Yavaş, Cumhuriyet Meydanı’ndaki programda, “İnsanlar Milli Mücadele rotasında gezerken, burada binlerce yıl öteden kalmış, UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ne giren Gordion’u da ziyaret edecek. İnşallah Polatlı’mız tarım şehri olmanın yanında bir kültür şehri, turizm şehri olma yolunda önemli adımlar atacaktır.” dedi.
Polatlı Belediye Başkanı Mürsel Yıldızkaya da “Yoklukla, kıtlıkla boğuşan bir milletin böyle zafer kazanmasının altında yüksek bir şuur ve ruh vardır. O ruhun adı da Sakarya ruhudur. Sakarya ruhunu diri tutmak, genç kuşaklara aktarmak da bizim tarihi sorumluluğumuzdur. Biz Polatlı Belediyesi olarak Sakarya ruhunu diri tutmak için bütün imkanlarımızla gayret gösteriyoruz.” ifadesini kullandı.
Konuşmaların ardından şarkıcı Sefo, konser verdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Polatlı Belediyesince 13 Eylül Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen panele, Polatlı Belediye Başkan Yardımcısı Bilal Haşim Avcı, belediye meclisi üyeleri, siyasi partilerin ilçe başkanları ve üyeleri, STK temsilcileri ile vatandaşlar katıldı.
Program, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşının okunmasıyla başladı.
Hacettepe Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ayten Sezer Arığ yönetiminde gerçekleştirilen panelde, Hacı Bayram Veli Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası ilişkiler Bölümü Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cemalettin Taşkıran, Hacettepe Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Seyfi Yıldırım ve Emekli Albay öğretim görevlisi Doç. Dr. Abdullah Cüneyt Küsmez, Kurtuluş Savaşı, Sakarya Meydan Muharebesi, savaş sürecinde Yunanistan ve İngiltere’nin tutumu konusunda katılımcıları bilgilendirdiler.
Panelde Sakarya Meydan Muharebesinin önemini anlatan Prof. Dr. Cemalettin Taşkıran, “Sakarya Zaferi gerçekleşmeseydi Büyük Taarruz olmayabilirdi. Birinci adım Sakarya zaferidir. İkinci adım ise 1 yıl sonra gerçekleşen Büyük Taarruz’dur. Çanakkale diriliştir, Sakarya bu milletin ayağa kalkığı yerdir.” dedi.
Yunan tarafının Anadolu işgaline bakışını anlatan Prof. Dr. Seyfi Yıldırım da İngiliz’in maşası olan Yunan ordusunun 120 bin askerle Anadolu’ya çıktığını, Britanya İmparatorluğunun teknik ve teçhizatıyla donatıldığı, gerçekte Yunan ordusunun Türklerle mücadele gücünün olmadığını söyledi.
Savaşın bilançosunu rakamlarla veren emekli albay öğretim görevlisi Doç. Dr. Abdullah Cüneyt Küsmez, subaylar savaşı yaşandığını, 39 bine yakın kayıp verildiğini ve Sakarya Savaşı’nın Yunan ordusunun savaşma arzu ve azmini kırdığını anlattı.
Oturumun moderatörlüğünü yapan Prof. Dr. Ayten Sezer Arığ, milli mücadeleyi gerçekleştiren Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşlarını, özellikle kadınlar olmak üzere Anadolu insanını rahmet ve minnetle andıklarını belirterek, “Allah bu millete düşman ayağı bastırmasın.” ifadelerini kullandı.
Program sonunda panelistlere hediye takdimi yapıldı, hatıra fotoğrafı çekildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ankara’nın Polatlı ilçesinde faaliyet gösteren bir buğday tohum firması iddialara göre, birden fazla firma ve 100’ün üzerinde çiftçinin ürünlerinin parasını vermeden ortadan kayboldu. Toplamda piyasa değeri 150 milyon TL’nin üzerinde olan mahsullerinin tahsilatını alamayan çiftçiler durumdan şikayetçi oldu. Şikayet üzerine firmanın kapılarına polis ekipleri tarafından mühür vuruldu.
Ayrıca firma sahipleri, 2017 yılından beri güven oluşturarak çiftçilerden tarım ürünlerini topladıkları ve belli bir süre sonra karşılığında yüksek kazanç vaadiyle geri ödeme yapacaklarını iddia ettikleri belirtiliyor.
Çiftçilerin yaptığı şikayetler sonucunda Polatlı Cumhuriyet Savcılığına ulaşan 100’den fazla mağdur olduğu ve bazılarının ellerinde senet bile olmasına rağmen ürünleri gizlice ellerinden çıkardıkları için mağduriyet yaşadıkları ifade edildi. Firma sahibi S.C.’nin bu faaliyetler içindeyken aynı zamanda 1926 Polatlı Belediyespor Başkanı görevini de sürdürdüğü ortaya çıktı.
“Bürolarını kapatıp ortadan kayboldular”
Polatlı Devlet Hastanesi’nde 22 yıllık başhekimlik görevinin arından emekli olarak çiftçilik yaptığını aktaran mağdur Ali Rıza Koçoğlu, “Buğdayı kaldırdığımızda TMO’ya verecektim. Geldiler, ‘Buğdayı bize ver hocam, 6 Aralık’ta parasını vereceğiz’ dediler. 259 ton buğdayı onlara teslim ettik. Bunlar tohumluk yaptılar, millette sattılar. 6 Aralık’ta paramızı verecekti. 5 Aralık’ta bürolarını kapatıp ortadan kayboldular” ifadelerini kullandı.
Bir sene önce de aynı kişilere buğdayını teslim ettiğini ve borcunu geri alması ile güven sağladıklarını dile getiren Ali Rıza Koçoğlu, “Gübre ve tohum üretip satıyorlardı. Tohum ve gübre bayisiydi. Biz de bu sene hatta tohumu ve gübreyi oradan aldık. Ondan sonra gerisini alıp gittiler” dedi.
“Depomuz olmadığı için oraya teslim etmiştik”
Ailesi ile tarlalarında bu yıl 600 dönümlük bir araziye buğday ektiklerini dile getiren mağdur Edem Koçoğlu, “Buğday ekilişinden verim aldık. Gayet güzel bir yıldı. O bütün ürünümüzle birlikte Ahi Tohum’un sahipleri Sevgi Coşkun ve eşi Cihangir Coşkun’un işlettiği işletmeye ürünümüzü teslim ettik. Polatlı’da tanınıyorlardı. Bilindik bir aileydi. Bizler de güvendik. Dolayısıyla ürünümüzü verdikten sonra geri belli bir süre bekletip daha sonra da depomuz olmadığı için oraya teslim etmiştik. Sonra da belli bir karla birlikte o zamanın aralık ayının fiyatıyla bize verdiğimiz mahsulü sattıktan sonra parayı iade edeceklerdi. Ancak işte bu Ahi Tohum ürünümüzün parasını vermedi” diye konuştu.
“Tanınan bir aileydi ama bizi yanılttılar”
Polatlı’da 100’ün üzerinde çiftçinin mağduriyetinin olduğunu belirten Koçoğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Her gün birbirimizi arıyoruz, diğer çiftçilerle konuşuyoruz. Elimizde senet vardı. O senedi mahkemeye verdik. Haciz ve benzeri işlemler devam ediyor. Şu anda takip altında. Sevgi Demir Coşkun, biz bu şikayeti bulunmadan önce yurtdışına kaçtı. Onun yanında eşi Cihangir Coşkun da İstanbul’da yakalandı. Silivri Cezaevine konulmuş. Yüzün üzerinde kişi ve 150 milyon TL’nin üzerinde miktarı vermedikleri, alıp kaçtıkları söyleniyor ama üzerlerinde ne bir ev, ne bir arabada yok. Dolayısıyla haciz edilecek bir şey de bulamadık. Burası Ankara’nın ve Türkiye’nin tarım ambarı. Dolayısıyla güven esaslı biz depoya bıraktık. Ayrıca, Sevgi Coşkun 1926 Polatlı Belediyespor kulübünün başkanlığını da yapıyordu. Dolayısıyla tüm Polatlı güveniyordu. Onlara kulüp başkanlığını da emanet etmişlerdi. Tanınan bir aileydi ama bizi yanılttılar. Herkesi yanıttılar, herkes mağdur. Dolayısıyla tarım, çiftçilikte bu nedenden dolayı her gün geriliyor ve gerilemekte. Dolayısıyla insanlar bundan sonra çiftçilik belki yapamayacak, bu kayıplarını karşılanmasını talep ediyorlar. Bu nedenle biz yasal hakkımızı da kullanıyoruz.” – ANKARA
]]>