Bursa Valisi Mahmut Demirtaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, havadan ve karadan alan tarama ile denizden arama kurtarma faaliyetlerinin 660 personelle devam ettiğini söyledi.
Makine dairesi ile kaptan kamarasının altında malzemelerin yığıldığını, ekiplerin bugün o bölümlerde aramalarına ağırlık vereceğini belirten Demirtaş, “Gemi enkazına 22. dalış yapılıyor.” dedi.
Bugünkü arama faaliyetlerinde 46 farklı unsur yer alıyor
Bölgede, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) Sualtı Savunma (SAS) komandoları ve AFAD ekipleri, havadan, deniz yüzeyinden ve karadan arama çalışması yürütüyor.
Arama kurtarma faaliyetlerinin 8. gününde denizden 36, havadan 3 ve karadan 7 olmak üzere 46 farklı unsur görev alıyor.
Sahil Güvenlik uçağı Kapıdağ yarımadası kuzeyinde sahil hattı ile Bandırma Körfezi ve tüm arama kurtarma sahasının yüzey aramasını yapıyor. Emniyet Genel Müdürlüğüne ait insansız hava aracı “UÇBEY VTOL” ile arama kurtarma bölgesinin üzeri taranıyor.
Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğüne bağlı “Nene Hatun”, “Kıyem 5”, “Kıyem 4” ve “Tahlisiye 11” botları tarafından arama kurtarma sahasının güney ve güneybatı istikametinde sahil hattında arama gerçekleştiriliyor.
Emniyet Genel Müdürlüğüne ait “KB1001”, “YKB1601”, “KB7701” ve “KB1601” ile Balıkesir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığına ait lastik bot Kurşunlu önlerinde, Jandarma Genel Komutanlığına ve AFAD Bursa İl Müdürlüğüne ait lastik botlar da Marmara Adası doğusunda sahile yakın mesafelerde yüzey araması yapıyor.
Sahil Güvenlik Komutanlığına bağlı TCSG 25 ile TCSG 85 botları da bölgedeki arama faaliyetlerine katılan balıkçı teknelerinin koordinasyonunu sağlıyor.
Toplamda 66 farklı unsur görev aldı
Deniz Arama ve Kurtarma Koordinasyon Merkezi (DZAKKM) tarafından “Batuhan A” gemisinin batmasının ardından 15 Şubat saat 07.30 ile 21 Şubat saat 23.59’a kadar yapılan arama faaliyetlerinin detayları paylaşıldı.
Bu kapsamda Deniz Kuvvetleri Komutanlığının 4, Sahil Güvenlik Komutanlığının 10, Kıyı Emniyet Genel Müdürlüğünün 5, Emniyet Genel Müdürlüğünün 4, Bandırma 911 Arama Kurtarma Ekibinin 3, Balıkesir İl Jandarma Komutanlığı, AFAD, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi’nin birer unsurunun yanı sıra balıkçı tekneleri, acente botları ve Bağfaş römorkörü ile denizde aramalar yapıldı.
Su altı dalış faaliyetleri kapsamında TCG AKIN tarafından batık üzerinde satıhtan ikmalli 21 baş dalış, Sahil Güvenlik DEGAK 11 timi tarafından Kurşunlu Limanı doğusunda bulunan midye çiftliğine toplam 2 saat 3 dakika olmak üzere 2 baş dalış ve batığın 1000 yarda güneybatısında 50 dakika olmak üzere 2 ROV dalışı, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından batığın 1000 yarda güneyinde toplamda 1 saat 10 dakika olmak üzere 2 ROV dalışı gerçekleştirildi. Ayrıca, Nene Hatun (KIYEM) tarafından ROV cihazı ile batık ve sahil arasında deniz dibi araması yapıldı.
Havadaki çalışmalar kapsamında 1 Sahil Güvenlik Komutanlığı helikopteri, 2 Sahil Güvenlik Komutanlığı uçağı ve 4 Deniz Kuvvetleri Komutanlığı uçağı 50 saat 5 dakika uçuş gerçekleştirdi.
Denizden ve havadan su üstü, karadan sahil şeridini tarama ile su altı dalış faaliyetlerini kapsayacak şekilde olmak üzere 15-21 Şubat’taki çalışmalarda toplam 66 farklı unsur görev aldı.
İki denizcinin cenazesine ulaşılmıştı
Balıkesir’in Marmara Adası’ndan 14 Şubat saat 20.30’da Bursa’nın Gemlik ilçesindeki Roda Limanı’na gitmek üzere 6 kişilik mürettebat ve 1250 ton mermer tozu yüküyle hareket eden 69 metre uzunluktaki “Batuhan A” adlı kargo gemisi, kötü hava ve deniz şartları nedeniyle 15 Şubat’ta saat 06.20’de Karacabey ilçesi açıklarında kıyıdan 4 mil açıkta batmıştı. Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı dalgıçların 17 Şubat’ta gerçekleştirdiği 2 dalışta, gemide aşçı olarak çalışan 33 yaşındaki Zeynep Kılınç’ın cansız bedenine ulaşılmıştı. SAS komandosu dalgıçların 20 Şubat’ta yaptığı dalışta da gemi batmadan önce çektiği videoyu eşine gönderen Hüseyin Tutuk’un cesedi bulunmuştu.
]]>Karadeniz’deki Bartın, Zonguldak, Sakarya, Düzce Kastamonu, Sinop, Samsun gibi Karadeniz’in kıyı şeridinde bulunan şehirlerde cuma akşamı saat 21.00 sıralarında art arda patlamayı andıran sesler duyuldu. Sarsıntı ile birlikte hissedilen ses nedeniyle bazı evlerin kapı ve pencerelerinde titreme de oluştu. İlk etapta deprem olarak yorumlanan olay, aynı akşam saat 22.30’a kadar belirsiz aralıklarla 4-5 kez daha yaşandı. Deprem olmadığı anlaşılan sesin ardından sahil kentlerinde tedirginlik yaşandı. Sesin duyulduğu bölgelerdeki polis, jandarma ve sahil güvenlik ekiplerine, art arda ihbarlar yağdı. İhbarların üzerine Karadeniz’de geniş çaplı bir arama başlatıldı. Karadeniz’deki limanlarından uluslararası sulara kadar bulunan geniş bir alanda sahil güvenlik botları tarafından arama tarama yapıldı. Karada ise jandarma ve polis ekipleri tarafından sesin kaynağı araştırılmaya başladı.
Boğuk bir patlama sesi olarak tanımlandı
Sosyal medyanın da gündemine oturan patlama sesini, o anlarda evlerinde bulunan bir çok insan duyduğunu ifade etti. Denizden geldiği tahmin edilen sesi tarif etmekte zorlanan görgü tanıkları, uğultu şeklinde duyulan sesin kaynağını ve sebebini öğrenebilmek için sosyal medyada araştırma yaptı. Sesi işitenler, “boğuk bir patlama”, “gök gürültüsü ile patlama sesi arasında bir ses” diyerek tarif edebildi. Bazı sosyal medya kullanıcıları ise sesi duydukları anlarda evlerinin kapı ve pencerelerinde küçük çaplı “titreme” olarak tabir ettikleri bir sarsıntı da hissettiklerini ifade etti.
Sahil Güvenlik alarma geçti
Sesin duyulduğu kıyı şehirlerinden Bartın’ın Amasra ve Kurucaşile ilçelerinde de sahil, güvenlik, polis ve jandarma ekipleri alarma geçti. Sahil güvenlik ekipleri tarafından liman ve kıyı şeridindeki alanda uluslararası sulara kadar olan bölgeye kadar deniz üstünde ve altında detaylı arama ve tarama çalışmaları yapıldı. Polis ekipleri ise liman ve sahil kenarlarında arama yaparak, sesin kaynağını bulmaya çalıştı. Jandarma ekipleri de gelen ihbarların ardından sorumluluk bölgelerindeki, ormanlık ve kayalık alanlarda araştırma başlattı.
Ne radarlar ne de sensörlere yansımadı
Amasra Kaymakamı Kadir Perçi, bizzat HELİPED Helikopter sahasındaki kuleye giderek yürütülen arama, tarama çalışmaları yakından takip etti. Sesin kaynağını tespit edilmesi amacıyla Türkiye Taşkömürü Kurumu, Elektrik Dağıtım Şirketi gibi kurum ve kuruluşlara, planlı ya da plansız patlatma olup olmadığını soruldu. Olumsuz cevap üzerine TTK’nin yanı sıra AFAD ve Kandilli Rasathanesi gibi ilgili tüm kurum ve kuruluşlara sismik ve gaz hareketliliğini takip eden sensörlerin de olağanüstü bir durumu kaydedip kaydetmediği araştırıldı. Buradaki girişimlerde de sesin kaynağına ulaşılamazken, bu kez hava, deniz ve kara radarlarına yansıyan bir durumun olup olmadığı araştırıldı. Yapılan incelemelerde, sesin kaynağı olacak bir durum tespit edilemedi. Çevre il, ilçe ve belde mülki amirleri ile de irtibata geçen Kaymakam Perçi, sesin kaynağı olarak açıklanabilecek olan tek bir veriye ulaştıklarını ifade etti. Perçi, patlama sesinin duyulduğu o anlarda Kastamonu semalarında savaş uçaklarının planlı bir eğitim uçuşu gerçekleştirdiği ve sesin ise uçakların yol açtığı sonik patlamadan kaynaklı olabileceğini ifade etti.
Kaymakam Perçi, “Sesin kaynağı için akla gelebilecek, Türkiye Taşkömürü Kurumu, Elektrik dağıtım Şirketi, deniz hava, kara kuvvetleri, jandarma, polis, rasathane, AFAD gibi tüm kurumlarda ses ile ilgili bilgi taraması yaptık. Herhangi bir planlı, ya da plansız bir şey yok. İlgili kurumlar patlamanın sebebi ile ilgili detaylı bir inceleme ve araştırma başlattı. Hava, deniz, kara radarlarını inceledik. Radarlar ya da sismik hareketlerin ve afetlerin takip edildiği sensörlere de yansıyan herhangi olağanüstü bir tespit yok. Şuana kadar herhangi bir sonuca ulaşamadık. Yalnız Kastamonu’da hava kuvvetlerine ait uçakların eğitim için faaliyetini yürütmek üzere havalandığını ve eğitim uçuşu gerçekleştirdiğini öğrendik. Sesin, savaş uçaklarının yol açtığı sonik patlamalardan olabileceği ihtimali görülüyor. Başka da somut bir tespitimiz olmadı” dedi. – BARTIN
]]>