Şimdi – Kanal 7 Haber https://www.kanal7haber.com.tr Sun, 21 Jul 2024 09:15:18 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş: Emekliye verilen para yük değil, piyasaya can suyudur https://www.kanal7haber.com.tr/btp-genel-baskani-huseyin-bas-emekliye-verilen-para-yuk-degil-piyasaya-can-suyudur/ https://www.kanal7haber.com.tr/btp-genel-baskani-huseyin-bas-emekliye-verilen-para-yuk-degil-piyasaya-can-suyudur/#respond Sun, 21 Jul 2024 09:15:18 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=10118 Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, Eskişehir’de aday tanıtımında; “Ne diyorlar; ‘Emekliye para verince bütçeye şu kadar yük biniyor, bunu kaldıramıyoruz’ O zaman hiç verme, bütçeye hiç yük binmesin. Yöneticiler şunu bilmediği sürece iş çözülemez; piyasaya verilecek olan para direkt olarak tüketime giriyorsa bu para iyi paradır, gerekli paradır. Bunu piyasada sağlayabileceğiniz en önemli grup ve grupların başında emekliler gelir. Dolayısıyla emekliye verilen para aslında hükümetler ve devlet için bir can suyudur. Bir kısıtlayıcı unsur, bir yük değildir, ekonomiye can suyudur” dedi.

BTP, Eskişehir’de aday tanıtım toplantısı düzenledi. BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş’ın da katıldığı programda, BTP Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Fahri Gürgenburan ve ilçe adayları tanıtıldı. Programda konuşan BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, gündeme dair açıklamalar yaptı.

TÜİK’in kişi başı gelirin 13 bin dolar olduğu yönündeki açıklamasını değerlendiren Baş, şunları söyledi:

“KİŞİ BAŞI 13 BİN DOLAR KİME GİDİYOR?”

“13 bin dolar kişi başı gelirden bahsediliyor. Bu, aylık 40 bin liraya yakın bir para yapıyor yani her bir kişinin cebine 40 bin lira girmiş olması anlamına geliyor. Bu da 4 kişilik bir ailenin evine aylık 160 bin lira para girmiş olması anlamına geliyor, 2023 yılında devletin açıkladığı resmi verilere göre. Şimdi burada evine 150 bin lira para giren kaç kişi var? Benim tanıdığım evine 150 bin lira giren insan sayısı gerçekten çok az. Şimdi bu şu anlama geliyor; demek ki bizim olan bir para, adil paylaşıldığında bizim cebimize evimize girecek olan bir para bizim cebimize girmiyor ve başka bir yerlere gidiyor.

“SİZİN PARANIZI SEÇİM ÇALIŞMASINDA KULLANIYORLAR”

Toplumun çalışan insanlarının neredeyse yarısı asgari ücretle çalışıyor ve bu şu bin lira giriyor. Şimdi ben size, ‘Arkadaşlar seçim çalışması yapacağız, onar bin lira verin’ desem, ‘Dalga mı geçiyorsun’ dersiniz. Niye? Cebinizdekini istiyorum da ondan ama siz farkında değilsiniz, o onar bin liranın kat be katını bugün iktidar sahiplerine teslim ettiniz, seçim çalışması diye harcıyorlar.

“BU MANTIKLA DAHA YOKSUL OLURUZ”

Bize düşen bir sistem kurmak. Bu sistemle birlikte hiç kimsenin şahsi menfaatini toplum menfaatinin üstünde tutabilmesine imkan sağlamamak, bize düşen bu. Şimdi kızıyoruz; Cumhurbaşkanı kararnamelerle şu kararları aldı vs. diye. Şimdi o, anayasal yetkilerle birlikte ülkenin bütün varlığını, bütün imkanını, bütün kararını kendisine bağladı ve biz şikayet ediyoruz. Bu yetkiyi biz verdik, bunu biz yaptık ve bekliyoruz ki O kendine çeki düzen versin, değişsin! Olmaz, bizim değişmemiz lazım, bizim zihniyetimizin değişmesi lazım, mantığımızın değişmesi lazım. Sabit mantıklarla bu yolların sonucu çıkmaz sokak, yine çıkamayacağız. 100 sene geçsin, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin vatandaşları üzülerek söylüyorum, 100 sene sonra ancak daha yoksul olur, ülkemizdeki sığınmacı nüfusu bizi geçer.

“BAĞIMSIZ TÜRKIYE PARTISI’NIN ADAYLARINA OY VERIN”

Böyle giderse bunlar olur; daha da yoksullaşırız, daha da imkansızlaşırız, daha da ülkeyi terk etmeye başlarız. Bırakın 100 seneyi 10 sene sonrası belli. Nitekim 2002 2012’den daha iyiydi, 2012 2022’den daha iyiydi, 2032 de 2022’den daha kötü olacak gidilen yol bu. Bunu değişmemiz lazım, nasıl değişeceğiz? İktidarı değişerek. Peki iktidarı değişmek için elimizdeki en güçlü argüman ne dersek; muhalefeti iktidar etmemiz lazım. Bak kafa hep böyle çalışıyor, çünkü bize böyle yüklüyorlar, bizi böyle kodluyor; bu iktidarı değişmek istiyorsan bu muhalefeti iktidar etmek zorundasın. Bu muhalefet iktidar olmak istemiyor anlatamıyoruz herhalde, istemiyor. Böyle bir derdi yok, böyle bir gündemi yok muhalefetin. Tek gündemleri muhalefette iktidar olarak kalmak. Ülkenin temel meselelerini çözmek gibi bir derdi yok. Bu derdi olmayan insanlara oy vermekle nereye varabiliriz? Hiçbir yere varamayız, varamıyoruz da varamayacağız da. Bunu değişmemiz lazım. Her yeri geziyoruz ve şunu söylüyoruz; Bağımsız Türkiye Partisi’ni destekleyin, Bağımsız Türkiye Partisi’nin adaylarına oy verin.

“EMEKLİYE VERİLEN PARA YÜK DEĞİL PİYASAYA CAN SUYUDUR”

Emeklilik hususu ile ilgili bizim parti yaklaşımımız anlaşılsın diye söylüyorum; birincisi eğer hükümetler, ‘Biz birine para verdiğimizde bu bizim sırtımızda yük’ olur diye düşünüyorsa o zaman biz emekliye hiç para vermeyelim. Emekliye verdiğimiz para bir yük ise hiç vermeyelim daha iyi. Doğru mu, şimdi mantık kuruyorum. Ne diyorlar; ‘Emekliye para verince bütçeye şu kadar yük biniyor, bunu kaldıramıyoruz’ O zaman hiç verme, bütçeye hiç yük binmesin. Çok basit bir analiz. Yöneticiler şunu bilmediği sürece iş çözülemez; piyasaya verilecek olan para direkt olarak tüketime giriyorsa bu para iyi paradır, gerekli paradır. Bunu piyasada sağlayabileceğiniz en önemli grup ve grupların başında emekliler gelir. Dolayısıyla emekliye verilen para aslında hükümetler ve devlet için bir can suyudur. Bir kısıtlayıcı unsur, bir yük değildir, ekonomiye can suyudur ama bunun için farklı bir zihniyet lazım, bu zihniyetle olmaz.

“YEDİLER, VERECEK PARA BULAMIYORLAR”

Bizim dedelerimiz 45 yaşında emekli oldu, babalarımız 55 yaşında, Bizler 65 yaşında olacağız, çocuklarımız muhtemelen 75 yaşında emekli olacaklar, onların çocuklarını

emekli bile yapmayacaklar sistem buraya doğru gidiyor. Şimdi soru; 45 yaşındaki

vatandaşını emekli yapan Türkiye Cumhuriyeti devleti, hani ‘Güçlendik, büyüdük, ekonomimiz büyüdü, dünya bizi kıskanıyor, Avrupa bizi kıskanıyor’ diyorlar ya… O günkü ekonomi, bugünkü ekonomiden daha mı iyiydi de 45 yaşında vatandaşını emekli yapıyordu? Bugünkü ekonomiden daha mı iyiydi de 55 yaşında bizim babalarımız emekli oldu? Onların anlatmasına göre o zaman tüp kuyruklarındaydık, ülkede buzdolabı yoktu, ülkede tuvalet kağıdı yoktu, ülkede hiçbir şey yoktu. Şimdi bunu onlar anlatıyor. Bizim ülkemizde emekli olan bir memur gidiyordu evini alıyordu, yanına bir tane araba alıyordu. Şimdi emekli olan memur kredi kartı borcunu veya kredi borcunu ödüyor ‘Allah’a şükür’ diyor. Ne evi var, ne arabası var, ne bir sosyal güvencesi var. Hiçbir şeyi kalmıyor. Bunların sebebi şu; yediler işte yediler, verecek para bulamıyorlar.

“PARA İÇİN YAPMAYACAKLARI ŞEY YOK”

Para bulabilmek için dün darbe girişiminin finansörü dedikleri insanların eteklerini öpmeye başladılar, katil dedikleri Sisi ile barışmaya başladılar. Niye? Para bulmak için. Bakın dünyada en uzak duracağını insan değerleri için değil de para için eğilip bükülen insandır. Bir insan ister devlet yönetsin, ister dükkan yönetsin, ister tek başına hayatını yaşasın para için eğilip bükülüyorsa o insandan uzak duracaksın. Şimdi bizi yönetenlerin böyle bir zafiyeti var. Para için – gösterdikleri kadarıyla söylüyorum – yapamayacakları hiçbir şey yok.

“İLK NATO TOPLANTISINDA İSVEÇ BAŞBAKANIYLA SARILACAK”

İsveç’e, ‘Bunlar Kur’an-ı Kerim yaktı, bunlar terör devletidir’ dediler. Amerika muhtemelen ‘Bak birkaç milyar veririm, siz ses çıkarmayın’ dedi ve hemen İsveç’e ‘evet’ dediler. Sisi ortada, Birleşik Arap Emirlikleri ortada. Daha önce tweet attım şimdi FETÖ’ye ‘terörist’ diyorlar. Yarını belli mi bu işin, ne yapacakları belli mi? Sisi ile anlaştın, 15 Temmuz’un finansörü Birleşik Arap Emirlikleri ile anlaştınız. İsveç’e tamam dedin. İlk NATO toplantısında sarılacak. İlk NATO toplantısında, ‘terör devleti, o kur’an-ı Kerim yakan hadsizler’ dediğin ülkenin başbakanıyla sarılacaksın. Göreceğiz, bunlar kameralar çekecek, önümüze düşecek. Acaba kendini nasıl aklayacak çok merak ediyorum. O’na ‘kıymetli arkadaşım, kıymetli dostum’ diyecek.

“YARIN FETÖ’YE TERÖRİST DEMENİN SUÇ OLMAYACAĞI NE MALUM?”

Şimdi FETÖ’ye biz bugün terörist diyoruz, faaliyeti ortada yarın ona terörist demenin suç olmayacağı ne malum? Bu insanlarla bir yere varabilir miyiz, varamayız. Ha diğerleri de ne yaptı? Diğerleri de ne kadar kripto Fetöcü varsa tuttular kendi partilerine aldılar.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/btp-genel-baskani-huseyin-bas-emekliye-verilen-para-yuk-degil-piyasaya-can-suyudur/feed/ 0
Mersin’de Okul Müdürü ve Oğlu Tarafından Darp Edilen Yaşlı Çift Konuştu https://www.kanal7haber.com.tr/mersinde-okul-muduru-ve-oglu-tarafindan-darp-edilen-yasli-cift-konustu/ https://www.kanal7haber.com.tr/mersinde-okul-muduru-ve-oglu-tarafindan-darp-edilen-yasli-cift-konustu/#respond Thu, 20 Jun 2024 21:36:16 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8521 Mersin’de bir okul müdürü ve oğlunun, otobüste tartıştıktan sonra darp ettiği yaşlı çift İhlas Haber Ajansı’na konuştu. Darp edilen Hamdiye Polat, şu anda karşı tarafın da kendilerinden davacı olduğunu belirterek, “Neymiş? Ben çocuğu dövmüşüm. Nasıl yapabilirim? Ben çocuğu nasıl dövmüşüm? Ben çocuğu dövemem ki” dedi.

Merkez Toroslar ilçesinde 15 Aralık 2023’te Mersin Şehir Hastanesine giden otobüste darp edilen çiftten Hamdiye Polat, eşinin yüzde 88 engelli ve bakıma ihtiyacı olduğunu söyledi. Olay gününü anlatan Polat, şöyle devam etti:

“Aralık ayının 15’inde hastaneye kontrole gittik. Hem benim hem de eşimin kontrolü vardı. Kontrol olduktan sonra sonuçlar geldi. Hastanenin içinden otobüs durağına kadar yarım saatte ben bunu götürdüm. Çünkü arabayla yürütemiyorum. Oraya gittik otobüse bindik. Engelli koltukları var 4 tane, ona yöneldik, bunlar oturuyormuş. Dediler ‘biz de engelliyiz.’ Ben de eşime, ‘bunlar da engelliymiş’ dedim. Hatta yazık da dedim yani. Genç baba- oğulmuş, tanımıyoruz etmiyoruz. Eşim dayanacağı bir şey olmazsa otobüs hakaret ettiğinde düşüyor. Biz diğer tarafa yöneldik. Ondan sonra gelip ‘sen nasıl benim oğluma kalk diyorsun’ dedi. Biz çocuğuna ‘kalk demedik, bir tarafına da bu otursun’ dedik. Bir tarafı boştu çünkü.”

Daha sonra başka bir yere oturduklarını anlatan Polat, baba ile oğlunun kalkıp yanlarına gelerek kendilerini darp etmeye başladıklarını, bu sırada da yolcuların araya girdiklerini ifade etti. Yolcular indikten sonra baba ile oğlunun yine yanlarına geldiklerini vurgulayan Polat, “Beni yere düşürdü. Benim üstüme çıktı. Babası arkada oğlu önde yumrukluyor bunu. Engelli adam zaten konuşamıyor, dili çok dönmüyor. Ondan sonra hiç dönmüyor şimdi. Yataklık oldu tamamıyla. Oğlanla babasının bize ettiği küfürleri anlatamam” ifadelerini kullandı.

“Ben şu anda sanığım şimdi”

Olaydan sonra otobüs şoförünün çağırdığı ambulansla hastaneye gittiklerini aktaran Polat, darp raporu aldıktan sonra karakola giderek şikayetçi olduklarını anlattı. Şu anda karşı tarafın da kendilerinden davacı olduğunu dile getiren Polat, “Neymiş? Ben çocuğu dövmüşüm. Nasıl yapabilirim ben? Ben çocuğu nasıl dövmüşüm? Ben çocuğu dövemem ki. Ben nasıl erkek çocuğu ve adamı döverim? Biri 52 yaşında, diğeri 17 yaşındaymış. Biz bilmiyoruz, tanımıyoruz, etmiyoruz. Şimdi beni suçluyorlar. Ben sanığım şimdi. Oğlan beni dövüyor, babası beni dövüyor ama şimdi ben suçluyum” şeklinde konuştu.

Otobüs şoförünün de şimdi olayı inkar ettiğini, bir şey görmediğini ve duymadığını söylediğini öne süren Polat, ondan da şikayetçi olduklarını kaydetti. Felçli olan Ramazan Polat da güçlükle konuşarak yediği yumruktan sonra gözünün şiştiğini anlatmaya çalıştı. Öte yandan, olaydan sonra müdürün açığa alındığı ve hakkında idari soruşturma başlatıldığı, görüntülerin ortaya çıkmasının ardından müdürün oğlu A.O.T’nin de tekrar gözaltına alındığı öğrenildi.

Otobüsteki darp anı sosyal medyaya yansıdı

Diğer yandan, okul müdürü ve oğlunun, otobüste yaşlı çifte saldırarak darp ettiği anlara ilişkin görüntüler sosyal medyaya da yansıdı. Büyük tepki çeken görüntülerde, müdür ve oğlunun koltukta oturan çifte tekme- tokat saldırdıkları anlar yer aldı. – MERSİN

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/mersinde-okul-muduru-ve-oglu-tarafindan-darp-edilen-yasli-cift-konustu/feed/ 0
Mansur Yavaş Kalecik’te: “Rakibim ‘Başkent Kart Çıkaracağım’ Diye Bunu Proje Olarak Anlatmaya Başladı. https://www.kanal7haber.com.tr/mansur-yavas-kalecikte-rakibim-baskent-kart-cikaracagim-diye-bunu-proje-olarak-anlatmaya-basladi/ https://www.kanal7haber.com.tr/mansur-yavas-kalecikte-rakibim-baskent-kart-cikaracagim-diye-bunu-proje-olarak-anlatmaya-basladi/#respond Fri, 07 Jun 2024 21:18:39 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7917 Haber: İLEYDA ÖZMEN/ Kamera: DURSUN ALKAYA

Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Kalecik’te Seçim Koordinasyon Merkezi’nin (SKM) açılışına katıldı. Yavaş, “Rakibim bir ay önce ‘Ben Başkent Kart çıkaracağım. İçine para yükleyeceğim’ diye bunu proje olarak anlatmaya başladı. Üç yıldır yapıyoruz halbuki. Şimdi de proje tanıtımında adını Ank Kart olarak değiştirmiş. Ben Başkent ismiyle gurur duyuyorum. Başkent ismini Allah’ın izniyle hiçbirisi değiştiremeyecek. ve şimdi işi nereye getirdi? Onlar ne veriyorsa biri fazla. Ben de derim ki; kardeşim 1 Nisan’dan sonra demeyi bırak. Sen belediye başkanısın. Belediye meclisinde çoğunluk var. Geçmiş altı aya yönelik bir meclis kararı al bu ay kendi ilçende 50 bin tane bizim destek olduğumuz aile var. O arkadaşın beş bin tane kaydı varmış. Tamam razıyım. Diğerleri biz zaten hallediyoruz. O beş binle geriye dönük bir et yardımı yap doğal gaz yardımı yap. Yapmıyor” dedi.

ABB Başkanı ve CHP ABB Başkan Adayı Mansur Yavaş, bugün Kalecik Belediye Başkan Adayı Satılmış Karakoç ile Kalecik’te SKM açılışına katıldı. Yavaş, şunları söyledi:

“RAKİBİM 600 KİŞİYİ GELİR GELMEZ İŞTEN ATTI. ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’NDE HAKKIYLA ÇALIŞIP ATILAN BİR ALLAHIN KULUNU BULAMADILAR.

Beş yıldır belediye başkanlığı yapıyoruz. Söz verdiğimiz gibi rozetimizi çıkarttık, nereden, ne kadar oy çıkmış, hiç bakmadan bütün ilçeleri gezdik. Pandemi döneminde köy köy gezdik, bütün sorunları yerinde tespit ettik. Çözmeye çalıştık. İşte işçileri işten çıkarıyorlar diye sahte liste yayınlıyorlardı televizyonlardan. Ben de dedim ki; bir Allah’ın kulunu işten çıkarmayacağım. Zaman zaman meclisi ileri geri konuştular. ‘Çıkarın bakayım. Kim çıkmış? Çıkarılan adama altına yazın ismini’ dedim. Emeğiyle çalışan hiç kimseyi işten çıkartmadık. Bunu iddia eden mecliste benim yerime vekillik eden şahıstı, kendi belediyesinden, kendi partilileri, AK Partilileri, MHP’lileri işten atan, şu andaki benim rakibimle ilgili tek kelime söylemedi. Ağzını açmadı. Rakibim 600 kişiyi gelir gelmez işten attı. Oraya bakmıyor, geliyor ‘Ankara Büyükşehir’de adam attınız’ diye. Hakkıyla çalışıp atılan bir Allah’ın kulunu da bulamadılar. Burada da bulamayacaklar. Kimsenin emeğiyle oynamayız. Ekmeğiyle oynamayız. İşleri güçleri mevcut düzen devam etsin diye korkutarak oy istiyorlar. Ben de her zaman dedim ki icraatınızla oy isteyin. Biz geçen seçim vaatlerimizde geldik. Şimdi karşınıza Allah’a bin şükür hiç kimseyi ayırmadan, ayrımcılık yapmadan herkesi kucakladığımızı bütün Ankara Kalecik biliyor. Önceliğimiz, insan sağlığı dedik. Çalışmalara başladık. Bakın Ankara’da 232 köyde açıktan akan kanalizasyon var. Kim nereye oy veriyorsa oraya öncelikli hizmet diye bir felsefe asla yapmadık. Biz insanları ayıramayız. Vicdan sahibiyiz.

“BAZI BELEDİYE BAŞKANLARI BULUNDUĞU İLÇELERİ KENDİ KAFALARININ FOTOĞRAFLARIYLA DONATTILAR. NE OLDU? SİYASETİN ÇÖPLÜĞÜNE GÖMÜLDÜLER. DEMEKKİ FOTOĞRAF ASMAKLA İŞ OLMUYOR”

Ankara içinde de görüyorsunuz. Bir minibüs bir şoför bir koruma. Kimseye kötülük etmedim ki kimden korkacağım? Ne çakarlı araç ne konvoy. Beş yıl boyunca benim bir tek fotoğrafımı görmediniz. Kendi reklamını yapmadım. Şimdi diyor ki rakibim; beş yıldır hiçbir yerde fotoğrafı yoktur diyor. Evet, Ankara halkının parasını ben reklamını kullanmıyorum. Bazı belediye başkanları bulunduğu ilçeleri kendi kafalarının fotoğrafıyla donattılar. Ne oldu? Siyasetin çöplüğüne gömüldüler. Demek ki fotoğraf asmakla iş olmuyor. Kendini o şekilde tanıtamazsın. İnsanların gönlüne girmek önemli. İşte insanların gönlüne girdiğimiz de bu kalabalıktan belli. Hep kendileri yönettikleri için biz belediye başkanlığına aday olduğumuzda şu sözlüğünü duyduk; ‘Ya küçücük bir ilçede belediye başkanlığı yaptı. Burayı yönetemez.’ Kendileri çünkü annelerinden belediye başkanı sıfatıyla doğdu. Öyle mi? Elde neler var? Ankaralı ne Mansur Yavaşlar var. Yeter ki önünü açın. İnsanları korkutup oy vermelerinin önüne geçmeyin. Yönetemez dedikleri Mansur Yavaş İngiltere’den dünya başkent belediyeleri belediye başkanı ödülünü aldı. Dünya Şeffaflık Derneği’nden şeffaflık ödülü aldı. Yaptığımız bir çok çalışma uluslararası kuruluşlarla ödüllendirildi.

Şimdi ezbere konuşuyorlar. Kendi internet sitelerinde mali durumlarına ait hiçbir şey bulamazsınız. Bizimki yayınlanıyor. Geçenlerde demiş ki; ‘Belediyeyi batırdı.’ Oradan vatandaşın biri de ‘Sen bu söylediğine kendin inanıyor musun’ demiş. Doğru söylüyor vatandaşımız. Çünkü uluslararası kredi kuruluşları var. Türkiye’nin ekonomisi hakkında da bunlar zaman zaman raporu yayınlarlar. Bu raporlara göre Türkiye’deki 30 büyükşehir içerisinde kredisi en yüksek belediye Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak ilan edildi. Bu raporları parayla falan da yazdıramazsınız.

“RAKİBİM ‘BAŞKENT KART ÇIKARACAĞIM’ DİYE BUNU PROJE OLARAK ANLATMAYA BAŞLADI. ÜÇ YILDIR YAPIYORUZ. ŞİMDİ DE ADINI ANK KART OLARAK DEĞİŞTİRMİŞ. BEN BAŞKENT İSMİYLE GURUR DUYUYORUM”

Rakibim bir ay önce ‘Ben Başkent Kart çıkaracağım. İçine para yükleyeceğim’ diye bunu proje olarak anlatmaya başladı. Üç yıldır yapıyoruz halbuki. Şimdi de proje tanıtımında adını Ank Kart olarak değiştirmiş. Ben Başkent ismiyle gurur duyuyorum. Başkent ismini Allah’ın izniyle hiçbirisi değiştiremeyecek. ve şimdi işi nereye getirdi? Onlar ne veriyorsa biri fazla. Ben de derim ki; kardeşim 1 Nisan’dan sonra demeyi bırak. Sen belediye başkanısın. Belediye meclisinde çoğunluk var. Geçmiş altı aya yönelik bir meclis kararı al bu ay kendi ilçende 50 bin tane bizim destek olduğumuz aile var. O arkadaşın beş bin tane kaydı varmış. Tamam razıyım. Diğerleri biz zaten hallediyoruz. O beş binle geriye dönük bir et yardımı yap doğal gaz yardımı yap. Yapmıyor.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/mansur-yavas-kalecikte-rakibim-baskent-kart-cikaracagim-diye-bunu-proje-olarak-anlatmaya-basladi/feed/ 0
Mansur Yavaş, Güdül’de su getirme projesinin tamamlandığını açıkladı https://www.kanal7haber.com.tr/mansur-yavas-gudulde-su-getirme-projesinin-tamamlandigini-acikladi/ https://www.kanal7haber.com.tr/mansur-yavas-gudulde-su-getirme-projesinin-tamamlandigini-acikladi/#respond Wed, 29 May 2024 21:54:41 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7667 Haber: İLEYDA ÖZMEN/ Kamera: ÜNAL AYDIN

Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Güdül’de Seçim Koordinasyon Merkezi’nin (SKM) açılışına katıldı. Yavaş, “Çubuk’tan Akyurt’a boru hattını yeniledik, Çamlıdere’den, Elmadağ, Hasanoğlan’a kadar su götürdük. Buralar hep susuzdu, damlası yoktu. Şimdi vereceğim müjde de şu; istedikleri kadar proje yok desin, en önemli şey bu. Şu anda projesi bitti. Çamlıdere’den Ayaş’a, Güdül’e ve Beypazarı’na su getirme projesi bitti. Bu yaz içerisinde de ihalesini yapıyoruz. Biliyoruz yaptığımız bu ihaleler görülmeyecek. Yine ne yaptı diye soracaklar ama evinizde bir saatlik su kesintisi olduğu zaman ne yaparsınız düşünün. Ben işte Ayaş, Beypazarı ve Güdül’ün onlarca yıl 20-30 yıl artık su hasreti çekmeden tertemiz musluk suyu içmesi için düğmeye bastım. İnşallah yapmak da bize nasip olacak” dedi.

ABB Başkanı ve CHP ABB Başkan Adayı Mansur Yavaş, bugün Güdül Belediye Başkan Adayı Mehmet Doğanay ile Güdül’de SKM açılışına katıldı. Burada beş yıl boyunca Ankara’da yapılanları anlatan Yavaş, şunları söyledi:

“ANKARA HALKININ BELEDİYENİN PARASINI REKLAMLARIMIZA HARCAMADIK. SİZLER DE AÇIKLAYIN. BİZDEKİ FATURALAR MEYDANDA”

Buralara gelirken, köylere giderken de herkes şaşırdı. Bir araç, bir şoför, bir koruma. Çakarlı araçlar konvoylar yok. Şimdi bu beş yıl içerisinde Ankara’nın tümünde beş yılda bizden önce ne kadar kavşak yapıldıysa yaptık. Beş yılda bizden önceki 25 yılda yapılandan daha fazla yeşil alanı Ankara halkına kazandırdık. Ama bunların hiçbirisine ne fotoğrafımızı astık ne de sanatçı falan getirip oralarda reklam yapmadık. Hatta dün rakibim demiş ki; beş yıldır hiç fotoğrafı yoktu. Evet Ankara halkının belediyenin parasını kendi reklamlarımıza harcamadık. Şimdi seçim dolayısıyla açılan bu pankartlardan rahatsızlar. Belediyenin bir kuruşu yok. İl başkanlığımız karşılıyor. Sizler de açıklayın. Bizdeki faturalar meydanda. Sizler de açıklayın. Kimler asıyor onları’Buralara gelirken, köylere giderken de herkes şaşırdı. Bir araç, bir şoför, bir koruma. Çakarlı araçlar konvoylar yok. Şimdi bu beş yıl içerisinde Ankara’nın tümünde beş yılda bizden önce ne kadar kavşak yapıldıysa yaptık. Beş yılda bizden önceki 25 yılda yapılandan daha fazla yeşil alanı Ankara halkına kazandırdık. Ama bunların hiçbirisine ne fotoğrafımızı astık ne de sanatçı falan getirip oralarda reklam yapmadık. Hatta dün rakibim demiş ki; beş yıldır hiç fotoğrafı yoktu. Evet Ankara halkının belediyenin parasını kendi reklamlarımıza harcamadık. Şimdi seçim dolayısıyla açılan bu pankartlardan rahatsızlar. Belediyenin bir kuruşu yok. İl başkanlığımız karşılıyor. Bizdeki faturalar meydanda. Sizler de açıklayın. Kimler asıyor onları?

“VERECEĞİM MÜJDE ŞU; ÇAMLIDERE’DEN AYAŞ’A, GÜDÜL’E VE BEYPAZARI’NA SU GETİRME PROJESİ BİTTİ. BU YAZ İÇERİSİNDE DE İHALESİNİ YAPIYORUZ”

Şimdi bir asıl müjdeyi vereceğim ben size. Fırsat bu fırsat demiştim ya. Ankara’dan Polatlı’ya suyu götürüyoruz. Doldurmaya başladık yakında akacak. İki buçuk milyara mal oldu. Çubuk’tan Akyurt’a boru hattını yeniledik, Çamlıdere’den, Elmadağ, Hasanoğlan’a kadar su götürdük. Buralar hep susuzdu, damlası yoktu. Şimdi vereceğim müjde de şu; istedikleri kadar proje yok desin, en önemli şey bu. Şu anda projesi bitti. Çamlıdere’den Ayaş’a, Güdül’e ve Beypazarı’na su getirme projesi bitti. Bu yaz içerisinde de ihalesini yapıyoruz. Biliyoruz yaptığımız bu ihaleler görülmeyecek. Yine ne yaptı diye soracaklar ama evinizde bir saatlik su kesintisi olduğu zaman ne yaparsınız düşünün. Ben işte Ayaş, Beypazarı ve Güdül’ün onlarca yıl 20-30 yıl artık su hasreti çekmeden tertemiz musluk suyu içmesi için düğmeye bastım. İnşallah yapmak da bize nasip olacak. Yine Güdül’de 15  mahallemizdeki asbestli su boruları yenilendi. Arıtma tesisi yapıyoruz projesi bitti. Önümüzdeki günlerde ihale edilecek. 27 köye ücretsiz internet verdik. Bir de 26 tane köye yangın söndürme tankeri verdirdik.

“KEÇİÖREN’DE 50 BİN AİLEYE DESTEK OLUYORUZ. NİYE ŞİMDİ BUNLARA DESTEK OLMUYORSUNUZ? HEP 1 NİSAN’NDAN SONRA. OLMAYACAK DUAYA AMİN DİYORLAR”

Siz kendi belediyenize tam 50 bin tane bizim destek olduğumuz aile var. Bunları görmüyor musunuz? Beş bin tane emekliye destek oluyoruz Keçiören’de. Niye şimdi bunlara destek olmuyorsunuz? Hep 1 Nisan’dan sonra, 1 Nisan’dan sonra. Olmayacak duaya amin diyorlar. Yapın da bir görelim şimdi. veya daha kolayı var. Sayın Cumhurbaşkanına siz de iletin. Emeklilerin durumunu bir daha söyleyin. Siz de destek olacağız dediğinize göre emeklilerin durumunu siz de fark ettiniz. Ama demek ki yönetenler fark etmiyor. Lütfen adayları olarak ‘Sayın Cumhurbaşkanım emeklilerin durumu çok kötü. Bakın biz destek açıklaması yapıyoruz. Bunların durumunun düzeltin’ demek varken bizim projelerimizi maalesef taklit üstüne taklit ediyorlar. Öğrenecekler belediyeciliği. Gerçek belediyeciliğin ne aldığını öğrenecekler.

Güdül Belediye Başkanı, Beypazarı Belediye Başkanı, Nallıhan Belediye Başkanı, benim İpek Yolu projem var. Gelseler yan yana masaya otursak, bu bölgeyi eski ipekyolu olarak canlandırsak ne olurdu? Merak etmeyin. İnşallah Nallıhan’da değişiyor. İnşallah bu bölgeyi, zamanının İpek Yolu’nu mücevheri olan bu yolu inşallah turizmine açacağız. Beypazarı’na gelenler buraya da uğrayacaklar. Turizm adına yapılan hiçbir şey yok. Keşke derler Beypazarı unutulsa da. Mansur Yavaş’ı unutsalar. Elinizden ne geçecek? Binlerce insan orada ekmek yiyor. Güdül’de nüfus azalıyor. Nüfusun geri gelmesinin tek sebebi buradaki üretimin artması, turizmin artmasıdır.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/mansur-yavas-gudulde-su-getirme-projesinin-tamamlandigini-acikladi/feed/ 0
BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş: ‘Bütün Türkiye’yi Tayyibistan yapalım’ https://www.kanal7haber.com.tr/btp-genel-baskani-huseyin-bas-butun-turkiyeyi-tayyibistan-yapalim/ https://www.kanal7haber.com.tr/btp-genel-baskani-huseyin-bas-butun-turkiyeyi-tayyibistan-yapalim/#respond Tue, 02 Apr 2024 21:36:12 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5903

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, Karabük’te aday tanıtım toplantısında; “Sayın Cumhurbaşkanı son zamanlarda gittiği yerlerde halkı tehdit ediyor. ‘Biz yoksak hizmet yok. Biz yoksak doğal gaz yok’ diyor. Şimdi size çok basit bir şey söyleyeyim, o yoksa doğal gaz kaybediyorsunuz ama o varsa doğal gazın faturasını ödeyecek parayı bile bulamıyorsunuz. Bu kadar olur mu? Bütün Türkiye’yi Tayyibistan yapalım. Bütün Türkiye’yi emrine amade yapalım. Yasamayı, yürütmeyi, yargıyı bitirdiniz. Bütün güçleri kendinize bağladınız yetmedi bir de belediye” dedi.

BTP, Karabük’te aday tanıtım toplantısı yaptı. Karabük, Bartın, Zonguldak, Kastamonu ve Çankırı adaylarının tanıtıldığı toplantıda konuşan BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, şunları söyledi:

“BÜTÜN TÜRKİYE’Yİ TAYYİBİSTAN MI YAPALIM?”

“Sayın Cumhurbaşkanı son zamanlarda gittiği yerlerde halkı tehdit ediyor. ‘Biz yoksak hizmet yok. Biz yoksak doğal gaz yok’ diyor. Şimdi size çok basit bir şey söyleyeyim, o yoksa doğal gaz kaybediyorsunuz ama o varsa doğal gazın faturasını ödeyecek parayı bile bulamıyorsunuz. Bu kadar olur mu? Bütün Türkiye’yi Tayyibistan yapalım. Bütün Türkiye’yi emrine amade yapalım. Yasamayı bitirdiniz, yürütmeyi bitirdiniz, yargıyı bitirdiniz. Bütün siyasi yönetimi, erkleri, güçleri kendinize bağladınız yetmedi bir de belediye… Büyükşehri alacağım, ili alacağım, ilçeyi alacağım vs. Tamam al da ne yapıyorsun karşılığında?

“DEVLETİN ELİNDE NE VARSA PEŞKEŞ ÇEKTİLER”

Atatürk’ün ilkelerinden biri olan devletçiliği kaldırdılar, devletin elinde ne varsa özel firmalara peşkeş çektiler. Size de bir hap verdiler uyuttular, ‘Bu çok ilkel bir görüş, yeni dünya düzeninde yer alamaz bir görüş’ dediler. Siz de ‘Ha öyle mi, tamam o zaman kaldıralım’ deyip bu devletçiliği rafa kaldırdınız. Şimdi laikliği savunan, cumhuriyetçiliği savunan, milliyetçiliği savunan, Atatürkçülüğü savunan bir kişi devletçilikten niye vazgeçiyor? Nerede kaldı sizin Atatürkçülüğünüz?

Erzincan’da bir madende facia yaşandı. Buradan yılda 1 milyar doların üzerinde altın madeni çıkarılıyor. Bu altını Sayın Cumhurbaşkanı’nın hısımlarıyla Kanadalı bir şirket alıp götürüyor bu ülkeden, bize de oradan bir gram altın tozu verilmiyor. Halbuki altın bizim, itiraz etmiyoruz. Devletçilik dediğimiz ne biliyor musunuz? Devletçilik bu madenlere sahip çıkmaktır, kendi zenginliğine sahip çıkmaktır. Bakın Türkiye’de her yıl 3 milyar doların üzerinde altın, toprağın altından çıkarılıp yurt dışına götürülüyor. Her yıl 3 milyar doların üzerinde altınımızı yabancılar işletiyor ve Türk milletinin bu işten 1 lira çıkarı yok. Devlete yüzde 4 veriyorlar. Afganistan’da bu oran yüzde 20, beğenmediğiniz Taliban sizden daha devletçi.

“BU ALTIN BİZİMSE, BUNUN GELİRİNİ BİZ PAYLAŞALIM”

Ben size, ‘Açalım gözlerimizi, bakalım etrafımıza ve buna dur diyelim. Buna isyanımızı dile getirelim. Bu altın bizimse bunun gelirini biz paylaşalım’ diyorum.

Ne hale düştük? Bir emekli eskiden bir ev, bir araba alırken ikramiyesiyle, bugün aldığı ikramiyeyle kredi kartı borcunu ödüyor. Bu hale geldik. Fatih Kısaparmak’ın, ‘Bu adam benim babam’ diye meşhur şarkısı var. Şarkıda, ‘Altı çocuk büyütmüş, bir işçi maaşıyla’ der. Şimdi Fatih Kısaparmak bugün bu şarkıyı yeniden yazsa nasıl yazacak? Acaba, ‘Bu adam benim babam, 6 çocuğun eline bakıyor bir işçi maaşıyla’ diye mi yazacak. İş ona döndü artık. Bir işçinin 5 çocuğunu evlendirdiği Türkiye’den, 5 çocuğun bir babanın kirasını ödeyemediği Türkiye’ye döndük. Kendi kendine yeten Türkiye’den, el avuç açmış dünyadan tarım ürünü arayan, borçlanarak gıda ürünleri satın almaya çalışan ülkeye döndük. Biz bu hale geldik.

“BU SEÇİM İKTİDARA VE İKTİDARDAKİ MUHALEFETE YANLIŞLARINI YÜZLERİNE VURMA SEÇİMİDİR”

Şimdi ‘Ne alakası var yerel seçimle’ diyeceksiniz. Şu alakası var; bu seçimde eğer kaderinizin değişmesini istiyorsanız sizi yönetenlere, ‘Bu ülkede bizden başka bunu yönetemez’ diye size imaj çizenlere, ‘Bizim sizinle işimiz kalmadı’ demenin seçimidir bu seçim. Eğer bu seçimde de aynı şekilde bu sıkışmış siyasetin sonucu olarak hareket ederseniz, kaderimiz hiç değişmeyecek. Bakın bu seçimin önemi bu. Bu seçim iktidar sahiplerine ve muhalefetteki iktidar sahiplerine bir güç gösterme seçimidir, bir tepki koyma seçimidir, yaptıkları yanlışları yüzlerine vurma seçimidir. Daha bir yıl olmadı bir seçim yaşadık. O seçimi berbat etmiş olan bir muhalefet var, göz göre göre seçim kaybettiler. Bir tarafta da iktidar var, seçimin ertesi haftası doları yüzde 50 artırdı. Enflasyonu yalan rakamlarla hala yüzde 70’in altına düşüremediler. Hükümetin yalanları o kadar astronomik ki dünyada bizden kötüsü yok yalanlarına rağmen. Yalan söyleyeceksin bari ‘yüzde 10’ de enflasyona, ne olacak?

“ALTILI MASADAKİ BAZI PARTİLER ADAY YAPACAK İNSAN BULAMIYORLAR”

Biliyorsunuz bir altılı masa kuruldu. Toplumda ‘Altılı masaya girin’ girin diye bir talep vardı. Biz de sonucun bu olacağını bildiğimiz halde toplumdaki bu talep doğrultusunda ‘Bizi masaya alın’ dedik. Onlar bizi masaya almazken türlü türlü fitneler uydurdular, yalanlar söylediler. Kendileri değil ama medya aracılığıyla, sosyal medya aracılığıyla tırnak içinde tetikçiler aracılığıyla sahaya sürdükleri… Neymiş, bizim teşkilatlanma yapımız oluşmamış! BTP 20 senelik parti, 81 ilde teşkilatı var. Şimdi isim vermeyeceğim, seçim dönemine geldik, bize ‘Teşkilatı yok’ diyen partilerin neredeyse tamamı kapımızı aşındırıyor ve ‘Biz her yerde aday çıkaramıyoruz, gelin seçime beraber girelim’ diyor. Dün bize teşkilatlanmamış diyorlardı bunlar. Hani siz çok büyük partilerdiniz, bizi beğenmiyordunuz ama iş tek başına seçime girmeye gelince baktılar ki hepsinin altı boş. Türkiye’de siyasetin özeti bu.

“GELİN BİRLİKTE HAREKET EDELİM ÇOCUKLARIMIZI YARINLARA HAZIRLAYALIM”

İşte şu parti büyüktür, bunun bilmem nesi şöyledir, onun kaşı daha güzel, bunun arkasında bilmem kim var yalanlarıyla lütfen bu sefer sandığa gitmeyin. Ne için sandığa gidin biliyor musunuz? Yarınlarınızı düşündüğünüz için sandığa gidin. Günü kurtarmak için sandığa gitmeyin, çocuklarınızı kurtarmak için sandığa gidin.

“BAMBAŞKA YENİ BİR DÜNYA GELİYOR, GELİN ÇOCUKLARIMIZI O YARINLARA HAZIRLAYALIM”

Bambaşka bir dünya geliyor, isteseniz de geliyor istemeseniz de geliyor. Bu bambaşka dünyaya bu eski kafalı, dünün ideolojik saplantılarıyla birlikte kavga ederek, sizleri kandırıp sizden oy almaya çalışan insanlarla o yarına ulaşamazsınız. Eğer o günlere çocuklarınızı hazır etmek istiyorsanız bugünden bu değişime ayak uydurmak zorundasınız. Ben de bir kardeşiniz olarak diyorum ki; gelin birlikte hareket edelim, çocuklarımızı o yarınlara hazırlayalım.”

]]> https://www.kanal7haber.com.tr/btp-genel-baskani-huseyin-bas-butun-turkiyeyi-tayyibistan-yapalim/feed/ 0