Sözleşme – Kanal 7 Haber https://www.kanal7haber.com.tr Mon, 22 Apr 2024 21:27:35 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Faruk Özçelik, işverenlere yeni teşvik modelleri üzerinde çalıştıklarını açıkladı https://www.kanal7haber.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakan-yardimcisi-faruk-ozcelik-isverenlere-yeni-tesvik-modelleri-uzerinde-calistiklarini-acikladi/ https://www.kanal7haber.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakan-yardimcisi-faruk-ozcelik-isverenlere-yeni-tesvik-modelleri-uzerinde-calistiklarini-acikladi/#respond Mon, 22 Apr 2024 21:27:35 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6587 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Faruk Özçelik, “Sosyal örgütlenme imkanlarının geniş, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin eksiksiz alındığı ve çalışma ortamını insana yaraşır hale getirmiş olan işverenlerimize yönelik yeni teşvik modelleri üzerinde çalışıyoruz.” dedi.

Özçelik, Öz Orman-İş Sendikasının Kızılcahamam’da bir oteldeki 55. Temsilciler Eğitim Toplantısı’nda, Öz Orman-İş’in kurulduğu 2008’den beri duruşundan ve mücadelesinde taviz vermediğini belirterek, sendikanın 27 bin üyesiyle çalışma hayatının önemli bir parçası olduğunu söyledi.

Bakanlık olarak çalışma hayatının tüm paydaşlarıyla sosyal diyaloğu esas alıp, hareket ettiklerini vurgulayan Özçelik, “Sosyal devleti bir bütün olarak işçi, işveren ve devlet üçlüsünün mutabakatı olarak görüyoruz. Ülkenin refahının ve topyekun yükselişi, bu mutabakatın sağlıklı bir zeminde kurulmasına bağlı. Bu çerçevede sendikalarımız, Bakanlığımızın en fazla önem verdiği paydaşlardır.” ifadelerini kullandı.

Sendikal örgütlenmenin önünde hiçbir engelin bulunmadığını dile getiren Özçelik, sendikalı işçi sayısının yaklaşık 2,5 milyona, sendikalaşma oranın ise yüzde 15 düzeyine yükseldiğini bildirdi.

“İstihdam tüm zamların en yüksek seviyesine ulaştı”

Bazı işverenlerin, sendikaların örgütlenmesine yönelik olumsuz bakış açısını ortadan kaldırmak istediklerini ifade eden Özçelik, şöyle konuştu:

“Büyüyen, kalkınan Türkiye’nin son 20 yılında, istihdamın artırılması en temel ilkemiz, en önemli politika eksenimiz oldu. İş gücümüz bugün 35 milyonu aştı. İstihdam edilenlerin sayısı 2002 yılında bu yana yüzde 50’den fazla artarak tüm zamların en yüksek seviyesi olan 32,5 milyona ulaştı. Dezavantajlı gruplara yönelik uyguladığımız destek, teşvik ve düzenlemelerle kadın, genç ve engellilerin istihdamını önemli ölçüde artırdık. Sosyal örgütlenme imkanlarının geniş, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin eksiksiz alındığı ve çalışma ortamını insana yaraşır hale getirmiş olan işverenlerimize yönelik yeni teşvik modelleri üzerinde çalışıyoruz.”

Özçelik, enflasyonun tahribatını emekçilere hissettirmemek için gayretle çalıştıklarını belirterek, Bakanlık olarak, çalışma hayatının tüm taraflarıyla dayanışma içerisinde, üzerlerine düşen tüm görevleri yerine getirmeye hazır olduklarını söyledi.

Özçelik, “Bu kapsamda Sayın Settar Başkan’ın, işçilerimizin hem kamu çerçeve protokolüyle getirilen şartları hem ücretlerdeki basamak sistemiyle ilgili taleplerine, inşallah önümüzdeki günlerde gerçekleştireceğimiz danışma kurulları toplantılarımızda dile getirip, hep birlikte çözüm arayacağız.” dedi.

“İşçiler arasındaki ücret merdiveni yeniden kurulmalı”

Öz Orman-İş Sendikası Genel Başkanı Settar Aslan da üyelerinin kadro hakkına kavuşması ve özlük haklarının iyileştirmesi için büyük bir mücadele yürüttüklerini belirterek, son olarak 14 bin geçici orman işçisinin çalışma sürelerini 10 aydan 12 aya yükseltilmesi kazanımını elde ettiklerini söyledi.

Kamu işçinin 2023-2024 dönemindeki mali ve sosyal haklarının belirlendiği Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokolü’nü geçen yıl mayıs ayında imzaladıklarını anımsatan Aslan, bu sözleşmeyle en düşük kamu işçisi ücretinin önce 15 bin liraya yükseltildiğini, ardından 2023 yılının ilk altı ayında refah payı dahil ücretlere yüzde 45’lik artış yapıldığını vurguladı.

Bu sözleşmenin kazanımlarının enflasyon karşısında zamanla erimesi üzerine TÜHİS ile 29 Ocak’ta ek protokol imzalandığını hatırlatan Aslan, şöyle konuştu:

“Ek protokolle sözleşme başlangıç tarihi 1 Ocak olanların aldığı yüzde 32,57 oranındaki zam, sözleşme başlangıcı 1 Mart ve sonraki aylarda olanlara da uygulandı. Bunda emeği olanlara teşekkür ediyorum. Fakat arkadaşlarımızın hala 49,25 zamda yeknesaklığın sağlanması konusunda beklentileri var. Bu beklentiye yetkililerin duyarlılık göstereceğine inanıyorum. Hükümetimizden, memurlarımıza ve emeklilerimize verilen yüzde 49,25’lik zam oranın kamu işçisine de verilmesini istemiştik, bunu yine talep ediyoruz.”

Aslan, geçen yıl imzalanan sözleşmeyle en düşük kamu işçisi ücretinin önce 15 bin liraya yükseltilmesi ve ardından yapılan yüzde 45’lik artışla kıdemli işçi ile yeni işçi arasındaki ücret makasının daraldığına dikkati çekerek, “Bu durum işyerlerinde rahatsızlığa neden oldu. Bu sorunu TÜHİS ile aşamadık. Önümüzdeki sözleşme döneminde eski işçi ile yeni işçi arasındaki ücret merdiveni sisteminin yeniden kurulmasını istiyoruz.” dedi.

Toplantıya, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürü Kadir Çokçetin, Orman Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Yüzer ve sendikanın temsilcileri katıldı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakan-yardimcisi-faruk-ozcelik-isverenlere-yeni-tesvik-modelleri-uzerinde-calistiklarini-acikladi/feed/ 0
Sağlık alanında düzenlemeler içeren kanun teklifi TBMM Genel Kurulunda kabul edildi https://www.kanal7haber.com.tr/saglik-alaninda-duzenlemeler-iceren-kanun-teklifi-tbmm-genel-kurulunda-kabul-edildi/ https://www.kanal7haber.com.tr/saglik-alaninda-duzenlemeler-iceren-kanun-teklifi-tbmm-genel-kurulunda-kabul-edildi/#respond Wed, 17 Apr 2024 21:33:34 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6418 Sağlık alanında düzenlemeler içeren Sağlıkla İlgili Bazı Kanunlarda ve 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.

Kanunla, mesleğini serbest olarak icra eden diş tabipleri, ağız ve diş sağlığı muayenehanelerinde diş tabibi istihdam edebilecek ve bu sayı birden fazla olamayacak.

Ebelerin görevlerine ilişkin kanunla düzenleme yapılacak.

Ebeler, normal doğum ve riskli durumlarda tıbbi bakım ve desteğe erişimin sağlanmasında, kadın sağlığının korunması, üreme sağlığı ve çocuk bakımı konularında aile ve topluma verilecek danışmanlık ve eğitim hizmetlerinde görev alacak. Gebeliğin tespitini, gebe izlemini ve bu amaçla gerekli muayene ve değerlendirmeleri yapacak olan ebeler, normal doğum eylemini gerçekleştirecek, normal doğum sırasında gereken küçük tıbbi müdahaleleri yapacak. Küçük tıbbi müdahalelerin kapsam ve sınırları Sağlık Bakanlığınca belirlenecek.

Kanunla acil tıp ana dal uzmanlarına yoğun bakım yan dal, çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanlarına da sosyal pediatri yan dal uzmanlık yapabilme imkanı getiriliyor.

İlaç üretimi ve ilacı piyasaya arz eden tüzel kişilerin taşıması gereken nitelik ve koşullar Sağlık Bakanlığınca belirlenecek, bu doğrultuda Bakanlık düzenleme yapma yetkisine sahip olacak.

Beşeri tıbbi ürün güvenliğinin daha etkin olarak sağlanması ve ruhsatlandırma sürecinin hızlandırılarak hastaların ihtiyaç duydukları ilaca daha hızlı erişimi amacıyla ruhsatlandırmaya esas Sağlık Bakanlığınca yapılan analizler, ürünün ruhsatlandırılmasını takiben yapılacak.

Ruhsatlandırma işlemlerinde Avrupa Birliği müktesebatına uyum düzenlemeleri gerçekleştirilecek.

İlaçlara ilişkin numuneler ve tahlil masrafları ruhsatname sahipleri tarafından karşılanacak.

Beşeri tıbbi ürün üzerinde yer alan karekodun okutulması ile fiyat bilgisine ulaşılabilmesi mümkün olduğundan beşeri tıbbi ürünün sekonder ambalajında ayrıca sabit fiyat bilgisinin yer almasına gerek olmayacak.

Kanunla, eczanelere yönelik yapılacak teftişlere eczacılar da eklendi. Buna göre teftişler, sağlık müfettişleri veya sağlık müdürleri veya Sağlık Bakanlığı veya müdürlüğünce tensip edilecek resmi tabipler veya eczacılar tarafından yapılacak.

Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanununda yapılan değişiklikle, kanun kapsamında istihdam edilen personele ek ödemenin usul ve esaslarının Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenecek.

Yan dal uzmanlığının teşvik edilmesi amacıyla uzman tabipler için öngörülen ek ödeme, yan dal uzmanları için 200 puan arttırılarak ödenecek. Ek ödemenin yapılabilmesi için disiplin cezası almamış veya sözleşmede belirtilen yükümlülüklerin haklı bir nedene dayanmaksızın ihlali nedeniyle ikaz edilmemiş olmak gerekecek.

Ödüllendirilerek motivasyonunun artırılması amacıyla yapılan ek ödeme, uyarma cezası alanlara bir ek ödeme dönemi, kınama cezası alanlara iki ek ödeme dönemi, aylıktan kesme ya da kademe ilerlemesinin durdurulması cezası alanlara üç ek ödeme dönemi süresince yapılmayacak.

Bu düzenleme öğretim elemanları ve diğer personel için sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirilmemesi nedeniyle, savunması alınmak kaydıyla, bir sözleşme döneminde yazılı olarak, hastane koordinasyon kurulu tarafından bir kez ikaz edilenlere bir ek ödeme dönemi, iki kez ikaz edilenlere iki ek ödeme dönemi, üç kez ikaz edilenlere üç ek ödeme dönemi ödeme yapılmaması şeklinde uygulanacak.

Norm kadro sayısı Yükseköğretim Kurulu tarafından tespit edilecek

Kanunda, ilaç analizlerinin ruhsatlandırmadan sonra yapılacağı düzenlendiğinden, Harçlar Kanunu’nda uyum düzenlemesi yapılacak. Bu kapsamda ilaçların ticarete çıkarılması için Sağlık Bakanlığınca verilecek ruhsatnamelerin tarifesinde değişikliğe gidilecek.

Üniversiteler, Sağlık Bakanlığına bağlı eğitim ve araştırma hastaneleriyle kullanım protokolleri yaparak sağlık uygulama ve araştırma faaliyetlerini yürütebilecek.

Üniversitenin birlikte kullanım protokolü imzaladığı eğitim ve araştırma hastaneleri, aynı zamanda üniversitenin uygulama ve araştırma merkezi statüsü kazanacak.

Üniversite öğretim elemanı kadrolarından birlikte kullanılan eğitim ve araştırma hastanelerine tahsis edilecek akademik kadroların dağılımı ve nitelikleri Sağlık Bakanlığınca belirlenecek.

Bu kadrolara öğretim üyelerinin atamaları üniversite tarafından Sağlık Bakanlığının uygun görüşü alınarak yapılacak.

Öğretim elemanları ile eğitim ve araştırma faaliyetlerinin yürütülmesi ile sağlık hizmeti sunumu için sözleşme imzalanabilecek. Üniversitenin birimlerine tahsis edilecek öğretim üyesi norm kadro sayısı, rektörün önerisi ile Yükseköğretim Kurulu tarafından tespit edilecek.

Birlikte kullanıma konu sağlık tesisleri için birden fazla üniversiteyle de protokol yapılabilecek. Birlikte kullanımdaki hastane tarafından üniversitenin tıp ve diş hekimliği fakültesi öğretim elemanları ile ilgili fakülte dekanının görüşü alınarak, eğitim ve araştırma faaliyetlerinin yürütülmesi ile sağlık hizmeti sunumu için 2 yıl süreli ayrı ayrı sözleşme imzalanabilecek.

Ayrıca tıp ve diş hekimliği fakültesi kadrosunda bulunan öğretim elemanı dışındaki diğer personelle ve bu fakültelerin dışındaki üniversite personeli ile de ilgili fakülte dekanının görüşü alınarak sözleşme yapılabilecek.

Öğretim elemanlarına Bakanlıkça ek ödeme yapılabilmesi için hizmet sözleşmesi akdedilmesi şart olacak. Bu sözleşmelerde, sunulacak hizmetin niteliği, performans hedefleri ve süresi yer alacak.

Düzenleme ile ayrıca öğretim elemanları ile akdedilecek sözleşmenin konusuna ve feshedileceği hallere açıklık kazandırılıyor.

İnsanlar üzerinde gerçekleştirilen bilimsel çalışmalar

Kanunla, herhangi bir tedavi yöntemi veya ruhsat veya izin alınmış olsa dahi beşeri tıbbi ürünler ile tıbbi cihazların bilimsel araştırma amacıyla insanlar üzerinde kullanılabilmesi için Sağlık Bakanlığından izin alınacak.

Bu iznin yanı sıra araştırmanın, öncelikle insan dışı deney ortamında veya yeterli sayıda hayvan üzerinde yapılmış olması insan dışı deney ortamında veya hayvanlar üzerinde yapılan deneyler sonucunda ulaşılan bilimsel verilerin, varılmak istenen hedefe ulaşmak açısından bunların insan üzerinde de yapılmasını gerekli kılması, araştırmanın, insan sağlığı üzerinde öngörülebilir zararlı ve kalıcı bir etki bırakmaması, araştırma sırasında kişiye insan onuruyla bağdaşmayacak ölçüde acı verici yöntemlerin uygulanmaması, araştırmayla varılmak istenen amacın, bunun kişiye yüklediği külfete ve kişinin sağlığı üzerindeki tehlikeye göre daha ağır basması, üzerinde araştırma yapılacak ilgilinin, araştırmanın mahiyet ve sonuçları hakkında yeterli bilgilendirmeye dayalı olarak yazılı rızasının olması ve bu rızanın herhangi bir menfaat teminine bağlı bulunmaması ve yapılacak araştırmayı ilgili etik kurulun uygun görmesi şart olacak.

Kozmetik ürünlerin insanlar üzerinde yapılacak çalışmaları Sağlık Bakanlığınca belirlenen etik kurul onayının ardından Sağlık Bakanlığından izin alınarak başlatılacak.

İnsanlardan alınan biyolojik materyaller üzerinde vücut dışı tanı amaçlı tıbbi cihazları konu alan, amacı yalnızca performans değerlendirmek olan ve cerrahi prosedürler yoluyla numune alımının yapıldığı performans değerlendirme çalışmaları yürütülmesinde ilave girişimsel prosedürler veya gönüllüler için başka riskler bulunan performans değerlendirme çalışmaları, test sonuçlarının hasta yönetimi kararlarını etkileyebildiği veya tedaviye yön vermek üzere kullanılabildiği performans değerlendirme çalışmaları, Sağlık Bakanlığınca belirlenen etik kurul onayı ve Sağlık Bakanlığından izin alınarak başlatılacak.

Uygunsuzluk giderilinceye kadar araştırmanın devamına izin verilmeyecek

Destek tanı cihazlarına ilişkin performans değerlendirme çalışmaları, bilimsel esaslara, mevzuat hükümlerine veya etik ilkelere uygun olmaması durumunda araştırmanın geçici olarak durdurulmasına karar verilecek ve uygunsuzluk giderilinceye kadar araştırmanın devamına izin verilmeyecek.

Belirtilen araştırmalar, üzerinde araştırma yapılacak kimselerin emniyetini sağlamaya ve araştırmanın sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesine, takibine ve gereğinde acil müdahale yapılabilmesine elverişli ve araştırmanın vasfına uygun personel, teçhizat ve laboratuvar imkanlarına sahip olan sağlık kurum ve kuruluşları ile araştırma ve geliştirme merkezlerinde yapılacak.

Bu yerlerde yapılabilecek araştırma türleri, Sağlık Bakanlığınca belirlenecek. Bu araştırmalarda, bireyin hakları ve sağlığının korunması her şeyin üstünde tutulacak. Üzerinde araştırma yapılacak veya yapılan gönüllü, muvafakatini araştırmanın her aşamasında ve hiçbir şarta bağlı olmaksızın geri alabilecek.

Araştırma türlerine bağlı olarak gönüllülerin araştırmadan doğabilecek zararlara karşı güvence altına alınması amacıyla sigorta yaptırılması zorunlu tutulacak.

Araştırma sonucunda elde edilecek bilgilerin yayımlanması durumunda gönüllünün kimlik bilgileri açıklanamayacak.

Sağlık Bakanlığı, araştırmanın yürütülmesi sırasında araştırmaya izin verilirken mevcut şartlardan birinin ortadan kalktığını tespit ederse klinik araştırma derhal durdurulacak.

Bu şartların belirlenen süre içerisinde yerine getirilmemesi veya yerine getirilmesinin mümkün olmadığının anlaşılması veyahut gönüllü sağlığının tehlikeye girmesi hallerinde doğrudan araştırma sonlandırılacak.

Belirtilen araştırmalara veya çalışmalara katılacak gönüllülerin hakları, güvenliği ve esenliğinin korunmasını sağlamak ve araştırmaları etik ve bilimsel yönden değerlendirmek amacıyla etik kurullar kurulacak. İlgili etik kurullar, Sağlık Bakanlığının izni sonrası görevlerine başlayacak. Etik kurullar bağımsız, tarafsız ve şeffaf şekilde faaliyet gösterecek.

İdari cezalar

Kanunla, Türk Ceza Kanunu hükümleri saklı kalmak kaydıyla, salt akademik amaçlı bilimsel çalışmalar veya araştırmalar hariç olmak üzere, Sağlık Bakanlığınca belirlenen usul ve esaslara aykırı faaliyette bulunan destekleyiciler ile araştırmayı devralanlar hakkında, fiillerinin niteliğine göre 100 bin liradan 1 milyon liraya kadar idari para cezası verilecek.

Sağlık Bakanlığınca belirlenen usul ve esaslara aykırı faaliyet gösteren veya gönüllülerin güvenliğini ve esenliğini tehlikeye atacak şekilde yükümlülüklerini yerine getirmeyen araştırmacılar, fiillerinin niteliğine göre 6 aydan 2 yıla kadar belirtilen araştırma ve çalışmalara katılmaktan men edilecek.

Sağlık Bakanlığınca yetkilendirilen etik kurulların, belirlenen çalışma usul ve esaslarına bir yıl içerisinde üç kez aykırı hareket etmesi halinde etik kurulun kuruluş onayı iptal edilecek.

Sağlık Bakanlığınca belirlenen çalışma usul ve esaslarına aykırı davranan etik kurul üyelerinin, etik kurullarda üye olmaları bir yıl süre ile yasaklanacak.

Yetkisiz sağlık hizmeti verenlere hapis cezası

Sağlık turizmi kapsamındaki her türlü kuruluşun faaliyetleri Sağlık Bakanlığı tarafından denetlenecek.

Olağanüstü durumlarda mesleğini icraya yetkili kişilerce acil sağlık hizmeti ulaşana ve sağlık hizmeti devamlılık arz edene kadar verilecek olan sağlık hizmeti hariç, ruhsatsız veya yetkisiz olarak sağlık hizmeti veren veya verdirenler hakkında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 20 bin güne kadar adli para cezası uygulanacak.

Özel izne tabi hizmet birimlerini ve sağlık kuruluşlarını Sağlık Bakanlığından izin almaksızın açan veya buralarda verilecek hizmetleri sunanlar, 250 bin liradan az olmamak üzere bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yarısına kadar idari parayla cezalandırılacak.

Bakanlıkça belirlenen kayıtları uygun şekilde tutmayan veya bildirim zorunluluğunu yerine getirmeyen sağlık kurum ve kuruluşlarına 50 bin liradan az olmamak üzere bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yüzde ikisi kadar idari para cezası verilecek.

Sağlık Bakanlığınca belirlenen acil hastaya müdahale esaslarına; personel, tıbbi cihaz ve donanım, bina ve hizmet birimleri, malzeme ile ilaç standartlarına uyulmaması hallerinde 100 bin liradan az olmamak üzere bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yüzde beşine kadar idari para cezası uygulanacak.

Zorunlu mali sorumluluk sigortası

Kanunla idare, kesinleşen mahkeme kararında hüküm altına alınan tazminatı ödedikten sonra hukuken sağlık mesleğinin icrası kapsamında yaptıkları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle tazminatın ödenmesine sebep olan ve zorunlu mesleki mali sorumluluk sigortası bulunan kamu kurum ve kuruluşları ile devlet üniversitelerinde görev yapan sağlık meslek mensuplarının yerine geçecek.

Sağlık meslek mensuplarının sağlık mesleğinin icrası kapsamında yaptıkları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle her türlü kusuru ve görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek verdikleri zararlardan dolayı, idare tarafından ödenen tazminat sigorta şirketinden talep edilecek.

Kanunun Genel Kurul’daki görüşmeleri sırasında kabul edilen önergeye göre, devlet üniversitelerinden görev yapanlar bakımından, ilgili üniversite tarafından Mesleki Sorumluluk Kurulu kararı ve varsa ilgili hakkında görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullandığına dair kesinleşmiş ceza mahkemesi kararı dikkate alınarak 6 ay içerisinde nihai karar verilecek.

Sözleşmeli pozisyon sayısı 36 bine çıkarılıyor

Kanunla, eleman temininde güçlük çekilen yerlerde personel istihdamını teşvik etmek, devlet hizmeti yükümlülük süresini tamamlayan tabip ve uzman tabiplerin bulundukları yerde hizmete devam etmelerini teşvik ederek kamu sağlık hizmetlerinde devamlılığı sağlamak gayesiyle sözleşmeli pozisyon sayısı 27 binden 36 bine çıkarılacak.

Kanunla sözleşmeli personel; Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığının harekat ve benzeri ihtiyaçları ile genel hayatı etkileyen afet, salgın hastalık durumlarında, olağanüstü hal, seferberlik ve savaş hallerinde yurt içi ve yurt dışında her takvim yılı için 2 aya kadar; hizmet içi eğitim faaliyetleri kapsamında her takvim yılı için bir aya kadar, pozisyonunun tahsis edildiği yer dışındaki birimlerde geçici olarak görevlendirilebilecek.

Kanunla ayrıca sözleşmeli personele uygulanacak disiplin cezaları yeniden düzenleniyor.

Sözleşme ile çalıştırılan aile hekimi ve aile sağlığı çalışanlarına, halk sağlığının geliştirilmesine destek olmalarını, halkın birinci basamak sağlık hizmetlerine erişimlerini kolaylaştırmalarını ve düzenli hizmet sunmalarını temin etmek için ödüllendirilmeleri ve motivasyonlarının artırılması amacıyla destek ödemesi yapılacak.

Kanunla, hastanelerde oluşturulacak koordinasyon kurulu, disiplin cezası gerektiren fiilleri tespit etmek ve bildirmekle yetkili olacak.

Ayrıca birlikte kullanım kapsamındaki hastanelerde, hastane hizmetlerinin düzenli, etkin ve verimli yürütülmesini temin etmek için hizmet birimleri arasında koordinasyonun sağlanması görevi, kurulun görevleri arasında yer alacak.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/saglik-alaninda-duzenlemeler-iceren-kanun-teklifi-tbmm-genel-kurulunda-kabul-edildi/feed/ 0
Çocuk Hakları Sözleşmesi İçin Yeniden Düzenleme İhtiyacı https://www.kanal7haber.com.tr/cocuk-haklari-sozlesmesi-icin-yeniden-duzenleme-ihtiyaci/ https://www.kanal7haber.com.tr/cocuk-haklari-sozlesmesi-icin-yeniden-duzenleme-ihtiyaci/#respond Mon, 08 Jan 2024 09:12:42 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=2143 İsrail’in Filistin’i işgali ile devam eden süreçte çocukların korumasız kalarak hedef haline geldiğini hatırlatan Öğr. Gör. Zeynep Deniz Seven, Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin tekrar düzenlenmeye ihtiyacı olduğunu söyledi. Seven, “Bu düzenleme her türlü siyasetin üstünde adil bir biçimde dünya üzerindeki bütün çocukları kapsayacak şekilde olmalıdır” dedi.

Birleşmiş Milletler, 18 yaş altı her bireyi çocuk olarak tanımlar. Hukukta ise çocuk kavramı, özel korunmaya alınan kendisine özel haklar ve ayrıcalıklar tanınan yetişkin olmayan insan olarak tanımlanır. Yani çocuk hukuku, çocukların hayatlarının en kırılgan oldukları dönemde onlara hak ettikleri gibi yaşamalarını sağlamayı hedefler. Bu çerçevede çocuk hakları, kanunen ve ahlaken, dil, din, ırk, mezhep gibi hiçbir ayrımcılık gözetilmeden dünya üzerindeki bütün çocukların doğuştan; yaşama, eğitim, sağlık, barınma, fiziksel, psikolojik ve cinsel sömürüye karşı korunmasını hedefleyen evrensel bir kavramdır.

Çocukların yaşama, gelişme, korunma ve katılım haklarının korunmasını sağlamak için ortaya çıkan Çocuk Hakları Sözleşmesi ile ilgili İstanbul Esenyurt Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Çocuk Gelişimi Bölüm Başkanı Öğr. Gör. Zeynep Deniz Seven, özellikle savaş bölgesindeki çocuklar için mevcut sözleşmenin koruyucu olmadığını ve dünya üzerindeki bütün çocukların haklarını korumak adına tekrar gözden geçirilmesi gerektiğine dikkat çekti.

“Savaşlarda çocukların korumasız kalarak hedef haline geldiği açık bir şekilde ortadadır”

Sözleşme ile dünya üzerindeki bütün çocukların her türlü ihmal, istismar ve kötü muamelelere karşı korunmasının hedeflendiğini Öğr. Gör. Zeynep Deniz Seven, “Bu amaçla ülkelerin sorumluluklarını belirleyerek bütün dünyayı kapsayacak standartlar belirlenmiştir” dedi. Şu anda ise savaş bölgesindeki çocuk sayılarına bakıldığında ciddi ve acil bir durum ile karşı karşıya kalındığına dikkat çeken Zeynep Deniz Seven, “Günümüz 21. yüzyıl dünyasında savaşların durumuna baktığımız zaman, modern dönemde gerçekleşen bu savaşların şekli değişerek “belli coğrafyalarda” ve “vekalet savaşları” şeklinde olduğu görülmektedir. Bu durum savaşta belli bir cephe olmamasını ve milyonlarca sivilin çatışmalarının ortasında kalarak hedef alınmasına neden olmaktadır. Dolayısıyla sivillerle birlikte çocuklar da en ağır şekilde yaşanan çatışma ortamında kalmaktadır. Save the Childiren 2021 raporuna göre tüm çatışma bölgelerinde 450 milyon çocuk yaşamaktadır. Bunların 230 milyonu ise en ölümcül çatışma alanlarında kalmaktadır. Avrupa’da yaşayan tahmini çocuk sayısının 120 ile 150 milyon olduğunu düşünecek olursak durumun ciddiyeti hakkında daha net fikir sahibi olabiliriz. İsrail’in Filistin’i işgali ile devam eden süreçte 7 Ekim 2023 tarihinden itibaren sadece 85 günde 10 binin üzerinde çocuk ölümü, bir o kadarının sakat ve yetim kalması ve 1 milyona yakınının ise temel barınma, beslenme haklarının ellerinden alınmasına, şiddet ve istismara uğramasına sebep olmuştur. Sayısal verilere bakıldığında, savaşlarda çocukların korumasız kalarak hedef haline geldiği açık bir şekilde ortadadır. Bu durum Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin uygulanabilirliğini bir kez daha tartışmaya açmıştır. Ne yazık ki BM tarafından azınlıkta kalan bazı ülkelere veto etme hakkı tanınması sonucu sözleşmenin dünya üzerinde en çok üye ülke tarafından onaylanmış olmasına rağmen uygulanamaması sonucunu ortaya çıkarmıştır” dedi.

Seven sözleşmenin daha önce de düzenlendiğini hatırlatarak, “Çocuk hakları ihlalleri daha önce dünya üzerinde 3 kez düzenleme ihtiyacı doğurmuştu. Bugün yukarıda bahsedilen sebeplerden dolayı acilen 4. bir düzenlemeye ihtiyaç duyulmaktadır. Bu düzenleme her türlü siyasetin üstünde adil bir biçimde dünya üzerindeki bütün çocukları kapsayacak şekilde olmalıdır. Bu düzenleme hepimiz adına geleceğimizin teminatı olacaktır. Zira bu günkü şartlarda insanların geleceğe karşı umutsuz bakışı artarak devam emektedir” şeklinde konuştu.

Bütün dünya ülkelerinin ortak sorunudur

Seven sözlerini şöyle sonlandırdı:

“Daha sürdürülebilir bir dünya ancak bugünün çocuklarının öncelikli olarak yaşama ve gelişme haklarının en iyi şekilde korunması için daha gerçekçi çözüme gidilmesi ile gerçekleşebilir. Geleceğimiz olan çocuklarımızın korunması için acil çözüm yollarına gidilmesi bütün dünya ülkelerinin ortak sorunudur ve bu sorumluluk ancak daha kapsayıcı ve eşitlikçi çözüm ile gerçekleşecektir.” – İSTANBUL

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/cocuk-haklari-sozlesmesi-icin-yeniden-duzenleme-ihtiyaci/feed/ 0