Sen – Kanal 7 Haber https://www.kanal7haber.com.tr Thu, 01 Aug 2024 21:51:39 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Murat Kurum: İBB’den çıkarılan tüm kardeşlerimizi görevlerine geri alacağız https://www.kanal7haber.com.tr/murat-kurum-ibbden-cikarilan-tum-kardeslerimizi-gorevlerine-geri-alacagiz/ https://www.kanal7haber.com.tr/murat-kurum-ibbden-cikarilan-tum-kardeslerimizi-gorevlerine-geri-alacagiz/#respond Thu, 01 Aug 2024 21:51:39 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=10867 Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan adayı Murat Kurum, “İBB’den çıkarılan, haksızca görevden alınan tüm kardeşlerimizi görevlerine geri alacağız. Kimseyi de haksız yere ekmeğinden, işinden etmeyeceğiz.” dedi.

Bağcılar Belediyesi Halk Sarayı’nda düzenlenen Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen) Buluşması’nda konuşan Kurum, Memur-Sen’in 20-30 yıllık değil 1000 yıllık kadim bir duruş olduğunu söyledi.

Kurum, göreve geldiklerinde İstanbul için “eşit hizmet, adaletli düzen” diyen bir belediyecilik anlayışı sergileyeceklerini vurgulayarak, yoksullara yardım edeceklerini, yetimlere sahip çıkacaklarını, muhtaçlara destek olacaklarını kaydetti.

Açık ve şeffaf olacaklarını, temel insan haklarına en yüksek saygıyı göstereceklerini dile getiren Kurum, “Medeniyetimizin emrettiği ilkelerle çalışacak, İstanbul’un 571 yıllık onurunu, gururunu düştüğü yerden yeniden ayağa kaldıracağız.” ifadelerini kullandı.

Kurum, hiçbir zaman kirli pazarlıkların, iftiraların, dedikoduların tarafında olmayacağını belirterek, şöyle devam etti:

“Biz hep millet için yapan, millet için üreten tarafta olacağız. Bu ilgisiz ve beceriksiz belediye başkanı gibi olmayacağız. En son ne yaptı hatırlayın. Bizim Rabia işaretimizle aklı sıra dalga geçerek, kendince Cumhur İttifakı seçmenini aşağıladı. Milletimizin değerleriyle alakası olmayan, kibri aklının önüne geçmiş mevcut CHP’li İBB başkanı milletin değerleriyle dalga geçmeye utanmıyor. Bak buradan net söylüyorum, senin o parmakların sayısına değil, manasına itirazın var. Senin itirazın tek devlete, senin itirazın tek bayrağa, senin itirazın tek millete, senin itirazın tek vatana. 31 Mart’ta, bu aziz millet, o eller, öyle bir demokrasi tokadı atacak ki öyle bir sallayıp seni tatile gönderecek ki sen de ne olduğunu anlayacaksın. 31 Mart’ta gümbür gümbür geliyoruz. Yarı zamanlı belediye başkanı görecek, onu süresiz tatile göndereceğiz. Bir de bunların eş genel başkanı var. Adı Özgür ama özgür değil. 31 Mart’ta CHP eş genel başkanlığını bırakacak ama nereye gider bilmiyoruz. Onu siyasetin tozlu raflarına göndereceğiz.”

“Memurların hak arama mücadelesine destek vereceğiz”

CHP döneminde İBB’den çıkarılmaları eleştiren Kurum, 1 Nisan itibarıyla kimseyi işinden etmeyeceklerini vurgulayarak, şöyle konuştu:

“Memurların hak arama mücadelesine destek vereceğiz. İBB’den çıkarılan, haksızca görevden alınan tüm kardeşlerimizi görevlerine geri çağıracağız, geri alacağız. ‘Kimseyi haksız yere işinden, ekmeğinden etmeyeceğiz, işçinin emekçinin yanındayız’ dediler. Büyükşehir belediyesinde, ilçe belediyelerinde çalışan emekçi kardeşlerim kartlarının çalışmadığını gördüler. Sebepsiz yere işten atıldıklarını gördüler. Ekmeği, emeği elinden alınan kardeşlerimiz kırıldı, üzüldü. Sen bir insanın ekmeğiyle neden oynuyorsun? Çocukları, ailesi için fedakarca çalışan insanları haksızca işinden attın. Haksız atılan herkesi 31 Mart akşamı geri çağıracağız ve göreve alacağız. Kimseyi de haksız yere ekmeğinden, işinden etmeyeceğiz, biz onlar gibi değiliz.”

“Memur kardeşlerimin 100 bin sosyal konuttan faydalanmaları için gerekli adımları atacağız”

Murat Kurum, memur çocukları için kreşler yapacaklarını, memurlara yönelik toplu ulaşımda iyileştirmeleri hayata geçireceklerini belirterek, “Yine sizlerin daha güvenli ve sağlıklı evlerde yaşaması için, afetlere dirençli bir İstanbul için 5 yılda yatay mimariyi ve komşuluk ilişkilerini esas alan 650 bin konut inşa edeceğiz. Memur kardeşlerimin de 100 bin sosyal konuttan faydalanmaları için gerekli adımları atacağız. Yüksek kiralara karşı memur kardeşlerimizi korumak ve ev sahibi yapmak için memurlara ve emekçimize özel sosyal konut projeleri yapacağız. Memurlarımızın İstanbul’da ev sahibi olması için yanınızda olacağım.” şeklinde konuştu.

Kurum, mevcut İBB yönetiminin metro yatırımlarıyla ilgili performansını da eleştirerek, 10 metro ihalesinin 3’ünün mevcut yönetim tarafından iptal edildiğini anlattı.

Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın da “Sayın Kılıçdaroğlu ‘Emekçiye sahip çıkacağız’ demişti. Belediye başkanı 1400 sözleşmeliyi işten çıkardı ve sonra da kıyımlar devam etti.” diye konuştu.

Programa, Bağcılar Belediye Başkanı Abdullah Özdemir ve Memur-Sen İstanbul İl Başkanı Cesur Öztürk de katıldı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/murat-kurum-ibbden-cikarilan-tum-kardeslerimizi-gorevlerine-geri-alacagiz/feed/ 0
Adana’da İşkenceyle Öldürülen Genç Kızın Anneden Acı İtiraf https://www.kanal7haber.com.tr/adanada-iskenceyle-oldurulen-genc-kizin-anneden-aci-itiraf/ https://www.kanal7haber.com.tr/adanada-iskenceyle-oldurulen-genc-kizin-anneden-aci-itiraf/#respond Sun, 28 Jul 2024 21:00:17 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=10585 Adana’da öldürüldükten sonra portakal bahçesinde gömülen genç kızın acılı annesi, kızının 5 kişi tarafından işkenceye uğrayıp, aç susuz bırakıldıktan sonra öldürüldüğünü öne sürdü. Acılı anne gözyaşları içinde kızını öldüren 2 kişinin hala firar olduğunu da söyledi.

Olay, 14 Şubat’ta akşam saatlerinde, Yumurtalık ilçesi Asmalı Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre Emrah ve Sihan Akgül çiftinin 3 çocuğundan en küçüğü olan İpek Akgül (18), portakal bahçesinde tartıştığı Yaşar B. tarafından tabancayla başından vurularak öldürüldü. Şüpheli, daha sonra genç kızı bir tarlada bulunan su kuyusuna gömdü. Genç kızı öldüren Yaşar B., jandarmayı arayarak kendini ihbar etti. Bölgeye gelen jandarma ekipleri Yaşar B.’yi gözaltına aldı. Şüpheli daha sonra ekiplere genç kızı gömdüğü yeri gösterdi, kızın cesedi kuyudan çıkartıldı. Yapılan otopsisinin ardından genç kızın cenazesi Küçükoba Mezarlığına defnedildi.

“İşkence yapıp aç susuz bırakılıp öldürülmüşler”

Genç kızın annesi Sihan Akgül, “Sevgililer günü cinayeti değil önce söyleyeyim size. Sevgililer gününün kurbanı değil. Sevgilisi yoktu benim kızımın. Kızım dört beş kişi tarafından hunharca işkence uygulanıp aç susuz bırakılıp ondan sonra çırılçıplak bedeniyle portakal bahçesinde gömmüşlerdi. Benim kızımın her tarafından kırık vardı, çürük vardı. Aşırı derecede dayak yemişti” diye konuştu.

Kızının neden öldürüldüğünü bilmediğini ve sadece 3 kişinin yakalandığı dile getiren anne Akgül, “İki kişinin hala firari gezdiğin biliyorum. Sadece şunu istiyorum. O canilere şunu seslenmek istiyorum. Sen, benim kızımdan ne istedin? Şu üzerimdeki onun tişörtü. Her gün bu üstümde ve ben her gün bu yasta eriyorum bitiyorum. Sen böyle kaçarken, dolaşırken, nefes alıp verirken, benim kızım sana ne yapmış olabilir ki? Günlerce sen kızıma işkence gördürdün. Benim kızımın canını yaktın. Gözlerimin içine bak. İnan et senin sonun geldi. Devlet senin yakanı bırakmayacak. Bugün yarın alınacaksın. Adalete teslim olacaksın, adalete sonsuz güvenim var”

dedi.

“İpek’i unutmayalım, biri sürü İpek’ler var”

Anne Akgül, “İpek Akgül’ü unutmayalım, gerçekten unutmayalım. Bir sürü İpek Akgül’ler var. Boşu boşuna toprağın altında. Çok güzeldi benim kızım. Toprağın altına niye gömdün sen onu? İki kere gömdün. Bir portakal bahçesinde gömdün, ikinci ben kendi elimle yavrumu mezara koydum. Sen bana niye bunu yaşattın? Kızımı tanımıyorsun, etmiyorsun. Biz sana ne yapmış olabiliriz, sadece ben bunu söylüyorum” ifadelerine yer verdi.

“Her gün bir kız ölüyor”

Bir sürü kadının öldüğüne değinen acılı anne Akgül, “Her gün bir tane kız ölüyor, yazık günah değil mi annelerimize? Yazık günah değil mi bize? Ben her gün aklımı yitiriyorum. Kızımın hayali geliyor ama ben kızıma dokunamıyorum. Kızımı görüyorum ama kızım yok, kayboluyor ortadan. Kurbanınız olayım, bunun peşini bırakmayalım. Her gün bir ceset bulmayalım” diye konuştu.

“Sen bir canisin, canavarca kızımı katlettin”

Evladını öldürenlere ‘bunu neden reva gördün’ diyerek seslenen acılı anne Akgül, “Biz sana ne yaptık? Sana hayvan demiyorum. Sen hayvan bile olamazsın. Sen bir canisin, sen bir canavarsın. Canavarca onu katlettin. Neden? Sana ne yaptık? Biz sana ne yaptık, ailesi vardı. O kimsesiz değildi. Seni ben adalete havale ediyorum. Umarım müebbet yersin” dedi. – ADANA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/adanada-iskenceyle-oldurulen-genc-kizin-anneden-aci-itiraf/feed/ 0
CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır: ‘Beyefendi Muğla’dan, biz Bodrum’dan konuşuyoruz’ https://www.kanal7haber.com.tr/chp-grup-baskanvekili-ali-mahir-basarir-beyefendi-mugladan-biz-bodrumdan-konusuyoruz/ https://www.kanal7haber.com.tr/chp-grup-baskanvekili-ali-mahir-basarir-beyefendi-mugladan-biz-bodrumdan-konusuyoruz/#respond Sat, 27 Jul 2024 21:12:15 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=10539 CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, “Beyefendi Muğla’dan, biz Bodrum’dan konuşuyoruz. O sürekli yalan söylüyor, algı yapıyor, terör diyor, iftira atıyor. 2019’da seçilen belediye başkanlarımıza bakın, hangisi terörden yargılandı? Ama senin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanın kapkaççı Melih Gökçek, yüz bin kez FETÖ’den yargılanmalıydı. Bugün 3 Mart. Hilafetin bir yere kaldırılıp bırakıldığı gün. Laikliğe ilk adımın atıldığı gün. Laik cumhuriyetin temellerinin atıldığı gün. Senin partinde ‘Hilafet gelsin yürüyüşleri’ yapan soysuzlar var” dedi.

CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Muğla’da, Bodrum Seçim Koordinasyon Merkezi Açılışına katıldı. Burada konuşan Başarır, şunları söyledi:

“BAZEN BU MUHTERİS KONUŞURKEN BU ÜLKEYİ 22 YILDIR KİM YÖNETİYOR ŞAŞIRIYORUM”

“Bodrumlu yurttaşlarımız kendi arabalarıyla, bisikletleriyle, yayan geldi buraya. Ama bir kişi de tam bu dakikalarda Muğla merkezde: Tek adam. Ben konuşmamı beklerken danışmanlarım, söylediği yalanları madde madde atıyordu bana. Diyor ki ‘Muğla turizm ve tarımda Antalya’nın gerisinde.’ Ah Ahmet Aras, Turizm Bakanısın ya sen. Ah Tamer Mandalinci sen de Tarım Bakanı olacaksın ya. Bazen bu muhteris konuşurken bu ülkeyi 22 yıldır kim yönetiyor şaşırıyorum. Adam teflon tava gibi, hiçbir şey yapışmıyor. Bu ülkeyi sen yönetiyorsun. 2019’da biz belediyeleri kazandık. Bu belediye başkanları aslında yanlış işler yaptı bence. Niye? Ulaşımda emekliden, öğrenciden para almıyor, çok az alıyor. Birçok belediye maliyetinin yüzde 10’una yemek dağıtıyor. Hastalara bakım merkezleri açıyor. Yani şu anda Muğla’da konuşan muhterisin yapması gereken her şeyi yapıyor. O da diyor ki herhalde bu ülkeyi CHP’li belediyeler yönetiyor. Doğru. Çünkü sen emekline 10 bin lira maaş verecek kadar aciz bir insansın. Sen, bu ülkede üniversiteyi kazanan her 10 çocuktan 8’ine yurt vermeyecek kadar zalim bir insansın. Sen bu ülkenin ev hanımlarını mutfağına, kaderine terk eden bir insansın. ve şimdi bizi suçluyor.

“BEN MUĞLA’DA, KÖYCEĞİZ’DE, MARMARİS’TE HİÇ ÇÖP GÖRMEDİM. AMA BİZİM ÇÖPE ATTIĞIMIZ ADAMI ADAY YAPTINIZ”

Ahmet Aras, yaptıklarını anlatıyor, diyor ki ‘Büyük felaketler geldi başımıza. Ona rağmen direndik. Orman yangınları, pandemi, deprem… Bir uzaylılar gelmedi Muğlaya.’ O da geldi. Aydın Ayaydın, uzaydan geldi bence, burada mı yaşıyor? Bu topraklarda yaşayan, burada doyan, burada uyanan bir aday bulamadın da DYP, ANAP, CHP, AKP’de gezen bir adamı yolladın? Bunların bir milletvekili var, Kadem Mete çıktı, trafik sorunundan, çöplerden bahsediyor. Yazları ben de burada yaşıyorum. Dedim ki ‘Ben Muğla’da, Köyceğiz’de, Marmaris’te hiç çöp görmedim. Ama bizim çöpe attığımız bir adamı aday yaptınız.’ Biz sadece Bodrum’a bir belediye başkan adayı vermedik, Türkiye’ye uzun yıllar hizmet edecek bir siyasetçi de yolladık. Buraya koyduğun büyükşehir adayı, Tamer’in 2 buçuk katı yaşında. Keşke onun kadar aklı, bilgisi, öngörüsü de olsa.

“SÜREKLİ YALAN SÖYLÜYOR, ALGI YAPIYOR, TERÖR DİYOR İFTİRA ATIYOR…”

Beyefendi Muğla’dan, biz Bodrum’dan konuşuyoruz. O sürekli yalan söylüyor, algı yapıyor, terör diyor, iftira atıyor. 2019’da seçilen belediye başkanlarımıza bakın, hangisi terörden yargılandı? Ama senin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanın kapkaççı Melih Gökçek, yüz bin kez FETÖ’den yargılanmalıydı. Bugün 3 Mart. Hilafetin bir yere kaldırılıp bırakıldığı gün. Laikliğe ilk adımın atıldığı gün. Laik cumhuriyetin temellerinin atıldığı gün. Senin partinde ‘Hilafet gelsin yürüyüşleri’ yapan soysuzlar var. ben Bodrum’a mandalinayı getiren ve Atatürk’ün bu yüzden Mandalinci soy ismini koyduğu pırıl pırıl bir genci aday yapıyorum. Sen ise Ata’ma hakaret eden Şevki Yılmaz’ın oğlunu Kocaeli’nden milletvekili yapıyorsun. Ne yüzle Muğla’ya geliyorsun? 5 yıldır bu ülkeyi talan ediyorlar. Seçimin son 3 ayında Öcalan’ın ya da Karayılan’ın videosuyla milyarlarca lira para harcayıp halkı kandırıyorlar. Ama 31 Mart’ta çok daha büyük bir ders alacaklar. Artık halk uyandı. Biz 1999’da olduğu gibi terörist başını bu ülkeye getirip yargılayan Genel Başkan Bülent Ecevit’in çocuklarıyız. Sen ise onun kardeşinin mektubunu TRT’de okutan adamsın.

“31 MART’TA BAŞTA İSTANBUL OLMAK ÜZERE 11 BÜYÜKŞEHRİ ALIYORUZ”

31 Mart’ta başta İstanbul, Muğla olmak üzere 11 büyükşehri alıyoruz. Bursa’yı, Manisa’yı, Denizli’yi, Balıkesir’i, Kastamonu’yu, Kırıkkale’yi alıyoruz. 2023 seçimlerinde tek adam oradan rekor oy aldı. 2 gün önce de Türkiye’de kredi kartı borçlarının en fazla olduğu il açıklandı, Bayburt’muş. Yapmayın kendinize bu kötülüğü, takım tutar gibi parti tutmayın. O yüzden en az 3 yılımızı Bayburt’a vereceğiz. Bayburtluları uyandıracağız. Muğla’nın ilçe belediye başkanları, büyükşehir belediye başkanıyla 3 gündür tüm ilçeleri geziyoruz. Gerçekten muhteşem. Muğla’da en az yüzde 65 oy istiyoruz. Bodrum’da en az yüzde 70 oy istiyoruz. Dalaman’ı, Ortaca’yı, Köyceğiz’i tekrar alıyoruz. Nüfusunuz 1 milyon 56 bin. Bütçeniz 10 milyar. Ama yazın 5 milyon yurttaşımızı misafir ediyoruz. Yani Muğla’nın bütçesi 40 milyar olmalı. Bu konuda Meclis’te gerekli önergeleri vereceğiz, söz veriyorum. Biraz önce Aydın Ayaydın’ın pankartlarını gördüm. Demiş ki ‘Bodrum trafik çilesi çekmeye mecbur değil.’ Şu yoldan sorumlu olan Ahmet Aras mı? Recep Tayyip Erdoğan ve Karayolları. Ama söz veriyoruz, önce Muğla’yı sonra ilk seçimde Türkiye’yi alacağız ve ulaşım sorununu bitireceğiz.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/chp-grup-baskanvekili-ali-mahir-basarir-beyefendi-mugladan-biz-bodrumdan-konusuyoruz/feed/ 0
Murat Kurum: İsrafı bitirdik deyip tabelalara 175 milyon harcadı https://www.kanal7haber.com.tr/murat-kurum-israfi-bitirdik-deyip-tabelalara-175-milyon-harcadi/ https://www.kanal7haber.com.tr/murat-kurum-israfi-bitirdik-deyip-tabelalara-175-milyon-harcadi/#respond Sat, 27 Jul 2024 21:03:35 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=10530 Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan adayı Murat Kurum, mevcut Başkan Ekrem İmamoğlu’nu eleştirerek, “İsrafı bitirdik deyip, tabelalara tam 175 milyon lira para harcadı. Arkadaş sen israfı, tabelalara 175 milyon harcayarak bitiremezsin, 2 günlük konsere 550 milyon harcayarak bitiremezsin. Ama hiç merak etme 31 Mart’ta seni süresiz tatile göndereceğiz.” dedi.

Pendik Sahil Meydanı’nda düzenlenen “Pendik Hamsi Festivali”nde konuşan Kurum, Pendik’in her zamanki gibi coşkulu olduğunu ve 31 Mart zaferini müjdelediğini söyledi.

Kurum, “Karadeniz demek geçmişimiz, bugünümüz, geleceğimiz demek. Karadeniz demek, delikanlılık demek, vatan sevdası demek, sığınılacak liman demek, çelik gibi güçlü irade demek. Emin olun sizleri canımızdan öte seviyoruz. Pendik’imizin her bir sokağını, burada yaşayan her bir kardeşimizi seviyoruz. Çünkü sizler açık sözlüsünüz, yiğitsiniz.” ifadelerini kullandı.

Bakanlığı boyunca gittiği 81 ilde eser ve hizmetleri olduğunu anlatan Kurum, Karadeniz’de ayak basmadık bir tepe, yayla bırakmadıklarını kaydetti.

“İBB Başkanı ‘İstanbul’da kentsel dönüşüm yapılmasın’ diyor”

Kurum, İstanbul’daki deprem riskini kendilerinin gidereceğini, kentte tek bir riskli yapı kalmayıncaya kadar mücadeleyi vatandaşlarla vereceklerini ve İstanbul’da 650 bin konutu dönüştüreceklerini aktardı.

İBB Başkanı İmamoğlu’nun kentsel dönüşüm projeleri hakkındaki sözlerini eleştiren Kurum, şöyle devam etti:

“Biz ‘650 bin konut yapacağız.’ diyoruz. Bu yarı zamanlı belediyecilik yapan CHP’li belediye başkanı, ‘Bu konutların yapılmasına gerek yok’ diyor. Akla ziyan. Geçmişte yaptıkları belli, koca 5 yılda 5 bin konutu ancak dönüştürmüşler. Sen Trabzon’a gitsen, bizim orada yaptığımız konut sayısı senin koca 5 yılda yaptığından katbekat fazla. Pendik’e gelseniz, sosyal konutlarımızı, kentsel dönüşüm konutlarımızı görürsünüz. İstanbul’da 39 ilçedeki projelerimizi görürsünüz.”

“31 Mart’ta seni süresiz tatile göndereceğiz”

İmamoğlu’nun, 5 yıl boyunca kendi geleceğini inşa etmek için İstanbul’un ve Pendik’in kaynaklarını boşa harcadığını söyleyen Kurum, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İsrafı bitirdik deyip, tabelalara tam 175 milyon lira para harcadı. Arkadaş sen israfı, tabelalara 175 milyon harcayarak bitiremezsin, 2 günlük konsere 550 milyon harcayarak bitiremezsin. Ama hiç merak etme 31 Mart’ta seni süresiz tatile göndereceğiz. 31 Mart’ta eş genel başkanınla seni tamamen özgürleştireceğiz. Artık istediğin kadar tatile gidebilirsin. Ama 31 Mart’ta bir de şunu yapacağız, o yaptığın israfların birer birer hesabını soracağız.”

Kurum, 31 Mart’ta bir tarafta İstanbul’da trafik çilesini bitirmek ve metro hatlarını 5 yılda 2 katına çıkarmak isteyenlerin, diğer tarafta ise 5 yılda sadece 8 kilometre metro yapanların, bununla da yetinmeyip yapılan metro ihalelerini iptal edenlerin olduğunu belirtti.

Metro inşaatına hafriyat döküldüğünü anımsatan Kurum, “Dünyanın neresine giderseniz gidin böyle bir örnekle karşılaşamazsınız. Bu, CHP anlayışıdır, reklam belediyeciliği anlayışıdır.” dedi.

“İstanbul’un her sokağında bizi göreceksiniz”

Bugüne kadar verdiği tüm sözlerini tuttuğunu kaydeden Kurum, “Size söz, İstanbul’un her sokağında, mahallesinde, ilçesinde bizi göreceksiniz. Bizi hiçbir zaman o bahanelerin, iftiraların, dedikoduların tarafında görmeyeceksiniz.” dedi.

Pendik’te trafiği rahatlatacak katlı kavşak projesini hızla hayata geçireceklerini bildiren Kurum, Sabiha Gökçen Havalimanı çevresinde vatandaşlara eziyet olan trafiği çözeceklerini, Pendik-Sabiha Gökçen- Tuzla metro hattını 2,5 yıl içerisinde tamamlayıp ilçeye kazandıracaklarını söyledi.

“31 Mart’ta tüm İstanbul’u sevindirelim”

Kurum, seçime kalan 28 günde herkesin bir kişiyi ikna edip oyunu almasını rica ederek, “31 Mart’ta tüm İstanbul’u sevindirelim, herkesi kucaklayalım. 31 Mart akşamı Eren Bülbül’ün annesini, Aybüke öğretmenin annesini, tüm şehitlerimizin, gazilerimizin annesini sevindirelim. İstanbul’daki tüm kardeşlerimizle el ele, Gazi Mustafa Kemal’in hayal ettiği, muasır medeniyetler seviyesine çıkarmak istediği ve Cumhurbaşkanı’mızın sevdası olan aziz İstanbul’umuzu sizlerle geleceğe hazırlayalım.” diye konuştu.

Programın ardından vatandaşlara karanfil dağıtan Kurum, sahneye gelen çocuklarla horon tepti.

Programa, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank, AK Parti İstanbul Milletvekili Yahya Çelik ve AK Parti Konya Milletvekili Selman Özboyacı ile çok sayıda vatandaş katıldı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/murat-kurum-israfi-bitirdik-deyip-tabelalara-175-milyon-harcadi/feed/ 0
Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın: Emekçilere Sahip Çıkın, Kundaklayana Değil https://www.kanal7haber.com.tr/memur-sen-genel-baskani-ali-yalcin-emekcilere-sahip-cikin-kundaklayana-degil/ https://www.kanal7haber.com.tr/memur-sen-genel-baskani-ali-yalcin-emekcilere-sahip-cikin-kundaklayana-degil/#respond Sun, 14 Jul 2024 21:00:13 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=9645 Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, “Mart’ın sonu bahar demişlerdi, Mart’ın sonunda kara kış yaşattılar bize. Bu açıdan bu seçim sürecinin emekçilerin ekmeği ile oynanan bir süreç olmamasını temenni ediyorum. Emekçiye, ekmeye, kim sahip çıkıyorsa ona sahip çıkın, emek mücadelesini kim kucaklıyorsa ona sahip çıkın, kundaklayana değil” dedi.

Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Memur Sen Yalova Şubesi’nin açılış törenine katıldı. Burada konuşma yapan Genel Başkanı Ali Yalçın, CHP ve İYİ Parti’nin bir önceki 31 Mart 2019 yerel seçimlerinde aldıkları belediyelerde emekçileri kapının önüne yığdığını belirtti. Antalya Belediyesi önünde 2 bin kişiyle eylem yaptıklarını hatırlatan Yalçın, şöyle konuştu:

“Adana Belediyesi 468 sözleşmeli memuru kapının önüne koydu. İstanbul Esenyurt’tan tutun da Odunpazarı Belediyesi’ne kadar, yanı başınızda İzmit’e kadar birçok belediye emekçileri kapının önüne koydular. İşçileri saymıyorum. İşçi sayısı çok fazla, işçi sendikaları o istatistikleri tutmuştur ama bizde sözleşmeli memur olan 5393’e tabi o günkü arkadaşları 2 satır yazı ile kapı önüne bıraktılar. ‘Görülen lüzum üzerine işinize son verilmiştir.’ bu kadar ama karşılarında Memur – Sen’i buldular. Memur Sen her yerde emekçinin hakkını korur. Eylemleri süreklilikle devam ettirdik ve arkadaşlarımızı yargı kararıyla geri döndürmeyi başardık. Kırşehir Belediyesi’nde CHP’li belediyelerin olduğu yerlerde attılar 25 kişiyi mahkeme kararıyla geri döndürdük. Bir daha attılar, yine yargıya gittik yeniden döndüler. Üçüncü kez attılar 31 Aralık tarihinde. Çünkü aralık ayında sözleşmeleri bitiyordu ve biz de gece 00.00’da yeni yıla girerken 2022’de gittik orada belediyelerin önünde herkes eğlenceyle giderken biz eylemle girdik yeni yıla. Nasıl ki Hak-İş, Bolu Belediyesi’nin önünden 10 günden fazla süre yürüyerek Ankara’ya emek ve adalet yürüyüşü yaparak, suratlarına adeta haykırarak ‘Hani siz emekçileri kucaklayacaktınız, geldiniz emek mücadelesini kundakladınız, emekçileri de kapının önüne koydunuz’ diye sesini yükseltiyse, biz nasıl ki onları bir memur sendikası olarak bizim soyadımız işçi, soyadımız memur olabilir ama ikimizin de adı emekçi. Biz aynı derdin yolcusuyuz diyerek Ankara’da Kazan’da karşıladık. Bin 500 kişiyle onları karşılayıp beraber yürüyüşle Ankara’ya kadar beraber eşlik ettik.”

“31 Mart seçimlerinde bu travmayı biz geçmişte yaşadık”

Her zaman emek ve emekçinin yanında olduklarını kaydeden Yalçın, “Çünkü bizim derdimiz emek, emekçi. Dolayısıyla kimsenin ekmeğine dokunulsun istemeyiz fakat 31 Mart seçimlerinde bu travmayı biz geçmişte yaşadık ve mücadele etmenin neticesinde en son Kırşehir Belediyesi’nde yaşadığımız tablodan sonra Sayın Cumhurbaşkanımıza, ‘Efendim belediyelerdeki, kurumlardaki bu sözleşmeli sistem sıkıntı getiriyor. 2 dudağın arasına hapsediyor. Bin 400 emekçiyi attılar, bin 500 kilometre öteye CHP’li belediye emekçiyi görevlendirme alanına sürgün yaptı. Çünkü yönetmelikte bu konuda hüküm vardı. Yapabileceğine ilişkin ruhsatı, acil ihtiyaca yönelik oradaki hükmü istismar ederek bin 500 kilometre öteye sürgün yaptılar. Pes etsin, istifa etsin ve gitsin diye ama mücadele ettik. O yönetmelik Sayın Cumhurbaşkanımız meseleyi bizim tarafımızdan izah edilmesiyle anlamasından sonra talimatıyla ortadan kalktı. 460 bin sözleşmeli bu belediyelerde yaşanan tartışmalardan sonra sesimizi yükseltmemizle beraber, Cumhurbaşkanımızın konuya el koymasıyla beraber kadroya geçti ve sözleşmeli tartışması geride kaldı” diye konuştu.

“Mart’ın sonunda kara kış yaşattılar bize”

Sözleşmeli memurların halen işten çıkarılma tehlikesinin olduğunu sözlerine ekleyen Yalçın, şunları kaydetti:

“Bu açıdan istiyoruz ki şimdi sözleşmeli 3+1 uygulaması var. Yeni başlayanlar 3 yıl çalıştıktan sonra direk kadroya geçiyor. Süresiz sözleşmelilik kalktı ama burada yine de sözleşmeni yenilemedim kapımın önüne koyuyorum diye bir durum çıkabilir mi, çıkabilir. Onun için herkesin bu konuda uyanık olmasına ihtiyaç var. Çünkü biz emekçiyiz, emekçilerin yollara dökülmesine değil, mücadele edip, alın teri döküp ülkeye katkı sunmasına ihtiyaç var ama bunu yaptılar, bunu bize yaşattılar. Bu travmaları biliyoruz. Sayın Kılıçdaroğlu o dönem CHP’nin genel başkanıydı. Pandemi sürecinde online toplantı yaptık. Belediyelerinin, hangilerinin kaç kişiyi attığını isim isim kendisine de ulaştırdım o zaman. Dedim ki, ‘Siz teminat benim dediniz ama bütün hepsini kapının önüne koyuyorlar. Efendim niye iki cümle kurmuyorsunuz diye bu konuda itirazımızı ve isyanımızı ifade ettik. Halbuki o zaman Mart’ın sonu bahar demişlerdi, Mart’ın sonunda kara kış yaşattılar bize. Bu açıdan bu seçim sürecinin emekçilerin ekmeği ile oynanan bir süreç olmamasını temenni ediyorum. Emekçiye, ekmeye, kim sahip çıkıyorsa ona sahip çıkın, emek mücadelesini kim kucaklıyorsa ona sahip çıkın, kundaklayana değil. bu açıdan yeni sürecin ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. “

Konuşmaların ardından Genel Başkan Yalçın, Yalova Belediye Başkanı Mustafa Tutuk ve sendika üyeleriyle birlikte Yalova Şubesi’nin açılışı kurdelesini kesti. – YALOVA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/memur-sen-genel-baskani-ali-yalcin-emekcilere-sahip-cikin-kundaklayana-degil/feed/ 0
İmamoğlu ve Erdoğdu Ümraniye’de esnaf ve vatandaşlarla buluştu https://www.kanal7haber.com.tr/imamoglu-ve-erdogdu-umraniyede-esnaf-ve-vatandaslarla-bulustu/ https://www.kanal7haber.com.tr/imamoglu-ve-erdogdu-umraniyede-esnaf-ve-vatandaslarla-bulustu/#respond Thu, 11 Jul 2024 21:57:16 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=9493 İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP Ümraniye Belediye Başkan adayı Aykut Erdoğdu ile birlikte ilçe turu yaptı. Topağacı Mahallesi’nde kurulan semt pazarını ziyaret eden İmamoğlu ve vatandaşlar arasında ilginç diyaloglar yaşandı. Bir vatandaşın “Sen iyi olduktan sonra biz de iyiyiz. Tansu Çiller’e özel imar çıkaran, bu vatandaşın, fakir fukaranın, tüyü bitmemiş yetimin hakkını peşkeş çeken Murat Kurum’a oy yok. 25 yıldır bu ülkeyi yönettiler, kentsel dönüşüm yeni mi akıllarına geldi” sözlerine İmamoğlu, “Biz, hakkınızı koruyacağız” şeklinde karşılık verdi.

İmamoğlu, Fenerbahçe Kulübü ziyaretinin ardından Ümraniye’ye geçti. Dudullu Organize Sanayi Yönetimi ile bir araya gelen İmamoğlu’na, CHP milletvekilleri Fethi Açıkel, Ali Gökçek ile CHP Ümraniye Belediye Başkan adayı Aykut Erdoğdu ve CHP Ataşehir Belediye Başkan adayı Onursal Adıgüzel eşlik etti. İmamoğlu ve Erdoğdu, Dudullu’dan Topağacı Mahallesi’ne geçerek, semt pazarında esnaf ve vatandaşlarla bir araya geldi. Vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılanan İmamoğlu ve Erdoğdu, yurttaşlardan gelen destek, eleştiri, talep, temenni ve sorunları dinledi. Pazar girişine konumlandırılan AKP mobil seçim standına uğrayan İmamoğlu, başarı dileklerini iletti. Pazarda yoğun ilgiyle karşılanan İmamoğlu, esnaf ve vatandaşlarla samimi sohbetler yapma olanağı buldu.

PAZAR ESNAFINDAN İMAMOĞLU’NA: “GÜZEL BİR JESTTİR İNSANLARLA BULUŞMAK”

İmamoğlu, tezgahına uğradığı bir pazarcının, “Çalışıyorsun. Senden memnun İstanbul halkı. İnşallah, Allah’ın izniyle, bütün desteğimiz seninle” sözleriyle karşılandı. İmamoğlu’nun esnafa yanıtı, “Allah razı olsun. Çok naziksiniz. Ben de layık olacağım ailenize, size” oldu. İmamoğlu, aynı esnafın, “Ben, Ümraniye’de yaşayan bir vatandaş olarak, İsmet Yıldırım’ın (Ümraniye Belediye Başkanı) yüzünü görmüş değilim. Çok teşekkür ederim. İyi yaptın. Güzel bir jesttir insanlarla buluşmak” sözlerine de “Şöyle söyleyeyim. Pazarlarda aldığım öneriler, eleştiriler ya da pazarda duyduğum şeyler, bana belki de en fazla yardımcı olan şeyler. Onun için hem esnaf hem burada yürüyen vatandaşımız… Aha geldi dostumuz. Şimdi onu dinleyeceğim. Vatandaşın yüzde 70’ini burada görüyoruz. Çünkü, gidip de bir ofiste, orada, burada olmuyor. Biz de diyoruz ki; halkın önüne her zaman çıkacak, enerjisi yüksek, benim de dostum Aykut Erdoğdu, Ümraniye’ye başkanlık yapacak. Onun da desteklenmesini istiyoruz” karşılığını verdi.

ESNAFIN KENTSEL DÖNÜŞÜM SORUSUNU YANITLADI: “ONLARIN 20 SENEDE YAPAMADIĞI PLANLAMALARI, BİZ 5 SENEDE YAPTIK”

Aynı esnaf, Ümraniye’deki kentsel dönüşüm sorununu gündeme getirerek, ilçe belediyesinin sorunun kaynağı olarak İBB’den gerekli dosyaların gelmemesini gösterdiğini aktardı. İmamoğlu’nun esnafa yanıtı, “Öyle bir şey yok. Biz İstanbul’da, onların 20 senede yapamadığı planlamaları 5 senede yaptık. 100’ün üstünde noktada planları biz geçirdik bu 5 yılda. Onun için öyle bir şey yok. Ama Ümraniye’nin her mahallesinin farklı sorunu var. Kimi yerde tapu sorunu var, kimi yerde 2B sorunu var, kimi yerde Hazine sorunu var, kimi yer ilçe belediyesinin sorumluluğunda, bizim sorumluluğumuzda olan alanlar var. Her birinin farklı yorumu var. Ama sana öz, net bilgiyi sunabilme şansına sahibiz. Nerede tam sorunu yaşıyorsan, alırız arkadaşlarımla, misafir de ederiz, sana da anlatırız; nasıl çözülecek, kime aittir sorumluluk, sana anlatabiliriz” oldu.

İMAMOĞLU’NA SARILDI

Genç bir kadın vatandaşın, “Abim” diyerek İmamoğlu’na sarılması, ilginç anların yaşanmasına neden oldu. İmamoğlu, “Ne güzel ‘abim’ dedin” diyerek genç kadına sarıldı. İmamoğlu, kendisine olan sevgisini, “Titriyorum şu anda sevinçten, mutluluktan. Kazanmıştınız bir önceki dönem; lokmalar yaptım, dağıttım yedi kapıya, Samsun Bafra Emelli Köyü’nden ” sözleriyle gösteren vatandaşa,  “Ooo… Veli’nin köyünden” diyerek bir kez daha sarıldı. İmamoğlu’nun, “Kazanalım. Hiç korkum yok. Umutluyum” diyen vatandaşa yanıtı, “Kazanacağız tabi oldu. Veli çok çalışsın, Bafra’yı kazansın; ona göre” oldu. Bu sırada İmamoğlu’nun yanına yaklaşan bir vatandaş da duygularını, “Başkanım, sen gidersen İstanbul biter. Seni alnından öpüyorum” sözleriyle dile getirdi. İmamoğlu da “Yok, yok” diyerek vatandaşa sarıldı. Bir başka vatandaş da İmamoğlu’na oy vermek için köye gitmeyi ertelediğini söyledi.

VATANDAŞTAN İMAMOĞLU’NA: “TANSU ÇİLLER’E ÖZEL İMAR ÇIKARAN MURAT KURUM’A OY YOK”

İmamoğlu, “Sen iyi olduktan sonra biz de iyiyiz. Tansu Çiller’e özel imar çıkaran, bu vatandaşın, fakir fukaranın, tüyü bitmemiş yetimin hakkını peşkeş çeken Murat Kurum’a oy yok. 25 yıldır bu ülkeyi yönettiler, kentsel dönüşüm yeni mi akıllarına geldi” diyen başka bir vatandaşa da “Biz, hakkınızı koruyacağız” yanıtını verdi. Bir anda karşısında İmamoğlu’nu gören 3. sınıf öğrencisi Elif isimli kız çocuğunun ilk tepkisi, “Hiiii anne” diye çığlık atmak oldu. Daha sonra İmamoğlu’na sarılan Elif ile İmamoğlu arasında sıcak diyaloglar yaşandı. Pazar ziyaretinin ardından Topağacı Şehit Fatih Mehmet Han Camii’ne geçen İmamoğlu ve Erdoğdu, önce cami derneği yöneticileriyle bir araya geldi, sonra cuma namazlarını aynı ibadethanede kıldı. İmamoğlu ve Erdoğdu, namaz sonrasında da cami çevresinde bulunan esnafa ve Ordu Mesudiye Güvenli Köyü Güzelleştirme ve Yardımlaşma Derneği’ne ziyaretler gerçekleştirdi. Topağacı’ndan Kazım Karabekir Cemevi’ne geçen İmamoğlu ve Erdoğdu, burada Alevi vatandaşlarla buluştu.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/imamoglu-ve-erdogdu-umraniyede-esnaf-ve-vatandaslarla-bulustu/feed/ 0
Özgür Özel ve Bahçeli arasında Atatürk polemiği https://www.kanal7haber.com.tr/ozgur-ozel-ve-bahceli-arasinda-ataturk-polemigi/ https://www.kanal7haber.com.tr/ozgur-ozel-ve-bahceli-arasinda-ataturk-polemigi/#respond Fri, 05 Jul 2024 21:57:31 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=9114 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Bursa’da aday tanıtım toplantısında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin kendisine yönelik sözlerine yanıt verdi. Özel, “Devlet Bahçeli, bugün çıkmış ‘Özgür Bey’in akıl sağlığı yerinde mi? Atatürk öldü. Kendisi ruh mu çağırmış da Atatürk’le görüşmüş’ diyor. Atatürk öldü diyorsan, sen bu Cumhuriyet düşmanlarına, Atatürk’e husumet duyanlara, Kurtuluş Savaşı yoktur diyenlere, keşke Yunan kazansaydı diyenlere, koltuk değneği olduğun gün Atatürk senin için öldü” diye konuştu.

ÖZEL: ATATÜRK SİZDEN PARTİSİNİ İKTİDAR YAPMANIZI BEKLİYOR

CHP lideri Özgür Özel, geçtiğimiz günlerde Meclis kürsüsünde partililere seslenerek “Atatürk sizden partisini iktidar yapmanızı bekliyor. Atatürk Sinop’a gidin diyor. Atatürk Erzurum’da çalışın diyor” demişti.

BAHÇELİ: ÖZEL’İN NE İÇİP YEDİĞİNE DİKKAT ETMESİ TAVSİYEMDİR

Bu sözlere yönelik MHP lideri Devlet Bahçeli “Özgür Bey’in halüsinasyon görerek grup toplantısında yaptığı konuşma ruh sağlığı konusunda hepimizi kaygılandırmıştır. ‘Atatürk sizden partisini iktidar yapmasını bekliyor’ diyerek tuhaf bir açıklamada bulunmuştur. Bugünkü CHP, Atatürk’ün partisi değil, DEM’in oyun uşağı, Türkiye düşmanlarının altı oklu uydusudur. Neymiş Atatürk dile gelmiş… Böyle konuşan Özgür Bey’in ne yiyip içtiğine dikkat etmesi samimi tavsiyemdir. CHP’de Atatürk’ten geriye hiçbir şey kalmamıştır.” dedi.

ÖZGÜR ÖZEL’DEN BAHÇELİ’YE YANIT

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bugün Bursa Akademik Odalar Birliği Salonu’nda düzenlenen belediye başkanları aday tanıtım toplantısına katıldı. Özel konuşmasında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye sert sözlerle yanıt verdi.

Özel, şunları söyledi: “Sinan Ateş cinayetine taziye bile vermeyen partinin genel başkanı, kendi evlatlarının cenazesine gitmeyenler, taziyesine gitmeyenler bugün dönmüşler CHP’ye laf ediyorlar. Ne için laf ediyorlar biliyor musunuz? Ben geçen grup konuşmasında 81 il başkanımızın gözüne baktım ve dedim ki ‘Kalkın ayağa, gidin memleketinize ve Atatürk’ün partisini iktidar yapın. Atatürk sizden bunu bekliyor. Cumhuriyet’in 100 yıl önce kurucu kadroları, memleketi işgalden kurtaranlar, düşmandan temizleyenle, bu memleketi kuruluşunu örgütleyenler sizden bugün 100 yıl sonra memleketi, Cumhuriyeti bir daha kurmanızı bekliyor’ dedim. Devlet Bahçeli, bugün çıkmış ‘Özgür Bey’in akıl sağlığı yerinde mi? Atatürk öldü. Kendisi ruh mu çağırmış da Atatürk’le görüşmüş’ diyor. Sayın Bahçeli, kim ruhla, kim cinle, kim nereden besleniyor, fikri bir günde 180 derece değişiyor bilmem. Dün övdüklerine bugün küfretmenin, dün tükürdüğü suratı bugün öpmenin, dün ak dediğine bugün kara demenin, neyin nesi olduğunu, nereden estiğini ben bilmem. Onu senin zihninle baş başa bırakıyorum.

“ATATÜRK SENİN İÇİN ÖLDÜ”

Ama bilmen gereken bir şey var. Atatürk öldü diyorsan, sen bu Cumhuriyet düşmanlarına, Atatürk’e husumet duyanlara, Kurtuluş Savaşı yoktur diyenlere, keşke Yunan kazansaydı diyenlere, koltuk değneği olduğun gün Atatürk senin için öldü. Atatürk senin için öldü. Ama Atatürk onun ilkeleri için yaşayanlar için, onun eseriyle gurur duyanlar için, onun emanetini, canı pahasına savunmayı göze alanlar için, iktidarda olmasa yıllarca muhalefette kalsa da birkaç tayin, birkaç çıkar, birkaç iş, üç beş mevki için, partisinin kurultayını kaybetmemek için onu satmayanların partisidir. Atatürk bizim yüreğimizde yaşıyor Sayın Bahçeli. Atatürk, 6. filoyu denize dökenlerin, her seferinde bu memleketi düşman işgaline kaptırmamak için ölmeyi göze alanların, öyle senin yanında durduğun gibi çağırdığında havaalanına gidip kot üstüne perdeli kumaştan kefen çekenlerin değil Çanakkale’nin dedesi kefensiz yatanların partisidir. Bu memlekette ilkokul 1’de ‘Atatürk ölmedi, içimizde yaşıyor’ şiirini okuyan, gözü yaşla bu şiiri burasında hisseden on milyonlar, seksen milyon yaşıyor. Atatürk senin için öldü. Senin için ölsün zaten Atatürk. Atatürk’ün adını anma sen.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/ozgur-ozel-ve-bahceli-arasinda-ataturk-polemigi/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Çorlu tren faciası davasının ertelenmesini eleştirdi https://www.kanal7haber.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-corlu-tren-faciasi-davasinin-ertelenmesini-elestirdi/ https://www.kanal7haber.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-corlu-tren-faciasi-davasinin-ertelenmesini-elestirdi/#respond Mon, 24 Jun 2024 21:18:44 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8708 Haber: GAYE ŞEYMA CAN

KAMERA: SADIK KARAKULOĞLU

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Çorlu tren faciası davasının 25 Nisan’a ertelenmesinin ardından ailelerle birlikte duruşmanın yapıldığı salonun önünde açıklama yaptı. Özel, “Buradan Recep Tayyip Erdoğan’a bir çağrıda bulunuyorum. Ben salona bugün girdim ve tarafımı belli ettim. Ben, evlatlarını kaybetmiş iki annenin arasında oturdum. Sen de 25 Nisan günü gel. Cesaretin varsa, yüzün tutuyorsa gel, tarafını göster. Yargılananların tarafına otur. Bu katilleri savunanların tarafına otur. Yanına da yargılatmadığın TCDD Genel Müdürü’nü al, o günkü bakanı al, Binali Yıldırım’ı al; yan yana, diz dize katillerin tarafına geçin” çağrısını yaptı.

Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde 8 Temmuz 2018 yılında meydana gelen, 7’si çocuk 25 kişinin hayatını kaybettiği ve 300’den fazla kişinin yaralandığı tren faciasına ilişkin 13 sanığın yargılandığı davanın 19’uncu duruşması, bugün Çorlu Halk Eğitim Merkezi’nde yapıldı. Karar verilmesi beklenen duruşmada mahkeme heyeti, ara kararı açıklayarak davayı 25 Nisan tarihine erteledi.

“İKİ AY SONRAYA ERTELEMEK VİCDANSIZLIKTIR, KORKAKLIKTIR”

Kararın ardından CHP Genel Başkanı Özgür Özel, ailelerle birlikte açıklama mahkeme önünde açıklama yaptı. Faciada oğlu Oğuz Arda Sel’in konuşmasının ardından söz alan Özel, ailelerin acısını paylaştığını belirterek şunları söyledi:

“Bu kazada hayatını kaybedenler, sakat kalanlar ve bu kazadan sonra ömürleri boyunca bu travmayı atlatamayacak olanlar nasıl ayağa kalktılar da buraya kadar geldi diye şaşacağınız analar, burada dimdik adalet arıyorlar. Bu kazada hayatını kaybeden, yakınlarını geri getirebilecekleri ya da 3 yaşında kolu kopan çocuğunun kolunu geri getirebileceği için gelmiyor buraya. Bundan sonra yaşanacak benzer bir faciaya engel olayım da ben yandım, başka analar yanmasın, başka evlatlar yanmasın, başka gencecik canlar toprağa düşmesin diye geliyorlar. Buradaki mücadeleyi acılı ailelerin yakarışları olarak duymayın. Bundan sonra hiçbir ana ağlamasın diye burada gelip duruyorlar, yürüyorlar. 19 duruşmadır burayı bırakmıyorlar. Bugün karar duruşması dendi. Aileler zaten buradaydılar. Geldik, duruşma salonu ağzına kadar doluydu. Normalde zaten bugün karar vermeyecek olsa bunu avukatlara söyler, ‘Şöyle bir engelim var. 2 ay sonraya erteleyeceğim’ der. Bu insanlara bu kadar zulmetmez. Köylerinden, evlerinden kalkıp yaşlı gözleriyle, bastonlarıyla, acılarıyla buraya gelip bu insanlara yoklamayı alıp ‘2 ay sonraya erteledim’ demek vicdansızlıktır, korkaklıktır.

“BURADA 100 KİŞİYSEK BİN KİŞİ OLACAĞIZ”

25 Nisan günü -buradan size söz olsun- burada 100 kişiysek bin kişi olacağız, bin kişiysek 10 bin kişi olacağız. Bu kalabalıktan korkup da kaçanlar şunu bilsinler. 25 Nisan günü ben yine buradayım. Çok daha büyük bir çağrıyla, çok daha kalabalık ailelerimizin yanında olacağız. Adalet arayışının yanında olacağız. Bu adaleti bu rayların altında bırakmayacağız. Bu rejime ezdirtmeyeceğiz ve ben buradan Recep Tayyip Erdoğan’a bir çağrıda bulunuyorum. Ben salona bugün girdim ve tarafımı belli ettim. Ben, evlatlarını kaybetmiş iki annenin arasında oturdum. Sen de 25 Nisan günü gel. Madem bu davayla bu kadar ilgilisin. Bu dava yüzünden görevden alınan genel müdürü terfi ettirerek Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğü’ne dört gün önce açıklıyorsun. Madem mafya filmlerindeki gibi semboller üzerinden konuşuyoruz. Sen diyorsun ya heyete, ‘Ben katilime bile sahip çıkarım. Onu sana yargılatmam. Hatta dört gün önce terfi ettiririm, tarafım’ budur diyorsun ya. Ben bugün tarafımı belli ettim. Ailelerin yanında oturdum. Eğer şu kadar cesaretin varsa, şu kadar yüzün tutuyorsa, eğer gerçekten o kadar cesursan mafya filmlerindeki mafya liderleri gibi sembollerle mesaj verme, gel, tarafını göster. Yargılananların tarafına otur. Bu katilleri savunanların tarafına otur. Yanına da yargılatmadığın TCDD Genel Müdürü’nü al, o günkü bakanı al, Binali Yıldırım’ı al; yan yana, diz dize katillerin tarafına geçin.

“KARARI SEÇİMDEN SONRAYA KAÇIRIYORSUN”

Esas meselenin sorumluları olarak en önde oturun. Bu ailelerin gözünün içine bakın ve ‘Bizim tarafımız bu’ deyin . Şunu bilin ki, ezenle ezilen karşı karşıyasa ezilenden tarafız. Ciğeri yananla o ciğerleri yakanlar karşı karşıyaysa ciğeri yananlar tarafız. Bir mağdur varsa mağdurdan tarafız. Sen görülüyor ki hem bu mağdurların hem de bu tedbirler alınmadığı için yanacak diğer canların analarının, babalarının karşısındasın. Benim için senin karşında olmak namus ve şeref borcudur. Sonuna kadar bu tarafta duracağım. Eninde sonunda senden de bütün katillerden de Soma’nın katillerinden de Hendek’in katillerinden de Pamukova’nın katillerinden de Afyon patlamasının katillerinden de teker teker hesap soracağız. Bundan sonra bizim tarafımız belli, senin tarafın da belli oldu. Bu kararın 25 Nisan’a bırakılmasındaki esas mevzuyu da biliyoruz. Kararı seçimden sonraya kaçırıyorsun. Bu kararı seçimden önce verip de toplumun senin ne yaptığını görüp sandıkta senden hesap sorulacağını biliyorsun. Ondan korkuyorsun. Yapacağınız rezillik ortaya çıktı. Sandıktan sonraya kararı kaçırıyorsun. İstediğin yere kadar kaç. Ben bu annelerle birlikte seni kovalamaya devam edeceğim.”

Dava öncesi de ailelerle birlikte Çorlu Santral’dan duruşmanın yapılacağı salona kadar aileler birlikte yürüyen Özel, onların dertlerini dinleyerek sürecin sonuna kadar takipçisi olacaklarının mesajını verdi.

Duruşmanın heyet üyelerinden birinin mazeret bildirmesi üzerine ertelendiği öğrenildi. Adalet ve karar beklerken erteleme kararını duyunca bir kez daha şaşıran aileler duruşmanın yapıldığı salonda durumu protesto etti.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-corlu-tren-faciasi-davasinin-ertelenmesini-elestirdi/feed/ 0
TBMM’de FETÖ polemiği! CHP’li Tanal’ın sözlerine Meclis Başkanvekili Bozdağ’dan zehir zemberek yanıt https://www.kanal7haber.com.tr/tbmmde-feto-polemigi-chpli-tanalin-sozlerine-meclis-baskanvekili-bozdagdan-zehir-zemberek-yanit/ https://www.kanal7haber.com.tr/tbmmde-feto-polemigi-chpli-tanalin-sozlerine-meclis-baskanvekili-bozdagdan-zehir-zemberek-yanit/#respond Fri, 21 Jun 2024 09:21:44 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8556 Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, kürsüde hitap ederken AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek’le tartıştı. Gökçek’e “Sen FETÖ’cünün daniskasısın.” diyen Tanal, TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ’a da eski sözleri üzerinden yüklendi. Bozdağ, Tanal’ın sözlerine yanıt verirken Osman Gökçek de hitap etmek için söz istedi. Gökçek’in Tanal’a cevap vermesi ve CHP İstanbul Milletvekili Gökhan Günaydın’a da laf atması sonrası Meclis’te tansiyon yükseldi.

TBMM Genel Kurulunda, kamuoyunda “8. Yargı Paketi” olarak bilinen Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 659 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin görüşmelerine geçilmeden önce AK Parti ve CHP milletvekilleri arasında tartışma yaşandı.

“SEN FETÖ’NÜN DANİSKASISIN”

Kürsüde Genel Kurul’a hitap eden CHP Şanlıurfa Milletvekili Tanal, AK Parti Ankara Milletvekili Gökçek’e yönelik olarak “FETÖ’nün okullarında okuyan sen değil misin? Gırtlağına kadar haram yiyen sen değil misin? Sen FETÖ’nün daniskasısın! FETÖ’cü arıyorsan bak, bakan burada. Bekir Bey, FETÖ için ‘O muhteremdir’ diyordu. Hepiniz Bekir Bey gibi değil misiniz?” dedi.

CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal

“BEN O SÖZLERİ LAĞIMA ATTIM, ORADAN ELİNİZİ SOKTUKÇA ELİNİZ DE AĞZINIZ DA KİRLENİR”

Bunun üzerine Bozdağ, şahsına dönük iftirayı reddettiğini dile getirerek, “Her sıkışıldığında, Bekir Bozdağ konusu geldiğinde söylediğim sözler açılıyor. Ben onları çöplüğe, lağıma attım. Oradan elinizi soktukça eliniz de kirlenir ağzınız da kirlenir. Lütfen bunu yapmayın. Ben FETÖ ile mücadele eden adamım. Bu terör örgütünün devletten ayıklanması, temizlenmesi için gövdemizi ortaya koyduk ve bu mücadeleye Türkiye de herkes de şahittir. Sürekli bizim lağıma attığımız, defalarca reddettiğimiz o sözlerden dolayı söylediklerimiz ortada. Her defasında gündeme getirilmesi saygısızlık. 2011’de söylenmiş bir lafı, dün söylenmiş gibi defalarca temcit pilavı gibi buraya getirmenin ne alemi var? O zaman söylediğim lafı çöplüğe, lağım çukuruna attım. FETÖ terör örgütüdür, Fethullah Gülen de terörist başıdır. Benim söylediğim budur.” ifadelerini kullandı.

TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ

“SAMANYOLU TV’NİN ÖNÜNDE ZIRLADIN”

AK Partili Osman Gökçek de söz alarak Tanal’a cevap verdi. Gökçek, “FETÖ’ye operasyon yapıldıktan sonra Samanyolu TV’nin önünde zırlayan kişi sizsiniz Sayın Mahmut Tanal. Orada kapılarda hüngür hüngür ağlarken, insanlar size geldiklerinde onları savunan sizdiniz. Geçmişi yargılamaya kalkarsak, Özgür Özel Yahyalar Koleji’nden kızına ödül almıştır. Fethullah Gülen’in bir terörist olduğu devlet tarafından ilan edildikten sonra Adem Yavuz Arslan gibi insanlar Sayın Kılıçdaroğlu’nu desteklerken sizler tek bir kelime dahi etmediniz. PKK terör örgütü sizi destekledi, ses çıkarmadınız. FETÖ sizi destekledi, ses çıkarmadınız.” dedi.

AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek

“ESKİDEN UCUZ BİR ARABAYA BİNERDİN”

CHP’li Gökhan Günaydın’a da laf atan Gökçek, “Sen kendi sekreterine İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden hangi arabaları aldın Gökhan Günaydın. Eskiden ucuz bir arabaya binerdin. Ekrem İmamoğlu’yla aran iyi olduktan sonra hangi arabalara biner oldun.” ifadelerini kullandı.

“SİZİN ÇÖPE ATTIĞINIZ SÖZLER VE EYLEMLER YÜZÜNDEN BİR SÜRÜ İNSAN HAPİS YATIYOR”

Tartışmaya katılan Günaydın, söz alarak “Sayın Meclis Başkanı da, buraya çıkan milletvekilleri de diyorlar ki, ‘Geçmişe ilişkin sözlerimizi çöpe attık.’ Valla Türk Ceza Kanunu insanların ne zaman hangi maddeyi çöpe attığına bakmıyor. Sizin çöpe attığınız sözler ve eylemler yüzünden bu memlekette bir sürü çorbacı, boyacı yıllarca hapis yatıyor. Kendinizi böyle kurtaramazsınız. Arkadaşlarımız söyledi, teker teker söyleyin hanginiz FETÖ’nün okulunda okumadınız? Hanginiz Bank Asya’ya para yatırmadınız? Hanginiz teker teker Pensilvanya’ya gitmediniz? Gerçeğin ne olduğunu biliyoruz.” dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Gökhan Günaydın

“BU MEMLEKETTE HUKUK OLSA SEN DIŞARI ÇIKAMAZSIN”

Gökçek’e de cevap veren Günaydın, “Ya bu ne biçim kader ki Melik Gökçek’in oğlu Osman Gökçek bana dürüstlük dersi vermeye çalışıyor. Osmancığım ben senin gibi laftan kaçmam. Bu memlekette hukuk olsa sen dışarıya çıkamazsın. Şimdi de söylediğin soruya cevap vereyim. Benim bir tane arabam var, 2006 model. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’nın Özel Kalem Müdürü Kadriye Hanım benim sekreterim değil. Benim mecliste çalışan sekreterim dışında bir sekreterim yok.” dedi.

BİRLEŞİME ARA VERİLDİ

AK Partili ve CHP’li milletvekilleri arasındaki tartışmanın büyümesi sonrası Meclis Başkanı Bekir Bozdağ, birleşime yarım saat ara verdi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/tbmmde-feto-polemigi-chpli-tanalin-sozlerine-meclis-baskanvekili-bozdagdan-zehir-zemberek-yanit/feed/ 0
Yunus Günçe, Survivor’a davet edilmediğini iddia etti https://www.kanal7haber.com.tr/yunus-gunce-survivora-davet-edilmedigini-iddia-etti/ https://www.kanal7haber.com.tr/yunus-gunce-survivora-davet-edilmedigini-iddia-etti/#respond Thu, 20 Jun 2024 09:21:46 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8488 Gökay Kalaycıoğlu’nun sunumuyla Haberler.com’un YouTube kanalında yayınlanan Haber Bahane programının bu haftaki konuğu oyuncu Yunus Günçe oldu. Geçtiğimiz yıllarda Survivor’a davet edildiğini ancak daha sonrasında yayınladığı videolarından dolayı yarışmaya gidemediğini ileri sürdü.

“PAYLAŞIMLARIMDAN DOLAYI BANA GADDARLIK YAPTILAR”

Sosyal medyayı eskisi gibi aktif olarak kullanmadığını belirten Yunus Günçe, “Sosyal medyada artık kendimi gerzek gibi hissetmeye başladım. Çünkü sen yazıp çiziyorsun ama hiçbir şey değişmiyor. Sen yazdığınla kalıyorsun. Sonra senin 43 tane oyununu iptal ediyorlar, bir şehre giremiyorsun.

Beni deprem ve seçim zamanı bir listelere koydular. Cem Yılmaz, Şahan Gökbakar ve ben. Aramızda 300 milyon dolar var ya…. Ben bu insanlarla başka hiçbir listede yokum. Bize gaddarlık yaptılar. Kuvvetli olmadığım için bana yaptıklarını yaptılar. Kimse yazdıklarımı umursamadı.

Bir şey olduğunda yine kendimi tutamıyorum ama biraz frene bastım. Mental ve ruhsal anlamda çok yoruldum” dedi.

“ACUN ILICALI DAHİL TÜM SURVIVOR EKİBİNİ TAKİPTEN ÇIKARDIM”

Survivor’a davet edildiğini ancak daha sonra kimsenin kendisine ulaşmadığını belirten Günçe sözlerine şöyle devam etti: “Bir ara Survivor’daki herkesi takipten çıkardım. Buna Acun Ilıcalı da dahil. Tavşan dağa küsmüş dağın haberi olmamış o hesap.

Takip etmeme gerek yoktu. Survivor All Star’a neden gitmediğim çok soruluyor. Cevabı çok basit çünkü beni çağırmadılar. Acun Ilıcalı beni bir daha çağırmak zorunda değil ki. Aslında All Star’ı geçen sezon yapacaklardı ve beni aradılar.

İlk beni çağırdıklarını söylediler çünkü Acun Ilıcalı ‘Yunus’u mutlaka ikna edin’ demiş. Ben de kabul ettim ve ertesi gün spora başladım. Yüzmem zayıf diye çok ciddi bir paraya yüzme kursuna yazıldım.

Sonra Survivor’a davet edilen bir arkadaşım arayarak ‘Abi Survivor’a gidiyormuşsun’ deyince olayın ciddiyetini anlayarak ailelere ilan ettim. Bütün ailemi toplayarak Survivor’a gideceğimi söyledim ve herkes çok mutlu oldu.

Daha sonra ekiple iletişim koptu ve kimse beni aramadı. Daha sonra ben onları aradım ve bana ‘Oradaki olaylar biraz değişti. Takımlar değişti All Star yapmaktan vazgeçtik. Seneye All Star var ve sen bankosun. İlk seni arayacağız’ dediler.

Sonra deprem ve seçim oldu. Ben o arada videolar çektim. All Star oldu ve beni çağırmadılar. Çağırmak zorunda değiller, mecbur da değiller.”

“ACUN’A LAF EDEN BATUHAN SURVIVOR’DA, DEMEK Kİ BENİM VİDEOLAR DA BİR ŞEY VAR”

“Annemin evinde hiçbir şey yapmadan otururken Acun Ilıcalı beni Survivor’a çağırarak çok büyük bir iyilik yaptı. Acun Ilıcalı minnettarım. Bana bir şans daha verdi Para Bende’yi yaptık sonra Survivor yorumları yaptık.

Ben Acun Medya’ya gidip bütün gün belki iş çıkar diye orada bekleyen adam olmadım, olmayacağım. Şu an Survivor’da MasterChef’te et çalarken yakalanan adam var, sevgilisine küfreden adam var. Batuhan Karacakaya, Acun Ilıcalı’ya neler neler söyledi şimdi o da orada.

Demek ki benim videolarla ilişkili bir durum var. Benim videoların içeriğinde bir şey var demek ki… Yine de sorun değil. Biz hep alttan aldık.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/yunus-gunce-survivora-davet-edilmedigini-iddia-etti/feed/ 0
Yunus Günçe’den çok konuşulacak Survivor çıkışı: Davet edilmeme rağmen videolarımdan dolayı beni almadılar https://www.kanal7haber.com.tr/yunus-gunceden-cok-konusulacak-survivor-cikisi-davet-edilmeme-ragmen-videolarimdan-dolayi-beni-almadilar/ https://www.kanal7haber.com.tr/yunus-gunceden-cok-konusulacak-survivor-cikisi-davet-edilmeme-ragmen-videolarimdan-dolayi-beni-almadilar/#respond Tue, 18 Jun 2024 21:42:26 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8395 Gökay Kalaycıoğlu’nun sunumuyla Haberler.com’un YouTube kanalında yayınlanan Haber Bahane programının bu haftaki konuğu oyuncu Yunus Günçe oldu. Geçtiğimiz yıllarda Survivor’a davet edildiğini ancak daha sonrasında yayınladığı videolarından dolayı yarışmaya gidemediğini ileri sürdü.

“PAYLAŞIMLARIMDAN DOLAYI BANA GADDARLIK YAPTILAR”

Sosyal medyayı eskisi gibi aktif olarak kullanmadığını belirten Yunus Günçe, “Sosyal medyada artık kendimi gerzek gibi hissetmeye başladım. Çünkü sen yazıp çiziyorsun ama hiçbir şey değişmiyor. Sen yazdığınla kalıyorsun. Sonra senin 43 tane oyununu iptal ediyorlar, bir şehre giremiyorsun. Beni deprem ve seçim zamanı bir listelere koydular. Cem Yılmaz, Şahan Gökbakar ve ben. Aramızda 300 milyon dolar var ya…. Ben bu insanlarla başka hiçbir listede yokum. Bize gaddarlık yaptılar. Kuvvetli olmadığım için bana yaptıklarını yaptılar. Kimse yazdıklarımı umursamadı. Bir şey olduğunda yine kendimi tutamıyorum ama biraz frene bastım. Mental ve ruhsal anlamda çok yoruldum” dedi.

“ACUN ILICALI DAHİL TÜM SURVIVOR EKİBİNİ TAKİPTEN ÇIKARDIM”

Survivor’a davet edildiğini ancak daha sonra kimsenin kendisine ulaşmadığını belirten Günçe sözlerine şöyle devam etti: “Bir ara Survivor’daki herkesi takipten çıkardım. Buna Acun Ilıcalı da dahil. Tavşan dağa küsmüş dağın haberi olmamış o hesap. Takip etmeme gerek yoktu. Survivor All Star’a neden gitmediğim çok soruluyor. Cevabı çok basit çünkü beni çağırmadılar. Acun Ilıcalı beni bir daha çağırmak zorunda değil ki. Aslında All Star’ı geçen sezon yapacaklardı ve beni aradılar. İlk beni çağırdıklarını söylediler çünkü Acun Ilıcalı ‘Yunus’u mutlaka ikna edin’ demiş. Ben de kabul ettim ve ertesi gün spora başladım. Yüzmem zayıf diye çok ciddi bir paraya yüzme kursuna yazıldım. Sonra Survivor’a davet edilen bir arkadaşım arayarak ‘Abi Survivor’a gidiyormuşsun’ deyince olayın ciddiyetini anlayarak ailelere ilan ettim. Bütün ailemi toplayarak Survivor’a gideceğimi söyledim ve herkes çok mutlu oldu. Daha sonra ekiple iletişim koptu ve kimse beni aramadı. Daha sonra ben onları aradım ve bana ‘Oradaki olaylar biraz değişti. Takımlar değişti All Star yapmaktan vazgeçtik. Seneye All Star var ve sen bankosun. İlk seni arayacağız’ dediler. Sonra deprem ve seçim oldu. Ben o arada videolar çektim. All Star oldu ve beni çağırmadılar. Çağırmak zorunda değiller, mecbur da değiller.”

“ACUN’A LAF EDEN BATUHAN SURVIVOR’DA, DEMEK Kİ BENİM VİDEOLAR DA BİR ŞEY VAR”

“Annemin evinde hiçbir şey yapmadan otururken Acun Ilıcalı beni Survivor’a çağırarak çok büyük bir iyilik yaptı. Acun Ilıcalı minnettarım. Bana bir şans daha verdi Para Bende’yi yaptık sonra Survivor yorumları yaptık. Ben Acun Medya’ya gidip bütün gün belki iş çıkar diye orada bekleyen adam olmadım, olmayacağım. Şu an Survivor’da MasterChef’te et çalarken yakalanan adam var, sevgilisine küfreden adam var. Batuhan Karacakaya, Acun Ilıcalı’ya neler neler söyledi şimdi o da orada. Demek ki benim videolarla ilişkili bir durum var. Benim videoların içeriğinde bir şey var demek ki… Yine de sorun değil. Biz hep alttan aldık.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/yunus-gunceden-cok-konusulacak-survivor-cikisi-davet-edilmeme-ragmen-videolarimdan-dolayi-beni-almadilar/feed/ 0
Kamu Birliği Konfederasyonu 1. Olağan Genel Kurulu Gerçekleştirildi https://www.kanal7haber.com.tr/kamu-birligi-konfederasyonu-1-olagan-genel-kurulu-gerceklestirildi/ https://www.kanal7haber.com.tr/kamu-birligi-konfederasyonu-1-olagan-genel-kurulu-gerceklestirildi/#respond Fri, 07 Jun 2024 21:39:37 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7926

Cumhuriyetin 100. yılında kuruluşu ilan edilen Kamu Birliği Konfederasyonunun 1. Olağan Genel Kurulu gerçekleştirildi. 6 farklı iş kolunda 8 sendika ile 110 bini aşkın üye sayısıyla kamu çalışanları konfederasyonları arasında büyük yankı uyandıran Kamu Birliği Konfederasyonu 1. Olağan Genel Kurulu Ankara Büyük Anadolu Oteli’nde yapıldı.  Genel Kurulda konuşan, Kamu Birliği Konfederasyonu Kurucu Genel Başkanı Osman Kaya, “Bizler vatanı, milleti, bayrağı ve değerleri için çalışan, ülkemizin yarınları için hizmet üreten, alnının teri, yüzünün akıyla Türkiye devlet memurlarıyız. Bizler aynı minvalde kurulmuş ortak hedefe koşan milli değerlerin şuurunda hareket eden bağımsız sendikalardan oluşan Türkiye’nin En genç konfederasyonuyuz.” dedi.

Kamu Birliği Konfederasyonu Kurucu Genel Başkanı Osman Kaya, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Kardeşlerim, arkadaşlarım dün artık geride kaldı. Tüm memur camiasının yarının temellerinin atan bu törene kamu birliğinin birinci olağan kuruluna hepiniz hoş geldiniz. Bugün burada bir konfederasyon olağan kurulundan ziyade memurun kendisinin yarın ve hatta tüm memurlarının evlatlarının geleceği için bir araya gelmiş bulunmaktayız. Ülkemizde bin dokuz yüz doksan yıllarında başlayan Memur Sendikacılığının bugün otuz dördüncü yıl dönümü. Bu dönem belki benim yaşımdan büyük ama yaşantım ile eş değer Bugün Memur Sendikacılığındaki yol ayrımının ilk günü. Peki kimiz? Biz Ne istiyoruz? Bizler vatanı, milleti, bayrağı ve değerleri için çalışan, ülkemizin yarınları için hizmet üreten, alnının teri, yüzünün akıyla Türkiye devlet memurlarıyız. Bizler aynı minvalde kurulmuş ortak hedefe koşan milli değerlerin şuurunda hareket eden bağımsız sendikalardan oluşan Türkiye’nin En genç konfederasyonuyuz. Bizler oturdukları yerden memur hak ettiğini almalı. Memur gelecek kaygısı taşımamalı. Memur hayal kurabilmeli, kurduğu hayalini yaşayabilmeli, memur geçim sıkıntısı yaşamamalı diyenlerden değiliz. Bizler memurun hak ettiğini alması için mücadele edenleriz. Bizler memur olarak gelecek kaygısı taşıyanların da ta kendisiyiz. ” “Bizler memur olarak hayal kurabilen memur olarak kurduğu hayallere erişemeyenlerin gür sesiyiz. Bizler devletimizi temsil eden memurlarız ve devletin memuru yoksul olmamalı diyenleriz Bizler sendikacılığı gerçek manada anlatmaya, göstermeye talip olanlar ve bu doğrultuda yılmadan, eğilmeden, bükülmeden yürüyecek olanlarız. Gerçek sendikacılığı göstermeye, gerçek sendikacılığı yapmaya talip olanlarız Bizler bu yolda cennet vatanımızın doğusundan batısına kuzeyinden güneyine seksen bir vilayetimizin tamamında yetkiyi almaya talip olan birleşik bir gücüz Cumhuriyetimizin yüzüncü yılında kuruluşunu ilan ettiğimiz ve bugün genel kurulunu gerçekleştirdiğimiz kamu birliği konfederasyonumuz ile kıymetli kamu çalışanlarımızın insan onuruna yaraşır bir hayat sürmeleri için tarafsız duruşumuzla, hak mücadelemize ara vermeksizin edeceğiz. Kamu çalışanlarımızın güçlü yarınları için kurduğumuz kamu birliği konfederasyonumuzun tüm ulusumuza hayırlı ve uğurlu olmasını temenni ediyorum. Ulaşmaz zafere hedefe koşmayan Zafer sırtını döner de gider. İnandığın yolda terini dökmezsen emekler bir bir boşa gider. Kazanmak istersen sen de zaferi gürleyen sesinle doldur gökleri. Zafer dedikleri kahramanların eseri korkaktan kaçar da cesura gider Bu yolda herkes bir nefer. Alnı ak, yüzü tak gençler. Yarınlar için gençliğinden vazgeçer, geçer de bir bir hedefe inerler. Ey bu davaya gönül vermiş yüz binler. İnanın hak da bizle beraber. Vatan için Canla başla çalışan, değerli kamu çalışanları. Sizlere söz veriyorum. Bugün teslim aldığım bu emaneti kanımın son damlasına kadar canla, başla çalışıp hak ettiği yere ulaştıracağım siz değerli memurlarımızın hakları için çalışmaktan çabalamaktan, bir an olsun vazgeçmeyeceğim.”

Kamu Birliği Konfederasyonunda bir araya gelen sendikalar ise şu şekilde: Sağlık ve Sosyal Hizmetler kolunda; Genç Sağlık Sendikası, Büro, Bankacılık ve Sigortacılık Hizmetleri kolunda; Adalet Sen, Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri kolunda; Genç Eğitim Sen, TEÇ-SEN, Diyanet ve Vakıf Hizmetleri kolunda; Diva Sen, Yerel Yönetim Hizmetleri Kolunda; Genç Belediye Sen ve Basın Yayın ve İletişim Hizmetleri kolunda; Adil Haber Sen, Savunma hizmetleri kolunda; SAVDES-SEN

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/kamu-birligi-konfederasyonu-1-olagan-genel-kurulu-gerceklestirildi/feed/ 0
Survivor 2024 All Star… SEMA VE PINAR KAVGASINDAN DİSKALİFİYE ÇIKTI! https://www.kanal7haber.com.tr/survivor-2024-all-star-sema-ve-pinar-kavgasindan-diskalifiye-cikti/ https://www.kanal7haber.com.tr/survivor-2024-all-star-sema-ve-pinar-kavgasindan-diskalifiye-cikti/#respond Mon, 03 Jun 2024 21:31:00 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7816 Survivor 2024 All Star’da ilk eleme adayı Mavi takımdan Begüm. İkinci eleme adayı Kırmızı takımdan Pınar Saka olmuştu. Eleme adayının belirlendiği konsey sonrasında Sema Aydemir ile Pınar Saka kavga etti.

Acun Ilıcalı acil durum konseyini toplayarak yarışmacıları dinledi. Ilıcalı kavga eden yarışmacılar hakkında karar verildi.

SEMA İLE PINAR’IN KAVGASI

Sema Aydemir, ‘Bana bundan sonra bir hakaret daha edersen’ diyerek Pınar’ın yanına geldi. Pınar da ‘Sana mı soracağım’ cevabını verince ikili arasında sinirler gerildi. Sema yerde uzanan Pınar’a tekme attı. Sema, ‘Benim huzurumu kaçırma, benim kardeşimin adını bir daha ağzına alma’ derken ikili birbirine tekrardan temas etti.

Sema, Nagihan ile Aleyna’nın uzaklaştırma çabalarına rağmen Pınar’a tokat attı. Sema araya giren arkadaşlarına ‘bunu yapamaz. Sürekli böyle uğraşıp ondan sonra ben buna karşıyım. Ben sana yüze nasıl vurulur göstereyim mi, ister misin?’ dedi.

Pınar da ‘Ben sana vurmadım zaten. Bana vurma diye uzak tuttum sadece.’ cevabını verdi. Sema kendini ifade ederken tekrar harekete geçince Atakan onu barakadan uzaklaştırdı.

SEMA ARKADAŞLARINA KENDİNİ İFADE ETMEYE ÇALIŞTI

Atakan’ın uzaklaştırmasıyla biraz da olsa sakinleşen Sema Aydemir, arkadaşlarıyla konuşarak yaşadıklarını anlatmaya çalıştı. Sema şu ifadeleri kullandı:

Ben onların sayesinde olimpiyata gitmişim bakar mısın? Bu zamana kadar Atakan ben böyle bir şey yapmadım ama insanın emeğiyle… Bak sana dese ki sen benim sayemde dünya şampiyonu oldun dese ne yaparsın?

Bunlar bu rahat böyle yaşarken ben hem çocuğuma baktım, kamplara çocuğumla gittim. Ben kolay Olimpiyat barajı geçmedim. Benim emeğime kimse şey yapamaz.

SEMA’NIN PINAR’A NEDEN SALDIRDIĞI ORTAYA ÇIKTI

Nagihan, Pınar’la Sema’nın kavgası sonrası toplanan acil durum konseyinde ikili arasındaki tartışmanın nedenlerini anlattı.

Nagihan, ‘Sadece bu Survivor değil. Bir önceki Survivor ve 2011 yılına dayanan bizim, benim, Merve Aydın’ın, Pınar Saka’nın dünya şampiyonasında madalya aldıktan sonra 4*400 metre bayraklı yarışaca çıkacaktık.

Aslında bütün hikaye oradan başlıyor. 2017’ye de yansıdı. Bu seneye yansıdı. Bu konu açılınca açıkçası biz çok oralı olmak istemedik çünkü bizlik bir durum yok. Biz hem kendi bireysel madalyalarımızı almışız.

Hem de bayrakta da nasıl ki Survivor’ı Acun Ilıcalı yönetiyorsa, Milli Takımı da bir teknik direktör yönetiyor. Burada Pınar ile Sema’nın bir türlü anlaşamadığı anlaşmak istemediği bir kan davası var. Yok benim hakkımdı, yok senin hakkındı.

Aslında net olan bir şey vardır. Saniyeler konuşur, saniseler konuşur. Atletizmde de bu böyle olmuştur. O zaman ki madalyamızı aldığımız içinde formda olduğumuz içinde teknik direktörümüz yani hocamız bizi dörtlüyü öne sürdü ve çıktığımızda da en iyi saniyeyi yapıp madalya getirdik ülkemize ama bu buruk sevinci bir türlü atlatamadık üzerimizden 13 sene geçmesine rağmen.

Burada da Survivor adı altında ama hiçbir olay olmadan birbirlerine bilenmiş iki yarışmacı vardı. Ben Pınar’ı sivil hayatta tanırım, ikisi de benim milli takım arkadaşım. İkisiyle de iyi anlaşırım ne kadar rekabet içerisinde olsak da, tartışırız kavga ederiz, rakip oluruz ama tabii ki koruma noktasında da ne yapacağımı açıkçası bende bilemedim.

Bir anda kargaşa oldu. Zifiri karanlık zaten hiçbir şey yok. Bir anda olayın içerisinde kendimi buldum. Tekmeler, yumruklar yani açık konuşmak gerekirse Sema benim rakibim.

Pınar çok fazla şiddete dayalı birisi değil ama burası gerçekten çok hep söylüyorum da. Herkes belki benden bekliyordu bunu ama gerçekten buranın zorluğunu anlatmakla bitiremeyiz.” ifadelerini kullandı.

SEDA SİNİRLERİNE HAKİM OLAMADI

Oyun alanında Sema ve Pınar’ı göremeyen Seda, ‘Merak ettim yine ne yaptı? Çünkü dün konseyden çıkarken Sema’ya dedim ki artık o kadar amacını anladım ki dedim.

İnsan hani düşmanı bile kaliteli olsun derler ya, sal Sema dedim, dalga geçelim. Yani düşünüyorum, düşünüyorum. İnsanın kalbi bu kadar kirli olur mu’diye düşünüyorum. Sorunu sadece Sema’yla olsaydı Sema daha gelmeden bana, Aleyna’ya sıçramazdı.

Pisliğe vurdukça, sıçrar ve yayılır. Dedim ki Sema salalım. İçimde bir şey vardı yine bir şey olur mu acaba diye, çünkü zaten elenecek, zaten performansı kötü ya giderken birilerine de götüreyim istiyor ya da ilk defa bir Survivor’dan sonra akılda kalayım, kötü ya da iyi fark etmez diyor ama ben onun tuzağına düşmeyeceğim.

Umarım Seda’da düşmemiştir. Ne derece bilmiyorum. Elim ayağım titriyor sinirden. Keşke onunla aynı yerde olabilseydim o anda. Kopacaksa toptan kopsaydı yani her şey. O benim gözümde o kadar değersiz ki. Bir kadının kalbi bu kadar kirli olmamalı diye düşünüyorum.” dedi.

DOKUNULMAZLIK OYUNU

Survivor All Star’ın dokunulmazlık oyununun son müsabakası Mavi takımdan Yağmur ve Furkan ile Kırmızı takımdan Gizem ve Sercan Yıldırım arasında gerçekleşti. Furkan ve Yağmur’un kazanmasıyla dokunulmazlık sembolünün sahibi 12-9’luk skorla Mavi takım oldu.

SEMA GÖZYAŞLARINA HAKİM OLAMADI

Sema kavga sonrası konseyde Acun Ilıcalı’nın karşısına tek başına çıktı. Acun Ilıcalı, Sema’dan kendini ifade etmesini istedi. Sema şu ifadeleri kullandı:

Bende çok utanıyorum burada olmaktan. Geldiğimden beri kendime bir atış alanı hazırladım. Ben çalışacağım çünkü eksiğim var. Çekil benim düellom var çalışacağım. Sürekli bir şeyler. Sahra gitti, bana iftira attı.

Arkadaşlarıma demiş ki ben onun seçtiği atışı ve o atışı çalıştığını Sahra’ya söylemişim. Sahra burada bir haksızlık var. Ben düelloya çıkmıyorum demiş ve yarışmayı bırakmış. İşin acısı arkadaşlarım dedi ki hakkını helal et, vallahi biz bile düşündük acaba o yüzden mi gitti kız dedik dedi.

Ben bunu yaşamak zorunda değilim. Çünkü ben böyle bir şey yapmadım. Sonra işte lohusa kadın, Alman turist, ekip senden çok pişman seni getirdiklerine, bir sürü şeyler söyledi. En son yılan yaptı biliyorsunuz konseyde ve sürekli yapıyor yapıyor ben sesimi çıkarmıyorum.

Konseyden sonra biz kampa gittik ama ben dedim ki Sema sen neden bu kadar eziliyorsun ki yani, ben bunları hak etmedim. Duramadım, gittim, içimde kalırdı yani. Pınar ne yaptın? Şimdi ne yaptın?

Neden dedim mesela birbimizden uzak durmuyoruz. Sen dedi Seda’nın istatistiği için uğraşıyorsun. Seda için uğraşsam ya derim ki beni seç ya da en kötü ihtimalle Pınar’ı seç derdim. Ne olursam olayım, ne fiziğimi ne yarışmayı bunları hakedecek bir şey yapmadım.

En kötüsünüde söyleyeyim ben 3 sene konteyner da kaldım. Bana da gelip sen bizim sayemizde olimpiyatlara gittin dedi. Çok hırslandım. Tutun şunu falan diyordu ama onun da eli armut toplamıyordu. Masuma yatmasın.

Sema Aydemir yaşadıklarını anlatıp utancını dile getirirken gözyaşlarına hakim olamadı.

SEMA AYDEMİR DİSKALİFİYE OLDU

Acun Ilıcalı, Sema Aydemir’i çok iyi anladığını ifade ederek, ‘Arkadaşlarımızla konuyu değerlendirdik. Baya da uzun süren toplantı sonrasında olayı defalarca seyredip, diğer yarışmacılarla da konuyu konuştuk ve sonrasında da bir kanaate ulaştık.

Yaptığımız değerlendirme sonucunda açıkçası çok emeğin olan, bize de yıllarca çok faydası olmuş bir yarışmacısın. Bunları çok iyi biliyoruz. Bizim için değerin her zaman çok yüksek.

Sen bana göre örnek bir annesin. Hayatı tek hareketle değil, geneliyle değerlendirmekten yanayım her zaman. Fevri bir olaydan bir yere varmak, benim için insanı her zaman yanlış yere götürür.

Senin karakterinle ilgili bir değerlendirme değil bu ancak yaşanan olay bizim yarışmamızın çizgisinin çok dışına taştığı için bir karar vermek zorundayız. Bu karara göre Sema seni maalesef Survivor 2024’den ayırmak zorundayız.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/survivor-2024-all-star-sema-ve-pinar-kavgasindan-diskalifiye-cikti/feed/ 0
Survivor’da Sema ve Pınar arasındaki kavganın nedeni ortaya çıktı https://www.kanal7haber.com.tr/survivorda-sema-ve-pinar-arasindaki-kavganin-nedeni-ortaya-cikti/ https://www.kanal7haber.com.tr/survivorda-sema-ve-pinar-arasindaki-kavganin-nedeni-ortaya-cikti/#respond Mon, 03 Jun 2024 21:25:04 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7812 TV8 ekranlarında yayınlanan Survivor All Star’ın bu akşamki bölümünde ortalık karıştı. Daha önce kavga eden Sema ve Pınar arasındaki gerilim adada da devam etti. Gece yarısı tartışan ikiliden Sema, Pınar’a saldırarak şiddet uyguladı. Acil durum konseyi düzenlenen yarışmada Sema’nın Pınar’a saldırmasının nedeni ortaya çıktı. Yarışmacı Nagihan kavganın nedenini 13 sene önceki olaya dayandırdı.

Survivor’a geçen haftalarda katılan Sema Aydemir ile Pınar arasında tansiyon yükseldi. Sema’nın Pınar’a karşı sert ifadeleriyle başlayan olay kavgaya dönüştü. Eleme adaylarından ilki Begüm ikincisi de Pınar Saka olmuştu. Eleme adayının belirlendiği konsey sonrasında Sema Aydemir ile Pınar Saka arasında büyük kavga çıktı.

SEMA AYDEMİR DİSKALİFİYE OLDU

Temaslı kavgada Acun Ilıcalı acil durum konseyini toplayarak yarışmacıları dinledi. Ilıcalı kavga eden yarışmacılar hakkında kararını verdi. Karara göre Sema Aydemir yarışmadan diskalifiye oldu.

Sema Aydemir, “Bana bundan sonra bir hakaret daha edersen” diyerek Pınar’ın yanına geldi. Pınar da “Sana mı soracağım?” cevabını verince ikili arasında sinirler gerildi. Sema yerde uzanan Pınar’a tekme attı. Sema, “Benim huzurumu kaçırma, benim kardeşimin adını bir daha ağzına alma” derken ikili birbirine tekrardan temas etti. Sema, Nagihan ile Aleyna’nın uzaklaştırma çabalarına rağmen Pınar’a tokat salladı. Sema araya giren arkadaşlarına “Bunu yapamaz. Sürekli böyle uğraşıp ondan sonra ben buna karşıyım. Ben sana yüze nasıl vurulur göstereyim mi, ister misin?” dedi. Pınar da “Ben sana vurmadım zaten. Bana vurma diye uzak tuttum sadece” cevabını verdi. Sema kendini ifade ederken tekrar harekete geçince Atakan onu barakadan uzaklaştırdı.

Atakan’ın uzaklaştırmasıyla az da olsa sakinleşen Sema Aydemir, arkadaşlarıyla konuşarak yaşadıklarını anlatmaya çalıştı. Sema şu ifadeleri kullandı: “Ben onların sayesinde olimpiyata gitmişim, bakar mısın? Olimpiyat barajını da mı sen geçirdin bana? Bu zamana kadar Atakan ben böyle bir şey yapmadım ama insanın emeğiyle… Bak sana dese ki sen benim sayemde dünya şampiyonu oldun dese ne yaparsın? Bunlar bu rahat böyle yaşarken ben hem çocuğuma baktım, kamplara çocuğumla gittim. Ben kolay Olimpiyat barajı geçmedim. Benim emeğime kimse şey yapamaz.”

KAVGANIN NEDENİ ORTAYA ÇIKTI

Yarışmacı Nagihan, Pınar’la Sema’nın kavgası sonrası toplanan acil durum konseyinde ikili arasındaki tartışmanın nedenlerini anlattı. Nagihan, “Sadece bu Survivor değil. Bir önceki Survivor ve 2011 yılına dayanan bizim, benim, Merve Aydın’ın, Pınar Saka’nın dünya şampiyonasında madalya aldıktan sonra bayraklı yarışa çıkacaktık. Aslında bütün hikaye oradan başlıyor. 2017’ye de yansıdı. Bu seneye yansıdı. Bu konu açılınca açıkçası biz çok oralı olmak istemedik çünkü bizlik bir durum yok. Biz hem kendi bireysel madalyalarımızı almışız. Hem de bayrakta da. Nasıl ki Survivor’ı Acun Ilıcalı yönetiyorsa, Milli Takımı da bir teknik direktör yönetiyor. Burada Pınar ile Sema’nın bir türlü anlaşamadığı anlaşmak istemediği bir kan davası var. Yok benim hakkımdı, yok senin hakkındı. Aslında net olan bir şey vardır. Saniyeler konuşur, saniseler konuşur. Atletizmde de bu böyle olmuştur. O zaman ki madalyamızı aldığımız içinde formda olduğumuz içinde teknik direktörümüz yani hocamız bizi dörtlüyü öne sürdü ve çıktığımızda da en iyi saniyeyi yapıp madalya getirdik ülkemize ama bu buruk sevinci bir türlü atlatamadık üzerimizden 13 sene geçmesine rağmen.” ifadelerini kullandı.


Nagihan açıklamasının devamında şunları söyledi:

“Burada da Survivor adı altında ama hiçbir olay olmadan birbirlerine bilenmiş iki yarışmacı vardı. Ben Pınar’ı sivil hayatta tanırım, ikisi de benim milli takım arkadaşım. İkisiyle de iyi anlaşırım ne kadar rekabet içerisinde olsakta, tartışırız kavga ederiz, rakip oluruz ama tabii ki koruma noktasında da ne yapacağımı açıkçası ben de bilemedim. Bir anda kargaşa oldu. Zifiri karanlık zaten, hiçbir şey yok. Bir anda olayın içerisinde kendimi buldum. Tekmeler, yumruklar yani açık konuşmak gerekirse Sema benim rakibim. Pınar çok fazla şiddete dayalı birisi değil ama burası gerçekten çok hep söylüyorum da. Herkes belki benden bekliyordu bunu ama gerçekten buranın zorluğunu anlatmakla bitiremeyiz.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/survivorda-sema-ve-pinar-arasindaki-kavganin-nedeni-ortaya-cikti/feed/ 0
Cumhur İttifakı’nın İBB Başkan adayı Kurum, canlı yayında konuştu Açıklaması https://www.kanal7haber.com.tr/cumhur-ittifakinin-ibb-baskan-adayi-kurum-canli-yayinda-konustu-aciklamasi/ https://www.kanal7haber.com.tr/cumhur-ittifakinin-ibb-baskan-adayi-kurum-canli-yayinda-konustu-aciklamasi/#respond Mon, 03 Jun 2024 21:18:42 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7808 Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan adayı Murat Kurum, “Projelerimizi açıkladık, biz öne geçtik. Bugün 1-1,5 puan öndeyiz. Bunların hazmedemediği bu. Telaşları bundan. Murat Kurum öne geçer. İnsanların sorunlarına yüzünüzü dönerseniz, insanlar da size cevabı verir.” dedi.

Kurum, Habertürk’te katıldığı canlı yayında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile yaşadığı davet polemiğine ilişkin konuşan Kurum, “Hep, ‘Bir polemik üretebilir miyim?’ diye düşünce içerisinde. 5 senedir gördüğümüz tablonun farklı tezahürü. Kurdukları siyasi senaryo işlemedi. Bugün koltuğu boştu, gelmedi. Yeri de ayrılmıştı.” ifadesini kullandı.

Kurum, İmamoğlu’nun, 5 yıllık dönemde devletin hiçbir protokolüne uymadığını vurgulayarak, “Yeri gelmiş bakanlara laf yetiştirmiş. Yeri gelmiş milletin iradesiyle seçilmiş Cumhurbaşkanımıza ağza alınmayacak laflar etmiş. Yeri geldi, ‘Bizi engellediler, yaptırmadılar’ dedi. ‘Neyi engelledik?’ diye sorulunca cevabı olmayan başkan profili çiziyor. İstanbul’la ilgili hayali olmadığı için gündemi İstanbul dışına taşıma içinde. Kuyrukta bekleyen yüzlerce, binlerce İstanbullu çile çekiyor. Gençler, geleceğe daha güvenle bakmak istiyor. İBB Başkanı her zamanki gibi törene davet edildim mi, edilmedim mi peşinde.” açıklamasında bulundu.

“Bizde devlet adabı, devlet tecrübesi var”

Kurum, Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı Sistem ve Yaya Odaklı Yeni Nesil Ulaşım Projesi”nin açılış töreninde eski Başbakan Binali Yıldırım ile aralarında “protokol krizi yaşandı” iddialarının gerçeği yansıtmadığını dile getirerek, şunları söyledi:

“Samimi bir şekilde Binali ağabeye, ‘Sayın Başbakanım, Sayın Cumhurbaşkanımızın yanına geçin, emeğiniz var, orada olmanız yakışır. Siz soluna geçin.’ dedim. O da ‘Şimdi ayıp olur, geçmeyeyim’ dedi. Bizde devlet adabı, devlet tecrübesi var. Orada büyüğümüz, başbakanlık yapmış ağabeyimize, ‘Siz Cumhurbaşkanımızın yanına geçin’ diyorum. O da nezaket gösteriyor, ‘Murat Bey, sen İBB adayısın, sen geç’ diyor. O kadar nezaket sahibi bir ağabeyimiz. Gülerek, kriz yaşanır mı? Halk TV, ‘protokol krizi var’ diye yazdı. CHP’li adayın yürüttüğü bir siyasi senaryo.”

İmamoğlu’nun bugüne kadar bütün törenlere çağrıldığını aktaran Kurum, “Ayasofya’ya da davet edildi. Ne gerek var bu polemiklere? Bu polemikler olmasa onu konuşan kimse yok.” diye konuştu.

“Bir umut olarak bizi görüyorlar”

Murat Kurum, İstanbul’un ciddi sorunları olduğunu vurgulayarak, mevcut yönetimin depremle ilgili verdiği sözü tutmadığını, 8 kilometre metro, 5 bin küsur konut yaptığını, buna rağmen reklama 100 milyonlarca para harcadığını söyledi.

İstanbul’un her semtine gittiklerini ve şehrin en önemli sorunun trafik olduğunu kaydeden Kurum, “İnsanlar metrobüs kuyruklarında, 3. dünya ülkesinde olmayan görüntüleri görmekten bıkmış. Deprem endişesi yaşıyorlar. Sosyal yardımlarla adaletsizlikten şikayetçi. Bunları çözecek bir umut olarak bizi görüyorlar. Bizim ne yaptığımızı biliyorlar. 5 sene bakanlık yaptım. Evimde oturmadım, selde, depremde, yangında milletin yanına koştum.” ifadelerine yer verdi.

“Anketlerde 1,5 puan öndeyiz”

Aday olduktan sonra anket yaptırdıklarını anlatan Kurum, şöyle devam etti:

“İlk ankette 2,5-3 puan gerideydik. Projelerimizi açıkladık. Biz öne geçtik. Bugün 1-1,5 puan öndeyiz. Bunların hazmedemediği bu. Telaşları bundan. Murat Kurum öne geçer. İnsanların sorunlarına yüzünüzü dönerseniz, insanlar da size cevabı verir. Bunu gördükleri için ‘acaba ne yapsak’ telaşı içindeler. Biz İstanbul’un sorunlarını çözmek için meydana çıktık. Daha öncesinde de anketler yapıldı. Orada da milletimiz bizi istedi, Sayın Cumhurbaşkanımız da takdir etti ve aday gösterdi.”

“31 Mart akşamı hep birlikte kazanacağız”

Kurum, DEM Parti’nin ideoloji üzerine kurulmuş bir parti olduğunu ifade ederek, “İlçelerde ittifak yaparlar, kapı arkasında gizli pazarlıklar vardır, bilmiyoruz. Bu yerel seçimse herkesin oyuna talibiz. Bunun içinde Kürt, Laz, Çerkez, Alevi, Zaza kim varsa. Cemaatlerin oylarına, azınlıkların oylarına talibiz. Şöyle ittifak varmış, kirli ittifak arayışları varmış bizi ilgilendirmiyor. Biz hayallerimizi gerçekleştirmek üzere İstanbullularla 31 Mart akşamı hep birlikte kazanacağız.” diye konuştu.

Konser adı altında 550 milyon lira para harcayanların sonra da çıkıp “israfı bitirdik” dediğini dile getiren Kurum, şöyle konuştu:

“Bunu ‘dava arkadaşıyız’ dedikleri kişiler söylüyor. O gün büyükleriydi, bugün rakipleri. Bakan iken Ekrem Bey bana geldi. ‘Sayın Başkan, bu üslup doğru değil, geliyorsun elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz, biraz daha nezaket çerçevesinde yürüyebilirsiniz’ dedim Bir kulağından girip bir kulağından çıkıyor. “

“50 bin kişi işe girmiş çıkmış”

İmamoğlu’nun rakibinin İstanbul’a ilgisizliği olduğunu belirten Kurum, “Bir ilde deprem olduğunda senin kayağa gitmen. Bütün sokak bunu konuşuyor. Dön de bir bak aynaya. İstanbul’da sel olurken sen güneyde tatil yaparken story attın. Rakibi bu. Biz kendisini rakibiyle baş başa bırakıyoruz.” dedi.

Kurum, milletin yararına ne iş varsa bu işlere devam edeceklerini dile getirerek, “Kimin projesi olursa olsun, bir proje devam ediyorsa, o mahalle için faydalıysa, biz o projeyi bir an önce bitirme gayreti içeresinde olacağız. İstanbul’un ihtiyacı olan her projede uyum içerisinde herkesle görüşeceğim.” şeklinde konuştu.

İBB’deki işten çıkarılmalar ilgili bir soruya Kurum, şöyle yanıt verdi:

“50 bin kişi işe girmiş çıkmış. Kayıtlarda olan bilgi. Meclis tutanakları var. 20 bin kişi işten çıkarılmış, 30 bin kişi işten alınmış. Meclis’in tutanakları bunlar. Yarısı değişmiş. 5 sene bakanlık yaptım, 50 bin kişi çalışıyordu. Kimsenin siyasi kimliğine, söylemine, duruşuna bakmadık. İşi yapıp yapamayacağına baktık. Ben insanları niye ekmeğinden edeyim. Allah katında bunların hesabını nasıl vereceğiz? Hangi akla, hangi vicdana sığar bu?”

“Mal varlığımızı açıklamada herhangi bir sorunumuz yok”

Mal varlığını açıklamada herhangi bir sorunu olmadığını aktaran Kurum, “Ankara’da, İstanbul’da evimiz var. Bir arabamız var. Mal varlığımız bu. Ev aldığımız için o eve olan borcumuz var. 2 yıl daha borç ödeyeceğiz.” dedi.

Kurum, bu zamana kadar verdikleri her sözü tuttuklarını aktararak, depremin yıl dönümünde 46 bin konutun tesliminin yapıldığını söyledi.

Ekrem İmamoğlu’nun siyasi kibrinin aklının önüne geçtiğini aktaran Kurum, “Yarısı Bizden Kampanyasını açıkladığımızda, ‘seçim yatırımı’ dediler. 2 haftada 10 bin konutun temellerini attık. Onun 5 senede yaptığını biz bir programda yaptık. İstanbul’un kaynakları İstanbul’a yeter. Reklam bütçesine deprem bütçesinin iki katı para harcayan iradeden bizi takdir etmesini beklemiyoruz. İstanbul’un kaynağını İstanbul’a harcayacağız. Bu şehrin parasını konser ve reklamlara harcayanlar israfı değil İstanbul’u bitirdiler. 1 Nisan’da reklam belediyeciliği bitecek, gerçek belediyecilik başlayacak.” diye konuştu.

“İmamoğlu bölme, parçalama işinde başarılı”

Kurum, en önemli iki gündeminin deprem ve ulaşım olduğunu dile getirerek, 328 kilometre metro hattını 650 kilometreye çıkaracaklarını söyledi.

İmamoğlu’nun bölme, parçalama işinde başarılı olduğunu aktaran Kurum, “CHP’yi bölme hedefi koymuş, gerçekleştirmiş. Genel Başkanı arkadan hançerlemiş. İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ile karşı karşıya gelmiş.” dedi.

Kurum, geriden başladıkları süreçte öne geçtiklerini belirterek, “Daha da öne geçeceğiz. Fark atacağız. Şu anki motivasyon bir an önce bu sorunların çözülmesi üzerine oluşmuş. Üstüne koya koya giden süreç yaşıyoruz. Yarın ulaşım lansmanımızı yapacağız. Detaylı projelerimizi anlatacağız. 10-15 gün sonra sosyal yardımlar, kültür ve sportif alanlarda projelerimizi paylaşacağız. Ondan sonra gençlere bir sürprizimiz var. Projelerimizi, eserlerimizi 31 Mart’a kadar anlatmaya devam edeceğiz.” ifadelerine yer verdi.

“Merkezi bir taksi uygulamasına geçeceğiz”

Murat Kurum, sosyal yardımların adaletli dağıtılması gerektiğini belirterek, “100 bin genç girişimcimize 100 bin lira sermaye desteği vereceğiz. Evleneceklere 50 bin lira beyaz eşya desteği vereceğiz. Öğrenci evlerimize 25 metreküp doğal gaz desteği, üniversiteli gençlerimize 10 bin lira burs desteği vereceğiz. Toplu ulaşımda öğrencimize yüzde 40 indirim yapacağız. Memleketine gidenlere destek olacağız, öğretmenlere indirimli ulaşım hizmeti vereceğiz. İlkokuldaki çocuklara beslenme desteği vereceğiz.” bilgisini paylaştı.

Kurum, hep halkın içinde olduğunu ve seçilirse yine halkın içinde olacağını vurgulayarak, vatandaşın, Dijital Beyaz Masa uygulaması ile kendisine her an ulaşabileceğini belirtti.

Merkezi bir taksi uygulamasına geçeceklerine dikkati çeken Kurum, “Taksi plakasını artıracağız. İstanbul’da taksi bir kültür olacak. İstanbul’un taksisi de marka olacak. 81 ile tüm dünyaya örnek olacak, kılığı, kıyafeti, davranışı, yabancı diliyle. Eğitim vereceğiz. Hem taksicinin hem de İstanbulluların mutlu olacağı bu hizmeti İstanbul’a kazandıracağız.” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/cumhur-ittifakinin-ibb-baskan-adayi-kurum-canli-yayinda-konustu-aciklamasi/feed/ 0
Murat Kurum’dan “Binali Yıldırım” sorusuna yanıt: Cumhurbaşkanımızın yanına geçmesini söyledim, gülerek bu kriz yaşanır mı? https://www.kanal7haber.com.tr/murat-kurumdan-binali-yildirim-sorusuna-yanit-cumhurbaskanimizin-yanina-gecmesini-soyledim-gulerek-bu-kriz-yasanir-mi/ https://www.kanal7haber.com.tr/murat-kurumdan-binali-yildirim-sorusuna-yanit-cumhurbaskanimizin-yanina-gecmesini-soyledim-gulerek-bu-kriz-yasanir-mi/#respond Sun, 02 Jun 2024 21:45:37 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7784 AK Parti İBB Başkan Adayı Murat Kurum katıldığı canlı yayında, Sirkeci-Kazlıçeşme hattının açılış töreninde Binali Yıldırım’la arasında yaşandığı iddia edilen protokol kriziyle ilgili konuştu. Kurum, “Çok samimi bir şekilde Binali Abi’ye dedik ki ‘Sayın Başbakanım sayın Cumhurbaşkanımızın yanına geçin, emeğiniz var, orada olmanız yakışır.’ dedim. O da nezaket gösterip, “Murat Bey sen İBB adayısın, sen buraya geç’ dedi. O kadar nezaket sahibi bir abimiz. Gülerek bu kriz yaşanır mı?” ifadelerini kullandı.

YILDIRIM’LA KURUM ARASINDA PROTOKOL KRİZİ İDDİASI

Cumhur İttifakı İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan adayı Murat Kurum, Habertürk canlı yayınında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Kurum’a, Sirkeci-Kazlıçeşme hattının açılış töreninde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kurdeleyi kesmek için makas beklediği sırada Binali Yıldırım’la arasında yaşandığı iddia edilen protokol krizi soruldu.

“BİNALİ ABİ’YE, ‘CUMHURBAŞKANIMIZIN YANINA GEÇİN’ DEDİM”

Bir kriz yaşanmadığını söyleyen Kurum, olayı şu ifadelerle anlattı: “Burada çok samimi bir şekilde Binali Abi’ye dedik ki ‘Sayın Başbakanım sayın Cumhurbaşkanımızın yanına geçin, emeğiniz var, orada olmanız yakışır. Siz soluna geçin orada olun’ dedim. O da ‘şimdi ayıp olur, geçmeyeyim’ dedi.

“BİZDE DEVLET ADABI VAR”

Bizde devlet adabı, devlet tecrübesi var. Orada büyüğümüz, başbakanlık yapmış abimize ‘Siz Cumhurbaşkanımızın yanına geçin’ diyorum. O da nezaket gösteriyor ‘Murat Bey sen İBB adayısın, sen buraya geç’ diyor. O kadar nezaket sahibi bir abimiz.

“GÜLEREK BU KRİZ YAŞANIR MI?”

Gülerek bu kriz yaşanır mı? Halk TV ‘protokol krizi var’ diye yazdı. Nasıl bir krizmiş de bu birbirimize gülerek ‘siz oraya geçmeniz lazım’ diyoruz. Peki İstanbul’un gündemi bu mu? Binali Abimiz ‘Sen adaysın, gel burada dur’ diye çekiştirdi beni hatta. Bu maalesef şu an CHP’li adayın yürüttüğü bir siyasi senaryo.”

İMAMOĞLU İLE DAVET POLEMİĞİ

Aslında olan bir şey yok. 5 yılda olanların aynısını yaşıyor İstanbullular. Büyükşehir belediye başkanı Sirkeci-Kazlıçeşme hattının açılışıyla alakalı davet edildiğini, bu davete katılacağını, parasını kendisinin ödediğini ifade ediyor. Parası Ulaştırma Bakanlığı tarafından ödenen, her ne hikmetse başkan bu törene katılma kararı almış. Bir polemik üretebilir miyim diye düşünce içerisinde. 5 senedir gördüğümüz tablonun farklı tezahürü. Kurdukları siyasi senaryo işlemedi. Bugün koltuğu boştu, gelmedi.

“İMAMOĞLU DEVLETİN HİÇBİR PROTOKOLÜNE UYMAMIŞ BİR BELEDİYE BAŞKANI”

Yeri de ayrılmıştı. Sayın Ekrem İmamoğlu, 5 yıllık dönemde devletin hiçbir protokolüne uymamış bir belediye başkanı. Yeri gelmiş bakanlara laf yetiştirmiş. Yeri gelmiş Cumhurbaşkanımıza, milletin iradesiyle seçilmiş Cumhurbaşkanımıza ağza alınmayacak laflar etmiş. Yeri geldi ‘Bizi engellediler, yaptırmadılar’ polemiğiyle ama ‘neyi engelledik’ diye sorulunca cevabı olmayan başkan profili çiziyor. İstanbul’la ilgili hayali olmadığı için gündemi İstanbul dışına taşıma içinde.

Bir tivit attım bugün. Kuyrukta bekleyen yüzlerce binlerce İstanbullu çile çekiyor. Bugün bir annemiz ağlayarak ‘Bir an önce gel de bizim evimizi yenile, deprem korkusuyla yaşamak istemiyorum’ diyor. Gençler geleceğe daha güvenle bakmak istiyor. İBB Başkanı her zamanki gibi törene davet edildim mi, edilmedim mi peşinde. Sancaktepe’de kredisi bulunmuş metro inşaatının temeli açılmış. Artık iş yürüyor. Gelip oraya hafriyat döken bir belediye başkanından bahsediyoruz.

“BUGÜNE KADAR BÜTÜN TÖRENLERE ÇAĞIRMIŞIZ”

Ben İstanbulluların mutluluğu ile mutlu olmak istiyorum. Sirkeci-Kazlıçeşme tren istasyonu açılışı benim halkımı sevindiren durum ben de o sevince ortak olmak istiyorum deyip ara, Herkes sana ‘gel’ der. Biz bugüne kadar bütün törenlere çağırmışız. Niye gelmemiş? Ayasofya’ya davet edildi, orada da telefon edildi, edilmedi meselesi. Ne gerek var bu polemiklere? Bu polemikler olmasa onu konuşan kimse yok ki!

“İSTANBUL’UN CİDDİ SORUNLARI VAR”

Neticeye baktığımızda hiçbir şey. Altı boş. İstanbul’un ciddi sorunları var. 31 Mart’ta İstanbullu hemşehrilerimiz bir tarafta deprem, ulaşım, İstanbul’un geleceği ile dertlenen o projeleri yapmak isteyen, geçmişinde verdiği sözleri tutmuş adayla, 5 yıldır farklı farklı gündemlerle, ki bunların hiçbiri İstanbul değil, farklı gündemleri ulusala taşımak isteyen bir irade yarışacak.

“DEPREMLE İLGİLİ VERDİĞİ SÖZÜ TUTMAMIŞ”

Depremle ilgili verdiği sözü tutmamış. Metroda 8 kilometre yapmış. 5 bin küsur konut yapmış, 110 bin konut yapacağım deyip. Niye onu konuşmuyor? Reklama 100 milyonlarca para harcayıp ayırdığını konuşsana. Bunları konuşacak ellerinde done yok. Eser yok.

“SORUNLARIN BİRİNCİSİ TRAFİK SORUNU”

Hemen hemen bütün ilçelere gittik. Her ilçede, mahallede öyle büyük bir coşku ile karşılaşıyoruz ki. Büyükçekmece’ye gittik, altyapı sorunu var. Artık insanlar bıkmış, usanmış. Bahçelievler’de bir sokağa gittik. Vatandaşlar geliyor sarılıyor. ‘Sen bizim muradımızsın’ diyor. İstanbulluların geneline sorsanız. Sorunların birincisi trafik sorunu. Artık bir çile haline gelmiş. İnsanlar gerçekten metrobüs kuyruklarında 3. dünya ülkesinde olmayan görüntüleri görmekten bıkmış, usanmış.

“5 SENE BAKANLIK YAPTIM, EVİMDE OTURMADIM”

Deprem riski yaşıyorlar. Sosyal yardımlarla adaletsizlikten şikayetçi. Öğrenciler şikayetçi. Büyükçekmece’ye gidiyorsunuz, bir tane kapalı spor salonu yok. Niye yapılmaz? Bunları çözecek bir umut olarak bizi görüyorlar. Bizim ne yaptığımızı biliyorlar. 5 sene bakanlık yaptım. Evimde oturmadım ki. Selde, depremde, yangında milletin yanına koştum.

“ANKETLERDE BUGÜN 1,5 PUAN ÖNDEYİZ”

Aday olduktan sonra anket yaptım. 2,5-3 puan gerideydik. Projelerimizi açıkladık. Biz öne geçtik. Bugün 1-1,5 puan öndeyiz. Bunların hazmedemediği konular bu zaten. Telaşları bundan. Murat Kurum öne geçer. Siz bu insanların sorunlarına yüzünüzü dönerseniz, insanlar da size cevabı verir. Bunu gördükleri için ‘acaba ne yapsak’ telaşı içindeler. Bizim hesap veremeyeceğimiz hiçbir şey yok. Alnımız ak. Biz İstanbul’un sorunlarını çözmek için meydana çıkmışız. Milletimizin teveccühleriyle, arzusuyla çıkmışız.

Daha öncesinde de anketler yapıldı. Orada da milletimiz bizi istedi, arzuladı. Sayın Cumhurbaşkanımız da takdir etti, bizi aday gösterdi. O coşku heyecan ve teşkilatlarda her geçen gün üstüne koyarak devam ediyor. Vatandaşla iç içeyiz. Biri kolumuzdan, biri gömleğimizden çekiyor, fotoğraf çektirelim diyor. Biri slogan çıkarıyor cebinden.

BAŞAK DEMİRTAŞ’IN ADAYLIĞINI GERİ ÇEKMESİ

Hanımefendi ilk başta aday olacak diye duyurdular. Başak Demirtaş. Adaylığını ilan etti. Aradan 3-5 gün süre geçti. Sonra bir yerlerden talimat geldi, adaylığını geri çekti. Meral Hanım ile Murat Bey eş başkanlık anlayışı çerçevesinde aday gösterildiğini söylediler. Sonra kent uzlaşıcı yapacağız dediler. Belediye başkanlıklarda uzlaşı içerisinde olduğunu söylediler. Kandil’de sözde elebaşlarından biri açıklama yaptı. Bu ittifaka sizi yönlendiriyoruz, bu ittifaka oy vermeniz gerekir diye aleni şekilde oradan talimat verdi.

“TÜM İSTANBULLU KARDEŞLERİMİZİN OYUNA TALİBİZ”

Böyle bir süreç yaşıyoruz. Nereye gideceğini zaman gösterecek. DEM ideoloji üzerine kurulmuş bir parti. İlçelerde ittifak yaparlar, kapı arkasında gizli pazarlıklar vardır, bilmiyoruz. Sizce İstanbullu insanlar, burada yaşayanların böyle derdi var mı? Bu yerel seçimse herkesin oyuna talibiz. Burada yaşayan tüm İstanbullu kardeşlerimizin oyuna talibiz. Bunun içinde Kürt, Laz, Çerkez, Alevi, Zaza kim varsa.

Cemaatlerin oylarına, azınlıkların oylarına talibiz. İstanbul’da yaşayanların hayatını kolaylaştırmak adına bu hizmetleri yapmak üzerine aday olduk. Şöyle ittifak varmış, kirli ittifak arayışları varmış bizi ilgilendirmiyor. Biz hayallerimizi gerçekleştirmek üzere İstanbullularla inşallah 31 Mart akşamı hep birlikte kazanacağız.

“81 İLDE BENİM HİZMETİM VAR”

Deprem oldu, sel oldu, oy verirsen evini yapmam, arıtma tesisini getirtmem diye hizmet olur mu? 81 ilde benim hizmetim var. Tüm partilerin yönettiği ilçelerde benim eserim var. Sonuçta biz devlet yönetiyoruz. Belediye başkanı demek şehri emini demek. Emin eller demek. 22 yıldır yaptıklarınıza baktığınızda cevabı net şekilde ortada. 208 üniversiteyi şehirlerimize kazandırabilmek. Şırnak’ta, Ağrı’da ne varsa başka illerde de olsun. İstanbul’da olanlar Batman’da, Siirt’te de olsun anlayışıyla çalışan partiyiz.

“MİLLETİMİZE EŞİT MESAFEDE DURARAK HİZMETLERİ GÖTÜRMEK ZORUNDAYIZ”

Burada yaşayan 85 milyona bu hizmetleri götürebilmek için mücadele eden bir anlayışız. Milletimize eşit mesafede durarak bu hizmetleri götürmek zorundayız. Nasıl depremlerde bir oluyoruz, acılarımızda beraber oluyoruz. O bölgeyi ayağa kaldırmak için mücadele ediyoruz. 15 Temmuz’da hep birlikte meydanlara inerek geldik. Vatan toprağı için şehitler verdik. O şehitlerin içinde herkes var. Burada sayın Cumhurbaşkanımızın ifade etmek istediği husus şu. Burası da devlet yönetimin bir parçasıdır.

“DEVLETTE DEVAMLILIK ESASTIR”

Devlette devamlılık esastır. Ben aldım, yaptım, yapmadım. Metro ihalesini iptal edeyimle bu devlette devamlılık sağlanmaz. Seçimden hemen sonra boy boy arabaları Yenikapı’ya dizeceksiniz. Sonra o arabalardan daha fazlasını başka firmadan temin edeceksiniz. Sonra israfı bitirdik diyeceksiniz.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/murat-kurumdan-binali-yildirim-sorusuna-yanit-cumhurbaskanimizin-yanina-gecmesini-soyledim-gulerek-bu-kriz-yasanir-mi/feed/ 0
Saadet Partisi Genel Başkanı Karamollaoğlu: Gazze’deki vahşeti seyretmekle yetiniyoruz https://www.kanal7haber.com.tr/saadet-partisi-genel-baskani-karamollaoglu-gazzedeki-vahseti-seyretmekle-yetiniyoruz/ https://www.kanal7haber.com.tr/saadet-partisi-genel-baskani-karamollaoglu-gazzedeki-vahseti-seyretmekle-yetiniyoruz/#respond Sat, 25 May 2024 21:27:34 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7549 Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Eski Başbakan Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın anma töreni ve belediye adayları tanıtımında konuştu, Karamollaoğlu, “Dünyanın en büyük vahşetini Gazze’de seyrediyoruz. Maalesef seyretmekle yetiniyoruz. Ellerinde güç olanlar iktidarda bulunanlar ‘kınıyorum’ diyor. Senin lafla kınamanın ne faydası var. Allah aşkına, insanlar katlediliyor. Senin her gün limanlarından kalkan gemiler o katliamı yapanlara silah taşıyor, malzeme götürüyor, karınlarını doyuruyor. Arkasından  da kınıyormuş hadi oradan” dedi.

Eski Başbakan Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ı Anma ve Milli Görüş Belediyeciliği Başkan Adayları Tanıtımı Programı İstanbul Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Saadet Partisi’nin İstanbul Belediye Başkanı adayı Birol Aydın şunları söyledi:

“Erbakan hocamızın 13. seneyi devriyesini bu toplantı ile anıyoruz… Ben sizlere kıymetli teşkilat mensuplarımıza her zaman her seçimde olduğu gibi canımızı dişimize takarak, yapmış olduğumuz çalışmaların ne kadar önemli olduğunu ama bu seçimler için sorumluluğumuzun ne kadar daha önemli olduğunu hatırlatmak isterim. Kararlarımızın il ve ilçe planlamalarımızın yerine getirilmesi için kapı kapı ev ev insanlarımızla dolaşalım.

“BİZİM EN MEGA PROJEMİZ, EN MEGA PROJEMİZİN OLMAYIŞIDIR”

Bizim İstanbul’umuzun çözülemeyecek sorunu yoktur. Bizim en mega projemiz en mega projemizin olmayışıdır. Bizim en büyük projemiz beslenme saatinde sınıfın bir köşesinde aç karnına bekleyen yavrumuzun derdine derman olmaktır.   Bizim en mega projemiz, hayatının 10-15 yılını çoluk çocuğuna ayıracağı saati, trafikte lüzumsuz yere geçireceği bu vakti ailesine ayırmasına imkan sağlayacak çözümü oluşturmaktır. Bizim en mega projemiz, işsiz gencimizin iş bulmasına vesile olmaktır. Bizim en mega projemiz, devlet okullarındaki tuvaletlerin temizliğidir. Bizim en mega projemiz, İstanbul’un sokaklarını işgal eden bir kısım fuhuş çetelerine fırsat vermemektir. Bizim en mega projemiz, İstanbul sokaklarını tutmuş madde ve uyuşturucu çetelerinin kökünü kazımaktır.”

“BUNDAN SONRA BÖYLE BİR İTTİFAK SÖZ KONUSU DEĞİL”

Karamollaoğlu ise tanıtım programında şunları söyledi:

“İktidarda bulunanlar her zaman iktidarda kalabilmek için bütün imkanları kullanacaklar. Bunun için bazı adımlar attık ama kazanma ihtimali çok yüksek gözükmesine rağmen sonuçta çok cüzi bir oy farkıyla Cumhurbaşkanlığı kaybedildi. Şimdi kendi normal dönemimize geldik, şartlarımıza döndük. İttifak belli bir maksatla yapıldığı için artık bundan sonra böyle bir ittifak söz konusu değil. Bundan dolayı da biz Ankara’mızda da İstanbul’da da belediye başkan adaylarımızı gösteriyoruz.

“BİZ İSTANBUL’U SARSACAK YENİ BİR ANLAYIŞA MAZHAR OLACAĞIZ”

Seçimlerde başarılı olabilmenin en önemli şartı seçimi kazanacağına inanmasıdır bir insanın. Çünkü inandığınız zaman büyük fedakarlıklarda bulunabilirsiniz. İnandığınız zaman takatinizin son noktasına gayret gösterirsiniz… Milli görüş belediyeciliği tarihe damgasını vuran bir belediye anlayışıdır. Biz İstanbul’u sarsacak yeni bir anlayışı hakim kılacak ve cenabı hakkın lütfuna mazhar olacağız.

“KINIYORMUŞ, HADİ ORADAN”

Dünyanın en büyük vahşetini Gazze’de seyrediyoruz. Maalesef seyretmekle yetiniyoruz. Ellerinde güç olanlar iktidarda bulunanlar ‘kınıyorum’ diyor. Senin lafla kınamanın ne faydası var. Allah aşkına, insanlar katlediliyor. Senin her gün limanlarından kalkan gemiler o katliamı yapanlara silah taşıyor, malzeme götürüyor, karınlarını doyuruyor. Arkasından  da kınıyormuş hadi oradan. Sen kim, bu mücadeleyi yürütmek kim? İçinden geçtiğimiz dönem herhalde dünya siyasetinde ender rastlanan bir dönem. Hakikaten idrak etmekte acziyet içine düşüyorum. İktidar niye miting yapar yahu. İktidar niye miting yapar. İktidar kendi iktidarsızlığının farkına vardığı için mi olacak miting yapalım diyor. Vay aciz insanlar vay. Bu acziyet içine düşenler ülkemizi ayağa kaldıramazlar…

“BU SEÇİMLERDE KAZANMANIN ÖN ŞARTI KAZANACAĞIMIZA İNANMAKTIR”

Biz yeniden bütün ülkemizi karış karış gezmeye, taramaya ve onların gönlünü almaya mecburuz. Gönlünü alacağı ki oyunu da alabilelim. Biz bu dönem her ilde seçime giriyoruz. Şu anda biz Gelecek Partisi ile ittifak içerisindeyiz. Bundan dolayı seçime giderken her yerde müşterek bir aday çıkarmak yerine yeri geldiğinde donlardan da bazı adayların çıkmasını biz de arzu ettik. Belli illerde Gelecek Partisi adayı aday olarak bazıları bizim amblemimiz altında bazıları da kendi amblemleri altında seçime girdiler. Bu seçimlerde kazanmanın ön şartı kazanacağımıza inanmaktır.

Biz, içinde yaşadığımız ilçeye ile hizmet etmek için varız Birinci önceliğimiz halkımızla iç içe yaşayacağız kapımız onlara her gün açık olacak ya da hafta da bir. Onları kendi binamızda misafir edeceğiz, dertlerini dinleyip çözüm üreteceğiz. Bunları yaptığımızda halkımızın gönlünü kazanmış oluruz. Bu müjdeyi İstanbul’da yaşayan kardeşlerimize verin.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/saadet-partisi-genel-baskani-karamollaoglu-gazzedeki-vahseti-seyretmekle-yetiniyoruz/feed/ 0
Survivor 2024 All Star… CEZALAR AÇIKLANDI, ÜÇÜNCÜ ELEME ADAYI BELLİ OLDU! https://www.kanal7haber.com.tr/survivor-2024-all-star-cezalar-aciklandi-ucuncu-eleme-adayi-belli-oldu/ https://www.kanal7haber.com.tr/survivor-2024-all-star-cezalar-aciklandi-ucuncu-eleme-adayi-belli-oldu/#respond Sat, 30 Mar 2024 21:03:36 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5772 Survivor 2024 All Star’da ilk eleme adayı Hakan Hatipoğlu olmuştu. İkinci eleme adayını belirleyecek dokunulmazlık oyununda yarışmacılar arasında gerginlik hat safhaya çıkmış, hem takım içi hem de karşı takımlar kavgalar yaşanmıştı.

Bir önceki bölümden süre yetersiz olduğu için cezalar açıklanamamış sadece ikinci eleme adayı belli olmuştu konseyde. İkinci eleme adayı Mustafa Kemal olduktan sonra bu bölümde Acun Ilıcalı Acun Ilıcalı yarışmacıları dinledikten sonra verilecek cezaları açıkladı.

Heyecan dolu yarışmadan öne çıkanlar şu şekilde:

PINAR YAŞADIĞI TARTIŞMAYI ANLATTI

Pınar Saka, “Bugün seçmeleri yaparken birbirimizle konuşmadan iletişim eksikliği yaşadığımız bir durum söz konusu oldu ve Mavi takımın geri almak için ölüp bittiği Nefise maalesef oyun dışı kaldı.

Kendi aramızda konuşurlarken de ben hafif olduğum için seçtim bana mı yükleniyorsunuz diye Sema söze girdi. Ben ona buradaki konumuz hafiflik ağırlık değil, burada Nefise’nin oyun dışı kalmaması gerekiyordu.

Konuşmadan çıkmayalım diyoruz bunu söylüyoruz sadece ama hafiflik konusuna giriyorsan da çokta hafif değilsin dedim. Sinirlendi, sen böyle birisinin işte, senin hakkında ben biliyorum neler konuşacağımı, neler yapacağımı gibi şeyler söyleyince konuyu orada kapattık.

Sonrasında tabi çadırımıza gittiğimiz zamanda tekrar bu konu konuşuluyordu. Kızlar da tekrar biz kendi aramızda belirleyip ona göre çıkıyoruz konusu konuşuluyordu. Ona kimse bir şey söylemediği halde bana sen kes sesini, sen işine bak, sana mı soracağım?

Tarzında yaklaşımı olunca otomatikman beni tahrik etmiş oldu. Bende ona bir şeyler söylemiş bulundum.” dedi.

SEMA KENDİNİ İFADE ETTİ

Sema Aydemir, ” Kötü bir niyetim yoktu. Nefise de biliyor zaten ben Nefise’yi dışarıda bırakmak için zaten bir hamle yapmam. Zaten Gizem’le o seçseydi olay buralara gelmiyordu. Ben bunu açıklamaya çalıştım dedim ki, kiloyu konuşmuştuk ya önce üstekinin zayıf olmasını o yüzden bende

Damla’yla yakınız diye seçtim. Sende Gizem’den az değilsin dedi. Gizem’i hem boy olarak hem de kilomuz farklı bizimle. Sonra kavga başladı, işte Hürrem Sultan dönemi bitti. Artık hiçbir şey istediğin gibi olmayacak. Lohusa kadın gibi gelmişsin, bir kurdelen eksik, zorla geldin.

Birincisi ben iki ağır ameliyat geçirdim. Zaten normalde beyaz bir insanım, beyazım diye de birsürü şey söylendi. Hiç kimseye alınmadım. Him kimseye kırılmadım. Çok iyi olduğum dönemde de hiç kimseye böyle davranmadım. Kimsenin kilosuyla nesiyle böyle kırıcı konuşmadım” ifadelerine yer verdi.

‘SENDE NE DEĞİŞİM OLDU?’

Kardeşine söylenen sözlerden sonra dayanamayıp Pınar’ın üstüne koşan Seda şu ifadeleri kullandı:

Kardeşlik bağı bu hayattaki en önemli bağdır. Ayrıca biz tek yumurta ikiziyiz. Hiç kimse benim kardeşimin fiziksel görüntüsüyle dalga geçemez, laf sokamaz. O zaman bende sorarım 3 günlük gelmiş Sema, iki ameliyat geçirdi.

Antreman yaptığı süreçte yemeğini bile yapamayan kardeşime ben baktım ama sorarım ki iki aydır sen buradasın sende ne değişim oldu? O her zaman Sema Aydemir’dir. Senin kardeşliğin nasıldır bilmem, benim kardeşliğim böyle.

HAKAN HATİPOĞLU YAŞADIKLARINI ANLATTI

Hakan Hatipoğlu, “Kötü söz için her zaman üzülüyorum söylediğim zaman ama bende çok yüksekken kendimi tutamıyorum. Bugün onu düşündüm söylediğim kavga ya da tartışma anında söylediğim laflar evet kötü söz ama içeriğinde söylediğim şeyler değil.

Belki burada ağzımdan otomatikman çıkıyor. Belki karşı tarafı kırıyor. Hasar veriyor ya bi aksiyona geçmesini sağlıyor. O kelimeyi anlamıyla söylemediğimi düşünüyorum.

Belki kendimi böyle teselli ediyorum ama o lafı içeriğiyle söylemek gibi bir amacım yok. Hiç kimseye karşı, çünkü üzülüyorum.” dedi.

‘HERKESE VİTESİM BU OLABİLİR’

Ogeday, “Önce bizi izleyenlerden kendi ailemden ve onun ailesinden özür diliyorum. Çünkü bu görüntüleri vermemiz gerekiyordu. 3.sezonumdayım bu zamana kadar hiç bu noktaya gelmedim ama eğer ki benim şahsım üzerinden benim canım kanım dediğim birisine kötü söz kullanıyorlar kimse kusura bakmasın.

Herkes için söylüyorum ve kimseye yapmayacağım için söylüyorum herkese vitesim bu olabilir” ifadeleri kullandı.

YASİN VE ATAKAN ARASINDA GERİLİM

Avatar Atakan, ‘El kol sallayarak gelirsen geri dönemeyebilirsin’ dedi. Yasin’in davranışlarına cevap verdiği için de Yasin kayıtsız kalamadı. Yasin, ‘Hayırdır nereye geri dönemiyorsun’ cevabını verdi. İkili arasında küçük çaplı bir gerilim yaşansa da tatlıya bağlandı.

ACUN ILICALI CEZALARI AÇIKLADI

Hakan’a 2 ödül, Bozok’a 2 ödül, Ogeday ve Seda’ya da fiziksel çabalarından ötürü 2 ödül ceza verildi

ÜÇÜNCÜ ELEME ADAYI

Survivor All Star’da dokunulmazlık oyununu Mavi takım kazandı. Kırmızı takımdan konseyde en fazla Bozok’un ismi çıktı. Hakan ve Mustafa Kemal’den sonra üçüncü eleme adayı Bozok oldu.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/survivor-2024-all-star-cezalar-aciklandi-ucuncu-eleme-adayi-belli-oldu/feed/ 0
İstanbul’da Filistin protestosunda saldırıya uğrayan kişiye hapis cezası talebi https://www.kanal7haber.com.tr/istanbulda-filistin-protestosunda-saldiriya-ugrayan-kisiye-hapis-cezasi-talebi/ https://www.kanal7haber.com.tr/istanbulda-filistin-protestosunda-saldiriya-ugrayan-kisiye-hapis-cezasi-talebi/#respond Sun, 24 Mar 2024 21:48:35 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5588 İstanbul’da Filistin’de yaşananları protesto etmek için toplanan grupta yer alan ve elinde Kelime-i Tevhid bayrağı bulunan kişiye ‘sen tam bir Arap sevicisisin’ diyerek saldırdığı iddia edilen Ege Akersoy’un yargılandığı davada mütalaa açıklandı. Savcılık, sanığın 2 ayrı suçtan 4 yıla kadar hapis cezasına çarptırılmasını talep etti.
Beyoğlu’nda 1 Ocak 2024’de Filistin’de yaşananları protesto etmek için toplanan grupta yer alan ve elinde Kelime-i Tevhid bayrağı bulunan İsmail Aydemir’e (48) ‘sen tam bir Arap sevicisisin. Arap kültürünü savunuyor’ diyerek saldırdığı iddia edilen sanık Ege Akersoy’un (25) yargılanmasına devam edildi. İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada müşteki İsmail Aydemir ile tarafların avukatları hazır bulundu.
“Kızdı bana ve bir anda kuvvetli bir yumruk yedim, vuracağını dahi hissetmedim bir anda vurdu”
Duruşmada söz alan müşteki Aydemir, “Mitinge gitmiştim, mitingden döndüğüm sırada sanık Akersoy bir anda karşıma çıktı. Bana ‘burası Türkiye, Arap seviciliği mi yapıyorsun, Arap kültürünü mü savunuyorsun’ gibisinden diyerek kızdı bana ve bir anda kuvvetli bir yumruk yedim, vuracağını dahi hissetmedim bir anda vurdu. Bir müddet yerde kaldım. Sonra vatandaşlar geldi ve müdahale ettiler. Sanığa ‘sen Müslüman değil misin’ dedim bana ‘Müslümanım’ dedi. Sanığa ‘sen Türksen ben de Türküm, ne vuruyorsun’ dedim. Öfkelendi, vurdu. Şikayetçiyim” dedi.
Yaralanmasına neden olacak şekilde darp ettiği aktarıldı
Duruşmada esasa ilişkin mütalaasını açıklayan Cumhuriyet Savcısı, sanık Akersoy’un müşteki Aydemir’i yumruk vurmak suretiyle basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaralanmasına neden olacak şekilde darp ettiğini, ayrıca müştekiye ‘Sen tam bir Arap sevicisin, Arap kültürünü savunuyor’ şeklindeki sözlerinin ise ‘halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme’ suçunu oluşturduğunu aktardı.
4 yıla kadar hapis talebi
Açıklanan mütalaada, sanık Akersoy’un ‘basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde kasten yaralama’ ve ‘halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme’ suçlarından toplamda 1 yıl 4 aydan 4 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.
Açıklanan mütalaaya karşı savunma yapan sanık avukatı, mütalaaya karşı savunma hazırlayabilmek için mahkemeden süre talep etti.
Ara kararını açıklayan mahkeme, sanık avukatlarına açıklanan mütalaaya karşı savunma yapabilmeleri için süre verilmesine hükmederek duruşmayı erteledi.
Olayın geçmişi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, şüpheli Ege Akersoy’un kamuya açık alanda Filistin’de yaşanan olayları protesto etmek için toplanan grupta yer alan ve üzerinde Arapça ifadeler bulunan bayrağı taşıyan müşteki İsmail Aydemir’e ‘sen tam bir Arap sevicisisin… Arap kültürünü savunuyor’ şeklinde sözler söylediği ve söylemleri ile halkın sosyal sınıf, ırk veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik ettiği anlatıldı. Hazırlanan iddianamede şüpheli Ege Akersoy’un ‘halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme’ ve ‘kasten yaralama’ suçundan toplamda 1 yıl 4 aydan 4 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.
Tahliye edilmişti
Öte yandan mahkemece hazırlanan tensip zaptında, Akersoy hakkındaki tutukluluk tedbirinin ölçülü olmayacağı, ‘halkı kin düşmanlığa alenen tahrik etme’ suçunun ise değişme ihtimali de dikkate alınarak tahliyesine karar verilmişti. Akersoy’a yurt dışına çıkış yasağı tedbiri uygulanmasına da hükmedilmişti. – İSTANBUL

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/istanbulda-filistin-protestosunda-saldiriya-ugrayan-kisiye-hapis-cezasi-talebi/feed/ 0
Yücel Çakmaklı’nın kayıp filmi “Kabe Yollarında” izleyiciyle buluştu https://www.kanal7haber.com.tr/yucel-cakmaklinin-kayip-filmi-kabe-yollarinda-izleyiciyle-bulustu/ https://www.kanal7haber.com.tr/yucel-cakmaklinin-kayip-filmi-kabe-yollarinda-izleyiciyle-bulustu/#respond Sat, 23 Mar 2024 21:21:35 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5547 Yönetmen Yücel Çakmaklı’nın 1969’da çektiği kayıp filmi “Kabe Yollarında”, 55 yıl sonra sinemaseverlerle buluştu.

Birkaç yıl önce Almanya’da bulunan bir VHS kopyadan restore edilen filmin İstanbul’daki ilk gösterimi, Taksim Camii Kültür Sanat Merkezi’nde gerçekleştirildi.

Gösterimin ardından düzenlenen söyleşiye katılan yönetmen ve yapımcı Nazif Tunç, 55 yıl önce çekilen filmin önemine işaret ederek, bu yapımın ardından Çakmaklı’nın “Birleşen Yollar”, “Oğlum Osman”, “Kızım Ayşe”, “Çile”, “Zehra”, “Küçük Ağa” ve “Minyeli Abdullah” filmlerine imza attığını dile getirdi.

Filmin ortaya çıkış sürecine de değinen Tunç, şunları kaydetti:

“22 yaşında bir genç, filmin yapımcısı Ali Osman Emirosmanoğlu, Mahmutpaşa’da bir manifaturacı ailenin oğlu. Sürekli kamera elde ya da omuzda. Negatif 16 mm. Çok başarılı. Tek kamerayla bu kadar görüntünün toplanması ve iyi açılardan meselenin yansıtılması anlamında hakikaten o üçlüden bir sacayağı oluşmuş. Yapımcı Emirosmanoğlu, yönetmen Yücel Çakmaklı. Ali Yaver de görüntü yönetmeni olarak gitti. Müzikler ayrı önemde. Cüneyd Orhon oldukça başarılı. Belgeseli Kartal Tibet’inden, Yılmaz Güney’ine bütün o eski filmlerin jönlerini, starlarını konuşan baba ses, Abdurrahman Palay seslendiriyor.”

Nazif Tunç, belgeselin Anadolu’da bir hasreti karşıladığını belirterek, “1926’dan 1946 yılına kadar Türkiye’den hacca gidecek hiç kimseye pasaport verilmemiş. 20 sene Anadolu’dan hacca gitmek yasaklanmış neredeyse. 20 yıl sonra o birikmiş olan Hac ibadetinin hasretini karşılayan filmlerden biridir. Bu yolculuk biraz bize manevi hac rehberini de göstermiş oldu.” diye konuştu.

“Yücel Çakmaklı ile 1967’de tanıştık”

Türkiye’nin ilk çizgi film yapımcılarından, yönetmen ve senarist Ali Osman Emirosmanoğlu ise 1966’da sinema hayatının başladığını söyleyerek, “Ben ilahiyat birinci sınıfa giden bir talebeyim. O yaşlarda da her halde biraz faalmişim ki, Mahmutpaşa’da babamın manifatura dükkanının altında bir dükkan açmak nasip oldu. Türkiye’de perakende satış yapan hiç perdeci yoktu, hep manifaturacılar vardı. Babama bir perdeci dükkanı açacağımı söyledim. 20’li yaşlarımdayım. ‘Manifaturacılar perde satıyor sen niye açacaksın’ dedi. İhtisaslaşma olacak dedim ve orada belki de ilk perdeci dükkanını açtım. Tül imalatçılarından tül aldım. Perdelere asılan patiskadan başlayarak, diğer kumaşlarla, sırf perdeci olarak açtım.” dedi.

Emirosmanoğlu, sinemaya ilgisinin o yıllarda başladığına işaret ederek, şu bilgileri verdi:

“Bir taraftan da sinema merakımdan dolayı Türkiye’de ne kadar sinema kitabı varsa aldım okudum. Dergilere abone oluyordum. İki kuruluş var o zamanlar. Yücel Çakmaklı da oraya geliyormuş. Türk Sinematek Derneği ve Türk Film Arşivi, onlara da devam ediyorum. Orada Yücel’i görüyorum ama tabii tanışmıyoruz. İlahiyatta, onun hemşerisi bir arkadaş, ‘Benim sinemaya meraklı bir arkadaşım var. Senin de ilgin va. Sizi tanıştırayım.’ dedi ve Yücel’le 1967’de tanıştık. Buralarda toplanıyoruz, yönetmenleri seçerek filmlere gidiyoruz.”

Daha sonra Çakmaklı’ya film şirketi kurma teklifinde bulunduğunu vurgulayan Emirosmanoğlu, “Çakmaklı, ‘Niye olmasın.’ dedi. Benim iş üçe çıktı. Bir tarafta perdeci dükkanı, bir tarafta ilahiyatta okuyorum, bir tarafta da ‘Taksim’de bir yer tutalım. Büro açalım.’ dedim. Taksim Han vardı, onun üst katlarında iki oda tuttuk. Orada başladık. Ankara’ya film siparişi alabilir miyiz diye gittik bir şey çıkmadı. 1968 yılında dedim ki, ‘Yücel madem bir şey yapamıyoruz, benim biraz birikimim var, biraz da borç alayım tanıdıklarımdan ve bir Hac filmi çekelim.’ Belki o teklif etti, tam hatırlamıyorum. Beraber karar vermişiz. Onun yakın arkadaşı Tarık Buğra’ya güzel bir senaryo yazdırdık. Buğra ile Çakmaklı İstanbul gazetesinde yazıyorlar. Ben de o dönemlerde Tohum ve İslam Medeniyeti dergilerinde sinema yazıları yazıyordum.” ifadelerini kullandı.

“Paramızın üçte biri Kuveyt’te bitti”

Daha sonra film için büyük bir macerayla Mekke’ye gittiklerini söyleyen Emirosmanoğlu, şöyle devam etti:

“Buradan bir arkadaş, ‘Kuveyt’te benim bir tanıdık var. O bu işlere çok meraklı. Size de mutlaka destek olur. Oraya gidin, bütün işlerinizi halleder.’ dedi. Biz de güvendik. Gençlik var. Hac iznimiz yok. Buradan vize almamışız. Kalktık Kuveyt’e gittik. Hiçbir şeyimiz yok. Oradan yardım alacağız da daha rahat çekim yapacağız . Kuveyt’te bir hafta kaldık. Hac yaklaşıyor, bize bir şey yok. Geliyor, gidiyor adamlar ama hiçbir netice yok. Birisi acıdı bize, ‘Size bir şey gelmez. Paralarınızı burada harcıyorsunuz. Ben size yardımcı olayım, hac vizesi alayım. Gidin de bari filminizi çekin.’ dedi. Vizemizi aldı sağ olsun. Biletimiz aktarmalıydı Kuveyt’ten ve Mekke’ye gittik. Paramızın üçte biri de Kuveyt’te gitti. Belki fark ettiniz, o yüzden Medine sahnelerini çekemedik. Gidemedik, paramız bitti çünkü. Yücel de 30 yaşında filan yani çok genç. Ali Yaver biraz tecrübeli, tanınmış kameramanlardan. Macera böyle oldu, orda çektik. Geldikten sonra da burada tamamladık.”

Ali Osman Emirosmanoğlu, İstanbul’a döndükten sonra çekimlere göre Tarık Buğra’nın senaryoyu yazdığını işaret ederek, “Türkiye’den sahneler ilave edeceğiz, dedik. Ona göre yazdı ve öyle çektik onları. 2 bin 400 metre film, 8 kutu kullanmışız. Getirdiklerimizi Film Kontrol komisyonuna verdik. Filme güzellik katan müzikler, ilahiler oldu. Hala bu müzikler için tekrar tekrar seyrediyorum. Mustafa Cahit Atasoy diye Yücel’in çok samimi bir arkadaşı vardı. Müzik alanında belli kariyeri olmuş bir isim. Dini tarafı çok kuvvetli. O zaman da sadece TRT Radyo var müzikle uğraşan, yayın yapan. Televizyon filan zaten yok. Cahit Bey’e rica etti. O da kabul etti. Cüneyd Orhon’la Cahit Atasoy, o sıralarda radyodan dinlediğiniz ne kadar ünlü icracı, sanatkar varsa hepsini koro halinde muhteşem bir şekilde bir araya getirdi, sesler alındı. Bu filmin sesleri, müzikleri daha net olsa dinlemeye doyum olmaz. Hafız Necati Özer okudu. Selim Söyler, ilahiyattan, sinemaya meraklı, dini metinleri, tercümeleri okudu, sesi fena değil. Abdurrahman Palay’ı anlatmaya gerek yok. Türkiye’nin en güzel seslendirmecisi.” dedi.

“Birleşen Yolları 800 liraya çektik”

Filmin 16 mm kopyasını bastırdıklarını sözlerine ekleyen Emirosmanoğlu, “İşletmecilere de vermiştik ama özel bir ekip kurduk. O ekip Anadolu’yu dolaşıyordu. Kayseri’den başladık. Belediyeler ve kuruluşlar yardımcı oldu. Salonlar temin edip, ilan ettiler. El ilanları bastırıldı. Dışarıya kadar insanlar taştı. Çok büyük alaka gördü. Hasılat yaptıktan sonra emanet aldığım borçları ödeyince esnaf şaşırmış, ‘Biz para gelmez diyorduk ama siz iade ettiniz.’ diye. Birleşen Yollar’ın çekilmesine vesile, bu filmdir. Reklam paraları aldık, sermaye oluştu. Elif Film kuruldu. Birleşen Yolları’ı 800 liraya çekmiştik.” ifadelerini kullandı.

Yapımcı Emirosmanoğlu, filmin VHS kopyasını Fatih Ketancı’nın bulduğunun altını çizerek, “Bir ara İlim Yayma Cemiyeti galiba, Eyüp’te bize bir pozitif bir kopyasını gösterdi. O da bir yara oldu bende. 15 sene evvel Yücel Çakmaklı dostumla beraber gittik. ‘Bir film gösterilecek. Siz çekmişsiniz. Gelin.’ dediler. Seyrettirdiler. Adam 16 milimetrelik makinesini getirdi, kopyasını seyrettirdi. ‘Ya hacı, sen bunu bize ver. Sana senet verelim, bir günlüğüne, telesine yaptırıp sana verelim, sen git istediğin yerde oynat. Kopyayı biz bulamıyoruz dedik. Adam inat etti vermedi. Onda hala duruyordur herhalde. Mutlaka duruyordur.” diye konuştu.

Belgeselin negatiflerinin bozulduğunu, pozitiflerinin de oynaya oynaya yıprandığını aktaran Emirosmanoğlu, “Renkli ve renksiz 15 dakikalık kısımlarını o dönem Oğlum Osman filminin içinde seyirciyle buluşturduk.” değerlendirmesinde bulundu

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/yucel-cakmaklinin-kayip-filmi-kabe-yollarinda-izleyiciyle-bulustu/feed/ 0
TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ: Türkiye’nin istikrarını bozmak için Erdoğan’ı durdurmaktan geçiyor https://www.kanal7haber.com.tr/tbmm-baskanvekili-bekir-bozdag-turkiyenin-istikrarini-bozmak-icin-erdogani-durdurmaktan-geciyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/tbmm-baskanvekili-bekir-bozdag-turkiyenin-istikrarini-bozmak-icin-erdogani-durdurmaktan-geciyor/#respond Thu, 14 Mar 2024 21:54:12 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5246 TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ, hem savunma sanayisinde hem ekonomide hem de başka alanlarda Türkiye’nin güçlendiğini belirterek, “Bakıyorlar, ‘Bu gidişi durdurmamız lazım yoksa her şey tehlikeye girecek.’ En önemli sebeplerinden biri bu. Türkiye’nin istikrarını bozmak, Türkiye’nin yükselişini durdurmak. Bunun yolu da Erdoğan’ı durdurmaktan geçiyor. Onun için her oy çok kıymetli.” dedi.
Bozdağ, Onikiler Öğretmenevi’nde düzenlenen Memur-Sen Şanlıurfa İl Divan Kurulu Toplantısı’nda, başörtüsü zulmüne, eğitim ve çalışma hakkının önündeki tüm engellere, yaptıkları düzenlemeler ve attıkları adımlarla son verdiklerini söyledi.
Başörtüsü, eğitim ve çalışma hakkıyla ilgili düzenlemelerin tamamının CHP tarafından Anayasa Mahkemesi’ne taşındığını ancak şimdi kendilerinin de bunlara “evet” dediklerini anlatan Bozdağ, şöyle konuştu:
“Ya senin gücün yetse bunu engellemek için kıyameti koparırdın. Senin gücün yetmedi, takatin yetmedi de mecbur kaldın şimdi ‘biz de evet dedik’ diyorsun. Bu millet ayağa kalkmasaydı sen evet der miydin? Demezlerdi, hala da içlerine tam sindiğini düşünmüyorum. Eğer bir gün dişleri tırnakları tutarsa bunlardan nasıl bir geri dönüşü olur Allah bilir. Biz bilemeyiz ama niyetlerini gizleyemiyorlar, konuşuyorlar. Eğitim hakkında büyük bir adım attık.
Anayasa ‘herkesin seçilme hakkı var’ diyor. Doğru mu? Ama başı örtülü bir kadının seçilme hakkını fiilen uygulayamıyordu Türkiye. Halbuki dünyada kadınlara seçme ve seçilme hakkını en erken veren ülkelerin başında Türkiye gelir, bununla hep gurur duyduk. Ama bakın başınızı örtüyorsanız oy verme hakkınız var. Ama seçilme hakkınız yok. İşte Merve Kavakçı’nın başına gelen olaylar. Milletvekilliği gitti, yetmedi vatandaşlığı gitti, yetmedi çocukları okudukları okullarda linçe uğradı, yetmedi Türkiye’den ayrılmak zorunda kaldı. Ama şimdi hamdolsun bu ülkede başı örtülü kadın milletvekillerimiz, bakanlarımız var. İşte kadınların anayasanın verdiği seçme ve seçilme hakkını uygulamada tam sağlayan da Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğindeki Türkiye’dir.”
“Cumhurbaşkanı’mızın yanında saf tutmak çok kıymetli”
Yerel seçimin önemine de değinen Bozdağ, her yerde Cumhur İttifakı’na karşı birlikte hareket edildiğini ancak bunun kimseye bir şey kazandıramayacağını söyledi.
Bozdağ, Türkiye’de istikrarın devam etmesinin ülkenin kazancı olacağını ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü:
“Cumhurbaşkanı’mıza ve liderliğine karşı dış dünyanın sürdürdüğü saldırıları hep beraber görüyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı’mıza düşmanlıkların altında emin olun İsrail, Türkiye böyle devam ederse 10 sene sonra bu zulmü yapmaya cesaret edebilir mi edemez mi diye endişe ediyorlar. Belki cesareti bile kalmayacak. Sen güçlü olursan kaşını çattığında başkaları ona göre olur. Hem savunma sanayisinde hem ekonomide hem başka alanlarda Türkiye güçleniyor, kendi silahını üretiyor, dünya pazarına giriyor. Bakıyorlar, ‘Bu gidişi durdurmamız lazım yoksa her şey tehlikeye girecek.’ En önemli sebeplerinden biri bu. Türkiye’nin istikrarını bozmak, Türkiye’nin yükselişini durdurmak. Bunun yolu da Erdoğan’ı durdurmaktan geçiyor. Onun için her oy çok kıymetli.
Siyasi hesap ne yapılırsa yapılsın oyları bir istikamette birleştirmek Şanlıurfa için, bizim için de çok kıymetli. Cumhurbaşkanı’mızın yanında saf tutmak çok kıymetli. Dünyanın en güçlü liderlerinden biri olan Cumhurbaşkanı’mızın yolunda yürümek, onunla aynı istikamette koşmak bizim için şereflerin en büyüğüdür. Ben bakıyorum, Allah aşkına siz de bakıyorsunuz Türkiye’yi kim lider ülke yapabilir? Bütün mevcutlara bakın, Tayyip Erdoğan’ın dışında bunu yapacak birisi var mı? Yok. Allah’ın izniyle göreceksiniz, duanız ve desteğinizle 2028’in Türkiye’si daha başka olacaktır. Ben size inanıyorum. Urfa’da, Urfalı hemşehrilerimin her birine inanıyor, her birine yürekten güveniyorum. İnşallah 31 Mart’ta Şanlıurfa yine duracağı yeri kendisi özgür iradesiyle belirleyecek. Cumhurbaşkanı’na ve onun Urfalılara emanet ettiği belediye başkan adaylarına sonuna kadar sahip çıkacaktır.”
“İsrail’in yaptığı büyük bir zulümdür”
İsrail’in Filistin’e saldırılarının dünyanın gördüğü en büyük katliam ve soykırımlardan biri olduğunu vurgulayan Bozdağ, tüm bunların Birleşmiş Milletler’in gözcülüğünde yapıldığını dile getirdi.
İsrail’i, onlara destek veren devletleri, öldürülen kadın, çocuk ve masumları görmeyenleri lanetleyen Bozdağ, şunları kaydetti:
“Buradan bir kez daha söylüyorum. İsrail’in yaptığı büyük bir zulümdür, katliamdır, soykırımdır. İsrail’e destek verenlerin yaptığı da bu katliama, zulme, soykırıma ortak olmaktır. Dünyanın dört bir yanında akan kanın baş faili de çok açık ABD yönetimidir. Nereye elini atıyorsa orası kan gölüne dönüyor. Nereye ‘demokrasi ve hukuk götüreceğim’ diyorsa oradan demokrasi, hukuk firar ediyor. Nereye ‘medeniyet götüreceğim’ diyorsa orası ilkel dönemlere dönüyor. İşte bakın Irak, işte Afganistan, işte Suriye, işte Libya. Şimdi Gazze’de bu eli kanlı İsrail yönetimine verdiği destekle, esas elinden kan damlayanın biri de hiç şüphesiz ABD yönetimidir, İngiltere yönetimidir, Almanya yönetimidir, Fransa yönetimidir. Hep bir araya geldiler. Orada ne yapıyorlar? Bu zulme alkış tutmanın ötesinde verdikleri destekle doğrudan ortak oluyorlar.
İslam dünyasının hali de içler acısı. İşte buradan da hepimizin bir ders çıkarması lazım. Bu kadar ülke var, Türkiye’nin dışında bu kadar gönülden samimi bir duruş ortaya koyanı ben şahsen görmedim. Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti her yerdeki zulme, haksızlığa nasıl rengine, diline, yerine, yöresine bakmadan tavır koymuşsa burada da aynısını koymuştur.”
Programa, AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Cevahir Asuman Yazmacı, Memur-Sen Şanlıurfa Temsilcisi İbrahim coşkun ile sendika üyeleri katıldı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/tbmm-baskanvekili-bekir-bozdag-turkiyenin-istikrarini-bozmak-icin-erdogani-durdurmaktan-geciyor/feed/ 0
Sinan Oğan ile Zafer Partisi’nin İBB Adayı Karamahmutoğlu birbirine girdi! Özdağ’ın sağ kolunun tek kelimelik paylaşımı ise bomba https://www.kanal7haber.com.tr/sinan-ogan-ile-zafer-partisinin-ibb-adayi-karamahmutoglu-birbirine-girdi-ozdagin-sag-kolunun-tek-kelimelik-paylasimi-ise-bomba/ https://www.kanal7haber.com.tr/sinan-ogan-ile-zafer-partisinin-ibb-adayi-karamahmutoglu-birbirine-girdi-ozdagin-sag-kolunun-tek-kelimelik-paylasimi-ise-bomba/#respond Sun, 10 Mar 2024 21:39:34 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5080 Zafer Partisi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Azmi Karamahmutoğlu, katıldığı bir yayında, 14 Mayıs seçimlerinde partisinin cumhurbaşkanı adayı olan Sinan Oğan hakkında, “Sinan Oğan’ın MHP’liliği milletvekili olmayla başlar. Geçmişinde Ülkücülüğü, Türk milliyetçiliği yoktur. Onu tanıdığımda sosyalistti” iddiasında bulundu.

SİNAN OĞAN’IN CEVABI SERT OLDU

Sinan Oğan, Karamahmutoğlu’nun iddialarına X hesabından yaptığı paylaşımla yanıt verdi. “Utanmadan yalan konuşup, iftira atıyorsun.” diyen Oğan, “En son seçimlerde şu an adayı olduğun Zafer Partisi’ne oy vermediğin gibi Türk milliyetçilerini Zafer Partisi yerine CHP’ye oy vermeye çağırıp HDP ile kol kola girmeye davet ediyordun!” ifadelerini kullandı.

Azmi Karamahmutoğlu ve Ümit Özdağ

“SEN BENİ NE ZAMAN TANIDIN?”

Açıklamasının devamında “Görüyorum ki ben cevap vermedikçe sen iftiralarına devam ediyorsun. Ve artık günah bizden gitti” diyen Oğan, şöyle devam etti: “İstanbul gibi aziz bir şehrimize belediye başkan adayı olmuşsun ama utanmadan yalan konuşup, iftira atıyorsun. Güya sen beni tanıdığında ben sosyalistmişim! Sen beni ne zaman tanıdın Azmi Karamahmutoğlu? Sen Mersin’de Meslek Yüksekokulu’nda okuduğunda ben İstanbul’da okuyordum o esnada tanışmadık. Rahmetle andığım İstanbul Ülkü Ocakları eski il başkanı Nihat Çetinkaya ile beraber 1988 yılında İstanbul’da Azerbaycan Derneği’ni kurup Azerbaycan’ın bağımsızlık mücadelesi verdiğimizde tanışmış olamayız zira sen oralarda yoktun, yine rahmetle andığım Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı Başkanı Turan Yazgan hocamla beraberdim, 1989’da Türk Dünyası Atlasını ilk defa olarak ben hazırlamıştım orada da tanışmadık. Ben onların yanında Türk dünyası mücadelesi verdiğimde de tanışmadık. 1990 yılında Rus tankları Bakü’de katliam yaptığında Sovyetler Birliği İstanbul Başkonsolosluğu önüne şahsen 25 bin kişiyi yığıp mitinge liderlik ettiğimde de sen yoktun, orada da tanışmadık. Ardından Azerbaycan’a gittim orada da rahmetli Elçibey’in yanındaydım, orda da tanışmadık seninle.

“KILIÇDAROĞLU SENİ BURUŞTURUP BİR KENARA ATTI”

Sonrasında Azerbaycan’da TIKA Temsilcisi olarak Türk dünyasına hizmet veriyordum ve üniversitede öğrenci yetiştiriyordum, orada da tanışmadık. 2000 yılında Türkiye’ye dönüp Ümit Özdağ ile ASAM’da çalışmaya başladım. Orada da tanışmadık. Yine sonrasında MHP’de Sn. Genel Başkana danışmanlık yaptım, sonrasında da mecliste MHP milletvekiliydim. Buralarda da tanışmadık. Seninle ilk buluşmamız 2015 yılında benim MHP Genel Başkan Adaylığım zamanında İstanbul’da bir ofiste oldu. O zaman bana genel başkan olursam seni partiye yeniden alıp almayacağım sormuştun ve ben de elbette partiden kopan herkesi toparlayacağım demiştim, sen de beni desteklediğini ifade etmiştin. Madem ben sosyalisttim neden benimle görüştün ve desteklediğini ifade ettin? Sonra seni en son Kemal Kılıçdaroğlu’ndan bir vekillik kapmak için HDP ile kol kola görmüştük. Kılıçdaroğlu kimlere kimlere vekillik verdi de seni kullanıp bir vekilliğe dahi layık görmeyip buruşturup bir kenara attı.

“TÜRK MİLLİYETÇİLERİNİ HDP İLE KOL KOLA GİRMEYE ÇAĞIRIYORDUN”

Bir ara ATA ittifakı ve Zafer Partisi’ne oy verip oyunuzu heba etmeyin diyordun. En son seçimlerde şu an adayı olduğun Zafer Partisi’ne oy vermediğin gibi Türk Milliyetçilerini Zafer Partisi yerine CHP’ye oy vermeye çağırıp HDP ile kol kola girmeye davet ediyordun! Bu tiplerin ortak bir özelliği vardır. Ellerinde bir kantar olduğunu, herkesin ülkücülüğünü milliyetçiliğini tartabileceklerini sanıyorlar. Sözüm ona ‘en ülkücü onlar’ oysa ki Kılıçdaroğlu’nun arkasında dolandıklarında o kantarın kendilerini de tarttığını unutuyorlar. Öyleyse açıkça söyleyeyim İstanbul seçimlerinde durduk yere bize iftira atarak kaydedeceğiniz mesafe yok. Aksine ne Sinan Oğan Gönüllüleri’nden ne de Türkiye İttifakı Partisi üyelerinden ve hemşeri gruplarımızda tek bir oy dahi alamayacaksın! Ayrıca ömrünü Türk dünyasına hizmet mücadelesinde geçirmiş ve tüm bunları yapmak sosyalistlik, bir vekillik kapmak için Kılıçdaroğlu’nun kuyruğunda HDP ile kol kola girmek milliyetçilik, ülkücülük öyle mi Azmi Karamahmutoğlu?”

ZAFER PARTİSİ’NDEN TEK KELİMELİK YANIT

Oğan’ın bu çıkışı sosyal medyada konuşulmaya başlarken Zafer Partisi’nden yanıt da gecikmedi. Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Sevdagül Tunçer’in Oğan’ın uzun paylaşımına sadece “Kes!” şeklinde yanıt vermesi dikkat çekti.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/sinan-ogan-ile-zafer-partisinin-ibb-adayi-karamahmutoglu-birbirine-girdi-ozdagin-sag-kolunun-tek-kelimelik-paylasimi-ise-bomba/feed/ 0
Survivor 2024 All Star… HAFTANIN SON ELEME ADAYI BELLİ OLDU! https://www.kanal7haber.com.tr/survivor-2024-all-star-haftanin-son-eleme-adayi-belli-oldu/ https://www.kanal7haber.com.tr/survivor-2024-all-star-haftanin-son-eleme-adayi-belli-oldu/#respond Wed, 14 Feb 2024 09:54:17 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3907

Survivor’da zaman ilerledikçe çekişme ve heyecan doruklara ulaştı. Oyunda Ogeday ile Yunus Emre bir kez daha gerginlik yaşadı.

Dokunulmazlığı da kaybeden Kırmızı Takım’da sinirler iyice gerilmiş durumda. Mavi Takım’da Oyun esnasında Gizem’in kafasına yanlışlıkla Aysu’nun dirseği geldi ve kaşı açıldı.

DOKUNULMAZLIK MAVİ TAKIM’IN

Başa baş geçen mücadelede Mavi Takım oyun finalinde 12-8 Kırmızı Takım’ı yenerek dokunulmazlığın sahibi oldu. Büyük sevinç yaşayan Mavi Takım’da dokunulmazlık sembolünün sahibi ise Poyraz oldu.

Söz alan Yunus Emre “Bugün oyunu kaybettik ama arkadaşlarım elimden geleni yaptı. Issız bir adada sessiz bir gecede Allah’a sığınırım Ogeday beyefendi.

Bugün iyisin yarın düşeceksin. O suratın kireç gibi olacak oyun kaybettiğinde. Ben o takımdayken her zaman yensem de yenilsem de centilmen davrandım, sevdim. Bu takıma gelince aynı sempatikte olamıyorum.

Beni şurada oyun kenarında yakalayıp el hareketi yapıyorsun. Balıksan sana her şeyi hatırlatamam. Bende kurt gibi hafıza var” dedi.

Cevap veren Ogeday “Sen bence benle hiç konuşma zararlı çıkarsın. Sen üslubunla terbiyeli konuşsan hiçbir şey olmayacak. Atakan abin geldi onunla tartışıyoruz biz tatlı-sert ondan öğrenebilirsin.” dedi.

GİZEM’İN KAŞI AÇILDI

Gizem “Aysu bilerek yapmadı. Hiç önemli değil geçecek. Sadece gözümde bir baskı var. Dikiş atılacak, onunda dışında iyiyim” dedi.

KIRMIZI TAKIM NEDEN KAYBETTİ?

Acun Ilıcalı ada konseyinde sordu: Kırmızı Takım neden kaybetti? Sözün verildiği Sercan “Bugün bana sıra gelmedi. Takımın yeni gelen arkadaşlar adına zamana ihtiyacı var fakat çok fazla zamana ihtiyacı yok. Kalitelerini en başında gösterdiler.

Çok kısa zamanda alışacaklarını ve takıma katkılarını devam ettireceklerini düşünüyorum. Bazen ayrışmalar olabiliyor. Birlik olursak iyi bir ivme yakalarız” diye düşünüyorum dedi.

Merve de “Yeni klanların gelmesiyle pozitif bir enerji oluştu. Karşı takımla tartışmalar oluyor ve bu tartışmaların kısa sürmesi gerektiğini düşünüyorum. Artık tartışma görmek istemiyorum.

Bugün de kaybettikten sonra bir tartışma olunca bir mutsuzluğa dönüşünce artık yeter oyuna dönelim oyun kazanalım dedim. Herkes sağ olsunlar oyuna döndü.

Fikir ayrılıklarımız var bu doğru. Ama birbirimizi huzursuz edecek derece değil. Bazı şeyleri konuşarak hallediyoruz artık” dedi.

YUNUS EMRE İLE ORTAM YİNE GERİLDİ

Acun Ilıcalı “Şu net bir şekilde görülüyor ki Yunus Emre’ye uyarılarımın çok bir önemi yok. Oyun kaybedip karşı takıma sürekli sataşan, üslubuyla söylediği sözlerle, programın içerisinde sanki kontrolsüz biri.

Her gün bir sebep bulan, Geçen de söylemiştim, benim çok ümidimin olmadığı, devam etme ihtimalini çok görmediğim bir yarışmacı. Sözü şimdi ona verelim” dedi.

“UYMUYORSA HİÇ PROBLEM DEĞİL”

Söz alan Yunus Emre “Ben bu adamlarla hepsiyle yarıştım. Hepsiyle de yendim yenildim. Özgür abiyle de yarıştım Ersin abi de vardı. Hiçbirisine saygısızlık yaptım mı?

Oyun alanında hareketler yapan bir arkadaş var mıydı burada. Ben de seviyeli bir şekilde yarışmamı sürdürdüm. Ogeday beyefendi ben ne zaman bir kazanç sağlasam döndüm takımımla sevindim. Dönmüş bana ‘seni garanti sayım yaptım’ falan, hayırdır.

Sen kimi nerede oynatıyorsun. Yani ben adamına göre muamele yaparım. Seviye oraya inerse ben daha da alçalabilirim Acun abi. Uymuyorsa bu programa hiç problem değil.

Sizinle burayı paylaşmak çok güzeldi. Sizleri çok seviyorum. Yapacak bir şey yok abi” dedi.

“DAVRANIŞ ŞEKLİN UYMUYOR BİZE”

Acun Ilıcalı da bu sözlerin üzerine Yunus Emre’ye “Davranış şeklin uymuyor bize” dedi.

Ogeday da “Yunus Emre ile biz helalleştik, Dostuz yani, ben ona yükseldim, o bana yükseldi. O benden ben ondan birbirimizden özür diledik. Bir kez daha özür diliyorum kendisinden. Kendi aramızda toparladık ve bir daha da böyle bir şey yaşamayacağız abi” dedi.

Ilıcalı “Daha önce defalarca uyardığım Yunus Emre bu şekilde abuksubuk laflar kullanamaz. Kendini haklı görebilirsin. Ben de diyorum ki; BİZE NE. Ne yapacaksın yani birisi bir şey deyince birini mi döveceksin. O zaman birisi bir şey deyince git ona saldır. Bana böyle dediler şöyle dediler…

Ben seni severim. Bu konu senle benim aramdaki sevgi konusu değil. Senin aşırı derece tehditler saydırman. Duelloya çıksan çıktığın adama saldırıyorsun.

Bugün konuşmaların son derece kabul edilmez. Her dakika tehditler yapıyorsun. Seni şöyle yaparım böyle yaparım. Burası senin tehdit alanın değil” dedi.

3 ÖDÜL CEZA DAHA

Acun Ilıcalı Yunus Emre’ye “Sana 3 ceza daha veriyoruz. Cezandan 3 kalmıştı 3 daha ekliyoruz. Bir daha yaparsan 5 daha vereceğiz. Bir daha yaparsan 5 daha verilecek. Seni de burada zorla tutmuyoruz” dedi.

4. ELEME ADAYI BELLİ OLDU

Konseyde yapılan oylamada Aleyna 4, Gizem 4, Nagihan 2, Merve 2 ve Nefise 2 oy aldı. Bu durumda takım kaptanı Sema eleme adayını belirledi. Sema bir ismi düelloya yolladı. Takım kaptanı olan Sema “Biz direkt dokunulmazlık oyunlarına geldik.

Şu an bir söz hakkımız yok. Şimdi çok alakasız bir şekilde tam da kader kararı bana kaldı. O yüzden Gizem oynadı Aleyna oynamadı. Gizem’in düelloya girmesini istemediğim için, Aleyna diyorum” dedi. Böylelikle Aleyna 4. eleme adayı oldu.

EŞLEŞMELER DE BELLİ OLDU

Eleme adayları; Aysu, Pınar, Sahra ve Aleyna. İlk eşleşme Pınar ile Sahra arasında. İkinci eşleşme ise Aleyna ile Aysu arasında olacak.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/survivor-2024-all-star-haftanin-son-eleme-adayi-belli-oldu/feed/ 0
Mehmet Ali Ağca’nın ‘Yağma’ suçundan yargılandığı davada tanık ifadesi https://www.kanal7haber.com.tr/mehmet-ali-agcanin-yagma-sucundan-yargilandigi-davada-tanik-ifadesi/ https://www.kanal7haber.com.tr/mehmet-ali-agcanin-yagma-sucundan-yargilandigi-davada-tanik-ifadesi/#respond Tue, 13 Feb 2024 21:30:28 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3868 GAZETECİ Abdi İpekçi’ye 1 Şubat 1979’da suikast düzenleyerek öldüren ve 13 Mayıs 1981’de Papa 2. Ioannes Paulus’a düzenlendiği suikast ile elinden ve karnından yaralanmasına neden olan Mehmet Ali Ağca’nın 5 kişiyle birlikte ‘Yağma’ suçundan yargılandığı davada tanık dinlendi. Tanık Ahmet Gülmedi ifadesinde, Bizi görüşmeye çağırdılar. Ağca o görüşmede, müşteki Gökhan’a ‘Sen zenginsin, altında lüks araban var. Bu daireyi bu adamlara vereceksin. Senin 4-5 dairen var, bunlar gariban insanlar. Senin evini de, işine saat kaçta gittiğini de, çocuğunu da biliyorum? dedi. Tehdit etti şeklinde konuştu.

Bahçelievler’de 2021 yılında bir daireyi borçları karşılığı üzerine alan Gökhan Soylu, aralarında soyadını Aslan olarak değiştiren Mehmet Ali Ağca’nın da olduğu 5 kişi ile görüştü. Soylu bu görüşmede, Ağca tarafından çocuklarıyla tehdit edildi. Gökhan Soylu yaşanan olaydan korkması nedeniyle evin devrini Mehmet Ali Ağca’ya verdi. Ev, Ağca’nın kızının adına yapılırken, Soylu olaya ilişkin şikayetçi oldu. Olaya ilişkin 5 sanık hakkında ‘yağma’ suçundan dava açıldı.

Bakırköy 24. Ağır ceza Mahkemesinde bugün görülen duruşmaya taraf avukatları katıldı.

SEN ZENGİNSİN, ALTINDA LÜKS ARABAN VAR. BU DAİREYİ VERECEKSİN

Duruşmada Ahmet Gülmedi tanık olarak dinlendi. İfadesinde, Biz Gökhan Soylu ile birlikte çalışıyorduk. Gökhan, sebze meyve komisyoncusudur. Muhittin Erdal pazarcıydı, bunlar mal alıp satıyorlardı. Kendi aralarında ticaret yapıyorlardı. Muhittin Erdal borçlarından dolayı Gökhan’a çek verdi, çekler karşılıksız çıktı. Bunlar da borçlarına karşılık daireyi sana verelim dediler. Ancak dairenin üstünde kredi borcu varmış. Daireyi borçlu şekilde Gökhan’a verdiler. Banka dairenin kredisi ödenmediği için sattı. Gökhan dairenin parasını ödemişti. Sonra Gökhan’ı ‘bu daireyi bize vereceksiniz’ diye aradılar tehditkar konuştular. Bizi Bakırköy’de bir ofise çağırdılar Gökhan, Emre ve ben gittik. Biz içeride Mehmet Ali Ağca, ben Gökhan ve Emre oturduk. Ağca, Emre’nin dışarı çıkmasını istedi. Emre dışarı çıktı. Mehmet Ali Ağca Gökhan’a ‘Sen zenginsin, altında lüks araban var. Bu daireyi bu adamlara vereceksin. 4-5 dairen var, bunlar gariban insanlar. Senin evini de işine saat kaçta gittiğini de biliyorum’ dedi, hiddetlendi. Ben de ‘kimin dairesini kime veriyorsun’ dedim. Bana ‘sen karışmayacaksın’ diyerek elini masaya vurdu dedi.

EVİNİ, ÇOCUĞUNU BİLİYORUZ O EVİ VERECEK YOKSA KENDİSİ İÇİN KÖTÜ OLUR

İfadesinin devamında Gülmedi, Bu olaydan bir hafta sonra da bizi arayıp yine ‘bu daireyi vereceksiniz’ dedi. Bir görüşme ayarlandı. Biz konuşurken Ahmet Çetin’i Ağca görüntülü aradı ve dedi ki, ‘Gökhan’a söyle biz onun evini barkını, çocuğunu biliyoruz. O evi verecek kendisi için kötü olur’ dedi. Oradan ayrıldığımızda Gökhan korkmuştu, daireyi devretmek için bana vekalet çıkarttı. Tam tapuyu devrederken memur ‘bu devredilemez’ dedi. Vekalette imza eksikliği varmış. Tapuyu devredemedik. 2 gün sonra Gökhan’ı da aldık gittik tapuyu aldılar. Dışarıda da 1 milyon 300 bin TL parayı da Erzurumlu Ayhan adlı şahsa verdik. Ağca ile Ahmet Çetin bizi bıraktıklarında ‘Kimseye bir şey söylemeyin işiniz gücünüz rast gitsin, kaybolun buradan’ dedi. Gökhan’a ‘şikayetçi olalım’ dedim o korktu, ‘olmayalım’ dedi. Ben ‘başımıza iş açılır’ dedim, gittik şikayetçi olduk şeklinde konuştu.

Mahkeme heyeti firari sanık Ahmet Çetin hakkındaki yakalama kararının devamına karar vererek duruşmayı erteledi.

İDDİANAMEDEN

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, müşteki Gökhan Soylu’nun şikayet dilekçesinde, sanık Muhittin Erdal ile bir dönem ticaret yaptıkları, bu kişinin kendisine borcu olduğu, icra işlemi yapılmasını istemediği için Erdal’ın kendisine kardeşinin eski eşi adına bulunan Bahçelievler’deki bir evi almasını teklif ettiği anlatıldı. Dilekçede, Soylu’nun evi aldığı Muhittin Erdal’a evi boşaltması için tahliye davası açtığı ancak davaların reddedildiği de belirtildi. Muhittin Erdal’ın sonrasında Soylu’yu ölümle tehdit ettiği ve bu yüzden ceza aldığı da dilekçede yer aldı. Soylu dilekçesinde, Ağca bana elimdeki taşınmazın devrini vermemi söyledi ‘çoluğun çocuğun var hiç korkmuyor musun’ diyerek tehdit etti. Ben korktuğum için tapu devrini yaptım dedi. Öte yandan tapunun Ağca’nın kızının adına yapıldığı da soruşturma kapsamında tespit edildi. Sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettikleri belirtildi. Sanıklar Mehmet Ali Aslan (Ağca), Reyhan Erdal, Muhittin Erdal, Gökhan Erdal ve Ahmet Çetin hakkında ‘Birden fazla kişi ile birlikte yağma’ suçundan ayrı ayrı 10 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası talep edildi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/mehmet-ali-agcanin-yagma-sucundan-yargilandigi-davada-tanik-ifadesi/feed/ 0