Sistem – Kanal 7 Haber https://www.kanal7haber.com.tr Sun, 21 Jul 2024 09:21:17 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye Yüzyılı vizyonuyla daha büyük hedeflere yöneldik https://www.kanal7haber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-yuzyili-vizyonuyla-daha-buyuk-hedeflere-yoneldik/ https://www.kanal7haber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-yuzyili-vizyonuyla-daha-buyuk-hedeflere-yoneldik/#respond Sun, 21 Jul 2024 09:21:17 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=10124 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Türkiye Yüzyılı vizyonuyla daha büyük hedeflere yöneldik. Artık amacımız gelişmiş ülkelere yetişmek değil, onların en ön sıralarındaki yerimizi almaktır.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Antalya Şehir Hastanesi ve Bağlantı Yolları Açılış Töreni’nde bir konuşma yaptı.

Türkiye’nin sağlık alanında gerçekleştirdiği atılımların sembolü olarak gördüğü şehir hastanelerinden birinin daha hizmete açmak üzere Antalya’da olduklarını belirten Erdoğan, en ileri tıp teknolojileriyle donatılan Antalya Şehir Hastanesinin 1500 yatak kapasitesiyle en değerli turizm ve üretim markalarından biri olan kente önemli bir katkı sağlayacağını söyledi.

Açılışı yapılan 5 kilometre uzunluğundaki bağlantı yoluyla da Antalya Şehir Hastanesine ulaşımın en rahat şekilde yapılabilmesine imkan verileceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Antalya Şehir Hastanesi ile bağlantı yolunun ülke ve şehre hayırlı olmasını diledi.

Hastanede görev yapacak personellere kolaylıklar dileyen Erdoğan, şöyle devam etti:

“Bu eserleri şehrimize kazandıran bakanlıklarımızı, kurumlarımızı yüklenici firmaları tebrik ediyorum. Hastanemizde dertlerine derman arayacak Antalyalı kardeşlerimize şimdiden Allah’tan şifalar diliyorum. İktidara gelirken milletimize, ülkemizi 4 temel sütun üzerinde yükseltme sözü vermiştik. Bunları da eğitim, sağlık, adalet ve güvenlik olarak sıralamıştık. Ardından bunlara ülkemizin diğer tüm başlıklardaki yatırım eksiklerini de ilave ettik. Altyapısı, sistemi ve insan kaynağıyla bu alanlarda yaptığımız reformlar sayesinde huzurlu ve güvenli bir ülkede yaşıyoruz. Mesela eğitim ve sağlık alanlarının her birinde sayıları yaklaşık 1,2 milyonu bulan personelle vatandaşımıza hizmet veriyoruz.

Sağlıkta, eski Türkiye manzaralarını, yaşı 35-40’ın üzerinde olanlar iyi bilir. Her bakımdan tel tel dökülen hastaneleri hatırlayın. Hastanelerde rehin kalan vatandaşlarımızı hatırlayın. Doktorunu bulmanın ayrı, ilacını temin etmenin ayrı dert olduğu o çarpık sistemi hatırlayın. Sağlam girenin bile hasta çıktığı o köhne düzeni kökten değiştirmek için çok çalıştık. Şehir hastanelerimiz işte bu gayretin bir ürünüdür. Nereden nereye? Bu modelle pek çok farklı teşhis ve tedavi birimini aynı çatı altında buluşturan bir sistem kurduk. Böylece hastası ve hasta yakınıyla vatandaşımızın şehrin bir ucundan diğerine koşturmasının önüne geçtik.”

“Böylesine yeni ve orijinal bir sistemin eksiklikleri, aksaklıkları elbette çıkabilir”

Şehir hastanelerinin sistem olarak Türkiye’ye mahsus ve yeni bir sağlık hizmeti olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dolayısıyla böylesine yeni ve orijinal bir sistemin eksiklikleri, aksaklıkları elbette çıkabilir. Vatandaşlarımızın bu konudaki kimi serzenişlerinin farkındayız. İnşallah bunları da en kısa sürede gidereceğiz. Şehir hastanelerini, eşi benzeri olmayan birer şifa merkezi olarak milletimizin hizmetine sunmaya devam etmekte kararlıyız.” ifadelerini kullandı.

Vatandaşların eskiden teşhis ve tedavi için yurt dışına gittiğini şimdi ise Türkiye’nin hemen hemen tüm branşlarda dünyanın önde gelen sağlık merkezlerinden biri haline geldiğini söyleyen Erdoğan, şöyle devam etti:

“Kanuni ne diyor? ‘Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi.’ Bu yola böyle koyulduk. Yani Kanuni devleti yok farz ederek, ‘devlet feda olsun ama insanımızın yeter ki sağlığını, sağlık sorununu halledelim.’ demiş. Bu gelişme kendi kendine olmadı. Arkasında çok büyük bir mücadelenin, emeğin, kaynağın yattığı bu iftihar tablosunun kıymetini iyi bilmeliyiz. Hamdolsun milletimiz, Türkiye’nin nereden nereye geldiğini gayet iyi biliyor ve hayır duasını her fırsatta ifade ediyorum.

Şu anda biz Antalya’dayız. 31 Mart’ta Antalya bir karar verecek. Neyin kararını verecek? ‘Durmak yok, artık yeter.’ diyecek. ‘Yeni bir adım atalım.’ diyecek ve bu yeni adımda evet birilerinin dediği gibi herkesin başkanı. ‘Herkesin başkanı’ ne yaptı Antalya’da? Hiçbir şey yok, tabelalarda ‘herkesin başkanı’ ifadesi kusura bakmayın bunlar yalan ifadeler, çarpık ifadeler, dürüst olmayan ifadeler. Biz bütün yatırımları 21 yılda, Türkiye’nin bir başından bir başına nasıl yaptığımızı artık herkes biliyor.”

“Hayırlı projeleri takdir etmek kimseyi küçültmez”

Antalya’nın bir turizm kenti olarak doğru dürüst havalimanı, terminalleri yokken AK Parti iktidarıyla terminal binalarından pistlerine, uçak seferlerine varıncaya kadar hepsinin bir başka olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, hayatlarında ülkeye eser kazandırmamış, millete hizmet etmemiş olanların bu tür yatırımları, değersizleştirmeye çalıştıklarını söyledi.

Sağlıkta, ulaştırmada, enerjide savunma sanayinde, turizmde ve diğer alanlarda hayata geçirilen hayırlı projeleri takdir etmenin kimseyi küçültmeyeceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama bugün eğer Türkiye 60 milyon turiste yürüyorsa ve 60 milyon turiste yürürken sadece turizm gelirleriyle bir patlamayı yaşıyorsa işte bu atılan adımların neticesidir. Güzel işleri takdir etmek erdem işaretidir. Türkiye’nin avantajı geçmişte sağlam ve işler bir altyapısı olmadığı için ihtiyaçlarını en son teknolojiye ve sisteme dayalı olarak karşılama imkanına sahip olmasıdır. Hastanelerimiz kadar modern, okullarımız kadar yeni, yollarımız kadar konforlu, havalimanlarımız kadar ferah eserleri dünyada zor bulursunuz.” diye konuştu.

Merhum gazeteci Savaş Ay’ın programlarını anımsatan Erdoğan, şunları kaydetti:

“Bir de buna genç, eğitimli, kabiliyetli, çalışkan ve üretken nüfusumuzu eklediğinizde ortaya bambaşka bir tablo çıkıyor. Gelişmiş ülkelerin 50 yıl, 100 yıl, 150 yıl önce tamamladıkları altyapıyı biz büyük ölçüde son çeyrek asırda kurarak onlarla rekabet edebilir hale geldik. Küresel krizlere rağmen ülkemizin rekor büyüme oranlarıyla yoluna devam etmesinde bu gerçeğin çok büyük etkisi vardır. Cumhuriyetimizin ikinci asrına armağanımız olan Türkiye Yüzyılı vizyonuyla daha büyük hedeflere yöneldik. Artık amacımız gelişmiş ülkelere yetişmek değil, onların en ön sıralarındaki yerimizi almaktır. Gençlerimize, siyasetiyle, ekonomisiyle, savunmasıyla her alanda iftihar edeceğimiz bir ülke bırakmak istiyoruz. Bunun için de gece gündüz çalışıyoruz. Hizmete açtığımız her yeni yatırımı bu yolda atılmış yeni bir adım olarak görüyoruz. Antalya Şehir Hastanemizin sadece Antalya’ya değil, çünkü Antalya bir turizm kenti olduğuna göre buraya yurt dışından turistler tedaviye gelecektir. Hayırlı olmasını diliyorum.”

Törenden notlar

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından beraberindeki heyet ve sağlık çalışanları ile birlikte Antalya Şehir Hastanesinin açılış kurdelesini kesti.

Açılış törenine, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım, AK Parti ve MHP milletvekilleri ile Cumhur İttifakı Antalya Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hakan Tütüncü de katıldı.

Törende, Antalya Şehir Hastanesi’nin tanıtım filmi gösterildi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-yuzyili-vizyonuyla-daha-buyuk-hedeflere-yoneldik/feed/ 0
Markus Gisdol: ‘Ligde kalmayı başarırsak, çok büyük bir hikaye yazmış olacağız’ https://www.kanal7haber.com.tr/markus-gisdol-ligde-kalmayi-basarirsak-cok-buyuk-bir-hikaye-yazmis-olacagiz/ https://www.kanal7haber.com.tr/markus-gisdol-ligde-kalmayi-basarirsak-cok-buyuk-bir-hikaye-yazmis-olacagiz/#respond Wed, 19 Jun 2024 21:30:38 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8452 – Markus Gisdol: “Ligde kalmayı başarırsak, çok büyük bir hikaye yazmış olacağız”

Samsunspor Teknik Direktörü Markus Gisdol:

“Avrupa Kupası rehavetine kapılırsak, tüm kazanımlarımızı kaybederiz”

SAMSUN – Samsunspor Teknik Direktörü Markus Gisdol, en büyük hedeflerinin ligde kalmak olduğunu belirterek, “Eğer ligde kalmayı başarabilirsek, çok büyük bir hikaye yazmış olacağız” dedi.

Trendyol Süper Lig ekiplerinden Samsunspor’un Alman Teknik Direktörü Markus Gisdol, Samsunspor’un başında şimdiye kadar 20 maça çıktı. Bu maçlarda 9 galibiyet alan kırmızı-beyazlılar, 5 beraberlik, 6 da mağlubiyet elde etti. Ligin 7. haftasında 1 puanla 20. sırada bulunan Samsunspor, 27. hafta sonunda 33 puanla 11. sıraya kadar yükseldi. Gisdol göreve başladıktan sonra ligde oluşan puan tablosunda ise 32 puan toplayan Samsunspor, Galatasaray (47 puan) ve Fenerbahçe’nin (43 puan) ardından 3. sırada yer aldı. Küme düşmesine kesin gözüyle bakılan Samsunspor’u Avrupa kupası barajına yaklaştıran Gisdol, İhlas Haber Ajansı’na özel açıklamalarda bulundu. Göreve geldiğinde Samsunspor’un küme düşme adaylarının başında geldiğine dikkat çeken Gisdol, “Bulunmuş olduğumuz konum nedeniyle hataya düşmememiz gerektiğini, hata yapmamamız gerektiğini düşünüyorum. Samsunspor’da göreve başladığımda birçok insan takımın içinde bulunduğu durum sebebiyle küme düşeceğini düşünüyordu. Fuat Çapa, Başkan Yüksel Yıldırım bana her zaman destek olmaya çalıştı. Başkanın verdiği özgürlük ile kendimi rahat hissettim. Takımdaki herkes, hocalar ve futbolcular da hep birlikte olup bana destek oldu. Bu da işimi kolaylaştırdı. İlk adımı attık. Doğru yoldayız ama işimiz henüz bitmedi. Aynı ciddiyet, istek ve arzu ile devam etmemiz gerekiyor. Bunu başardıktan sonra yeni hedefleri konuşabiliriz ama şu an en büyük hedefimiz ligde kalmak. Eğer ligde kalmayı başarabilirsek, çok büyük bir hikaye yazmış olacağız” ifadelerini kullandı.

“Avrupa Kupası rehavetine kapılırsak, tüm kazanımlarımızı kaybederiz”

Şu anda takımın gerçek hedeflerine kitlenmesi gerektiğinin altını çizen Markus Gisdol, “Avrupa kupalarına katılma konusunda eğer biz bu hatayı yaparsak, bu rehavete kapılırsak şimdiye kadar yaptığımız tüm kazanımları kaybederiz. Onun için şimdiye kadar nasıl performans gösterdiysek, bir sonraki maçta hatta son düdüğe kadar da aynı istek, arzu ve motivasyon ile devam etmemiz gerekiyor. Bu hataya düşmememiz lazım” diye konuştu.

“En iyi sistemin 5’li defans değil, 4’lü defans olduğunu gözlemledim”

Hüseyin Eroğlu döneminde 1 yılı aşkın süre 5’li defans oynayan takımın 4’lü defans formasyonuna daha uygun olduğunu gözlemlediğini vurgulayan Gisdol, “Her hocanın farklı bir tarzı var. Herkesin farklı bir oyun anlayışı ve sistemi olabiliyor. Takımın başına gelince oyuncularımızın 4’lü savunma sistemine daha uygun olabileceğini gözlemledim. Geride 4’lü oynamanın daha uygun olacağını düşündüm. Bazen geride 4’lü oynayınca orta sahada da 2 ya da 3’lü oynayabiliyorsunuz. Bazen de bu sistem ile 2 tane forvetle oynayabiliyorsunuz. Her hoca farklıdır, bu takıma uygun en iyi sistemin geride 5’li defans değil de 4’lü defans olması gerektiğidir” şeklinde konuştu.

En fazla puan toplayan 3. teknik direktör olması yönündeki değerlendirmesi de sorulan Alman çalıştırıcı, “Bu istatistikler beni çok fazla ilgilendirmiyor. Benim için önemli olan alabildiğimiz kadar puan almak ve ligin sonunu nerede, kaç puanla tamamlamış olmak. Bunun için de her hafta çok çalışmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/markus-gisdol-ligde-kalmayi-basarirsak-cok-buyuk-bir-hikaye-yazmis-olacagiz/feed/ 0
Samsunspor Teknik Direktörü Markus Gisdol: Ligde kalmak en büyük hedefimiz https://www.kanal7haber.com.tr/samsunspor-teknik-direktoru-markus-gisdol-ligde-kalmak-en-buyuk-hedefimiz/ https://www.kanal7haber.com.tr/samsunspor-teknik-direktoru-markus-gisdol-ligde-kalmak-en-buyuk-hedefimiz/#respond Wed, 19 Jun 2024 21:06:43 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8439 Samsunspor Teknik Direktörü Markus Gisdol, en büyük hedeflerinin ligde kalmak olduğunu belirterek, “Eğer ligde kalmayı başarabilirsek, çok büyük bir hikaye yazmış olacağız” dedi.

Trendyol Süper Lig ekiplerinden Samsunspor’un Alman Teknik Direktörü Markus Gisdol, Samsunspor’un başında şimdiye kadar 20 maça çıktı. Bu maçlarda 9 galibiyet alan kırmızı-beyazlılar, 5 beraberlik, 6 da mağlubiyet elde etti. Ligin 7. haftasında 1 puanla 20. sırada bulunan Samsunspor, 27. hafta sonunda 33 puanla 11. sıraya kadar yükseldi. Gisdol göreve başladıktan sonra ligde oluşan puan tablosunda ise 32 puan toplayan Samsunspor, Galatasaray (47 puan) ve Fenerbahçe’nin (43 puan) ardından 3. sırada yer aldı. Küme düşmesine kesin gözüyle bakılan Samsunspor’u Avrupa kupası barajına yaklaştıran Gisdol, İhlas Haber Ajansı’na (İHA) özel açıklamalarda bulundu. Göreve geldiğinde Samsunspor’un küme düşme adaylarının başında geldiğine dikkat çeken Gisdol, “Bulunmuş olduğumuz konum nedeniyle hataya düşmememiz gerektiğini, hata yapmamamız gerektiğini düşünüyorum. Samsunspor’da göreve başladığımda birçok insan takımın içinde bulunduğu durum sebebiyle küme düşeceğini düşünüyordu. Fuat Çapa, Başkan Yüksel Yıldırım bana her zaman destek olmaya çalıştı. Başkanın verdiği özgürlük ile kendimi rahat hissettim. Takımdaki herkes, hocalar ve futbolcular da hep birlikte olup bana destek oldu. Bu da işimi kolaylaştırdı. İlk adımı attık. Doğru yoldayız ama işimiz henüz bitmedi. Aynı ciddiyet, istek ve arzu ile devam etmemiz gerekiyor. Bunu başardıktan sonra yeni hedefleri konuşabiliriz ama şu an en büyük hedefimiz ligde kalmak. Eğer ligde kalmayı başarabilirsek, çok büyük bir hikaye yazmış olacağız” ifadelerini kullandı.

“Avrupa Kupası rehavetine kapılırsak, tüm kazanımlarımızı kaybederiz”

Şu anda takımın gerçek hedeflerine kitlenmesi gerektiğinin altını çizen Markus Gisdol, “Avrupa kupalarına katılma konusunda eğer biz bu hatayı yaparsak, bu rehavete kapılırsak şimdiye kadar yaptığımız tüm kazanımları kaybederiz. Onun için şimdiye kadar nasıl performans gösterdiysek, bir sonraki maçta hatta son düdüğe kadar da aynı istek, arzu ve motivasyon ile devam etmemiz gerekiyor. Bu hataya düşmememiz lazım” diye konuştu.

“En iyi sistemin 5’li defans değil, 4’lü defans olduğunu gözlemledim”

Hüseyin Eroğlu döneminde 1 yılı aşkın süre 5’li defans oynayan takımın 4’lü defans formasyonuna daha uygun olduğunu gözlemlediğini vurgulayan Gisdol, “Her hocanın farklı bir tarzı var. Herkesin farklı bir oyun anlayışı ve sistemi olabiliyor. Takımın başına gelince oyuncularımızın 4’lü savunma sistemine daha uygun olabileceğini gözlemledim. Geride 4’lü oynamanın daha uygun olacağını düşündüm. Bazen geride 4’lü oynayınca orta sahada da 2 ya da 3’lü oynayabiliyorsunuz. Bazen de bu sistem ile 2 tane forvetle oynayabiliyorsunuz. Her hoca farklıdır, bu takıma uygun en iyi sistemin geride 5’li defans değil de 4’lü defans olması gerektiğidir” şeklinde konuştu.

En fazla puan toplayan 3. teknik direktör olması yönündeki değerlendirmesi de sorulan Alman çalıştırıcı, “Bu istatistikler beni çok fazla ilgilendirmiyor. Benim için önemli olan alabildiğimiz kadar puan almak ve ligin sonunu nerede, kaç puanla tamamlamış olmak. Bunun için de her hafta çok çalışmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı. – SAMSUN

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/samsunspor-teknik-direktoru-markus-gisdol-ligde-kalmak-en-buyuk-hedefimiz/feed/ 0
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: Netanyahu ve çetesi Hitler’le aynı tarafta görülmeye başlanmıştır https://www.kanal7haber.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-netanyahu-ve-cetesi-hitlerle-ayni-tarafta-gorulmeye-baslanmistir/ https://www.kanal7haber.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-netanyahu-ve-cetesi-hitlerle-ayni-tarafta-gorulmeye-baslanmistir/#respond Tue, 11 Jun 2024 21:39:41 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8054

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Gazze: İnsanlığın Felaketi Özel Raporu” tanıtım toplantısında; “Netanyahu ve çetesi, bu katliamları yaparken yanlarına kar kalır zannediyorlar. Öyle zannetmesinler, yanlarına kar kalmayacaktır. Şimdiden Netanyahu ve çetesi Hitler’le aynı kategoriye girmiş, Hitler’le aynı tarafta görülmeye başlanmıştır. Bu en büyük mağlubiyettir. Bu çete uluslararası savaş suçları mahkemesine çıkacak ama çoktan insanlığın vicdanında yargılanmış ve gerekli yere oturtulmuştur. Lahey’deki dava Filistin meselesinin başlangıcıdır. Önümüzde on yıllar sürecek olan büyük bir mücadele başlıyor” dedi.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, bugün TBMM Tören Salonu’nda düzenlenen toplantıda ‘Gazze: İnsanlığın Felaketi Özel Raporu’nu kamuoyu ile paylaştı. Kurtulmuş, özetle şunları ifade etti:

“TÜRKİYE’NİN BÜTÜN KURUMLARI DA BU SÜREÇ İÇERİSİNDE FİLİSTİN HALKININ YANINDA YER ALMAYA BÜYÜK GAYRET GÖSTERİYOR”

“Hem bu İsrail’in saldırganlığının karşısında durmak hem insanlık vazifemizi yerine getirmek hem de Filistinli kardeşlerimize karşı dost ve kardeş olduğumuz Filistin halkına karşı dayanışmalarımızı ve işbirliğimizi ifade için her seviyede büyük bir titizlikle, dikkatle mücadele ediyoruz. Türkiye’nin bütün kurumları da bu süreç içerisinde Filistin halkının yanında yer almaya büyük gayret gösteriyor. Cumhurbaşkanlığı’na bağlı İletişim Başkanlığı, özellikle İsrail’in en iyi şekilde bildiği dezenformasyona karşı uluslararası alanda vermiş olduğu mücadelede fevkalade takdire şayandır. Ayrıca insani yardımların ulaştırılması bakımından Kızılay başta olmak üzere bütün yardım kuruluşlarımız yine aynı oradan yaralıların getirilmesi bakımından da Sağlık Bakanlığımızın, velhasıl bütün kuruluşlarımızın en önemli vazifelerinden birisi 7 Ekim’den bu yana İsrail’in saldırganlığının karşısında durmak Filistin halkının yanında durabilmektir.

“VİCDANI OLANLAR AYAĞA KALKMIŞTIR VE DÜNYADA ZULME KARŞI BİR İNSANLIK CEPHESİ KURULMUŞTUR”

Meselenin iki yönü olduğu, bu iki yönünü birbiriyle iç içe geçmekle birlikte birbirinden ayrı ele alınarak titizlikle sürdürülmesi gerektiğine inanıyorum. Bunlardan birisi işin insanlıkla ilgili kısmıdır. Bir diğeri ise işin siyasi kısmıdır. Bu ağır insanlık dramını Gazze’de 2 milyon 200 bin insanın 5 aya yakın bir süredir her gün bilfiil yaşadığını unutmayalım. Bu büyük katliam karşısında susanlar, sessiz kalanlar, destekçi olanlar olduğu gibi ilk günden itibaren insanlık adına ayağa kalkan ve seslerini yükseltenler vardır. Şunu açıklıkla söyleyebiliriz, zalimler küvözlerde ölen bebekleri purolarını içerek izleyebilirler. Zalimler sokakta, açlıktan ölen ninelerin ızdırabına gülerek yanıt verebilirler. Ama mazlumlardan yana olanlar, vicdanı olanlar ayağa kalkmıştır ve dünyada zulme karşı bir insanlık cephesi kurulmuştur. Güçlenerek yoluna devam edecektir.

“ÜSTÜMÜZE DÜŞEN İNSANLIK CEPHESİNİ HER YERDE TAHKİM ETMEKTİR”

Dolayısıyla ilk olarak yapılması gereken şeyi zaten insanın kendiliğinden yapmaya başlamış, organize olmaya başlamış ve insanlık cephesini inşa etmiştir. Şimdi bizim üstümüze düşen insanlık cephesini her yerde tahkim etmektir. Bundan sonra dünyanın hiçbir yerinde hiçbir zalim yönetim eskisi kadar rahat olamayacaktır. İşin bu insanlık tarafından siyasetçiler olarak, sivil toplum kuruluşları olarak üniversiteler olarak, araştırma merkezleri olarak tabii ki ortaya koyacağız.

“NETANYAHU VE ÇETESİ HİTLER’LE AYNI TARAFTA GÖRÜLMEYE BAŞLANMIŞTIR”

Netanyahu ve çetesini bu katliamları yaparken yanlarına kar kalır zannediyorlar. Öyle zannetmesinler, yanlarına kar kalmayacaktır. Şimdiden Netanyahu ve çetesi Hitler’le aynı kategoriye girmiş, Hitler’le aynı tarafta görülmeye başlanmıştır. Bu en büyük mağlubiyettir. Bu çete uluslararası savaş suçları mahkemesine çıkacak ama çoktan insanlığın vicdanında yargılanmış ve gerekli yere oturtulmuştur. Lahey’deki dava Filistin meselesinin başlangıcıdır. Önümüzde on yıllar sürecek olan büyük bir mücadele başlıyor.

“BU KADAR BÜYÜK ZULÜMLER, INSANLIK SUÇLARI İŞLENİRKEN İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI, İSLAM ÜLKELERİ NEREDEDİR”

Önümüzdeki dönemde çalışmalarımızın üç alanda yoğunlaştırmak mecburiyetindeyiz. Bunlardan bir tanesi Netanyahu ve ekibini, uluslararası alanda yalnızlaştırma siyasetini gerçekleştirmek zorundayız. Bunlar nereye giderlerse gitsinler artık uluslararası sistemin içinde asla ve asla eski itibarlarını bulamayacaklar ve yalnızlaşacaklardır. İkincisi ise bu çerçevede özellikle mazlum milletlerin, aralarındaki dayanışmaları artırmaları gerekiyor. Bu kadar büyük zulümler, insanlık suçları işlenirken İslam İşbirliği Teşkilatı, İslam ülkeleri nerededir? Niçin yeterince etkin şekilde bu zulmü önleyecek mekanizmayı oluşturamamaktadırlar? Üçüncüsü ise uluslararası alanda yeni bir sistemin kurulabilmesi için bütün gücümüzle mücadele edeceğiz.

“İNSANLIK DİYOR Kİ; YENİ BİR BİRLEŞMİŞ MİLLETLER VE YENİ HAKKANİYETE ADALETE DAYALI BİR SİSTEMİ KURMAK LAZIM”

Birleşmiş Milletler’inden tutun uluslararası yardım kuruluşlarına kadar hiçbirisinin bir fonksiyonu kalmamıştır. Gazze meselesi insanlığın gözüne sokarak bunu gösteriyor. Ukrayna’da iki yılı aşkın bir savaşta çözüm üretemeyen uluslararası sistem çoktan çökmüştü. Aynı şekilde dünyanın birçok yerinde çatışmalara müzakereler çerçevesinde çözüm bulamayan uluslararası sistem çoktan çökmüştü. Gazze’deki ortaya koyduğu bu çaresizliğini çok net bir şekilde bütün dünya görmüştür. Dünya bu adamların kurduğu zalime destek veren sistemle yürütülemez. Dünya 5’ten büyüktür derken söylediğimiz şey bir hayal değildi. Şimdi Gazze’de her yükselen sesle birlikte insanlık diyor ki, yeter artık yeni bir sistem yeni bir Birleşmiş Milletler ve yeni hakkaniyete adalete dayalı bir sistemi kurmak lazım.

“YAKIN ZAMANDA BU FİLİSTİN DİRENİŞİNİN BAŞARIYA KAVUŞACAĞINI DA GÖRÜYORUZ”

Zannetmesinler ki Netanyahu ve çetesi, bu siyonist rejim, bu zulümlerle ilelebet payidar olacaklardır. Yakın zamanda bu Filistin direnişinin başarıya kavuşacağını da görüyoruz. Üç tane mesele gerçekleştiği zaman Filistin davasında siyasi olarak sonuç almış olacağız. Bunlardan birisi, tam manasıyla egemen, toprak bütünlüğü sağlanmış ve 1967 sınırlarında yani başkenti Kudüs olan bir Filistin devleti kurulmadan Filistin’de siyasi çözüm elde edilemez. İkinci temel mesele ise başta Mescid-i Aksa olmak üzere Müslümanların, Hristiyanların ve Yahudilerin bütün kutsal mekanlarının uluslararası sistem tarafından garanti altına alındığı bir mekanizmanın kurulmasıdır. Üçüncüsü ise İsrail’in çok sistematik bir şekilde, 1948 itibaren sürdürdüğü yerleşimci politikalarının mutlaka önlenmesidir. Bu yerleşimci lafını da ortadan tamamen kaldırmamız lazım. Bunlar işgalcilerdir. Bu üç konudaki siyasi sonuçları aldığımız zaman Filistin davası başarılı bir yola girmiş demektir.”

]]> https://www.kanal7haber.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-netanyahu-ve-cetesi-hitlerle-ayni-tarafta-gorulmeye-baslanmistir/feed/ 0 Ulaştırma Bakanı: Konyaray Projesi trafik yoğunluğunu azaltacak https://www.kanal7haber.com.tr/ulastirma-bakani-konyaray-projesi-trafik-yogunlugunu-azaltacak/ https://www.kanal7haber.com.tr/ulastirma-bakani-konyaray-projesi-trafik-yogunlugunu-azaltacak/#respond Tue, 11 Jun 2024 09:00:43 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8036 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Konyaray Projesi’nin sanayi bölgesine de hizmet edeceğini, böylelikle mesai giriş ve çıkış saatlerinde yaşanılan trafik yoğunluğunun azalacağını söyledi.

Uraloğlu, Selçuklu Kongre Merkezi’nde düzenlenen Konya Raylı Sistem Projeleri Tanıtım Programı ve Sedirler Köprülü Kavşağı Açılış Töreni’nde, bugün Beyşehir- Seydişehir kara yolunun açılışını gerçekleştirdiklerini anımsattı.

Bakanlık ve Büyükşehir Belediyesinin Konya’nın ulaşım altyapısını güçlendirmek amacıyla çok önemli yatırımlar gerçekleştirdiklerine işaret eden Uraloğlu, “Sedirler Köprülü Kavşağı da Konya’da trafik akışını düzenleyerek hem şehrimizin çehresini değiştirecek hem de konforlu bir ulaşım sunacak. Mühendislik eseri, Konya’mıza hayırlı olsun.” diye konuştu.

Uraloğlu, Konya’nın ulaşım ve iletişim altyapısı için 128,5 milyar lira yatırım gerçekleştirdiklerini belirterek, kentte bölünmüş yol uzunluğunu 167 kilometreden 1282 kilometreye çıkardıklarını, 614 kilometre tek yol iyileştirmesi yaptıklarını vurguladı.

Eğiste Hadimi Viyadüğü ile ülkenin en yüksek ayaklı ve en uzun dengeli konsol köprüsünü Konya’da inşa ettiklerini hatırlatan Uraloğlu, bu projeyle Akdeniz ile İç Anadolu’yu birbirine bağlayarak, Toroslar’a mühür vurduklarını dile getirdi.

Uraloğlu, Konya Çevre Yolu, Alacabel Tüneli, Konya-Ereğli-Ulukışla Yolu, Akşehir- Yunak yolu gibi 8 ayrı projede çalışmaların sürdüğüne dikkati çekerek, projelerin bedelinin yaklaşık 26,5 milyar liraya ulaştığını aktardı.

Konya’nın demir yolu ağının güçlenmesi için de çok önemli yatırımlar gerçekleştirdiklerini anlatan Uraloğlu, şöyle konuştu:

“Konyaray, yeni inşa edilmekte olan istasyonları, modern, hızlı ve konforlu işletim sistemi ile yüzey metro özelliğiyle Konyalıların hizmetinde olacak. 13 istasyonun bulunduğu bu sistem sanayi bölgesine de hizmet edecek. Böylece mesai giriş-çıkış saatlerinde yaşanılan trafik yoğunluğunu azaltacağız. Havaalanından şehir merkezine ve yüksek hızlı tren garına bağlantı sağlayacağız. Ayrıca zamanla sanayi bölgelerine kılçık hatlar planlayarak sanayi yüklerini lojistik merkezine daha rahat taşıyabileceğiz.”???????

Uraloğlu, Konya’nın kent içi raylı sistemlere yönelik yeni projeler geliştirdiklerinin altını çizerek, “Selçuk Üniversitesi-Alaaddin hattı ile yüksek yoğunluğa sahip koridorda, hız ve konforu arttıracak metro hattımızla hizmet vereceğiz. Proje çalışmalarını Büyükşehir Belediyesi ile koordineli olarak yürütüyoruz. Şehir merkezini ring şeklinde saran Fetih Caddesi tramvay hattı ile mevcut ve planlanan tüm raylı sistem hatlarıyla entegrasyon sağlayarak Konya raylı sistem ağının en efektif biçimde hizmet vermesini sağlayacağız.” diye konuştu.

Uraloğlu, Konya’nın gelişimi, toplumun kalkınması ve Türkiye Yüzyılı hedeflerine ulaşmada gerekli her türlü gayreti göstereceklerini vurguladı.

Konyalıların her zaman hakkı savunduğunu ve haklının yanında olduğunu belirten Uraloğlu, “İnanıyorum ki; 31 Mart yerel seçimlerinde de Konya Büyükşehir Belediyesiyle bütün ilçe belediye başkanlıklarını Cumhur İttifakı olarak kazanacağız. AK Parti’nin yeniden aday gösterdiği Büyükşehir Belediye Başkanımız Uğur İbrahim Altay kardeşimizle planladığımız tüm projeleri hayata geçireceğiz.” dedi.

Konuşmaların ardından Sedirler Köprülü Kavşağı’nın açılışı gerçekleştirildi.

Programa, Vali Vahdettin Özkan, Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, AK Parti Konya Milletvekili Mustafa Hakan Özer, AK Parti Konya İl Başkanı Hasan Angı, MHP Konya İl Başkanı Remzi Karaaslan, merkez ilçe belediye başkanları ve davetliler katıldı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/ulastirma-bakani-konyaray-projesi-trafik-yogunlugunu-azaltacak/feed/ 0
Uluslararası Emek Örgütü’nün 1’inci Olağan Genel Kurulu Memur-Sen ev sahipliğinde gerçekleştirildi https://www.kanal7haber.com.tr/uluslararasi-emek-orgutunun-1inci-olagan-genel-kurulu-memur-sen-ev-sahipliginde-gerceklestirildi/ https://www.kanal7haber.com.tr/uluslararasi-emek-orgutunun-1inci-olagan-genel-kurulu-memur-sen-ev-sahipliginde-gerceklestirildi/#respond Sat, 04 May 2024 21:48:38 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6917 Uluslararası Emek Örgütü’nün 1’inci Olağan Genel Kurulu Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen) ev sahipliğinde gerçekleştirildi.

Memur-Sen’in çağrısıyla 25 ülkeden 33 konfederasyonun katılımıyla kurulan Uluslararası Emek Örgütü’nün 1’inci Olağan Genel Kurulu Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Memur-Sen Konfederasyonu’nun ev sahipliğinde düzenlenen program, Diyanet-Sen Hatay Şube Başkanı Rıza Ateş’in Kur’an-ı Kerim tilavetinden sonra divan kurulu üyelerinin seçilmesiyle devam etti.

Burada bir konuşma gerçekleştiren Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, kongrelerinin, başta emek kesimi olmak üzere, bütün insanlık için umudu çoğaltacak sonuçlar doğurmasını temenni etti. Işıkhan, her geçen gün krizin egemenliği altına giren bir dünyada yaşadıklarını belirterek, Emeğin, finans kapitalinin şekillendirdiği bir zeminde ifadesini bulmakta güçlük çektiğini aktardı.

“Dünyanın en büyük ekonomileri bugün resesyon sorunuyla uğraşıyor”

Hem ülkeler bazında hem de ülkeler arasında gelir dağılımında uçurum gittikçe derinleştiğini de dikkati çeken Yalçın, “Dünyanın en büyük ekonomileri bugün resesyon sorunuyla uğraşıyor. En son, Japonya ve İngiltere ekonomileri duraklamaya girdiler. Bugün Batı’da kriz yönetimi yapamayan hükümetler, savaş çağrısında bulunuyor. Jeopolitik riskler, tedarik zincirlerindeki kopuşlar sürecin o kadar kolay atlatılmayacağını gösteriyor. Emeği, sistem dışına iten, dünyanın büyük kitlelerini mağdur eden sistemin geleceği nokta burasıydı” diye konuştu.

Refahın hüküm sürdüğü batılı ülkelerde bile, dünyanın geleceğine ilişkin umutsuzluğun her geçen gün artığını ifade eden Yalçın, yabancı düşmanlığı ve savaş hazırlıklarının birer göstergesi olduğunu dile getirdi.

İnsan hayatını çok etkileyen şeylerden birinin de egemenlerin iktidar aparatı olarak kullandıkları bilginin manipüle edilmesi olduğunu söyleyen Yalçın, aynı şeyin, sistem adına oluşturulan kurumlar için de geçerli olduğunu söyledi.

Yalçın uluslararası hukuka güvenin her zamankinden daha az olduğunu vurgulayarak, “Söz gelimi, katliamcı İsrail, bizzat BM Güvenlik Konseyinde veto yetkisi olan bir ülkenin, Amerika’nın delegesinin eliyle koruma altına alınıveriyor. İsrail, Filistinlilere karşı tam bir soykırım gerçekleştiriyor. Çoğu çocuk, 30 bine yakın insanı katletti İsrail. Hastaneleri, eğitim kurumlarını, ibadethaneleri yerle bir etti. Siyonistler için bütün bunlar sıradandı. Getto ideolojileri söylüyordu katliam yapmalarını. Ama onları en çok cesaretlendiren, emperyalizmdi, emperyalist ülkelerdi. Güney Afrika öncülüğünde Uluslararası Adalet Divanı’nda açılan davayı bu noktada çok önemsiyoruz” açıklamasında bulundu.

“İsrail mallarına karşı da uzun süreli bir boykot gerçekleştirmeliyiz”

ILC olarak bu davanın takipçisi olmaları gerektiğini söyleyen Yalçın, “Ülkelerimizde insanlarımıza süreci anlatmalıyız ve en önemlisi de İsrail mallarına karşı da uzun süreli bir boykot gerçekleştirmeliyiz. Çünkü zulmün önünü ancak dayanışmayla kesebiliriz” dedi.

“İnsanı merkeze almayan hiçbir sistem adil olamaz”

Yalçın, ILC olarak insanı merkeze aldıklarını söyleyerek, “İnsanı merkeze almayan hiçbir sistem adil olamaz. Çünkü insan azizdir. İnsan, bütün varlığın bilincine vardığı için de adalete muhataptır. İnsana adil davranan bir sistem olmalı ki, çevremizde her varlık bu adaletten faydalanmalıdır. Bundan dolayı bizler, ötekileştirmenin ve ayrımcılığın olmadığı bir düzen için inanç ve vicdan özgürlüğü savunuyoruz” açıklamasında bulundu.

“1980 sonrası, ranta dayanan neoliberalizm emeği hor gördü”

Sendikacılığın en büyük baharını endüstriyel kapitalizm döneminde yaşadığını hatırlatan Yalçın, “Yani, üretimin güçlü bir şekilde dile getirildiği, emeğin bu noktada denklemin içinde yer aldığı bir zemindi endüstriyel kapitalizm. Elbette ki eskiye özlem duymuyoruz. Sömürü o dönemde de devam ediyordu. Fakat, emek kavramı, bugünkü kadar ekonomik teorilerin dayandığı denklemin dışına itilmemişti. 1980 sonrası, ranta dayanan neoliberalizm emeği hor gördü, denklemin dışına çıkardı” ifadelerine yer verdi.

Sendikaların da, özellikle uluslararası yapılar nezdinde, bu muhasebe sistemine karşı güçlü bir direniş gösteremediğini söyleyen Yalçın, konuşmasına şu şekilde devam etti:

“Bizler hep birlikte, bu çelişkileri iyi analiz edip, ona göre stratejiler geliştirdik. İdeolojilerin ötesinde, insanı merkeze alan, hizmet sendikacılığına önem verdik. Sonraki aşamada ise ’emek evrenseldir’ diyerek, dayanışmayı güçlendirmek için hep birlikte örgütlendik. Sizlerle, bu sistemin oluşturduğu anaforu dağıtacağımızı biliyor, çok teşekkür ediyorum.”

Açılış konuşmalarının ardından toplu fotoğraf çekimiyle devam eden program, basına kapalı olarak devam etti. Programa, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın ve 25 ülkeden gelen 33 konfederasyonun temsilcileri katıldı. – ANKARA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/uluslararasi-emek-orgutunun-1inci-olagan-genel-kurulu-memur-sen-ev-sahipliginde-gerceklestirildi/feed/ 0
ÇOMÜ’de Yapay Zeka Destekli Damla Sulama Otomasyon Sistemi Geliştirildi https://www.kanal7haber.com.tr/comude-yapay-zeka-destekli-damla-sulama-otomasyon-sistemi-gelistirildi/ https://www.kanal7haber.com.tr/comude-yapay-zeka-destekli-damla-sulama-otomasyon-sistemi-gelistirildi/#respond Tue, 30 Apr 2024 21:18:37 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6809 Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesinde (ÇOMÜ) yapay zeka teknolojisi destekli proje çalışmalarını sürdüren uzmanlar, çeltik tarlalarında israfı önleyip yüzde 70’e varan su tasarrufu sağlayan damla sulama otomasyon sistemi geliştirdi.

ÇOMÜ Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ünal Kızıl başkanlığındaki araştırma ekibi, Dijital Tarım Laboratuvarında tarım alanında yapay zeka destekli projeler üzerine çalışmalarına devam ediyor.

Prof. Dr. Kızıl ile Prof. Dr. Gökhan Çamoğlu, Dr. Öğretim Üyesi Sefa Aksu, ziraat yüksek mühendisleri Hakkı Fırat Altınbilek ve Hakan Nar’dan oluşan ekip, çeltik tarlalarında su israfını önlemek ve suyun doğru kullanılmasını sağlamak amacıyla 2022 yılında “Çeltikte Damla Sulamada FAO Penman-Monteith Modeline Dayalı Sulama Otomasyon Sisteminin Geliştirilmesi” başlıklı projeyi hazırladı.

TÜBİTAK desteğiyle yürütülen proje kapsamında geliştirilerek testleri başarıyla tamamlanan otomasyon sistemi, tarlaya kurulan sensörler ve devreler yardımıyla android cihazlarla bilgi alışverişi yapabiliyor, hava durumu, yağış miktarı, nem faktörü gibi çok sayıda veriyi anında işleyip buna göre sulama yapılmasını sağlıyor.

Oluşturulan ara yüzden yaptığı yönlendirmelerle çeltik üretiminde suyun fazla kullanımını önleyen, yüzde 70’e varan su tasarrufu sağlayan ve geliştirilmesi için çalışmalara devam edilen otomasyon sistemi için bu sene patent başvurusunda bulunulması planlanıyor.

Prof. Dr. Kızıl, AA muhabirine, yapay zekanın öneminin iyice arttığı bu dönemde tarım alanında projeler geliştirerek, düşük maliyetli sistemlerle Türk çiftçisine akıllı ve pratik çözümler sunmaya çalıştıklarını söyledi.

Kullanılabilir tatlı su kaynaklarının yüzde 75’inden tarımda yararlanıldığını belirten Kızıl, ziraat alanında suyun büyük bölümünün çeltik üretiminde tüketildiğini dile getirdi.

Bölüm Başkanlığı bünyesinde damla sulamanın çeltikte uygulanmasıyla ilgili yüksek lisans ve doktora çalışmalarını yapay zeka boyutuyla ele aldıklarını aktaran Kızıl, bu konuda ucuz ve ekonomik olan sensör teknolojilerini kullanmaya başladıklarını ifade etti.

Otomasyonun maliyeti 50 bin liranın altında

Kızıl, çeltikte sulama için ürettikleri sensörleri çok ucuza mal edip yapay zeka ile birleştirerek önemli çalışmalara ulaştıklarını vurguladı.

Bu adaptasyonla Türkçe uygulamalar da yapıp cep telefonlarına entegrasyonu sağladıklarını anlatan Kızıl, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu uygulamaları sadece cep telefonu değil, tablet ve bilgisayarlar için de geliştirdik. Önümüzdeki süreçte bunların daha kullanışlı şekilde entegre olmalarını sağlarsak hem daha ucuz hem de daha ekonomik olarak neredeyse her üreticinin ulaşabileceği boyutta ve maliyette sistemler geliştirebiliriz. Çeltik alanları için TÜBİTAK destekli sulama otomasyonu projesini geliştirdik. Tamamen sensörlerle cihazın bluetooth üzerinden haberleşmesine olanak sağlayan, verilerin internet bağlantısı üzerinden Google Drive’a gitmesini, orada toplanmasını, işlenmesini, ertesi gün tekrar o verinin sulamada kullanılmasını sağladık. Bunun için yine bluetooth ile komutların sulama sistemine gönderilmesi işlemlerini tamamladık. Bu işlemlerin hepsini otomatik hale getiren, planladığınız saatte suyu açıp planladığınız saatte hesaplanan miktar kadar suyu verdikten sonra kapatan otomatik bir sistem.”

Kızıl, sistem sayesinde çeltik tarlalarında su israfının önüne geçileceğini, suyun doğru kullanılmasının sağlanacağını anlattı.

Sisteme istenilen uzaklıktan müdahale edilebildiğini kaydeden Kızıl, kullanıcının her an yaşanabilecek durumlarda SMS ile bilgilendirilebileceği bir sistemin oluşturulduğunu belirtti.

Prof. Dr. Kızıl, Trakya’da deneyip başarılı sonuçlar aldıkları otomasyonun maliyetinin 50 bin liranın altında olduğu bilgisini verdi.

Çiftçinin bütçesine, kullanım amaçlarına uygun, 5-10 bin liralık maliyetleri olan sistemler geliştirmeyi hedeflediklerini ifade eden Kızıl, “Tabii çeltik daha endüstriyel bir yetiştiricilik olduğu için biraz daha tolere edilebiliyor ama onun haricinde diğer uygulamalarımız da var. Birkaç bin liralık cihazlarla üreticinin kullanabileceği basitlikle cep telefonu uygulamalarıyla üreticinin problemlerine çözüm bulmayı amaçlayan bir laboratuvarız. Bu anlamda bu çeltik otomasyon sistemini geliştirdik.” diye konuştu.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/comude-yapay-zeka-destekli-damla-sulama-otomasyon-sistemi-gelistirildi/feed/ 0
Bülent Uygun’dan taraftara sitem: “Akıl vermeyi bırakın” https://www.kanal7haber.com.tr/bulent-uygundan-taraftara-sitem-akil-vermeyi-birakin/ https://www.kanal7haber.com.tr/bulent-uygundan-taraftara-sitem-akil-vermeyi-birakin/#respond Sun, 07 Apr 2024 21:03:41 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6074 – Bülent Uygun’dan taraftara sitem: “Akıl vermeyi bırakın”

SİVAS – Sivasspor Teknik Direktörü Bülent Uygun, takımın oyun sistemini eleştiren taraftarlara sitemde bulunarak, “Şimdi akıl vermeyi bırakın. Kombine alın tamam. Hatta 1’er milyon Euro gönderin. Biz de onlarla futbolcu alalım. Öyle klavyenin başından atacaksın, oradan tutacaksın” dedi.

Sivasspor, Trendyol Süper Lig’in 27. hafta maçında 25 Şubat Pazar günü sahasında Pendikspor ile oynayacağı maçın hazırlıklarına başladı. Teknik Direktör Bülent Uygun antrenman öncesi, açıklamalarda bulundu. Berabere kaldıkları Hatayspor maçını değerlendirerek sözlerine başlayan Uygun, “Hatay’dan galip gelmek istiyorduk. İyi bir takım olduğunu da biliyorduk. Ona göre pozisyonlarımızı, duruşumuzu almaya çalıştık ama iyi oynadığımız bölümler oldu. Bazen de oyundan düştüğümüz anlar oldu. Sonucunda deplasmanda yenemiyorsan yenilmemek her zaman iyidir. 1 puanla dönmüş olmamız bizim açımızdan mutluluk verici” dedi.

“Kazanan taraf olmak istiyoruz”

Hafta sonu Pendikspor ile oynayacakları maçı da değerlendiren Uygun, “Kendi evimizde, kendi seyircimizin desteğinde ki ben bunu artık 10 binleri tribünde görmek istiyorum. Havalar güzelleşti. Saatleri çok uygun. Maça gelme zamanının geldiğini düşünüyorum. Desteğe çok ihtiyacımız var. Birliğe çok ihtiyacımız var. Pendik gibi çok iyi bir takım ile oynayacağız. Devre arasında da özellikle 8-9 tane çok önemli bonservis bedelleri ödeyerek transfer ettiği çok kaliteli ve ligimizde de damga vurmuş futbolcuları transfer etti. O yüzden zor bir maç bizi bekliyor. Kendi evimizde, kendi seyircimizin önünde Allah’ın izniyle inşallah kazanmak istiyoruz. Kazanarak en azından yukarılara doğru bir an önce tırmanmak istiyoruz. Bunun için de elimizden gelenin en iyisini yapıp inşallah kazanan taraf olmak istiyoruz” diye konuştu.

“Tek eksik Koita”

Bir basın mensubunun, “Takımdaki son durum ve sakatlar ne durumda?” sorusuna ise Uygun, “Tek sakatımız Koita var. Onun dışında diğerlerinin sakatlıkla ilgili herhangi bir problemi yok. Herkes idmanlara başladı. Yeni gelen arkadaşlar da artık hem havaya hem takıma uyum sağladı. Belki de bu hafta 3’ünü birden sahada görme ihtimalimiz var. Zaten 2’si geldiğinden beri oynuyor dolayısıyla 5 yeni transferimizle Pendik maçında sahada olabiliriz. Bu da bizim için sevindirici taraf. Onun dışında da önemli bir sakatlığımız, herhangi bir problemimiz de yok. Koita’da aramıza katıldığında bize güç katacaktır” yanıtını verdi.

“Cezamızı çektik”

3 hafta sonra yedek kulübesine döneceğini hatırlatan Uygun, “Evet tekrar geri dönüyoruz. Bazen futbol da oluyor öyle şeyler. Neyse cezasını çektik. Onlar da çekti velhasıl ceza almadan ligi bitirmek istiyoruz. Tabii ki hata hepimiz yapıyoruz. Hatasız olmaz. Art niyet ya da başka bir şeyi görmeden ligin artık sonuna yaklaşıldığı bir ortamda şampiyonluk ayrı bir mücadele gösteriyor. Düşme potasına Baktığınızda da herkesin birbirine özellikle ilk 8’den sonraki bütün takımların hepsinin birbirine yakın görüyor biliyorsunuz. O yüzden çok zorlaştı. Herkes iyi bir şekilde iyi bir mücadele ve iyi bir yönetim bekliyor. Ülkemiz için hayırlısı olsun” dedi.

“Şimdi akıl vermeyi bırakın”

Uygun son olarak taktiksel oyun anlayışı ile ilgili yöneltilen soruya da şu yanıtı verdi;

“Şimdi aslında bakıyorum böyle sosyal medyadan akıl verenler o şeyler yapanlar işte böyle oyun mu oynanır? Şu mudur diye. Ben size bir tane tüyo vereyim. Şampiyonlar Ligi’ne gittiğimizde biz Sivasspor olarak 350 pas yüzdemiz vardı. Kasımpaşa’nın 650 tane. Sonuç? O sezon Kasımpaşa küme düştü? Biz Şampiyonlar Ligi’ne gittik. Evet, eldeki kadronun oyun sisteminin, takımdaki bundan pozisyonların ne el veriyorsa, rakip ne gerekiyorsa onu oynuyoruz. Bir kere oynadığımız sistem, 5’li sistem değil, 3’lü sistem. 3-4-3 gibi bir sistem. Bu da çok fazlasıyla hücumsal bir format. Şimdi akıl vermeyi bırakın. Kombine alın tamam. Hatta 1’er milyon Euro gönderin. Biz de onlarla futbolcu alalım. Öyle klavyenin başından atacaksın. Oradan tutacaksın. Bu böyle olmuş. Bu şöyle olmuş. ya güldürmeyin Allah aşkına ya. Çok fazla sallamak istemiyorum, sonra olmaz. Taraftar tribündeki yerini alacak, takımını destekleyecek. Bizim için önemli olan sahada o gün ne gerekirse onu yapmaya çalışıyoruz. Kadromuzun yapısı itibariyle giden arkadaşlar olunca sonradan yerine kattığımız arkadaşlar da başka adamlar da düşünüyorduk. Bunlarla ve rakibe göre oynaması gereken bir oyun planının içerisindeyiz. Desteğe ve duaya ihtiyacı var Sivasspor’un şu anda. Yeni sezona bakarız. Oyun sistemi de değişir. Oyun mantığı değişir. Birçok şey değişir. Açık oynayıp 5 yiyeceğime kapalı oynar. 1-0 yenerim olur biter. Son 5 maç bir tane gol yemişiz. Daha ne istiyorsunuz ki.”

Çalışmalar başladı

Vali Lütfullah Bilgin Sivasspor Tesislerinde Teknik Direktör Bülent Uygun ve yardımcıları yönetiminde yapılan antrenman 1 saat 30 dakika sürdü. Koşu ile başlayan antrenman, ısınma ve denge çalışmalarıyla devam etti. Ardından pas çalışmaları yapan Yiğidolar, son bölümde ise çift kale maç oynadı. Sivasspor, yarın gerçekleştireceği antrenmanla Pendikspor maçının hazırlıklarına devam edecek.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/bulent-uygundan-taraftara-sitem-akil-vermeyi-birakin/feed/ 0
Sivasspor Teknik Direktörü Bülent Uygun Taraftarlara Sitem Etti https://www.kanal7haber.com.tr/sivasspor-teknik-direktoru-bulent-uygun-taraftarlara-sitem-etti/ https://www.kanal7haber.com.tr/sivasspor-teknik-direktoru-bulent-uygun-taraftarlara-sitem-etti/#respond Sat, 06 Apr 2024 21:51:43 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6061 Sivasspor Teknik Direktörü Bülent Uygun, takımın oyun sistemini eleştiren taraftarlara sitemde bulunarak, “Şimdi akıl vermeyi bırakın. Kombine alın tamam. Hatta 1’er milyon Euro gönderin. Biz de onlarla futbolcu alalım. Öyle klavyenin başından atacaksın, oradan tutacaksın” dedi.

Sivasspor, Trendyol Süper Lig’in 27. hafta maçında 25 Şubat Pazar günü sahasında Pendikspor ile oynayacağı maçın hazırlıklarına başladı. Teknik Direktör Bülent Uygun antrenman öncesi, açıklamalarda bulundu. Berabere kaldıkları Hatayspor maçını değerlendirerek sözlerine başlayan Uygun, “Hatay’dan galip gelmek istiyorduk. İyi bir takım olduğunu da biliyorduk. Ona göre pozisyonlarımızı, duruşumuzu almaya çalıştık ama iyi oynadığımız bölümler oldu. Bazen de oyundan düştüğümüz anlar oldu. Sonucunda deplasmanda yenemiyorsan yenilmemek her zaman iyidir. 1 puanla dönmüş olmamız bizim açımızdan mutluluk verici” dedi.

“Kazanan taraf olmak istiyoruz”

Hafta sonu Pendikspor ile oynayacakları maçı da değerlendiren Uygun, “Kendi evimizde, kendi seyircimizin desteğinde ki ben bunu artık 10 binleri tribünde görmek istiyorum. Havalar güzelleşti. Saatleri çok uygun. Maça gelme zamanının geldiğini düşünüyorum. Desteğe çok ihtiyacımız var. Birliğe çok ihtiyacımız var. Pendik gibi çok iyi bir takım ile oynayacağız. Devre arasında da özellikle 8-9 tane çok önemli bonservis bedelleri ödeyerek transfer ettiği çok kaliteli ve ligimizde de damga vurmuş futbolcuları transfer etti. O yüzden zor bir maç bizi bekliyor. Kendi evimizde, kendi seyircimizin önünde Allah’ın izniyle inşallah kazanmak istiyoruz. Kazanarak en azından yukarılara doğru bir an önce tırmanmak istiyoruz. Bunun için de elimizden gelenin en iyisini yapıp inşallah kazanan taraf olmak istiyoruz” diye konuştu.

“Tek eksik Koita”

Bir basın mensubunun, “Takımdaki son durum ve sakatlar ne durumda?” sorusuna ise Uygun, “Tek sakatımız Koita var. Onun dışında diğerlerinin sakatlıkla ilgili herhangi bir problemi yok. Herkes idmanlara başladı. Yeni gelen arkadaşlar da artık hem havaya hem takıma uyum sağladı. Belki de bu hafta 3’ünü birden sahada görme ihtimalimiz var. Zaten 2’si geldiğinden beri oynuyor dolayısıyla 5 yeni transferimizle Pendik maçında sahada olabiliriz. Bu da bizim için sevindirici taraf. Onun dışında da önemli bir sakatlığımız, herhangi bir problemimiz de yok. Koita’da aramıza katıldığında bize güç katacaktır” yanıtını verdi.

“Cezamızı çektik”

3 hafta sonra yedek kulübesine döneceğini hatırlatan Uygun, “Evet tekrar geri dönüyoruz. Bazen futbol da oluyor öyle şeyler. Neyse cezasını çektik. Onlar da çekti velhasıl ceza almadan ligi bitirmek istiyoruz. Tabii ki hata hepimiz yapıyoruz. Hatasız olmaz. Art niyet ya da başka bir şeyi görmeden ligin artık sonuna yaklaşıldığı bir ortamda şampiyonluk ayrı bir mücadele gösteriyor. Düşme potasına Baktığınızda da herkesin birbirine özellikle ilk 8’den sonraki bütün takımların hepsinin birbirine yakın görüyor biliyorsunuz. O yüzden çok zorlaştı. Herkes iyi bir şekilde iyi bir mücadele ve iyi bir yönetim bekliyor. Ülkemiz için hayırlısı olsun” dedi.

“Şimdi akıl vermeyi bırakın”

Uygun son olarak taktiksel oyun anlayışı ile ilgili yöneltilen soruya da şu yanıtı verdi;

“Şimdi aslında bakıyorum böyle sosyal medyadan akıl verenler o şeyler yapanlar işte böyle oyun mu oynanır? Şu mudur diye. Ben size bir tane tüyo vereyim. Şampiyonlar Ligi’ne gittiğimizde biz Sivasspor olarak 350 pas yüzdemiz vardı. Kasımpaşa’nın 650 tane. Sonuç? O sezon Kasımpaşa küme düştü? Biz Şampiyonlar Ligi’ne gittik. Evet, eldeki kadronun oyun sisteminin, takımdaki bundan pozisyonların ne el veriyorsa, rakip ne gerekiyorsa onu oynuyoruz. Bir kere oynadığımız sistem, 5’li sistem değil, 3’lü sistem. 3-4-3 gibi bir sistem. Bu da çok fazlasıyla hücumsal bir format. Şimdi akıl vermeyi bırakın. Kombine alın tamam. Hatta 1’er milyon Euro gönderin. Biz de onlarla futbolcu alalım. Öyle klavyenin başından atacaksın. Oradan tutacaksın. Bu böyle olmuş. Bu şöyle olmuş. ya güldürmeyin Allah aşkına ya. Çok fazla sallamak istemiyorum, sonra olmaz. Taraftar tribündeki yerini alacak, takımını destekleyecek. Bizim için önemli olan sahada o gün ne gerekirse onu yapmaya çalışıyoruz. Kadromuzun yapısı itibariyle giden arkadaşlar olunca sonradan yerine kattığımız arkadaşlar da başka adamlar da düşünüyorduk. Bunlarla ve rakibe göre oynaması gereken bir oyun planının içerisindeyiz. Desteğe ve duaya ihtiyacı var Sivasspor’un şu anda. Yeni sezona bakarız. Oyun sistemi de değişir. Oyun mantığı değişir. Birçok şey değişir. Açık oynayıp 5 yiyeceğime kapalı oynar. 1-0 yenerim olur biter. Son 5 maç bir tane gol yemişiz. Daha ne istiyorsunuz ki.”

Çalışmalar başladı

Vali Lütfullah Bilgin Sivasspor Tesislerinde Teknik Direktör Bülent Uygun ve yardımcıları yönetiminde yapılan antrenman 1 saat 30 dakika sürdü. Koşu ile başlayan antrenman, ısınma ve denge çalışmalarıyla devam etti. Ardından pas çalışmaları yapan Yiğidolar, son bölümde ise çift kale maç oynadı. Sivasspor, yarın gerçekleştireceği antrenmanla Pendikspor maçının hazırlıklarına devam edecek. – SİVAS

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/sivasspor-teknik-direktoru-bulent-uygun-taraftarlara-sitem-etti/feed/ 0
Depremde ölü olarak kaydedilen Ahmet Artan, yaşadığı karmaşayı atlatabilmek için mücadele ediyor https://www.kanal7haber.com.tr/depremde-olu-olarak-kaydedilen-ahmet-artan-yasadigi-karmasayi-atlatabilmek-icin-mucadele-ediyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/depremde-olu-olarak-kaydedilen-ahmet-artan-yasadigi-karmasayi-atlatabilmek-icin-mucadele-ediyor/#respond Sun, 31 Mar 2024 09:00:25 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5797 Hatay’da yaşayan Ahmet Artan, devlet kayıtlarında yanlışlıkla ‘ölü’ olarak kaydedilmesinin ardından yaşadığı karmaşayı 2 ay süren çabalar sonucu atlatabildi. Aynı ismi taşıyan ve depremde vefat eden başka bir vatandaş yerine kendisinin sisteme ölü olarak girildiğini ifade eden Artan, şimdiyse banka kayıtlarındaki hatanın düzeltilmesini bekliyor.

Kahramanmaraş merkezli depremler Hatay’da büyük yıkıma yol açmış ve 25 bine yakın insan vefat etmişti. Asrın felaketine Narlıca Mahallesi’nde bulunan 3. kattaki evinde yakalanan 37 yaşındaki Ahmet Artan, yarım saatlik mücadelenin ardından mahsur kaldığı evinden kurtarıldı. Depremden yara almadan kurtulan Artan’ın mücadelesi devlet kayıtlarında ölü olarak işlenmesiyle başladı. Kendisiyle aynı ismi, soy ismi taşıyan ve baba isimleri aynı olan Ahmet Artan, depremde ölen vatandaş yerine sisteme ölü olarak girildi. İsim karmaşası sonrası devlet kayıtlarında ‘ölü’ olarak gözüken Artan, banka işlemleri başta olmak üzere bir çok sorun yaşadı. Artan, yaklaşık iki ay süren bir mücadele sonucu devlet dairelerindeki kaydını düzeltebilse de banka kayıtlarında hala ölü olarak gözüküyor.

“Bankaların sisteminde hala ölü olarak gözüküyorum”

Ölü olarak gözüktüğü için banka işlemlerini yürütemediğini belirten Artan, “6 Şubat’ta biz evimizin üçüncü katındaydık. Deprem esnasında evden çıkamadık, evimiz ağır hasar aldı. Biz depremden yaklaşık yarım saat sonra evden çıktık. Sabahı ilk ışıklarında bizim diğer akrabaları kurtarmak için onlara yardıma gittik. Orda da öğlen olan depreme yakalandık. Yaklaşık 40 dakika enkaz olayımız oldu. Orada ondan dolayı artık devletin yanında ölü olarak gözükmüştüm. Şu an bu sıkıntıyı giderebildik. Ama dün bankaya gittim, kredi kartı için başvuru yaptık. Bankaların sisteminde hala ölü olarak gözüküyorum” dedi.

“Hem yaşıyorsun hem de ölü olarak gözüküyorsun”

Yaşadığı trafik kazası sonrası polis ekiplerinin kontrollerinde ‘ölü’ olarak gözüktüğünü öğrenen Artan, “Ölü olduğumun şu şekilde farkına vardım. E-devlet üzerinden giriş yapamıyordum. Sistem beni reddediyordu. Ondan sonra hastanenin önünde aracıma ambulans çarpmıştı, polisin tutanağında belli oldu. Bana aracın mirasçıları nerede dedi. Ben de aracın mirasçıları yok. Aracın sahibi benim dedim. Hayır bu aracın sahibi vefat etmiş dediler, orada şok geçirdim. Hem yaşıyorsun hem de ölü olarak gözüküyorsun. Ben itiraz ettim, bu araç benim ölü değilim diye. Sistemde bu şekilde gözüküyor dediler. Ondan sonra bu hatayı düzeltebilmek için birçok devlet dairesine gittim. Yaklaşık o süreç 50 ya da 55 gibi bir gün geçti. Ondan sonra süreç düzeltildi. Yalnız 1 yıl gibi bir süre geçmesine rağmen bu hata bankalarda düzeltilmedi” şeklinde konuştu.

“Başka bir Ahmet Artan varmış, onu ölü olarak göstereceklerine beni ölü olarak göstermişler”

Kendisiyle aynı isme sahip başka bir vatandaşın yerine sistemde kendisinin ölü olarak gösterildiğini ifade eden Artan, “Bu karışıklık şöyle başka bir Ahmet Artan varmış, onu ölü olarak göstereceklerine beni ölü olarak göstermişler. Onun da babasının ismi Mehmet, benim de babamın ismi Mehmet olduğundan dolayı o zamanlar da herkes enkazda olduğu için kimsenin kimliği üzerinde değil böyle bir hata gerçekleşmiş. Depremin ilk haftası kendi akrabalarımı defnetmekle uğraştık. Ben de yaklaşık 1 ay gibi bir süreç içerisinde gönüllü olarak arama kurtarma ekibinde çalıştım. Ben kendim arama kurtarma ekibinde çalışmama rağmen kendim aslında ölmüşüm farkında değilim. Bankalardan ricam bir an önce bu hatanın düzeltilmesini istiyorum. Benim de kredi kartına ihtiyacım var. Kullanamıyorum, lütfen bu hatayı düzeltin. Arkadaşlarım kısacası bana yaşayan ölü diyorlar. Komik bir şey ama ağlanacak halimize gülüyoruz” ifadelerini kullandı. – HATAY

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/depremde-olu-olarak-kaydedilen-ahmet-artan-yasadigi-karmasayi-atlatabilmek-icin-mucadele-ediyor/feed/ 0
Deprem Sonrası Ölü Olarak Kaydedilen Vatandaş Bankayı İkna Edemiyor https://www.kanal7haber.com.tr/deprem-sonrasi-olu-olarak-kaydedilen-vatandas-bankayi-ikna-edemiyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/deprem-sonrasi-olu-olarak-kaydedilen-vatandas-bankayi-ikna-edemiyor/#respond Sat, 30 Mar 2024 21:39:37 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5791 Deprem sonrası yaşanan isim karmaşasıyla kayıtlara ölü olarak geçen afetzede vatandaş, bankayı yaşadığına inandıramıyor

-Depremzede vatandaş; “Başka bir Ahmet Artan varmış, onu ölü olarak göstereceklerine beni ölü olarak göstermişler”

HATAY – Hatay’da yaşayan Ahmet Artan, devlet kayıtlarında yanlışlıkla ‘ölü’ olarak kaydedilmesinin ardından yaşadığı karmaşayı 2 ay süren çabalar sonucu atlatabildi. Aynı ismi taşıyan ve depremde vefat eden başka bir vatandaş yerine kendisinin sisteme ölü olarak girildiğini ifade eden Artan, şimdiyse banka kayıtlarındaki hatanın düzeltilmesini bekliyor.

Kahramanmaraş merkezli depremler Hatay’da büyük yıkıma yol açmış ve 25 bine yakın insan vefat etmişti. Asrın felaketine Narlıca Mahallesi’nde bulunan 3. kattaki evinde yakalanan 37 yaşındaki Ahmet Artan, yarım saatlik mücadelenin ardından mahsur kaldığı evinden kurtarıldı. Depremden yara almadan kurtulan Artan’ın mücadelesi devlet kayıtlarında ölü olarak işlenmesiyle başladı. Kendisiyle aynı ismi, soy ismi taşıyan ve baba isimleri aynı olan Ahmet Artan, depremde ölen vatandaş yerine sisteme ölü olarak girildi. İsim karmaşası sonrası devlet kayıtlarında ‘ölü’ olarak gözüken Artan, banka işlemleri başta olmak üzere bir çok sorun yaşadı. Artan, yaklaşık iki ay süren bir mücadele sonucu devlet dairelerindeki kaydını düzeltebilse de banka kayıtlarında hala ölü olarak gözüküyor.

“Bankaların sisteminde hala ölü olarak gözüküyorum”

Ölü olarak gözüktüğü için banka işlemlerini yürütemediğini belirten Artan, “6 Şubat’ta biz evimizin üçüncü katındaydık. Deprem esnasında evden çıkamadık, evimiz ağır hasar aldı. Biz depremden yaklaşık yarım saat sonra evden çıktık. Sabahı ilk ışıklarında bizim diğer akrabaları kurtarmak için onlara yardıma gittik. Orda da öğlen olan depreme yakalandık. Yaklaşık 40 dakika enkaz olayımız oldu. Orada ondan dolayı artık devletin yanında ölü olarak gözükmüştüm. Şu an bu sıkıntıyı giderebildik. Ama dün bankaya gittim, kredi kartı için başvuru yaptık. Bankaların sisteminde hala ölü olarak gözüküyorum” dedi.

“Hem yaşıyorsun hem de ölü olarak gözüküyorsun”

Yaşadığı trafik kazası sonrası polis ekiplerinin kontrollerinde ‘ölü’ olarak gözüktüğünü öğrenen Artan, “Ölü olduğumun şu şekilde farkına vardım. E-devlet üzerinden giriş yapamıyordum. Sistem beni reddediyordu. Ondan sonra hastanenin önünde aracıma ambulans çarpmıştı, polisin tutanağında belli oldu. Bana aracın mirasçıları nerede dedi. Bende aracın mirasçıları yok. Aracın sahibi benim dedim. Hayır bu aracın sahibi vefat etmiş dediler, orada şok geçirdim. Hem yaşıyorsun hem de ölü olarak gözüküyorsun. Ben itiraz ettim, bu araç benim ölü değilim diye. Sistemde bu şekilde gözüküyor dediler. Ondan sonra bu hatayı düzeltebilmek için birçok devlet dairesine gittim. Yaklaşık o süreç 50 ya da 55 gibi bir gün geçti. Ondan sonra süreç düzeltildi. Yalnız 1 yıl gibi bir süre geçmesine rağmen bu hata bankalarda düzeltilmedi” şeklinde konuştu.

“Başka bir Ahmet Artan varmış, onu ölü olarak göstereceklerine beni ölü olarak göstermişler”

Kendisiyle aynı isme sahip başka bir vatandaşın yerine sistemde kendisinin ölü olarak gösterildiğini ifade eden Artan, “Bu karışıklık şöyle başka bir Ahmet Artan varmış, onu ölü olarak göstereceklerine beni ölü olarak göstermişler. Onun da babasının ismi Mehmet, benim de babamın ismi Mehmet olduğundan dolayı o zamanlar da herkes enkazda olduğu için kimsenin kimliği üzerinde değil böyle bir hata gerçekleşmiş. Depremin ilk haftası kendi akrabalarımı defnetmekle uğraştık. Bende yaklaşık 1 ay gibi bir süreç içerisinde gönüllü olarak arama kurtarma ekibinde çalıştım. Ben kendim arama kurtarma ekibinde çalışmama rağmen kendim aslında ölmüşüm farkında değilim. Bankalardan ricam bir an önce bu hatanın düzeltilmesini istiyorum. Benim de kredi kartına ihtiyacım var. Kullanamıyorum, lütfen bu hatayı düzeltin. Arkadaşlarım kısacası bana yaşayan ölü diyorlar. Komik bir şey ama ağlanacak halimize gülüyoruz” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/deprem-sonrasi-olu-olarak-kaydedilen-vatandas-bankayi-ikna-edemiyor/feed/ 0
Bakan Özhaseki: Birçok Avrupa ülkesi böyle bir depremin altından kalkamaz https://www.kanal7haber.com.tr/bakan-ozhaseki-bircok-avrupa-ulkesi-boyle-bir-depremin-altindan-kalkamaz-2/ https://www.kanal7haber.com.tr/bakan-ozhaseki-bircok-avrupa-ulkesi-boyle-bir-depremin-altindan-kalkamaz-2/#respond Mon, 12 Feb 2024 21:24:15 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3783 Bakan Özhaseki: “Birçok Avrupa ülkesi böyle bir depremin altından kalkamaz”

“680 bin civarında konut 70 bin civarında iş yeri yıkıldı”

ANKARA – Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerini vurgulayarak, “Birçok Avrupa ülkesi böyle bir depremin altından kalkamaz. ‘Bizim temsil ettiğimiz bazı ülkelerde bu depremin yarısı bile olsa emin olun biz altından kalkamayız’ diye ifadelere çok rastladık” dedi.

İLBANK tarafından Ankara’da bir otelde ‘Çevresel ve Sosyal Yönetim Sistemi’ toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda İLBANK’ın yerel yönetimlere verdiği destekler kaydedildi. Toplantıya, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki ile birlikte Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Humberto Lopez, Dünya Bankası Bölge Müdürü Sameh Wahba ve Dünya Bankası yetkilileri katıldı.

Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Humberto Lopez, burada yaptığı konuşmada, Çevresel ve Sosyal Yönetim Sistemin faydalarına işaret ederek, ülkelerin politikalarını bu sistemi kullanmak için teşvik ettiklerini aktardı.

Lopez, söz konusu sisteme girmek için Türkiye’nin önemli bir adım attığını vurgulayarak, şöyle konuştu: “Ülkelerin dünya bankasından daha fazla faydalanabilmesi için önemli bir imkan ve araç. Bu sistem sayesinde operasyonların sürdürülebilirliğe imkan sağlıyoruz. Operasyonlarımızın çok daha üst düzeyde hareket edeceğinin garantisini vermiş oluyoruz. Bizim de ana gündemimiz de çevresel ve sosyal ülkelerin ihtiyacını alma konusunda önem gösteriyoruz. Ancak ülkeleri bu noktada ikna etmede zorlanıyoruz. Bu sistemleri varsa güncelleme konusunda yoksa ise sürekli teşvik etmeye çalışıyoruz.”

Bakan Özhaseki ise yaptığı konuşmada, 6 Şubat depremleri sonrasında bölgede yapılan çalışmalara ve beklenen Marmara depremine karşı yoğunlaştıklarına dikkati çekti.

“680 bin civarında konut 70 bin civarında iş yeri yıkıldı”

6 Şubat depremlerinin yıkıcı etkisini hatırlatan Bakan Özhaseki, “Neredeyse 3 dakikaya yakın yüzeyde yerleşim yerlerine çok yakın mesafede 7.6 ve 7.7 gibi büyük bir deprem atlattık. Bu depremin hasarı çok büyük oldu. 14 milyon insanımız etkilendi ve 11 tane şehrimiz doğrudan hasar gördü. Bu depremlerde 53 bin 500 kardeşimizi toprağa verdik. Yıkılan ve yıkılmak zorunda kalan binaların toplam sayısına baktığımız zaman 680 bin civarında konut 70 bin civarında iş yeri yıkıldığını gördük” ifadelerine yer verdi.

“Köylerimizde 50 bin civarında çelik ev yapıyoruz”

Depremde evleri yıkılan hak sahipleri için 307 bin konutun bazı bölümlerinde ihalelerin bittiğine bazı bölümlerinde ise kaba inşaatın tamamlandığını anlatan Bakan Özhaseki, “Köylerimizde 50 bin civarında çelik ev yapıyoruz. Şehirlerin meydanının yapıyoruz. İLBANK’ın temin ettiği kredileri alt yapı konusunda kullanıyoruz” ifadesini kullandı.

“Birçok Avrupa ülkesi böyle bir depremin altından kalkamaz”

Deprem bölgesine yurt dışından yabancı misyon şeflerinin inceleme yapmak için geldiklerini belirten Özhaseki, “Türkiye’yi yakından tanıyan bizim dost ülkelerin insanların incelemelerinde, çalışmalarında hep ifade ettiklerin bir konu vardı. Bu deprem büyük bir deprem. Birçok Avrupa ülkesi böyle bir depremin altından kalkamaz. ‘Bizim temsil ettiğimiz bazı ülkelerde bu depremin yarısı bile olsa emin olun biz altından kalkamayız’ diye ifadelere çok rastladık” diye konuştu.

Deprem bölgesinde geçen hafta 46 bin konutu teslim ettiklerini hatırlatan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Özhaseki, “Bir iki ay içerisinde 30 bin konutu daha teslim edeceğiz. Bunlar dile kolay. Söylemesi o kadar kolay ki 50 bin ve 100 bin gibi rakamları bir çırpıda telaffuz ediyoruz. Bazen inşaat işleri ile ilgili ileri geri konuşanlara diyorum ki. Evinizde bir banyonuzu tadil etmek isteyin. Fayanslarını ve musluklarını değiştirmek isteyin kaç gününüzü alıyor?” açıklamasında bulundu.

Bakan Özhaseki’nin açıklamalarının ardından hatıra fotoğraflı çektirildi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/bakan-ozhaseki-bircok-avrupa-ulkesi-boyle-bir-depremin-altindan-kalkamaz-2/feed/ 0
Bakan Özhaseki: Birçok Avrupa ülkesi böyle bir depremin altından kalkamaz https://www.kanal7haber.com.tr/bakan-ozhaseki-bircok-avrupa-ulkesi-boyle-bir-depremin-altindan-kalkamaz/ https://www.kanal7haber.com.tr/bakan-ozhaseki-bircok-avrupa-ulkesi-boyle-bir-depremin-altindan-kalkamaz/#respond Mon, 12 Feb 2024 21:21:15 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3780 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerini vurgulayarak, “Birçok Avrupa ülkesi böyle bir depremin altından kalkamaz. ‘Bizim temsil ettiğimiz bazı ülkelerde bu depremin yarısı bile olsa emin olun biz altından kalkamayız’ diye ifadelere çok rastladık” dedi.

İLBANK tarafından Ankara’da bir otelde ‘Çevresel ve Sosyal Yönetim Sistemi’ toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda İLBANK’ın yerel yönetimlere verdiği destekler kaydedildi. Toplantıya, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki ile birlikte Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Humberto Lopez, Dünya Bankası Bölge Müdürü Sameh Wahba ve Dünya Bankası yetkilileri katıldı.

Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Humberto Lopez, burada yaptığı konuşmada, Çevresel ve Sosyal Yönetim Sistemin faydalarına işaret ederek, ülkelerin politikalarını bu sistemi kullanmak için teşvik ettiklerini aktardı.

Lopez, söz konusu sisteme girmek için Türkiye’nin önemli bir adım attığını vurgulayarak, şöyle konuştu: “Ülkelerin dünya bankasından daha fazla faydalanabilmesi için önemli bir imkan ve araç. Bu sistem sayesinde operasyonların sürdürülebilirliğe imkan sağlıyoruz. Operasyonlarımızın çok daha üst düzeyde hareket edeceğinin garantisini vermiş oluyoruz. Bizim de ana gündemimiz de çevresel ve sosyal ülkelerin ihtiyacını alma konusunda önem gösteriyoruz. Ancak ülkeleri bu noktada ikna etmede zorlanıyoruz. Bu sistemleri varsa güncelleme konusunda yoksa ise sürekli teşvik etmeye çalışıyoruz.”

Bakan Özhaseki ise yaptığı konuşmada, 6 Şubat depremleri sonrasında bölgede yapılan çalışmalara ve beklenen Marmara depremine karşı yoğunlaştıklarına dikkati çekti.

“680 bin civarında konut 70 bin civarında iş yeri yıkıldı”

6 Şubat depremlerinin yıkıcı etkisini hatırlatan Bakan Özhaseki, “Neredeyse 3 dakikaya yakın yüzeyde yerleşim yerlerine çok yakın mesafede 7.6 ve 7.7 gibi büyük bir deprem atlattık. Bu depremin hasarı çok büyük oldu. 14 milyon insanımız etkilendi ve 11 tane şehrimiz doğrudan hasar gördü. Bu depremlerde 53 bin 500 kardeşimizi toprağa verdik. Yıkılan ve yıkılmak zorunda kalan binaların toplam sayısına baktığımız zaman 680 bin civarında konut 70 bin civarında iş yeri yıkıldığını gördük” ifadelerine yer verdi.

“Köylerimizde 50 bin civarında çelik ev yapıyoruz”

Depremde evleri yıkılan hak sahipleri için 307 bin konutun bazı bölümlerinde ihalelerin bittiğine bazı bölümlerinde ise kaba inşaatın tamamlandığını anlatan Bakan Özhaseki, “Köylerimizde 50 bin civarında çelik ev yapıyoruz. Şehirlerin meydanının yapıyoruz. İLBANK’ın temin ettiği kredileri alt yapı konusunda kullanıyoruz” ifadesini kullandı.

“Birçok Avrupa ülkesi böyle bir depremin altından kalkamaz”

Deprem bölgesine yurt dışından yabancı misyon şeflerinin inceleme yapmak için geldiklerini belirten Özhaseki, “Türkiye’yi yakından tanıyan bizim dost ülkelerin insanların incelemelerinde, çalışmalarında hep ifade ettiklerin bir konu vardı. Bu deprem büyük bir deprem. Birçok Avrupa ülkesi böyle bir depremin altından kalkamaz. ‘Bizim temsil ettiğimiz bazı ülkelerde bu depremin yarısı bile olsa emin olun biz altından kalkamayız’ diye ifadelere çok rastladık” diye konuştu.

Deprem bölgesinde geçen hafta 46 bin konutu teslim ettiklerini hatırlatan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Özhaseki, “Bir iki ay içerisinde 30 bin konutu daha teslim edeceğiz. Bunlar dile kolay. Söylemesi o kadar kolay ki 50 bin ve 100 bin gibi rakamları bir çırpıda telaffuz ediyoruz. Bazen inşaat işleri ile ilgili ileri geri konuşanlara diyorum ki. Evinizde bir banyonuzu tadil etmek isteyin. Fayanslarını ve musluklarını değiştirmek isteyin kaç gününüzü alıyor?” açıklamasında bulundu.

Bakan Özhaseki’nin açıklamalarının ardından hatıra fotoğraflı çektirildi. – ANKARA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/bakan-ozhaseki-bircok-avrupa-ulkesi-boyle-bir-depremin-altindan-kalkamaz/feed/ 0
4. Gıda Bankacılığı Zirvesi’nde Gıda Güvenliği ve Gıdaya Adil Erişim Tartışıldı https://www.kanal7haber.com.tr/4-gida-bankaciligi-zirvesinde-gida-guvenligi-ve-gidaya-adil-erisim-tartisildi/ https://www.kanal7haber.com.tr/4-gida-bankaciligi-zirvesinde-gida-guvenligi-ve-gidaya-adil-erisim-tartisildi/#respond Fri, 09 Feb 2024 21:18:17 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3544

Temel İhtiyaç Derneği (TİDER) ev sahipliğinde ‘4. Gıda Bankacılığı Zirvesi’, Beykoz Üniversitesi’nde gerçekleştirildi. Dünyada 50’den fazla ülkede hayata geçirilen ‘gıda bankacılığı’ deneyimlerinin de aktarıldığı zirvede, başta afet dönemleri olmak üzere ‘Gıda Güvenliği ve Gıdaya Adil Erişim’i tehdit eden kritik sorunlar masaya yatırıldı.

Düzenlenen zirvede bir araya gelen ulusal ve uluslararası konunun uzmanları, başta ‘Afetler ve Gıda Bankacılığı ve Gıda İsrafı’ olmak üzere ‘Tarımsal Üretim ve Gıda: Yeniden kendi kendine yeten ülke olmak’, ‘Gıda Güvenliği ve Gıdaya Adil Erişim’ konularını tartışarak çözüm önerilerini sundu. Açılışta konuşan Toplumsal Gelişim Merkezi Eğitim ve Sosyal Dayanışma Derneği (TOGEMDER) İcra Kurulu Başkanı Av. M. Belma Satır da gıdaya erişimin en temel insan hakkı olduğunu vurgulayarak, deprem bölgesinde yürütülen çalışmaların insana ve topluma karşı duyulan sorumluluğun en büyük örneği olduğunu vurguladı.

“YEREL YÖNETİMLERE GIDA BANKACILIĞINI ANLATIYORUZ”

Temel İhtiyaç Derneği (TİDER) Yönetim Kurulu Başkanı Hande Tibuk, israfı önleyerek ihtiyaç sahiplerinin kendi ayaklarının üzerinde durmasını sağlayan gıda bankacılığının Türkiye’deki çatı örgütü TİDER’in aynı zamanda Afet Platformu’nun kurucu üyesi olduğunu hatırlatarak, “Afetlerden sonra çok hızlı organize oluyoruz. Yerel yönetimlere gıda bankacılığını anlatıyoruz. 2023’te 37 ilde 68 gıda bankasına ulaştık. 2023 yılında bağışçı kurum sayımız 143’ü buldu” bilgilerini paylaştı.

“DAHA FAZLA GÖNÜLLÜYE İHTİYAÇ VAR”

Şef Ebru Baybara Demir, deprem bölgesinde halkın sağlıklı ve güvenli gıdaya erişim ihtiyacının devam ettiğini söyledi ve yaklaşan ramazan ayını da vurgulayarak deprem bölgesinde devam eden çalışmalara katılmak üzere daha fazla gönüllüye ihtiyaç olduğunu ifade etti.

Deprem bölgesinde gerçekleşen çalışmalara dair hazırladıkları filmin gördüğü ilgiye de dikkat çeken Baybara Demir, “Biz hikayeyi acıyla değil umutla anlattık. Umudumuz baki, çalışmalarımız Ramazan ayında da devam edecek. Kahvaltı paketi oluşturuyoruz. Bölgeye gitmek çok önemli. Gönüllüye ihtiyacımız var. Hepimizin bu ülkeye borcu var” dedi.

“KRİZLER, GIDA BANKALARININ TOPLULUKLARI DESTEKLEMEDE OYNADIĞI KRİTİK ROLÜ GÖSTERİYOR”

Küresel Gıda Bankacılığı Ağı’nın (The Global FoodBanking Network) deneyimlerini aktaran Gabriela A. Kafarhire da 6 Şubat depremlerinden bir yıl sonra düzenlenen zirvenin, Türk halkının gücünün kanıtı olduğuna dikkat çekti. Kafarhire, “Acil müdahale, genellikle bir gıda bankasının günlük operasyonlarının bir parçası olmasa da bir yıl önce Türkiye’yi vuran yıkıcı depremler gibi krizler, bize gıda bankalarının toplulukları desteklemede oynadığı kritik rolü gösteriyor. Afet Platformu kurucularından ve The Global FoodBanking Network’un (Global Gıda Bankacılığı Ağı) Türkiye’deki tek temsilcisi ve üyesi olan TİDER, diğer insani yardım kuruluşlarıyla derhal bir müdahale koordine ederek gıda ve kritik malzemeleri seferber etti ve o tarihten bu yana da bölgedeki çalışmalarını sürdürüyor” diye konuştu.

Zirveye Almanya, Güney Afrika ve Tayland’daki gıda bankaları adına katılan Ryan Harty, Andy Du Plessis ve James Leyson ise gıda kayıplarının ve israfın büyük oranda işleme ve tüketim aşamasında oluştuğuna ve israfın önlenmesi ile CO2 salınım miktarının azalarak iklim krizi etkilerini düşürmeye de katkı sağlandığına dikkat çekti.

Gıda bankalarının, gıdanın fazlası ile gıdaya erişim sorunu yaşayan insanlar arasındaki bağlantı olduğunu belirten konuşmacılar, geçen yıl Global FoodBanking Network ağındaki 50’den fazla ülkede faaliyet gösteren gıda bankalarının 32 milyon kişiye ulaştığını, 651 milyon kilo gıda dağıtıldığını aktardı. Sunumlarında kendi ülkelerindeki örneklerden de söz eden konuşmacılar, küresel gıda sistemi işleyişinde yaşanan bozulmanın nasıl düzeltileceği veya halihazırda açlıkla karşı karşıya olan milyonlara ulaştırılması gereken gıda yardımlarının, dünyanın en acil gündemleri olarak önemini koruduğuna dikkat çekti.

“GIDA BANKACILIĞI KANUNU GEREKİYOR”

Gıda israfının önlenmesi konusunda kurumsal olarak yapılması gerekenler olduğunu belirten Türkiye İsrafı Önleme Vakfı Başkanı Aziz Akgül ise bu konuda öncelikle kanuna ihtiyaç olduğuna dikkat çekti. Akgül, “Perakendecilerin, toptancıların ve üreticilerin sorumlu olacağı bu kanun sayesinde, gıda bankalarına sağlıklı gıdalar ulaştırılması sağlanabilir. Böylece gıda bankaları sağlıklı ve güvenli gıdaya kavuşurken, gıdanın israfı konusunda da önemli bir adım atılmış olur” ifadelerini kullandı.

“5 ÜRÜNDE STRATEJİ KURULMALI”

Zirvenin konuşmacılarından yazar Dr. Rüştü Bozkurt, gıda değer zincirleri konusunda altyapı eksikliklerine dikkat çektiği konuşmasında, toplum olarak toprağa bakış açımızın değişmesi gerektiğini vurguladı. Bozkurt, “Toprağın mülkiyetine bakışımızı değiştirmediğimizde değişen bir şey olmayacak. Tarıma varlıklı olmak için değil ama var olmak için bakmak lazım” diyen Bozkurt, ülke olarak öncelikle hububat (buğday ve türevi), bakliyat, soğan, patates, yağlı tohumlar ve şeker olmak üzere 5 üründe strateji kurmak gerektiği önerisini paylaştı.

“SİSTEM YOKSA SONUÇ DA YOK”

TÜBİTAK-MAM Gıda Grubu temsilcisi Dr. İbrahim Sani Özdemir, gıda kayıplarının önlenmesinde sistemsel yaklaşımın çok önemli olduğunu söyledi. Sistem dahilinde geliştirilmeyen çözümlerin okyanusta bir damla olduğunu ve çabalarının karşılıksız kaldığını ifade eden Özdemir, “Sistem bütününe bakılmadığında bir etki, sonuç oluşmuyor. Sistemsel yaklaşımda aktörlerin birbirilerine sorumluluğu olması gerekiyor. Her aşamada yapılacak çok şey var” dedi.

Sürdürülebilirlik Akademisi Türkiye Direktörü Semra Sevinç, moderatörlüğünü yürüttüğü ‘Tarımda İsrafı Nasıl Önleriz?’ konulu oturumda, dünyada her yıl 1 trilyon dolarlık atık ortaya çıktığını, Türkiye’de ise her yıl 14 milyar dolar değerinde 20 milyon ton gıda atığı oluştuğu bilgisini paylaştı.

Zirve, Temel İhtiyaç Derneği’ne geçtiğimiz yıl içinde en fazla maddi (nakdi) destekte bulunan Cargill Türkiye ve en yüksek tonajda bağışı ile (ayni) destekte bulunan Danone Türkiye’ye teşekkür plaketlerinin takdimi ile sona erdi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/4-gida-bankaciligi-zirvesinde-gida-guvenligi-ve-gidaya-adil-erisim-tartisildi/feed/ 0