Ekol Ofset’te sendikal faaliyetler sonucu işten çıkarılan işçiler için İstanbul Silivri’deki firmanın önünde eylem yapıldı. Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Basın-İş Genel Başkanı Turgut Dedeoğlu, “Bu işten çıkarmaların sendikal örgütlenmeye karşı atılmış düşmanca bir adım olduğu ortadadır. Tüm bu hukuksuzlukların ardından buradan Ekol Ofset patronlarına seslenmek istiyoruz. İşçilerin anayasal hakları olan sendikada örgütlenme hakkına saygı duyun ve işten çıkarılan işçileri geri alın” dedi.
Belçikalı Van de Velde Ambalajlama Grubu’nun Türkiye ortağı olan Ekol Ofset’teki sendikal faaliyetler sonucu 3 işçi işten çıkarıldı. İşten çıkarmalara tepki olarak şirketin, İstanbul’un Silivri ilçesinde bulunan önünde çok sayıda siyasi parti temsilcisinin, kurumun, basın meslek örgütünün katılımıyla eylem yapıldı. “Sendika anayasal haktır. Atılan işçiler geri alınsın” yazılı pankartın açıldığı eylemde açılış konuşmasını DİSK Basın-İş Yönetim Kurulu üyesi İzel Sezer yaptı.
“SEFALETİN TARTIŞILMASININ ÖNÜNE GEÇİLMEK İSTENİYOR”
Hazırlanan ortak metni okuyan DİSK Basın-İş Genel Başkanı Turgut Dedeoğlu, derinleşen ekonomik kriz ve yüksek enflasyon nedeniyle emekçilerin alım gücünün her geçen gün düştüğüne, işçilerin sembolik zamlarla sefalet ücretine mahkum edildiğine vurgu yaptı. Dedeoğlu, şunları söyledi:
“Ülkemizde en zengin yüzde 20’nin toplam gelirden aldığı pay, en yoksul yüzde 20’nin aldığı payın 8 katı oranındayken yaratılan suni gündemlerle açlığın ve sefaletin tartışılmasının önüne geçilmek isteniyor. İşçiler bir yandan da iş yerlerinde kötü çalışma koşullarına, mobbinge, anayasal hakları çiğnenerek sendikal örgütlenme haklarının gasp edilmesine maruz bırakılıyor ancak tüm bu olumsuz koşullara rağmen işçiler, zorlukları aşmayı ve birlikte hareket etmeyi mücadele azmi ile başarıyor. İşte bugün önünde bulunduğumuz Ekol Ofset’te yaşananlar da bunun bir örneği. Ekol Ofset işçilerinin örgütlü mücadeledeki ısrarı sonucu ücretler güncel asgari ücret miktarının üzerinde kalsa da ülkemizdeki yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı sonucu işçilerin aldığı zamlar eridi, işçiler yeniden sefalet koşullarında yaşamaya mahkum bırakıldı. Hem düşük ücret hem işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirlerinin yetersizliği hem de sürekli tutanak tehdidi ile baskıya ve mobbinge maruz bırakılan işçiler, hukuksuzluklara tepkisini DİSK Basın-İş’te örgütlenerek gösterdi.
“KÜÇÜLME GEREKÇESİYLE İŞTEN ÇIKARILDILAR”
Bundan yaklaşık iki hafta önce patron tarafından verilmeye çalışılan gözdağı karşısında geri adım atmayan sendikamızın iş yeri temsilcisi İsmail Türe ve üyelerimiz Hatıra Erdoğan ile Cihat Baldan’ın işine ‘küçülme’ gerekçe gösterilerek son verildi. Patronlar, sendikamızla yaptığı görüşmede ‘performans düşüklüğü’, ‘işçiler arasındaki uyumsuzluk’ gibi bahaneleri işten çıkarmaya gerekçe gösterse de örgütlenme faaliyetlerimiz devam ederken yıllardır Ekol Ofset’te çalışan 3 sendika üyemizin aniden işten çıkarılması hayatın olağan akışına aykırıdır. Öte yandan bu işten çıkarmaların sendikal örgütlenmeye karşı atılmış düşmanca bir adım olduğu ortadadır. Tüm bu hukuksuzlukların ardından buradan Ekol Ofset patronlarına seslenmek istiyoruz. İşçilerin anayasal hakları olan sendikada örgütlenme hakkına saygı duyun ve işten çıkarılan işçileri geri alın. DİSK Basın-İş olarak çeşitli bahanelerle işten çıkarılan üyelerimiz bu fabrikadan içeri girene kadar mücadelemize kararlılıkla devam edeceğimizi tüm kamuoyuna duyuruyoruz. Ekonomik krizin ve sefalet ücretinin altında ezilerek kötü koşullarda yaşamaya ve çalışmaya mecbur bırakılan tüm işçilerin sesi olacağımızı bir kez de buradan ifade ediyoruz.”
Daha sonra işçiler ve kurum temsilcileri de sırayla söz aldı.
]]>Memur-Sen’in çağrısıyla 25 ülkeden 33 konfederasyonun katılımıyla kurulan Uluslararası Emek Örgütü’nün 1’inci Olağan Genel Kurulu Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Memur-Sen Konfederasyonu’nun ev sahipliğinde düzenlenen program, Diyanet-Sen Hatay Şube Başkanı Rıza Ateş’in Kur’an-ı Kerim tilavetinden sonra divan kurulu üyelerinin seçilmesiyle devam etti.
Burada bir açılış konuşması gerçekleştiren Bakan Işıkhan, çalışma hayatının sürdürülebilirliği için hayati öneme sahip olan sendikacılık hayatında önemli bir dönüm noktası olarak ifade ettiği Uluslararası Emek Konfederasyonu’nun 1’inci Olağan Genel Kurulu için toplandıklarını belirtti.
Emeği, alın terini, çalışmayı, katma değer üretmeyi sınır ötesine taşıyan bu kuruluşun sadece çalışma hayatı adına değil aynı zamanda uluslararası hak, adalet ve emek mücadelesi bakımından insanlık adına da çok kıymetli bulduğunu sözlerine ekleyen Işıkhan, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki hükümetlerimiz 21 yıllık hizmet döneminde ülkemizin kronik hale gelmiş yapısal sorunlarını risk alarak, tüm imkanlarını seferber ederek çözüme kavuşturmak için büyük bir çaba sarf etmiştir. Çözmek için adım attığı hiçbir yoldan da geri dönmemiştir. Bunun bir sonucu olarak, özellikle bölgemizde yaşanan terör, göç, iç savaşlar ve dünyada yaşanan ekonomik krizlere, salgına ve afetlere rağmen değer üretmeye, gelişmeye, istikrarlı bir şekilde büyümeye devam ettik” ifadelerini kullandı.
“İstişare anlayışını en iyi şekilde yansıtan Bakanlığız”
Bakan Işıkhan, son dönemde çalışma hayatında karşılaşılan birçok sorunu sendikal hareketle birlikte çözdüklerini söyleyerek, “Sadece son bir yıl içerisinde ülkemiz çalışma hayatı adına attığımız adımlar dahi bu gelişim hızını göstermek için yeterlidir. Bu başarıda kuşkusuz işçi, işveren ve kamu iş birliğinin payı büyüktür. Bu yolda, özellikle de çalışma hayatı anlamında en büyük paydaşlarımız, en önemli yol arkadaşlarımız sivil toplum kuruluşlarımız ve sendikalarımız olmuştur. Bugün gerçekleştirdiğimiz birçok düzenleme sizlerin desteği ve gayreti sayesinde bu seviyeye ulaştı. Hepiniz yapılanların, hayata geçirilenlerin en yakın şahidisiniz. Bakanlık olarak sosyal diyaloğu, paydaşlarımızla olan işbirliğini geliştirmeyi önemsiyoruz. İstişare kültürüne en çok ihtiyaç duyan ve bu anlayışı çalışma alanına en iyi şekilde yansıtmaya çalışan bir Bakanlığız” diye konuştu.
“Sendikal örgütlenmenin önündeki bütün engelleri kaldırdık”
Işıkhan, Uluslararası Emek Örgütü’nün kurulmasında sosyal diyalog anlayışının önemine vurgu yaparak, “Sivil toplum kuruluşlarımız, ortak bilinci sürdürmenin ve katılımcı bir yönetim anlayışını gerçekleştirmenin en önemli araçlarından biridir. Geçmişte, sendikacılık, işçi-memur ve işveren ilişkilerini düzenleyen ve adil temsilini sağlayan sosyal diyalog mekanizmalarımız, hak ettiği değeri ve gerekli ilgiyi görememiş, ihmal edilmişti. Ancak son 21 yılda her alanda olduğu gibi sosyal diyalog konusunda da ciddi ilerlemeler kaydettik. Sendikal örgütlenmenin önündeki bütün engelleri kaldırdık” açıklamasında bulundu.
“21 yılda memurlarımızın sendikal haklarının iyileştirilmesine yönelik çok önemli adımlar attık”
Bakan Işıkhan, Türkiye olarak kamu çalışanlarına sendika kurma hakkının, 1995 yılında Anayasa değişikliği ile tanındığını ve bu hakkın kullanımını düzenleyen yasanın ise 2001 yılında yürürlüğe girdiğini hatırlatarak, “Bu tarihten itibaren AK Parti iktidarlarımız döneminde kamu görevlileri sendikacılığında sendikalaşma oranı sürekli artan bir seyir izledi. Hükümet olarak elbette en büyük temennimiz, bu oranların çok daha yüksek seviyelere çıkması ve tüm kamu çalışanlarımızın sendikalaşması yönündedir. 21 yılda; toplu sözleşmeler dahil memurlarımızın sendikal haklarının, çalışma şartlarının iyileştirilmesine yönelik çok önemli adımlar attık. Bunlardan en önemlisi şüphesiz kamu görevlilerinin mali ve sosyal hakları için toplu sözleşme imkanı sunan 2010 Anayasa referandumudur. Biliyorsunuz yakın bir zamanda da 7. Dönem Toplu Sözleşme’mizi imzaladık. Bu süreci de yine memur sendikalarımızın katkılarıyla başarıyla gerçekleştirdik” ifadelerini kullandı.
Işıkhan, en önemli sosyal paydaşları olarak belirttiği sendikaların her zaman demokrasinin ve çalışma hayatının güvencesi olduklarını belirterek, toplumun tüm kesimlerini doğrudan ya da dolaylı şekilde ilgilendiren; çalışma hayatı, sosyal güvenlik, örgütlenme ve toplu sözleşme gibi birçok konuda öncü rol üstlendiklerini sözlerine ekledi.
“Önümüzdeki süreçte de birlikte çok faydalı işlere imza atacağımıza inanıyorum”
Toplam 25 ülke ve 33 konfederasyonu etrafında buluşturan alın teri, emek ve hak kavramlarını, insanlığın geleceği adına çok önemli ve kıymetli bulduğunu da vurgulayan Işıkhan, “Önümüzdeki süreçte de birlikte çok faydalı işlere imza atacağımıza inanıyorum. Siz değerli paydaşlarımızın desteği ile Bakanlığımızın sağlayacağı imkanlar bir araya geldiğinde önümüzde aşılamayacak engel kalmayacaktır. Emek dünyamız adına çok değerli olan bu önemli girişimi himaye eden başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, kuruluşuna öncülük eden Memur-Sen Genel Başkanımız Ali Yalçın Beyefendiye, Memur-Sen ailesine ve katkı sağlayan tüm sendika temsilcilerimize şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.
Programa Bakan Işıkhan’ın yanı sıra Memur-Sen Konfederasyonu Genel Başkanı Ali Yalçın ve 25 ülkeden gelen 33 konfederasyonun temsilcileri katıldı. – ANKARA
]]>