Başkan Aksu, Başkan Mutlu’yu makamında ziyaret etti. Yaklaşık bir saat süren ziyaret boyunca iki başkan fikir alışverişinde bulundu.
Mutlu, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirirken; Aksu da “Misafirperverliği için Belediye Başkanı’mız Sayın Hasan Mutlu’ya teşekkür ediyorum. Ortak hedefimiz ilçelerimizi ve şehrimizi daha yaşanabilir kılmak” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Sarıyer Belediye Başkan adayı Mustafa Oktay Aksu ile birlikte önce ilçe turu yaptı, sonra Çayırbaşı’nda halkla buluştu. Daha önce sıfır olan bazı hizmetleri kendi dönemlerinde başlattıklarını hatırlatan İmamoğlu, “Bunlar, bir kişiyi arkalarına almış, o bir kişi de milleti tehdit ediyor.’Oy verirsen hizmet veririm’ diyor. Biz de diyoruz ki, ‘Oy versin, vermesin; milletimize hizmet etmek onurdur. Biz milletimize hizmet ede ede kazanacağız. Bizim için esas olan, gönül kazanmak; onlar için esas alan, sadece oy almak” dedi.
İmamoğlu, Sarıyer Çayırbaşı’nda vatandaşlarla buluştu. İmamoğlu, halk buluşması öncesinde İstinye, Yeniköy, Tarabya, Sarıyer Merkez ve Cumhuriyet mahallerinde, CHP Sarıyer Belediye Başkan adayı Mustafa Oktay Aksu ile birlikte ilçe turu yaptı. Seçim otobüsünün üzerinden vatandaşlara seslenen İmamoğlu şunları söyledi:
“RANTÇILARI DEĞİL HALKÇILARI SEÇİN: Sabah Bakırköy’deydim. Daha önce Fatih’teydim. Ardından Kağıthane’ye geldim. Şimdi Sarıyer’deyim ve güzel bir buluşma yapıyoruz. ve bu buluşmayla beraber, aslında yavaş yavaş ısınıyoruz. Bu ısınmayı, göreceksiniz öyle bir büyüteceğiz ki, İstanbul’un ittifakı, İstanbul’un birliği ve beraberliği tarihte görülmemiş bir yerel seçimi hepimize yaşatacak. Gücümüzü birleştiricilikten alıyoruz. Gücümüzü; birleşmeden, bir arada olmadan, icraatçılıktan, halkçılıktan alıyoruz. Çocuklarımıza hizmet etmek, bizi çok mutlu ediyor. İcraat yaptığımız için güçlüyüz. Bu şehrin bütün evlatlarını düşündüğümüz için güçlüyüz. Rantçıları değil, halkçıları seçin.
ALLAH AŞKINA, BÖYLESİ GÜZEL BİR YERİ BİR BELEDİYE NİYE SAKLAR: Görev süremiz boyunca İstanbul’da vatandaşın her sorununa koştuk. Biz, bu şehrin unutulmuş her alanını yeniden ayağa kaldırdık. Hemen yanı başınızdaki Büyükdere Fidanlığı’nı biliyorsunuz değil mi? Yıllarca o koca alanı çöp haline getirdiler. Hatta bu bölgede insanların huzurunu kaçıran bir merkeze dönüştü. Öyle değil mi? Ben orayı gördüğümde dedim ki, ‘Allah aşkına, böylesi güzel bir yeri bir belediye niye saklar?’ Ben düşündüm, düşündüm, birkaç sene bunu bulamadım. Benim aklım ermedi. Bizim aklımızda şeytanlık yok. Biz bilmiyoruz. Allah, bunların yardımcısı olsun. Allah, bunlara akıl versin. Orayı, yıllar önce buranın huzuru için açsalardı kötü mü olurdu? Şimdi pırlanta gibi bir yer oldu. Yine yıllarca milletten uzak tuttukları, Atatürk Kent Ormanı’na gittiniz mi? Nasıl, güzel olmuş değil mi? Biz ne yapıyoruz biliyor musunuz? Milletin malını, millete emanet ediyoruz. Onlar, milletin malını bir avuç insana emanet etmek için çalışıyorlar. Biz, ‘Hayır’ diyoruz, ‘Milletin malı millete.’ Adamcılık yok, kayırmacılık yok.
YAKLAŞIK 200 BİN İNSANIMIZI İLGİLENDİREN TAPU SORUNUNU ÇÖZDÜK: Biz bu ilçede, yaklaşık 200 bin insanımızı ilgilendiren tapu sorununu çözdük. Dağıtımına başladık. Dağıtmaya da devam edeceğiz. Bakın 200 bin insan; 40 yıl, 50 yıl… Gençlik Ofisi açtık. Çok kötü, metruk durumdaki Duatepe’yi yeniledik, insanlarımıza açtık. Orayı da görün. İstanbul en güzel manzarasını görün. Yapamadılar. Yarım bıraktılar. Müteahhit çalışmıyordu. Aşiyan-Rumelihisarı fünikülerini bitirdik, milletimize açtık. Yine Rumelihisarüstü’nü pırlanta gibi meydanıyla, çevresiyle bitirdik. Yetinmedik; öğrencilerine çile çektirilen, öğrencilerine zulüm ettirilen Boğaziçi Üniversitesi gençlerine Kent Lokantası açtık. Biz, bu şehrin dokunulmamış, unutulmuş, insanlarını mutlu edecek her işi yaptık.
ONLARA DÜNYAYI DAR ETTİNİZ. SİZLERE HELAL OLSUN: Bunlar bize görevi devrederken… Daha doğrusu onu da beceremediler ya. Görevi elimizden almaya kalktılar. Milletin hakkı, hukukunu çiğnediler. Hatırlayın 2019’u. Seçimi iptal ettiler. Hoş bu millet kendi iradesine, hakkına, hukukuna müdahale edene, hayatının en büyük dersini verdi. Onlara dünyayı dar ettiniz. Sizlere helal olsun. ve 13 bin oyu, 806 bin oya çıkarttınız. Ne dediler o zaman? ‘Bunlar sosyal yardımları keser’ dediler değil mi? Tam 6 katına çıkarttık. Onlar, sadece bir öğrenciye burs verdiler. O da 200 bin dolar burslu öğrenci okuttular. Bir kişi. Torpilli. Biz ne yaptık? Sadece bu sene, tam 100 bin üniversite öğrencimize burs dağıttık. Bu sene 7 bin 500 lira verdik. Seneye 15 bin lira vereceğiz. Biz göreve geldiğimizde, bu nasıl sıfırsa, kreş de sıfırdı. İstanbul’un en büyük kreşlerinden birisini, Büyüklere Fidanlığın içinde açıyoruz. Öğrenci alıyor yavaş yavaş. Bakın sıfırdı; 4 yılda, 4,5 yılda 100 adet kreşimiz oldu. Bir değil, üç değil, beş değil, on değil, 100 tane. Hem de pırlanta gibi. Niçin yapıyoruz biliyor musunuz? Benim şehrimin evlatları eşitlenecek. Benim buradaki pırlanta gibi çocuğumla, pırlanta gibi kızımla, oğlumla; başka bir yerdeki çocuklarımız da eşit olacak. Herkes eşit olacak. Darda, açıkta kimse kalmayacak. Kıyıda, kenarda kimse hissetmeyecek. Biz bunu başardık. Biz, bu şehirde üniversite öğrencilerimizi yurtta da yalnız bırakmadık. Sadece 4 yılda, 5 bin 200 gencimizi misafir ediyoruz.
TAPUNUZU DA DAĞITAN BİZ: Bakın; tapunuzu da dağıtan biz. Yıllardır dokunmadıkları altyapınızı da dağıtan yapan biz. Üstyapınızı da parklarınızı da meydanlarınızı da yapan biz. Bunlar, hizmet yapmadılar. Bakın; dokunmadıkları altyapının tamamını, hele hele pandemi döneminde sel, su baskınları, insanları hayatından bezdiren bütün o kötü altyapı düzenini değiştirdik. Pırlanta gibi. Altyapıda atık suyu, yağmur suyunu, Baltalimanı’ndaki Biyolojik Arıtma Tesisi’ni bitirdik. Yetinmedik; yıllarca ihmal edilmiş çöp halinde duran Baltalimanı Deresi’ni, Baltalimanı’nın çevresini bir yaşam vadisine dönüştürdük. Biz iş yaptık, iş yapmaya devam edeceğiz. Onlar bize çamur atacak, onlar bizi kötüleyecek, onlar bizi köşeye sıkıştırmaya çalışacak. Bizim işlerimizi engellemeye çalıştılar Kamu bankalarından bir lira kredi vermediler. Bize ait, hepimizin vergisiyle beraber çalışan TRT’de, 5 senedir bizi 1 dakika bile haber yapmadılar. Ama ne yaparsa yapsınlar, onların arkasında ne var biliyor musunuz? Onların arkasında bir kişi var. Bizim bu yolculuğumuzun arkasında millet var millet. Onun için biz, söz verdik mi yapanlardanız.
SARIYER’DE, ŞÜKRÜ BAŞKAN GÜZEL İŞLER YAPTI. ŞİMDİ YİNE SARIYER’İN EVLADI OKTAY AKSU İLE YÜRÜYECEĞİZ: Sarıyer’de, Şükrü Başkan güzel işler yaptı. Kendisine teşekkür ederiz. Ama şimdi başka bir arkadaşımız görev yapacak. İki dönem, 10 yıldır Büyükşehir Belediyesi’nde birlikte görev yaptığımız, Meclis’te ve komisyonlarda birlikte çalıştığınız, yine Sarıyer’in evladı Oktay Aksu ile görev yapacağız. Şimdi onunla da yürüyeceğiz. Görev devir-teslimi olur. Şimdi bundan sonra, önümüze bakacağız. Geride kalanlar kaldı, önümüze bakacağız. Tam gaz koşacağız. ‘Tam yol ileri’ diyeceğiz. Hepinizden isteğimiz var. Çevrenizde eşiniz, dostunuz, ahbabınız, komşularınız… Güzel ablalarım, benden hepsine selam söyleyin. Oktay Başkan’dan herkese selam söyleyin. Çok çalışacağız. Ahlaklı çalışacağız. Adaletli olacağız. İcraat yapacağız. Milletimizi düşüneceğiz. Siyasi parti ayrımı yapmayacağız. ‘O parti, bu parti’ demeyeceğiz. Milletimizi düşüneceğiz. Milletimizin evlatlarına layık olacağız. Şu güzel annemizin, şu güzel teyzemizin, güzel ablalarımızın, evlatlarımızın, sevgili gençlerin hakkını vereceğiz. Hiç kimsenin hakkını yedirmeyeceğiz. Aynı zamanda hak da yemeyeceğiz. Hak yiyenlerden bu milleti Allah korusun. Buna müsaade etmeyeceğiz.
BÜTÜN İSTANBULLULARI GÖREVE DAVET EDİYORUM: İstanbul Gönüllüleri, İstanbul İttifakı sizlerle büyüyecek. Hep birlikte kocaman bir aile olacağız. Sadece Cumhuriyet Halk Partililer değil, bütün İstanbulluları göreve davet ediyorum. Hep birlikte coşacağız, hep birlikte koşacağız milletçe. Hep iyi dil, güzel dil kullanacağız. Dijitalde çalışın, sokakta çalışın, broşür dağıtın, gidin insanları ikna edin, sandıkta görev alın. Milletçe bir demokrasi şölenine, demokrasi seferberliğine koşacağız. Günün sonunda, herkesten şunu isteyin: Deyin ki ‘Bu arkadaşlar, Ekrem İmamoğlu ve arkadaşları, kimseyi dışarıda bırakmaz. Kimseyi ayırt etmez. Adaletten yana olan bizler, büyük bir ittifak kurduk’ deyin. ‘Hukuktan yana olan bizler, büyük bir ittifak kurduk’ deyin. ve biz ne yapacağız? Sarıyer Belediye Başkanımıza oy istiyeceğiz. Sarıyer Meclisi’ne oy istiyeceğiz. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanınıza oy isteyeceksiniz. Hep birlikte büyük bir millet ittifakı kuracağız.
OY VERSİN, VERMESİN; MİLLETİMİZE HİZMET ETMEK ONURDUR: Bunlar, bir kişiyi arkalarına almış. O bir kişi de milleti tehdit ediyor. ‘Oy verirsen hizmet veririm’ diyor. Biz de diyoruz ki, ‘Oy versin, vermesin; milletimize hizmet etmek onurdur. Biz milletimize hizmet ede ede kazanacağız. Bizim için esas olan, gönül kazanmak; onlar için esas alan, sadece oy almak. Partizanlığı yıkacağız. Göreceksiniz; hep birlikte çok güçlü bir İstanbul süreci daha yaşatacağız. Biz, bu şehri kendine getirdik. Bu şehri, kötülüklerden koruduk. Milletin parsellerinde imar artışına bir tane bile müsaade etmedik. Tek bir yeşil alanı bile imara dönüştürmedik. Tapu sorunlarını biz çözeceğiz. Sizi kimse, evinizden edemeyecek. Biz çözüyoruz; çözmeye devam edeceğiz. Bizim karşımızdaki aday, bir kişiden talimat alıyor. Onun buyrukları, herkes için emir oluyor. Biz, milletimizden talimat alıyoruz. Biz halkçılığın, biz demokrasinin temsilcileriyiz. Biz, ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ diyen Atatürk’ün temsilcileriyiz. Onun için yılmayacağız, yıkılmayacağız; dimdik ayakta yolumuza devam edeceğiz.
ONLARA ÖYLE BİR DERS VERECEKSİNİZ Kİ: Biz yoksulu, yoksulluğu bitirmeye dönük süreçte adımlarımızı atacağız. Onlara da öyle bir ders vereceksiniz ki; seçimden sonra kalan sürelerinde gitsinler 2-3 basamak haline gelmiş enflasyonu düşürsünler. Emeklinin, dar gelirli vatandaşımızın gelirlerini arttırsınlar. Ekonomiyle uğraşsınlar. Adaleti düzeltmeye gayret etsinler. Bunu yapmaları için ne yapacağız? Seçimde onlara öyle bir demokrasi şamarı atacağız ki, kendine gelecekler. Kendine gelip, işine bakacaklar. Hükümet, işine baksın. Sevgili Sarıyerliler, bu daha ısınma. Bu daha ilk buluşmam sayılır. Dün, minik bir buluşmamız oldu. Bugün de sizleri selamladık. Gene geleceğim. Birkaç kez daha geleceğim. Sadece Sarıyer’e değil, 39 ilçemizi en az 3’er defa gezeceğim. Biz, atom karınca gibi çalışacağız. Onlar peşimizden koşmaya çalışacaklar. Yarı yolda nefes nefese kalacaklar, nefes nefese. Bizimle mücadele edemez onlar. Onlar, koşarken bile talimat alıp koşan insanlar. Biz ise, ‘Tam yol ileri’ diyen, gücünü milletten alan insanlarız. Hepinizi çok seviyorum. Sürecimiz hayırlı olsun. Yolumuz açık olsun. Sarıyer milletimizin olsun. İstanbul milletimizin olsun. Her şey çok güzel olacak.”
]]>“Büyükşehir’in bütçesindeki para nerede? Merkezi bütçeden 10 kat artmış. İş yapamadın, yaptırmadın para nerede o zaman? Nereye gitti bu bütçe?”
İSTANBUL – AK Parti İBB Başkan Adayı Murat Kurum, “Biz göreve geldiğimizde Sarıyer’in her mahallesinde İBB mülkiyetinde yaşayan vatandaşımızın mülkiyet ve tapu sorununu tamamen çözeceğiz. Tüm arsaları mülkiyet sahibi kardeşlerimize alıp ödeyebileceği şartlarda satışını gerçekleştireceğiz” dedi.
Cumhur İttifakı’nın İBB Başkan Adayı Murat Kurum Sarıyer’de bulunan Karadeniz Vakfını ziyaret edip İstişare Toplantısı’na katıldı. Kurum’a ziyareti sırasında AK Parti Sarıyer İlçe Başkanı Halil İbrahim Kurşun, MHP Sarıyer İlçe Başkanı Dursun Karabacak ve AK Parti Sarıyer Belediye Başkan Adayı Hüseyin Coşkun eşlik etti. Murat Kurum’u Karadeniz Vakfı Genel Başkanı Yusuf Cevahir, Karadeniz Vakfı Genel Sekreteri Hüseyin Güler ve beraberindeki heyet karşıladı. Ziyaretinde vakıf başkanı ve yönetim kurulu üyeleri ile görüşen Kurum, ardından vakıf tarafından düzenlenen toplantıya katıldı. Murat Kurum toplantıda STK, dernek üyeleri ve muhtarlarla bir araya geldi. Burada ilgiyle karşılanan Kurum, vatandaşlarla sohbet edip hatıra fotoğrafı çektirdi.
“İstanbul’u bir basamak olarak görüp, İstanbul üzerinden ikbal peşinde koştular”
İstanbul’un mevcut İBB yönetimi tarafından kaderine terk edildiğini vurgulayan Kurum, “İstanbul’u el üstünde tutmak, geleceğe hazırlamak hepimizin boynunun borcudur. Ama ne yazık ki, bu şehir mevcut CHP’li büyükşehir belediyesi tarafından kaderine terk edilmiş, son beş yılda çok yara almıştır. Bu şehrin insanının kalbi kırılmış, gönlü kırılmıştır. Söz verdikleri 10 projeden 9’unu yerine getirmediler. Vatandaşımıza hizmet götürmediler. İstanbul’u bir basamak olarak görüp, İstanbul üzerinden ikbal peşinde koştular. Hala koşmaya devam ediyorlar. Birbirlerine düşmüş durumdalar. Bir tarafta Sarıyer’deki problemleri sıkıntıları görüyorsunuz. Burada hizmet etmiş başarılı diye addettikleri kendi adlarına belediye başkanlarını şimdi saf dışı bıraktılar. Öbür tarafta yıllardır yol yürüdükleri mesai arkadaşlarını kapı dışarı bıraktılar. Biz 85 milyonu kucaklıyoruz deyip Alevi, Kürt kardeşlerimizi ötekileştirdiler. Bunların anlayışı net bir şekilde ortaya düştü. Şimdi tutuştular, ne yapacaklarını bilmeyerek sağa sola saldırıyorlar. Bunların hizmet diye bir anlayışı yok. Bunların derdinde öyle arada bir belediyeye uğrayayım, yarım zamanlı belediyecilik yapayım, nasıl olsa millet bana oy verir anlayışı var. Bizim milletimiz kül yutmaz. Bizim milletimiz eser nerede yapılır, kendisine hizmet edenle, kendisini ayrıştıran, ötekileştiren anlayışını net bir şekilde görür ve hesabını da sandıkta sorar. Biz 22 yıldır işte bu anlayışla çalıştık, çabaladık” dedi.
“Nereye gitti bu bütçe?”
İBB yönetimine iş yapmadığı halde bütçesinin azaldığını ve paranın nerede olduğunu soran Kurum konuşmalarını şu şekilde sürdürdü:
“Ey büyükşehir belediyesi sen İstanbul gibi büyük, kadim bir şehrin belediyesisin. Sen de Maraş’a, Adıyaman’a, Hatay’a, Gaziantep’e, Kilis’e, Osmaniye’ye, Adana’ya gidip depremzede kardeşlerimiz için bin konut yapsaydın ne olurdu? Seçim zamanı ağzınız dolu dolu konuşuyordunuz. Bir sürü vaatler verdiniz, niye gerçekleştiremediğiniz? Elinizden tutan mı vardı? Sorsanız engellediler, yaptırmadılar derler. Madem engelledik o zaman büyükşehirin bütçesindeki para nerede? Merkezi bütçeden 10 kat artmış. İş yapamadın, yaptırmadın para nerede o zaman? Nereye gitti bu bütçe? Bunların anlayışı işte bu. Milletimizde bizim gittiğimiz her yerde bunu görüp anlatıyor. 31 Mart akşamı Cumhur İttifakı’mızla birlikte yeniden İstanbul diyecek, o liyakatli ellere İstanbul’umuzu yeniden teslim edecek. Zekeriyaköy ve Demirciköy CHP’nin en yüksek oy aldığı yerlerden bir tanesidir. Buralarda altyapı yok. 21 yüzyılın İstanbul’unda kanalizasyon Karadeniz’imize akıyor. Lafa geldi mi biz çevreciyiz. Çevrecilik Sarıyer’i düşünmekle olur. Çevrecilik burada yaşayan halkın kaldığını korumakla olur.”
“Bizim mülkiyetimizde bulunan tüm arsaları mülkiyet sahibi kardeşlerimize alıp ödeyebileceği şartlarda satışını gerçekleştireceğiz”
Sarıyer’e dair müjdeler vermek istediğini söyleyen İBB Başkan Adayı Murat Kurum, “1 Nisan sabahı göreve gelir gelmez milletimizle el ele vereceğiz ve Sarıyer’de ki altyapı sorununu tamamen ortadan kaldıracağız. Sarıyer’de vatandaşımızın imar ve mülkiyet problemi kalmasın istiyoruz. Büyükşehir mülkiyetinde oturan Sarıyerli hak sahibi kardeşimiz yıllardır mülkiyetine kavuşabilmek için bekliyor. Mevcut İBB yönetimi, 5 yıldır buradaki vatandaşımızın mülkiyet haklarını niye vermediniz? Vatandaşımızın duygularını niye istismar ettiniz? Biz göreve geldiğimizde Sarıyer’in her mahallesinde İBB mülkiyetinde yaşayan vatandaşımızın mülkiyet ve tapu sorununu tamamen çözeceğiz. Bizim mülkiyetimizde bulunan tüm arsaları mülkiyet sahibi kardeşlerimize alıp ödeyebileceği şartlarda satışını gerçekleştireceğiz. Hemen orada vatandaşımızla bir araya geleceğiz. Vatandaşım orada evini güvenle yapabilsin, çocuklarına, evlatlarına, ailelerine bir miras bıraksın istiyoruz. Vatandaşımızla orada bir araya gelip imar problemini yapacağız. Sonrasında yerinde ve gönüllü anlayışıyla, hiç kimsenin mağdur olmayacağı bir şekilde el ele verip Sarıyerli kardeşlerimizle birlikte deprem dönüşümünü gerçekleştireceğiz. Hiç kimse mahallesinden gitmeyecek, orada yine komşularıyla birlikte yaşayacak” şeklinde konuştu.
Sarıyer’de gerçekleştireceği projeleri aktarmaya devam eden Kurum sözlerine şöyle devam etti:
“Yıllardır başarı hikayeleri yazmış ne Sarıyer Spor Kulübü’müze, amatör spor kulüplerimize ne de gençlerimize yönelik kardeşlerimizin spor yapacağı açık spor alanlarıyla alakalı hiçbir adım atılmadı. Siz gençliği düşünmezseniz eğer gençlik de sizi düşünmez. Sarıyerli kardeşlerimizi spor yapacağı açık ve kapalı spor tesislerinin inşasını her mahallemizde yapacağız. Sarıyer Sahili’nde balıkçılığın merkezi Sarıyer’imize yaraşır bir şekilde Balıkçılar Çarşımızı süratle yenileyelim. Kilyos Sahili’ni yapacağımız bir düzenlemeyle birlikte İstanbul’umuza yeniden kazandıracağız. Orada gençlik kampı yaparak Sarıyerli gençlerimizin kütüphanelerde, kıraathanelerde, gençlik merkezinde huzurla vakit geçirmesini sağlayacağız. Yeni bir yaşlı yaşam merkezini Sarıyer’imize kazandıracağız. burada Sarıyer’in bütünleştiği o kardeşlik hukukunun çok daha yukarılara çıkarıldığı bir Sarıyer’i sizlerle gerçekleştireceğiz. Sarıyerli kardeşlerimize modern kapalı pazarlarımızı kazandıracağız. Büyükdere Caddesi’nde bulunan eski karakol binamızı hızlı bir şekilde restore edeceğiz ve sosyal tesis olarak sizlere armağan edeceğiz. İstinye’de Ferahevler Mahallesi’nde ismine yakışır bir şekilde mahalle bahçesini kazandıracağız. Maslak, Ayazağa, Hadım Koru Kavşak Projesi ile oradaki sıkışıklığı giderecek, Sarıyerli kardeşlerimizi erkenden evlerine sevdiklerine kavuşturacağız. Beşiktaş Sarıyer ve İstinye-İTÜ-Ayazağa arasındaki raylı sistem hattını 2 buçuk yılda tamamlayıp Sarıyer’imize, İstanbul’umuza armağan edeceğiz. Çayırbaşı- Ayazağa – Levazım- Dolmabahçe etabıyla da Büyükdere Caddesi ve Boğaz Sahil yolu trafiğini azaltacağız. Yine yapmadıkları, bir tarafta hafriyat doldurdukları, bir tarafta inşaatını durdurdukları işlerden bir tanesi olan, Çayırbaşı- Ayazağa – Levazım- Dolmabahçe etabını yine biz başlatacağız. Hem Büyükdere Caddesi hem de Boğaz Sahil Yolu trafiğini azaltmış olacağız.”
]]>Cumhuriyet Halk Partisi’nin 31 Mart’ta gerçekleşecek yerel seçimlerde kendisi yerine Oktay Aksu’yu aday çıkarmasına tepki gösteren Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç, konuyla ilgili basın açıklaması yaptı. Sarıyer Belediye Başkanlığı binası önünde saat 16.00’da yapılan açıklamaya çok sayıda partili katıldı. Ellerinde ‘Sen yoksan biz de yokuz!’, ‘İmamoğlu hak yeme!’ yazılı dövizler bulunan partililer, sık sık Şükrü Genç lehine sloganlar attı. Kendisini destekleyen partililere seslenen Şükrü Genç, ‘Bundan tam 15 yıl önce, yüzde 27 oy oranıyla başladığımız yolculuğu 2009 seçimlerinde yüzde 37, 2014 yılında yüzde 52, 2019 yılında ise yüzde 60’lara taşıdık. Bir çocuğun doğumundan 15 yaşına kadar gelişi gibi Sarıyer’i hep birlikte büyüttük. Her kesimden verilen bu oy için tüm Sarıyerlilere binlerce kez teşekkür ediyorum.
Çalışma arkadaşlarımla birlikte 15 yıl emek harcamış, alın teri ve büyük mücadele ortaya koymuş bir belediye başkanı olarak, adaylık sürecinin sonunu televizyon ve medyadan takip ederek öğrenmek zorunda kalmış olmak, 100’üncü yılını geride bırakan partimizin ve de Cumhuriyetin kültürüyle bağdaşmamaktadır. Aday belirlemenin objektif ve tutarlı bir şekilde kamuoyu yoklamalarına bağlı olarak yapılmadığı da ortadadır. Çünkü bu süreçte yaptırdığımız iki anket Sarıyerlilerin tercihiyle yeniden seçileceğimizi açıkça ortaya koyarken buradan soruyorum Hangi anket sonucu böyle bir kararın alınmasına neden olur dedi.
BU KADAR HIRS ACABA RANT HIRSI MI
Yıllarca mahalle sakinleriyle verilen mücadele sonucunda gecekondu mahallelerinin başta mülkiyet olmak üzere, temel problemlerinin çözüldüğünü ifade eden Genç, ‘Sarıyer’i en doğru şekilde, ranta mahkum etmeden, yerinde dönüştürme gayreti içinde olduğumuzu, hazırlık içinde olduğumuzu herkes biliyor. Herkesin bilmesine rağmen bu kadar hırs acaba rant hırsı mı Benim halkımın, oralarda yaşayan insanlarımın rant hırsı yok. Onların tek beklentisi bu kadar yıldır başına ne geleceğini bilmediği yuvasını artık kendisinin olacağı, başını yastığa rahat koyacağı ve bir gün torununa buraları rahatça bırakacağıdır. Onun tek beklentisi de budur diye konuştu.
18 ŞUBAT GÜNÜNE KADAR KARARIN GÖZDEN GEÇİRİLMESİNİ VE DÜZELTİLMESİNİ İSTİYORUZ
Genç, parti yönetiminin 31 Mart seçimleri için tercihini bir daha gözden geçireceğini umut ettiğini belirterek, Parti yönetimimiz Sarıyerlilerin sesini duysun ve dinlesin. Umut ediyorum ki, parti yönetimimiz doğru saha ölçümlerine göre hareket etsin. O anketlere kulak verilsin. Umut ediyorum ki, parti yönetimimiz Sarıyer ve İstanbul’u kazanmak için en doğru yöntemi, en doğru adayı belirleyecektir. Bu talepler dikkate alınarak bu kararın partimizce yeniden gözden geçirilmesini Sarıyerliler adına talep ediyorum. Sarıyer halkı ve benim umudum, beklentim şudur ki; bu kararların yeniden gözden geçirilmesi için 18 Şubat akşamına kadar artarak devam edecektir bu. Peki, 18 Şubat akşamından sonra ne olacak Ben mühendisim. Biz mühendisler bir karar verirken birlikte kimler varsa çevresinde herkesle birlikte karar verir. Yani verileri, ne varsa bütün mesajları alırız. Olanı olmayanı, bir araya getirir, tartışırız. Yani bunun içinde halkımız, muhtarlarımız, gazetecilerimiz ve çocuklarımız ve bu yaşamın içinde olan herkes. Tartışırız, birlikte karar veririz. İşte o noktada analizini yaparız, böyle bir bina gibi. ve biz bu şekilde hareket edeceğiz deriz. ve kararımızı aynı şekilde çok daha kalabalıklarla her yere duyururuz. 18 Şubat gününe kadar bu kararın gözden geçirilmesini ve düzeltilmesini istiyoruz ifadelerini kullandı.
]]>Cumhuriyet Halk Partisi’nin 31 Mart’ta gerçekleşecek yerel seçimlerde kendisi yerine Oktay Aksu’yu aday çıkarmasına tepki gösteren Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç, konuyla ilgili basın açıklaması yaptı. Sarıyer Belediye Başkanlığı binası önünde saat 16.00’da yapılan açıklamaya çok sayıda partili katıldı. Ellerinde ‘Sen yoksan biz de yokuz!’, ‘İmamoğlu hak yeme!’ yazılı dövizler bulunan partililer, sık sık Şükrü Genç lehine sloganlar attı. Kendisini destekleyen partililere seslenen Şükrü Genç, “Bundan tam 15 yıl önce, yüzde 27 oy oranıyla başladığımız yolculuğu 2009 seçimlerinde yüzde 37, 2014 yılında yüzde 52, 2019 yılında ise yüzde 60’lara taşıdık. Bir çocuğun doğumundan 15 yaşına kadar gelişi gibi Sarıyer’i hep birlikte büyüttük. Her kesimden verilen bu oy için tüm Sarıyerlilere binlerce kez teşekkür ediyorum.
Çalışma arkadaşlarımla birlikte 15 yıl emek harcamış, alın teri ve büyük mücadele ortaya koymuş bir belediye başkanı olarak, adaylık sürecinin sonunu televizyon ve medyadan takip ederek öğrenmek zorunda kalmış olmak, 100’üncü yılını geride bırakan partimizin ve de Cumhuriyetin kültürüyle bağdaşmamaktadır. Aday belirlemenin objektif ve tutarlı bir şekilde kamuoyu yoklamalarına bağlı olarak yapılmadığı da ortadadır. Çünkü bu süreçte yaptırdığımız iki anket Sarıyerlilerin tercihiyle yeniden seçileceğimizi açıkça ortaya koyarken buradan soruyorum: Hangi anket sonucu böyle bir kararın alınmasına neden olur?” dedi.
“BU KADAR HIRS ACABA RANT HIRSI MI?”
Yıllarca mahalle sakinleriyle verilen mücadele sonucunda gecekondu mahallelerinin başta mülkiyet olmak üzere, temel problemlerinin çözüldüğünü ifade eden Genç, “Sarıyer’i en doğru şekilde, ranta mahkum etmeden, yerinde dönüştürme gayreti içinde olduğumuzu, hazırlık içinde olduğumuzu herkes biliyor. Herkesin bilmesine rağmen bu kadar hırs acaba rant hırsı mı? Benim halkımın, oralarda yaşayan insanlarımın rant hırsı yok. Onların tek beklentisi bu kadar yıldır başına ne geleceğini bilmediği yuvasını artık kendisinin olacağı, başını yastığa rahat koyacağı ve bir gün torununa buraları rahatça bırakacağıdır. Onun tek beklentisi de budur” diye konuştu.
“18 ŞUBAT GÜNÜNE KADAR KARARIN GÖZDEN GEÇİRİLMESİNİ VE DÜZELTİLMESİNİ İSTİYORUZ”
Genç, parti yönetiminin 31 Mart seçimleri için tercihini bir daha gözden geçireceğini umut ettiğini belirterek, “Parti yönetimimiz Sarıyerlilerin sesini duysun ve dinlesin. Umut ediyorum ki, parti yönetimimiz doğru saha ölçümlerine göre hareket etsin. O anketlere kulak verilsin. Umut ediyorum ki, parti yönetimimiz Sarıyer ve İstanbul’u kazanmak için en doğru yöntemi, en doğru adayı belirleyecektir. Bu talepler dikkate alınarak bu kararın partimizce yeniden gözden geçirilmesini Sarıyerliler adına talep ediyorum. Sarıyer halkı ve benim umudum, beklentim şudur ki; bu kararların yeniden gözden geçirilmesi için 18 Şubat akşamına kadar artarak devam edecektir bu. Peki, 18 Şubat akşamından sonra ne olacak? Ben mühendisim. Biz mühendisler bir karar verirken birlikte kimler varsa çevresinde herkesle birlikte karar verir. Yani verileri, ne varsa bütün mesajları alırız. Olanı olmayanı, bir araya getirir, tartışırız. Yani bunun içinde halkımız, muhtarlarımız, gazetecilerimiz ve çocuklarımız ve bu yaşamın içinde olan herkes. Tartışırız, birlikte karar veririz. İşte o noktada analizini yaparız, böyle bir bina gibi. ve biz bu şekilde hareket edeceğiz deriz. ve kararımızı aynı şekilde çok daha kalabalıklarla her yere duyururuz. 18 Şubat gününe kadar bu kararın gözden geçirilmesini ve düzeltilmesini istiyoruz” ifadelerini kullandı.
]]>Cumhuriyet Halk Partisi’nin 31 Mart’ta gerçekleşecek yerel seçimlerde kendisi yerine Oktay Aksu’yu aday çıkarmasına tepki gösteren Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç, konuyla ilgili basın açıklaması yaptı. Sarıyer Belediye Başkanlığı binası önünde saat 16.00’da yapılan açıklamaya çok sayıda partili katıldı. Ellerinde ‘Sen yoksan biz de yokuz!’, ‘İmamoğlu hak yeme!’ yazılı dövizler bulunan partililer, sık sık Şükrü Genç lehine sloganlar attı. Kendisini destekleyen partililere seslenen Şükrü Genç, “Bundan tam 15 yıl önce, yüzde 27 oy oranıyla başladığımız yolculuğu 2009 seçimlerinde yüzde 37, 2014 yılında yüzde 52, 2019 yılında ise yüzde 60’lara taşıdık. Bir çocuğun doğumundan 15 yaşına kadar gelişi gibi Sarıyer’i hep birlikte büyüttük. Her kesimden verilen bu oy için tüm Sarıyerlilere binlerce kez teşekkür ediyorum.
Çalışma arkadaşlarımla birlikte 15 yıl emek harcamış, alın teri ve büyük mücadele ortaya koymuş bir belediye başkanı olarak, adaylık sürecinin sonunu televizyon ve medyadan takip ederek öğrenmek zorunda kalmış olmak, 100’üncü yılını geride bırakan partimizin ve de Cumhuriyetin kültürüyle bağdaşmamaktadır. Aday belirlemenin objektif ve tutarlı bir şekilde kamuoyu yoklamalarına bağlı olarak yapılmadığı da ortadadır. Çünkü bu süreçte yaptırdığımız iki anket Sarıyerlilerin tercihiyle yeniden seçileceğimizi açıkça ortaya koyarken buradan soruyorum: Hangi anket sonucu böyle bir kararın alınmasına neden olur?” dedi.
“BU KADAR HIRS ACABA RANT HIRSI MI?”
Yıllarca mahalle sakinleriyle verilen mücadele sonucunda gecekondu mahallelerinin başta mülkiyet olmak üzere, temel problemlerinin çözüldüğünü ifade eden Genç, “Sarıyer’i en doğru şekilde, ranta mahkum etmeden, yerinde dönüştürme gayreti içinde olduğumuzu, hazırlık içinde olduğumuzu herkes biliyor. Herkesin bilmesine rağmen bu kadar hırs acaba rant hırsı mı? Benim halkımın, oralarda yaşayan insanlarımın rant hırsı yok. Onların tek beklentisi bu kadar yıldır başına ne geleceğini bilmediği yuvasını artık kendisinin olacağı, başını yastığa rahat koyacağı ve bir gün torununa buraları rahatça bırakacağıdır. Onun tek beklentisi de budur” diye konuştu.
“18 ŞUBAT GÜNÜNE KADAR KARARIN GÖZDEN GEÇİRİLMESİNİ VE DÜZELTİLMESİNİ İSTİYORUZ”
Genç, parti yönetiminin 31 Mart seçimleri için tercihini bir daha gözden geçireceğini umut ettiğini belirterek, “Parti yönetimimiz Sarıyerlilerin sesini duysun ve dinlesin. Umut ediyorum ki, parti yönetimimiz doğru saha ölçümlerine göre hareket etsin. O anketlere kulak verilsin. Umut ediyorum ki, parti yönetimimiz Sarıyer ve İstanbul’u kazanmak için en doğru yöntemi, en doğru adayı belirleyecektir. Bu talepler dikkate alınarak bu kararın partimizce yeniden gözden geçirilmesini Sarıyerliler adına talep ediyorum. Sarıyer halkı ve benim umudum, beklentim şudur ki; bu kararların yeniden gözden geçirilmesi için 18 Şubat akşamına kadar artarak devam edecektir bu. Peki, 18 Şubat akşamından sonra ne olacak? Ben mühendisim. Biz mühendisler bir karar verirken birlikte kimler varsa çevresinde herkesle birlikte karar verir. Yani verileri, ne varsa bütün mesajları alırız. Olanı olmayanı, bir araya getirir, tartışırız. Yani bunun içinde halkımız, muhtarlarımız, gazetecilerimiz ve çocuklarımız ve bu yaşamın içinde olan herkes. Tartışırız, birlikte karar veririz. İşte o noktada analizini yaparız, böyle bir bina gibi. ve biz bu şekilde hareket edeceğiz deriz. ve kararımızı aynı şekilde çok daha kalabalıklarla her yere duyururuz. 18 Şubat gününe kadar bu kararın gözden geçirilmesini ve düzeltilmesini istiyoruz” ifadelerini kullandı.
]]>Cumhuriyet Halk Partisi’nin Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç, 31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlerde yeniden aday gösterilmemesi üzerine bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Sarıyer Belediye Başkanlığı binası önünde saat 16.00’da başlayan açıklamaya çok sayıda partili de katılarak Genç’e destek verdi. Partililerin ellerinde “Sen yoksan biz de yokuz”, “İmamoğlu hak yeme” yazılı dövizler taşıdığı, Genç’in açıklamasının sık sık, “İmamoğlu gidecek”, “Şükrü Başkan seninleyiz” şeklindeki sloganlarla kesildiği görüldü. Başkan Şükrü Genç, alınan bu kararın siyasi bir intihar olmasından duyduğu endişeyi dile getirerek, 18 Şubat tarihine kadar kararın gözden geçirilerek düzeltilmesini istediklerini söyledi. Sarıyer’i ranta mahkum etmeden yerinde dönüştürme gayretinde olduklarını da belirten Genç, halkının rant hırsının olmadığını tek istediklerinin Sarıyer’de huzurla yaşamak olduğunu ifade etti.
“Adaylık sürecini televizyondan öğrenmiş olmak partimizin ve cumhuriyetin kültürüyle bağdaşmamaktadır”
Sarıyer Belediye Başkanlığı binası önünde toplanan partililere seslenen Genç, “Yüzde 27 oy oranıyla başladığımız yolculuğu 2009 seçimlerinde yüzde 37, 2014 yılında yüzde 52, 2019 yılında ise yüzde 60’lara taşıdık. Bir çocuğun doğumundan 15 yaşına kadar gelişi gibi Sarıyer’i hep birlikte büyüttük. Her kesimden verilen bu oy için tüm Sarıyerlilere binlerce kez teşekkür ediyorum. Çalışma arkadaşlarımla birlikte 15 yıl emek harcamış, alın teri ve büyük mücadele ortaya koymuş bir belediye başkanı olarak, adaylık sürecinin sonuna televizyon ve medyadan takip ederek öğrenmek zorunda kalmış olmak yüzüncü yılını geride bırakan partimizin ve de cumhuriyetin kültürüyle bağdaşmamaktadır. Aday belirlemenin objektif ve tutarlı bir şekilde kamuoyu yoklamalarına bağlı olarak yapılmadığı da ortadadır. Çünkü bu süreçte yaptırdığımız iki anket Sarıyerlilerin tercihiyle yeniden seçileceğimizi açıkça ortaya koyarken buradan soruyorum; Hangi anket sonucu böyle bir kararın alınmasına neden olur?” dedi.
“Bu kadar hırs acaba rant hırsı mı? Benim halkımın rant hırsı yok”
Sarıyer’i en doğru şekilde ranta mahkum etmeden yerinde dönüştürme gayreti içinde olduklarını ve bu yaşananları hak etmediklerini belirten Genç, “Sarıyer bu süreci hak etmedi sevgili dostlarım. Anne ve babalar bir evlat yetiştirmenin zorluğunu, harcanan emeği çok iyi bilirler. İşte bizim için de bütün süreçleri planladığımız, ilmek ilmek işleyerek geliştirdiğimiz; toplumun kesimlerinden oy alarak huzur ve hoşgörü kenti yaptığımız bir Sarıyer olduğunu yaşayarak görüyoruz zaten. Yıllardır mahalle sakinlerimizle birlikte verdiğimiz mücadele sonucunda gecekondu mahallelerimizin başta mülkiyet olmak üzere, temel problemlerinin çözüldüğü Sarıyer’i en doğru şekilde ranta mahkum etmeden yerinde dönüştürme gayreti içinde olduğumuzu, hazırlık içinde olduğumuzu herkes biliyor. Herkesin bilmesine rağmen bu kadar hırs acaba rant hırsı mı? Benim halkımın, oralarda yaşayan insanlarımın rant hırsı yok. Onların tek beklentisi bu kadar yıldır başına ne geleceğini bilmediği yuvasını artık kendisinin olacağı, başını yastığa rahat koyacağı ve bir gün torununa buraları rahatça bırakacağıdır. Onun tek beklentisi de budur. O zaman rant onları hiç ilgilendirmemektedir. Çalışma arkadaşlarım ile bu dönüşümü halktan yana çözümlerle gerçekleştirmek üzere 2009’dan bu yana altyapı çalışmalarını yaptık. Çok inanılmaz, güzel iyi bir teknik kadromuz var” şeklinde konuştu.
“Alınan bu kararın bir siyasi intihar olmasından endişeliyim”
Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç, parti yönetiminin aldığı kararın doğruluğundan endişeli olduklarını belirterek, “Yaşamım boyunca demokrasi mücadelesi verdim. Vermeye devam ediyorum ve vermeye devam edeceğim. Beni o yoldan toplumum için bu bana sevgili anacığımın en büyük öğüdüdür; ‘Oğlum iki elim yakanda olacak, insanları bırakma’ Şimdi 15 yıllık evladım Sarıyer’in geleceğinden endişeliyim. Sarıyer’in kaybedilmesinden endişeliyim. 2009’da hazırladığımız Sarıyer Kalkınma Eylem Planı’yla başlattığımız orta ve uzun vadeli projelerin tamamlanamamasından bir mühendis olarak endişeliyim. Çünkü planlama liyakatli ellerde yapılabilir ve ancak uygulanabilir. Bir de kimden yana olacak? Ranttan yana değil halkından yana olacak. Devam eden mülkiyet çözüm sürecinin tamamlanamamasından endişeliyim. Yerinde dönüşüm istediğimiz gecekondularımız için, avucunda tuttuğum ranta açılmasına izin vermediğiniz tüm yeşil alanlar için endişeliyim. Alınan bu kararın bir siyasi intihar olmasından endişeliyim. Partimizin kuruluşundan şu güne dek en büyük iddiası parti içi demokrasinin işletilmesi ve halkın taleplerinin ön planda tutulmasıdır. Parti organları birbirini denetleyen ve yapılan veya yapılması muhtemel hataları önleyici mekanizmalar olup şeffaf ve halka hesap verecek şekilde oluştururuz. Eğer uğruna mücadele verdiğin halkının, yüz yıllık geçmişi olan partinin kriterlerini bilmeden ve de onlara uygun olmadan, ki her şey o kadar açık yazıyor; bu partinin tüzüğünde var. Eğer böyle bir çaba ve uğraş içine girilmesi ile bir sonuç geldiyse sonucun doğruluğundan endişeliyim. ve de öyle oldu” dedi.
Başkan Genç 18 Şubat’ı işaret etti
Umutlarının hala devam ettiğini belirten Şükrü Genç, “Umut ediyorum ki parti yönetimimiz kazanacak adayla seçime girmekten yana tercihini bir daha gözden geçirecektir. Parti yönetimimiz Sarıyerlilerin sesini duysun ve dinlesin. Umut ediyorum ki parti yönetimimiz doğru saha ölçümlerine göre hareket etsin. O anketlere kulak verilsin. Umut ediyorum ki, parti yönetimimiz Sarıyer ve İstanbul’u kazanmak için en doğru yöntemi en doğru adayı belirleyecektir. Bu talepler dikkate alınarak bu kararın partimizce yeniden gözden geçirilmesini Sarıyerliler adına talep ediyorum. Sarıyer halkı ve benim umudum beklentim şudur ki; bu kararların yeniden gözden geçirilmesi için 18 Şubat akşamına kadar artarak devam edecektir bu. Peki 18 Şubat akşamından sonra ne olacak? Ben mühendisim. Biz mühendisler bir karar verirken birlikte kimler varsa çevresinde herkesle birlikte karar verir. Yani verileri ne varsa bütün mesajları alırız. Olanı olmayanı, bir araya getirir, tartışırız. Yani bunun içinde halkımız, muhtarlarımız, gazetecilerimiz ve çocuklarımız ve bu yaşamın içinde olan herkes. Birlikte karar veririz. İşte o noktada analizini yaparız, böyle bir bina gibi. ve biz bu şekilde hareket edeceğiz deriz. ve kararımızı aynı şekilde çok daha kalabalıklarla her yere duyururuz. 18 Şubat gününe kadar bu kararın gözden geçirilmesini ve düzeltilmesini istiyoruz. Sarıyer iktidarının ve beklenti içinde olan tüm Sarıyerliler ve İstanbullular, Anadolu’daki Sarıyerliler, sevdalı Sarıyerliler hep bir araya gelerek karar vereceği 18 Şubat akşamına hep beraber var mıyız sevgili dostlar?” diyerek konuşmasını sonlandırdı. – İSTANBUL
]]>