem’in, Cemal’in ve hayatlarındaki diğer insanların kimi zaman gülünç kimi zaman hüzünlü ama sımsıcak hikayeleri. Oyunda Esen Koçer, Levent Üzümcü rol alıyor. Oyun, 13-16 Mart 2024 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde.
OSCAR
Christian Jacqueline’e aşıktır, Colette ise Oscar’a. Christian uzun süredir sevdiği kızı Mösyö Bernard’dan isteme niyetindedir. Colette ise babası Mösyö Bernard’a söylediği yalanla sevgilisi ile evlenme planları yapmaktadır. Ancak ne Christian doğru kızı ister ne de Colette doğru adamla evlenmek üzeredir. Birkaç dakikada sarpa saran olaylar hiç de kolay çözülecek gibi gözükmemektedir.
Claude Magnier’in yazdığı, Asude Zeybekoğlu’nun çevirdiği, Ersin Umulu’nun yönettiği oyunda Abdullah Topal, Aslı Aybars, Asrın Gurur Kuyucak, Cem Karakaya, Ceylan Çete, Çağrı Büyüksayar, Damla Cangül Yiğit, Aslı Şahin, Hakan Gümüş, Hüseyin Emre Şen, İrem Erkaya, Neslihan Ayşe Öztürk, Oğuzhan Oğuz rol alıyor. Oyun, 20-23 Mart 2024 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.
BEN MEDEA DEĞİLİM
“Ben Medea Değilim” oyununda yakın geçmişte “katil” sıfatı yakıştırılan bir Kadın’ın, tiyatro sahnesinde gösteriyi ve seyirciyi manipüle ederek kendi hikayesine ve aslında her kadının kendi gerçeğine yönlendirdiğini görüyoruz. Allison Gregory’nin yazdığı, Hülya Karakaş’ın yönettiği oyunda Şirin Asutay, Berrin Koper, Kamer Karabektaş, Ozan Akif Serman rol alıyor. Oyun, 20-23 Mart 2024 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde, 27-30 Mart 2024 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde.
SEN İSTANBUL’DAN DAHA GÜZELSİN
Bir ailenin üç kadını; anneanne, kız ve torun… Üçünün ortak yazgısı, aynı mekanda, dile gelenlerden daha çok içlerinden sessiz sedasız geçen cümlelerde gizli… Erkeklerin yalnız ve eksik bıraktığı yaşamlarında, birbirlerine tutunurken ve giderek birbirine benzerken, geçmiş, şimdi ve gelecek içiçe geçiyor. Sen İstanbul’dan Daha Güzelsin, İstanbul fonunda Ayfer, Başak ve Melis’in hikayesini anlatıyor. Kadının değişmeyen hikayesini…
“Kucağıma almışım seni… yürümüşüz beraber, çelik tellere bakmışım, çimentoya, karşıdan yeni yeni çıkan uzun binalara… yerdeki asfalta bakmışım… yolun yarısında yorulanların sigara dumanları arasından geçmişiz, ter kokusu her yer Allah kahretsin, “boğaz havasının içine ettiniz” diye bağırdım. ‘gel kız eve gidiyoruz, sen İstanbul’dan daha güzelsin’ O gün hayatımın en güzel günüymüş, meğerse…”
Murat Mahmutyazıcıoğlu’nun yazdığı, anlatı geleneğiyle tiyatronun çağdaş araçlarını buluşturan oyun, “üç anlatıcı’lı bir kurguyla ilerliyor. Mekanın birliğine hikayenin parçalanmışlığı ekleniyor ve farklı bir kurgu ortaya çıkıyor. Bu kurgu, geçmiş, gelecek ve şimdide çakılı kalmış üç hikayeyi birleştiriyor. Zamanla üç hikaye de tekleşiyor ve ‘kadın’ın hikayesine dönüşüyor…
Murat Mahmutyazıcıoğlu’nun yazıp yönettiği oyunda Esin Umulu, Şebnem Köstem, Yeliz Şatıroğlu rol alıyor. Oyun, 20-23 Mart 2024 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde.
ÖLDÜN, DUYDUN MU?
İntihar eden bir adamın geride bıraktığı hayatı, hatalarıyla yüzleşmesi ve sonrasında kendini tanıma süreci anlatılıyor. Oyunda ayrıca sabır, mücadele, belleksizlik gibi insanı şekillendiren pek çok kavram irdeleniyor. Yiğit Sertdemir’in yazdığı Burçak Çöllü’nün yönettiği oyunda Emrah Can Yaylı, Pelin Budak, Tankut Yıldız rol alıyor. Oyun, 20-23 Mart 2024 tarihleri arasında Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.
CADI KAZANI
Yıl 1692… ABD’de Salem kasabası…Cadılıkla suçlanan insanlar… Büyük tartışmalara, ardından işkencelere, nihayetinde de idamlara varan mahkemeler… Çıkarları için ‘liste’lerce insanları ölüme sürükleyen ‘insan’lar… İnancı kullanarak; önce toplumsal yaşamı, sonra hukuku, nihayetinde onuru yok etmeye çalışan ‘baştakiler’ ve buna sebep olmayı yahut seyirci kalmayı seçen halk… Tiyatro yazınının en önemli isimlerinden Arthur Miller’ın, 1952’de gerçek olaylardan yola çıkarak yazdığı bu ölümsüz eser; ilk kez Şehir Tiyatrosu’ndan seyircilerini selamlıyor.
Arthur Miller’ın yazdığı, Sabahattin Eyüboğlu-Vedat Günyol’un çevirdiği, Yiğit Sertdemir’in yönettiği oyunda Berfu Aydoğan, Berna Adıgüzel, Burak Davutoğlu, Canan Kübra Birinci, Ece Bağcı, Emre Çağrı Akbaba, Eraslan Sağlam, Ersin Sanver, Ezgim Kılınç, Fatma İnan, İbrahim Can, Mehmet Bulduk, Nilay Yazıcıoğlu, Onur Demircan, Ozan Gözel, Rozet Hubeş, Selçuk Yüksel, Selen Nur Sarıyar, Zeki Yıldırım rol alıyor. Oyun, 27-30 Mart 2024 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.
YATAK ODASI KOMEDİSİ
Oyun, evliliklerinin farklı aşamalarında olan dört çiftin iç içe geçmiş hayatlarını sıra dışı ama komik bir bakışla ortaya koyuyor. Evlilik kavramı, çiftlerin tuhaf nedenlerle sarsılan ve yeniden kurulan ilişkileri üzerinden, geleneksel, alışılagelmiş kalıpların ve kuralların dışına çıkılarak irdeleniyor.
Alan Ayckbourn’un yazdığı, Mert Dilek’in çevirdiği, Ali Gökmen Altuğ’un yönettiği oyunda Aslıhan Kandemir, Ayşen Sezerel, Buket Kubilay, Engin Gürmen, Gökçer Genç, Mert Aykul, Nurdan Kalınağa, Özgür Atkın rol alıyor. Oyun, 27-30 Mart 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.
BENİM KÜÇÜK YILDIZIM (3+ Yaş)
Bir gün bir yıldız kayar… Gökyüzünden… Küçük kız onun peşine düşer… Belki gözündeki yıldıza ulaşamaz; ama bir yıldız şarkıcı kargaya, tavuklar için bir Yıldız gibi pırıl pırıl parlayan bir mısır tanesine, her nefes aldıkça bir yıldız parıldayan ateş böceğine rastlar… Hepsiyle arkadaş olur… Sonunda gerçek yıldızın içinde olduğunu sevgi kardeşlik dostluk olduğunu anlar.
Cengiz Özek’in yazıp yönettiği oyunda Ayşe Günyüz Demirci, Buğra Can Ildırışık, Yunus Erman Çağlar, Kamer Karabektaş, Mana Alkoy, Özge Kırdı, Pınar Pamuk, Aslı Menaz rol alıyor. Oyun, 3, 10 Mart 2024 tarihlerinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.
BEKÇİ İLE POSTACI (3+ Yaş)
Postacı Piero ile Gece Bekçisi Marcello adlı çocuk kitabından uyarlanan eserde bir bekçi ile bir postacı ev arkadaşlarıdır. Biri gece diğeri gündüz çalıştığından hiç görüşemezler. Soğuk bir kış günü ikisi de hastalanınca, evi aynı anda paylaşmaları gerekir. Lodovica Cima, Gabriele Clima’nın yazdığı Ceylan Özçapkın’ın çevirdiği, Derya Yıldırım’ın oyunlaştırıp yönettiği oyunda Melisa Demirhan, Besim Demirkıran, Cafer Alpsolay, Fatma İnan, Reyhan Karasu, Zeynep Ceren Gedikali rol alıyor. Oyun, 3, 10 Mart 2024 tarihlerinde Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde, 17, 24 Mart 2024 tarihlerinde Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.
HERKES SİHİRBAZ OLACAK (3+ Yaş)
Ünlü sihirbaz Zubi’nin öğrencileri “usta”lığa geçip onun sihirli şapkasını almanın hayalini kurarlar. Zubi, sihirli şapkanın yeni sahibini belirlemek için bir yarışma düzenler. İllüzyon gösterileriyle ilerleyen oyunda, hedefe ortaklaşa ilerlemenin önemi anlatılıyor.
Kubilay Tuncer’in yazıp yönettiği oyunda Aslı Şahin, Aybar Taştekin, Cihat Faruk Sevindik, Damla Cangül Yiğit, Zeliha Bahar Çebi rol alıyor. Oyun, 3, 10 Mart 2024 tarihlerinde Ümraniye Sahnesi’nde, 17, 24 Mart 2024 tarihlerinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.
BİR GÜN AYAKKABIMIN TEKİ (3+ Yaş)
Rengarenk bir mutfak… Ama her yer çok dağınık… Oyuncu mutfağı toplamaktan sıkılıp gitmeye karar verir ama ayakkabısının tekini bir türlü bulamaz. O da ne, önce ayakkabısının diğer teki, sonra mutfaktaki her şey konuşmaya başlar. Kayıp ayakkabı, Kaptan Cook’u aramaya gitmiştir ve kim bilir başından ne maceralar geçmektedir… Derya Yıldırım’ın yazdığı, Özgür Kaymak’ın yönettiği oyunda Derya Yıldırım rol alıyor. Oyun, 3, 10 Mart 2024 tarihlerinde Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.
BİR GECE MASALI (5+ Yaş)
Shakespeare’in Bir Yaz Gecesi Rüyası isimli oyunundan uyarlanan Bir Gece Masalı, arkadaşlık kavramı üzerine kuruludur. Oyun, ailesinin istediği gençle değil kendi istediği kişi ile arkadaşlık kurmak isteyen Şirin Kız’ın Yakışıklı Delikanlı, Güçlü Delikanlı ve Selvi Kız ile ormanda geçirdiği bir gecede yaşananları anlatır. William Shakespeare’in yazdığı Musa Arslanali’nin yönettiği oyunda Ayşe Nurseli Tırışkan Akpınar, Burhan Yeşilyurt, Çağlar Ozan Aksu, Güzin Alkan, Hüseyin Emre Şen, Mehmet Emre Ertunç, Oğuzhan Oğuz, Ömer Naci Boz, Seda Yılmaz, Serap Doğan rol alıyor. Oyun, 3, 10 Mart 2024 tarihlerinde Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.
ÇÖPSÜZ DÜNYA (3+ Yaş)
İklim değişikliği ve hava kirliliğinden dolayı bulutların renginin, rüzgarın yönünün değiştiği günlerden bir gün; umutlu, mutlu ve bilinçli bir uçurtma olan Uç Uç kuyruğu koptuğu için bir çöplüğe düşer. Çöplükte, bez bir bebek olan Püsküllü ve atılmış bir koli olan Koli Koli ile tanışır. Çöplüğün kontrolünü elinde tutan Çöpten Kral ve yardımcısı Sinek ile kurulu düzenlerini değiştirmeye çalışan Uç Uç arasında bir mücadele başlar.
Çöpsüz Dünya oyunu sevimli karakterler aracılığıyla tüketim kültürünün bilinçsizce yaygınlaştığı günümüzde “geri dönüşüm, tamir, sıfır atık ve renklerle ayrılmış atık kutuları” gibi konuları ele alarak atıklardan arındırılmış bir dünya nasıl mümkün olabilir sorusuna cevaplar arıyor. Arzu Yurtseven’in yazdığı, Nihat Alpteki’nin yönettiği oyunda Eylül Soğukçay, Pınar Demiral, Engin Akpınar, Samet Silme, Mehmet Soner Dinç rol alıyor. Oyun, 3, 10 Mart 2024 tarihlerinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.
RÜYA(5+Yaş)
Hayvanat bahçesini ziyaret eden Özgür, doğal yaşam alanlarından kopartılıp kafese konan hayvan dostlarını rüyasında görür. Artık harekete geçme zamanıdır ve Özgür onları kurtarmakta kararlıdır. Özge Midilli-Ertan Kılıç’ın yazdığı Özge Midilli’nin yönettiği oyunda Alp Tuğhan Taş, Esen Koçer, Pınar Aygün, Direnç Dedeoğlu, Gülce Çakır, Mehtap Gündoğdu Akbulut, Nilay Bağ, Nilay Yazıcıoğlu rol alıyor. Oyun, 17, 24 Mart 2024 tarihlerinde Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.
FINDIKKIRAN (7+ Yaş)
Minik Clara, yılbaşı hediyesi olarak aldığı Fındıkkıran isimli oyuncağıyla özel bir bağ kurar. Görünenin ardındaki güzelliğin ortaya çıkacağı o gece hayalle gerçek arasında, başka dünyalarda büyük serüven başlar. 1800’lerden günümüze birbirinden farklı versiyonlarıyla operada, sinemada büyük ilgi gören bu halk öyküsü, tüm görkemiyle şimdi Şehir Tiyatrosu’nda sahneleniyor. E.T.A Hoffmann’ın masalından Dilşad Çelebi’nin uyarladığı, Lerzan Pamir’in yönettiği oyunda Asrın Gurur Kuyucak, Gözde İpek Köse, Cihan Kurtaran, Çağrı Büyüksayar, Derya Keykubat, Dolunay Pircioğlu, Emel Bertan, Esra Ede, Emrah Derviş Soylu, Gürkan Başbuğ, Hakan Gümüş, Osman Kaba, Pelin Budak, Salih Şimşek, Sefa Turan, Selen Nur Sarıyar, Ümit Bülent Dinçer, Yılmaz Aydın rol alıyor. Oyun, 17, 24 Mart 2024 tarihlerinde Ümraniye Sahnesi’nde,
KARAGÖZ ÇİFTLİK BEKÇİSİ (3+ Yaş)
Karagöz uzun zamandır işsizdir ve iş aramaktadır. Sonunda kendisine bir çiftlikte iş bulur. İşi hayvanların bakımını yapmaktır. Ama ortada bir sorun vardır. Karagöz, hayvanları tanımamaktadır. Özgür Atkın’ın yazıp yönettiği oyunda Elif Verit, Hakan Örge, İrem Erkaya rol alıyor. Oyun, 17, 24 Mart 2024 tarihlerinde Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.
ELMA KURDU KIRTIK (4-7 Yaş)
Elma Kurdu Kırtık 7 yaş altı çocuklara yönelik, kuklaların kullanıldığı, canlı müzik eşliğinde oynanan eğlenceli bir çocuk oyunudur. Haylaz bir elma kurdunun mükemmel elmayı bulmak için çıktığı yolculuğu anlatır. Sahip olduklarına değer vermeyen, çevresindekileri hor gören Kırtık bu yolculukta aradığı mükemmel elmaya ulaşmak yerine çok daha kıymetli bir şeyin farkına varır.
Çocukların sosyal çevreleriyle olan ilişkilerine dikkat çeken oyun somut nesnelerle soyut kavramları ilişkilendirerek çocuğun algısını geliştirmeyi amaçlamaktadır. Çocuğun günlük yaşamında yaşadığı çelişkileri renkli bir hayal dünyasında yeniden yaratan oyun çocuğa kendi gerçekliğine dışarıdan bakabilme şansı verir. B. Çağatay Çakıroğlu ve Ö. Barış Bakova’nın yazıp B. Çağatay Çakıroğlu’nun yönettiği oyunda; Elyesa Çağlar Evkaya ve Seda Çavdar rol alıyor. Oyun, 17, 24 Mart 2024 tarihlerinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.
]]>Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi’nde 2019 yılında makine tasarım teknolojisi, otomasyon, elektrik elektronik, metal teknolojisi ve plastik teknolojisi alanlarında eğitim öğretime başlayan lisede, öğrenciler geri dönüşümden elde ettikleri malzemelerle farklı alanlara yönelik çalışmalar yapıyor.
Okulun Sıfır Atık Kulübündeki 35 öğrenci, geri dönüşüm için topladıkları şişe kapaklarını makine bölümü öğretmeni Ali Yar’ın gözetiminde öğütme makinesinde parçalayarak dönüşüme kazandırıyor.
Öğrenciler, geri dönüştürdükleri malzemeden okuldaki enjeksiyon makinesi yardımıyla mangala benzeri “beştemse” adlı kutu oyunun tablası ve boncuklarını üretiyor.
Okul müdürü Bülent Seğmen, AA muhabirine, 2019’da eğitim öğretime başlayan okulda makine tasarım teknolojisi, otomasyon, elektrik elektronik, metal teknolojisi ve plastik teknolojisi alanlarında faaliyet gösterdiklerini söyledi.
Son teknolojiyle donatılmış okulda 1300 öğrencinin okuduğunu anlatan Seğmen, şöyle konuştu:
“Öğrencilerimiz dışarıdan alınan siparişlerle gerçek işlerde çalışma fırsatı da buluyorlar. Okulumuzda bir iktisadi işletme var. Öğrencilerimizin sadece eğitim olarak değil bütünüyle gelişimini sağlamayı düşünüyoruz. Bu kapsamda Sıfır Atık projesine de destek veriyoruz. Okuldaki atık malzemeleri topluyoruz. Bunlardan okulda öğrencilerimizin yaptığı kalıplarla kendi makinelerimizde ürünler elde ediyoruz. Hazırladığımız kutu oyunu ‘beştemse’ tablaları Romanya’da yapılan bir yarışmada kullanıldı. Böylece okul olarak ilk ihracatımızı yaptık. Öğrencilerimizin kullandığı pet şişeler ve buna bağlı plastik malzemelerin hiçbiri boşa gitmiyor. Son dönemde birkaç fabrika ve bir okul, plastik atıklarını bize göndermeye başladı. Onları da ileri dönüşüm projesine dahil ediyoruz. Hem dönüşümü sağlamış oluyoruz hem de öğrencilerimizde geri dönüşüm bilincini yerleştiriyoruz. Bu arada yaptığımız kalıplar ve üretimle öğrencilerimiz gerçek bir iş üzerinde çalışmış oluyor.”
“Bir oyun tablasını hazırlamak 10 dakika sürüyor”
Okulda plastik alan şefi olarak görev yapan makine bölümü öğretmeni Ali Yar da öğrencilerinin sıfır atık konusunu ön planda tuttuğunu anlattı.
Plastik atık kullanabilecekleri projeleri değerlendirdiklerini vurgulayan Yar, şunları kaydetti:
“Okulumuzda günlük 1300 şişe kapağı ortaya çıkıyor. Sıfır Atık Kulübü’ndeki 35 öğrenciyle bunları toplamaya başladık. Dünya Kumalak Federasyonu okulumuza metalden beştemse oyunu tablası üretme fikriyle geldi. Ancak maliyeti düşürmek ve sıfır atık prensibini yaygınlaştırmak için plastikten yapılabileceğini söyledik. Bu fikir çok hoşlarına gitti. Okulda ortaya çıkan su şişeleri kapaklarından oyun tablasının üretimini yaptık. Bir oyun tablasını hazırlamak 10 dakika sürüyor. Romanya’daki şampiyona için geçen yaz mevsiminde 50 beştemse oyun tablası gönderdik.”
Plastik bölümü öğrencisi Azra Rüzgar da Kazakistan’ın geleneksel oyunlarından beştemsenin tablalarını hazırlamak için plastik su şişelerinin kapaklarını topladıklarını dile getirerek, “Kırdığımız kapakları daha sonra burada enjeksiyon makinalarının kalıbına aktarıyoruz. Kalıplardan çıkardığımız oyun tablalarını küçük vidalar aracılığıyla birleştiriyoruz. Dönüştürdüğümüz plastikten yararlı bir şeyler üretmek mutlu ediyor.” diye konuştu.
]]>Karşılaşma sonrası düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Erzurumspor FK Teknik Direktörü Hakan Kutlu, “Hakemlerin hem saha duruşları hem tavırları gerçekten bugün ayrı bir tebriki hak ediyorlar. Ben önlerini açık gördüm. İnşallah bu şekil devam edip üst liglerde onlar da maç yönetmeye başlarlar. Çok yüksek tempoda bir maç oldu. Boluspor da zaten önemli bir takım. Son haftalarda önemli çıkışı var. İyi hocaları var. Bizim takım da gerçekten son haftalarda, son 6 haftadır gol yemiyorduk. Sanki gol yemeyince 6 haftadır defansif bir takım olarak değerlendirmeye başlamışlardı bizi. Biz bu ligin ön alan baskısını en iyi yapan takımlarından biriyiz. Bugün de özellikle maçın 45 dakikasında ön alan baskısıyla girdiğimiz iki tane çok net gol pozisyonu var, değerlendiremedik. Boluspor’u, Yalçın Hoca’yı tebrik ediyorum. Özellikle kendi oyuncularımı tebrik ediyorum. Ligin başından beri çok önemli inanılmaz özveriyle mücadele ediyorlar. Bugün de aynı şekilde iyi futbol oynadılar” dedi.
Yalçın Koşukavak: “Bizi yalnız bırakmayan taraftarımıza teşekkür ederiz”
İlk yarı oyunun seyir zevkinin düşük olduğunu ifade eden Boluspor Teknik Direktörü Yalçın Koşukavak, “Öncelikle bütün oyuncularımı ve bize destek veren çağrımıza kulak verip, kulak verip bizi yalnız bırakmayan taraftarımıza teşekkür ederiz. Bu galibiyet onlara armağan olsun, bizi desteklemeye devam etsinler. Çalışmak bizden takdir Allah’tan. Oyuna gelince de 45 dakika boyunca hem ekran başındaki hem de türündeki olan taraftarlardan özür dileriz. İyi bir seyir zevki açısından bir oyun yoktu sahada. Oynamak isteyen bir Boluspor vardı. Tamamen sürekli topu üçüncü bölgeye vuran ve düşen ikinci topları kazanmaya çalışan bir Erzurumspor. Biz tabii bunu böyle bir oyunla karşılaşacağımızı tahmin ediyorduk” diye konuştu.
“Hakem arkadaşın çok oyun konsantrasyonu yoktu”
Hakeme yönelik sert eleştirilerde bulunan Koşukavak, “Kazanınca konuşmak lazım. Kaybedince konuşunca olmuyor. Türk futbolu gelişmez başka türlü. Bir oynamak isteyen bir Boluspor tamamen topu üçüncü bölgeye vurup düşen top kazanacak ya Erzurumspor. Orta sahada çok bariz bir faul oyuncumuza yapıldı. Oyuna aktı, devam etti. Unutturuldu. Rakip oyuncu, arkadan aldatmaya yönelik penaltı aradı. İki sarı kartla oyundan atılması gerekiyordu. Bunları neden anlatıyorum? Çünkü hakem arkadaşın çok oyun konsantrasyonu yoktu böyle 1980’de oynanan futbol sürekli topun havada olduğu oyunlarda futbol kuralları artık daha böyle ertelenir ve orada hakemin oyunu yorumlamasına kalır işler. Onları yapamadı hakem arkadaş maalesef. Çok oyunu yönetemedi, idare etti. O yüzden bunları söylemek zorundayım. Ülke futbolunun gelişmesi açısından. Bu kadar ekonomik anlamda yatırım yapılan bir futbol var bu ülkede. Üretemezsek oynayamazsak, ilk yarı herhalde bir file taksak sahaya, ayak tenisi oynasak yeri vardı. Sürekli top havadaydı, bir de topun oyunda kalması süresi herhalde hakemin sakatlığıyla beraber topun önünde kaldığı süre. Bu maçta bu top kaç dakika sahada kaldı? Bir tahminde bulunursam 15 dakika falandır. Bu çok acı bir şey. Bir tarafta oynamaya çalışan bir takımı biz bedavadan bize faul veya bir şey çalsın istemiyoruz. Ama bir takım oynamaya çalışıyor. Diğer takımı tamamen oynatmamaya çalışıyor. Burada kimden yana dikkatli davranmamız lazım, yorum yapmamız lazım. Böyle genç hakem arkadaşların biraz daha oyuna iyi yorumlar getirmesi, akıl getirmesi gerekiyor. Maalesef bugün göremedik. İnşallah ilerleyen zamanda gelişeceğiz. Umudumuz var” ifadelerini kullandı.
“Çok yüksek motivasyonu vardı rakibin”
Erzurumspor FK’nın motivasyonun yüksek olduğunu söyleyen Koşukavak son olarak, “İkinci yarıya da gelince, onların bu kadar topu havaya kaldırıp bize hücum etme planlarını bir orta saha fazla yaparak biraz da takımımı genişleterek alanlar oluşturmaya başladım. Yerden oyunlar oynamaya başladık. Çok yüksek motivasyonu vardı rakibin. Aşırı motivasyonu vardı. 5 sakatlık verdi Erzurumspor. Tebrik etmek lazım. Çok yüksek konsantrasyon motivasyonları vardı. Boluspor’a hayırlı olsun. Erzurumspor’a da başarı dilerim” dedi. – BOLU
]]>Balıkesir Kuvayimilliye meydanında toplanan binlerce kişiye seslenen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Tarihimize damga vurmuş nice gönül sultanının, kahramanın, pehlivanın, sanatçının şehri Balıkesir’de sizlerle olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Geçtiğimiz Mayıs ayında yapılan Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerinde, Cumhur İttifakı olarak yüzde 46 düzeyinde bir oy oranıyla bize destek olan Balıkesirli kardeşlerime teşekkür ediyorum. Tabii bu oy oranı Balıkesir ile aramızdaki gerçek muhabbetin seviyesini yansıtmaktan çok uzaktır. Sizlerden 31 Mart seçimlerinde mutlaka yüzde 50’nin üzerinde bir oy oranıyla Türkiye Yüzyılı belediyeciliğinin yanında yer almanızı bekliyorum. Çanakkale’den Milli Mücadele’ye kadar bu toprakları yeniden vatan eylediğimiz zorlu günlerin kahraman şehri Balıkesir’in bugün de Türkiye Yüzyılı’na omuz vereceğine inanıyorum. Buna hazır mıyız? Tarihiyle, kültürüyle, tabiatıyla hepsinden önemlisi baş tacı insanıyla medarıiftiharımız olan Balıkesir, kendine yakışanı yapacaktır” dedi.
“Muhalefet cenahında her şey gizli kapaklı olduğu için kimin kiminle yürüdüğü, kime borçlandığı da tam bir muamma”
Miting alanında 85 bin kişinin olduğunu belirten Erdoğan, “Şu anda resmi rakamları istedim. Bugün, bu alanda ne kadar kişi var biliyor musunuz? 85 bin kişi var. Yani yolda, caddeler boyu Balıkesirli kardeşlerimle hep beraber olduk. Çocuk, kadınlar tüm halk. Bu ne güzellik böyle? Balıkesir’in minnet borcu yok. Ama anlaşılan o ki birileri Balıkesir üzerinden birbirlerine borçlanmışlar. Şimdi de bunu televizyon ekranlarında ulu orta dillendirmeye, hatta açıkça ödenmesini istemeye başlamışlar. Anlaşılan birilerinin ödemek zorunda oldukları diyet borcu hiç bitmiyor ve bitmeyecek. Tabii muhalefet cenahında her şey gizli kapaklı olduğu için kimin kiminle yürüdüğü, kimin kime borçlandığı da tam bir muamma” diye konuştu.
Balıkesir’in oynanan oyunları bozacağını inandığını ifade eden Erdoğan, “Siyasetin, acemi genel başkanı elinde adeta bir kabzımal hesabına dönüştürülmesi gerçekten utanç vericidir. Ama benim bildiğim Balıkesir bu oyunu bozacak basirete sahiptir. Öyle mi? Kazanmak değil, kaybettirmek üzerine kurulu siyasetin bu şehre hiçbir katkısının olmayacağını en iyi benim Balıkesirli kardeşlerim bilir. Esasen diğer şehirlerde de durum çok farklı değil” ifadelerini kullandı.
“İstanbul’da yaşanan komediyi görüyorsunuz”
İstanbul’da bir komedi yaşandığını dile getiren Erdoğan, “İstanbul’da yaşanan komediyi görüyorsunuz değil mi? Takip ediyorsunuz. Kaybedeceklerini görünce panikle sağa sola saldırmaya başladılar. Birileri ‘Son dakikaya kaldık, aday listelerini yetiştiremedik’ numarasıyla kendi akıllarınca milleti kandırmaya çalışıyor. Neyse ki milleti kandırmak isterken bile işlerini doğru dürüst yapamıyorlar da oynadıkları oyunlar kendi ayaklarına dolanıyor. Muhalefet partilerindeki iç çekişmeler de ayrı bir facia. Kelimenin tam anlamıyla rezillik diz boyu. Muhalefetin belediye başkan adayları şehirlere hizmet edecek ismi bulma kriteriyle değil parti içi hiziplerin paylaşım aracı olarak belirleniyor. Biz İstanbul’da Murat Kurum, Ankara’da Turgut Altınok, İzmir’de Hamza Dağ, Balıkesir’de Yücel Yılmaz isimlerini aynı şekilde diğer yerlerdeki adaylarımızı belirlerken şehirlerimizin Türkiye Yüzyılı yürüyüşüne ayak uyduracak profiller olmasına dikkat ettik. İşte bu şekilde tespit ettiğimiz Cumhur İttifakı’mızın belediye başkan adaylarımızın verdiği her sözün arkasında biz varız. Cumhurbaşkanı var, hükümetimiz var, Cumhur İttifakı var” şeklinde konuştu.
“Muhalefette kavga çok sert geçiyor”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:
“Muhalefet tarafında ise herhangi bir ölçüm yok. Öyle ki kim nereyi kaparsa, elinde kalıyor havasında bir süreç yaşanıyor. Böyle olunca da tabii kavga çok sert geçiyor. Değerli kardeşlerim, bilhassa CHP’nin içler acısı haline baktıkça bu partiye gönül verenler adına biz de üzülüyoruz. Bunca yıldır siyaset arenasında karşı karşıya olduğumuz CHP’nin ülkenin ve milletin geleceği için hiçbir vizyonu, hiçbir programı, hiçbir projesi bulunmadığını zaten biliyoruz. Hepsinin üzerine son dönemde bu parti varlığını sürdürmek için kendine her yolu mubah sayacak kadar sakil bir yere savruldu. Daha önceki seçimlerde kurduğu örtülü ittifak tezgahını bu seçimde iyice eline yüzüne bulaştırdı.”
“CHP artık oyun kurucu olmaktan çıkıp kurulan oyunların piyonu haline gelmiştir”
CHP’nin kent uzlaşısı diyerek Kandil’le uzlaşı arayışına girmesinin CHP’nin bu ülke ve milletle hiçbir ortak noktasının kalmadığına işaret ettiğini kaydeden Erdoğan, “Her kafadan ayrı bir sesin çıktığı, genel merkezinden teşkilatlarına kadar tüm mekanizmaları dökülen CHP, artık oyun kurucu olmaktan çıkıp kurulan oyunların piyonu haline gelmiştir. Ne diyelim? Koskoca CHP’yi bölücü örgütün güdümündeki DEM’in ve marjinal örgütlerin oyuncağı haline dönüştürenler utansın. Biz kendi işimize bakacağız. Bunu yaparken de birileri gibi işimizi sadece lafta bırakmayacağız. Çünkü biliyoruz ki Balıkesir sadece lafa bakmaz. Balıkesir lafı söyleyenin kim olduğuna, bugüne kadar nerede, ne yaptığına, bundan sonra ne yapabileceğine de bakar. Balıkesir vizyona bakar, esere bakar, hizmete bakar, projeye bakar, yatırıma bakar. Balıkesirli bilir ki Cumhur İttifakı olarak biz kendisine ne söz verdiysek yerine getireceğiz. Buna karşılık daha önceki seçimlerden tecrübeyle, biliyoruz ki muhalefet adayları, söylediklerinin yüzde 90’ını yerine getirmiyor, getiremiyor. Zaten o sözleri verirken gereğini yerine getirmek gibi bir dertleri de yok” dedi.
CHP’nin ‘engellendik’ yalanına inanmamalarını isteyen Erdoğan, “Kardeşlerim belediyelere merkezi idareden ayrılan kaynağı neredeyse iki kat artırdığımız halde muhalefet cenahı, utanmaz, ‘ağır bir şekilde engellendik’ yalanına sığınmaya çalışıyor. Bunlar bütçede engelli değildir. Bunlar eser ve hizmet engellidir. Gözü de, gönlü de şehrinde olmayanlar kendilerine verilen kaynakları şahsi hırsları ve hevesleri uğrunda çarçur etmişlerdir. Şehirlerine yaptıkları ihaneti gizlemek için de tamamı yalan ve yanlış üzerine kurulu kampanyalarla milleti kandırmanın peşindeler. Evet, ben de Dursunbey’in yanındayım. Milleti kandırarak makam mevki elde etme üzerine kurulu siyaset eski Türkiye’nin tarzıdır. Halbuki bizim son 21 yılda hayata geçirdiğimiz demokrasi ve kalkınma atılımları ile ülkemizde siyasetin işleyişi değişti. Eskinin ideolojik istismar korku ve laf cambazlığıyla kifayetsizliğini gizleme siyasetinin yerini eser ve hizmet siyaseti aldı. Türkiye Yüzyılı’yla dünyada hak ettiği yere gelme konusunda kararlı adımlarla ilerleyen günümüz Türkiye’sinde eskinin geçer akçesi, ‘Zübük siyaseti’ işlemez, işlemiyor. Cumhur İttifakı ve AK Parti olarak geçtiğimiz Mayıs ayında Türkiye Yüzyılı vizyonuyla siyasetin çıtasını biraz daha yükseltmiştik. Şimdi de önümüzdeki seçimler vesilesiyle bu vizyonu, şehirlerimizle buluşturmayı hedefliyoruz. Büyükşehir belediyesiyle, ilçe belediyesiyle sizler burada gereken adımları atarken biz de Cumhurbaşkanlığı, bakanlıklarıyla, kurumlarıyla Ankara’da üzerimize düşeni yapacağız. Öyleyse şimdi buradan Balıkesir’den öyle bir ses verin ki ülkemizin dört bir yanından duyulsun. Hazır mıyız? Balıkesir 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız? 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehri için kararlı mıyız? 31 Mart’ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Bunun için ana kademe, kadın kolları, gençlik kolları seçim gününe kadar kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Seçim akşamı Balıkesir’le birlikte Türkiye haritasını Cumhur İttifakı’nın renkleriyle boyamaya var mıyız” dedi.
Balıkesir’e 21 yıldır yapılan yatırımlardan bahseden Erdoğan, “Kardeşlerim bizim eser ve hizmet siyasetimizin lafta kalmadığının icraatla temellendirildiğinin ispatlarından biri son 21 yılda Balıkesir’e 238 milyar lira tutarında yatırım yaptık. Laf ola beri gele yok, icraat var icraat. Bu yatırımla, eğitimde 4 bin 830 yeni dersliği şehrimize kazandırdık. Bandırma 17 Eylül Üniversitesi’ni faaliyete geçirdik. Gençlik ve sporda 18 bin 168 kapasiteli yüksek öğrenim yurt binaları açtık. 39 spor tesisi inşa ettik. Balıkesirli ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza 6 milyar liranın üzerinde kaynak aktardık. Balıkesir’de bin 110 yataklı Atatürk Şehir Hastanesi başta olmak üzere toplamda 2 bin 624 yataklı, 35 hastaneyle birlikte 81 sağlık tesisi yaptık. Aralarında 400 yataklı Merkez Devlet Hastanesi ve 300 yataklı Edremit Devlet Hastanesi’nin de olduğu 16 sağlık tesisimizin inşası TOKİ kanalıyla sürüyor. 8 bin 586 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. 4 bin 960 konutun yapımına devam ediyoruz. Şehrimizde riskli yapı olarak belirlediğimiz 7 bin 870 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. Söz verdiğimiz 10 millet bahçesinden merkez, Kızpınarı, İvrindi, Sava, Beştepe, Karesi, Dursunbey, Kepsut ve Havran’ı tamamladık. Diğerlerinin de yapımı veya projelendirmesi devam ediyor” diye konuştu.
Yenice, Balya, İvrindi yolunu, Balıkesir-Dursunbey yolunu bu yıl tamamlayacaklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Eskişehir, Kütahya, Balıkesir ve Bandırma, Balıkesir, Manisa demir yolu hatlarını elektrikli ve sinyalli hale getirerek modernize ettik. Gökköy Lojistik Merkezi’ni hizmete açtık. Şehrimizi hızlı tren ağlarına bağlayacak olan Bursa, Bandırma, Balıkesir, hızlı tren hattı projemizin ilk etabını 2025 yılı sonunda bitireceğiz. Koca Seyit Havalimanı’mıza yıllık 3 milyon kapasiteli Balıkesir Havalimanı’mız, yıllık 1 milyon yolcu kapasiteli terminal binaları yaptık. Balıkesir’e 26 baraj ile 25 gölet inşa ettik. 8 baraj inşa ediyoruz. Son 21 yılda inşa ettiğimiz sulama projeleriyle 710 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtık. Yapımı devam eden. 17 sulama tesisimizle 180 bin dekar zirai araziyi daha sulamaya açacağız. Balıkesirli çiftçilerimize toplam 48 milyar lira tarımsal hibe desteği var. İstihdamı desteklemek için Balıkesirli işverenlerimize 5 milyar lira tutarında prim teşviki verdik. Sanayide, teknolojide 4 yeni organize sanayi bölgesi, bir Teknopark ve 10 araç geliştirme merkezi kurduk. Ayrıca Edremit ve Gönen Organize Tarım Bölgelerini faaliyete geçirdik. Enerjide 302 bin abonesi bulunan Balıkesir’e, 17 ilçemize doğal gaz arzını sağladık. Bu yıl içerisinde Manyas’a ve 2026 Balya’ya, doğal gaz arzı sağlama hedefliyoruz” dedi.
“Kadınlarımıza ve gençlerimize vereceğimiz destekler için kurduğumuz fon bu doğrultuda atılmış bir adımdır. Bunların yanında şehirlerimizin duyarlı bir anlayışla yönetilmesini sağlayacağız. Estetikle biçimlendirilmiş, tarihi ve kültürel birikimi korunmuş, huzurlu, güvenli şehirler kurmakta önceliklerimiz arasındadır” diyerek sözlerine devam eden Erdoğan, “Doğup büyüdüğü yerde kalmak isteyen insanlarımızın sağlayacağımız destekler ve imkanlarla yanlarında olacağız. Kardeşlerim bütün bunları söylerken biz insanımızın günlük hayatında yaşadığı sıkıntıları asla görmezden gelemeyiz. Biliyorsunuz biz ekonomide önceliği istihdama ve üretime veriyoruz. Bu konuda gayet iyi gidiyoruz. Ancak dünyanın başının belası olan enflasyon bizim de canımızı yakıyor. Üstelik enflasyonun yol açtığı maliyetlere ilaveten 6 Şubat depremi ekonomimize yüklediği 104 milyar dolarlık faturayla da karşı karşıyayız. Çok sayıda meseleyle aynı anda mücadele etmekteyiz. Amacımız Türkiye Yüzyılı rotamızı koruyarak bu fırtınalı küresel iklimden ülkemizi selamete çıkarmaktır. Hamdolsun bugüne kadar yaşanan onca sıkıntıya rağmen vatandaşlarımıza mahcup olacak bir kırılmaya meydan vermedik. Küresel bir felakete dönüşen Covid-19 salgınının hem sağlık hem de ekonomik yönünü başarıyla idare ettik” şeklinde konuştu.
Rusya ve Ukrayna arasındaki savaşa da değinen Erdoğan, “Türkiye’yle birlikte tüm dünyaya olumsuz etkileri olan bu savaşın bir an önce sona ermesi için girişimlerimizi sürdürüyoruz. İsrail’in Gazze’deki zulmüne karşı İslam aleminin yekvücut olarak hareket etmesi için gayret gösteriyoruz. Gazze’deki kardeşlerimize ulaştırılmak üzere gönderdiğimiz yardımların toplamı 34 bin tonu geçti. Dün 2 bin 380 ton gıda malzemesi taşıyan bir gemimiz daha bölgeye ulaştı. Bu zulmün durdurulmaması halinde bölgemizde yanacak ateşin bizi de etkilemesi kaçınılmaz. Her kim bu meselenin bizimle ilgisi olmadığını iddia ediyorsa ya dünyadan habersizdir ya da başkaları hesabına çalışıyordur. Dolayısıyla Gazze’deki zulmün, tacizlerin durması için hiçbir istisna koymadan söylüyorum. Elimizdeki tüm imkanları kullanacağız” dedi.
Türkiye’nin güney sınırındaki teröristlerle mücadelenin süreceğini belirten Erdoğan, “Yeni harekatlarla delik deşik etmeyi sürdüreceğiz. Gabar’da bu teröristleri çökerttik mi? Cudi’de bunları çökerttik mi? Bunları o dağlardaki inlerine gömdük mü? Şimdi neredeler? Mesele bu. İnşallah bu yıl sonuna doğru ekonomide başlayacak rahatlamayla ve atacağımız ilave adımlarla çalışanlarımız ve emeklilerimiz başta olmak üzere tüm kesimin beklentilerini karşılayacağız. Devletimizin imkanları arttıkça bunu milletimizin istifadesine sunmaktan geri durmayacağız. İşte bakın şu anda Gabar’da günde 35 bin varil petrol çıkartıyoruz. Bu şimdi nereye gelecek? 100 bin varile. Kardeşlerim ülkemizin 21 yılda asırlık demokrasi ve kalkınma adımlarını gerçekleştirebilmenin gerisinde tüm saldırılara ve tuzaklara rağmen korumayı başardığımız güven ve istikrar iklimi var. Önümüzdeki dönemde de bu iklime sahip çıkarak ülkemizle ilgili sinsi niyetleri inşallah bir kez daha kursaklarda bırakacağız. Bu duygularla tekrar Balıkesir’i selamlıyorum. Büyükşehir ve ilçe belediye başkan adaylarımızı sizlere emanet ediyorum” ifadelerini kullandı. – BALIKESİR
]]>Avcı, Yukatel Adana Demirspor maçı hazırlıklarını sürdüren bordo-mavili takımın antrenmanı öncesinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
Ligin ikinci yarısında aldığı kötü sonuçların ardından son 2 haftada galip gelerek kötü gidişatını durduran bordo-mavili takımın çalıştırıcısı, her takımın ligde yaşadığı süreçten geçtiklerini belirterek, “O süreci çok telaffuz etmek istemiyorum. 1 haftada 3 maç, toplamda 13, ilk 11’de 7-8 oyuncunun olmadığı bir süreci yaşadık, kaybetmeyebilirdik de. Oyun olarak kaybetmediğimiz maçlar vardı.” ifadesini kullandı.
Adana Demirspor’un da kendileri gibi o süreçten geçen bir takım olduğunu vurgulayan Avcı, “Adana Demirspor da o süreci yaşadı. Tekrar toparlanmaya geçti. Transferler yaptılar, gidenler, gelenler oldu. Taraftarımız sonuç bekliyor. Bu süreç sağlıklı bir şekilde gidiyor. Mevcutta sıralama kaybetmedik. Rakiplerimiz de puan kaybettiler. Biz de puanlar kaybettik. Sıralamamız aynı yerde ve Türkiye Kupası hedefi aynı yerde duruyor.” diye konuştu.
Avcı, her takımın inişli çıkışlı bir dönem geçirebileceğinin altını çizerek, şöyle devam etti:
“Bugün geldiğimiz nokta, oyuncuların gelmesiyle rekabetin daha iyi arttığı, mevcudun yukarı çektiği, gelenin biraz daha işin içine girdiği, yukarı çektiği durumu yaşıyoruz. Kazanmak önemli. Bizi daha da hırslandırıyor. Bu süreci bu şekilde geçtik diye düşünüyorum. Yine her takım için inişler çıkışlar olacak. Ulaşılabilir hedefimizi zaten net şekilde söylemiştik. Bu sene itibarıyla üçüncülük, dördüncülük ile Avrupa Kupaları’na gitmek ve Türkiye Kupası. Bu hedefler geçiş dönemi ve sancılı olmasına karşın önümüzde aynı sıralamada duruyor. Ligde 12 maçımız ve kupa var. Daha iyisini yapmak istiyoruz. Oyuncuların durumu iyi, enerjisi yüksek. Bir yandan bu günceli yapıyoruz, bir yandan da önümüzdeki senenin planlamasına çalışıyoruz. Umarım bunun karşılığını alırız.”
Başkan Ertuğrul Doğan ile görüşme
Gelecek sezon planlamasına ilişkin de Avcı, “Pazartesi başkan ile beraberdim İstanbul’da. Yoğun şekilde önümüzdeki senenin planlanması ile ilgili çalışmalar yapılıyor. Hızlı mesafe kat etmek istiyoruz. Kulübün bütçesi, mevkisel olarak nelere ihtiyacımız var. Deneyimli oyuncu, genç oyuncu, birçok şeye bakılıyor. Zaman içinde Trabzonspor’un hedefleri ile ilgili kısa vadede, 2-2,5 sene hedefleri ile ilgili açıklama zaten yaparız. Şu an itibarıyla hem yarışacağız, hem sezonun planlamasını yapıyoruz. Sağlıklı gidiyor, umarım böyle devam eder.” dedi.
Avcı, kiralık olan Onuachu ile ilgili bir soruya da “Şu an itibarıyla içerdeki oyunculardan maksimum verim almak hedefimiz. Afrika Kupası’ndan geldiler, 1 aydır yoklar. Fiziksel durumları var. Onu en iyi şekilde planlamaya çalışıyoruz. Bunlar daha sonra karşılıklı oturup konuşulur ki onların da istekleri nedir? Başka planları var mı? Bizim düşüncemiz nedir? Mevcutta daha iyi performans nasıl alırız ona çalışıyoruz.” yanıtını verdi.
Orsic’in sağlık durumu
Sezon başında çapraz bağ ameliyatı geçiren Orsic’in sağlık durumuna ilişkin de Avcı, şu değerlendirmede bulundu:
“Antrenmanda ısınma, 5’e 2, oyunların bazı bölümlerine katılıyor. Bir aksilik çıkmazsa ki biliyorsunuz sakatlıktan çıkanlar, insanlar sakatlandığı yeri değil, diğer tarafı daha çok korurlar. Biz de bu süreçte Orsic’i daha koruyarak gidiyoruz. Mart ayının 15’ine kadar olan süreçte sanki faydalanacağız. Bir aksilik olmazsa. Sezon başında buranın en yatırım yapılan ve net oyuncularından bir tanesiydi. 7 aydır faydalanamıyoruz. Onun katılımıyla rekabet daha iyi olacak.”
Avcı, yeni transfer Meunier’in performansına ilişkin de “Oyuncuyu çok konuşmaya gerek yok. Kariyerini biliyorsunuz. Transfer olmadan önce oyun felsefemizi konuştuk, hedeflerimiz konuştuk. Onun da hedefleri var. Hem burada hedeflere koşmak hem de Avrupa Şampiyonası’nda milli takımda tekrar olma hedefi var. Her şeyi ile örnek oyuncu, Avrupalı, iyi bir profesyonel. Çok iyi çalışıyor. Takıma kısa sürede adapte oldu. Umarım böyle devam eder. Onunla çalışmaktan son derece mutluyuz.” diye konuştu.
Hafta sonunda Yukatel Adana Demirspor ile yapacakları maça taraftarları davet eden Avcı, sözlerini şöyle tamamladı:
“Adana Demirspor geçiş döneminden çıkıyor. İyi de transferler yaptılar. İyi takımları var. Başlarında deneyimli teknik adam var. Zor bir müsabaka bizi bekliyor. En iyi şekilde hazırlanacağız. Taraftarlarımıza her zaman söylediğim bir şey var, onlarla varlığımızı hissedebiliyoruz. Rakibi baskı altına alabiliyoruz. Pazar günü bence kahvaltılarını yaptıktan sonra bize yardımcı olurlarsa son derece mutlu olacağız. Ondan sonra çarşamba günü ilk 8’e kalma, kupa maçı var. Öncelikle Adana Demir’e karşı zor müsabaka ve umarım bu çıkışımızı devam ettirebilecek sonucu tekrar alırız.”
]]>Çamlı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ligin 26. haftasında RAMS Başakşehir deplasmanında alınan 3-2’lik galibiyetin ve ortaya konulan mücadelenin camia açısından değerli olduğunu belirtti.
Son yılların en çekişmeli sezonunun yaşadığına vurgu yapan Çamlı, “Aşağıdaki makas daraldıkça her puanın önemi artıyor. Birçok takımın üstündeki ya da altındaki ekiple arasında 1 puan var. Bir galibiyet alan puan cetvelinde 3-4 sıra yukarı çıkabiliyor.” dedi.
Çamlı, RAMS Başakşehir maçının son dakikalarında verilen penaltı kararıyla ilgili yorum yapmak istemediğini, burada önemli olanın Kayserispor’un genç kalecisi Bilal Bayazıt’ın penaltı vuruşunu kurtarması olduğunu vurguladı.
“Takımın daha iyisini yapacağına inanıyorum”
Kayserispor’da işlerin yoluna girmeye başladığına dikkati çeken Çamlı, şunları kaydetti:
“Kayserispor’la ilgili bir endişe taşımıyorum. 7 hafta süren bir mağlubiyet serimiz oldu. Futbol takımları dönem dönem bu durumlara düşebiliyor. O dönemde ilk 11’de oynayan 3 oyuncumuz Afrika Uluslar Kupası’na, 1 oyuncumuz Asya Kupası’na gitti. Bunların üzerine 3 oyuncumuz da sakatlandı. Hepsi bir araya gelince bu sonuç kaçınılmaz oldu. O dönemde sakat olan ve milli takımları için ülkelerine giden oyuncularımız ile yeni transferlerimiz takımımıza adapte olunca, ortaya seyir zevki yüksek, izleyenlerin keyif aldığını düşündüğümüz bir oyun ortaya çıktı. Teknik ekip ve oyuncularımızın bundan sonra daha iyisini yapacaklarına inanıyorum. Çünkü ekibimizde bu enerjiyi görebiliyoruz. Onlar sahada işlerini yapar, biz de yönetim olarak üzerimize düşeni yaparsak böyle güzel bir tablo çıkıyor.”
“Burak Yılmaz’la kısa süreli bir anlaşma yapmadık”
Takımın başına geçen genç teknik direktör Burak Yılmaz’la ilgiliÇamlı, “Burak Yılmaz’ın Beşiktaş’ta kısa süreli bir tecrübesi var ama teknik direktör olarak bu işe yeni başladı. Burak Hoca, milli takım ve daha önce oynadığı kulüplerde yakaladığı başarının daha büyüğünü Kayserispor’da ortaya koyacak diye düşünüyorum.” diye konuştu.
Çamlı, Burak Yılmaz ve ekibinde iyi bir enerji olduğunu, Türk futbolunun başarılı bir teknik direktöre kavuşacağını söyledi.
Takımda aile ortamı oluştuğunun altını çizen Çamlı, şöyle devam etti:
“Burak Yılmaz’ın karakterini ve enerjisini çok seviyorum. Babası da daha önce Kayseri Erciyesspor’da görev yapmıştı. Kente yabancı bir isim değil. Burası onun evi. Futbolda başarı da başarısızlık da var. İnşallah futbol şansı da yanında olur ve Kayserispor’da iyi işler yapar. Burak Yılmaz’la kısa süreli bir anlaşma yapmadık. Burak Yılmaz bizim için bir proje. Biz bu projeyi hep birlikte hayata geçireceğiz. Bundan şüphem yok. Biz burada bir aile ortamı oluşturduk. Bu ortamı kimsenin bozmaya gücü yetmeyecek. Ben Kayseri kamuoyu ve basınından basit, gündelik çekişmeleri konuşmak yerine şehrin incisi olan Kayserispor’a destek vermesini istiyorum. Biz ne yapıyorsak şehrimiz ve şehrimizin en değerli markası Kayserispor için yapıyoruz.”
“Büyük fedakarlıklarla transfer tahtasını açtık”
Şehrin ileri gelenlerinin takımı hep sahiplendiklerini belirten Çamlı, “Başta Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki olmak üzere şehrin ileri gelenlerinin desteğiyle burada güzel bir ortam oluşturuldu. Büyük fedakarlıklarla transfer tahtasını açtık ve takıma 3 isim kazandırdık. Bundan sonra Kayserispor için ‘Düşecek mi kalacak mı?’ yerine, ‘Bu takım Avrupa’ya gidebilir mi, ligin üst sıralarında tutunabilir mi?’ konularının konuşulması lazım.” ifadelerini kullandı.
Çamlı, Kayserispor’un kalecisi Bilal Bayazıt’ın performansıyla ilgili de şu değerlendirmede bulundu:
“Bilal (24) genç bir kalecimiz. Onu ne zaman milli takımın kalesinde penaltı kurtarırken görürsem, o zaman bir şeyleri başarmış olacak. Ayaklarının yere basması lazım. Bilal çok yetenekli ve ahlaklı bir çocuk. Eksiklerini biliyor. Kayserispor kaleci Doğan Alemdar’ı yurt dışına gönderdi. Bilal’in de çok büyük takımların kalesini koruduğunu göreceğimize inanıyorum. Ancak şu anda Kayserispor’da devam edecek. Hiç acele etmeye gerek yok.”
]]>GMG Kastamonuspor Teknik Direktörü Fırat Gül:
“Kaybettiğimiz avantajı, yeniden yakalayabiliriz, bu yüzden problem konuşmaya değil, çözüm üretmeye geldim”
KASTAMONU – TFF 2. Lig Kırmızı Grup’ta liderlik mücadelesi veren ve ikinci devreye istediği gibi bir başlangıç yapamayan GMG Kastamonuspor, hafta sonu karşılaşacağı Menemen Futbol Kulübü maçının hazırlıklarını sürdürüyor. Kastamonuspor ile ilk antrenmanına çıkan Teknik Direktörü Fırat Gül, kaybettikleri avantajı yeniden yakalayabileceklerini ve bu yüzden problem konuşmak için değil çözüm üretmek için geldiğini söyledi.
TFF 2. Lig Kırmızı Grup’ta liderlik mücadelesi veren GMG Kastamonuspor, ikinci devrede yaşadığı puan kayıplarının ardından Levent Eriş ile yollarını ayırarak geçtiğimiz yıl Kocaelispor’u şampiyon yapan Teknik Direktör Fırat Gül ile anlaşma sağladı. Kastamonuspor’un İsmail Dikmenli Tesislerinde ilk kez takımın başında antrenmana çıkan Teknik Direktör Fırat Gül, oyuncularla bir süre toplantı yaptı. Ardından hafta sonu karşılaşacakları Menemen FK’nin hazırlıklarını sürdüren GMG Kastamonuspor’un antrenmanını izleyen Teknik Direktör Fırat Gül, kaybettikleri avantajı yeniden yakalayabileceklerini ve bu yüzden problem konuşmak için değil çözüm üretmek için geldiğini söyledi.
Büyük bir camiaya geldiğinin farkında olduğunu belirten Gül, “Üst ligleri ve Süper Lig’i hayal eden bir camiaya geldiğimi biliyorum” dedi. Bu hedefleri gerçekleştirmek için ellerinden geleni yapacaklarını söyleyen Gül, takım olarak sonuna kadar mücadele edeceklerini kaydetti.
Oyun anlamında maçın gerekliliklerine göre hareket edeceklerine işaret eden GMG Kastamonuspor Teknik Direktörü Fırat Gül, “Büyük bir camiaya üst ligleri ve süper ligi hayal eden bir camiaya geldiğimin farkındayım. Bu hedef doğrultusunda çalışmalarımızı yapacağız. Oyuncularımız sahanın içerisinde çaba sarf edecek, gayret gösterecek. Sonuç itibarıyla futbolda farklı sonuçlar alınabiliyor ama oyun anlamında elimizden geleni, maçın gereği neyse elimizden geleni yapacağız. Bütün camia aynı hedef kilitleniş durumda. Tabii ki futbolda bazen düşüşler olabiliyor. Bir avantaj vardı o kayboldu. Ama o avantajı yakalayan takımda bu takımdı. Yine o avantajı yakalayabiliriz. Problemler her kulüpte var. Ben buraya problem konuşmaya değil çözüm üretmeye geldim. Takımımıza inanıyorum, güveniyorum. Yetenek olarak baktığımızda ligin kaliteli takımlarından biriyiz.. Sadece psikolojik baskı var. Onu ortadan kaldırmamız gerekiyor. Taraftarımız, yönetimimiz, teknik heyetimiz ve bu camiayı oluşturan bütün bileşenlerle birlikte camia olarak o hedefi bu sene gerçekleştirmek için buradayız” diye konuştu.
“Bu camia bu yıl hak ettiği yere gelecektir”
Başarının kolay geldiğini ifade eden Gül, “Başarılar kolay gelmiyor. Biraz zor ve meşakkatli bir yol. Ama inanıyorum ki bu camia bu sene hak ettiği yere gelecek. Levent hoca bu kulübe çok ciddi hizmetlerde bulundu. Ona da buradan selam göndermek istiyorum” şeklinde konuştu.
“İki farklı sistem kullanacağız”
Oynadıkları oyunda iki farklı sistemi kullanmayı planladıklarını anlatan Gül, “Futbolda tek bir doğru ile başarılı olamazsınız. Tabii ki 7 puanlık bir avantaj eridi ve bugün itibarıyla 3 puan gerideyiz. Bu psikolojik baskı oluşturmuş olabilir. Burada sonuç itibarıyla saha içindeki performans önemli. Biz iki sistem üzerinden gideceğiz. İkisini de iyi oynamaya çalışacağız. Ne kadar planlı olursanız olun saha içinde istek ve arzu olmazsa başarı gelmiyor. Öncelikle onu halledeceğiz. Daha önce benimle çalışmış oyuncular var. Onlar benim oyuna bakış açımı çok iyi biliyorlar. Bu bir avantaj. Çünkü bir şeyi baştan inşa etmektense tanıyan bilen isimlerle çalışmak avantaj sağlar. Diğer oyuncularımızı da biliyor ve tanıyorum” ifadelerini kullandı.
GMG Kastamonuspor’un yeni Teknik Direktörü Fırat Gül’ün ekibinde Fırat Yeşilyuva, Ercan Gezgin, Aykut Erdoğan, Ali Hıdır Kurt ve Mustafa Kahraman yer aldı.
]]>Ülkemizde oyun sektörü, teknoloji ve espor sektörlerinin ayrıntılı veriler ile ele alındığı Türkiye Oyun Sektörü Raporu 2023, turkiyeoyunsektoruraporu.com sitesinde yayımlandı. Burger King, GAMEON (Türk Telekom), GeForce NOW Powered by Game+, HOST (Hub of Streaming), Lockpick, Popeyes, Portuma, Twitch TV, WePlay Ventures ve XSolla gibi sektör liderlerinin sponsorluğunda yayımlanan raporda, Türk oyuncularının ve oyun sektörünün derinlemesine analizi yer alıyor.
Raporda, lokal oyun firmaları, mobil, konsol ve PC platformlarında tercih edilen oyun türleri, Türk oyuncularının satın alma, tüketim ve genel alışkanlıkları, önceki yıllara göre Türkiye oyun sektörü verilerinin detaylı karşılaştırmaları, espor ekosistemi ve sektördeki yatırımlar gibi başlıklar ele alınıyor. Ayrıca, Türkiye’nin sektör profesyonelleri ve oyun medyasının değerli temsilcileri de raporu yorumlarıyla zenginleştiriyor.

2022’den Bu Yana Türkiye Oyun Sektöründe Neler Değişti?
Türkiye Oyun Sektörü 2023’te yer alan verilere göre; 2023 yılı itibariyle Türkiye’de 74M+ üzerinde internet kullanıcısı bulunuyor. 2022 yılında %85 olan internet kullanıcılarının toplam nüfusa oranı, 2023’te %87,1’e yükseldi. Ülkemizdeki sosyal medya kullanıcı sayısı 70M+ bandında olurken, bu mecralarda geçirilen ortalama süre ise geçtiğimiz yıldan 3 dakika azalarak 2 saat 44 dakika olarak kaydedildi.
Aktif oyuncu sayısının 2023’te 47M+/- bandına yükseldiği görülürken, bu oyuncuların %45’ini kadınlar, %55’ini ise erkekler oluşturuyor. 2023 yılında ülkemizde PC türünde en çok tercih edilen oyun türü Shooter/FPS olurken, mobil cihazlarda ise casual veya gündelik oyunlar tercih edildi.

Sektör Profesyonelleri Yorumları ile Türkiye Oyun Sektörü Raporu 2022’de
Gaming In Turkey | MENA | EU Oyun ve Espor Ajansı tarafından yayınlanan raporda, sektörün önemli isimlerinin yorumları ve görüşleri de bulunuyor. TESFED ve Federasyon Başkanı Alper Afşin Özdemir, TAB Gıda Marka İş Birlikleri ve Proje Geliştirme Müdürü Fatih Melih Kuzgunkaya, Türk Telekom Sabit Hizmetler Pazarlama Direktörü Nilay Altan, Video Oyun Tasarımcısı Senem Aksakal, Gamfed Türkiye Temsilcisi Ercan Altuğ, Teknoloji Oyunlaştırma ve Eğitim Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Afra Çalık, Portuma kurucusu Ozan Emrah Ünal, WePlay Ventures CEO’su Burak Yılmaz, StartGate CEO’su Mustafa Cihat Durmuş, XSolla Türkiye Ülke Müdürü İlayda Bayarı, Riot Games Türkiye Ülke Müdürü Erdinç İyikul, Bahçeşehir Üniversitesi Game Lab Yöneticisi Güven Çatak, ve canlı yayın ve turnuva organizasyon hizmetleri sunan EMBED’in kurucuları Ali Baki Duman ve Tugay Sakaoğlu gibi isimlerin yanı sıra daha birçok uzmanın yorumu da Türkiye Oyun Sektörü Raporu 2023’te yer alıyor.
Ayrıca Türkiye Oyun Sektörü Raporu 2023, bu yıl arkasında güçlü bir medya desteği de taşıyor. Türkiye’nin oyun, teknoloji ve espor haberleri ile sektörde adından söz ettiren medya mensuplarından 5mid, A’dan Z’ye Espor, Atarita, Başlat Tuşu, Bölüm Sonu Canavarı, BPT Oyun, Disket Kutusu, Donanım Haber, Espor Gazetesi, Espor Times, Flank Esports, Fragtist, FRPNet, Gamer Papers, Gamerbase, Gamizm, Hubogi, İndir.com, Ludenoid, Marketing Türkiye, Mavikol, Misternoob, Mobidictum, OSE, Oyun Dijital, Oyun Günlüğü, PC Hocası, Playerbros, Save Butonu, ShiftDelete, Tamindir.com, Technologic, Technopat, Teknodiot, Türk MMO, Turuncu Levye, Upcorn ve Webtekno raporun medya sponsorları olarak yer aldı.
2023 yılında Türkiye’de oyun sektörüne yön veren olayların ele alındığı raporda, dünyadaki genel oyuncu verileri ve oyun sektörüne ışık tutan bilgiler yer alıyor. Türkiye’deki oyun sektörü ve oyuncuları derinlemesine inceleyen Türkiye Oyun Sektörü Raporu 2023’ü dijital olarak yayınlandığı turkiyeoyunsektoruraporu.com adresinden inceleyebilir ve indirebilirsiniz.
]]>TFF 2. Lig Kırmızı Grup’ta liderlik mücadelesi veren GMG Kastamonuspor, ikinci devrede yaşadığı puan kayıplarının ardından Levent Eriş ile yollarını ayırarak geçtiğimiz yıl Kocaelispor’u şampiyon yapan Teknik Direktör Fırat Gül ile anlaşma sağladı. Kastamonuspor’un İsmail Dikmenli Tesislerinde ilk kez takımın başında antrenmana çıkan Teknik Direktör Fırat Gül, oyuncularla bir süre toplantı yaptı. Ardından hafta sonu karşılaşacakları Menemen FK’nin hazırlıklarını sürdüren GMG Kastamonuspor’un antrenmanını izleyen Teknik Direktör Fırat Gül, kaybettikleri avantajı yeniden yakalayabileceklerini ve bu yüzden problem konuşmak için değil çözüm üretmek için geldiğini söyledi.
Büyük bir camiaya geldiğinin farkında olduğunu belirten Gül, “Üst ligleri ve Süper Lig’i hayal eden bir camiaya geldiğimi biliyorum” dedi. Bu hedefleri gerçekleştirmek için ellerinden geleni yapacaklarını söyleyen Gül, takım olarak sonuna kadar mücadele edeceklerini kaydetti.
Oyun anlamında maçın gerekliliklerine göre hareket edeceklerine işaret eden GMG Kastamonuspor Teknik Direktörü Fırat Gül, “Büyük bir camiaya üst ligleri ve süper ligi hayal eden bir camiaya geldiğimin farkındayım. Bu hedef doğrultusunda çalışmalarımızı yapacağız. Oyuncularımız sahanın içerisinde çaba sarf edecek, gayret gösterecek. Sonuç itibarıyla futbolda farklı sonuçlar alınabiliyor ama oyun anlamında elimizden geleni, maçın gereği neyse elimizden geleni yapacağız. Bütün camia aynı hedef kilitleniş durumda. Tabii ki futbolda bazen düşüşler olabiliyor. Bir avantaj vardı o kayboldu. Ama o avantajı yakalayan takımda bu takımdı. Yine o avantajı yakalayabiliriz. Problemler her kulüpte var. Ben buraya problem konuşmaya değil çözüm üretmeye geldim. Takımımıza inanıyorum, güveniyorum. Yetenek olarak baktığımızda ligin kaliteli takımlarından biriyiz.. Sadece psikolojik baskı var. Onu ortadan kaldırmamız gerekiyor. Taraftarımız, yönetimimiz, teknik heyetimiz ve bu camiayı oluşturan bütün bileşenlerle birlikte camia olarak o hedefi bu sene gerçekleştirmek için buradayız” diye konuştu.
“Bu camia bu yıl hak ettiği yere gelecektir”
Başarının kolay geldiğini ifade eden Gül, “Başarılar kolay gelmiyor. Biraz zor ve meşakkatli bir yol. Ama inanıyorum ki bu camia bu sene hak ettiği yere gelecek. Levent hoca bu kulübe çok ciddi hizmetlerde bulundu. Ona da buradan selam göndermek istiyorum” şeklinde konuştu.
“İki farklı sistem kullanacağız”
Oynadıkları oyunda iki farklı sistemi kullanmayı planladıklarını anlatan Gül, “Futbolda tek bir doğru ile başarılı olamazsınız. Tabii ki 7 puanlık bir avantaj eridi ve bugün itibarıyla 3 puan gerideyiz. Bu psikolojik baskı oluşturmuş olabilir. Burada sonuç itibarıyla saha içindeki performans önemli. Biz iki sistem üzerinden gideceğiz. İkisini de iyi oynamaya çalışacağız. Ne kadar planlı olursanız olun saha içinde istek ve arzu olmazsa başarı gelmiyor. Öncelikle onu halledeceğiz. Daha önce benimle çalışmış oyuncular var. Onlar benim oyuna bakış açımı çok iyi biliyorlar. Bu bir avantaj. Çünkü bir şeyi baştan inşa etmektense tanıyan bilen isimlerle çalışmak avantaj sağlar. Diğer oyuncularımızı da biliyor ve tanıyorum” ifadelerini kullandı.
GMG Kastamonuspor’un yeni Teknik Direktörü Fırat Gül’ün ekibinde Fırat Yeşilyuva, Ercan Gezgin, Aykut Erdoğan, Ali Hıdır Kurt ve Mustafa Kahraman yer aldı. – KASTAMONU
]]>Trendyol Süper Lig’in 27. haftasında sahasında MKE Ankaragücü ile karşılaşacak Kayserispor, maçın hazırlıklarını sürdürüyor. Kulüp tesislerinde Teknik Direktör Burak Yılmaz yönetimindeki antrenmanda futbolcular, düz koşunun ardından ısınma hareketleri yaptı. Kısa alanda pas çalışması ile süren antrenman, çift kale maç ile sona erdi.
Burak Yılmaz: “Sadece 3 puanın değil, 1 puanın da çok değerli olduğu haftalara girdik”
Antrenman öncesinde gazetecilere açıklamalarda bulunan Kayserispor Teknik Direktörü Burak Yılmaz, “Sadece 3 puanın değil, 1 puanın da çok değerli olduğu haftalara girdik. Biz kesinlikle bütün planımızı kazanma üzerine yaptık ve oyunumuzla da bunu belli ettiğimizi düşünüyorum. Özellikle ilk devre bunu gösterdiğimize inanıyorum. İkinci devre biraz düştük. Bu da skorun verdiği rehavetten psikolojik olarak. Rakip takımın da gösterdiği bir reaksiyondan dolayı oldu ama biz istediğimizi aldık. Çok mutluyuz. Başakşehir maçından sıyrıldık ve Ankaragücü maçına konsantre olduk. Ankaragücü maçını kazanıp hedeflerimizle alakalı konuşmamızın zamanı geldi diye düşünüyorum. Oyuncularımın hepsine teşekkür ediyorum. Ne söylediysek planımıza harfiyen uyup ellerinden geleni yapmaya çalışıyorlar. Çok değerli bir oyuncu grubu var. Bunun şansımız olduğunu düşünüyorum. Güzel bir birliktelik oldu. Bunun devam etmesini istiyoruz” dedi.
MKE Ankaragücü maçı öncesinde taraftarlara seslenen Yılmaz, “Ankaragücü çok değerli ve çok büyük bir camia. Çok değerli bir hocaları var. Emre ağabey, benim de ağabeyimdir. Kazanmak için her şeyi yapacağız. Kazanmamız gerekiyor. Bütün taraftarlarımıza buradan selamlarımı iletiyorum. Cumartesi günü stadın dolu olduğu, sonuna kadar bizi destekleyecekleri bir maç olmasını bekliyorum. Onların bize desteği, bizim de oynayacağımız mücadele ile oyunun onlara yakışacağını düşünüyorum. İnşallah stadımız dolu olur” diye konuştu.
Burak Yılmaz: “Ben Çağdaş hocayı severim, onların kulübesine hiçbir şey söylemedim”
RAMS Başakşehir Teknik Direktörü Çağdaş Atan’ın maç sonunda yaptığı açıklamalara değinen Burak Yılmaz, “Ben Çağdaş hocayı severim. Böyle gerginlikler olabilir ama ben onların kulübesine hiçbir şey söylemedim. Benim tarzım değil. Bana kimse bir şey söylemediği ve yapmadığı sürece ben kimseye bir şey yapmam. Maçın gerginliği ile olmuştur. Çağdaş hocayı da severim, buraya da emeği olmuştur. Böyle şeyler olacak. Maçtan sonra da sarıldık ve birbirimize başarılar diledik” şeklinde konuştu.
Ramazan Civelek: “Çok önemli bir galibiyet aldık”
Kayserisporlu futbolcu Ramazan Civelek de, “Çok önemli bir galibiyet aldığımızı düşünüyorum. İçerde çok iyi oyun oynayan, planı olan bir takıma karşı güzel bir galibiyet aldık. Hoca olarak bizim için tanıdık bir takımdı. Nasıl oynayacaklarını ve ne yapabileceklerini biliyorduk. Hocamızın verdiği taktik, teknik bilgilerle ve analizlerle çok iyi hazırlandık. Bizim de uzun süredir bir galibiyet hasretimiz vardı. Böyle önemli bir kulübe karşı deplasmanda galibiyet aldığımız için çok mutluyum. 2 ay önce çalıştığı bir hoca başka bir takıma gidebilir. Çağdaş hocayla güzel günler geçirdik. O da çok önemli bir hoca ama bizim için 2 ay sonra başka bir hoca olur, burada çalışır. Belki Burak hoca başka bir takıma gider ona karşı oynarsın. Futbolda böyle şeyler var. Güzel bir galibiyet aldık. İyi ve motive bir şekilde çıktık” ifadelerini kullandı.
Mehdi Bourabia: “Bu şekilde yolumuza devam etmemiz gerekiyor”
Sarı-kırmızılı takımın yeni transferi Mehdi Bourabia ise, “Son 2 maçta 4 puan aldık. Benim de takıma adaptasyon sürecim iyi bir şekilde devam ediyor. Takıma adapte olmaya başladım. Bu şekilde yolumuza devam etmemiz gerekiyor. Önümüzde bir Ankaragücü müsabakası var. Onlara karşı da iyi bir şekilde mücadele etmemiz ve iyi bir oyun oynamamız gerekiyor” dedi. – KAYSERİ
]]>SİVAS – Sivasspor Teknik Direktörü Bülent Uygun, takımın oyun sistemini eleştiren taraftarlara sitemde bulunarak, “Şimdi akıl vermeyi bırakın. Kombine alın tamam. Hatta 1’er milyon Euro gönderin. Biz de onlarla futbolcu alalım. Öyle klavyenin başından atacaksın, oradan tutacaksın” dedi.
Sivasspor, Trendyol Süper Lig’in 27. hafta maçında 25 Şubat Pazar günü sahasında Pendikspor ile oynayacağı maçın hazırlıklarına başladı. Teknik Direktör Bülent Uygun antrenman öncesi, açıklamalarda bulundu. Berabere kaldıkları Hatayspor maçını değerlendirerek sözlerine başlayan Uygun, “Hatay’dan galip gelmek istiyorduk. İyi bir takım olduğunu da biliyorduk. Ona göre pozisyonlarımızı, duruşumuzu almaya çalıştık ama iyi oynadığımız bölümler oldu. Bazen de oyundan düştüğümüz anlar oldu. Sonucunda deplasmanda yenemiyorsan yenilmemek her zaman iyidir. 1 puanla dönmüş olmamız bizim açımızdan mutluluk verici” dedi.
“Kazanan taraf olmak istiyoruz”
Hafta sonu Pendikspor ile oynayacakları maçı da değerlendiren Uygun, “Kendi evimizde, kendi seyircimizin desteğinde ki ben bunu artık 10 binleri tribünde görmek istiyorum. Havalar güzelleşti. Saatleri çok uygun. Maça gelme zamanının geldiğini düşünüyorum. Desteğe çok ihtiyacımız var. Birliğe çok ihtiyacımız var. Pendik gibi çok iyi bir takım ile oynayacağız. Devre arasında da özellikle 8-9 tane çok önemli bonservis bedelleri ödeyerek transfer ettiği çok kaliteli ve ligimizde de damga vurmuş futbolcuları transfer etti. O yüzden zor bir maç bizi bekliyor. Kendi evimizde, kendi seyircimizin önünde Allah’ın izniyle inşallah kazanmak istiyoruz. Kazanarak en azından yukarılara doğru bir an önce tırmanmak istiyoruz. Bunun için de elimizden gelenin en iyisini yapıp inşallah kazanan taraf olmak istiyoruz” diye konuştu.
“Tek eksik Koita”
Bir basın mensubunun, “Takımdaki son durum ve sakatlar ne durumda?” sorusuna ise Uygun, “Tek sakatımız Koita var. Onun dışında diğerlerinin sakatlıkla ilgili herhangi bir problemi yok. Herkes idmanlara başladı. Yeni gelen arkadaşlar da artık hem havaya hem takıma uyum sağladı. Belki de bu hafta 3’ünü birden sahada görme ihtimalimiz var. Zaten 2’si geldiğinden beri oynuyor dolayısıyla 5 yeni transferimizle Pendik maçında sahada olabiliriz. Bu da bizim için sevindirici taraf. Onun dışında da önemli bir sakatlığımız, herhangi bir problemimiz de yok. Koita’da aramıza katıldığında bize güç katacaktır” yanıtını verdi.
“Cezamızı çektik”
3 hafta sonra yedek kulübesine döneceğini hatırlatan Uygun, “Evet tekrar geri dönüyoruz. Bazen futbol da oluyor öyle şeyler. Neyse cezasını çektik. Onlar da çekti velhasıl ceza almadan ligi bitirmek istiyoruz. Tabii ki hata hepimiz yapıyoruz. Hatasız olmaz. Art niyet ya da başka bir şeyi görmeden ligin artık sonuna yaklaşıldığı bir ortamda şampiyonluk ayrı bir mücadele gösteriyor. Düşme potasına Baktığınızda da herkesin birbirine özellikle ilk 8’den sonraki bütün takımların hepsinin birbirine yakın görüyor biliyorsunuz. O yüzden çok zorlaştı. Herkes iyi bir şekilde iyi bir mücadele ve iyi bir yönetim bekliyor. Ülkemiz için hayırlısı olsun” dedi.
“Şimdi akıl vermeyi bırakın”
Uygun son olarak taktiksel oyun anlayışı ile ilgili yöneltilen soruya da şu yanıtı verdi;
“Şimdi aslında bakıyorum böyle sosyal medyadan akıl verenler o şeyler yapanlar işte böyle oyun mu oynanır? Şu mudur diye. Ben size bir tane tüyo vereyim. Şampiyonlar Ligi’ne gittiğimizde biz Sivasspor olarak 350 pas yüzdemiz vardı. Kasımpaşa’nın 650 tane. Sonuç? O sezon Kasımpaşa küme düştü? Biz Şampiyonlar Ligi’ne gittik. Evet, eldeki kadronun oyun sisteminin, takımdaki bundan pozisyonların ne el veriyorsa, rakip ne gerekiyorsa onu oynuyoruz. Bir kere oynadığımız sistem, 5’li sistem değil, 3’lü sistem. 3-4-3 gibi bir sistem. Bu da çok fazlasıyla hücumsal bir format. Şimdi akıl vermeyi bırakın. Kombine alın tamam. Hatta 1’er milyon Euro gönderin. Biz de onlarla futbolcu alalım. Öyle klavyenin başından atacaksın. Oradan tutacaksın. Bu böyle olmuş. Bu şöyle olmuş. ya güldürmeyin Allah aşkına ya. Çok fazla sallamak istemiyorum, sonra olmaz. Taraftar tribündeki yerini alacak, takımını destekleyecek. Bizim için önemli olan sahada o gün ne gerekirse onu yapmaya çalışıyoruz. Kadromuzun yapısı itibariyle giden arkadaşlar olunca sonradan yerine kattığımız arkadaşlar da başka adamlar da düşünüyorduk. Bunlarla ve rakibe göre oynaması gereken bir oyun planının içerisindeyiz. Desteğe ve duaya ihtiyacı var Sivasspor’un şu anda. Yeni sezona bakarız. Oyun sistemi de değişir. Oyun mantığı değişir. Birçok şey değişir. Açık oynayıp 5 yiyeceğime kapalı oynar. 1-0 yenerim olur biter. Son 5 maç bir tane gol yemişiz. Daha ne istiyorsunuz ki.”
Çalışmalar başladı
Vali Lütfullah Bilgin Sivasspor Tesislerinde Teknik Direktör Bülent Uygun ve yardımcıları yönetiminde yapılan antrenman 1 saat 30 dakika sürdü. Koşu ile başlayan antrenman, ısınma ve denge çalışmalarıyla devam etti. Ardından pas çalışmaları yapan Yiğidolar, son bölümde ise çift kale maç oynadı. Sivasspor, yarın gerçekleştireceği antrenmanla Pendikspor maçının hazırlıklarına devam edecek.
]]>Sivasspor, Trendyol Süper Lig’in 27. hafta maçında 25 Şubat Pazar günü sahasında Pendikspor ile oynayacağı maçın hazırlıklarına başladı. Teknik Direktör Bülent Uygun antrenman öncesi, açıklamalarda bulundu. Berabere kaldıkları Hatayspor maçını değerlendirerek sözlerine başlayan Uygun, “Hatay’dan galip gelmek istiyorduk. İyi bir takım olduğunu da biliyorduk. Ona göre pozisyonlarımızı, duruşumuzu almaya çalıştık ama iyi oynadığımız bölümler oldu. Bazen de oyundan düştüğümüz anlar oldu. Sonucunda deplasmanda yenemiyorsan yenilmemek her zaman iyidir. 1 puanla dönmüş olmamız bizim açımızdan mutluluk verici” dedi.
“Kazanan taraf olmak istiyoruz”
Hafta sonu Pendikspor ile oynayacakları maçı da değerlendiren Uygun, “Kendi evimizde, kendi seyircimizin desteğinde ki ben bunu artık 10 binleri tribünde görmek istiyorum. Havalar güzelleşti. Saatleri çok uygun. Maça gelme zamanının geldiğini düşünüyorum. Desteğe çok ihtiyacımız var. Birliğe çok ihtiyacımız var. Pendik gibi çok iyi bir takım ile oynayacağız. Devre arasında da özellikle 8-9 tane çok önemli bonservis bedelleri ödeyerek transfer ettiği çok kaliteli ve ligimizde de damga vurmuş futbolcuları transfer etti. O yüzden zor bir maç bizi bekliyor. Kendi evimizde, kendi seyircimizin önünde Allah’ın izniyle inşallah kazanmak istiyoruz. Kazanarak en azından yukarılara doğru bir an önce tırmanmak istiyoruz. Bunun için de elimizden gelenin en iyisini yapıp inşallah kazanan taraf olmak istiyoruz” diye konuştu.
“Tek eksik Koita”
Bir basın mensubunun, “Takımdaki son durum ve sakatlar ne durumda?” sorusuna ise Uygun, “Tek sakatımız Koita var. Onun dışında diğerlerinin sakatlıkla ilgili herhangi bir problemi yok. Herkes idmanlara başladı. Yeni gelen arkadaşlar da artık hem havaya hem takıma uyum sağladı. Belki de bu hafta 3’ünü birden sahada görme ihtimalimiz var. Zaten 2’si geldiğinden beri oynuyor dolayısıyla 5 yeni transferimizle Pendik maçında sahada olabiliriz. Bu da bizim için sevindirici taraf. Onun dışında da önemli bir sakatlığımız, herhangi bir problemimiz de yok. Koita’da aramıza katıldığında bize güç katacaktır” yanıtını verdi.
“Cezamızı çektik”
3 hafta sonra yedek kulübesine döneceğini hatırlatan Uygun, “Evet tekrar geri dönüyoruz. Bazen futbol da oluyor öyle şeyler. Neyse cezasını çektik. Onlar da çekti velhasıl ceza almadan ligi bitirmek istiyoruz. Tabii ki hata hepimiz yapıyoruz. Hatasız olmaz. Art niyet ya da başka bir şeyi görmeden ligin artık sonuna yaklaşıldığı bir ortamda şampiyonluk ayrı bir mücadele gösteriyor. Düşme potasına Baktığınızda da herkesin birbirine özellikle ilk 8’den sonraki bütün takımların hepsinin birbirine yakın görüyor biliyorsunuz. O yüzden çok zorlaştı. Herkes iyi bir şekilde iyi bir mücadele ve iyi bir yönetim bekliyor. Ülkemiz için hayırlısı olsun” dedi.
“Şimdi akıl vermeyi bırakın”
Uygun son olarak taktiksel oyun anlayışı ile ilgili yöneltilen soruya da şu yanıtı verdi;
“Şimdi aslında bakıyorum böyle sosyal medyadan akıl verenler o şeyler yapanlar işte böyle oyun mu oynanır? Şu mudur diye. Ben size bir tane tüyo vereyim. Şampiyonlar Ligi’ne gittiğimizde biz Sivasspor olarak 350 pas yüzdemiz vardı. Kasımpaşa’nın 650 tane. Sonuç? O sezon Kasımpaşa küme düştü? Biz Şampiyonlar Ligi’ne gittik. Evet, eldeki kadronun oyun sisteminin, takımdaki bundan pozisyonların ne el veriyorsa, rakip ne gerekiyorsa onu oynuyoruz. Bir kere oynadığımız sistem, 5’li sistem değil, 3’lü sistem. 3-4-3 gibi bir sistem. Bu da çok fazlasıyla hücumsal bir format. Şimdi akıl vermeyi bırakın. Kombine alın tamam. Hatta 1’er milyon Euro gönderin. Biz de onlarla futbolcu alalım. Öyle klavyenin başından atacaksın. Oradan tutacaksın. Bu böyle olmuş. Bu şöyle olmuş. ya güldürmeyin Allah aşkına ya. Çok fazla sallamak istemiyorum, sonra olmaz. Taraftar tribündeki yerini alacak, takımını destekleyecek. Bizim için önemli olan sahada o gün ne gerekirse onu yapmaya çalışıyoruz. Kadromuzun yapısı itibariyle giden arkadaşlar olunca sonradan yerine kattığımız arkadaşlar da başka adamlar da düşünüyorduk. Bunlarla ve rakibe göre oynaması gereken bir oyun planının içerisindeyiz. Desteğe ve duaya ihtiyacı var Sivasspor’un şu anda. Yeni sezona bakarız. Oyun sistemi de değişir. Oyun mantığı değişir. Birçok şey değişir. Açık oynayıp 5 yiyeceğime kapalı oynar. 1-0 yenerim olur biter. Son 5 maç bir tane gol yemişiz. Daha ne istiyorsunuz ki.”
Çalışmalar başladı
Vali Lütfullah Bilgin Sivasspor Tesislerinde Teknik Direktör Bülent Uygun ve yardımcıları yönetiminde yapılan antrenman 1 saat 30 dakika sürdü. Koşu ile başlayan antrenman, ısınma ve denge çalışmalarıyla devam etti. Ardından pas çalışmaları yapan Yiğidolar, son bölümde ise çift kale maç oynadı. Sivasspor, yarın gerçekleştireceği antrenmanla Pendikspor maçının hazırlıklarına devam edecek. – SİVAS
]]>Trendyol 1. Lig’in 23. haftasında Erzurumspor FK sahasında karşılaştığı Adanaspor karşısında 1-0 galip geldi. Maçın ardından iki takımın teknik direktörleri basın toplantısında konuştu.
Kemal Kılıç: “Zor bir rakibe karşı oynadık”
Adanaspor Teknik Direktörü Kemal Kılıç, “Üzgünüz tabii, çok önemli bir karşılaşmayı kaybettik. Haftalar, günler geçtikte ligin alt sıralarında heyecan, rekabet ve mücadele şampiyonluk kadar önemli olabiliyor. Zor bir rakibe karşı oynadık. Hatta lidere karşı oynasak ancak bu kadar zorlanabilirdik. Son haftaların formda bir takımı, son beş haftada hiç kaybetmeyen, hatta gol yemeyen bir takım. Çok zor oyun oldu. Rakibin nasıl olacağını bildiğimiz için hafta içerisinde çalıştığımız yerlerden fire verdik, gol yedik, uzun topla oynayacağını biliyorduk, kenarlardan tehlikeli bir takım olduğunu biliyorduk. Duran toplarda belki de bu ligin en tehlikeli takımı olduğunu biliyorduk, bu şekilde golü yedik. İkinci yarı umutlanmak için bayağı bir çabamız vardı. Çok net pozisyonlar üretemezsek de rakip kaleye bayağı gittik. 2-3 kornerden gelen pozisyonumuz var. Oyunu ilk yarıdaki oyunla kaybettik. Rakibi tebrik ediyorum. Çıkışlarını sürdürüyorlar. Biz de en kısa zamanda tekrar kazanıp hatta birkaç maç üst üste kazınıp alt sıralardan kurtulmaya çalışacağız. Maçın heyecanından bazı şeyleri göremiyoruz. Penaltı pozisyonu var. Hakem dışarı çıktıktan sonra oldu diyor. İnanmak durumundayız. Oyunu fazla durdurdu. Tabii öndeyken zaman kazanmak için olabilir. Çok fazla toleranslı davrandı. Centilmence bir maç oldu. Kaybetmek kötü, en kısa zamanda kazanarak yolumuza devam edeceğiz” dedi.
Hakan Kutlu: “İnanmış ve adanmış oyuncularımız var”
Adanaspor karşısında çok iyi bir oyun sergilediklerini ve aldıkları galibiyetten dolayı mutlu olduklarını belirten Erzurumspor FK Teknik Direktörü Hakan Kutlu ise, “Her hafta oyuncularımızı övünüyoruz, yönetimimizi övüyoruz, taraftarımızı övüyoruz. Fakat bir övgüyü de bugün saha stadyum çalışanlarını vermek istiyorum. Çünkü gerçekten bu mevsimde Türkiye’deki bütün statlar çok kötü durumdayken biz bu statta antrenman yapmamıza rağmen çok çok iyi durumda. Türkiye’nin sayılı iç statlarından, zemin olarak sayılı stadyumlarından bir tanesi. Stadyum çalışanlarımıza da bu anlamda teşekkür ediyorum. Oyuna gelince aslında maçı çok önceden kopartabileceğimiz bir maçtı. Çok fazla gol pozisyonuna girdik. Son 10 dakika hariç rakibin artık hani stoperini de ileriye yollamasından ötürü doldur boşalta girdiklerinde birkaç karambol vardı. Onlarda da pozisyon olmadı. Çok iyi oynadığımız bir maç. Özellikle maçın ilk 45 dakikasında çok çok önemli işler yaptık. Hem savunmaya dayalı hem hücuma dayalı hem önde baskı. Yani inanılmaz şeyler yaptı oyuncular. Bir adanmışlıkları var. Bir inanmışlıkları var. Hep söylüyorum. Böyle devam ederiz inşallah. Hepsini kutluyorum. Maça gelen taraftarlarımızı kutluyorum. Sayılarının artmasını diliyorum. Gelen taraftarlar çok canı gönülden destekliyorlar ama sayılarını da arttırabilirsek çok çok daha iyi olacak bizim için. Şimdi önümüzde çok kritik bir Bolu maçı var. Bugün tabii Eren ile Celal cezalı duruma düştü. Şimdi bu galibiyetin 1-2 gün sevinciyle yaşayıp Bolu maçının hazırlıklarına başlayacağız. 6 haftadır gol yemiyoruz. İnşallah devam ettiririz. Bunun yanında pozisyon da vermiyoruz. Rakibimizin kaçırmış olduğu net pozisyon da yok altı haftadır ve bu çok önemli. Defans oyuncularımız burada çok çok önemli. Müthiş bir disiplinle, büyük konsantreyle oynuyorlar. Fakat bunda en öndeki Eren’in de çok büyük katkısı var. Takım defansına inanılmaz yardım ediyor. Her santrafor oyuncusuna bu şekilde disiplinli hareket ettiremezsiniz. Kalecimiz aynı şekilde bugün bir tane frikik çok iyi çıkarttı. Hakem tabii bizim oyunu seyrederken kenardan bana göre verilmeyen iki tane penaltının, birkaç sarı kart pozisyonu vardı. Vücut dili kötü değildi hakemin. Sağ duruş yani art niyetli bir hakem olarak görmedim. Hata yapmış olabilir” diye konuştu. – ERZURUM
]]>Demirel, Mersin Stadı’ndaki karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında, ilk yarıda oyuna çok fazla giremediklerini kaydetti.
Bu devrede Sivasspor’un pozisyon bulmaya çalıştığını ifade eden Demirel, rakiplerinin ilk yarıda duran topla güzel bir gol attığını vurguladı.
İkinci yarı maça girmeye çalıştıklarını aktaran Demirel, şöyle devam etti:
“Bence ilk yarı bunu yapmamız gerekirdi. Çünkü zaman daraldıkça gol bulmamız da zorlaşıyor. İkinci yarı oynadığımız oyun, topun kalma süresi bizde ama pozisyon olarak fazla bir şey üretemedik. Neticesinde bir tane uzaktan attığımız bir şut ve belki penaltı olabilecek bir pozisyon var. Ben penaltı olduğunu düşünüyorum. Bir temas var ama tabii ki hakemin ve VAR’ın yorumunun ne olduğunu bilemiyorum. Neticesinde bir puan aldık. Aldığımız puana seviniyor muyuz, sevinmiyoruz ama bir puan da bugünün artısı yazılabilir.”
Demirel, gelecek hafta TÜMOSAN Konyaspor ile önemli bir maça çıkacaklarını belirterek, deplasmanda güzel bir galibiyet almak istediklerini vurguladı.
“Aldığımız oyunculardan ve takımımızdan memnunuz”
Bir basın mensubunun yeni transferlerin performansıyla ilgili sorusuna Demirel, yeni gelen futbolcuların kısa süre önce aralarına katıldığını ve 4-5 antrenmana çıktıklarını kaydetti.
Oyuncuların kalitesinin belli olduğunu ifade eden Demirel, şöyle konuştu:
“Bence geride kalan zaman bize çok faydaları olacaktır. Bugün Halil’den iyi bir performans aldık. Belki penaltı olsa penaltıyı o atsa daha da güzel olurdu. Rui Pedro 45 dakika oynayabildi. O da kalitesiyle beraber bugün gösterdi ki bu takımda yer bulacaktır ve bize faydalı olacaktır. Zaten Doğukan’ın hafif sakatlığı var, riske etmek istemedik. Aldığımız oyunculardan ve takımımızdan memnunuz.”
Demirel, takım olarak ne yaptıklarını bildiklerini ve ona göre çalıştıklarını dile getirdi.
“Sivasspor’un attığı golde savunmanın hatasının olduğunu düşünüyor musunuz?” sorusu üzerine Demirel, barajda oyuncuların arkaya geçip çömelerek durmasını anlamadığını belirterek, “Az önce kaleci hocamla da konuştum. ‘Hocam dedim böyle bir şey yoktu. Yeni mi çıktı?’ gibilerinden. Belki orada baraj arkasında değil, barajın yanında dursa belki o pozisyon gol olmaz ama futbolda hataların üstüne konuşmak çok kolay. Hataları düzeltmemiz gerektiği tarafını savunuyorum her zaman. Belki baraj hatalı olabilir, belki bir gol yemiş olabiliriz ama bunu oturup konuşup bir sonraki maçta düzelterek hareket etmemiz gerekiyor.” ifadelerini kullandı.
Sivasspor cephesi
EMS Yapı Sivasspor Yardımcı Antrenörü Ömer Faruk Mahir, 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diledi ve afet sonrasında Hatayspor’un toparlanmasının önemli olduğunu kaydetti.
Güçlenerek giden bir oyun anlayışlarının olduğunu dile getiren Mahir, takım olarak her hafta ilerlediklerini aktardı.
Öne geçtikleri maçta puan kaybetmenin üzücü olduğunu ifade eden Mahir, şunları kaydetti:
“Kardeş takımımız Hatayspor ile puanları bölüşmek zorunda kaldık. Son 10 dakika gerçekten Hatayspor’un çok daha etkin, baskılı oynadığı bir maçtı. Bizim de zorunlu yapmamız gereken değişiklikler vardı. Ondan dolayı böyle oldu. Bundan sonraki süreçte de onlara başarılar diliyorum. Her şeyin en güzeline layıklar.”
]]>Kırmızı-siyahlı takımın teknik direktörü Sinan Kaloğlu ile sportif direktör Emrah Yıldız, Beştepe İlhan Cavcav Tesisleri’nde basın toplantısı düzenledi.
Türkiye Kupası’ndaki Trabzonspor maçı öncesinde statta kontrol yapıldığını ve karşılaşmanın Eryaman Stadı’nda oynandığına dikkati çeken Kaloğlu, “Bizim stadımız Eryaman Stadı. Sezon başında maçlarımızı Keçiören Aktepe Stadı’nda oynadık ama sonra satılan kombineler, localar var. Bunlar hep Eryaman Stadı’na göre yapıldı çünkü bizim stadımız Eryaman Stadı ve maçlarımızı stadımızda oynamak istiyoruz” diye konuştu.
Stadın zemin konusunun manipüle edildiğini iddia eden Kaloğlu, “Ankaragücü bize çok destek olan bir kulüp. Stada ilişkin benden önce yapılan açıklamalar var. Emre hocanın, Abdullah Avcı’nın açıklamaları var. Benim onlardan farkım, ben zemin nedeniyle oyuncumu kaybettim. Oyuncum sezonu kapattı. Zemin konusunu şimdi değil haftalardır söylüyoruz.” ifadelerini kullandı.
Türkiye’de genel anlamda statlarda zemin problemi yaşandığını dile getiren Kaloğlu,”Gaziantep’teki statta bir takım oynuyor ama onun da zemini bozuk. Genel anlamda statların zemini bozuk. Oyuncumun sakatlığı benim canımı acıttı. Bunun üzerinden manipüleye gerek yok. Kulüpler futbolculara büyük yatırımlar yapıyor. Hem başarı hem iyi oyun bekliyoruz. Oyuncuların sağılığını düşünmeden bu statlarda bu nasıl olsun.” değerlendirmesinde bulundu.
Gençlerbirliği’nin Trabzonspor ile oynadığı Türkiye Kupası maçından sonra sahanın bakımının yapıldığına dair açıklamalar olduğuna dikkati çeken Kaloğlu, şöyle devam etti:
“Hangi teknolojiyle yapıldığını bilmiyorum. Sonuçta Türkiye Futbol Federasyonunun (TFF) yetkilileri ‘oynanabilir’ dedi. Bizim için artık sorun bitmiştir. Kararı veren onlar. Üzerimden manipülasyon yapmaya gerek yok. Zemin ortada. Umarım bu 8-9 günde iyi bir bakım yapmışlardır ve sağlıklı şekilde maç oynanır. MKE Ankaragücü-Galatasaray maçı oynanabiliyorsa bizim de oynamamız gerekir normalde ama işin teknik tarafını, saha tarafını bilmiyorum. Sahaya kısa sürede bakım yapıldı, iki maç üst üste kaldıramayacağı için mi böyle bir kara verdiler bilmiyorum.”
Kaloğlu, Türkiye Futbol Federasyonunun (TFF) Gençlerbirliği’nin Eryaman Stadyumu’nda maç oynamamasına karar vermesi halinde nasıl bir yol izleneceğine ilişkin soruya ise “İtirazlarımızı ederiz. Biz de play-off içinde yer alan bir takımız. Taraftarımızı da Eryaman Stadyumu’nda görmek isteriz. Sahanın durumu her iki takım için de belirleyici olacak. MKE Ankaragücü, Süper Lig’de mücadele ediyor. Biz de play-off grubu için mücadelemizi sürdürüyoruz. Bekleyip göreceğiz.” şeklinde cevap verdi.
Yaşanan maddi sorunlar
“Oyuncularımızın içeride büyük alacakları duruyor. Büyük maddi sorunlarımız var.” diyen Sinan Kaloğlu, ligde oynayacakları Teksüt Bandırmaspor maçına ilişkin de şöyle konuştu:
“Oyuncuları telkin ederek maça çıkarıyoruz. Yöneticilerimiz oyunculara ödeme yapmak için kaynak arayışında. 3-4 ay maaş almayan oyuncular sahaya çıkıp böyle mücadele ediyorsa takdir edilmesi gerekir. Çocuklar çok fedakarlık ediyor. Kaybedilmiş hiçbir şey yok play-off potasının içindeyiz. Teksüt Bandırmaspor maçına kazanmak için çıkacağız. İnşallah da kazanacağız. Zorlu bir fikstürden geçiyoruz. Rakiplerimizle oynuyoruz. Bu maçı kazanıp yükselişe geçeceğimizi umut ediyorum, düşünüyorum. Takımımız ligin en düşük bütçeli takımlarından. Biz hala hedefimizden şaşmadık, hedefimizi de kaçırmadık. Çıtayı ilk devre yükselttik sonra ikinci yarı altında kaldık ama planladığımız yerdeyiz. Biz de ligin alt tarafındaki takımlarla oynamaya başlayacağız.”
“Makinelerle fark kapatılıyor”
Sportif diröktör Emrah Yıldız ise stada ilişkin sahanın bakımının Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünün yaptığı, parasının ise Gençlerbirlyiği ve MKE Ankaragücü tarafından karşılandığı bilgilerini verdi.
Kendisinin MKE Ankaragücü’nde görev yaptığı dönemde de böyle bir durum ile karşılaşıldığını hatırlatan Yıldız, şunları söyledi:
“Şampiyon olduğumuzda Beşiktaş maçımız Kayseri’ye alınmıştı. Ankara başkent ama bu sorun yıllardır gündemde. Burada Sinan hoca ya da Emre hocanın suçu yok. Marka değeri diyoruz ama Türkiye’deki sahaların durumu belli. TFF’nin devreye girip yaptırım uygulaması gerekiyor. Oynatmasa 3-4 tane maçı sahada düzelir. Gerekirse 2-3 hafta oynamayalım. Saha 1 ayda düzelsin. Saha güneş görmüyor. Makinelerle fark kapatılıyor. Umarım kısa sürede düzelir.”
]]>Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk:
“Serge Aurier’in final maçından sakatlığı var”
“İstediğimiz Muslera ile devam etmek”
“Icardi’yi oyun içerisinde daha net pozisyonlara sokmamız gerekiyor”
İSTANBUL – Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, Sparta Prag maçının ardından yaptığı açıklamada, galibiyetin mutluluğu yaşadıklarını belirterek, “İkinci maç için avantajımız oldu. Zorlu bir fikstür var. Önemli bir galibiyet oldu” dedi.
UEFA Avrupa Ligi Son 16 Play-Off Turu ilk maçında Galatasaray evinde karşı karşıya geldiği Çekya ekibi Sparta Prag’ı 3-2’lik skorla mağlup etti. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, “Rakibimizin ne oynayacağını biliyorduk. Bununla ilgi çalışmalarımız oldu. Maça başına çok iyi başlamadık. Devamında doğru bunu bir şekilde kırdık. Pas trafiğimizle, orta sahadaki hareketliliğimiz sonunda Kerem’in golüyle öne geçtik. Devamında rakip yarı sahada etkili hücumlarımız oldu. Doğru sonlandırsak ikinci golü bulabilirdik. Rakibimiz savunma arkasına koşuları ve uzun pasları çok fazla tercih etti. İkinci yarı duran top sonrası erken gol yedik. Devamında öne geçtik. Çok hızlı bir şekilde gördüğümüz kırmız kart ve yediğimiz gol oldu. Bunu oyun içerisinde çok hissettirmedik. 10 kişi kalsak bile 11’e 11 gibi oynadık. Zaman zaman savunmada pozisyonlar verdik. Rakibimiz de 10 kişi kalınca oyun daha dengelendi. Muslara çok önemli kurtarış yaptı. Son dakikada Barış’ın taşıdığı topla Icardi’nin attığı çok önemli golle bizim galip ayrılmamızı sağladı. Bunun mutluluğunu yaşıyoruz. İkinci maç için avantajımız oldu. Rakibimizin 3 eksiği olacak. Savunmada sıkıntılı bir dönem geçiriyoruz. Kaan’ın da sakatlığı oldu, Abdülkerim’i aldık. Zorlu bir fikstür var. Önemli bir galibiyet oldu. Bunu çabuk unutup, lig maçına hazırlanacağız” diye konuştu.
Sparta Prag’ın uzun bir aradan sonra maça çıktıklarının hatırlatılması üzerin Buruk, “Rakibimiz bize göre dinlenmiş bir şekilde çıktı. Ritim yakalamak da farklı bir şey. Bize karşı maçları çok daha iyi oynamak isteyen rakipler var. Onların hedefi de bizi elemek. İkinci maç daha da zor olacak. Rakibimiz daha iyi tanıyoruz. Rakibimizi daha iyi tanıyarak maça çıkmamız gerekiyor. Kazanarak gitmek önemliydi. Kazanarak gittiğimiz için şanslıyız” şeklinde konuştu.
Berkan Kutlu’nun maçta iyi oynadığı ifade eden sarı-kırmızılıların teknik direktörü, “Berkan iyi bir oyun oynadı. Oraya alışıyor. Elimizdeki oyuncularla burayı kullanacağız. Barış’ı sağ bek, sol bek her yerde kullanıyoruz. Galatasaray’ın başarısı için bu birlik olmak çok önemli. Bir sonraki maç kanat oyuncusunu da bek oynatabiliriz” açıklamasında bulundu.
“Icardi’yi oyun içerisinde daha net pozisyonlara sokmamız gerekiyor”
Maçta galibiyet golünü atan Arjantinli futbolcu Mauro Icardi ise Okan Buruk, “Gol atmak önemli. Her oyuncu için önemli. Santrfor için daha da önemli. Geçen maç da söyledim, ona daha çok top getirmemiz gerekiyor. Oyun içerisinde onu daha net pozisyonlara sokmamız gerekiyor” dedi.
“Serge Aurier’in final maçından sakatlığı var”
Yeni transfer Fildişi Sahilli sağ bek Serge Aurier’in sakatlığı olduğunu belirten Buruk, “Final maçından sonra hızlı bir şekilde getirip, kadroya almak istiyorduk. Final maçında yaşadığı adale ağrısı var. İlk yarısında başlamış, ikinci yarı 30 dakika bu şekilde oynamış. 7 maç oynadılar. Buraya şu an sakat olarak geldi. 2. derece zorlanması var. Ne kadar sürer, 2 hafta mı, 3 hafta mı doktorumuz bununla ilgili açıklama yapacak. Onun yerine olacak arkadaşlarımıza var. Kendi içimizden çözümler üretiyoruz. Bunları dert etmeden yolumuza devam edeceğiz. İyi niyetle transferimizi yaptık. Sol beki de Avrupa’dan sonra aldık. Derrick de bir sonraki maçta bizim için opsiyon olacak” ifadelerini kullandı.
“Belli paralar talep ediyoruz, sizin oynadığı zeminler tarla gibi”
Bütün oyuncularının 11 oyuncusu olduğunu vurgulayan Okan Buruk, “Kim oynarsa oynasın en iyisini yapamaya çalışıyor. Takıma bakacağız. Takımı göreceğiz ondan pazar günü için sonra karar vereceğiz. Stadın zeminiyle ilgili çok fazla bir şey söylemek istemiyorum. Ne olursa olsun gidip orada kazanmak için oynayacağız. Bu bir marka değeridir. Süper Lig’in marka değerini de yükseltmek Türkiye Futbol Federasyonu’nun görevidir. Sahalarla ilgili net bir şey yapılmıyor. Türk futbolu için üzücü. Şu anda yayın ihalesini konuşurken sahaların bu durumda olması aslında sizin talep ettiğiniz paraları da gerçekçi sunmuyor. Belli paralar talep ediyoruz, sizin oynadığı zeminler tarla gibi. O zaman marka değeri de bu anlamda zarar görüyor” açıklamasında bulundu.
Kerem Aktürkoğlu’nun karşılaşmada çok çalıştığını söyleyen sarı-kırmızılıların teknik direktörü, “Çok çalıştı, çok mücadele etti. Hem savunma görevini yaptı hem de hücumda destek oldu. Oyuncularımızın öz güvene ihtiyacı var. Kerem, önemli bir oyuncu. Çıkana kadar arkadaşlarına pozisyonlar hazırlamaya çalıştı. Icardi’ye net ara pası verdi. 10 kişi kaldıktan hem hücum hem savunma yapmaya çalıştı. Kerem’in performansından memnunum. Takım kazandıkça da hepsinin öz güveni daha çok artacak” dedi.
“İstediğimiz Muslera ile devam etmek”
Kaptan Fernando Muslera’nın Galatasaray için önemli olduğunu vurgulayan Buruk, “Uzun yıllar Galatasaray’ın başarılarında hep rol aldı. He takım kaptanı hem kaleci olarak önemli rolü var. Hepimizi istedi, kulübün de isteği Muslera ile devam etmek. Muslera bizim için çok önemli ve değerli. Bunun ne kadar değerli olduğu her maçta gösteriyor. İstediğimiz onla devam etmek” diyerek sözlerini tamamladı.
]]>Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, “Hedefimiz ve amacımız bu maçı kazanarak bir sonraki maçın avantajını yakalamak. İyi bir takıma karşı oynayacağız. Yüzde 100 olarak bu maça hazırız. Umarım ilk maçı kazanarak ikinci maçtaki avantajı da oraya taşıyarak bu maçtan ayrılırız” dedi.
Galatasaray, UEFA Avrupa Ligi Son 16 Play-Off Turu ilk maçında sahasında yarın Çek Cumhuriyeti temsilcisi Sparta Prag’ı konuk edecek. Ali Sami Yen Spor Kompleksi’nde saat 20.45’te başlayacak mücadelede İspanyol hakem Alejandro Hernandez düdük çalacak. Karşılaşma öncesi Florya Metin Oktay Tesisleri’nde düzenlenen basın toplantısında teknik direktör Okan Buruk açıklamalarda bulundu. İyi bir takıma karşı oynayacaklarını ifade eden Buruk, “Avrupa bizim için önemli ve değerli. Avrupa Ligi’ne geçmemiz ve buradaki hedeflerimize ulaşmak için yarın bizim için önemli ve değerli bir karşılaşma. Burada amacımız maç maç düşünmek. Kendi sahamızda da oynuyoruz. Biliyorsunuz eskisi gibi de değil. Gol avantajının ortadan kalktığı, iki sahada da gollerin eşit olduğu bir oyun ortaya çıkacak ve bu da futbolun aslında bu tür maçlardaki önemini ve zevkini biraz daha arttırdı. Kendi sahamızda kazanarak devam etmek istiyoruz. Kendi sahamızda kurduğumuz üstünlük, oyunumuzu taraftarımızla birlikte birleştirdiğimiz zaman neler yapabileceğimizi şu ana kadar gösterdik. Hedefimiz ve amacımız bu maçı kazanarak bir sonraki maçın avantajını yakalamak. İyi bir takıma karşı oynayacağız. Kendi liginde geçen senenin şampiyonu. Bu sene de ligde lider durumdalar. Uzun bir aradan çıktılar. Bu dezavantaj mı avantaj mı tam bilemiyorum. Bizim de yüksek tempoda ve yoğun fikstürdeki maçlarımız vardı. Bu maç öncesi hem dinlenme hem çalışma fırsatımız oldu. Yüzde 100 olarak bu maça hazırız. Yine elimizden gelenin en fazlasını, yine her zaman olduğu gibi kazanmak için her şeyi yapmak istiyoruz. Umarım ilk maçı kazanarak ikinci maçtaki avantajı da oraya taşıyarak bu maçtan ayrılırız. Ama dediğim gibi iyi bir takım. Zor bir rakip. İyi başlayıp maçın sonuna kadar iyi devam etmek zorundayız. Burada da sabra ihtiyacımız var oyun içerisinde. Galatasaray taraftarına, Galatasaray’a yakışır bir oyun çıkacağından hiçbir şüphem yok. bu anlamda oyuncularıma çok güveniyorum” diye konuştu.
“DÖRT KUPAYI KAZANMAK İÇİN BİR HEDEFTEYİZ”
Amaçlarının Galatasaray’ın başarısı olduğunu ifade eden 50 yaşındaki teknik adam, “Bizim yaptığımız takım oyunu. Takım oyunu içerisindeyiz. Ben başında olsam da herkesle birlikte bir performans sergiliyoruz. İnişler çıkışlar olabiliyor. Ana amacımız Galatasaray’ın başarısı. Özellikle camia olarak bir birliktelik sergiliyoruz. Bu da son 1.5 senede artarak ilerliyor. Bunu ne zaman yakaladığımızı saha içinde de dışarıda da net bir şekilde ortaya koyuyoruz. Bu birliktelik bize galibiyetler ve başarılar getiriyor. Geçen sene bir şampiyonluk getirdi. Bu sene önümüzde daha fazla hedefler var. Birincisi ligdeki hedefimiz, Türkiye Kupası var, Süper Kupa Finali oynayacağız, Avrupa Ligi yine bizim hedeflerimizden biri. Dört kupayı kazanmak için bir hedefteyiz. Bu hedefi gerçekleştirmek için birlikteliğe ihtiyacımız var. Bunu sağladığımızda Galatasaray’ın ne kadar büyük olduğunu ortaya çıkarıyoruz. Ben de oyuncularım ile birlikte sahada mücadeleyi ortaya koyuyorum. Stada gelen herkesin bizim oyunumuza katılmasını istiyoruz. Bu birlikteliği yakalamak için de etkili de bir oyun çıkartmamız gerekiyor. Ben de oyuncularım ile birlikte bu oyunu ortaya çıkartmaya çalışıyorum. Ama dediğim gibi futbolun içerisinde her gün farklı hikayeler var. Farklı maçlar var bazen sabırlı olmak gerekiyor. Bazen de dediğim gibi hep beraber en iyisini yapmak ve kazanmak için çok daha farklı bir şekilde oynamamız gerekiyor. Genel olarak hedefimiz her maçı kazanmak. Bunu Şampiyonlar Ligi’nde gösterdik. Oyun olarak gösterdik. Duruş olarak gösterdik. Şimdi sırada Avrupa Ligi var. Burada da başarılı olmak ve Galatasaray armasını tekrar bir kupayla taçlandırmak istiyoruz. En büyük hedefimiz bu. Kazandıkça rekorlar geliyor ama kazanan her zaman Galatasaray oluyor” ifadelerini kullandı.
“DERRICK’İN TRANSFERİNİ ERKEN BİTİREBİLSEYDİK DAHA FARKLI OLABİLİRDİ”
Yeni transfer Serge Aurier’in takıma bugün katıldığını ifade eden tecrübeli teknik adam, “Transfer dönem zor geçiyor. En önemlisi bu transfer dönemini güzel bir şekilde kapattık. Oyuncularımız bize katılmaya başladı. Sadece Serge kalmıştı. O da bugün geldi. Bizim ile beraber olacak. Kadromuzu yine geliştirmeye çalışıyoruz. Yine başkanımız ve yönetim kurulumuz bu anlamda bizim istediğimiz takviyeleri yaptı. Derrick’in transferini erken bitirebilseydik daha farklı olabilirdi. Şu anda da elimizdeki oyuncularla en iyisini yapmaya çalışıyoruz. Çok önemli ve tecrübeli oyuncularımız var. Son iki maçta da bunu net bir şekilde gösterdik. Oynadığımız oyunla ve kazandığımız iki zorlu karşılaşmayı kazandık. Bu kadrolar üzerinden takım olduğumuz sürece hiçbir oyuncunun eksikliğini aramamak istiyoruz. Ama bu takım olgusunu yakalamamız gerekiyor. Son iki maçta bunu yakaladık. Kimin olup olmadığı değil oyun çok önemli. Burada da çok önemli ve geniş bir kadroya sahibiz. Bu kadroyla da 3-4 tarafta da aynı şekilde mücadele edeceğiz. Sacha önemli bir oyuncuydu tabii ki. Ama onun yerine oynayan bütün oyuncularımız en iyisini yapmaya çalışacak. Elimdeki oyunculara güvenerek yarın ki maça çıkacağım. Beklentim yüksek ve performans bekliyorum. Bununla ilgili de son iki maç bizim için biraz daha ölçü oldu” dedi.
“GENEL SAKATLIK ANLAMINDA BİR TEK HAKIM ZIYECH KALDI”
Hakim Ziyech dışında takımda sakat oyuncu olmadığını ifade eden Okan Buruk, “Bazen maç maç, bazen de maç sıklığına göre hareket ediyoruz. Oyuncularımızın durumunu görüp karar vermemiz gerekiyor. Onun yanında doğal rotasyon da var. Sakatlıklar oluyor, cezalılar oluyor, başka şeyler oluyor. Bu doğal akışta da oyuncuların değiştiğini görüyoruz. Burada önemli olan oyun anlayışımızı aynı şekilde tutmak. Kim girerse, kim çıkarsa çıksın… Geniş bir kadromuz var. Dönen oyuncularımız oldu. Abdülkerim ve Sergio takıma döndü. Bir tek Hakim Ziyech dışında… Şu anda ufak tefek sıkıntılar oluyor. Hastalık oluyor. Genel sakatlık anlamında bir tek Hakim Ziyech kaldı. Onun dışında sakatlık sıkıntımız yok. Bu döngü içerisinde bazen biz değiştireceğiz bazen de doğal olarak değişecek. Puan kaybına tahammül olmayan bir ligi yaşıyoruz. Hep kazanmak üzerine her şeyimizi oluşturuyoruz. Avrupa’da da yolumuza devam etmek istiyoruz. Oyuncu kalitemiz çok yüksek. Birçok şeyi burada kullanmaya çalışacağız. Zaten çok yüksek bir maç sayısına ulaştık bu zamana kadar. Burada bütün oyuncularımın hazır olması gerekiyor. Hepsine önemli şanslar gelecek” şeklinde konuştu.
“KOPENHAG’I KİMSE TANIMIYOR AMA HERKES KOLAY TAKIM DİYOR”
Hedeflerinin ilk maçta kazanmak olduğunu ifade eden Buruk, “Kopenhag’ı kimse tanımıyor ama herkes kolay takım diyor. Oynadıktan sonra görüyorsunuz ve insanlar da seyrediyor. Biz ilk maçı oynadığımızda Kopenhag ile 2-2 berabere kaldıktan sonra büyük eleştiri almıştık. Kopenhag’ı nasıl yenemezsiniz diye. Şampiyonlar Ligi’nde kolay takım yok. Prag’ta aynı şekilde. Prag da Kopenhag’a elenerek geldi Avrupa Ligi’ne. İki maçta berabere kaldı ve penaltılarda elenerek geldi. İyi bir takım ve gruptan çıkmış bir takım. Güçlü bir takıma karşı oynayacağız. Oyun olarak güçlü ve kaliteli oyunculara sahipler. Bu maçı önemsiyoruz, konsantre olduk. Karşımızda da oynayan bir takım var. Onun da altını çiziyorum. Topla oynayan bir takım var. Biz de bu maçları daha iyi oynayacağımızı düşünüyorum. Yarın tabi ki hedefimiz ilk maçta kazanmak” sözlerini sarf etti.
“OLUMSUZ BİR ŞEY OLURSA TFF’NİN HATALARINDAN BİRİ OLACAK”
Eryaman Stadyumu’nda oynanacak Ankaragücü – Galatasaray maçı hakkında yorumlarda bulunan tecrübeli teknik adam, “Eryaman Stadyumu’nda bakım çalışmaları ne kadar oldu bilmiyoruz. Gittiğimizde göreceğiz. TFF’nin sorumluluğunda olan bir şey. Marka değerini koruyacak olan taraf TFF. Demek ki oynanmaya uygun gördüler. Sizde stadyumu gördüğümüzde TFF’nin doğru bir karar verip vermediğini net bir şekilde göreceğiz. Biz kumda da toprakta da oynasak kazanmak için oynayacağız. Hangi saha veya zemin olursa olsun oyuncularımızı ona göre hazırlayıp oynayacağız ama sahanın düzeltileceğini düşünüyorum. 10 günlük bir bakım süresi vardı. Burada bütün sorumluluk TFF’nin. Olumsuz bir şey olursa TFF’nin hatalarından biri olacak” diye konuştu.
Buruk, Abdülkerim Bardakcı’nın iki gündür takımla antrenmanlara çıktığını ve şu an oynayacak durumda olduğunu ifade ederek sözlerini noktaladı.
]]>UEFA Avrupa Ligi Son 16 Play-Off Turu ilk maçında Galatasaray yarın saat 20.45’te evinde Çekya ekibi Sparta Prag ile karşı karşıya gelecek. Bu müsabaka öncesinde Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, Florya Metin Oktay Tesisleri’nde basın toplantısı düzenledi. Sarı-kırmızılıların teknik direktörü toplantıda sözlerine Erzincan’da yaşananlardan duyduğu üzüntüyü belirterek başladı.
Avrupa’nın kendiler için önemli ve değerli olduğunu söyleyen Buruk, “Şampiyonlar Ligi’nde oynadık oradan Avrupa Ligi’ne geçtik. Amacımı maç maç düşünmek. İlk maçta sahamızdayız. Eski gibi gol averajı da ortadan kalktı. Bu da futbolun aslında bu tür maçlardaki önemi, zevkini artırdı. Sahamızda kazanarak devam etmek istiyoruz. Sahamızda kurduğumuz üstünlük, taraftarımızla birleşince neler yapabileceğimizi gösterdik. Hedefimiz bu maçı kazanarak bir sonraki maç için avantaj yakalamak. İyi bir takımla oynayacağız. Kendi liginde geçen sene şampiyon oldu. Ligde de lider durumdalar. Uzun bir aradan çıktılar. Yüksek tempoda, yoğun fikstürde oynadığımız maçlar oldu. Yüzde 100’ümüzle bu maça hazırız. Elimizden gelenin fazlasını yapıp kazanmak için her şeyi yapmak istiyoruz. Umarım ilk maçı kazanarak ikinci maça avantajı taşıyarak bu maçtan ayrılırız. İyi bir takım, zor bir rakip. İyi başlayıp maçın sonuna kadar iyi devam etmek zorundayız. Onu içerisinde sabra ihtiyacımız var. Oyuncularımıza güveniyorum” diye konuştu.
“Ana amacımız Galatasaray’ın başarısı”
Takım oyunu oynadıkları vurgulayan sarı-kırmızılıların teknik direktörü, “Ben başında olsam da oyuncularımızla, çalışanlarımızla, yönetimimizle birlikte bir performans sergiliyoruz. Bu performansta tabii ki inişiler, çıkışlar olabiliyor. Ana amacımız Galatasaray’ın başarısı. Camia olarak birliktelik sağlıyoruz. Son 1.5 sene de bu artarak ilerliyor. Ne zaman bunu yakalarsak saha içerisinde, dışarıda da net bir şekilde ortaya koyuyor. Bu birliktelikle galibiyetler, başarılar, geçen sen şampiyonluk getirdi. Lig, TFF Süper Kupa, Türkiye Kupası ve Avrupa Ligi ile 4 tane kupayı kazanmayı hedefliyoruz. Gerçekleştirmek için bu birlikteliğe ihtiyacımız var. Stada gelen herkesin bizim oyunumuza katılmasını istiyoruz. Bu birlikteliği yakalamak için de etkili oyun ortaya çıkarmaya çalışıyoruz. Genel olarak hedefimiz her maçı kazanmak. Şampiyonlar Ligi’nde bunu oyun ve duruş olarak gösterdik. Sırada Avrupa Ligi ve kendi ligimiz var. Kazandıkça rekorlar geliyor ama burada kazanan her zaman Galatasaray oluyor” açıklamasında bulundu.
“Transfer dönemini güzel bir şekilde kapattık”
Transfer dönemi zor geçtiğini belirten Okan Buruk, “Bu transfer dönemini güzel bir şekilde kapattık. Serge bugün geldi. Kadromuzu geliştirmeye çalışıyoruz. Başkanımız, yönetimimiz bu anlamda bizim istediğimiz takviyeleri yaptı. Transferi daha erken bitirebilsek daha farklı bir şey olabilirdi. Elimizdeki oyuncularla en iyisini yapmaya çalışıyoruz. Çok tecrübeli oyuncularımız var. Son 2 maçta bunu gösterdik. Takım olgusunu yakalamamız gerekiyor. Bence son 2 maçta bunu yakaladık. Kimin olup, olmadığı değil, oyun önemli. Çok geniş kadroya sahibimiz. 4 tarafta aynı şekilde mücadele edeceğiz. Sacha önemli bir oyuncuydu onun yerine oynayan oyuncularımız elinden geleni yapacak” dedi.
“Olumsuz bir şey olursa federasyonun hatalarından biri olacak”
Türkiye Futbol Federasyonu’nun Süper Lig’de bu hafta MKE Ankaragücü ile deplasmanda oynayacakları maçın Eryaman Stadyumu’nda yapılacağını açıklamasının hatırlatılması üzerine Buruk, “Bakım çalışmaları ne kadar oldu bilmiyoruz. Gittiğimizde göreceğiz. Futbol Federasyonu’nun sorumluluğuna olan bir şey. Süper Lig’in marka değerini koruyacak olan Futbol Federasyonu. Oynanmayı uygun gördüler. Maça çıktığımızda Futbol Federasyonu’nun doğru karar verip vermediğini net bir şekilde göreceğiz. Sahayı düşünmeden nerede oynasak, kumda da toprakta da oynasak, kazanmak için oynayacağız. Sahanın düzeltileceğini düşünüyorum. Burada bütün sorumluluk Türkiye Futbol Federasyonu’nda. Olumsuz bir şey olursa federasyonun hatalarından biri olacak” değerlendirmesinde bulundu.
Okan Buruk son olarak sakatlıktan dönen savunma oyuncusu Abdülkerim Bardakcı için ise, “İki gün takımla tamamen antrenmanlara çıktı. Şu anda oynayabilecek durumda” dedi. – İSTANBUL
]]>Bursaspor Teknik Direktörü Ümit Şengül, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Özlüce İbrahim Yazıcı Tesisleri’nde gerçekleşen basın toplantısında, hem geride kalan maçları hem de Ankara Demirspor’la oynanacak olan mücadeleyi değerlendiren Şengül, “Yoğun bir süreçle göreve başladık. Sağlık bir ortamı geçen hafta bulabildik. Bir kaç antrenmanda ne istediklerimizi gösterdik. Hedeflediğimiz bazı çalışmalar var. Yeni, yeni gerçekleştiriyoruz. Ona rağmen Beyoğlu Yeni Çarşı maçının ilk yarısında istediğimize yakın bir oyun ortaya koyduk. Basit bir hatadan gol yedik. Bir kaç tane pozisyon yakaladık, rakibi de verdik 12 maç var 36 puan var. Oyuncularımızı buna göre hazırlayıp en az 25-28’ini almayı planlıyoruz. Bunu alırsak ligde kalırız. Zor bir süreç. Oyuncularımızın üstün performansına ihtiyacımız var. Çağatay Yılmaz da döndü aramıza. Hasan Sabri Karaca da 1-2 hafta içinde oyun içinde kullanacağız. Daha farklı bir Bursaspor ortaya çıkacaktır. Taktik anlamda da yavaş yavaş istediklerimizi sahaya yansıtan bir takım göreceksiniz” cümlelerine yer verdi.
“Çağatay Yılmaz önemli katkı sağlayacaktır”
Ümit Şengül, taraftardan da desteklerini sürdürmeleri isteyerek, “Taraftarımızın önemli desteğine ihtiyacımız var. Bu futbolcular, taraftarıyla birlikte daha da coşkulu oynayacaktır. İsteyen ve arzulayan bir oyuncu grubumuz var. Özgüvenlerini de yerine getirmeye çalışıyoruz” şeklinde konuştu.
“İçerde oynadığımız maçı kazanmalıydık” diyerek sözlerine devam eden tecrübeli teknik adam, “Avantajlı duruma geçebilirdik. Rakiplerimiz puan kaybediyor. Büyük fırsat kaçırıyoruz. Bir an önce galibiyet alıp, kayıpları avantaja çevirmek istiyoruz. Ankara’dan puan veya puanlarla dönmek istiyoruz. Savaşan ve mücadele eden bir Bursaspor olacak bundan sonraki süreçte. Ben buna eminim. Oyunsal anlamda bir değişiklik göreceksiniz. O farkı göreceksiniz. Çağatay Yılmaz’ın da katkısı önemli bir katkı olacak. Hasan Sabri’nin de sonran katkıları olacak. Ama daha farklı bir Bursaspor olacağına eminim. İdmanlarda da bunu görüyoruz. Futbolcularımız istediklerimize cevap veriyor. Bu haftadan sonra farklı bir şey olacağına inanıyoruz. Çalışmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Tecrübeli antrenör, “40 puana ulaşan takım ligde kalır. Benim de hedefim 12 maçın 8’ini kazanabilmek. 8-9 maç kazanırsak bu ligde kalırız. Bütün planlarımız ve çalışmalarımız o yönde. Rakiplerimizle de maç oynayacağız. O maçlara kazanarak da gidersek, o güveni yakalarız. Ligin son maçına kadar, son ana kadar mücadele edeceğiz. Bu takımı yaşatmalıyız, bu takımı ayakta tutmalıyız, ele ele verip yaşatmalıyız. Eğer bunu başarırsak hepimiz çok sevineceğiz. Bütün gayemiz de bu Biz inanıyoruz, çocukları da buna inandırmaya çalışıyoruz” diyerek devam etti.
“2-3 futbolcumuz maç sonu ağladı”
Bursaspor Teknik Direktörü Ümit Şengül, oyuncularının elinden geleni yaptığını belirterek, Beyoğlu Yeni Çarşı maçı sonrası 2-3 futbolcunun ağladığını belirtti. Şengül, konuyla ilgili olarak, “Bu haftaki kayıptan sonra futbolcu arkadaşlarımızın ağladığını gördüm. Onlar da bu içinde bulundukları durumları içine sindiremiyorlar. Beraberlikten sonra 2-3 futbolcunun ağladığını gördüm. İleriye bakmak için de beni bu durum umutlandırdı. Taraftarımız bunu görmese de oyuncularımız ellerinden geleni yapmaya çalışıyorlar. Sürecin sonucunda da onlarla birlikte güzellikler yaşayacağız. Bu oyuncu grubuna ihtiyacımız var. Desteğe de ihtiyacımız var. Ligin son maçına kadar bu oyuncu grubuna inanmalarını ve desteklemelerini istiyorum. Onlar da bunun karşılığını verecektir” değerlendirmesinde bulundu. – BURSA
]]>Bu hafta; Ayak Bacak Fabrikası (Eskişehir Şehir Tiyatroları)(Konuk Oyun), Yaftalı Tabut, İki Efendinin Uşağı, Tartuffe, Ay, Carmela!, Godot Geldi, Kimse Öyle Şeyleri Konuşmuyor Artık, Oscar, Fındıkkıran, Herkes Sihirbaz Olacak, Benim Küçük Yıldızım, Rüya, Bir Gece Masalı, Bir Gün Ayakkabımın Teki, Bekçi ile Postacı adlı oyunlarımız seyirciyle buluşacak.
İstanbul Şiirle Buluşuyor: Oteller Kenti (Edip Cansever)
İBB Şehir Tiyatroları, İstanbul Şiirle Buluşuyor başlığı altında, şairler ve şiirleri üzerinden oluşturulan özel mekan ve ses evreninde yeni bir “anlatı”yı seyircisine sunuyor.
Hümay Güldağ’ın uyarlayıp yönettiği Oteller Kenti’nde müzik tasarımı Hüseyin Tuncel’e, dekor tasarımı Cihan Aşar’a, kostüm tasarımı Ahsen Nur Doğan’a, efekt tasarımı Metin Küçükyılmaz’a, ışık tasarımı Uğur Yıldız’a, görsel tasarım Yakup Altay’a ve koreografi Arda Alpkıray’a ait.
Oteller Kenti’nin oyuncuları Hüseyin Köroğlu, Hümay Güldağ ve Aslı Şahin. Piyanoda Orçun Tekelioğlu, solist olarak Berfu Aydoğan etkinliğin müzikleri için sahnede yerini alıyor. Etkinlik, 18 Şubat 2024 tarihinde Müze Gazhane Meydan Sahne’de.
Oyun biletleri ve İstanbul Şiirle Buluşuyor etkinliğinin ücretsiz davetiyeleri gişelerden, https://sehirtiyatrolari.ibb.istanbul/, biletinial.com adreslerinden ve mobil uygulamamızdan temin edilebilir.
Bu Haftanın Programı (14-18 Şubat 2024)
AYAK BACAK FABRİKASI (Eskişehir Şehir Tiyatroları)(Konuk Oyun)
İnsanlık tarihi boyunca ezenlerin, ezilenler üzerinde kurduğu otorite, baskı ve kandırmacanın değişmediğini vurgulayan oyun, bilinmeyen bir ülkede geçiyor ve aslında çok iyi bilinen bir konuyu, çarpıcı bir anlatımla ele alıyor.
Sermet Çağan’ın yazdığı, Murat Karasu’nun yönettiği oyunda Ali Eyidoğan, Hakkı Kuş, Ecren Can Serim, Korel Cezayirli, Zafer Ergül, Başak Boran Oksal, Mustafa Kılıkçı, Özlem Boyacı, Serhat Onbul, Nigar Berktin, Ceyda Çınar Onbul, Onur Birgi, Ahmet Barut, Kutan Gökkaya, Sinan Aktezcan, Emel Alnady rol alıyor. Oyun, 14-17 Şubat 2024 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.
YAFTALI TABUT
Adına tarihin dipnotlarında rastlayabildiğimiz, Türkiye’nin ilk kadın oyun yazarı, kuramcı, aktivist, sosyal ve siyasi yaşamın her alanında öncü Fatma Nudiye Yalçı’nın hikayesi. 1920’lerde başlayan mücadelesine Dr. Hikmet Kıvılcımlı ve Nazım Hikmet de eşlik ediyor.
Bilgesu Erenus’un yazdığı Yelda Baskın’ın yönettiği oyunda Bensu Orhunöz, Ceren Hacımuratoğlu, Lale Kabul, Nazan Yatgın Palabıyık, Selin Türkmen, Şenay Bağ, Mana Alkoy rol alıyor. Oyun, 14-17 Şubat 2024 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.
İKİ EFENDİNİN UŞAĞI
Pantolone, kızı Dottore’yi oğlu Slvio ile evlendirmeye karar vermiştir ve evinde bir tören düzenler. Gençler birbirlerine aşıktır ancak daha önce Pantolone’nin kızını evlendirme sözünü verdiği ve öldüğünü sandıkları Federico Rasponi’nin bu törene gelmesiyle işler karışır.
Sözlü gelenekten beslenen İtalyan Halk Tiyatrosu Commedia Dell Arte’nin seçkin örneklerinden biri olan ve uşak Truffaldino’nun kurnaz hazırcevaplığı ile ilerleyen oyun izleyicilerine keyifli bir seyir sunuyor. Carlo Goldoni’nin yazdığı Aslı Öngören’in yönettiği oyunda Çağlar Ozan Aksu, Dolunay Pircioğlu, Eraslan Sağlam, Hamit Erentürk, Mert Tanık, Murat Bavli, Müslüm Tamer, Seda Çavdar, Volkan Öztürk, Yeliz Gerçek, Yılmaz Aydın rol alıyor. Oyun, 14-17 Şubat 2024 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.
TARTUFFE
Zengin mi zengin bir adamın, ailesindeki ve çevresindeki kimseyi dinlemeden evine yerleştirdiği sahtekar bir sofu ile hem kendi hem de çevresindekilerin hayatını beter etmesini anlatan bu ölümsüz eserde; inancı, aileyi, aşkı, erkek-kadın farklarını, dünümüzü, bugünümüzü, mizahı, müziği, acıyı, hüznü, rahatsız edici türlü anları iç içe ve olanca dinamiğiyle seyircinin karşısına çıkarıyoruz.
Orhan Veli’nin olağanüstü çevirisine, şiirlerinden bestelenen şarkıların da eşlik ettiği seyirliğimizle, hayata dair bu acayip bilmeceyi bir kez daha kahkahalarla selamlıyoruz.
Molière’in yazdığı, Orhan Veli Kanık’ın çevirdiği, Yiğit Sertdemir’in yönettiği oyunda Bennu Yıldırımlar, Emre Şen, Gürkan Başbuğ, Mehmet Soner Dinç, Murat Garipağaoğlu, Naci Taşdöğen, Nilay Bağ, Özge Kırdı, Semah Tuğsel, Tolga Yeter, Yeşim Koçak, Zeynep Göktay Dilbaz rol alıyor. Oyun, 14-17 Şubat 2024 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde.
AY, CARMELA!
İspanya’da Milliyetçiler ve Cumhuriyetçiler arasında geçen iç savaş dönemini anlatan oyunda, iki varyete oyuncusu Carmela ve Paulino, Franco önderliğindeki Milliyetçiler tarafından rehin alınır.
Belçite şehrinin işgalini kutlayan Milliyetçiler tarafından istemedikleri bir gösteriye zorlanırlar. Bu zorlamanın sonucunda içinde bulundukları savaşı, “gösteri yapılmalı mı, yapılmamalı mı?” sorusuyla sanatı ve sanatçıyı sorgulamaları, işleri gereği güldürmeyi, eğlendirmeyi hedefleyen bu iki oyuncunun isyanları, gelgitleri, kayıpları anlatılır. Jose Sanchis Sinisterra’nın yazdığı, Yalçın Baykul’un çevirdiği, Naşit Özcan’ın yönettiği oyunda, Ada Alize Ertem, Çağatay Palabıyık, Erkan Akkoyunlu rol alıyor. Oyun, 14-17 Şubat 2024 tarihleri arasında Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.
GODOT GELDİ
“Godot Geldi”, İrlandalı yazar Samuel Beckett’in “Godot’yu Beklerken” adlı yapıtının ardından ve ona bir “gönderme” olarak, Karadağlı yazar Miodrag Bulatovic’in kaleme aldığı bir oyundur… “Olay” bir bataklıkta geçer. Becket’in oyununda; Godot beklenilir… Bulatovic’in oyununda ise, bir fırıncı olarak Godot gelir…
Beckett, yapıtında kavramlardan yola çıkarak evrensel bir resital sunarken, Bulatovic, aynı tematik yapıyı işlemiş olsa da, rol kişilerinin ve kısmen de olsa mekanın yapısını değişime uğratarak, daha çok “simge”lere yönelmiştir…
Beckett’te de, Bulatovic’te de bekleyenler açısından önemli olan, aslında beklenen kişinin kim olduğu değil, bekleyişin kendisidir… İşte bu durumda; kim olduğu tam olarak bilinmeyen bir “gelen”in, kesinlikle tanımlanmış bir “giden”e dönüşmesinin öyküsüdür diyebiliriz “Godot Geldi” için…
Miodrag Bulatovic’in yazdığı, Sevgi Soysal’ın çevirdiği, Ragıp Yavuz’un yönettiği oyunda Ali Mert Yavuzcan, Can Başak, Can Ertuğrul, Derya Çetinel, Meriç Benlioğlu, Murat Coşkuner rol alıyor. Oyun, 14-17 Şubat 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.
KİMSE ÖYLE ŞEYLERİ KONUŞMUYOR ARTIK
Oyun, 12 Eylül darbesi dönemini en acı şekilde yaşayıp parçalanan bir ailenin bugüne uzanan hikayesini konu alıyor. Leyla, ailesinin geçmişiyle yüzleşiyor ve onların hikayesini anlatabilmek için hayatını değiştirmeyi göze alıyor.
Şirin Gürbüz’ün yazdığı Emre Koyuncuoğlu’nun yönettiği oyunda Caner Bilginer, Radife Baltaoğlu, Kutay Kırşehirlioğlu, Ebru Üstüntaş, Hazal Uprak, Can Alibeyoğlu, Kamer Karabektaş rol alıyor. Oyun, 14-17 Şubat 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.
OSCAR
Christian Jacqueline’e aşıktır, Colette ise Oscar’a. Christian uzun süredir sevdiği kızı Mösyö Bernard’dan isteme niyetindedir. Colette ise babası Mösyö Bernard’a söylediği yalanla sevgilisi ile evlenme planları yapmaktadır. Ancak ne Christian doğru kızı ister ne de Colette doğru adamla evlenmek üzeredir. Birkaç dakikada sarpa saran olaylar hiç de kolay çözülecek gibi gözükmemektedir.
Claude Magnier’in yazdığı, Asude Zeybekoğlu’nun çevirdiği, Ersin Umulu’nun yönettiği oyunda Abdullah Topal, Aslı Aybars, Asrın Gurur Kuyucak, Cem Karakaya, Ceylan Çete, Çağrı Büyüksayar, Damla Cangül Yiğit, Aslı Şahin, Hakan Gümüş, Hüseyin Emre Şen, İrem Erkaya, Neslihan Ayşe Öztürk, Oğuzhan Oğuz rol alıyor. Oyun, 17 Şubat 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.
Çocuk Oyunları
FINDIKKIRAN (7+ Yaş)
Minik Clara, yılbaşı hediyesi olarak aldığı Fındıkkıran isimli oyuncağıyla özel bir bağ kurar. Görünenin ardındaki güzelliğin ortaya çıkacağı o gece hayalle gerçek arasında, başka dünyalarda büyük serüven başlar. 1800’lerden günümüze birbirinden farklı versiyonlarıyla operada,
sinemada büyük ilgi gören bu halk öyküsü, tüm görkemiyle şimdi Şehir Tiyatrosu’nda sahneleniyor. E.T.A Hoffmann’ın masalından Dilşad Çelebi’nin uyarladığı, Lerzan Pamir’in yönettiği oyunda Asrın Gurur Kuyucak, Gözde İpek Köse, Cihan Kurtaran, Çağrı Büyüksayar, Derya Keykubat, Dolunay Pircioğlu, Emel Bertan, Esra Ede, Emrah Derviş Soylu, Gürkan Başbuğ, Hakan Gümüş, Osman Kaba, Pelin Budak, Salih Şimşek, Sefa Turan, Selen Nur Sarıyar, Ümit Bülent Dinçer, Yılmaz Aydın rol alıyor. Oyun, 18 Şubat 2024 tarihinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.
HERKES SİHİRBAZ OLACAK (3+ Yaş)
Ünlü sihirbaz Zubi’nin öğrencileri “usta”lığa geçip onun sihirli şapkasını almanın hayalini kurarlar. Zubi, sihirli şapkanın yeni sahibini belirlemek için bir yarışma düzenler. İllüzyon gösterileriyle ilerleyen oyunda, hedefe ortaklaşa ilerlemenin önemi anlatılıyor.
Kubilay Tuncer’in yazıp yönettiği oyunda Aslı Şahin, Aybar Taştekin, Cihat Faruk Sevindik, Damla Cangül Yiğit, Zeliha Bahar Çebi rol alıyor. Oyun, 18 Şubat 2024 tarihinde Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.
BENİM KÜÇÜK YILDIZIM (3+ Yaş)
Bir gün bir yıldız kayar… Gökyüzünden… Küçük kız onun peşine düşer… Belki gözündeki yıldıza ulaşamaz; ama bir yıldız şarkıcı kargaya, tavuklar için bir Yıldız gibi pırıl pırıl parlayan bir mısır tanesine, her nefes aldıkça bir yıldız parıldayan ateş böceğine rastlar… Hepsiyle arkadaş olur… Sonunda gerçek yıldızın içinde olduğunu sevgi kardeşlik dostluk olduğunu anlar.
Cengiz Özek’in yazıp yönettiği oyunda Ayşe Günyüz Demirci, Buğra Can Ildırışık, Yunus Erman Çağlar, Kamer Karabektaş, Mana Alkoy, Özge Kırdı, Pınar Pamuk, Aslı Menaz rol alıyor. Oyun, 18 Şubat 2024 tarihinde Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.
RÜYA(5+Yaş)
Hayvanat bahçesini ziyaret eden Özgür, doğal yaşam alanlarından kopartılıp kafese konan hayvan dostlarını rüyasında görür. Artık harekete geçme zamanıdır ve Özgür onları kurtarmakta kararlıdır. Özge Midilli-Ertan Kılıç’ın yazdığı Özge Midilli’nin yönettiği oyunda Alp Tuğhan Taş, Esen Koçer, Pınar Aygün, Direnç Dedeoğlu, Gülce Çakır, Mehtap Gündoğdu Akbulut, Nilay Bağ, Nilay Yazıcıoğlu rol alıyor. Oyun, 18 Şubat 2024 tarihinde Ümraniye Sahnesi’nde.
BİR GECE MASALI (5+ Yaş)
Shakespeare’in Bir Yaz Gecesi Rüyası isimli oyunundan uyarlanan Bir Gece Masalı, arkadaşlık kavramı üzerine kuruludur. Oyun, ailesinin istediği gençle değil kendi istediği kişi ile arkadaşlık kurmak isteyen Şirin Kız’ın Yakışıklı Delikanlı, Güçlü Delikanlı ve Selvi Kız ile ormanda geçirdiği bir gecede yaşananları anlatır. William Shakespeare’in yazdığı Musa Arslanali’nin yönettiği oyunda Ayşe Nurseli Tırışkan Akpınar, Burhan Yeşilyurt, Çağlar Ozan Aksu, Güzin Alkan, Hüseyin Emre Şen, Mehmet Emre Ertunç, Oğuzhan Oğuz, Ömer Naci Boz, Seda Yılmaz, Serap Doğan rol alıyor. Oyun, 18 Şubat 2024 tarihinde Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.
BİR GÜN AYAKKABIMIN TEKİ (3+ Yaş)
Rengarenk bir mutfak… Ama her yer çok dağınık… Oyuncu mutfağı toplamaktan sıkılıp gitmeye karar verir ama ayakkabısının tekini bir türlü bulamaz. O da ne, önce ayakkabısının diğer teki, sonra mutfaktaki her şey konuşmaya başlar. Kayıp ayakkabı, Kaptan Cook’u aramaya gitmiştir ve kim bilir başından ne maceralar geçmektedir… Derya Yıldırım’ın yazdığı, Özgür Kaymak’ın yönettiği oyunda Derya Yıldırım rol alıyor. Oyun, 18 Şubat 2024 tarihinde Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.
BEKÇİ İLE POSTACI (3+ Yaş)
Postacı Piero ile Gece Bekçisi Marcello adlı çocuk kitabından uyarlanan eserde bir bekçi ile bir postacı ev arkadaşlarıdır. Biri gece diğeri gündüz çalıştığından hiç görüşemezler. Soğuk bir kış günü ikisi de hastalanınca, evi aynı anda paylaşmaları gerekir.
Lodovica Cima, Gabriele Clima’nın yazdığı Ceylan Özçapkın’ın çevirdiği, Derya Yıldırım’ın oyunlaştırıp yönettiği oyunda Melisa Demirhan, Besim Demirkıran, Cafer Alpsolay, Fatma İnan, Reyhan Karasu, Zeynep Ceren Gedikali rol alıyor. Oyun, 18 Şubat 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.
]]>Survivor’da zaman ilerledikçe çekişme ve heyecan doruklara ulaştı. Oyunda Ogeday ile Yunus Emre bir kez daha gerginlik yaşadı.
Dokunulmazlığı da kaybeden Kırmızı Takım’da sinirler iyice gerilmiş durumda. Mavi Takım’da Oyun esnasında Gizem’in kafasına yanlışlıkla Aysu’nun dirseği geldi ve kaşı açıldı.
DOKUNULMAZLIK MAVİ TAKIM’IN
Başa baş geçen mücadelede Mavi Takım oyun finalinde 12-8 Kırmızı Takım’ı yenerek dokunulmazlığın sahibi oldu. Büyük sevinç yaşayan Mavi Takım’da dokunulmazlık sembolünün sahibi ise Poyraz oldu.

Söz alan Yunus Emre “Bugün oyunu kaybettik ama arkadaşlarım elimden geleni yaptı. Issız bir adada sessiz bir gecede Allah’a sığınırım Ogeday beyefendi.
Bugün iyisin yarın düşeceksin. O suratın kireç gibi olacak oyun kaybettiğinde. Ben o takımdayken her zaman yensem de yenilsem de centilmen davrandım, sevdim. Bu takıma gelince aynı sempatikte olamıyorum.
Beni şurada oyun kenarında yakalayıp el hareketi yapıyorsun. Balıksan sana her şeyi hatırlatamam. Bende kurt gibi hafıza var” dedi.

Cevap veren Ogeday “Sen bence benle hiç konuşma zararlı çıkarsın. Sen üslubunla terbiyeli konuşsan hiçbir şey olmayacak. Atakan abin geldi onunla tartışıyoruz biz tatlı-sert ondan öğrenebilirsin.” dedi.
GİZEM’İN KAŞI AÇILDI
Gizem “Aysu bilerek yapmadı. Hiç önemli değil geçecek. Sadece gözümde bir baskı var. Dikiş atılacak, onunda dışında iyiyim” dedi.

KIRMIZI TAKIM NEDEN KAYBETTİ?
Acun Ilıcalı ada konseyinde sordu: Kırmızı Takım neden kaybetti? Sözün verildiği Sercan “Bugün bana sıra gelmedi. Takımın yeni gelen arkadaşlar adına zamana ihtiyacı var fakat çok fazla zamana ihtiyacı yok. Kalitelerini en başında gösterdiler.
Çok kısa zamanda alışacaklarını ve takıma katkılarını devam ettireceklerini düşünüyorum. Bazen ayrışmalar olabiliyor. Birlik olursak iyi bir ivme yakalarız” diye düşünüyorum dedi.
Merve de “Yeni klanların gelmesiyle pozitif bir enerji oluştu. Karşı takımla tartışmalar oluyor ve bu tartışmaların kısa sürmesi gerektiğini düşünüyorum. Artık tartışma görmek istemiyorum.
Bugün de kaybettikten sonra bir tartışma olunca bir mutsuzluğa dönüşünce artık yeter oyuna dönelim oyun kazanalım dedim. Herkes sağ olsunlar oyuna döndü.
Fikir ayrılıklarımız var bu doğru. Ama birbirimizi huzursuz edecek derece değil. Bazı şeyleri konuşarak hallediyoruz artık” dedi.
YUNUS EMRE İLE ORTAM YİNE GERİLDİ
Acun Ilıcalı “Şu net bir şekilde görülüyor ki Yunus Emre’ye uyarılarımın çok bir önemi yok. Oyun kaybedip karşı takıma sürekli sataşan, üslubuyla söylediği sözlerle, programın içerisinde sanki kontrolsüz biri.
Her gün bir sebep bulan, Geçen de söylemiştim, benim çok ümidimin olmadığı, devam etme ihtimalini çok görmediğim bir yarışmacı. Sözü şimdi ona verelim” dedi.
“UYMUYORSA HİÇ PROBLEM DEĞİL”
Söz alan Yunus Emre “Ben bu adamlarla hepsiyle yarıştım. Hepsiyle de yendim yenildim. Özgür abiyle de yarıştım Ersin abi de vardı. Hiçbirisine saygısızlık yaptım mı?
Oyun alanında hareketler yapan bir arkadaş var mıydı burada. Ben de seviyeli bir şekilde yarışmamı sürdürdüm. Ogeday beyefendi ben ne zaman bir kazanç sağlasam döndüm takımımla sevindim. Dönmüş bana ‘seni garanti sayım yaptım’ falan, hayırdır.
Sen kimi nerede oynatıyorsun. Yani ben adamına göre muamele yaparım. Seviye oraya inerse ben daha da alçalabilirim Acun abi. Uymuyorsa bu programa hiç problem değil.
Sizinle burayı paylaşmak çok güzeldi. Sizleri çok seviyorum. Yapacak bir şey yok abi” dedi.
“DAVRANIŞ ŞEKLİN UYMUYOR BİZE”
Acun Ilıcalı da bu sözlerin üzerine Yunus Emre’ye “Davranış şeklin uymuyor bize” dedi.
Ogeday da “Yunus Emre ile biz helalleştik, Dostuz yani, ben ona yükseldim, o bana yükseldi. O benden ben ondan birbirimizden özür diledik. Bir kez daha özür diliyorum kendisinden. Kendi aramızda toparladık ve bir daha da böyle bir şey yaşamayacağız abi” dedi.

Ilıcalı “Daha önce defalarca uyardığım Yunus Emre bu şekilde abuksubuk laflar kullanamaz. Kendini haklı görebilirsin. Ben de diyorum ki; BİZE NE. Ne yapacaksın yani birisi bir şey deyince birini mi döveceksin. O zaman birisi bir şey deyince git ona saldır. Bana böyle dediler şöyle dediler…
Ben seni severim. Bu konu senle benim aramdaki sevgi konusu değil. Senin aşırı derece tehditler saydırman. Duelloya çıksan çıktığın adama saldırıyorsun.
Bugün konuşmaların son derece kabul edilmez. Her dakika tehditler yapıyorsun. Seni şöyle yaparım böyle yaparım. Burası senin tehdit alanın değil” dedi.
3 ÖDÜL CEZA DAHA
Acun Ilıcalı Yunus Emre’ye “Sana 3 ceza daha veriyoruz. Cezandan 3 kalmıştı 3 daha ekliyoruz. Bir daha yaparsan 5 daha vereceğiz. Bir daha yaparsan 5 daha verilecek. Seni de burada zorla tutmuyoruz” dedi.

4. ELEME ADAYI BELLİ OLDU
Konseyde yapılan oylamada Aleyna 4, Gizem 4, Nagihan 2, Merve 2 ve Nefise 2 oy aldı. Bu durumda takım kaptanı Sema eleme adayını belirledi. Sema bir ismi düelloya yolladı. Takım kaptanı olan Sema “Biz direkt dokunulmazlık oyunlarına geldik.
Şu an bir söz hakkımız yok. Şimdi çok alakasız bir şekilde tam da kader kararı bana kaldı. O yüzden Gizem oynadı Aleyna oynamadı. Gizem’in düelloya girmesini istemediğim için, Aleyna diyorum” dedi. Böylelikle Aleyna 4. eleme adayı oldu.
EŞLEŞMELER DE BELLİ OLDU
Eleme adayları; Aysu, Pınar, Sahra ve Aleyna. İlk eşleşme Pınar ile Sahra arasında. İkinci eşleşme ise Aleyna ile Aysu arasında olacak.
]]>TFF 2. Lig Kırmızı Grup’ta mücadele eden GMG Kastamonuspor, haftayı bay geçtikten sonra 25. haftada karşılaşacakları lider Iğdır FK maçının hazırlıklarını İsmail Dikmenli Spor Tesislerinde yaptığı antrenmanla sürdürdü. Ligde 1 maç eksiği bulunan Kastamonu ekibi, ligin güçlü ekibi Iğdır Futbol Kulübü karşısında galip gelerek tekrar liderliğe yükselmek istiyor.
GMG Kastamonuspor U19 takımı ile hazırlık maçı da yapan Kastamonuspor, ikinci devre hazırlıklarına devam ederken, yeni transferlerle kadrosunu da güçlendiriyor.
“Kendimizi son derece başarılı buluyoruz, şahane bir durumdayız”
Geçtiğimiz 4 haftalık süreçte istemedikleri puan kayıpları yaşadıklarını söyleyen GMG Kastamonuspor Teknik Direktörü Levent Eriş, “Zaten ilk devre yakaladığımız puan farkları bu dönemler için gerekliydi. Son derece normal ve doğal gittiğimizi düşünüyorum. İnşallah ilk devre yakaladığımız 4 maçta 4 galibiyet aldığımız periyot vardı sezona başlarken ama oyun kalitesi ve istatistiklere baktığımızda ilk devrede kazandığımız 4 maçın aksine ikinci devre oynadığımız müsabakaların 2 mağlubiyet, 1 beraberlik ve 1 galibiyete dönüştürdüğümüzde inanılmaz bir fark oluşturduğumuzu, pozisyon zenginliği bakımından ve oyun kalitesi açısından Etimesgut, Erzincan, İnegöl ve Fethiye maçlarına bakıldığında tüm insanların söyleyişlerinde inanılmaz bir oyun formatı olduğunu belirtiyorlar. Maçlarda oyun kalitesi var, pozisyon zenginliği var, oyun temposu bulunuyor, oyun şekli var ama maalesef burada dönüştüremediğimiz bir tek gol var. Futbolda netice oyunu olduğu için istediğiniz kadar kötü oynarsanız oynayın skora dönüştürdüğünüz taktirde başarılısınız. Ama istediğiniz kadar iyi oynayın skora dönüştürmediğinizde de o kadar başarısızsınız. Biz kendimizi son derece başarılı buluyoruz, şahane bir durumdayız, ümit ediyorum ki zaten içeride oynayacağımız müsabakalar bizim için bu anlamda dönüşü çok yüksek puanlar olacak. İnşallah bunları başaracak kalitedeyiz. Çok kaliteli bir takımız” dedi.
“Şampiyonluk yolundaki en güçlü adayız”
Eleştirilere en iyi cevabı sahada vereceklerine dikkat çeken Eriş, “Bizler, şampiyonluk yolundaki en güçlü adayız ve en başındayız. Hiç kimseden korkmuyoruz, telaşımız ya da bir paniğimiz de yok. İnsanların aktardığı gibi maalesef kötü zaman diye adlandırılan kaos gibi düşünülen zaman içerisinde leş kargaları çıkar her zaman. Bu leş kargalarına verilecek en güzel cevap, her zaman sahadadır. Bizde bu sahanın her zaman en iyisini kullanan taraftayız. Bizler olmayacak denilenleri oldurduk, yapamaz dediklerini yaptık. İkinci devre itibariyle sadece oyunumuzu skora yansıtamadık. Oyun olarak çok kaliteli işler yaptığımızı net bir şekilde söyleyebilirim. Kaldı ki çok kötü zeminlere rağmen bu oyunları oynadık. İnegöl’de bir müsabaka oynadık şu anda antrenman yaptığımız sahadan çok kötüydü zemin. Yine İnegöl’de de yüzde 100 goller kaçırdık. Maç sonunda hocaları, yöneticileri, yanımıza gelip “bizleri ilk defa kendi sahamızda bu kadar hapseden, pozisyon bulan takımsınız” dediği, Fethiyespor’un hocasının maçın ardından yaptığı açıklamalar. Erzincan maçından sonra futbolcuların ve vatandaşların açıklamaları. Etimesgut maçını zaten saymıyorum, 11 tane net pozisyon bulduk ama değerlendiremedik. İkinci devrede 4 maçın geneline baktığımız zaman kötü gidişat diye adlandıranlar önce bir istatistiklere baksınlar, genel duruma bir baksınlar, oyuncularımızın performansına baksınlar ondan sonra bizleri değerlendirsinler. Biz hiç panik yapmıyoruz çünkü iyi oynayıp ta maç kaybetmek kötü değil, kötü oynayıp ta maç kaybetmek iyi değil. Kötü oynarsanız problem olur. Şu anda biz iyi oynuyoruz. Maç kaybediyoruz, problem değil çünkü bizler biliyoruz ki bu dönüşümü sağlayacağımıza ve bu oyunumuzu puanlara da yansıtacağımıza adımız kadar eminiz” diye konuştu.
“Herkes görecek ki Kastamonuspor olarak şampiyonluğumuzu ilan edeceğiz”
Hafta sonu oynayacakları Iğdır FK maçını da değerlendiren Eriş, “Iğdır, şu anda ligimizin lideri durumunda bulunuyor. Maç fazlasıyla ve bir puan önümüzde bulunuyor. Önemli değil, bizler 7 puan fark açtığımızda da daha ligin başlamadığını söylemiştik. Ligin son 7 haftasında asıl lig başlar. Bizlerde o ana kadar bu puan farkını kapatıp açabildiğimiz kadar puan farkını açmaya gayret edeceğiz. Iğdır, ligin en pahalı, en sükse yapan takımlarından bir tanesi. Bulunduğu konumda da başarılı görülüyor. Bizim zaten tek rakip olarak gördüğümüz takımlardan bir tanesi Iğdır oluyor. Şu anda puan cetvelinde sıralamaya bakıldığında yerinde görülüyor. Biz kazanmak istiyoruz, başarmak istiyoruz. Bizim hayalimiz var, biz şampiyon olmak istiyoruz. Bu şampiyonluk yolunda engeller olacaktır. Duraklamalar olacaktır. Bunların hepsinin üstesinden gelecek kadar kaliteli bir takımız. Kimse merak etmesin, böyle günlerde ortaya çıkanlar timsah gözyaşları dökmesinler. Hiç gerek yok, bizler ne istediğimizi çok iyi biliyoruz. Kimse de kötü zaman deyip takımımıza farklı yakıştırmalarda bulunmasınlar. İnşallah herkes görecek ki bizler, Kastamonuspor olarak şampiyonluğumuzu zaten ilan edeceğimizi düşünüyoruz. Bizim bu konudaki güvenimiz, inancımız, rahatlığımız da tamdır” şeklinde konuştu.
Behlül Aydın: “Geçen yıl da şampiyon olmuştum, bu yılda şampiyon olmak istiyorum”
Kastamonuspor’da hedefin belli olduğunu ve büyük bir camiaya geldiğini söyleyen Behlül Aydın ise, “Burada olmaktan çokta mutluyum. Burada hedef belli zaten şampiyonluk. Burada talihsiz bazı puan kayıpları oldu ama şampiyonluk yolunda hep beraber olup bunları düzeltmek istiyoruz. Zaten rakiplerimizi de biliyoruz ve tanıyoruz. Bu hafta Allah izin verirse herkesi maça da bekliyoruz. Hep beraber olup birlikte olup galip gelmek istiyoruz ve alacağımız galibiyetle yolumuza devam etmek istiyoruz. Ben, bu takıma şampiyon olmak için katıldım. Geçen yılda şampiyon olmuştum, bu yılda şampiyon olmak istiyorum. Zaten bu beklentileri karşılayacak bur kulüp, büyük bir camia, taraftarı olsun kulüp olsun yönetimi olsun büyük bir kulüp. Futbolcular ve antrenörler burada çok iyiler. Hedefimizde bizlerin belli, hep beraber olup birlikte olup ligin sonunda şampiyon olmak istiyoruz. Bunu da birlikte yapmamız gerekiyor. Şampiyonluk her zaman birlikte olursanız geliyor, hem taraftar hem yönetim hem futbolcular, hepimiz birlikte olmamız lazım şampiyonluk için. Ben ilk yarıda 7 tane gol attım. Kastamonuspor’da da ikinci yarı gollerime devam etmek istiyorum. Asist yapmak istiyorum, takıma faydalı ve yararlı işler yapmak istiyorum. İnşallah bana da bu fırsatlar gelir, bende elimden gelen her şeyi yapmak istiyorum. Kendimi de çok iyi hissediyorum” ifadelerini kullandı.
Samed Alikaya: “Kafamızı kaldıracağız ve ilk yarıdaki aynı konuma gelmek için savaş vereceğiz”
Çok iyi durumda olduğunu belirten Samed Alikaya da, “Müthiş bir takıma geldiğimi düşünüyorum. Başkanımızla, yönetimimizle, hocamızla, oyuncu arkadaşlarımızla çok kaliteli bir ortamımız var. Çok iyi bir takım var. Şu anda direk olarak rakibimizle oynayacağız. Takım olarak bizler bu maça kenetlendik. Kazanmak istiyoruz. Takımımız ilk yarıda ciddi bir başarı elde etti, iyi bir fark oluşturdu. 5-6 puan gerilerden gelerek 7 puan fark açtı. Şimdi tekrar geriye düştük fakat kafamızı kaldıracağız ve ilk yarıdaki aynı konuma gelmek için savaş vereceğiz. Tamamen maça odaklandık. Hepimiz hazır durumdayız. Hocamız kime şans verirse kazanmak için hepimiz elimizden geleni yapacağız. Maçı bekliyoruz, herkesi de maça davet ediyoruz. Ben, hazır olabilmek içinde çok çalışıyorum. Hocalarımızın direktifleri yönünde istediklerini yapmaya çalışıyoruz. İyi durumdayım, takımda da daha öncesinden tanıştığımız ve tanıdığım oyuncalarda var. Yabancılıkta çekmiyorum. Hocamızla, başkanımızla iç içe bir ortamımız var. Tamamen artık iş bizlerde. Elimizden gelenin fazlasını yapmak zorundayız. Kendimi de iyi hissediyorum” dedi. – KASTAMONU
]]>Bu hafta; Yaşamak mı, Yoksa Ölmek mi? (Yeni Oyun), Savaş ve Barış, Cadı Kazanı, Fosforlu Cevriye, Geçit, Sen İstanbul’dan Daha Güzelsin, Uçurtmanın Kuyruğu, Çingene Boksör, Zehir, Rüya, Herkes Sihirbaz Olacak, Benim Küçük Yıldızım, Fındıkkıran, Bir Gece Masalı, Çöpsüz Dünya, Bir Gün Ayakkabımın Teki adlı oyunlarımız seyirciyle buluşacak.
İstanbul Şiirle Buluşuyor: “Ben Nergisten Sorumluydum” (Gülten Akın)
Gülten Akın’ın yazdığı şiirlerin evreninde, Emre Koyuncuoğlu’nun uyarlayıp yönettiği etkinlikte Radife Baltaoğlu, Sevil Akı, Yeşim Koçak, Işıl Zeynep Karaalp, Şirin Asutay, Ebru Üstüntaş, Elvan Boran rol alıyor. Etkinlik, 11 Şubat 2024 tarihinde saat 18.00’de Müze Gazhane Meydan Sahne’de.
Oyun biletleri ve İstanbul Şiirle Buluşuyor etkinliğinin ücretsiz davetiyeleri gişelerden, https://sehirtiyatrolari.ibb.istanbul/, biletinial.com adreslerinden ve mobil uygulamamızdan temin edilebilir.
Bu Haftanın Programı (7-11 Şubat 2024)
YAŞAMAK MI, YOKSA ÖLMEK Mİ?(Yeni Oyun)
Polonya’nın başkenti Varşova 1 Eylül 1939 yılında işgal edildiğinde, Varşova Tiyatrosu’ndaki oyuncular; Hitler’in önderliğinde işgalci Nazi’lere, savaşa karşı tiyatro mesleği ile destansı bir direnişe başlarlar. Hayatlarını yok sayarak, bağımsızlıklarını yeniden kazanmak için mücadele ederler. Başarısız oldukları anda Polonya’nın başkenti Varşova’da direnişin beli kırılacak, savaş kaybedilecek, ülke bağımsızlığı son bulacak, Nazi’lere teslim olacaklardır.
Kara komedi tarzındaki oyunda; 1974’te Kıbrıs’ta savaşı yaşamak zorunda kalan Hüseyin Köroğlu rejisi ile savaşlara uzaktan nasıl tanıklık ettiğimizin ve barışın ne kadar kıymetli olduğunun aynasını tutuyor bize. Nick Whitby’nin yazdığı, Yücel Erten’in çevirdiği, Hüseyin Köroğlu’nun yönettiği oyunda Şenay Saçbüker, Hüseyin Köroğlu, Kutay Kırşehirlioğlu, Bahtiyar Engin, Vildan Türkbaş, İrem Arslan, Emre Narcı, Volkan Ayhan, Emre Şen, Ümit Bülent Dinçer, Tarık Köksal, Deniz Yeşil Mavi, Erkan Akkoyunlu, Özge Kırdı, Orçun Tekelioğlu, Necdet Berk Bacdar, Baran Yusuf Polat rol alıyor. Oyun, 7-10 Şubat 2024 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.
SAVAŞ VE BARIŞ
1805 ve 1820 arasında geçen, tarihsel bir anlatı özelliği de taşıyan “Savaş ve Barış” Napolyon’un 1812’de Rusya’yı işgalinin hemen öncesinde hayatları tümüyle değişen Rus aristokrasisini konu edinir. Bir yanda aşk ilişkileri, aile ve salon hayatını anlatılırken, savaş ve savaşın geri dönülemez yıkımı da devam etmektedir. Savaş ve Barış, birçok yönüyle bir tarih anlatısının özelliklerini taşırken, aynı zamanda yaşama, inançlara, insanın yaşama amacına dair felsefi düşünceleri barındıran, politik ve sosyolojik çıkarımların yer aldığı destansı bir eserdir. Savaş ve muharebelerin, Napolyon ve Kutuzov gibi tarihi şahsiyetlerin arka fonu oluşturduğu oyunda, aşk hikayeleri, kişisel zaaflar, aile içi çatışmalar ve kayıplar toplumun genelinden oyundaki her bir karaktere kadar uzanan bir panorama oluşturur. Lev Tolstoy’un yazdığı, Eva Mahkovic’in uyarladığı, Aslı Önal’ın çevirdiği, Aleksandar Popovski’nin yönettiği oyunda Ayşegül İşsever, Berfin Berber, Can Başak, Defne Gürmen Yüksel, Deran Özgen, Dilara Demirdüzen, Doğan Altınel, Ersin Bağcıoğlu, İlker Sami Kılıç, İpek Uğuz, Levent Üzümcü, Melisa Demirhan, Mesut Çırak, Murat Bavli, Mutlu Güney, Nevzat Sinan Taştan, Ogeday Erkut, Osman Kaba, Salih Şimşek, Sefa Turan, Taha Karakaş, Yağmur Topçu rol alıyor. Oyun, 7-10 Şubat 2024 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.
CADI KAZANI
Yıl 1692… ABD’de Salem kasabası…Cadılıkla suçlanan insanlar… Büyük tartışmalara, ardından işkencelere, nihayetinde de idamlara varan mahkemeler… Çıkarları için ‘liste’lerce insanları ölüme sürükleyen ‘insan’lar… İnancı kullanarak; önce toplumsal yaşamı, sonra hukuku, nihayetinde onuru yok etmeye çalışan ‘baştakiler’ ve buna sebep olmayı yahut seyirci kalmayı seçen halk… Tiyatro yazınının en önemli isimlerinden Arthur Miller’ın, 1952’de gerçek olaylardan yola çıkarak yazdığı bu ölümsüz eser; ilk kez Şehir Tiyatrosu’ndan seyircilerini selamlıyor.
Arthur Miller’ın yazdığı, Sabahattin Eyüboğlu-Vedat Günyol’un çevirdiği, Yiğit Sertdemir’in yönettiği oyunda Berfu Aydoğan, Berna Adıgüzel, Burak Davutoğlu, Canan Kübra Birinci, Ece Bağcı, Emre Çağrı Akbaba, Eraslan Sağlam, Ersin Sanver, Ezgim Kılınç, Fatma İnan, İbrahim Can, Mehmet Bulduk, Nilay Yazıcıoğlu, Onur Demircan, Ozan Gözel, Rozet Hubeş, Selçuk Yüksel, Selen Nur Sarıyar, Zeki Yıldırım rol alıyor. Oyun, 7-10 Şubat 2024 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.
FOSFORLU CEVRİYE
Anne babasını tanımadığı için gökteki yıldızlardan doğduğuna inanan, denizin kucağında bir sokak çocuğu olarak büyüyen, Galata mevkiinde karnını doyurabilmek için “icra-i sanat” eyleyen Cevriye, sıradan bir sokak kızı değil aslında İstanbul sokaklarının ta kendisidir. Hastalık ve soğuktan ölüme yaklaştığı o gece, karşısına çıkan esrarengiz bir Adam sayesinde hayata ve kara sevdaya tutunur. Cevriye’nin daha önce tanıdığı erkeklere hiç benzemeyen ve ona “siz” diye hitap eden bu Adam aslında gizli yaşayan bir idam mahkümudur. Cevriye onu tanıdığı günden sonra artık bambaşka bir “insan” olmuştur. Hapis, sürgün, aradan geçen zaman ve türlü belalara rağmen bu aşktan vazgeçmeyen Cevriye, sevdiği için her şeyi göze alacaktır.
Oyunda 1930-40’lı yılların İstanbul’u zengin tasvirleriyle sunuluyor. Mahallelerin arka sokaklarında, hapishanelerinde, batakhanelerinde hayata tutunmaya çalışan kadınların, annelerin, çocukların ve afili delikanlıların otoriteyle olan ilişkisi çarpıcı öykülerle aktarılıyor.
Suat Derviş, 60’lı yılların başında Türkiye’ye döndüğünde siyasi-mesleki ve maddi anlamda zorlu bir dönemden geçiyordu. “Fosforlu Cevriye” romanını yayınevlerine teklif ediyor fakat ne yazık her seferinde reddediliyordu. Suat Hanım’ın büyük arzusu, bu eserin yayınlanmasından öte, bir “müzikal” olarak oyunlaştırıldığını görmekti… Bunun için ilk görüştüğü kişi genç aktris Gülriz Sururi idi… Gülriz Hanım’ın da arzusu oyunu Şehir Tiyatroları’nda sahnelemekti…
“Karanlık bir gecede gökten düşüp parçalanan bir yıldız gibi…” kalbimizde iz bırakan Suat Derviş’e, Reşat Fuat Baraner’e, Nazım Hikmet’e ve Gülriz Sururi’ye sevgiyle…
Suat Derviş’in yazdığı, Gülriz Sururi’nin uyarladığı, Yelda Baskın’ın yönettiği oyunda Ayşe Günyüz Demirci, Besim Demirkıran, Binnur Şerbetçioğlu, Direnç Dedeoğlu, Esra Ede, Çağatay Palabıyık, Elif Verit, Emre Yılmaz, Hakan Örge, Irmak Örnek, Nur Saçbüker Otan, Samet Silme, Tuğrul Arsever, Yağmur Damcıoğlu Namak, Yunus Erman Çağlar, Zeynep Ceren Gedikali rol alıyor. Oyun, 7-10 Şubat 2024 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde.
GEÇİT
Çıktıkları yolculukta dağ başında mola veren bir ağa ve maraba, saklandıkları yerden kontrol noktasını izlerler. İki kişi arasındaki ilişki aslında insanlığın varlığından beri mücadele ettiği mülkiyetçilik ve ezen-ezilenlerin hikayesinin özeti gibidir.
Cem Düzova’nın yazdığı Nihat Alpteki’nin yönettiği oyunda Gürol Güngör, Hasip Tuz rol alıyor. Oyun, 7-10 Şubat 2024 tarihleri arasında Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.
SEN İSTANBUL’DAN DAHA GÜZELSİN
Bir ailenin üç kadını; anneanne, kız ve torun… Üçünün ortak yazgısı, aynı mekanda, dile gelenlerden daha çok içlerinden sessiz sedasız geçen cümlelerde gizli… Erkeklerin yalnız ve eksik bıraktığı yaşamlarında, birbirlerine tutunurken ve giderek birbirine benzerken, geçmiş, şimdi ve gelecek içiçe geçiyor. Sen İstanbul’dan Daha Güzelsin, İstanbul fonunda Ayfer, Başak ve Melis’in hikayesini anlatıyor. Kadının değişmeyen hikayesini…
“Kucağıma almışım seni… yürümüşüz beraber, çelik tellere bakmışım, çimentoya, karşıdan yeni yeni çıkan uzun binalara… yerdeki asfalta bakmışım… yolun yarısında yorulanların sigara dumanları arasından geçmişiz, ter kokusu her yer Allah kahretsin, “boğaz havasının içine ettiniz” diye bağırdım. ‘gel kız eve gidiyoruz, sen İstanbul’dan daha güzelsin’ O gün hayatımın en güzel günüymüş, meğerse…”
Murat Mahmutyazıcıoğlu’nun yazdığı, anlatı geleneğiyle tiyatronun çağdaş araçlarını buluşturan oyun, “üç anlatıcı’lı bir kurguyla ilerliyor. Mekanın birliğine hikayenin parçalanmışlığı ekleniyor ve farklı bir kurgu ortaya çıkıyor. Bu kurgu, geçmiş, gelecek ve şimdide çakılı kalmış üç hikayeyi birleştiriyor. Zamanla üç hikaye de tekleşiyor ve ‘kadın’ın hikayesine dönüşüyor…
Murat Mahmutyazıcıoğlu’nun yazıp yönettiği oyunda Esin Umulu, Şebnem Köstem, Yeliz Şatıroğlu rol alıyor. Oyun, 7-10 Şubat 2024 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde.
UÇURTMANIN KUYRUĞU
Çocukluğu babası tarafından otoriteyle bezenmiş, sıkı bir disiplinle yetiştirilmiş, bu disiplin ve otorite kendisi için saplantıya dönüşmüş bir adam, hayatına son vermeye karar verir. İntihar mektubunu yazıp bitirdiği an kapı çalar. Karşısında ilk defa gördüğü, tanımadığı bir misafir vardır. Gelen adam hayatına ve tüm çocukluğuna dair her şeye hakimdir. Zaman geçtikçe sohbet ilgi çekici bir hal alır. Etkileyici bir iç hesaplaşma başlar. Savaş Dinçel’in yazdığı, Barış Dinçel’in yönettiği oyunda Gün Koper, Ali Yoğurtçuoğlu rol alıyor. Oyun, 7-10 Şubat 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.
ÇİNGENE BOKSÖR
1920’lerin boks yıldızı Johann Wilhelm Trollmann’ın trajik yaşantısından yola çıkılarak yazılan oyun, kurgusal bir karakter olan Hans’ın tanıklığıyla seyirciye aktarılıyor. Çocukluk dönemlerinde tanışan ikili, güçlü bir arkadaşlık bağıyla yılları geride bırakır. Kendine has stiliyle yıldızlaşan çingene boksör Ruki, Nazi Almanya’sının faşizan politikalarına ve ayrımcılığa maruz kalır. Almanya Şampiyonu olsa da bu unvan kendisine verilmez ve hep kaybetmeye mahküm edilir. Yoksul mahallelerde başlayıp toplama kamplarına kadar süren, ölümüne dostluğun çarpıcı öyküsü…
Rike Reiniger’in yazdığı Cafer Alpsolay’ın yönettiği oyunda Ercan Demirhan rol alıyor. Oyun, 7-10 Şubat 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.
ZEHİR
Geçmişte yaşadıkları trajik kaybın ardından ayrılan çift, yıllar sonra bir araya gelmek zorunda kalır. Bu buluşma, acılı bir geçmiş hesaplaşmasına dönüşür. Karşı tarafın da neler hissettiğine dair eksik bırakılan taşlar yerine oturur. Kadın ve erkek dünyasının bakış açısına odaklanan eser Hollanda prömiyerinin ardından birçok dile çevrilmiştir.
Lot Vekemans’ın yazdığı Şaban Ol’un çevirip yönettiği oyunda Sevinç Erbulak, Ahmet Saraçoğlu, Aslıhan Kandemir, Eraslan Sağlam rol alıyor. Oyun, 10 Şubat 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.
Çocuk Oyunları
RÜYA(5+Yaş)
Hayvanat bahçesini ziyaret eden Özgür, doğal yaşam alanlarından kopartılıp kafese konan hayvan dostlarını rüyasında görür. Artık harekete geçme zamanıdır ve Özgür onları kurtarmakta kararlıdır. Özge Midilli-Ertan Kılıç’ın yazdığı Özge Midilli’nin yönettiği oyunda Alp Tuğhan Taş, Esen Koçer, Pınar Aygün, Direnç Dedeoğlu, Gülce Çakır, Mehtap Gündoğdu Akbulut, Nilay Bağ, Nilay Yazıcıoğlu rol alıyor. Oyun, 11 Şubat 2024 tarihinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde,
HERKES SİHİRBAZ OLACAK (3+ Yaş)
Ünlü sihirbaz Zubi’nin öğrencileri “usta”lığa geçip onun sihirli şapkasını almanın hayalini kurarlar. Zubi, sihirli şapkanın yeni sahibini belirlemek için bir yarışma düzenler. İllüzyon gösterileriyle ilerleyen oyunda, hedefe ortaklaşa ilerlemenin önemi anlatılıyor.
Kubilay Tuncer’in yazıp yönettiği oyunda Aslı Şahin, Aybar Taştekin, Cihat Faruk Sevindik, Damla Cangül Yiğit, Zeliha Bahar Çebi rol alıyor. Oyun, 11 Şubat 2024 tarihinde Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.
BENİM KÜÇÜK YILDIZIM (3+ Yaş)
Bir gün bir yıldız kayar… Gökyüzünden… Küçük kız onun peşine düşer… Belki gözündeki yıldıza ulaşamaz; ama bir yıldız şarkıcı kargaya, tavuklar için bir Yıldız gibi pırıl pırıl parlayan bir mısır tanesine, her nefes aldıkça bir yıldız parıldayan ateş böceğine rastlar… Hepsiyle arkadaş olur… Sonunda gerçek yıldızın içinde olduğunu sevgi kardeşlik dostluk olduğunu anlar.
Cengiz Özek’in yazıp yönettiği oyunda Ayşe Günyüz Demirci, Buğra Can Ildırışık, Yunus Erman Çağlar, Kamer Karabektaş, Mana Alkoy, Özge Kırdı, Pınar Pamuk, Aslı Menaz rol alıyor. Oyun, 11 Şubat 2024 tarihinde Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.
FINDIKKIRAN (7+ Yaş)
Minik Clara, yılbaşı hediyesi olarak aldığı Fındıkkıran isimli oyuncağıyla özel bir bağ kurar. Görünenin ardındaki güzelliğin ortaya çıkacağı o gece hayalle gerçek arasında, başka dünyalarda büyük serüven başlar. 1800’lerden günümüze birbirinden farklı versiyonlarıyla operada, sinemada büyük ilgi gören bu halk öyküsü, tüm görkemiyle şimdi Şehir Tiyatrosu’nda sahneleniyor. E.T.A Hoffmann’ın masalından Dilşad Çelebi’nin uyarladığı, Lerzan Pamir’in yönettiği oyunda Asrın Gurur Kuyucak, Gözde İpek Köse, Cihan Kurtaran, Çağrı Büyüksayar, Derya Keykubat, Dolunay Pircioğlu, Emel Bertan, Esra Ede, Emrah Derviş Soylu, Gürkan Başbuğ, Hakan Gümüş, Osman Kaba, Pelin Budak, Salih Şimşek, Sefa Turan, Selen Nur Sarıyar, Ümit Bülent Dinçer, Yılmaz Aydın rol alıyor. Oyun, 11 Şubat 2024 tarihinde Ümraniye Sahnesi’nde.
BİR GECE MASALI (5+ Yaş)
Shakespeare’in Bir Yaz Gecesi Rüyası isimli oyunundan uyarlanan Bir Gece Masalı, arkadaşlık kavramı üzerine kuruludur. Oyun, ailesinin istediği gençle değil kendi istediği kişi ile arkadaşlık kurmak isteyen Şirin Kız’ın Yakışıklı Delikanlı, Güçlü Delikanlı ve Selvi Kız ile ormanda geçirdiği bir gecede yaşananları anlatır. William Shakespeare’in yazdığı Musa Arslanali’nin yönettiği oyunda Ayşe Nurseli Tırışkan Akpınar, Burhan Yeşilyurt, Çağlar Ozan Aksu, Güzin Alkan, Hüseyin Emre Şen, Mehmet Emre Ertunç, Oğuzhan Oğuz, Ömer Naci Boz, Seda Yılmaz, Serap Doğan rol alıyor. Oyun, 11 Şubat 2024 tarihinde Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.
ÇÖPSÜZ DÜNYA (3+ Yaş)
İklim değişikliği ve hava kirliliğinden dolayı bulutların renginin, rüzgarın yönünün değiştiği günlerden bir gün; umutlu, mutlu ve bilinçli bir uçurtma olan Uç Uç kuyruğu koptuğu için bir çöplüğe düşer. Çöplükte, bez bir bebek olan Püsküllü ve atılmış bir koli olan Koli Koli ile tanışır. Çöplüğün kontrolünü elinde tutan Çöpten Kral ve yardımcısı Sinek ile kurulu düzenlerini değiştirmeye çalışan Uç Uç arasında bir mücadele başlar.
Çöpsüz Dünya oyunu sevimli karakterler aracılığıyla tüketim kültürünün bilinçsizce yaygınlaştığı günümüzde “geri dönüşüm, tamir, sıfır atık ve renklerle ayrılmış atık kutuları” gibi konuları ele alarak atıklardan arındırılmış bir dünya nasıl mümkün olabilir sorusuna cevaplar arıyor. Arzu Yurtseven’in yazdığı, Nihat Alpteki’nin yönettiği oyunda Eylül Soğukçay, Pınar Demiral, Engin Akpınar, Samet Silme, Mehmet Soner Dinç rol alıyor. Oyun, 11 Şubat 2024 tarihinde Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.
BİR GÜN AYAKKABIMIN TEKİ (3+ Yaş)
Rengarenk bir mutfak… Ama her yer çok dağınık… Oyuncu mutfağı toplamaktan sıkılıp gitmeye karar verir ama ayakkabısının tekini bir türlü bulamaz. O da ne, önce ayakkabısının diğer teki, sonra mutfaktaki her şey konuşmaya başlar. Kayıp ayakkabı, Kaptan Cook’u aramaya gitmiştir ve kim bilir başından ne maceralar geçmektedir… Derya Yıldırım’ın yazdığı, Özgür Kaymak’ın yönettiği oyunda Derya Yıldırım rol alıyor. Oyun, 11 Şubat 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.
]]>OKAN BURUK: HEDEFİMİZ 24’ÜNCÜ ŞAMPİYONLUK
Hedeflerinin 24’üncü şampiyonluk olduğunu belirten Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, ‘Son haftaların formda takımı Samsunspor, ligde özellikle iyi başlayamayan ama sonradan çıkışını sürdüren bir takım. Son 4 maçtır da yenilmiyordu. Zor bir deplasman oldu. Tabii burada muhteşem bir taraftar desteği var. Ben de aynı şekilde havaalanından başlayıp otele kadar gelişimizde bize destek olan taraflarımıza önce teşekkür etmek istiyorum. Maçı etkili bir şekilde başladık. Çok erken goller bulduk. Devamında da zaman zaman Samsunspor’un da oluşturduğu tehlikeler oldu. Bizim de oluşturduğumuz tehlikeler oldu. Biraz daha dengeli geçti maç ama günün sonunda kazandığımız bir karşılaşma oldu. Skoru artırabilirdik ama Samsunspor’un da ikinci yarının başında yakaladığı pozisyon vardı. Burada skor 2-0’a gelip daha farklı maçta olabilirdi. Ben özellikle oyuncularıma burada teşekkür etmek istiyorum. Samsunsporlu oyuncuları da tebrik etmek istiyorum. Yani onlarda iyi bir mücadele sergilediler. Bundan sonraki maçlarda rakibimize de başarılar diliyorum. Önemli bir galibiyet aldık. Yürüyüşümüz sürüyor. Bu sene 24’üncü şampiyonluk için hedef koyduk. Bu şampiyonluk yolunda da çok önemli bir deplasmanı burada geride bıraktık. Amacımız bundan sonra kupa maçına hazırlanmak. Özellikle şubat ayı bizim için çok yoğun. Bu yoğunluk içerisinde de bu maçları kazanmak bize moral olarak geri dönüyor. Bundan sonraki haftalarda da kazanmak için elimizden geleni yapacağız’ dedi.
“AVRUPA KUPALARINDA BAŞARILI OLMAK İSTİYORUZ”
Hedeflerinin Avrupa kupalarında başarılı olmak olduğunu belirten Okan Buruk, ‘Birçok baskı oluşuyor. Transfer döneminde bazen gitmek isteyen oyuncular, sizin bazen göndermek sizin ama gönderemediğiniz oyuncular ve bu kadro yapılanması içerisinde bu maçlara hazırlanmak tabii ki zor ama bizim görevimizde bu maçlara hazırlanmak. Şöyle bir avantajımız var, şampiyonluk yolunda geçen sene çok önemli bir yol katettik. Bu katettiğimiz yol içerisinde çok tecrübeli oyuncularımız var. Son idmanımızda da oyuncularımızın ne kadar istekli olduğunu gördük. Konsantre olduklarını gördük. Aslında bir gün önceden oyuncudan aşağı yukarı ne durumda olduğunu net bir şekilde görebiliyorsunuz. Transfer dönemi dediğiniz gibi zor. Benim için de zor, oyuncularım için de zor ama bu zorluklar içerisinde biz kendi içimizde bazen eksik kalan mevkileri de onarmaya çalıştık. Bugün yine Berkan sol bek de güzel oynadı. Bence iyi bir oyun ortaya koydu. Birçok oyuncumuzu burada oyun içerisinde değerlendirmeye çalıştık. Bugün itibariyle 2 tane yaptığımız transfer var. 2 tane yine tecrübeli bize destek verecek oyuncular. Hedefimiz tabii ki Avrupa kupalarında başarılı olmak. Bugün Avrupa listesi için son gün biliyorsunuz. Avrupa listemizi oluşturup bundan sonra kalan bir haftada da eğer bize uygun ve fırsat olabilecek bir oyuncu çıkarsa bu anlamda da bir tane yabancı sayımızda zaten boşluk var. Bütçe olarak da yine ayırabileceğimiz bir bütçe var. Bu bütçe içerisinde de yine bir transfer olursa yapacağız. Olmazsa da yani istediğimiz gibi bir oyuncu çıkmazsa da o transferi yapmayacağız. Ama dediğim gibi hedefimiz Galatasaray’ın hem ligde hem Avrupa’da büyük başarılara ulaştırmak’ diye konuştu.
‘DEVRE ARASI TRANSFER YAPMAK ÇOK DAHA ZOR’
Sol bek mevkisinde iyi opsiyonlarının olduğunu ifade eden Buruk, ‘Bugünkü yaptığımız transferler içerisinde tam olarak istediğimiz oyuncuları tabii ki almaya çalıştık. Ama özellikle sol bekte elimizde iyi opsiyonlar var. Son maçlarda oynattığımız Barış Alper Yılmaz, Kana Ayhan yine bugün Berkan var. Yani bu oyuncularla birlikte o bölgede birçok çeşitlilik yakaladık. Orada Türk kullanmayı düşünüyorduk. O yüzden daha çok Türk oyuncular üzerinden gitmeye çalıştık. Bugün yaptığımız sağ bek transferi Boey’in yerine yaptığımız transfer oldu. Tabii ki ön tarafa da Bakambu sonrası iyi bir teklif gelmişti. Santrfor bölgesine bir transfer yaptık. Transfer dönemi çok zor oluyor. Biliyorsunuz çok uzun bir süreç. Burada çok yoğun bir çalışma sergiledik. Özellikle başkanımız Dursun Özbek ve yönetim kurulumuz burada takımın iyiliği için, takıma destek vermek için her zaman bizim yanımızdalar. İstediğimiz oyuncuları almaya çalışıyorlar. Devre arası tabii ki transfer yapmak çok daha zor. Seçenek çok azalıyor’ diyerek sözlerini noktaladı.
MARKUS GISDOL: BİRAZ DİNLENECEĞİZ VE KUPA MAÇINA HAZIRLANACAĞIZ
Son 75 dakikada iyi oynadıklarını belirten Samsunspor Teknik Direktörü Markus Gisdol, ‘İlk 15 dakikada bizim en iyi performansımız değildi. Geriye kalan 75 dakikada oyuncularımız gayet iyi oynadılar. 2 basit gol yedikten sonra geri gelmeye çalıştık. Bireysel anlamda oyuncuları karşılaştırdığımızda fark olabiliyor. Buna rağmen pozisyona da girdiler maalesef oyunu çeviremedik. Genel anlamda maçın geri kalan kısmında iyi oynadık. Biraz dinleneceğiz ve kupa maçına hazırlanacağız’ dedi.
“TRANSFER DÖNEMİ BİTTİĞİNDE MUTLU OLACAĞIM”
Transferler hakkında da bilgi veren Gisdol, ‘Transfer dönemi bittiğinde mutlu olacağım. Bu sebeple futbolcuların çok konuştuğunu duyuyorum. Başkanımızla konuşmamız oldu. Ofansif anlamda oyuncuya ihtiyacımız olduğunu kendisine ilettim. Umarım en kısa zamanda bunu açıklığa kavuştururuz. Bu transfer dönemi umarım biter. Bundan sonra inşallah odaklanmamız gereken şeylere odaklanacağız’ diye konuştu.
]]>Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, “Çok acele sağ bek, sol bek istiyorum. Başkanımız, Erdem Bey uğraşıyor. Hızlı bir şekilde cuma gününe kadar sağ bek ve sol bek transferini yapmamız gerekiyor” dedi.
Galatasaray, Süper Lig’in 23’üncü haftasında sahasında Gaziantep FK’yı 2-1 mağlup etti. Karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk açıklamalarda bulundu. Karşılaşmayı değerlendiren Okan Buruk, “Beklediğim gibi bir oyun oldu. Rakibin 5-4-3-1 savunacağını biliyorduk. Hep gol atacağımız gibi gitti maç. Beklediğimiz anda gol yedik. 1-0 sonrası reaksiyon gösterdik. Bugün iyi bir oyun ortaya koyduk. Çok pozisyona girdik. Sonunda kazandık. Bu tür maçlar çok önemli. Son dakika golleri bu tür maçlarda çok değerli. Hak ettiğimiz bir galibiyet olarak düşünüyorum. Yediğimiz gol, duran top sonrası daha konsantre bir şekilde durabilirdik. Genel olarak önemli olan kazanmaktı. İyi oyunla kazandık. Çok pozisyona girdik. Çok gol atmamız lazımdı. Şanslı değildik, 4 direkten dönen top oldu. Futbolcularına emeklerinden dolayı teşekkür ediyorum. Taraftarlarımıza teşekkür ediyorum” diye konuştu.
“SAĞ BEK VE SOL BEK TRANSFERİ YAPMAMIZ GEREKİYOR”
Cuma gününe kadar sağ bek ve sol bek transferlerini istediğini ifade eden Buruk, “Çok acele sağ bek, sol bek istiyorum. Başkanımız, Erdem Bey uğraşıyor. Hızlı bir şekilde cuma gününe kadar sağ bek ve sol bek transferini yapmamız gerekiyor. Bugün Kaan’ı sağ bekte kullandık. Barış oyunun devamında sol beke geçti. Berkan orada oynadı. Çok fazla maç oynayacağız. Benim bu denklemi çözmek için transferleri yapmak istiyorum. Geçen maça geldik, döndük, 3 gün tesisten çıkmadım. Hep oyuncu bakıyoruz, hem Sacha Boey’un yerine hem de sol beke. Zor bir dönem. Transferin son haftası. Kolay değil. En iyisini yapmaya çalışacağız. Onun yanında her oynadığınız maçı kazanacağız. Kazanarak devam etmek zorundayız” yorumlarında bulundu.
“BİRÇOK OYUNCU ÜZERİNDEN ÇALIŞMALARIMIZ SÜRÜYOR”
Okan Buruk, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Sacha’nın satışı beklediğimiz bir şey değildi. Angelino Romaya gitti. Yabancı kontenjanı açmak için bu oyuncuaların gitmesi gerekiyordu. Hazırlıklarımız var. Birçok oyuncu üzerinden çalışmalarımız sürüyor. Assignon da orada adı geçen oyunculardan biri. Direkt net bir görüşmemiz olmadı. Ayın 2’sine kadar yapacağımız transferin son 4 günü. Yarından sonra hızlı bir şekilde hareket etmemiz gerekiyor. Başkanımız da bu anlamda bize destek veriyor. Yönetim kurulumuzu aynı şekilde devam ediyor. Umuyorum ki bu 4 günde bize basamak atlatacak oyuncu bulunur. Elimizdeki kadroyu kullanmaya devam edeceğiz. En azında birer tane oyuncu almak istiyoruz.”
“BOEY İNANILMAZ BİR HİKAYE YAZDI”
Alman temsilcisi Bayern Münih’e transfer olan Sacha Boey ile ilgili de konuşan Buruk, “Sacha Boey, Türk futbol tarihinin rekor fiyatla gitti. Bunda emeği geçen herkesi tebrik etmek gerekiyor. En büyük pay burada Sacha Boey’un. Çok çalıştı, çok emek verdi. İnanılmaz bir hikaye yazdı. İnşallah orada da başarılı olur” ifadelerini kullandı.
“BARIŞ ALPER YILMAZ HER MEVKİYE ADAPTE OLUYOR”
Barış Alper Yılmaz’ın çok yönlü olmasına değinen Buruk, “Bu da önemli bir şey futbolcu için. Her oynadığı bölgeye adapte oluyor. Şu anda kadromuzdan bu tür oyuncuların ayrılmasına izin vermeyiz. Galatasaray’ın kadrosu çok değerli. Birçok oyuncumuza teklif gelecek. Şu andaki kadromuzu korumak istiyorum. Oyuncu sayımız azaldı. Afrika Uluslar Kupası devam ediyor, orada da oyuncularımız var. Bu dönemde açıkçası başka oyuncu kaybı istemiyorum” diye konuştu.
“PSİKOLOJİK ÜSTÜNLÜK OLDUĞUNA İNANMIYORUM”
Fenerbahçe’nin gerisinde olmaları hakkında yorumlarda bulunan tercibeli teknik adam, “Her iki takımında yakın geçti. Fenerbahçe geriye düştü kazandı. Bizim de öyle. Oyun olarak üstün oyunumuz var. İki takım da dominant oynuyor. Bundan önceki senelerde puan kaynı normal karşılanırdı fakat şimdi karşılanmıyor. İki takım da kazanmak için elinden geleni yapıyor. Bu hafta da deplasmana gidiyoruz, Fenerbahçe de deplasmana gidiyor. İki takımda kazanmak zorunda. Biz az hata yapan takım olmak istiyoruz. Hangi takım daha az hata yaparsa şampiyon olacak. Daha iyi olmamız gerektiğini biliyorum. Çok fazla maç oynuyoruz. Bu takvim içinde oyuncular da yıpranabiliyorlar. Önümüzdeki hafta kupa da geliyor. Psikolojik üstünlük gibi bir şey olduğuna inanmıyorum. İki takım aynı puanda. Şansları eşit. Galatasaray’ın genlerinde özellikle bizim şampiyonluk yarışı olduğumuz dönemlerde hep şampiyonluğu kazanmış bir Galatasaray var. Yine mayıslar bizim demek istiyorum. Hedefimiz o, şampiyonluk yolunda bir şampiyonluk daha kazanabilmek. Fenerbahçe’nin de ne kadar iyi bir takım olduğunu net bir şekilde görüyoruz. Önemli olan dışarıya da aynı o sevgiyi, mutluluğu verebilmek. Bunun için de elimizden gelenin en iyisini yapmamız gerektiğini biliyorum” şeklinde konuştu.
“BERKAN OYUNCU OLARAK ÇOK FEDAKAR”
Berkan Kutlu’nun sol bek oynaması hakkında yorumlarda bulunan Okan Buruk, “Bir kere oyuncu olarak çok fedakar. Ne zaman oynarsa en iyisini yapmaya çalışan bir arkadaşımız Berkan. Sol ayaklı oyuncu oynatmak istedim. Oradan girdi orta yaptı. Ayağı kaliteli bir oyuncu. Berkan’ı oyun kurucu şekilde kullandık. Tabii ki mevkisi değil. Hücum yönünde iyiydi. Berkan da bugün orada bize alternatif olduğunu gösterdi” diyerek sözlerini tamamladı.
]]>Karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamada bulunan Buruk, böyle maçlara oyuncuları motive etmenin zor olduğunu dile getirerek, “Geçen haftaki 5-1’lik galibiyet, üstüne sahamızda İstanbulspor maçı. Oyuncularımızı motive etmek… Aslında oyun içinde çok fazla ikili mücadeleye girdik. Konsantrasyonumuzun çok kötü olduğunu düşünmüyorum ama rakibin dizilişinden dolayı eşleşmelerde sıkıntı yaşadık. Ana sıkıntımız, bizim daha çok üretmemiz gerekiyordu. Zaman zaman yine top kayıpları, yanlış tercihler vardı. Burada hem öndeki hem de orta sahadaki oyuncularımızın biraz daha hücum bölgesine katkıları gerekiyordu. Savunmadan, özellikle beklerin çıkışlarında doğru tercihleri yapamadık.” diye konuştu.
Okan Buruk, maçın ikinci yarısına bazı değişikliklerle başladıklarını belirterek, “3-1’lik bir galibiyet bizim için sevindirici ama bu tür oyunlara karşı daha iyi olmamız gerekiyor. Kendimizi daha iyi geliştirmemiz gerekiyor. İlk yarı verdiğimiz pozisyonlar vardı ama ikinci yarı pozisyon vermedik. Oyuncularımın bir sonraki maçta daha iyi olacağını düşünüyorum. Gaziantep FK ile oynayacağız. Onların da buna benzer bir dizilişi var. Bu maç, aslında bir sonraki maç için de bir hazırlık oldu. Kazanan bir takımız, kazanmaya devam etmek istiyoruz.” ifadelerini kullandı.
Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, sahalarında gösterdikleri başarılı performansla ilgili soruyu şöyle yanıtladı:
“İç sahada hem bizim performansımız hem de oluşturduğumuz atmosfer çok önemli. Burada taraftarlarımıza özellikle teşekkür etmek istiyorum. Bugün de takıma büyük güç verdiler. Bir kupa maçında bile 30 binli sayılara yaklaştık. Galatasaray taraftarı, stadını en çok dolduran taraftar. Takımın ve bizlerin kırdığı rekorlarda onların çok büyük payı var. Bizim kazanmamız gerekiyor. Galatasaray her maça kazanmak için çıkıyor. İç saha performansımız önemli. Bunu devam ettirmek istiyoruz. Bu sene içerde 11 maç üst üste kazandık. Hedefimiz bunu bir sonraki maçta da devam ettirmek. Tekrar camiamıza ve taraftarlarımıza teşekkür etmek istiyorum.”
“Sacha Boey’in ayrılmasından yana değilim”
Okan Buruk, transfer teklifleri alan sağ bekleri Sacha Boey’in ayrılmasından yana olmadığını ama bu konuda yönetimin alacağı karara saygı duyacaklarını dile getirdi.
Savunmanın soluna bir takviye yapmayı planladıklarını aktaran Buruk, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Sol beke takviye yapmak istiyoruz. Angelino ayrılacak gibi gözüküyor. Teknik adam olarak Sacha Boey’in ayrılmasından yana değilim. Ama oluşacak şartlar, kulübün geleceği için önemli bir rakam gelirse bunu değerlendirecek başkanımız ve yönetim kurulumuz var. Onların kararına saygı duyacağız. Öyle bir konu olursa da biz de bu bölgeye de takviye yapmak isteyeceğiz. Yine Barış ve Kaan’ı kullandık. Oyunun içinde yer değiştirdiğimiz de oldu. İkisi hem sağ hem de sol bek oynayabiliyor. Bu dönemde bizim için önemli alternatifler. Ama orada direkt oynayacak oyuncular da almak istiyoruz. Sacha’nın durumu net değil. Teklif var. Uzun zamandır ilgilenen kulüpler var. Birçok oyuncumuzla ilgilenen kulüpler. Galatasaray değerli bir kadroya sahip. Kurduğumuz değerli kadro da her zaman teklif alacak. Ama bununla ilgili son kararı yönetimimiz verecek.”
Tecrübeli teknik adam, merkez orta sahada çok fazla oyuncuya sahip olduklarını ve bu bölgeye takviye yapmak gibi bir düşüncelerinin bulunmadığını anlatarak, “Transfer dönemi bir fırsat dönemi. Ne tür bir oyuncu önünüze gelecek bilemiyorsunuz. Mali anlamda kulübümüze yük olmayacak farklı bir profil çıkarsa düşünebiliriz. Ancak şu anki düşüncemiz elimizdeki oyuncuları kullanabilmek. Orada önemli bir oyuncu sayısına sahibiz. Şu anda 6 oyuncu var. Bu oyuncularla ilgili herhangi bir şey olursa o bölgede bir şey düşünebiliriz ama ilk düşüncem elimizdeki oyuncularla en iyisini yapabilmek. Geçen sene biliyorsunuz Zaniolo fırsatı olmuştu. O tür bir fırsat olursa buna açık olacağız. İlk düşüncem oynayacağımız maçları kazanmak.” değerlendirmesinde bulundu.
Hücumda Mauro Icardi ve Wilfried Zaha’yı bir arada oynatma planının olup olmadığı sorulan Buruk, “Zaha ve Icardi olabilir. Zaha ve Kerem kanatlarda, Mertens yine aynı mevkide olabilir. Barış var. Zaman zaman Barış’ı da ikinci forvet gibi kullandık. O da bizim opsiyonlarımızdan biri. Burada maç maç karar vereceğiz. Yoğun bir fikstüre giriyoruz. Bu süreçte oyuncularımızı dinlendirmemiz de gerekecek. Bütün opsiyonlar üzerinde duracağız. O da bizim için bir opsiyon.” ifadelerini kullandı.
Okan Buruk, maçın son bölümünde oyundan aldığı Barış Alper Yılmaz’ın herhangi bir sakatlığının olmadığını da sözlerine ekledi.
]]>Süper Lig’in 22’nci haftasında Çaykur Rizespor, konuk ettiği Trabzonspor’u 1-0 mağlup etti. Mücadelenin ardından düzenlenen basın toplantısında Çaykur Rizespor Teknik Direktörü İlhan Palut ile Trabzonspor Teknik Direktörü Abdullah Avcı açıklamalarda bulundu.
Çok yoğun bir fikstürde bulunduklarını aktaran Çaykur Rizespor Teknik Direktörü İlhan Palut, “Üst üste çok fazla maç oynuyoruz ve bu da oyuncularda mental bozukluğa neden oluyor. Yine zor bir maçtı. Maçın içine girdiğimizde ilk 10’ar dakika sonra yavaş yavaş oyuna ısınan bir Rizespor vardı. Trabzonspor eksikti ama yine skora etki edebilecek oyunculara sahiplerdi. İyi bir savunma yapmamız, çok kompakt oynamamız, rakibi mümkün olduğunca önde karşılamamız gerekiyordu. Savunma kısmında başarılıydık. Rakibimize pozisyon vermedik. Top bizde iken hedefimiz coşkulu oyun oynamaktı. Birçok defa kendi 3’üncü bölgemize girdik. Sonuç olarak Varesanovic’in golüyle maçı kazandık. Maçın geneline baktığımız zaman ben Rizespor’un bir adım daha iyi futbol oynayıp pozisyona girdiğini gözlemledim. Bunun karşılığı olarak güzel bir galibiyet aldık oyuncularımı kutluyorum. Trabzonspor’a başarılar diliyorum” diye konuştu.
“HERKES İÇİN BİR STANDART ARIYORUZ”
Karşılaşmada hakem kararlarını değerlendiren Palut, “Biz de bir seminerlere gidip, hangi pozisyonun ne olduğunu biz de bilelim. Hangisi el, hangisi penaltı, hangisi ofsayt oyuncusu, hangisi aktif değil biz de bilelim. Yıllarımızı futbolla geçirmiş insanlar olarak, acaba ofsayt mı, faul mü, değil mi, bizde kararsız kaldık. Herkes için bir standart arıyoruz. Türk futbolunda hakemler doğru kararlar vermeyebilir, bunları tartışmıyorum. Sahada oyunu oynatma, sahada zaman çalmaya çalışan oyuncuyu tespit etme ve buna izin vermemesi gerekir. Biz de zaman zaman süreye oynuyoruz bunlara izin verilmemeli. Bu oyunu oynatmamız lazım. Biz de sütten çıkmış ak kaşık değiliz. Kararlar doğru yanlış olabilir bilmiyorum. Ama hep beraber şu oyunu hakemler oynatsın biz de oynayalım. Kim kazanırsa kazansın” ifadelerini kullandı.
ABDULLAH AVCI: BÜTÜN TAKIMLARIN YAŞADIĞI BİR SÜRECİ YAŞIYORUZ
Trabzonspor Teknik Direktörü Abdullah Avcı, Rizespor’un bu sene ligin çıkış yapan takımı olduğunu belirterek “Oyunun birçok parçasını oynayabilen bir takım. Aynı zamanda da çözüm notları ile ilgili birçok çözüm noktaları var. Bugün oyununun bütününe girmeden değerlendirecek olursak her iki tarafın da 3’er 4’er pozisyona girdiği dengede, ortada giden bir oyunun atanın belki kazanacağı, belki beraberliğin daha ortada olabileceği bir sonuçta rakibimizin Rizespor attığı golle kazandı Skor olarak değerlendirecek olursak onları tebrik ediyoruz. Bu sene iyi bir çıkış yaptılar, devam ediyorlar. Zaman içinde süreç bakalım nasıl gidecek. Trabzonspor adına baktığımızda son iki haftadır kaybediyoruz, biri içeride Galatasaray, bugün Rizespor. Trabzonspor tarihi lig kupalarıyla, şampiyonluk kupalarıyla, Süper Kupa’larla Türkiye Kupa’larıyla doludur. Onun için Trabzonspor tarihindeki bu kupalara erişmek kolay değildir. Onun için inişler çıkışlar futbolda her takımın olduğu gibi Trabzonspor için de olacaktır. Bugün 2 tane oyuncu değişikliği yapabildim. Bunların bir tanesi sakatlıktan kaynaklandı. Hüseyin’e geçmiş olsun diyoruz. Futbolda mücbir sakatlıklardan birisini yaşadı. Aşil tendomunun koptuğu bilgisi var. Şunu da bilin, taraftar, biz kulübeler, sağlık ekipleri içerdeki oyuncular sakatlandığı zaman buna inanın. Yani 20’nci dakika oyuncu sakat numarası da yapmaz, onun için çok üzüntülüyüm” diye konuştu.
“TARAFTARLARIMIZIN DESTEĞİNE İHTİYACIMIZ VAR”
Geçiş dönemlerinin sancılı olduğunu kaydeden Avcı, şöyle konuştu:
“Maç kazanılır kaybedilir, kupalar da kazanılır kaybedilir ama sporcu sağlığı bu anlamda son derece önemlidir. Bu konuyla ilgili son derece üzgünüz. Onun dışında biz genel olarak bütün takımların zaman zaman yaşadığı bir süreci yaşıyoruz şu an itibariyle. Geçiş dönemi sancılı olur, biz bu geçiş dönemini biraz bu anlamda sancılı yaşıyoruz. Ona rağmen ben sahadaki oyuncuların bugün oyunun içinde olduklarını sonuna kadar kazanmak için uğraştıklarını ama ufak bir detay futbol anlar oyunudur. Bu detayla da kaybettiğimizi görüyoruz. Rakibi tebrik ediyoruz. Biz bir an evvel yarından itibaren en iyi şekilde pazartesi gününe hazırlanmaya çalışacağız. Taraftarlarımızın bize vereceği desteğe son derece ihtiyacımız var.”
]]>İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrolarında, bu hafta 10 farklı oyun tiyatroseverlerle buluşacak.
Program kapsamında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde “Kral Oidipus” 22-23 Ocak’ta, “İfiggenya” 24-27 Ocak’ta sahnelenecek.
Hafta boyunca “Godot Geldi” Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde, “Geçit” Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde, “Öldün Duydun mu?” Ümraniye Sahnesi’nde temsil yapacak.
Franco rejimi tarafından rehin alınan iki varyete oyuncusu Carmela ve Paulino’nun yaşadıklarını ela alan “Ay, Carmela” Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde, “Yaftalı Tabut” Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde, “Cadı Kazanı” ve “Çingene Boksör” Kadıköy Gazhane Müze Büyük Sahne’de tiyatroseverlerin karşısına çıkacak.
Beylikdüzü Yakuplu Rasim Öztekin Sahnesi’nde ise 27 Ocak’ta “Uçurtmanın Kuyruğu” oyunu sahneye koyulacak.
Hafta sonunda ise çocuk oyunları “Fındıkkıran”, “Herkes Sihirbaz Olacak”, “Elma Kurdu Kırtık”, “Bir Gece Masalı”, “Çöpsüz Dünya” ile “Bekçi ile Postacı” Şehir Tiyatrolarının sahnelerinde boy gösterecek.
İstanbul Devlet Tiyatrosunda (İDT) bu hafta (21-28 Ocak) 6 farklı oyun seyircilerin beğenisine sunulacak.
Meciyeköy Büyük Sahne’de “Düdüklüde Kıymalı Bamya”, “Ayak Bacak Fabrikası”, Mecidiyeköy Stüdyo Sahne’de “Tek Başıma”, Üsküdar Tekel Sahnesi’nde “Parmak”, Üsküdar Stüdyo Sahne’de “Çarpışma”, Garibaldi Sahnesi’nde “Çağrılmadan Gelen” oyunları sahnelenecek.
Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye ödülüne layık görülen Fransa yapımı dram filmi “Anatomie d’une chute (Bir Düşüşün Anatomisi)” 22, 24, 26, 28 Ocak’ta AKM Yeşilçam Sineması’nda izleyiciye ulaşacak.
Sahne sanatları ve konserler
Oyuncu Engin Günaydın’ın yazıp yönettiği “Hücreler” isimli tiyatro oyunu 21, 28 ve 29 Ocak’ta Maximum Uniq Hall’de tiyatroseverlerle buluşacak.
Ahmet Hamdi Tanpınar’ın ölümsüz eseri “Saatleri Ayarlama Enstitüsü”, Serkan Keskin’in onlarca surete büründüğü, sinema ve tiyatronun iç içe geçtiği çağdaş bir uyarlama olarak 23 Ocak’ta Atatürk Kültür Merkezi Türk Telekom Opera Salonu’nda takip edilebilir.
Zuhal Olcay, Haluk Bilginer, Özlem Zeynep Dinsel, Yiğit Özşener, Gözde Kırgız ve Kıvanç Kılınç’ı sahnede buluşturan Eugène Ionesco’nun eseri “Kel Diva”, 22 Ocak’ta Oyun Atölyesi, 23 ve 24 Ocak’ta da Maximum Uniq’te izlenebilir.
Modern teknoloji ve Kenan Ece’nin Türkçe seslendirmesi ile 360° deneyime dönüşen “Küçük Prens: Bir Dostluk Hikayesi”, Dubai, Bükreş ve Antalya’nın ardından izleyiciyle buluştuğu Fişekhane ve Maximum Uniq Box’ta sömestir tatili boyunca sürecek. Saint Exupéry’nin kitabının modern bir adaptasyonu olan gösteri 45 dakika boyunca geleneksel tiyatro, animasyon ve dijital sanatı harmanlıyor.
Besteci Giacomo Puccini’nin başyapıtlarından biri olarak kabul edilen “La Boheme” Operası, 25 Ocak’ta Atatürk Kültür Merkezi Türk Telekom Opera Salonu’nda sanatseverlerle buluşacak. İtalyanca seslendirilecek eseri, Evin Atik sahneye koyuyor. İstanbul Devlet Opera ve Balesi Orkestrası’nı ise İbrahim Yazıcı yönetiyor.
Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi’nde düzenlenen 25 Ocak’ta “Yazar-Editör Sohbetleri”nin konuğu yazar Murathan Mungan ile editör Müge Gürsoy Sökmen olurken, “Bir Arada” konserleri kapsamında ise 26 Ocak’ta Deniz Taşar ve Seda Erciyes sahne alacak.
Devam eden bazı sergiler
Milli İstihbarat Teşkilatının 97. kuruluş yılına ithafen hazırlanan “Temas İstanbul” sergisi AKM Galeri’de, Ömer Koç Koleksiyonu’ndan seçilen eserlerle oluşturulan “Farz Et Ki Sen Yoksun” adlı sergi Arter’de ziyaret edilebilir.
Üsküdar Belediyesince organize edilen “Osmanlı Filistin’ine Üç Boyutlu Yolculuk” sergisi Nevmekan Sahil Galeri’de, Kudüs’ün kültürel mirasını fotoğraf karelerine taşıyan ve 58 eserden oluşan “Osmanlı Döneminde Kudüs” sergisi de Dr. Kadir Topbaş Kültür Sanat Merkezi’nde izlenebilir.
Suriyeli ressam Aiman Halabi’nin “Sınırda” isimli sergisi, Kelimat Sanat Galerisi’nde, fotoğraf sanatçısı Ersin Şahin’in farklı disiplinlerden sanatçıların portre fotoğraflarından oluşan “Afazi” sergisi Saint-Michel Fransız Lisesi Jeanne D’arc Salonu’nda görülebilir.
Neyzen, besteci ve yapımcı Mercan Dede’nin 30 yıllık görsel sanat çalışmalarının bir seçkisinden oluşan “Sen Potansiyellerle Doğdun” sergisi Beyoğlu’ndaki Casa Botter Binası’nda, “Meşgul Şehir: İşgal İstanbul’unda Siyaset ve Gündelik Hayat, 1918-1923” sergisi ise İstanbul Araştırmaları Enstitüsü Galerisi’nde sanatseverleri bekliyor.
]]>Ziraat Türkiye Kupası 5. Tur maçında Fenerbahçe, konuk ettiği Adanaspor’u 6-0 mağlup ederek son 16 turuna yükseldi. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, turu geçtikleri için mutlu olduklarını belirterek, “Bu akşamki Adanaspor maçında bu turu geçmemiz gerekiyordu. Sonuçta farklı galip gelerek, çok fazla gol atarak kazandığımız için oyuncularımızı tebrik ediyorum. Daha az şans bulan, sakatlıklardan çıkan oyuncularımı görmek, maç temposuna hazırlayarak daha derin bir kadroda oyun içerisine almaktı hedefimiz. İlk defa uzun aradan sonra Lincoln çok güzel performans ortaya koydu. Oyuncularımın hepsi elinden geleni yaptılar. 6-0’lık galibiyetle yendik turu geçtik. Mutluyuz” diye konuştu.
“Lincoln kaliteli oyuncu olduğunu gösterdi”
Sakatlık sonrası takıma dönen ve bu sezon ilk kez 11’de başlayan Lincoln Henrique’nin performansıyla ilgili Kartal, “Lincoln, çok karakterli bir oyuncu. Sol bek, 6 numara, kanatta, joker gibi. İyi bir oyuncu, bu akşam da bunu gösterdi. Bu süre içerisinde ne oluyor ne bitiyor buna göre bir karar vereceğiz” ifadelerini kullandı.
“Oyuncuların birbirine saygısı bizi buraya getirdi”
Her maçta farklı oyuncunun önemli performans ortaya koyduğuna vurgu yapan İsmail Kartal, “Bizde hemen hemen her maçta ciddi performanslar ortaya çıkıyor. Tabii ki güzel bir rekabet. Keşke her maça böyle olsa da benim işim zorlaşsa. Bunların olması için uğraşıyoruz. Her şeyden önemlisi de takımdaki oyuncuların birbirilerine saygısı bizi buraya getirdi” şeklinde konuştu.
“Forvette tatlı bir rekabet var”
Michy Batshuayi’nin 4 gollük performansı ve hücumdaki rekabet hakkında da konuşan sarı-lacivertlilerin teknik patronu, “Herhangi bir yere gitmesiyle ilgili bir şeyi yok. Kayseri maçında 3 gol, bugün 4 gol. Dzeko, Pendikspor maçında hat-trick yaptı. Bu güzel bir rekabet, tatlı bir rekabet. Herkesin takım içerisinde birbirine olan saygısı var. Bunu sezon sonuna kadar devam ettireceğiz” dedi.
“Krunic’in performansını iyi buldum”
Sarı-lacivertlilerin yeni transferi Rade Krunic’in performansını da değerlendiren Kartal, şöyle konuştu:
“Krunic’in performansını gayet iyi buldum. Son 2 haftalık periyotta Milan’da bireysel antrenman yaparak kendisini hazır tuttu. 2 antrenmanla bu maça çıktı. Ne kadar kaliteli oyuncu olduğunu gösterdi. İyi bir oyun çıkardı” diye konuştu.
“Herhangi oyuncunun bir yere gideceği ile ilgili karar vermiş değilim”
Mert Hakan’ın attığı gol sonrası sevincinde duygusallık yaşadığı ve ara transfer döneminde gidecek oyuncularla ilgili sorulan soruya İsmail Kartal, “Mert Hakan da bugün kaptan olarak güzel bir performans ortaya koydu. Uzun bir aradan sonra güzel bir gol attı. Gol sonrası duygusallık yaşadığını gözlemledim. Herhangi oyuncunun bir yere gideceği ile ilgili karar vermiş değilim” yanıtını verdi.
“Şampiyon olmak istiyoruz”
Sezonun kalan bölümüyle ilgili ise Kartal, “Oyuncularımı her maça kupaya, lige, önümüzdeki ay Avrupa kupaları maçlarımız başlayacak. Bazı şeyleri konuşmak için erken, sezon sonunda şampiyon olmak istiyoruz. Maç maç düşünüyoruz ve önümüze bakıyoruz” dedi.
İsmail Kartal, ara transfer döneminde bir tane yerli forvet takviyesi olabileceğini söyledi. – İSTANBUL
]]>Sacit GÖNCÜ-Serhan TÜRK/İSTANBUL, (DHA) – Kayserispor Teknik Direktörü Recep Uçar, “Üzgünüm. Şartlar ne olursa olsun hedefimiz buradan puan almaktı, başaramadık. 5 hafta öncesinde 9 maçta 8 galibiyet aldığımız periyotta kulübün belirli dönemlerden geçtiğini, bizim için akılcı hedefin her zaman özellikle kısa hedefler, bir sonraki maçın kazanılması olduğunu söylüyordum. Bugün son 5 maçını kaybeden takımın teknik direktörü olarak da bugün de aynı şeyleri söyleyebilirim” dedi.
Süper Lig’in 20’nci haftasında Kayserispor, deplasmanda Galatasaray’a 2-1 mağlup oldu. Mücadelenin ardından düzenlenen basın toplantısında Kayserispor Teknik Direktörü Recep Uçar açıklamalarda bulundu. Sözlerine Pençe-Kilit Harekatı’nda şehit olan askerlere Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı dileyerek başlayan Recep Uçar, ‘İyi bir atmosferde, iyi bir oyuncu ve oyun gücü olan Galatasaray ile mücadele etmenin zor olduğunu biliyorduk. İstanbul’da şartlar ne olursa olsun iyi bir sonuçla Kayseri’ye dönmek ana hedefimizdi. Maç öncesi isteğimiz önde karşılayabilmek, biraz Abdülkerim’i kapattık. İlk yarıya baktığımızda ilk yediğimiz gol hücuma çıkarken kaybettiğimiz top, sonra adam adama eşleşme hatasından yedik. Sonrasında oyundan kopmadık. Biz de rakip kaleye 10 kere gitmişiz, rakip de 15 kez. Bu statta bizim adımıza fena bir ilk yarı değildi. Topa sahip olduğumuz, ürettiğimiz bölümler vardı. Penaltı kaçırmamız da bizim adımıza talihsizlikti. İkinci yarı baskıyı biraz daha arttırarak hataya zorladığımız pozisyonlarda bulduğumuz golle eşitliği yakaladık. Sonra doğal olarak Galatasaray bizi biraz daha itti. O bölümlerde yüzde 100 pozisyon vermedik. 80’lerde pozisyon maalesef bireysel hata sonucu oluşan penaltı, sonra oyuna dokunmaya çalıştık ama kolay değil, 2-1 kaybettik. Üzgünüm. Şartlar ne olursa olsun hedefimiz buradan puan almaktı, başaramadık. 5 hafta öncesinde 9 maçta 8 galibiyet aldığımız periyotta kulübün belirli dönemlerden geçtiğini, bizim için akılcı hedefin her zaman özellikle kısa hedefler, bir sonraki maçın kazanılması olduğunu söylüyordum. Bugün son 5 maçını kaybeden takımın teknik direktörü olarak da bugün de aynı şeyleri söyleyebilirim. Galatasaray Kulübü’nü, oyuncuları ve Okan Hoca’yı tebrik ederim’ şeklinde konuştu.
“HAKEM GÖRDÜĞÜM KADARIYLA İYİ BİR MAÇ YÖNETTİ”
Mücadelenin hakemi Atilla Karaoğlan’ın performansı hakkında konuşan Uçar, ‘Hakem gördüğüm kadarıyla iyi maç yönetti. Ne bizim ne Galatasaray’ın penaltısına bakmadım. Onun üzerinden de maçı değerlendiren bir insan değilim. Mazeret üreten biri değilim. Var olan oyuncularla direnmeye devam edeceğiz. Kayserispor büyük bir takım, tarihi ile şehir ile. Kayseri forması da ağır bir forma. Bugün çocuklar aslanlar gibi hakkını vermeye çalıştılar. Gerek taktiksel sadakat gerek planları ellerinden geldiğince uygulamalarından dolayı kendi oyuncularımı da tebrik ediyorum. Haftaya İstanbulspor maçıyla başlayacak bir serimiz var. Tek arzumuz önce perşembe Gençlerbirliği ile başlayacağımız kupa maçı. Sonraki hedefimiz ligde İstanbulspor, Samsunspor, Antalyaspor maçlarından iyi sonuçlar almak olacak’ dedi.
“KAYSERİ ÖNEMLİ BİR MARKA”
Kayseri’nin önemli bir kulüp olduğunu belirten Recep Uçar, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
’15 gün öncesi süreçte Kemen ve Thiam ayrıldı. Mane, Julian Jeanvier Afrika Kupası’nda. Kartal, Cardoso ve Uzodimma sezonu kapadı. Şehrin ileri gelenleri, yönetim var gücüyle bunu aşabilmek için uğraşıyorlar. Kayseri önemli bir marka. Ümit ediyorum, ihtiyacımız da var.?
]]>Kayserispor Teknik Direktörü Recep Uçar, “Üzgünüm. Şartlar ne olursa olsun hedefimiz buradan puan almaktı, başaramadık. 5 hafta öncesinde 9 maçta 8 galibiyet aldığımız periyotta kulübün belirli dönemlerden geçtiğini, bizim için akılcı hedefin her zaman özellikle kısa hedefler, bir sonraki maçın kazanılması olduğunu söylüyordum. Bugün son 5 maçını kaybeden takımın teknik direktörü olarak da bugün de aynı şeyleri söyleyebilirim” dedi.
Süper Lig’in 20’nci haftasında Kayserispor, deplasmanda Galatasaray’a 2-1 mağlup oldu. Mücadelenin ardından düzenlenen basın toplantısında Kayserispor Teknik Direktörü Recep Uçar açıklamalarda bulundu. Sözlerine Pençe-Kilit Harekatı’nda şehit olan askerlere Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı dileyerek başlayan Recep Uçar, “İyi bir atmosferde, iyi bir oyuncu ve oyun gücü olan Galatasaray ile mücadele etmenin zor olduğunu biliyorduk. İstanbul’da şartlar ne olursa olsun iyi bir sonuçla Kayseri’ye dönmek ana hedefimizdi. Maç öncesi isteğimiz önde karşılayabilmek, biraz Abdülkerim’i kapattık. İlk yarıya baktığımızda ilk yediğimiz gol hücuma çıkarken kaybettiğimiz top, sonra adam adama eşleşme hatasından yedik. Sonrasında oyundan kopmadık. Biz de rakip kaleye 10 kere gitmişiz, rakip de 15 kez. Bu statta bizim adımıza fena bir ilk yarı değildi. Topa sahip olduğumuz, ürettiğimiz bölümler vardı. Penaltı kaçırmamız da bizim adımıza talihsizlikti. İkinci yarı baskıyı biraz daha arttırarak hataya zorladığımız pozisyonlarda bulduğumuz golle eşitliği yakaladık. Sonra doğal olarak Galatasaray bizi biraz daha itti. O bölümlerde yüzde 100 pozisyon vermedik. 80’lerde pozisyon maalesef bireysel hata sonucu oluşan penaltı, sonra oyuna dokunmaya çalıştık ama kolay değil, 2-1 kaybettik. Üzgünüm. Şartlar ne olursa olsun hedefimiz buradan puan almaktı, başaramadık. 5 hafta öncesinde 9 maçta 8 galibiyet aldığımız periyotta kulübün belirli dönemlerden geçtiğini, bizim için akılcı hedefin her zaman özellikle kısa hedefler, bir sonraki maçın kazanılması olduğunu söylüyordum. Bugün son 5 maçını kaybeden takımın teknik direktörü olarak da bugün de aynı şeyleri söyleyebilirim. Galatasaray Kulübü’nü, oyuncuları ve Okan Hoca’yı tebrik ederim” şeklinde konuştu.
“HAKEM GÖRDÜĞÜM KADARIYLA İYİ BİR MAÇ YÖNETTİ”
Mücadelenin hakemi Atilla Karaoğlan’ın performansı hakkında konuşan Uçar, “Hakem gördüğüm kadarıyla iyi maç yönetti. Ne bizim ne Galatasaray’ın penaltısına bakmadım. Onun üzerinden de maçı değerlendiren bir insan değilim. Mazeret üreten biri değilim. Var olan oyuncularla direnmeye devam edeceğiz. Kayserispor büyük bir takım, tarihi ile şehir ile. Kayseri forması da ağır bir forma. Bugün çocuklar aslanlar gibi hakkını vermeye çalıştılar. Gerek taktiksel sadakat gerek planları ellerinden geldiğince uygulamalarından dolayı kendi oyuncularımı da tebrik ediyorum. Haftaya İstanbulspor maçıyla başlayacak bir serimiz var. Tek arzumuz önce perşembe Gençlerbirliği ile başlayacağımız kupa maçı. Sonraki hedefimiz ligde İstanbulspor, Samsunspor, Antalyaspor maçlarından iyi sonuçlar almak olacak” dedi.
“KAYSERİ ÖNEMLİ BİR MARKA”
Kayseri’nin önemli bir kulüp olduğunu belirten Recep Uçar, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
“15 gün öncesi süreçte Kemen ve Thiam ayrıldı. Mane, Julian Jeanvier Afrika Kupası’nda. Kartal, Cardoso ve Uzodimma sezonu kapadı. Şehrin ileri gelenleri, yönetim var gücüyle bunu aşabilmek için uğraşıyorlar. Kayseri önemli bir marka. Ümit ediyorum, ihtiyacımız da var.”
]]>Unutulmaya yüz tutan masal geleneğini yaşatmaya çalışan üniversite öğrencileri anaokulu öğrencilerine derste masal anlatıyor
ERZİNCAN – Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Eğitim Fakültesinde oluşturulan ve Türkiye’de çok fazla eşi bulunmayan Masal Atölyesi Sınıfında Okul Öncesi Öğretmenliği bölümünü okuyan ve seçmeli ders olarak alan üniversite öğrencileri, anaokulu öğrencilerine unutulmaya yüz tutan masal geleneğini yaşatmak için masal anlatıp, kurulan oyuncak stantların da miniklerle keyifli zaman geçiriyorlar.
Türkiye’de eşine az rastlanan sınıf Erzincan’da yoğun ilgi görüyor. Kentteki çeşitli anaokulundan öğrenciler Masal Atölyesi Sınıfına gelerek üniversiteli ağabey ve ablalarından masal dinliyorlar. Hem ders görüp hem de minikleri sevindiren üniversite öğrencileri ise bu durumdan bir hayli mutlu oluyorlar.
Masal dinleyen minikler çok güzel olduğunu ifade ederek büyüklerinden masal dinlemenin hoşlarına gittiğini belirttiler.
Masal Atölyesi Sınıfından çıkan anaokulu öğrencileri daha sonra EBYÜ Çocuk ve Oyun Kulübü öğrencilerinin koridorda kurduğu oyun stantlarında bolca neşeli vakit geçiriyorlar.
EBYÜ Çocuk ve Oyun Kulübü Başkanı Ayşenur Çiydem, temel eğitim öğrencileri olarak çocuklarla buluşmak, onlarla etkinlik yapmak ve güzel anılar bırakmak istediklerini ifade etti.
Çocuk ve Oyun Kulübü Akademik Danışmanı Dr. Öğretim Üyesi Fulya Ezmeci’de, “Okul Öncesi Anabilim Dalı olarak Çocuk ve Oyun Kulübünü kurduk. Neden çocuk oyunu? Çünkü çocuk oyunla büyür. İnsan oyunla çocuk kalır. İnsan doğumundan ölümüne kadar hep oyun oynar. Ama bu çocuklukta biraz daha farklı. Çocuğu geliştirir, eğlendirir, geleceğe hazırlar. O yüzden Çocuk ve Oyun Kulübünü kurduk.” dedi.
EBYÜ Eğitim Fakültesi, Temel Eğitim Bölümünden Doç. Dr. Serap Uzuner Yurt da, “Ben çocuk edebiyatı alanında çalışmalar yapıyorum. Derslerde bizim öğrencilerimiz 2000 ve 2000 sonrası doğumlu öğrenciler. Hep sorarım masal dinleyip büyüyen var mı içerinizde? Maalesef çok az parmak kalkıyor sınıfta. Bir, iki, bazen hiç. Masal geleneğinin devam etmesini bizde düşünüyoruz. Hem kendilerinin gelişimi açısından hem de öğrencilerine bilinçsel, dilsel, konuşma becerisi açısından çok büyük katkısı olduğunu ve bizim değer aktarımını sağlayan önemli ürünler bunlar. Buradan hareketle seçmeli bir ders açtık. 3 dönemdir devam ediyor. Kendi öğrencilerimizin çok ilgisi var. Keyifle katılıyorlar. Beraberinde tabi bunlar ekran çocukları. İnteraktif masal anlatıcılığı yapıyoruz birazda. Farklı olarak çocukları da, dinleyenleri de işe dahil ediyoruz. Sonrasında ilimizden de anaokulundaki öğrenciler buraya gelip bizlerden masal dinlemek istediklerini belirttiler. Böyle de bir katkımız var şehrimize. Öğretmen adayları da burada birebir öğrendiklerini uygulama fırsatı buluyorlar. Bu şekilde süreç ilerliyor. Erzincan dışından da masal dinleme talepleri gelmeye başladı. Şanlıurfa Viranşehir’den bir okulumuza online bağlanıp masal anlattık. Haftaya da Hatay’dan deprem bölgesinden bir okulumuz bizden rica etti. Onlara da online masal anlatacağız. Bu da yeni başladı. Geri çevirmek istemiyoruz. Oradaki miniklerimiz de. Bu şekilde devam ediyoruz” diye konuştu.
]]>Nurgül GÜNAYDIN/TRABZON,(DHA)- Süper Lig’in 16’ncı hafta erteleme karşılaşmasında Trabzonspor, sahasında konuk ettiği Samsunspor’u 2-1 mağlup etti. Mücadelenin ardından düzenlenen basın toplantısında Trabzonspor Teknik Direktörü Abdullah Avcı ve Samsunspor Teknik Direktörü Markus Gisdol açıklamalarda bulundu.
Trabzonspor Teknik Direktörü Abdullah Avcı, rotasyon yapamadığını belirterek, “Rakibim 2 gün evvel oynadı ben Perşembe günü oynadım. 72 saat dolmadı, oynayacağız. Oynamakla ilgili bir sıkıntım yok, esas sıkıntım rotasyon yapamıyorum. Rotasyonları yapan teknik adam olarak zamanında çok eleştirildik. Şimdi bugün rotasyon yapmak çok önemli oldu. Neden yapamıyorum, 2 Afrika Kupası var, 2 sakatım var, 2 tane stoperim kulübede; 7 aydır 30 dakika oynamadılar. Onun dışında genç oyuncularım var; hiç süre almadılar. 2 haftadır da aynı 11 ile çıkıyorum. Şimdi 2 gün tamamen toparlanma ve dinlenme ile yolumuza devam edeceğiz” dedi.
“LİGİN 3’ÜNCÜSÜYÜZ”
Abdullah Avcı, yabancı olarak kotalarının dolduğunu belirterek “Maçı, 2’nci yarı kopartabilirdik, bizim de 2, rakibin de girdiği 2 pozisyon var. Oyunu sonuna kadar dengeli bir şekilde getirdik. Gerçekçi oyunlar var. Bunu bu seneyi inişleri, çıkışları olarak bazen oyun olarak bazen skor olarak götüreceğiz. Geldiğimizden itibaren 11 maç 24 puan, 2,18-2.20’ye yakın bir puan ortalaması. Ligin 3’üncüsüyüz. Baktığımızda o ulaşılabilir hedef olarak daha önce de açıklamıştım; Avrupa Kupaları’na gidebilmek, ligin 3’üncüsü olduğumuzda kulübe ekonomik olarak önemli katkı sağlayacak ve aynı zamanda da transferde kullanabileceğimiz bir durumu oluşturacak ve prestij. Uluslararası arenada olmak. Türkiye Kupası devam edecek. Bunun yanında devre arası mı, sezon sonu mu planlamamıza çalışıyoruz. Şu an itibariyle yabancı olarak kotamız dolu. Onun için Orsic’in önünü açmak istedik Kourbelis gitti. Oyuncularımı tebrik ediyorum” diye konuştu.
“TRABZONSPOR BİR YOLCULUKTUR”
Taraftarlarla ilgili de konuşan Avcı, ‘Burada üçüncü seneyi bitirdim. Arada 7 aylık bir boşluğum var. Gösterdikleri o samimi duyguları için, verdikleri destek için bugün yine bu teveccühü gösterdiler. Gösterdikleri iyi niyet, takıma destek. Trabzonspor kazandığı zaman burada şehirde herkes mutlu oluyor biz de mutlu oluyoruz. Onlara armağan ediyorum. Kulübün içerisinde tarihine sahip çıkarak bir takım görseller yapıyoruz. Medya sorumlumuz bu konuda çok iyi çalışıyor. Kulübün ve stadyumun içinde bunları gerçekleştiriyoruz. Bana ‘Trabzonspor senin için ne ifade ediyor” diye. Ben geldiğimde 3 sene evvel tarihte ve müzede yer almak istiyorum? demiştim. Allah’a şükürler olsun bu benim ve ekibim adına gerçekleşti. Biz tabiki teknik olarak bir takım katkılarda bulunmuş olabiliriz ama Trabzon şehri ve Trabzonspor bana çok şey kattı. Bunun ucu bucağı yok. Onun için hem Trabzonspor’a hem Trabzon şehrine teşekkür ediyorum. Bizim duygumuz karşılıklı, böyle olduğunu düşünüyorum. Trabzonspor bir yolculuktur. Bu arşivde de yerini alacak. İnançtan imkansıza mümkün kılan bir yolculuk. İyi ki buradayız iyi ki Trabzonspor var” ifadelerini kullandı.
“ABDÜLKADİR DUYGUSAL BİR OYUNCU”
Abdülkadir Ömür’ün durumuna ilişkin soru üzerine Avcı, “Abdülkadir Ömür bu yörenin yetiştirdiği oyunculardan. Burada çok güzel duygular yaşadı. Kazanılan bütün kupaların içinde bulunmuş, duygusal inişleri, çıkışları olan bir oyuncu. Ama şu anda adalesinde sakatlığı var. Bu transfer dönemi sadece Ömür ile ilgili değil Bakasetas’ın da konuşuluyor, başkasının da konuşuluyor. Ben şu anda antrenman içinde hepsinden verim almaya çalışıyorum. Ömür hafta içinde düz koşulara başladı. Umarım yarından itibaren bizimle beraber başlar” yanıtını verdi.
“YERLİ-YABANCI REKABETİ OLUŞTURULMALI”
Abdullah Avcı, TFF’nin yeni yabancı oyuncu kuralına ilişkin soruyu şöyle yanıtladı:
“Bunları konuşarak değiştiremiyorum. Benim işim değil. Futbol federasyonu ve yönetim kurulu var. Ama milli takım teknik direktörlüğü de yapmış biri olarak 5+3’ler, 6+3’ler, 8+3’ler filan. Sonra dediler ki 7+4’e dönecek, sonra o sene uzadı, bozuldu. Cevabı şu, akademilerde de genç milli takımda da, A Milli Takımda da çalışmış biri olarak yerli yabancı rekabetini oluşturacak bir durumu oluşturursak serbest kalsın.”
MARKUS GİSDOL: GERİYE DÖNMEK ZOR OLDU
Samsunspor Teknik Direktörü Markus Gisdol da 2 farklı skorla geriye düştükten sonra geri dönüşlerinin zor olduğunu söyleyerek ‘Toplamda 2 gol yedik, biri kornerden ve diğeri frikikten geldi; bu tür gollerin yenmemesi lazım. Eğer 2 gol geriden geliyorsanız geri gelmek çok zor oluyor. İkinci yarıda ise her şeyi denedik, elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalıştık. Ne yazık ki ikinci yarıda bulduğumuz gol de son dakikalarda ve çok geç geldi’ diye konuştu.
Pazar günü oynayacakları maç nedeniyle çok fazla vakitlerinin olmadığını da kaydeden Gisdol, ‘Çok fazla vaktimiz yok. Yapmamız gereken takımdaki arkadaşlarla konuşup bu maça en iyi şekilde nasıl hazırlanırız onu net bir şekilde oyuncularımıza aktarmak’ diyerek sözlerini tamamladı.
]]>Nurgül GÜNAYDIN/TRABZON,(DHA)- Süper Lig’in 16’ncı hafta erteleme karşılaşmasında Trabzonspor, sahasında konuk ettiği Samsunspor’u 2-1 mağlup etti. Mücadelenin ardından düzenlenen basın toplantısında Trabzonspor Teknik Direktörü Abdullah Avcı ve Samsunspor Teknik Direktörü Markus Gisdol açıklamalarda bulundu.
Trabzonspor Teknik Direktörü Abdullah Avcı, rotasyon yapamadığını belirterek, “Rakibim 2 gün evvel oynadı ben Perşembe günü oynadım. 72 saat dolmadı, oynayacağız. Oynamakla ilgili bir sıkıntım yok, esas sıkıntım rotasyon yapamıyorum. Rotasyonları yapan teknik adam olarak zamanında çok eleştirildik. Şimdi bugün rotasyon yapmak çok önemli oldu. Neden yapamıyorum, 2 Afrika Kupası var, 2 sakatım var, 2 tane stoperim kulübede; 7 aydır 30 dakika oynamadılar. Onun dışında genç oyuncularım var; hiç süre almadılar. 2 haftadır da aynı 11 ile çıkıyorum. Şimdi 2 gün tamamen toparlanma ve dinlenme ile yolumuza devam edeceğiz” dedi.
“LİGİN 3’ÜNCÜSÜYÜZ”
Abdullah Avcı, yabancı olarak kotalarının dolduğunu belirterek “Maçı, 2’nci yarı kopartabilirdik, bizim de 2, rakibin de girdiği 2 pozisyon var. Oyunu sonuna kadar dengeli bir şekilde getirdik. Gerçekçi oyunlar var. Bunu bu seneyi inişleri, çıkışları olarak bazen oyun olarak bazen skor olarak götüreceğiz. Geldiğimizden itibaren 11 maç 24 puan, 2,18-2.20’ye yakın bir puan ortalaması. Ligin 3’üncüsüyüz. Baktığımızda o ulaşılabilir hedef olarak daha önce de açıklamıştım; Avrupa Kupaları’na gidebilmek, ligin 3’üncüsü olduğumuzda kulübe ekonomik olarak önemli katkı sağlayacak ve aynı zamanda da transferde kullanabileceğimiz bir durumu oluşturacak ve prestij. Uluslararası arenada olmak. Türkiye Kupası devam edecek. Bunun yanında devre arası mı, sezon sonu mu planlamamıza çalışıyoruz. Şu an itibariyle yabancı olarak kotamız dolu. Onun için Orsic’in önünü açmak istedik Kourbelis gitti. Oyuncularımı tebrik ediyorum” diye konuştu.
“TRABZONSPOR BİR YOLCULUKTUR”
Taraftarlarla ilgili de konuşan Avcı, ‘Burada üçüncü seneyi bitirdim. Arada 7 aylık bir boşluğum var. Gösterdikleri o samimi duyguları için, verdikleri destek için bugün yine bu teveccühü gösterdiler. Gösterdikleri iyi niyet, takıma destek. Trabzonspor kazandığı zaman burada şehirde herkes mutlu oluyor biz de mutlu oluyoruz. Onlara armağan ediyorum. Kulübün içerisinde tarihine sahip çıkarak bir takım görseller yapıyoruz. Medya sorumlumuz bu konuda çok iyi çalışıyor. Kulübün ve stadyumun içinde bunları gerçekleştiriyoruz. Bana ‘Trabzonspor senin için ne ifade ediyor” diye. Ben geldiğimde 3 sene evvel tarihte ve müzede yer almak istiyorum? demiştim. Allah’a şükürler olsun bu benim ve ekibim adına gerçekleşti. Biz tabiki teknik olarak bir takım katkılarda bulunmuş olabiliriz ama Trabzon şehri ve Trabzonspor bana çok şey kattı. Bunun ucu bucağı yok. Onun için hem Trabzonspor’a hem Trabzon şehrine teşekkür ediyorum. Bizim duygumuz karşılıklı, böyle olduğunu düşünüyorum. Trabzonspor bir yolculuktur. Bu arşivde de yerini alacak. İnançtan imkansıza mümkün kılan bir yolculuk. İyi ki buradayız iyi ki Trabzonspor var” ifadelerini kullandı.
“ABDÜLKADİR DUYGUSAL BİR OYUNCU”
Abdülkadir Ömür’ün durumuna ilişkin soru üzerine Avcı, “Abdülkadir Ömür bu yörenin yetiştirdiği oyunculardan. Burada çok güzel duygular yaşadı. Kazanılan bütün kupaların içinde bulunmuş, duygusal inişleri, çıkışları olan bir oyuncu. Ama şu anda adalesinde sakatlığı var. Bu transfer dönemi sadece Ömür ile ilgili değil Bakasetas’ın da konuşuluyor, başkasının da konuşuluyor. Ben şu anda antrenman içinde hepsinden verim almaya çalışıyorum. Ömür hafta içinde düz koşulara başladı. Umarım yarından itibaren bizimle beraber başlar” yanıtını verdi.
“YERLİ-YABANCI REKABETİ OLUŞTURULMALI”
Abdullah Avcı, TFF’nin yeni yabancı oyuncu kuralına ilişkin soruyu şöyle yanıtladı:
“Bunları konuşarak değiştiremiyorum. Benim işim değil. Futbol federasyonu ve yönetim kurulu var. Ama milli takım teknik direktörlüğü de yapmış biri olarak 5+3’ler, 6+3’ler, 8+3’ler filan. Sonra dediler ki 7+4’e dönecek, sonra o sene uzadı, bozuldu. Cevabı şu, akademilerde de genç milli takımda da, A Milli Takımda da çalışmış biri olarak yerli yabancı rekabetini oluşturacak bir durumu oluşturursak serbest kalsın.”
MARKUS GİSDOL: GERİYE DÖNMEK ZOR OLDU
Samsunspor Teknik Direktörü Markus Gisdol da 2 farklı skorla geriye düştükten sonra geri dönüşlerinin zor olduğunu söyleyerek ‘Toplamda 2 gol yedik, biri kornerden ve diğeri frikikten geldi; bu tür gollerin yenmemesi lazım. Eğer 2 gol geriden geliyorsanız geri gelmek çok zor oluyor. İkinci yarıda ise her şeyi denedik, elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalıştık. Ne yazık ki ikinci yarıda bulduğumuz gol de son dakikalarda ve çok geç geldi’ diye konuştu.
Pazar günü oynayacakları maç nedeniyle çok fazla vakitlerinin olmadığını da kaydeden Gisdol, ‘Çok fazla vaktimiz yok. Yapmamız gereken takımdaki arkadaşlarla konuşup bu maça en iyi şekilde nasıl hazırlanırız onu net bir şekilde oyuncularımıza aktarmak’ diyerek sözlerini tamamladı.
]]>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Ak Parti Aday Tanıtım Toplantısına katıldı. Burada konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan “İstanbul Belediye Başkanlığı adaylığımızdan itibaren siyasi hayatımızın her safhasında biz bunlarla karşılaştık, bunlarla mücadele ettik. Bu kibirli cehaletin nerelere varabileceğini 28 Şubat döneminde iktidarımızın ilk yıllarındaki müessif hadiselerde hep birlikte gördük. Samimi bir üzüntüyle ifade etmek isterim ki, bu kirli oyunun siyasetteki en büyük aparatı da maalesef hep CHP oldu. Şimdilerde her ne kadar oy oranları düşük de olsa kimi başka partilerin de bu sinsi oyunda rol almak için adeta can attığını görüyoruz. Her şey değişiyor ama CHP ve şürekasının baş rolünü kimseye bırakmadığı, toplum ve siyaset mühendisliği senaryoları aynı kalıyor. Puslu dönemlerin, kadrolu provokatörlerine yeniden iş başı yaptırılırken 30 yıl öncesinin senaryolarının güncellemeye ihtiyaç dahi duyulmuyor. Yine hayat tarzı, köken, mezhep, inançlar ve semboller üzerinden pis bir oyun oynanmaktadır. Cumhuriyetimiz ve onun kurucu Gazi Mustafa Kemal her zamanki gibi yine istismara, en elverişli malzeme olarak öne sürülüyor. Oysa bu milletin ne Cumhuriyetle ne de Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal’le bir sorunu, sıkıntısı, derdi, problemi vardır. Şunu çok açık ve net ifade etmek istiyorum. Bu kavramların arkasına saklanarak siyaset yapmak, hassasiyet emaresi asla değildir. Tam tersine olur olmaz bahanelerle, yalan yanlış söylemlerle bu yönde yapılan çıkışlar, siyasi tükenmişliğin kirli senaryolarda rol alma gayretkeşliğinin işaretidir. Türkiye bu tuzağa düşmeyecek kadar demokrasisini derinleştirmiş, kalkınmasını ilerletmiş, bölgesi ve dünya ile bütünleşmiş bir ülkedir. Yine de tedbiri elden bırakmadan bu çirkin senaryoları ve oyuncularını izlemeyi gerçek niyetleri ve yüzleri milletimize ifşa etmeyi sürdüreceğiz.” dedi.
“ÖZGÜR EFENDİ’Yİ DE ÖZGÜRLEŞTİRECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan “Her karışı terle ve kanla sulanmış vatan toprakları üzerinde ameliyat yapmaya kalkanlara meydanın boş olmadığını, milletimizin İstiklaline ve İstikbaline sıkı sıkıya sarıldığını göstermek boynumuzun borcudur. Riyad’dan size ekmek çıkmaz. Tişörtleri farklı bir şekilde boyamak, size bir şey kazandırmaz. Samimiyseniz, dürüstseniz bunu ülke genelinde milli ve yerli olarak ifade edin. İpleri emperyalist güçlerin elinde olan terör örgütleriyle, milletimizle ve devletimizle meselesi olan marjinal kesimlerin bize yönelik husumetlerini anlayabiliyoruz. Bunların hepsi de var oluşlarının gereğini yapıyorlar. Bizi üzen ülkemizin ikinci büyük siyasi partisi hüviyetine sahip CHP’nin Türkiye düşmanlığına kuyruk olmasıdır. Açıkçası CHP uzunca bir süredir siyaseten iflas etmiş durumdadır. Ne millete umut verebiliyorlar, ne de proje ve vizyon namına ortaya bir fikir koyabiliyorlar. Bu partinin emanetçi genel başkanı milleti tahkir ve tahrik ederek parti içi iktidar kavgasını unutturmaya, bundan başka hiçbir işe yaramıyor. Özgür Efendi’nin genel başkanlık macerası daha başlamadan vesayet gölgesi altında bitmeye yüz tuttu. İnşallah 31 Mart seçimlerinde sadece şehirlerimizi gerçek belediyecilikle buluşturmakla kalmayacağız, bu seçimlerle elde edeceğimiz zaferle aynı zamanda Özgür Efendi’yi de özgürleştireceğiz” diye konuştu.
]]>Sezer AFŞAR – Mustafa AKIN/ RİYAD(Suudi Arabistan), (DHA) – Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, ‘Yarınki maç farklı olacak. Burada Türkiye’yi temsil ediyoruz. Ülkemize yakışır bir maç olsun. Burada beraber oturmak isterdik ama rakibimizin böyle bir kararı oldu. Bizim hedefimiz kazanmak’ dedi.
Süper Lig’de 2022-2023 Sezonu şampiyonu Galatasaray ile Ziraat Türkiye Kupası şampiyonu Fenerbahçe, Turkcell Süper Kupa maçında karşılaşacak. Yarın saat 20.45’te Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da oynanacak müsabakada hakem Abdulkadir Bitigen düdük çalacak. Karşılaşma öncesi düzenlenen basın toplantısında Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk açıklamalarda bulundu. Ligde oynadıkları karşılaşmaya göre farklı bir maç beklediğini aktaran Buruk, ‘İki büyük takım, tarihinde çok fazla kupası var. Kupa kazanmak için en büyük hedef. 2023 yılında ikinci kupayı kazanmak istiyoruz. Beklentinin yüksek olduğunu biliyoruz. Atmosfer, stat çok güzel. Bunun maça olumlu yansıyacağını düşünüyorum. Yarınki maç farklı olacak. Burada Türkiye’yi temsil ediyoruz. Ülkemize yakışır bir maç olsun. Burada beraber oturmak isterdik ama rakibimizin böyle bir kararı oldu. Bizim hedefimiz kazanmak’ diye konuştu.
‘İKİ TAKIM DA BEKLENTİNİN ALTINDA KALDI’
Fenerbahçe ile ligde oynadıkları karşılaşmanın oyun olarak kısır bir görüntü ortaya çıkarmasının sebeplerinin sorulması üzerine ise Buruk şunları söyledi:
‘Bayern Münih’e de Fenerbahçe’ye karşı da önde bastık. Fenerbahçe daha çok uzun topla çıkmak istedi. Bu da ikili mücadeleye sahne oldu. İlk yarı oyun kurmamıza müsaade ettiler. İlk yarı yüzde 60’ın üzerinde top bizdeydi. Burada iş bireysel beceriye kalıyor. İki takım da bu anlamda beklentinin altında kaldı. İstatistiksel anlamda iyi bir şey çıkmadı. Hedefimiz daha iyisini yapmak. Takımların biraz daha rahat olacağını düşünüyoruz. Oluşturulan baskı bambaşka. Geçen sene iki derbide 3-0’lık net skorlar almıştık. Bu bir strateji. Hedefimiz iyi oynayıp kazanmak. Burada önemli olan üretmek olacak.’
‘ICARDI’NİN OYNAYIP OYNAMAYACAĞINA KARAR VERECEĞİZ’
Okan Buruk, Mauro Icardi’nin maske ile antrenmana çıktığını vurgulayarak, ‘Icardi, maske ile antrenmana çıktı. 3 ayrı darbe aldı. Hakemlerin de oyuncuları koruması gerekiyor. Oyuncular korunmadığında böyle durumlar oluşması normal. Yarın için de oynayıp oynamayacağına karar vereceğiz’ şeklinde konuştu.
‘FRED’İN GELİŞİYLE OYUN DEĞİŞECEK’
Ligde oynanan karşılaşmada cezası nedeniyle forma giyemeyen Fenerbahçe’nin orta saha oyuncusu Fred’in yarın sahada olmasını beklediğini söyleyen Buruk, ‘Fred’in gelmesiyle oyun değişecek. Kendisi gezen, mobil bir oyuncu. Bu da farklılığı getirecektir. Orta sahadaki bu boşluk bizim için avantaj da olabilir. Yarın maçta daha net bir şekilde göreceğiz’ açıklamasında bulundu.
‘OYUNCULARA SAYGI DUYMAK GEREKİYOR’
İsmail Kartal’ın ligde oynanan karşılaşma için ’55-60’ıncı dakikadan sonra rakip oyuncular yere yatarak oyun hızını düşürmek istedi’ demecinin hatırlatılması üzerine Buruk şöyle konuştu:
‘Oyunculara saygı duymak gerekiyor. Ben Fenerbahçeli oyunculara saygı duyuyorum. İki takımın oyuncuları da en iyisini yapmaya çalışıyor. Onlara sahip çıkmamız gerek. Yarın iki takımın oyuncuları da sahada en iyilerini yapacaklar. Ben bu şekilde konuşmak istiyorum.’
‘MUSLERA BÜTÜN PENALTILARI KURTARDI’
Takım olarak penaltılara çalıştıklarını aktaran tecrübeli teknik adam, ‘Genelde her maçtan önce sahamızda antrenman yapıyoruz. Taktik çalışmamızı yapıp öyle maça çıkıyoruz. Penaltılara en çok Muslera çalıştı. Muslera hepsini kurtardı ve takımın biraz moralini bozdu’ dedi.
Süper Kupa öncesi basın toplantısının ortak gerçekleştirilmemesinin rakibin aldığı bir karar olduğunu ifade eden Buruk, ‘Bir karar alındı. Yarın yine maç öncesi birbirimizin elini sıkıp birbirimize sarılacağız. Dostluk mesajımızı vereceğiz’ diyerek sözlerini tamamladı.
]]>İZMİR,
TFF 3’üncü Lig 2’nci Grup’ta ilk yarıda zirve hedefinin gerisinde kalan Karşıyaka’nın devre biter bitmez takımı emanet ettiği Teknik Direktör Erkan Sözeri, ekibiyle birlikte şampiyonluk için geldiklerini söyledi. Sözeri, “Ekibimle birlikte Karşıyaka gibi çok büyük bir camiaya geldiğim için mutluyum. Kariyerimde her zaman başarı vardır, hedefe oynamak vardır. Karşıyaka camiasının, taraftarının ne istediğini çok iyi biliyoruz, o da şampiyonluk, bunun ötesi yok ve ekibimle bunun için geldik. Şampiyonluğa öncelikle taraftarımızı inandıracağız. Hem yapacağımız hamlelerle hem oyun anlayışımızla hem sahadaki duruşumuzla, rakiplerimize vereceğimiz reaksiyonla buna inandıracağız” dedi.
“Taraftarlarımız inanırsa maça geliyor, stada koşuyor, önce bu inanmışlığı yerleştireceğiz” diyen Erkan Sözeri, “Çok önemli bir detay daha var, ben nasıl büyük bir camiaya geldiğimi biliyorsam buradaki oyuncular da bu formanın büyüklüğünü bilecek. Bu formanın büyüklüğünü hissetmeyen, bilmeyen bir oyuncu zaten burada başarılı olma şansı yok. Biz bunu yüzde yüz yerleştireceğiz. Kariyerli oyuncularımız var, çok iyi oyuncularımız var, iyi bir takımımız var. Eksiklerimizi aşağı yukarı tespit ettik, ilk yarıdaki tüm maçları izledik, analizlerimizi çıkardık, teşhisleri yaptık, tedavide hazır. Bunları çok çabuk hayata geçirip inşallah şampiyon olacağız, ben bundan çok eminim” diye konuştu.
KAMP DÖNEMİ ÇOK ÖNEMLİ
Karşıyaka’nın tecrübeli teknik adamı, “Önümüzde 1 aylık bir süre var ve bu bizim için çok kıymetli. Kampa gideceğiz burada takım birlikteliği, bütünlüğünü ekibime aşılayacağız, hazırlık maçlarıyla antrenmanlarla oyun anlayışımızı yerleştireceğiz. Oyuncumuzun da hangi takımın formasını giydiğini hissedecek. Bunları yaptığımız zaman karşılığında şampiyonluk gelecek. Bu uzak da değil. Taraftarlarımıza da büyük iş düşüyor, bizi iyi günde de kötü günde de hiç bir zaman yalnız bırakmasınlar. Stadımızı ikinci yarının ilk maçında dolu görmek istiyoruz. Biz onlara layık bir futbol, layık bir mücadele örneği göstereceğiz bundan kimsenin şüphesi olmasın” açıklamasını yaptı
TARAFTAR ÖNÜNDE BU YAŞTA BİLE OYNARIM
“26 yıl sonra Iğdır şehrini şampiyonluğa taşıdım, şimdi bu gururu Karşıyaka’da yaşamak istiyorum” diyen Sözeri, “Yıllarca şampiyonluk sevinci yaşamamış bir camia var, çok kıymetli bir başkan ve yönetim kurulu var. Hep birlikte şampiyonluğa odaklanmış bir yönetim kurulumuz var. Bu yolun sonu şampiyonluk bunu net bir şekilde söyleyebilirim. Sadece taraftar bizim itici gücümüz olacak. Taraftarımız bizi öyle bir itecek ki oyuncularımız rakibimiz karşısında stres yapmadan bu gücü kullanacak. Taraftarımızın gücünün ne olduğunu şöyle anlatabilirim. Ben 56 yaşındayım, Karşıyaka taraftarının önüne çıksam 30 dakika futbol oynarım çünkü o taraftar beni oynatır. Taraftarlarımız bize vereceği destekleriyle şampiyonlukta en büyük pay sahiplerinden biri olacak” ifadelerini kullandı.
KARİYERLİ OYUNCULAR LİDERLİK YAPACAK
Takımın kariyerli isimlerinin sezonun ikinci yarısında şampiyonluk yolunda lider olacaklarını dile getiren Erkan Sözeri, “Biz çok iyi çalışacağız. Çok kaliteli oyuncularımız var, kariyerli oyuncularımız var, onlar liderlik yapacaklar. Kaptanlar Haydar, Adem Büyük, Cenk Ahmet gibi önemli isimlerimiz, yanında genç, üst liglerde oynamış kariyerli oyuncularımız var. Hep beraber büyük bir aile olup şampiyon olacağız, bunun başka bir açıklaması yok. Bu iş aynı zamanda inanmaktan geçiyor. Kim inanıyorsa onunla yola devam edeceğiz, bunun bilinmesini özellikle istiyorum. Bunu çok çabuk bir şekilde gerek antrenmanlarda gerekse özel maçlarda tespit edeceğiz” dedi.
ASIL YERİ SÜPER LİG
Erkan Sözeri açıklamalarını şu şekilde noktaladı:
“Ben şundan yüzde yüz eminim, biz Karşıyaka Spor Kulübü olarak bu ligi değil, bir üst ligi bile hak etmiyoruz. Böyle camialar Süper Lig’de olması gerekir. Buralardan çok çabuk sıyrılmak lazım ve Karşıyaka Spor Kulübü’nün bunu da yapacak gücü var. İnşallah bu bize nasip olacak. 3’üncü Lig’deki şampiyonluk bizi bir nebze mutlu edebilir ama Karşıyaka 2’nci Lig, 1’inci Lig hatta Süper Lig’i hedefleyecek bir kulüp. Biz buraya şampiyonluk yaşamaya, bu takımı şampiyon yapmaya geldik. Tabi ki bu sadece benimle olmaz, futbolcularımız, yönetimimiz, taraftarlarımız, medya hatta personelimiz hepimiz el ele verip büyük bir aile olup bu mücadeleyi şampiyonlukla taçlandıracağız.”
]]>Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal:
“Kendi evimizde 2 puan kaybettik”
İSTANBUL – Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, 0-0 tamamlanan Galatasaray derbisinin ardından yaptığı açıklamada, “Rakip sürekli kendini yere atarak ikinci yarı zaman geçirerek hızımızı kesmeye çalıştı. Top 43 dakika oyunda kalmış. Lig ortalamasının altında” dedi.
Fenerbahçe, Trendyol Süper Lig’in 18. haftasında sahasında karşılaştığı Galatasaray ile 0-0 berabere kaldı. Maçın ardından sarı-lacivertlilerin teknik direktörü İsmail Kartal, basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Derbiye iyi hazırlandıklarını ifade eden İsmail Kartal, Galatasaray’da bazı oyuncuların zaman geçirmek üzerine planlama yaptıklarını söyleyerek, “İlk yarı biraz daha ofansif oyuncularla erken gol ile öne geçip, maçı lehimize çevirmeyi planladık ama baktık ki istediklerimiz olmadı. İkinci yarı oyuna yaptığımız müdahale ile oyunu dengeledik ve üstünlüğü ele geçirdik. Oyun üstünlüğü bizdeydi. Rakip sürekli kendini yere atarak, ikinci yarı zaman geçirerek hızımızı kesmeye çalıştı. Top 43 dakika oyunda kalmış. Lig ortalamasının altında. Bunun sebebi hakemler. Oyunu devam ettirmesini beklerdik. Rakip takımın bazı oyuncuları sürekli kendini yere atarak hızımızı kesme üzerine plan yapmış bu belli. Rakip takım hocası ‘bir tane yüzde yüz penaltımız verilmedi’ diyor. O zaman Boey’un atılması lazımdı, atılmadı. Torreira atılması lazımdı, atılmadı. Başlarken bize kolay sarı kartlar gösterilirken rakibe kart gösterilmedi” şeklinde konuştu.
“Çok pozisyon bulamadık, bulduklarımızı da değerlendiremedik”
Müsabakanın ikinci yarısında sarı-lacivertli oyucuların kazanmak için elinden gelen gayreti gösterdiğini aktaran Kartal, “İkinci yarı kazanmak için oyuncularım elinden gelen gayreti gösterdi. Çok pozisyon bulamadık ama bulduklarımızı da değerlendiremedik. Lig uzun maraton. 0-0 berabere kaldık. Kazanamıyorsak, kaybetmeyeceksiniz. Fenerbahçe olarak kazanmaya yakın bizdik. Taraftarlara 3 puan vermeyi çok istiyorduk, olmadı. İnşallah bundan sonraki maçlarda onları mutlu edeceğiz” ifadelerini kullandı.
“Süper Kupa maçında stratejimiz farklı olacak”
Suudi Arabistan’da oynanacak olan TFF Süper Kupa Final maçında Fred’den faydalanabileceklerini söyleyen İsmail Kartal, “Bugünkü maç bir taktik maçı. Fizik ön plana çıktı. Kupa maçı tek maç üzerinde oynayacak. Stratejiler farklı olacaktır. Fred önemli bir oyuncumuz oradaki maç kendisine şans vereceğiz. Oradaki maç tek olduğu için stratejimiz farklı olacak” değerlendirmesini yaptı.
“Kendi evimizde 2 puan kaybettik”
Galatasaray karşısında 2 puan kaybettiklerinin altını çizen Kartal, “2 puan hak ettik mi 1 puan aldık mı orta ve uzun vadede zaman gösterecek. Bu akşam kazanmak istedik ama olmadı. Kendi evimizdeydik ve 2 puan kaybettik. İki takım puanları paylaştı hala lideriz ve önümüzde bakıyoruz” dedi.
“Fred’in yokluğunda 8 numaraya en yatkın isim İrfan Can’dı”
Fred’in yokluğunda İrfan Can Kahveci’ye görev vermesi hakkında ise İsmail Kartal, “Fred olmayınca 8 numara pozisyonunda elimizdekilerden oraya en yatkın İrfan Can’dı. Önceden de oynadığı için ‘yaparım hocam’ dedi. Ofansif oyuncularla kazanma üzerine erken golle kopartmayı planladık ama baktık yumuşak kaldık. İsmail’i alarak üstünlüğü aldık. İyi mücadele ettik ve berabere bitti” değerlendirmesini yaptı.
“5 hücumcu varken değiştirmek için oyuncu değiştireceğiz diye bir şey yok”
Müsabakada çift forveti tercih etmemesiyle ilgili yöneltilen soruya İsmail Kartal, “Çift forvete dönmek için elinizdeki oyuncuların performans göstermemesiyle alakalı. Szymanski, Dzeko iyi performans gösterdiler. İrfan iyiyken ve sahada 5 hücumcu varken oyuncu değiştirmek için değiştireceğiz diye bir şey yok. Tercihimiz böyle oldu” yanıtını verdi.
]]>“Fred’e şans vereceğiz”
“Kazanmak istedik olmadı”
“Bu benim tercihim”
Doğukan DEMİRKIRDI – Ali DANAŞ/ – Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, “Rakip sürekli kendini yere atarak, ikinci yarı zaman geçirerek hızımızı kesmeye çalıştı. Top 43 dakika oyunda kalmış. Lig ortalamasının altında. Bunun sebebi hakemler. Oyunu devam ettirmesini beklerdik” dedi.
Süper Lig’in 18’inci haftasında Fenerbahçe, sahasında Galatasaray ile 0-0 berabere kaldı. Mücadelenin ardından düzenlenen basın toplantısında Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal açıklamalarda bulundu. Mücadeleyi değerlendiren İsmail Kartal, “Bu akşamki derbiye iyi hazırlanmıştık. Özellikle de ilk yarı ofansif oyuncularla maça başlayıp erken bir golle öne geçmeyi planlamıştık. İlk devre istediklerimiz olmayınca devrede müdahale ederek oyunu elimize geçirdik. Rakip sürekli kendini yere atarak ikinci yarı zaman geçirerek hızımızı kesmeye çalıştı. Top 43 dakika oyunda kalmış. Lig ortalamasının altında. Bunun sebebi hakemler. Oyunu devam ettirmesini beklerdik. Rakip takımın bazı oyuncuları sürekli kendini yere atarak hızımızı kesme üzerine plan yapmış bu belli. Rakip takım hocası ‘bir tane yüzde yüz penaltımız verilmedi’ diyor. O zaman Boey atılması lazımdı, atılmadı. Torreira atılması lazımdı, atılmadı. Başlarken bize kolay sarı kartlar gösterilirken rakibe kart gösterilmedi. Taraftarlara 3 puan vermeyi çok istiyorduk olmadı. Bundan sonra onları sevindireceğiz” ifadelerini kullandı.
“FRED’E ŞANS VERECEĞİZ”
Cezası sebebiyle forma giyemeyen Fred’e Süper Kupa maçında şans vereceklerini söyleyen Kartal, “Bugünkü maç bir strateji ve taktik maçı. Biraz da fizik ön plana çıktı. Kupa maçı tek maç üzerinden oynanacağı için oradaki stratejimiz farklı olacaktır. Fred bizim önemli bir oyuncumuz olduğu için orada ona şans vereceğiz” diye konuştu.
“KAZANMAK İSTEDİK OLMADI”
Hala lider olduklarını aktaran İsmail Kartal, “İki puan kaybettik mi ‘ 1 puan aldık mı’ Bunu zaman gösterecek. Bu akşam kazanmak istedik olmadı. Kendi evimizde oynuyoruz 2 puan kaybettik. Ama sonuçta 1 puan aldık ve hala lideriz” şeklinde konuştu.
“BU BENİM TERCİHİM”
İsmail Kartal, Fred’in yerine İrfan Can Kahveci’nin oynamasının sorulması üzerine, “Bu benim kendi tercihim. Fred olmayınca orada elimizdeki oyuncular içinde en yatkın olanı İrfan. Biraz daha ofansif oyuncularla maçı kazanma üzerine çalışmıştık. Ama zayıf kalınca oraya hemen İsmail’i aldık. Pozisyonlar da bulduk olmadı. İyi mücadele ettik ve maç bugün berabere bitti” cevabını verdi.
“SADECE GOLÜ BULAMADIK”
İsmail Yüksek oyuna girdikten sonra istedikleri gibi oynadıklarını ancak golü bulamadıklarını söyleyen Kartal, “Rakip takımın oyun planında Muslera topu tutan bir kaleci. Muslera’ya çıkınca stoperlerin biri boş kalacak. Biz stoperleri kapatarak oynatmamaya çalıştık. İsmail’in oyuna girmesiyle istediğimiz gibi oynama başladık ama sadece golü bulamadık” dedi.
İsmail Kartal sözlerini şöyle noktaladı:
“Çift forvete dönmek için sizin elinizdeki oyuncuların sizin istediğiniz gibi performans göstermemesiyle alakalı. 5 tane hücumcun varken oyuncu değiştireceğiz diye bir şey yok. Son 5 dakika Batshuayi’ye şans verdik Tercihimiz böyle oldu.”
]]>Karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Buruk, sözlerine Irak’ın kuzeyindeki Pençe-Kilit Harekatı bölgesinde şehit olan askerler için başsağlığı dileğinde bulunarak başlayarak, “Aldığımız şehit haberleriyle ülke olarak hepimiz çok üzüldük. Birçok aile bundan yandı. Ülke olarak bizim için zor ve kötü bir gün. Bunun son bulmasını diliyorum.” dedi.
Okan Buruk, maçta rakiplerinin baskı yapmayacağını bildiklerini dile getirerek, “Çünkü çok sert baskılar yapan bir takım değil. Daha çok alanında bekleyip, rakibin hata yapmasını bekleyen bir takım. Maçta bugün ekstra bekleyen bir takım vardı karşımızda. Özellikle ilk yarıda topa sahip olma yüzdemiz, oyun içindeki üretkenliğimiz rakibimize göre daha iyiydi. Rakibimizin çok fazla geride bekledi, topu bize bıraktı. Oyun kurmakta çok rahat ettik ama iki ve üçüncü bölgeye geçmede çok iyi işler yapmadık. Bu da bizim üretkenliğimizi etkiledi. Rakibimize ilk yarıda bir şut fırsatı verdik.” diye konuştu.
Tecrübeli teknik adam, Fenerbahçe ceza sahasında ilk yarıda Mauro Icardi’ye yapılan müdahalenin penaltı olduğunu savunarak, şunları kaydetti:
“VAR odasından verilmeyen net bir penaltı vardı. Boks ringlerinde atılan cinsten bir yumruktu belki de. Maalesef bu gözükmedi. Yayıncı kuruluşun da bunu net göstermediğini öğrendik. Bütün dünyanın seyrettiği bir derbi. Birçok ülkede bu maç yayımlandı. Biz burada gol ve pozisyon olmadığı için kendimizi eleştiriyoruz ama yayıncının da kameralarını fazlalaştırmasını, ceza sahasındaki net pozisyonla ilgili görüntüleri vermesini insanlar da talep ediyor. Türk futbolunu eleştiriyoruz ama Türk futbolu içerisindeki diğer paydaşların da yaptığını eleştirelim diye söylüyorum. Maçın geneline baktığımızda iki takım da net pozisyon üretmedi. Seyir zevki olan bir maç olmadı. Herkes sonuca odaklandı. Kazanabileceğimiz bir maçtı.”
Okan Buruk, müsabakada rakiplerine isabetli şut izni vermediklerini anlatarak, “Hücum hamleleri de yaptık. Rakibimizin de hamleleri oldu. Bu maçlar önemli ve değerli. Herkesin kazanmak istediği maçlar. Bugün deplasmanda bir oyun oynamadık aslında. Rakibimizden baskı yemedik. Pozisyon ve isabetli şut yemedik. Baskı altında bir deplasman olarak geçirmedik. Bunu da takımın disiplin ve konsantrasyonuyla yaptık. Eksik olan taraf, kendi üretkenliğimizin altında kaldık.” ifadelerini kullandı.
Topun oyunda kalma süresinin çok düşük olduğu belirtilerek yöneltilen bir soru üzerine Buruk, “Çok fazla faul oldu. Çok fazla itiraz oldu. İtirazlar da zaman zaman çok uzadı. Hakem bir pozisyonla ilgili gelip, kenarda pozisyonu anlattı. Oyunculara da her şeyi anlatacak bir şey yok. İki takım da zaman zaman fazla itiraz etti. Hakem orada belki oyuncuları etrafından gönderebilirdi. Ama derbi maçlar biraz böyle oluyor. İki takım da oyunun hızlanmasına izin vermedi. Beklentilerin altında kalan bir derbi oldu. Kazanmak için gelmiştik. Maçın sonuna kadar kazanma hamleleri yaptık. Deplasmanda oynanan bir maç. İkinci maçı sahamızda oynayacağımız için bu sonuç bizim için bir avantaj.” değerlendirmesinde bulundu.
Oyun planları ve son maçtaki iyi performansından dolayı Kerem Demirbay’ı derbide tercih ettiğini aktaran Buruk, Davinson Sanchez’in TFF Süper Kupa’daki maçta oynayıp oynamayacağına 2-3 gün içinde yapacakları değerlendirmeyle karar vereceklerini dile getirdi.
“Tarih olarak kötü bir tarih”
Okan Buruk, Fenerbahçe ile 29 Aralık Cuma günü Suudi Arabistan’da oynayacakları TFF Süper Kupa maçının tarihini doğru bulmadığını vurgulayarak, “Tarih olarak iki derbinin üst üste gelmesi Süper Kupa’nın anlamını azaltıyor. Bu maçın golsüz bitmesi belki orada gol beklentisini yükseltme anlamında olumlu olacak. Tarih olarak kötü bir tarih. Hem iki maçın arka arkaya gelmesi hem ligde en çok yorulan iki takımın dinleneceği haftada derbi koyulması… Oyuncuların da dinlemesi gerekiyor. Tek dinleneceğimiz tarih olduğu için doğru bulmuyorum. Tabii ki kupayı kazanmak istiyoruz. Müzemize bir kupa daha götürmek istiyoruz.” açıklamasında bulundu.
Karşılaşmada sol bekte görev verdiği Barış Alper Yılmaz’ın iyi mücadele ettiğini anlatan Buruk, milli futbolcunun bu bölgedeki performansından memnun olduklarını ifade etti.
Tecrübeli teknik adam, Fenerbahçe’nin Brezilyalı futbolcusu Fred’in TFF Süper Kupa maçında oynayacak olmasıyla ilgili soruya, “Fred önemli bir oyuncu. Fenerbahçe için de oyun içerisinde önemli rolü olan bir oyuncu. Bizim için değişmiyor. Her maç her takıma karşı aynı oyunu oynuyoruz. Planımız belli. Galatasaray’ın oyun planı içerisinde dominant olmak, daha önde oynamak var. Bizim için çok fazla bir şey değişmeyecek. Fenerbahçe için oynadığı zaman çok şey değişiyor. Burada ona dikkat etmemiz gerekecek.” cevabını verdi.
]]>