TİRAN – Arnavutluk’taki Ukrayna-Güneydoğu Avrupa Zirvesi’nin ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, “Savaş tek bir kişi tarafından başlatıldı, ama biz hep birlikte hareket etmeliyiz” dedi.
Arnavutluk’un başkenti Tiran’da düzenlenen Ukrayna-Güneydoğu Avrupa Zirvesi sona erdi. Zirvenin ardından tüm katılımcıların yer aldığı aile fotoğrafı çekilirken, Arnavutluk Başbakanı Edi Rama ve Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ortak basın toplantısı düzenledi. Başbakan Rama yaptığı açıklamada, Zelenskiy’nin sadece bir ülkenin devlet başkanı değil, aynı zamanda bir direnişin lideri olduğunu vurgulayarak, bu zirvenin “neo-emperyalist güce karşı bir araya gelme” amacı taşıdığını ifade etti. Arnavutluk olarak Ukrayna’yı kararlılıkla desteklediğini ifade eden Rama, kalıcı bir barış sağlanana dek bu desteğin devam edeceğini açıkladı.
“Ukrayna’ya yönelik desteğin bazen bir ülkenin iç siyasetine dönüştüğüne şahit oluyoruz”
Ukrayna’nın sahip olduğu ihtiyaçların farkında olmasına rağmen kapasitelerinin yeterli olmaması sebebiyle gerekli yardımları sağlayamadıklarını dile getiren Rama, Ukrayna’da Rus saldırganlığının iki yıla aşkın bir süredir devam ettiğini hatırlattı. Rama, Ukrayna’ya yönelik desteğin bazen bir ülkenin iç siyasetine dönüştüğüne, bu desteğin bazen duraksadığına veya bürokratik gecikmelerin yaşandığına şahit olduklarını üzülerek ifade etti. Rama, dolayısıyla vakit kaybetmeden Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü sağlamak için gerekenlerin yapılması gerektiğini vurguladı.
“Bu savaşı, ülkeleri ilhak edilen halkın elinden silahları alarak durduramayız”
Son zamanlarda bazı ülkelerde farklı kesimlerin Ukrayna’ya yönelik yardımların kesilmesi yönündeki çağrılarına değinen Rama, “bu savaşın, ülkeleri ilhak edilen halkın elinden silahları alarak durdurmanın mümkün olmadığını” vurguladı.
“Ukrayna barışı ancak Zelenskiy’in 10 maddelik barış planına göre hareket edildiği takdirde sağlanabilir”
Rama, Putin’in Ukrayna’yı işgal etme planında başarısız olduğunu ifade ederek, Ukrayna ve Ukraynalılar bu işgal girişimine karşı güçlü bir direniş sergilediğini belirtti. “Zelenskiy ve Ukraynalılara karşı ancak hayranlık duyarım” ifadelerini kullanan Rama, Ukrayna’da barışın tesis edilmesi için her türlü işbirliğine açık olduklarını vurgulayarak, bu barışın ancak Zelenskiy’nin Barış Formülü’yle tesis edilebileceğini açıkladı.
“Ukrayna’ya mühimmat teminatını devam ettirmek için elimizden geleni yapmalıyız”
Zelenskiy ise, işbirliği ve ülkesine karşı sağladığı yardımlardan ötürü Başbakan Rama’ya teşekkür ederek, Ukrayna’ya mühimmat göndermeye devam etmek için her şeyin yapılması gerektiğini, Kiev’in de Batı Balkanlarda yer alan tüm ülkelerin AB’ye entegrasyonunu desteklediğini, bunun karşılığında Batı Balkan ülkelerin de Ukrayna’nın AB’ye entegrasyonunu desteklemesi gerektiğini söyledi.
“Bir araya gelip silah üretelim”
Zelenskiy, “Bir araya gelip silah üretmeliyiz. Bu hususta gecikmelerin yaşanmaması için elimizden geleni yapmalıyız” ifadelerini kullanarak, Ukrayna’nın Avrupa’ya ve ortak değerlerine sunabileceği istikrarına güvenilmesi gerektiğini vurguladı. Zelenskiy, “Ukrayna ve Güneydoğu Avrupa olarak işbirliği halinde olmalı ve hep birlikte İsviçre’de düzenlenecek küresel barış zirvesine katılmalıyız” dedi.
Batı Balkan ülke liderlerinden kendisinin geliştirdiği Barış Formülü’ne destek vermelerini talep eden Zeleneskiy, “Savaş tek bir kişi tarafından başlatıldı, ama biz hep birlikte hareket etmeliyiz” dedi.
]]>Arnavutluk’un başkenti Tiran’da düzenlenen Ukrayna-Güneydoğu Avrupa Zirvesi sona erdi. Zirvenin ardından tüm katılımcıların yer aldığı aile fotoğrafı çekilirken, Arnavutluk Başbakanı Edi Rama ve Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ortak basın toplantısı düzenledi. Başbakan Rama yaptığı açıklamada, Zelenskiy’nin sadece bir ülkenin devlet başkanı değil, aynı zamanda bir direnişin lideri olduğunu vurgulayarak, bu zirvenin “neo-emperyalist güce karşı bir araya gelme” amacı taşıdığını ifade etti. Arnavutluk olarak Ukrayna’yı kararlılıkla desteklediğini ifade eden Rama, kalıcı bir barış sağlanana dek bu desteğin devam edeceğini açıkladı.
“Ukrayna’ya yönelik desteğin bazen bir ülkenin iç siyasetine dönüştüğüne şahit oluyoruz”
Ukrayna’nın sahip olduğu ihtiyaçların farkında olmasına rağmen kapasitelerinin yeterli olmaması sebebiyle gerekli yardımları sağlayamadıklarını dile getiren Rama, Ukrayna’da Rus saldırganlığının iki yıla aşkın bir süredir devam ettiğini hatırlattı. Rama, Ukrayna’ya yönelik desteğin bazen bir ülkenin iç siyasetine dönüştüğüne, bu desteğin bazen duraksadığına veya bürokratik gecikmelerin yaşandığına şahit olduklarını üzülerek ifade etti. Rama, dolayısıyla vakit kaybetmeden Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü sağlamak için gerekenlerin yapılması gerektiğini vurguladı.
“Bu savaşı, ülkeleri ilhak edilen halkın elinden silahları alarak durduramayız”
Son zamanlarda bazı ülkelerde farklı kesimlerin Ukrayna’ya yönelik yardımların kesilmesi yönündeki çağrılarına değinen Rama, “bu savaşın, ülkeleri ilhak edilen halkın elinden silahları alarak durdurmanın mümkün olmadığını” vurguladı.
“Ukrayna barışı ancak Zelenskiy’in 10 maddelik barış planına göre hareket edildiği takdirde sağlanabilir”
Rama, Putin’in Ukrayna’yı işgal etme planında başarısız olduğunu ifade ederek, Ukrayna ve Ukraynalılar bu işgal girişimine karşı güçlü bir direniş sergilediğini belirtti. “Zelenskiy ve Ukraynalılara karşı ancak hayranlık duyarım” ifadelerini kullanan Rama, Ukrayna’da barışın tesis edilmesi için her türlü işbirliğine açık olduklarını vurgulayarak, bu barışın ancak Zelenskiy’nin Barış Formülü’yle tesis edilebileceğini açıkladı.
“Ukrayna’ya mühimmat teminatını devam ettirmek için elimizden geleni yapmalıyız”
Zelenskiy ise, işbirliği ve ülkesine karşı sağladığı yardımlardan ötürü Başbakan Rama’ya teşekkür ederek, Ukrayna’ya mühimmat göndermeye devam etmek için her şeyin yapılması gerektiğini, Kiev’in de Batı Balkanlarda yer alan tüm ülkelerin AB’ye entegrasyonunu desteklediğini, bunun karşılığında Batı Balkan ülkelerin de Ukrayna’nın AB’ye entegrasyonunu desteklemesi gerektiğini söyledi.
“Bir araya gelip silah üretelim”
Zelenskiy, “Bir araya gelip silah üretmeliyiz. Bu hususta gecikmelerin yaşanmaması için elimizden geleni yapmalıyız” ifadelerini kullanarak, Ukrayna’nın Avrupa’ya ve ortak değerlerine sunabileceği istikrarına güvenilmesi gerektiğini vurguladı. Zelenskiy, “Ukrayna ve Güneydoğu Avrupa olarak işbirliği halinde olmalı ve hep birlikte İsviçre’de düzenlenecek küresel barış zirvesine katılmalıyız” dedi.
Batı Balkan ülke liderlerinden kendisinin geliştirdiği Barış Formülü’ne destek vermelerini talep eden Zeleneskiy, “Savaş tek bir kişi tarafından başlatıldı, ama biz hep birlikte hareket etmeliyiz” dedi. – TİRAN
]]>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmi ziyarette bulunan Arnavutluk Başbakanı Edi Rama ile Cumhurbaşkanlığı’nda bir araya geldi. Erdoğan Başbakan Rama’yı resmi törenle karşıladı. Resmi karşılama töreninin ardından Erdoğan ve Rama ikili görüşmeye geçti. Türkiye-Arnavutluk Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi Birinci Toplantısı’nın ardından iki lider anlaşmaların imza törenine katıldı ve ortak basın toplantısı düzenledi. Erdoğan şöyle konuştu:
“YENİ TİCARET HACMİ HEDEFİMİZİ 2 MİLYAR DOLAR OLARAK BELİRLEDİK”
“Türkiye’nin Arnavutluk’un kalkınmasına verdiği önemi, Arnavutluk halkının refahının arttırılmasına yönelik desteğini bir kez daha vurguladık. İmzalanan anlaşmalarla işbirliğimizin ahdi zeminini daha da güçlendirdik. Ticaret hacmimizi 1 milyar dolar seviyesine çıkardık, yeni hedefimizi 2 milyar dolar olarak belirledik.
Türkiye 3,5 milyar dolara ulaşan yatırımlarıyla Arnavutluk’taki en büyük 5 büyük yabancı yatırımcı arasında yer alıyor. 600’ü aşkın Türk firması 15 binden fazla Arnavutluk vatandaşına istihdam sağlayarak ülke ekonomisine destek sağlıyor.
Sayın Başbakanın FETÖ ile mücadele konusundaki hassasiyetini biliyor, bunu takdirle karşılıyoruz. İlişkilerimizi zehirlemek için her yol ve yöntemi deneyen bu şer şebekesinin amacına ulaşmasına fırsat vermeyeceğiz. Arnavutluk makamlarının da bu gerçeğin farkında olduklarını görüyoruz. Karşılıklı anlayış çerçevesinde örgütle mücadelemizi sürdüreceğiz.
“ARNAVUTLUK TARİHİN DOĞRU TARAFINDA YER ALMIŞTIR”
Arnavutluk, Aralık ayında Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda yapılan oylamada tutumuyla tarihin doğru tarafında yer almıştır. Arnavutluk’un bilhassa bu dönemde mazlum Filistin halkıyla sergilediği dayanışma çok önemlidir, kıymetlidir. Dostum Rama ile önümüzdeki süreçte yapılacak girişimler kapsamında temasımızı sürdüreceğiz.”
RAMA: ATEŞKESİN ZAMANI GELMİŞTİR
Arnavutluk Başbakanı Rama ise şunları kaydetti:
“Türkiye ile olan ilişkilerimiz konusunda her görüştüğümüzde, her konuştuğumuzda Arnavutluk, Kosova, Arnavutlar üç önemli şeyi unutamazlar: Öncelikle sizin ve hükümetiniz sayesinde Kosova bağımsız cumhuriyet olarak tanındı, birkaç dakika sonra sizin tarafınızdan devlet olarak tanındı. İkinci olarak, Arnavutluk çok ağır sonuçları olan bir deprem tarafından sarsıldığında siz bizimle iletişime geçen ilk kişiydiniz, bana dediniz ki; ‘Türkiye ayakta olduğu sürece Arnavutluk yalnız kalmayacaktır’. Önemli girişimlerde bulundunuz ve 500 dairenin inşası için hemen işe başladınız. Üçüncü olarak, dünya Koronavirüs tarafından sarsıldığında Arnavutluk ve Arnavutluk halkı Batı Balkanların diğer halklarıyla birlikte sudan çıkmış balık gibi hissettiler kendilerini. Eğer Türkiye olmasaydı kim bilir kaç kişi hayatını kaybetmiş olurdu. Bunlar bizim için üç önemli andır, Arnavutluk’un hayat ve ölüm arasında verdiği mücadelede yaşandığı anlar.
Araç kullanım ehliyetlerini tanıdığınız için teşekkür ederim. Artık Arnavutlar kendi arabalarıyla kolaylıkla Türkiye içinde hareket edebilecek.
Sayın Cumhurbaşkanı her zaman ilgili davranmıştır. Özellikle bölgemizin gelişimi için, diyaloğun gelişimi için, Kosova ve Sırbistan diyaloğu konusunda ilgili davranmıştır.
Gazze’de olanlar için acımızı ifade etmek isteriz. Eminiz ki ateşkesin zamanı gelmiştir. Rehinlerin serbest bırakılması gerçekleştirilmeli. Türkiye vazgeçilmez bir aktördür, yarının güvenliğini sağlamak için önemli aktördür.
İki devletli çözümü destekliyoruz ama bu çözümün garantisi olmalıdır.”
]]>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arnavutluk’ta 3 ay gibi rekor bir sürede hastane inşa ettiklerini söyleyerek, “Arnavutluk’ta 3 ay içinde bir hastane inşa edeceğimizin müjdesini ve sözünü vermiştik. Bu konuda sayın Rama’yla iddiaya girmiştik. Hamdolsun 3 ay gibi rekor sürede hastanemizi inşa ettik. Arnavutluk’un her bölgesinden gelen hastaların şifa bulduğu bu hastaneyi birlikte işletmeye devam edeceğiz. Siz gerçekten Arnavutlarla yaptığınız bu iddiayı kazandınız. Size alenen teşekkür etmek istiyorum.” ifadelerini kullandı.
Arnavutluk Başbakanı Rama da, “Sıcak sözleriniz için teşekkür ederim. Bizimkisi özel bir dostluktur. Bir açıklama yapmak istiyorum. Hastane konusu iddia değil; çünkü iddialar Türkiye’de kanuni olarak yasaktır. Bizde sadece online olarak izin veriliyor iddialara. Ben size ‘iddiaya giremem’ demiştim. Sizin söylediğiniz söz gerçekleştirilir. Verilen sözler tutulur. O hastane Türkiye’nin yapmış olduğu çok önemli yatırımdır.” yanıtını verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şu şekilde:
“Geçtiğimiz sene Türkiye ve Arnavutluk arasındaki diplomatik ilişkilerinin tesisinin 100. yıldönümünü idrak ettik. Çok yönlü ilişkilerimiz Başbakan Rama ile birlikte Ankara’da ilan ettiğimiz stratejik ortaklık temelinde gelişmeye devam ediyor.
Türkiye’nin Arnavutluk’un kalkınmasına verdiği önemi, Arnavutluk halkının refahının artırılmasına yönelik desteği bir kez daha vurguladım. Ticaret hacmimizi 1 milyar dolar seviyesine çıkardık, yeni hedefimizi 2 milyar dolar olarak belirledik. Özel sektörümüzün gayretleriyle bu rakama kısa sürede ulaşacağımıza inanıyorum. Türkiye 3,5 milyar dolara ulaşan yatırımlarıyla Arnavutluk’ta yer alıyor. 600’ü aşkın Türk firması Arnavutluk halkına istihdam sağlıyor. Karşılıklı yatırımlarımızı artırmak, iş çevrelerimizdeki bağları daha da güçlendirmek için çalışmaya devam edeceğiz.
TİKA’nın Tiran Koordinasyon Ofisi’ne ilişkin olarak az önce imzalanan anlaşma bu alandaki işbirliğimize güç katacaktır. Sayın Başbakanın FETÖ ile mücadele konusundaki hassasiyetini biliyor ve bunu takdirle karşılıyoruz. İlişkilerimizi zehirlemek için her yolu deneyen bu şer şebekesinin amacına ulaşmasına fırsat vermeyeceğiz. Örgütle mücadelemizi karşılıklı anlayış çerçevesinde mücadelemizi sürdüreceğiz. Türkiye Maarif Vakfı’na sağladığı katkılar için sayın Başbakana müteşekkiriz.
Sayın Başbakanla bölgemizde ve dünyada yaşanan gelişmeler hakkında fikir alışverişinde bulunduk. Türkiye ve Arnavutluk Balkanların barış ve istikrarına katkı sağlayan iki NATO müttefiktir. Savunma sanayi ve askeri alandaki yakın işbirliğini derinleştirmek arzusundayız. Askeri Çerçeve Anlaşması bu irademizin en somut tezahürüdür. Arnavutluk’u başarıyla tamamladığı BM Güvenlik Konseyi Geçici Üyeliğinden ötürü tebrik ediyoruz. Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı’na Arnavutluk önemli katkılar yapacaktır.
Görüşmelerimizde Gazze başta olmak üzere işgal edilmiş Filistin topraklarındaki İsrail zulmünü de ele aldık. 4 ayı aşkın süredir devam eden mezalimin durdurulması ve Filistinli kardeşlerimizin güvenli ve müreffeh geleceklerinin teminat altına alınmasında uluslararası camianın sorumlulukları ortadadır. Uluslararası Adalet Divanı ve BM’de izlenilen süreçler bu konudaki tutumumuzun haklılığını ortaya koymuştur. Arnavutluk oylamadaki tutumuyla tarihin doğru yanında yer almıştır. Dostum Rama’yla önümüzdeki süreçte yapılacak girişimler kapsamında temasımızı sürdüreceğiz. Aldığımız karar ve imzaladığımız anlaşmaların hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.”
Arnavutluk Başbakanı Rama’nın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
“Tekrarlamak istiyorum ki, Türkiye ile olan ilişkilerimiz konusunda her görüştüğümüzde Arnavutluk, Kosova, Arnavutlar üç önemli şeydir. Bence bizim milli hafızamızda bu önemli 3 şey bugün de yarın da kalacaktır.
Öncelikle sizin ve hükümetiniz sayesinde Kosova bağımsız cumhuriyet olarak tanındı. Kendi parlamentosunda bağımsızlığı ilan edildikten birkaç dakika sonra sizin devletiniz tarafından tanındı. Arnavutluk çok ağır sonuçları olan bir depremle sarsıldığında siz bizimle iletişime geçen ilk kişiydiniz.
Bana dediniz ki ‘Türkiye ayakta olduğu sürece Arnavutluk yalnız olmayacaktır’. Önemli girişimlerde bulundunuz. 500 dairenin inşaatı için hemen işe başladınız. Arnavutluk ve Arnavutluk halkı Balkanların diğer halkları ile birlikte sudan çıkmış balık gibi hissettiler kendilerini. Dünya koronavirüs tarafından sarsıldığında. Televizyon ekranlarında gördüğümüz gibi Avrupa’da aşılamalar başlamıştı. Eğer Türkiye olmasaydı ve siz olmasaydınız kim bilir kaç kişi hayatını kaybetmiş olurdu.
Bunlar üç önemli andır bizim için. Arnavutluk’un hayat ve ölüm arasında verdiği mücadelede yaşandığı anlar bunlar. Çok rekor bir zamanda hastane kuruldu. Ama bu sizin kırdığınız tek rekor değildi bildiğim kadarıyla. En önemlisi olan da şu; bugün o hastane Arnavutluk vatandaşları için öncelikli olarak tercih edilen hastanedir.”
]]>