PKK KONVOYUNA OPERASYON
MİT, Esad rejiminin son bulması sonrasında saha ajanları vasıtasıyla bölgedeki gelişmeleri takibe aldı. Örgütün, Esad rejimiyle yaptığı anlaşmalarla rejimden devraldığı füze, mühimmat, ağır silah ve tanklara el koyduğu ve kendi depolarına taşımaya başladığı tespit edildi. Örgüt mensuplarının karanlıktan faydalanarak füze ve mühimmatları TIR’lara yüklediği ve konvoy halinde bölgeden uzaklaşmaya çalıştığı belirlendi. Bunun üzerine operasyon düzenlenerek konvoyda yer alan füze ve ağır silah yüklü 12 TIR, 2 tank ve 2 mühimmat deposu imha edildi.
OPERASONLAR DEVAM EDECEK
Örgütün, gasp ettiği Suriye halkına ait askeri ekipman ve teçhizatı Türkiye’ye yönelik kullanmayı planladığı belirtildi. MİT kaynaklarınca, Suriye’de oluşan durumda, terör örgütünün sınırda yuvalanıp Türkiye’ye yönelik faaliyet göstermesine müsamaha gösterilmeyeceği ve terör örgütüne yönelik operasyonların devam edeceği kaydedildi.


Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>YalovaCumhuriyet Başsavcılığı’nca DEAŞ terör örgününe yönelik sürütülen soruşturma kapsamında, İl Emniyet Müdürlüğü, İstihbarat ve Terörle Mücadele Daire Başkanlıkları iş birliğiyle yapılan çalışmalarda; Yalova’da eylem hazırlığında olan şüpheliler ile örgüte katılmak isteyen kişiler takibe alındı. Polis, 29 Kasım’da takibe alınan şüphelilere yönelik eş zamanlı operasyon düzenledi. 17 kişi gözaltına alınırken, şüphelilerin ev, iş yeri ve araçlarında yapılan aramalarda 2 tabanca, 3 av tüfeği, kama, büyük kılıç, av tüfeği fişeği, askeri kamuflaj malzemeleri ve örgütsel dokümanlar ele geçirildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 8’i tutuklandı, diğerleri adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Diğer yandan hakkında yakalama kararı bulunan 3 şüpheliyi arama çalışmalarının sürdüğü bildirildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Esad ve Erakçi görüşmesinin görüntüleri
Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ile yaptığı görüşmede terör örgütleriyle “tam güç ve kararlılıkla” mücadeleye devam edeceklerini söyledi.
ANONS (Türkçe): TAN YİXİAO, Xinhua muhabiri, Yapay zeka ile desteklenmiş seslendirme:
Suriye devlet medyası, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ile yaptığı görüşmede terör örgütleriyle “tam güç ve kararlılıkla” mücadeleye devam edeceklerini söylediğini aktardı.
Şam’da konuşan Esad, Suriye’nin isyancılara karşı verdiği mücadelenin sadece ulusal çıkarlara değil bölgesel istikrara da hizmet ettiğine işaret ederek, dış destekli terör saldırılarına karşı mücadelede müttefiklerin desteğinin önemini vurguladı.
Xinhua Haber Ajansı muhabirleri Beijing’den bildiriyor. (XHTV)
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TEL RIFAT – Suriye Milli Ordusu (SMO), Özgürlük Şafağı Operasyonu çerçevesinde terör örgütü PKK/ YPG kontrolündeki Tel Rıfat’ta kontrolü sağladı.
Suriye’de muhalif Heyet Tahrir Şam’ın Rusya ve Suriye hava kuvvetlerinin İdlib’in güneyindeki bölgelere artan saldırılarına karşılık olarak ve Şam yönetiminin muhtemel saldırılarını önlemek amacıyla Halep’e 27 Kasım’da başlattığı operasyonu sürüyor. HTŞ’ye bağlı muhalif gruplar, Halep’in büyük bölümünde kontrol sağlarken Suriye Milli Ordusu ise, Özgürlük Şafağı Operasyonu çerçevesinde terör örgütü PKK/YPG kontrolündeki Tel Rıfat’a girdi. SMO, Tel Rıfat kenti ve çevresindeki terörist PKK ile girdiği çatışmaların ardından kentin kontrolünü tamamen ele geçirdi. Kentte çok sayıda örgüt üyesini de yakalayan SMO, tanklar da dahil çok sayıda ağır aracı ele geçirdi. Tamamen hakimiyetin sağlandığı Tel Rıfat’ta SMO’nun temizleme çalışması yapması bekleniyor. SMO, kent çevresinde ilerleyişini ise sürdürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“KİMLİK NUMARAM YÜZÜNDEN KATİL, HIRSIZ, DOLANDIRICI OLUYORUM”
Kimlik numarasının ilk akla gelen rakamlardan oluşmasının başına çeşitli sorunlar açıldığını söyleyen Deniz, “Kimliğimden dolayı katil oluyorum. Hırsız, dolandırıcı, vergi kaçakçısı oluyorum. Tamamen kimlik numaram yüzünden. Bunun yüzünden, karakollarda, mahkemelerde gidip ifade veriyorum. Kendimi açıklamak zorunda kalıyorum.” dedi.
“TERÖR ÖRGÜTÜ KURMAKTAN EVİME BASKIN YAPILDI”
Doğduğu günden beri başının dertten kurtulmadığını belirten Deniz, “Hemen hemen doğduğumdan beri, çocukluğumdan beri ifadeler vermeye gidiyorum ben. Bana ait olmayan krediler, borçlar var. Her seferinde kendimi aklamaya çalışıyorum. Bir ara terörist dediler bana terör örgütü kurmaktan evime baskın yapıldı. Bildiğiniz şafak operasyonu yapıldı bana. Ben o zaman okula gidiyordum. Lise zamanımdaydı. Sonra memur beyler kağıt bıraktılar vatan emniyete gelsin diye. Beni görünce çok şaşırdılar çocuktum çünkü daha. O zaman araştırdılar bir dernekmiş burası terör örgütüne yardım eden bir dernek. Boş kalan yere de benim kimlik numaramı kafadan dolduruyorlar.” diye konuştu.
“HASTANEDE BİR ‘GAZİSİN’ DEDİLER BİR ‘ÖLÜSÜN’ DEDİLER”
Bu nedenle çocukken hastanelerde babasının sigortasından faydalanamadığını dile getiren Deniz, “Bir gittim gazi dediler, bir kere daha gittim ölüsün dediler. Bir kere daha gittim 90 yaşındasın dediler. Bazen gittiğimde senin kaydın yok dediler. Ama bugün kayıt olmayan bir vatandaş hastaneye gidiyor. Kimlik numarasını kafadan sallıyor. Numaraların hepsini sallayınca olan bana oluyor.” ifadelerini kullandı.
“E-NABIZ’DA HAMİLE ÇIKTIM”
Yaşadığı sorunları anlatmaya devam eden Deniz, “Ben e-Nabız’a girdiğimde hastane kayıtlarımda kadın doğum bile var. Gebelik durumu gözüküyor. Ben bugün İstanbul‘dayım İstanbul dışına da çıkmamışım kolay kolay. Gaziantep’te, Konya’da, Giresun’da benim muayene olduğum gözüküyor. Ya trafik cezası yiyorum ya suç işliyorum ya adam vuruyorum ya da dolandırıcı çıkıyorum. Gidip her seferinde ifade veriyorum. Çok gittiğim için memur beyler tanıyorlar beni artık. 100’ün üstünde suç dosyam var. Ben bunları yapıyorsam benim dışarıda ne işim var.” şeklinde konuştu.
“BANA KİMLİĞİ SEN YAPMIŞSIN DİYORLAR”
Çoğu zaman çocuklarını da ifade vermeye götürdüğünü söyleyen Deniz, “Benim hayatım hep ifade vermekle geçiyor. Kendimi açıklamakla geçiyorum. Yetkililere yalvarıyorum. Allah rızası için benim kimliğimi değiştirin. Tamam yanlışlık olmuş hata olmuş ama bu sorununun düzelmesi gerekiyor. Ben kendim yapılması gereken her şeyi yaptım. Her yere yazdım. Nüfusa gidiyorum. Nüfus memurları bana diyor ki böyle kimlik mi olur. Kimisi bana diyor ki kimliği sen yapmışsın. Böyle bir şey olabilir mi?” dedi.

İstanbulHastaneE-NabızGüncelHukukYaşamTerör
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MİLLİ İstihbarat Teşkilatı (MİT), terörden arananlar listesinde gri kategoride yer alan Maoist Komünist Parti (MKP) mensubu Kadir Çelik’i saklandığı Orta Doğu ülkesinde yakaladı.
MİT, Türkiye’ye yönelik saldırı hazırlığında olan gri kategoride aranan MKP’li terörist Kadir Çelik’in yakalanmasına yönelik çalışma başlattı. Kadir Çelik, saklandığı Orta Doğu ülkesinde operasyonla yakaladı. Çelik, kaldığı adreste yakalanarak, Türkiye’ye getirilip emniyet güçlerine teslim edildi. Çelik’in, 2011-2016 yılları arasında İstanbul’da MKP’nin illegal yapılanmasında faaliyet yürüttüğü tespit edildi. Bu faaliyetlerden birinin Okmeydanı’nda gerçekleştirilen yol kapama eyleminde molotoflu saldırı olduğu belirlendi. Türkiye’deki illegal faaliyetlerinden sonra terörist Kadir Çelik, 2016’da Irak’ın kuzeyine geçti. Çelik, MKP ile PKK arasındaki iş birliği çerçevesinde Irak’ın kuzeyindeki PKK kamplarında suikast eğitimi aldı. 2018’de Suriye alanına geçen Çelik, Suriye’nin kuzeyinde PKK unsurları ile koordineli olarak silahlı faaliyet yürüttü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“El Ele Güvenli Geleceğe” ve “Gençlik Güvenli Gelecek” projeleri kapsamında Erzurum Atatürk Üniversitesinde eğitim gören öğrencilerin ülkemize yararlı birey olarak yetişmelerini sağlamak, öğrencilere polis olarak her zaman yanlarında olduğumuz mesajını vermek, terör örgütleri tarafından yürütülen propagandayı etkisiz kılmak, terör örgütlerinin üniversitedeki illegal yapılanmalarına katılımı engellemek ve azaltmak amacıyla yapılan bilgilendirme çalışmalarına devam ediliyor.
Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi konferans salonunda, Atatürk Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi konferans salonunda sunumlar yapılarak toplamda 450 kişiye ulaşılırken akabinde stant açılarak bilgilendirme broşürü dağıtıldı. Program kapsamında öğrencilere çeşitli ikramlarda bulunuldu, hediyeler verildi. – ERZURUM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Macaristan’ın Ankara Büyükelçiliğince düzenlenen programa Kültür ve Turizm BakanıMehmet Nuri Ersoy, Macaristan’ın Ankara Büyükelçisi Viktor Matis, Macaristan Devlet Sekreteri Gyorgy Ujsaghy ve Macaristan Kültür ve İnovasyon Bakanlığı Hükümet Komiseri Peter Hoppal katıldı.
Büyükelçi Matis, burada yaptığı konuşmada, Macaristan Milli Günü vesilesiyle düzenlenen programa katılanlara teşekkür etti.
Matis, Ankara’nın Kahramankazan ilçesinde bulunan Türk Havacılık ve Uzay Sanayii Anonim Şirketinin (TUSAŞ) tesislerine yönelik terör saldırısına üzüldüğünü dile getirerek “Türk dostlarımızla dayanışma içinde olduğumuzu ifade etmek istiyorum ve umarım bunu bir kez daha yaşamak zorunda kalmayız.” dedi.
Macaristan Devlet Sekreteri Ujsaghy de Macarların sadece tarihlerindeki önemli bir olayı değil, aynı zamanda ulusal egemenliğe ve demokratik değerlere bağlılıklarını da kutladıklarını söyledi.
Ujsaghy, Macaristan Milli Günü’nün özgürlüğü ve bağımsızlığı temsil ettiğini aktardı.
Macaristan Kültür ve İnovasyon Bakanlığı Hükümet Komiseri Hoppal da 23 Ekim’in Macarlar için önemli olduğunu vurgulayarak, “Bugün, Macarların özgürlük günüdür.” dedi.
Bu yıl Türkiye ile Macaristan arasındaki diplomatik ilişkilerin 100’üncü yılının kutlandığını anımsatan Hoppal, adını Macar piyanist Gergely Boganyi’den alan Boganyi piyanosunun Türkiye’ye hediye edilmesine ilişkin belgeyi Bakan Ersoy’a takdim etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MİLLİ Savunma Bakanlığı (MSB), Suriye’nin kuzeyinde 2 PKK/ YPG’li teröristin etkisiz hale getirildiğini açıkladı.
Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, “Kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, Suriye’nin kuzeyindeki PKK/YPG’li teröristlere karşı operasyonlarına aralıksız devam ediyor. Fırat Kalkanı bölgesinde tespit edilen 2 PKK/YPG’li terörist etkisiz hale getirildi” denildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ABD Başkanı Joe Biden, İsrail’in saldırısında öldürülen Hizbullah lideri Hasan Nasrallah’a ilişkin mesaj paylaştı. Biden, “Hizbullah, kırk yıllık bir terör saltanatı boyunca yüzlerce Amerikalının öldürülmesinden sorumluydu” dedi.
Beyaz Saray’dan paylaşılan ve ABD Başkanı Joe Biden tarafından kaleme alınan mesajda, şu ifadeler yer aldı:
“Hasan Nasrallah ve liderliğini yaptığı terörist grup Hizbullah, kırk yıllık terör saltanatı boyunca yüzlerce Amerikalının öldürülmesinden sorumluydu. İsrail’in hava saldırısında hayatını kaybetmesi, aralarında binlerce Amerikalı, İsrailli ve Lübnanlı sivilin de bulunduğu çok sayıdaki kurbanı için bir adalet ölçüsüdür. Nasrallah’ı öldüren saldırı, 7 Ekim 2023’te Hamas’ın katliamıyla başlayan çatışmanın daha geniş bir bağlamında gerçekleşti. Nasrallah ertesi gün Hamas’la el ele verme ve İsrail’e karşı ‘kuzey cephesi’ adını verdiği bir cephe açma kararı aldı. Amerika Birleşik Devletleri İsrail’in Hizbullah, Hamas, Husiler ve İran destekli diğer terörist gruplara karşı kendini savunma hakkını tamamen desteklemektedir. Daha dün Savunma Bakanıma, saldırganlığı caydırmak ve daha geniş çaplı bir bölgesel savaş riskini azaltmak üzere Orta Doğu bölgesindeki ABD askeri güçlerinin savunma pozisyonunu daha da güçlendirmesi talimatını verdim.”
‘ELLERİNDE AMERİKAN KANI VARDI’
Biden’ın ardından ABD Başkan Yardımcısı ve ABD Başkan Adayı Kamala Harris de açıklama yaptı. Harris açıklamasında, “Hasan Nasrallah ellerinde Amerikan kanı olan bir teröristti. On yıllar boyunca Hizbullah’a liderlik ederek Orta Doğu’yu istikrarsızlaştırdı ve Lübnan, İsrail, Suriye ve dünyanın dört bir yanında sayısız masum insanın öldürülmesine neden oldu. Bugün Hizbullah’ın kurbanları bir nebze de olsa adalete kavuşmuştur” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“BU DİRENİŞ GRUBUNA NASIL TERÖR ÖRGÜTÜ DERİM?”
Keir Simmons, Erdoğan’a Türkiye’nin Hamas ile ilişkisini sordu. Erdoğan, Türkiye’nin teröristlere karşı olduğunu ancak Hamas’ın terör örgütü olmadığını belirterek “Biz teröristlere karşıyız. Fakat Hamas’ı iyi tanıyan liderlerden biriyim. Hiçbir zaman ben Hamas’a terör örgütü demedim. Ve şu anda da Hamas’a bir terör örgütü olarak bakmıyorum. Zira Hamas, topraklarını koruma gayreti içerisinde olan bir direniş grubudur. Dolayısıyla böyle bir direniş grubuna ben nasıl olur da terör örgütü derim?” şeklinde konuştu. Erdoğan’ın bu sözlerinden sonra Amerikalı sunucunun yüz ifadesinin değişmesi dikkatlerden kaçmadı.
“ŞARTLARI HAZIRLAYAN NEDENLERİ İYİ BİLMEK LAZIM”
Konuşmasının devamında 1947’den beri Filistin halkının çektiği acılara vurgu yapan Erdoğan, “7 Ekim’e bu şartları hazırlayan nedenleri iyi bilmek lazım. Onları iyi anlamak lazım. Ve burada acaba ne kadar Filistinli şehit edildi, ne kadar Filistinli öldürüldü, bunun da perde arkasını incelediğimizde durum çok farklı yerlere ulaşır” dedi.
UKRAYNA’NIN NATO ÜYELİĞİ: ABD İSTEMİYOR
Gündemdeki konulardan biri de Ukrayna’nın NATO üyeliği idi. Erdoğan’a Ankara’nın Ukrayna’nın NATO üyeliğine nasıl baktığı soruldu. Erdoğan, “Amerika, Ukrayna’nın her şeyden önce NATO’ya üye olmasını istemiyor. Birçok NATO ülkesi bir defa Ukrayna’nın NATO’ya üye olmasını istemiyor. Bu gerçekleri görerek kararımızı vermemiz lazım” yanıtını verdi.
Ukrayna’nın NATO üyeliği konusunda hemen karar verilmemesi gerektiğine vurgu yapan Erdoğan, “Bu işler heyecanla adım atılacak konular değil. Bizler de bu konularda kararlarımız verirken tabii ki bütün NATO üyelerinin duruşunu masaya yatırıyoruz. Şu an itibarıyla tüm NATO ülkelerinin duruşu, benim için diğer ülkeler için nedir ne değildir bu gelişmeleri takip ederek nihai kararımızı veririz” ifadelerini kullandı. Bu sözlerinin üzerine Simmons, Erdoğan’a “Karar verdiniz mi?” diye sordu. Erdoğan, “Hayır” dedi.
Olgun KızıltepeHaberler.com – Politika
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>EDİRNE’de Yunanistan’a kaçmaya çalışan terör örgütü PKK şüphelisi C.T. yakalandı.
Güvenlik güçleri, merkezdeki askeri yasak bölgede düzenledikleri operasyonda, yasa dışı yollarla Yunanistan’a kaçmaya hazırlanan ve ‘Silahlı terör örgütü PKK’ya üye olmak’ suçundan aranan C.T.’yi yakalayarak, gözaltına aldı. C.T., işlemlerinin ardından jandarma ekiplerine teslim edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İstanbul Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube ve Terörle Mücadele Şube müdürlükleri ekipleri, bölücü terör örgütü faaliyetlerinin deşifre edilmesi ve engellenmesine yönelik ortak çalışma yürüttü.
Ekipler, Suriye’nin Haseke iline bağlı Kamışlı ilçesinde terör örgütü PKK/KCK ve YPG/PYD bünyesinde sözde sorumlu düzeyde faaliyet gösteren H.A.C’nin Filistin’e ait sahte kimlikle ülkeye girişi yaptığını tespit etti.
Örgüt adına faaliyetlerini İstanbul’da sürdüreceği ve eylem arayışında olduğu belirlenen Suriye uyruklu şüphelinin adresini belirleyen ekipler, düzenledikleri operasyonla zanlıyı gözaltına aldı.
Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheli, çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>EDİRNE’de Yunanistan’a kaçmaya çalışan 3 terör şüphelisi yakalandı.
Güvenlik güçleri, merkezdeki 1’inci derece askeri yasak bölgede düzenledikleri operasyonlarda, yasa dışı yollardan Yunanistan’a gitmeye çalışan FETÖ/PDY şüphelileri P.K. ve A.Ş. ile ‘PKK/KCK silahlı terör örgütüne üye olma’ suçundan aranan G.E.’yi yakalayarak gözaltına aldı. Şüpheliler, işlemlerinin ardından jandarma ekiplerine teslim edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MİLLİ Savunma Bakanlığı (MSB), Irak’ın kuzeyindeki Pençe-Kilit Operasyonu bölgesinde 6 PKK’lı teröristin etkisiz hale getirildiğini açıkladı.
Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, “Terörist neredeyse hedefimiz orası. Kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, Irak’ın kuzeyindeki Hakurk ve Pençe-Kilit Operasyonu bölgelerinde tespit ettiği 6 PKK’lı teröristi etkisiz hale getirdi. Terörü kaynağında yok etmek için öngörülemez, alışılmadık, süratli ve sürekli operasyonlara devam edeceğiz” denildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Vali Kızılkaya başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda, ilin genel durumu ve son bir ayda yapılan çalışmalar hakkında bilgi verildi. Terörle mücadele, asayiş operasyonları ve gümrük kaçağıyla mücadele konularında yapılan çalışmalar paylaşıldı. Vali Kızılkaya, valiliğin resmi sosyal medya hesabından canlı yayınlanan toplantıda, ilin genel durumu ve son bir ayda yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi. Vali Kızılkaya, halkın huzurunu kaçıran başta terör örgütleri olmak üzere, suç örgütlerine, zehir tacirlerine nefes aldırmayacaklarını belirterek, 31 Mart’ta gerçekleştirilecek mahalli idareler genel seçimlerinde vatandaşların huzur ve güven içinde hiçbir baskı ve yönlendirmeye maruz kalmadan kendi özgür iradesiyle oy kullanmalarının tesisi için her türlü güvenlik tedbirini aldıklarını aktardı.
Seçimlerin kente yakışır bir olgunlukta, huzur ve güven ikliminde geçmesini dileyen Kızılkaya, “Şubat ayı içerisinde terörle mücadele şube müdürlüğü ekiplerince 13 operasyon gerçekleştirilmiş, el yapımı patlayıcı düzeneği, antitank roket mühimmatına tuzaklanmış şekilde bulunarak imha edilmiştir. Sosyal medyada terör örgütü propagandası yaptığı tespit edilen 5 kişi yakalanmış, yurt dışında bulunduğu tespit edilen 1 şahıs hakkında aranıyor kaydı çıkarılmıştır. PKK/KCK ve FETÖ terör örgütlerine üye olma ve terör örgütü propagandası yapma suçlarından aranan 4 kişi yakalanmış, 1 kişi tutuklanmış, 1 kişi hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmıştır. Narkotik suçlarla mücadele şube müdürlüklerince yapılan çalışmalarda 7 kilo 417 gram esrar ile bir miktar metamfetamin, kenevir tohumu, 22 uyuşturucu nitelikte hap ve 17 uyuşturucu kullanma aparatı ele geçirildi, 35 şüpheli hakkında işlem yapıldı” dedi.
Asayiş operasyonlarına ilişkin çalışmalara da değinen Kızılkaya, 33 kişi hakkında adli işlem yapıldığını belirtti. Vali Kızılkaya, “Gümrük kaçağı 8 bin 975 paket sigara, 14 bin dolu makaron, 34 cep telefonu, kopya düzeneği olarak kullanılan ses ve görüntü kayıt cihazı, 5 ruhsatsız tabanca ve şarjörü, Kalaşnikof tüfek, 130 Kalaşnikof fişeği, 50 tabanca fişeği, 2 dedektör, 6 kazı malzemesi ele geçirilmiştir. Aranan şahısların yakalanmasına yönelik operasyonlarda yıl içerisinde yakalanan 217 şüphelinin 69’u tutuklandı. Geçmiş yıllarda meydana gelen faili meçhul olayların aydınlatılmasına yönelik yılın ilk 2 ayında yapılan çalışmalarda 16 faili meçhul olay aydınlatılmıştır. Siber suçlarla mücadele şube müdürlüğü ekiplerince yapılan çalışmalarda da terör örgütü propagandası yapan 111 kişi hakkında adli işlem başlatıldı. Yasa dışı 367 sitenin kapatılma işlemi yapıldı. Meydana gelen 42 siber olayından 31’i aydınlatıldı. Ülkeye yasa dışı yollarla giren 1 organizatör 21 göçmen yakalandı” ifadelerini kullandı.
İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince 1-29 Şubat’ta il merkezi ve ilçelerde gerçekleşen 239 olayın 168’inin aydınlatıldığını aktaran Kızılkaya, 5 hırsızlık olayına ilişkin 7 şüphelinin yakalandığını bildirdi.
Aranan şahıslara yönelik yapılan çalışmalarda 142 kişinin yakalandığını, 54 kişinin tutuklandığını aktaran Vali Kızılkaya, 33 bin 360 aracın denetlendiğini, 12 sürücü belgesinin geri alındığını, 57 aracın trafikten men edildiğini, trafik kurallarını ihlal eden bin 408 sürücüye ceza uygulandığını belirtti.
Toplantıya, 3. Komando Tugay Komutanı Tuğgeneral Gaffar Gören, Siirt Cumhuriyet Başsavcısı Tuğan Sarıca, Vali Yardımcısı Abdulhamit Mutlu, İl Emniyet Müdürü Necmettin Öztürk, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Emrullah Büyük, kaymakamlar ve güvenlik birimlerinin yetkilileri katıldı. – SİİRT
]]>Valilikten yapılan açıklamaya göre, Vali Kemal Kızılkaya başkanlığında Siirt Güvenlik ve Acil Durumlar Koordinasyon Merkezi’nde güvenlik ve asayiş toplantısı gerçekleştirildi.
Kızılkaya, Valiliğin resmi sosyal medya hesabından canlı yayınlanan toplantıda, ilin genel durumu ve son bir ayda yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Kızılkaya, halkın huzurunu kaçıran başta terör örgütleri olmak üzere, suç örgütlerine, zehir tacirlerine nefes aldırmayacaklarını belirterek, 31 Mart’ta gerçekleştirilecek Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nde vatandaşların huzur ve güven içinde hiçbir baskı ve yönlendirmeye maruz kalmadan kendi özgür iradesiyle oy kullanmalarının tesisi için her türlü güvenlik tedbirini aldıklarını aktardı.
Seçimlerin kente yakışır bir olgunlukta, huzur ve güven ikliminde geçmesini dileyen Kızılkaya, şunları kaydetti:
“Şubat ayı içerisinde Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince 13 operasyon gerçekleştirilmiş, el yapımı patlayıcı düzeneği, antitank roket mühimmatına tuzaklanmış şekilde bulunarak imha edilmiştir. Sosyal medyada terör örgütü propagandası yaptığı tespit edilen 5 kişi yakalanmış, yurt dışında bulunduğu tespit edilen 1 şahıs hakkında aranıyor kaydı çıkarılmıştır. PKK/KCK ve FETÖ terör örgütlerine üye olma ve terör örgütü propagandası yapma suçlarından aranan 4 kişi yakalanmış, 1 kişi tutuklanmış, 1 kişi hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmıştır. Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerince yapılan çalışmalarda 7 kilo 417 gram esrar ile bir miktar metamfetamin, kenevir tohumu, 22 uyuşturucu nitelikte hap ve 17 uyuşturucu kullanma aparatı ele geçirildi, 35 şüpheli hakkında işlem yapıldı.”
Asayiş operasyonlarına ilişkin çalışmalara da değinen Kızılkaya, 33 kişi hakkında adli işlem yapıldığını belirtti.
Kızılkaya, “Gümrük kaçağı 8 bin 975 paket sigara, 14 bin dolu makaron, 34 cep telefonu, kopya düzeneği olarak kullanılan ses ve görüntü kayıt cihazı, 5 ruhsatsız tabanca ve şarjörü, kaleşnikof tüfek, 130 kaleşnikof fişeği, 50 tabanca fişeği, 2 dedektör, 6 kazı malzemesi ele geçirilmiştir. Aranan şahısların yakalanmasına yönelik operasyonlarda yıl içerisinde yakalanan 217 şüphelinin 69’u tutuklandı. Geçmiş yıllarda meydana gelen faili meçhul olayların aydınlatılmasına yönelik yılın ilk 2 ayında yapılan çalışmalarda 16 faili meçhul olay aydınlatılmıştır. Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yapılan çalışmalarda da terör örgütü propagandası yapan 111 kişi hakkında adli işlem başlatıldı. Yasa dışı 367 sitenin kapatılma işlemi yapıldı. Meydana gelen 42 siber olayından 31’i aydınlatıldı. Ülkeye yasa dışı yollarla giren 1 organizatör 21 göçmen yakalandı.” ifadelerini kullandı.
İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince 1-29 Şubat’ta il merkezi ve ilçelerde gerçekleşen 239 olayın 168’inin aydınlatıldığını aktaran Kızılkaya, 5 hırsızlık olayına ilişkin 7 şüphelinin yakalandığını bildirdi.
Kızılkaya, aranan şahıslara yönelik yapılan çalışmalarda 142 kişinin yakalandığını, 54 kişinin tutuklandığını aktaran Kızılkaya, 33 bin 360 aracın denetlendiğini, 12 sürücü belgesinin geri alındığını, 57 aracın trafikten men edildiğini, trafik kurallarını ihlal eden 1408 sürücüye ceza uygulandığını belirtti.
Toplantıya, 3. Komando Tugay Komutanı Tuğgeneral Gaffar Gören, Siirt Cumhuriyet Başsavcısı Tuğan Sarıca, Vali Yardımcısı Abdulhamit Mutlu, İl Emniyet Müdürü Necmettin Öztürk, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Emrullah Büyük, kaymakamlar ve güvenlik birimlerinin yetkilileri katıldı.
]]>İl Jandarma Komutanlığına bağlı Jandarma özel harekat ve jandarma komando timleri, ilçeye 24 kilometre uzaklıktaki Belbuka Üs Bölgesi’nde zorlu arazi ve ağır kış şartlarına rağmen terörle mücadelesini sürdürüyor.
Derin vadiler, sarp dağlar ve karla kaplı arazilerde daha önce PKK’lı teröristlerin kış üslenme alanı olarak kullandığı bölgeyi terörden arındıran jandarma komandolar, insansız hava araçları, ASELSAN tarafından üretilen termal kameralar gibi teknolojik imkanları da kullanarak sorumluluk sahasını kontrol altında tutuyor.
Kar kalınlığının yer yer üç metreyi bulduğu ve hava sıcaklığının sıfırın altında 25 dereceye kadar düştüğü bölgede kar motorları ve paletli araçlarla devriye atan jandarma timleri, bugüne kadar yaptığı operasyonlarla, teröristlerin sözde karargah, depo, barınak ve sığınak olarak kullandığı Karataş Çukurları’ndaki yaşam alanlarını imha etti, çok sayıda silah ve yaşam malzemesi ele geçirdi.
“Hain terör örgütüne ağır darbe vuruluyor”
İl Jandarma Komutanlığı Terörle Mücadele Şube Müdürü Jandarma Yarbay Ümit Tuaç, AA muhabirine, bölgede tüm hava şartlarında terörle mücadelenin “ara, bul, yok et” stratejisiyle devam ettiğini söyledi.
Bölgede icra edilen operasyonlarda geçen yıl 6 teröristin etkisiz hale getirildiğini belirten Tuaç, teröristlere ait çok sayıda silah, mühimmat, yaşam malzemesi ve örgütsel dokümanın ele geçirildiğini ifade etti.
Jandarma komando timlerinin teknolojiden azami ölçüde faydalandığını, milli silahları etkin şekilde kullandığını dile getiren Tuaç, “Operasyonlarla kullanılan milli üretim silah, malzeme ve araçlarla sınır ötesinde olduğu gibi sınır içinde de hain terör örgütüne ağır darbe vuruluyor. Terör sorununu yüce Türk milletinin gündeminden çıkarmak maksadıyla jandarma özel harekat ve komando birliklerimizle terörü kaynağında yok etmek için operasyonlara inançlı ve kararlı bir şekilde devam edilecek. Üs bölgesi, kahraman jandarma komando timleri ile teknolojiden azami ölçüde faydalanarak ASELSAN tarafından üretilen silah sistemleri, radar, termal kameralar gibi cihazlar kullanılarak yaz, kış kontrol altında tutulmakta.” diye konuştu.
Üs bölgesine 6 kilometre mesafede yer alan ve başarılı operasyonlarla terörden temizlenen Karataş Çukurları bölgesinde geçici üs bölgesinin kurulduğunu hatırlatan Tuaç, şunları kaydetti:
“Üs bölgeleri marifetiyle bölgede tam anlamıyla alan hakimiyeti sağlanarak hem terörist faaliyetleri engelleniyor hem de bölgede petrol arama ve işletme faaliyetlerini sürdüren şirketin etkin ve güvenli bir şekilde çalışması sağlanarak Gabar Dağı örneğinde olduğu gibi ülke ekonomisine katkı sunulması hedefleniyor. 2023’te 3 büyük, 14 orta çaplı ve 3 bin 190 küçük olmak üzere 6 bin 979 timin katılımıyla 3 bin 207 operasyon başarıyla icra edildi. Van’da 2023’te icra edilen operasyonlarda 26 piyade tüfeği, 4 keskin nişancı tüfeği, 1 makineli tüfek, 2 tabanca, 42 el bombası, 11 telsiz, 13 dürbün, 571 tüp, 33 roketatar mühimmatı, 6 anti personel mayını ve 4 anti tank mayını ele geçirildi. Van İl Jandarma Komutanlığı, terörle mücadele öncelikli olarak üzere emniyet, asayiş ve kamu düzeninin devamlılığını sağlama konusunda istihbarata dayalı ve teknolojik cihazlardan azami düzeyde istifade ederek ilgili makamlarla koordineli şekilde bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da başarılı olma azim ve kararlılığındadır.”
]]>Destici, Sivas’ta Fidan Yazıcıoğlu Kültür Merkezi’nde proje tanıtım programında yaptığı konuşmada, partisinin Sivas belediye başkan adayı Adem Uzun’a destek istedi.
BBP’nin kurucu genel başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun yanında 14 yaşından beri yer aldığını aktaran Destici, Sivas’ın BBP için önemli bir il olduğunu söyledi.
Destici, Cumhur İttifakı’nın ruhuna uygun olarak bazı bölgelerde seçime tek başlarına girdiklerini ifade etti.
“Kalbinde zerre kadar iman olanın Filistin ve Gazze davası olur”
Ülke gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Destici, İsrail’in Gazze’de insanlık suçu işlediğini belirtti.
İsrail’in Gazze’de 30 bin masum insanı öldürdüğünü vurgulayan Destici, ” Türkiye’de bir siyasi parti genel başkanı İsrail ile ilgili tek kelime etmiyor. Siyonist katillerle ilgili soykırımcılarla ilgili tek kelime etmiyor ama diyor ki ‘Hamas terör örgütüdür.’ İsrail’e şirin gözükmeye çalışıyor. Hamas, Filistin’in Gazze bölgesinin siyasi partisi, oranın yönetimini elinde bulunduran parti.” şeklinde konuştu.
“Başıboş saldırgan köpek bırakmayacağız”
Yerel seçimlerde kazandıkları tüm il, ilçe ve beldelerde önceliklerinin sahipsiz köpek sorununu çözmek olduğunu aktaran Destici, şunları kaydetti:
“Türkiye genelinde baktığınız zaman son yıllarda milletin en önemli dertlerinden biri sokak köpekleri oldu. Köpek saldırıları sonucu çocuk, kadın ve yaşlı insanların ölümleri oluyor. Bize yetki verilen her ilde, her ilçe ve beldede seçimi kazandıktan 1 ay sonra sokaklarda başıboş saldırgan köpek bırakmayacağız. Bunları imkan varsa hayvan barınaklarına alacağız, kısırlaştıracağız ama imkan olmadığı yerde de elbette uyutacağız. Önceliğimiz insan olacak.” ifadelerini kullandı.
“Kayyum uygulaması devam etmelidir”
Her partinin diğer partililerle görüşebileceğine dikkati çeken Destici, şöyle devam etti:
“İstisnamız ve kırmızı çizgimiz, terör örgütlerinin siyasi partileriyle iş yapılamaz. Eğer yapılırsa millete, devlete, vatana ve şehitlerimize ihanet olur. ‘Kent uzlaşısı’ adı altında seçim işbirliği yapıyorlar. DEM Parti, bir önceki adı HDP, ondan önceki adı BDP, ondan önceki adı HADEP, ondan önceki adı DEHAP böyle gidiyor. Bukalemun gibi sürekli isim değiştiriyorlar. İstanbul’da bir ilçeyi onların istediği yani terör örgütünün ve onun siyasi temsilcisinin istediği partinin adayını gösteriyorsunuz. Kazandığı zaman oraya geçecek. İstanbul’da metropolde düşünün, PKK’nın partisinin büyük bir ilçe belediyesi olacak. Elbette devlet gereğini yapacak. Şimdi birileri diyor ya ‘kayyum uygulamasına son verilecek.’ Niye son verilsin kardeşim. Eğer seçilen belediye başkanı terörle arasına mesafe koymazsa, teröristleri belediyeye doldurursa, belediyenin imkanlarını terör örgütü ve uzantıları için kullanırsa elbette kayyum atanır ve kayyum uygulaması devam etmelidir.
Yine son günlerde yeni çözüm sürecinden bahsediliyor. Şehit liderimizin Muhsin Başkanımızın terörle mücadeleyle ilgili sözlerinden cevap vermek istiyorum. Şehit liderimizin dediği gibi terörü ve teröristi yok etmek istiyorsanız onun tüm unsurlarına karşı topyekün mücadele edeceksiniz. Sadece dağda, ovada, sınır içinde, sınır dışında teröristlere karşı askerin, polisin yaptığı mücadele yetmez. Şehirde de biz mücadele edeceğiz, arkasında sermaye olanlarla da mücadele edeceğiz. Mecliste olanlarla da mücadele edeceğiz. Mecliste terör örgütünün partisi ve sözde milletvekillerinin olmasına da müsaade etmeyeceğiz.
Devlete baş kaldıranın başını koparırsınız. Şimdi Atatürkçü olduğunu, Atatürk’ün partisinin genel başkanı olduğunu söyleyenler şimdi bunlarla işbirliği yapıyorlar. İsyancılarla, devlete baş kaldırmış olanlarla işbirliği yapıyorlar. Atatürk olsaydı, 40 yıldır devlete savaş açmış terör örgütü siyasi partiyle iş yapar mıydı? Onlarla seçim işbirliği, ortaklık yapar mıydı? Atatürk devlete baş kaldırana ne yapmış, sen ne yapıyorsun? Terörle, teröristle arana mesafe koy, işbirliğini bitir.”
]]>Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu 2024’te, moderatörlüğünü Adalet ve Hukukun Üstünlüğü Uluslararası Enstitüsü İcra Sekreteri Steven Hill’in yaptığı panele, Somali Devlet Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Ali Ömer Muhammed, Irak Ulusal Güvenlik Müsteşarı Kasım Araci ile Güvenlik ve Araştırma Genel Müdürü Büyükelçi Fatma Ceren Yazgan konuşmacı olarak katıldı.
Muhammed, ülkesinin terörizmden ciddi anlamda yara aldığını ve terörle mücadele etmeye devam ettiklerini söyledi.
Somali’de 1990’da hükümetin düştüğünü ve 16 yıl boyunca yerel yönetimlerin söz sahibi olduğunu hatırlatan Muhammed, 11 Eylül 2001 sonrası terörle mücadele yöntemlerinin uygun olmayan bir adımla yapıldığını aktardı.
Muhammed, terör örgütleriyle mücadelede için diplomasinin gerekli olduğunu vurgulayarak, “Somali’de biz diplomasiyi farklı şekilde uygulamaya başladık. Öncelikle partnerlerimize ulaştık ve farklı platformlarda yakın müttefiklerimizi bir araya getirdik. Kaynakları ve siyasi imkanları bir araya getirdik. Örneğin; 5 üyesi olan bir kurulumuz var; Türkiye, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, İngiltere ve ABD. Bunların arasında bizlere siyasi destek sağlıyorlar aynı zamanda da güvenlik desteği sağlıyorlar. İkinci olarak komşularımıza ulaştık.” diye konuştu.
“Kapsamlı şekilde terörle nasıl mücadele edebiliriz?” sorusuna yönelik konuşan Muhammed, diplomasiden faydalanmak gerektiğini, terör örgütlerinin bir inancı, bir ideolojiyi kendilerine bir sebep olarak görebildiklerini anlattı.
“Bu kesinlikle çok önemliydi çünkü güvenlik gücümüzü artırdı”
Muhammed, ekonomik fırsatlar yaratmak için de diplomasiye ihtiyaç olduğuna işaret ederek, diplomasinin çok boyutlu ve katmanlı olduğuna dikkati çekti.
Bakan Vekili Muhammed, Türkiye ile Somali arasında son olarak imzalanan “Savunma ve Ekonomik İşbirliği Çerçeve Anlaşması”na ilişkin soruya yönelik, şunları kaydetti:
“Bu kesinlikle çok önemliydi çünkü güvenlik gücümüzü artırdı. Savunma kuvvetlerimizin eğitilmesi vesairesi konusunda zaten Türkiye’den uzun yıllardır savunma alanında destek alıyorduk. Ama bu çok daha iyi, bizim elimizi çok da güçlendiren bir gelişme oldu.
Deniz güvenliğimizi 1970-80’lerde test etmeye çalıştık ama 1990’lardaki hükümet sorunları sebebiyle denizlerimizin güvenliğini kaybettik.
Arkasından yaşanan sorunlarla yani korsanlığa kadar her türlü yasa dışı aktivite yaşandı. Bu anlaşma özellikle Somali’nin deniz güvenliğini tesis etmeye yönelik. Somali’nin ekonomik kalkınma potansiyeli aslında denizlerinde, petrol olsun, balıkçılık su ürünleri olsun, burada ciddi bir potansiyel var ve anlaşma her şeyden önce deniz güvenliğini sağlamaya yönelik.”
Terörle mücadelede bilgi paylaşımı gerçekten çok çok önemli”
Irak Ulusal Güvenlik Müsteşarı Araci, ülkesinin terörle etkin şekilde mücadele ettiğini vurgulayarak, terör sonrası toplumu rehabilite etme aşamasına geçtiklerini, Irak topraklarını terörden kurtardıktan sonra ailelerin normal hayata geçmesi için entegrasyon ve rehabilitasyon süreci yürüttüklerini anlattı.
Kayıplara tazminat verildiğini, işsiz ailelere iş sağlanmaya başladıklarını ve ortaya çıkan zararların hukuki anlamda giderilmesi bağlamında davalar yürütüldüğünü aktaran Araci, terör örgütü PKK/YPG’nin Suriye’de işgal ettiği bölgede bulunan vatandaşlarına yönelik ise şunları kaydetti:
“1924 Iraklı ailenin yeniden kazanımını sağlamıştır ve 5 binden fazla vatandaş (Suriye’deki) bu kamplardan kurtarılarak tekrardan Irak’a getirilmiştir ve orada rehabilite edilerek topluma kazandırılmaya çalışılmıştır. Hol Kampı içerisinde halen belli sayıda insanlar var ancak güvenlikleri de temin edildikten sonra bu insanların gönüllü şekilde dönüşünü sağlamaya çalışıyoruz. Önümüzdeki süre içerisinde entegrasyon programını da daha aktif şekilde hayata geçireceğiz.”
Araci, diplomasiyi bölgesel anlamda kullandıklarını dile getirerek, bölgede sıkıntıların büyük bir bölümünün giderildiğini aktardı.
Terörle mücadele sürecinde önemli deneyimler elde ettiklerini belirten Araci, teröre karşı çok net stratejinin olması gerektiğini söyledi.
Terörle mücadelede, ülkeler ve uluslararası arenada diplomatik işbirliklerine ihtiyaç olduğunu aktaran Araci, “Terörle mücadelede sınır aşan terörizm konusunda güvenlik ve istihbarat bağlamında bilgi paylaşımı gerçekten çok çok önemli.” dedi.
“Tehdidin kendisi de çok hızlı ve çok örgütlü bir şekilde ortaya çıkıyor”
Güvenlik ve Araştırma Genel Müdürü Büyükelçi Yazgan da “Diplomasi, ne söylemediğimiz ile de ilgilidir.” diyerek, diplomasi ve güvenlik konularının kesişiminde samimi olmakla sessiz olmak arasında ince bir çizgi olduğunu belirtti.
Yazgan, “Tehdidin kendisi de çok hızlı ve çok örgütlü bir şekilde ortaya çıkıyor. Bugün yetmişli yıllarda da olduğu gibi terörizm hala gayrimeşru ve gayriyasal bir uluslararası ilişkiler aracı olarak kalmaya devam ediyor. O yüzden zarar görüyoruz, yara alıyoruz. Devletin vatandaşlarını koruma yükümlülüğü var ve kendi yargı bölgesindeki herkesi koruma görevi var. Bu bizim egemenlik hakkımızın da bir gereksinimi.” değerlendirmesinde bulundu.
Yazgan, terörizmin büyük güçlerin siyaseti tarafından suistimal edilmesinin neticesi olduğuna vurgu yaptı.
“Terörizm yalnızca bir yan ürün değil aynı zamanda da yanlış politikaların doğrudan sonucu.” diyen Yazgan, bunun uluslararası anlamda yanlış yönetilen politikaların sonucu olduğunu ifade etti.
]]>Milli Savunma Bakanlığı tarafından basın bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Bakanlıkta gerçekleştirilen basın toplantısında konuşan Milli Savunma Bakanlığı Basın Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, “Irak ve Suriye’nin kuzeyi dahil son bir haftada 25 terörist etkisiz hale getirilmiştir. Böylece 1 Ocak’tan bugüne kadar 193’ü Irak’ın, 290’ı Suriye’nin kuzeyinde olmak üzere etkisiz hale getirilen terörist sayısı 483 olmuştur” ifadelerini kullandı.
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin terörle mücadelesine tek bir terörist kalmayıncaya kadar devam edeceğine vurgu yapan Tuğamiral Aktürk, diğer yandan Milli Savunma Bakanlığı’nın FETÖ ile mücadelesinin de yeni bilgi, belge ve veriler ışığında kararlılıkla sürdüğünü hatırlattı.
“Bahar Kalkanı Harekatı’nın 4’üncü yıl dönümünde aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyoruz”
Suriye’de istikrarın bir an önce tesis edilmesi ve Suriyelilerin emniyetli bir ortama geri dönüşlerinin sağlanmasına yönelik çalışmaların devam ettiğini belirten Tuğamiral Aktürk, “Hudutlarımızın güvenliğini sağlayan, yeni bir göçü önleyerek büyük bir insanlık dramının yaşanmasını engelleyen Bahar Kalkanı Harekatı’nın 4’üncü yıl dönümünde aziz şehitlerimize bir kez daha Allah’tan rahmet; kahraman gazilerimize sağlıklı ve mutlu ömürler diliyoruz” diye konuştu.
“Hudutlarımızda son bir haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 101 şahıs yakalanmıştır”
Tuğamiral Aktürk, konuşmasına şöyle devam etti:
“Hudutlarımızda son bir haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 101 şahıs yakalanmıştır. Yakalanan şahıslardan 4’ü terör örgütü mensubudur. 2 bin 384 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Böylelikle 1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı bin 448’e yükselmiştir. Hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 30 bin 15 olmuştur.”
Dost ve kardeş ülkelerle olan tarihi ve kültürel bağlara dikkati çeken Tuğamiral Aktürk, “Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, terörle mücadele ve hudut güvenliği ile mavi ve gök vatanımızdaki hak ve menfaatlerimizi korumanın yanı sıra milli meselemiz olan Kıbrıs, ‘iki devlet, tek millet’ anlayışı ile bir ve beraber olduğumuz Azerbaycan, tarihi ve kültürel bağlarımız olan Balkanlar, dostluk ve kardeşlik ilişkilerimiz bulunan Libya ve Somali başta olmak üzere birçok coğrafyada kardeş, dost ve müttefik ülkelerin haklı davalarına destek olmayı sürdürmektedir” şeklinde konuştu.
KFOR Birliği 1 Mart’ta göreve başlayacak
Aktürk, ayrıca NATO Kosova Gücü (KFOR) ihtiyat birliği rotasyon planlaması çerçevesinde bir komando taburunun 28 Şubat’ta Kosova’ya intikal ettiğini belirterek, “İtalya’dan görevi devralacak birliğimiz, 1 Mart-1 Haziran tarihleri arasında görev yapacaktır” açıklamasında bulunu.
“ABD tarafından gönderilen ‘Taslak Teklif ve Kabul Mektupları’ Bakanlığımıza ulaşmıştır”
40 adet yeni F-16 Blok-70 alımı ve 79 adet F-16’nın modernizasyonuna ilişkin de açıklamalarda bulunan Tuğamiral Aktürk, “Hava Kuvvetleri Komutanlığımızın ihtiyaçları doğrultusunda 40 adet yeni F-16 Blok-70’in tedariki, mevcut 79 adet F-16’nın ise modernize edilmesi ile bunlara ait mühimmat, malzeme ve teçhizatı içeren talebimize ilişkin ABD tarafından gönderilen ‘Taslak Teklif ve Kabul Mektupları’ Bakanlığımıza ulaşmıştır. İlgili birimlerimiz gerekli inceleme ve değerlendirmelere başlamıştır” şeklinde konuştu. – ANKARA
]]>F-16 ALIM SÜRECİ
MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, bakanlıkta düzenlediği basın bilgilendirme toplantısında, ABD’den F-16 Blok-70 Viper savaş uçağı tedarik sürecine ilişkin şunları söyledi:
“Hava Kuvvetleri Komutanlığımızın ihtiyaçları doğrultusunda, 40 adet yeni F-16 Blok-70’in tedariki, mevcut 79 adet F-16’nın ise modernize edilmesi ile bunlara ait mühimmat, malzeme ve teçhizatı içeren talebimize ilişkin ABD tarafından gönderilen ‘Taslak Teklif ve Kabul Mektupları’ Bakanlığımıza ulaşmıştır. İlgili birimlerimiz gerekli inceleme ve değerlendirmelere başlamıştır.”
1 OCAK’TAN İTİBAREN 483 TERÖRİST ETKİSİZ
Aktürk, terör örgütlerine karşı yürütülen operasyonlarla Irak’ın ve Suriye’nin kuzeyi dahil son bir haftada 25 teröristin etkisiz hale getirildiğini, 1 Ocak 2024’ten bugüne kadar etkisiz hale getirilen terörist sayısının ise 193’ü Irak’ın kuzeyi, 290’ı Suriye’nin kuzeyinde olmak üzere 483’e ulaştığını söyledi.
Halihazırda üs bölgelerinde ve hudutlarda zorlu iklim ve arazi şartlarında görev yapan Türk Silahlı Kuvvetlerinin terörle mücadelesine tek bir terörist kalmayıncaya kadar devam edeceğini vurgulayan Aktürk, FETÖ ile mücadelenin de yeni bilgi, belge ve veriler ışığında kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.
Aktürk ayrıca Suriye’de istikrarın bir an önce tesis edilmesi, Suriyelilerin emniyetli bir ortama geri dönüşleri ve normalleşmenin sağlanmasına yönelik çalışmalara da devam edildiğini bildirdi.
30 BİN KİŞİNİN YASA DIŞI GEÇMESİ ENGELLENDİ
Tuğamiral Aktürk, sınırlardan son bir haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 4’ü terör örgütü mensubu 101 kişinin yakalandığını, 2 bin 384 kişinin ise sınırı geçemeden engellendiğini bildirdi.
Aktürk, “Böylelikle, 1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 1448’e yükselmiştir. Hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 30 bin 15 olmuştur.” dedi.
Tuğamiral Aktürk ayrıca, milli mesele olan Kıbrıs, “iki devlet, tek millet” anlayışı ile beraber olunan Azerbaycan, tarihi ve kültürel bağlar olan Balkanlar ile dostluk ve kardeşlik ilişkileri bulunan Libya ve Somali başta olmak üzere birçok coğrafyada kardeş, dost ve müttefik ülkelerin haklı davalarına destek olmaya devam edildiğini de söyledi.
İsrail saldırılarını sürdürdüğü müddetçe, bölgesel ve küresel barışa yönelik tehditlerin de arttığına vurgu yapan Aktürk, hem bölgesel hem de uluslararası istikrar için, Gazze’de koşulsuz ve kalıcı ateşkes ilan edilmesinin kaçınılmaz olduğunu ifade etti.
MALAMAN DENİZ MAYINI ENVANTERE GİRİYOR
Aktürk, TÜBİTAK kaynaklı başlatılan ve Koç Bilgi ve Savunma Teknolojileri A.Ş. ana yükleniciliğinde devam eden MALAMAN mayınının tam ölçekli patlatma provasının geçen hafta içerisinde başarıyla gerçekleştirildiğini, “MALAMAN Deniz Mayını”nın Deniz Kuvvetleri envanterine girmesiyle bu konudaki dışa bağımlılığın da sona ereceğini söyledi.
Bakanlığa bağlı ASFAT ana yükleniciliğinde yürütülen Açık Deniz Karakol Gemileri Projesi’nin ilk gemisi “TCG AKHİSAR”ın denize inişi sonrası, önemli bir aşama olan havuzlama sürecinin 23 Şubat’ta tamamlandığını da aktaran Aktürk, Strong Bosses tarafından düzenlenen “İnovasyon ve Başarı Ödülleri” yarışmasında ödüle layık görülen İstanbul Tersanesi Komutanlığını ve personelini kutladı.
]]>Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, İstanbul Gaziosmanpaşa’da Bartınlılar Derneği’nin yeni binasının açılışına katıldı. Açılışta konuşan Bakan Tunç, “Derneğimizin yeni yerinin hayırlı uğurlu olmasını Cenabı-ı Allah’tan niyaz ediyorum. Önümüzde bir seçim var, sandığa gideceğiz. Gaziosmanpaşa için İstanbul için Türkiye için en doğru kararı vereceğiz inşallah. Hemşehrilerimiz özellikle 94’de temelleri atılan gerçek belediyeciliğin İstanbul’da yeniden başlaması için bir karar verecekler. Ülkemizin gelişmesi, kalkınması için 22 yıldan bu yana cumhurbaşkanımızın liderliğinde büyük bir mücadele veriyoruz. 94’te Cumhuriyet Halk Partisi’nin yaşanılamaz hale getirdiği İstanbul’un nasıl 4-5 yıl içerisinde yaşanabilir hale getirildiğini o dönemde İstanbul’da yaşayanlar olarak sizler ve ben de o dönemde İstanbul’daydım, çok iyi hatırlıyoruz. Suları akmayan bir İstanbul vardı. Havası solunamayan bir İstanbul vardı. Çöpleri toplanamayan bir İstanbul vardı. Cumhurbaşkanımız o dönem yaşanılamaz denilen İstanbul’u 4-5 yılda yaşanabilir hale getirdi” diye konuştu.
Bakan Tunç, “22 yıldan bu yana hep önce insan dedik. İnsanımızı güçlendirmemiz lazım dedik. Çocuğuyla, kadınıyla, ailesiyle insan güçlü olacak ki aile güçlü olsun, toplum güçlü olsun dedik. Eğitime önem verdik. En fazla payı çocuklarımızın eğitimi için bütçede onlara ayırdık. Sağlığa önem verdik. Pandemi sürecinde İtalya’daki, Yunanistan’daki, Avrupa ülkelerindeki o sıkıntıları hep beraber gördük. Türkiye sağlam sağlık alt yapısıyla o süreçleri başarıyla geçirdi. Eğitimden sağlığa, sosyal politikalardan kültüre, adalete varıncaya kadar her alanda insanı güçlendirmek için çalıştık. Hep adalet dedik, hukukun üstünlüğü dedik. Bundan sonra da böyle demeye devam edeceğiz inşallah. İstikrarlı kalkınma hamleleriyle memleketimizi geliştirmenin gayreti içerisinde olduk. Dünya projelerini hayata geçirdik. Savunma sanayiinde yüzde 80 yerlilik oranını yakaladığımız için terörle mücadelede başarılı olduk. Güneyimizde terör devleti kurdurmak isteyen küresel güçlere müsaade etmedik, kuramazsınız dedik, kurdurtmayız dedik. Savunma sanayiindeki yüzde 80 yerlilik oranını yakalayamasaydık bu başarıyı sağlayabilir miydik? Sağlayamazdık” ifadelerini kullandı.
“Gerçek belediyecilik, üretken belediyecilik”
“Terörün her türlüsünden ülkemizi kurtararak çocuklarımızın daha huzurlu bir geleceğe kavuşmasının mücadelesini veriyoruz” diyen Bakan Tunç, “Libya ile mutabakat yaparken, askerimizi oraya gönderirken muhalefet ne dedi? ‘Ne işimiz var Libya’da’ dedi. Biz Libya’ya boşuna mı gittik. Doğu Akdeniz’deki petrol yatakları, doğalgaz kaynakları gelecekte keşfedildiğinde çocuklarımızın kaynağı onlar. O mavi vatanımızdan bir damla suyu peşkeş çektirtmeyiz dedik ve çektirtmedik. Rusya- Ukrayna savaşı çıktığında muhalefet bir tarafı tutalım dedi. Olmaz dedik, hakkaniyetli ve dengeli politikamızı yürüteceğiz ve millet olarak bundan zarar görmememiz lazım dedik. Terörün her türlüsünden ülkemizi kurtararak çocuklarımızın daha huzurlu bir geleceğe kavuşmasının mücadelesini veriyoruz. 31 Mart’ta milletimizin vereceği karar doğrultusunda inşallah hükümetle uyumlu belediye başkanlarımız yerelde gerçek belediyeciliği uygulayarak inşallah herkese eşit, adil hizmeti götürmeye devam edecekler. Gerçek belediyecilik, üretken belediyecilik. Gerçek belediyecilik katılımcı, ulaşılabilir belediyecilik. İstanbul için yeniden İstanbul, sadece İstanbul dediğimiz bir belediyecilik” dedi.
Yerel yönetimlerde istikrarın şart olduğuna vurgu yapan Bakan Tunç, “5 yıllık dönem maalesef İstanbul’da bir algı belediyeciliğinden öte geçemedi. Geçmişte devam eden projeleri sanki kendi projesiymiş gibi sosyal medyada paylaşarak zaman geçirdi. İstanbul’da kar yağdı yollar tıkandı. Kendisi balıkçıda büyükelçi ile keyif çattı. Sonrasında Elazığ’da deprem oldu, Erzurum’daki kayak keyfini yarıda bırakmadı. İstanbul’da sel oldu, Bodrum’da tatilini bir saatliğine kesebildi, sonra tekrar koşarak gitti. Sonuna kadar beklesen ne olur. Ben tatili çok seviyorum diyebildi. Muhalefetin durumunu görüyorsunuz. Cumhurbaşkanı adayı olarak ortaya çıkardıkları kişiyi sonrasında kendi partilerine genel başkan olmaya bile layık görmediler. 8-9 tane yardımcı vardı. Ne oldu bu yardımcılar? Şimdi hepsi birbirine düştü. Demek ki bunlar bir iktidara gelmiş olsalardı, iktidarda bunların hali ne olacaktı. Paylaşabilecekler miydi acaba. Muhalefeti paylaşamadı bunlar. O nedenle yerel yönetimlerde de istikrar şart, uyum şart. Her belediyeye hükümetten nüfusa göre pay verilir, bütçe verilir ama o bütçeyi doğru kullanmak önemlidir. Gaziosmanpaşa’da doğru kullanmaya devam edeceğiz” dedi. – İSTANBUL
]]>Konuşmasında muhalefete ağır sözlerle yüklenen Erdoğan, aldığı resmi rakamları da paylaşarak “Şu anda meydana bakıyorum. Resmi rakamı istedim. Resmi rakam şu anda meydanda elhamdülillah 60 bin kişi var. Zaten Sakarya’ya da bu yakışır. Bizim Sakarya ile aramızdaki muhabbeti ancak gönül gözüyle bakanlar görebilir” dedi.
Erdoğan’ın konuşmasından satırbaşları;
“Bizim Sakarya ile aramızdaki muhabbeti ancak gönül gözüyle bakanlar görebilir. Gönül coğrafyamızın her rengini bağrında yaşatan Sakarya’ya sizlerle hasret gidermeye geldim. Sakarya geleceğe güvenle bakmamızın da teminatıdır. Milli Mücadele’de olduğu gibi 15 Temmuz’da da ayakta durarak hainlere geçit vermeyen bu şehir, Türkiye Yüzyılı’nın da parlayan yıldızıdır. Bir dönem bizimle birlikte olup da sonra yolunu ayıranların veya yolunu kaybedenlerin aksine, Sakarya istikametini hiç bozmadı.
“TEK PARTİ DÖNEMİNDEN BERİ BÖYLELER”
Ülkenin ikinci büyük partisi, işi gücü bırakmış kendi içinde saç saça baş başa kavga ediyor. Dün Türkiye’yi yönetecek Cumhurbaşkanı adayı diye karşımıza çıkardıkları Genel Başkanlarını çiğneyip gezdiler. Cumhurbaşkanı Yardımcısı diye dolaştırdıklarının ne olacakları belli değil. Kongredeki şaibeleri aday belirlemedeki kavgalar izledi. Kıyamet kopsa, millet feveran etse umurlarında değil. Kendi şahsi kariyerlerinden başka hiçbir şeyi gözleri görmüyor. Tek parti döneminden beri böyleydiler. Milletimizden 31 Mart’ta sandıkta desteği, siyasi rant paylaşımı değil, bu vizyonu hayata geçirmek için talep ediyoruz.

“BU TOPRAKLARI HAİNLERE, TERÖRİSTLERE TESLİM ETMEDİK”
Sakarya Türkiye’nin, Türkiye bulunduğu coğrafyanın kalbidir. Boğazları, İstanbul’u, Anadolu’yu almak için çok kanlı savaşlar yapıldı. Anadolu aynı zamanda bir medeniyetler mezarlığıdır. Bu topraklarda nice devletler kuruldu, yıkılıp gitti. Türk milleti olarak biz de Malazgirt’ten beri bu toprakları müdafaa için mücadele ediyor, can veriyoruz.

Bir asır önce Çanakkale’de ve Milli Mücadele’de yüzbinlerce vatan evladını feda ederek, bu toprakları kurtardık. Son 40 yıldır, birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize kast eden bölücü terör örgütüne karşı mücadele yürütüyoruz. Askeriyle, polisiyle, kamu görevlisiyle, korucusuyla, yaşlısı, genciyle onbinlerce insanı katlederek bizden kopardı. Her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu cennet vatanı; işgalcilere, hainlere, teröristlere teslim etmedik. Artık içeride terör örgütleri kalmadı. Son olarak, güneyimizde teröristan kurmak istediler. Operasyonlarımızla bu senaryoyu yırtıp attık. İHA’larla, SİHA’larla, Akıncılarla bunları yok ettik. Bunları o mağaralarda yok ettik.
“BİZİ KORUYABİLECEK TEK ŞEY BİLEĞİMİZ”
Şimdi en son olarak ortaya Kaanımızı çıkardık. Son teröristi etkisiz hale getirene kadar bu mücadeleyi devam ettireceğiz. Türkiye ve Türk milleti olarak bu topraklarda huzur ve güven içinde yaşamak istiyorsak yapacağımız belli. Güçlü ordu ve güçlü savunma sanayine sahip olacağız. Denizde, havada, karada sahip olacağız. Türkiye için her alanda güçlü olmak mecburiyettir. Bizi düşmanlarımıza karşı ne uluslararası hukuk ne mensubu olduğumuz ittifaklar koruyabilir ne BM koruyabilir. Bizi koruyabilecek tek şey bileğimizdir, kendi gücümüzdür.

Bosna’da 30 yıl önce yaşananları hatırlıyoruz. Boşnak kardeşlerimiz soykırıma uğradı. Batılı devletlerin kılı dahi kıpırdamadı. Irak’ta 2 milyon kişi katledildi. Azerbaycan’da Karabağ yıllarca işgal altında kaldı. Hocalı başta olmak üzere pek çok katliam yapıldı. Suriye’de 1 milyon insan öldürüldü, 12 milyon insan göçe zorlandı. Kimse adım atmadı. Gazze’de 30 bin masum Filistinli şehit edildi. Ne batılı ne BMGK, İsrail vahşetini engelleyecek bir çaba göstermedi. BMGK, İsrail’e acil ateşkes çağrısı bile yapamıyor. Batılı güçler işgalci İsrail ordusuna her türlü silah desteğini vermeyi sürdürüyor. Yarın bizim başımıza da bir felaket gelse, karşılaşacağımız manzara bundan farklı olmayacaktır.
SAVUNMA SANAYİNE YAPILAN YATIRIMLAR
Suriye’den ülkemize yönelik DEAŞ ve PKK tehditleri yoğunlaştığında, müttefik dediğimiz ülkeler hava savunma sistemleri söküp götürdüler. Bugün dünyanın en büyük üreticileri arasında olduğumuz tabanca dahi almamıza engel oldular. Sonra biz yapar olduk, şimdi bizden istiyorlar. Kaan’a, Akıncı’ya, Anadolu’ya, Anka’ya, fırtına obüslerine, Altay tankına, füze sistemlerine sahip olmak bizim için beka meselesidir. Dünyada 5’inci nesil savaş uçağı yapabilen 4 ülke gururunu yaşayamayanlar ülke ve millet sevgisini sorgulasın.
“5,5 MİLYAR DOLAR İHRACAT YAPTIK”
Son 21 yılda savunma sektörüne yaptığımız yatırımların karşılığını hem güvenliğimizle hem ihracatla almaya başladık. Kendimizle beraber dost ve kardeş ülkelerin ihtiyaçlarını karşılar hale geldik. Geçtiğimiz yıl 5,5 milyar dolarlık rekor ihraç tutarı yakaladı.
SAKARYA’YA YAPILAN YATIRIMLAR
Türkiye bugün bölgesel ve küresel güç hedefine sahipse, gerisinde 21 yıldır ülkemize kazandırdığımız eser ve hizmetler var. Ülkemizin her şehri, her karış toprağı bu yatırımlardan istifade etmiştir. Sakarya’da 183 milyar liranın üzerinde yatırım yaptık. Biz hükümet olduktan sonra Sakarya’da yerel yönetimi bizlere verdiğiniz zaman, hem yerel yönetim hem hükümet olarak, Sakarya her türlü hizmeti görecek demektir.”
]]>Türkiye’nin, Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’nin 51. maddesinden kaynaklanan meşru müdafaa hakkı uyarınca, güvenliğini tehdit eden terör örgütü DEAŞ başta olmak üzere Suriye’nin kuzeyinde mevcut teröristleri etkisiz hale getirmek ve sınır güvenliğini sağlamak için başlattığı Fırat Kalkanı Harekatı kapsamında Bab ilçe merkezinin terörden temizlenmesinin üzerinden 7 yıl geçti.
24 Ağustos 2016’da başlayan harekatın 6. ayında DEAŞ’tan kurtarılan Bab ilçe merkezinde, Türkiye’nin desteğiyle terörün izleri silindi.
Harekatın tamamlanmasının ardından Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve Suriye Milli Ordusu (SMO) birlikleri, bölgenin güvenliğini sağlamaya ve terör nedeniyle yerinden edilen sivillerin geri dönmesi için gerekli koşulları oluşturmaya odaklandı.
Eğitim, sağlık, altyapı ve hizmet alanlarında yürütülen projeler sayesinde ilçe merkezi ve çevresindeki yerleşimlerde nüfus yaklaşık 400 bini buldu.
DEAŞ’tan kurtarılarak güvenli hale getirilen bölgelerde yaşayanların eğitim hakkından faydalanmalarına büyük önem veren Türkiye, ilçe merkezinde onarılan ve yeniden inşa edilen toplam 154 okulun eğitime kazandırılmasında büyük rol oynadı.
Halihazırda ilçe merkezi ile kırsalda 150 bin aşkın öğrenci eğitim görüyor.
Sağlık hizmetlerine öncelik verildi
Teröristlerden arındırılan bölgelerde hayatın normalleştirilmesi, insani ve teknik yardım kapsamında ihtiyaç duyulan sağlık hizmetlerinin sunulması ve Suriye’den Türkiye’ye hasta sevkini asgariye indirmek amacıyla Türkiye Sağlık Bakanlığı faaliyetler yürütüyor.
Bu kapsamda çok sayıda sağlık kuruluşu bölge halkının hizmetine kazandırıldı.
Sağlık Bakanlığının katkılarıyla ilçe merkezinde kurulan Bab Hastanesi, Suriye’nin kuzeyindeki en önemli sağlık üslerinden biri haline geldi.
Türkiye Diyanet Vakfı da hayırseverlerin desteğiyle ilçede çok sayıda camiyi restore etti.
Yerel meclisin destekleriyle ilçede elektrik şebeklerindeki hasarların giderilmesiyle evlere ve iş yerlerine ücretli elektrik verilmeye başlandı.
Bölge halkı, Tel Rıfat ve Münbiç ilçelerinde işgalini sürdüren PKK/YPG’li teröristlerin, kurtarılmış bölgelerdeki huzur ve güven ortamını bozmaya yönelik saldırılarının son bulmasını istiyor.
“Bab’a geri dönmek bir hayaldi”
Bablı Ammar Nasır, AA muhabirine, 2014’te DEAŞ’ın Bab ilçesini ele geçirmesiyle doğduğu şehri terk etmek zorunda kaldığını söyledi.
DEAŞ’lı teröristler yüzünden İdlib’e geçtiğini ifade eden Nasır, “DEAŞ kardeşimi alıkoydu, daha sonra ondan haber alamadık. O vakit ailemi çıkarmak zorunda kalmıştım. Bab’a geri dönmek bir hayaldi.” diye konuştu.
Nasır, SMO ile TSK’nın Fırat Kalkanı Harekatı sayesinde Bab’a geri döndüğündü ifade ederek “Bab’a girdiğimizde bir hayalet şehri andırıyordu. İlçenin tekrar ayağa kalkacağını hiç ümit edemezdik. Şükürler olsun Bablılar ve bütün Suriyelilerin çalışmaları sayesinde tekrar ayağa kalktı.” diye konuştu.
Bab ilçesinin Suriye’nin kuzeyindeki en iyi şehirlerden biri olduğunu belirten Nasır, tarım sektörüne yatırım yapılması halinde ilçenin bu alanda örnek olacağını söyledi.
“El ele ilçenin görünümü değişti”
Esed rejiminin saldırılarından kaçarak 7 yıl önce Bab ilçesine yerleştiğini anlatan Humuslu Celal Tellavi, ilçenin DEAŞ’tan temizlenmesinin 10. gününde Bab’a geldiklerini söyledi.
Tellavi, “Yerel meclise bağlı müdürlükler inşa edildi. İlçenin yüzde 70-80’i onarıldı. El ele ilçenin görünümü değişti. Humuslular yerel halkla hızlı entegre oldu.” ifadelerini kullandı.
Humuslu Tellavi, “Bab 7 yıl içinde yavaş yavaş şu anki görünümüne kavuştu. İlçenin çok şeye ihtiyacı var. Daha iyi bir yarın için hayallerimiz var ve bunun için çalışmaya devam ediyoruz.” dedi.
“Vatandaşa ucuz maliyetle kaliteli hizmet sunmaya çalışıyoruz”
Bab Yerel Meclis Başkanı Heysem Şihabi, ilçede yürüttükleri çalışmalar hakkında bilgi verdi.
Şihabi, yerel meclisin halka temel hizmetler sunuma konusunda önemli rol oynadığının altını çizerek, şöyle devam etti:
“Yerel meclisin sunduğu hizmet ve projeler sayesinde kentte hayat normalde döndü. Enkaz kaldırıldı. Sokaklar temizlendi. İlçemize elektrik ulaştı. Kamu binalarını ve yolları onardık. Zorlu şartlarda altyapıyı yeniledik. Sağlık alanında da önemli yatırımlar oldu. Kentimize büyük hastane açıldı. Zarar görmüş okulların tadilatının yanı sıra yenileri açıldı. Su sıkıntısını imkanlar dahlinde çözmeye çalışıyoruz.”
Nüfus kayıtları konusunda da bilgi veren Şihabi, şimdiye kadar yaklaşık 200 bin kişinin yerel kimlik kartı sahibi olduğunu aktardı.
Yerel Meclise bağlı sosyal hizmetler müdürlüğünün tespit ettiği ihtiyaç sahibi ailelere yardım sağlandığını söyleyen Şihabi, “Merkezde 19 bin 800, kırsalda 1800 ve çadır kamplar bölgesinde 3 bin 200 olmak üzere toplam 24 bin 800 aileye maddi ve lojistik yardımı yaptık.” şeklinde konuştu.
Şihabi, “Mikro ticari faaliyetleri destekleyerek kendi kendimize yetinme hedefine ulaşmaya çalışıyoruz. Vatandaşa ucuz maliyetle kaliteli hizmet sunmak için çaba harcıyoruz.” ifadesini kullandı.
Bab ilçesinin kurtarılmasıyla taçlanan Fırat Kalkanı Harekatı
Operasyonun ilk gününde, Gaziantep’in Karkamış ilçesinin karşısındaki Suriye topraklarında yer alan Cerablus ilçe merkezi, 23 Şubat 2017’de ise Bab ilçe merkezi DEAŞ’tan kurtarıldı.
Harekatla 2 bin 55 kilometrekareye yayılmış yerleşimler 217 günde terörden arındırıldı. Kahraman Mehmetçik ve Suriye Milli Ordusu (SMO) askerleri, Fırat Kalkanı Harekatı ile 7 ay gibi bir sürede 3 binden fazla DEAŞ’lıyı etkisiz hale getirdi.
Dönemin Başbakanı Binali Yıldırım, 29 Mart 2017’de harekatın bittiğini duyurmuş, 2 gün sonra Genelkurmay Başkanlığından yapılan açıklamada da harekatın başarıyla tamamlandığı ifade edilmişti.
]]>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Şebinkarahisar Yardımlaşma Derneği 50. Olağan Genel Kurul toplantısına katıldı. Eyüpsultan Kültür Merkezi’nde gerçekleşen toplantıda Bakan Kacır, hemşehirlileriyle bir araya geldi. Toplantıya, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın yanı sıra Eyüpsultan Belediye Başkanı Deniz Köken, Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız ve Şebinkarahisar derneği üyeleri katıldı. Olağan kurul toplantısında konuşan Bakan Kacır, sınır ötesinde kullanılan savunma teknolojilerinden bahsederek, Türkiye’nin bugün kritik teknolojileri kendi imkanlarıyla geliştirebilen bir ülke haline geldiğini söyledi. Türkiye’nin ilk astronotunun, ilk uzay bilim misyonunu tamamladığını belirten Kacır, Türk çocuklarının başka milletin çocuklarına ait olduğu gerekçesiyle vazgeçecekleri hiçbir hayalinin kalmadığını ifade etti.
“Sınırları bin kilometreye yaklaşan Tayfun füzesini bu milletin yetiştirdiği evlatlar üretiyor”
Türkiye’nin yüksek teknolojik sistemlerini dünyaya rekabetçi bir şekilde ihraç edebilen bir ülke olduğunu belirten Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bir teknoloji hamlesi yolculuğundayız. Türkiye bugün kritik teknolojileri kendi imkanlarıyla geliştirebilen, üretebilen ve böylelikle başta güvenlik güçleri olmak üzere devletinin ihtiyaçlarını yerli ve milli sistemlerle karşılayabilen bir ülke olmuştur. Türkiye bugün yüksek teknolojik sistemlerini dünyaya rekabetçi bir şekilde ihraç edebilen bir ülke olmuştur. Hava araçlarından, insansız hava araçlarından Türkiye bugün dünyada 1 numara. BAYRAKTAR’ı, AKINCI’yı, KIZILELMA’yı, ANKA’yı, ANKA 1’i, ANKA 2’yi, ANKA 3’ü bu milletin evlatları yaptı, gökyüzünde buluşturdu. Sadece bunları mı? Helikopter platformlarını, ATAK’ı, ATAK 2’yi, GÖKBEY’İ, bu milletin mühendisleri, bu milletin teknisyenleri üretti. HÜRKUŞ’u, HÜRJET’i bu milletin yetiştirdiği evlatları, mühendisleri göklere yükseltti. Allah’a hamdolsun az önce değerli vekilim bahsetti. Şimdi artık sınırları bin kilometreye yaklaşan Tayfun füzesini bu milletin yetiştirdiği evlatlar üretiyor. Bu milletimiz için büyük bir kazanımdır. Allah’ın izniyle gidecek daha çok yolumuz var” dedi.
“Güvendikleri ağababaları kim olursa olsun sınırlarımızda bir ‘Teröristan’a izin vermeyeceğiz”
Bugün gelinen nokta itibariyle terörün topraklardan kazındığını ifade eden Bakan Kacır, “Biz bu yola bir mecburiyetle çıktık. Zira gördük ki, 40 yıla yakındır süren terör ile mücadelemizde parasını ödesek dahi dost bildiklerimiz ihtiyaç duyduğumuz savunma sistemlerini bizimle paylaşmıyorlardı. Evlatlarımızı kendi topraklarımızda şehit veriyorduk. Arkasında birileri olan bir terör örgütünün saldırıları yüzünden. Ama nihayetinde Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bir yola çıktık. Bu ülkenin, bu milletin, bu devletin neye ihtiyacı varsa kendi evlatlarımızın alın teriyle, emeğiyle, gayretiyle yerli ve milli olarak geliştireceğiz ve silahlı kuvvetlerimize ve güvenlik güçlerimize teslim edeceğiz. İşte bugün geldiğimiz nokta itibariyle kendi topraklarımızdan terörü kazıdık attık. Sildik attık. Onlarca yıl kendi topraklarımızda şehit veriyorduk değil mi? Güneydoğu’da, Doğu Anadolu’da hatta Karadeniz’de. Hatırlayın Eren Bülbül komşumuz Trabzon’un evladı değil mi? Hatta Şebinkarahisar’ın tepelerinde teröristler gezmeye cesaret edecek noktaya gelmişlerdi. Allah’a hamdolsun bunların hepsini kazıdık attık, def ettik ülkemizden. Ama mücadele bitmedi biz her alanda olduğu gibi bu işte de sadece bugünü değil yarınını düşünmek zorundayız. Evlatlarımızın geleceğini bu zor coğrafyada, Türk milletinin başı dik, alnı açık şekilde yaşamına devam etmesini temin etmek, sağlamak zorundayız. İşte bunun için şimdi harekatı sınır ötesine taşıdık. Sınırlarımızın ötesinde kurulmaya çalışılan ‘Teröristan’ haritalarını yırtıp atıyoruz. O teröristlerin arkalarında kimler olursa olsun güvendikleri ağababaları kim olursa olsun sınırlarımızda bir ‘Teröristan’a izin vermeyeceğiz. İnşallah kahraman silahlı kuvvetlerimiz şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da bu mücadelede Allah’ın izniyle başarılı olacak” diye konuştu.
“Biz milletimizin evlatlarının hayalleri, ufkun üzerine gökyüzüne uzansın istiyoruz”
Türkiye’nin ilk astronotunun, ilk uzay bilim misyonunu tamamlayıp dünyaya dönüş yaptığını aktaran Bakan Kacır, “Az önce değerli vekilim ifade etti. Hamdolsun geçtiğimiz hafta Türkiye’nin ilk astronotu, ilk uzay bilim misyonumuzu tamamladı, uluslararası uzay istasyonundan dünyaya dönüş yaptı. Bu milletin çocuklarının başka milletin çocuklarına ait olduğu gerekçesiyle vazgeçecekleri hiçbir hayal kalmamıştır. Biz milletimizin evlatlarının hayalleri, ufkun üzerine gökyüzüne uzansın istiyoruz” ifadelerini kullandı. – İSTANBUL
]]>Türkiye, terör sorununu tarihe gömmekte kararlı…
Sınır ötesinde ve Suriye topraklarındaki operasyon bölgelerinde PKK’lı teröristlere ağır darbeler indiriliyor.
Bu süreçte uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarını kullanan Türkiye, bölgede ayrıca diplomasi trafiği yürütüyor.
Özellikle PKK’lı teröristlerin yuvalandığı Irak’ın kuzeyi için sık sık girişimlerde bulunarak terörle ortak mücadelenin zemini genişletiliyor.
Kahramanmaraş’ta temaslarda bulundu
Şehit aileleriyle iftarda buluşmak üzere Kahramanmaraş’a gelen Yaşar Güler, ilk olarak Vali Mükerrem Ünlüer’i ziyaret etti.
Güler, daha sonra Vali Ünlüer, milletvekilleri ve Büyükşehir Belediye Başkanı Hayrettin Güngör ile birlikte uzun çarşı esnafını ziyaret etti.
“Bu örgütü de bu sene halledeceğiz”
Güler, daha sonra çarşıdaki AK Parti Gençlik Kolları’nın bulunduğu yere geçip, burada gençlerle sohbet etti.
Onların sorularını da yanıtlayan Güler, TUSAŞ’ın Kahramanmaraş’ın Türkoğlu ilçesinde açmış olduğu tesisi hatırlattı.
Güler, bir gencin, “Terör bitecek mi?” sorusu üzerine de şunları söyledi:
Bu terör bir bela başımızda ama dünyadaki en pahalı arazide yaşıyoruz. Bunun bir bedeli olacak. İşte böyle bir bedel ödüyoruz. Bir taraftan en güzel işte 3 tarafı denizlerle çevrili bir ülkede yaşıyoruz, aynı anda 4 mevsimi yaşayabiliyorsun. Anlatabiliyor muyum? Her şeyi vermiş Allah, her türlü maden var ve böyle sizler gibi insan kaynağımız var. Tabii ki bu herkesi rahatsız ediyor. Artı, işte ülkemizin son yıllardaki, özellikle son 20 yıldaki hızlı gelişimi, hızlı büyümemiz, bunlar herkesi rahatsız ediyor çevremizde. İnşallah bu örgütü de bu sene halledeceğiz.
“Enerji, tarım, hayvancılıkla ilgili birer komisyon kurulacak”
Güler, 14 Mart’ta Irak Dışişleri Bakanlığı’nın ev sahipliğinde Bağdat’ta Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın’ın katılımıyla gerçekleştirilen güvenlik zirvesiyle ilgili de değerlendirmelerde bulundu. Güler, zirvenin çok olumlu geçtiğini belirterek şöyle konuştu:
Bu PKK terör örgütüyle 40 yıldır mücadele ediyoruz. Fakat 40 yıldır bu Irak yönetimi maalesef bu heriflere ne bir terör örgütü diyebildiler ne işte bunu yasaklayabildiler. Kendi ülkelerinde böyle bir örgüt yaşıyor ve hiç rahatsızlık duymuyorlar. Ama bundan önce aralık ayında bir görüşme yapmıştık Ankara’da. O görüşmede de tabii bu konunun üzerinde çok aşırı şekilde duruldu ve bu Irak’a son antep escort Bağdat gezisine gittiğimizde de Irak yönetimi terör olduğunu ilk defa kabul etti ve bunu da deklare etti. Tabii bu bizim için sevindirici bir şey. İnşallah bundan sonra onlarla ortak çalışmalarımız olacak, ortak bir harekat merkezi kuracağız. Erbil yönetiminin buna bakışı çok olumlu. Ama asıl bu çalışmalar, sadece terör örgütünün yasaklanması değildi. Orada 5-6 tane daha enerji, tarım, hayvancılık, su işleri dahil bunlarla ilgili her birinde yeni birer komisyon kurulacak ve bu karşılıklı çalışmalarla bu konuların hepsinde gelişmeler elde etmek için çalışmaları sürdüreceğiz. Bunların tabii Basra Körfezi’nden başlayıp Türkiye üzerinden geçip Avrupa’ya gidecek olan ‘Kalkınma yolu’ diye bir proje var. Duydunuz tabii hepiniz, mutlaka bilin bunu. Çünkü Türkiye’mizin gelecekteki en önemli işi bu.
Haber Kaynağı: Demirören Haber Ajansı (DHA)
]]>Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün Rize’de 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen mitinge katıldı. Erdoğan, özetle şöyle konuştu:
“ATA YURDUM, ANA OCAĞIM RİZE’DEN 31 MART’TA REKOR BEKLİYORUM”
“Tam 22 yıldır Rizeli kardeşlerimizle birlikte yol yürüdük, omuz omuza mücadele ettik. Vesayetçilerden terör örgütlerine, emperyalist güçlerden Türkiye ile ilgili hesabı olan tüm şer odaklarının karşısında birlikte durduk. Cumhuriyet mitingleriyle milletin iradesini gasp etmek istediler, Gezi hadisesiyle sokaklarımızı terörize etmeye kalktılar. 17-25 Aralık girişimiyle hükümetimizi alaşağı etmeye çalıştılar. Çukur olaylarıyla ülkemizin bir parçasını bizden koparmayı denediler. 15 Temmuz kanlı darbe teşebbüsüyle doğrudan istiklalimize kastettiler. Teröristlere binlerce tır dolusu silah sağlayarak hemen güneyimizde bir teröristan kurmaya çalıştılar. Ekonomimizi mahvetme, bu tür tehditlerle Türkiye’ye diz çöktürmeye çalıştılar. Bunların hepsini biz sizlerle beraber boşa çıkardık. Türkiye’yi ne ekonomik ne siyasi ne diplomatik ne de sosyal olarak esir almalarına müsaade etmedik. Sizinle beraber.
Rize’nin güçlü duruşunu 31 Mart seçimlerinde yine çok net biçimde ortaya koyacağına inanıyorum. Ata yurdum, ana ocağım Rize’den 31 Mart’ta yine rekor bekliyorum.
Şu hemen sol tarafımdaki kentsel dönüşümü nasıl buldunuz, güzel mi? Rize merkez değişmiş mi? Hala değişiyor mu?
“HER KESİMDEN İNSANIMIZIN ARASINDA NİFAK DUVARLARI ÖRDÜLER”
Bizi yıllarca köken üzerinden, meşrep ve hayat tarzı üzerinden bölmek istediler. Her kesimden insanımızın arasında nifak duvarları ördüler. Geçmişte gerçekten çok zor ve karanlık günler yaşadık. Gençlerimizi, evlatlarımızı, ideolojik kör dövüşüne kurban verdik. Bu kavgalardan en büyük zararı millet ve devlet olarak biz gördük. Ekonomimiz kan kaybetti. Toplumsal huzurumuz bozuldu. Kardeş kardeşe, komşu komşuya düşman edildi. Demokrasimiz yıllarca vesayetin gölgesinden çıkamadı. Kendi iç meselelerimizle uğraşmaktan dünyadaki değişimi, dönüşümü, yenilikleri, teknoloji ve sanayi hamlelerini yakalayamadık. Her alanda şampiyonlar liginde oynaması gereken ülkemizi yıllarca ikinci lige mahkum ettiler.
Bu fasit daireyi kırmaya çalışan, devlet ve siyaset adamlarını ise ya şehit ettiler ya linç ettiler ya da elini kolunu bağladılar. Merhum Menderes, ülkeye ve millete hizmetin bedelini canıyla ödedi. Rahmetli Özal’ı hiçbir zaman rahat bırakmadılar. Merhum Türkeş ve Erbakan’a yönelik itibar suikastlarının ardı ve arkası hiç kesilmedi. Türkiye ne zaman belini doğrultmaya, yeniden ayağa kalkmaya, kendini toparlamaya çalışsa birleri hemen devreye girerek buna fırsat vermedi. Ülkemizi içine düştüğü bu cendereden kurtaran hamdolsun biz olduk. Teröristler bizimle baş edemedi. Bunları Gabar’a gömdük, bunları Cudi’ye gömdük, bütün o mağaralara gömmek suretiyle nefeslerini kestik. Şimdi de sınır ötesinde aynen devam ediyoruz.
“ARTIK AHMETLER, MEHMETLER, AYŞELER, FATMALAR UZAYA GİDECEKLER”
İlk insanlı uzay misyonumuzu geçen hafta başarıyla tamamladık. İnşallah yakın bir tarihte ikinci astronotumuzu da uzaya göndereceğiz. Artık Ahmetler, Mehmetler, Ayşeler, Fatmalar uzaya gidecekler, uzaya. Bu millete bu yakışır mı? Yapar mıyız? Yaptık mı? Mesele bu.
Hayat pahalılığı ve enflasyon başta olmak üzere şu an canımızı acıtan sıkıntıların muhakkak üstesinden geleceğiz. Son 21 yılda pek çok başarıya imza atmış bir hükümet olarak bugünkü sorunları da çözecek olan yine biziz.
“CHP’DE HER GELEN BİR ÖNCEKİNİ MUMLA ARATMIŞTIR”
Kendi içlerinde nasıl birbirlerine düştüklerini görüyorsunuz değil mi? Üzülerek de olsa şu gerçeği ifade etmek durumundayım. Türkiye’nin en büyük talihsizliği vizyonsuz, beceriksiz, tembel ve değişime ayak direyen tutucu muhalefete sahip olmasıdır. Dünyada böyle bir muhalefet yok. Ülkemizde son 21 yılda pek çok şey değişti, dönüştü, kendini yeniledi ama CHP’nin başını çektiği muhalefette hiçbir köklü değişim yaşanmadı. Pek istemeseler de genel başkanlık koltuğunda oturanları değiştirdiler. Bunda da her seferinde standardı düşürdüler. Çıtayı iyice aşağı çektiler. Daha önce de söyledim, CHP’de her gelen mutlaka bir öncekini mumla aratmıştır. Gelen gideni aratıyor. Son genel başkan değişikliğinde de bu gelenek bozulmadı.
“HER BİRİNİN ANKARA’DA BİRER OFİSİ VAR, GÜLE GÜLE KULLANIN”
Bay Kemal güya 13’üncü Cumhurbaşkanı olacaktı, hatırlıyorsunuz değil mi? Bir anda kendini CHP’nin istenmeyen adamı olarak buldu. Aynı vefasızlığı masada beraber oldukları diğer ortaklarına da sergilediler. Altılı masadan şu anda parlamentodan kimse kaldı mı? Hepsi gitti, hepsi dağıldı. Ne oldu? Nerede bu altılı masa? Ben ne demiştim, altılı masada kimseyi bulamayacaksınız demiştim. Bak parlamentoda şimdi kimse yok. Dün yan yana yol yürüdükleri insanlara bugün demediklerini bırakmıyorlar. Ankara’da bir ofis tutmuşlar. Her birinin Ankara’da birer ofisi var, güle güle kullanın. Ama elhamdülillah biz çıktığımız yolda aynen yürüyoruz. Tabi burada asıl hayal kırıklığını CHP’li vatandaşlarımız yaşadı. CHP’li kardeşlerimizin partilerine ve siyaset kurumuna dair beklentilerini giderek kaybettiklerini görüyoruz. Gazi’nin emaneti diyerek halen CHP’ye oy veren vatandaşlarımız maalesef bir umutsuzluk sarmalına sürüklenmektedir. Her ne suretle olursa olsun siyaset kurumundan umut kesilmesi, demokrasimiz adına büyük bir tehdittir.
AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak hangi siyasi görüşe mensup olursa olsun hiçbir vatandaşımızın kendini dışlanmış, ötelenmiş, yok sayılmış hissetmesine rıza gösteremeyiz. 85 milyonun tamamının mesuliyetini taşıyan bir kadro olarak her kesimden vatandaşımıza ulaşmak, onlara da kulak vermek boynumuzun borcudur.
“MUHALEFETE BAKIP ASLA YEİSE KAPILMAYIN, ASLA ALTERNATİFSİZ DEĞİLSİNİZ”
Tüm vatandaşlarıma sesleniyorum: Muhalefete bakıp da asla yeise kapılmayın, asla alternatifsiz değilsiniz. Hele hele, CHP’nin iş bilmez, beceriksiz sadece kendi kariyerini düşünen idarecilerine mecbur ve mahkum değilsiniz. Şayet, siyasetten beklentiniz hizmet ve eser görmekse hiç uzağa gitmenize gerek yok. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak işte biz buradayız.
Kendi iktidarları uğruna size dayatmalarda bulunanlara, sizin kaygılarınızı istismar edenlere, size ‘Bizim istediğimiz adaya tıpış tıpış oy vereceksiniz’ diyenlere, ‘Belediye başkanı olarak kimi görmek istersiniz’ sorusunu bile millete değil de yapay zekaya soranlara, sizin fikrinize, taleplerinize, hassasiyetlerinize saygı göstermeyenlere, kendi şahsi ikballeri için kapalı kapılar ardında bölücü örgütün uzantılarıyla demlenenlere, anladınız değil mi, bizim çayın demlenmesi değil ha, DEM diye bir parti var ya onlarla demlenenler var; hasılı, size rağmen siyaset yapanlara bu seçimde esaslı bir ders vermeye hazır mıyız?
Son 21 yılda Rize’ye güncel rakamlarla toplam 150 milyar lira tutarında kamu yatırımı yaptık.”
Erdoğan’ın tanıttığı ilçe belediye başkan adayları ise şöyle:
Ardeşen: Said Yaşayan
Çamlıhemşin: Ömer Altun
Çayeli: İshak Karahan
Derepazarı: Şaban Kalça
Fındıklı: Gürhan Kutluata
Güneysu: Rıfat Özer
Hemşin: Halim Kazım Bekar
İkizdere: Abdi Ekşi
İyidere: Saffet Mete
Kalkandere: Mehmet Yılmaz
Pazar: Ekrem Kılıç
]]>Erdoğan, partisinin Rize 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen mitinginde, vatandaşlara hitap etti.
Konuşmasına Rizelileri selamlayarak başlayan Erdoğan, ana yurdu, baba ocağı Rize’de olmaktan büyük memnuniyet duyduğunu belirtti.
Karşısında Karadeniz misali kabına sığmayan, bendini yıkmaya hazır bir Rize gördüğünü söyleyen Erdoğan, “Dereler dize gelir, dökülür bize gelir. Gönlümün bahçesinde birinci Rize gelir. Derelerin derdini balıktan sor balıktan. Rize’ye tutulmayan ne anlar sevdalıktan.” dizelerini okudu.
Birilerinin Rize ile birlikte 81 şehrin tamamına olan sevdalarını anlayamadığını belirten Erdoğan, şöyle devam etti:
“Bizim ezelden ebede uzanan kardeşliğimizi bir türlü idrak edemiyorlar. Tam 22 yıldır Rizeli kardeşlerimizle birlikte yol yürüdük, omuz omuza mücadele ettik. Vesayetçilerden terör örgütlerine, emperyalist güçlerden Türkiye ile ilgili hesabı olan tüm şer odaklarının karşısında birlikte durduk. Cumhuriyet mitingleriyle milletin iradesini gasbetmek istediler. Gezi hadisesiyle sokaklarımızı terörize etmeye kalktılar. 17-25 Aralık girişimiyle hükümetimizi alaşağı etmeye çalıştılar. Çukur olaylarıyla ülkemizin bir parçasını bizden koparmayı denediler.
15 Temmuz kanlı darbe teşebbüsüyle doğrudan istiklalimize kastettiler. Teröristlere binlerce tır dolusu silah sağlayarak hemen güneyimizde bir teröristan kurmaya çalıştılar. Ekonomimizi mahvetme, bu tür tehditlerle Türkiye’ye diz çöktürmeye çalıştılar. Bunların hepsini biz, sizlerle beraber boşa çıkardık. Türkiye’yi ne ekonomik ne siyasi ne diplomatik ne de sosyal olarak esir almalarına müsaade etmedik. Sizinle beraber.”
“Türkiye için samimiyetle çalıştık”
Türkiye’nin son 21 yılda yazdığı başarı hikayesinin kahramanı Rize ile birlikte 81 vilayetin tamamı, 85 milyonun her bir ferdi olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Siz bu kardeşinize sahip çıktınız, bize destek oldunuz. Biz de sizin için Türkiye için samimiyetle çalıştık. Siz bize güvendiniz, inandınız, teveccüh gösterdiniz. Biz de size olan minnet borcumuzu hep daha fazla hizmet ve eser üreterek, hamdolsun, yerine getirdik. Durmadık, usanmadık, Allah ömür, milletimiz de destek verdikçe yolumuza bu çizgide devam edeceğiz.” ifadesini kullandı.
Rize’nin güçlü duruşunu 31 Mart seçimlerinde yine çok net biçimde ortaya koyacağına inandığını belirten Erdoğan, “Ata yurdum, ana ocağım Rize’den 31 Mart’ta yine rekor bekliyorum.” dedi.
Alandakilere, “31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız? 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için kararlı mıyız? Bunun için seçim gününe kadar kapı kapı dolaşıyor muyuz? Büyük ve güçlü Türkiye vizyonuna sahip çıkıyor muyuz?” diye seslenen Erdoğan, “Evet” yanıtı üzerine “Ben size inanıyorum, siz de bu kardeşinize inanıyor musunuz? Mesele yok. Allah, yol arkadaşlığımızı muvaffak eylesin. 31 Mart seçimleri zaferimiz şimdiden ülkemiz ve Rize’miz için hayırlı olsun.” diye konuştu.
Rize 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı yanındaki kentsel dönüşüm alanını göstererek, vatandaşlara nasıl bulduklarını soran Erdoğan, “Güzel mi, Rize merkez değişmiş mi, hala değişiyor mu? Yaparsa AK Parti yapar. Daha neler yapacağız neler.” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
“85 milyon olarak hepimiz biriz, beraberiz, kardeşiz. Bakınız, bizi yıllarca köken üzerinden, meşrep ve hayat tarzı üzerinden bölmek istediler. Her kesimden insanımızın arasında nifak duvarları ördüler. Geçmişte gerçekten çok zor ve karanlık günler yaşadık. Gençlerimizi, evlatlarımızı, ideolojik kör dövüşüne kurban verdik. Bu kavgalardan en büyük zararı millet ve devlet olarak biz gördük. Ekonomimiz kan kaybetti, toplumsal huzurumuz bozuldu. Kardeş kardeşe, komşu komşuya düşman edildi. Demokrasimiz yıllarca vesayetin gölgesinden çıkamadı. Kendi iç meselelerimizle uğraşmaktan dünyadaki değişimi, dönüşümü, yenilikleri, teknoloji ve sanayi hamlelerini yakalayamadık. Her alanda şampiyonlar liginde oynaması gereken ülkemizi yıllarca ikinci lige mahkum ettiler. Bu fasit daireyi kırmaya çalışan, devlet ve siyaset adamlarını ise ya şehit ettiler ya linç ettiler ya da elini kolunu bağladılar. Merhum Menderes, ülkeye ve millete hizmetin bedelini canıyla ödedi. Rahmetli Özal’ı hiçbir zaman rahat bırakmadılar. Merhum Türkeş ve Erbakan’a yönelik itibar suikastlarının ardı ve arkası hiç kesilmedi. Türkiye ne zaman belini doğrultmaya, yeniden ayağa kalkmaya, kendini toparlamaya çalışsa birileri hemen devreye girerek buna fırsat vermedi. Ülkemizi içine düştüğü bu cendereden kurtaran hamdolsun biz olduk. Teröristler bizimle baş edemedi. Bunları Gabar’a gömdük, bunları Cudi’ye gömdük, bütün o mağaralara gömmek suretiyle nefeslerini kestik. Şimdi de sınır ötesinde aynen devam ediyoruz.”
(Sürecek)
]]>MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, bakanlıktaki basın bilgilendirme toplantısında, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) terörle mücadelesinin kararlılıkla devam ettiğini belirtti.
Aktürk, başta PKK/KCK/PYD-YPG, DEAŞ ve FETÖ olmak üzere tüm terör örgütlerine karşı icra edilen operasyonlarla Irak’ın ve Suriye’nin kuzeyi dahil son bir haftada 39 teröristin etkisiz hale getirildiğini, 1 Ocak 2024’ten bugüne kadar etkisiz hale getirilen terörist sayısının, 151’i Irak’ın kuzeyi, 247’si Suriye’nin kuzeyinde olmak üzere 398’e ulaştığını söyledi.
Halihazırda üs bölgelerinde ve hudutlarda zorlu iklim ve arazi şartlarında kahramanlık ve fedakarlıkla görev yapıldığını belirten Aktürk, “Geçtiğimiz hafta içerisinde Irak’ın kuzeyindeki barınma alanlarından kaçan 2 PKK’lı terörist, Habur’daki hudut karakolumuza teslim olmuştur. Teröristler için tek çıkış yol, Türk adaletine teslim olmaktır.” ifadesini kullandı.
24 bin 537 kişinin sınırdan yasa dışı geçmesi önlendi
Aktürk, sınırlardan son bir haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 8’i terör örgütü mensubu 253 kişinin yakalandığını, 3 bin 448 kişinin ise hududu geçemeden engellendiğini bildirdi.
Tuğamiral Aktürk, “Böylelikle, 1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 1146’ya yükselmiştir. Hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 24 bin 537 olmuştur.” dedi.
Erzincan İliç’te meydana gelen toprak kayması dolayısıyla geçmiş olsun dileklerini ileten Aktürk, “Haber alınamayan işçilerimizi kurtarma çalışmaları kapsamında, 3’üncü Ordu İstihkam Savaş Taburumuz, devletimizin ilgili kurum ve kuruluşları ile koordinasyon halinde çalışmalarını sürdürmektedir.” ifadesini kullandı.
Tuğamiral Aktürk, İsrail’in Refah kentine yönelik saldırılarından endişe duyduklarını belirterek, saldırıların devamı halinde Gazze’deki trajedinin vahim boyutlara taşınacağına dikkati çekti. Aktürk, “Filistin meselesi adil bir sonuca kavuşturulmadan bölgemizde kalıcı bir barış mümkün olmayacaktır.” dedi.
Türkiye’nin Gazze’ye yönelik insani yardımlarına da değinen Aktürk, şunları kaydetti:
“14 Şubat’ta bir A400M uçağımız ile 1,2 ton tıbbi malzeme ve 12 sağlık personeli bölgeye ulaştırılmış, 49 hasta ve 106 refakatçiden oluşan toplam 155 Gazzeli kardeşimiz daha ülkemize getirilmiştir. Gazze için bugüne kadar Hava Kuvvetlerimize ait 18 uçakla 240 tondan fazla insani yardım malzemesi bölgeye sevk edilmiş, ülkemize getirilen Gazzeli kardeşlerimizin sayısı ise 876 olmuştur.”
NATO Savunma Bakanları Toplantısı
Türkiye’nin NATO üyeliğinin, 18 Şubat’ta 72’nci yılına ulaşacağını hatırlatan Aktürk, “Türkiye, hem müttefikler arasındaki savunma konularında hem de Avrupa-Atlantik coğrafyasında güvenlikle ilgili tüm meselelerde en önemli platform olmayı sürdüren ve kuruluşunun 75’inci yılına giren NATO’ya geçmişte olduğu gibi bugün ve gelecekte de önemli ve belirleyici katkılarda bulunmaya devam edecektir.” ifadelerini kullandı.
Tuğamiral Aktürk, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in, NATO Savunma Bakanları Toplantısı kapsamında Belçika’nın başkenti Brüksel’de bulunan NATO Karargahı’na gittiğini hatırlattı.
Toplantılarda, İttifak’ın savunma ve caydırıcılığının güçlenmesi kapsamında, NATO’nun komuta ve kuvvet yapısına sağlanan destek ile toplantı gündemindeki konularda görüş, beklenti ve temennilerin vurgulanacağını belirten Aktürk, Bakan Güler’in mevkidaşları ile görüşmeler yapmasının da planlandığını söyledi.
Savunma sanayisi
Aktürk, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde kapsamlı ve büyük adımların atıldığı yerli ve milli savunma sanayisi ürünlerinin katkısıyla Türk Silahlı Kuvvetlerinin etkinliği ve caydırıcılığının her geçen gün daha da arttığını ifade etti.
Tuğamiral Aktürk, 9 Şubat’ta “Tanklara İlave Yetenek Kazandırılması Projesi” kapsamında milli sistemlerle yetenek kazandırılan ilk M60T tankının, Ankara Şereflikoçhisar’da düzenlenen törenle Kara Kuvvetleri envanterine dahil edildiğini bildirdi.
Aktürk, Kara Kuvvetleri Komutanlığınca muhtelif miktarlarda, “DROPS-Tekerlekli Konteyner Taşıyıcı Aracı, NEFER Kuleli Zırhlı Muharebe Aracı ve Temel Eğitim Helikopterinin” muayene ve kabul faaliyetlerinin tamamlandığını da aktardı.
Sorular
Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, basın bilgilendirme toplantısında gazetecilerin sorularını da yanıtladı.
Bakanlık kaynakları, Tuzla Piyade Okulu’nda yürütülen soruşturma ile ilgili son duruma ilişkin soruya, şu cevabı verdi:
“Cumhuriyet’imizin kurucusu ve ebedi başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ebediyete irtihalinin 85’inci yıl dönümünde vuku bulan hadiseye ilişkin, disipline aykırı her olay ve durumda olduğu gibi adli soruşturmaya ilave olarak derhal idari soruşturma başlatılmış ve bu kapsamda olaya karışan ve Yüksek Disiplin Kuruluna sevk edilen personel hakkında Kara Kuvvetleri Yüksek Disiplin Kurulu tarafından ‘Silahlı Kuvvetlerden Ayırma’ kararı verilmiştir.
Hadiseye ilişkin adli süreçten elde edilecek belge ve bilgilere göre diğer süreçler işletilecektir. Binlerce yıllık köklü bir geçmişe ve geleneğe sahip kahraman ordumuzun ve askerliğin temeli disiplin üzerine kurulmuştur. TSK, müesses disiplini muhafaza etmek maksadıyla, olayları hukuk çerçevesinde, tarafsız ve tavizsiz bir şekilde değerlendirerek, temel değerlerini sarsacak, askeri disipline aykırı ve askeri hiyerarşiyi bozan, bozabilecek hiçbir kişi, olay ve duruma müsamaha göstermemektedir. Bundan en ufak bir şüphe duyulmamalıdır.”
F16 tedarik ve modernizasyon süreci
Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, F16 tedarik ve modernizasyon kitleri ile F35 programına yönelik sorular üzerine, 40 adet F16 Blok-70 tedariki ve 79 adet F16 uçağının Viper modernizasyonu ile muhtelif diğer malzemelerin teminine yönelik resmi kongre bildiriminin ABD yönetimince 26 Ocak’ta gerçekleştirildiğini, taleplere ilişkin kongre onay sürecinin ise 11 Şubat’ta tamamlandığını aktardı.
Şubat ayı sonuna kadar taslak teklif ve kabul mektuplarının iletilmesinin beklendiğini belirten kaynaklar, şunları kaydetti:
“Teklif ve kabul mektuplarının tarafımızdan incelenmesi ve ABD yetkilileri ile birlikte projeye son halinin verilmesini müteakip 2024 Haziran-Temmuz aylarında takvimin yürürlüğe girmesi beklenmektedir. Modernizasyon faaliyetlerinin ve tedarik edilecek uçakların üretim işlemlerinin ülkemizde gerçekleştirilmesi yönünde görüşmelerimiz devam etmektedir. Temin ve modernize edilecek F16’ların kullanımına yönelik iddiaların aksine daha önce de vurguladığımız gibi herhangi bir şart söz konusu değildir. F35 konusunda ise her iki ülkenin de duruşunda herhangi bir değişiklik yoktur.”
Bakan Güler’in Irak ziyareti
“Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in Irak ziyaretine ilişkin detay verebilir misiniz?” sorusu üzerine kaynaklar, Bakan Güler’in, 6-7 Şubat tarihlerinde Irak’ta çeşitli ikili görüşmeler yaptığını hatırlattı.
Yapılan görüşmelerde, ilişkilerin derinleştirilmesi ve üst düzey ziyaretlerin sıklaştırılması gibi konuların yer aldığını belirten kaynaklar, şunları kaydetti:
“Hudut güvenliğinin sağlanması ve istihbarat paylaşımı ile son dönemde bölgede yaşanan gelişmeler, terörle ortak mücadele, askeri işbirliği ve Iraklı Türkmenlerin bölgedeki hak ve menfaatleri konularına yönelik Merkezi Irak Yönetimi, IKBY ve Irak Türkmen Cephesi makamları ile çeşitli ikili görüşmeler yapılmıştır. Bir kez daha hatırlatmak gerekir ki bizim kimsenin toprağında gözümüz yoktur. Bizim tek derdimiz, Irak topraklarının teröristlerce ülkemize yönelik saldırılarda üs olarak kullanılmaması ve kullandırılmaması, ülkemizin, milletimizin ve sınırlarımızın güvenliğinin sağlanmasıdır. Terörle mücadelede ortak hareket edilmesidir.”
]]>ÇAĞLAYAN ADLİYESİ’NE TERÖR SALDIRISI
Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’nın C kapısında bulunan polis kontrol noktasına 6 Şubat tarihinde silahlı terör saldırısı düzenlenmiş, polislerin karşılık vermesi üzerine çıkan çatışmada DHKP-C’li teröristler Emrah Yayla ve Pınar Birkoç öldürülerek etkisiz hale getirilmişti. Olayda 3’ü polis memuru 6 kişi yaralanırken, Dilfıraz Karataş isimli bir vatandaşın ise hayatını kaybettiği belirtilmişti. Olaya ilişkin yakalanarak gözaltına alınan 96 şüpheliden 48’i tutuklanırken, 48’i ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

4 ŞÜPHELİYE YAKALAMA KARARI
Olaya ilişkin yürütülen soruşturmada yeni detaylar ortaya çıktı. Soruşturma çerçevesinde, saldırı eyleminin talimatını verdikleri ve DHKP/C silahlı terör örgütünün merkez komite üyesi oldukları öne sürülen firari şüpheliler Fehriye Erdal, Zerrin Sarı, Seher Demir ve Musa Aşoğlu hakkında yakalama kararı çıkarıldı.
BİR KISIM GÖREVLİLERİ REHİN ALARAK MANİFESTO OKUYACAKLARDI
Öte yandan hakimlik sevk yazısında, örgütün yönetici kadrosu tarafından verilen talimat doğrultusunda Emrah Yayla ve Pınar Birkoç’un adliyeye silahlı bir şekilde girerek yanlarında getirdikleri malzemelerle daha önce duruşma bahanesiyle içeri giren ve eylem için hazır bekleyen Elif Ersoy, Diyar Ersoy, Necla Birkoç ve Ercan Güneş’in yardımıyla bir kısım görevlileri rehin almak amacında oldukları, yakalamamaları için sahte bomba görünümü verilmiş düzeneklerle içeriğinde bir takım hukuksuz talepler içeren manifestoyu okuyacakları da öğrenildi. Ayrıca sevk yazısında, taleplerinin kabul görmemesi durumunda rehin aldıkları kamu görevlilerine sözde cezalandırma eylemi yapacakları da belirtildi.

FAHRİYE ERDAL, SABANCI SUİKASTI DAVASININ FİRARİ SANIĞI OLARAK YER ALMIŞ
Öte yandan, Fehriye Erdal’ın, Sabancı Holding Yönetim Kurulu üyesi Özdemir Sabancı, Toyotasa Genel Müdürü Haluk Görgün ve sekreter Nilgün Hasefi’nin 1996’da öldürülmesine ilişkin kamuoyunda ‘Sabancı suikastı davası’ olarak bilinen davada ‘firari sanık’ olarak yer aldığı, 17 Mayıs 2017’de ise dosyasının ayrıldığı öğrenildi.
Öldürülen terörist Pınar Birkoç NE OLMUŞTU?
İstanbul Adliyesi önündeki polis kontrol noktasına 6 Şubat’ta silahla ateş açan 2 terörist ölü ele geçirilmiş, Dilfiraz Karataş hayatını kaybetmiş, 3’ü polis 6 kişi yaralanmıştı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 96 şüpheliden 14’ü “anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme” ve “nitelikli kasten öldürme”, 33’ü “silahlı terör örgütüne üye olma”, 1 şüpheli ise “örgüte yardım etme” suçundan tutuklanmıştı. 48 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.
Öldürülen terörist Emrah YaylaSaldırgan Pınar Birkoç’un, olay günü İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinde duruşmada yargılanan kardeşi Necmiye Birkoç hakkında da eylemle irtibatlı olduğu değerlendirilerek “anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme” suçundan tutuklama kararı verilmişti.
Saldırı sonrasında sosyal medya hesaplarından provokatif paylaşımlar yaptığı tespit edilenlerle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 6 şüpheliden 5’i tutuklanmıştı.
]]>Eskişehir Birlik Vakfı’nda düzenlenen “Türkiye’nin Güvenlik Politikası” konulu konferansta konuşan Akar, bir ülkede en önemli konulardan birinin kültürel değerler sistemi olduğunu belirterek, Eskişehir Birlik Vakfı’nın bu anlamda çok özel yere sahip olduğunu söyledi.
Gazze konusunda kimsenin susmaması gerektiğini belirten Akar, “Gazze konusu başta olmak üzere ‘Nasıl olsa herkes biliyor’ dememeli. Anneler, evladım, kardeşim doğru bildiğiniz ne varsa onu söylemek lazım. Bir çekingenlik var. Siz dirayetli bir şekilde bilgilendirin ve bilinçlendirin. Eğer toplum bilgili ve bilinçli olursa herkesin işi kolaylaşıyor, bunu bilelim.” diye konuştu.
Akar, 85 milyonun belirli konularda bir tutum içinde olması gerektiğine dikkati çekerek, “Duygu ve düşüncelerin bir ve beraber olması lazım. Millet olması lazım. Nasıl ki evlerimiz depreme daha dayanıklı hale gelsin diye tahkim ediyoruz, tedbir alıyoruz. Bizim de önümüzdeki risklere, tehditlere ve tehlikelere karşı milli birlik ve beraberliğimizi tahkim etmemiz lazım. Burada herhangi bir boşluk bırakmamamız lazım. Herhangi bir fitnenin, fesadın girebileceği duruma müsaade etmemeliyiz.” ifadelerini kullandı.
Bir toplumun millet olabilmesi için din, dil, tarih ve hayat tarzının gerekli olduğunu ifade eden Akar, eğitim sisteminin buna göre kurgulanarak gençlere yol gösterilmesi gerektiğini vurguladı.
Türkiye’nin coğrafi konum itibariyle adeta bir ateş çemberinin içinde olduğunu ve dünyadaki sıkıntıların kaynağında gıda ve enerjinin bulunduğuna değinen Akar, “Peki bunun için ne yapalım? Korkalım mı? Hayır, geleceğimizi tanzim etmek bakımından yürüyerek değil koşarak çalışalım.” dedi.
“Şu anda bizim 3 kıtada etkimiz var”
Bütün devletlerin beka ve refah olmak üzere iki temel görevi olduğunu dile getiren Akar, şöyle devam etti:
“Biz büyük ve güçlü Türkiye derken buna çalışıyoruz. Bir taraftan bu terör vesaire onlarla hesaplaşıp işi bitirmek. Diğer taraftan da Sayın Bakanımızın gece gündüz aradığı petrolü, doğal gazı bularak refahımıza katkı sağlamak. Çok şükür başaracağız. Bunlarla ilgili çalışmalarımızı aralıksız sürdürmemiz lazım. Bunlarla ilgili durmak veya duraklamak yok. Bu gelişmelere bağlı olarak bizim etki alanımız 3 kıta oldu. Avrupa, Asya ve Afrika. Şu anda bizim 3 kıtada etkimiz var. Fiili durumlarımız var. Askeri etkimiz var. Bu önemli bir şey. Bunun güçlenmesi lazım. Bütün dünya artık Türkiye Cumhuriyeti’nin ilgi alanı.”
“Bu seferki konsept terörü kaynağında yok etmek”
Terörü bitirmekte kararlı olduklarını vurgulayan Akar, konuşmasını şöyle tamamladı:
“Öyle veya böyle inşallah en son teröristi de etkisiz hale getirmek suretiyle 40 yıldan beri milletimizin başına musallat olan bu beladan, asil milletimizi kurtarmakta kararlıyız. 85 milyonun sevgisi, güveni ve duasından aldığımız ilhamla, inşallah milli ve manevi değerlerimizi kullanmak suretiyle bunların en sonuncusunu etkisiz hale getirerek ülkemizin bekasını, güvenliğini, rahatlığını ve huzurunu tam ve mutlak imkanla sağlayacağız. Bu konuda çalışmalar sürüyor. Bu seferki konsept terörü kaynağında yok etmek. Biz başta Irak ve Suriye olmak üzere hiç kimsenin toprak bütünlüğüne karşı değiliz. Onların toprağında asla bir gözümüz yok. Bizim tek derdimiz, sınırlarımızın ve milletimizin güvenliği.
Bu memleket bizim. Bu tarih acısıyla, tatlısıyla bizim. İbret ve ilham alacağız. Bu bayrak bizim. Bu anlayışla 85 milyon tek yumruk, tek yürek olacağız. Çalışmalarımızı buna göre yapacağız. Sultan Alparslan’dan Atatürk’e kadar ve bugüne kadar bu topraklar, insanlar, nüfus, ülke, beka, refah için katkı sağlayan kim varsa herkesi saygıyla şükranla anıyoruz.”
Akar’a konuşmasının ardından hediyelerin takdim edildiği konferansa, AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fuat Erdal, AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak, AK Parti Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Nebi Hatipoğlu ve diğer ilgililerle vatandaşlar katıldı.
]]>Milli Savunma Bakanlığı’ndan (MSB) üst düzey bir yetkili, 10 Kasım 2023 tarihinde Tuzla Piyade Okul Komutanlığı’nda bir teğmenin Atatürk fotoğrafını yakasına takmaması ve sonrasında gelişen olaylara ilişkin yürütülen soruşturma hakkında, “Kara Kuvvetleri Komutanlığı Yüksek Disiplin Kurulu çalışmasını yapmış ve kararını Bakanlığımıza göndermiştir. Hukukçularımız bu kararı detaylı şekilde inceleyecek ve Sayın Bakanımızın onayına sunulacaktır. ve sayın Bakanımızın onayını müteakip karar resmileşecek daha sonra kamuoyuyla paylaşılacaktır” bilgisini verdi.
MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, Bakanlık Şehit Gazeteci Hasan Tahsin Salonu’nda haftalık değerlendirme toplantısı yaptı. Aktürk, özetle şunları kaydetti:
“6 ŞUBAT DEPREMLERİNİN YIL DÖNÜMÜNDE HAYATINI KAYBEDEN VATANDAŞLARIMIZ İLE SİLAH VE MESAİ ARKADAŞLARIMIZA ALLAH’TAN RAHMET DİLİYORUZ”
“6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde hayatını kaybeden vatandaşlarımız ile silah ve mesai arkadaşlarımıza bir kez daha Allah’tan rahmet, ailelerine sabır diliyoruz. Milli Savunma Bakanlığımız, asrın felaketi olarak nitelendirilen depremlerin ilk anından itibaren, devletimizin ilgili kurum ve kuruluşlarıyla birlikte tüm imkanları ile seferber olmuştur. Kahraman Mehmetçik; arama-kurtarma, yardımların bölgeye ulaştırılması, güvenliğin tesis edilmesi ve yaşam destek faaliyetlerinin hayata geçirilebilmesi için büyük bir özveri ile mücadele etmiştir.
Ayrıca, 6 Şubat’ta Çağlayan Adliyesi’nde gerçekleştirilen menfur terör saldırısını bir kez daha şiddetle lanetliyor; saldırıda hayatını kaybeden vatandaşımıza Allah’tan rahmet, yaralı polislerimize ve vatandaşlarımıza acil şifalar diliyoruz.
“SON BİR HAFTADA 44 TERÖRİST ETKİSİZ HALE GETİRİLDİ”
Başta PKK/KCK/PYD-YPG, DEAŞ ve FETÖ olmak üzere tüm terör örgütlerine karşı kesintisiz bir şekilde ve başarıyla icra edilen operasyonlarla Irak ve Suriye’nin kuzeyi dahil son bir haftada 44 terörist etkisiz hale getirilmiştir. Böylece, 1 Ocak 2024’ten bugüne kadar etkisiz hale getirilen terörist sayısı 144’ü Irak’ın, 215’i Suriye’nin kuzeyinde olmak üzere 359’a ulaşmıştır. Gereken yer ve zamanda terör yuvalarını yerle bir etme irade ve kararlılığımız; artan bir etki ve yoğun bir baskıyla sürecek, eli kanlı teröristler bu coğrafyadan yok olup gidinceye kadar amasız ve amansız bir şekilde devam edecektir. Bu vesileyle Pençe-Kilit Operasyonu bölgesinde, 3 Şubat’ta bölücü terör örgütünün taciz ateşi ile şehit olan kahraman silah arkadaşımız Piyade Uzman Çavuş Kadir Dingil’e bir kez daha Allah’tan rahmet diliyoruz.
“HUDUTLARIMIZDA SON BİR HAFTADA YASA DIŞI YOLLARLA GEÇMEYE ÇALIŞAN 207 ŞAHIS YAKALANDI”
Cumhuriyet tarihimizin en yoğun ve etkin tedbirleri ile korunan hudutlarımızda; son bir haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 207 şahıs yakalanmıştır. Yakalanan şahıslardan 1’i PKK/KCK terör örgütü mensubudur. 2 bin 495 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Böylelikle, 1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 893’e yükselmiştir. Hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 21 bin 89 olmuştur.
İsrail-Filistin meselesiyle ilgili olarak krizin en başından bugüne kadar, yalnızca bölgedeki değil dünyadaki herkesin güven ve huzuru için acil ve kalıcı ateşkes sağlanarak çatışmaların bir an önce sona erdirilmesi ve yayılmasının önlenmesi gerektiğini savunuyoruz.
Sayın Bakanımız tarafından 6 ve 7 Şubat’ta Genelkurmay Başkanımız ile birlikte Irak’a bir ziyaret gerçekleştirilerek terörle mücadele ve hudut güvenliği başta olmak üzere ikili ve bölgesel savunma ve güvenlik konularında görüşmelerde bulunulmuştur. Sayın Bakanımız bugün de, resmi davetlisi olarak Ankara’ya gelen Somali Federal Cumhuriyeti Savunma Bakanı ile ikili ve bölgesel savunma ve güvenlik konularının ele alınacağı bir görüşme gerçekleştirmektedir. Görüşme kapsamında; iki ülke arasında ‘Savunma ve Ekonomik İşbirliği Çerçeve Anlaşması’nın imzalanması da planlanmaktadır.
Sayın Bakanımız, 2 Şubat’ta Genelkurmay Başkanı, Kara Kuvvetleri Komutanı ve Bakan Yardımcısı ile Ankara’da düzenlenen Kara Füze Sistemleri Sözleşme İmza Töreni’ne katılmıştır. Ayrıca, Bakanlığımıza bağlı ASFAT’ın koordinesinde yapılan çalışmalar ile OYAK bünyesinde faaliyet gösteren Erdemir ve Miilux OY şirketlerinin milli olarak ortaklaşa ürettiği denizaltı çelikleri Gölcük Tersanesi Komutanlığımıza teslim edilmiştir.
Personel ve askeri öğrenci alım/temin faaliyetlerimiz de planlandığı şekilde devam etmektedir. 15 Ocak’ta başlayan Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na Sözleşmeli Er Temini başvuruları 11 Şubat’a kadar devam edecektir.”
MSB KAYNAKLARI: YÜKSEK DİSİPLİN KURULU ÇALIŞMASINI YAPMIŞ VE KARARINI BAKANLIĞIMIZA GÖNDERMİŞTİR
Üst düzey bir Bakanlık yetkilisi, Tuzla Piyade Okulu’nda yürütülen soruşturma ile ilgili son duruma ilişkin şu bilgileri verdi:
“Türk Silahlı Kuvvetleri bütün faaliyetlerini anayasa, kanunlar ve hukuk çerçevesinde, şeffaf şekilde sürdürüyor. Kara Kuvvetleri Komutanlığı Yüksek Disiplin Kurulu çalışmasını yapmış ve kararını Bakanlığımıza göndermiştir. Hukukçularımız bu kararı detaylı şekilde inceleyecek ve Sayın Bakanımızın onayına sunulacaktır. ve sayın Bakanımızın onayını müteakip karar resmileşecek daha sonra kamuoyuyla paylaşılacaktır.”
“KONGRE’DEKİ SESSİZLİK SÜRECİ DEVAM ETMEKTDİR. HERHANGİ BİR OLUMSUZLUK BEKLENMEMEKTEDİR”
ABD Kongresi’ne sunulan ve Türkiye’ye F-16 satışını engellemeyi amaçlayan öneri ile ilgili Bakanlık yetkilisi, “Kongre’deki sessizlik süreci devam etmektedir. Bu süreçte herhangi bir olumsuzluk beklenmemektedir” dedi.
“BİZİM TEK DERDİMİZ ÜLKEMİZİN GÜVENLİĞİNİN SAĞLANMASIDIR”
Milli Savunma Bakanı Güler’in Irak ziyaretine ilişkin yetkili şu detayları paylaştı:
“Ülkemiz tarafından bölgemizde barış ve istikrarın sağlanması için yoğun bir diplomatik çaba sarf edilmektedir. Bu çalışmanın bir kanadı olan Askeri Diplomasi faaliyetleri de Sn. Bakanımız ve Bakanlığımız tarafından yürütülmektedir. Söz konusu ziyarette; son dönemde bölgede yaşanan gelişmeler, terörle ortak mücadele, askeri işbirliği ve Iraklı Türkmenlerin bölgedeki hak/menfaatleri konuları görüşülmüştür. Bir kez daha hatırlatmak gerekir ki, bizim kimsenin toprağında gözümüz yoktur. Bizim tek derdimiz ülkemizin, milletimizin ve sınırlarımızın güvenliğinin sağlanmasıdır. Terörle mücadelede ortak hareket edilmesidir.”
Yetkili, ASFAT ve OYAK tarafından üretilen çelik hakkında ise şu bilgileri paylaştı:
“ASFAT koordinesinde yapılan çalışmalar ile OYAK bünyesinde faaliyet gösteren Erdemir Miilux OY şirketlerinin ortaklaşa ürettiği milli denizaltı çelikleri Gölcük Tersanesi Komutanlığına teslim edilmiştir. Böylece 2 yıl gibi bir süre içerisinde denizaltılar için önceki senelerde ithal edilen çelikler artık millileştirilmiş oldu. Dünyada bu çeliği üretebilen sayılı ülke var. Tedarik edilen Denizaltı Çeliklerinin ASFAT tarafından Türk Loyd’una sertifikalandırılarak test blokları inşasında kullanılması planlanmaktadır.”
]]>MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, bakanlıktaki basın bilgilendirme toplantısında, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) terörle mücadelesinin kararlılıkla devam ettiğini belirtti.
Aktürk, başta PKK/KCK/PYD-YPG, DEAŞ ve FETÖ olmak üzere tüm terör örgütlerine karşı icra edilen operasyonlarla Irak’ın ve Suriye’nin kuzeyi dahil, son bir haftada 44 teröristin etkisiz hale getirildiğini, 1 Ocak 2024’ten bugüne kadar etkisiz hale getirilen terörist sayısının, 144’ü Irak’ın kuzeyi, 215’i Suriye’nin kuzeyinde olmak üzere 359’a ulaştığını söyledi.
Gereken yer ve zamanda terör yuvalarını yerle bir etme irade ve kararlılığının, artan bir etki ve yoğun bir baskıyla süreceğini belirten Aktürk, “Eli kanlı teröristler bu coğrafyadan yok olup gidinceye kadar amasız ve amansız bir şekilde devam edecektir.” ifadesini kullandı.
21 bin 89 kişinin sınırdan yasa dışı geçmesi önlendi
Aktürk, sınırlardan son bir haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan biri PKK/KCK terör örgütü mensubu 207 kişinin yakalandığını, 2 bin 495 kişinin ise hududu geçemeden engellendiğini bildirdi.
Tuğamiral Aktürk, “Böylelikle, 1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 893’e yükselmiştir. Hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 21 bin 89 olmuştur.” dedi.
Türk Silahlı Kuvvetlerinin, başta KKTC olmak üzere Azerbaycan, Libya, Kosova, Bosna Hersek, Katar, Somali ve daha birçok coğrafyada başarıyla görev yaptığına dikkati çeken Aktürk, kardeş, dost ve müttefik ülkelerin haklı davalarına desteğin sürdürüldüğünü aktardı.
Aktürk, İsrail-Filistin meselesiyle ilgili olarak krizin en başından bugüne kadar, yalnızca bölgedeki değil dünyadaki herkesin güven ve huzuru için acil ve kalıcı ateşkes sağlanarak çatışmaların bir an önce sona erdirilmesi ve yayılmasının önlenmesi gerektiğini savunduklarını kaydetti.
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak ile Irak’a resmi ziyarette bulunduğunu hatırlatan Tuğamiral Aktürk, bu kapsamda terörle mücadele ve hudut güvenliği başta olmak üzere ikili ve bölgesel savunma ve güvenlik konularında görüşmeler yapıldığını söyledi.
Savunma sanayisi
Aktürk, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde kapsamlı ve büyük adımların atıldığı yerli ve milli savunma sanayisi ürünlerinin katkısıyla Türk Silahlı Kuvvetlerinin etkinliği ve caydırıcılığının her geçen gün daha da arttığını ifade etti.
Tuğamiral Aktürk, Milli Savunma Bakanlığına bağlı ASFAT’ın koordinesinde yapılan çalışmalar ile OYAK bünyesinde faaliyet gösteren Erdemir ve Miilux OY şirketlerinin milli olarak ortaklaşa ürettiği denizaltı çeliklerinin Gölcük Tersanesi Komutanlığı’na teslim edildiğini aktardı.
Personel ve askeri öğrenci temin faaliyetlerinin planlandığı şekilde devam ettiğine dikkati çeken Aktürk,15 Ocak’ta başlayan Kara Kuvvetleri Komutanlığına sözleşmeli er temini başvurularının 11 Şubat’a kadar devam edeceğini bildirdi.
Sorular
Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, basın bilgilendirme toplantısında gazetecilerin sorularını da yanıtladı.
Kaynaklar, Tuzla Piyade Okulu’nda yürütülen soruşturmayla ilgili son duruma ilişkin soruya şu yanıtı verdi:
“Türk Silahlı Kuvvetleri bütün faaliyetlerini Anayasa, kanunlar ve hukuk çerçevesinde, şeffaf şekilde sürdürüyor. Kara Kuvvetleri Komutanlığı Yüksek Disiplin Kurulu çalışmasını yapmış ve kararını bakanlığımıza göndermiştir. Hukukçularımız bu kararı detaylı şekilde inceleyecek ve Sayın Bakanımızın onayına sunulacaktır. Sayın Bakanımızın onayını müteakip karar resmileşecek daha sonra kamuoyuyla paylaşılacaktır.”
Bakanlık kaynakları, ABD Kongresi’ne sunulan ve Türkiye’ye F-16 satışını engellemeyi amaçladığı iddia edilen öneriyle ilgili, “Kongre’deki sessizlik süreci devam etmektedir. Bu süreçte herhangi bir olumsuzluk beklenmemektedir.” dedi.
Bakan Güler’in Irak ziyareti
Bakanlık kaynakları, “Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in Irak ziyaretine ilişkin detay verebilir misiniz?” sorusunu şöyle yanıtladı:
“Ülkemiz tarafından bölgemizde barış ve istikrarın sağlanması için yoğun bir diplomatik çaba sarf edilmektedir. Bu çalışmanın bir kanadı olan askeri diplomasi faaliyetleri de Sayın Bakanımız ve bakanlığımız tarafından yürütülmektedir. Söz konusu ziyarette son dönemde bölgede yaşanan gelişmeler, terörle ortak mücadele, askeri işbirliği ve Iraklı Türkmenlerin bölgedeki hak ve menfaatleri konuları görüşülmüştür. Bir kez daha hatırlatmak gerekir ki bizim kimsenin toprağında gözümüz yoktur. Bizim tek derdimiz ülkemizin, milletimizin ve sınırlarımızın güvenliğinin sağlanmasıdır. Terörle mücadelede ortak hareket edilmesidir.”
ASFAT ve OYAK tarafından zırh çeliği üretilmesi
MSB kaynakları, ASFAT ve OYAK tarafından yerli ve milli olarak üretilen zırh çeliği hakkında, “İki yıl gibi bir süre içerisinde denizaltılar için önceki senelerde ithal edilen çelikler artık millileştirilmiş oldu. Dünyada bu çeliği üretebilen sayılı ülke var. Tedarik edilen denizaltı çeliklerinin ASFAT tarafından Türk Loydu’na sertifikalandırılarak test blokları inşasında kullanılması planlanmaktadır.” bilgisini verdi.
]]>İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, 33 ilde DEAŞ’a karşı düzenlenen ‘Kahramanlar-49’ operasyonuna ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Yerlikaya’nın açıklaması şöyle:
“33 İlde DEAŞ Terör Örgütüne yönelik eş zamanlı olarak gerçekleştirilen ‘Kahramanlar-49’ operasyonlarında 147 şüpheli yakalandı.
Aziz Milletimizin huzuru, birlik ve beraberliği için teröristlerin hiçbirine göz açtırmayacağız. Güvenlik güçlerimizin üstün gayretleriyle mücadelemize aralıksız devam edeceğiz.
Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Başkanlığı ve Terörle Mücadele Daire Başkanlığı koordinesinde; İl Emniyet Müdürlüklerimizce Adana, Adıyaman, Afyonkarahisar, Ankara, Antalya, Bingöl, Bitlis, Bolu, Bursa, Çorum, Diyarbakır, Düzce, Eskişehir, İstanbul, Gaziantep, İzmir, Karabük, Kayseri, Kırıkkale, Elazığ, Kırşehir, Kilis, Kocaeli, Konya, Kütahya, Manisa, Mardin, Mersin, Muğla, Sakarya, Samsun, Şanlıurfa ve Yalova’da düzenlenen operasyonlar kapsamında;
Adana’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 5 şüpheli yakalandı.
Adıyaman’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 3 şüpheli yakalandı.
Afyonkarahisar’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 1 şüpheli yakalandı.
Ankara’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 8 şüpheli yakalandı.
Antalya’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 3 şüpheli yakalandı.
Bingöl’de DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 1 şüpheli yakalandı.
Bitlis’te DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 1 şüpheli yakalandı.
Bolu’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 4 şüpheli yakalandı.
Bursa’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 2 şüpheli yakalandı.
Çorum’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 3 şüpheli yakalandı.
Diyarbakır’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 7 şüpheli yakalandı.
Düzce’de DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 1 şüpheli yakalandı.
Eskişehir’de DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 1 şüpheli yakalandı.
Elazığ’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 2 şüpheli yakalandı.
Gaziantep’te DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 6 şüpheli yakalandı.
İstanbul’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 2 şüpheli yakalandı.
İzmir’de DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 11 şüpheli yakalandı.
Karabük’te DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 1 şüpheli yakalandı.
Kayseri’de DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 5 şüpheli yakalandı.
Kırıkkale’de DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 1 şüpheli yakalandı.
Kırşehir’de DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 6 şüpheli yakalandı.
Kilis’te DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 6 şüpheli yakalandı.
Kocaeli’de DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 3 şüpheli yakalandı.
Konya’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 4 şüpheli yakalandı.
Kütahya’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 1 şüpheli yakalandı.
Manisa’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 9 şüpheli yakalandı. Mardin’de DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 3 şüpheli yakalandı.
Mersin’de DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 6 şüpheli yakalandı.
Muğla’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 2 şüpheli yakalandı. Sakarya’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 8 şüpheli yakalandı.
Samsun’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 2 şüpheli yakalandı. Şanlıurfa’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 11 şüpheli yakalandı.
Yalova’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 2 şüpheli yakalandı.
Operasyonları gerçekleştiren kahraman polislerimizi tebrik ediyorum. Allah ayaklarına taş değdirmesin. Yılın 365 günü, 4 mevsim, 12 ay, gece gündüz demeden operasyonlar düzenliyoruz. Terörle mücadelemiz son terörist etkisiz hale getirilince kadar kararlılıkla devam edecek.”
]]>İstanbul’da DHKP/C’li teröristlerin adliye önündeki polis kontrol noktasına saldırarak bir vatandaşın şehit edilmesi, 3 polis ve 3 vatandaşın yaralanmasına ilişkin soruşturma sürüyor.
AA muhabirleri, terör örgütü DHKP/C üyesi Pınar Birkoç ve Emrah Yayla tarafından adliyeye yönelik gerçekleştirilmek istenen ancak devriye görevi yapan polisin hareketlerinden şüphelenerek kimlik sorması üzerine iki saldırganın polislerle vatandaşlara ateş açmasıyla son bulan eylemi derledi.
Teröristler 5 dakikada etkisiz hale getirildi
Buna göre adliye binasının karşısındaki metrobüs üst geçidinin önünde 11.35’te polis ekiplerinin dikkati çeken 2 terörist, şüpheli görülmeleri üzerine durdurularak GBT sorguları yapılmak istendi.
Bu sırada panikleyerek polislere biber gazı sıkıp kaçan 2 saldırgan, adliye binasının ana giriş kapısının karşısındaki meydana doğru ateş ederek koşmaya başladı.
Terörist Emrah Yayla, meydana ulaştığında burada bulunan polis kontrol noktasına silahla ateş etmeye devam etti.
Polisle çatışmaya giren ve hedef gözetmeksizin ateş eden Yayla, 11.39’da başından vurularak etkisiz hale getirildi.
Peşinden meydana koşarak gelen diğer terörist Pınar Birkoç da elindeki çantayı yere atarak polislere ateş etmeye başladı.
Polis ekiplerince açılan ateş soncu Birkoç da 11.40’ta başından vurarak etkisiz hale getirildi.
Bu sırada meydanda bulunan 4 vatandaş ile 3 polis memuru, isabet eden kurşunlar nedeniyle yaralandı. Akrabasının mevlidine gitmek için sabah evinden çıkan ve saldırıda yaralanan Dilfiraz Karataş kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.
Silahlı saldırı anında adliye önündekiler, bina içerisine kaçarken, adliye içindekiler de yere yattı.
Terör saldırısının ardından olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi.
Çantada plastik kelepçeler ele geçirildi
Adliyenin meydan yakınında bulunan C kapısı kapatılırken, polis ekiplerince binanın çevresinde yoğun güvenlik önlemi alındı. Ayrıca, polis helikopteri de önlemlere havadan destek verdi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Şaban Yılmaz ile Başsavcı vekili Mehmet Yılmaz 11.47’de saldırının gerçekleştiği alanda inceleme yaptı.
Kadın teröristin meydana bıraktığı şüpheli çantada, bomba imha uzmanları tarafından yapılan incelemede içeriği henüz belirlenemeyen bir düzenek, plastik kelepçeler, 48 mermi ve örgütsel doküman bulundu.
Saldırı sırasında adliyede teröristin ablasının örgüt davası görülüyordu
Saldırının ardından çalışma başlatan polis, olayda öldürülen Pınar Birkoç’un ablasının İstanbul Adliyesi’nde “silahlı terör örgütü üyesi olmak” suçundan duruşmasının olduğunu belirledi.
Bunun üzerine İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne giden ekipler, tutuklu sanık Necmiye Birkoç ile duruşmaya izleyici olarak katılan diğer kardeşi ve bazı kişileri 12.05’te gözaltına aldı.
Olay yeri inceleme ekipleri 12.12’de adliye çevresinde çalışma başlatıldı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca terör saldırısıyla ilgili başlatılan soruşturma kapsamında, terör örgütü DHKP/C üyelerinin İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti veya duruşma savcısını hedef alınıp almadığına yönelik çalışma sürüyor.
Çatışmanın izleri demir korkuluklarda
Öte yandan, saldırganlarla polis arasındaki çıkan çatışmanın şiddeti, demir korkuluklara isabet eden kurşun izleriyle gün yüzüne çıktı.
Olay yeri inceleme ekiplerinin tebeşirle daire içine aldıkları kovan yerlerinin, adliye binasına çok yakın mesafede olduğu görüldü.
Çok sayıda polisin devriye attığı alanda, güvenlik üst seviyede tutulmaya devam ediyor.
Saldırganlar hakkında çeşitli davalar açılmıştı
Saldırıda öldürülen teröristlerden Emrah Yayla, 23 Kasım 2021’de “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesinde açılan dava kapsamında 21 Haziran 2023’te 7,5 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Hakkında ikametine en yakın karakola imza atma ve yurt dışına çıkış yasağı yönünde adli kontrol tedbirleri uygulanan Yayla’nın dosyası İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine gönderildi.
Adana’da 2007 yılında yakalanan Yayla, sırt çantası ve arabasında bomba yapımında kullanılan düzenekler ve patlayıcı maddeler ele geçirilmesi üzerine hakkında açılan dava kapsamında 14 yıl cezaevinde kaldıktan sonra salıverildi.
Ardahan’da 1998 yılında doğan diğer terörist Pınar Birkoç ise terör örgütü DHKP/C üyesi olmak ve patlayıcı madde bulundurmak suçlarından İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesi’nde tutuklu yargılandığı davada yaklaşık 6 yıl tutuklu kaldıktan sonra Şubat 2022’de tahliye edildi.
]]>Cumhur İttifakı Erzurum’da 31 Mart 2024 yerel seçimleri için belirlenen Büyükşehir ve ilçe belediye başkan adaylarının tanıtımını gerçekleştirdi. Kazım Karabekir Spor Salonu’ndaki aday tanıtım törenine AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, MHP Genel Başkan Yardımcısı Kamil Aydın, eski Sağlık Bakanı Recep Akdağ, milletvekilleri, belediye başkan adayları ve partililer katıldı.
AK Parti İl Başkanı İbrahim Küçükoğlu, MHP İl Başkanı Adem Yurdagül, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı ve yeni dönem adayı Mehmet Sekmen, AK Parti Milletvekili Selami Altınok’un konuşmasından sonra kürsüye gelen MHP Genel Başkan Yardımcısı Kamil Aydın, 14-28 Mayıs’ta birinci raundunu aldıkları seçimlerin 31 Mart’ta taçlandırılacağını söyledi. Konuşmasında muhalefeti eleştiren Aydın, Bu garip kardeşiniz sadece TBMM’de değil, burada arkadaşlarımız da var. Biz aynı TBMM gibi üç farklı uluslararası mecliste de Türkiye’yi temsil ediyoruz. Aynı meclis mantığıyla çalışıyoruz. Selami Altınok Bey bir tanesinin Türk delegasyon başkanı. Geçmişte gene kardeşlerimiz vardı. Böyle bir hizmet ağı içinde olduk. Dünyanın hangi meclisindeki hangi toplantıya katıldıysam gördüğümüz bir şey var. Söz konusu Türkiye’nin aleyhine bir karar olduğu zaman İngiliz, Fransız, Belçikalı, Yunan, Romanyalı bir araya geliyor, Türkiye’nin aleyhine parmak kaldırıyorlar. Türkiye’nin lehine bir şey söz konusu olduğunda hepsi ipe un seriyor. Kırk dereden su getiriyorlar. Çünkü biliyorlar ki tarih tekerrür edecek, Sayın Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi Türkiye Yüzyılı kalktı yürüyor. 21’inci yüzyıl yeni bir sahibi ile vuslatına erecektir. Dönüyoruz kendi içimize. Kendi meclisimize bakıyoruz, inanın her kafadan bir ses geliyor söz konusu terörle mücadele, savunma sanayinde bağımsızlık, Amerika ile F-400, F-16 muhabbeti olunca, söz konusu İMF ve Dünya Bankası’na rest çekme olunca çıt yok. Sadece Cumhur İttifak tek başına el kaldırıyor diye konuştu.
‘SİZE ŞİKAYET EDİYORUM’
Hatay Milletvekili Can Atalay’ın milletvekilliğinin düşürüldüğü toplantıda yaşananları hatırlatan Aydın, şunları söyledi
Size şikayet ediyorum. Yanınızda, yörenizdekilere anlatın. ‘Meclis’te terörist istemiyoruz’ diyorlar ama terör uzantılarına af isteyenlerle beraber yürüyorlar. Meclisi zabturabt altına alıyorlar. Bir milletvekilinin mahkeme kararını uygulamak için oylama yapıyoruz, sokakta demokrasi anlatıyorlar ama gittikleri yerde Türkiye’ye efendilerine şikayet ediyorlar. Bir teröristin milletvekili olamayacağını söyleyen mahkeme kararına oy vermeye geldiğinde elleri susuyor, ağızları konuşmaya başlıyor. Hatta öyle cüretkar davranıyorlar ki Meclis kürsüsünü istilaya kalkışıyorlar. Anayasa fırlatıyorlar. Peki kim için yapıyorlar Gezi olaylarıyla başlayan ve bugün hala bu provokasyonlar devam edecek. Genel başkanımız son konuşmasında uyardı. 31 Mart’a kadar şiddeti artırılmış sokak provokasyonları olacak. Sakın ha bunlara düşmeyeceğiz. Allah’ın izniyle Erzurum bir çimentodur. Erzurum’un bin yıllık harcını kimse bozamaz inşallah.
UÇURUMUN KENARINDAN ALINDI TÜRKİYE BUNU SİZ BAŞARDINIZ
AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, Şu anda ne altı kaldı ne üstü kaldı. 6’lı masa darmadağın. Siz dağıttınız. 6’lı masanın altından öyle bir protokoller çıktı ki sonra. O 6’lı masanın etrafına oturmuş olanlardan, oy veren vatandaşlarımızdan bir kısmı da şunu dedi ‘Türkiye bir facianın eşiğinden dönmüş.’ Adamlar şunu dediler, 6’lı masayı kuranlar onların tabiri bu, ‘iyi ki biz kazanamamışız’ Böyle bir uçurumun kenarından alındı Türkiye. Bunu siz başardınız. Onlar protokollerle uğraşırken, birbirlerini hançerlemekle suçlayarak suçlu ararken biz ne yaptık, siz ne yaptınız mayıs seçimleriyle gittiniz sandığa Cumhurbaşkanımızı, Cumhur İttifakı’nın adayı olarak seçtiniz yola devam dediniz. Ertesi gün kabineyi kurduk hizmete devam, yola devam dedik. Altındaki imza sizin. Kutluyorum sizleri dedi.
İSTER IRAK İSTER SURİYE OLSUN
Terörle mücadele için tezkerelere 6’lı masanın etrafındakilerin hayır dediğini ifade eden Ala, Tezkere geliyor. Eskiden Türkiye’nin sınırlarının içinde saldırıyordu teröristler. Biz bunu değiştirdik, dedik sınırların dışına gideceğiz. Elebaşları yönetim merkezleri neredeyse orada mücadele edeceğiz. İster Irak ister Suriye olsun. Bunun için Meclis’ten yetki istiyor Cumhurbaşkanımız cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle. Buna o 6’lı masanın etrafındakiler hayır diyor ama Cumhur İttifakı evet diyor ve biz oradayız. Biz ülkenin dışında terörle mücadele ediyoruz. Daha önce Türkiye’nin içerisinde çekiç güç vardı. Başka ülkelerin askerleri Türkiye’nin içinde konuşlanmıştı. Şimdi ne yapıyoruz Bizim askerlerimiz 20’ye yakın ülkede barışa huzura hizmet ediyor diye konuştu.
Kazım Karabekir Spor Salonu’ndaki törende konuşmalardan sonra 20 ilçenin adayları tek tek kürsüye davet edilerek partililere tanıtıldı. (DHA)
]]>KUZEY Atlantik Antlaşması’na (NATO) İsveç’in Katılımına İlişkin Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu, ‘Kuzey Atlantik Antlaşması’na (NATO) İsveç’in Katılımına İlişkin Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi’ni görüşmek üzere toplandı. Teklif görüşmeleri dahilinde İYİ Parti Grubu adına söz alan Ankara Milletvekili Koray Aydın, iktidarın, siyasi parti gruplarını ve Türk milletini İsveç hakkında doğru bilgilendirmeden ve ikna etmeden bu protokolü Genel Kurul’a getirmesinin doğru olmadığını kaydederek, “Bugün yapılması gereken, bu teklifin geri çekilmesi, Genel Kurul’a Dışişleri Bakanı Sayın Hakan Fidan davet edilerek bizleri bilgilendirmesi ve taleplerimizin yerine gelip gelmediğini anlatmasıdır. Bu gerçekleşmediği sürece İsveç’e verilecek onayın vebaline İYİ Parti asla ortak olmayacaktır. Türk milletinin yüksek çıkarları doğrultusunda ifade ettiğimiz bu talepler tam olarak gerçekleşinceye kadar İYİ Parti olarak biz, İsveç’in NATO üyeliğinin karşısında duracağız” diye konuştu.
‘PROTOKOLÜN ONAYLANMASINA KATKI SAĞLAYACAĞIZ’
MHP grubu adına söz alan Erzurum Milletvekili Kamil Aydın, İsveç’in NATO üyeliği konusunda yürütülen görüşmelerde, Türkiye’nin endişe, beklenti ve taleplerini ilettiğini belirtti. Türkiye’nin beklentileri ve taleplerinin karşılık bulduğunu ve bulmaya da devam ettiğini ifade eden Aydın, “Diğer bir ifadeyle, terörle mücadele ve kutsal değerlerimize yönelik hakaretlerle ilgili kanuni ve anayasal değişiklikler yapılmıştır, yapılmaya devam etmektedir. Savunma sanayisi ürün taleplerimize yönelik uygulanan ambargoların kaldırılması ve dahası, savunma sanayisi ürün ticaretini kolaylaştırıcı önlemlerin alınması da etkinleştirilmiştir. Öte yandan, yetkili irtibat savcılığı sistemi kurularak karşılıklı ziyaretlerin yapılıp hassasiyetlerin, beklentilerin, meselelerin yerinde görüşülüp sonuca bağlanması süreci de 16 Kasım’dan itibaren devreye sokulmuş ve anlaşma onayı sonrası da bu ilişki ve iş birliğinin devam edeceği kayıt altına alınmıştır. Dolayısıyla, Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak komisyondaki tavrımızın süreceğini belirtir, ilgili protokolün onaylanmasına katkı sağlayacağımızı ifade eder, yüce heyetinizi en kalbi duygularımla, saygıyla selamlarım” dedi.
‘SÜRECİN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ’
Cumhuriyet Halk Partisi adına söz alan İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı ise NATO’nun yeni üyelerin katılımıyla genişleme politikasını desteklediklerini ve bu nedenle partisinin İsveç’in NATO’ya katılımına ilişkin teklife ‘evet’ diyeceğini aktardı. Salıcı, Türkiye’nin İsveç’ten meşru talepleri olduğunu belirterek, “İsveç’in terörle mücadelede bize yeterince destek verememesi bizi derinden üzmüştür. Bu konuda müttefiklerinden kanunlar çerçevesinde adımlar beklemek de Türkiye sonuna kadar haklıdır. Bu meselenin hukuki birtakım düzenlemelerle aşılmasından dolayı mutluyuz, İsveç’teki yasa değişikliklerinin kağıt üstünde kalmaması için sürecin de takipçisi olacağız. İsveç, NATO üyesi olduğunda NATO’nun terörle mücadele kapsamındaki yükümlülüklerine de dahil edilecektir. NATO’nun 2’nci büyük ülkesi olan ülkemiz NATO’da etkin bir diplomasi ilerlettiği ölçüde İsveç üzerindeki etkisini artırabilecektir. Bu nedenle İsveç’in NATO üyeliği çıkarlarımızla örtüşmektedir. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin uygulamış olduğu siyaset her ne kadar yanlış olursa olsun Türkiye Cumhuriyeti’nin çıkarları ile İsveç’in NATO’ya üyeliği örtüşmektedir” ifadesini kullandı.
‘İSVEÇ’İN ÖZEL GÖREVLİ SAVCI ATADIĞINI TESPİT ETTİK’
AK Parti adına söz alan Ankara Milletvekili ve TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay ise İsveç’in NATO’ya katılımı konusunun Meclis komisyonunda görüşüldüğünü ve İsveç’in üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmesi konusunda çalışmaların yapıldığını söyledi. İsveç’in süreç içerisinde olumlu adımlar attığını dile getiren Oktay, şunları söyledi:
“Bu çerçevede İsveç’in anayasasında terör örgütlerine destek sağlanmasında yaptırımlar getiren bir değişiklik yaptığını, terörizmle mücadele yasasında yapılan değişiklikle terör örgütüne katılımın ilk kez İsveç’te suç haline getirildiğini, PKK’nın İsveç’teki ana finansman kaynaklarından sözde ‘Kürt Kızılayı’nın banka hesabının kapatıldığını ve söz konusu oluşumun İsveç’teki faaliyetlerine son vermek zorunda kaldığını, bir PKK terör örgütü mensubunun terörizmin finansmanı ve kara para aklama suçlarından hapse mahkum edildiğini, bunun İsveç bakımından bir ilki teşkil ettiğini, ülkemizde silahlı terör örgütüne üyelikten cezasının infazı amacıyla hakkında arama kaydı olan PKK’lı bir şahsın ülkemize iade edildiğini, İsveç’in PKK’yla iltisaklı olduğu anlaşılan kişilerin ülkeye girişlerini engellediğini, bazı kişilerin de İsveç’i terk etmelerinin sağlandığını, PKK iltisaklı çevrelerin artık İsveç’te eskiden olduğu şekilde rahat bir hareket alanı ve temas imkanı bulamadıklarını, savunma sanayisi alanında ülkemize yönelik kısıtlamaların tamamının kaldırıldığını, İsveç’in ülkemizin AB üyelik sürecine açık destek verdiğini, kutsal değerlerimize yönelik saldırıların engellenmesini sağlamak üzere İsveç yasalarında gerekli değişikliklerin hızla yapılması için bir çalışma başlatıldığını, İsveç Hükumeti ve İsveç halkının çoğunluğunun da bu saldırıları tasvip etmediğini, İsveç’in bizim makamlarımızla, Türkiye’nin makamlarıyla yakın iş birliği sağlamak için özel görevli bir savcı atadığını tespit ettik.”
‘OLUMLU OY KULLANACAĞIMIZI BELİRTİYORUZ’
İsveç’in NATO üyeliği sürecindeki kararlı yaklaşımları sayesinde NATO içerisinde terörle mücadele konusundaki farkındalığın da arttığını kaydeden Oktay, NATO Genel Sekreteri Stoltenberg tarafından NATO Terörizmle Mücadele Özel Koordinatörü atandığının açıklanmasının da bu çerçevede olumlu bir gelişme olduğunu ifade etti. Tüm NATO müttefiklerine de terörle mücadelede işbirliği konusunda çağrıda bulunan Oktay, “Terörle mücadele bahanesiyle ülkemizi hedef alan terör yapılanmalarıyla iş birliği yapılmasını, ülkemize yönelik olarak uygulanan kapalı veya açık ambargoları ifade özgürlüğü çerçevesinde en kutsal değerlerimize karşı yapılan saldırılar karşısında sessiz kalınmasını, ülkemizle ilişkilerin birbirinden farklı konularla irtibatlandırılmaya çalışılmasını asla kabul etmediğimizi ve etmeyeceğimizi buradan bir kez daha kuvvetle vurgulamak istiyorum. Bu çerçevede, Finlandiya ve İsveç tarafından bu konularda atılan adımların diğer dost ve müttefiklerimize de örnek teşkil etmesini bekliyoruz. Biz AK Parti Grubu olarak söz konusu kanun teklifi çerçevesinde olumlu oy kullanacağımızı belirtiyoruz” dedi.
KANUN TEKLİFİ ONAYLANDI
Yapılan konuşmaların ardından kanun teklifine ilişkin elektronik oylamaya geçildi. 346 milletvekilinin katıldığı oylamada, 287 kabul oyu, 55 ret oyu ve 4 çekimser oy kullanıldı. Oylama sonucunda Kuzey Atlantik Antlaşması’na (NATO) İsveç’in Katılımına İlişkin Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi.
]]>AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’da; 17’si büyükşehir olmak üzere 48 il belediye başkan adayını açıkladı. AKP’nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Keçiören Belediye Başkanı Adayı Turgut Altınok oldu. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı ise eski AKP Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ oldu. Erdoğan aday tanıtım toplantısında, “Partimizin adayları için nasıl gayret gösteriyorsak MHP adaylarını destekleyeceğimiz Manisa, Mersin, Bartın, Erzincan, Kars, Kırklareli, Osmaniye’de de aynı azim, şevk ve samimiyetle çalışacağız. Cumhur İttifakı’nda ayrım asla olmayacak” diye konuştu.
AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara ATO Congresium’da düzenlenen aday tanıtım toplantısında aralarında Ankara ve İzmir’in bulunduğu 17 büyükşehir ile 48 ilin belediye başkan adaylarını açıkladı. Erdoğan, aday tanıtım toplantısında özetle şöyle konuştu:
“30 OCAK’TA SEÇİM BEYANNAMEMİZİ MİLLETİMİZİN TAKDİRİNE SUNACAĞIZ”
“Cumhur İttifakı’ndaki ortağımız MHP adaylarını destekleyeceğimiz 7 vilayetimiz dışındaki tüm büyükşehirlerimiz ve il belediye başkan adaylarımızı ilan etmiş oluyoruz. Önümüzdeki cumartesi gününden itibaren İstanbul’dan başlayarak ilçe adaylarımızın tanıtımını da yapacağız.
Hedefimiz Ak Parti ve Cumhur İttifakı’nda olan belediyeleri tekrar ezici oranlarla kazanma yanında, muhalefetin elindeki şehirlerimizi gerçek belediyecilikle tanıştırmaktır. Bunun için milletimizin her adımında, her anında hep yanında olacak tüm gönlü ve zihniyle kendini şehirlerine adayacak belediye başkanlarıyla seçimlere hazırlanıyoruz. İnşallah 30 Ocak’ta da seçim beyannamemizi milletimizin takdirine sunacağız. Bilindiği gibi, seçim takvimine göre aday listelerinin en geç 20 Şubat’ta seçim kurullarına verilmesi gerekiyor. Niyetimiz 20 Şubat’a kalmadan adaylar konusundaki tüm çalışmaları bitirerek tüm vaktimizi ve enerjimizi seçim kampanyamıza teşrif etmektir.
Sandıkta bize verilen her oyun vebalini, yaptığımız görevlerin her anında üzerinizde hissederek aşkla, azimle kararlılıkla çalışacak, üretecek, farkımızı ortaya koyacağız. Biz asla şehirlerine ve oralarda yaşayan insanlara hiçbir şey vermedikleri halde çeşitli kavramların, değerlerin, sembollerin, ideolojik körlüklerin arkasına saklanarak koltuklarını koruma derdine düşenlerden olmadık, olmayacağız.
Belediye başkanlığı vasıtasıyla şehrinin hadimliğine soyunmak yerine hakimliğine talip olanlar varsa Ak Parti onun için doğru adres değildir. Şehrinin dertleriyle dertlenmeden, ülkesinin hedefleriyle bütünleşmeden, milletinin değerleriyle donanmadan sandığa gözünü diken varsa AK Parti onun için isabetli bir mecra hiç değildir.
“31 MART’TA TÜRKİYE YÜZYILI’NIN İLK MAHALLİ İDARELER SEÇİMİNDE BELEDİYELERİ YÖNETME SORUMLULUĞUNU ÜSTLENECEĞİZ”
Geçtiğimiz Mayıs ayında Cumhurbaşkanlığı ve Meclis seçimlerini Cumhur İttifakı’ndaki ortaklarımızla birlikte bu şekilde kazandık. İnşallah 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı’nın ilk mahalli idareler seçiminde belediyeleri yönetme sorumluluğunu yine bu şekilde üstleneceğiz.
Bir yanda 10 yılı aşkın süredir kaos çıkartarak, terörü azdırarak, darbe teşebbüsünde bulunarak ekonomik tuzaklar kurarak, ülkemize diz çöktürmek isteyenlerin saldırıları kesintisiz sürüyor. Gezi olaylarıyla sokakları karıştırarak hükümeti devirmek istediler. Kararlı duruşumuz karşısında başaramayınca, ülkemize bedel ödetmeye çalıştılar. FETÖ’nün 17-25 Aralık kumpası ve 15 Temmuz darbe girişimi ile ülkeyi teslim almak istediler. Milletimizin sinesine çarpıp hüsrana uğrayınca ülkemize bedel ödetmeye çalıştılar. PKK’yı kullanarak hendeklerle etrafını kazdıkları mahalleleri işgal etmek istediler. Güvenlik güçlerimiz onları açtıkları çukurlara gömünce ülkemize bedel ödetmeye çalıştılar.
Geçtiğimiz günlerde sınır ötesindeki birliklerimize yapılan alçak saldırılar dahil başımıza gelen hiçbir hadise bu tablodan bağımsız değildir. Biz ülkemizin çıkarlarından, milletimizin hedeflerinden taviz vermeyeceğimizi gösterdikçe siyasi, diplomatik, ekonomik, askeri her alanda ayağımıza takılan yeni çelmelerle karşılaşıyoruz. Böyle yaparak bizi korkutacaklarını, sindireceklerini, yıldıracaklarını, emperyalist emellerine razı edeceklerini sanıyorlar. Tabii bunlar ne Türk milletini ne de onun bir evladı olarak bizi tanıyor. Bize asla geri adım attıramayacaklardır. Bizi yolumuzdan kesinlikle döndüremeyeceklerdir. Bizi ve ülkemizi hiçbir şartta teslim alamayacaklardır.
Samimi bir üzüntüyle ifade etmek isterim ki, ülkemizin ikinci büyük partisi hüviyetini taşıyan CHP, mevcut yönetim altında maalesef emperyalistlerin koç başlığına soyunmuş durumdadır. CHP’nin bölücü terör örgütünün güdümünden çıkamadığı için meşruiyet krizi yaşayan DEM’lilerle yaptığı iş birliği bu kirli oyunun en son sahnesidir. Gerçi bunların seçimlerde Meclis’te ve Belediyelerde yaptıkları iş birliği uzunca bir süredir gizli saklı devam ediyordu. Sütre gerisinden sürdükleri birlikteliklerini artık iyice afişe ettiler.
“GAZİ MUSTAFA KEMAL’İN KURDUĞU PARTİNİN TABUTUNA EN SON ÇİVİYİ KURULTAY KÜRSÜSÜNDEN TERÖRİSTLERE SELAM GÖNDEREREK BİZZAT ÖZGÜR EFENDİ ÇAKTI”
Birkaç ay öncesine kadar uğruna gözyaşı döktüğü Bay Kemal’e mayıs seçimlerindeki hezimetin tüm faturasını yükleyen Özgür Efendi daha bismillah demeden iradesini ve ipini terör örgütlerinin temsilcilerine teslim etti. Gazi Mustafa Kemal’in kurduğu partinin tabutuna en son çiviyi kurultay kürsüsünden teröristlere selam göndererek, bölücülerle iş birliği yaparak bizzat Özgür Efendi çaktı. Dikkat ederseniz bu iki parti ülkenin ve milletin aleyhine ne varsa birlikte hareket ediyor, lehine ne varsa da birlikte karşı çıkıyor. Daha doğrusu, bölücü örgütün muhitlerinden izin ve icazet almadan CHP yönetimi adım atamıyor, teröre ‘terör’, teröriste ‘terörist’ dahi diyemiyor. Bütün hayatları yalanla ve dalavereyle geçenler siyasette ve Meclis’te çevirdikleri küçük numaralarla tabanlarını ve milleti aldatabileceklerini düşünüyorlar. Halbuki istiklalimizi ve istikbalimizi tehdit eden terör örgütlerini nasıl emperyalistler yönlendiriyorsa da CHP de artık bölücü örgütün güdümündeki partinin kontrolündedir, DEM tarafından rehin alınmıştır, esir alınmıştır.
“31 MART’TA ÖZGÜR EFENDİYİ DE VESAYETTEN KURTARIP ÖZGÜRLEŞTİRECEĞİZ”
31 Mart’ta sadece şehirlerimizi gerçek belediyecilikle buluşturmakla kalmayacağız aynı zamanda Özgür Efendiyi de vesayetten kurtarıp özgürleştireceğiz. Terör örgütünün DEM’ini de hak ettiği yalnızlığa iteceğiz. Türkiye Yüzyılı’nın adımlarını da sıklaştıracağız.
“AK PARTİ’NİN HİÇBİR FERDİ BAYRAĞIMIZA ‘KAĞIT PARÇASI’ DEMEZ”
Tek bayrak diyerek bağımsızlığımıza sıkı sıkıya sarılacak, hilali mahsun ve yıldızı sönük bırakmak isteyenleri hüsrana uğratacağız. Şimdi Parlamento’da çıkmış birisi ne idiğü belirsiz, benim Grup Başkanvekilim Leyla Hanım’a bayrağımıza saldırdığına dair edepsizce ifadeler kullanıyor. Şunu bir defa iyi bil: Ak Parti’nin hiçbir ferdi bayrağımıza ‘kağıt parçası’ demez, hiçbir ferdi bayrağımızla ilgili ‘paçavra’ demez. O sizin cibilliyetinizde var ve ortağı olduğunuz partinin cibilliyetinde var.
Meclis’in kürsüsündeki o dokunulmazlığa sığınarak bu tür cibilliyet noktasındaki eksiklerle AK Parti’ye saldıramazlar. Tek vatan diyoruz, her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu mübarek topraklar üzerinde kimsenin ameliyat yapmasına müsaade etmeyeceğiz. Tek devlet diyerek, binlerce yıllık geleneğin son temsilcisi Türkiye Cumhuriyeti’nin ilelebet payidar kalmasını sağlayacağız.
18’nci kez milletimizin huzuruna çıkmanın hazırlığı ve heyecanı içindeyiz. Önümüzdeki 31 Mart seçimlerine AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak yine bu hassasiyetle hazırlanıyoruz. Adaylarımızdan seçim beyannamemize kadar her işimizi milletimizle istişare içinde milletimizin görüşlerini alarak yürütüyoruz. Milletimiz neyi uygun gördüyse, bizden beklentileri neyse onu yapmanın, onu hayata geçirmenin derdindeyiz.
Şehirlerimize döndüğümüz andan itibaren önümüzdeki 73 gün boyunca durmadan, dinlenmeden koşturacaksınız. Kimseyi ayırmayacak, kimseyi dışlamayacaksınız. CHP zihniyetinin yaptığı gibi değil, vatandaşın oyunu çantada keklik görmeyeceksiniz. Açık söylüyorum, hiç kimse şahsımız dahil hiç kimseye tıpış tıpış oy vermek zorunda değildir. Bilakis biz hiçbir ayrım yapmadan her bir insanımızı velinimet görerek kapısını çalmak zorundayız. Daha önce bize oy versin veya vermesin her vatandaşımıza ulaşmak, zihnini ve kalbini yeniden kazanmak mecburiyetindeyiz.
“MANİSA, MERSİN, BARTIN, ERZİNCAN, KARS, KIRKLARELİ, OSMANİYE’DE DE AYNI AZİM VE SAMİMİYETLE ÇALIŞACAĞIZ”
Partimizin adayları için nasıl gayret gösteriyorsak MHP adaylarını destekleyeceğimiz Manisa, Mersin, Bartın, Erzincan, Kars, Kırklareli, Osmaniye’de de aynı azim, şevk ve samimiyetle çalışacağız. Cumhur İttifakı’nda ayrım asla olmayacak.
Mahalli idarelerde asıl yük belediye başkan adayımızın omzundadır. Adaylarımız herkesten daha fazla çalışmak, daha fazla koşturmak, daha fazla yorulmak, ter dökmek, emek vermekle mesul ve mükelleftir. Hep beraber bunu başardığımızda Allah’ın izniyle muhalefetin kale olarak gördüğü yerler dahil tüm belediyelerde zafer bizim olacaktır.”
Erdoğan ardından aralarında 17 büyükşehir ile 48 il belediye başkan adayını açıkladı. Adaylar şöyle:
Adana: Fatih Mehmet Kocaispir
Adıyaman: Ziya Polat
Afyonkarahisar: Hüseyin Ceylan Uluçay
Ağrı: Mehmet Salih Aydın
Aksaray: Evren Dinçer
Amasya: Mehmet Uyanık
Antalya: Hakan Tütüncü
Ardahan: Yunus Baydar
Batman: Adil Sebati Ceylan
Bayburt: Mete Memiş
Bilecik: Mustafa Yaman
Bolu: Muhammed Emin Demirkol
Burdur: Mehmet Şimşek
Çorum: Halil İbrahim Aşgın
Diyarbakır: Mehmet Halis Bilden
Gaziantep: Fatma Şahin
Gümüşhane: Ercan Çimen
Hakkari: İsmet Ölmez
Hatay: Mehmet Öntürk
Iğdır: Ülkü Öcal
Kahramanmaraş: Fırat Görgel
Karabük: Özkan Çetinkaya
Karaman: Mevlüt Akgün
Kayseri: Memduh Büyükkılıç
Kırıkkale: Mehmet Saygılı
Kırşehir: Osman Arslan
Kilis: Reşit Polat
Konya: Uğur İbrahim Altay
Kütahya: Kamil Saraçoğlu
Malatya: Sami Er
Mardin: Abdullah Erin
Muş: Feyat Asya
Nevşehir: Mehmet Savran
Niğde: Emrah Özdemir
Sakarya: Yusuf Alemdar
Siirt: Ekrem Olğaç
Sivas: Hilmi Bilgin
Şanlıurfa: Zeynel Abidin Beyazgül
Şırnak: Mehmet Yarka
Tekirdağ: Cüneyt Yüksel
Trabzon: Ahmet Metin Genç
Tunceli: Erkan Eroğlu
Uşak: Mehmet Çakın
Van: Abdulahat Arvas
Yozgat: Celal Köse
Zonguldak: Ömer Selim Alan
İzmir: Hamza Dağ
Ankara: Turgut Altınok
]]>
Yerlikaya, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Sergi Salonu’nda düzenlenen Valiler Toplantısı’nın açılışında yaptığı konuşmada, dilek ve beklentilerinin, mesaisinin çoğunu sahada, halkın yanında geçiren yöneticilerin sayısının artması olduğunu söyledi.
Valilere kibir değil tevazu, enaniyet değil samimiyet, sertlik değil şefkatin yaraştığını vurgulayan Yerlikaya, devletin sıcak yüzünü, adaletini ve vicdanını valilerin temsil ettiğine dikkati çekti.
“Tuttuğunuz bir el devletle temas etmiş oluyor
Yerlikaya, milletiyle gönül bağı kuran her valinin devlet ve millet arasında kurulan bağın mimarı olduğunu belirterek, şöyle konuştu:
“Devlet, insanla daim ve kaimdir. Binlerce yıllık devlet geleneğimiz milletiyle olan güçlü bağı sayesinde bu günlere erişmiştir. Tarihe baktığımızda büyük devletlerin tamamının milletiyle bütünleşmiş ve kenetlenmiş devletler olduğunu görürüz. Unutmayınız, ziyaret ettiğiniz bir eve sadece siz değil devletimiz gitmiş oluyor. Dokunduğunuz bir omuz, tuttuğunuz bir el devletle temas etmiş oluyor.
Bulunduğu şehrin kahvesinde, parkında, bahçesinde vatandaşıyla birlikte bir bardak çay içemeyen, vatandaşının sevinciyle, hüznüyle bir kere bile hemhal olmayan, bir kapıyı çalıp da vatandaşının sofrasına diz kırmayan, garipleri kollayıp gözetmeyen, gece gündüz demeden milletinin yanında olmayan bir vali, asla başarılı olamaz.”
“Devlet ile millet arasına örülen duvarları kaldırma mücadelesi”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde 22 yıldır verilen mücadeleyi tek bir cümleyle özetlemek gerekirse o sözün “Millete hizmet” olacağını dile getiren Yerlikaya, “Bu mücadele, devlet ile millet arasına örülen duvarları kaldırma mücadelesidir, güçlü millet, güçlü devlet olma mücadelesidir.” dedi.
Yerlikaya, valilerin huzurun, refahın ve güvenin teminatı olduğunu, bu kapsamda da illerini sokak sokak, cadde cadde tanıması gerektiğini söyledi.
Türkiye Cumhuriyeti’nin bir asrını tamamladığını anımsatan Yerlikaya, bu süre zarfında vatanın bekasına, bağımsızlığına ve güvenliğine yönelen tehditler olduğunu, bu tehditlerin tamamının yok edildiğini ve yok edilmeye de devam edildiğini belirtti.
Yerlikaya, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye’yi her alanda yüksek hedeflere ulaştıracak Türkiye Yüzyılı’nı inşa ettiklerine, Türkiye Yüzyılı’nın aynı zamanda “huzurun yüzyılı” olduğuna işaret etti.
Bunun için İçişleri Bakanlığının 600 bin personeliyle gece gündüz demeden büyük bir inanç ve azimle çalıştığını dile getiren Yerlikaya, “Terörle, o hainlerin işbirlikçileriyle, organize suç örgütleriyle, zehir tacirleriyle, göçmen kaçakçılığı organizatörleriyle mücadelemiz azim ve kararlılıkla devam edecek. Bunu öylece sadece bir laf olarak söylemiyorum. Bu mücadelede nice yiğitlerin alın teri, emeği, kanı var.” diye konuştu.
“Son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar”
Yerlikaya, 40 yılı aşkındır milletin kardeşliğine pusu kuran bölücü terör örgütünün artık kaybettiğini, kaybetmeye de mahkum olduğunu vurgulayarak şunları kaydetti:
“Terörün istismar alanları artık ülkemizde söz konusu dahi değildir. Devletimiz milletiyle bir bütün olmuştur. Peki duyacak mıyız? Asla. Artık terörün kapımıza dayanmasını beklemiyor, terör tehdidi nereden geliyorsa, nerede bir terörist varsa kaynağında etkisiz hale getiriyoruz. Nihai hedefimiz, son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar mücadelemize devam etmektir. Sadece bölücü terör örgütü mü? FETÖ’sünden DEAŞ’ına, sol terör örgütlerinden diğer tüm terör örgütlerine kadar, aziz milletimizin canını yakmaya çalışan kim varsa nefeslerini kesiyoruz, kesmeye de devam edeceğiz.”
]]>Sivas’ta yılbaşı nedeniyle 112 Acil Çağrı Merkezi’ni ziyaret eden Güler, burada görev yapan personelin yeni yılını tebrik etti.
Güler, gazetecilere yaptığı açıklamada, 112 Acil Çağrı Merkezi’nin vatandaşların acil taleplerini karşılayan önemli bir merkez olduğunu vurguladı.
Merkezde görev yapan personele kolaylıklar dileyen Güler, “Rabbim yardımcıları olsun, güç kuvvet versin. Vatandaşlarımızın acil taleplerine sevkleri noktasında onları başarılı kılsın.” dedi.
2023 yılının geride kaldığını belirten Güler, “İnşallah 2024 yılı hem insanlık hem ülkemiz hem de aziz milletimiz açısından sağlık, barış, huzur, hoşgörü ve bereket nasip etsin diye temenni ediyoruz.” diye konuştu.
Güler, 2023 yılının ilk günlerinde ülkeyi derinden yasa ve acıya boğan 6 Şubat depremlerinin yaşandığını hatırlatarak, “11 ilimizi etkileyen, yaklaşık 110 bin kilometrekarelik bir alanda 50 binin üzerinde acı kaybımız var. Bu depremde vefat eden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum, mekanları cennet olsun. Geride kalan aile bireylerine sabır ve başsağlığı diliyorum. Biz deprem bölgesindeki bu acıları derinden hissetmeye devam ediyoruz. Rabbim her türlü felaketten ve musibetten ülkemizi uzak eylesin. İnşallah böyle bir felaketi tekrar yaşamayız.” ifadelerini kullandı.
“Kararlı duruşumuzu hiçbir zaman değiştirmeyeceğiz”
Irak’ın kuzeyindeki Pençe-Kilit Harekatı bölgesinde 12 askerin şehit düştüğünü anımsatan Güler, bütün şehitlere Allah’tan rahmet diledi.
Terörle mücadele kararlılığı ve azminin bundan sonra da devam edeceğine dikkati çeken Güler, “Ülkemizin milli birliğine, güvenliğine karşı bu tür terör saldırılarını her zaman kınadık, lanetledik ve bundan sonra da her zaman kınayıp lanetleyeceğiz. Kararlı duruşumuzu da hiçbir zaman değiştirmeyeceğiz. Asla bir santimetre dahi olsa geri adım atmayacağız.” şeklinde konuştu.
“İnlerinden, mağaralarından kafalarını çıkartamıyorlar”
Güler, son terörist kalıncaya kadar mücadelenin kararlılıkla devam edeceğini vurgulayarak, şöyle devam etti:
“Terörden medet uman uluslararası manada küresel güç odakları var. Onlara maşalık yapan, onların payandalığını yapan, onların maalesef vekalet savaşlarında işbirliğini yapan, çıkarcı, katil PKK var, YPG, PYD var. Allah’ın izniyle önümüzdeki dönemlerde de ülkemizin milli birliğine ve ulusal güvenliğine saldıran bu yapıları da biz kararlı duruşumuzla, mücadelemizle bertaraf edeceğiz. Son terörist kalıncaya kadar da bu mücadelemizi hiçbir zaman eksiltmeyeceğiz ve geri durmayacağız. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Allah’ın izniyle yurt içinde bir tane terörist kalmayana kadar mücadele edeceğiz. Şuanda 50-60’lara indi, artık inlerinden, mağaralarından kafalarını çıkartamıyorlar. Askerimizin, Mehmetçiğimizin her türlü silah sistemlerini sağlamış durumdayız. Bundan sonra ülke topraklarında kimsenin cesaret edemeyeceği bir mücadeleyi ortaya koyacağız. Özellikle terörü kaynağında kurutma, ara bul, yok et mantığıyla beraber girişimlerimiz, mücadelemiz devam edecek. Bundan sonra da ülkemizin ulusal güvenliğine, milli birlik ve beraberliğine saldıracak güçlerin hem Suriye’nin kuzeyinde hem de Irak’ın kuzeyindeki yapılanmalarını da yok etme noktasında kararlılığımızı ifade etmek istiyorum.”
2023 yılında birçok başarıya da imza attıklarını dile getiren Güler, özellikle SİHA ve İHA teknolojisinde gelinen aşamayı gösterme adına ANKA-3’ün semayla buluştuğunu söyledi.
Güler, ülkenin savunma sanayisinde yüksek teknoloji gerektiren bütün sistemleri askeri birliklerde kullanmaya devam edeceklerini ifade etti.
“11 trilyon 89 milyar liralık bir bütçeyi hep birlikte kabul etmiş olduk”
Türkiye’nin 100. yılının kutlandığını aktaran Güler, TBMM’de 200. yılın başlangıcındaki ilk bütçeyi yaptıklarını aktardı.
Bütçe hakkında bilgiler veren Güler, açıklamasını şöyle tamamladı:
“Toplamda 11 trilyon 89 milyar liralık bir bütçeyi hep birlikte kabul etmiş olduk. Bütçenin en önemli özelliklerinden birisi Milli Eğitime ve yatırımlara ayırdığımız pay. Yaklaşık 1’er buçuk trilyon liralık hem Milli Eğitime hem de ülkemizin ihtiyaç duyduğu altyapı ve üstyapı yapacağımız yatırımlara ayırdığımız pay. Yine en önemli yatırımlardan biri de deprem bölgesine 1 trilyon liralık payı da bütçemizden ayırmış olduk. Çünkü 11 ilimizde yaşamın biran önce normalleşmesi, orada ihtiyaç duyulan altyapı ve üstyapıların biran önce tamamlanması için elimizden gelen tüm gayreti ve çabayı gösteriyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatları noktasında bu sene ayırdığımız 765 milyar liranın yanında 2024 yılı bütçesinde 1 trilyon lirayı deprem bölgemize inşallah harcamış olacağız. Biran önce orada hayat normalleşir ve artık orada da deprem felaketinden kaynaklı sıkıntıları da inşallah ortadan kaldırmış oluruz.”
]]>3 TERÖRİST ETKİSİZ HALE GETİRİLDİ
Yerlikaya’nın açıklamaları şu şekilde: “Aziz Milletimizin bilmesini isterim ki son Terörist Etkisiz Hale Getirilinceye Kadar Mücadelemize Sizlerin Duası ve Desteğiyle Kararlılıkla Devam Edeceğiz! Jandarma Genel Komutanlığı İstihbarat Başkanlığı ve Terörle Mücadele Daire Başkanlığı koordinesinde; Mardin İl Jandarma Komutanlığınca yapılan istihbarat çalışmaları sonucunda Nusaybin’in sözde Bagok Kırsalında, Hava Kuvvetleri Komutanlığı ve J-SİHA’ların desteğiyle JÖH, Jandarma Komando ve Güvenlik Korucusu Timlerinin katılımıyla “Kahramanlar-39” operasyonu düzenlendi.
Etkisiz hale getirilen teröristlerin İçişleri Bakanlığı Terörden Arananlar Listesinde;

BİRÇOK KANLI SALDIRIDA PARMAKLARI VARMIŞ
Hain Teröristlerin;
ŞÜKÜRLER OLSUN Kİ ŞEHİTLERİMİZİN KANI YERDE KALMADI. Operasyonu gerçekleştiren Kahraman Jandarmamızı tebrik ediyorum. Allah ayağınıza taş değdirmesin. TERÖR VE ONLARIN İŞ BİRLİKÇİLERİNE YÖNELİK OPERASYONLARIMIZ ARALIKSIZ DEVAM EDECEK!”
]]>“TERÖRİSTLERİN HİÇBİRİNE GÖZ AÇTIRMAYACAĞIZ”
İçişleri Bakanı Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada 37 İlde DEAŞ Terör Örgütüne yönelik eş zamanlı olarak düzenlenen “Kahramanlar-38” operasyonlarında 189 şahsın yakalandığını belirterek şu bilgileri verdi: “Aziz milletimizin bilmesini isterim ki; Ülkemizin huzuru, birlik ve beraberliği için teröristlerin hiçbirine göz açtırmayacağız. Milletimizin duası, güvenlik güçlerimizin üstün gayretleriyle mücadelemize aralıksız devam edeceğiz.
37 İLDE EŞ ZAMANLI OPERASYON
Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanlığı ve İstihbarat Başkanlığı Koordinesinde; 37 ilde eş zamanlı olarak düzenlenen “KAHRAMANLAR-38” operasyonları kapsamında; Adıyaman’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 1 şahıs yakalandı. Afyonkarahisar’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 11 şahıs yakalandı. Ankara’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 27 şahıs yakalandı. Antalya’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 6 şahıs yakalandı. Bingöl’de DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 1 şahıs yakalandı. Batman’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 2 şahıs yakalandı.
BURSA’DA 10 DİYARBAKIR’DA 9 ŞAHIS YAKALANDI
Bolu’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 2 şahıs yakalandı. Bursa’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 10 şahıs yakalandı. Çorum’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 3 şahıs yakalandı. Diyarbakır’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 9 şahıs yakalandı. Düzce’de DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 5 şahıs yakalandı. Erzurum’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 2 şahıs yakalandı. Eskişehir’de DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 1 şahıs yakalandı. Gaziantep’te DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 5 şahıs yakalandı. Hatay’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 6 şahıs yakalandı.
Isparta’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 1 şahıs yakalandı. İstanbul’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 22 şahıs yakalandı. İzmir’de DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 7 şahıs yakalandı. Karabük’te DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 6 şahıs yakalandı. Kastamonu’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 2 şahıs yakalandı. Kayseri’de DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 4 şahıs yakalandı. Kırıkkale’de DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 1 şahıs yakalandı. Kırşehir’de DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 2 şahıs yakalandı. Kocaeli’de DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 10 şahıs yakalandı. Konya’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 3 şahıs yakalandı.
“YILIN 365 GÜNÜ, 4 MEVSİM, 12 AY, GECE GÜNDÜZ DEMEDEN OPERASYON DÜZENLİYORUZ”
Kütahya’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 4 şahıs yakalandı. Mardin’de DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 5 şahıs yakalandı. Osmaniye’de DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 4 şahıs yakalandı. Sakarya’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 4 şahıs yakalandı. Samsun’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 2 şahıs yakalandı. Siirt’te DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 1 şahıs yakalandı. Şanlıurfa’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 5 şahıs yakalandı. Tokat’ta DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 1 şahıs yakalandı. Trabzon’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 6 şahıs yakalandı. Van’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 4 şahıs yakalandı. Yozgat’ta DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 2 şahıs yakalandı. Yalova’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 2 şahıs olmak üzere toplam 189 şahıs yakalandı. Operasyonları gerçekleştiren Kahraman Polislerimizi tebrik ediyorum. Allah ayaklarına taş değdirmesin. Yılın 365 günü, 4 mevsim, 12 ay, gece gündüz demeden operasyonlar düzenliyoruz. Terörle mücadelemiz son terörist etkisiz hale getirilince kadar kararlılıkla devam edecek.”
]]>Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, akşam saatlerinde geldiği kentte ilk olarak Trabzon’da Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Rektörlüğü’nü ziyaret etti. Ziyarette Rektör Prof. Dr. Hamdullah Çuvalcı tarafından üniversitedeki çalışmalar hakkında Bakan Tunç’a bilgi verildi. Bakan Tunç, daha sonra Prof. Dr. Osman Turan Kongre Merkezi’nde katıldığı ‘Gençlik Buluşması’ programında öğrencilerle bir araya geldi.
Burada konuşan Bakan Tunç, terörle mücadeleden taviz vermeyeceklerini belirterek, Hain PKK, kalleş terör saldırısında 12 vatan evladımız şehit oldu. Ben buradan bir kez daha şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Ailelerine sabır diliyorum. Milletimize baş sağlığı diliyorum. Terörle mücadelemizden hiçbir zaman taviz vermeyeceğiz. Bu kararlılığımız hep sürdüreceğiz. Ülkemizi, milletimizi huzursuz eden şer şebekeleriyle hep mücadeleye devam edeceğiz. Milletçe birlik beraberlik içerisinde inşallah terörün kökünü kazıyıncaya kadar bu mücadele devam edecek. Sadece terör örgütleriyle değil, onları destekleyenlere de onların maşalarını tutanlarla da mücadelemiz hep devam edecek. Türkiye’yi 40 yıldan bu yana huzursuz eden gelişmesinin, kalkınmasının önünde engel olarak hep önümüze konulan bu terör belasından terörün her şekliyle mücadele ederek inşallah ülkemizi bu şer şebekelerinden temizleyerek yolumuza devam edeceğiz dedi.
‘ANAYASANIN DEĞİŞMESİ KONUSUNDA HERKES MUTABIK’
Anayasanın değişmesi konusunda herkesin mutabık olduğunu kaydeden Bakan Tunç, Türkiye, 12 Eylül darbesi sonrası darbeciler tarafından yazdırılan bir anaysa ile yönetiliyor. Bu anayasanın değişmesi konusunda herkes mutabık. Siyasi düşüncesi ne olursa olsun ‘bu anayasa değişmesi gerekir’ diyor. Bütün partiler ‘yeni anayasaya ihtiyaç var’ diyor. Tabi uzlaşma bugüne kadar olmadı; birkaç girişim oldu. Mecliste bazı dönemlerde bir uzlaşma komisyonları kuruldu ama başarılı olunamadı. Bazı kritik maddelere sıra geldiğinde uzlaşma sağlanamadı, masalar dağıldı. 12 Eylül anayasasında geçtiğimiz süreç içerisinde özellikle son 21 yılda reform sayılacak sessiz devrim sayılacak anayasanın vesayetçi ruhunu azaltacak önemli reformlara imza attık. Bunlar küçümsenmeyecek reformlar. Vesayetçi ruhu ortadan kaldırmak için çok çalıştık diye konuştu.
‘YENİ DEMOKRATİK BİR ANAYASAYI İNŞALLAH TÜRKİYE YÜZYILI’NIN BAŞINDA GERÇEKLEŞTİRİRİZ’
Yeni bir anayasaya ihtiyacının var olduğunu vurgulayan Bakan Tunç, Cumhuriyeti güçlendiren daha demokratik bir sisteme geçtik. Anayasamızdaki en büyük reformlardan birisi de bu idi. Çok sayıdaki değişiklik elbette anayasamızdaki vesayetçi ruhu azalttı ama ‘tamamen ortadan kaldırdı’ diyemeyiz. Çünkü maddeler arasındaki yeknesaklığın da önemli olduğunu belirtmekte yarar var. Çünkü darbeciler tarafından belli bir sistematik içerisinde yazdırılan bir anayasa. Sonraki değişiklik anayasa mahkememizin yapısı. Sonradan ilave edilen bireysel başvuru. Tüm bunlar tabi mevcut yapıyla uyum göstermeyen bir takım maddeler. Maddeler arasındaki yeknesaklığın bozulmuş olması bir takım tartışmalara neden olabildi ve oluyordu. Türkiye’nin artık 2’nci asrında yeni demokratik, sivil, kuşatıcı, temel hak ve özgürlükleri öne alan yeni bir anayasaya ihtiyacı var; bunu hepimiz istiyoruz. İnşallah 28’inci dönem parlamentosu başarır. Millete olan borcumuzu da yerine getirmiş oluruz. Anayasanın darbeciler tarafından yazdırılmış olması bile başlı başına değişmesi için yeterli sebeptir. İnsan onurunu öne alan, insan haklarını öne alan ve devletin görevlerini vatandaş karşısında somut bir şekilde belirleyen yeni demokratik bir anayasaya inşallah Türkiye Yüzyılı’nın başında gerçekleştiririz ifadelerini kullandı. (DHA)
]]>Bahçeli, partisinin Meclis grup toplantısında şu ifadeleri kullandı:
“Değerli vekil arkadaşlarım, saygıdeğer misafirler, 2023 yılının son grup toplantısında bir aradayız. Gündemdeki konularla ilgili değerlendirmelere geçmeden önce hepinizi hürmetle selamlıyorum. Toplantımızı takip eden vatandaşlarımıza, tüm kardeşlerimize en kalbi selamlarımı iletiyor, şükranlarımı sunuyorum.
Bütçe çalışması devletimize ve milletimize hayırlı olsun. Bütçenin bir bütün halinde değerlendirilmelidir. TBMM onayı ile haklarını doğrudan kullanmaktadır. Bütçe özü ile bir kaynak tahsis meselesidir bu da siyasi bir tercihe dayanmakta. Türkiye’nin yüksek hedeflerini sahiplenmiştir. 2024 yılı bütçesine evet oyu verdik ve arkasında durduk. Genel kurul çalışmalarında gösterdiğiniz tutumunuzdan, tavrınızdan dolayı alayınızı kutluyorum.
“EKONOMİK SORUNLARIN ÜSTESİNDEN GELECEĞİMİZE İNANIYORUM”
Asıl ve akıl yoksunu iddialardan kaçınan, destekleyici, yapıcı, müdahalesini kürsüden yapan, görüşmeleri ihanet seansı gösterisi haline getirmekten sakınan, kavga çıkarmak için fırsat çıkarmak isteyenlere prim vermeyen Türkiye yüzyılı ilk bütçesinin aşamalarında duyarlılık gösteren emek ve mesai harcayan her vekilimize her bürokratımıza, değerli arkadaşlarımızla birlikte tebrik ve teşekkürlerimi iletiyorum.
Kurtuluş savaşı enflasyonun dizginlenerek başarıldığı tek savaştır. Karaborsacılara göz açtırılmamıştı. Ekonomimiz 1923’ten 1939’a kadar ortalama yüzde 8 büyümüş, milli gelir artmıştı. Kahramanlar umutlarını hiçbir zaman kaybetmemişlerdi. Yüzüncü yıl dönümünde ilhamla ekonomik sorunların üstesinden geleceğimize, fiyat istikrarı ile milletimizin hak ettiği refaha kısa sürede ulaşacağına inanıyorum.
Mustafa Kemal Paşa Keçiören’de ziraat mektebinde konaklamıştı. Ankara’ya gelişine kadar gelişen olaylar mukavemeti artan zincirin halkaları gibidir. Komutanlığı, millete itimatı, ileri görüşlülüğü mühim rol oynadı. Vatan uğruna her çileye meydan okudular. Elde yok avuçta yoktu. İmkansızlığın kuşatmasını imanın kudreti ile yardılar. Erzurum’dan Sivas’a gitmek için emekli binbaşından borç alıp yola koyuldular.
“KİMSEYE MİLLİ ŞEREFİMİZİ ÇİĞNETMEYİZ”
Battık, bittik yaygarasını koparan münafıklar, batı piyonları bir eli yağda bir eli balda, millete tepeden bakan emeği takmayan, meyhane solcuları, çarkıfelek gibi dönenler, meydan devrimciler, kerpiçli evlerden çıkan kahramanları hor gören bir avuç insanlık müsveddesi biz nereden geldiğimizi görüp hamdolsun biliyoruz. Peki siz neyi biliyor, nereye hizmet ediyorsunuz? Milli şerefimizi çiğnetmeyeceğiz. Kararımız kesin mücadelemiz bıçkındır. Herkes dikkat etsin, yayı gerilmiş ok gibiyiz. Kınından çekilmeyi bekleyen keskin bıçak gibiyiz.
Aziz vatan piyangodan çıkmadı. Kan verdik, bedel ödedik ama teslim olmadık, taviz vermedik, boyun eğmedik. Her taşı yakut olan vatan can verme sırrına erenlerindir. İrademiz milli mücadele iradesidir. Heyecanımız 104 yıl önceki seğmenlerin heyecanıdır. Hayatı boyunca millet için çırpınan merhum Akif’i, milli mücadelenin yol başçısı Atatürk’ü, aziz şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Ne kadar geriye bakarsak o kadar uzağı görürüz. Tarihi bir vaka telaffuzu ile bugünü çözmenin mümkün olacağı kanaatindeyim.
Ne kadar geriye bakarsak o kadar uzağı görürüz. Tarihi bir vaka telaffuzu ile bugünü çözmenin mümkün olacağı kanaatindeyim.
12 ASKERİMİZİN ŞEHİT OLDUĞU SALDIRIYA TEPKİ
Tarihi hadiselerin benzerlerine bugün de şahit oluyoruz. Türkiye’nin itibarına, istikrarlı yönetime gölge düşürmek için terör kartını devreye sokuyorlar. Küresel hasım çevrelerini ürkütüyoruz. Husumet cephesi eli ve vicdanı kiralık tetikçilerini üzerimize salmakta. 22-23 Aralık’ta 12 kahramanımızın şehit olması, müştereken kurulan saldırı düzeneğin hayata geçirilmesinin sonucudur. Tetiği çeken PKK, hedefi gösteren, taktik tayin eden terör ve terörizmi himaye eden alçaklardır. Milli birliği yaralamak için operasyon devrededir.
Ayrıntılar geliyor…
]]>TBMM Genel Kurulu’nda 2024 yılı bütçe görüşmelerinde AK Parti adına Grup Başkanvekilleri Özlem Zengin, Muhammet Emin Akbaşoğlu ve Abdulhamit Gül, CHP adına ise Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın ve İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli konuştu. AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, terör örgütü lideri elebaşı için ‘Sayın’ diyenlere tepki göstererek, “Ben onlara inat şöyle okumak istiyorum: Sayın Cebrail Dündar, Mardin; Sayın Kemal Aslan, Elazığ; Sayın Enis Budak, Ağrı nüfusuna kayıtlı, ailesi Manisa’da yaşıyor. Cenazeyi hatırlayacaksınız. Sayın Abdulkadir İyem, Şanlıurfa nüfusuna kayıtlı, ailesi Gaziantep’te; Sayın Ahmet Arslan, Yozgat nüfusuna kayıtlı; Sayın Semih Yılmaz, Kırıkkale nüfusuna kayıtlı; Sayın Yasin Karaca, Tokat nüfusuna kayıtlı; Sayın Çağatay Erenoğlu, Sinop nüfusuna kayıtlı; Sayın Emre Taşkın, Malatya nüfusuna kayıtlı; Sayın Ramazan Günay, Afyonkarahisar nüfusuna kayıtlı, ailesi İzmir’de yaşıyor. Sayın Mehmet Serinkan, Denizli nüfusuna kayıtlı; Sayın İsmet Yazıcı, Gümüşhane nüfusuna kayıtlı, ailesi Zonguldak’ta yaşıyor. Buradan baktığımızda ne çıkıyor? Vefat edenlerin, şehit olanların bir milliyeti var mı? Hepsi bu vatanın evladı değiller mi? Ben biliyorum, evlerinde akşam bu haberi izlerken ağlamadan duran var mıydı, kalbi yanmayan, dağlanmayan var mıydı? Hangi siyasi partiye oy verirse versin, bunu kınamayan, telin etmeyen yer var mıydı? Bence yoktu. ve biliyoruz, tabii ki ateş düştüğü yeri yakar. Allah hiç kimseye evlat acısı vermesin, çok ağır bir imtihan. Ama şunu görüyorum, ben de konuştum, işte Tokat’taki kardeşimizin babasıyla konuştum. Bize söyledikleri bir tek cümle var, bunu o kadar içten söylüyorlar ki, eminim cenazelere giden bütün arkadaşlarımız aynı şeyi işittiler: ‘Vatan sağ olsun.’ Başka bir ifade yok, başka bir talep de yok. O yüzden buradan baktığımda muazzam bir yüce gönüllülük görüyorum. Yani yüreği dağlanmış, ciğeri dağlanmış bir millet, evlatlarına ağlayan bir millet ve nihayetinde canı pahasına bu toprakları korumak isteyen insanlar görüyoruz” dedi.
“CHP ve DEM Parti’nin Kürt ve Alevi vurgusunu bütünleştirmek için mi, yoksa ayrıştırmak için mi devamlı olarak gündeme getirdiklerini milletimizin maşeri vicdanına havale ediyorum”
AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu ise, teröre ilişkin ortak bildiriye imza atmayan CHP ve DEM Parti gruplarına tepki göstererek, “‘Değişeceğiz’ dediler, ‘Değişim’ dediler, ne değişti diye baktık, gördüğümüz şu: Önce Kandil’in talebi doğrultusunda terörle mücadele tezkerelerine hayır dediler, sonra şehitlerimizle ve Mehmetçiklerimizle birlikte olduğumuzun vurgulandığı Türkiye Büyük Millet Meclisi ortak bildirisine imza atmaktan çekindiler. Kimden çekiniyorsunuz? Kimden korkuyorsunuz? Bu utanç gerçekten size yeter. Hiç kimse bahane uydurmasın, hakikatleri çarpıtmasın, hakikatin üstünü örtmeye çalışmasın” dedi.
CHP ve DEM Parti’nin senkronizasyon içinde birbirlerini takip ettiğini söyleyen Akbaşoğlu, “Haksız, asılsız iddia ve suçlamalarıyla Kürtlere ve Alevilere ayrımcı bir dil kullanması, her şeyden önce bu kardeşlerimize büyük bir haksızlıktır. Ayrıştırıcı, ayrımcı bir dili asla ve kata kabul etmiyoruz. Her iki partinin de ‘Kürtler ve Aleviler daha az eşittir’ sözü bir bühtandır ve asla kabul edilemez. Bu, açıkça hakkı ve hakikati, Kürt ve Alevi kardeşlerimizi istismardır. CHP ve DEM Parti’nin Kürt ve Alevi vurgusunu bütünleştirmek için mi, yoksa ayrıştırmak için mi devamlı olarak gündeme getirdiklerini milletimizin maşeri vicdanına havale ediyorum” şeklinde konuştu.
Sessiz devrimlerin hayata geçirilerek yaşanılan sorunların sorun olmaktan çıktığını belirten Akbaşoğlu şöyle konuştu:
“AK Parti iktidarları olarak meşruiyet ve özgürlükler temelinde birlik, beraberlik ve bütünlük içerisinde sessiz devrimleri hayata geçirerek yaşanılan sorunları sorun olmaktan çıkardık ve tüm vatandaşlarımızın özgürlüklerini genişlettik. Bunun şahidi 85 milyon halkımızdır; Türk, Kürt, Alevi, Sünni bütün insanlarımızdır. Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının tümü, istisnasız tümü kanun önünde eşit ve birinci sınıf vatandaşlardır, ötekileştirici ve ayrımcı dil asla ve kata kabul edilemez.”
“Avrupa’nın güvenliği, en uçtaki NATO ülkesi olan Türkiye’nin güvenliğinden geçer”
AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül de, 17-25 Aralık tarihlerinde polise ve yargıya sızmış paralel çetenin operasyonuyla seçilmiş hükümete darbe girişiminde bulunulduğunu hatırlatarak, “15 Temmuz’da FETÖ hain darbe girişiminde bulundu ve o gün ‘Halkın iradesinden başka hiçbir güç tanımam’ diyen Cumhurbaşkanımız milletimizle beraber bu hain saldırıya karşı, tüm duyarlı vatandaşlarımız ve siyasi partiler hep beraber karşı çıktı. Bugün esas itibarıyla Cumhur İttifakı’nın varoluş sebepleri de yine 15 Temmuz’a dayanmaktadır. Çünkü milletimize bir saldırı varsa, milli iradeye bir saldırı varsa ‘Partim önemli değildir, benim makamım önemli değildir ülkem önemlidir’ diyen bir anlayıştır. Bu anlayışı sürdürüyoruz, bu anlayışı hep beraber sürdürmeye devam ediyoruz” şeklinde konuştu.
Gül şöyle konuştu:
“PKK neden saldırıyor? Neden saldırıyor biliyor musunuz? Kuzeyimizde Ukrayna ve Kafkaslardaki karışıklık, güneyimizde Suriye’de ve Irak’taki, Akdeniz’deki karışıklıkla beraber Türkiye istikrar abidesi olarak bölgede duruyor. Türkiye’nin büyümesinden rahatsız olanlar, Türkiye büyümesin isteyenler taşeron örgütler kullanıyor. Değerli arkadaşlar, vekalet savaşları üzerinden ülkeleri dizayn etme politikasını ortaya koyanları çok iyi biliyoruz. Bunları bildiği halde göz yumanları da çok iyi biliyoruz, kuklayı da biliyoruz, kuklacıları da biliyoruz. Sırtını terör örgütlerine dayayanları da biliyoruz. Ama şunu da çok iyi bilsinler ki, bu ülke terörle mücadelede hukuk çerçevesinde başarılı olacaktır ve eninde sonunda Türkiye hem bölgesel hem küresel liderliğiyle beraber terörle etkin mücadelesini yapacak ve başarıya ulaşacaktır. Türkiye, üzerinde operasyon çekilebilecek bir ülke değildir. Türkiye, üzerinde yazılacak senaryoları tarihin çöp kutusuna atabilecek muktedir bir Türkiye’dir, muktedir bir ülkedir. Ülkemiz sınırları içerisinde ve dışarısında, güneyimizde bir terör koridoru kurulmasına asla ama asla izin vermeyeceğiz. Burada, şunu da söylemek isterim: Avrupa’nın güvenliği Türkiye’nin güvenliğinden geçer. Batı ülkelerinin başkentlerinde, Batı ülkelerinde yaşayıp bu teröre destek verenler, binlerce kilometre öteden gelip benim yanı başımda Türkiye’ye operasyon yapanlara gözümü yumacak değilim; geldikleri gibi gidecekler, bu mücadeleyi de en başarılı bir şekilde vereceğiz. Türkiye, Ankara huzurlu değilse, Gaziantep, Şanlıurfa huzurlu değilse, Diyarbakır huzurlu değilse Avrupa da huzurlu olamaz. Avrupa’nın güvenliği, en uçtaki NATO ülkesi olan Türkiye’nin güvenliğinden geçer.”
“Terörü lanetliyoruz”
CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Pençe-Kilit Operasyonu bölgesinde şehit olan askerlere Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve Türk milletine başsağlığı diledi. Günaydın, “Terörü lanetliyoruz. Türkiye’nin bölünmez bütünlüğüne, barış içerisinde yaşamasına olan inancımızı ve kararlılığımızı da ifade ediyoruz ve elbette bunun yanında Kurtuluş Savaşı kahramanı, Lozan’ın mimarı, Türkiye’yi İkinci Dünya Savaşı’na sokmayan büyük siyasetçi, 2’nci Genel Başkanımız ve 2’nci Cumhurbaşkanımız İsmet İnönü’yü de saygıyla ve rahmetle anıyorum” ifadelerini kullandı.
Günaydın, büyüme rakamlarına değinerek, “Size göre artan jeopolitik risklere, dünyada gelişen iktisadi krizlere, darbe girişiminin hala süren etkilerine rağmen AK Parti bir büyüme efsanesi oluşturmuş. Bakalım, veriler bunu teyit ediyor mu? Türkiye Zincirlenmiş Hacim Endeksi’ne göre 1923-2023 döneminde yüzde 5,4 büyümüş ortalama, dönemsel bazda en yüksek büyüme oranı 1923-1929 arasında yüzde 7,3 olarak gerçekleşmiş. Daha sonra düşünelim, 1929’daki Büyük Ekonomik Buhran, İkinci Dünya Savaşı, petrol krizi, koalisyonlar, askeri darbeler, kapitalizmin birikim krizleri, bütün bunların hepsini toplayın Cumhuriyet Dönemi boyunca yüzde 5’in üzerinde bir büyüme temposu ortaya koyabilen bir ekonomiden söz ediyoruz. Peki, siz ne yapmışsınız? 2003-2008 döneminde yüzde 6,21 büyümüşsünüz. 2009-2023 dönemi büyümeniz Cumhuriyet Dönemi toplam büyümesinin gerisinde yüzde 5,15. Demek ki ortada Türkiye’nin tarihsel büyüme oranını yakalayabilen bir büyüme temponuz yok, övünülebilecek bir şey yok. Peki, ilave edelim, acaba bu büyüme bir kalkınma çağırabiliyor mu” diye konuştu.
Faiz ödemelerine değinen Günaydın, “Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan burada bir konuşma yaptı ve tıpkı babası rahmetli Erbakan gibi faize ayrılan miktarları eleştirdi, bunun bakanlık bütçeleriyle oranlarını da ortaya koydu ama anlayamadığımız bir şekilde, bu konuşmayı yaptıktan sonra bütçeye olumlu oy vereceğini söyledi. Bakın, ben biraz açayım size. 21 yıllık iktidarınız var ya, ’22’nci bütçemiz’ diye övünüyorsunuz. Burada iç ve dış faiz lobilerine 21 yılda 2 trilyon 189 milyar TL para ödediniz. Bu, 2017’ye kadar her yıl ortalama 50 milyar TL diye gidiyordu. Sonra ne oldu biliyor musunuz? Sonra canavarlaştı bu rakamlar 2018’de 74 milyar TL, 2019’da bir yılda 100 milyar TL, 2020’de 134 milyar TL, 2021’de 181 milyar TL, 2022’de 311 milyar TL. Bu sene ne kadarı, bu senenin bütçesinin ne kadarı faize gidiyor biliyor musunuz arkadaşlar? Tam 632 milyar TL’yi faize veriyorsunuz” diye konuştu.
CHP İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli ise, Pençe Kilit Harekatı bölgesinde hain terör örgütünün saldırılarında şehit düşen kahraman askerlere Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve millete başsağlığı dileyerek konuşmasına başladı. Ulusal Kurtuluş Savaşı kahramanı, büyük devlet adamı, CHP’nin 2’nci Genel Başkanı ve 2’nci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün vefatının 50’nci yıl dönümü olduğunu söyleyen Türeli, İnönü’yü de rahmetle andı. Türeli, 1924 yılında ilk defa bütçe hazırlandığını kaydederek, “1924 bütçesinin bütçe gider tahmini 140,4 milyon lira, bütçe gelir tahmini 129,2 milyon lira, bütçe açığı 11,2 milyon lira olarak öngörülmüş. Fakat 1924 yılı şartlarında bütçe açık vermemiş, 6,8 milyon lira fazla vermiş; harcamalarda bir kısıntı yok ama gelirlerin gereğinden fazla gelmesi sonucunda bütçe fazla vermiş. Bu dönem, genç cumhuriyetin kurucularında çok ciddi anlamda denk bütçe fikri oluşmuş, bir denk bütçe yapmak, açık vermemek; dışarıdan ithalat yerine yurt içi üretimin yapılması öncelikli olmuş ve 1926 yılında denk bütçe hazırlanmış. Bakın, çok ilginçtir, iki-üç yıl üst üste denk bütçe yapılmış fakat 1929 büyük buhran, ekonomik buhran ve sonrasında yaşanan o krizin sürmesi sonucunda gene bütçede bir kısım açıklar verilmiş. Gene çok ilginçtir, cumhuriyet açısından çok önemlidir, 1927 yılında Muhasebei Umumiye Kanunu çıkartılmış. Değerli milletvekilleri, çok önemli bir kanun. 2003 yılında 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Yasası çıkana kadar Muhasebei Umumiye Kanunu geçerli olmuş. Devletin tüm mallarının yönetimi ve muhasebesi bu kanunla belirlenmiş. ve çok ilginçtir, Muhasebei Umumiye Kanunu’yla belirlenen sistemin özelliği şu: Giderler ve gelirler tek hesaptan, tek hazine hesabından, teknik bir terimle ‘tek vezne’den yapılmış. Bugün eleştiriyoruz ya; Türkiye Varlık Fonu var, döner sermayeli kuruluşlar var, bütçe dışı fonlar var, özel hesaplar var; bunların hepsinin bütçe dışında olmasını eleştiriyoruz. Kesin Hesap Kanunu’nda Sayıştay’ın da bu konuda çok ciddi eleştiriler olmasına rağmen bu aynı yanlış sistem devam ediyor. İşte, o cumhuriyet, 1927 yılında bu kanunla birlikte tek hesaptan gelirleri ve giderleri birlikte görmüş ve birlikte izlemiş. Bu da aslında onların ekonomiye, sosyal hayata bakışlarının ve o konuda başarmak istedikleri şey için bütçeyi nasıl bir araç olarak gördüklerinin en büyük nişanesidir, örneğidir diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
AK Parti hükümetleri dönemlerinde neoliberal ekonomi modelinin benimsendiğini ifade eden Türeli, “Neoliberal ekonomi modeli AK Parti hükümetleri döneminde noktasına, virgülüne dokunmadan uygulanmaya devam edilmiştir. Bakın, bu model 1970’li yılların ikinci yarısında çıkmış bir modeldir ve 1980’lerle birlikte önce Amerika’da, sonra İngiltere’de ve sonra da bizim gibi birçok ülkede ve aynı zamanda IMF ve Dünya Bankası politikalarıyla önerildiği şekilde uygulanmıştır. Fakat 1990’ların ikinci yarısından itibaren başlayan krizler, 2008-2009 küresel krizi ve en son 2020 yılındaki pandemi krizi bugün artık neoliberal ekonomi modelinin uygulanamayacağını açık ve net olarak ortaya koymuştur. Çünkü bu model sonucunda dünyada küresel adaletsizlikler artmıştır, gelir ve servet eşitsizliği büyümüştür, yoksulluk artmış, kamu hizmetleri gerilemiş ve emek kesiminin sermaye kesimi karşısındaki göreli konumu gerilemiştir. ve bu aynı zamanda çok ciddi bir küresel göç ve sığınmacı, mülteci sorununu ortaya çıkarmıştır” diye konuştu. – ANKARA
]]>‘TÜRK MİLLETİ OLARAK ESARET ALTINDA YAŞAYAMAYACAĞIMIZI GÖSTERDİK’
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsrail’in Filistin’e yönelik devam eden saldırılarına tepki göstererek konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Dün Akif’in yaşayıp gördüklerine haykırdığı gibi biz de bugün Gazze başta olmak üzere katledilen, sömürülen, zulmedilen insanlar için Akif’in diliyle haykırmaya, haktan ve haklıdan yana olmaya devam edeceğiz. Zulmü alkışlamayacak, zalimi asla sevmeyeceğiz. Gelenin keyfi için şanlı geçmişimize dil uzatmayacağız. 3 buçuk soysuzun ardından zağarlık yapmayacağız. ‘Adam aldırma da geç git’ diyenlerden değil gerektiğinde canımız pahasına hakkı tutup kaldıranlardan olacağız. Merhum Akif’in yaklaşık bir sene evvel yaptığı şu tespitlerin isabetini bugün çok daha iyi anlıyoruz; Türk için istiklalsiz hayat müstahildir yani imkansızdır. Tarihte gösteriyor Türk istiklalsiz yaşayamaz. Türk Milleti olarak esaret altında, yabancı bir gücün boyunduruğu altında yaşayamayacağımızı bin yıllık tarihimizde defalarca gösterdik. Bunu Çanakkale’yi geçilmez yaparak gösterdik. Bunu tüm imkansızlıklara rağmen İstiklal harbimizi zafere ulaştırarak gösterdik. Bunu hala bedelini ödediğimiz Kıbrıs Barış Harekatı ile gösterdik. Bunu 15 Temmuz gecesi çıplak ellerimizle tanklara, uçaklara ölüm kusan silahlara meydan okuyarak gösterdik. Bunu emperyalist güçlere tetikçilik yapan teröristlerle mücadelemizde binlerce canımızı feda ederek gösterdik.”
‘BİRLİK VE BERABERLİĞİMİZİ HEDEF ALAN PROVAKASYONLAR YAŞANIYOR’
Erdoğan, konuşmasının devamında, “Bunu FETÖ’sünden PKK’sına, eli kanlı canilere karşı yürüttüğümüz çok yönlü mücadele ile gösterdik. Şundan herkes emin olsun; istiklalimize yönelik saldırılar devam ettikçe biz de istikbalimize sahip çıkmayı sürdüreceğiz. Maddi ve manevi olarak bedel ödesek de öz yurdumuzda hür ve özgür bir şekilde yaşama irademizden kesinlikle vazgeçmeyeceğiz. Son günlerde bu irademizin içeride ve dışarıda test edildiğini görüyoruz. Irak’ın kuzeyinde Mehmetçiğimize yönelik kalleş saldırıların gerisinde milletimizin istiklal aşkını sınama teşebbüsleri vardır. Dikkat ederseniz hepimizin yüreğini dağlayan saldırılardan sonra birlik ve beraberliğimizi hedef falan çeşitli provakasyonlar yaşanıyor. Toplumun farklı kesimlerini düşmanlaştıran 5’inci kol faaliyetlerini terör saldırılarının bir devamı olarak değerlendiriyoruz. İç kaleyi sarsmayı, bizi içerden zayıflatmayı amaçlayan bu sosyal terör eylemleri; bütün bunlar karşısında hep birlikte daha net bir duruş sergilemeliyiz. Öfkenin, insan aklının önüne geçtiği bu hassas dönemlerde bilhassa siz gençlerimizden daha soğukkanlı hareket etmenizi bekliyorum” dedi.
‘SİZİ KARDEŞLERİNİZE KARŞI KIŞKIRTANLARA DİKKATLİ OLUN’
Erdoğan, birlik ve beraberlik vurgusu yaparak, “Gençler şunu lütfen unutmayın; Türkiye bizim ortak vatanımızdır. Ortak çatımız, ortak yuvamızdır. Gençler; bu topraklar üzerinde bin yıldır yan yana yaşayan, kanı kanına karışmış insanlar olarak hepimiz biriz, beraberiz, kardeşiz. Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Çerkeziyle, Arabıyla, Sünnisi ve Alevisi ile 85 milyon olarak hepimiz aynı kilimin desenleriyiz. Tüm genç kardeşlerime sesleniyorum; acımız ve öfkemiz ne kadar büyük olursa olsun bu çizginin kaybolmasına ama asla müsaade etmeyin. Sizi kardeşlerinize karşı kışkırtanlara karşı dikkatli olun. Bu alçakların kendi zehirlerini size de enjekte etmesine asla izin vermeyin. 1 milyonu aşan üye sayısıyla Türkiye’nin en büyük gençlik hareketi olan AK Gençliğin bu konuda tüm gençlere örnek olacağına inanıyorum. Sizlerden kardeşliğimize sıkı sıkıya sarılmanızı bekliyorum” dedi.
‘SAÇMASAPAN ARGÜMANLARLA MİLLETİN AKLIYLA ALAY ETMEKTEN VAZGEÇİN’
“Buradan bu mürailere sesleniyorum” diyen Erdoğan, “Madem teröre şaşı bakıyorsunuz en azından biraz dürüst olun. Madem terör örgütlerine gıkınızı çıkartamıyorsunuz bari biraz hasbi olun. Saçma sapan argümanlarla milletin aklıyla alay etmekten vazgeçin. Cumartesi günkü skandal sizin bölücülerle ne ilk ne son dayanışmanızdır. Biz sizin kapkara sicilinizi televizyon ekranlarında PYD’nin avukatlığını yaptığınız günlerden çok iyi biliyoruz. Biz sizin sözde terör hassasiyetinizi Irak- Suriye teskerisine bölücü örgütün uzantılarıyla birlikte verdiğiniz ret oylarından çok iyi biliyoruz. Biz sizin terör konusundaki ilkesizliğinizi 14-28 Mayıs seçimleri öncesinde Kandil’den gelen destek açıklamalarından çok iyi biliyoruz. Meydan meydan ‘Seloya özgürlük’ çağrıları yapan siz değil miydiniz? Miting alanlarını PKK’nın sembolleri ile selamlayan siz değil miydiniz? Bölücü örgütün kurulduğu köyü seçim öncesinde ziyaretgaha çeviren siz değil miydiniz? Silivri’deki teröristin kapısında milletvekillerine sırayla nöbet tutturan siz değil miydiniz? Kurultay kürsüsünden hapisteki demokrasi düşmanlarına selam yollayan siz değil miydiniz? Bunların hepsini kat ve kat fazlasıyla yaptınız ve ne olduğunuzu çok iyi biliyoruz. Siyasi çıkarınız ve istikbaliniz için bölücü terör meşruiyet kazanmasına rıza gösterdiniz” dedi.
]]>CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, milletçe herkesin yüreğinin yandığını belirterek, “Siyasi partiler görüş ayrılıklarını bir tarafa bırakıp ortaklaşıyor ama ‘Atatürk’ün partisiyiz’ diyen CHP gidiyor utanmadan, sıkılmadan bölücü örgütün uzantıları yanında konumlanıyor. İçine düştükleri sefalet karşısında çıkıp milletten özür dilemek yerine bir de sağa- sola saldırarak suçlarını bastırmaya çalışıyor. Bunun adı yüzsüzlüktür” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ATO Congressium’da Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günleri’nde konuştu. Erdoğan, Akif’in ideallerini kendi ideali, kavgasını kendi kavgası olarak gören, Asım’ın nesli olduğuna yürekten inandığını ifade ederek, “Tüm genç kardeşlerime, tüm genç yüreklere, buradan selamlarımı gönderiyorum. AK Parti Genel Merkez Gençlik Kollarımıza, Eyüp Kadir başkan ve ekibine, bu salona teşrif eden siz genç kardeşlerime programımıza destek veren yazarlarımıza, şairlerimize, edebiyatçılarımıza teşekkür ediyorum. Bugün gerçekten çok önemli bir anma programı vesilesiyle bir aradayız. Ülkemizin bekası, milletimizin istikbali uğrunda can veren kahraman şehitlerimize Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Çanakkale’den İstiklal Harbine, Kıbrıs Barış Harekatı’ndan 15 Temmuz’a, terörle mücadeleden yurt dışı operasyonlarımıza kadar zalime ve haine karşı yürütülen hak mücadelesinde adlarını tarihe şanla yazdıran tüm kahramanlarımızı şükranla yad ediyorum” dedi.
‘KALEMİ İLE MEHMET AKİF DOĞRULUK TİMSALİYDİ’
Erdoğan, Mehmet Akif’in cenazesinin gençler tarafından taşındığını ifade ederek, şunları söyledi:
“Naaşını kabrine kendi elleriyle bizzat gençler koydu. Akif’in 63 yıllık çileli hayatının çoğu sürgünle, zorlukla, mücadeleyle geçti. Merhum Akif yaşantısıyla, duruşuyla, dirayetli kişiliği, derin ilmi ve örnek ahlakıyla ‘İstiklal Şairi’ sıfatını ziyadesiyle hak eden bir abidevi bir karakterdir. İnandığı gibi yaşamaktan, yaşadığı gibi yazmaktan hiç vazgeçmedi. Akif hayatını şiirine, şiirini de hayatına nakşetmiş büyük bir ustadır. Akif’te olmayan hiçbir duygu onun eserlerine girmemiş, gönül ilmiğinden geçirmediği hiçbir sözü söylememiştir. Kavli ve kalemi ile Mehmet Akif doğruluk ve cesaret timsaliydi. İnandığı değerler uğruna bedel ödemekten asla çekinmedi. Milletin hissiyatıyla birlikte hayallerine de tercüman olmuştu. Merhum Akif varlık yokluk mücadelemizin ruhi ve fikri cephesini inşa eden en önemli münevverlerimizdendir. Yalnızca kalemi ve mısraları ile değil, maddi ve manevi tüm varlığıyla da milletimizin yanında yer almıştır. Balıkesir’den Ankara’ya, Konya’dan Kastamonu’ya pek çok yerde, verdiği hutbeler ve yaptığı konuşmalarla ile milletimizi kıyama çağırmıştır.”
‘ONU İYİ TANIMADAN HANGİ UÇURUMLARIN KIYISINDAN DÖNDÜĞÜMÜZÜ ANLAYAMAYIZ’
Erdoğan, konuşmasında gençlere seslenerek, “Mehmet Akif’i anmanın yanında anlamaya da çalışan siz gençlerimizi canı gönülden tebrik ediyorum. Mehmet Akif Anma Günleri kapsamında tertiplenecek etkinliklerin milli şairimizin mirasının daha iyi anlaşılmasına vesile olacağına inanıyorum. Akif bir şair olmanın yanında kendi döneminin bütün sosyal meselelerine kafa yormuş, tembellikle, yoksulluk ve yoksunlukla, ümitsizlikle sonuna kadar mücadele etmiş bir fikir ve dava adamıdır. Onu iyi tanımadan, hangi badireleri atlattığımızı, hangi uçurumların kıyısından döndüğümüzü anlayamayız, kavrayamayız. İdrak edemeyiz. Onun hayatını ve yazdıklarını kısa olarak görüp hissemizi çıkarmak gibi bir mesuliyetimiz var. Şiirlerini, nesirlerini çevirilerini okumak yanında; ona dair Süleyman Nazif’in, Mithat Cemal’in, Sezai Karakoç ve Nurettin Topçu’nun biyografi ve monografilerini de tetkik etmeliyiz” diye konuştu.
‘TERÖRİSTLE AYNI DİLİ KONUŞAN TERÖRİST GİBİ MUAMELE GÖRMEKTEN KAÇAMAZ’
Erdoğan, yaşanılan her hadisenin ‘önce milletim ve memleketim’ diyenlerle ‘önce çıkarım ve ideolojim’ diyenler arasındaki farkı biraz daha netleştirdiğine işaret ederek, şunları söyledi:
“Bu dönemlerde Türkiye ortak paydasında buluşmaya daha fazla ihtiyaç duyuyoruz. Önceki gece Meclisimizdeki 4 siyasi parti grubunun bir araya gelerek PKK’yı lanetleyen ortak bildiriye imza atmasını çok önemsiyoruz. Siyaset kurumunu, milli meseleler ve acılar karşısında kendisinden beklenen olgun tavrı açıkça göstermiştir. Siyasi rekabetin yeri geldiğinde birleşmeye engel teşkil etmediği böylece bir kez daha ortaya çıkmıştır. Buradan ortak hareket etmek suretiyle bu zor günlerde milletimize umut aşılayan, 85 milyonun yıkılmaz bir kale olduğunu tüm dünyaya gösteren siyasi partiler ve milletvekillerimize şükranlarımı sunuyorum. 4’lü bildiriye desteğini açıklayan siyasi aktörlere de teşekkür ediyorum. Milletin temsilcisi olmak yerine bölücü örgütün siyasi uzantısı gibi davrananları zaten muhatap almıyoruz. Bunlar bizim gözümüzde kendi özgür iradeleri olmayan siyasi kuklalardır. Kimi Kandil’den, kimi Silivri’den, kimi yer altından, kimi yurt dışından uzaktan kumandayla yönetilen bu şahısların irapta mahalli yoktur. Tabii bunların terörü öven, şiddeti meşrulaştıran beyanatlarını da göz ardı edemeyiz. Şunu çok açık ve net ifade etmek isterim; teröristle aynı dili konuşan terörist gibi muamele görmekten kaçamaz.”
‘ATATÜRK’ÜN PARTİSİYİZ’ DİYEN CHP, BÖLÜCÜLERİN YANINDA YER ALIYOR’
Erdoğan, demokrasinin imkanlarını kullanarak devlete, millete ve milli iradeye pusu kurulmasına asla müsaade etmeyeceklerini belirterek, “Milletvekili dokunulmazlığı zırhına bürünerek teröre destek verenlerle mücadelemizi siyaset ve hukuk zemininde sürdürmekte kararlıyız. Katranı kaynatmakla nasıl şeker olmazsa Kandil güdümlü kuklalardan da asgari düzeyde de olsa insani bir duruş beklenemez. Burada asıl sorgulanması gereken CHP’nin halidir. Sevgili gençler elinizi vicdanınıza koyun ve şu tabloyu lütfen objektif olarak değerlendirin. Milletçe hepimizin yüreği yanıyor. Siyasi partiler görüş ayrılıklarını bir tarafa bırakıp ortaklaşıyor ama ‘Atatürk’ün partisiyiz’ diyen CHP gidiyor utanmadan, sıkılmadan bölücü örgütün uzantıları yanında konumlanıyor. İçine düştükleri sefalet karşısında çıkıp milletten özür dilemek yerine bir de sağa- sola saldırarak suçlarını bastırmaya çalışıyor. Bunun adı yüzsüzlüktür, utanmazlıktır, gaflet çukurunda debelenmektir. Terörü adıyla ve sanıyla kınayamamanın adı hassasiyet değil korkaklıktır. Daha düne kadar ağızlarını doldura doldura Hamas’a ‘terör örgütü’ iftirası atanların bugün bölücü terör örgütü PKK’nın adını zikretmemek için 40 dereden su getirmeleri sadece korkaklığın, sadece teslimiyetin değil, kurnazlığında daniskasıdır, riyakarlığın daniskasıdır” dedi.
]]>Genel Kurulda, 2024 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifinin 14, 15, ve 16. maddeleri görüşüldü.
İYİ Parti Ankara Milletvekili Ahmet Eşref Fakıbaba, Türkiye’nin ekonomisinin son 3 yıldır gerilediğini söyledi. Fakıbaba, vatandaşın 2002 yılında aldığı asgari ücretle 7 çeyrek altın alabildiğini ancak 2023 yılında alınan asgari ücretle sadece 3,5 çeyrek altın alabildiğini ifade etti. Fakıbaba, Türkiye’de üç harfli market zincirleri nedeniyle küçük esnafın bittiğini savundu.
MHP Antalya Milletvekili Hilmi Durgun da Türkiye’nin önemli bir tarım ülkesi olduğunu, lisanslı depoculuk sisteminin geliştirilmesi gerektiğini kaydetti.
Üreticilerin en kısa zincirle pazara ulaşmasının önemine işaret eden Durgun, üreticilerin daha çok kazanmasının, tüketicilerin daha ucuza gıda temininin sağlanmasını istedi. Durgun, gıda sevk zincirinde fiyatların maliyet kaynaklı olmayan, kontrolsüz yükselişinin önüne geçecek mekanizmalar oluşturularak tarladan sofraya tüm süreçlerin kontrol edilmesinin gerektiğini de sözlerine ekledi.
DEM Parti Batman Milletvekili Mehmet Rüştü Tiryaki, milletvekili olarak 6. bütçeye katıldığını, teknik alandaki değişiklikler dışında bu bütçenin de diğer bütçelerden hiçbir farkının olmadığını, daha önce olduğu gibi bu yıl da muhalefetin önerilerinin dikkate alınmadığını savundu.
Tiryaki, eğitim, adalet ve ekonomi konusunda, Türkiye’nin durumuna ilişkin eleştirilerde bulundu.
“Kara bir leke olarak kalacak”
AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Mevlüt Kurt, Genel Kurulda AK Parti, MHP, İYİ Parti ve Saadet Partisinin, Irak’ın kuzeyinde 12 askerin şehit olduğu terör saldırılarıyla ilgili yayımladığı ortak bildiriyi hatırlattı. İki siyasi partinin grup başkanvekillerinin bildiriye imza atmaktan imtina ettiğini belirten Kurt, “Bu bildiriye imza atmayanlar, tarih önünde kara bir leke olarak kalacaktır.” dedi.
DEM Parti Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç da bildiriyi imzalamama nedenlerini anlattıklarını, “kara leke” sözünü kabul etmediklerini söyledi.
CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, yerinden söz alarak, partisinin 12 askerin şehit olduğu hain terör saldırısıyla ilgili açıklamalarda bulunduğunu kaydetti.
Başarır, “Bizim tarihimize bakmak istiyorlarsa, üçüncü Genel Başkanımız Sayın Bülent Ecevit, bu terör örgütünün başındaki haini İmralı’ya attı ve yargılanmasını sağladı. Onunla görüşen, iş çeviren parti de sağda oturan AKP Grubu’dur. Bize hiç kimse milliyetçilik dersi vermesin.” diye konuştu.
Partisinin bu konudaki bildirisinde de 4 partinin imzaladığı bildiride de sorun olmadığını ifade eden Başarır, “Ama oradaki sorun bu partiler değil, sağdaki AKP’dir; terörü yaratan, bu ülkeyi bu hale getiren bu partiyle ortak imza atmak istemiyoruz.” dedi.
“Terörü lanetlemeyenlerin bu parlamentoda işi yok”
Saadet Partisi Antalya Milletvekili Serap Yazıcı Özbudun, Irak’ın kuzeyinde şehit olan 12 askeri rahmetle andı; ailelerine, sevenlerine ve bütün Türkiye’ye başsağlığı diledi. Özbudun, Genel Kurulun bugünkü görüşmelerinde milletvekillerinin alkışlamaması önerisinde de bulundu.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ardından bakanların “karar verici aktörler” olmadığını savunan Özbudun, “Ülke düzeyinde alınan bütün kararlar yani biz 85 milyonun kaderini tayin eden bütün kararlar tek bir kişi tarafından alınmaktadır. Bu ise yönetimde keyfiliğe yol açmaktadır ve TBMM’nin frenleyici ve dengeleyici yetkilerinden yoksun olması, bu mutlak keyfiyetin hangi sınırlara ulaştığını bize göstermektedir.” ifadelerini kullandı.
İYİ Parti İstanbul Milletvekili Nimet Özdemir, gelişmiş hiçbir ülke parlamentosunda binlerce kişinin katili olan canilere özgürlük istenemeyeceğini, istemeye kalkanların ise güneş yüzü dahi göremeyeceğini belirterek, “Bu duruma kayıtsız kalınması vatanseverlerin kanına dokunuyor. Terörü kınayıp lanetlemeyenlerin, terörle arasına mesafe koyamayanların bu parlamentoda işi yoktur. Türk milletinin bizden asıl beklentisi budur.” dedi.
Şahsı adına söz alan Demokrat Parti İstanbul Milletvekili Cemal Enginyurt, 12 vatan evladının şehit olması nedeniyle milli yas ilan edilmemesini eleştirdi. Sözleşmeli vatan görevi olamayacağını söyleyen Enginyurt, “Kuzey Irak’ta karlı bir havada kancıkça bir pusuda şehit olmayı kendisine yakıştırdığımız insanları Ankara’da orduevlerine almıyoruz. Vicdanlarımız sızlamıyor mu, kalplerimiz bu kadar mı karardı?” diye konuştu.
Enginyurt, öte yandan terörle mücadele sırasında bazı uzuvlarını kaybeden 20 bin güvenlik personeli bulunduğunu anlatarak, “Sakatlanmaları yüzde 40’ın altında diye gazi sayılmadılar. Vatan için can vermeyi göze aldıklarından kurşun yemişler, şarapnel parçasıyla yaralanmışlar; MHP’nin, İYİ Partinin ve Demokrat Partinin kanun teklifi var, ‘Gazi sayalım.’ diyoruz ama hala görmezden gelip nutuk atılıyor.” ifadelerini kullandı.
TBMM’de dört partinin imzasının yer aldığı bildiriye işaret eden Enginyurt, partisi ile DEVA Partisi’nin bu konuda görmezden gelindiğini de söyledi.
“Türkiye’nin savunması Gazze’den başlar”
Saadet Partisi İstanbul Milletvekili Mustafa Kaya, üçüncü dünya savaşının çoktan başladığını iddia etti. Terör örgütlerinin de üçüncü dünya savaşının bir parçası olduğunu dile getiren Kaya, “Terör örgütlerinin ana görevi, bulundukları bölgelerde gücü elinde bulunduranların hareket alanlarını genişletmektir. PKK terör örgütünün de yapmaya çalıştığı şey, bölgedeki dengeleri küresel güçlerin hedeflediği noktaya taşımaktır.” diye konuştu.
“Türkiye’nin savunması Gazze’den başlar” diyen Kaya, “Gazze’ye kendi topraklarımız gibi bakmamız gerekiyor. Bu bölgede eğer aktif rol almak istiyorsak sınırlarımızın güvenliğinin dışarıda başladığını bilmemiz gerekiyor. Sınırlarımızın Saraybosna, Tahran, Kahire, Şam, Bağdat ve Bakü’den başladığını bilerek hareket etmek durumundayız. Günü kurtarma çabası nafiledir, günü kurtarmaktan ziyade geleceği kurtarmamız gerekir.” ifadelerini kullandı.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Erhan Usta, bu bütçe görüşmelerinin verimli olmadığını, hükümet ve bakanların özeleştiri yapmadığını, denetim görevi olan muhalefetin önerilerinin dikkate alınmadığını söyledi.
Asgari ücret tartışmalarına değinen Usta, “Açlık sınırının altında bir ücreti kabul etmek mümkün değil. Asgari ücretin yılda iki defa belirlenmesi gerekir. Aradaki refah kaybının da telefi edilmesi lazım.12 ay boyunca açlık sınırının üzerinde kalan bir asgari ücreti çalışanlarımıza verilmesini istiyoruz.” dedi.
MHP İstanbul Milletvekili Feti Yıldız, Türkiye’nin demokrasisini daha fazla güçlendirmek için anayasa başta olmak üzere yasal ve idari düzenlemeleri gerekli gördüklerini kaydetti.
Daha önce 100 maddelik anayasa önerilerini açıkladığını hatırlatan Yıldız, “Türkiye, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne uygun milli ve manevi değerlerden ilham alan, bize özgü yeni bir anayasaya kavuşmalıdır. Bu milletimize ve gelecek nesillere karşı ertelenmeyecek bir görevdir. Türkiye’nin yakaladığı siyasi istikrar, demokrasi tecrübesi ve tüm toplumsal kesimlerin yaklaşımı yeni bir anayasa yapmaya uygundur.” şeklinde konuştu.
Yıldız, siyasetin ahlaki değerlere dayanması, siyasi partilerin gelir kaynakları ve harcamalarının etkin bir şekilde denetlenmesi gerektiğini belirtti.
Milletvekili dokunulmazlığının kamuoyunun kabul edeceği makul esaslara bağlanmasını isteyen Yıldız, “Milletvekillerinin işlediği suçlar nedeniyle hazırlanan ve Karma Komisyonda bekletilen fezlekelerin gündeme alınıp sonuçlandırılması gerekir.” ifadelerini kullandı.
Yıldız, bazı kamuoyu araştırma firmalarının manipülasyon yaptığını, “araştırma” adı altında kamuoyunu olumlu veya olumsuz etkilemek için gerçek dışı bilgiler paylaşan bu firmaların sorumlularına caydırıcı yaptırımlar getirilmesi gerektiğini kaydetti.
DEM Partisi Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren, hiç kimsenin kayyımlar kadar Diyarbakır’a zarar vermediğini iddia ederek, “Kayyımlar, belediyelere ait taşınmazları değerinin çok altında ya satıyor ya da kiralıyor. İhalelerde hukuksuzluklar yapılıyor.” dedi.
“ABD’nin amacı kaos oluşturmak”
AK Parti Ordu Milletvekili İbrahim Ufuk Kaynak, terör örgütü PKK’nın eylemlerine dikkati çekerek, şöyle konuştu:
“Bu tür terör eylemlerinin başı, sonu ve ortası hepsi ABD’dir. Yeryüzünde hiçbir terör örgütü, ABD’nin silahı olmadan bir gün bile yaşayamaz. ABD’nin amacı kaos oluşturmaktır. Çünkü kaos çıkararak ülkeleri kontrol altında bulunduruyor. ABD’nin kaos oluşturmak istediği en önemli ülkelerden birisi Türkiye’dir. Çünkü Türkiye dinamik bir devlettir. Çünkü dinamik ülkeler ayağa kalktığında çevresindeki diğer ülkeleri de etkileyecek ülkelerdir. Dinamik ülkelerin en önemli özelliği imparatorluk geçmişlerinin olmasıdır. İmparatorluk aklı olan ülkelerin tekrar geri gelme kabiliyetleri var. Herhangi bir ülkenin büyümesinden her yıl yüzde 3 kesmek istiyorsanız terör örgütünü o ülkeye bela edebilirsiniz.”
İYİ Parti Bursa Milletvekili Hasan Toktaş, terör örgütü PKK’nın saldırılarına işaret ederek, TBMM kürsüsünden Türkçe dışında başka dillerde hitap edilmesini eleştirdi.
Toktaş, “Bu kürsüde Kürtçe terör propagandası yapılsın diye mi ‘sayın Öcalan’ denilsin diye mi askerler şehit oldu? Bu konuda herkes üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeli. Terörü ve teröristi açıkça övmek suç değil mi? Genel Kurulda ana dili farklı olan herkes, kendi diliyle konuşursa nasıl olur?” dedi.
Genel Kurulda, 2024 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi’nin maddelerinin görüşmelerinin tamamlanmasının ardından 2022 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi’nin maddelerinin görüşmelerine geçildi.
]]>Başarır, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, Irak’ın kuzeyinde bölücü terör örgütü tarafından düzenlenen saldırıda şehit olan askerlere Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı ve sabır diledi.
Binlerce vatan evladının 21 yılda teröre şehit verildiğini belirten Başarır, “Ülkeyi bu noktaya ve terör yuvası haline getiren, sınır güvenliğini ortadan kaldıran bu partinin eylemleriyle artık Meclis’te ortak imzayla kamuoyunun karşısına çıkmak istemiyoruz.” ifadesini kullandı.
İdlib’te 36 askerin şehit olduğu terör saldırısı sonrasında CHP, İYİ Parti, MHP ve AK Parti’nin imzasıyla ortak bir bildiri yayımlandığını anımsatan Başarır, “Meclis olarak üzüntümüzü dile getirdik. Üzülerek söylüyorum ki bu ülkenin Cumhurbaşkanı terörle mücadele ve bu olayın failleri konusunda her yetkiyi, desteği almasına rağmen soluğu Putin’in kapısında aldı ve bekletilerek bu ülkeyi, yurttaşları büyük bir üzüntüye boğdu. Aynı şeyler Gara operasyonu. Nasıl bir duruş sergiledi? Biz her seçim yaklaşırken aynı olayları, hikayeleri AK Parti grubundan duymaktan bıktık ve sıkıldık.” şeklinde konuştu.
Başarır, terörü bir kez daha lanetlediklerini belirterek, “Mehmetçiğin tırnağını bile dünyalara değişmeyiz. 21 yıldır ülkeyi bu hale getirenler askerimiz şehit edilirken Rusya’nın kapısında, faillerinin kapısında bekleyenler artık ortak imza konusunda bizden hiçbir şey beklemesin. Üzüntü duyuyoruz. Ülke nereden nereye geldi. Çok fazla bir şey istemedik. Neden? Milli yas ilan edilmiyor? dedik. Suudi Kralı öldüğü zaman milli yas ilan edenler 12 evladımız şehit olmuş niye duyarlılığı ortaya koyamıyor?” diye sordu.
Terör saldırıları nedeniyle Milli Savunma Bakanı’nın Meclis’te bilgi vermesini gerektiğini ifade eden Başarır, “Endişeliyiz. Meclis’e bilgi versin. Daha fazla kaybımız var mı? Nasıl bu teröristler, yaratıklar bu üsse sızabiliyor? Nasıl 12 askerimizi şehit edebiliyor? Bunu duymak istiyoruz. Milli Savunma Bakanı dün gece gelebilirdi. Gelmedi.” dedi.
Başarır, TBMM Genel Kurulunda nöbetçi Bakan olarak bulunan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in terör saldırısına ilişkin söz almadığını belirterek, şunları kaydetti:
“Bugün nöbetçi olarak Meclis’te olan Bakan başsağlığı dileyemedi. Kendisi Bakandan bilgi alıp verebilirdi. 10 dakika konuşabilirdi. Biz sorular sorabilirdik. Maalesef ki Meclis bu tür iletişimlere kapalı. Dün kamuoyuna üzüntülerimizi, endişelerimizi açıklayan bildirimizi yayımladık. 4 partinin imzasından fazlası var. Artık algılarla bu olayın üzerine gidemeyiz. Şehitlerimiz ve terör seçim malzemesi olmayacak kadar önemli ve mühim bir konudur. Hiç kimse bu ülkedeki şehitleri terör meselesini seçimler yaklaşırken bir algı operasyonu haline getirmesin.”
Ali Mahir Başarır, daha sonra basın mensuplarının sorularını yanıtladı. CHP eski Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi’nin CHP’nin ortak bildiriye imza atmamasını eleştirdiğinin hatırlatılması üzerine Başarır, şöyle konuştu:
“CHP belki de tarihimizdeki en alçak saldırılardan biri olan 36 askerimiz şehit olduktan sonra İdlib’te bu iradeyi ortaya koydu. Niye koydu? Gidip Putin’e hesap sorması için ortaya koydu. Benim dün teklifim, ‘her parti çıksın açıklamasını yapsın’ dedim. Hiçbir partiyle bu konuda ortaklaşmadık. O sebeple, alınan karar doğrudur. Bundan sonra bu iktidara kerpiç, sıvasız, damsız evlerden giden şehitlerin hesabını tabi ki soracağız. O evi yaptıracaklarmış. Ne güzel. Şimdi mi aklınıza geldi? Mersin’de verdiğimiz şehitlerimizin, evlatlarımızın ki benim ailemde de şu anda Güneydoğu’da görev yapan iki askerimiz var. Bakın evlerine. Türkiye’nin hiçbir yerinden şehit cenazesi gelmesin. Ama neden? Damsız, sıvasız, kerpiç evlerden geliyor? Tüm bildirilere biz bugüne kadar destek olduk. Bunun karşılığında ne oldu? Bir şehit için bırakın makamı, bırakın Cumhurbaşkanlığı koltuğunu dünyayı yıkarız. Biz CHP grubu olarak artık bireysel açıklamamızı yapacağız ve AK Parti grubu ile asla ortak bir imza atmayacağız.”
Başarır, “PKK terör örgütü haindir. Yaptıkları alçaklıktır. Milli Savunma Bakanlığımız, İçişleri Bakanlığımız bu illetin adını resmi açıklamalarında yazmıyor biz de yazmıyoruz. Her yerde de söylüyoruz söyleriz. Şehit meselesi, terör meselesi ‘ortak sorunumuz’ diyorsanız seçim malzemesi yapmayacaksınız. Geleceksiniz hep beraber bu sorunu burada çözeceğiz. Bakan nerede? Dün buradaydı, bugün sınırda. Dün gelemez miydi? Bugün Mehmet Şimşek. Meclis Başkanı dönüyor söyleyeceğin var mı? diyor. Başsağlığı bile dilemiyor. Dönüyor benim bildirimi eleştiriyor. Akif Hamzaçebi de bu açıdan bakarsa, 21 yıllık emeğine uygun davranmış olur.” değerlendirmesinde bulundu.
]]>“12 ASKERİMİZ GÖREVLERİNİ YAPARKEN ŞEHADET MAKAMINA ULAŞTILAR”
Milli Savunma Bakanlığının sosyal medya hesabından yapılan açıklamaya göre, Bakan Güler, Hava Kuvvetleri Harekat Merkezinden sevk ve idare ettiği Irak ve Suriye’nin kuzeyindeki terör hedeflerine yönelik hava harekatları sonrasında pilotlara seslendi.
Bakan Güler, “Dün gece, maalesef, Pençe Harekat bölgesinde görev yapan 6 kahraman evladımız şehit oldu, 7 kahraman silah arkadaşımız da yaralandı. Bugün de, Pençe-Kilit Harekatı bölgesinde çıkan çatışmada da 6 kahraman evladımız şehit oldu, 6 kahraman silah arkadaşımız da hafif yaralandı. Kahraman evlatlarımız, aziz vatanımızın mukaddes savunucuları olarak üstün bir cesaret ve fedakarlıkla görevlerini yaparken şehadet makamına ulaştılar. Şehit olan silah arkadaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar, kederli ailelerine ve asil milletimize başsağlığı diliyorum.” şeklinde konuştu.

“EVLATLARIMIZIN İNTİKAMINI ALMAK İÇİN İRADEMİZ TAM”
“Acımız büyük. Ancak evlatlarımızın intikamını almak için irademiz tam. Bugüne kadar şehitlerimizin kanını yerde bırakmadık, bırakmayacağız.” diyen Güler, şöyle devam etti:
“Dün gece 13 terörist etkisiz hale getirilirken, bugün de 12 bölücü terör örgütü mensubu etkisiz hale getirildi. Böylece yılbaşından itibaren etkisiz hale getirilen terörist sayısı 2 bin 156’ya ulaştı. Hiçbir hain terör örgütü mensubu, kahraman Mehmetçiğin pençesinden kurtulamayacaktır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın.”
“CAN ÇEKİŞEN ÖRGÜTÜN SON SIRPINIŞLARI”
Güler, bugüne kadar terörle mücadelede yurt içinde ve sınır ötesinde icra edilen operasyonlarla terör örgütüne ağır darbe vurulduğunu belirterek, şunları söyledi:
“Artık, örgütün hareket kabiliyeti bitme noktasına getirildi. Bu saldırı da bir kez daha göstermiştir ki, can çekişen hain terör örgütü, son çırpınışlarını vermektedir. Operasyonlarımız, kim destek verirse versin, eli kanlı teröristler bu coğrafyadan yok olup gidinceye artan bir şiddet ve baskı ile aralıksız taarruzi anlayışla devam edecektir.”

Irak ve Suriye’nin kuzeyindeki terör hedeflerinin pilotlar tarafından büyük bir başarıyla vurulduğunu dile getiren Güler, “Bundan sonra da kararlılıkla devam edeceğiz. Terörle mücadelede elde ettiğimiz tüm başarılarda en büyük pay, aziz şehitlerimize ve kahraman gazilerimize aittir. Şehitlerimizin aziz hatıralarına sahip çıkacak, onların fedakarlıklarını daima şükran ve minnetle yad edeceğiz.” şeklinde konuştu.
Bakan Güler, Pençe ve Pençe-Kilit Harekatı bölgelerinde şehit olan askerlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar dileyerek, “Siz değerli silah ve mesai arkadaşlarıma da hayırlı, başarılı görevler diliyorum. Kılıcınız keskin, azminiz ve gayretiniz daim olsun. Kalın sağlıcakla.” dedi.
HAVA HAREKATINDA 29 HEDEF İMHA EDİLDİ
Irak’ın kuzeyinde 12 askerimizin şehit olmasının ardından Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), PKK terör örgütüne yönelik operasyonlarını sıklaştırdı. Son olarak Irak ve Suriye’nin kuzeyinde düzenlenen hava harekatında çok sayıda terörist etkisiz hale getirildi. Milli Savunma Bakanlığı, harekata ilişkin sosyal medyadan yaptığı paylaşıma, “Şehitlerimiz için!” notunu düştü.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “PKK/KCK ve diğer terörist unsurları etkisiz hâle getirerek Irak ve Suriye kuzeyinden halkımıza ve güvenlik güçlerimize yönelik terör saldırılarını bertaraf etmek ve hudut güvenliğimizi sağlamak maksadıyla; Birleşmiş Milletler Anlaşması’nın 51’inci maddesinden doğan meşru müdafaa haklarımız doğrultusunda, Irak-Suriye kuzeyinde bulunan terörist hedeflerine 23 Aralık 2023 saat 22.00’da hava harekâtları icra edilmiş, icra edilen hava harekâtları ile Bölücü Terör Örgütü (BTÖ) tarafından kullanılan ve içerisinde sorumlu düzeyde teröristlerin de bulunduğu değerlendirilen mağara, sığınak, barınak, petrol tesisleri ve depolardan oluşan toplam 29 hedef imha edilmiştir.
]]>KUZEY IRAK’TA 12 ASKERİMİZ ŞEHİT
Kuzey Irak’ta Pençe Kilit Harekat bölgesinden üst üste Türkiye’yi yasa boğan haberler geldi. 23 Aralık akşamı PKK’lı teröristlerin düzenlediği saldırıda 6 askerimiz şehit oldu. Dün de yine Kuzey Irak’da 6 askerimizin şehit düşmesinin ardından TBMM’de siyasi partiler bir araya geldi.
4 PARTİDEN ORTAK BİLDİRİ
Bütçe kanunu teklifi görüşmelerinin sürdüğü sırada Ak Parti, Mhp, İYİ Parti ve Saadet Partisinin grup başkanvekillerinin imzasıyla Irak’ın kuzeyindeki terör saldırılarıyla ilgili ortak bildiri yayımlandı. TBMM Genel Kurulunda bildiriyi AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül, İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu ve Saadet Partisi Grup Başkanvekili İsa Mesih Şahin, yerlerinden söz alarak okudu. Bildiride, şunlar kaydedildi: “Bölücü terör örgütü PKK tarafından iki gündür gerçekleştirilen hain terör saldırıları neticesinde 12 vatan evladımızı kaybetmiş bulunmaktayız. Milletimizin başı sağ olsun. Bu menfur saldırılarda şehit düşen kahraman askerlerimize Cenabıallah’tan rahmet, kederli ailelerine ve milletimize sabır, yaralılarımıza acil şifa diliyoruz.
“TERÖR HİÇBİR ZAMAN HEDEFİNE ULAŞAMAYACAK”
Bizler, TBMM’de, bildiride imzası bulunan siyasi parti grupları olarak, birlik ve bütünlüğümüze, huzur ve güvenliğimize yönelik bu saldırıları şiddetle kınıyoruz. Terör ve şiddet hiçbir zaman hedefine ve amacına ulaşamayacaktır. Aziz milletimizin teröre asla boyun eğmeyeceğini, Türkiye Cumhuriyeti’nin güvenliğine tehdit oluşturan tüm terör örgütleriyle tavizsiz bir şekilde mücadele edecek güç ve kudrete sahip olduğunu kararlılıkla ilan ediyoruz.”
TBMM CHP GRUP BAŞKANLIĞI’NDAN AYRI BİLDİRİ
Yayımlanan ortak bildiriye CHP ve DEM Parti imza atmazken, TBMM CHP Grup Başkanlığı, son 2 günde 12 askerin terör saldırılarında şehit düşmesi sonrası bir ayrı bildiri yayımladı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP Grup Başkanvekilleri Burcu Köksal, Ali Mahir Başarır ve Gökhan Günaydın’ın imzasının yer aldığı bildiriyi Özel, sosyal medya hesabından şu ifadelerle paylaştı:
“TERÖRÜN HEDEFLERİNE ULAŞMASINA ASLA İZİN VERMEYECEĞİZ”
“Terörün hedeflerine ulaşmasına asla müsaade etmeyeceğiz. Türkiye’nin bağımsızlığı ve bütünlüğü için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Bunu yaparken de sorumluların arkasına dizilmeyeceğiz. Terörü kınamıyor lanetliyoruz. Milletimizin başı sağ olsun.”

“ULUSAL YAS İLAN EDİLMESİ BÜTÜN TOPLUMUN ORTAK TALEBİDİR”
TBMM CHP Grup Başkanlığı’nın yayımladığı bildiri şöyle; “Ülkemiz 22-23 Aralık 2023 geceleri gelen kara haberlerle sarsılmıştır. 12 vatan evladının şehit düştüğü alçak saldırılar terörün kirli yüzünü bir kez daha göstermiştir. Terörü, hain terör örgütünü ve insanlık dışı yöntemlerini lanetliyoruz. Bu menfur saldırıları planlayan, azmettiren ve gerçekleştiren teröristler hiçbir zaman amaçlarına ulaşamayacaktır.
“MEHMETÇİKLERİMİZİN GÜVENLİĞİNİN SAĞLANDIĞINA İLİŞKİN…”
Askerlerimizin can güvenliği ve yaralılarımızın sağlık durumu en başta gelen endişe kaynağımızdır. İki gece üst üste aynı bölgede 12 şehit verilmesi yanında, halen bölgede bulunan Mehmetçiklerimizin güvenliğinin tam olarak sağlandığına ilişkin sağlıklı bilgilerin kamuoyuyla paylaşılmaması, milletimizin acısını ve üzüntüsünü daha da artırmaktadır. Bu nedenle, bu geceden tezi yok, TBMM’nin hiç zaman kaybetmeden derhal bir kapalı oturum yapması ve Milli Savunma Bakanı’nın Gazi Meclis’e gelerek milletvekillerini bilgilendirmesi zorunludur. Ancak bu oturum sonrasında bölgeden ve gelişmelerden kapsamlı ve doğru şekilde bilgi alan siyasi parti gruplarının ortak bir metin çalışması yapabileceğini düşünüyoruz.
“ULUSAL YAS İLAN EDİLMESİ TOPLUMUN ORTAK TALEBİDİR”
Hain saldırıların neden engellenemediğinin ve sorumluların ihmalleri olup olmadığının açıklığa kavuşturulmadan atılacak adımları şehitlerimizin hatırasına bir saygısızlık olarak değerlendiriyoruz. Bunun yanında, milletimizi tarifsiz bir üzüntüye ve eleme gark eden böylesine acı ve elim olayın ardından ‘Ulusal Yas’ ilan edilmesi bütün toplumun ortak talebidir. İktidarı, daha fazla gecikmeksizin bu yönde tutum almaya davet ediyoruz. Terörün hedeflerine ulaşmasına asla müsaade etmeyeceğiz. Türkiye’nin bağımsızlığı ve bütünlüğü için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Milletimizin başı sağ olsun.”

