14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, tutuklu sanıklar inşaat mühendisi Ferit Işık ve müteahhit Celal Gül, bulundukları cezaevlerinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Taraf avukatları, müştekiler ve tanıklar mahkemede hazır bulundu.
Duruşmada tanık olarak beyanı alınan İhsan Bayram Apartmanı C Bloku 6. kattaki dairede tadilatı kontrol ettiği öne sürülen Çukurova Belediyesi’nde görevli memur H.C, kendisinin harita teknikeri olduğunu söyledi.
Belediyedeki görevinin, daire tadilatı yaptıranlardan kayıt dilekçesini teslim almak olduğunu belirten H.C. “Ben herhangi bir tadilat kontrolü yapmadım. Tadilat kontrolü benim görev alanımda olan bir konu değildir. Tadilat kontrolünü mimar ve mühendisler yapar. Biz binanın imar ve iskanı varsa basit tadilat izni veriyoruz. Kontrol için kimlerin o daireye gidip gitmediğini bilmiyorum.” dedi.
İhsan Bayram Apartmanı’nın 2010 yılında yapılan ruhsat yenileme işleminde imzası bulunduğu gerekçesiyle beyanı alınan diğer tanık F.S.T. de Çukurova Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’nde görevli inşaat mühendisi olduğunu bildirerek, şunları ifade etti:
“Ruhsat yenileme işleminde teknik uygulama sorumlusu olan kişi bizzat gelerek kendisinin bizzat teknik uygulama sorumlusu olduğunu belirtip imzasını atar ve biz de kontrolünü yaparız. Proje kontrolü yaptıktan sonra ruhsat yenileme şubesine geçilir, orada da gerekli kontroller yapıldıktan sonra ruhsat yenileme işlemi gerçekleştirilir. Basit tamir ve tadilat yönetmeliği bellidir. Bu tadilat kapsamında boya, yalıtım gibi basit işlemler yapılır. İzin veren yetkililer yönetmeliğin öngördüğü çerçevede izin veriyorlar. Basit tamir ve tadilatın dışında bir işlem yapılmışsa o işlem durdurulup mühürlenir. Teknik uygulama sorumlusu görevinden ayrılmışsa bunu belediyenin ilgili makamlarına bildirir. Fakat bu yapıyla ilgili teknik uygulama sorumlusu olarak görevden ayrılmaya ilişkin bir bildirimde bulunulmadı. Ruhsat yenileme işlemi, bahsettiğim gibi kanuni bir haktır. Biz taraflara ‘Neden ruhsat yeniliyorsunuz?’ sorusunu sormuyoruz.”
Sanıklar savunma yaptı
Hakkındaki iddialar hatırlatılarak savunması alınan tutuklu sanık Ferit Işık, binanın inşaatını kendisinin yapmadığını ileri sürerek, “Binanın müteahhidi ben değilim. Herhangi bir sorumluluğum yoktur. Celal Gül yaptığı inşaata iskan alamamıştır. Kendisinin şantiyesinden sorumlu bir mühendisi dahi yoktur. Bu yapı 2000 yılında Celal Gül’e devredilmiştir. Devir işlemi yapılırken ‘Ben buranın sorumlu inşaat mühendisiyim’ diye bir sözleşme maddesi konulmamıştır. Celal Gül hukuki olarak sona ermiş bir şirket adına işlemlerine devam etmiştir. Ben bu yapının teknik uygulama sorumlusu değilim. Tahliyemi ve beraatımı talep ediyorum.” ifadelerini kullandı.
Diğer tutuklu sanık Celal Gül de aleyhindeki hususları kabul etmediğini bildirerek, “Ferit Işık’ın beyanlarını kabul etmiyorum. Onun inşaat şirketi adına bir biz işlem yürütmedik. Tahliyemi ve beraatımı talep ederim.” dedi.
Mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk halinin devamına, ruhsat yenileme işlemindeki imzalar üzerinde Kriminal Polis Laboratuvarında inceleme yapılması ve bu konuda rapor alınmasına, giriş kattaki iş yerinde yürütülen tadilat işlemlerinin fotoğraflarının ilgili kurumsal firmadan istenilmesine ve diğer eksikliklerin giderilmesine karar vererek duruşmayı erteledi.
Birbirlerini suçlamışlardı
İhsan Bayram Apartmanı C Bloku’nun depremde yıkılmasıyla ilgili 16 Şubat 2023’te tutuklanan Işık ve Gül, savcılık ifadelerinde suçu birbirlerinin üzerine atmıştı.
Işık, 1997’de arsa sahiplerinden muvafakatname alarak inşaata başlamak üzere proje hazırladığını ancak ekonomik nedenlerle bunu gerçekleştiremediğini, arsa sahiplerinin zorlaması üzerine projeyi Celal Gül’e devrettiğini ileri sürmüştü.
Gül de yıkılan blokun inşaatını 4. kat seviyesinde devraldığını iddia etmişti.
İnşaat mühendisi Ferit Işık ve müteahhit Celal Gül hakkında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma” suçundan 22 yıl 6’şar aya kadar hapis cezası istemiyle dava açılmıştı.
]]>Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tanıklar ve müşteki taraf avukatları katıldı.
Duruşmada ilk olarak mahkeme başkanı, firari sanık Cüneyt Akkaya’nın Karadağ adli makamlarınca yakalandığını ve Türkiye’ye iade işlemlerinin sürdüğünü söyledi.
Duruşmada beyanı alınan müşteki Ş.K, depremde kızı, torunu ve damadını kaybettiğini belirterek, “Deprem öncesinde kızım bana ‘apartmanda tadilat yapıyorlar ve tadilatı bizim görmemize izin vermiyorlar’ demişti. Ben kızımın evine gittiğimde asansör bozuk olduğu zaman yukarı kata çıkarken balyoz sesi duydum. Tadilat sesi duyunca oraya doğru yöneldim fakat daireye bakmama izin vermediler. Arama kurtarma sırasında da beton elimizde ufalanıyordu.” ifadesini kullandı.
Tanık K.A. da deprem tarihinde Adana dışında olduğunu ve yargılamaya konu olan tadilatın, karşı dairesinde gerçekleştiğini söyledi.
Tadilat yapan işçilerin kendisinden su istediği için o daireyi görme şansı olduğunu aktaran K.A, şöyle devam etti:
“Ben tadilat yapılan daireye gittiğimde kocaman bir salon ile karşılaştım. İçeri girdiğimde zeminin kesilerek merdiven yapıldığını gördüm. Ev koca bir mağazaya dönüşmüştü. Zemin kattaki bu tadilatı B.B. ve O.B. isimli kişiler yaptırmıştı. Ben tadilat sırasında balyoz ve yıkım sesleri duydum. Daha sonra bu seslerden rahatsız olduğumda tadilat yapılan dairenin kapısını çaldım. Kimse cevap dahi vermedi. Moloz yığınlarının dışarı çıktığını gördüm. O dairede kolon kesilmişti.”
Mahkemede ayrıca tanık olarak dinlenen Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü Arama ve Kurtarma Birliği (AKUB) ekip görevlisi E.A. ise olay yerine geldiğinde binanın yıkıldığını bildirerek şunları söyledi:
“Bizler arama kurtarma ekibi olarak bu tür olaylarda ilk önce binanın yıkılma şeklini kafamızda tasavvur ederiz. Kendi aramızda istişare ederiz. Enkaz altındakileri bulabilmek için bu gereklidir. Öncelikle deprem gece olduğu için yatak odalarını tespit ettik. Kuzey bloğun alt taşıyıcıları önce patlamıştı. Apartmanda 8 ve 9. kattan itibaren toptan göçme olmuştu. Üstteki 12 ve 13. kat ise yola doğru savrulmuştu. Binada yaşam üçgenine denk gelmedim.”
Duruşmada beyanları alınan müşteki avukatları, sanık Cüneyt Akkaya’dan şikayetçi olduklarını belirterek, sanığın cezalandırılmasını talep etti.
Cumhuriyet savcısı da sanık hakkında çıkarılan kırımızı bülten infazının beklenmesi ve eksikliklerin giderilmesi yönünde mütalaasını sundu.
Mahkeme heyeti, sanık Cüneyt Akkaya hakkında çıkarılan kırmızı bülten infazının beklenmesine, depremde yıkılan Tutar Apartmanı ile ilgili Karadeniz Teknik Üniversitesinden (KATÜ) istenilen bilirkişi raporunun beklenmesine, tanık anlatımlarında adı geçen ve zemin kattaki dairede tadilat yaptırdıkları öne sürülen B.B. ve O.B. hakkında yeterli şüphe oluştuğundan Adana Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına ve bloklar arasında kot farkının tespit edilmesi için olay yerinde keşif yapılmasına karar vererek, diğer eksik hususların giderilmesi için duruşmayı erteledi.
Adana’da depremde yıkılan binalardaki yapım kusurlarıyla ilgili soruşturma kapsamında 63 kişinin hayatını kaybettiği ve 12 kişinin yaralandığı Tutar Apartmanı’nın C Bloğunun teknik uygulama sorumlusu ve inşaat mühendisi Cüneyt Akkaya hakkında 16 Şubat 2023’te tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarılmıştı. Kolon betonlarından yapı uzmanlarınca alınan karotlar incelenmek üzere yapı ve zemin denetimi laboratuvarına gönderilmiş, çalışmalar sonucunda Tutar Apartmanı’nın C Bloğunun deprem dayanıklılık testini geçemediği belirlenmişti.
]]>