Alp disiplini, kros kaya ve satrançta ilk müsabakalar yapıldı ve bu branşlarda madalyalar sahiplerini buldu. Futsal ve curlingte ise grup müsabakaları devam etti.
Alp disiplini Super Giant kategorisinde erkeklerde altın madalyayı Fransız sporcu Niccolas Sarremejane, 53.30’luk derecesiyle aldı. Gümüş madalya Polonya’da 53.36’yla Bruno Lukaszyk’e, bronz madalya ise Fransa’dan 53.38’le Thomas Luxcey’e gitti.
Bu kategoride piste çıkan Türk sporculardan İdris Şişmek 1.00.52’yle 16’ıncı, Hamdi Yağcı 1.01.01’le 17’nci, Ali Çat ise 1.08.44’le 18’inci olarak yarışı tamamladı.
Kadınlar Super Giant’ta ise altın madalyayı Avusturyalı sporcu Melissa Koeck 55.18’le, gümüş madalyayı Japonya’dan Yuki Tanae 56.85’le, bronz madalyayı ise Almanya’dan Nele Schutzbach 57.55’lik derecesiyle aldı.
Alp disiplini Super Giant kategorisinde madalyalar:
Erkekler:
1- Niccolas Sarremejane (Fransa) 53.30
2- Bruno Lukaszyk (Polonya) 53.36
3- Thomas Luxcey (Fransa) 53.38
Kadınlar:
1- Melissa Koeck (Avusturya) 55.18
2- Yuki Tanae (Japonya) 56.85
3- Nele Schutzbach (Almanya) 57.55
Kros kayak
Kros kayakta erkeklerde 10 km, kadınlarda ise 5 km bireysel yarışlarda madalyalar verildi.
Kadınlar 5 kilometrede madalya alan sporcular şöyle:
1- (Yelizaveta Noprienko (Ukrayna) 14.40.7
2- Weiqin Zhang (Çin) 15.19.9
3- Xiangxxiang Mao (Çin) 15.36.8
Erkekler 10 kilometre madalya alanlar:
1-Ruslan Denysenko (Ukrayna) 26.09.1
2-Andriy Andriyishyn (Ukrayna) 27.44.4
3-Dmytro Mazhaiev (Ukrayna) 28.14.4
Futsal kadınlarda ikinci maçlar oynandı
Futsalda kadınlarda ikinci karşılaşmalar yapıldı.
Türkiye, organizasyona gelmeyen Kenya’nın sahaya çıkmamasıyla rakibini hükmen 5-0 yenerek ilk galibiyetini elde etti.
Futsalda günün sonuçları şöyle:
A Grubu:
Kenya-Türkiye: 0-5 (Hükmen)
Almanya-Polonya: 6-3
B Grubu:
İtalya- Brezilya: 0-5
Japonya-İrlanda: 3-0
Curling karışık takımlarda grup maçlarına devam edildi
Türkiye, organizasyona katılmayan Kenya’yı hükmen 2-0 yenerek ilk galibiyetini aldı. Günün ikinci maçında ise milli takımımız Ukrayna’ya 14-1 yenildi.
Curlingte günün sonuçları:
Polonya-Ukrayna 3-9
Kenya-Türkiye: 0-2 (Hükmen)
Macaristan- İsviçre: 7-3
Japonya-Çin 6-8
İsviçre-Kenya: 2-0 (Hükmen)
Japonya- Güney Kore: 1-9
Ukrayna-Türkiye: 14-1
Polonya-Macaristan: 6-7
Satrançta bltiz kategorisinde şampiyonlar belli oldu
Satrançta blitz (Yıldırım) kategorisinde madalyalar sahiplerini buldu.
Erkeklerde 61 sporcunun katıldığı müsabakalarda Türk sporculardan Ahmet Taha İnal 29’uncu, Oktay Kılıç. 53’üncü, Ahmet Oğuz Coşar 55’inci, Onur Üzülgü 56’ncı, Mahfuz Ateş 57’nci, Alpasla Coşar 59’uncu oldu.
Kadınlarda ise 33 sporcu arasından Türk sporculardan Fatma Çapaklı 26’ncı, Ayşe Uyanık 27’nci, Gülçin Sungul 28’inci, Nazlı Malkoç Tandıverdi 30’uncu oldu.
Madalya kazanan sporcular şöyle:
Erkekler:
1-Pawel Piekielny (Polonya)
2- Bogdan Bozinovic(Hırvatistan)
3- Dragan Zivil (Sırbistan)
Kadınlar:
1- Anastasija Parhomenko (Letonya)
2- Zuzazanna Lukasik (Polonya)
3- Viktoria Cseke (Macaristan)
Madalya sıralaması:
Madalya sıralamasında Ukrayna 2 altın, 1 gümüş ve 1 bronz madalyayla zirvede yer aldı. Sıralama şöyle:
Takım Altın Gümüş Bronz Toplam
1- Ukrayna 2 1 1 4
2- Polonya 1 2 – 3
3- Fransa 1 – 1 2
4- Letonya 1 – – 1
4- Avusturya 1 – – 1
6- Çin – 1 1 2
7- Japonya – 1 – 1
7- Hırvatistan – 1 – 1
9 -Almanya – – 1 1
9- Sırbistan – – 1 1
9- Macaristan – – 1 1 – ERZURUM
]]>Şehitkamil Belediyesi Kültür ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen açılış seremonisine; Şehitkamil Kaymakamı Ömer Hilmi Yamlı, Şehitkamil Belediye Başkanı Rıdvan Fadıloğlu, Türkiye Satranç Federasyonu Başkanı Gülkız Tulay, Gaziantep Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Fikret Alıncak, Gaziantep Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Spor Hizmetleri Müdürü Levent Demir, Şehitkamil Belediye Spor Kulübü Başkanı Hüseyin Rahmi Açıkkol, Türkiye Satranç Federasyonu Yönetim Kurulu Üyeleri, kulüp yöneticileri, antrenör ve sporcular katıldı.
“Kadınların Her Hamlesi, Her Adımda Başarı Hikayesi” mottosu ile gerçekleştirilen Arzum Türkiye Kadınlar Satranç Şampiyonası, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü de içine alan 3-9 Mart 2024 tarihleri arasında Şehitkamil Belediyesi Kültür ve Kongre Merkezi’nde devam edecek. Şehitkamil Belediyesinin ev sahipliğinde gerçekleştirilen şampiyonada dereceye giren sporculara toplam 250 bin TL nakdi ödül verilecek. Dereceye giren sporculara aynı zamanda Arzum tarafından çeşitli hediyeler de armağan edilecek.
“Milli Takım’a sporcularımızı gönderdik”
Satranç branşı özelinde Türk sporuna destek olmaya devam edeceklerini belirten Şehitkamil Belediye Başkanı Rıdvan Fadıloğlu, Arzum Türkiye Kadınlar Satranç Şampiyonası açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Şehitkamil Belediyesi olarak göreve geldiğimiz andan itibaren seçmiş olduğumuz ana branşlardan birisi satranç. Bu noktada Sürekli Satranç Eğitim Merkezimiz ile birlikte yalnızca kendi eğitim merkezlerimizde değil, tabana yayılabilecek şekilde, ana sınıflarından başlamak üzere minik hamleleri de beraber başlattığımız bir çalışmamız var. Ben, Federasyon Başkanımıza teşekkür ediyorum. Gerçekten önemsiyoruz ve bu önemseme de yalnızca kendi belediyemizi önemsemenin ötesinde istediğimiz tek bir şey var. Milli sporcular yetiştirmek. Yarın, dünyanın her köşesinde ay-yıldızlı bayrağımızı göndere çektirip, İstiklal Marşımızı okutturmak istiyoruz. Çok şükür, şu anda Milli Takım’a sporcularımızı gönderdik. İnşallah bugünkü gerçekleşecek olan bu turnuvayla birlikte 2024’ün enlerini çıkartmış olacağız. Avrupa yolunda tüm sporcularımıza başarılar diliyorum. Ben, katılımlarınızdan dolayı herkese ayrı ayrı teşekkür ederken, Federasyon Başkanımızın şahsında tüm ekip arkadaşlarımla birlikte emeği geçen bu organizasyondaki her bir bireye yürekten teşekkür ediyorum” dedi.
“Son derece mutlu olduğumu belirtmek isterim”
Şampiyonanın Gaziantep’te yapılmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Şehitkamil Kaymakamı Ömer Hilmi Yamlı, “Satranç Federasyonumuzu, şehrimizde, ilçemizde görmekten son derece mutlu olduğumu belirtmek isterim. Bireylerin zihinsel gelişimlerine bu kadar olumlu katkı sağlayan bir sporun şehrimizde, ilçemize, ülkemizde bu kadar gelişmesi de ayrı bir mutluluk kaynağı. Ben, federasyonumuza ve buraya gelen sporcularımıza, ev sahipliğinden dolayı da Belediye Başkanımıza ve belediyemize çok teşekkür ederim. Sporcularımıza da başarılar diliyorum” ifadelerini kullandı.
“Belediyemizin desteğiyle bu önemli organizasyonu yapıyoruz”
Türk satrancının son 11 yıldaki yükselişinin dünya satranç otoritelerinin de dikkatini çektiğini ve takdir topladığını belirten TSF Başkanı Gülkız Tulay, Türk satrancının yükselişinde kadınların başarısı önemli role sahip olduğunu vurguladı. Federasyon Başkanı Tulay, “Yıllardan beri, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü içine alan haftada yapmaya gayret ettiğimiz Türkiye Kadınlar Satranç Şampiyonası, Türkiye Satranç Federasyonu’nun ön önemli etkinliklerinden, turnuvalarından biridir. Bugün, burada ülkemizin değişik illerinden gelmiş 100 kıymeti kadın sporcumuz var. Özellikle kadınların son zamanlarda satranç sporuna ilgi duymaları ve yöneticilik vasfında da yer almaları, bizler için son derece önemli. Kadınlarımızın, kızlarımızın, sporun her alanında olmalarıyla gurur duyuyoruz ve böylesine organizasyonların, şampiyonaların da tüm ülkeye örnek olmasını arzu ediyoruz. Son yıllarda yerel yönetimlerimizin desteğini almak, Türkiye Satranç Federasyonunun gücüne güç katmıştır. Burada, ülkemizin en güzel illerinden biri olan Gaziantep’te, Şehitkamil Belediyemizin desteğiyle bu önemli organizasyonu yapıyoruz. Ben özellikle sadece bu şampiyonasının içindeyim. Son yıllarda Türk satrancına, Gaziantep satrancına ve Milli Takım sporcularına verdikleri desteklerden dolayı Belediye Başkanımıza özellikle teşekkür ediyorum. Sağ olsunlar, var olsunlar. Belediye Başkanlarımızın desteği, bizim satranç sporunda; dünyada, Avrupa’da söz sahibi olmamızı elbette sağlayan etkenlerden biri. Türk kadınlarına yaraşır bir şekil almış bu şampiyonada emek veren, destek olan herkese gönül doğusu teşekkür ediyorum ve sporcularıma başarılar diliyorum” diye konuştu. – GAZİANTEP
]]>Muhammet Taha, Türkiye ikincisi oldu
KONYA – Konya’da yaşayan doğuştan işitme engelli 16 yaşındaki Muhammet Taha Baskın, ilk kez katıldığı ve aralarında Olimpiyat ve Avrupa şampiyonu rakiplerinin olduğu İşitme Engelliler Büyükler Kata Şampiyonası’nda Avrupa şampiyonu rakibini yendi ve Türkiye ikincisi olarak gümüş madalyanın sahibi oldu.
Doğuştan işitme engelli olan Muhammet Taha Baskın (16), 13 yaşındayken karate sporu ile tanıştı. O dönemde Konya’da olan hocası Karate Federasyonu Genel Sekreteri Hacı Beşbadem ile antrenmanlara başlayan Muhammet Taha, 1 yıl boyunca Konya’da, 2 yıl boyunca ise hocasının tayini çıkması nedeniyle Ankara’ya hafta sonları giderek antrenmanlarına devam etti. Şimdilerde ise 3 gün Konya’da, 2 gün ise Ankara’ya giderek çalışmalarını sürdüren Muhammet Taha, hedefine ulaşmak için büyük çaba sarf ediyor. Küçükler kategorisinde onlarca maça çıkan Türkiye dereceleri elde eden Muhammet Taha, 16 yaşına geldiğinde büyükler kategorisinde mücadele etmeye başladı. Muhammet Taha, Ankara’da yapılan Türkiye İşitme Engelliler Büyükler Kata Şampiyonası’nda kendisinden yaşça büyük Avrupa şampiyonu rakibini yenerek Türkiye ikincisi olarak gümüş madalyanın sahibi oldu. Bu sonuçla Muhammet Taha, şampiyonaya katılan en genç sporcu olmanın yanı sıra Konya’da İşitme Engelliler Karate branşında ilk dereye sahip olan sporcu oldu. Henüz yolunda başında olduğunu ifade eden Muhammet Taha, asıl hedefinin olimpiyatlarda Türkiye’yi temsil ederek altın madalya kazanmak olduğunu söyledi.
“Olimpiyatlara kadar ilerlemek istiyorum”
Ortaokula giderken arkadaşının kick-bokstaki başarısının ardından ondan etkilenerek kick-boksa başlayan ardından da karate sporuna yönelen Muhammet Taha Baskın, “Her hafta antrenmanlar için Konya’dan Ankara’ya gidiyorum. Bu süreçte yorulmuyorum. Çünkü başarmak isteyen yorulmaz. Büyükler Türkiye Şampiyonasında maçıma çıkarken heyecanlıydım. Karşımda Avrupa şampiyonları, olimpiyat şampiyonları vardı. Onlarla karşılaşmaya çıkacağım için çok heyecanlıydım. Ama Avrupa Şampiyonunu yendim” şeklinde konuştu.
Karatede asıl hedefinin olimpiyatlar olduğunu anlatan Muhammet Taha, “Bu sporda benim asıl hedefim olimpiyatlarda ülkemize altın madalya getirmek. Olimpiyatlara kadar ilerlemek istiyorum. Spor benim için bir hayat. Spor yapmak isteyenlere tavsiyem; hedeflerine ulaşmak istiyorsanız asla vazgeçmeyin. Çünkü vazgeçen her zaman pişmandır” diye konuştu.
İrfan Baskın “Oğlum inşallah ülkemizi, dünya şampiyonalarında temsil edecek”
Muhammet Taha’nın babası İrfan Baskın, çocuğunu ilk olarak Türkiye şampiyonu daha sonra da dünya şampiyonu olarak görmek istediğini belirterek, “Muhammet Taha spora ortaokula başladığı zaman başladı. Çok azimli bir şekilde, bütün hedefini spora yönlendirdi. Spor salonuna gitmediği günlerde bile bulmuş olduğu fırsatları değerlendirerek bütün gününü sporla geçirdi. Bu konuda da ailesi olarak bizde tüm desteği verdik. İki oğlum da şampiyona da yarıştı, gönül isterdi ki iki oğlumda kürsüde olsun. Çok ciddi bir emek sarf edildi. Muhammet Taha için orada olması tabii ki büyük bir gurur bizim için diğer oğlumun da kürsüde olmasını kıl payı kaçırdık. Oğlum inşallah ülkemizi, dünya şampiyonluklarında, Avrupa şampiyonluklarında, olimpiyatlarda en iyi şekilde temsil etmesi bizim hedefimiz. Şu anda Türkiye ikinciliği de yarışmış olduğu rakipleri Avrupa şampiyonu olan, dünya şampiyonlukları olan kişiler orada güzel bir emek verildi” dedi.
Teğmen: “Başarılı sporcular arasında yarıştı ve gümüş madalyanın sahibi oldu”
Muhammet Taha ile Konya’da beraber antrenmanlara devam eden karate hocası Nurgül Teğmen ise, “Muhammet Taha ile uzun süredir hafta içi Konya’da birlikte çalışıyoruz. Kendisi antrenmanlar arkadaşlarından çok çok önce gelip hepsinden de çok çok sonra çıkıyor. Taha’ya idman için özellikle bir şeyler söylemeye gerek kalmaksızın sorumluluğunu bilen ve çalışan bir çocuk. Bu başarı şimdi gelmeseydi bile eminim bir sonraki sene belki de diğer sene, elinde sonunda gelecekti. Taha çok çok azimli ve Ankara’da gerçek anlamda başarılı sporcular arasında yarıştı ve gümüş madalyanın sahibi oldu” şeklinde konuştu.
Beşbadem: “Konya’dan ilk defa bir sporcu derece aldı”
Karate Federasyonu Genel Sekreteri ve Muhammet Taha Baskın’ın antrenörü Hacı Beşbadem, Muhammet Taha ile bundan 3 yıl önce tanıştıklarını söyledi. Beşbadem, Taha’nın fiziğinin mükemmel olduğunu belirterek, “Ailesi ile görüştük, bu sporda çok başarılı olabileceği konusunda ikna ettik. Aile, sporcu ve antrenör başarıda üç sac ayağı. Bunlar iyi olduğunda başarı geliyor. 13 yaşında Konya’da Taha ile çalışmaya başladık. Taha’yı çalıştırırken Ankara’ya tayinim çıktı. Taha Konya’da kaldı. Biz de bir program hazırladık. Müsait olduğumuz günlerde hafta sonları trenle Ankara’ya geldi, biz de çalıştırdık. Verilen programa göre çalıştı. Eksikleri görüldükçe tamamlandı. Yaklaşık 2 yıl boyunca böyle çalıştı. Türkiye İşitme Engelliler Karate Şampiyonasına büyükler kategorisinde tecrübeli sporcular arasında en genç sporcu olarak 16 yaşında katıldı. İşitme engellilerde Avrupa, dünya derecesi olan sporcularla yarıştı. Avrupa derecesi olan sporcuyu geçti, dünya derecesi olan sporcuya 1 puan farkla yenildi. Karşısındaki sporcu 43, bizim sporcumuz 16 yaşında. Allah nasip ederse önümüzdeki yıl Türkiye şampiyonu olup milli takımda ülkemizi temsil edebilecek kapasitede bir sporcu. İşitme engelliler karate branşında Konya’dan ilk defa bir sporcu derece aldı. Taha, 10 yıl milli takımda ülkemizi temsil edebilecek bir çocuk. Her geçen yıl üstüne biraz daha koyacak. Önümüzdeki yıl uluslararası arenada Konyamızı ve ülkemizi temsil edebilecek bir sporcu” diye konuştu.
]]>Doğuştan işitme engelli olan Muhammet Taha Baskın (16), 13 yaşındayken karate sporu ile tanıştı. O dönemde Konya’da olan hocası Karate Federasyonu Genel Sekreteri Hacı Beşbadem ile antrenmanlara başlayan Muhammet Taha, 1 yıl boyunca Konya’da, 2 yıl boyunca ise hocasının tayini çıkması nedeniyle Ankara’ya hafta sonları giderek antrenmanlarına devam etti. Şimdilerde ise 3 gün Konya’da, 2 gün ise Ankara’ya giderek çalışmalarını sürdüren Muhammet Taha, hedefine ulaşmak için büyük çaba sarf ediyor. Küçükler kategorisinde onlarca maça çıkan Türkiye dereceleri elde eden Muhammet Taha, 16 yaşına geldiğinde büyükler kategorisinde mücadele etmeye başladı. Muhammet Taha, Ankara’da yapılan Türkiye İşitme Engelliler Büyükler Kata Şampiyonası’nda kendisinden yaşça büyük Avrupa şampiyonu rakibini yenerek Türkiye ikincisi olarak gümüş madalyanın sahibi oldu. Bu sonuçla Muhammet Taha, şampiyonaya katılan en genç sporcu olmanın yanı sıra Konya’da İşitme Engelliler Karate branşında ilk dereceye sahip olan sporcu oldu. Henüz yolunda başında olduğunu ifade eden Muhammet Taha, asıl hedefinin olimpiyatlarda Türkiye’yi temsil ederek altın madalya kazanmak olduğunu söyledi.
“Olimpiyatlara kadar ilerlemek istiyorum”
Ortaokula giderken arkadaşının kick-bokstaki başarısının ardından ondan etkilenerek kick-boksa başlayan ardından da karate sporuna yönelen Muhammet Taha Baskın, “Her hafta antrenmanlar için Konya’dan Ankara’ya gidiyorum. Bu süreçte yorulmuyorum. Çünkü başarmak isteyen yorulmaz. Büyükler Türkiye Şampiyonasında maçıma çıkarken heyecanlıydım. Karşımda Avrupa şampiyonları, olimpiyat şampiyonları vardı. Onlarla karşılaşmaya çıkacağım için çok heyecanlıydım. Ama Avrupa Şampiyonunu yendim” şeklinde konuştu.
Karatede asıl hedefinin olimpiyatlar olduğunu anlatan Muhammet Taha, “Bu sporda benim asıl hedefim olimpiyatlarda ülkemize altın madalya getirmek. Olimpiyatlara kadar ilerlemek istiyorum. Spor benim için bir hayat. Spor yapmak isteyenlere tavsiyem; hedeflerine ulaşmak istiyorsanız asla vazgeçmeyin. Çünkü vazgeçen her zaman pişmandır” diye konuştu.
İrfan Baskın “Oğlum inşallah ülkemizi, dünya şampiyonalarında temsil edecek”
Muhammet Taha’nın babası İrfan Baskın, çocuğunu ilk olarak Türkiye şampiyonu daha sonra da dünya şampiyonu olarak görmek istediğini belirterek, “Muhammet Taha spora ortaokula başladığı zaman başladı. Çok azimli bir şekilde, bütün hedefini spora yönlendirdi. Spor salonuna gitmediği günlerde bile bulmuş olduğu fırsatları değerlendirerek bütün gününü sporla geçirdi. Bu konuda da ailesi olarak bizde tüm desteği verdik. İki oğlum da şampiyona da yarıştı, gönül isterdi ki iki oğlumda kürsüde olsun. Çok ciddi bir emek sarf edildi. Muhammet Taha için orada olması tabii ki büyük bir gurur bizim için diğer oğlumun da kürsüde olmasını kıl payı kaçırdık. Oğlum inşallah ülkemizi, dünya şampiyonluklarında, Avrupa şampiyonluklarında, olimpiyatlarda en iyi şekilde temsil etmesi bizim hedefimiz. Şu anda Türkiye ikinciliği de yarışmış olduğu rakipleri Avrupa şampiyonu olan, dünya şampiyonlukları olan kişiler orada güzel bir emek verildi” dedi.
Teğmen: “Başarılı sporcular arasında yarıştı ve gümüş madalyanın sahibi oldu”
Muhammet Taha ile Konya’da beraber antrenmanlara devam eden karate hocası Nurgül Teğmen ise, “Muhammet Taha ile uzun süredir hafta içi Konya’da birlikte çalışıyoruz. Kendisi antrenmanlar arkadaşlarından çok çok önce gelip hepsinden de çok çok sonra çıkıyor. Taha’ya idman için özellikle bir şeyler söylemeye gerek kalmaksızın sorumluluğunu bilen ve çalışan bir çocuk. Bu başarı şimdi gelmeseydi bile eminim bir sonraki sene belki de diğer sene, elinde sonunda gelecekti. Taha çok çok azimli ve Ankara’da gerçek anlamda başarılı sporcular arasında yarıştı ve gümüş madalyanın sahibi oldu” şeklinde konuştu.
Beşbadem: “Konya’dan ilk defa bir sporcu derece aldı”
Karate Federasyonu Genel Sekreteri ve Muhammet Taha Baskın’ın antrenörü Hacı Beşbadem, Muhammet Taha ile bundan 3 yıl önce tanıştıklarını söyledi. Beşbadem, Taha’nın fiziğinin mükemmel olduğunu belirterek, “Ailesi ile görüştük, bu sporda çok başarılı olabileceği konusunda ikna ettik. Aile, sporcu ve antrenör başarıda üç sac ayağı. Bunlar iyi olduğunda başarı geliyor. 13 yaşında Konya’da Taha ile çalışmaya başladık. Taha’yı çalıştırırken Ankara’ya tayinim çıktı. Taha Konya’da kaldı. Biz de bir program hazırladık. Müsait olduğumuz günlerde hafta sonları trenle Ankara’ya geldi, biz de çalıştırdık. Verilen programa göre çalıştı. Eksikleri görüldükçe tamamlandı. Yaklaşık 2 yıl boyunca böyle çalıştı. Türkiye İşitme Engelliler Karate Şampiyonasına büyükler kategorisinde tecrübeli sporcular arasında en genç sporcu olarak 16 yaşında katıldı. İşitme engellilerde Avrupa, dünya derecesi olan sporcularla yarıştı. Avrupa derecesi olan sporcuyu geçti, dünya derecesi olan sporcuya 1 puan farkla yenildi. Karşısındaki sporcu 43, bizim sporcumuz 16 yaşında. Allah nasip ederse önümüzdeki yıl Türkiye şampiyonu olup milli takımda ülkemizi temsil edebilecek kapasitede bir sporcu. İşitme engelliler karate branşında Konya’dan ilk defa bir sporcu derece aldı. Taha, 10 yıl milli takımda ülkemizi temsil edebilecek bir çocuk. Her geçen yıl üstüne biraz daha koyacak. Önümüzdeki yıl uluslararası arenada Konyamızı ve ülkemizi temsil edebilecek bir sporcu” diye konuştu. – KONYA
]]>Erzurum’da düzenlenen olimpiyatlara, Türkiye ile birlikte 36 ülkeden 596 sporcu ve 408 teknik adam olmak üzere 1004 kişi katılım sağlıyor.
Satranç, alp disiplini, curling, snowboard, futsal ve kayaklı koşu olmak üzere 6 branşta madalya mücadelesinin verildiği olimpiyatlar, 12 Mart’ta sona erecek.
Organizasyonun Yenişehir 2000’lik Buz Pateni Salonu’nda düzenlenen resmi açılış töreni, Erzurum Büyükşehir Belediyesi Mehteran Takımı’nın gösterisi eşliğinde sporcu ve teknik heyetlerin seremonisiyle başladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla devam eden programda, olimpiyat meşalesinin kentte yakılma videosu gösterildi.
Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, törende yaptığı konuşmada, dünyanın önemli spor organizasyonlarından birine ev sahipliği yapmanın gururu içerisinde olduklarını söyledi.
Katılımcıları kentin kültürüne ortak olmaya davet eden Çiftçi, şunları kaydetti:
“Erzurum, sporun dilini en iyi kavrayan şehirlerden bir tanesidir. Bugüne kadar 2011 Universiade ve 2017 EYOF Kış Sporları Oyunları başta olmak üzere ulusal ve uluslararası birçok spor organizasyonunu başarıyla tamamlamış olan Erzurum, sporun ortak dilini ve kültürünü kavramış ender şehirlerdendir. Bu dil, sosyal ve kültürel ayrım yapmadan tüm insanları ilgilendiren, insanları bir araya getiren, farklı toplumlar arasında iletişimi sağlayabilen evrensel bir dildir. Spor alanındaki rekabet gücün değil, estetiğin, zarafetin, inceliğin rekabetidir. Sporcularımız bu organizasyonlar sayesinde arkadaşlıklarla pekiştirecek ve toplumdaki diğer engelli vatandaşlarımızın cesaretlendirilmesi için aydınlatıcı bir ışık olacaktır.”
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Zafer Tarıkdaroğlu ise Erzurum’un kış sporları ve turizminde sadece Türkiye’nin değil dünyanın önce gelen şehirlerinden birisi olduğunu söyledi.
“Türkiye, tekrar dünya işitme engelli sporunun odak noktasındadır”
Dünya İşitme Engelliler Federasyonu (ICSD) Başkanı Adam Kosa ise işaret diliyle yaptığı konuşmada, 2024’ün birçok açıdan özel bir yıl olduğunu belirterek, “Bu kış işitme engelliler olimpiyatları, katılan ülkelerin ve sporcuların sayısı açısından bir rekor. 36 ülke ve neredeyse 600 sporcu.” dedi.
Kosa, Samsun’da 2017 yılında gerçekleştirilen Yaz İşitme Engelliler Olimpiyatları’nın ardından yedi yıl sonra Türkiye’nin tekrar dünya işitme engelli sporunun odak noktası olduğunu söyledi.
Olimpiyatlara katılanlara seslenen Kosa, “Sayın antrenörler, spor liderleri ve en önemlisi sporcular. Dünyanın gözleri sizin üzerinizde. İşitme engelli olabiliriz, belirli engellerle mücadele ediyoruz ancak aynı zamanda toplumun eksiksiz bir parçasıyız. Bunun gösterilmesinin en iyi yollarından biri de spordur. Alp disiplini, kayaklı koşu, curling, snowboard, satranç ve futsal gibi branşlarda saf spor ve adil oyun anlayışı içinde bunu kanıtlayabiliriz.” ifadelerini kullandı.
“Erzurum, aynı zamanda bir cazibe merkezidir”
Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen ise sporun kardeşlik, dostluk ve sevgi ruhunun, dünya barışına katkı sunacağına inandığını belirterek, “Erzurum, günümüzde önemli bir turizm potansiyeli taşımaktadır. İnanç, doğa, kış ve yaz turizm başta olmak üzere dünyanın görünmeye değer en önemli şehirlerinden biri olarak sporun başkenti Erzurum, aynı zamanda bir cazibe merkezidir. 2011 Kış Üniversite Oyunları ile 2017 Avrupa Gençlik Olimpik Kış Festivali’ne ev sahipliği yapan şehrimiz şimdi de bu olimpiyata ev sahipliği yapmaktadır. Emeği olanlara teşekkür ediyor ve sporculara başarılar diliyorum.” diye konuştu.
Türkiye İşitme Engelliler Spor Federasyonu Başkanı Kerim Vural da Türkiye’nin ikinci kez İşitme Engeliler Olimpiyatları’na ev sahipliği yaptığını hatırlatarak, “2017’de Samsun’da 86 ülkenin katılımıyla 21 branşta yaklaşık 6 bin kişilik sporcu, teknik heyet ve yabancı misafirin katılımıyla başarıyla gerçekleştirdiğimiz 23. Yaz Olimpiyatları’nın ardından bugün burada uluslararası arenada birçok önemli faaliyete ev sahipliği yapmış, gerek tesisleri gerek alt yapı ve konaklama imkanlarıyla bir marka haline gelmiş Erzurum’da 20. Kış Olimpiyatları’nı gerçekleştirmenin haklı gururunu yaşıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
Konuşmaların ardından ICSD bayrağı 4 sporcu tarafından alana getirilerek, ICSD marşı eşliğinde göndere çekildi.
Acılış töreni, ışık şov, meşalesinin yakılması ve havai fişek gösterisiyle sona erdi.
]]>SAMSUN – Samsun’un Alaçam İlçesinde köy çocuklarının oluşturduğu bocce takımı 98 lisanslı, 17 milli sporcusuyla başarıya doymuyor. Branşlarında Türkiye Şampiyonası’nda birçok başarıya imza atan ve Avrupa şampiyonluğu yaşayan sporcuların hedefi dünya şampiyonluğu.
Alaçamspor Bocce Takımı sporcuları, Türkiye Şampiyonası’nda elde ettikleri başarılar ile adından söz ettiriyor. Genç Milli Takımı’nın 4 sporcusundan 3’ünün Alaçamspor Bocce Takımı’nın oluşturduğu Genç Kız Milli Takımı, Avrupa şampiyonu olarak isimlerini tarihe yazdırdı. Alaçam Şadiye Muzaffer Turhan Anadolu Lisesi’nde öğrenim gören milli sporcuların hedefi dünya şampiyonluğu. Okul bahçesinde Beden Eğitimi Öğretmeni ve Bocce Milli Takım Antrenörü Gökhan Bozdemir nezaretinde hazırlıklarını sürdüren sporcular, çim topu ve boccenin dalları raffa, volo ve petank dallarında katıldıkları Türkiye şampiyonalarında birçok başarı elde ederek, gözlerini dünya şampiyonluğuna dikti.
Türk Milli Takımı’nı, Dünya Şampiyonası’nda temsil ettiğini ifade eden milli sporcu Pınar Kapusuz, “Gökhan Bozdemir’in başarıları ve öğrencilere verdiği değerleri gördükçe bu spora daha çok ilgimiz arttı. 2023 Mayıs ayında Avusturalya’da dünya şampiyonasına katıldım. Çin topu dünya şampiyonasında tek bayanlarda ülkemizi temsil ettim” dedi.
Demet Şahin: “Avrupa şampiyonu olduk, hedef dünya şampiyonluğu”
Avrupa şampiyonu olarak yurda döndüklerini dile getiren Genç Kız Milli Takım sporcusu Demet Şahin de, “2023 yılında ülkemizi temsil ettiğimiz İspanya’da Avrupa şampiyonluğunu getirdik. Tarihte bir ilk olarak. 4 yılda bir olan dünya şampiyonluğuna hazırlanıyoruz ve dünya şampiyonluğunu da ülkemize getirmek istiyoruz. Buna inanıyor ve kendimize güveniyoruz. 2018 yılında Cumhurbaşkanımızın huzuruna çıktığımızda bizden Avrupa ve dünya dereceleri istemişti. Biz sözümüzü tutuk Avrupa şampiyonu olduk. Hedefimiz dünya şampiyonluğu. Şu anki arzumuzda Cumhurbaşkanımızla tekrar bir araya gelmek” diye konuştu.
Bowling Okul Sporları Türkiye Şampiyonası’nda yarışan Melek Ünlü ise, “Bu sene bowling yarışmasında Türkiye birinciliği aldık. Haftada bir gün Samsun’a antrenman yapmaya gittik, çok emek verdik” şeklinde konuşurken, Bowling Okul Sporları Türkiye Şampiyonası’nda yarışan Eda Nur Kır de, “Bowling salonumuz olmadığı için haftada bir gün Samsun’a gidip geldik. Şampiyona için Ankara’ya gittiğimiz de bize ‘bowling salonunuz var mı’ diye sormuşlardı ama bizim Alaçam’da bowling salonumuz yoktu. Biz bocce ile uğraştığımız için bowlingi daha rahat yapabiliyoruz. Biz her branşta başarılı olabiliyoruz” ifadelerini kullandı.
Gökhan Bozdemir: “Boccede ülkemize sayısız ulusal ve uluslararası dereceler getirdik”
Beden Eğitimi Öğretmeni ve Bocce Milli Takım Antrenörü Gökhan Bozdemir, “Bizim asıl branşımız bocce. Boccede de ülkemize sayısız ulusal ve uluslararası dereceler getirdik. Bizim çocuklarımızın hepsi köy çocuğu. Alaçam’ın köylerinde yetişen çocuklar. Birçoğu da yurtlarda kalıyor. Sırf bu sporla uğraşabilsin, antrenmanı rahat yapabilsin diye. Çünkü çocuklarımız Şadiye Turhal Anadolu Lisesi’nde öğrenim görüyorlar. Saat 16.00’da bizim okul kapanır, taşımalı olduğu için çocukların hepsi köylerine gider. Çocuklar burada çalışabilmek için kendi ailelerinden, kendi zamanlarından feragat edip bizimle beraber antrenman yapıyorlar. Hepsiyle gurur duyuyoruz, bize çok dereceler getirdiler, getirmeye de devam edecekler. En son bowling şampiyonluğu aldık. Bowling Türkiye şampiyonu olduğumuzda rakiplerimiz bize ‘Topunuz var mı?’ ya da ‘Alaçam’da bowling sahanız var mı?’ diye sorduklarında ‘Yok’ dedik ama bizim çocuklarımız haftada bir sefer Samsun’a kadar gidip, antrenman yapıp o antrenmanlar sonucunda çok uzun uğraşlarla bir şampiyonluk elde etti. Hepsiyle de gurur duyuyoruz. Amacımız yeni milli sporcular çıkartmak, Alaçam’ın gençlerine faydalı olmak, daha fazla gence dokunmak, onları meslek sahibi yapılmasını sağlamak. Milli olan ve bizden mezun olan çocukların hepsi üniversiteli. En büyük kazancımız o. Tek bir ricamız var, özellikle Cumhurbaşkanımızdan bizim Alaçam’da kapalı bir Bocce sahamız yok. Buraya kapalı bir bocce sahası yapılırsa daha fazla çocuğa, gence ulaşmak ve onları da bir meslek sahibi yapmak, topluma kazandırma en büyük arzumuz. Nice şampiyonluklar alarak ülkemizi en iyi şekilde temsil ederiz” açıklamasında bulundu.
Okul Müdürü Namık Kocabaş ise şunları söyledi:
“2019’dan beri Şadiye Turhal Anadolu Lisesi’nde müdür olarak görev yapmaktayım. Geldiğimiz günden beri sporcularımızı destekliyoruz. Okulumuzun sportif başarıları birçok alanda, birçok branşta var. Hem Türkiye şampiyonlukları hem Balkan şampiyonlukları hem de uluslararası şampiyonluklar yaşadık. Öğrencilerimizin bu bocce, bowling ve voloya ilgileri oldukça fazla. Başarılarının artarak devam etmesi için onlara elimizden gelen desteği vermeye çalışıyoruz.”
]]>Alaçamspor Bocce Takımı sporcuları, Türkiye Şampiyonası’nda elde ettikleri başarılar ile adından söz ettiriyor. Genç Milli Takımı’nın 4 sporcusundan 3’ünün Alaçamspor Bocce Takımı’nın oluşturduğu Genç Kız Milli Takımı, Avrupa şampiyonu olarak isimlerini tarihe yazdırdı. Alaçam Şadiye Muzaffer Turhan Anadolu Lisesi’nde öğrenim gören milli sporcuların hedefi dünya şampiyonluğu. Okul bahçesinde Beden Eğitimi Öğretmeni ve Bocce Milli Takım Antrenörü Gökhan Bozdemir nezaretinde hazırlıklarını sürdüren sporcular, çim topu ve boccenin dalları raffa, volo ve petank dallarında katıldıkları Türkiye şampiyonalarında birçok başarı elde ederek, gözlerini dünya şampiyonluğuna dikti.
Türk Milli Takımı’nı, Dünya Şampiyonası’nda temsil ettiğini ifade eden milli sporcu Pınar Kapusuz, “Gökhan Bozdemir’in başarıları ve öğrencilere verdiği değerleri gördükçe bu spora daha çok ilgimiz arttı. 2023 Mayıs ayında Avusturalya’da dünya şampiyonasına katıldım. Çin topu dünya şampiyonasında tek bayanlarda ülkemizi temsil ettim” dedi.
Demet Şahin: “Avrupa şampiyonu olduk, hedef dünya şampiyonluğu”
Avrupa şampiyonu olarak yurda döndüklerini dile getiren Genç Kız Milli Takım sporcusu Demet Şahin de, “2023 yılında ülkemizi temsil ettiğimiz İspanya’da Avrupa şampiyonluğunu getirdik. Tarihte bir ilk olarak. 4 yılda bir olan dünya şampiyonluğuna hazırlanıyoruz ve dünya şampiyonluğunu da ülkemize getirmek istiyoruz. Buna inanıyor ve kendimize güveniyoruz. 2018 yılında Cumhurbaşkanımızın huzuruna çıktığımızda bizden Avrupa ve dünya dereceleri istemişti. Biz sözümüzü tutuk Avrupa şampiyonu olduk. Hedefimiz dünya şampiyonluğu. Şu anki arzumuzda Cumhurbaşkanımızla tekrar bir araya gelmek” diye konuştu.
Bowling Okul Sporları Türkiye Şampiyonası’nda yarışan Melek Ünlü ise, “Bu sene bowling yarışmasında Türkiye birinciliği aldık. Haftada bir gün Samsun’a antrenman yapmaya gittik, çok emek verdik” şeklinde konuşurken, Bowling Okul Sporları Türkiye Şampiyonası’nda yarışan Eda Nur Kır de, “Bowling salonumuz olmadığı için haftada bir gün Samsun’a gidip geldik. Şampiyona için Ankara’ya gittiğimiz de bize ‘bowling salonunuz var mı’ diye sormuşlardı ama bizim Alaçam’da bowling salonumuz yoktu. Biz bocce ile uğraştığımız için bowlingi daha rahat yapabiliyoruz. Biz her branşta başarılı olabiliyoruz” ifadelerini kullandı.
Gökhan Bozdemir: “Boccede ülkemize sayısız ulusal ve uluslararası dereceler getirdik”
Beden Eğitimi Öğretmeni ve Bocce Milli Takım Antrenörü Gökhan Bozdemir, “Bizim asıl branşımız bocce. Boccede de ülkemize sayısız ulusal ve uluslararası dereceler getirdik. Bizim çocuklarımızın hepsi köy çocuğu. Alaçam’ın köylerinde yetişen çocuklar. Birçoğu da yurtlarda kalıyor. Sırf bu sporla uğraşabilsin, antrenmanı rahat yapabilsin diye. Çünkü çocuklarımız Şadiye Turhal Anadolu Lisesi’nde öğrenim görüyorlar. Saat 16.00’da bizim okul kapanır, taşımalı olduğu için çocukların hepsi köylerine gider. Çocuklar burada çalışabilmek için kendi ailelerinden, kendi zamanlarından feragat edip bizimle beraber antrenman yapıyorlar. Hepsiyle gurur duyuyoruz, bize çok dereceler getirdiler, getirmeye de devam edecekler. En son bowling şampiyonluğu aldık. Bowling Türkiye şampiyonu olduğumuzda rakiplerimiz bize ‘Topunuz var mı?’ ya da ‘Alaçam’da bowling sahanız var mı?’ diye sorduklarında ‘Yok’ dedik ama bizim çocuklarımız haftada bir sefer Samsun’a kadar gidip, antrenman yapıp o antrenmanlar sonucunda çok uzun uğraşlarla bir şampiyonluk elde etti. Hepsiyle de gurur duyuyoruz. Amacımız yeni milli sporcular çıkartmak, Alaçam’ın gençlerine faydalı olmak, daha fazla gence dokunmak, onları meslek sahibi yapılmasını sağlamak. Milli olan ve bizden mezun olan çocukların hepsi üniversiteli. En büyük kazancımız o. Tek bir ricamız var, özellikle Cumhurbaşkanımızdan bizim Alaçam’da kapalı bir Bocce sahamız yok. Buraya kapalı bir bocce sahası yapılırsa daha fazla çocuğa, gence ulaşmak ve onları da bir meslek sahibi yapmak, topluma kazandırma en büyük arzumuz. Nice şampiyonluklar alarak ülkemizi en iyi şekilde temsil ederiz” açıklamasında bulundu.
Okul Müdürü Namık Kocabaş ise şunları söyledi:
“2019’dan beri Şadiye Turhal Anadolu Lisesi’nde müdür olarak görev yapmaktayım. Geldiğimiz günden beri sporcularımızı destekliyoruz. Okulumuzun sportif başarıları birçok alanda, birçok branşta var. Hem Türkiye şampiyonlukları hem Balkan şampiyonlukları hem de uluslararası şampiyonluklar yaşadık. Öğrencilerimizin bu bocce, bowling ve voloya ilgileri oldukça fazla. Başarılarının artarak devam etmesi için onlara elimizden gelen desteği vermeye çalışıyoruz.” – SAMSUN
]]>İkizdere ilçesinde bağlı Cimil Yaylası’nda bu yıl 3. kez düzenlenen şampiyonada Türkiye’nin farklı yerlerinden gelen 65 sporcu 6 farklı kategoride yarıştı. Start noktasından başladıktan sonra belli bir mesafe tırmanan sporcular, tırmandıkları yerden kayarak en kısa sürede yarışı bitirmeye çalıştı. Kıran kırana görüntülere sahne olan yarışların sonucunda dereceye giren sporcular, madalyalarını aldı. Aynı zamanda bugün düzenlenen yarışma ile Cimil Yaylası’nın Dünya Dağ Kayağı Şampiyonası’na ev sahipliği yapıp yapamayacağı belirlenecek.
“Dünya Dağ Kayağı Şampiyonası’na ev sahipliği yapmaya aday olacağız”
İlerleyen yıllarda Cimil yaylasında dünya dağ kayağı şampiyonasına ev sahipliği yapmak için aday olacağına vurgu yapan Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, “Bu yarışmanın bugün yapılabiliyor oluşu bizim için bir akreditasyon çalışmasının da neticesi olacak. İnşallah önümüzdeki yıllarda burada Dünya Dağ Kayağı Şampiyonasına ev sahipliği yapmaya aday olacağız. Olimpiyatlarda da puan müsabakalarını yapıldığı yer haline gelecek. Kış şenliklerini yavaş yavaş spor organizasyonlarına çevireceğiz. Kış sezonunu turizm sezonuyla ayrılmaz bir parça haline getirmeye gayret edeceğiz. İnşallah bu organizasyonlar uluslararası olarak düzenlenmeye devam edecek” ifadelerini kullandı.
“2025 Dünya Kayak Şampiyonası heyecanını inşallah burada yaşayacağız”
Dünya şampiyonasının Rize’de gerçekleştirilmesiyle beraber bölge turizmine destek verileceğini ifade eden Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Enes Eminoğlu, “2025 Dünya Kayak Şampiyonası heyecanını inşallah burada yaşayacağız. Çalışmalar gerçekleştiriliyor. Bulunduğumuz arazi çok kıymetli. Bu çalışmalar yapıldıktan sonra dünya şampiyonasının burada yapılması hem Rize’mizi hem de bölgemizi turizm açısında da uluslararası kamuoyunda yer alacak. Ülkemize çok ciddi değer katacaktır” şeklinde konuştu.
“Burası en uygun yerlerden bir tanesi”
Şampiyonaların yapılacağı en iyi alanlardan birinin Cimil yaylası olduğunu belirten dağ kayağı sporcusu Emirhan Kabarto, “Bugün burada hız yarışması için geldik. Eleme etabını geçtim bir sorun olmadı. İnşallah iyi bir sonuçla buradan döneceğim. 2019 yılından beri yarışmalara katılıyorum. Son 3 yıldır birincilikle bitiriyorum. 2 yıldır da burada gerçekleştiriliyor. Bu yıl da birinci olarak seriyi devam ettirmek istiyorum. Buranın karı daha iyi. Bizim sporumuzda pist dışında bol karda yapıldığı için burası en uygun yerlerden bir tanesi. Bu yıl üçüncüsü yapıldı ama bunun devamı gelecektir” ifadelerini kullandı.
“Bu sene tekrardan şampiyonluk alacağım”
Önceki senelerde şampiyonluk yaşayan Burhan Karadayı, tekrardan birinci olmak için yarıştığını söyleyerek, “Yarışmalar çok güzel. Pisti de çok güzel yapmışlar. Kar kalitesinde hiçbir sıkıntı yok. Üçüncüsü düzenlenen dağ kayağı şampiyonasında geçen sene birinci oldum. Ondan önceki sene üçüncü olmuştum. Bu sene tekrardan şampiyonluk alacağım” derken, sporculardan Berfin Karakaya ise “Bugün Türkiye şampiyonası var. Elimizden gelen her şeyin en iyisini yapacağız. Parkur yeri gayet iyi. İnşallah birinciliği alacağım” dedi. – RİZE
]]>Türkiye Özel Sporcular Spor Federasyonunca Ankara’da düzenlenen Türkiye Şampiyonası’nda mozaik kategorisinde cirit atmada Türkiye birincisi ve aynı kategoride gülle atmada Türkiye ikincisi olan Sürmene Engelsiz Yürekler Spor Kulübü sporcusu Abdullah İnan, 19-26 Mart tarihlerinde Antalya’da yapılacak Trisome Oyunları’na hazırlanıyor.
Antrenörü Ömer Yumak eşliğinde Akçaabat ilçesine bağlı Söğütlü Mahallesi’ndeki eski halı sahada çalışmalarını sürdüren Şehit Ünal Bıçakçı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Halkla İlişkiler Bölümü 10. sınıf öğrencisi İnan, madalya kazanmayı hedefliyor.
Abdullah İnan, AA muhabirine, antrenmanların çok iyi geçtiğini söyledi.
Ankara’da kazandığı şampiyonluğun kendisini çok mutlu ettiğini belirten İnan, “Herkes gurur duyuyor. Çok mutluyum. Bundan sonraki hedefim madalya almak, başarılarımı yükseltmek. En iyiyi başarmak, en iyi sporcuları yenmek.” dedi.
İnan, antrenmanlara annesiyle birlikte geldiğini anlatarak, “Beni buraya getirdiği için annemden Allah razı olsun.” diye konuştu.
Yumak: “Hedefimiz ilk etapta Türkiye’ye madalya kazandırmak”
Antrenör Ömer Yumak, Abdullah’ın annesinin kendilerine ulaşması üzerine çalışmaya başladıklarını söyledi.
Özel sporcu çalıştırmadığını ancak Abdullah’ı görünce başarılı olacağına inanarak antrenmanlara başladıklarını ifade eden Yumak, “Sonra karar verdim ki bu çocuk uluslararası başarı sağlayabilir. Veliler bu işin kahramanı. Onlar getirmese bizim bu çocuklarla çalışmamız mümkün değil. Her gün taşıyor, getiriyorlar. Özel ihtiyaçları olunca burada karşılayarak bize yardımcı oluyorlar.” açıklamasında bulundu.
Yumak, Ankara’da 30 Kasım’da düzenlenen Türkiye Şampiyonası’nda sporcusunun cirit atmada Türkiye birincisi, gülle atmada ise Türkiye ikinci olduğunu vurgulayarak, “Güllede antrenman derecelerimize ulaşamasak da yine de milli takım barajını geçerek Trisome Oyunları’na katılmaya hak kazandı. Hemen ardından bir saat sonra cirit müsabakası başladı. Orada Türkiye’nin en iyi derecesini yaparak milli takıma katılmaya hak kazandı. Bundan sonraki hedefimiz ilk etapta Türkiye’ye madalya kazandırmak.”
Yumak, Trisome Oyunları’nın Antalya’da gerçekleştirileceğini anımsatarak, “19-26 Mart’ta Trisome Oyunları var. İlk hedefimiz orada madalya alıp, ülkemizin bayrağını göndere çektirmek.” şeklinde konuştu.
Anne İnan: “Çocukları evde saklamanın bir anlamı yok”
Anne Müzeyyen İnan, her sabah okula, ardından da antrenmana götürdüğü oğlunu bir an olsun yalnız bırakmıyor.
Oğlunun daha önce yüzme, basketbol ve güreş antrenmanlarına katıldığını belirten İnan, Abdullah’ın bir süredir, kardeşinin tavsiyesiyle ulaştığı antrenör Ömer Yumak’la cirit ve gülle atma branşlarında yoluna devam ettiğini dile getirdi.
İnan, şampiyonluğun oğlunu çok mutlu ettiğinin altını çizerek, “Şampiyon olduktan sonra çok mutlu olduk. Gururlandı, okulda alkışlandı, pasta kestiler. Çalışmaya devam. İnşallah bundan sonra da başarılarının devamı gelecektir. Milli takıma çağrıldı. Mart ayında uluslararası yarışmaları var ve devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
Engelli annelerine seslenen İnan, “Çocukları evde saklamanın bir anlamı yok. Çocuklarla ilgilendikten sonra oluyor. Benim çocuğum okuma yazmayı da çok güzel yapıyor. İlgi istiyor ve bu her çocuk için geçerli.” dedi.
Şehit Ünal Bıçakçı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Orhan Genç de Abdullah’ın başarılarından dolayı mutlu ve gururlu olduklarını belirtti.
]]>Ağırlıklı kadınlardan oluşan kick boks öğrencileri, ailelerinden de aldıkları desteklerle katıldıkları ulusal ve uluslararası müsabakalarda dereceler elde etti. Şampiyon kadın kick boksçular, antrenörler Dilek ve Bilgin Erol eşliğinde mayıs ve temmuz ayında yapılacak Türkiye Şampiyonası ve Dünya Kupası’na hazırlanıyor.
Kadın şampiyonlar, bir yandan antrenman yeri gibi destek beklerken bir yandan da önlerindeki iki büyük turnuvada dereceler elde ederek milli takıma seçilip Diyarbakır’ın adını duyurup Türk bayrağını dalgalandırmak istiyor.
2. kademe kick boks antrenörü ve milli sporcu olan Bilgin Erol, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine yaptığı açıklamada, hala şampiyonalara katıldığını, kız kardeşiyle birlikte Alfa Fight Academy kulübünde sporcular yetiştirdiklerini söyledi. Yetiştirdikleri sporcuların çok kısa süre içinde Türkiye şampiyonu olduğunu, milli takıma erişen sporcuları olduğunu ve en son ocak ayında yapılan Türkiye kick boks şampiyonasında Diyarbakır’da sadece kendi kulüpleri olarak iki Türkiye şampiyonu kazandıklarını belirten Erol, hemen ardından liseler arası Türkiye şampiyonası olduklarını kaydetti.
“Bir Türkiye şampiyonluğu, bir Türkiye üçüncülüğü kazandık” diyen Erol, hemen bir hafta sonra üniversiteler arası müsabaka oldu tekrar Türkiye şampiyonluğu ve Türkiye üçüncülüğü kazandıklarını, ocak ve şubat ayında toplam 5 şampiyonluk, 2 üçüncülük kazanarak çok büyük bir başarı elde ettiklerini ifade etti.
Mayıs ayında İstanbul’da yapılacak Kick Boks Avrupa Kupası olduğuna değinen Erol, şöyle konuştu:
“Hemen ardından da temmuz ayında Türkiye şampiyonamız var. Amacım, sporcularım dereceler yapıp sene sonunda totalde toplanan puanlarla A Milli takıma girmek. Büyüklerin Avrupa şampiyonası Yunanistan’da olacak. Gençlerin Dünya Kupası ise Macaristan’da olacak. Amacım bunları buraya gönderip ilimizi en iyi şekilde temsil etmek. Ağır bayan sporcu. Bunda kız kardeşimin de etkisi var. Kardeşim onlara rol model. Şampiyon olarak onlara öncü oluyor.”
“Sporcularımı çok zor şartlarda müsabakalara götürüyorum”
Başarıyı getirenlerin çoğunluğu bayan sporcular olduğuna dikkat çeken Erol, “Amacımız 5 şampiyon değil, 10 şampiyon, daha fazla çıkartmak. Bununda ilimizin tüm kurumları ile bize sahip çıkması gerekiyor. Bu desteği tam anlamıyla görmüyoruz. Sporcularımı çok zor şartlarda müsabakalara götürüyorum. Büyükşehir belediyesi yetkilerine seslenmek istiyorum başarılı sporcularla, başarılı bir kulüp ve onların destekleriyle Sümerpark’ta antrenmanlarımıza devam etmek istiyoruz” dedi.
Kick boksçu Saadet Zerya Işıktaş, 5 yıldır bu sporu yaptığını, bu spora annesinin teşvikiyle başladığını belirtti. Arkasında destekçi bir ailesi olduğuna değinen Işıktaş, “Onların ve antrenörlerimin sayesinde bugünlere geldim. 7-15 Şubat’ta Hindistan’da yapılan 3. Uluslararası Şampiyonasında gençler kategorisinde 60 kilo Lowkick branşında şampiyon oldum. Önümüzde iki büyük maç var. En iyi şekilde onlara hazırlanıyorum. Lise son sınıf öğrencisiyim, aynı zaman üniversiteye hazırlanıyorum. En iyi şekilde ailemi, hocalarımı ve arkadaşlarımı gururlandırmak istiyorum” diye konuştu.
16 yaşındaki Sudenaz Karabulut ise, 4 yıldır bu sporun içinde olduğunu dile getirerek, “3 yıldır şampiyonluklar getiriyorum. Türkiye maçlarında hiç yenilmedim. En son Antalya’da katıldığım şampiyonada birincilik elde ettim. Mayıs ayında yapılacak Dünya kupasına hazırlanıyorum. Bir tane daha Türkiye şampiyonamız var” ifadelerinde bulundu.
26 yaşındaki Dilek Erol da, 12 yıldır kick boks sporuyla uğraştığını, ağabeyinin desteğiyle kick boks sporuna başladığını belirtti. Güneydoğu’da bu tarz sporlara kadınlar için biraz daha olumsuz bakıldığını aktaran Erol, ‘Erkek sporu, senin ne işin var burada, bir tarafını kırdın’ gibi yargılar olduğunu, bunları da ağabeyi sayesinde yıktığını söyledi.
Şu anda önlerinde Büyükler Avrupa şampiyonası olduğunu belirten Erol, “Ocak ayında yapılan Türkiye şampiyonasında şampiyon oldum. Milli takıma gitmek için ilk kriteri geçmiş oldum. Önümde Türkiye şampiyonası ve Dünya kupası var. Bunun için canla başla çalışıyoruz. Ama Diyarbakır’da spora ve sporcuya destek olmuyorlar. Ağabeyimle birlikte hem sporcu, hem de antrenörüz. Belediyelere dilekçeler veriyoruz. Maddi hiçbir şey istemiyoruz. Tek istediğimiz sporcularıma destek olsunlar. Otobüs bileti, konaklama tek istediklerimiz bunlar. Bu durum bizi çok üzüyor” ifadelerine yer verdi. – DİYARBAKIR
]]>Ali Haydar Önder Anadolu Lisesi 10. sınıf öğrencisi olan Çanakkale Geçilmez Gençlik ve Spor Kulübü sporcusu Akkaya, 7 yaşında başladığı karatede önemli başarılara imza attı.
Akkaya, 2019 yılında Türkiye Minikler ve Yıldızlar Türkiye Şampiyonası ile Bosna Hersek’teki 24. Balkan Çocuklar Karate Şampiyonası’nda ikinci oldu. 2021’deki Türkiye Yıldızlar Şampiyonası’nda 42 kilo kadınlar kumitede birincilik kürsüsüne çıkan Akkaya, sonraki yıllarda Dünya Gençlik Ligi’nin Hırvatistan ayağında altın, Meksika ile Birleşik Arap Emirlikleri ayaklarında üçüncülük, Balıkesir’deki Türkiye Şampiyonası ile Okullararası Türkiye Şampiyonası’nda birincilik kazandı.
Son olarak Gürcistan’ın başkenti Tiflis’te 9-11 Şubat’ta yapılan 51. Avrupa Ümit, Genç ve 21 Yaş Altı Karate Şampiyonası’nda 47 kilo kumitede birinci olan Akkaya, İtalya’nın Venedik kentinde 9-13 Ekim’de düzenlenecek Dünya Ümit, Genç ve 21 Yaş Altı Karate Şampiyonası’nda yer alabilmek için milli takım seçmelerine haftanın 5 günü ikişer saat antrenman yaparak hazırlanıyor.
Akkaya: “Karate benim için bir hayat biçimi oldu”
Beyza Akkaya, AA muhabirine, 8 yıldır mücadele ettiği karatede kendisini günden güne geliştirip daha büyük başarılara imza atmayı hedeflediğini söyledi.
Karateye ilkokul 3. sınıfta başladığını belirten Akkaya, “Arkadaşlarım da karateye gidiyordu. Bundan sonra karate benim için bir hayat biçimi oldu. Aradan geçen süreçte önemli başarılara imza attığımı düşünüyorum. Üç kardeşim var, onlar da milli sporcu. Birçok maça birlikte hazırlanıyoruz. Ailem ve antrenörlerimin yanı sıra antrenmanlara çıktığım arkadaşlarım beni çok destekliyor.” ifadelerini kullandı.
Türkiye’yi en iyi şekilde temsil etmeye çalıştığını anlatan Akkaya, Gürcistan’da kazandığı altın madalya ile gururlandığını dile getirdi.
Dünya şampiyonası için 5 ay sonra milli takım seçmelerine katılacağı bilgisini veren Akkaya, “Oradan da çıkıp ülkemi, Çanakkale’mi temsil etmek istiyorum. İki ay boyunca kamp yaptık. Birinci kamp İstanbul’da bir ay sürdü. Alışma dönemini burada atlattık. İkinci kampımız Erzurum’da oldu, çok güzel geçti. Kafama en son diş yedim. Kafam kanadı, bunlar hatıra oldu bizlere.” ifadelerini kullandı.
Akkaya, maçlara çıkmadan önce heyecanlanmadığını, aksine daha çok hırslandığını vurguladı.
Sadece kazanmaya odaklandığını aktaran Akkaya, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Önceden gençlik liglerine katıldığım için o havaya, salona aşinayım. Yani sıkıntı çekmiyorum. En son şampiyon olduğum maçta da aynı duyguları yaşadım. Çok şükür rahat geçti. Üç maç yaptım, dördüncü maçım da finaldi. Final maçım çok güzel geçti, şampiyonluğu elde ettim. Arkamda oturan hocalarım ve kardeşlerim sayesinde rahattım. Oraya kadar geldiler, beni desteklediler. Final maçım 7-2 bitti. Hedefim dünya şampiyonluğu ve Avrupa’da da tekrar şampiyon olmak. Karate branşı olimpiyatlara dahil edilirse, orada da yarışmak istiyorum. Umarım olur.”
Karateye yeni başlayanlara hedeflerinden asla vazgeçmemeleri ve pes etmemelerini tavsiye eden Akkaya, istedikten sonra her şeyi başarabileceklerini sözlerine ekledi.
Erbasan: “Oldukça başarılı sonuçlar alıyoruz”
Milli sporcunun antrenörü Berhat Erbasan, başkanlığını oğlu Melih Erbasan’ın yaptığı spor kulübünde her gün antrenman yaptıklarını belirtti.
Sporcuları yaş gruplarına, seviyelerine, spora başlama ve kuşak seviyelerine göre ayırdıklarını anlatan Erbasan, şunları kaydetti:
“Beyza Akkaya 3 kardeşiyle milli sporcu. Ailece karate ile uğraşıyorlar. Oldukça başarılı sonuçlar alıyoruz. Spor kariyerimdeki ana hedefim başarılı sporcular yetiştirmek. Sanıyorum bunu başarabildim. En güzel örneğini Beyza ile yaşıyoruz. Çocuklarımız spor yapsınlar, güzel bir etkinliğin içinde olsunlar, öz güvenleri gelişsin, hayatın her aşamasında dik durmayı öğrensinler. Yenildikleri zaman o yenilginin altında ezilip perişan olmasınlar. Yendikleri zaman da şımarıp, o galibiyetin havasına kapılıp ahlaki durumlarını bozmasınlar.”
Erbasan, kulüplerinde 5 yaşında da sporcu bulunduğunu aktararak, ailelere çocuklarını spora başlamaları için yaş kriteri koymamaları çağrısında bulundu.
Kulüp başkanı Melih Erbasan ise yoğun çalışma programı sayesinde sporcuların girdikleri müsabakalardan başarılı sonuçlarla ayrıldıklarını anlattı.
]]>Bursa’nın sporda da öncü şehir olması için amatör ve profesyonel takımlara desteklerini sürdüren Büyükşehir Belediyesi, İnegölspor’a da modern bir tesis kazandırdı. 3 bloktan oluşan ve yaklaşık 38 dönüm alana kurulan spor tesisi, bünyesinde yer alan birçok imkanla sporculara hizmet verecek. 2 adet doğal çim futbol sahası, 600 kişilik tribünü, soyunma odaları, sporcu konaklama odaları, idari binaları, kafeteryası, yüzme havuzu, hamamı, otoparkı ve birçok hizmet birimiyle İnegöl’e değer katan tesis, aynı zamanda ilçede nice başarılı sporcunun yetişmesine imkan sağlayacak.
İnegöl Belediyesi Halk Dansları Topluluğu’nun halk oyunları gösterisiyle başlayan açılış törenine Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’ın yanı sıra Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Bursa Valisi Mahmut Demirtaş, Bursa Milletvekili Mustafa Varank ve Ayhan Salman, AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan, İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, Gençlik ve Spor Bakanlığı Yatırım İşletmeleri Genel Müdürü Prof. Dr. Süleyman Şahin, İnegölspor Başkanı Osman Sevim, siyasi parti temsilcileri ve kulüp sporcuları katıldı.
“Atatürk Spor Salonumuzu hizmete açacağız”
Törende konuşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, hazırlanan projelere desteklerini esirgemeden veren Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak’a teşekkür etti. Bursa’da göreve geldiğinde üç tane olan okçuluk kulüp sayısının 39’a yükseldiğini anlatan Başkan Aktaş, Bursa’nın artık özel okçuluk salonları, tekvando salonları bulunduğunu, Bursa tarihinde ilk kez olimpiyatlarda derece elde eden Hatice Kübra İlgün’ü olduğunu söyledi. Belediyelerin altyapı, yol, sosyal ve kültürel tesis yaparak şehrin birçok noktasına dokunduğunu ifade eden Başkan Aktaş, “Özellikle genç nüfusa sahip olduğumuz için spor yatırımlarının çocuklarımızın sağlıklı gelişimi için çok kıymetli ve değerlidir. Onlarca halı saha, spor salonları, yüzme havuzları kazandırıyoruz. En son başladığımız eski adıyla ve yine ‘Atatürk’ ismini yaşatacağımız Atatürk Spor Salonumuzu, Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın destekleriyle yüzme havuzları ve müştemilatlarıyla hizmete açacağız. Salon 55 senelik ve çürük bir salondu. O projenin de başlangıcını yaptık” dedi.
“Türk sporuna iyi sporcular yetiştirecek”
13 buçuk sene İnegöl’e hizmet ettiğini hatırlatan Başkan Aktaş, İnegölspor’un bu şehrin bir markası olduğunu ve 40 senedir üst kulüplere önemli sporcular yetiştirdiğini söyledi. İnegölspor’un şehir merkezinde kalan yerlerinin de Bursa Büyükşehir Belediyesi ve İnegöl Belediyesi iş birliğinde dönüşümler yapılacağını anlatan Başkan Aktaş, “Bu tesis, Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından yapıldı. O günkü bedelle 79 milyon TL’ye mal oldu. Bizler kulübe olan desteğimizi hiç kesmedik. Hem İnegöl Belediyesi’nin hem de iş adamlarının destekleriyle bu katkılar artarak sürecek. İnşallah İnegölspor iyi yerlere gelir. Bu desteği vermiş olmak gelecekte önemli başarılara imza atacak, Türk sporuna iyi sporcular yetiştirecek olan bu tesisin yapımında rol olmak benim için de büyük mutluluktur. Kulübümüze başarılar diliyorum, tesisimiz hayırlı olsun” diye konuştu.
“Türkiye bir spor devrimi yaşıyor”
Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, açılışı yapılan tesisin İnegölspor’un geleceğine mühür vuracağını belirtti. İnegölspor’u çok eskiden beri tanıdığını, 1996 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyespor’un genel sekreterliğini yaparken bir futbolcu transferi için İnegöl’e gelerek Hikmet Şahin ile görüştüğünü anlatan Bakan Bak, Hikmet Şahin’in de İnegöl’e spor anlamında da büyük katkılar sunduğunu ifade etti. İnegölspor’un önemli oyuncular yetiştiren ve altyapısı güçlü bir takım olduğunu kaydeden Bak, “Türk sporuna hizmet etmiş çok önemli bir kulüp. İnegölspor’un yolu açık olsun. Böyle bir tesisin önemli olduğunu görüyoruz. Alinur başkan da buraya bir vefa borcunu yerine getirmiş oldu. Yerel yönetimlerle spor kulüplerinin ilişkileri çok önemlidir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde yaptığı ilk işlerden birisi amatör spor kulüplerine spor sahaları yapmak, malzeme dağıtmak, tesislerini geliştirmek oldu. Bunu devam ettiriyor ve 22 senedir Türkiye bir spor devrimi yaşıyor. Türkiye’nin dört bir yanında UEFA standartlarında yapılan 36 tane stadyum var. Devam edenler var. Yüzlerce kapalı spor salonları, 700’e yakın olimpik veya yarı olimpik yüzme havuzları var. Sporda büyük bir devrim var. Olimpiyatlardaki alınan başarılarla bunun sonuçlarını görüyoruz. En son grekoromen güreş milli takımımız, Avrupa Şampiyonu oldu. 31 sene sonra serbest güreş takımımız Avrupa Şampiyonu oldu. Bayan milli takımımız Avrupa ikincisi oldu. Halterde, tekvandoda sporcularımız birçok madalya kazandı. 2032 Avrupa Futbol Şampiyonası’na İtalya ile beraber Türkiye olarak ev sahipliği yapacağız. Bu yüzden Bursa’da ve diğer şehirlerde spor anlamında birçok yatırım var” dedi.
“Bursa spor şehri olma yolunda hızla ilerliyor”
Bursa Büyükşehir Belediyesi ile yapılan ortak çalışmalarının bulunduğunu, İnegöl’e yeni stadyum kazandırmak için de çalışmaları sürdürdüklerini aktaran Bak, “Yüzme sporuna çok önem veriyoruz. ‘Yüzme bilmeyen kalmasın’ projesi çerçevesinde bugüne kadar 10 milyona yakın çocuğa yüzme öğrettik. ilkokul üçüncü sınıftaki çocuklarımızla yaptığımız yetenek taramasında üç buçuk milyon çocuğumuzu çeşitli spor branşlarına yönlendirdik. 400’e yaklaşan gençlik merkezleri, spor tesislerdi, gençlik kamplarıyla gençlerimizin hizmetindeyiz. Bir buçuk milyon gencimize de kredi ve burs veriyoruz. Ailelere sesleniyorum. Çocuklarınızı mutlaka bir spor uğraştırın. Çocuklarımızı kötü alışkanlıklardan uzak tutmak için spor tesislerine getirin. 2024 Paris Olimpiyatları’na da etkin bir şekilde hazırlanıyoruz. İnegöl’deki yurt talebi için çalışmalarımızı hızlandıracağız. Bursa’nın dört bir tarafına yaptığımız tesislerle Bursa spor şehri olma yolunda hızla ilerliyor. Bu tesis İnegölspor’a hayırlı olsun. Başarılar diliyoruz” diye konuştu.
Bursa Milletvekili Mustafa Varank ise ‘ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz’ düsturuyla 22 senedir millete hizmet için çalıştıklarını söyledi. Güzel eser ve projeleri de bir bir hayata geçirdiklerini anlatan Varank, “Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak’a bizlere desteklerini hiçbir zaman esirgemediği için teşekkür ediyorum. ‘Bursa için ise helali hoş olsun. Ben elimden gelen bütün gayreti göstereceğim’ dedi. Bizler Türkiye’ye hizmet etme sevdasında olan insanlarız. Cumhurbaşkanımızın sporla ve sporcuyla olan ilişkilerini de herkes biliyor. Onun spora ve sporcuya verdiği değerin yansımalarını görmeye devam ediyoruz. Sporcularımız olimpiyatlarda, dünya şampiyonlarında çok önemli başarılar elde ediyorlar. Önümüzdeki dönemde gençlerimize hizmet edecek spor tesislerini, yatırımları şehirlere kazandıracağız. Tesisleri İnegöl’e kazandıran Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ediyorum. Hayırlı uğurlu olsun” dedi.
Bursa Valisi Mahmut Demirtaş da son 22 senede Türkiye’de yaşanan değişimin en fazla hissedildiği şehirlerden birinin de Bursa olduğunu söyledi. Gençlik ve spor hizmetleri alanında da Bursa’da ciddi yatırımların olduğunu anlatan Demirtaş, Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından İnegöl’e kazandırılan ve gençlerin sporla buluşacağı tesislerin hayırlı ve uğurlu olmasını diledi.
İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, ilçenin spor markası olan İnegölspor’un yeni tesislerine kavuşmasından dolayı büyük mutluluk yaşadıklarını belirtti. Desteklerinden ötürü Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş ile Gençlik ve Spor Bakanlığı’na teşekkür eden Taban, İnegöl’ün genç nüfusuyla sporda ileriye dönük güzel markalar çıkartacağını söyledi. Futbol sahaları yapımı başta olmak üzere Akhisar bölgesinde spor salonu yapımına başladıklarını anlatan Taban, İnegöl Stadyumu’nun yapımıyla alakalı verilen desteklerden ötürü de teşekkür etti. Tesisler ve yeni stadyumla beraber İnegölspor’un yeni başarılara imza atacağına inandığını belirten Taban, İnegölspor’a mücadelesinde başarılar diledi.
İnegölspor Başkanı Osman Sevim ise 40 sene önce kurulan kulübe Türkiye’de nadir görülen bir tesisi kazandıran Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’a teşekkür etti. Kazandırılan tesisin İnegöl’de sporun yaşatılması adına müthiş değer olduğunu belirten Sevim, Gençlik ve Spor Bakanlığı’ndan da destek beklediklerini ifade etti.
Konuşmaların ardından İnegölspor Başkanı Osman Sevim tarafından Bakan Osman Aşkın Bak’a İnegölspor forması hediye edildi. Bakan Bak, Başkan Alinur Aktaş ve beraberindekiler, açılış kurdelesini kestikten sonra tesisi gezerek sporcularla sohbet etti. – BURSA
]]>Ünlü, başkent Sofya’da gerçekleştirilen Avrupa Şampiyonası’nı, madalya töreninin ardından Sofya Arena’da AA muhabirine değerlendirdi.
Avrupa Halter Şampiyonası’na 10’ar erkek ve kadın toplam 20 sporcuyla katıldıklarını, kazandıkları 24 madalyanın önemli bir başarı olduğunu vurgulayan Ünlü, şunları kaydetti:
“Sofya’da madalya sayımızı geçen yılki Avrupa Şampiyonası’na göre 2 tane daha artırdık ama burada çok küçük farklarla kaçırdığımız birçok madalya da var. Tabii burası bir yarışma, müsabaka sırasında her şey olabilir. Allah ciddi bir sakatlık vermesin, bazen talihsizlikler yaşayabiliyoruz, sporcumuz hakkını kullanamıyor ya da heyecanlanıyor. İki kadın sporcumuzla da şampiyonanın son gününü daha güzel kapatmak istiyorduk yine de Fatmagül Çevik ile güzel kapattık. Tuana Süren ise çok genç bir sporcumuz, henüz 18 yaşına yeni girdi, dirseğinden küçük bir sakatlık geçirmişti, ancak ciddi bir sakatlığı yok.”
Sofya’da kadınlarda Cansu Bektaş’ın ve Gamze Altun’un Avrupa rekorları kırdığının hatırlatılması üzerine Talat Ünlü, “Kadın ve erkek milli takımlarımız arasında kıyaslama yapmamız doğru olmaz çünkü her iki takımımız da genç bir takım ve gerçekten başarılı oldular. Kadın takımımız ikinci, erkek takımımız üçüncü oldu. Madalyalarımıza Cansu ve Gamze ile başladık, Fatmagül ile bitirdik. Erkeklerde de önceki gün Onur Demirci, gümüş madalya ile kapattı, erkek sporcularımız da madalya ile başladı ve madalya ile kapattı.” diye konuştu.
Olimpiyat kotası hedefiyle de hareket ettiklerini dile getiren Ünlü, “Erkeklerde de asıl altın hedeflediğimiz sporcularımız çok güçlü, tabii bir de olimpiyat hedefimiz var. Evet madalyaya endeksli yarışıyoruz ama olimpiyat kotası hedefini de geri planda bırakmıyoruz. Bu açıdan Sofya’da erkek ve kadın takımımız gayet başarılı oldu. Antrenmanda döktükleri terlerin karşılığı olarak Sofya’da hemen hemen hepsi madalya aldı.” ifadelerini kullandı.
“Paris’ten olimpiyat madalyası ile döneceklerine inanıyorum”
Göreve geleli çok kısa bir süre geçtiğini aktaran Talat Ünlü, şöyle devam etti:
“İşte üçüncü yılımız içinde yaklaşık 6 ay sonra olimpiyatlar var. Bizim zaten takımı toparlamamız, antrenman sistemi ve planlamalarımızı uygulamaya çalıştığımız bu zaman dilimi emin olun çok dar. Dört yıllık bir master planı yapmanız lazım. Hatta ve hatta olimpiyatlar için sekiz-on yıllık bir master plan yapmanız lazım. Fakat şu da unutulmamalı biz geldiğimizde erkek takımımız Avrupa Şampiyonası’nda tek tük madalya alıyordu ama dünyada madalya alamıyordu. Geçen yıla bakınız, bu yıla bakınız, yıldızlarda, gençlerde, 23 yaş altında, büyüklerde, hepsinde hiç altın madalyasız döndüğümüz bir tane müsabakamız yok.”
Olimpiyat hazırlıkları için de Ünlü, “2024 Olimpiyatları’na hedefimiz kadınlarda en az bir kota, erkeklerde ise iki kotayla gitmek ama esas amacımız olimpiyatlardan bir madalyayla dönmek. Olimpiyatlar için özellikle erkeklerde 73 kiloda Muhammed Furkan Özbek ve Yusuf Fehmi Genç’in iddiası çok büyük. İkisinden hangisi iyi olursa o gidecek ve Paris’ten olimpiyat madalyası ile döneceklerine inanıyorum.” diye konuştu.
“2028 Olimpiyatları’nda büyük hedeflerimiz var”
Avrupa şampiyonalarına hazırlanmanın kolay olmadığını, perde arkasında başta antrenörler olmak üzere birçok insanın çalıştığını dile getiren Talat Ünlü, “Sporcularımız da antrenörlerimiz de ailelerinden uzak kalarak büyük fedakarlıklarla çalışıyorlar, hepsine, kulüplerine, onları bulan arkadaşlara çok teşekkür ediyorum. Sporcularımızın ve antrenörlerimizin ailelerine de özellikle sabırlarından dolayı teşekkür ediyorum.” değerlendirmesinde bulundu.
Türk halterinde genç bir jenerasyonun çok güzel bir şekilde yetiştiğini vurgulayan Ünlü, açıklamasını şöyle tamamladı:
“Görüldüğü gibi genç bir jenerasyon geliyor. 2028 Olimpiyatları’nda büyük hedeflerimiz var. 2028’de inşallah bizi yanıltmayacaklar ve en büyük hedefimiz çok sayıda sporcuyla 2028 olimpiyatlarına kota alıp kürsüdeki sporcu sayımızı da artırmak. Gençlik ve Spor Bakanlığımızın, Spor Hizmetleri Genel Müdürlüğümüzün ve ülkemizin destekleri devam ettiği sürece elimizden gelenin en iyisini yapıp, 2028 Olimpiyatları’nda Türk halterini çok daha güçlü kılacağız inşallah.”
]]>Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı Şeref Eroğlu, Romanya’nın başkenti Bükreş’te düzenlenen 2024 Avrupa Güreş Şampiyonası’na ve milli takımın geleceğine dair basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Öncelikle Avrupa şampiyonasında milli güreşçilerin performansını değerlendiren Eroğlu, “Bu Avrupa şampiyonasında yine ilkleri yaşıyoruz. İlk defa bir Avrupa şampiyonasında grekoromende 5 sıklette finale kaldık. 2’si altın, 3’ü gümüş, 1 bronz olmak üzere 6 madalya, 147 puan elde ettik. Geçen sene yine bu takım Zagreb’de Avrupa şampiyonu olmuştu. Bu sene rüştünü bir kez daha ispat etti. 147 puan biz aldık, 142 puanlı Azerbaycan ve 99 puanlı Ermenistan ile ilk üç sırayı paylaştık. Haklı bir gururu yaşıyoruz. Cumhuriyet tarihinde katıldığımız hiçbir şampiyonada üst üste 2 Avrupa şampiyonluğumuz yoktu. Bu da Türkiye Güreş Federasyonu başkanı olarak bana, bizim ekibimize, teknik ekibimize ve yönetimimize nasip oldu. İlklerin yaşandığı bir Avrupa şampiyonası dedik, kadın güreşimizde ilk defa bir Avrupa şampiyonasında 4 altın madalya ile güreşmiş oluyoruz. 4 final tarihte yoktu, ilk defa bu şampiyonada oldu. Bugün 1 altın, 3 tane de bronz maçımız var. Bunları da alırsak kadın güreşimiz 7 madalya alabilir. Bugünkü bronz maçına bağlı. Şu anda kadın güreşi olarak Avrupa ikinciliğimiz garanti, akşamki maçlara göre Avrupa şampiyonu da olabiliriz. Serbest güreşimiz başladı. Sabah 1 maç aldık. Yarın efsane Taha, kaptan çıkacak. Kaptan burada 11. Avrupa şampiyonluğuna güreşiyor. İnşallah o da diğer şampiyonlar gibi gerekeni yapacak” diye konuştu.
“116 Avrupa şampiyonluğu rakamına ulaşmış bulunuyoruz”
Grekoromonde elde ettikleri başarılarla adından söz ettiren Alperen Berber ve Selçuk Can ile ilgili görüşlerini de aktaran Başkan Eroğlu, “Türk güreşi grekoromen güreşte iki tane yeni değer kazandı. 19 yaşında Alperen Berber, 82 kiloda ilk defa büyükler kategorisinde yarıştı. Türkiye’nin de büyük bir gururla, mutlulukla izlediği şampiyonada Avrupa şampiyonu oldu. Gerçekten federasyon olarak çok tebrik telefonu aldık. Bu çocuğu ben 2 yıl önce İtalya’da, Yıldızlar Dünya Şampiyonası’nda izledim. Dedim ki, ‘Benim aradığım adam bu’. İki yıldır takip ediyorduk. A takımlarda antrenmana alıyorduk, 82 kiloda Burhan Akbudak’ın peşinden rezerv takımda elimizde bulunuyordu. Fakat Burhan burada güreşmeyince Alperen’e bu mayoyu teslim ettik ve o da bizi mahcup etmedi. Selçuk Can, 4 şampiyonada bronz madalya alan tek sporcuydu. Ona dedim ki artık şampiyonlar kulübüne katılman lazım. Selçuk da geldi ve maçı bütün Türkiye izledi. Onu da tekrar alnından öpüyorum. Bir adım, bir santim bile geri adım atmadan defalarca yenildiği Azeri rakibi yenerek burada Avrupa şampiyonu oldu. O da 28 yaşında, Türk güreşinin 114. Avrupa şampiyonu olarak adını tarihe yazdırdı. Bu şampiyonaya gelirken Avrupa şampiyonalarında 112 altın madalyamız vardı. Şu anda 4 altınla 116 Avrupa şampiyonluğu rakamına ulaşmış bulunuyoruz” ifadelerini kullandı.
“Kaliteli sporcularla bu milli takımı değiştirmeye, onlara şans vermeye devam edeceğim”
Şeref Eroğlu, yönetime geldikleri dönemden bugüne süregelen değişimle alakalı ise, “2022’ye baktığınızda serbest, grekoromen ve kadınlarımız kürsü yapmıştı. 2023’e baktığınızda grekoromen güreşçimiz Avrupa şampiyonu, serbest kadın güreşçimiz Avrupa ikincisi, serbest erkek güreşçimiz Avrupa üçüncüsü olmuştu. O kadar gurur verici bir şey ki birkaç sporcunun şampiyon olduğu, bütün yükün ağır sıkletlere verildiği bir milli takımdan, artık takım halinde her sene rüştünü ispat eden bir milli takıma kavuşturduk. Aday olduğumda da benim kontrolümdeki bir güreşte devletimizin, milletimizin, devlet büyüklerimizin gururla seyredeceği bir milli takım oluşturacağım demiştim. Bunu başarmanın haklı gururunu yaşıyoruz. Değişim olmadan asla gelişim olmaz. Hem tecrübeli, aktif sporunun sonuna gelmiş şampiyonlarımız var hem de onlardan sonra bayrağı yere düşürmeyecek ve ülkesini, milletini gururla temsil etmek isteyen, yüreği vatan sevgisiyle dolu gençlerimiz var. Elimden geldiği kadar yerli yerinde, zamanında, takımlarımı revize etmeye ve gençleştirmeye çalışıyorum. Çünkü bu çocuklar bizim geleceğimiz. Çok kaliteli sporcularla bu milli takımı değiştirmeye, onlara şans vermeye devam edeceğim” cümlelerine yer verdi.
“Geçmişte milli takıma hizmet etmiş sporcularımızı değerlendirmek zorundayız”
Değişimin yalnızca milli takımda değil, federasyondaki yönetim anlayışı ve teknik ekip yönünde de olduğuyla ilgili yapılan hatırlatma üzerine TGF Başkanı Eroğlu, şunları söyledi:
“Grekoromen güreşin başında şu an dünya ve Avrupa şampiyonu, olimpiyat üçüncüsü Nazmi Avluca var. Yanında Avrupa şampiyonu Bayram Özdemir, yine yanında olimpiyat üçüncüsü, dünya üçüncüsü Cenk İldem var. Güreşi, güreşçiler yönetecek diye boşuna söylememiştim. Hazıra dağ dayanmıyor, hep dışarıdan getirdiğimiz antrenörler gün gelip sözleşmesi bitince gidiyor veya biz devam etmiyoruz. Biz bunlara fırsat vereceğiz, bunları Türk güreşine teknik adam olarak, sporcu olarak kazandıracağız ki hem Türk sporunun hem de Türk güreşinin geleceği teminat altında olsun. Ben savaşmayı seviyorum. Hayat karar ve eylemdir. Ben bir karar alırım, eyleme geçerim. Eğer yaptıklarımız yanlış olsaydı bu sonuçlar böyle olmazdı. Geçmişte milli takımlarda minderde, bize hizmet etmiş, başarılar kazanmış sporcularımızı değerlendirmek zorundayız. Bu benim asli görevim.”
“Her geçen gün aşağıdan gelen gençlere bu fırsatı vermeye devam edeceğiz”
Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı Şeref Eroğlu, altyapı sistemiyle alakalı bilgiler de vererek, “Türkiye bir güreş ülkesi diyoruz ama oraya lisanslı sporcu sayısı açısından oraya hala erişmiş bir spor ülkesi veya federasyon değiliz. Şu an 15 bin lisanslı sporcu görünüyor. Baktığınız zaman ABD’de sadece 400 bin kolejlerdeki lisanslı sporcu sayısı olarak görünüyor. Ortalama 600 kişiden milli takımımızı oluşturuyoruz, 700-750 kişiden yıldızlarımızı oluşturuyoruz. Biz bu havuzdan gördüğümüz, yakaladığımız yetenekleri milli takımlarımıza davet ediyoruz. 18 yaşındaki gençlerimizi de bazen A takım ile antrenmanlara alıyorum ki tecrübeli sporcularla antrenman yapma şansı olsun. Bu çocuklar, çok hızlı yol kat ediyorlar. Rol modelleri olan sporcular da yanlarında oluyor. Bu sistemi böyle kurduk ve bunun doğru olduğuna da inanıyorum. Her geçen gün aşağıdan gelen gençlere bu fırsatı vermeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
“Türk güreşi olarak duramayız, durduğumuz zaman kaybederiz”
Güreşte başarıları kalıcı hale getirmek zorunda olduklarını belirten ve gelecek planlamasına verdikleri önemin altını çizen Eroğlu, “Biz Türk güreşi olarak duramayız. Durduğumuz zaman kaybederiz. Yeni yüzler bulacağız, planlamamızı doğru yapacağız. Mesela bizim yakın planımız Paris’teki olimpiyat oyunları. Asıl planımız ise 2028’de ABD’de yapılacak olimpiyat oyunları. Biz burada gelecek 4 yılın, 5 yılın planını yapmak zorundayız. Hatta 2032’nin planını yapmak zorundayız. Güreşi ancak böyle teminat altına alabiliriz. Avrupa’da olimpiyata katılacak en fazla kotayı biz kazandık. Bizim 6 kotamız var, en yakın takipçimiz Rusya’nın 4 kotası var. Grekoromen, serbest ve kadınlarda 3 stilde Avrupa şampiyonu çıkartan tek ülkeyiz. Biz olimpiyat oyunlarında gücü temsil eden güreşte daha güçlü olmak zorundayız. Bunun için de çalışıyoruz. Aynı kadın güreşinde Japonya’nın hegemonyası gibi, serbest güreşte ABD ve İran’ın olduğu gibi biz de başarımızı kalıcı hale getirmek zorundayız. Bizim başka çaremiz yok” dedi.
“Tesis anlamında kesinlikle yeterli değiliz”
Başkan Eroğlu, tesisleşme konusunda önemli adımlar atıldığından bahsederek, “Tesis anlamında kesinlikle yeterli değiliz. Bunu da hak etmediğimizi düşünüyoruz. Biz biliyorsunuz Sarıyer Mersinli Ahmet Kamp Tesisleri’ndeki spor salonumuzu yıktık. Bakanlığımıza, özellikle Muharrem Kasapoğlu ve Süleyman Şahin genel müdürüme teşekkürü bir borç biliyorum. Ben anlattım ve 3-4 ay içinde Sarıyer’deki 6 minderli salonun ihalesini yapıp bitirip bize teslim ettiler. Şu anda bizim aslanlarımız 6 minderli, en son sistemle yapılmış kapalı spor salonunda antrenmanlarını yapıyorlar. İkinci müjdemiz de şu, Ankara Elmadağ’daki tesislerimiz bitmek üzere. 70 kapasiteden 110 kapasiteye çıktı. Otel ayarında, şampiyonların orada kalırken huzur bulacağı, bütün altyapının tamamlandığı tesisimiz bitmek üzere olduğu mevcut Bakanımız Osman Aşkın Bak’a teşekkür ediyorum. Şu anda 2 tane tesisimizi 2 yılda bitirdik, ekip olarak kenara koyduk. Tabii, yeterli değil. İnşallah Ankara Keçiören’de Taha Akgül Spor Salonu’nun yanındaki büyük kamp eğitim tesisimizin ihalesi biterse bu 400 kişilik kamp ve eğitim merkezi olacak. Türkiye, bu sayede 10-15 ülkeyi ağırlayabilecek bir güreş üssü haline gelecek” diye konuştu. – BÜKREŞ
]]>Manisalı engelli milli yüzücü Sefa Yurtkölesi, Alaşehir Belediyespor’un Şehit Fethi Sekin Gençlik Merkezi’nde düzenlediği ‘Sporcunun Gelişimine Özgü Temel Eğitim Semineri’ne konuşmacı olarak katıldı. Programa Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu, Türkiye Karate Federasyonu Başkan adayı Dünya ve Avrupa Uluslararası Hakemi Hüseyin Akdemir, Alaşehir Belediyesi Kadın Kooperatifi Başkanı Selen Öküzcüoğlu katıldı.
Alaşehir Belediyespor bünyesinde 220 karateci
Milli Yüzücü Yurtkölesi ile birlikte 220 sporcu ve ailesine Alaşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü Psikologlarından Yağmur Uyar, Alaşehir Emniyet Müdürlüğü Uzman Polislerinden Cüneyt Sezer ile Duygu Çelik öğrenciler ve velilere yönelik spor yapmanın sosyal ve fiziki olarak etkilerini anlattı. Programın sonunda da 12 küçük sporcuya hak ettikleri siyah kemerleri törenle takıldı.
Programı tertip eden Alaşehir Belediyespor Karate Antrenörü Bilal Gültekin, Alaşehir’de karate branşında toplam 270 öğrencilerinin bulunduğunu anlattı. Sadece Alaşehir merkezde değil aynı zamanda Uluderbent, Yeşilyurt, Killik, Kemaliye mahallelerinde de kurslar açtıklarını kaydeden Antrenör Bilal Gültekin, her geçen gün öğrenci sayılarının arttığını ve bunun da beraberinde yarışmalarda madalyalar getirdiğini aktardı.
“Çocuklarımızı sporla buluşturuyoruz”
Spordan hiçbir zaman vazgeçmediklerini ve her zaman da özellikle amatör olarak görülen branşlara destek verdiklerini açıklayan Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu, “Spor vazgeçilmezimizdir” dedi. Sporun çocukların fiziksel ve ruhsal gelişimine katkı sağladığını anlatan Başkan Öküzcüoğlu, “Çocuklarımızın beyinlerini sporla, sanatla, bilimle doldurmalıyız. Yazın bin 300 çocuğumuza yüzme kursu verdik. Yüzün üzerinde çocuğumuza stratejik oyun olan satrançla buluşturduk. Voleybol, tiyatro gibi daha birçok çocuğumuzu sanatla, sporla buluşturuyoruz” diye konuştu.
“Severseniz başarırsınız”
Trombositopeni-radius yokluğu (TAR) sendromu kaynaklı kemik eksikliği nedeniyle kol ve bacaklarını büyük ölçüde kullanamayan bedensel engelli milli yüzücü Sefa Yurtkölesi, kendi hayatından örnekler vererek konuştu. Aşılması imkansız gibi görünün bir çok engeli sevgi, kararlılık ve başarıya olan inançla aştığının altını çizen engelli yüzücü Yurtkölesi, “İşin sırrının sevgi olduğunu söyleyebilirim. Başarılı olmak için önce seveceksiniz. Bu hayatta da böyledir. Önceliğimiz sevgi olmalıdır. İnsanları, doğayı, hayatı, yaşamayı seveceksiniz. Yaptığınız her işi seveceksiniz ve en önemlisi de güzel yapacaksınız. Sevdiğiniz zaman zaten başarı arkasından geliyor. Çocuklarınızın mutlaka ama mutlaka en az bir spor branşıyla ilgilenmesini sağlayın. Çocuklarınızı da istediğiniz değil, çocuklarınızın istediği bir branşta spor yapmasını sağlayın. Çocuğunuz istediği branşta spor yapmaya başladığında da hem kötü alışkanlıklardan uzak durduğunu hem sağlıklı bir birey olduğunu hem de başarılı bir sporcu olduğunu göreceksiniz” şeklinde konuştu.
Lise öğretmeni öncülük etti
Lise okurken beden eğitimi öğretmeninin aracılığı ile yüzmeye başladığını ve iki ay çalışmanın ardından Türkiye şampiyonu olduğunu, 4 kulvarda 4 altın madalya alınca milli takım kampına davet edildiğini hatırlatan Yurtkölesi, daha sonra Türkiye’ye Kıtalararası Yüzme Şampiyonası’nda bronz madalya kazandırdığının altını çizdi. “Manisa’ya uluslararası madalya getiren ilk ve tek bedensel engelli sporcuyum” diyen Yurtkölesi, şunları söyledi: “Şundan emin olun sizler de geleceğin öğretmenleri, antrenörleri olacaksınız. Belki siz de başkalarının hayatlarını değiştirebilirsiniz. Onun için farkındalığınızı geliştirin ve gücünüzün ve değerinizin farkına varın. Çok çalışarak yarınlarınız için bugünden yatırım yapın.”
Konuşmasının ardından Yurtkölesi, salondakilerle ayak selfi çekti. Programın sonunda hak eden sporculara siyah kemerleri takıldı. Tüm sporculara başarı belgeleri takdim edildi. Alaşehir’de karate sporuna emeği geçenlere de plaketleri takdim edildi. – MANİSA
]]>