Kentteki programları kapsamında Bursa Valiliğini ziyaret eden Işıkhan, daha sonra Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde Bursa Büyükşehir Belediyesinin “Sosyal Destek Çekleri Lansmanı ve Protokolü İmza Töreni”ne katıldı.
Işıkhan, burada yaptığı konuşmada, gün içinde Bursa’da bir dizi etkinliklere katıldığını anımsatarak esnaf, iş insanı, sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle bir araya geldiklerini, yapılan birçok faaliyeti yerinde görme fırsatı bulduğunu anlattı.
Protokolün Bursalılara hayırlı olmasını dileyen Bakan Işıkhan, şöyle devam etti:
“Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde başlayan 30 yıllık yerel yönetimler tecrübemizin de ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha anlamış olduk. 1994 yılında kalkınma yerelden başlar anlayışı ile çıktığımız bu yolda hamdolsun 22 yıllık iktidar tecrübemizle de her zaman siz kıymetli vatandaşlarımızın yanında olduk ve olmaya da devam edeceğiz. Kadim devlet geleneğimizin en önemli temel taşlarından bir tanesi olan sosyal devlet anlayışını da hiçbir zaman terk etmedik. Bu kadim devlet geleneğini en iyi siz Bursalı kardeşlerim bilirsiniz. Osmanlı’ya 127 sene başkentlik yapmış bu mübarek şehir, kültür kodlarımızın, kadirşinaslığın, diğerkamlığın, hoşgörünün de şehri olmuştur.”
Bakanlık olarak bu devlet geleneğini en iyi şekilde temsil etmek ve sürdürmek için ellerinden gelen gayreti gösterdiklerini dile getiren Işıkhan, “Biliyorsunuz ki bakanlığımız bir vatandaşımızın hayata gözlerini açtığı ilk andan son ana kadar yanında olan, hayatının her alanında hizmet üreten bir bakanlık. Biz de bu bilinç ve anlayışla politikalarımızı geliştirmeye siz kıymetli vatandaşlarımızın yanında olmaya devam ediyoruz. AK Parti hükümetleri olarak 22 yıldır olduğu gibi hangi anlayışla yol yürüdüysek bundan sonra da aynı anlayışla siz kıymetli vatandaşlarımızın yanında olmayı sürdüreceğiz.” ifadesini kullandı.
“2024 yılını ’emekliler yılı’ olarak ilan ettik”
Işıkhan, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’a özellikle emeklilerle ilgili yürüttüğü hizmetlerden dolayı teşekkür ederek, şöyle konuştu:
“Biliyorsunuz biz de bakanlık görevine geldiğimiz günden bu yana emeklilerimiz için çalışmaya, mücadele etmeye devam ediyoruz. Bu kapsamda bir seferliğe mahsus bütün emeklilerimize 5 bin liralık ikramiye ödememizi gerçekleştirdik. Sonrasında emekli aylıklarındaki artış oranının bütün emeklilerimiz için yüzde 49,25 olarak belirledik. Cumhurbaşkanımızın güçlü destekleri ile 2024 yılını ’emekliler yılı’ olarak ilan ettik. İnşallah bu kapsamda da birçok projeyi, faaliyeti, sosyal desteği hayata geçirecek ve siz emeklilerimizin yanında olmayı sürdüreceğiz.”
Bakan Işıkhan, düzenlenen protokolde emeği geçen Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş başta olmak üzere ilgili esnaf odası yetkililerine teşekkür etti.
Vatandaşlara sosyal destek çekleri verilecek
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş da insanı merkeze alan hizmet anlayışıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan aldıkları güçle Bursa’yı yeni hizmetlerle buluşturmaya devam ettiklerini söyledi.
Aktaş, güncel şartlarda yerel yönetimlerin görev ve sorumluluğunun arttığını belirterek, “Biz klasik koli bırakan veyahut bunu dönemlik yapan bir anlayışa yaklaşmıyoruz. Sosyal destek anlamında farklı kesimleri, farklı tarafları düşünüyoruz. İşte o yüzden de ‘Kart 16’ uygulaması başlattık. Şu an fiili olarak bunu kullanan 10 bin civarında vatandaşımız var. Ramazan sosyal destek çeklerimiz ki bugün protokolünü imzalayacağımız, 50 bin ramazan destek çekini 1500 liradan 75 milyon olarak biz vatandaşlarımıza ulaştırmış olacağız.” diye konuştu.
Belediye olarak yaptıkları diğer sosyal projeleri de anlatan Aktaş, destek projelerinin esnafa da can suyu olacağını kaydetti.
Bursa Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Fahrettin Bilgit ile Bursa Bakkallar Esnaf Odası Başkanı Muhammed Nuri Örs de katılımcılara hitap etti.
Konuşmaların ardından Başkan Aktaş ve esnaf odalarının başkanları sosyal yardım çeklerine ilişkin protokole imza attı.
Etkinliğe, Bursa Valisi Mahmut Demirtaş, AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan, MHP İl Başkanı Muhammet Tekin ile çok sayıda davetli katıldı.
]]>Memur-Sen’in çağrısıyla 25 ülkeden 33 konfederasyonun katılımıyla kurulan Uluslararası Emek Örgütü’nün 1’inci Olağan Genel Kurulu Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Memur-Sen Konfederasyonu’nun ev sahipliğinde düzenlenen program, Diyanet-Sen Hatay Şube Başkanı Rıza Ateş’in Kur’an-ı Kerim tilavetinden sonra divan kurulu üyelerinin seçilmesiyle devam etti.
Burada bir açılış konuşması gerçekleştiren Bakan Işıkhan, çalışma hayatının sürdürülebilirliği için hayati öneme sahip olan sendikacılık hayatında önemli bir dönüm noktası olarak ifade ettiği Uluslararası Emek Konfederasyonu’nun 1’inci Olağan Genel Kurulu için toplandıklarını belirtti.
Emeği, alın terini, çalışmayı, katma değer üretmeyi sınır ötesine taşıyan bu kuruluşun sadece çalışma hayatı adına değil aynı zamanda uluslararası hak, adalet ve emek mücadelesi bakımından insanlık adına da çok kıymetli bulduğunu sözlerine ekleyen Işıkhan, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki hükümetlerimiz 21 yıllık hizmet döneminde ülkemizin kronik hale gelmiş yapısal sorunlarını risk alarak, tüm imkanlarını seferber ederek çözüme kavuşturmak için büyük bir çaba sarf etmiştir. Çözmek için adım attığı hiçbir yoldan da geri dönmemiştir. Bunun bir sonucu olarak, özellikle bölgemizde yaşanan terör, göç, iç savaşlar ve dünyada yaşanan ekonomik krizlere, salgına ve afetlere rağmen değer üretmeye, gelişmeye, istikrarlı bir şekilde büyümeye devam ettik” ifadelerini kullandı.
“İstişare anlayışını en iyi şekilde yansıtan Bakanlığız”
Bakan Işıkhan, son dönemde çalışma hayatında karşılaşılan birçok sorunu sendikal hareketle birlikte çözdüklerini söyleyerek, “Sadece son bir yıl içerisinde ülkemiz çalışma hayatı adına attığımız adımlar dahi bu gelişim hızını göstermek için yeterlidir. Bu başarıda kuşkusuz işçi, işveren ve kamu iş birliğinin payı büyüktür. Bu yolda, özellikle de çalışma hayatı anlamında en büyük paydaşlarımız, en önemli yol arkadaşlarımız sivil toplum kuruluşlarımız ve sendikalarımız olmuştur. Bugün gerçekleştirdiğimiz birçok düzenleme sizlerin desteği ve gayreti sayesinde bu seviyeye ulaştı. Hepiniz yapılanların, hayata geçirilenlerin en yakın şahidisiniz. Bakanlık olarak sosyal diyaloğu, paydaşlarımızla olan işbirliğini geliştirmeyi önemsiyoruz. İstişare kültürüne en çok ihtiyaç duyan ve bu anlayışı çalışma alanına en iyi şekilde yansıtmaya çalışan bir Bakanlığız” diye konuştu.
“Sendikal örgütlenmenin önündeki bütün engelleri kaldırdık”
Işıkhan, Uluslararası Emek Örgütü’nün kurulmasında sosyal diyalog anlayışının önemine vurgu yaparak, “Sivil toplum kuruluşlarımız, ortak bilinci sürdürmenin ve katılımcı bir yönetim anlayışını gerçekleştirmenin en önemli araçlarından biridir. Geçmişte, sendikacılık, işçi-memur ve işveren ilişkilerini düzenleyen ve adil temsilini sağlayan sosyal diyalog mekanizmalarımız, hak ettiği değeri ve gerekli ilgiyi görememiş, ihmal edilmişti. Ancak son 21 yılda her alanda olduğu gibi sosyal diyalog konusunda da ciddi ilerlemeler kaydettik. Sendikal örgütlenmenin önündeki bütün engelleri kaldırdık” açıklamasında bulundu.
“21 yılda memurlarımızın sendikal haklarının iyileştirilmesine yönelik çok önemli adımlar attık”
Bakan Işıkhan, Türkiye olarak kamu çalışanlarına sendika kurma hakkının, 1995 yılında Anayasa değişikliği ile tanındığını ve bu hakkın kullanımını düzenleyen yasanın ise 2001 yılında yürürlüğe girdiğini hatırlatarak, “Bu tarihten itibaren AK Parti iktidarlarımız döneminde kamu görevlileri sendikacılığında sendikalaşma oranı sürekli artan bir seyir izledi. Hükümet olarak elbette en büyük temennimiz, bu oranların çok daha yüksek seviyelere çıkması ve tüm kamu çalışanlarımızın sendikalaşması yönündedir. 21 yılda; toplu sözleşmeler dahil memurlarımızın sendikal haklarının, çalışma şartlarının iyileştirilmesine yönelik çok önemli adımlar attık. Bunlardan en önemlisi şüphesiz kamu görevlilerinin mali ve sosyal hakları için toplu sözleşme imkanı sunan 2010 Anayasa referandumudur. Biliyorsunuz yakın bir zamanda da 7. Dönem Toplu Sözleşme’mizi imzaladık. Bu süreci de yine memur sendikalarımızın katkılarıyla başarıyla gerçekleştirdik” ifadelerini kullandı.
Işıkhan, en önemli sosyal paydaşları olarak belirttiği sendikaların her zaman demokrasinin ve çalışma hayatının güvencesi olduklarını belirterek, toplumun tüm kesimlerini doğrudan ya da dolaylı şekilde ilgilendiren; çalışma hayatı, sosyal güvenlik, örgütlenme ve toplu sözleşme gibi birçok konuda öncü rol üstlendiklerini sözlerine ekledi.
“Önümüzdeki süreçte de birlikte çok faydalı işlere imza atacağımıza inanıyorum”
Toplam 25 ülke ve 33 konfederasyonu etrafında buluşturan alın teri, emek ve hak kavramlarını, insanlığın geleceği adına çok önemli ve kıymetli bulduğunu da vurgulayan Işıkhan, “Önümüzdeki süreçte de birlikte çok faydalı işlere imza atacağımıza inanıyorum. Siz değerli paydaşlarımızın desteği ile Bakanlığımızın sağlayacağı imkanlar bir araya geldiğinde önümüzde aşılamayacak engel kalmayacaktır. Emek dünyamız adına çok değerli olan bu önemli girişimi himaye eden başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, kuruluşuna öncülük eden Memur-Sen Genel Başkanımız Ali Yalçın Beyefendiye, Memur-Sen ailesine ve katkı sağlayan tüm sendika temsilcilerimize şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.
Programa Bakan Işıkhan’ın yanı sıra Memur-Sen Konfederasyonu Genel Başkanı Ali Yalçın ve 25 ülkeden gelen 33 konfederasyonun temsilcileri katıldı. – ANKARA
]]>Göktaş, kentteki bir kafede basın mensupları ile bir araya geldi. Tarihi geçmişi, doğal güzellikleriyle Trakya’nın incisi Tekirdağ’da olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Göktaş, “Tekirdağ’ın gelini” olduğunu, bundan dolayı memleketinde bulunmanın ayrı mutluluğunu yaşadığını belirtti.
TÜİK’in 2023 yılına ilişkin evlenme ve boşanma istatistiklerini yayımladığını anımsatan Göktaş, buna göre, geçen yıl evlenen ve boşanan çiftlerin sayısının 2022’ye göre biraz düştüğünü söyledi.
Söz konusu verileri “çok önemli” olarak nitelendiren Göktaş, “Bu veriler ışığında sosyal politikalarımızı sürekli güncelliyoruz, yeniliyoruz.” diye konuştu.
Göktaş, Türkiye’deki evlenme ve boşanma ile ilgili son istatistiklerin dünya genelindekine benzer bir seyir izlediğine dikkati çekerek, “Bu, nüfusun yaşlanması ve nüfus artış hızının düşmesiyle ilgili son verilerle beraber değerlendirilmesi gereken bir durum. Pek çok ülkede bu konuyla ilgili çalışmalarda artış olduğunu görüyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
Bakanlık olarak verileri hassasiyetle değerlendirdiklerini dile getiren Göktaş, “Aileyle ilgili politikalarımızın stratejik önemde olduğu bilinciyle hareket ediyoruz. TÜİK’in güncel verileri, aileyi korumaya ve güçlendirmeye yönelik sosyal politikalarımızın ne kadar önemli ve kritik olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.” ifadelerini kullandı.
“Bu sabah itibarıyla 2914 çift başvurmuş durumda”
Bakan Göktaş, başvuruları alınmaya başlanan “Aile ve Gençlik Fonu”na yönelik de değerlendirmelerde bulunarak, “Aile ve Gençlik Fonu ile gençlerimizi evlilik yolunda destekliyoruz. 15 Şubat itibarıyla ilk etapta Adıyaman, Gaziantep’in İslahiye ve Nurdağı ilçeleri ile Hatay, Kahramanmaraş ve Malatya’daki gençlerimizin başvurularını almaya başladık. Şu ana kadar gençlerimizin yoğun bir ilgisi söz konusu. Bu sabah itibarıyla 2914 çift başvurmuş durumda. İlerleyen süreçte ise programı tüm gençlerimizi kapsayacak şekilde bütün Türkiye’de yaygınlaştıracağız.” dedi.
“Erken yaşta evlilikle kararlılıkla mücadele ediyoruz”
Erken yaşta ve zorla evlilikler konusuna da değinen Göktaş, şunları söyledi:
“Erken yaşta ve zorla evliliklerle ilgili son 22 yılda yaptığımız çalışmalarla çok önemli mesafe kaydettik. Erken yaşta evlilikle kararlılıkla mücadele ediyoruz. Hem hukuki altyapısı hem meselenin sosyal boyutuna dair önemli çalışmalar yapıyoruz. Sivil toplum kuruluşları ve ilgili tüm paydaşlarla ortak çalışmalar yapıyoruz. Türkiye’de erken yaşta ve zorla evliliklerin yoğun olarak görüldüğü 28 ilde eylem planlarını uygulamaya koyduk.
8 Mart’ta Cumhurbaşkanı’mızın teşrifleriyle açıklayacağımız Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı’nda da erken yaşta zorla evliliklerle mücadeleye yönelik kız çocuklarının eğitim alanında güçlendirilmesi ayrıca yer alacak. Erken yaşta ve zorla evliliklerle mücadele bizim en önemli çalışma alanlarımızdan biri. Burada oldukça proaktif, hızlı ve yerel dinamikleri göz önünde bulunduran çözümler üretmeyi önemsiyoruz.”
“Kimseyi geride bırakmayan bir sosyal hizmet anlayışı”
Seçim dönemlerini “demokrasi şenliği” olarak nitelendiren Göktaş, “Seçim ikliminin demokratik rekabet çerçevesinde, sağlıklı ve huzurlu geçmesini diliyorum.” diye konuştu.
AK Parti olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 1994’te başlattığı hizmet odaklı belediyecilikte 22 yılı geride bıraktıklarını dile getiren Göktaş, şunları kaydetti:
“Hava kirliliği, çöp dağları, bozuk yollar, yetersiz altyapı, musluktan çamur akan şehirler, AK Parti belediyelerinin eser ve hizmet belediyeciliği ile tarihe karıştı. Toplumun her kesiminin ihtiyaçlarına odaklanarak, huzurlu bir sosyal yapı inşa etmek için çalıştık, çalışmaya devam ediyoruz. Kimseyi geride bırakmayan bir sosyal hizmet anlayışıyla ihtiyaç sahiplerine yönelik sosyal yardımlarımızı sürdürüyoruz.”
AK Parti belediyelerinde, güçlü bir belediyecilik anlayışıyla, üretken projelerle kadın istihdamını desteklediklerini vurgulayan Göktaş, “Gençlerimize imkanlar sunarken, yaşlılarımızı sosyal hayata daha aktif bir şekilde dahil ediyoruz. Engellilerimizin sosyal hayata uyumunu sağlayacak erişilebilir projeler geliştiriyoruz. İhtiyaç sahibi vatandaşlarımız için yeni imkanlar sunuyoruz. Dolayısıyla seçim kampanyamızın sloganı olan ‘Gerçek Belediyecilik’ deyince gerçekten de akla AK Parti belediyeleri geliyor.” ifadesini kullandı.
Bakan Göktaş, sosyal belediyecilik anlayışıyla tüm toplumu daha da güçlendirmeye yönelik adımlar atmaya devam edeceklerinin altını çizerek, “Türkiye Yüzyılı vizyonumuz doğrultusunda belediyecilik hizmetlerimizi ilerleteceğiz.” dedi.
Toplantıda AK Parti’nin Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkan adayı Cüneyt Yüksel de kente yönelik projelerine ilişkin açıklamalarda bulundu.
]]>KBÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık:
“Öğrencilerimizden, gençlerimizden büyük bir ilgiyle karşılaştık. Lise, ortaokul ve üniversite kategorisinden toplam 3 bin 783 başvuru oldu”
-“Amacımız Türkiye yüzyılı vizyonunda etkinliği artıracak yaklaşımı ortaya koymaktır”
KARABÜK – Karabük Üniversitesi ev sahipliğinde “Türkiye Yüzyılı için harekete geç, SOSYALFEST ile gelişime öncülük et” sloganıyla Türkiye’nin milli sosyal bilimler hamlesinin oluşumuna katkı sunmak amacıyla 2-3 Mart’ta düzenlenecek Sosyal Bilimler Festivali yarışmalarına yoğun ilgi gösterildi.
KBÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, İhlas Haber Ajansı Karabük Bölge Müdürü Yasin Erdem’i ziyaret etti. Rektör Kırışık, Sosyalfest projesi çalışmaları hakkında yaptığı açıklamada, teknolojik mühendislik sahasında çeşitli çalışmalar ve yarışmalar yapıldığını belirtti. Bunların da son derece kaliteli ve güzel olduğunu ifade eden Kırışık, “Türkiye’ye büyük katkılar sunan çalışmalar. Sosyal bilimler alanında da bu tür yenilikçi, sosyal modeller üretici, toplumsal sorunların çözüm yönelik sosyal modeller, projeler üretici ve Türkiye yüzyılı vizyonuna uygun yeni yaklaşımlar, projeler geliştirici bir mantık ve esas içerisinde sosyal bilimler sahasını hareketlendirmek ve yeni yaklaşımlar geliştirilmesini, yenilikçi projeler üretilmesini teşvik etmek amacıyla böyle bir yarışma düzenledik. Biz bu yarışmanın hazırlıklarına önce bir komisyonla başladık. Sonra bu komisyon sayımız giderek arttı. Onun üzerinde komisyonumuzla aktif bir şekilde bu konuda çalıştık. Çalışmalarımızı, hazırlıklarımızı bitirdikten sonra Türkiye çapında bunu duyurduk.Üniversitelerimizden, kamu kurum ve kuruluşlarımızdan, bakanlıklarımızdan, özel sektörden, sivil toplum kuruluşlarından çok büyük bir ilgiyle karşılaştık. Bu ilgi sonucunda onlara da protokoller yaparak Sosyal Bilimler Festivalini, SOSYALFEST’i geliştirdik. Yarışma ve festival olarak iki aşaması var. Yarışma aşamasında ortaokul, lise ve üniversite kategorisinde 14 yarışma başlığında Türkiye çapında duyuruya çıktık.Öğrencilerimizden, gençlerimizden büyük bir ilgiyle karşılaştık. Lise, ortaokul ve üniversite kategorisinden toplam 3 bin 783 başvuru oldu. Gerçekten çok güzel bir başvuru. Çok güzel sosyal modeller geldi, projeler geldi. Bu anlamda gençlerimizin, Türkiye’nin sorunlarını çözmek, Türkiye yüzyılı vizyonuna katkı sağlamak amacıyla gerçekten çok büyük heyecan taşıdıklarını, bu vizyona destek olduklarını, Türkiye yüzyılı için canla başla çalıştıklarını, emek verdiklerini görmek bizim için son derece sevindirici oldu” dedi.
– “Alanda 100’e yakın çalışma olacak”
2-3 Mart tarihinde finale kalan projelerin sosyal model sahibi öğrencilerin geleceğini aktaran Rektör Kırışık, “Stantlarda sosyal modellerini halkımıza, vatandaşlarımıza tanıtacaklar, anlatacaklar. Bununla birlikte alan etkinlikleri dediğimiz çok sayıda faaliyetler olacak. Bir yandan sportif etkinlikler, bir yandan müzik etkinlikleri, bir yandan kültür sanat etkinlikleri olacak. Alanda 100’e yakın çalışma olacak. Bunun dışında çeşitli işte gastronomi, kültür giyim, kıyafet gibi yerel değerler gibi pek çok değeri tanıtacağımız etkinlikler olacak. Çeşitli kurum ve kuruluşlarının da katılımıyla onlar da kendi üretmiş oldukları sosyal modelleri vatandaşlarımıza tanıtacaklar. Böyle dopdolu canlı bir festival olacak. Eğlenceli, neşeli bir festivalimiz olacak” diye konuştu.
Sosyal bilimler sahasının çok önemli bir saha olduğunu anlatan Rektör Kırışık, şunları kaydetti:
“Bu sahalara çok büyük önem veriliyor. İşte sosyal bilimler sahasında Türkiye’de ilgiyi arttırmak, sosyal sahada, toplumsal sorunların çözümüne yönelik yenilikçi yaklaşımların geliştirilmesini, üretilmesini teşvik etme gençlerimizin toplumsal sorunlara yönelik veya yeni yönelik farkındalıklarını ortaya çıkarmak ve çözüm üretme kültürünü yaygınlaştırmak. Bunu hedefliyoruz. Türkiye yüzyılı vizyonu gerçekten önemli bir vizyon.Bunun tabii mühendislik tarafı da var. Ama en önemli, en büyük tarafı sosyal bilimler tarafı. Çünkü Türkiye yüzyılı dediğimizde dünyaya örnek olacak bir sosyal modeller zincirini, bir medeniyeti aslında ön plana çıkarıyoruz. Tarihte atalarımızın, büyüklerimizin kurmuş olduğu medeniyetin bir benzerini Türkiye yüzyılı vizyonuyla inşallah biz de kurmak istiyoruz.”
“Bu yüzyıl vizyonundaki medeniyet yaklaşımını sosyal modellerle ortaya koyabilir, geliştirebiliriz” diyen Kırışık, şu ifadelere yer verdi:
“Bu da bütün toplumun katkısı ve katılımıyla gençlerimizin sürece aktif destekleriyle ürettikleri sosyal modellerle, projelerle gerçekleşecektir. Bizim en önemli ve nihai amacımız bu kültürün, sosyal model üretme kültürünü Türk medeniyetini, Türkiye yüzyılı vizyonunu etkinliğini arttıracak bir yaklaşımı ortaya koymaktır.
]]>Mersin Büyükşehir Belediyesi, Toroslar ilçesine bağlı Halkkent Emekli Evi ve Mezitli Emekli Evi üyelerini; yaşlılık, aktif yaşlılık ve yaşlılık evreleri hakkında bilgilendirdi. Etkinliğe katılan vatandaşlar, yaşlılık hakkında merak ettikleri sorulara yanıt buldu.
Mersin Büyükşehir Belediyesi, yaş almış vatandaşların daha aktif bir yaşlılık süreci geçirmesi ve sosyal hayata daha çok katılmasını sağlamak amacıyla etkinlikler düzenlemeye devam ediyor. Bu kapsamda düzenlenen son etkinlikte, Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı’na bağlı Yaşlı Destek Birimi de olduğunu hatırlatan Gerontolog Cihan Tanrıverdi Tanrıverdi, aynı zamanda Büyükşehir’in yaş almış vatandaşlara evde sağlık ve bakım, temizlik gibi hizmetleri olduğunu da anlattı.
Yaş almış vatandaşların sağlıklı ve kaliteli bir yaşlılık süreci geçirmesi için yapılması gerekenlerin anlatıldığı Mezitli Emekli Evi’nde düzenlenen etkinlikte Mersinden Kadın Kooperatifi Meral Seçer de yer aldı. Emekli Evi’nde yaş almış vatandaşlarla bir araya gelen Seçer, Emekli Evi üyeleri ile tek tek sohbet etti.
Seçer, “Değerli büyüklerimiz hayatlarını bizlerin huzuru ve mutluluğunu sağlamak için uğraştı.Yaş almış büyüklerimiz, burada oturan ve hiçbir şey yapmayan kişiler değiller. Bizler, iş birliği yapalım. Bu iş birliği içerisinde siz, büyüklerimiz nasıl katkı sunabilirsiniz ve neler yapabilirsiniz tespit edelim. Bu sayede sizler de sosyal hayat içerisinde daha aktif hale gelebilirsiniz diye düşünüyorum” dedi.
Tanrıverdi ise şöyle konuştu:
” Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’na bağlı Emekli Evlerinde başlatmış olduğumuz 2 aylık eğitim programında yaş almış vatandaşlarımızı; yaşlılık, sağlık, hastalık, yaş alma, aktif ve başarılı yaş alma konularında bir sunum yaptık. Katılımcıların da destekleri ile interaktif bir sunum oldu. Hem biz hem katılımcılar çok keyif aldı.”
Halkkent Emekli Evi Sorumlusu Çağdaş Yeter, “Yaş almışlarımızın keyifli vakit geçirmesi için etkinliklerimiz devam edecek. Yaş almış vatandaşlarımıza yaşlılık ve yaşlanma sürecine ilişkin Gerontolog Cihan Tanrıverdi tarafından önemli bilgiler verildi. Yaş almış vatandaşlarımız, Büyükşehir Belediyesi’nin sunmuş olduğu evde sağlık ve bakım hizmetleri ile ilgili de bilgilendirildi” diye konuştu.
Emekli Evi üyelerinin keyifli vakit geçirmesi için ilerleyen günlerde sinema etkinliği de yapacaklarını aktaran Yeter, etkinliklerin artarak devam edeceği bilgisini verdi.
Etkinliğe katılan vatandaşlardan bazıları da düşüncelerini, şöyle dile getirdi:
– Hüseyin Güler: “Devamlı buraya gelip gidiyorum. Burayı çok seviyorum. Ben burada hayat gördüm. Büyükşehir Belediye Başkanımız Vahap Seçer’in sağladığı hizmetlerden birçok fayda gördük. Evime kadar yemeğim geliyor. Eşim için Evde Sağlık ve Temizlik ekibi geliyor. Ben 78 yaşındayım, bugüne kadar böyle bir Belediye Başkanına rastlamadım. Burası kurulduğundan beri çok güzel bir hayat yaşıyoruz. Tanımadığımız komşularımızla tanışıp, sohbet muhabbet ediyoruz. Çevremiz genişledi. Kitabımızı, gazetemizi okuyoruz, çayımızı içiyoruz.”
-Ökkeş Yetim: “Evde televizyon izlemekten bıktık. Burada her türlü sosyal, değişik siyasi gruplardan arkadaşlarımız var. Aramızda hiçbir ayrım yok. Hepimiz tek yumruk gibi sohbet ediyoruz ve neşeli bir şekilde de evimize gidiyoruz. Başkanımıza çok teşekkür ederim.”
Selma Dinçer: “Başkanımız Mersin’de herkesi destekliyor, çok çalışıyor. Çok memnunuz.”
-Resul Gül: “Aslında birçoğumuz hastalanınca hangi doktora gideceğimizi bile bilmiyoruz. Bunun önerisinde bulundukları için çok güzel oldu. Burada sosyal faaliyetler de bulunuyoruz ve bir sorunumuz olsa birbirimize anlatıyoruz. Bu insanları bir araya getirmek için güzel bir olanak.”
– Mustafa Dönmez: “Burada bulunan vatandaşların ihtiyacı her neyse ona tek tek değinildi. Sosyal belediyeciliğin gereğini gerçekten yapıyorlar. Emekli Evi’nde çok güzel zaman geçiriyoruz ve arkadaşlarımla bilgi paylaşıyoruz.”
-Semiha Kurt: “Sunumu yapan hocamız çok güler yüzlüydü. Her sorumuza cevap verdi. Çok memnunuz. Burada her meslekten arkadaşımız var, onlarla tanışıp, selamlaşıyoruz. Evde oturmaktansa burada çayımızı içip, birbirimizi tanıyoruz.”
– Fatma Esin Önür: “Buranın açılmasından dolayı çok müteşekkirim. Benim sosyal hayatım hiç yoktu. Bana yaşama sevinci verdi ve bir gayem oldu. 7/24 aynı işi yapmaktansa buraya gelip, zaman geçiriyorum. Daha iyi oldum. Başta Büyükşehir Belediye Başkanımız Vahap Seçer’e ve tüm emeği geçenlere teşekkür ederim.”
]]>
Başkan Ataç, Çamlıca Mahallesi seçim iletişim merkezinin açılışını Eskişehirlilerin yoğun ilgisi eşliğinde gerçekleştirdi. Açılış törenine Başkan Ataç’ın yanı sıra CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, CHP Eskişehir Büyükşehir Belediye (EBB) Başkan Adayı Ayşe Ünlüce, Alpu Belediye Başkanı Gürbüz Güller, Han Belediye Başkanı Erdal Şanlı, Mahmudiye Belediye Başkanı İshak Gündoğan, CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, CHP Tepebaşı İlçe Başkanı Elif Zümrüt Çerçi Kangal, CHP Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar ile çok sayıda vatandaş katıldı.
Açılışta Çamlıcalılara seslenen Başkan Ataç, şunları kaydetti:
“Buradaki ofisimiz inşallah Çamlıca adına hayırlar getirsin. 20 yıldır beraberiz. Bu sokaklarda iyi günlerimiz, zor günlerimiz geçti. İşte kanalizasyon yapılırken, asfaltlar yapılırken, diğer noktalar yapılırken, Çamlıca’da çok büyük emek var arkadaşlar. 20 yılda, 20 bin nüfuslu Çamlıca bugün 65 bin nüfusa yaklaştı. Eskişehir’in en güzeli semtlerinden biri oldu. Sevgili dostlar buradan bir şikayetiniz var mı? Bizlerden bir şikayetiniz var mı? Niye bu adamlar gelir buralarda gezerler? Gerçekten yakında kaybolduğunu duyabilirsiniz. Önümüzde 5 yılında üç belediye başkanı olarak tekrar Eskişehir’in geleceği adına talibiz. Bakın bizim standart bir üçlümüz vardı ama bu sene Yılmaz Hoca ‘Ben artık yokum’ dedi. Yerini sevgili Ayşe Ünlücü’ye bıraktı. Cumhuriyetin 100. yılında Eskişehir’de bugüne kadar olmayan bir kadın aday çıktı. Ayşe Hanım’ı seçiyor muyuz arkadaşlar. Çamlıca ‘Evet’ dediyse bu iş bitmiştir arkadaşlar. Ben bir müjde vereyim. Kapalı pazarın yerinin üstünde yeni bir kat çıktı. O bölüm üzerinde içinde market, düğün salonu, çocuklarımız için özellikle ortaokuldaki çocuklarımız için etüt merkezi, nikah salonu, Belde Evi’ni de oraya alacağız, Belde Evi’nin yerine de kreş yapacağız. Bizim dostluklarımız samimi biliyorsunuz. Biz insanı severiz, insana hizmet ederiz. Belediyecilik ibadet gibidir arkadaşlar. Eğer sizin yüzünüz gülerse bizim de yüzümüz güler. Onun için ne olur aramıza yabancı sokmayın. Yolumuz açık olsun arkadaşlar.”
Bakan Kurt da şöyle konuştu:
“Eskişehir’de belediyeler sosyal demokratların işi. Eskişehir’de bugüne kadar yapmış olduğumuz belediyecilik hizmetleri sizin yüzünüzü kara çıkarmadı. Sizi asla ‘Keşke bunlara oy vermeseydim’ dedirtmedi. Bundan sonra da dedirtmeyelim. Merkezde üç belediye ve dış ilçelerdeki tüm belediyeleri istiyoruz. Çünkü belediye meclisinde çoğunluğu sağlamamız için dış ilçelerdeki belediyelere ve başkanlara ihtiyacımız var. Bu konuda bize destek olunuz, yardımcı olunuz. Sosyal demokrat ve halkçı belediyeciliğin ekonomisi sıkışmış, darboğaza girmiş esnafımıza, halkımıza, yoksulumuza, emeklimize yararlı olacak işleri yapan belediyelerin devam etmesi gerekir. Bugün 210 gram ekmek 8 lira. ve insanlarımız ekonomik sıkıntı nedeniyle ekmek almakta sıkıntı çekiyor. Onun için Büyükşehir Belediyemiz halk ekmek fabrikasını kurdu. 300 bin ekmek üretecek ve 5 lira 50 kuruştan satacak. Yani 2 tane ekmek aldığınız zaman 3’üncü ekmeği de alacaksınız. Sosyal belediyecilik budur. Sosyal belediyecilik devletin yapmadıklarının tamamlanmasıdır. Merkezi hükümet maaş veremiyor. Sosyal belediyeler halk merkezleri açıyor. Sosyal belediyeler aşevleri açıyor. Sosyal belediyeler kreşler açıyor. İşte Ahmet Ağabey söyledi. Bir tane de Çamlıca’ya kreş açılacak. 22 yılda Adalet ve Kalkınma Partisi’nin hükümeti Eskişehir’de dört tane kreş açmış. Biz on yılda 20 tane açtık. Bunun arasındaki farkı Eskişehirliler görüyor. Eskişehirli bunu biliyor ve o nedenle bizi destekliyor. Siz de Çamlıca’dan yüksek bir destek oranıyla bize destek olun. Diyorlar ki işte Çamlıca 20 yılda çok büyük gelişme kaydetti. Çamlıca’nın bu gelişmesinde Tayyip Erdoğan’ın nesi var? Merkezi hükümetin nesi var? Tamamen belediyelerin işidir. Bu belediyelerin devam etmesini gerektirir. O konuda da size güveniyoruz. Sizin gayretinize güveniyoruz. Desteğinize güveniyoruz. ve sizi seviyoruz. Hepinize saygılar sunuyoruz.”
EBB Adayı Ayşe Ünlüce, şunları söyledi:
“Kazım Başkanımız sosyal belediyecilikten bahsetti ve Büyükşehir Belediyemizin Halk Ekmek Fabrikası’na değindi. Biliyorsunuz Halk Ekmek Fabrikamız yenilendi ve şu anda büfelerimizin önünde kuyruklar giderek artıyor. Keşke bu yoksulluk olmasaydı biz bu kadar büyük kapasiteli bir fırın yapmak zorunda kalmasaydık. Ama ne yazık ki bu hükümetin bize yaptığı en büyük kötülüklerden birisi zenginlerle fakirler arasındaki uçurumun giderek artması. Bir tarafta zenginlik yükselirken diğer tarafta derin bir yoksulluk yükseliyor. Maalesef bu zenginlik ve yoksulluk arasındaki uçurumdan en çok emekliler ve asgari ücretle geçinenler nasibini alıyor. Bugün emekli ücreti dediğiniz ücret yoksulluk sınırının altında. Hatta arkadaşlar açlık sınırının altında. Bu ne demek? Emeklilerimiz açlık sınırının altında yaşıyor demek. Bunu kabul edecek miyiz? Buna hayır diyeceğiz. Nerede diyeceğiz hayırı? 31 Mart’ta sandıkta diyeceğiz. Hep beraber diyeceğiz. ve ne yapacağız? Sadece belediye başkanlarımızı seçmekle kalmayacağız. Hükümete de ‘Dur yanlış politika yapıyorsun. Bizi bu kadar yoksullaştıramazsın. Bizi görmezden gelemezsin’ diyeceğiz değil mi? Hep beraber bunu söyleyeceğiz.
Size iki tane de müjde vermek istiyorum. Biraz önce sosyal belediyecilik ve halk ekmek demişken önümüzdeki dönemdeki projelerimizden birisi de halk et ve halk bakliyatı sizlere çok uygun fiyatlarla sunulacak. Halk et de, halk bakliyatla aynı zamanda üretimi de destekleyeceğiz. Nasıl destekleyeceğiz? Bir kere hayvancılığı üretimin artmasını sağlayarak sözleşmeli şekilde devam edeceğiz. Bakliyatta da üretilen ama giderek kaybolan üç ilçemizde bakliyat üretimini destekleyeceğiz. ve burada üreticilerimize alım garantisi vereceğiz. Diyeceğiz ki siz bunu hayvanları yetiştirin, siz bu bakliyatları yetiştirin, biz size alım garantisi veriyoruz diyeceğiz. ve çiftçimizden aldığımız bu ürünleri sizlere en uygun şekilde fiyatlandırarak en sığ, en temiz şekilde sizlere ulaştırmış olacağız. Eğer bu güzel projeler, sosyal yöneticilik devam etsin diyorsak, Tepebaşı’nda Ahmet Ataç’a, Odunpazarı’nda Kazım Kurt’a, Han’da Erdal Şanlı’ya, Mahmudiye’de İshak Gündoğan’a, Alpu’da Gürbüz Güller’e evet diyeceğiz. Büyükşehir’de söylememe gerek yok herhalde. Ahmet Başkanımız ne dedi? Cumhuriyet’in 100’üncü yılında bir kadın başkan çok yakışıyor dedi. Bence de çok yakışıyor. Teveccühlerinizi bekliyorum. Hepinize sevgiler, saygılarımı sunuyorum. ve sizlerle birlikte yürüdüğümüz bu uğurlu yolda, bu güzel yolda önce Çamlıca için sonra da Eskişehir için kazanacağız diyorum.”
CHP İl Başkanı Talat Yalaz ise şunları dile getirdi:
“Saygıdeğer Çamlıcalılar, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Büyükşehir Belediye Başkan adayı son takiplerimize göre sanırım hangi partinin mensubu olduğunu karıştırıyor. Bazen parti değiştirmekten kaynaklı olsa gerek iktidar mensubu bir milletvekili ve aday mı yoksa muhalefet mensubu bir milletvekili veya aday mı? Bunu karıştırdığını görüyoruz. İktidarın yapması gereken hizmetleri Büyükşehir Belediye Başkanlarımız ve diğer ilçe belediye başkanlarımız yapmalıymış gibi bir algı yaratıyor. Değerli Eskişehirliler doğalgazı getirmek belediye başkanlarımızın görevi değildir. Bunu iktidar gerçekleştirmelidir. Gittiği her yerde doğalgaz ve trafik sorunundan bahsediyor. Dilimizde tüy bitti. Çevre yolunun yapılarak trafiği rahatlatması gerektiğini en çok söyleyenler bizleriz. Yine demiryolu bağlantıları vesaire gibi merkezi iktidarın, hükümetin yapması gerekenleri yapmamasının sorumluluğunda üzerinde taşımadığını görüyoruz. Biz bunları kabul edemeyiz. Belediye başkanlarımız yapması gereken bütün hizmetleri layıkıyla yapıyorlar. Bir de diline pelesenk etmiş kenar mahallelere ve kenar mahallelilere hizmet götürecekmiş. Kendisi kenar mahallelere bugüne kadar hiç gittiğini gördünüz mü siz? Hayır. Herhangi bir pazar esnafından hayatı boyunca alışveriş yapmamış. Herhangi bir mahalle bakkalından hiçbir şey almamış. Hayatında bir kere olsun dolmuşa binmemiş. Çocuğuna, bebeğine süt alamayan annenin mağduriyetini, dramını onun o yoksulluktan kaynaklı üzüntüsünü bilemez. Biz o yoksulluk giderilsin, hiçbir çocuk yatağa aç girmesin diye mücadele ederken o özel yatıyla, özel uçağıyla ülke ve şehirleri geziyordu. Ama itiraf edelim, bu aralar kenar mahallelere gidiyor. Ama siz değerli hemşehrilerimizle görüşmeye gitmiyor. Oralarda çukur arıyor. Köşe bucak çukur arıyor. Hasbelkader bir tane bulmuş. Boncuk bulmuş gibi sevinmiş, başına geçmiş, fotoğraf çektirmiş, onu da sosyal medyada paylaşmış. Sayın Nebi Hatipoğlu, çukur görmek istiyorsan Sivrihisar’a git. Beylikova’ya git. Ama hemen git. Çabucak git. Çünkü 1 Nisan’da orayı da almış olacağız. 1 Nisan’dan sonra orada da çukur bulamayacaksın. Değerli Eskişehirliler, biz düne güveniyoruz. Çünkü siz değerli Eskişehirlilere güveniyoruz. Eskişehirli ne yapacağını bilir. ve yarınlara inanıyoruz. Çünkü başkanlarımıza güveniyoruz. Ayşe Ünlüce’ye güveniyoruz. Ahmet Ataç’a güveniyoruz. Kazım Kurt’a güveniyoruz. İlçe belediye başkan adaylarımıza güveniyoruz. ve hep birlikte kazanacağız.”
]]>Döşemealtı ilçesinde 31 Mart yerel seçimlerine yönelik heyecan artarken, İYİ Parti’nin Belediye Başkan Adayı Mimar Emre Afacan, projeleri ve hizmet odaklı yaklaşımıyla ilçede ziyaretlerine devam ediyor. Adaylığının açıklandığı Kasım ayından bu yana sahada vatandaşlarla bire bir görüşen ve sorunlarını dinleyen Afacan, seçildiklerinde ilçenin mevcut yönetiminin bilinçsizce uyguladığı kent uygulamalarından doğan kaos ortamının sona ereceğini ve tüm ülkede örnek teşkil edecek temiz, planlı ve düzenli bir kent ortaya çıkaracaklarını söyledi.
“Vatandaşları bezdirdiler”
Döşemealtı’nda yaşanan sorunların vatandaşı canından bezdirdiğini ifade eden Afacan, belediye tarafından çöplerin toplanmaması, yol ve temizlik konularında yaşanan sıkıntılar ve altyapı eksiklikleri gibi sorunlara dikkat çekerek, bu konularda hizmet odaklı projeleriyle çözüm sunmayı vaat etti.
“İlçedeki her bir birey eşit hizmet alacak”
Hem bir mimar olarak hem de belediyecilik tecrübesiyle, kent yönetiminin nasıl olması gerektiğini bildiğini söyleyen Emre Afacan, şehircilik konusundaki 22 yıllık deneyimiyle ilçede yaşayan her kesimin ihtiyaçlarına odaklanacaklarını ve sosyal belediyecilik anlayışını getireceklerini ifade etti. Döşemealtı’nın tamamını kucaklayan bir yönetim anlayışı sergileyeceklerini ifade eden Mimar Emre Afacan, bugüne kadar yapıldığı gibi, kişiye ya da ekonomik düzeye göre hizmet anlayışına son vereceklerini, tüm vatandaşlara eşit hizmeti ilke edindiklerini söyledi.
“Ayrıştırma yok, herkesi kucaklıyoruz”
İlçede birleştirici bir güce ihtiyaç olduğunu vurgulayan Afacan, herkesin güven içinde yaşayabileceği, eşit hizmetin herkes için geçerli olduğu bir Döşemealtı arzuladıklarını söyledi. Saha çalışmalarında konuştukları vatandaşların, geçmişteki seçimde tercihlerinde hata yaptıklarını ifade ettiğini, yaşanan beklentilerin karşılanamadığı bir dönem geçirdiklerini vurgulayan Afacan, “İnsanların bize doğru bir yönelimi var. Mimar olarak 22 yıldır proje yürütüyorum. Belediye meclis üyeliği görevini üstlendim. Bu yüzden belediyeciliği de iyi biliyorum” dedi. Afacan, geçmişteki tecrübeleriyle ilçeye yeni bir soluk getireceklerini, özellikle çocuklardan yaşlılara, kadınlardan işsizlere kadar her kesimi kucaklayacaklarını ifade etti.
“Turizmden neden yeterli pay alamıyoruz?”
Döşemealtı’nın Antalya gibi turizm cenneti bir kentin parçası olduğuna vurgu yapan Emre Afacan, buna rağmen yaşanan altyapı ve üst yapı sorunları, sosyal ve kültürel ihtiyaçların karşılanamaması, çevre kirliliği ve kentleşmedeki vizyonsuzluk nedeniyle turizmden hak ettiği payı alamadığını söyledi.
“İlçemizin çehresi değişecek, insanların yüzleri gülecek”
Seçildiği takdirde kurumsal ve sosyal belediyecilik anlayışı ile yol, temizlik, peyzaj, kavşak düzenleme, kentleşme, öz kaynak oluşumu ve ticari bölge kullanımının artırılması gibi alanlarda bütün gayretiyle çalışacağını söyleyen Mimar Emre Afacan, bir insanın tıpkı evine gösterdiği titizlik ve özeni, kendisinin de ata toprağı olan Döşemealtı için göstereceğini ve bundan onur duyacağını sözlerine ekledi.
Mimar Emre Afacan, seçim kampanyası kapsamında sosyal medyayı da etkili bir şekilde kullanarak halkla doğrudan iletişim kuruyor. Sosyal medya hesapları aracılığıyla seçmenle etkileşimde bulunan Afacan, özellikle Facebook, Twitter, Instagram ve Youtube gibi platformlarda düzenlediği canlı yayınlar ve interaktif paylaşımlarla halkın nabzını tutuyor. İlçe sakinlerinin sorunlarına duyarlılıkla yaklaşan Afacan, online platformlarda düzenlediği ankete dayalı etkinliklerle vatandaşların beklenti ve taleplerini doğrudan öğreniyor.
Paylaşımlarda, ilçenin yüz yüze olduğu sorunlara ve çözüm önerilerine dair detaylı bilgiler veren Afacan, aynı zamanda vatandaşların görüş ve önerilerini alarak kampanyasını ‘doğrudan katılımcı’ bir hale getiriyor. Adaylığının açıklandığı Kasım ayından bu yana sürekli saha vatandaşlarla bir araya gelip sorunlarını dinleyen Afacan, sosyal medya hesapları aracılığıyla ilçe sakinleriyle iletişimi gece gündüz sürdürüyor. – ANTALYA
]]>Toplumun dijitalleşmesine katkıda bulunmak, kadınların gelişimini desteklemek ve iş gücüne katılımını artırmak amacıyla hayata geçirilen “Dijital Benim İşim” Projesi üçüncü yılını tamamladı. Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü ve Türkiye Vodafone Vakfı iş birliğiyle hayata geçirilen projede bugüne kadar 20 ilde 15 bini aşkın kadın kursiyere dijital okuryazarlık ve dijital pazarlama eğitimleri verildi. Projenin sosyal etkisini ölçmek üzere hazırlanan raporun ikincisine göre, bu eğitimlerle 21 milyon TL’yi aşkın sosyal değer elde edilirken, proje için yapılan her 1 TL’lik yatırım bir önceki döneme kıyasla yaklaşık 2 katına çıkarak 9 TL’nin üzerinde sosyal getiri sağladı. Bu değerin yüzde 33’ü dijital okuryazarlık, yüzde 67’si dijital pazarlama kursiyerlerinde oluşturulan değişimden kaynaklandı.
Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürü Cengiz Mete, şöyle konuştu: “Genel Müdürlüğümüz, hayat boyu öğrenme kapsamında “hayata mutlu bireyler hazırlamak için her zaman, her yerde, herkese eğitim” anlayışıyla, çağımızın gereklilikleri doğrultusunda bireylerin eğitim, sosyal, kültürel, ekonomik vb. alanlarda kişisel ve mesleki bilgi, davranış, tutum, yeterlilik ve becerilerinin gelişimlerine katkı sağlayarak ulusal ve kişisel ölçekli değişim ve gelişim sürecine uyum sağlamalarını amaçlamaktadır. Bünyemizde Türkiye genelinde faaliyet gösteren 1000 halk eğitimi merkezi ve 31 olgunlaşma enstitüsünde 3 bin 771 adet yaygın eğitim kurs programıyla örgün eğitimin içinde veya dışında kalan bireylere yönelik açılan genel, mesleki ve teknik alanlardaki kurslar ve diğer faaliyetlerle hayat boyu öğrenme çalışmaları gerçekleştiriyoruz. Ayrıca sosyal ortaklarımızla, kursiyerlerimizin mesleki, sosyal, kültürel olarak geliştirilmesi amacıyla çeşitli projeler yürütüyoruz. Türkiye Vodafone Vakfı iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz Dijital Benim İşim Projesi de dijital dünyanın gücünü, kadınların potansiyeliyle buluşturmak üzere kamu ve özel sektör birlikteliğinin başarılı örneklerinden biridir. Proje kapsamında on binlerce kadının teknoloji alanında farkındalığının, bilgi ve becerilerinin artırmasının mutluluğunu yaşıyoruz. Bu faydanın kadınların özgüvenine, motivasyonuna da yansıdığını görmek hepimiz için çok kıymetli.”
Türkiye Vodafone Vakfı Başkanı Hasan Süel ise şunları söyledi: “Amaç odaklı bir şirket olarak, dijital geleceğin toplumdaki her kesimi kapsaması için çalışıyoruz. ‘Dijital Benim İşim’ de bu vizyonla hayata geçirdiğimiz bir proje. Temel amacımız, kadınları dijital dünyayla tanıştırarak onlara dijital okuryazarlık becerileri kazandırmak, kadınların sosyal hayatta güçlenmelerini sağlamak ve onları potansiyel dijital iş olanaklarıyla buluşturmak. Bu projeyle bugüne kadar 20 ilde 15 bini aşkın kadına dijital okuryazarlık ve dijital pazarlama eğitimleri verdik. Projemizin etkisini de düzenli olarak ölçümlüyoruz. İkinci sosyal etki raporumuza göre, projemiz kadınların yalnızca dijital bilgi ve becerilerini artırmıyor, aynı zamanda özgüven ve motivasyonlarının artmasında, dijital dünyanın önemine dair farkındalık kazanmalarında ve destekleyici ilişkiler geliştirmelerinde önemli rol oynuyor. Diğer yandan, projeye yaptığımız her 1 TL’lik yatırımın geçen döneme kıyasla yaklaşık 2 katına çıkarak 9 TL’nin üzerinde değer oluşturduğunu gördük. ‘Dijital Benim İşim’ Projesi’ni deprem bölgesine de taşıdık. Bu doğrultuda Kahramanmaraş, Hatay ve Adıyaman’da toplam 15 eğitim konteyneri kurduk. Eğitim konteynerlerimizde, kadın kursiyerlerimiz geleneksel el sanatları kurslarına katılıyor ve el emeği ürünler üretiyor. Aynı zamanda, bölge özelinde geliştirdiğimiz ‘Dijital Dünyaya Giriş’ eğitimleriyle kadınların dijital becerilerini geliştirmelerine ve ürettikleri geleneksel ürünleri dijital kanallarda satmalarına destek oluyoruz. Türkiye Vodafone Vakfı olarak, kadınların yanında durmaya devam edeceğiz.”
Dijital okuryazarlık bilgi ve becerisinde yüzde 50 artış
“Dijital Benim İşim Projesi Sosyal Etki Analizi”nde 2022 Nisan – 2023 Mart arasında gerçekleştirilen dijital okuryazarlık ve dijital pazarlama eğitimleri ile eğitimler sonunda düzenlenen Sosyal Medya Kampanya Yarışması kapsamında oluşturulan sosyal etki değerlendirildi. Buna göre, “Dijital Benim İşim” Projesi kapsamında dijital okuryazarlık katılımcılarındaki en büyük değişim yaklaşık yüzde 50 ile bilgi ve becerilerindeki artış olurken, en yüksek ikinci değişim alanı ise yüzde 28,5 ile özgüven ve motivasyondaki artış oldu. Eğitmenler de dijital okuryazarlık kursiyerlerindeki en büyük değişimin yüzde 65 ile özgüven ve motivasyon başlığı altında yaşandığını belirtti. Bu kursiyerlerin yüzde 70’e yakını bilgisayar ve internet konusunda yeni şeyler öğrenme isteğinin arttığını, yüzde 50’sinden fazlası ise güvenli internet kullanımı konusunda daha fazla bilgi sahibi olduğunu söyledi. Diğer yandan, eğitimlerden sonra dijital okuryazarlık katılımcılarının yüzde 60’ının özgeçmişini güncellediği ve yüzde 35’inin yeni bir iş baktığı görüldü.
Dijital pazarlama bilgi ve becerilerinde yüzde 43 artış
“Dijital Benim İşim” Projesi’nde dijital pazarlama kursiyerlerinin gözünden kendilerindeki en büyük değişim yüzde 43 oranında dijital pazarlama konusundaki bilgi ve becerilerindeki artış olurken, ikinci en yüksek değişim yüzde 31 ile motivasyon alanında oldu. Eğitmenler de dijital pazarlama kursiyerlerindeki en büyük değişimin yüzde 83 ile motivasyon ve yüzde 82 ile özgüven alanlarında yaşandığını belirtti. Dijital pazarlama kursiyerlerinin yüzde 62’sinin eğitimlerden sonra özgeçmişini güncellediği, yüzde 47’sinin yeni bir iş baktığı, iş baktığını belirten katılımcıların yüzde 10’unun yeni bir işte çalışmaya başladığı görüldü. Dijital pazarlama kursiyerlerinin yüzde 20’si eğitimlerden sonra girişimde bulunduğunu da belirtti. Bu katılımcıların yüzde 41’i satış yapmak üzere profesyonel hesap oluşturduğunu ve satış yapmaya başladığını, yüzde 33’ü sosyal medya hesabı açtığını, yüzde 11’i YouTube kanalı açtığını, yüzde 4’ü ise web sitesi kurduğunu paylaştı. Katılımcıların yüzde 11’i ise çalıştıkları işte daha verimli hale geldiğini ve dijital pazarlamayla ilgili iş alanlarına girdiğini aktardı.
Dijital pazarlama kursiyerlerinin yarısından fazlası kendi iş alanını oluşturmak için kursa katıldığını belirtirken, çalıştığı iş sebebiyle dijital pazarlama yetkinliğini geliştirmek için katılanlar geçen döneme oranla neredeyse 2 katına çıktı. Bu kursiyerlerin yüzde 54,75’i dijital pazarlamaya dair sahip olduğu bilginin arttığını, yüzde 52,82’si kendine yeni bir iş alanı oluşturma ya da sahip olduğu işi büyütme motivasyonunun güçlendiğini, yüzde 51,29’u dijital platformlarda farklı kitlelere ulaşma ve etkileşime geçme becerisinin geliştiğini belirtti.
Eğitmenler için önemli deneyim
Projenin eğitmenler üzerinde de etkisi oldu. Buna göre, dijital pazarlama eğitmenlerinde en yüksek değişim yüzde 32 ile bilgi, beceri ve yetkinlik gelişimi başlığında gerçekleşti. Dijital okuryazarlık eğitmenlerinde ise en yüksek değişim yüzde 6,6 ile iletişim becerileri ve sosyalleşme alanında oldu.
Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na katkı
Proje, Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na sağladığı katkıyla da öne çıkıyor. “Dijital Benim İşim”, doğrudan kadın kursiyerleri hedef grup olarak belirleyen, kadınların güçlenmesini ve ekonomik hayata katılımlarını artırmayı amaçlayan bir proje olduğundan, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği (Amaç 5) ve Eşitsizliklerin Azaltılması (Amaç 10) hedeflerini doğrudan destekliyor. Proje ayrıca, kadınlara eğitim ve istihdam fırsatları oluşturarak uzun vadede yoksulluğun sonlandırılmasına (Amaç 1), kadınlara nitelikli beceriler kazandırma ve kapsayıcı öğrenme fırsatları sunması ile birlikte nitelikli eğitmen yetiştirilmesini de desteklemesiyle Nitelikli Eğitim’e (Amaç 4), istihdam, gelir artışı ve girişimcilik becerileri kazandırmasıyla İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme’ye (Amaç 8) ve son olarak Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü ve Türkiye Vodafone Vakfı işbirliğinden güç alması nedeniyle Amaçlar İçin Ortaklıklar (Amaç 17) hedeflerine katkıda bulunuyor.
Yatırımın Sosyal Getirisi (SROI) metodolojisi kullanıldı
“Dijital Benim İşim Projesi Sosyal Etki Analizi” kapsamında uygulanan Yatırımın Sosyal Getirisi (SROI) metodolojisi, sosyal temelli projelerin oluşturduğu sosyal değerin hesaplanması için kullanılıyor. SROI yolu ile değişim, bu değişimi yaşayan ya da ona etki eden paydaşları kapsayacak şekilde hesaplanıyor. SROI analizinde, saha çalışmaları yolu ile paydaşlar üzerinde oluşturulan sosyal değişimi anlamak hedefleniyor ve bu değişimin, finansal değerler kullanılarak yansıtılması yolu ile değişimin hikayesi anlatılmaya çalışılıyor. Bu sayede, sosyal kazanım ve maliyetleri yansıtacak bir oranın hesaplanması mümkün oluyor. Buna göre, 2: 1 oranında bir etki, 1 birimlik yatırımın 2 birimlik sosyal değer oluşturabildiğini dile getiriyor. – İSTANBUL
]]>Bursa’da engelli vatandaşların sosyal hayatın her alanında rahatlıkla yer alabilmesi amacıyla birbirinden farklı projeleri devreye alan Büyükşehir Belediyesi, 2023 yılı boyunca da özel bakım gerektiren bireylere yönelik pozitif ayrımcılık politikasından taviz vermedi. Özel bireylerin çeşitli branşlarda mesleki becerilerinin gelişmesine yardımcı olmak ve engelli ailelerinin gündelik hayatlarını kolaylaştırmak amacıyla düzenlenen kurslara, yıl boyunca 2836 öğrenci katıldı. Eğitim hizmetleri çerçevesinde bilgisayar, el sanatları, resim, müzik ve halk oyunları gibi derslere katılan engelli bireylerin sosyal entegrasyonuna katkı sağlanmış oldu.
Sosyal destek
Bursa’da ikamet edip ‘sosyoekonomik yetersizlikten dolayı’ korunmaya, bakıma ve yardıma muhtaç kişi ve gruplara yönelik farklı sosyal destek programları düzenlendi. İşitme ve takip cihazları, protez-ortez, manuel ve akülü tekerlekli sandalye, hasta yatağı, hasta bezi, solunum aparatı, glütensiz gıda, Kart16 ve gıda ile afet durumlarında ev eşyası destekleri ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldı. Yıl boyunca 144 adet manuel ve akülü tekerlekli sandalye, 94 adet hasta yatağı ve karyolası, 2254 adet tıbbi malzeme, 641 adet hasta bezi ve 100 koli glütensiz gıda paketi desteği sağlandı.
Yol yardım
Engelli bireylerin ulaşım özgürlüğünün kısıtlanmaması amacıyla tekerlekli sandalyelerin tamir ve bakımı, akü değişimi ve yedek parça ihtiyaçlarını ücretsiz karşılayan Büyükşehir Belediyesi’nin Yol Yardım Hizmeti de (SEYYAH) büyük ilgi gördü. 2 adet hafif ticari araçla mobil olarak sağlanan hizmetten, yıl boyunca 1027 kişi yararlandı. Bunun yanında vatandaşların sorunsuz bir şekilde gezebilmeleri ve akülü araçlarını rahatlıkla şarj edebilmeleri amacıyla, şehrin farklı noktalarındaki dolum istasyonu sayısı 21’e çıkarıldı. Akülü ve manüel araç kullanan 291 vatandaşın kamu kurum ve kuruluşlarına ulaşımı da özel liftli engelli araçları ile sağlandı.
Farkındalık çalışmaları
Özel öğrencilerin sosyal, kültürel ve sportif becerilerinin geliştirilmesi için toplantı, seminer, konferans, sosyal kültürel etkinlikler ve farkındalık faaliyetleri kapsamında yıl boyunca düzenlenen 48 etkinliğe yaklaşık 6 bin kişinin katılımı sağlandı. Engelli bireyler ile yakınlarının kendilerine verilen tüm haklar, belediye hizmetleri ve nasıl faydalanacakları konusunda da yıl boyunca 5032 kişiye danışma ve yönlendirme hizmeti verildi. ‘Bir Ev Bir Dünya’, ‘Spora Engel Yok’, ‘Engelsiz Dart Takımı’, ‘Pastam Glütensiz Olsun’ gibi projelerle engelli bireylerin kendilerini özel hissetmeleri sağlandı. Pastam Glütensiz Olsun projesi kapsamında 755 adet glütensiz pasta dağıtılarak özel vatandaşların doğum günleri kutlandı.
Engelsiz şehir Bursa
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, ‘Engelsiz şehir Bursa’ vizyonu doğrultusunda ‘engelli vatandaşların hizmete erişimi noktasındaki tüm engellerin kaldırılması için’ yoğun çaba harcadıklarını söyledi. Dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 15’inin farklı engellilik durumlarına sahip olduğunu hatırlatan Başkan Aktaş, “Büyükşehir Belediyesi olarak engelli vatandaşlarımızın karşılaştığı sorunlara dikkat çekmek ve çözüm üretmek için projeler geliştiriyoruz. Engelsiz şehir Bursa vizyonumuz doğrultusunda ‘Bu şehirde engel yok’ diyerek, sorumluluk alanımızdaki kaldırım, yol, üst ve alt geçit, tarihi ve turistik mekanları engelli bireylerin kimseye ihtiyaç duymadan kullanabileceği hale getiriyoruz” dedi. – BURSA
]]>