Ağırlıklı kadınlardan oluşan kick boks öğrencileri, ailelerinden de aldıkları desteklerle katıldıkları ulusal ve uluslararası müsabakalarda dereceler elde etti. Şampiyon kadın kick boksçular, antrenörler Dilek ve Bilgin Erol eşliğinde mayıs ve temmuz ayında yapılacak Türkiye Şampiyonası ve Dünya Kupası’na hazırlanıyor.
Kadın şampiyonlar, bir yandan antrenman yeri gibi destek beklerken bir yandan da önlerindeki iki büyük turnuvada dereceler elde ederek milli takıma seçilip Diyarbakır’ın adını duyurup Türk bayrağını dalgalandırmak istiyor.
2. kademe kick boks antrenörü ve milli sporcu olan Bilgin Erol, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine yaptığı açıklamada, hala şampiyonalara katıldığını, kız kardeşiyle birlikte Alfa Fight Academy kulübünde sporcular yetiştirdiklerini söyledi. Yetiştirdikleri sporcuların çok kısa süre içinde Türkiye şampiyonu olduğunu, milli takıma erişen sporcuları olduğunu ve en son ocak ayında yapılan Türkiye kick boks şampiyonasında Diyarbakır’da sadece kendi kulüpleri olarak iki Türkiye şampiyonu kazandıklarını belirten Erol, hemen ardından liseler arası Türkiye şampiyonası olduklarını kaydetti.
“Bir Türkiye şampiyonluğu, bir Türkiye üçüncülüğü kazandık” diyen Erol, hemen bir hafta sonra üniversiteler arası müsabaka oldu tekrar Türkiye şampiyonluğu ve Türkiye üçüncülüğü kazandıklarını, ocak ve şubat ayında toplam 5 şampiyonluk, 2 üçüncülük kazanarak çok büyük bir başarı elde ettiklerini ifade etti.
Mayıs ayında İstanbul’da yapılacak Kick Boks Avrupa Kupası olduğuna değinen Erol, şöyle konuştu:
“Hemen ardından da temmuz ayında Türkiye şampiyonamız var. Amacım, sporcularım dereceler yapıp sene sonunda totalde toplanan puanlarla A Milli takıma girmek. Büyüklerin Avrupa şampiyonası Yunanistan’da olacak. Gençlerin Dünya Kupası ise Macaristan’da olacak. Amacım bunları buraya gönderip ilimizi en iyi şekilde temsil etmek. Ağır bayan sporcu. Bunda kız kardeşimin de etkisi var. Kardeşim onlara rol model. Şampiyon olarak onlara öncü oluyor.”
“Sporcularımı çok zor şartlarda müsabakalara götürüyorum”
Başarıyı getirenlerin çoğunluğu bayan sporcular olduğuna dikkat çeken Erol, “Amacımız 5 şampiyon değil, 10 şampiyon, daha fazla çıkartmak. Bununda ilimizin tüm kurumları ile bize sahip çıkması gerekiyor. Bu desteği tam anlamıyla görmüyoruz. Sporcularımı çok zor şartlarda müsabakalara götürüyorum. Büyükşehir belediyesi yetkilerine seslenmek istiyorum başarılı sporcularla, başarılı bir kulüp ve onların destekleriyle Sümerpark’ta antrenmanlarımıza devam etmek istiyoruz” dedi.
Kick boksçu Saadet Zerya Işıktaş, 5 yıldır bu sporu yaptığını, bu spora annesinin teşvikiyle başladığını belirtti. Arkasında destekçi bir ailesi olduğuna değinen Işıktaş, “Onların ve antrenörlerimin sayesinde bugünlere geldim. 7-15 Şubat’ta Hindistan’da yapılan 3. Uluslararası Şampiyonasında gençler kategorisinde 60 kilo Lowkick branşında şampiyon oldum. Önümüzde iki büyük maç var. En iyi şekilde onlara hazırlanıyorum. Lise son sınıf öğrencisiyim, aynı zaman üniversiteye hazırlanıyorum. En iyi şekilde ailemi, hocalarımı ve arkadaşlarımı gururlandırmak istiyorum” diye konuştu.
16 yaşındaki Sudenaz Karabulut ise, 4 yıldır bu sporun içinde olduğunu dile getirerek, “3 yıldır şampiyonluklar getiriyorum. Türkiye maçlarında hiç yenilmedim. En son Antalya’da katıldığım şampiyonada birincilik elde ettim. Mayıs ayında yapılacak Dünya kupasına hazırlanıyorum. Bir tane daha Türkiye şampiyonamız var” ifadelerinde bulundu.
26 yaşındaki Dilek Erol da, 12 yıldır kick boks sporuyla uğraştığını, ağabeyinin desteğiyle kick boks sporuna başladığını belirtti. Güneydoğu’da bu tarz sporlara kadınlar için biraz daha olumsuz bakıldığını aktaran Erol, ‘Erkek sporu, senin ne işin var burada, bir tarafını kırdın’ gibi yargılar olduğunu, bunları da ağabeyi sayesinde yıktığını söyledi.
Şu anda önlerinde Büyükler Avrupa şampiyonası olduğunu belirten Erol, “Ocak ayında yapılan Türkiye şampiyonasında şampiyon oldum. Milli takıma gitmek için ilk kriteri geçmiş oldum. Önümde Türkiye şampiyonası ve Dünya kupası var. Bunun için canla başla çalışıyoruz. Ama Diyarbakır’da spora ve sporcuya destek olmuyorlar. Ağabeyimle birlikte hem sporcu, hem de antrenörüz. Belediyelere dilekçeler veriyoruz. Maddi hiçbir şey istemiyoruz. Tek istediğimiz sporcularıma destek olsunlar. Otobüs bileti, konaklama tek istediklerimiz bunlar. Bu durum bizi çok üzüyor” ifadelerine yer verdi. – DİYARBAKIR
]]>Ali Haydar Önder Anadolu Lisesi 10. sınıf öğrencisi olan Çanakkale Geçilmez Gençlik ve Spor Kulübü sporcusu Akkaya, 7 yaşında başladığı karatede önemli başarılara imza attı.
Akkaya, 2019 yılında Türkiye Minikler ve Yıldızlar Türkiye Şampiyonası ile Bosna Hersek’teki 24. Balkan Çocuklar Karate Şampiyonası’nda ikinci oldu. 2021’deki Türkiye Yıldızlar Şampiyonası’nda 42 kilo kadınlar kumitede birincilik kürsüsüne çıkan Akkaya, sonraki yıllarda Dünya Gençlik Ligi’nin Hırvatistan ayağında altın, Meksika ile Birleşik Arap Emirlikleri ayaklarında üçüncülük, Balıkesir’deki Türkiye Şampiyonası ile Okullararası Türkiye Şampiyonası’nda birincilik kazandı.
Son olarak Gürcistan’ın başkenti Tiflis’te 9-11 Şubat’ta yapılan 51. Avrupa Ümit, Genç ve 21 Yaş Altı Karate Şampiyonası’nda 47 kilo kumitede birinci olan Akkaya, İtalya’nın Venedik kentinde 9-13 Ekim’de düzenlenecek Dünya Ümit, Genç ve 21 Yaş Altı Karate Şampiyonası’nda yer alabilmek için milli takım seçmelerine haftanın 5 günü ikişer saat antrenman yaparak hazırlanıyor.
Akkaya: “Karate benim için bir hayat biçimi oldu”
Beyza Akkaya, AA muhabirine, 8 yıldır mücadele ettiği karatede kendisini günden güne geliştirip daha büyük başarılara imza atmayı hedeflediğini söyledi.
Karateye ilkokul 3. sınıfta başladığını belirten Akkaya, “Arkadaşlarım da karateye gidiyordu. Bundan sonra karate benim için bir hayat biçimi oldu. Aradan geçen süreçte önemli başarılara imza attığımı düşünüyorum. Üç kardeşim var, onlar da milli sporcu. Birçok maça birlikte hazırlanıyoruz. Ailem ve antrenörlerimin yanı sıra antrenmanlara çıktığım arkadaşlarım beni çok destekliyor.” ifadelerini kullandı.
Türkiye’yi en iyi şekilde temsil etmeye çalıştığını anlatan Akkaya, Gürcistan’da kazandığı altın madalya ile gururlandığını dile getirdi.
Dünya şampiyonası için 5 ay sonra milli takım seçmelerine katılacağı bilgisini veren Akkaya, “Oradan da çıkıp ülkemi, Çanakkale’mi temsil etmek istiyorum. İki ay boyunca kamp yaptık. Birinci kamp İstanbul’da bir ay sürdü. Alışma dönemini burada atlattık. İkinci kampımız Erzurum’da oldu, çok güzel geçti. Kafama en son diş yedim. Kafam kanadı, bunlar hatıra oldu bizlere.” ifadelerini kullandı.
Akkaya, maçlara çıkmadan önce heyecanlanmadığını, aksine daha çok hırslandığını vurguladı.
Sadece kazanmaya odaklandığını aktaran Akkaya, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Önceden gençlik liglerine katıldığım için o havaya, salona aşinayım. Yani sıkıntı çekmiyorum. En son şampiyon olduğum maçta da aynı duyguları yaşadım. Çok şükür rahat geçti. Üç maç yaptım, dördüncü maçım da finaldi. Final maçım çok güzel geçti, şampiyonluğu elde ettim. Arkamda oturan hocalarım ve kardeşlerim sayesinde rahattım. Oraya kadar geldiler, beni desteklediler. Final maçım 7-2 bitti. Hedefim dünya şampiyonluğu ve Avrupa’da da tekrar şampiyon olmak. Karate branşı olimpiyatlara dahil edilirse, orada da yarışmak istiyorum. Umarım olur.”
Karateye yeni başlayanlara hedeflerinden asla vazgeçmemeleri ve pes etmemelerini tavsiye eden Akkaya, istedikten sonra her şeyi başarabileceklerini sözlerine ekledi.
Erbasan: “Oldukça başarılı sonuçlar alıyoruz”
Milli sporcunun antrenörü Berhat Erbasan, başkanlığını oğlu Melih Erbasan’ın yaptığı spor kulübünde her gün antrenman yaptıklarını belirtti.
Sporcuları yaş gruplarına, seviyelerine, spora başlama ve kuşak seviyelerine göre ayırdıklarını anlatan Erbasan, şunları kaydetti:
“Beyza Akkaya 3 kardeşiyle milli sporcu. Ailece karate ile uğraşıyorlar. Oldukça başarılı sonuçlar alıyoruz. Spor kariyerimdeki ana hedefim başarılı sporcular yetiştirmek. Sanıyorum bunu başarabildim. En güzel örneğini Beyza ile yaşıyoruz. Çocuklarımız spor yapsınlar, güzel bir etkinliğin içinde olsunlar, öz güvenleri gelişsin, hayatın her aşamasında dik durmayı öğrensinler. Yenildikleri zaman o yenilginin altında ezilip perişan olmasınlar. Yendikleri zaman da şımarıp, o galibiyetin havasına kapılıp ahlaki durumlarını bozmasınlar.”
Erbasan, kulüplerinde 5 yaşında da sporcu bulunduğunu aktararak, ailelere çocuklarını spora başlamaları için yaş kriteri koymamaları çağrısında bulundu.
Kulüp başkanı Melih Erbasan ise yoğun çalışma programı sayesinde sporcuların girdikleri müsabakalardan başarılı sonuçlarla ayrıldıklarını anlattı.
]]>Akdeniz Üniversitesinin ev sahipliğinde, Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi ve 12 üniversitenin desteğiyle düzenlenen “Güney Kariyer Fuarı”na (GÜNKAF) katılan Mete Gazoz, üniversite öğrencileriyle bir araya geldi.
Milli okçu, düzenlenen söyleşide yaptığı konuşmada, başarısının sırrının üç maddede saklı olduğunu belirterek, ilkinin disiplin olduğunu söyledi.
Motivasyon diye bir şeyin doğru olduğuna inanmadığını, başarıyı getirecek olan şeyin disiplin olduğunu ifade eden Mete Gazoz, şöyle konuştu:
“Moraliniz ne kadar kötü olursa olsun o gün ne yapmanız gerekiyorsa o işi yapmak zorundasınız. Disiplin bir numara. İkincisi sevdiğiniz bir işi yapmak çok önemli. Sevdiğiniz bir işi yaptığınız zaman zorlansanız bile çok kolay bir şekilde üstesinden gelebiliyorsunuz. Son olarak da bir ekibinizin olması. Çünkü ne kadar yetenekli olursanız olun ya da ne kadar çalışırsanız çalışın tek başınıza başarmanızın imkansız olduğu şeyler var. Mesela benim kazandığım olimpiyat şampiyonluğu tek başınıza antrenman yaparak, çalışarak, kendinizi geliştirerek kazanabileceğiniz bir şey değil. ‘İmkansız diye bir şey yoktur diyorlar’ ya, var arkadaşlar. Bu gerçekten imkansız.”
“Aile size olumlu yaklaşırsa büyük bir avantaj oluyor”
Sporcu bir aileden gelmesinin kendisine nasıl yansıdığı sorusu üzerine Mete Gazoz, eski bir milli okçu olan babasının kendisini spor yapmak için zorlamadığını, hatta ok atmasını engellediği zamanların olduğunu belirtti.
Aile içindeki iletişim ve tutumun çok önemli olduğunu vurgulayan milli sporcu, “Ailem ‘Sen de sporcu olacaksın, okçu olacaksın’ diye baskı yapsa mümkün değil okçu olmazdım. Başka bir spor yapardım. Aile size olumlu yaklaşırsa büyük bir avantaj oluyor.” dedi.
Mete Gazoz, geleceğiyle ilgili şu anda herhangi bir kaygı ya da korku duymadığını vurgulayarak, başarıları elde etmeden önce de “Başarısız olursam, yarışmada istediğim sonucu elde edemezsem ne yaparım” diye hiç korkmadığını belirtti.
Okçulukta başarılı olacağını bildiğini, kendisine güveninin yüksek olduğunu dile getiren Mete Gazoz, “Milli takım kampında birlikte zaman geçiriyoruz. Takım atışlarında bir tık sorumluluk almam gerektiği zamanlar olabiliyor. O zamanlarda takım arkadaşlarımı ve arkamdaki teknik ekibi yüzüstü bırakma korkusu var. Ama kendimle ilgili bir endişem veya bir kaygım yok.” açıklamasında bulundu.
Mete Gazoz, şampiyon olduktan sonra kürsüye çıkıp İstiklal Marşı’nı okumasının ardından aşağıya indiği zaman artık şampiyon olmadığını, önünde bir sonraki şampiyonalar olduğunu belirterek, “Kürsüde kaldığınız sürece şampiyonsunuz. Madalyaya bakış açım bu. Hiçbir madalyaya bir anlam yüklemedim. Bu şekilde bakarsanız hep daha fazlası gelecektir. Hala çalıştığım için olimpiyat şampiyonu olduğumu anlamam çok uzun sürdü. Ülkeme döndüğüm zaman hayatım değişti, her şey çok farklı oldu.” diye konuştu.
“Hayatta antrenör olmam”
Bu sporu yaparken en büyük önceliklerinin veri toplamak olduğunu anlatan Mete Gazoz, antrenman, koşu, sabah yorgunluğunun durumunun dahi verisinin tutulduğunu söyledi.
Toplanan veriler eşliğinde önlerindeki turnuvaya daha gerçekçi bakabildiklerinin altını çizen Mete Gazoz, “Sporcu bu şartları sağlayabilirse turnuvayı kazanabilir. Bir turnuvayı kazanmak için 30 puan üzerinden, 28 atman gerekiyorsa ve sen antrenmanda 26 atıyorsan zaten o turnuvayı kazanamazsın. Gerçekçi bakıyoruz. Daha fazla veri talep etmeye başladık. Tuvaletteki idrarımızın rengine bile bakılıyor ki vücudumuzun durumu belli olsun. Benim 12 Nisan 2027’de nerede olacağım ne yapacağım şu anda belli. Bu programı hocalar yapıyor, sizin tek işiniz antrenman yapmak oluyor. Bu işte en kolay bölüm aslında sporculuk.” ifadelerini kullandı.
Gelecekte ne yapmak istediğiyle ilgili soru üzerine milli okçu, “Hayatta antrenör olmam. Okçulukta bu daha zor. İki şey yapmak istiyorum. Bir tanesi hiçbir şey yapmamak. Diğeri ise Uluslararası Olimpiyat Komitesi Başkanı olmak istiyorum.” diye konuştu.
Söyleşinin sonunda, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Mete Gazoz’a plaket takdim etti.
]]>Başlamasına 2 dakika kala yetiştiği müsabakada altın madalya kazandı
Isınmadan girdiği maçta 1’inci oldu
Gülsena Karakuyulu Ertunç: “Her girdiğim kategoride şampiyon oldum, güzel bir şekilde atlattık”
ESKİŞEHİR – Eskişehirli sporcu Gülsena Karakuyulu Ertunç, umre ziyaretinde iken tarihi değişen turnuvaya katılmak için Suudi Arabistan’dan çıkarak, 7 saatlik yolculuk sonrası başlamasına iki dakika kala uykusuz ve ısınmadan girdiği maçlarda 2 altın madalya kazandı.
Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu tarafından 29 Ocak tarihinde Erzurum Teknik Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen şampiyonada, Anadolu Üniversitesi sporcuları 7’si altın toplam 14 madalya ile döndüler. Erzurum’da yaşayan Anadolu Üniversitesi sporcuları Gülsena Karakuyulu Ertunç ise ilginç bir olay yaşadı. Aynı zamanda beden eğitimi öğretmenliği de yapan Karakuyulu, annesine verdiği “Şampiyon olursam kutsal topraklara seni ben götüreceğim” sözünü yerine getirmek için sömestr tatilinde umre ziyaretine gitti. Karakuyulu, daha sonra Erzurum’daki şampiyonanın planlanandan daha erken tarihe alınmasından dolayı Türkiye’ye dönmenin yolunu aradı. Anadolu Üniversitesi ve Rektör Prof. Dr. Fuat Erdal’ın girişimleri sonucu milli sporcu, Suudi Arabistan’ın Mekke kentinden Medine’ye daha sonra İstanbul’a geldi. Daha sonra hiç uyumadan, aktarma ile Erzurum’a geçen Gülsena Karakuyulu Ertunç, 7 saatlik yolculuğun sonunda, 2 dakika kala müsabakanın oynanacağı salona girdi. Normal şartlarda en az 30 dakika ısınma hareketlerinin yapıldığı müsabakaya kahvaltı yapmadan, uykusuz ve antrenmansız giren Gülsena Karakuyulu Ertunç, hem takımı ile hem de bireysel olarak altın madalyanın sahibi oldu.
“Maça son 2 dakika kala nasıl salona girdi”
Erzurum’daki maçına 2 dakika kala yetişen Gülsena Karakuyulu Ertunç, Suudi Arabistan’ın Mekke kentinden yaşadıklarını şöyle anlattı;
“Planlanan maç tarihimiz martta olduğu için ben sömestr tatilinde umre ziyaretine gitmiştim. Fakat maç erken bir tarihe alındığı için benim umreden bir gün önce dönmem gerekiyordu. Tabii bu inanılmaz yoğun görüşmeler ve çalışmalar sayesinde oldu. Buradan üniversiteme çok teşekkür ediyorum, inanılmaz desteklediler ve beni Umre’den bir gün önce getirdiler maça girmem için. Maça son 2 dakika kala salona girdim diyebilirim. Çünkü saat 8.55’te havalimanına indim, saat 9.00’da maç başlıyordu. Acilen koşturdum işte yolda saçımı makyajımı yaptım, giyindim falan derken maça son anda çıktım. Daha doğru, düzgün kahvaltı bile yapamadığım için gözüm karardı, başım döndü ama Allah’a şükür bir yerden kurtardık. 2 kategoride de Türkiye Şampiyonu oldum. Her girdiğim kategoride şampiyon oldum, güzel bir şekilde atlattık.”
“Isınmadan çıktığım için sakatlıklar oldu”
Kahvaltı ve ısınma hareketlerini dahi yapamadan şampiyon olan Gülsena Karakuyulu Ertunç, “Normalde biz maça çıkmadan önce özellikle iyi bir kahvaltı yaparız. Bütün gün çok yoğun olacağı için arkasından en az böyle yarım saat düzgün bir ısınma yapmamız gerekiyor. Çünkü maça çıktığımızda sakatlıklar yaşayabiliriz. Fakat işte düzgün bir ısınma yapamadım maalesef bu da benim için çok büyük bir eksiydi. Maçlara ısınmadan çıktığım için sakatlıklar oldu. Turnuva Erzurum’daydı. Ben bir gün önce döndüm. İstanbul’da kaldım, 2 saat hiç uyumadım bütün gece aktarmaları bekledim. Onu yaptım bunu yaptım saat 8.55’de de Erzurum’a indim” dedi.
]]>Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu (TÜSF) tarafından 29 Ocak tarihinde Erzurum Teknik Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen şampiyonada, Anadolu Üniversitesi sporcuları 7’si altın toplam 14 madalya ile döndüler. Erzurum’da yaşayan Anadolu Üniversitesi sporcuları Gülsena Karakuyulu Ertunç ise ilginç bir olay yaşadı. Aynı zamanda beden eğitimi öğretmenliği de yapan Karakuyulu, annesine verdiği “Şampiyon olursam kutsal topraklara seni ben götüreceğim” sözünü yerine getirmek için sömestr tatilinde umre ziyaretine gitti. Karakuyulu, daha sonra Erzurum’daki şampiyonanın planlanandan daha erken tarihe alınmasından dolayı Türkiye’ye dönmenin yolunu aradı. Anadolu Üniversitesi ve Rektör Prof. Dr. Fuat Erdal’ın girişimleri sonucu milli sporcu, Suudi Arabistan’ın Mekke kentinden Medine’ye daha sonra İstanbul’a geldi. Daha sonra hiç uyumadan, aktarma ile Erzurum’a geçen Gülsena Karakuyulu Ertunç, 7 saatlik yolculuğun sonunda, 2 dakika kala müsabakanın oynanacağı salona girdi. Normal şartlarda en az 30 dakika ısınma hareketlerinin yapıldığı müsabakaya kahvaltı yapmadan, uykusuz ve antrenmansız giren Gülsena Karakuyulu Ertunç, hem takımı ile hem de bireysel olarak altın madalyanın sahibi oldu.
“Maça son 2 dakika kala nasıl salona girdi”
Erzurum’daki maçına 2 dakika kala yetişen Gülsena Karakuyulu Ertunç, Suudi Arabistan’ın Mekke kentinden yaşadıklarını şöyle anlattı;
“Planlanan maç tarihimiz martta olduğu için ben sömestr tatilinde umre ziyaretine gitmiştim. Fakat maç erken bir tarihe alındığı için benim umreden bir gün önce dönmem gerekiyordu. Tabii bu inanılmaz yoğun görüşmeler ve çalışmalar sayesinde oldu. Buradan üniversiteme çok teşekkür ediyorum, inanılmaz desteklediler ve beni Umre’den bir gün önce getirdiler maça girmem için. Maça son 2 dakika kala salona girdim diyebilirim. Çünkü saat 8.55’te havalimanına indim, saat 9.00’da maç başlıyordu. Acilen koşturdum işte yolda saçımı makyajımı yaptım, giyindim falan derken maça son anda çıktım. Daha doğru, düzgün kahvaltı bile yapamadığım için gözüm karardı, başım döndü ama Allah’a şükür bir yerden kurtardık. 2 kategoride de Türkiye Şampiyonu oldum. Her girdiğim kategoride şampiyon oldum, güzel bir şekilde atlattık.”
“Isınmadan çıktığım için sakatlıklar oldu”
Kahvaltı ve ısınma hareketlerini dahi yapamadan şampiyon olan Gülsena Karakuyulu Ertunç, “Normalde biz maça çıkmadan önce özellikle iyi bir kahvaltı yaparız. Bütün gün çok yoğun olacağı için arkasından en az böyle yarım saat düzgün bir ısınma yapmamız gerekiyor. Çünkü maça çıktığımızda sakatlıklar yaşayabiliriz. Fakat işte düzgün bir ısınma yapamadım maalesef bu da benim için çok büyük bir eksiydi. Maçlara ısınmadan çıktığım için sakatlıklar oldu. Turnuva Erzurum’daydı. Ben bir gün önce döndüm. İstanbul’da kaldım, 2 saat hiç uyumadım bütün gece aktarmaları bekledim. Onu yaptım bunu yaptım saat 8.55’de de Erzurum’a indim” dedi. – ESKİŞEHİR
]]>Romanya’nın başkenti Bükreş’te düzenlenen 2024 Avrupa Güreş Şampiyonası’nda 125 kilo finalinde ezeli rakibi Gürcü Geno Petriashvili’yi yenen Taha Akgül, organizasyon tarihinde 11. şampiyonluğunu elde ederek, serbest stilde kendisine ait rekoru geliştirdi.
AA muhabirine şampiyonluğun hikayesini anlatan milli güreşçi, olimpiyatlar ve kariyer planlamasıyla ilgili açıklamalarda bulundu.
Taha, çok sayıda şampiyonluk yaşamasına rağmen her önemli organizasyonda aynı stres ve heyecanı ilk günkü gibi hissettiğini dile getirdi.
Bükreş’te Petriashvili ile yaptığı final müsabakasının ayrı bir öneme sahip olduğuna işaret eden ay-yıldızlı güreşçi, “Eğer o maçta yenilseydim, Gürcistan takım şampiyonu olacaktı. Ben kazandım ve 31 yıl sonra takım halinde şampiyon olduk. Müsabakadan önce bunu stres yaparım diye söylemediler ama bana kalacağını zaten hissettim. Arada 5 puan fark vardı. Tarihte iki takım şampiyonluğumuz vardı, hamdolsun biz üçüncüyü başardık. Turnuvanın son maçı olduğu için hem sıkletimde elde ettiğim altın madalya hem de takım şampiyonluğumuz dolayısıyla arka arkaya iki kez İstiklal Marşı’nı tüm Avrupa’ya dinlettirdik.” değerlendirmesini yaptı.
Final maçından önce ısınırken yaşadığı sakatlığı anlatan Taha, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Çok talihsiz bir şey oldu. Bahanelere sığınan biri değilim. Isınmayı bitirdim, üzerimi değiştirirken koluma bir anda ağrı girdi. Kolumu açamaz hale geldim. Doktorlar müsabakadan önce gerekli müdahaleyi yaptı. Ağrı kesici içtim, müsabakaya o şekilde çıktım. Abdullah (Çakmar) hoca işin ciddiyetini anlamış, beni çok iyi tanır. ‘Taha çok ağrıyorsa hiç riske atmayacağız, olimpiyat var.’ dedi. ‘Allah’ın izniyle güreşeceğim, durumumum iyi.’ dedim. Ben güreşmezsem zaten takım şampiyonluğu gidiyordu. O şekilde çıktım, en iyi şekilde mücadelemi yaptım. Kolumun MR’ını çektirdim. Yırtık var, 3 haftalık fizik tedavi sürecim olacak. Ondan sonra olimpiyat hazırlık sürecine başlayacağız.”
Olimpiyatlar öncesi düzenlenen son Avrupa Şampiyonası’ndaki performansına ilişkin milli sporcu, “Finale kadar tüm maçlarımı 10-0 kazandım. Özellikle bana gelen yorumlar, ‘Eski Taha geri döndü.’ şeklinde. Bütün güreş otoriteleri bunu söyledi. ‘Hareketli, iştahlı, teknik Taha geri geldi.’ diyorlar. Bu da beni çok memnun ediyor. Gerçekten ben de biraz eski Taha’ya yönelik, o tarz güreşmeye başladım. Artık güreşimi o şekilde değiştirmeye başladım. Olimpiyatta inşallah daha da üstüne koyacağım. Kendimi çok iyi hissediyorum.” diye konuştu.
31 yıl sonra Avrupa şampiyonu olan Serbest Güreş Milli Takımı’nda aile ortamının bulunduğunun altını çizen Taha, “Takımımızın birlikteliği tam diyebilirim. Hocasından masörüne, doktorundan sporcusuna herkes bir aile oldu. 10 sıkletin 8’inde madalya maçı yapmak kolay değil. Bütün sporcular birbirine yardım etti. Gerçekten çok güzel bir ortam var. O sayede şampiyonluk geldi.” ifadelerini kullandı.
İranlı rakibine özel hazırlanacak
Gürcü Petriashvili karşısında son dönemde üstün bir performans ortaya koyan 33 yaşındaki Taha Akgül, 2023 Dünya Şampiyonası yarı finalinde yenildiği İranlı Amir Zare’den olimpiyatlarda rövanşı almak istediğini dile getirdi.
Ay-yıldızlı güreşçi, olimpiyatlara yönelik ekstra çalışacağını vurgulayarak, “Oraya özel hazırlanacağız. Her müsabakaya ayrı hazırlanıyoruz. İranlı rakibime karşı ayrı taktik yapacağım. Petriashvili’ye karşı farklı güreşiyorum, İranlı rakibime karşı da farklı güreşeceğim. Amir Zare’ye karşı farklı hazırlanacağım. Daha iyi hazırlanmam, olimpiyatta bu performansımın üstüne çıkmam gerektiğinin farkındayım. İranlı rakibimle yapacağım maçta canımın yanmasından korkmayacağım. Buna söz veriyorum. O maçta bitiş düdüğü çalana kadar insan üstü bir çabayla zorlayıp, rakibimi yenmek için her şeyi yapacağım.” şeklinde konuştu.
Kariyeriyle ilgili kararı olimpiyattan sonra verecek
Avrupa Şampiyonası’na gelecek yıl katılıp katılmayacağıyla ilgili soruya Taha, “Olimpiyat benim için çok belirleyici olacak. Annem, ‘Sen niye bırakıyorsun, bak halen şampiyon oluyorsun, durumun iyi.’ diyor. Özellikle ailem devam etmemi istiyor ama ben diyorum ki bu kariyere olimpiyatta güzel bir final yakışır. Olimpiyatı bir görelim. İnşallah olimpiyatta altın madalyayla taçlandırırsam, o zaman benim hiçbir şeye ihtiyacım kalmayacak. Devam etmeye de ihtiyacım kalmayacak.” yanıtını verdi.
12 Avrupa şampiyonluğu bulunan grekoromen güreşçiler Rıza Kayaalp ve Rus Aleksandr Karelin’in bir şampiyonluk gerisinde yer alan Taha, rekora ortak olma ihtimalinin bulunduğunun hatırlatılması üzerine ise şunları kaydetti:
“O da olabilir, neden olmasın? O da bir ihtimal. Zaten Rıza ile aramızda tatlı bir rekabet var. Bir o şampiyon oluyor, bir ben şampiyon oluyorum. Rıza bu sene bir talihsizlik yaşadı. İnşallah seneye 13. kez şampiyon olacak ve rekoru kıracak. Ben de seneye Karelin’in rekorunu egale etmiş olurum. Bu aramızdaki tatlı rekabet başarıyı getiriyor. Beraber de antrenman yapıyoruz. Seneye bir bakarsınız rekorları geliştirmeye devam ederiz. Buna olimpiyattan sonra karar vereceğim.”
Milli güreşçi Taha Akgül’ün kariyerinde 11 Avrupa şampiyonluğunun yanı sıra 1 olimpiyat ve 3 dünya şampiyonluğu bulunuyor.
Rio 2016 Olimpiyatları’nda altın madalya kazanan Taha, pandemi nedeniyle 2021 yılında yapılan Tokyo Olimpiyatları’nda ise bronz madalya aldı. Taha, 2023 Dünya Güreş Şampiyonası’nda üçüncü olarak Paris 2024’e katılma hakkı elde etti.
]]>Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, 31 yıl aradan sonra takım halinde Avrupa Şampiyonu olarak yurda dönen ASKİ Spor Kulübü’nün sporcularıyla bir araya geldi. Sporcuları tek tek tebrik eden Yavaş, “Hem güreşte hem halterde aldığınız başarılar göğsümüzü kabarttı. Desteklerimiz devam edecek, başarılarınızın devamını diliyorum” dedi.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, ASKİ Spor Kulübü’nün Romanya’da düzenlenen ‘2024 Büyükler Avrupa Güreş Şampiyonası’ ve Bulgaristan’da düzenlenen ‘2024 Büyükler Avrupa Halter Şampiyonası’ndan madalyalarla dönen sporcularını ağırladı.
Başkanlık makamında gerçekleşen ziyarete, güreşçiler Taha Akgül, Rıza Kayaalp, Ali Cengiz, Soner Demirtaş, Evin Demirhan Yavuz, Osman Göçen, İbrahim Çiftçi ve Muhammed Hamza Bakır ile halterciler Cansu Bektaş, Kaan Kahriman, Muammer Şahin, Muhammed Furkan Özbek, Ferdi Hardal ve Yusuf Fehmi Genç katıldı.
“BİZİM YAPACAĞIMIZ DESTEK OLMAK”
Sporcuları tek tek tebrik ederek konuşmasına başlayan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, “Yıllar sonra şampiyon olduk. Biraz zorlanıyoruz herhalde ama gene de hem güreşte hem halterde aldığınız başarılar göğsümüzü kabarttı. Olimpiyatlarda eksikleri de telafi edeceğiz” dedi.
‘300 Çocuk 300 Sporcu’ projesinin meyvelerini almaya başladıklarını dile getiren Yavaş, “Sporcu sayısı 4 bine kadar ulaşmış. İnşallah daha nice şampiyonlar çıkaracağız” diye konuştu.
Spora ve sporculara desteklerinin devam edeceğini belirten Yavaş, “Tesis gerekiyorsa tesis… Özellikle mutlaka yeni yetişen gençlerin sayısını da arttırmamız gerekiyor. Onun için çalışmalar aynen devam. Bizim yapacağımız destek olmak, gerisi sizin gücünüze, kudretinize kalmış. Başarılarınızın devamını diliyorum” ifadelerini kullandı.
ÇAKMAR: “DESTEKLERİNİZ YOLUMUZU AYDINLATIYOR, BAŞARIYA GÖTÜRÜYOR”
ASKİ Spor Kulübü Genel Koordinatörü ve Serbest Güreş Milli Takımı Teknik Direktörü Abdullah Çakmar da sporcular ve teknik ekip adına Mansur Yavaş’a teşekkür ederek, şunları söyledi:
“Avrupa Şampiyonası’nda hem güreşte hem de halterde çok güzel başarılara imza attık. 31 yıl aradan sonra takım olarak da Avrupa şampiyonluğu nasip oldu. Sizlerin bizlere gösterdiği teveccüh, destek bizim yolumuzu aydınlatıyor, ışık tutuyor ve başarıya götürüyor. Allah razı olsun.”
Takım Kaptanı Taha Akgül’ün final maçından önce ısınırken sakatlandığını aktaran Çakmar, “Isınırken kolu sakatlandı, hem yırtık hem kırık vardı. Orada öylesine bir mücadele verdik ki yenilsek takım şampiyonluğu gidiyordu. Kaptanımız üstüne düşeni yaptı ve takımımız 31 aradan sonra Avrupa Şampiyonu oldu. Vatanımız, milletimiz, bayrak sevdası için, İstiklal Marşımız için gerçekten ciddi bir mücadele verdik. Altın madalyalarla Ankaramıza, ülkemize, başkentimize geldik” dedi.
ŞAMPİYON SPORCULARDAN YAVAŞ’A TEŞEKKÜR
Avrupa Şampiyonası’ndan altın madalya ile dönen Taha Akgül de Cumhuriyet tarihinde serbest güreş branşında sadece 3 takım şampiyonluğu olduğunu hatırlatarak, “Özellikle bu Avrupa Şampiyonası’nda kendi altın madalyamın yanında serbest güreş takımımızın 31 yıl aradan sonra takım halinde Avrupa Şampiyonu olması gerçekten çok büyük bir başarı oldu bizim için. Biz üçüncüyü başardık. Zor olan bir olayı tekrar başarma şansı bulduk. Alnımızın akıyla çıktık bu stresten. Aslında bir altın getirmedim iki altın getirdim ülkeme. 2 kere İstiklal Marşımız okundu. Benim ve takımın Avrupa şampiyonluğunun İstiklal Marşı. Bu anlamda çok önemliydi. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Mansur Yavaş’ı ziyarete geldik. Kendisi Türk sporuna çok büyük hizmetler veriyor. Yaptığı tesislerle, yaptığı desteklerle… Bugün de bizi makamında kabul etti kendisine madalyalarımızı armağan ediyoruz” diye konuştu.
Avrupa Şampiyonası’ndan ikincilikle dönen Rıza Kayaalp ise şunları kaydetti:
“Yine bir büyük şampiyonayı daha geride bıraktık. Her zaman amacımız kulübümüze büyük başarılar kazandırabilmek, ülkemize büyük başarılar kazandırabilmek. Bu Avrupa Şampiyonası’nda 14’üncü kez finale çıktım. Gerçekten profesyonel bir sporcu için inanılmaz bir sayı diyebilirim. Hayali bile zor olan bir sayı… İkinci kez ikincilik elde ettim. 12 şampiyonluk iki kere de ikinciliğim oldu. Bugün de başkanımız sağ olsun bizi makamına davet ederek tebrik etti. Kendisine vermiş olduğu desteklerden dolayı teşekkür ediyoruz. Çok güzel bir kulübümüz var, çok güzel bir kulüp ve çok güzel bir antrenman salonu yaptılar. Orada antrenman yapan birçok sporcu uluslararası arenada bayrağı temsil ediyor, ülkesine madalyalar kazandırıyor.”
Şampiyon sporcular, ASKİ Spor Kulübü’nün onursal başkanı olan Mansur Yavaş’a Türk sporuna yaptığı destekler için teşekkür etti.
]]>
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı (ABB) Mansur Yavaş, Romanya’nın başkenti Bükreş’te düzenlenen Avrupa Güreş Şampiyonası’nda madalya kazanan ASKİ Spor Kulübü sporcularını makamında kabul etti. Yavaş, sporcuların hem güreşte hem de halterde gösterdikleri başarıdan dolayı gururlandıklarını belirterek, “İnşallah olimpiyatlarda eksikleri telafi edeceğiz. Sporcu çalışmamızın meyvelerini de görmeye başladık. Desteklerimiz devam edecek, tesis gerekiyorsa tesis. Yeni yetişen gençlerin sayısını da mutlaka artırmamız gerekiyor. Onun çalışmalara aynen devam. Başarılarınızın devamını diliyorum” ifadelerini kullandı.
Abdullah Çakmar: “İstiklal Marşımız için altın madalyalarla başkentimize geldik”
Antrenör Abdullah Çakmar, Avrupa şampiyonasında hem güreşte hem de halterde başarılara imza attıklarını dile getirerek, “31 yıl aradan sonra Avrupa şampiyonluğu nasip oldu. Biz her zaman bir bütün olarak bakıyoruz. Hem güreşte hem de halterde çok ciddi başarılara imza attık. Orada öylesine bir mücadele verdik ki yenilseydik takım şampiyonluğu gidiyordu. Vatanımız, milletimiz için bayrak sevdası ve İstiklal Marşımız için altın madalyalarla Başkentimize geldik” diye konuştu.
Taha Akgül: “Kolay bir başarı değil”
Avrupa Güreş Şampiyonası’nda serbest stil 125 kiloda altın madalya kazanan Taha Akgül ise İhlas Haber Ajansı’na açıklamalarda bulundu. Milli güreşçi, girdiği her Avrupa Şampiyonasında altın madalya aldığını ve bunun tarihi bir başarı olduğunu söyleyerek, şunları kaydetti:
“Dünyada böyle bir sporcu olduğunu düşünmüyorum. Dünya şampiyonasında bronz ve gümüş madalyam var ama Avrupa şampiyonunda hep altın madalya aldım. Bu Avrupa şampiyonasının şöyle bir önemi vardı; müsabakam Gürcistanlı sporcuylaydı. Ben o maçta yenilsem takım halinde onlar şampiyon oluyorlardı. Ben yenersem takım halinde biz şampiyon oluyorduk. Öyle de bir önemi vardı. Kazandığım maçla beraber 2 altın madalya getirdim. Hem kendi bireysel şampiyonluğum hem de takım şampiyonluğum geldi. Ender başarılardan bir tanesi de takım şampiyonluğuydu. 13 yıldır A Milli Takım’da ülkemi temsil ediyorum ama takım şampiyonluğu yaşamamıştım. 31 yıl sonra serbest güreş takımımız Avrupa şampiyonu oldu. Türkiye tarihinde üçüncü şampiyonluğu başardık. Kolay bir başarı değil. Bu anlamda 2 defa İstiklal Marşımızı orada okumamız, bizim için çok büyük bir gurur oldu.”
“Olimpiyatlar bu işin zirvesi”
Paris Yaz Olimpiyatları’na azimle çalışacağını da sözlerine ekleyerek Akgül, “Bu bizi rehavete kesinlikle götürmeyecek. Çalışmaya bir an önce başlayayım ki rehaveti atayım. 5 ay dile kolay, hemen geçecek. Olimpiyatlar da bu işin zirvesi. En iyi şekilde oraya hazırlanacağız. Elimden geleni yapacağım. Antrenmanlarda daha fazla zorlayacağım, canım yanacak. Kendimi üzmekten de korkmayacağım. Milletimiz bize dua etsinler. Onların dualarıyla, alnımızın akıyla oradan döneceğiz” cümlelerine yer verdi. – ANKARA
]]>Portekiz’in Albufeira kentinde geçen kasım ayında düzenlenen Kick Boks Dünya Şampiyonası’nda +91 kiloda altın madalya kazanan milli sporcu Kadir Yıldırım, AA muhabirine özel açıklamalarda bulundu.
Dünya Şampiyonası’na çok iyi hazırlandığını belirten Yıldırım, “Çok önemli 3 kamp yaptım. Dünya Şampiyonası’nda seri başı olduğum için ilk turu bay geçtim. İkinci ve üçüncü turlarda da rakiplerimi mağlup ettim. Finalde Hırvat rakibimi yenerek şampiyonluğa ulaşabildim.” ifadelerini kullandı.
Bulgaristan’ın Varna kentinde 22-25 Şubat tarihlerinde düzenlenecek dövüş sanatları kamp organizasyonuna katılacağını aktaran ay-yıldızlı sporcu, “SENSHI, Glory’den önceki en prestijli kick boks organizasyonu. Burada çok büyük sporcular var. Katılacağım bu organizasyon, dünyadaki Glory ve One Championship gibi büyük organizasyonların da basamağı. Yunan bir rakibim vardı. Onunla müsabakaya çıkacaktım ama sakatlığından dolayı maçtan çekildi. Yeni rakibim de Belçikalı Asdren Gashi oldu. 24 Şubat’ta karşılaşacağız. O da Glory için bir basamak. Bence Gashi’yi yendikten sonra diğer büyük spor organizasyonlarından teklif alacağım.” diye konuştu.
“Profesyonel anlamda gerideyiz”
Kick boksun Türkiye’deki durumunu değerlendiren Yıldırım, “Milli takımlar düzeyinde dünya şampiyonluğu yaşadık. 10 dünya şampiyonu çıkardık. Kick boks tarihinde bir ilki gerçekleştirdik. Milli takımlar düzeyinde zirvede olsak da profesyonel anlamda gerideyiz. Yine de gelecekte Türk sporcular adından söz ettirecektir.” ifadelerini kullandı.
Kick boksa profesyonel bir şekilde baktığını belirten Kadir Yıldırım, “Bu branşın çok önemli püf noktaları var. Benim de hiç değişmeyen 4 kuralım var. Antrenman, dinlenme, beslenme ve uyku. Beslenme ve antrenman için maddi desteğe ihtiyaç var. Bu yüzden sponsorluklar, bu işin başka bir püf noktası. Şampiyonluklarım, maddi destekler sayesinde gerçekleşti. Dünyanın en iyi isimleriyle Sırbistan’da antrenman yaptım. Kapçak Emlak bu konuda bana çok destek oldu. Bu tarz maddi destekler, bizim gibi sporcular için çok önemli.” şeklinde konuştu.
“Kızım ve eşim, en önemli motivasyon kaynağım”
Kick boks gibi zor bir sporu yaparken motivasyonun önemli olduğu dile getiren milli kick boksçu, şunları kaydetti:
“Kızım maça çıkarken beni arıyor ve ‘Senin için namazımı kıldım, duamı ettim.’ diyor. Benim bu sözleri duyduktan sonra kaybetme lüksüm yok. Maça hazırlanırken ve ısınırken aklıma hep kızım geliyor. Bir maçımda da kızımla beraber ringe çıkmıştım. Kızım ve eşim, en önemli motivasyon kaynağım. Bu röportajı, kızımın üniversite yıllarında izlemesini istiyorum. Kendisi iki buçuk yaşından beri yüzüyor. Eminim ki gelecekte bayrağımızı göndere çekecek başarılar gösterecek.”
Başarının maddi güçle geldiğini dile getiren Yıldırım, “Kapçak Emlak’a desteklerinden dolayı teşekkür ediyorum. Onların desteğini boşa çıkarmak istemiyorum. Şu anda hayalini kurduğum şeyleri gerçekleştirmek istiyorum. Dünya şampiyonluğu yaşadım. Milli takımlar düzeyinde de bu başarıya ulaştım. Eminim ki Glory’de veya One Championship’te bu başarılar gelecektir.” ifadelerini kullandı.
Öte yandan, Kadir Yıldırım’ın antrenman partnerliğini de yapan altın kemerli kick boksçu Muhammed Dursun ise Yıldırım’ın tecrübelerinden faydalandığını belirterek, “Kadir, 2023 yılında dünya şampiyonu olarak kendisini dünyaya kanıtladı. Çok büyük bir organizasyonda dövüşecek. İnşallah şampiyon olacak ve Glory’de de mücadele edecek. Kadir, diğer ağır sıklet sporcularından ayrılıyor. Güçlü ve vücudunu çok iyi kullanıyor. Başarılarının devamını diliyorum.” değerlendirmesinde bulundu.
]]>Avrupa Güreş Şampiyonası’nda grekoromen stil 72 kiloda Azerbaycanlı rakibi Ulvi Ganizade’yi 2-0 yenerek altın madalya kazanan milli güreşçi Selçuk Can, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine turnuvada yaşadıkları, altın madalyayla ilgili duyguları, şampiyonluğu ve gelecekteki hedefleriyle ilgili özel açıklamalarda bulundu. İlk olarak zor bir turnuvayı geride bıraktığını, sonu şampiyonluk olduğu için büyük mutluluk yaşadığını ifade eden Selçuk Can, “Turnuva benim için zorlu geçti. Çünkü tam ara bir sıkletim ve çok zorlu takiplerim vardı. Bu yıl, olimpiyat yılı olduğu için tüm dünyadaki sporcular hat safhada emek verip en üst performansını gösteriyor. Bu açıdan bizim için zorluydu ama çok sıkı şartlardan geçtik. Kamplarımız da çok verimli geçtiği için elhamdüllilah şampiyon olduk. Şampiyon olduğum için, sevdiklerime, aileme, kulübüme, milletime mahcup olmadığım için çok ayrı bir mutluluk içerisindeyim. Destek veren herkese teşekkür ediyorum” diye konuştu.
“Skor 2-0 olunca rahatlama geldi ve artık şampiyonluk geldi dedim”
Final maçının son 30 saniyesinin kendisi için en unutulmaz anlar olduğunu söyleyen milli sporcu, “Benim için unutamadığım an final maçında oldu. Çünkü karşılaştığım rakibim daha önce beni defalarca yenmişti ama çok küçük nüanslarla yeniliyordum. Yani skor hep 1-1, 2-1 gibi bitiyordu. Skor 2-0 olunca rahatlama geldi ve artık şampiyonluk geldi dedim. Şampiyon da oldum. O anı hiçbir zaman unutamayacağım. Özellikle o maçın son 30 saniyesini hiç unutmayacağım. Çünkü maçı idare etmem gerekti, son 30 saniye vardı şampiyon olmam için ve şampiyon oldum” ifadelerini kullandı.
“Minderde mutluluğumu tam anlamıyla sergileyemedim”
Şampiyon olduktan sonr sevincini tam yaşayamadığını ve Azerbaycanlı rakibi Ulvi Ganizade’yi teselli ettiğini belirten 28 yaşındaki güreşçi, “Açıkçası minderde mutluluğumu tam anlamıyla sergileyemedim. Sıkı ve defalarca karşılaştığım bir rakibimdi ve Azerbaycanlıydı. Bizim kardeş ülkemiz. Farklı bir ülkeden olduğu zaman farklı sevinç gösterileri yapabiliyorsun. Fakat ‘Can Azerbaycan’ olduğu için rakibimi teselli ettim, kafasından öptüm” sözlerini kaydetti.
“67 kiloda olimpiyat vizesini almak için hemen çalışmalara başladım”
67 kiloda olimpiyat kotasını alabilmek için hemen çalışmalara başladığını söyleyen Selçuk Can, “Geçen hafta final maçımı yaptım. 1 hafta oldu geleli, inanın 2 gün sadece evde dinlendim maçın yorgunluğundan. Üçüncü gün hemen çalışmalara başladım. Çünkü önümüzde çok zorlu bir süreç bizi bekliyor. Hala kota alınmadı benim sıkletimde. 67 kiloda olimpiyat vizesini almak için hemen çalışmalara başladım. Son 40 günümüz. İnşallah vizeyi de alacağız, olimpiyatlara da gideceğiz, şampiyon da olacağız” şeklinde konuştu.
“Bu kulübün bir parçası olduğum için çok mutluyum”
Son olarak altın madalya kazanmasında kulübünün de büyük katkısı olduğunu dile getiren milli güreşçi, “Şu an İstanbul Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü’nün sporcusuyum. Türkiye’nin en büyük tesisi. Bu tesiste yer aldığım, bu kulübün bir parçası olduğum için çok mutluyum. Destek veren Fatih Keleş başkanıma, genel sekreterimiz Erdem Aslanoğlu’na ve kulüp antrenörlerim Cenk İldem’e çok teşekkür ediyorum” dedi. – İSTANBUL
]]>İSTANBUL – İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, Avrupa Güreş Şampiyonası’nda madalya kazanan sporcularıyla bir araya geldi.
Romanya’nın başkenti Bükreş’te düzenlenen Avrupa Güreş Şampiyonası’nda madalya kazanan İBB Spor Kulübü’nün milli sporcuları Selçuk Can, Yunus Emre Başar, Murat Fırat, Zeynep Yetgil, U23 dünya şampiyonu Muhammed Gimri, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş ile birlikte basın toplantısı düzenledi.
Fatih Keleş: “İnşallah devamı gelecek”
Güreş milli takımının gururlandıran sporcularıyla bir araya geldiklerini ifade eden Fatih Keleş, “Grekoromen Milli Takımımız, Avrupa şampiyonu oldu. Burada aramızdaki 3 arkadaşımız 3 madalya aldı. Zeynep kadınlarda bronz madalya kazandı. Onun sakatlık sonrasındaki ilk şampiyonasıydı. Sakatlık sonrasında iyi bir dönüş olarak bakıyoruz. Selçuk, Avrupa şampiyonu oldu. İlk kez Avrupa şampiyonu oldu. İnşallah devamı gelecek. Yunus Emre finalde kaybetti ama güzel mücadele etti, gümüş madalya kazandı. Murat 67 kiloda bronz madalya kazandı. Takım halinde de erkek güreşçilerimiz Avrupa şampiyonu oldu, bizi gururlandırdılar. Serbestte U23’te ekim ayında Tiran’da Dünya Şampiyonası yapılmıştı. Orada Muhammed Gimli 92 kiloda dünya şampiyonu olmuştu” diye konuştu.
Selçuk Can: “Şampiyon olduğum için mutluyum”
Altın madalya kazandığı için çok mutlu olduğunu aktaran Selçuk Can, “Avrupa Şampiyonası’nda kariyerimde ilk kez altın madalya kazandım. Daha önce Avrupa ve Dünya şampiyonlarında bronz madalyalarım vardı. Final maçına çıkınca sağ olsun Genel Sekreterimiz Erdem başkanım aradı, ‘Bu kez olacak’ dedi, motive etti. Şampiyon olduğum için mutluyum. Bu yolda emeği gelen herkes teşekkür ediyorum. Türkiye’nin en büyük kulübünde yer aldığım için ayrıca mutluyum” şeklinde konuştu.
Yunus Emre Başar: “En iyi şekilde ülkemi olimpiyatlarda temsil etmek istiyorum”
Şampiyonluk madalyası almak için çalışmalarına devam ettiğini aktaran Yunus Emre Başar, “77 kiloda Avrupa ikincisi oldum. 2021 yılından beri Avrupa ve dünya arenalarında birçok madalyalarım oldum. Henüz şampiyonluk madalyası alamasam da bu yolda şampiyonluk madalyası kazanmak için çalışmaya devam edeceğiz. Bu kulübün bir üyesi olduğum için çok mutluyum. Kulüp başkanımıza, kulüp hocalarımıza özellikle Cenk İldem hocamıza teşekkür ediyorum. Güçlü bir takımımız var. Olimpik sıklette yarışıyorum. Kotayı alıp en iyi şekilde ülkemi olimpiyatlarda temsil etmek istiyorum” ifadelerini kullandı.
Kulübe yeni katıldığını hatırlatan Murat Fırat, “Bu kulübe bronz madalya kazandırdım. İnşallah önümüzde olimpiyat kotaları var. Orada Selçuk kardeşimle yarışacağız. Nasipse ikimizden birisi olacak. Herkese teşekkür ederim” dedi.
Zeynep Yetil: “Çok zor bir süreçten geçtik”
Sakatlıktan iyi döndüğünü şampiyonada madalya kazandığını söyleyen Zeynep Yetil, “53 kiloda ülkemi temsil ettim. Geçen yıl Avrupa Şampiyonası sonrasında operasyon geçirdim. Bu yıl Büyükler Avrupa Şampiyonası bronz madalya elde ettim. Çok zor bir süreçten geçtik. Oraya giderken kafamda tek bir soru işareti vardı, ‘Geri dönecek miyim’ diye. Geri döndüğüm için mutluyum. Hedefim Bakü’de yapılacak olarak olimpiyat kota müsabakaları olacak. Orada ilk 2’ye girmek olacak. Hedefim orada olimpiyat kotasını alıp ülkemi en iyi şekilde temsil etmek istiyorum. Sakatlık sürecimde kulübümün çok desteği oldu. Çalışmalarımıza devam edeceğiz. Emek veren herkese teşekkür ediyorum” açıklamasında bulundu.
Muhammed Gimri ise altyapıdan yetiştiğini belirterek, “Altyapıdan yetiştim. 10 yıldır kulüpteyim. 10 yaşımdan beri Tevfik hocamla birlikte çalışıyoruz. 2023 Gençler Dünya Şampiyonası’nda altın madalya getirdim. Bu serbest güreşte tarihte ilk. İnşallah hedefim ağabeylerim şampiyon olmak. Hedef olimpiyat” şeklinde konuştu.
Toplantı toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
]]>Başkan Eroğlu, Romanya’nın başkenti Bükreş’te devam eden Avrupa Güreş Şampiyonası’nda basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
Türk güreşini artık şampiyon sporcuların yönettiğine değinen Eroğlu, “Bu işin yıllarca kahrını biz Avrupa, dünya ve olimpiyat şampiyonları çektik. Biz minderde yendik. Yıllarca kahrını bizim çektiğimiz minderin yöneticiliğini başkaları yaptı. Bugün bütün kulağı kırık, halden anlayan, buralardan geçmiş, güreşin dertleriyle dertlenmiş kişiler yönetimde.” diye konuştu.
Tecrübeli eski şampiyon güreşçilerin arasında kendisinin başkan seçildiğine değinen Eroğlu, “Bu dünyada kimse tek başına bir şeyi başaramaz. Tüm yönetimime, şampiyon ağabeylerime, güreş aileme bana verdikleri destekten dolayı teşekkür ediyorum. Bu bir kişinin yapabileceği iş değil. Ancak başkan ve lider olunmaz, lider doğulur. Bu da Allah’ın insanlara verdiği ender özelliklerden bir tanesi. Ben risk ve sorumluluk aldım. Hayatımın hiçbir döneminde, ‘Kimse yok mu?’ demedim, ‘Ben hep buradayım.’ dedim. Bugün beni var eden, minderde ter döktüğüm, beni bu noktaya getiren güreşin başkan olarak emrindeyim. Yarın da herhangi bir pozisyonda Türk güreşinin, sporunun, devletinin ve milletinin emrinde olmaya devam edeceğim.” ifadelerini kullandı.
Tesisleşmeler devam ediyor
Şeref Eroğlu, güreşe hizmet edecek tesislerin birer birer hizmete girdiğini dile getirdi.
İstanbul ve Ankara’daki salon ile kamp tesislerinin yenilendiğine değinen Eroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Göreve geldiğimizin üzerinden 27 ay geçti. Sarıyer’deki Mersinli Ahmet Tesisleri’ni yıktık. Yerine 3-4 ay içinde 6 minderli spor salonu yaptık. Şu anda sporcularımız Sarıyer’de son sistemde yapılmış salonda çalışıyor. Ayrıca Ankara Elmadağ’daki kamp eğitim tesisi bitmek üzere. 110 kapasiteye çıktık. Son sistem, otel ayarında, şampiyonlarımızın kalırken huzur bulacağı tesis tamamlanmak üzere. Şu anda görevde bulunan Bakanımız Osman Aşkın Bak’a teşekkür ediyorum. İki yılda 2 tesisimizi bitirdik ama bu yeterli değil. Ankara Keçiören’de 400 kişilik kamp eğitim tesisi yapacağız. Bu olduğu zaman Türkiye aynı anda 15 ülkeyi misafir edip kamp yaptıracağı bir güreş üssü olacak.”
“Türk güreşinin geleceğini planlıyoruz”
Başkan Eroğlu, Türk güreşinin geleceğini planladıklarını vurguladı.
Taha Akgül ve Rıza Kayaalp gibi yıldız sporcular yetiştirmeleri gerektiğini aktaran Eroğlu, “Türk güreşinin geleceğini planlıyoruz. Etrafımızda olan bitenin de farkındayız. Biz, ‘Türk gibi güçlü’ sözünü dünyaya ata sporu güreşle duyurduk. Güreşin geleceğini teminat altına almak istiyorsak yeni gençleri kazanmamız gerek. Yeni Tahalar, yeni Rızalar bize lazım. Alperen yeni Rıza Kayaalp olacak. Bana göre Türkiye Cumhuriyeti’nin 2. yüzyılının en başarılı sporcularından biri Alperen olacak. Mehmet Akif Pirim, Nazmi Avluca, Mahmut Demir, Şeref Eroğlular Türk güreşinin birinci yüzyıldaki şampiyonlarıydı. Bayrak artık 2. yüzyılda yeni kuşağa geçti. Bu kuşak da başarıları sürekli hale getirecek. Olimpiyatlarda başarımızı kalıcı hale getirmek zorundayız. Başka çaremiz yok.” ifadelerini kullandı.
“Durduğumuz an kaybederiz”
Başkan Eroğlu, 2032 Olimpiyat Oyunları’nı düşünerek plan yapmaları gerektiğini söyledi.
“Türk güreşi olarak duramayız. Durduğumuz an kaybederiz.” diyen Eroğlu, şunları kaydetti:
“Yeni yüzler bulacağız. Planlamamızı doğru yapacağız. Gelecek 4-5 yılın planını yapmak zorundayız. Planımız 2028’de yapılacak olimpiyat oyunları. Hatta 2032’nin planını yapmak zorundayız. Güreşi ancak böyle teminat altına alabiliriz. Olimpiyatlarda güreş artık gücü temsil ediyor. Rusya’nın hegemonyası serbestte ABD’ye geçti. Avrupa’da olimpiyatta en fazla kotayı biz kazandık. Şu anda 6 kotamız var. En yakın takipçimiz Rusya’nın kotası dört. Üç stilde dünya ve Avrupa şampiyonu çıkartan tek ülkeyiz.”
Güreşi Türk teknik adamların yönetmesi gerektiğini savunan Eroğlu, “Hazıra dağ dayanmıyor. Dışarıdan getirdiğimiz teknik adamlar gün geliyor gidiyor. Türk güreşine teknik adam kazandıracağız ki Türk güreşinin geleceği teminat altında olsun. Bunu yapacak karakterde bir şampiyon başkanım. Savaşmayı seviyorum. Hayat karar ve eylemdir. Bir karar alırım ve eyleme geçerim. Yaptıklarımız yanlış olsa idi bu sonuçlar böyle olmazdı. Eski sporcuları da değerlendirmek zorundayız. Bu benim asli görevim.” değerlendirmesinde bulundu.
“İlklerin olduğu bir şampiyona”
Şeref Eroğlu, devam eden Avrupa Şampiyonası’nda Türkiye adına ilklerin yaşandığını söyledi.
Türkiye’nin elde ettiği başarılara değinen Eroğlu, “Avrupa şampiyonlarında 112 altın madalyamız vardı. Şu anda 116 madalyaya ulaştık. İlklerin olduğu bir şampiyona. İnşallah yolumuz açık ve madalyamız bol olur. 2022’de serbest, grekoromen ve kadınlarımız aynı anda kürsü yapmıştı. 2023’te grekoromende Avrupa şampiyonu, serbestte Avrupa üçüncüsü, kadınlarda da Avrupa ikincisi olmuştuk. Bu çok gurur verici bir şey. Artık takım halinde her sene gücünü ispat eden bir milli takıma kavuştuk. Benim kontrolümdeki Türk güreşinde gururla izleyecekleri bir milli takım oluşturacağım demiştim. Bunu başarmanın haklı gururunu yaşıyoruz. Bu takımda 35 yaşında Rıza kaptan da var, aynı zamanda 19 yaşında Alperen de var. Elimden geldiği kadar takımlarımı gençleştirmeye çalışıyorum. Kaliteli sporcularla gençlere şans vermeye devam edeceğim. Bu çocuklar bizim geleceğimiz.” diyerek sözlerini tamamladı.
]]>Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı Şeref Eroğlu, Romanya’nın başkenti Bükreş’te düzenlenen 2024 Avrupa Güreş Şampiyonası’na ve milli takımın geleceğine dair basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Öncelikle Avrupa şampiyonasında milli güreşçilerin performansını değerlendiren Eroğlu, “Bu Avrupa şampiyonasında yine ilkleri yaşıyoruz. İlk defa bir Avrupa şampiyonasında grekoromende 5 sıklette finale kaldık. 2’si altın, 3’ü gümüş, 1 bronz olmak üzere 6 madalya, 147 puan elde ettik. Geçen sene yine bu takım Zagreb’de Avrupa şampiyonu olmuştu. Bu sene rüştünü bir kez daha ispat etti. 147 puan biz aldık, 142 puanlı Azerbaycan ve 99 puanlı Ermenistan ile ilk üç sırayı paylaştık. Haklı bir gururu yaşıyoruz. Cumhuriyet tarihinde katıldığımız hiçbir şampiyonada üst üste 2 Avrupa şampiyonluğumuz yoktu. Bu da Türkiye Güreş Federasyonu başkanı olarak bana, bizim ekibimize, teknik ekibimize ve yönetimimize nasip oldu. İlklerin yaşandığı bir Avrupa şampiyonası dedik, kadın güreşimizde ilk defa bir Avrupa şampiyonasında 4 altın madalya ile güreşmiş oluyoruz. 4 final tarihte yoktu, ilk defa bu şampiyonada oldu. Bugün 1 altın, 3 tane de bronz maçımız var. Bunları da alırsak kadın güreşimiz 7 madalya alabilir. Bugünkü bronz maçına bağlı. Şu anda kadın güreşi olarak Avrupa ikinciliğimiz garanti, akşamki maçlara göre Avrupa şampiyonu da olabiliriz. Serbest güreşimiz başladı. Sabah 1 maç aldık. Yarın efsane Taha, kaptan çıkacak. Kaptan burada 11. Avrupa şampiyonluğuna güreşiyor. İnşallah o da diğer şampiyonlar gibi gerekeni yapacak” diye konuştu.
“116 Avrupa şampiyonluğu rakamına ulaşmış bulunuyoruz”
Grekoromonde elde ettikleri başarılarla adından söz ettiren Alperen Berber ve Selçuk Can ile ilgili görüşlerini de aktaran Başkan Eroğlu, “Türk güreşi grekoromen güreşte iki tane yeni değer kazandı. 19 yaşında Alperen Berber, 82 kiloda ilk defa büyükler kategorisinde yarıştı. Türkiye’nin de büyük bir gururla, mutlulukla izlediği şampiyonada Avrupa şampiyonu oldu. Gerçekten federasyon olarak çok tebrik telefonu aldık. Bu çocuğu ben 2 yıl önce İtalya’da, Yıldızlar Dünya Şampiyonası’nda izledim. Dedim ki, ‘Benim aradığım adam bu’. İki yıldır takip ediyorduk. A takımlarda antrenmana alıyorduk, 82 kiloda Burhan Akbudak’ın peşinden rezerv takımda elimizde bulunuyordu. Fakat Burhan burada güreşmeyince Alperen’e bu mayoyu teslim ettik ve o da bizi mahcup etmedi. Selçuk Can, 4 şampiyonada bronz madalya alan tek sporcuydu. Ona dedim ki artık şampiyonlar kulübüne katılman lazım. Selçuk da geldi ve maçı bütün Türkiye izledi. Onu da tekrar alnından öpüyorum. Bir adım, bir santim bile geri adım atmadan defalarca yenildiği Azeri rakibi yenerek burada Avrupa şampiyonu oldu. O da 28 yaşında, Türk güreşinin 114. Avrupa şampiyonu olarak adını tarihe yazdırdı. Bu şampiyonaya gelirken Avrupa şampiyonalarında 112 altın madalyamız vardı. Şu anda 4 altınla 116 Avrupa şampiyonluğu rakamına ulaşmış bulunuyoruz” ifadelerini kullandı.
“Kaliteli sporcularla bu milli takımı değiştirmeye, onlara şans vermeye devam edeceğim”
Şeref Eroğlu, yönetime geldikleri dönemden bugüne süregelen değişimle alakalı ise, “2022’ye baktığınızda serbest, grekoromen ve kadınlarımız kürsü yapmıştı. 2023’e baktığınızda grekoromen güreşçimiz Avrupa şampiyonu, serbest kadın güreşçimiz Avrupa ikincisi, serbest erkek güreşçimiz Avrupa üçüncüsü olmuştu. O kadar gurur verici bir şey ki birkaç sporcunun şampiyon olduğu, bütün yükün ağır sıkletlere verildiği bir milli takımdan, artık takım halinde her sene rüştünü ispat eden bir milli takıma kavuşturduk. Aday olduğumda da benim kontrolümdeki bir güreşte devletimizin, milletimizin, devlet büyüklerimizin gururla seyredeceği bir milli takım oluşturacağım demiştim. Bunu başarmanın haklı gururunu yaşıyoruz. Değişim olmadan asla gelişim olmaz. Hem tecrübeli, aktif sporunun sonuna gelmiş şampiyonlarımız var hem de onlardan sonra bayrağı yere düşürmeyecek ve ülkesini, milletini gururla temsil etmek isteyen, yüreği vatan sevgisiyle dolu gençlerimiz var. Elimden geldiği kadar yerli yerinde, zamanında, takımlarımı revize etmeye ve gençleştirmeye çalışıyorum. Çünkü bu çocuklar bizim geleceğimiz. Çok kaliteli sporcularla bu milli takımı değiştirmeye, onlara şans vermeye devam edeceğim” cümlelerine yer verdi.
“Geçmişte milli takıma hizmet etmiş sporcularımızı değerlendirmek zorundayız”
Değişimin yalnızca milli takımda değil, federasyondaki yönetim anlayışı ve teknik ekip yönünde de olduğuyla ilgili yapılan hatırlatma üzerine TGF Başkanı Eroğlu, şunları söyledi:
“Grekoromen güreşin başında şu an dünya ve Avrupa şampiyonu, olimpiyat üçüncüsü Nazmi Avluca var. Yanında Avrupa şampiyonu Bayram Özdemir, yine yanında olimpiyat üçüncüsü, dünya üçüncüsü Cenk İldem var. Güreşi, güreşçiler yönetecek diye boşuna söylememiştim. Hazıra dağ dayanmıyor, hep dışarıdan getirdiğimiz antrenörler gün gelip sözleşmesi bitince gidiyor veya biz devam etmiyoruz. Biz bunlara fırsat vereceğiz, bunları Türk güreşine teknik adam olarak, sporcu olarak kazandıracağız ki hem Türk sporunun hem de Türk güreşinin geleceği teminat altında olsun. Ben savaşmayı seviyorum. Hayat karar ve eylemdir. Ben bir karar alırım, eyleme geçerim. Eğer yaptıklarımız yanlış olsaydı bu sonuçlar böyle olmazdı. Geçmişte milli takımlarda minderde, bize hizmet etmiş, başarılar kazanmış sporcularımızı değerlendirmek zorundayız. Bu benim asli görevim.”
“Her geçen gün aşağıdan gelen gençlere bu fırsatı vermeye devam edeceğiz”
Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı Şeref Eroğlu, altyapı sistemiyle alakalı bilgiler de vererek, “Türkiye bir güreş ülkesi diyoruz ama oraya lisanslı sporcu sayısı açısından oraya hala erişmiş bir spor ülkesi veya federasyon değiliz. Şu an 15 bin lisanslı sporcu görünüyor. Baktığınız zaman ABD’de sadece 400 bin kolejlerdeki lisanslı sporcu sayısı olarak görünüyor. Ortalama 600 kişiden milli takımımızı oluşturuyoruz, 700-750 kişiden yıldızlarımızı oluşturuyoruz. Biz bu havuzdan gördüğümüz, yakaladığımız yetenekleri milli takımlarımıza davet ediyoruz. 18 yaşındaki gençlerimizi de bazen A takım ile antrenmanlara alıyorum ki tecrübeli sporcularla antrenman yapma şansı olsun. Bu çocuklar, çok hızlı yol kat ediyorlar. Rol modelleri olan sporcular da yanlarında oluyor. Bu sistemi böyle kurduk ve bunun doğru olduğuna da inanıyorum. Her geçen gün aşağıdan gelen gençlere bu fırsatı vermeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
“Türk güreşi olarak duramayız, durduğumuz zaman kaybederiz”
Güreşte başarıları kalıcı hale getirmek zorunda olduklarını belirten ve gelecek planlamasına verdikleri önemin altını çizen Eroğlu, “Biz Türk güreşi olarak duramayız. Durduğumuz zaman kaybederiz. Yeni yüzler bulacağız, planlamamızı doğru yapacağız. Mesela bizim yakın planımız Paris’teki olimpiyat oyunları. Asıl planımız ise 2028’de ABD’de yapılacak olimpiyat oyunları. Biz burada gelecek 4 yılın, 5 yılın planını yapmak zorundayız. Hatta 2032’nin planını yapmak zorundayız. Güreşi ancak böyle teminat altına alabiliriz. Avrupa’da olimpiyata katılacak en fazla kotayı biz kazandık. Bizim 6 kotamız var, en yakın takipçimiz Rusya’nın 4 kotası var. Grekoromen, serbest ve kadınlarda 3 stilde Avrupa şampiyonu çıkartan tek ülkeyiz. Biz olimpiyat oyunlarında gücü temsil eden güreşte daha güçlü olmak zorundayız. Bunun için de çalışıyoruz. Aynı kadın güreşinde Japonya’nın hegemonyası gibi, serbest güreşte ABD ve İran’ın olduğu gibi biz de başarımızı kalıcı hale getirmek zorundayız. Bizim başka çaremiz yok” dedi.
“Tesis anlamında kesinlikle yeterli değiliz”
Başkan Eroğlu, tesisleşme konusunda önemli adımlar atıldığından bahsederek, “Tesis anlamında kesinlikle yeterli değiliz. Bunu da hak etmediğimizi düşünüyoruz. Biz biliyorsunuz Sarıyer Mersinli Ahmet Kamp Tesisleri’ndeki spor salonumuzu yıktık. Bakanlığımıza, özellikle Muharrem Kasapoğlu ve Süleyman Şahin genel müdürüme teşekkürü bir borç biliyorum. Ben anlattım ve 3-4 ay içinde Sarıyer’deki 6 minderli salonun ihalesini yapıp bitirip bize teslim ettiler. Şu anda bizim aslanlarımız 6 minderli, en son sistemle yapılmış kapalı spor salonunda antrenmanlarını yapıyorlar. İkinci müjdemiz de şu, Ankara Elmadağ’daki tesislerimiz bitmek üzere. 70 kapasiteden 110 kapasiteye çıktı. Otel ayarında, şampiyonların orada kalırken huzur bulacağı, bütün altyapının tamamlandığı tesisimiz bitmek üzere olduğu mevcut Bakanımız Osman Aşkın Bak’a teşekkür ediyorum. Şu anda 2 tane tesisimizi 2 yılda bitirdik, ekip olarak kenara koyduk. Tabii, yeterli değil. İnşallah Ankara Keçiören’de Taha Akgül Spor Salonu’nun yanındaki büyük kamp eğitim tesisimizin ihalesi biterse bu 400 kişilik kamp ve eğitim merkezi olacak. Türkiye, bu sayede 10-15 ülkeyi ağırlayabilecek bir güreş üssü haline gelecek” diye konuştu. – BÜKREŞ
]]>Kentteki başarılı sporcuların tespit edilmesine yönelik çalışmalar sayesinde atletizm takımına kazandırılan 6 kız sporcu, antrenörleri nezaretinde çalışarak birçok madalya kazandı. Son olarak 11 Şubat’ta Isparta’da düzenlenen Okullar Arası Türkiye Kros Şampiyonası Genç Kadınlar 3000 metrede takım halinde Türkiye şampiyonu olan milli atletler, 10-14 Mayıs’ta Kenya’nın başkenti Nairobi’de düzenlenecek Dünya Liseler Arası Kros Şampiyonası’nda katılmaya hak kazandı.
Özel Van Bilim Teknoloji Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde eğitimlerini sürdüren Van’ın yarışçı kızları, Kenya’dan da takım olarak madalyayla dönmeyi hedefliyor.
“İkinci olan takıma 46 puan fark attık”
Tuşba Gençlik ve Spor Müdürü Hüseyin Esen, AA muhabirine, daha önce atletizm milli takım antrenörü olduğunu, şu anda da takıma öncülük ettiğini söyledi. Kazanılan başarıların ekip işi olduğunu ifade eden Esen, şunları kaydetti:
“Sporcularımızın bir çoğunu öğretmenleri ve antrenörleri keşfetti. Hepsi aynı okulda eğitim alıyor ve Fenerbahçe Spor Kulübü’nün atletleri. Ekip olarak planlı çalışıldığında başarı kaçınılmaz oluyor. Kenya’da düzenlenecek şampiyonaya sıkı çalışıyoruz. Türkiye şampiyonasında ikinci olan takıma 46 puan fark atarak şampiyon olduk. Ülkemizi ve ilimizi en iyi şekilde temsil etmek istiyoruz.”
Milli takım antrenörü Münir Akkoyun ise başarıları geleneksel hale getirerek uluslararası alanda Türkiye’yi temsil etmek istediklerini belirterek, “Diğer takımlardan farkımız sporcularımızın hepsi ilimizden olması ve altyapıdan yetişmeleri. Uzun süredir büyük emekler vererek bugünlere geldik. Dünya Liseler Arası Kros Şampiyonası için antrenmanlarımız devam ediyor. Hedefimiz milli takıma başarılı sporcular yetiştirmek.” değerlendirmesinde bulundu.
“Bayrağımızı dalgalandırmak istiyoruz”
Milli atlet Edibe Yağız da antrenörlerinden ve ailesinden büyük destek gördüğünü söyledi.
Şampiyonluk için sıkı çalıştıklarını aktaran Yağız, “Bu yıl ki hedeflerimden biri de Okullar Arası Türkiye Kros Şampiyonası’nda birinci olmaktı. İlk hedefimi gerçekleştirdim ve sırada dünya şampiyonası var. Kenya’da ülkemizi en iyi şekilde temsil edip, bayrağımızı dalgalandırmak istiyoruz.” ifadelerini kullandı.
Atlet Havva Efe ise hedeflerinden birinin de olimpiyat kadrosunda yer almak olduğunu bildirerek, “Isparta’da düzenlenen yarışmaya katıldığımız için ailelerimiz çok mutlu olmuştu. Şimdi ise Kenya’daki dünya şampiyonasına katılım sağlamaya hak kazandık. Ülkemizi en iyi şekilde temsil edeceğimize inanıyoruz. Kendimizi tüm dünyaya kanıtlamayı hedefliyoruz.” diye konuştu.
Atletizme, dünya şampiyonu olan ablası Nevin İnce sayesinde başladığını anlatan İran İnce, “Ablamın izinde gidip başarılar elde etmek istiyorum. Ablamda Okullar Arası Dünya Şampiyonası’nda altın madalya kazanmıştı. biz de Kenya’dan dereceyle dönmek istiyoruz.” dedi.
Ülkesini yurt dışında temsil edeceği için heyecanlı olduğunu belirten Şilan Yağız da her zaman yanında olan antrenörlerine ve ailesine teşekkür etti.
Takımın en küçük sporcusu olan 14 yaşındaki Ayten Yobaş ise takım arkadaşlarıyla sıkı bir bağları olduğunu, sürekli birbirlerine yardım ettiklerini dile getirdi.
Sporculardan Viyan Adar da takımda yer almaktan mutluluk duyduğunu ve ülkesini en iyi şekilde temsil etmek için elinden geleni yaptığını vurguladı.
]]>
UKRAYNALI RAKİBİNİ 5-2 MAĞLUP ETTİ
Avrupa Güreş Şampiyonası kadınlar 68 kilo finalinde milli güreşçi Buse Tosun Çavuşoğlu, Ukraynalı rakibi Tetiana Sova Rizhko’yu 5-2 mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu. Müsabakanın ardından Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı Şeref Eroğlu, şampiyon sporcuyu tebrik etti.
“TÜRK KADININI SEMBOLİZE EDEN BİR SPORCU”
Başkan Eroğlu, “O Türk güreşinin, Türk sporunun gurur abidelerinden bir tanesi. Buse’miz milli değerimiz. Yasemin zaten rüştünü ispat etmişti. Geçen yıldan beri söylüyorum; bizim inandığımız kadar sen kendine inansan şampiyonsun. Buse hem Dünya şampiyonu oldu hem de Avrupa şampiyonu oldu. Ortaya koymuş olduğu mücadelesinden dolayı, savaşçılığından dolayı, bize yaşattığı o güzel duygudan dolayı milletim adına Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı olarak teşekkür ediyorum.
Türk kadınını sembolize eden, Türk kızlarına örnek bir sporcu, örnek bir şahsiyet, Allah yolunu açık etsin. Olimpiyat Oyunları’na 157 gün var. İnşallah orada da adını tarihe altın harflerle yazdırır. O altın madalyaya bize getirir, biz de onu sizlerle buluştururuz. Onunla gurur duymaya devam ederiz” diye konuştu.
Buse Tosun ÇavuşoğluOLİMPİYATLARDA ALTIN MADALYA KAZANMAK İSTİYOR
“Kariyerinde tek eksik altın madalyanın olimpiyatlar olduğunu ve hedefinin de bu olduğunu vurgulayan Buse Tosun Çavuşoğlu, “Biz Dünya Şampiyonası sonrası uzun bir ara vermedik. Olimpiyatlara hazırlanır gibi kamplarımıza, milli takımımıza, evde olsun çalışmalarımızı son sürat devam ettik. Çünkü çok kısa bir süre kaldı. Olimpiyatlar 4 yılda 1 yapılan, her sporcunun hayali olan kariyer olarak zirve demek. İnşallah benim tek bir altın madalyam kaldı. Avrupa şampiyonalarında son saniyede kaybettiğim olmuştu. Dünya şampiyonluğundan başlayıp, bugün olimpiyatlara bir Avrupa şampiyonluğu da ekleyip, son dünya ve Avrupa şampiyonu olarak katılmak sporun zirvesine bir kariyer diyebilirim. İnşallah Allah bizleri utandırmaz, emeklerimizin karşılığını olimpiyatlarda tam destek, tüm hırslı çalışmalarımızla sonucunu aynı bu şekilde alırız. Destekleyen, inanan herkese çok teşekkür ederiz” ifadelerini kullandı.”
“HAYALLERİM OLİMPİYATLARDA ALTIN MADALYA KAZANIP TARİHE GEÇMEK”
“Rakipleriyle ilgili de konuşan milli sporcu, 2024 yazında Paris’te düzenlenecek Olimpiyat Oyunları’yla ilgili şunları söyledi: “Burada kota alan sporcular vardı. Fransız ve Ukraynalı rakibim vardı. Bunlar kendilerini kanıtlamış, Avrupa şampiyonu, dünya madalyası bulunan sporculardı. Ama bugün kürsünün en üst basamağında ben yer aldım. Bu demek oluyor ki; Olimpiyatlarda altın madalyayı boynuma takmak, İstiklal Marşı’mızı okutmak nasip olsun. İnşallah hedeflerime ulaşırım. Hayallerim olimpiyatlarda altın madalya kazanmak, tarihe geçmek. İnşallah bunu elde ederim.”
]]>Milli takım sporcuları ve teknik heyeti, İstanbul Havalimanı’nda çiçeklerle karşılandı.
Şampiyonada 72 kiloda altın madalya kazanan milli güreşçi Selçuk Can, havalimanında basın mensuplarına yaptığı açıklamada, ilk defa Avrupa şampiyonu olduğunu belirterek, “Daha önceki şampiyonalarda bronz madalyam vardı. Bir türlü üçüncülüğün üstüne çıkamıyordum ama bu sefer şeytanın bacağını kırdım. Azerbaycanlı rakibimi yenerek şampiyon oldum. Önümüzde olimpiyatlar var. Hiç hız kesmeden çalışmalarımıza devam edeceğiz. Zor bir yıl olacak bizim için.” ifadelerini kullandı.
Türk güreşinin son yıllarda çok başarılı olduğunu belirten Can, “Takım olarak dünya sıralamasında bir numarayız. Geçen sene de Avrupa şampiyonu olmuştuk. Genç bir takımımız var. Paris’te altın madalya kazanacağımıza inanıyorum. Bu iş çalışmaktan geçiyor. Biz de bunun için emek veriyoruz ve fedakarlıklar yapıyoruz.” diye konuştu.
Yunus Emre Başar: “Bu sayfayı geride bırakıp olimpiyatlara hazırlanacağız”
Organizasyonda gümüş madalya elde eden 77 kilo güreşçisi Yunus Emre Başar ise takım halinde kendilerini kanıtladıklarını belirterek, “Geçen sene de Avrupa şampiyonu olmuştuk. Bireysel olarak benim de 3. final maçımdı. 3. kez ikinci oldum. Her zaman hedefimiz şampiyon olmak ve ülkemizi en iyi şekilde temsil etmek. Bu sayfayı geride bırakıp olimpiyatlara hazırlanacağız. Bu sıklette kota alıp Paris’e odaklanacağız.” değerlendirmesinde bulundu.
Türk güreşinin çok iyi bir konumda olduğunu aktaran Başar, “Takım halinde şampiyonluklar yaşadık. Bu başarılar, takımımızın çok iyi olduğunu gösteriyor. Bütün sıkletlerde kota alacağımızı düşünüyorum. Olimpiyatlarda da başarılı olacağımızı düşünüyorum. Bütün sporcuların hedefi olimpiyatlardır. Ben, güzel madalyalar çıkaracağımıza inanıyorum.” şeklinde görüş belirtti.
Alperen Berber: “Ülkemizi güzel bir şekilde temsil edeceğiz”
Şampiyonada 82 kiloda altın madalya kazanan genç güreşçi Alperen Berber, ilk defa böyle organizasyonda mücadele ettiğini vurgulayarak, “18 yaşında Avrupa şampiyonu oldum ve bundan dolayı da çok mutluyum. Harika bir takımımız var. İnşallah gelecekte abilerimizden bayrağı alacağız ve ülkemizi güzel bir şekilde temsil edeceğiz.” diye konuştu.
Türk güreşinin uluslararası alanda bir lokomotif olduğunu dile getiren Berber, “Olimpiyatlar için kotalar kazandık. İnşallah daha fazla kota alacağız. Paris’te başarılı olmayı çok istiyoruz.” dedi.
Cenk İldem: “Takım olarak biraz gençleşmeye gittik”
Grekoromen Güreş Milli Takımı Antrenörü Cenk İldem, bu organizasyonun olimpiyatlar için bir prova olduğuna dikkati çekerek, ” Paris’e gidecek sporcularımızın son durumunu bu şampiyona ile görmüş olduk. Bizden beklentiler yüksekti çünkü geçen sene de Avrupa şampiyonu olmuştuk. Takım olarak biraz gençleşmeye gittik. 5 tane finalimiz vardı ve 2 altın madalya aldık. Kaptanımız Rıza’nın da bir şansızlığı oldu. Olimpiyatlara emin adımlarla gidiyoruz. Şimdi Azerbaycan’da vize almak için müsabakalara çıkacağız. 4 tane alamadığımız vize var ve onları almak istiyoruz.” ifadelerini kullandı.
Özellikle genç bir takım oluşturduklarını aktaran İldem, “Takımımızın yaş ortalaması 25-26 arasında. Önümüzdeki iki olimpiyatta bu takımı göreceksiniz. Paris 2024, şu anda bizim en önemli sınavımız. Son iki olimpiyatta altın madalya alamadık. Paris’te altın madalya kazanmayı hedefliyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
]]>Romanya’nın başkenti Bükreş’te düzenlenen Avrupa Güreş Şampiyonası’nı 2 altın, 3 gümüş ve 1 bronz olmak üzere 6 madalya ile tamamlayarak şampiyon olan Grekoromen Güreş Milli Takımı, İstanbul’a geldi. Milli takım kafilesi, İstanbul Havalimanı’nda şampiyonluk kupasıyla poz verdi. Kariyerinde ilk kez altın madalya kazanan Alperen Berber ve Selçuk Can, çok mutlu olduklarını belirttiler.
Alperen Berber: “Bu başarımı Türkiye’ye armağan ediyorum”
Grekoromen stil 82 kiloda altın madalya kazanarak Avrupa şampiyonu olan 18 yaşındaki Alperen Berber, “Çok mutluyum, çok gururluyuz, bu başarımı Türkiye’ye armağan ediyorum. 18 yaşında grekoromen şampiyonu oldum. Tarif edilemez bir duygu. O an ne olduğunu anlayamıyorsun. Yeni yeni fark etmeye başlıyorum” dedi.
72 kiloda şampiyonluğa ulaşan bir diğer milli güreşçi Selçuk Can ise, “Kariyerimde ilk defa Avrupa şampiyonluğu yaşıyorum. Daha önce Avrupa şampiyonluğunda üçüncülük madalyalarım vardı. Ama bir türlü kendimizi finale atamıyorduk. Bu kez şampiyon olduk. Avrupa ve dünya şampiyonu bir takımız. Bu sene tekrar üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu olduk. Mükemmel bir takımımız var, üzerimizde emeği olan bütün hocalarımıza antrenörlerimize çok teşekkür ediyorum. Önümüzde olimpiyatlar var, bunun için çalışmalara başlayacağız” şeklinde konuştu.
Rıza Kayaalp: “Belki bu sefer olimpiyat şampiyonluğu nasip olur”
Grekoromen stil 130 kiloda gümüş madalya kazanan Rıza Kayaalp de duygularını şöyle dile getirdi:
“Buraya rekor için gitmiştim, onun için de iyi hazırlanmıştım. Rakibimden üstün olduğumu da biliyordum. Orada dışarı çıkmayalım diye rakibin üstüne gittik, orada talihsiz bir oyunla karşılaştım. Tabii ki üzüntülüyüm. Ama Avrupa’da 14. finalimi yaptım. Bu da nerden bakarsan inanılmaz bir başarı. Her sene hep şunu söyledim, son üç olimpiyattır her olimpiyata Avrupa ve dünya şampiyonu olarak gidiyordum. Bu kez Avrupa ve dünya ikincisi olarak gidiyorum. Belki bu sefer olimpiyat şampiyonluğu nasip olur inşallah” cümlelerine yer verdi.
“Bu yenilgiden sonra yaptığım işe küsecek bir insan değilim”
Rakiplerine karşı daha güçlü olduğunu ifade eden Kayaalp, “Bazen bazı hatalar olabiliyor. Bunu daha önceki yıllarda da yaşadım. Önemli olan psikolojiyi bozmadan kendimin daha iyi olduğunu hissederek çalışmalara devam edip, olimpiyatlara konsantre olup, altın madalya kazanmak hayalim var. Önümüzde 5-6 aylık süre var. Bütün hazırlıklarım o yönde olacak. Orada dakika dakikasına, saniye saniyesine rakibime saldırarak maçları almak istiyorum. Bunu yapacak gücüm, kuvvetim var. Zaten her şampiyonluktan sonra şımaran bir sporcu olmadım. Bu yenilgiden sonra yaptığım işe küsecek bir insan değilim. Daha hırslandıracak beni her zaman. Takım halinde de güzel bir başarı elde ettik. Takım halinde bu sene de şampiyon olduk. Genç kardeşlerimiz Avrupa şampiyonu oldular. Onlar bizler bıraktıktan sonra da madalya kazanmaya şampiyon olmaya devam edecek” değerlendirmesinde bulundu.
“İçimden o bayrağı öpmek geldi”
Yarı final müsabakasının ardından rakibi Beka Kandelaki’nin formasındaki Azerbaycan bayrağını öpmesiyle ilgili sorulan soruya Rıza Kayaalp, “Azerbaycan ile iki devlet, tek milletiz. O anlık gerçekleşen bir şeydi. Geçen sene de biz finalde karşılaşmıştık. Ondan önceki sene de yarı finalde karşı karşıya gelmiştik. Son üç Avrupa şampiyonasında Azerbaycanlı sporcularla karşılaşıyorum. Güzel bir mücadele oldu. Ondan sonra da o an içimden o bayrağı öpmek geldi. Zaten Azerbaycan sevgisi olan bir insanım. Birçok maç Türkiye ve Azerbaycan bayrağı ile tur attım” cevabını verdi. – İSTANBUL
]]>Sporda 2023 yılı işte böyle geçti:
Galatasaray 23. şampiyonluğuna ulaştı
2022-2023 sezonunda Teknik Direktör Okan Buruk yönetiminde başlayan ve yaptığı transferlerle dikkat çeken bir kadro oluşturan Galatasaray, sezon başında inişli çıkışlı grafik sergiledi. Ligde 12. haftada Fatih Karagümrük maçıyla birlikte galibiyet serisi yakalayan Galatasaray, bu süreçte ezeli rakipleri Beşiktaş ve Fenerbahçe’yi de mağlup ederek 14 maç üst üste kazandı. Sarı-kırmızılılar, bu performansla ligde üst üste en fazla maç kazanma rekorunun yeni sahibi oldu. 30 Mayıs’ta MKE Ankaragücü’nü deplasmanda 4-1 mağlup ederek ligin bitimine 2 hafta kala şampiyonluğunu ilan eden Galatasaray, 4 yıl sonra sezonu zirvede tamamladı. Aslan 88 puan toplarken, ikinci Fenerbahçe 80, Beşiktaş da 78 puanla sezonu üçüncü sırada bitirdi.
Fenerbahçe, 10 yıl sonra Türkiye Kupası’nı kazandı
Ziraat Türkiye Kupası finali, yarı finallerde Sivasspor’u eleyen Fenerbahçe ile MKE Ankaragücü’nü eleyen Başakşehir arasında oynandı. İzmir Gürsel Aksel Stadyumu’nda yapılan finalde sarı-lacivertliler, Michy Batshuayi’nin ilk yarıda attığı 2 golle rakibini 2-0 mağlup etti. Bu sonuçla Fenerbahçe, 2012-2013 sezonunun ardından 10 yıl sonra bu organizasyonda şampiyonluk sevinci yaşadı.
Süper Kupa oynanmadı
2022-2023 sezonu Süper Lig şampiyonu Galatasaray ile Ziraat Türkiye Kupası’nın sahibi Fenerbahçe, Turkcell Süper Kupa Finali’nde Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da karşılaşacaktı. Ancak Galatasaray ve Fenerbahçe’nin Atatürk tişörtleri ve pankartlarla ısınmaya çıkmasına Suudili yetkililerin izin vermemesinden dolayı iki kulüp mücadeleyi oynamama kararı aldı. Galatasaray ve Fenerbahçe kafilesi daha sonra Türkiye’ye döndü.
A Milli Futbol Takımı, 2024 Avrupa Şampiyonası bileti aldı
Almanya’da düzenlenecek 2024 Avrupa Futbol Şampiyonası öncesi A Milli Futbol Takımı, elemelerde D Grubu’nda; Ermenistan, Hırvatistan, Letonya ve Galler ile mücadele etti. Grupta tek yenilgisini Hırvatistan karşısında alan ay-yıldızlılar, grubu 5 galibiyet ve 2 beraberlikle 17 puanla lider olarak tamamladı. Dünya üçüncüsü Hırvatistan ile 12 Ekim’de oynanan maçta sahadan galibiyetle ayrılan milliler, 3 gün sonra da evinde Letonya’yı mağlup etti ve finallere gitmeye hak kazandı. Son karşılaşmada Galler deplasmanında alınan beraberlik, tarihte ilk kez eleme grubunu lider bitirmeyi sağladı.
EURO 2024’e ev sahipliği yapacak Almanya’nın Hamburg kentindeki Elbphilharmonie Konser Salonu’nda 2 Aralık’ta grup kuraları için tören düzenlendi. Kura çekimine 2. torbadan katılan A Milli Futbol Takımı, F Grubu’nda Portekiz, Çekya ve play-off’tan gelecek takımla eşleşti.
A Milli Futbol Takımı’nda Montella dönemi
A Milliler, Avrupa Şampiyonası Elemeleri’ne Alman Teknik Direktör Stefan Kuntz ile başlarken, grubun 5. maçında Ermenistan ile alınan beraberlik ve 4 gün sonra Japonya ile oynanan hazırlık maçındaki mağlubiyet, teknik adam değişikliğine neden oldu. Kuntz ile 20 Eylül’de yolların ayrıldığı açıklandı. Federasyon, kısa süre sonra takımın başına İtalyan Teknik Direktör Vincenzo Montella’nın getirildiğini duyurdu. Ay-yıldızlılar, Montella döneminde 3 maçta 7 puan toplarken, özel maçta Almanya’yı deplasmanda 3-2 mağlup etmeyi başardı.
Deprem sonrası spor organizasyonları ertelendi
6 Şubat’ta Kahramanmaraş merkezli meydana gelen ve 11 ili etkileyen depremler, ülke genelinde birçok sektörü etkilerken, spor organizasyonları da askıya alındı. Süper Lig’in 2022-2023 sezonu 23. haftası da deprem haftasına denk gelince, ertelenen 3 maç 20 gün sonra oynandı. Depremin yaşandığı gün dönemin Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, tüm ulusal spor organizasyonlarının ikinci bir açıklamaya kadar durdurulduğunu açıkladı. 3 büyük kulüp başta olmak üzere spor kulüpleri depremden etkilenen şehirlere yardım seferberliği düzenledi. Taraftarlarına çağrıda bulunan kulüpler, stadyumlarda toplanan yardım malzemelerini bölgeye gönderdi. Bakanlık ve federasyonun aldığı kararla tekrar başlatılan spor organizasyonlarında müsabakalar öncesi seremonide depremde hayatını kaybedenler anılırken, tribünlerde de pankartlarla birlik – beraberlik mesajları verildi. Başta Türkiye’de olmak üzere yurt dışında da geliri deprem bölgesine bağışlanan özel karşılaşmalar düzenlendi.
Hatayspor ve Gaziantep FK ligden çekildi
Depremden etkilenen şehirlerin takımları Hatayspor, Gaziantep FK, Adanaspor ve Yeni Malatyaspor ligden çekildi. Süper Lig’de Hatayspor, Gaziantep FK ile 1. Lig’de Adanaspor ve Yeni Malatyaspor’un hakları saklı kalarak oynanan müsabakalar 3-0 aleyhine sonuçlandı. TFF’nin aldığı karar sonrası bir sonraki sezon ise takımlar bulundukları ligde mücadele etmeye devam etti. Hatayspor ve Gaziantep FK’da birçok futbolcu, devre arasında diğer takımlara kiralık olarak transfer oldu. Bu takımlardan transfer edilen futbolcular için de TFF kararıyla yerli statüsünde oynama izni verildi.
Faruk Koca, Halil Umut Meler’e saldırdı
2023 yılının son günlerinde Türk futbolunda sahalarda istenmeyen bir olay yaşandı. Süper Lig’in 15. haftasında oynanan MKE Ankaragücü – Çaykur Rizespor maçının ardından söz konusu dönemin Ankaragücü Başkanı Faruk Koca, müsabakanın hakemi Halil Umut Meler’e yumruk attı. Yaşanan bu olayın ardından dünyanın her yerinden Meler’e destek mesajları gelirken, Faruk Koca da tutuklandı. Koca, ayrıca başkanlıktan da istifa etti. Yaşanan olayın ardından hakemler maça çıkmazken, liglere 1 hafta ara verildi. Faruk Koca ise 27 Aralık’ta tahliye edildi.
İstanbulspor sahadan çekildi
Süper Lig’in 17. haftasında İstanbulspor, sahasında Trabzonspor ile karşılaşırken, müsabaka tamamlanamadı. Bordo-mavililerin 2. golü öncesinde faul olduğu gerekçesiyle itirazlarını sürdüren ev sahibinde Başkan Ecmel Faik Sarıalioğlu, saha kenarına gelerek oyuncuların soyunma odasına gitmesini söyledi. Yapılan görüşmeler sonrası takımlar soyunma odasına giderken, hakem Ali Şansalan da müsabakayı tatil etti. TFF Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu, sahadan çekilen İstanbulspor’a 3-0 hükmen mağlubiyet ve 3 puan silme cezası verdi.
Futbolda ülke puanı yükselişte
Türk takımları, UEFA organizasyonlarında aldıkları başarılı sonuçlarla ülke puanına da önemli katkı verdi. Ülke puanı klasmanında uzun süre 10 ile 12. basamaklarda yer alan Türkiye, 2021-2022 sezonunda 20. sıraya kadar gerilemişti. 2023 yılında Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş, Adana Demirspor ve Başakşehir’in elde ettiği başarılı sonuçlar, Türkiye’yi yeniden üst sıralara taşıdı. Türkiye, sıralamada 9. sırada bulunuyor.
Mehmet Büyükekşi, 4 yıl daha TFF Başkanı
Mevcut Başkan Mehmet Büyükekşi, 191 delegenin oy kullandığı, tek aday olarak girdiği seçimde 169 oy alarak yeniden TFF Başkanı seçildi. Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Büyükekşi ve yönetim kurulu üyeleri, tüm faaliyetlerinden dolayı da oy çokluğuyla ibra edildi.
Beşiktaş’ın yeni başkanı Hasan Arat
Beşiktaş Olağanüstü Seçimli Genel Kurulu sonunda siyah-beyazlıların 35. başkanı Hasan Arat oldu. 21 sandığın tümünde rakibi Serdal Adalı’dan daha fazla oy alan Arat, toplam 7 bin 271 oy ile Beşiktaş’ın 35. başkanı oldu. Serdal Adalı ise 4 bin 557 oyda kaldı.
Arda Güler, Real Madrid’e transfer oldu
Fenerbahçe forması altında performansıyla dikkatleri üzerine çeken genç futbolcu Arda Güler’i transfer etmek için dünya devleri sıraya girdi. 18 yaşındaki futbolcu, 7 Temmuz’da 20 milyon Euro + 10 milyon Euro bonus ve bir sonraki satıştan yüzde 20 pay karşılığında İspanyol ekibi Real Madrid’e transfer oldu.
Fatih Terim, Panathinaikos’un teknik direktörü oldu
Yılın son günlerinde Teknik Direktör Fatih Terim’in yeni takımı da belli oldu. Terim, Yunan ekibi Panathinaikos’un başına geçti. Panathinaikos, deneyimli teknik adamla 1.5 yıllık sözleşme imzaladı.
Kadın futbolunda şampiyon FOMGET
2022-2023 sezonu Turkcell Kadın Futbol Süper Ligi play-off finalinde normal süresi 1-1 eşitlikle biten karşılaşmanın uzatma bölümünde Fenerbahçe Petrol Ofisi’ni 4-2 yenen Ankara Büyükşehir Belediyesi FOMGET, ligde ilk şampiyonluğuna ulaştı.
Erkeklerde şampiyon Efes oldu
Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi play-off final serisinde, P. Karşıyaka’yı 82-78, 85-68 ve 83-74’lük skorlarla mağlup eden A. Efes, 3-0’lık üstün tamamladığı serinin ardından şampiyon oldu. Lacivert-beyazlılar, 16. kez kupayı müzesine götürdü.
Fenerbahçe, kadın basketbolunda kupaları topladı
Fenerbahçe, kadın basketbolunda başarılı bir sezon geçirdi. Sarı-lacivertliler, Kadınlar Basketbol Süper Ligi, Kadınlar Euroleague ve Kadınlar Süper Kupa’da şampiyonluğa ulaştı. Fenerbahçe, ligde final serisinde ÇBK Mersin Yenişehir Belediyesi’ni 3-0’la geçerken, 17. kez şampiyonluğunu ilan etti. Kanarya, Euroleague finalinde yine ÇBK Mersin Yenişehir Belediyesi’ni yenerek ilk kez kupa kaldırdı.. Sarı-lacivertliler, Kadınlar FIBA Süper Kupa’da da ASVEL’i yenerek şampiyonluk kazandı.
Filenin Sultanları 3 kupa kazandı, voleybolun zirvesine çıktı
Türk voleybolu, bu yıl tarihi günlerini yaşadı. Milli takım düzeyinde hem kadınlar hem de erkeklerde birçok başarı kazanıldı.
A Milli Kadın Voleybol Takımı, ilk olarak FIVB Milletler Ligi’nde finalde Çin’i 3-1 yenerek şampiyon oldu ve ilk kez bu kupayı kazandı. Milliler, daha sonra 2023 CEV Avrupa Şampiyonası’nın finalinde de Sırbistan’ı 3-2 mağlup etti ve tarihinde yine ilk kez bu kupaya uzandı. 2024 Paris Olimpiyatları Elemeleri’nde oynadığı 7 maçı da kazanan A Milli Kadın Voleybol Takımı, 2023 Dünya Kupası’nın da sahibi oldu. Filenin Sultanları bu başarılarıyla dünya sıralamasında ilk kez birinci sıraya yükseldi.
Filenin Efeleri, Avrupa Altın Ligi ve Challenger Kupası’nı kazandı
A Milli Erkek Voleybol Takımı da FIVB Challenger Kupası’nda final maçında Katar’ı 3-2 mağlup etti ve şampiyon oldu. Filenin Efeleri, bu sonuçla tarihinde ilk kez Voleybol Milletler Ligi’ne katılma hakkı kazandı. Ay-yıldızlılar, Hırvatistan’da yapılan 2023 CEV Avrupa Altın Ligi Dörtlü Final organizasyonunun finalinde Ukrayna’yı 3-2 yenerek şampiyonluk kazandı.
Dünyanın en büyüğü Eczacıbaşı Dynavit
Çin’in ev sahipliğinde düzenlenen 2023 FIVB Kadınlar Kulüpler Dünya Şampiyonası finalinde Eczacıbaşı Dynavit ile V. Bank ile mücadele etti. Son sete giden müsabakayı Eczacıbaşı 3-2 kazandı. Turuncu-beyazlılar, tarihinde 3. kez kupanın sahibi oldu.
CEV Şampiyonlar Ligi finalinde ise V. Bank, Eczacıbaşı’nı 3-1 mağlup etti.
Ligde kadınlar voleybolda şampiyon Fenerbahçe
Sultanlar Ligi final etabında Fenerbahçe ile Eczacıbaşı Dynavit karşı karşıya geldi. Sarı-lacivertliler seriyi 3-0 ile geçerek sezonu şampiyon tamamladı. Fenerbahçe bu sonuçla, ligde 6. kez şampiyonluk kazandı.
Erkeklerde kazanan Ziraat Bankkart
Efeler Ligi final serisinde ise Ziraat Bankkart ile Halkbank karşılaştı. Ziraat Bankkart rakibini 3-0 yenerek şampiyonluk ipini göğüslerken, tarihindeki 2. şampiyonluğu elde etti.
Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu’nda zafer Alexey Lutsenko’nun
58. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, 11 ili etkileyen asrın felaketi depremler nedeniyle 18 Mart’ta ertelendi. 8-15 Ekim tarihleri arasında düzenlenen bisiklet turunu, Kazak sporcu Alexey Lutsenko kazandı.
Kırkpınar’da şampiyon Yusuf Can Zeybek
Edirne’de düzenlenen 662. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri, Sarayiçi Er Meydanı’nda yoğun katılımla gerçekleşti. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’ne bu yıl 14 boyda 53’ü başpehlivan olmak üzere 2 bin 141 pehlivan kayıt yaptırdı. Başpehlivanlık müsabakaları finalinde İsmail Balaban ile Yusuf Can Zeybek karşılaştı. 40 dakikalık normal sürede yenişemeyen pehlivanlar için ‘altın puan’ bölümüne geçilirken, İsmail Balaban’ı yenen Yusuf Can Zeybek ilk kez başpehlivan oldu.
97. Gazi Koşusu’nu Urfa Aslanı kazandı
Türk yarışçılık tarihinin en büyüğü olan ve Mustafa Kemal Atatürk adına koşulan 97. Gazi Koşusu, İstanbul Veliefendi Hipodromu’nda yapıldı. Yaklaşık 40 bin yarışseverin izlediği, 2 bin 400 metre çim pistte koşulan yarışta 22 safkan mücadele etti. Gazi Koşusu’nu Mehmet Kaya’nın jokeyliğini yaptığı Urfa Aslanı isimli safkan, 2.30.35’lik derecesiyle ilk sırada bitirdi. Mehmet Kaya, kariyerinde ilk kez Gazi Koşusu’nu kazandı.
45. İstanbul Maratonu’nda 45 bin kişi koştu
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki Spor İstanbul tarafından düzenlenen ve World Athletics (Dünya Atletizm Birliği) tarafından Elite Label kategoride gösterilen İş Bankası İstanbul Maratonu’nda heyecan 45. kez yaşandı. Erkekler kategorisinde 2: 10.35 derecesiyle Kenyalı atlet Panuel Mkungo kazanırken, kadınlarda ise Kenyalı atlet Beatrice Cheptoo, 2.27.09’luk derecesiyle birinci oldu.
Milli güreşçilerden Dünya Şampiyonası’nda 7 madalya
Sırbistan’ın başkenti Belgrad’da düzenlenen Dünya Güreş Şampiyonası’nda Türk güreşçiler 2’si altın toplam 7 madalya elde ederken, 6 milli güreşçi, Paris 2024 Olimpiyat kotası aldı. 68 kiloda Buse Tosun Çavuşoğlu, 87 kiloda Ali Cengiz altın madalya; 92 kiloda Feyzullah Aktürk, 125 kiloda Taha Akgül, 72 kiloda Selçuk Can ve 63 kiloda Enes Başar bronz madalya kazandı.
Rıza Kayaalp, grekoromen stil 130 kiloda dünya ikincisi olarak gümüş madalya elde etti.
Milli güreşçilerden Taha Akgül, İbrahim Çiftçi, Buse Tosun Çavuşoğlu, Evin Demirhan Yavuz, Ali Cengiz ve Rıza Kayaalp, olimpiyat kotası almaya hak kazandı.
Grekoromen Milli Takımı, Avrupa şampiyonu oldu
Hırvatistan’ın başkenti Zagreb’de organize edilen Avrupa Güreş Şampiyonası’nda Grekoromen Mili Takımı, takım halinde şampiyon, kadınlarda ikinci, serbest stilde ise üçüncü oldu. Grekoromen Güreş Milli Takımı, 3 altın, 1 gümüş ve 2 bronz madalya kazanarak topladığı 155 puanla takım halinde Avrupa şampiyonluğunu kazandı. Büyükler Avrupa Güreş Şampiyonası’nda ay-yıldızlılar, grekoromen stil, serbest stil ve kadınlarda topladığı 6 altın, 3 gümüş ve 8 bronz olmak üzere 17 madalya ile turnuvaya damgasını vurdu. Hırvatistan’da 9 milli güreşçi finalde mücadele ederken; Taha Akgül, Feyzullah Aktürk, Yasemin Adar Yiğit, Rıza Kayaalp, Adem Burak Uzun ve Burhan Akbudak, altın madalya kazandı. Rıza Kayaalp 12, Taha Akgül 10, Yasemin Yiğit Adar 6. kez Avrupa şampiyonluğuna imza attı.
Milli cimnastikçilerden, Avrupa Şampiyonası’nda 2 altın, 2 gümüş madalya
Antalya’da düzenlenen Artistik Cimnastik Avrupa Şampiyonası’nda milli sporcular 2 altın, 2 gümüş madalya kazandı. Ferhat Arıcan, Adem Asil, Ahmet Önder, Mehmet Ayberk Koşak, Kerem Sener ve Hasan Bulut’tan oluşan Erkek Milli Takımı bireysel alet elemeleri sonucunda takım sıralamasında ikinci olarak gümüş madalya kazandı. Halka aleti finalinde Adem Asil 14.933 puanla altın madalya ve genel tasnif finalinde 84.965 puanla altın madalya, paralel bar aleti finalinde Ferhat Arıcan 14.933 puan alarak gümüş madalya elde etti.
3. Avrupa Oyunları’nda 38 madalya ile rekor
Polonya’nın ev sahipliğinde yapılan 3. Avrupa Oyunları’nda milli sporcular, 9’u altın toplamda 38 madalya kazandı. Oyunlarda 103’ü kadın, 90’ı erkek olmak üzere 193 sporcuyla rekor sayıda katılım sağlayan ay-yıldızlılar, 19 branşta mücadele ederken, 9’u altın, 9’u gümüş, 20’si bronz olmak üzere 38 madalya elde etti. Boksta 6, atıcılıkta 1 sporcu olmak üzere toplamda 7 sporcu 2024 Paris Olimpiyatları’na kota aldı.
Busenaz Sürmeneli ve Buse Naz Çakıroğlu’ndan altın madalya
3. Avrupa Oyunları’nda milli boksörler Busenaz Sürmeneli ve Buse Naz Çakıroğlu başarıları burada da sürdürdü. 66 kiloda ringe çıkan Busenaz Sürmeneli, finalde Belçikalı rakibini yenerek altın madalya kazandı. 50 kiloda mücadele eden Buse Naz Çakıroğlu da finalde Fransız rakibini mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu.
Mete Gazoz dünya şampiyonu
Dünya Okçuluk Şampiyonası, Almanya’nın başkenti Berlin’de düzenlendi. Turnuvada Türkiye’yi temsil eden Mete Gazoz, erkekler klasik yay kategorisi finalinde Kanadalı Eric Peters ile karşı karşıya geldi. Rakibini 6-4 mağlup eden Gazoz, altın madalyayı boynuna taktı. Dünya 1 numarası olan 24 yaşındaki milli okçu, 2024 Paris Olimpiyat Oyunları kotası da elde etti. Gazoz bu başarılarıyla Dünya Okçuluk Federasyonu tarafından klasik yay kategorisinde 2023 yılının en iyi okçusu seçildi.
Merve Dinçel dünya şampiyonu
26. Dünya Tekvando Şampiyonası, Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de yapıldı. Milli tekvandocu Merve Dinçel, altın madalya kazanarak dünya şampiyonu oldu.
Kadınlar 49 kiloda mücadele eden Dinçel, finalde Tayland’dan Panipak Wongpattanakit’i 2-1 yenerek şampiyon oldu.
Hakan Reçber ve Nafia Kuş, altın madalya kazandı
Azerbaycan’ın başkenti Bakü’deki Crystall Holl’de düzenlenen 26. Dünya Tekvando Şampiyonası’nda, milli tekvandocu Hakan Reçber ve Nafia Kuş, altın madalya kazandı. Turnuvada erkekler 63 kiloda mücadele eden Hakan Reçber, finalde Tayland’dan Banlung Tubtimdang’i 2-1 yenerek altın madalyanın sahibi oldu. Kadınlar 63 kiloda mücadele eden Nafia Kuş da finalde Özbekistan’dan Svetlana Osipova’yı da 2-1’le geçerek altın madalya aldı.
Şahika Ercümen’den rekor
Milli sporcu Şahika Ercümen Hatay Yayladağı ilçesinde paletsiz değişken ağırlık kategorisinde dünya rekoru kırdı. Ercümen, paletsiz değişken ağırlık kategorisinde Lena Balta’nın elinde bulundurduğu 105 metre dünya rekorunu 106 metrelik performansıyla geliştirdi.
Şampiyonlar Ligi’ni İstanbul’da Manchester City kazandı
İstanbul’da düzenlenen UEFA Şampiyonlar Ligi Finali’nde Inter ile Manchester City karşı karşıya geldi. Manchester, müsabakadan 1-0 galip ayrıldı ve kupayı kazandı. Tarihinde ikinci kez final oynama başarısı gösteren İngiliz ekibi, bu organizasyonda ilk şampiyonluğunu elde etti. 2005 yılında Liverpool’un, Milan’ı eleyerek ulaştığı şampiyonluğun ardından Atatürk Olimpiyat Stadyumu da ikinci kez bu organizasyona ev sahipliği yaptı.
Manchester City, 2023’ü 5 kupayla kapattı
Suudi Arabistan’ın ev sahipliğinde düzenlenen FIFA Kulüpler Dünya Kupası finalinde UEFA Şampiyonlar Ligi şampiyonu Manchester City ile Copa Libertadores şampiyonu Fluminense karşı karşıya geldi. Rakibini 4-0 mağlup eden İngilizler, 2023 yılında 5. kupasını kazandı. Maviler, yıl içerisinde İngiltere Premier Lig, FA Cup, UEFA Şampiyonlar Ligi kupası ve UEFA Süper Kupa’yı müzesine götürmeyi başardı.
Sevilla, 7. kez Avrupa Ligi’nde şampiyon
UEFA Avrupa Ligi finalinde İspanyol ekibi Sevilla ile İtalyan temsilcisi Roma, Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de Puskas Arena’da karşı karşıya geldi. Normal süresi 1-1 eşitlikle biten müsabakada Sevilla, seri penaltı atışları sonunda rakibine üstünlük sağlayarak kupayı 7. kez müzesine götürdü. UEFA Avrupa Ligi’nde 7 kez final oynayan İspanyol ekibi, hepsinde de kupa sevinci yaşamayı başardı.
UEFA Avrupa Konferans Ligi şampiyonu West Ham
UEFA Avrupa Konferans Ligi Finali’nde İtalya ekibi Fiorentina ile İngiliz temsilcisi West Ham United, Çekya’nın Başkent’ti Prag’daki Eden Arena’da mücadele etti. İlk yarısında gol sesinin çıkmadığı müsabakayı West Ham United, 90. dakikada Jarrod Bowen’ın kaydettiği golle 2-1 kazandı ve bu yıl ikincisi düzenlenen kupayı müzesine götüren takım oldu.
Ballon d’or ödülü Messi’nin
2023 Ballon d’Or (Altın Top) ödülünün sahibi Arjantinli yıldız Lionel Messi oldu. 36 yaşındaki futbolcu, 2022 Dünya Kupası’nda elde ettiği şampiyonluğun ardından, bu ödüle kariyerinde 8. kez ulaştı. Arjantinli futbolcu, daha önce 2009, 2010, 2011, 2012, 2015, 2019 ve 2021 yıllarında da bu ödülü kazanmayı başarmıştı.
Kadınlar Dünya Kupası’nda şampiyon İspanya
Avustralya ve Yeni Zelanda’nın ev sahipliğinde 20 Temmuz-20 Ağustos tarihleri arasında yapılan 2023 FIFA Kadınlar Dünya Kupası’nın finali İspanya ile İngiltere arasında oynandı. Avustralya Stadyumu’ndaki finali 1-0’lık sonuçla kazanan İspanya şampiyon oldu. Dünya Kupası’nı kazanan İspanyollar, tarihinde ilk kez bu sevinci yaşadı.
Real Madrid Euroleague’i kazandı
THY Euroleague Final-Four finalinde Yunanistan ekibi Olympiakos ile İspanya temsilcisi Real Madrid karşı karşıya geldi. Maçın bitimine 3.1 saniye kala Sergio Llull’un basketi ile öne geçen Madrid, maçı 79-78 kazanarak şampiyonluğa ulaştı. Real Madrid, bu galibiyetle Euroleague’deki 11. şampiyonluğunu kazandı.
NBA’de Denver Nuggets şampiyon oldu
NBA finalinde Denver Nuggets ile Miami Heat karşı karşıya geldi. Final serisini 4-1 yapan Denver, 2022-2023 sezonunu şampiyon olarak tamamladı. NBA’de 47. sezonunu geçiren Denver, ilk kez şampiyonluğa ulaştı. Denver’in yıldız oyuncusu Nikola Jokic de finallerin en değerli oyuncusu ödülünün (MVP) sahibi oldu.
Basketbolda dünya şampiyonu Almanya
Filipinler, Japonya ve Endonezya’nın ortaklaşa düzenlediği 2023 FIBA Dünya Kupası’nda final karşılaşması Almanya ile Sırbistan arasında Mall of Asia Arena’da oynandı. Almanya, parkeden 83-77’lik skorla galip ayrıldı ve bu sonuçla tarihinde ilk kez Dünya Kupası’nı kazandı.
Kadınlarda kazanan Belçika
Slovenya’nın başkenti Ljubljana’daki Arena Stozice’de yapılan 2023 Avrupa Kadınlar Basketbol Şampiyonası finalinde Belçika ile İspanya karşılaştı. Belçika müsabakayı 64-58 kazanarak tarihindeki ilk Avrupa şampiyonluğuna ulaştı. Belçika’da Emma Meesseman, turnuvanın En Değerli Oyuncusu (MVP) seçildi.
Formula 1’de şampiyon Max Verstappen
Formula 1’de Red Bull’un Hollandalı pilotu Max Verstappen üst üste 3. kez dünya şampiyonluğuna ulaştı. Şampiyonayı açık ara önde götüren Hollandalı sürücü, 2021 ve 2022 yıllarından sonra üst üste 3. kez şampiyon oldu.
Fransa Açık’ta şampiyon Novak Djokovic
Fransa’nın başkenti Paris’te düzenlenen sezonun ikinci grand slam tenis turnuvası Roland Garros’da (Fransa Açık) şampiyon Sırp raket Novak Djokovic oldu. Djokovic, finalde Norveçli Casper Ruud’u 3-0 ile geçti. Sırp raket, 23. şampiyonluğuna ulaşarak grand slam turnuvasını en fazla kazanan tenisçi rekorunu kırdı.
Wimbledon erkeklerde Carlos Alcaraz, Kadınlarda Marketa Vondrousova
sezonun 3. grand slam tenis turnuvası Wimbledon’ın tek erkekler finalinde Sırp Novak Djokovic ile İspanyol Carlos Alcaraz karşı karşıya geldi. Alcaraz, Sırp tenisçiyi 3-2 yendi ve ilk şampiyonluğunu ilan etti. Turnuvanın tek kadınlar finalinde ise Tunuslu raket Ons Jabeur’ü 2-0 ile geçen Çek raket Marketa Vondrousova şampiyon oldu. 24 yaşındaki sporcu, rakibini 6-4, 6-4’lük setler sonunda 2-0’la yenerek kariyerinin ilk Grand Slam şampiyonluğunu elde etti.
2023 yılında spor camiasının acı kayıpları
2023 yılı, spor camiasından birçok önemli ismi hayatını kaybetti. Futboldan, basketbola, güreşten boksa kadar birçok alanda adını tarihe kazıyan ünlü sporcular hayata gözlerini yumdu.
Depremde birçok sporcu hayatını kaybetti
Kahramanmaraş merkezli depremlerde Hatay’da enkaz altında kalan Hatayspor’un Ganalı futbolcusu Christian Atsu vefat etti. Atsu’nun cenazesi 12 gün sonra enkazdan çıkartıldı.
Hatayspor Sportif Direktörü Taner Savut, Yeni Malatyaspor kalecisi Ahmet Eyüp Türkaslan’ın da enkazda cansız bedenlerine ulaşıldı.
Turnuvaya katılmak için Adıyaman’da bulunan Gazimağusa Türk Maarif Koleji’nin kız ve erkek voleybol takımından 12-14 yaşlarında 25 öğrenci, 9’u veli, 2’si antrenör, 3 öğretmenden oluşan 39 kişilik kafilenin tamamı hayatını kaybetti.
Depremde hayatını kaybeden diğer sporcular şöyle:
Cemal Kütahya (Hentbol A Milli Takımı kaptanı), Nilay Aydoğan (Çankaya Üniversitesi), Uğur Kurt, Taner Kahriman, Hakan Doğan, Saruhan Bolat ve Burhanettin Sever (Kahramanmaraş İstiklalspor), Mehmet Can Ağırbaş (Malatya Büyükşehir Belediyesi) Milli voleybolcular Emincan Kocabaş ve Murat Çiloğulları, Gizem Harmankaya (Turgutlu Belediyesi Espor), Halil İbrahim Ölmez (İskenderunspor atletik performans antrenörü), Gözde Öztürk, Dilek Mucuk, Ahsen Baş (Hatay Voleybol Takımı), Merinos voleybolcusu Betül Çoban Çakır ve eşi Bedrettin Çakır, Onur Akdeniz (Hatayspor malzemecisi), Mustafa Abak (Şanlıurfa Gençlikspor’un antrenörü, TÜFAD Şanlıurfa 2. Başkanı), Yağız Uçurum ve Yağmur Uçurum (Adana Tenis Dağ ve Su Sporları Kulübü), Burak Duraltı (İskenderunspor U18), Bedir Terlik, Hasan Ekşi (Üzumdalı Gençlik ve Spor Kulübü) Semanur Baysal (Türkiye Binicilik Federasyonu lisanslı sporcusu), Eray Şimşek, Mehmet Emin Eskisarılı, Ali Gürsoy, Ahmet Taş ve Aslan Ekiz (Kahramanmaraş BB Güreş Takımı), Verda Demetgül (Hatayspor Kadın Futbol Takımı), Elif Berra Uzun (5 Ocak Demirspor), Buse Coşkun (Beykentspor), Eda Püsküllü, Nurgül Özdemir (Hatayspor altyapı futbolcusu), İranlı Mehdi Saedavi, Hamed Matroudi, Muhammed Rıza Mir Ahmadi ile Kamerunlu Elvis Nkam Teneng (Malatya Büyükşehir Belediyesi Ampute Futbol Takımı), Mehmet Akan (Adıyaman Belediyesi İşitme Engelliler Spor Kulübü), Arif Özdemir (Hatay Belediyesi İşitme Engelliler Spor Kulübü), Adem Şahan (B Klasman Yardımcı Hakemi, TFFHGD Kahramanmaraş Şube Başkanı) Furkan Kürşad Demir (Kahramanmaraş il hakemi), Cevdet Karakurt (İl gözlemcisi), Cevher Çakmak ve Ceren Çakmak (Hatay aday hakemi), Hasan Bihan (Hatay il hakemi) Eyyub Saydam (Bölgesel yardımcı hakem), Nuri Gülen (Hatay il gözlemcisi), Yakup Yel (Kahramanmaraş eski il hakemi), Cemil Can (Hatay eski il hakemi), Kemal Torun ve Soner Koyuncuoğlu (Hatay ili eski gözlemcileri), Uğur Fırat Karaca (Hatay eski il temsilcisi), Mehmet Öztürk (Hatay ASKF Başkanı ve TFF Amatör Kurul Üyesi)
Julia Ituma otelde ölü bulundu
CEV Şampiyonlar Ligi yarı final rövanş maçında Eczacıbaşı Dynavit ile Burhan Felek Spor Salonu’nda karşılaşan İtalyan ekibi Igor Gorgonzola Novara’yı, Julia Ituma’nın ölümü sarstı. Takımın 18 yaşındaki oyuncusu Julia Ituma, maçın ardından konakladıkları otelin penceresinden düşerek hayatını kaybetti.
Fenerbahçe’nin eski milli futbolcularından Ziya Şengül, 79 yaşında hayatını kaybetti.
Fenerbahçe’nin eski futbolcularından ve sarı-lacivertlilerin Süper Lig’de ilk golünü kaydeden ‘Puşkaş Ergun’ lakaplı Ergun Öztuna, 85 yaşında hayatını kaybetti.
Türk futbolunun efsanevi isimlerinden olan ve ‘Dünya Kupası’nda hat-trick yapan ilk Türk futbolcu’ unvanını elinde bulunduran Burhan Sargın, 94 yaşında hayatını kaybetti.
Eski futbolcu ve teknik direktör Sakıp Özberk, 78 yaşında kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti.
Atletizm Milli Takım Antrenörü Çağrı Oflaz, geçirdiği kalp krizi nedeniyle vefat etti.
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Tahkim Kurulu Başkanı Mustafa Artuç hayatını kaybetti.
A Milli Futbol Takımı’nın eski futbolcularından Galip Haktanır, 102 yaşında hayatını kaybetti.
Trabzonspor’un eski teknik direktörlerinden Ahmet Suat Özyazıcı 87 yaşında hayatını kaybetti.
Beşiktaş Futbol Özkaynak Düzeni İdari Menajeri ve eski futbolcu Suat Taştan hayatını kaybetti.
Bir dönem MHK ve TFF Yönetim Kurulu üyesi olan efsane hakem Özcan Gürkaynak hayatını kaybetti.
Fenerbahçe ve Samsunspor formaları giyen eski futbolcu Ümit Birol, geçirdiği kalp krizi sonucu 60 yaşında yaşamını yitirdi.
Eski olimpik atlet ve milli voleybolcu Yıldırım Pağda, 85 yaşında hayatını kaybetti.
2023 yılında spor dünyasında hayatını kaybeden isimler şu şekilde:
İngiliz futbolu ve Manchester United’ın efsane isimlerinden Sir Bobby Charlton, 86 yaşında yaşama gözlerini yumdu.
İtalyan efsane futbolcu ve Teknik Direktör Gianluca Vialli, 5 yıldır mücadele ettiği pankreas kanseri nedeniyle 58 yaşında hayatını kaybetti.
İsveç’teki 1958 FIFA Dünya Kupası’nda 13 gol atan Fransız efsane futbolcu Just Fontaine, 89 yaşında hayatını kaybetti.
Barcelona ve İngiltere Milli Takımı eski teknik direktörü Terry Venables, 80 yaşında hayata gözlerini yumdu.
İngiliz ekibi Tottenham’ın altyapısından yetişen ve son olarak ABD’de Charlotte FC forması giyen 25 yaşındaki İngiliz futbolcu Anton Walkes, geçirdiği tekne kazasında hayatını kaybetti.
Fransız futbolunun ve Nantes kulübünün efsanesi Robert Budzynski 83 yaşında hayatını kaybetti.
Bir dönem Barcelona forması giyen ve Brezilya lig tarihinin en çok gol atan oyuncusu unvanına sahip olan efsane futbolcu Roberto Dinamite, 68 yaşında vefat etti.
İskoçya’nın köklü ekiplerinden Glasgow Rangers’ın efsanevi isimlerinden olan Jim Forrest 79 yaşında hayata gözlerini yumdu.
Formula 1’de iki zaferi bulunan Fransız sporcu Jean-Pierre Jabouille hayatını kaybetti.
İhlas Haber Ajansı (İHA) Spor Servisi’nin belirlediği yılın enleri şöyle:
Türkiye’de yılın sporcuları ve yılın takımı
Yılın Erkek Futbolcusu: Mauro Icardi
Yılın Çıkış Yapan Futbolcusu: Arda Güler
Yılın Erkek Takım: Galatasaray
Yılın Kadın Takımları: A Milli Kadın Voleybol Takımı ve Fenerbahçe Kadın Basketbol Takım
Yılın Kadın Sporcuları: Buse Tosun Çavuşoğlu ve Nafia Kuş
Yılın Federasyon Başkanı: Mehmet Akif Üstündağ
Yılın Antrenörü: Daniele Santarelli
Yılın Engelli Sporcusu: Kübra Korkut
Yılın Özel Takımı: Down Sendromlu Futsal Milli Takımı ve Golbol Kadın Milli Takımı
————————————————————————————-
Dünyada yılın sporcuları ve yılın takımı:
Yılın Erkek Sporcusu: Erling Haaland
Yılın Kadın Sporcusu: Aitana Bonmatí Conca
Yılın Takımı: Manchester City
Yılın Antrenörü: Pep Guardiola
Yılın Çıkış Yapan Sporcusu: Alperen Şengün – İSTANBUL
]]>Denizli’de düzenlenen 2023-2024 sezonu Basketbol U-14 Yerel Lig Şampiyonası’nda yaşanan nefes kesen finalde, Pamukkale Olimpik Sporlar – TED Koleji Spor Kulübü mücadelesi büyük bir heyecana sahne oldu. Gümüşler’de bulunan Vali Recep Yazıcıoğlu Spor Salonu’nda gerçekleşen karşılaşma, dolu tribünlerin önünde oynandı. Maçın ardından TED Koleji Spor Kulübü, rakibini 72-66 mağlup ederek şampiyonluk kupasını kaldırdı. Dolu tribünlerin ve çekişmeli geçen maçın etkisiyle büyük bir coşku yaşanan finalde, TED’li sporcular uzatmalarda gösterdikleri performansla zaferi elde etti. Maç boyunca geriden gelerek mücadeleyi sürdüren TED Koleji takımı, son periyotta skoru 64-64’e getirerek maçın uzatmalara gitmesini sağladı. Uzatma dakikalarında gösterdikleri konsantrasyonla sahadan 72-66 galip ayrılan TED’li sporcular, şampiyonluk kupasını Gençlik Spor İl Müdürü Ömer İlman’ın elinden aldı.
Sporcular birbirini tebrik etti
Maç sonrasında kaybedenin kazananı tebrik ettiği ve sporcuların birbirlerine sarıldığı dostane görüntüler yaşandı. Fair-play ruhunu ön plana çıkaran anlar takdir topladı.
Antrenörler kendinden geçti
Maçta şampiyon olmak için tüm gücüyle mücadele veren sporcular kadar antrenörler de kazanmak için gayret sarf etti. Finalde kıl payı şampiyonluğu kaçıran Pamukkale Olimpik Sporlar Spor Kulübü’nün antrenörü Umut Sücüllü, mücadelenin kıran kırana sürdüğü dakikalarda adeta kendinden geçti. Öğrencilerine taktik vermek için tüm gücüyle bağıran Sücüllü, maç sonrasında sesinin neredeyse tamamını kaybetti. Enerji ve performansı tükenen antrenörü Umut Sücüllü, maçın ardından İhlas Haber Ajansı’na maç hakkında değerlendirmelerde bulunduğu esnada sesinin çıkmaması dikkat çekti. Finalde birinciliği kaybetseler de derece almanın gururunu yaşayan antrenör Sücüllü, az çıkan sesiyle yaşadığı mutluluğu dile getirdi. Sücüllü, “Yeni kurduğumuz takımın Denizli’ye renk getirdiğine inanıyoruz. Karşı tarafta bulunan rakip takım güçlü bir takım. Arkasında büyük destekçileri var. Son maçta da iyi oyuncularla girdiler. İlk maçı biz kazanmıştık. Geçen sene olmuş olsaydı biz şampiyonduk ama bizim takımızın bu sene gönüllülerin şampiyonu oldu. Denizli’ye heyecan getirdi. Çocuklarımızın gözlerinden öpüyoruz. Çocukları alkışlamak gerekiyor” dedi.
“Elimizden geleni yaptık”
Takım olarak finalde birinci olmak için elinden geleni yaptıklarını ve ailelerinin desteği ile ikinci olmayı başardıklarını belirten takımın başarılı basketbolcusu Furkan Yıldız, şu açıklamalarda bulundu: “Maç güzel geçti. İyi mücadele ettik. Taraflara çok teşekkür ediyorum. Güzel bir maçtı. Herkesin ellerine sağlık. Heyecanlıydık ama maçı kazanamadık. Elimizden geleni yaptık. Her iki tarafı da tebrik ediyorum.”
“Çocuklarımız uzun zamandır emek veriyorlar”
Evladına destek olmak için geldiğini ve çok iyi mücadele verdikleri için hem oğlu hem de kulüple gurur duyduğunu söyleyen Hakan Yıldız ise, “Çocuklarımız uzun zamandır emek veriyorlar. Hocalarıyla birlikte turnuvaları çok iyi hazırlanıyorlar. Sadece biz değil diğer velilerimiz sürekleri çocuklarımızın yanında olduk. Çocuklarımız çok güzel mücadele ettiler. Maçı kazanamadılar ama tebrik ediyoruz ve azimlerinden dolayı kutluyorum” ifadelerini kullandı.
Dereceye giren takımlar belli oldu
Denizli TED Koleji Spor Kulübü ve Pamukkale Olimpik Sporlar Spor Kulübü elde ettiği zaferle birlikte Bölge Şampiyonası’nda Denizli’yi temsil etme hakkını kazandı. Turnuva üçüncülüğü ise Servergazi Basketbol Spor Kulübü B Takımı elde etti. – DENİZLİ
]]>