
FIÇI İÇİNDE ERKEK CESEDİ BULUNDU
Alınan bilgiye göre, Bozyazı ilçesine bağlı Ustalar Mahallesi’nde bulunan çöp dökme alanında plastik fıçı içerisinde çıplak vaziyette erkek cesedi görüldü. Cesedi gören vatandaşın ihbarı üzerine bölgeye jandarma, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.

ELLERİ VE KOLLARI BAĞLIYMIŞ
Güvenlik güçleri bölgede önlem alırken, henüz kimliği belirlenemeyen erkek cesediyle ilgili soruşturma başlatıldı. Bozulmaya yüz tutmuş haldeki erkek cesedinin elleri ve ayaklarının bağlı olduğu öğrenildi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi’nde 2019 yılında makine tasarım teknolojisi, otomasyon, elektrik elektronik, metal teknolojisi ve plastik teknolojisi alanlarında eğitim öğretime başlayan lisede, öğrenciler geri dönüşümden elde ettikleri malzemelerle farklı alanlara yönelik çalışmalar yapıyor.
Okulun Sıfır Atık Kulübündeki 35 öğrenci, geri dönüşüm için topladıkları şişe kapaklarını makine bölümü öğretmeni Ali Yar’ın gözetiminde öğütme makinesinde parçalayarak dönüşüme kazandırıyor.
Öğrenciler, geri dönüştürdükleri malzemeden okuldaki enjeksiyon makinesi yardımıyla mangala benzeri “beştemse” adlı kutu oyunun tablası ve boncuklarını üretiyor.
Okul müdürü Bülent Seğmen, AA muhabirine, 2019’da eğitim öğretime başlayan okulda makine tasarım teknolojisi, otomasyon, elektrik elektronik, metal teknolojisi ve plastik teknolojisi alanlarında faaliyet gösterdiklerini söyledi.
Son teknolojiyle donatılmış okulda 1300 öğrencinin okuduğunu anlatan Seğmen, şöyle konuştu:
“Öğrencilerimiz dışarıdan alınan siparişlerle gerçek işlerde çalışma fırsatı da buluyorlar. Okulumuzda bir iktisadi işletme var. Öğrencilerimizin sadece eğitim olarak değil bütünüyle gelişimini sağlamayı düşünüyoruz. Bu kapsamda Sıfır Atık projesine de destek veriyoruz. Okuldaki atık malzemeleri topluyoruz. Bunlardan okulda öğrencilerimizin yaptığı kalıplarla kendi makinelerimizde ürünler elde ediyoruz. Hazırladığımız kutu oyunu ‘beştemse’ tablaları Romanya’da yapılan bir yarışmada kullanıldı. Böylece okul olarak ilk ihracatımızı yaptık. Öğrencilerimizin kullandığı pet şişeler ve buna bağlı plastik malzemelerin hiçbiri boşa gitmiyor. Son dönemde birkaç fabrika ve bir okul, plastik atıklarını bize göndermeye başladı. Onları da ileri dönüşüm projesine dahil ediyoruz. Hem dönüşümü sağlamış oluyoruz hem de öğrencilerimizde geri dönüşüm bilincini yerleştiriyoruz. Bu arada yaptığımız kalıplar ve üretimle öğrencilerimiz gerçek bir iş üzerinde çalışmış oluyor.”
“Bir oyun tablasını hazırlamak 10 dakika sürüyor”
Okulda plastik alan şefi olarak görev yapan makine bölümü öğretmeni Ali Yar da öğrencilerinin sıfır atık konusunu ön planda tuttuğunu anlattı.
Plastik atık kullanabilecekleri projeleri değerlendirdiklerini vurgulayan Yar, şunları kaydetti:
“Okulumuzda günlük 1300 şişe kapağı ortaya çıkıyor. Sıfır Atık Kulübü’ndeki 35 öğrenciyle bunları toplamaya başladık. Dünya Kumalak Federasyonu okulumuza metalden beştemse oyunu tablası üretme fikriyle geldi. Ancak maliyeti düşürmek ve sıfır atık prensibini yaygınlaştırmak için plastikten yapılabileceğini söyledik. Bu fikir çok hoşlarına gitti. Okulda ortaya çıkan su şişeleri kapaklarından oyun tablasının üretimini yaptık. Bir oyun tablasını hazırlamak 10 dakika sürüyor. Romanya’daki şampiyona için geçen yaz mevsiminde 50 beştemse oyun tablası gönderdik.”
Plastik bölümü öğrencisi Azra Rüzgar da Kazakistan’ın geleneksel oyunlarından beştemsenin tablalarını hazırlamak için plastik su şişelerinin kapaklarını topladıklarını dile getirerek, “Kırdığımız kapakları daha sonra burada enjeksiyon makinalarının kalıbına aktarıyoruz. Kalıplardan çıkardığımız oyun tablalarını küçük vidalar aracılığıyla birleştiriyoruz. Dönüştürdüğümüz plastikten yararlı bir şeyler üretmek mutlu ediyor.” diye konuştu.
]]>ÇÜ Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sedat Gündoğdu, mikroplastikler ve plastik kirleticiler üzerine yaptığı çalışmalarla ilgili ÇÜ Türkoloji Araştırmaları Merkezi’nde konferans verdi. Doç. Dr. Gündoğdu, plastik geri dönüşüm fabrikalarının atıkları, burada meydana gelen yangınlar, gömülü olarak bulunan çöp döküm sahaları, seracılıkta örtü altı yetiştiriciliğinde kullanılan poşet ve plastik malzemelerin Çukurova’nın bereketli topraklarını ‘plastik ovası’na dönüştürdüğünü anlattı. Bu bölgede karpuz ve örtü altı yetiştiriciliğinin yoğun olarak yapıldığını hatırlatan Doç. Dr. Gündoğdu, Karpuzu neden plastiğin altında yetiştiriyoruz, tadı mı güzel oluyor Hayır, sadece bunu 20 gün daha erken hasat etmek için yapıyoruz. Hasattan sonra plastik atıklar toplanmadığı için rüzgarla çevreye savrulup, parçalanıyor. Denize ve içme sularımıza kadar karışıyor. Yine biber, domates, salatalık ya da kabak gibi ürünlerin yetiştirilmesinde aynı sorunlar yaşanıyor. Örtü altı yetiştiriciliğinin su tasarrufu açısından avantaj olduğu söyleniyor. Ama örtü altı yetiştiriciliği yaparken sadece kullandığınız sudan tasarruf ediyorsunuz. O plastiğin üretimi ve geri dönüşümünde kullanılan suyu hesaba katmıyorsunuz. Ayrıca denizel ortamlarımızı da kirletiyor. Dolayısıyla 20 gün için tüm toprakları plastik ve mikroplastik ile kirletmek gibi bir tercihte bulunuyoruz. Bunu engellemek için erken hasat yaklaşımını terk etmemiz lazım diye konuştu.
‘TÜRKİYE’DE HER AY 12 GERİ DÖNÜŞÜM TESİSİ YANIYOR’
Plastiğin yanıcı bir malzeme olduğunu ve bundan dolayı yangınların da meydana geldiğine vurgu yapan Doç. Dr. Gündoğdu, Türkiye’de her ay yaklaşık 12 tane plastik geri dönüşüm tesisi yanıyor. Yılda 150’ye yakın plastik geri dönüşüm tesisi, büyük yangınlara sahne oluyor. Bunlar, büyük çaplı yangınlar. Dumanını 10 kilometre öteden görebildiğiniz yangınlardır. Küçük yangınları dahil etsek bunun sayısı, ayda 50-60 olabilir. Adana’da bu yangınların sıklıkla gerçekleştiği yerlerden biri. Geçtiğimiz aylarda Sarıhamzalı’da bir geri dönüşüm bölgesinde 7-8 fabrika bir arada yanmıştı. Ondan önce Toprakkale’de 2 yıl süreyle art arda aynı tesis yanmıştı. Bu örnekler, çoğaltılabilir. Plastiğin olduğu yerde yangın da olur dedi.
‘BM PLASTİK ANLAŞMASINA ÜRETİM KISITLAMASI KOYMALI’
Dünyada plastik kirliliğini çalışan 300 bilim insanı olarak bir koalisyon kurduklarını ve bu sorunların çözümünün üretim kısıtlaması olduğu sonucuna vardıklarını bildiren Prof. D. Gündoğdu, Bilim insanları koalisyonu adı altında dünyada plastik kirliliğini çalışan 300 bilim insanı olarak Birleşmiş Milletler’in, BM Plastik Anlaşması’na üretim kısıtlaması koyması için uğraşıyoruz. Çünkü üretim kısıtlaması olmadan iyi bir atık yönetimi olsa bile maalesef bu kirliliği çözemiyoruz. Tüm çalışmalar bunu gösteriyor. Bireysel olarak bardak, pipet kullanmamak bir tercih ancak sorunun çözümü değil. Sadece sizi plastiğin maruziyetinden bir nebze koruyor. Ancak kirlenen ekosistemle plastikten beslenmek zorunda kalıyorsunuz diye konuştu.
]]>