Polonya Dışişleri Bakanı Radoslaw Sikorski, Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock, Fransa Dışişleri Bakanı Jean- Noel Barrot, İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani ve önümüzdeki dönem AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi görevini üstlenecek Kaja Kallas Polonya’nın başkenti Varşova’da bir araya geldi.
Transatlantik ilişkilerin geleceği, güçlü ve dayanıklı Avrupa’nın inşası ve Ukrayna’ya yardımların devam etmesi konularının ele alındığı toplantıya İngiltere Dışişleri Bakanı David Lammy ile İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares de görüntülü olarak katıldı. Toplantının davetlileri arasında bulunan Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sibiha ise çeşitli temaslar için ABD’ye gittiği için toplantıya katılamadı.
Dışişleri Bakanları yaklaşık iki saat süren görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Toplantıya ev sahipliği yapan Polonya Dışişleri Bakanı Sikorski, Ukrayna halkı ile birlik ve dayanışma içerisinde olduklarını belirtirken, diğer Dışişleri Bakanları ile birlikte Rusya’ya yönelik yaptırımların Rusya Ukrayna topraklarından çıkana ve Ukrayna’nın yeniden inşası masrafını karşılayana kadar daha da sertleştirilerek sürdürülmesi konusunda hemfikir olduklarını söyledi.
Yaptırımların Rusya’nın askeri potansiyelini etkili bir şekilde zayıflattığını, Rusya’yı ekonomik olarak da izole ettiğini belirten Sikorski, “Putin Rusya’sı yalnızca Avrupa için değil, dünya düzeni için de en ciddi güvenlik tehditlerinden birini oluşturmaya devam ettiği hususunda bir yanılsamamız bulunmamakta. Rusya’nın amacı Avrupa güvenlik mimarisini kalıcı olarak yıkmak. Onun emperyalist hırslarına kararlı bir şekilde karşı koymalıyız” dedi.
Bugünkü toplantının Donald Trump başkanlığındaki yeni ABD yönetimine yönelik ortak bir mesaj oluşturulmasına da hizmet ettiğini belirten Sikorski, “Mevcut jeopolitik durumda Avrupa-ABD işbirliğinin transatlantik toplumunun refahı ve güvenliği açısından hayati önem taşıdığına inanıyoruz. Yalnızca güçlü transatlantik bağlar, Rusya ve diğer devletlerden gelen artan tehditlere etkili şekilde karşı koymamıza olanak sağlayacaktır” dedi.
“Belirleyici faktör ABD Başkanı’nın adı değil, AB-ABD ilişkilerinin yakınlığı”
Almanya Dışişleri Bakanı Baerbock ise güvenliklerini korumak için NATO’nun Avrupa kanadını daha da güçlendirilmesi konusunda hemfikir olduklarını belirtirken, NATO üyesi ülkelerin savunma harcamalarını arttırmalarının önemine dikkat çekti. AB-ABD ilişkilerine değinen Baerbock, belirleyici faktörün ABD Başkanı’nın adı değil, AB-ABD ilişkilerinin yakınlığı olduğunu söyledi. Baerbock, “Bu anlamda bir kez daha altını çizmek isterim ki Avrupa’da barışın güvenliğinin sağlanmasına ara vermeyeceğiz” dedi.
“Umut ediyoruz ki bu kış savaşın son kışı olur”
İtalya Dışişleri Bakanı Tajani, Ukrayna’nın yeniden inşası konulu ortak konferans hazırlıkları içerisinde olduklarını söyledi. Savaş halen devam ederken enerji iletim hatlarının yeniden inşasını düşünmek zorunda olduklarını belirten Tajani, “Kış mevsiminin Rusya’nın baş müttefiki olmasına izin veremeyiz, umut ediyoruz ki bu kış savaşın son kışı olur” ifadelerini kullandı. – VARŞOVA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kuşçuoğlu ile antrenör Yasin Aydın ve Ankara’da Türkiye Olimpiyat Hazırlık Merkezi’nde hazırlıklarını tamamlayan haltercilerden 55 kiloda Harun Algül, 67 kiloda Yusuf Fehmi Genç ile +109 kiloda Ali Oflaz, AA muhabirine açıklamalarda bulundu.
Polonya’daki şampiyonada genç erkeklerde 10 sporcu, 23 yaş altı erkeklerde ise 3 sporcu ile yarışacaklarını belirten Kuşçuoğlu, “Hemen hemen bütün takımdan madalya bekliyoruz özellikle genç takımımızdan takım halinde şampiyonluk bekliyoruz. 23 yaş altı takımımızdan da Yusuf Fehmi Genç’ten şampiyonluk bekliyoruz, Ali Oflaz ve Harun Algül’den de madalya bekliyoruz.” dedi.
Türkiye’yi Paris 2024’te Muhammed Furkan Özbek’in temsil ettiğini hatırlatan Kuşçuoğlu, “Özellikle Paris’te madalyaya çok yaklaştık, antrenmanlarda, hazırlık evresinde şampiyon olacak kadar derecelere ulaştık ama son hafta bir sakatlık yaşadık ve o esnada bile Paris’te gelen dördüncülüğü başarı sayar olduk. Yaşadığı sakatlık bizi madalyadan etti, diyebiliriz. Aslında Paris’te her halükarda madalya bekliyorduk ama bir şanssızlıktır olmadı, inşallah Los Angeles Olimpiyatları’nda fazlasıyla telafi edeceğiz. 2028 için hedefimiz özellikle buradaki gençlerimizi hazırlamak çünkü artık onlar bu seviyeye ulaştı.” şeklinde konuştu.
“Geçen yılki Avrupa takım ikinciliğini kesinlikle aşacağız”
Geçen yıl Gençler Avrupa Şampiyonası’nda takım halinde ikincilik kupasını kaldırdıklarını hatırlatan Kuşçuoğlu, “Daha sonra geçen yıl Büyükler Avrupa Şampiyonası’nda takım halinde erkeklerimiz üçüncü oldu, 2’si altın 9 madalya kazandık. Şimdi Polonya’da bunu kesinlikle aşacağız. Özellikle hem kadınlar hem erkekler genç takımımızdan şampiyonluk bekliyoruz. Bireysel olarak da genç takımdaki Ramazan Efe Yılmaz, Kaan Kahriman, Muhammed Emin Burun, Enes Çelik’ten, 23 yaş altında Yusuf Fehmi Genç’ten ve Ali Oflaz’dan da altın madalya bekliyoruz.” ifadelerini kullandı.
Milli takım antrenörlerinden Yasin Aydın da “Sporcularımızla güzel bir performans yakaladık, inşallah Polonya’da da sporcularımızla madalyaları alacağız. 23 yaş altı milli takımı olarak iddialıyız, üç sporcumuzdan da altın madalya bekliyoruz.” dedi.
Yusuf Fehmi: “Olimpiyat altın madalyası, çok uzak hedefler değil”
Polonya’da 67 kiloda podyuma çıkacak, 2022 yılında büyükler kategorisinde dünya şampiyonu olan Yusuf Fehmi Genç ise şunları kaydetti:
“2024 Paris Olimpiyatları bitti yeni bir sezona giriş yaptık. Dinlendikten sonra yaklaşık 2,5 aydır çalışmalarımız devam ediyor. Tabii asıl hedefimiz Bahreyn’de yapılacak Büyükler Dünya Şampiyonası, 2022 yılında büyükler dünya şampiyonu oldum. Polonya’ya da altın madalya kazanmak için gidiyoruz. Şu an start listesinde birinci sırada gözüküyorum, bir aksaklık olmazsa inşallah ülkeme altın madalya getireceğim.”
Katıldığı bütün şampiyonalara 2028 Los Angeles Olimpiyatları’na hazırlık gözüyle baktığını ifade eden Yusuf Fehmi, şöyle konuştu:
“Bahreyn Büyükler Dünya Halter Şampiyonası’nda da hedefim şampiyonluk hatta üstüne bir de rekor kırmayı hedefliyorum, şu an silkmede dünya rekoru 190 kilo, antrenmanlarda şu anda silkmede 180’e kadar geldim 10 kilo kaldı, aslında fazla bir şey kalmadı. Bayreyn’e de 1,5 aylık bir süremiz kaldı inşallah yaparım. Ülkeme hem altın madalyamı hem de rekoru da getiririm. Basamak basamak ilerliyoruz çok fazla zorlamadan. 2024 Paris’e hazırlık için fazla zamanım kalmamıştı, 2028 olimpiyatlarına uzunca bir zamanımız var onu çok iyi bir şekilde değerlendirip inşallah Los Angeles’e gidip altın madalya almak istiyorum. Olimpiyat altın madalyası, çok uzak hedefler değil, yapılabilecek hedefler biz kendimize inanıyoruz, ben de yapabileceğimi düşünüyorum. 2024 Paris bizim için büyük bir tecrübe oldu, o madalyayı alacağız inşallah.”
Polonya’da Harun Algül ve Ali Oflaz’ın da hedefi şampiyonluk
Milli haltercilerden Harun Algül de Polonya’daki şampiyonaya günde çift antrenmanla yoğun bir kamp sürecinde hazırlandıklarını belirterek, “Güzel çalıştık, Polonya’da madalya alacağımıza inanıyorum. Benim kilomdaki yarış biraz çekişmeli geçecek gibi ama orada madalya kazanıp yine ülkemizi, memleketimizi gururlandıracağız. Polonya’dan sonra da Büyükler Avrupa Şampiyonası’nda da madalya kazanmayı çok istiyorum.” değerlendirmesinde bulundu.
Şampiyonada +109 kiloda podyuma çıkacak Ali Oflaz ise “Daha önce iki kere gençlerde Avrupa şampiyonu oldum, bir kez Avrupa ikincisi oldum. Polonya’ya çok güzel hazırlandık, inşallah buradan da Avrupa şampiyonluğu bekliyoruz. Daha sonra Büyükler Avrupa Şampiyonası var ona da hazırlanıyorum. İlk hedefimiz Polonya’dan altın madalya, madalyamı abime armağan edeceğim. Annem babam ve ailem Konya’da, annem beni izledikçe duygulanır onlara armağan edeceğim.” şeklinde konuştu.
Kadın milli haltercilerin 7’sinden madalya bekleniyor
Öte yandan Polonya’daki Avrupa Şampiyonası’na Konya’da hazırlanan kadın milli haltercilerin Teknik Direktörü Ferhat Coşkun da “Genç kadın milli takımımızla hazırlıklarımızı tamamladık. Takımda yer alan 45 kiloda Ezgi Kılıç ve Yağmur Melek Şahin, 55 kiloda Merve İlden, 64 kiloda Tuğba Nur Koz ile Yezda Akar, 59 kiloda Tuba Kılınç, 71 kiloda Medine Saime Balaban, 81 kiloda Canan Korçak, 87 kiloda Büşra Çan ve +87 kiloda ise Fatmagül Çevik ile madalya arayacağız. Kadın sporcularımızın 7’sinden madalya bekliyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Alp disiplini, kros kaya ve satrançta ilk müsabakalar yapıldı ve bu branşlarda madalyalar sahiplerini buldu. Futsal ve curlingte ise grup müsabakaları devam etti.
Alp disiplini Super Giant kategorisinde erkeklerde altın madalyayı Fransız sporcu Niccolas Sarremejane, 53.30’luk derecesiyle aldı. Gümüş madalya Polonya’da 53.36’yla Bruno Lukaszyk’e, bronz madalya ise Fransa’dan 53.38’le Thomas Luxcey’e gitti.
Bu kategoride piste çıkan Türk sporculardan İdris Şişmek 1.00.52’yle 16’ıncı, Hamdi Yağcı 1.01.01’le 17’nci, Ali Çat ise 1.08.44’le 18’inci olarak yarışı tamamladı.
Kadınlar Super Giant’ta ise altın madalyayı Avusturyalı sporcu Melissa Koeck 55.18’le, gümüş madalyayı Japonya’dan Yuki Tanae 56.85’le, bronz madalyayı ise Almanya’dan Nele Schutzbach 57.55’lik derecesiyle aldı.
Alp disiplini Super Giant kategorisinde madalyalar:
Erkekler:
1- Niccolas Sarremejane (Fransa) 53.30
2- Bruno Lukaszyk (Polonya) 53.36
3- Thomas Luxcey (Fransa) 53.38
Kadınlar:
1- Melissa Koeck (Avusturya) 55.18
2- Yuki Tanae (Japonya) 56.85
3- Nele Schutzbach (Almanya) 57.55
Kros kayak
Kros kayakta erkeklerde 10 km, kadınlarda ise 5 km bireysel yarışlarda madalyalar verildi.
Kadınlar 5 kilometrede madalya alan sporcular şöyle:
1- (Yelizaveta Noprienko (Ukrayna) 14.40.7
2- Weiqin Zhang (Çin) 15.19.9
3- Xiangxxiang Mao (Çin) 15.36.8
Erkekler 10 kilometre madalya alanlar:
1-Ruslan Denysenko (Ukrayna) 26.09.1
2-Andriy Andriyishyn (Ukrayna) 27.44.4
3-Dmytro Mazhaiev (Ukrayna) 28.14.4
Futsal kadınlarda ikinci maçlar oynandı
Futsalda kadınlarda ikinci karşılaşmalar yapıldı.
Türkiye, organizasyona gelmeyen Kenya’nın sahaya çıkmamasıyla rakibini hükmen 5-0 yenerek ilk galibiyetini elde etti.
Futsalda günün sonuçları şöyle:
A Grubu:
Kenya-Türkiye: 0-5 (Hükmen)
Almanya-Polonya: 6-3
B Grubu:
İtalya- Brezilya: 0-5
Japonya-İrlanda: 3-0
Curling karışık takımlarda grup maçlarına devam edildi
Türkiye, organizasyona katılmayan Kenya’yı hükmen 2-0 yenerek ilk galibiyetini aldı. Günün ikinci maçında ise milli takımımız Ukrayna’ya 14-1 yenildi.
Curlingte günün sonuçları:
Polonya-Ukrayna 3-9
Kenya-Türkiye: 0-2 (Hükmen)
Macaristan- İsviçre: 7-3
Japonya-Çin 6-8
İsviçre-Kenya: 2-0 (Hükmen)
Japonya- Güney Kore: 1-9
Ukrayna-Türkiye: 14-1
Polonya-Macaristan: 6-7
Satrançta bltiz kategorisinde şampiyonlar belli oldu
Satrançta blitz (Yıldırım) kategorisinde madalyalar sahiplerini buldu.
Erkeklerde 61 sporcunun katıldığı müsabakalarda Türk sporculardan Ahmet Taha İnal 29’uncu, Oktay Kılıç. 53’üncü, Ahmet Oğuz Coşar 55’inci, Onur Üzülgü 56’ncı, Mahfuz Ateş 57’nci, Alpasla Coşar 59’uncu oldu.
Kadınlarda ise 33 sporcu arasından Türk sporculardan Fatma Çapaklı 26’ncı, Ayşe Uyanık 27’nci, Gülçin Sungul 28’inci, Nazlı Malkoç Tandıverdi 30’uncu oldu.
Madalya kazanan sporcular şöyle:
Erkekler:
1-Pawel Piekielny (Polonya)
2- Bogdan Bozinovic(Hırvatistan)
3- Dragan Zivil (Sırbistan)
Kadınlar:
1- Anastasija Parhomenko (Letonya)
2- Zuzazanna Lukasik (Polonya)
3- Viktoria Cseke (Macaristan)
Madalya sıralaması:
Madalya sıralamasında Ukrayna 2 altın, 1 gümüş ve 1 bronz madalyayla zirvede yer aldı. Sıralama şöyle:
Takım Altın Gümüş Bronz Toplam
1- Ukrayna 2 1 1 4
2- Polonya 1 2 – 3
3- Fransa 1 – 1 2
4- Letonya 1 – – 1
4- Avusturya 1 – – 1
6- Çin – 1 1 2
7- Japonya – 1 – 1
7- Hırvatistan – 1 – 1
9 -Almanya – – 1 1
9- Sırbistan – – 1 1
9- Macaristan – – 1 1 – ERZURUM
]]>Ursula von der Leyen tarafından yapılan açıklama, önümüzdeki hafta içinde resmileştirilecek bir kararla, Polonya için geçtiğimiz yıl durdurulan Avrupa Birliği karşılıksız yardım, kredi ve fon aktarımlarının yeniden başlayacağı yönündeydi.
Para musluklarının açılacağı haberi Polonya ve Doğu Avrupa basınında “Polonya’ya Euro yağmuru başlıyor” manşetleriyle yer aldı.
Gerçekten de haber basında büyütüldüğü kadar önemli: Çünkü Polonya, tarihinin en büyük fon aktarımına kavuşuyor. Bu açıklamaya göre, Polonya’ya 2027 yılına kadar toplam 137 Milyar euro girecek.
Bu miktarın 25,3 milyar eurosu karşılıksız, yani geri ödenmemek üzere yardım, 34,5 milyar euro çok elverişli koşullarda kredi ve 2027 yılına kadar ödenmesi gereken 76 milyar euro da kalkınma fonu desteği.
Böylece Polonya üç yıl içinde 137 milyar euro gibi dev ölçekli bir sermaye girişine kavuşacak.
Polonya bunun dışında Avrupa Birliği’nden hali hazırda 22 milyar euroluk tarım desteği de alıyor.
Brüksel Varşova’ya para musluklarını neden açtı?
Avrupa Birliği Polonya’ya yönelik tüm mali yardımları ve fon desteğini ülkede, 2023 yılındaki seçimlere kadar iktidarda olan muhafazakâr hükümetin “hukuk devletine ve temel haklara zarar veren uygulamalarını” gerekçe gösterip durdurmuştu.
Bu uygulamaların başında da mahkemeleri, hükümetin müdahalelerine açık hale getiren yargı reformu ve basının özgürlüğünü tamamen ortadan kaldırmakla eleştirilen hükümet politikası geliyordu.
Devlet televizyon ve radyoları hükümet çizgisinde yayın yapmaya başlamış, basın üzerinde de yaptırımlar gündeme gelmiş, Polonya ulusal basın sektörü baskı ve teşviklerle hükümet tarafından “yandaş basın” haline getirilmişti.
Avrupa Birliği bu gelişmeler üzerine Polonya’ya verilen AB yardım ve desteklerini tamamen kesmişti.
2023 yılının Ekim ayında yapılan ve rekor oy kullanma oranına ulaşılan seçimlerde ülkeyi sekiz yıldır yöneten Jaroslaw Kaczynski liderliğindeki muhafazakar PIS partisi her ne kadar en çok oy alan parti olma konumunu korumayı başarsa da, Polonya meclisinde çoğunluğu elde edemedi.
Bir zamanlar Avrupa Konseyi başkanlığı da yapan, ancak seçim öncesi Polonya siyasetine geri dönen Sosyal demokrat Donald Tusk’un liderliğinde bir araya gelen muhalefet ise mecliste çoğunluğu sağlayarak hükümeti kurdu.
Donald Tusk hükümeti ülkede bir önceki hükümetin verdiği “ağır zararları” ortadan kaldırmak için çok hızlı bir programla işe başlamıştı.
Bir gecede devlet televizyon ve medyasında ciddi değişiklikler yapılmış, devlet televizyon ve radyolarına “özgür haber yapma olanakları” yaratılmıştı.
Ardından yolsuzluklarla mücadele kapsamında, aralarında eski İçişleri Bakanı ve yardımcısının da bulunduğu bazı siyasetçiler yargı önüne getirilmiş ve tutuklanmışlardı.
Avrupa Birliği’nin Polonya’ya verdiği mali desteklere yeniden başlamasının gerisinde yatan nedenler, işte yeni Polonya hükümetinin attığı bu adımlar.
Ancak Polonya’da muhafazakâr çevreler Avrupa Birliği’nin yardımlara yeniden başlamasının gerisinde siyasi tercihlerin yattığını da öne sürüyorlar.
Eski PIS hükümeti Adalet Bakan yardımcısı Sebastian Kaleta Avrupa Birliği’nin Polonya’ya yardımları keserken gerekçe olarak öne sürdüğü yargı reformu hususunda yeni hükümetin henüz bir şey yapmamasına rağmen para musluklarının açılmış olmasına işaret ederek, Brüksel’in bu kararının siyasi olduğunu açıkça ortaya koyduğunu iddia ediyor.
AB’nin diğer ‘söz dinlemez üyesi’ Macaristan ne olacak?
Avrupa Birliği’nin yetkili organları geçtiğimiz yıllarda, ülkede hukuk devleti ihlalleri olduğu gerekçesiyle iki ülkeye karşı işlem başlatmış ve bu işlemlerin sonucunda da bu ülkelere yönelik yardımlara ihtiyati tedbirler konulmuştu.
Bu iki ülke, kendi aralarında da yüksek düzey işbirliği içinde bulunan Polonya ve Macaristan’dı.
Polonya lideri Jaroslaw Kaczynski ve Macaristan lideri Vikor Orban pek çok konuda benzer bir ideolojik temel üzerinde oluşturdukları hükümet programlarıyla her iki ülkede benzer adımlarla “otokratik” olmakla eleştirilen bir rejim inşa ediyorlardı.
Mali yardımların kesilmesi her iki ülkeyi de zor durumda bırakmıştı. Ancak Polonya ve Macaristan, Vişegrad Dörtlüleri adı verilen, Çekya ve Slovakya’nın da katılımıyla kurulan yerel işbirliği inisiyatifini de arkalarına alarak Brüksel’in uygulamalarına karşı seslerini yükseltebiliyorlardı.
Elbette Polonya ve Macaristan’ın çoğu kez Brüksel’e karşı etkili de olabilen bu ortak muhalefetinin önemli bir etkeni de ortak kararlara karşı gündeme getirilen veto silahıydı.
Ortak kararlar kâh Varşova ve kâh Budapeşte, tarafından veto ediliyor, Avrupa Birliği’nin faaliyetleri yavaşlatılıyor, hızlı karar alıp uygulama yeteneği budanıyor, Avrupa Birliği hantal bir yapıya dönüştürülüyordu.
41,5 milyon gibi büyük bir nüfusa sahip Polonya’da son seçimlerin ardından Avrupa Birliği yanlısı bir hükümet oluşması ve Polonya’ya para musluklarının açılması bölgedeki dengeleri tamamen değiştirdi.
Şimdi Macaristan Brüksel’e muhalefette tek başına kaldı. Her ne kadar son seçimlerde Slovakya’da Macar lider Orban’la benzer siyasi düşünceye sahip partiler iktidara gelmiş olsalar da, Slovakya 5 milyon nüfusuyla Avrupa’nın kaderini etkileyebilecek ağırlığa sahip bir ülke değil.
Macaristan bir buçuk yıl önce kesilen mali yardımların eksikliğini ağır bir şekilde hissediyor. Avrupa Birliği içinde enflasyonun en yüksek olduğu ülke geçen yıl Macaristan’dı. Sanayi üretimindeki düşüş de ekonomiyi kötü etkiliyor.
Bu koşullarda geçtiğimiz ay Avrupa Birliği’nin Macaristan’a Ukrayna’ya destek kararını veto etmediği için, daha önce tedbir konulan yardımlardan on milyar euroya yeşil ışık yakması bu nedenle de ülkede sevinçle karşılanmıştı.
Ufukta değişim görünüyor mu?
Budapeşte ve Brüksel arasında karşılıklı olarak inşa edilen mevzilerde bir değişim görünmüyor.
Avrupa Birliği yönetimi, AB kurumlarının aldığı kararlar doğrultusunda Macar hükümetinden hukuk devletinin yeniden inşası hususunda ciddi reformlar bekliyor.
Macar hükümeti ise Avrupa Birliği’nin şu an uyguladığı politikaya pek çok konuda karşı olduğunu, ulusal egemenliği korumak adına bu hususlardan taviz vermeyeceğini ilan ediyor.
Viktor Orban Brüksel karşıtlığını dev bilboardlarda devlet bütçesinden yapılan harcamalarla programlanan kampanyalar kapsamında dev afişlerle sürdürüyor. İç siyaseti bu ilke üzerine inşa ediyor.
Macaristan İsveç’in NATO üyeliği konusunda son imza atan ülke olarak ve Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı sonrasında özenle öne çıkardığı “tarafsız” duruşuyla da doğu ve batı arasında orta yol izlemeye özen gösteriyor.
Uluslararası ilişkiler uzmanları bu noktada Brüksel ve Budapeşte arasında bir yumuşama gündeme gelmesi olasılığının bulunmadığını belirtiyor ve Macaristan’ın manevra imkânlarının daraldığının altını çiziyorlar.
Uzmanlara göre gelinen noktada Macar hükümeti açısından tek ümit önümüzdeki Haziran ayında gerçekleşecek olan Avrupa Parlamentosu seçimlerinde milliyetçi ve mülteci karşıtı olan ve ulusalcılığı en önemli ilke yapan aşırı sağ partilerinden seçilen parlamenterlerin Avrupa Parlamentosu’ndaki oranının artması ve Avrupa Birliği içindeki dengelerin değişmesi.
]]>