Türkiye Atletizm Federasyonunun olimpik kadrosunda yer alan 18 yaşındaki milli atlet, 400 metrede elde ettiği başarılarla dikkati çekiyor.
Edanur Tulum, bu yıl Türkiye Büyükler Salon Şampiyonası’nda 400 metreyi 54.02 saniyede koşarak, Nevin İnce’ye ait 20 yaş altı Türkiye rekorunu egale etti.
Balkan Salon Atletizm Şampiyonası’nda 400 metrede ikinci olan Edanur, aynı organizasyonda 4×400 bayrak yarışında da milli takımla altın madalyaya uzandı.
Edanur Tulum, 2023’te de Slovenya’nın Maribor kentinde düzenlenen Avrupa Gençlik Olimpik Festivali’nde (EYOF) 400 metrede elde ettiği 53.32’lik dereceyle 18 ve 20 yaş altı Türkiye rekorunu kırdı.
Milli sporcu, Türkiye Atletizm Federasyonunun takviminde yer alan turnuvalarda bu derecesini geliştirerek 2024 Paris Olimpiyatları’na katılmak için Eskişehir’deki Vali Sami Sönmez Spor Kompleksi’nde çalışmalarını sürdürüyor.
“20’nci rekorumu kırıp, altın madalyaya uzandım”
Edanur Tulum, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2024 yılının kendisi için güzel başladığını ve katıldığı organizasyonlarda önemli başarılara imza attığını dile getirdi.
İstanbul’da düzenlenen Türkiye Büyükler Salon Şampiyonası’nda kırdığı rekora değinen milli atlet, “Şampiyonada 54.02’lik derecemle 20’nci rekorumu kırıp, altın madalyaya uzandım. Çekişmeli ve heyecanlı bir yarıştı. 2024 Paris Olimpiyatları’na katılmayı istiyorum ancak en büyük hedefim 2028 Los Angeles Olimpiyatları’nda final koşmak. Peru’da 26-31 Ağustos’ta 20 Yaş Altı Dünya Şampiyonası var. Orada finalde yarışıp, güzel bir dereceyle kürsüde yer almayı hedefliyorum.”
“Verilerimiz, dereceyi yakalayacağımız gösteriyor”
Edanur Tulum’un antrenörü Gökhan Dede ise Büyükler Türkiye Şampiyonası’nda 20 yaş altı rekorunu egale eden milli atlete güvendiğini belirterek, “Salonda koştuğumuz derece, açık havadaki derecelerin bir yansıması olacak. Verilerimiz, hedeflerimize yaklaştığımızı gösteriyor. 2024 Paris Olimpiyatları’na katılmak için gerekli olan zamanı yakalayacağımız bir göstergesi.” ifadelerini kullandı.
2024 Paris Olimpiyat Oyunları’na doğrudan katılım barajının 400 metre için 50.95 saniye olduğu bilgisini veren Dede, Edanur Tulum’un olimpiyat vizesi alabilmesi için gereken şartları şöyle açıkladı:
“Dünya sıralamasındaki sistem var. Orada 52 saniyeyi 3 ya da 4 yarışmada koşarsak, olimpiyatlara gitme şansını yakalayacağız. En iyi 53.32 derecemiz var. Haziran ayına kadar 52 saniye derecelerini koşarsak olimpiyatlara gitme şansımız çok yüksek. 2024 Paris Olimpiyatları’na gitmemiz için dünyada ilk 48 sporcu arasına girmemiz gerekiyor. Bunun için de 1 saniye daha hızlı koşmalıyız. Böylece dünya sıralamasından olimpiyatlara gidebileceğiz. 1 saniye kısa da olsa atletizm için çok güçlü bir zaman. Şu anki verilerimiz bu dereceyi yakalayacağımız gösteriyor. 2028 Olimpiyat Oyunları’nda final koşma hedefimiz var. Edanur’un 400 metrede olimpiyat finali koşan ilk Türk kadın sporcu olmasını planlıyoruz.”
Gökhan Dede, kendilerine destek olan Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Türkiye Atletizm Federasyonu Başkanı Fatih Çintimar, Eskişehir Gençlik ve Spor İl Müdürü Osman Ercan’a teşekkür etti.
]]>Konya’da kış aylarında sis ve buzlanmanın görülmesiyle birlikte kaza oranlarında da artış yaşanıyor. Sürücülerin trafikte en yaygın olarak yaptığı hatalardan birisi ise takip mesafesine uyulmaması olarak kayıtlara geçiyor. Her sürücü direksiyonda iyi olduğunu iddia etse de, kazaların en ufak bir ihmalde kaçınılmaz olduğunun altını çizen uzmanlar, araç kullanacak kişilerin hareket etmeden önce yapması gerekenlere dikkat çekti.
“Araca binmeden önce kontrollerinizi yapın”
Sürücülerin, sabah araca binmeden önce araçlarını kontrol etmeleri gerektiğine dikkat çeken İleri Sürüş Uzmanı Mehmet Erdoğan, “Araçta buzlanma, don var mı muazzam bir şekilde önce gözle, sonra elle kontrol edilmesi gerekiyor. Kontrolü sağladıktan sonra araca binerek çalıştırıp, mevsim şartlarında araçların belli bir süre ısınması lazım. Aracı ısıtıp, görüş açısını engellemeyecek şekilde aynayı temizledikten, trafiğe çıkabilecek duruma geldikten sonra yola çıkıyoruz” dedi.
“Sisli hava var ise öncelikle sis farlarını açmamız gerekiyor”
Sis ve buz var ise öncelikle mevsim şartlarını taşıyan lastiğin olması gerektiğinin altını çizen Mehmet Erdoğan, “Mevsim şartlarını taşımayan lastikle çıkmamamız gerekiyor. Kış lastiğinin kullanılması önemli. Kışlık lastiklerimizle birlikte akan trafiğe çıkıyoruz, sisli hava var ise öncelikle sis farlarını açmamız gerekiyor. Sis farları bilindiği gibi konumuyla yere daha yakındır. Normal farlarımızdan farklı olarak yerdeki şeritleri saymamıza ve şeritleri izlememize yarayan bir fardır. Bu sisli havaların dışında açılmaması gereken bir far. Karşı taraftan çıplak gözle gelen sürücüyü etkileyebilecek, rahatsız edebilecek potansiyelde bir ışık şiddeti yayar. Sis farlarında yerdeki şeritleri sayacağız, şeritleri takip edeceğiz, akabinde de gitmek istediğimiz konuma gitmemize yarayacak. Sis farlarını sis olmadığında kesinlikle açmayacağız. Sis farlarını sadece sisli havalarda, buzlu havalarda ve görüşün kısıtlı olduğu zamanlarda açmamız gerekiyor” şeklinde konuştu.
“Hız 70 kilometreyse 2-3 saniye mesafede durabilmeniz gerekmektedir”
Takip mesafesinin önündeki aracın hızının yarısı kadar mesafe olması gerektiğinin altını çizen Mehmet Erdoğan, “Önümüzdeki aracın mevcutta 70 kilometre hızı var ise hızı ikiye bölüğümüzde 35 metre mesafeyle takip etmeliyiz. Nasıl ölçeceğiz dersek, 70 kilometre kadar olan zamanlarda 2 saniye veya 3 saniye mesafede durabilmeniz gerekmektedir. Çoğu zaman diyorlar ya kaza yaptık, gözüme biranda perde indi. Gözüne biranda perde inmedi, ya süratin çok fazlaydı, ya da araç haricinde farklı bir şeylerle meşgul oluyordun. Sağındaki solundaki bir kişiye laf anlatmaya çalışıyordun ya da elindeki telefonu düşürmüyordun. Elindeki telefona bakıp tekrar karşıya bakmak en az 1 ile 1,5 saniyedir. Bu süre içerisinde kazalar haliyle oluyor. Bunun için ne yapmalıyız özellikle sisli ve buzlu havalarda tabii ki de devamlı trafikteysek gözümüzü önümüzden ayırmayacağız. Yol harici farklı yere bakmayacağız. Onun haricinde ne yapmamız gerekiyor; kesinlikle sağla solla hiçbir şeyle meşgul olmayacağız. Akan trafikte sağımızdaki, solumuzdaki, önümüzdeki sürücü haricindeki ve yol şartlarının bize verebileceği durumlar harici farklı bir şeyle ilgilenmeyeceğiz. Takip mesafesi azami hız sınırı şehir içinde en az 70 kilometre veya 80 kilometredir. 2,5 veya 3 saniye içinde durabileceğimiz aralıkta önümüzdeki aracı takip etmemiz gerekiyor. Şehirlerarası mesafede şehirlerarası yollarda bu biraz daha farklılık gösterebiliyor. Minimum 4 veya 5 saniye içinde durabilmemizi gerektiren takip mesafesini kullanmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.
“Kazaların çok büyük oranı sürücü hatasıyla alakalı”
Sürücülerin önemsemediği hatalara dikkat çeken Erdoğan, “Çok önemliydi diye savunmalar oluyor, çok önemli diye bir şey yok. Hiçbir şey hayatından ve sevdiklerinden önemli değildir. Bunun için ne yapmamız gerekiyor; çok mu önemli, o zaman sağ sinyali yakıp, güvenli bir yere durup bakacaksın telefonuna, işini halledeceksin. Mesaj yazacaksan mesajını yazacaksın, telefonla görüşeceksen telefonla görüşeceksin. Akabinde işini bitirip sol sinyalini yakıp yoluna devam edeceksin. Süreç bu şekilde olması gerekiyor. Bir başka konu ise günümüzde çok fazla sosyal medya çılgınlığı var. Bu sosyal medyada kişi arabasının ön tarafını çekiyor. Çok tehlikeli hareketler bunlar. Sürücü koltuğuna oturduktan sonra önümüzdeki yolumuz ve etrafımızdaki sürücüler hariç, farklı bir şeyle meşgul olmamamız gerekiyor. En büyük risklerden bir tanesi bu. Şu andaki kazaların çok büyük oranı sürücü hatasıyla alakalı” diye konuştu. – KONYA
]]>