Sağlık, Gençlik ve Spor ile Milli Eğitim müdürlüklerince yürütülen, “Çocuklarda Omurga Sağlığının Korunması İş Birliği Protokolü” kapsamında, Beşirli Borsa İstanbul Ortaokulu’nda program düzenlendi.
Öğrencilere, okul çantasının nasıl taşınacağı, elektronik cihazların ekranına nasıl bakılacağı ve ayakta duruş şekli gibi konularda bilgi verildi.
Bazı öğrenciler de akranlarına, omurga sağlığı için bazı egzersizleri gösterdi.
İl Sağlık Müdürü Hakan Usta, İl Gençlik ve Spor Müdürü Lokman Arıcıoğlu ve İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Uygun’un da katıldığı program, hatıra fotoğrafı çektirilmesi ve öğrencilere broşür dağıtılmasıyla sona erdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TÜRKİYE Büyük Millet Meclisi (TBMM) Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, “Terörist neredeyse bizim hedefimiz orası. Bunların peşindeyiz. Mehmetçik bunların korunakları, sığınakları tek tek buluyor ve bunları imha ediyor. Teröristleri etkisiz hale getiriyor” dedi.
TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı ve AK PartiKayseriMilletvekili Hulusi Akar, geldiği Trabzon’da valilik, Büyükşehir Belediyesi ve AK Parti İl Başkanlığı’nı ziyaret etti. Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Rektörlüğü’nü de ziyaret eden Akar, ‘Türkiye’nin Güvenlik ve Savunma Meseleleri’ konferansında açıklamalarda bulundu. KTÜ Prof. Dr. Osman Turan Kültür ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen konferansa; Vali Aziz Yıldırım, İl Emniyet Müdürü Murat Esertürk, KTÜ Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Çuvalcı, Trabzon Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emin Aşıkkutlu ve çok sayıda öğrenci katılım sağladı.
‘ÜLKE TEK, VATAN TEK’
Konferansta konuşan Hulusi Akar, “Hiçbir zaman fidandan çınara Söğüt ruhunu, Çanakkale ruhunu, Milli Mücadele ruhunu, 15 Temmuz hain darbe girişime karşı mücadele ruhunu unutmayacağız. Bunların daima hatırlayacağız. Bunlardan ders alacağız. Ülkemizin bekası, asil milletimizin refahı için. Bunların yapılması bizim için hayati önem taşıyor. Bu parti meselesi değil, zihniyet meselesi. Ülke tek, vatan tek, milletin, devletin bekası için bu milletin refahı için birlik ve beraberlik içerisinde bakmamız gereken hadise. Nedir bu? Ana vatan, gök vatan, mavi vatan, yavru vatan, dijital vatan bunlar birdir; bütündür. Bunlar parçalanamaz. Bunları Allah’a çok şükür bugüne kadar parçalamak isteyenler ya denizlere döküldü ya da bulundukları çukurlara gömüldüler. Bundan sonra da gömmeye hazırız” dedi.
‘HİÇBİR ZAMAN BENCİL DAVRANMADIK’
Akar, “Artık söz dinleyen değil, sözü dinlenen bir ülke var. Türkiye Cumhuriyeti Devleti var. Bu herkesin bilmesi, herkesin anlaması lazım. ve şu anda 3 kıtada etki alanımız var; Avrupa’da, Afrika’da, Asya’da. Türkiye’nin kıymetini bilelim, Türkiye’nin değerini bilelim. Türkiye gerçekten tarihiyle, coğrafyasıyla, seçkin ve saygın kültür ve medeniyetiyle, nüfusuyla, saygın ordusuyla büyük bir güç, büyük bir devlet, seçkin ve saygın bir yeri var. Bunu bilelim. Buna inanalım ve bu şekilde konuşalım, çalışalım ve geleceğe bu şekilde bakalım. Bu yönde Türkiye için çalışmalarımızı sürdürdük, sürdüreceğiz inşallah. Bunları yaparken, terörle mücadele dahil, gelişmeler dahil, ekonomik konular dahil, barış ordusu için yapılan çalışmalar dahil, hiçbir zaman bencil davranmadık. Türkiye şu anda hiçbir ittifaka, hiçbir komşusuna, hiçbir dost ve müttefik ülkeye yük değil, yük alan bir ülke konumunda. Bunu da herkes gördü, görüyor” diye konuştu.
‘AZİMLİYİZ, KARARLIYIZ’
Akar, “Terörist neredeyse bizim hedefimiz orası. Bunların peşindeyiz. Mehmetçik bunların korunakları, sığınakları tek tek buluyor ve bunları imha ediyor. Teröristleri etkisiz hale getiriyor. Teröristlerin önünde 2 yol var. Birincisi bulundukları çukura gömülecekler. İkincisi adalete teslim olacaklar. Başka yolları yok. Bunların arkasında kim olursa olsun. Asil milletimizi, 40 yıldan beri bu milletin başına musallat olan bu belalarından kurtarmakla azimliyiz, kararlıyız. İHA’larımız, SİHA’larımız var. Kızıl Elma geliyor. Milli gemilerimiz var. Bunları tasarımda yapıyoruz, üretimde yapıyoruz ve bunları ihraç ediyoruz. Müthiş gelişmeler oldu. Bu TCG Anadolu, başlı başına bir hikaye. Bizim yapmamız gereken ne varsa bunları yaptık, yapıyoruz. Tarihi ve kültürel bağlarımızı güçlendirdik, güçlendirmeye devam ediyoruz.
Konferansın ardından KTÜ Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Çuvalcı tarafından Hulusi Akar’a resminin bulunduğu tablo hediye edildi.
HABER-KAMERA: Efnan DEMİREREN/TRABZON,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Maçtan dakikalar (İkinci yarı)
65. dakikada Olawoyin’in pasında ceza sahası içinde topla buluşan Sowe’un vuruşunda top auta çıktı.
72. dakikada Olawoyin’in vuruşunda savunmadan seken topu önünde bulan Akintola meşin yuvarlağı ağlara yolladı. 2-1
81. dakikada savunmanın hatasında topu alan Taha’nın pasında arka direkte bomboş durumda Olawoyin meşin yuvarlağı filelerle buluşturdu. 3-1
Hakemler: Zorbay Küçük, Deniz Caner Özaral, Furkan Ürün
Çaykur Rizespor: Grbic, Taha Şahin, Mocsi, Alikulov, Mithat Pala, Hadziahmetovic, Olawoyin (Anıl Yaşar dk. 90+2), Ghezzal (Eray Korkmaz dk. 90+3), Varesanovic (Buljubasic dk. 69), Akintola (Emrecan Bulut dk. 90+2), Sowe (Jurecka dk. 90)
Yedekler: Tarık Çetin, Papanikolaou, Ayberk Karapo, Minchev, Doğanay Avcı
Teknik Direktör: İlhan Palut
Trabzonspor: Uğurcan Çakır, Malheiro, Mendy, Denswil (Cham dk. 79), Eren Elmalı, Lundstram, Okay Yokuşlu, Visca (Umut Bozok dk. 85), Ozan Tufan (Cihan Çanak dk. 59), Enis Destan (Draguş dk. 59), Banza
Yedekler: Barisic, Hüseyin Türkmen, Umut Güneş, Batagov, Taha Tepe, Arif Boşluk
Teknik Direktör: Şenol Güneş
Goller: Hadziahmetovic (dk. 45+10), Akintola (dk. 71), Olawoyin (dk. 81) (Çaykur Rizespor), Edin Visca (dk. 24) (Trabzonspor)
Sarı kartlar: Varesanovic, Mocsi (Çaykur Rizespor), Enis Destan, Mendy, Okay Yokuşlu, Malheiro (Trabzonspor) – RİZE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
OLUMSUZ HAVA KOŞULLARINDA YOLCULUK YAPMAYIN
Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nden yapılan açıklamada, “Ekiplerimiz, yoğun kar yağışından dolayı kapanan mahalle ve yayla yollarında çalışmalara aralıksız devam ediyor. Ulaşımda aksaklık yaşanmaması ve vatandaşlarımızın mağdur olmaması için her türlü önlem alınmıştır. Vatandaşlarımız olumsuz hava koşullarında yayla yollarını kullanmaktan kaçınmalıdır. Herhangi olumsuz bir durumda Trabzon İletişim ve Koordinasyon Merkezi’nin (TİKOM) Alo 153 hattına bilgi verilmesi yeterlidir” denildi.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Büyükşehir Belediyesinden yapılan yazılı açıklamada, Özdemir Bayraktar Planetaryum ve Bilim Merkezi’nin Trabzon’un yanı sıra çevre illerden gelen öğrencilerin ilgi duyduğu ve eğitimde önemli bir merkez olduğu belirtildi.
Merkezin, Doğu Karadeniz’in tek bilim merkezi olma özelliği taşıdığı vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Merkez bugüne kadar 57 bin 967 ziyaretçiyi ağırladı. Bu ziyaretçilerin 36 bin 177’si öğrenci, 21 bin 790’ı ise sivillerden oluştu. Trabzon ve ilçelerinden 391 okulun öğrencilerinin yanı sıra 5 ilden gelen 24 okulun öğrencileri de merkezi ziyaret etti. Bilim merkezimiz, farklı yaş gruplarından, keşfetmeyi ve denemeyi seven misafirlerini ağırlıyor. Amacımız bilim ve teknolojiyi her kesim için daha anlaşılır ve ilgi çekici kılmak. Bunun için çalışmalarımız aralıksız devam ediyor. Bilime ve teknolojiye ilgiyi artırarak gençlerimizi düşünmeye teşvik etmek geleceğimiz açısından büyük önem arz etmektedir. Ülkemizin geleceğine katkı sunacak bireylere ilham olmaya devam edeceğiz.”
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Metrekareye 165 kilogram düşen yağış nedeniyle cadde ve sokaklar suyla dolarken, bazı ev ve iş yerlerinin zemin ile bodrum katlarını su bastı.
Taşkın nedeniyle bahçesi suyla dolan Araklı Bayram Halil Devlet Hastanesi’ndeki hastalar tahliye edildi.
İlçelerin yüksek kesimlerinde heyelanlar meydana gelirken, mahsur kalan vatandaşlar ekipler tarafından kurtarıldı.
Sağanağın etkili olduğu Sürmene’de dere taşkını sonucu kaybolan 65 yaşındaki işitme engelli Ali Kemal Demir’in cansız bedenine kaybolduğu noktaya 35 kilometre uzaklıkta, 1 mil açıktaki denizde ulaşıldı.
“SEL OLAYLARI ŞİDDETİNİ ARTIRIYOR”
Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, kentte doğu ilçelerinde meydana gelen, 1 kişinin yaşamını yitirdiği, altyapı ve enerji nakil hatlarının zarar gördüğü, suyla dolan 121 iş yeri, 25 konut, 18 araç ile 175 dekar tarım arazisi ve 8 bin 420 metrekare fındık bahçesinde hasara neden olan sel ve heyelanları, jeolojik açıdan değerlendirdi. Prof. Dr. Osman Bektaş, Doğu Karadeniz’de küresel ısınmanın etkili olduğunu belirterek, “Karadeniz sürekli ısınıyor ve bu ısınan su sürekli buharlaşıyor. Buharlaşan su yükseliyor ancak bu yükselme Doğu Karadeniz dağlarını aşamıyor. Su buharıyla yüklü bulutlar, Doğu Karadeniz dağlarını aşamayınca güneye; Gümüşhane, Bayburt tarafına, ulaşamayınca, Doğu Karadeniz’in kuzey yamaçlarına doğru dökülüyor. Bunun en son örneği, Trabzon’un doğu ilçelerinde yaşanan olaylardır. Bu sel olayları daha önceden de yaşanmıştı; ama her geçen gün daha da şiddetini artırıyor” diye konuştu.
“YERLEŞİM ALANLARI DOĞRUDAN ETKİLENECEK”
Artan yağışlar sonrası bölgede heyelan riskinin ciddi şekilde arttığını belirten Prof. Dr. Bektaş, “Toprak artık suya doygun hale gelmiş durumda. Bu da gravite etkisi ile toprakların kaymaya son derece müsait hale gelmesine neden oluyor. Yamaçlarda kırık ve fay hatlarına su girince, bu faylar boşluk suyu basıncı ile harekete geçmeye hazır hale geliyor. Özellikle kara yollarının üzerindeki dik şevlerde bu durum büyük bir heyelan riski oluşturuyor. Önümüzdeki günlerde bu alanlarda önemli risklerle karşı karşıya kalacağız. Yerleşim alanları da bu risklerden doğrudan etkilenecek” dedi.
“RİSKLERİ AZALTMAK İÇİN CİDDİ BÜTÇELER AYRILMASI ŞART”
İklim değişikliğinin etkilerine karşı bölgede yeterince hazırlık yapılmadığını aktaran Bektaş, yerel yönetimlerin bu tür afet risklerini azaltmak için yeterli bütçeye sahip olmayıp, merkezi yönetimden daha fazla destek alması gerektiğini ifade etti.
Bektaş, “Küresel iklim değişikliğine uyum sağlamak adına çeşitli projeler ve yönetmelikler çıkarılıyor. Ancak bunlar ne yazık ki uygulamaya geçmiyor, sadece kağıt üzerinde kalıyor. Bu projelerin hayata geçirilmesi için ciddi bir finansman, bütçe gerekiyor. Maalesef yeterli bütçe ayrılmadığı için gerekli önlemler alınamıyor. Bu bölgelerde şehirlerin altyapısı son derece yetersiz. Kanalizasyon sistemleri yok ya da mevcut olanlar ihtiyaca cevap vermiyor. Bu yüzden sel olayları beklenenden çok daha büyük zararlar veriyor. Riskleri azaltmak ve önlem almak için ciddi bütçeler ayrılması şart. Ancak bu şekilde sel ve heyelan gibi afetlerle etkili bir şekilde mücadele edebiliriz” diye konuştu.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TRABZON – Ortahisar Belediye Başkanı Sayın Ahmet Kaya, ilçe belediyesi olarak görevlerinin çöpleri toplamak ve aktarma istasyonuna götürmek olduğunu belirterek, “Çöpleri atık tesisine taşıma görevi bize değil, Büyükşehir Belediyesi’ne aittir” dedi.
Başkan Ahmet Kaya, Deliklitaş Çöp Aktarma İstasyonu önünde bugün basın açıklaması düzenledi.
“Bugün arkamızda gördüğünüz çöpler nedeniyle ulusal basında gündem olduk” diyen Kaya “Bu noktaya nasıl geldik? Bundan birkaç gün önce, Trabzon’umuzun doğu ilçelerinde şiddetli yağışlar oldu, özellikle Sürmene, Araklı, Arsin ve Yomra ilçelerimiz bu selden çok etkilendi ve orada bir takım tahribatlar oldu. Bu tahribatlardan bir tanesi de bizim TRABRİKAB’ın katı atık yakma tesisine Arsin’den geçişi sağlayan köprüde meydana geldi. Bizim Trabzon’dan topladığımız çöpleri alıp oradaki tesislere taşıyan araçların üzerinden geçtiği köprü selde zarar gördü, dolayısıyla bu zarar sonrasında büyük araçlar, yani TIR’lar o köprüden geçemez oldu” diye konuştu.
Kaya, çöpü taşıma görevinin ilçe belediyesi olarak kendi görevleri olmadığını ifade ederek “Bizim görevimiz Trabzon’un 87 mahallesinden çöpleri toplamak, buradaki bertaraf istasyonuna getirip teslim etmek. Bu çöpleri buradan alıp Araklı’ya, tesise getirme görevi Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin görevidir. 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu, ilçe belediyesi ve büyükşehir belediyesinin görev ve sorumluluklarını belirtiliyor. Burada büyükşehre çöpleri taşıma görevi veriliyor, aynı kanunda bize de ‘büyükşehir atık yönetim planına uygun olarak katı atıkları toplamak ve aktarma istasyonuna taşımak zorundasınız’ diyor. Benim görevim, ilçe belediyesi olarak çöpleri toplamak ve buraya taşımak, Buradan da bu çöpleri alıp Araklı’daki tesise getirme görevi büyükşehir belediyesinin görevi, benim değil” şeklinde konuştu.
“Çözüm üretmek adına gayret gösterdik”
Trabzon’un doğu ilçelerinde yaşanan sel nedeniyle olağanüstü bir durumun oluştuğunu ve büyük araçların geçiş yaptığı köprünün yıkıldığını hatırlatan Başkan Kaya, bunun üzerine çözüme yardımcı olmak adına Ortahisar Belediyesinin araçlarının atık tesisine yönlendirildiğini kaydederek şöyle konuştu:
“Köprü yıkılınca büyükşehrin araçları buradan çöpleri alıp oraya taşıyamadılar. Ne dediler? Temizlik İşleri Müdürümüz buradadır, benim bilgim dışında ama benim bilgim olsa, ben de aynı yönde karar verirdim, onu da söyleyeyim. Dediler ki ‘Madem bu köprü yıkıldı büyük araçlar geçemiyor, bu çöpleri ancak küçük arabalarla taşıyabiliriz. Ortahisar Belediyesinin araçları, topladığı çöpleri getirsin, direkt buraya teslim etsin, döksün.’ Çünkü arkadaşlar çöp toplayabilmek için dolan araçlarını boşaltmak zorundalar. Şimdi çöpü topladılar, arabalar çöp doldu, benim bu çöpü bir yere dökebilmem lazım ki çalışabileyim, çöp toplayabileyim. Dolayısıyla arkadaşlar da buradan gidiş geliş 2 saatlik yol, iyi niyet gösterdiler, görevimiz olmamasına rağmen çözüme katkı vermek adına araçlarımızı oraya yönlendirdiler. Bizim 14 tane çöp toplama aracımız, 47 personelimiz buradan topladıkları çöpleri oraya getirdiler. Giderken yolda araçlarımızın önünü kesildi. Araçlarımız orada resmen alıkonuldu. Bakın bir hukuk devletinden bahsediyorum, bir garabetten bahsediyorum, bir acziyetten bahsediyorum. Benim 14 tane çok toplama aracım, 47 tane personelim orada bir-iki saat değil, 11 saat boyunca alıkonuldu! Bu ülkenin kolluk kuvvetleri, bu şehrin valisi neredeydi? Bunu soruyorum. Şimdi görevimiz olmamasına rağmen sırf şehrin çöpü toplandı, dökülecek yer yok, araçlar taşıyamıyor diye, yardım edelim düşüncesi ile araçlarımızı oraya yönlendirdik, benim araçlarımın başına bir şey gelse, personelimin burnu kanasındaydı, bunun hesabını kim verecekti? 11 saat alıkonulmadan bahsediyorum. Bir saat, iki saat değil, 11 saat boyunca 47 personelimin, 14 aracımın orada alıkonulduğundan bahsediyorum. Hiçbir yetkiliden ses çıkmadı. Sayın Valimizi aradım durumu izah ettim, ‘Bir şey olmaz başkanım görüşülüyor çözülür’ dedi” açıklamasında bulundu.
“Önümüzde 2 şık vardı”
Çöplerin boşaltılamaması dolayısıyla Ortahisar’da 11 sat boyunca çöp toplanamadığını söyleyen Başkan Kaya, “Bu süreçte ne oldu? 11 saat boyunca 87 mahallede çöp toplaması gereken araçlarımız, çöp toplayamadı ve dün basına ‘Ortahisar’da ne oluyor, çöpler toplanmıyor’ diye haberler geldi. Peki bu durumda biz ne yapmalıydık? Önümüzdeki 2 şık vardı; biri Trabzon’daki çöp toplamayı bırakacaktık, araçlarımızı yine oraya gönderip 11 saat, 25 saat, 30 saat yine orada rehin alınmayı bekleyecektik ya da çöpleri getirip görevi olana, ‘Al benim görevim toplamak, senin görevin de çöpleri taşımak” diyerek sahibine teslim etmekti. Biz de onu yaptık, getirdik, dedik ki; Bizim görevimiz olmamasına rağmen, sırf çözüme katkı vermek için çöpleri kendi araçlarımızla oraya taşıdık fakat gördük ki sahip çıkan yok.” ifadelerini kullandı.
“Araklı’da çöp göndermeme kararı aldım”
Yaşanan olaylar üzerine Araklı’ya çöp göndermeme kararı aldığını aktaran Başkan Kaya, “Arkadaşlara da dedim ki;’Niye göndereyim, çöpleri taşıma görevi benim görevim olmamasına rağmen bir çözüm üretme gayreti içindeyim, personelimi araçlarımı riske atıp oraya gönderiyorum ama sahipsiz bırakılıyorum. Hem de 11 saat boyunca. Olacak iş midir bu? Hangi vicdan bunu kabul eder? Akşam da Ahmet Metin Genç başkan aradı beni, o da çözüm arayışında. Konuştuk, durumu anlattım. ‘Zor şartlardayız, birbirimize destek olalım’ dedi. Elbette başkanım, destek olmak için biz vazifemiz olmamasına rağmen araçlarımızı oraya önderdik çöpü taşıma görevi sizindir, bizim görevimiz çöpleri toplamaktır. Bize yer göstereceksiniz, çöpe oraya dökeceğiz. Oradan da kim alıp taşıyacaksa taşıyacak” diye konuştu.
“Geçici bir tedbir olarak çöpleri bu alana döktük”
Çöplerin Deliklitaş’taki alana geçici bir tedbir olarak döküldüğünün altını çizen Başkan Kaya, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Dün 11 saat boyunca çöp toplayamadık, çöpler yığıldı, dolayısıyla o arabaları bir yere boşaltmam lazımdı. Geldik, boşaltacağız ama almadılar. Ne yapacağım? Ben de işte buraya dökmek zorunda kaldım, ki en uygun alan burası ve buraya çöp dökme uygulaması sadece bugüne özgü bir şey değil, geçmişte de yapılan bir uygulama. Araçların taşımasıyla ilgili bir sıkıntı olduğu zaman çöpler buraya dökülüyor, ki burada dereye su sızma riski yok, halk sağlığını tehdit eden hiçbir şey yok. Mecburiyet karşısında oradaki tesisten çöpleri alıp taşıyamadıkları için geçici olarak bir iki günlük tedbir olarak bunu yaptık.”
Yaşanan olay üzerine Çevre ve Şehircilik Bakanlığının, hiçbir uyarı yapmadan Ortahisar Belediyesine ceza yazdığını ifade eden Başkan Kaya, “Acı olan şu, bu ülkede nasıl adaletsizlik ve ayrımcılık olduğunu net olarak ortaya koyacak bir olaya tanık olduk. Bakın bize haksızlık yapıldı, araçlarımız, personelimiz alıkonuldu, bütün bunlar bir tarafa. Bakıyorum Çevre Şehircilik Bakanlığından, İl Müdürlüğünden değil, direkt bakanlığın sitesinden ‘150 ton evsel çöpü yol kenarına döktüğü, hali hazırda dökmeye devam ettiği ve halk sağlığını tehdit ettiği’ gerekçesiyle, bize 2 milyon 598 bin lira ceza kesmişler. ve bize tebliğ yok. Belediye olarak biz kamu kurumuyuz ve Devletin bir kurumu bize hiç tebligat uyarı yapmadan direkt Ankara’dan ceza yazıyor” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KARADENİZ’de etkili olan fırtına nedeniyle dalgaların boyu 5 metreyi aştı, yaklaşık 100 balıkçı teknesi, Trabzon’un Sürmene ilçesindeki limana sığındı.
Karadeniz’de etkisini gösteren şiddetli fırtına, Trabzon’un Sürmene ilçesinde hayatı olumsuz etkiledi, balıkçılara zor anlar yaşattı. Bölgede saatte 60 kilometre hıza ulaşan rüzgarın etkisiyle dalga boyu 5 metreyi aştı, dalgaların ve akıntının tehlike oluşturması nedeniyle de ava çıkan tekneler, olumsuz hava koşulları nedeniyle denizde ilerlemekte güçlük çekti. İlçede Yenay- Çamburnu açıklarında avlanmaya çıkan yaklaşık 100 teknedeki balıkçılar, fırtınanın şiddetinin artmasıyla, can güvenliği ve teknelerinin zarar görmemesi için Yeniçam Limanı’na sığındı. Balıkçılar, hava şartlarının elverişli hale gelmesiyle yeniden denize açılacak.
‘YAKLAŞIK 100 TEKNE VAR’
Şengün Gemi Sanayi yöneticilerinden Kenan Şengün, fırtınadan dolayı rıhtıma sığınan yaklaşık 100 teknenin olduğunu belirterek, “Teknelerimiz rıhtımımıza sığındı. Sürmene Limanı’ndalar, burada yaklaşık 100 tane tekne var. Kimisinin ağlarında arızaları var, kimisinin cihazları, kimisinin makinelerinde arızalar var. Teknik arızalar meydana gelmiş durumda. Onları tamir ediyorlar. Tersanemiz olarak en güzel hizmeti vermek için elimizden geleni yapıyoruz. Kendi bölge kayıklarımız olsun, Marmara’dan gelen kayıklarımıza da en güzel hizmeti vermeye çalışıyoruz. Bölgemizde rahat bir şekilde çalışmaları için elimizden geleni yapıyoruz” diye konuştu.
Limana sığınan balıkçı Erol Divan, “Hava şartlarından dolayı buraya gelmek zorunda kaldık. Açık denizde fırtına var. Sığınmak zorunda kaldık. Balık yok. Yakıt tedariki yapacağız. Hava açtığı zaman denize açılacağız, avımızın peşine gideceğiz” dedi.
Balıkçı Muharrem Fat ise “Hava raporlarına göre fırtınanın biteceğini düşünüyoruz. Akşam kısmetse balığa çıkacağız” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Trabzon’da av yasağının kalkmasının ardından “Vira bismillah” diyerek denize açılan Karadenizli balıkçı tekneleri, limana bol miktarda palamutla dönmeye devam ediyor.
Açık denizlerde avlanan palamutlar, gün ağarırken ilk olarak Trabzon Toptan Balık Hali’ne, ardından da balık pazarına götürülerek tüketicisiyle buluşturuluyor.
Doğu Karadeniz Su Ürünleri Kooperatifleri Bölge Birliği Başkanı Ahmet Mutlu, AA muhabirine, 2024-2025 sezonunun 1 Eylül itibarıyla istavrit ve palamutla başladığını söyledi.
İstavritin boyut olarak güzel olduğunu ancak avcılığının pek olmadığını dile getiren Mutlu, “Palamutta ağır bir avcılık var. Yalnız çok ilginç de bir şey var. Geçen yıl Batı Karadeniz’de olan avcılık bu sene tam tersine Doğu Karadeniz’de oldu. İlk başlarda Ordu ve Giresun arasında, şimdi ağırlıklı Rize ve Hopa üzerinde avcılık var.” dedi.
“3 tane ile 4 kişilik aile rahatlıkla doyabilir”
Mutlu, halkın ucuz balık yemesinin sevindirici olduğunu vurgulayarak, “Pazarda satılan fiyatı çok değil. En fazla gördüğüm kadarıyla 75 lira civarında. Hatta 3 tanesi 200 liraya olan balık da var. 3 tane ile 4 kişilik aile rahatlıkla doyabilir. Dediğimiz gibi bizim için tek sevindirici tarafı halkın bol bol ucuz balık yemesi.” diye konuştu.
Hamsiden beklentilerine de değinen Mutlu, şunları kaydetti:
“İnşallah havalar biraz daha serinler ve bu arada da hamsi çıkar. Balıkçının umudu hamsiyle seviniriz. Akşam burada bir teknemiz vardı. Reisimizle biraz sohbet ettik. ‘Parça parça hamsiler var’ dedi. Tabi hamsi biraz da iklime bağlı çünkü hava sıcak olursa göçünü çok çabuk tamamlıyor, hava soğuk olursa tahmin ediyorum yakın bir zamanda hamsiyle de buluşacağız gibi görünüyor.”
“Bu yıl palamut inanılmaz oldu”
Trabzon Toptancı Balık Hali’nde komisyoncu Recep Denizer de bu sene son yılların en fazla palamut avının yapıldığına dikkati çekti.
Denizer, 2005’ten bugüne kadar parçalı bir avlanma olduğunu ifade ederek, “Bu yıl palamut inanılmaz oldu. Bundan sonra da daha fazla olacağını tahmin ediyoruz. İnanılmazın üzerinde bir palamut olacak, tahminler bunu gösteriyor. Denizdeki teknelerle görüştüğümüzdeki görüntü bu. İnşallah bol olur, vatandaş yer. ” değerlendirmesini yaptı.
Fiyatların da uygun olduğuna işaret eden Denizer, “Protein olarak balık inanılmaz bir besin. İnşallah bol olur, çok fazla olur. Biz sürümden kazanırız, vatandaş da yer. Arzumuz, istediğimiz bu.” ifadelerini kullandı.
Denizer, palamut avından sonraki sürece de değinerek, “Bol palamudun olduğu yıllarda hamsi sıkıntıları çıkıyor. İnşallah bu sene hamsi sıkıntısını yaşamayız. Vatandaş artık hamsiye alışmıştı. Son belki 20 yıldan beri böyle bol palamut olmadı. Bu yıl olursa inşallah mutlu olacağız ama hamsinin de olmasını istiyoruz.” dedi.
Baba mesleği balıkçılığı küçük yaşlardan itibaren sürdüren Cem Yazıcı ise sezonun iyi gittiğini belirterek, “Geçen seneye oranla palamut on numara. Geçen sene vatandaşımız bu balığı mumla aradı. Palamut şu an çok iyi. Alıcılar da memnun. Tane 75, üç tanesi 200 lira. Bugün bir tavukla kıyasladığınız zaman haliyle daha uygun. Bir palamut neredeyse 850-900 gram, 1 kilograma yakın geliyor. Uygun yani. Vatandaşımız da memnun, biz de memnunuz.”??????? diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yaklaşık 35 hanenin bulunduğu mahallenin bir bölümünde yaşanan içme suyu sıkıntısı nedeniyle vatandaşlar çözümü marketlerden aldığı su ile sağlıyor.
Mahallede bulunan su deposuna her gün tankerler ile taşınan su ise mahalle sakinlerinin ihtiyacı karşılamıyor.
Zaman zaman şebeke hattından akan suyun çamur görüntüsü ise mahalle sakinlerini tedirgin ederken, özellikle yaz aylarında artan nüfus ile yaşanan su çilesi mahalle sakinlerinin tepkisine yol açtı.
Mahalle sakinlerinden Asuman Eyüpoğlu, musluktan bir bardak su bile içemediklerini belirterek “Her zaman su sıkıntımız var. 15 günden beri damla su bize gelmiyor. Gelen suyumuz da çamur akıyor. Bulaşıklarımız birikti. Temiz su bulamıyoruz. Bir bardak bile su içemiyoruz. Su geldiği zaman ise çamur akıyor. Sanki kahve içiyorsun. Baraj hemen yanımızda ama biz nedense su sıkıntısı çekiyoruz. Koca Trabzon’u besleyen baraj bizim mahallemizi besleyemiyor. Buna bir çare bulmalarını istiyoruz” dedi.
Saim Eyüpoğlu isimli mahalle sakini ise gözelerin kuruması nedeniyle su sıkıntısı yaşandığını kaydederek, “TİSKİ’yi aramamıza rağmen geçici çözümler yapılıyor ama kalıcı çözümler bulunamıyor. Tankerlerle yukarıdaki depoya su bırakılıyor. O su en fazla 2 saat akıyor. Gözelerin kuruduğunu söylüyorlar. Bu hikayeyi her zaman dinliyoruz. Her sene aynı hikaye. Gözeler kurumuşsa baraj aşağımızda. Alternatif şeyler düşünülmüyor. Esiroğlu arıtma tesisi koskoca Mağmat boğazına su basıyor ama 8 kilometre mesafedeki mahallemize suyu basamıyor. Ama su faturası kesmeye geliyorlar. Baraj ile evlerimiz arasında 7-8 kilometrelik bir mesafe var. Bu baraj Trabzon’u besliyorsa beni hayli hayli beslemesi lazım. Benden geçip orayı beslemesi lazım. Bakkaldan gidip su alıyoruz. Burası büyükşehir olmadan önce belde belediyesiydi. O dönemden beri devam eden bir su sıkıntısı var. Yeni bir sorun değil” şeklinde konuştu.
Yaz aylarında fındık için memleketine gelen Gül Eyüpoğlu da taşıma su ile değirmen döndürmeye çalışıldığını dile getirerek “Yaz aylarında buraya geliyoruz. 15 günden aralıklı olarak suyumuz bulanık olarak akıyor. Susuzluk çekiyoruz. Bize layık gördükleri su bu. Köyde olduğumuz halde para ile su alıyoruz. Oluklardan aldığımız su ile de bulaşıklarımızı yıkıyoruz. Taşıma su ile değirmen döndürmeye çalışıyoruz. Yeter artık bunaldık. Bu suyun akmasını istiyoruz” diye konuştu.
Zehra Özbayrak isimli mahalle sakini, arıtma cihazı ile çözüm bulmaya çalıştıklarını belirterek “Evimde mutfak tezgahı ve makineler dolu. Başka yerden su alıp elimizde yıkıyoruz. Duş yapamıyoruz, abdest alamıyoruz. Domuzların yıkandığı suyu içiyoruz. Arıtma cihazı ile çözüm bulmaya çalışıyoruz. Kısa zamanda buna bir çözüm getirilmesini istiyoruz. Su faturasını ödemeyeceğiz. Tankerlerle su getiriyorlar. Su bize gelene kadar bitiyor” ifadelerini kullandı.
Kendi imkanları ile kurduğu depoda yağmur suyu biriktirdiğini vurgulayan mahalle sakinlerinden Hamdi Güney Terzi de “Yaklaşık 10 yıldır burada yaşıyorum ama buraya geldiğime pişman oldum. 10 yıldır burada süren bir sorun var. Sabah 6’da su kesiliyor gece 1’de geliyor. İçecek suyumuz bile yok. Damacana alıp buraya geliyoruz. Yağmur suyu birikmek için bir depo yaptım. Ondaki su ile bulaşık ve temizlikte kullanıyoruz. Su geldiği zaman bile çamur olarak akıyor. Sütlü kahveye benziyor. Trabzon’a su veren köyün suyu yok. Bize su saati aldırdılar. O kadar masraf ettik bu yanımıza kaldı. Suyu kullan veya kullanma fatura geliyor. Ankara’dan misafirlerimiz geldi ama su olmadığı için gideceğiz diyorlar. Su büyük bir sorun. Su sağlıktır. Bu mahallede yaklaşık 35 hane var. Bu mahalleye su gelmediği zaman hiç kimseye su gitmiyor. Çamaşırlar bekliyor. Fındık ayındayız ne duş alabiliyorsun ne yüzünü yıkayabiliyorsun. Bizim için önemli olan su ve yol. Rezil bir durum. Burada yaşayanlar bunu hak etmiyor” dedi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Araklı ilçesi Kayacık Mahallesine bağlı Hacovid Yaylasında 21 Ağustos günü sabaha karşı 05.30 sıralarında Arif Altuntaş’a ait yayla evinde yangın çıktı. Komşularının yangını görerek 112 ihbar hattına haber vermesi üzerine bölgeye jandarma, itfaiye ve sağlık ekipleri gönderilirken, çıkan yangında ev tamamen kullanılamaz hale geldi. Yangında evde bulunan Arif Altuntaş (66), Gülizar Altuntaş (61) ve akrabaları inşaat ustası Kasım Altuntaş (67) olmak üzere 3 kişi yanarak öldü.

15 YAŞINDAKİ ÇOCUK DA TUTUKLANDI
Olay sonrası geniş çaplı soruşturma başlatılırken, yangının kundaklama sonucu çıktığı şüphesi üzerinde duran jandarma ekipleri şahısların olayla ilgili aralarında arazi anlaşmazlığı bulunan ve akrabaları olan şüpheliler Mehmet Altuntaş (24), A.A. (15) ve M.A. Trabzon İl Jandarma Komutanlığı görevlilerince gözaltına alındı. Sorguları tamamlanan 3 kişi 22 Ağustos günü yoğun güvenlik önlemleri altında Araklı Adliyesi’ne getirildi. Çelik yelek giydirilen zanlılar, Araklı Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan ifadeleri sonrasında Araklı Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi. Şüphelilerden M.A. (37) yapılan sorgusunun ardından serbest bırakılırken, şüpheli Mehmet Altuntaş ve suça sürüklenen çocuk A.A. ise yapılan sorguları neticesinde “kasten öldürme” suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.

“ARKADA DELİL BIRAKMAMAK İÇİN GELİP EVİ YAKTIM”
Olayın ardından Mehmet Altuntaş’ın mahkemedeki ifadesi ortaya çıktı. 3 kişiyi kendisinin bıçaklayarak öldürdüğünü anlatan Altuntaş’ın mahkemedeki ifadesinde olayın arazi anlaşmazlığı nedeniyle yaşandığını söylediği öğrenildi. Mehmet Altuntaş ifadesinde yaşanan tartışmada kendisini önce yengesinin bıçakladığını ve bu nedenle sağ ayağından yaralandığını ardından aynı bıçakla yengesini, amcasını ve evdeki diğer akrabasını öldürdüğünü anlattı. Altuntaş “Olay günü amcamlardaydık. Arazi meselesi yüzünden aramızda tartışma çıktı. Yengem bana hakaret ederek elindeki bıçakla üzerime geldi ve bıçağı bana sapladı. Ben de panikle yengemin elindeki bıçağı alıp yengeme sapladım. O sırada amcam evde bulunan silahı almaya çalışınca arkasından koştum ve yakaladım. Biraz boğuştuktan sonra onu da bıçakladım. Daha sonra kardeşimin yardım çığlığını duydum. Evdeki diğer kişinin kardeşimin elini bıçakladığını görünce kardeşimi kurtarmak için o adamı da bıçakladım. Sonra olayda yaralandığımız için tedavi için Araklı’ya hastaneye gittik. Sonra tekrar yaylaya dönüp arkada delil bırakmamak için gelip evi yaktım” dediği kaydedildi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Trabzonspor Teknik Direktörü Abdullah Avcı: Yarın akşam en iyi şekilde maça hazır olmak istiyoruz
Selçuk BAŞAR – Nurgül GÜNAYDIN/ TRABZON, – UEFA Konferans Ligi play-off turu rövanş maçında yarın İsviçre ekibi St. Gallen’i konuk edecek Trabzonspor’da teknik direktör Abdullah Avcı, “Yarın akşam en iyi şekilde maça hazır olmak istiyoruz. Bu müsabaka bizim için bir maçtan daha fazlası. Hem Avrupa’da devam edebilmek hem taraftarımızla bütünleşmeyi sağlayacak” dedi.
Trabzonspor Teknik Direktörü Abdullah Avcı ile deneyimli savunma oyuncusu Stefan Savic, UEFA Konferans Ligi play-off turu rövanş maçında yarın oynanacak St. Gallen maçı öncesi düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu.
Taraftar desteğine ihtiyaçları olduğunu söyleyen Teknik Direktör Abdullah Avcı, “Geçen hafta ilk müsabakamızı oynadık. Özellikle oyun olarak deplasmanda değerlendirdiğimizde o günkü basın toplantısında da söylemiştim. 65’inci dakikasını deplasmanda oynayabildiğimiz kadarını iyi bir oyun ve pozisyon zenginliği ile geçirmiştik ve bunun karşılığını alamamıştık. Sonrasındaki son bölümde de bazen bireysel performans oyunun bir bölümünü kaybettiğimiz ama bugün itibarıyla baktığımızda deplasmandan beraberlikle döndüğümüz ama turu atlayamadığımız ve yarın akşam da bunu en iyi şekilde değerlendirmek istiyoruz. Oynadığımız maçın üzerinden analizlerini yapıp hem savunmada hem hücumda tekrarlarımızı çalıştık. Bugün de son duran topları yapıp yarın akşam en iyi şekilde maça hazır olmak istiyoruz. Bu müsabaka bizim için bir maçtan daha fazlası. Hem Avrupa’da devam edebilmek hem taraftarımızla bütünleşmeyi sağlayacak ve bize oyuna ve oyuncularımıza bir öz güven getirecek bir maçtan daha fazlası olduğunu düşünüyorum. Buradaki en önemli faktör burada basın toplantısında taraftarlarımıza seslenmek istiyorum. Trabzonspor tarihindeki bütün başarılarında taraftarıyla kulübüne takımına sahada 90 dakika destek verdiğinde bu başarıları hep beraber yaşamıştır. Onun için yarın taraftarın desteğine son derece fazla ihtiyacımız var. Ben yarın akşamın güzel bir akşam olacağını düşünüyorum” diye konuştu.
STEFAN SAVIC: ‘FİNAL NİTELİĞİNDE MAÇ OLACAK’
Deneyimli savunma oyuncusu Stefan Savic, final niteliğinde bir maça çıkacaklarını ifade ederek, “Umuyorum yarın bizim adımıza güzel bir maç olacak. Çünkü yarınki maç hocamızın da söylediği gibi bir maçtan öte final niteliğinde bir maç olacak. Çünkü hem takımımız hem de taraftarımız Trabzonspor’un Avrupa’da olmasını son derece hak ediyorlar. ve Trabzonspor’da tabi ki Trabzonsporlu oyuncular olarak bizler de taraftarlarımızın takımımızın Avrupa’da olabilmesi adına yarın her şeyimizi vereceğiz. Hocamızın konuşmasında bahsettiği gibi aslında ben Trabzonspor’a gelmeden önce de Trabzonspor taraftarının neler başarabildiğini, neler yaptığını görmüştüm. Trabzonspor’u seçme sebeplerimden bir tanesi de Trabzonspor taraftarının statta yarattığı o cehennem atmosferi, rakipler adına oluşturduğu cehennem diye tabir edebileceğim o atmosfer. Dolayısıyla benim de burayı seçme sebeplerimden en büyüklerinden bir tanesiydi. Taraftarlarımızla birlikte yarın elimizden gelen en iyi mücadeleyi vereceğiz. Sadece yarın değil aslında taraftarlarımızı hem yarınki hem de sonraki oynayacağımız bütün iç saha ve dışardaki maçlarda da bizi desteklemeye, beraber o atmosferi oluşturmak için buradan da ben taraftarımızı davet etmek istiyorum” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
E.C. parka geldiğinde elindeki balyozla ‘Sürmene’ yazılı elektrikli tabela ve hediyelik eşya ürünlerinin sergilendiği vitrin camlarını balyozla kırdı.

İhbar üzerine inceleme sonucu şüpheli polis ekipleri tarafından gözaltına alındı. Parkta balyozla saldırı anları da çevredekiler tarafından cep telefonu kamerasıyla kayda alındı.

Trabzon Sürmene’de Tanıtım Parkı’na balyozlu saldırı kamerada
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Corendon Alanyaspor, sahasında Trabzonspor’u 3-1 mağlup etti. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Alanyaspor Teknik Direktörü Fatih Tekke, oyun formatını değiştirdikten sonra maçta fırsatlar bulmaya başladıklarını ifade etti.
“Abdullah Hoca çok zarif ve nazik bir insan. Maç öncesinde unutamayacağım bir davranış sergiledi”
Oyun olarak çok iyi organize olan bir takıma karşı galibiyet aldıklarını belirten Fatih Tekke, Abdullah Avcı’nın kendisine maçtan önce çok zarif bir davranışta bulunduğunu ve ona teşekkür ettiğini söyledi. Tekke, “Maç öncesi Trabzonspor’u analiz ederken hemen hemen her detayı değerlendirmeye çalıştık. Özellikle oyunun ilk bölümünde baskımız farklıydı. Fakat çok iyi olduğunu söyleyemem. Bulduğumuz gol bizim için iyi bir şeydi. İkinci gol sahalarda görülmeyecek şekilde bize döndü. Baskı değiştreceğimiz ana kadar rakip fırsatlar buldu açıkçası. Oyun Trabzonspor lehine gidiyordu. Fakat 3-4-3 baskımızı yapmaya başlayınca fırsatlar bulmaya başladık. Gayet de iyi oldu. Bunu hafta içinden beri çalışıyorduk. Risk almamız gerektiğini söylemiştim galip gelmek istiyorsak. Bizim çok ihtiyacımız vardı puan ve puanlara. Çok iyi bir organize bir takımı çok büyük bir risk alarak ve oyuncularımın iyi performansıyla beraber 3 golle kazandık. Bu bizim için çok değerliydi. Takımımdaki tüm oyuncuları tebrik ederim. Abdullah Hoca çok zarif ve nazik bir insan. Maç öncesinde unutamayacağım bir davranış sergiledi. Ona buradan teşekkür ediyorum. Türkiye’deki en çok beğendiğim hocalardan bir tanesi zaten. Biz ligde kalmak için mücadele ediyoruz. Her maç her puan bizim için değerli. Bugün 3 puan aldığımız için mutluyum” ifadelerini kullandı.
Bir basın mensubunun Enis Destan’ın stilinin kendisine benzetilmesiyle ilgili soruya Fatih Tekke, “Uzaktan gördüğüm kadarıyla Enis Destan neyi var neyi yok veren bir oyuncu. Yolu açık gözüküyor. Herkesin eksiği olduğu gibi onun da eksiği var. Oynadıkça daha iyi olma yolunda adımlar atıyor. Ona da başarılar dilerim” dedi.
“Bu sene Alanyaspor’un ligde kalması lazım”
Trabzonlu olmasıyla ilgili olarak ise Fatih Tekke, şunları söyledi:
“Ben Trabzonluyum, her yerde bu böyle. Trabzon şehrine hayran bir insanım. Trabzon şehrini çok seven bir insanım. Trabzonlu olan insanlarla olan bağım başka bir şekilde. Bunun sadece benim performansımla alakalı olduğunu düşünmüyorum. Demeçlerle alakalı da bir şey değil. O şehri tanıyorum, şehir de beni tanıyor. Öyle bir bağ oluştu. Onun için ben de acılar çektim. Onlar da çok sabrettiler. Dolayısıyla o şehirle ilgili benim kafamda hiçbir soru olmayacak. Ama hayat böyle bir şey. Bugün Alanyaspor için her takımda olduğu gibi çok çalışan bir pozisyondayım. Yaptığım işi seviyorum. Çok doğru işler yaptığımızı da düşünüyorum. Her ne kadar insanlar görmek istemese de. Buraya geldiğimden itibaren önceliğin son saniyesine kadar ligde kalmamız lazım. Alanya ilçe takımı ama çok iyi şeyler verebilecek bir camia. Bu seneyi atlatmamız lazım. Bu sene Alanyaspor’un ligde kalması lazım. Allah nasip ederse ok iyi şeyler olacak. Ama şu anlık durumumuz çok güllük gülüstanlık değil. O zorluğu yaşıyoruz, yaşayacağız. Tüm konsantrasyonum tüm ekibimle beraber bu.”
“Elimizdeki malzemeyi en doğru şekilde kullanmaya çalışıyoruz”
Oyuncuların bireysel performansıyla ilgili gelen bir soruya ise Fatih Tekke, “Hiçbir oyuncum bana asla borçlu değil. Bu oyuncuların hepsi bunu hakkediyor. Çünkü iyi antrenman yapıyorlar, yapmak zorundayız. Benim tarzım antrenman olarak spontane oyundan hoşlanmıyoruz. Yıllardır böyle yapmaya çalışıyoruz. Oyunun içinde oyuncunun gücünü artırabilmek kısa sürede olacak şey değil. Bu konuda biraz hak verirsiniz bana. Takıma sonradan dahil olan bir teknik adamım. Elimizdeki malzemeyi en doğru şekilde kullanmaya çalışıyoruz. Bazen değişiklikler yapıyoruz, insanız hata yapıyoruz. Benim birinci parametrem bunu kim iyi yapabiliyor. Biz robotlarla oynamıyoruz, insanlarla oynuyoruz. Buna karşılık vermeleri önemli. Bunun için çaba göstermeleri önemli. Yorularak, sahada Alanyaspor için ter dökmüş oyuncular var. Bunu net gördük. Mücadeleye devam etmek için çok önemli parametreler. Yüzde yüz bu halde değiliz, sadece 3 puan kazandık. Biz her maça çok dikkatli devam edeceğiz. Oyuncularıma teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. – ANTALYA
]]>Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Atatürk Kültür Merkezi’nde saat 10.00’da başlayan Trabzonspor’un 55. Seçimli Olağan Genel Kurulu’nu yönetmesi için divan başkanlığına Hakan Orhan oy birliği ile seçildi. Genel kurula Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan ve yönetim kurulu üyelerinin yanı sıra Teknik Direktör Şenol Güneş’in de katıldığı gözlendi. Divan seçimi, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından mevcut yönetim kurulunun faaliyet raporu okundu.
Ali Sürmen: “Benim veda günüm”
Daha sonra söz alan Trabzonspor Divan Başkanlık Kurulu Başkanı Ali Sürmen, yapılan genel kurulun aynı zamanda kendisi için veda günü olduğunu belirterek, “Trabzonspor şampiyon olduktan sonra ciddi sıkınlar yaşadı. Mali sorunlar yaşadı. İcracıların kapıya dayanmaya hazırlandığı dönemde sorumluluğu üzerine alan şahsi ve sponsorluk anlaşmaları yapan Ertuğrul Doğan’a da teşekkür ediyorum. Yaşanmışlıklarla ders alarak yoluna devam etmesini tavsiye ediyorum. TFF’de birçok arkadaşımız görev aldı ama görevli olduğu dönemde onun kadar elini taşın altına koyan isim görmedim. Türk futbolunda adaletin sağlanması için büyük bir emek veren Mustafa Hacıkerimoğlu. Maalesef Fenerbahçeliler istedi diye onlarla birlikte hareket edenleri de yadırgıyorum” ifadelerini kullandı.
Neden aday olmadığını daha önce açıkladığını belirten Sürmen, “Buranın kaybedeni olmaz bir tercih yapılıyor. Küsüp, darılarak başka yerlere gitmemektir önemli olan. Trabzonspor için çalışmaktır kendiniz için değil. Benim aday olmamamda düşündüğüm en büyük etken budur. Aday değilim diyorsak bu camia içindir. Ben yönetici olacağım kibrine katılmamak gerekiyor. Ben bu kongrede yönetmeye değil, yönetilmeye talip oldum. Kim seçilirse seçilsin onun emrindeyim. Trabzonspor’un emrindeyim” dedi.
Ertuğrul Doğan: “Divan Kurulu üyeleri yön gösterici olacaklardır”
Sürmen’in konuşmasının ardından kürsüye gelen Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan, hizmetlerinden ötürü Ali Sürmen’e plaket verdi. Doğan, Trabzonspor Divan Kurulu’nun akil insanlardan oluştuğunu belirterek her bir üyesinin görüşlerinin kendilerini için önemli olduğunu ve yön gösterici olacağını söyledi.
Başkan adayları tek tek söz aldı
Genel kurul üyelerinin dilek ve temennilerinin ardından başkan adaylarından ilk söz alan isim Emin Kahraman oldu. Kahraman, Trabzonspor’da uzun yıllar yöneticilik yaptığını hatırlatarak, “Trabzonspor davet ettiği zaman hiçbir zaman görevden kaçmadım. Buradan bana bir şans çıkarsa en iyi hizmetleri yapmaya talibim. Yönetime sunulmak üzere durum tespit çalışma projelerimiz var. Daha aktif bir divan kuruluna her zamankinden daha çok ihtiyaç var” derken, diğer adayı Hayrettin Hacısalihoğlu ise, “Trabzonspor Kulübü’ne uzun yıllar hizmet ettim. Bunca yılın tecrübesi ile divan başkanı olarak hizmet vermek istiyoruz. Ben Trabzonspor’u hiç bir zaman uzaktan sevmemiş bir kardeşinizim. Hayatım boyunca yaşadığım heyecanın kaynağında hep Trabzonspor olmuştur. Ben işime gelen işi yapmadım sadece Trabzonspor’un işine gelen işleri yaptım. Bizler hiç bir zaman bir birimize rakip değiliz. Bizlerin rakibi haksızlığı kendine hak edinmiş kulüplerdir. Bizler tüzüğün bize verdiği yetkileri çok iyi biliyoruz ve bunun dışına çıkmayacağımızın sözünü veriyorum. Bizim amacımız birlik ve beraberliği arttırmaktır” açıklamasında bulundu.
Başkan adaylarından son sözü alan Mahmut Ören de, “Bugüne kadar Trabzonspor’a bütün alanlarda hiçbir beklenti olmadan hizmet etmeye çalıştım. En büyük hedefimiz birlik ve beraberliğin sağlanması adına çalışacağız. Trabzonspor Divan Başkanlık Kurulu olarak üyelerin ayrışımına asla yol açmayacağız, birleştirici olacağız. Yönetime katkı sağlayacak tavsiyelerde bulunacağız” diye konuştu.
Oy verme işlemi başladı
Başkan adaylarının konuşmasının ardından oy verme işlemine geçildi. Trabzonspor Divan Başkanlık Kurulu Başkanlığı seçimlerinde oy verme işlemi saat 16.00’ya kadar devam edecek. 2 bin 90 üyenin oy kullanma hakkı bulunuyor. – TRABZON
]]>Bozdağ, birleşimin başında üç milletvekiline gündem dışı söz verdi.
AK Parti Sivas Milletvekili Rukiye Toy, 28 Şubat sürecinde baskılara rağmen haklarını savunduklarını dile getirerek, haklarını meşru yöntemlerle arayan bir geleneğin temsilcileri olduklarını kaydetti.
Tüm toplum kesimlerinin katkılarıyla ülkenin ihtiyaçlarına cevap verecek, insan hak ve hürriyetlerine dayanan, demokratik, sosyal, hukuk devleti niteliklerine sahip sivil bir anayasanın, her şeyin en iyisine layık milletin hakkı olduğunu vurgulayan Toy, ülkenin kalkınmasının darbelerle akamete uğradığını ve milletin özgürlüklerinin kısıtlandığını belirtti.
Toy, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde milletin talihinin değiştiğini ve demokrasinin önündeki engellerin kaldırıldığını ifade ederek, “Artık hiçbir kuvvet milletimizin menfaatlerinin önüne geçerek hedeflerimizden uzaklaştıramayacak ve ülkemizi tekrar darbeler ve vesayet döngüsüne mahkum edemeyecektir.” diye konuştu.
CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer ise Eskişehir’in sorunları üzerine yaptığı konuşmada, şehirde 25 yıldır Yılmaz Büyükerşen belediye başkanı seçildiği için AK Parti iktidarının çevre yolları yapmadığını, fabrika açmadığını, kentsel dönüşümü engellediğini, belediyelerine kredi dahi verilmediğini öne sürdü.
Eskişehirlilerin, başkanlarına güvendiğini dile getiren Çakırözer, “Eskişehir’in kadınında, gencinde, yaşlısında, çiftçisinde, esnafında emeği olan, yıllarca adalet dağıtan cumhuriyet kadını Ayşe Ünlüce’yi Cumhuriyet’in 100. yılında ilk kadın büyükşehir belediye başkanımız yapacağız; yalandan dolandan uzak Kazım Kurt’u ve Ahmet Ataç’ı yine başkan yapacağız. Eskişehir’i talana, ranta asla teslim etmeyeceğiz. 31 Mart’ta yine Eskişehir kazanacak.” dedi.
İYİ Parti Trabzon Milletvekili Yavuz Aydın da “24 Şubat Trabzon’un düşman işgalinden kurtuluş günü” hakkında yaptığı konuşmada, şunları söyledi:
“Trabzon 1918’de düşman işgalinden kurtuldu fakat göç veren bir şehir olmaktan kurtulamadı. Trabzon 1918’de düşmanı yendi fakat geçim sıkıntısına mağlup oldu. Kurtuluşumuzun üzerinden yüz altı yıl geçti fakat işsizlik sorunu hala halledilemedi. Trabzon, AK Parti iktidarının gerçekleştiremediği vaatlerden ne yazık ki kurtulamadı. Neredeyse her dönem en az bir Trabzonlu bakana sahip olmasına rağmen Trabzon gereken hizmeti ne yazık ki alamamıştır. Şehrimiz yıllardır AK Parti belediye başkanları tarafından yönetilmektedir ancak hizmet ve yatırım almak konusunda sınıfta kalmıştır.”
AK Parti İstanbul Milletvekili Halit Yerebakan ise 35 yıl önce Türkiye’de bilim ve azmin, umutla teknolojinin buluştuğu ilk yapay kalp implantasyon cerrahisinin yapıldığını vurguladı.
O günden bu yana kullanıcı olmanın ötesinde biyoteknoloji, ilaç sanayi ve tıbbi cihaz üretiminde önemli atılımlar gerçekleştirildiğini belirten Yerebakan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Geleceğe baktığımızda, Türkiye’nin sağlık endüstrisindeki bu gelişimi, kamu desteğinin artmasıyla birlikte ülkemizi sağlıkta küresel bir oyuncu yapma potansiyeline sahiptir. Ancak bugün sağlık endüstrimizin karşılaştığı engeller yalnızca teknolojik veya maddi sınırlar değil aynı zamanda uluslararası rekabet ve küresel tehditlerdir. Bu engeller karşısında sağlığın bir tehdit olmasının önüne geçmek için savunma sanayimizde olduğu gibi azim ve kararlılıkla durmalıyız. Bu alandaki başarılarımız Türkiye Yüzyılı’nda daha büyük hedeflere ulaşmamızın teminatı olacaktır. Unutmayalım ki bilimin ışığında yükselen bir toplum için araştırma ve inovasyon her zaman desteklenmelidir. Çünkü bilgi, kalkınmanın ve ilerlemenin anahtarıdır.”
]]>Yılanlara canlı yem verildiği iddiaları ile gündeme gelen Trabzon Akvaryum’da yılanların dondurulmuş fare ve tavşanlarla beslendiği o anlar görüntülendi
TRABZON – Trabzon’da geçtiğimiz yıllarda hizmete açılan ve son günlerde başta boğa, anakonda ve piton yılanları olmak üzere canlı yem ile beslendikleri iddiaları ile gündeme gelen Trabzon Akvaryum’da yılanların dondurulmuş fare ve tavşanlarla beslendiği ortaya çıktı.
Ortahisar Belediyesi tarafından Zağnos ile Tabakhane vadileri arasında bulunan Trabzon Kalesi’nin hemen altında oluşturulan bir tünele inşa edilen ‘Trabzon Akvaryum’ 80 farklı türde, yaklaşık 5 binden fazla deniz canlısına ev sahipliği yapıyor. Dünya denizlerinden ilham alınan 61 farklı tematik akvaryum ile 22 metrelik uzunluğuyla baş döndürücü bir görsellik sunan ‘Tünel Akvaryum’ son günlerde yine içerisinde sergilenen yılanlara verilen canlı yem iddiaları gündeme geldi. Ortahisar Belediyesi’nde yayınlanan açıklamada, iddialarının asılsız olduğu, Trabzon Akvaryum’da çalışan, iş ahlakıyla uyuşmayan ve hiyerarşik düzene aykırı davranışları nedeniyle iş sözleşmesi feshedilen A.K. isimli kişi tarafından çarpıtılarak algı oluşturmaya çalıştığı belirtildi.
“Akvaryum tesisimizdeki tüm canlıların beslenme ihtiyacı cansız ve dondurulmuş gıdalarla sağlanmaktadır”
Akvaryum tesisindeki tüm canlıların beslenme ihtiyacının cansız ve dondurulmuş gıdalarla sağlandığının belirtildiği açıklamada, “Trabzon Tünel Akvaryum İşletmemizde 25.05.2022 – 07.05.2023 tarihleri arasında çalışmış olan A.K. çalışmış olduğu dönemde amirleri tarafından birçok kez sözlü ve yazılı olarak uyarılmasına rağmen işini umursamayarak vurdumduymaz tavırlar sergilemeye devam etmiştir. Yapılan uyarıları dikkate almayan şahıs hakkında tutanaklar tutulmuştur. Bu süreçte şahıs aynı tavrını devam ettirmiş ve personeller arasında huzursuzluk oluşturmaya devam etmiştir. İş ahlakıyla uyuşmayan ve hiyerarşik düzene aykırı davranışları nedeniyle şahsın iş sözleşmesi 4857 sayılı iş kanununun 25. maddesinin 2. fıkrasındaki ‘h’ bendine istinaden ‘İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi’ nedeniyle sonlandırılmıştır. İş akdinin sonlandırılmasını kendisine yediremeyen şahıs bundan sonraki süreçte çeşitli platformlarda asılsız iddialar ile işletmemizi karalama çabası göstermeye başlamış ve daha da ileriye giderek isim vermek suretiyle tehdit edercesine işletmemiz yetkililerini hedef göstermiştir. Yetkili personellerimizin ailelerine de ulaşmış ve durumun can sıkıcı bir hal alması nedeniyle şahıs hakkında hem işletmemiz tarafından hem de ilgili çalışanlarımız tarafından hukuki süreç başlatılarak şikayetçi olunmuştur. Asılsız iddialarını devam ettiren şahıs çalışmış olduğu dönemde elde etmiş olduğu görüntü ve belgeleri çarpıtarak algı oluşturmaya çalışmıştır. Bahsi geçen şahıs akvaryum işletmemizde vatandaşlarımızın ziyaretine sunulan balıklarımızın 3 milyon TL gibi bir bedelle alındığını iddia etmiştir. Bu iddia tamamen asılsız olup bugüne kadarki balık temini tamamen ücretsiz olarak yapılmıştır. Yine çalışmış olduğu dönemde kayıt altına aldığı kişisel verilerin gizliliği kapsamında sergilenmesi yasak olan güvenlik kamerası görüntülerini sosyal medya hesaplarından paylaşmış ve veri ihlaline sebebiyet vermiştir. İlgili şahsın psikolojik durumunun ne kadar vahim olduğunu ve durumun ciddiyetini gösteren bir başka paylaşımı ise akvaryum tesisimize karşı yapmış olduğu silahlı paylaşımdır. Tüm bu asılsız iddialar ve can güvenliğini tehdit eden paylaşımlar için işletmemiz ve çalışanlarımız tarafından yalnızca hukuki süreç başlatılmıştır. Son olarak şahsın çeşitli platformlarda paylaşılan canlı yem iddiası da diğer iddiaları gibi asılsızdır ve gerçeği yansıtmamaktadır. Akvaryum tesisimizdeki tüm canlıların beslenme ihtiyacı cansız ve dondurulmuş gıdalarla sağlanmaktadır” ifadelerini kullandı.
Veteriner Hekim Ahmet Köz: “Canlı yem verme söz konusu değil”
Trabzon Akvaryum’da Sorumlu Veteriner Hekim Ahmet Köz, akvaryumda balıkların beslenmesi ile güne başlandığını belirterek “Temizlik ile devam edilir. Bazı balıklarımız her gün köpekbalığı gibi balıklarımız haftada 3 kere bazı balıklarımızda hafta bir kez beslenir. Genelde diyetlerinde dondurulmuş balık vardır. Haricinde yeşillik olarak kabak, marul, bezelye gibi zenginleştirilmiş diyetler uygulanmaktayız. Sürüngenler ise bilindiği gibi etçil hayvanlardır. Mecburen bunları et ile beslemek zorundayız. Laboratuvar ortamında dondurulmuş şekilde bize gelen tavşan ve fareler burada geceden çözdürülüp sabah ısıtıldıktan sonra hayvanlarımıza servis ediliyor. Mısır yılanı gibi ufak yılanlar haftada bir besleniyor. Yeşil anakondalarımız iki haftada bir besleniyor. Ayrıca bir tane de siyam timsahımız var o da tavuk bageti yiyor. Hem kemiğin kalsiyumu hem tavuğun proteininden yararlanması amacıyla. Haricinde bir beslenme programımız yok. Canlı yem verme söz konusu değil. Bizler buna zaten izin vermeyiz. Hiçbir personelimizi buna alet etmeyiz. Ayrıca savunmadığımız da bir yöntem. Hem av olan hem de avcı olan açısından tehlikeli bir yöntem. Birbirlerine zarar verebilirler. Kesinlikle itibar edilmemesi gereken yalan haberlerdir. Balıklarda beslenme programı normal ağırlığının yüzde 5’i kadar veriliyor. Diğer hayvanlarda da yılanın, kertenkelenin büyüklüğüne göre yemler ayarlanıyor” ifadelerini kullandı.
]]>AK Parti Trabzon Büyükşehir Belediye Başkan adayı ve Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, 31 Mart Yerel Seçim çalışmaları kapsamında Sürmene ilçesinde esnaf, vatandaşlar, muhtarlar ve AK Parti belediye meclis üyeleriyle bir araya geldi. AK Parti Sürmene Belediye Başkan adayı Hüseyin Azizoğlu, AK Parti İlçe Başkanı Hasan Basri Şahin ile MHP İlçe Başkanı Hamit Küçükali’nin eşlik ettiği Trabzon Büyükşehir Belediyesi Başkan adayı Ahmet Metin Genç’e vatandaşlar ilgi gösterdi.
Muhtarlara ve partililere hitap eden Başkan Genç, güzel hizmetler yapanların her zaman güzel bir şekilde anıldığını, amacının bu şehirde güzel bir şekilde anılmak olduğunu dile getirerek, “Yeni dönemde sizlerin destekleriyle göreve geldiğimiz zaman bütün ilçelerimizde olduğu gibi Sürmene’mizde de yeni hizmet dönemimizi başlatıyoruz. Sürmene’nin 37 köyünü il başkanlığı döneminden itibaren tanıyorum, biliyorum. Allah nasip ederse, yeni dönemde Hüseyin Azizoğlu Başkanımızla güzel bir mesai birlikteliğine çıkıyoruz. Bizim de onun da mesai birlikteliğinde en büyük paydaşlarımız siz muhtarlarımız olacaksınız. O nedenle muhtarlarımızla istişareye çok çok önem veriyorum. Ben Ortahisar Belediye Başkanlığı dönemimde muhtarlarımızla 33 defa toplantı yaptım. Bana vatandaş iradesini tevdi ediyorsa, aynı vatandaş mahallesinde de iradesini güvenerek muhtara tevdi ediyor. O irade aynı iradedir. O iradeye saygının gereği olarak muhtarlarımızla hareket etme yükümlülüğümüz var. Beraber hareket ettiğimiz zaman, mahallelerimizde hizmetlerin erişimi de ulaşımı da kalitesi de verimliliği de daha güzel oluyor ve daha bereketli oluyor. Böylece belli bir disiplin altında hareket ediyorsunuz” diye konuştu.
“Sürmene’nin projelerinin sahibi ve destekçisi olacağım”
Sürmene’ye yapılacak projelerin istişaresini yaptığını ifade eden Başkan Genç, “Biz Ortahisar’da 87 mahallemizin tamamında iş yaptık, muhtarlarımızla birlikte hizmet yaptık. Şimdi aynı anlayışı Büyükşehirde muhtarlarımızla birlikte hem Sürmene’de hem bütün şehrimizde yansıtacağız. Sürmene’yle ilgili hem büyükşehir olarak hem ilçe belediyesi olarak proje hazırlığımız var. Hüseyin Başkanımızın da Sürmene’ye sunacağı projelerin sahibi ve destekçisi olacağız. Yani Hüseyin Azizoğlu Sürmene’ye ne sözü veriyorsa, ne taahhüt ediyorsa onun en büyük destekçisi ve sahibi de büyükşehir olarak biz olacağız. Yani Sürmene’de bir pazar yeri sorunu varsa onu başkanımızla beraber kapalı pazar yeri sorununu çözeceğiz. Bunları bir taraftan da çalışıyoruz. Hangi ilçemizde ne sözü veriyorsak bunları planlayıp, programlayıp gayretle beraber başlatacağız. Bunun için de gecelere kadar çalışıyoruz. Çünkü AK Parti belediyecilik anlayışı söz verip, sahada onu icraata dönüştüren bir anlayıştır. Biz bunu belediyeciliğin en güzel örneğini İstanbul’da ortaya Recep Tayyip Erdoğan’ın teşkilatçılık anlayışıyla beraber hayata geçireceğiz” şeklinde konuştu.
“Arkamızda bu hizmetlerin banisi Recep Tayyip Erdoan var”
Sürmene’nin yol sorunlarını ve kırsal mahallelerdeki su sorunlarını çözeceğini kaydeden Başkan Genç, “Sürmene’miz güzel bir ilçemiz, renkli bir ilçemiz. Güzel isimler yetiştiren bir ilçemiz. Bir Sürmene’de daha dışarıda var. Geçen hafta İstanbul’daydık. Güçlü iş insanlarımız var. Onlarla da işbirlikleri yaparak güzel işler, sosyal işler üreteceğiz. Ben Sürmene’nin köylerinin su sıkıntılarını, yol sorunlarını biliyorum. Onları da sizlerden alacağımız bilgilerle göreve gelir gelmez bismillah deyip çözeceğiz. Biz istiyoruz ki, Trabzon olarak güçlü bir şekilde işbaşına gelelim. Yani Trabzon Büyükşehir Belediyesi olarak da Sürmene olarak da seçimleri iyi bir oranla kazanacağız ama Trabzon olarak büyükşehirlerde birinci çıkalım. Elin güçlü olunca Ankara’da daha güçlü oluyorsun. Bunu test ettim. Eğer birinci çıkarsak Ankara’da bir istediğimiz zaman iki kopartıp getiririz. Bunu yapabiliriz. Bunu yapabilecek birikimimiz oluştu, hem özgüvenimiz var, hem de siyasi gücümüzü var. Arkamızda bütün hizmetlerin banisi olan Recep Tayyip Erdoğan var. Şu anda bütün köylerimizde yol sorunları var. Ama Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız hemşehrimiz. Yine doğalgaz işimiz var. Ama Enerji Bakanımız Trabzonlu. Bu şehir için gideceğiz, koşturacağız. Soyadımız gibi de Genç’iz daha. Yapabiliriz bunları. Yapmak istiyoruz. Hakikaten bu şehrin evladı olarak, bu şehrin havasını bilen biri olarak hizmet etme heyecanımız ilk günkü gibi var. 37 muhtarımızla beraber bir kardeşlik hukuku içerisinde bu hizmetleri yapabiliriz. Sürmene ve Trabzon’umuzu güzelleştirebiliriz. Sürmene zaten güzel bir ilçemiz. Sürmene tabiatıyla, siluetiyle beraber güzel bir ilçemiz. Ama burada yaşama sebeplerini daha çok artıran bir anlayışı ortaya koymak önemli. Sahil düzenlemeleriyle beraber bu çalışmaları yapabilmek önemli. Sürmene’mize daha kaliteli, daha nitelikli hizmetler yapabilmek bizim işimiz” ifadelerini kullandı. – TRABZON
]]>Trabzonspor’un genç forveti Enis Destan, bordo-mavili kulübün dergisine röportaj verdi. Trabzonspor’a transfer süreci ile ilgili konuşan Destan, “Altınordu’da iyi sezon geçiriyordum. O süreçte herkes gibi Avrupa’da oynama hayallerim vardı ve teklifler de gelmeye başlamıştı. Gelişmeleri ailemle, başkanımla ve hocalarımla sürekli konuşuyorduk. Tam o süreçte Trabzonspor’dan teklif geldi. Çok büyük bir kulüpten davet alırsanız ister istemez yönünüzü oraya çevirirsiniz. O sezon da Trabzonspor şampiyonluğa oynuyordu. Teklif geldikten sonra çok kısa sürede karar verdim. Geriye dönüp baktığımda doğru karar vermişim çünkü en doğru yerdeyim” dedi.
“İhtiyaç olduğunda çok kez stoper ve 6 numara da oynadım”
Küçük yaş gruplarında forvet oynadığını, Altınordu’ya da forvet olarak gittiğini belirten ancak oradaki ihtiyaçtan dolayı stoper pozisyonunda da oynadığını hatırlatan Destan, “Oradaki ihtiyaçtan dolayı stoper oynatmaya başladı beni hocam. Başarılı da oldum sanırım ki birkaç sezon öyle devam etti. Ama hocam ve başkanımla bunu hep tartıştım, forvette daha iyi olacağımı söylüyordum. Sezon başlamadan forvet oynuyor ama maçlar başlayınca ihtiyaçtan yine stopere geçiyor ve öyle devam ediyordum. En son U17’deyken sezon başında birkaç maçta yine forvet oynadım. Bu kez çok iyi performans gösterince nihayet istediğim mevkide kaldım. Ama A takıma yükseldikten sonra da, maçlarda öne geçtiğimizde ve yine ihtiyaç olduğunda çok kez stoper ve 6 numarada görev aldım. O mevkilere alışığım yani. Şimdi de ihtiyaç olunca savunmada elimden geleni yaparım. Ama en verimli olduğum yer tabii ki forvet” diye konuştu.
“Warta Poznan’da geçirdiğim süreç bana çok şey kattı”
Kiralık olarak gittiği Polonya’nın Warta Poznan takımında geçirdiği süreçle ilgili yaşadıklarıyla alakalı ise genç forvet, “İlk başta çok zorlandım ama sonrası mükemmeldi bence. Genç yaşımda bana çok şey öğretti. Psikolojik olarak adeta çöktüm. 2-3 ay çok kötüydü benim adıma ve her şeyi bırakacaktım neredeyse. Ama kulübün bakış açısı, ailem ve arkadaşlarımın yardımıyla bu süreci aştım ve sonrasında daha da güçlendim. O yaşta büyük bir tecrübe oldu o direnç ve artık hiçbir şekilde, hiçbir konuda pes etmem. Saha içi ve dışı fark etmez: Mücadele benim işim. Polonya’da yaşadıklarım hem fiziksel hem de mental açıdan bana çok şey kattı. Profesyonelliği daha iyi öğrendim. İstatistiksel olarak fazla bir şey yapamadım belki ama bence birçok açıdan büyük gelişim kaydederek geri döndüm” ifadelerini kullandı.
“Bundesliga’da oynamak istiyorum”
Enis Destan, gelecek ile ilgili hedeflerine de değinerek, “Kısa vadede çok hedeflerim var, onları başardıkça daha çok motive oluyorum ve bu beni yukarıya çekiyor. İlk etapta Trabzonspor’la yeni kupalar kaldırmak, hedeflediğim gol ve asist barajını tutturmak, bunları teker teker başarmak istiyorum. Trabzonspor’u, bu kulübü, bu camiayı çok seviyorum. Onun dışında Altınordu ve Bayern Münih’in maçlarını da merakla takip ediyorum. Burada iz bırakıp sonrasında da çok sevdiğim Bundesliga’da oynamak istiyorum” şeklinde konuştu.
“Hava toplarındaki kafa vuruşlarıma güveniyorum”
Mücadeleci bir oyuncu olduğunu anlatan ve hava toplarına ve kafa vuruşlarıma güvendiğini vurgulayan Destan, “Ama daha da gelişmem gerekiyor. Ekstra antrenmanlar önemli benim için. Sürat ve çabukluk çalışmalarına ağırlık veriyorum. Gol vuruşlarının yanı sıra bir forvet olarak duvar olmak, pasör olmak çok önemli. Antrenmanlar sonunda hocalarımla bunun analizini yapıyoruz. Ekranda izleyip neler yapıp neler yapmamam gerektiğini belirleyip ona göre çalıyorum” cümlelerine yer verdi.
“Topun oyunda kaldığı süreye değer verirdim”
Maç esnasında öne geçen veya puana ihtiyacı olan takımlardan bazılarının oyunu soğutmak ve zaman geçirmek için çok durduğunu bu yüzden de topun oyunda kaldığı sürenin kısaldığını dile getiren genç oyuncu, “Topun oyunda kaldığı süreye değer verirdim. Öne geçen veya puana ihtiyacı olan takımların bazıları oyunu soğutmak ve zaman geçirmek için çok duruyor, böylece topun oyunda kaldığı süre kısalıyor ve bu nedenle heyecan azalıyor. Nasıl bir uygulama olur bilmiyorum ama basketboldaki gibi süreleri durdurmak dahil buna bir çözüm bulunmasının futbol keyfini artıracağına inanıyorum” açıklamasında bulundu. – TRABZON
]]>İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Adayı Murat Kurum, Trabzon Dernekleri Federasyonu (TDF) tarafından Bakırköy Atatürk Havalimanı etkinlik alanında düzenlenen ‘Trabzon’un Düşman İşgalinden Kurtuluşunun 106. Yıl Dönümü’ programına katıldı. Kurum’a ziyareti sırasında Bahçelievler Belediye Başkanı Hakan Bahadır ve AK Parti Bakırköy Belediye Başkan Adayı Ali Talip Özdemir eşlik etti. Tranzonlu gençler Kurum’u “En büyük başkan bizim başkan” şeklinde karşıladı. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan program saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla devam etti. Programda horon ekibi horon oynadı. Protokol konuşmalarının ardından program nedeniyle düzenlenen etkinliklerin açılışı kurdele kesimi ile yapıldı.
Programa Murat Kurum’un yanı sıra Altyapı ve Ulaştırma Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Trabzon Valisi Aziz Yıldırım, Trabzon Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı İsmail Şatıroğlu, milletvekilleri, belediye başkanları, dernek başkanları ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Program sonunda etkinlik alanlarını gezen Kurum horon da oynadı. Vatandaşlar tarafından ilgiyle karşılanan Kurum sohbet edip hatıra fotoğrafı çektirdi.
“Trabzon bu coğrafyanın anahtarıdır”
Konuşmalarına Trabzon’un tarihteki önemine değinerek başlayan Murat Kurum “Trabzon’umuz, sahip olduğu 4 bin yıllık kadim tarihiyle bu toprakların her zaman kilit taşı olmuştur. Trabzon bu coğrafyanın anahtarıdır. Trabzon’umuz şehzadeler şehridir. Yavuz Sultan Selim’in valilik yaptığı şehirdir. Kanuni Sultan Süleyman’ın dünyaya geldiği ve tarih boyunca daha nice büyük devlet adamlarının, sanatçıların, Trabzon’un yiğit evlatlarının bağrından çıktığı bir şehrimizdir. Bugün bizim için İstanbul ne ise Trabzon’da odur. Biz bu iki şehri hep ikiz kardeş olarak gördük. Çünkü her ikisinin de Fatih’i Sultan Mehmet Han’dır. Sultan Fatih, Trabzon’umuz için “Biz Trabzon’a toprakları değil, gönülleri fethetmeye gidiyoruz.” Demiştir. Bugün bu salondaki siz değerli kardeşlerime bakıyor ve görüyorum ki; Sultan Fatih’in bu sözü gerçekleşmiştir. Bunun ispatı Trabzonlu kardeşlerimizdir” dedi.
“Trabzon demek, çelik gibi güçlü milli irade demektir”
Trabzon’un 106 yıl önce de büyük kahramanlık gösterdiğini vurgulayan Kurum “Trabzon demek sığınılacak liman, omuz verecek dost demektir. Trabzon demek, çelik gibi güçlü milli irade demektir. Trabzon’un ihtiyarları açık sözlüdür, merttir. Kadınları asildir, mücadelecidir. Gençlerinin gözü pektir, yiğittir. Trabzonlu asla mücadeleden kaçmaz. Kavgadan yılmaz. Ne pahasına olursa olsun vatanı için her şeye göğsünü siper eder. Bu tarih boyunca hep böyle olmuştur. Bundan tam 106 yıl önce Milli Mücadele’de de Trabzon’umuzun, Trabzonlu kardeşlerimizin gösterdiği büyük kahramanlık bunun en güzel örneğidir. Trabzonlu kardeşlerimizin tıpkı 700 arkadaşıyla birlikte 12 bin kişilik düşman askerine direnmiş, Yüzbaşı Kahraman Bey’in 106 yıl önce gösterdiği karakterli, yiğit, mert duruşu bugün de görüyoruz. Trabzon’un sokaklarında, caddelerinde yürüdüğünüzde buna şahit oluruz. Her bir tabelada, her bir okulda, her bir üst geçitte, her bir meydanda kahraman aziz şehitlerimizin adının yaşatıldığını görürsünüz” şeklinde konuştu.
“Trabzonlu hemşerilerimize 22 yılda 10 bini aşkın yeni yuva kazandırdık”
Trabzon’da yapılan projeleri anlatan Murat Kurum “Eser ve hizmet siyaseti anlayışıyla Trabzon’umuzun dört bir yanında nice başarı hikayeleri yazdık. Araklı’da bir sel yaşadık. Burada yaşayan kardeşlerimizin yardımına belediye başkanlarımla, milletvekillerimle birlikte koştuk. Selin izlerini silmek için hep birlikte mücadele ettik. Trabzonlu hemşerilerimize 22 yılda 10 bini aşkın yeni yuva kazandırdık. Şehrimizde riskli binlerce evin, dükkanın dönüşümünü gerçekleştirdik. 2002 yılında Trabzon’da 6 atık su arıtma tesisi varken, bugün 15 atıksu arıtma tesisi ile Trabzonlu kardeşlerimizin nüfusunun yüzde 90’dan fazlasına hizmet veriyoruz. Yine şehrimizin dört bir yanını yeşil vizyonumuzu destekleyen millet bahçelerimizle yeşil alanlarımızı arttırıyoruz. Vakfıkebir, Akçaabat Millet Bahçelerini bitirip ilçelerimize kazandırdık. Avni Aker Stadı’mızın olduğu yerde Trabzonspor’umuzun şanına yakışır bir millet bahçesini kardeşlerimize kazandırdık. Trabzonspor’umuzun hatıraları yüz yıllar boyu devam edecek. Uzungöl’deki millet bahçemizi ve burada yaptığımız çalışmaları da kararlı bir şekilde yürütüyoruz. Trabzon Meydanı’nda ve Maraş Caddesi’nde ki sokak sağlıklaştırma çalışmalarını, cephelerin yenilenmesi Trabzon’un şanına yakışır bir şekilde düzenledik. Çömlekçi Kentsel Dönüşüm Projemizle hemşerilerimiz için yeni konutlar, dükkanlar ve kapalı otoparklar yaptık. Trabzon’umuzun eşsiz sahili ve Tanjant yolu arasında kalan aksın yeşil alanının arttırılması adına yepyeni bir çalışma yaptık. Trabzon bizim kalbimizdir. Trabzon bizim sevdamız ve aşkımızdır” ifadelerini kullandı.
“Fatih’in emaneti İstanbul, ‘Kandil Uzlaşı’ adıyla paylaşılmak istenmektedir”
Kandil Uzlaşısı adıyla İstanbul’un paylaşılmak istendiğini belirten Kurum “İşte bugün de aynı hassasiyeti İstanbul için göstermenizi istiyorum. İstanbul, çok daha büyük tehlikenin girdabına sokulmak isteniyor. Bugün maalesef, milletin gözleri önünde İstanbul bir kirli pazarlık masasına yatırılmıştır. Fatih’in emaneti İstanbul, ‘Kandil Uzlaşı’ adıyla paylaşılmak istenmektedir. Her gün pazarlıklar yapılmakta, meclis üyelikleri, adaylıkları kapı arkasında yapılan planlarla birlikte dağıtılmaktadır. Birileri yine siyasi hırsları uğruna İstanbul’u bu pazarlıkların konusu yapıyor. İstanbul’u bu duruma düşürenler; şunu asla unutmasınlar. Tarihten bu yana İstanbul ne zaman pazarlık konusu olsa, ne zaman paylaşılmak istense bu millet buna izin vermemiştir, o kirli anlaşmaları bozmuştur. Sultan Fatih böyle yapmıştır. Sultan Abdülhamithan karşılarına dimdik dikilmiştir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk dik durmuştur. Recep Tayyip Erdoğan 22 yıldır bu hesapları parçalayıp atmıştır. Bizim görevimiz, 31 Mart akşamı, bu pazarlık masasını, bu Kandil masasını hep birlikte dağıtmaktır. 31 Mart’ta hep birlikte sandıkları patlatmak, kirli hesap güdenlere en güzel cevabı yine sandıkta vermektir. 1 Nisan’dan itibaren Trabzonlu kardeşlerimizle birlikte yükseliş dönemini başlatacağız. Fatih’in emaneti, pazarlıklar kumpasından çıkarılacak ve şehr-i İstanbul, emin ellerde olacak. İstanbul ilelebet özgürlüğüne kavuşacak” dedi. – İSTANBUL
]]>Uraloğlu, İstanbul Atatürk Havalimanı’nda “Trabzon’un Düşman İşgalinden Kurtuluşunun 106. Yıl Dönümü” programına katıldı.
Burada bir konuşma yapan Uraloğlu, “Şimdi Trabzon’u şöyle bir nasıl anlarız diye baktığımızda malum bir 15 Temmuz kalkışması yaşanmıştı. 15 Temmuz kalkışmasında ben İzmir’de görev yapıyordum. İlk etapta Trabzon’daki arkadaşlarımı aramıştım. Herkesin Meydan Parkı’nda olduğunu öğrendim. Ben de İzmir, Konak Meydanı’na çıkmıştım. Trabzon gerçekten memleketin başı derde düştüğü zaman değil elini, gövdesini taşın altına koyan bir şehirdir. Ben de bir Trabzonlu olmaktan duyduğum gururu, şerefi ve onuru sizlere paylaşmak istiyorum.” diye konuştu.
Bakan Uraloğlu, bugüne kadar çok kıymetli hizmetlerin altına imza attıklarını belirterek, “Çanakkale Köprüsü’nden Yavuz Sultan Selim Köprüsü’ne, Marmaray’dan Avrasya Tüneli’ne ve Kuzey Marmara Otoyolu’na ve dünyanın en uzun köprüsü olan 1915 Çanakkale Köprüsü’nden 14,5 kilometre ile Avrupa’nın en büyüğü olan Zigana Tüneli’ne kadar pek çok hizmet yapıldı. Bizim için gerçekten kıymetli olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi var. 6 Şubat’ta malum bir deprem oldu ve depremde devletin bütün kurumlarını seferber ettik. İki ay boyunca biz Adil Bakanımızla Adıyaman merkezli olmak üzere 11 ili de gezdik. Orada Ankara ve İstanbul Büyükşehir Belediyeleri çok daha organize olabilirdi. Ama biz onların eksikliğini de hissetmedik. Bütün kurumlarımızla sahada olduk. Onun için buradaki güç, kuvvet gerçekten kıymetli.” ifadelerini kullandı.
İstanbul Büyükşehir Belediyesinin (İBB) sadece İstanbul’a hizmet etmediğinin altını çizen Uraloğlu, “İBB bütün Türkiye’ye hizmet etmelidir. Bunu etmiştir, tekrar edecektir. Biz, 131 kilometre metro hattı yaptık İstanbul’da. Bu aralar çok konuşuluyor; ‘şu kadar kilometre yaptık’ diye. Yaptık dedikleri şu kadar kilometrenin belli bir kısmını yüzde 90 seviyesinde, belli kısmını yüzde 80 seviyesinde, belli kısmını da yüzde 50 seviyesinde biz teslim ettik.” değerlendirmesinde bulundu.
Uraloğlu, İstanbullunun tercihlerinden dolayı durdurdukları hiçbir yatırım olmadığının altını çizerek, “Ama biz İstanbul’da temel atmama törenlerini gördük. Biz metro inşaatlarının temellerinin hafriyatla kapatıldığını gördük. Bu şehre biz daha iyi hizmet etmeye talibiz. Onun için de büyükşehir belediyesiyle birinci derecede ama bütün belediyelerle işbirliği yapmamız kıymetlidir. Biz daha iyi hizmet ederiz.” ifadelerini kullandı.
Yeni metro hatları geliyor
Yakın zamanda Gayrettepe Havalimanı metrosunu bitirip hizmete açtıklarına dikkati çeken Uraloğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Şimdi pazartesi günü saat 12’de inşallah Kazlıçeşme’yle Sirkeci arasındaki 8,3 kilometrelik raylı sistemi yaya yolları ve bisiklet yollarıyla bitirip açacağız. Halkalı Havalimanı Metrosu var. Bunda özellikle Arnavutköy ile havalimanı arasındaki kesim seçime kadar yine bitmiş olacak. Altunizade, Çamlıca, Bosna Bulvarı’ndaki çalışmalarımız devam ediyor. Yine Bakırköy-Bahçelievler’i de seçime kadar açacağız. Biz 131 kilometrelik bir hat açtık; bu yaptıklarımızı da bitirdiğimiz zaman aşağı yukarı 160 kilometrelere geleceğiz ve İstanbul’un 398 kilometrelik metro hattı bu şekilde tamamlanacak. Biz bir çalışma yaptık. Bu çalışmaya göre İstanbul’un 1004 kilometre metroya ihtiyacı var. Bu da 600 kilometre daha yapacağız demektir. Bunu da ancak biz büyükşehirle beraber birlikte yaparız.”
İBB Başkan adayı Murat Kurum’a olan desteğini de dile getiren Uraloğlu, “Murat Kurum kardeşimizle ‘Bize her yer Trabzon’ diyerek İstanbul’a da inşallah beraberce hizmet edeceğiz. Ben sahayı takip ediyorum. Bir kere hemşehrilerimi iyi takip ediyorum. Trabzon’a ve İstanbul’a hizmet edecek olanın biz Murat Kurum kardeşimiz olduğuna inanıyoruz. Onun için Trabzonluların adresi belli. Trabzonluların nereye oy atacağı belli. Hayırlı uğurlu olsun. Hiç endişe yok. Bizim istikametimiz budur. Kimse algı yapmasın. Cumhurbaşkanı’mız ne diyor; ‘Trabzon’a AK Parti yakışır. AK Parti’ye de Trabzon yakışır.’ Ben de diyorum ki Trabzonlulara Murat Kurum’un yanında yer almak yakışır.” ifadelerini kullandı.
]]>Atatürk Havalimanı’nda “Trabzon’un Düşman İşgalinden Kurtuluşunun 106. Yıl Dönümü” programında bir konuşma yapan Kurum, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selamını ileterek sözlerine başladı.
İstanbul’da bir araya gelmekten ve kucaklaşmaktan memnuniyet duyduğunu belirten Kurum, Trabzon’un düşman işgalinden kurtuluşunun 106. yıl dönümünü kutladı.
Trabzon’un tarihine dikkat çeken Kurum, “Bugün bizim için İstanbul neyse Trabzon da odur. Biz bu iki şehri hep ikiz kardeş olarak gördük, çünkü her ikisinin de fatihi Sultan Mehmet Han’dır. Sultan Fatih Trabzon’umuz için ne demiştir? ‘Biz Trabzon’a toprakları değil gönülleri fethetmeye etmeye geliyoruz.’ Bugün salondaki siz değerli kardeşlerime bakıyor ve görüyorum ki Sultan Fatih’in bu sözü gerçekleşmiştir. Bunun ispatı Trabzonlu kardeşlerimizdir. Trabzon demek sığınılacak liman, omuz verilecek dost demektir.” diye konuştu.
Kurum, bakanlığı döneminde Trabzon’a ne zaman eser ve hizmet için gitse bir seferberlik anlayışıyla birçok belediye başkanıyla çalıştığını kaydederek, şunları belirtti:
Bakanlarımızla, milletvekillerimizle bir kardeşlik hukuku içerisinde, İstanbul’da yaşayan Trabzonlu kardeşlerimize ve memleketiniz Trabzon’a en güzel yatırımları, en güzel eserleri kazandırmanın gayreti içerisinde olduk.
“Sizler daima Sayın Cumhurbaşkanımızın yanında oldunuz, her zaman Cumhur İttifakı’na destek verdiniz. Türkiye’nin ve İstanbul’un karşısında ne zaman bir tehlike ve tehdit görseniz hemen safa geçtiniz. İradenizi net bir şekilde ortaya koydunuz. İşte bugün de aynı hassasiyeti İstanbul için göstermenizi istiyorum. İstanbul çok daha büyük bir tehlikenin girdabına sokulmak isteniyor. Bugün maalesef milletin gözleri önünde İstanbul bir kirli pazarlık masasına yatırılmıştır. Fatih’in emaneti İstanbul, Kandil uzlaşısı adıyla paylaşılmak ve buradaki tüm değerler kaybedilmek istenmektedir. Her gün yapılan pazarlıklar meclis üyeleri ve adaylıkları orada, masa arkasında, kapı arkasında yapılan planlarla birlikte dağıtıldığını görüyoruz. Birileri yine siyasi hırsları uğruna İstanbul’u bu pazarlıkların konusu yapıyor.”
İstanbul ne zaman pazarlık konusu olsa, ne zaman paylaşılmak istense bu milletin buna asla izin vermediğini aktaran Kurum, “O kirli anlaşmaları bozmuştur, Sultan Fatih böyle yapmıştır, Sultan Abdülhamit Han karşılarında dimdik dikilmiştir, Gazi Mustafa Kemal Atatürk dik durmuştur, Recep Tayyip Erdoğan 22 yıldır bu hesapları parçalayıp atmıştır. Bizim görevimiz de 31 Mart akşamı bu pazarlık masasını, bu Kandil masasını hep birlikte dağıtmaktır. 31 Mart’ta hep birlikte sandıkları patlatmak, kirli hesap güdenlere en güzel cevabı yine sandıkta vermektir.” şeklinde konuştu.
“O hayalleri de işte bu ekip birlikte gerçekleştirecek”
Kurum, konuşması sonrası Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu ve AK Parti Trabzon Milletvekili Adil Karaismailoğlu ile Trabzon Tanıtım Günleri için fuar alanındaki stantları gezdi, ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
Bu sırada Bakan Uraloğlu, bir gazetecinin “Murat Kurum’la projeleriniz olacak mı?” sorusuna, şöyle yanıt verdi:
“Biz mühendisiz, biz proje adamıyız. Gerçekten projeleri biz beraberce, bir ekip halinde çözeriz, o irade var. Cumhurbaşkanımız Allah’ın izniyle bize her türlü desteği verdi, biz de İstanbul’a o desteği veriyoruz. Murat Kurum kardeşim zaten yaptığı 5 yıllık hizmette kendisini Türkiye’ye tanıtmış olan, Trabzon’a da imza atmış olan, deprem tecrübesi olan bir kardeşimiz. Ulaşımı beraber çözeceğiz, kentsel dönüşümü kendisi çözecek Allah’ın izniyle. Dolayısıyla burada biz 2029 seçimlerine giderken İstanbul’u Allah’ın izniyle çok çok farklı göreceğiz.”
Ardından Kurum, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile yapılacak işbirliğine ilişkin, “İstanbul’un başta trafik çilesi olmak üzere ulaşım yatırımlarımızla birlikte vatandaşlarımızın rahatladığı, vatandaşlarımızın huzur ve güven içerisinde yolculuk ettiği bir İstanbul’u hayal ediyoruz. Her şey hayalle başlar ve o hayalleri de işte bu ekip birlikte gerçekleştirecek. Trabzonlu kardeşlerimizle birlikte gerçekleştireceğiz, İstanbullu kardeşlerimizle birlikte gerçekleştireceğiz. İnşallah el birliği içerisinde İstanbul’umuzu güzel yarınlara hazırlayacağız.” ifadelerini kullandı.
Karaismailoğlu ise Kurum’un çalışkanlığına değinerek, “Bakın pazartesi günü Sirkeci-Kazlıçeşme raylı sistem hattı açılacak. Eser ve hizmet ne demektir? Vatandaşlarımızın onu takip etmesini istiyorum. Bu 5 yıllık ara inşallah 31 Mart’ta kapanacak ve hizmetin nasıl yapıldığını Murat kardeşimiz gösterecek İstanbul’da.” dedi.
Programa, Trabzon Valisi Aziz Yıldırım, bazı milletvekilleri, belediye başkanları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.
]]>AK Parti Trabzon Büyükşehir Belediyesi Başkan adayı ve Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Trabzon Sanatevi’ni ziyaret etti. Başkan Genç, Sanatevi Başkanı Adnan Taç ve yönetim kurulu üyeleriyle bir süre sohbet ederek Trabzon’a kültür ve sanatla ilgili yaptığı ve yapacağı projelerden bahsetti. Genç’e ziyaretinde AK Parti Ortahisar Belediye Başkan Adayı Ergin Aydın da eşlik etti.
Ziyaretlerinden dolayı Başkan Genç ile Ergin Aydın’a teşekkür eden Adnan Taç, kenti bilen, kenti tanıyan ve kentle iç içe olan herkesle istişare edilmesi gerektiğini vurguladı. Yerel yönetimlerle her zaman temas halinde olduğunu ve birçok proje yürüttüğünü ifade eden Taç, “Biz ziyaretlerimizi ve çalışmalarımızı sadece seçim döneminde değil, daha öncesinde de yapıyorduk. Her zaman temas halindeydik. Zaten Ahmet Başkanım ve Ergin Aydın Başkanım bizimle her gün temas halindeydiler. Sabah kahvaltıları, akşam buluşmalarını ve diğer etkinliklerde zaman zaman kendileriyle görüşmelerimizi yapıyorduk” dedi.
Başkan Adayı Ahmet Metin Genç ise, kültür ve sanat faaliyetlerine desteği her zaman kendisi için bir görev olarak addettiğine dikkati çekerek, “Biz görevde olduğumuz süre içerisinde sizlerle beraber şehrin en önemli alametifarikası olduğunu söylediğim kültür, sanat ve tarih yönüyle birlikte bu özelliklerimizi dolu dolu yaşamaya ve altı dolu bir şekilde devretmek için sizlerin çalışmalarına desteği bir vazife bilerek hareket ettiğimi düşünüyorum. Tam mütekamil manada bu desteği yapamamış olabiliriz ama ben hiçbir zaman bu desteği bir lütuf olarak değil, bir vazife olarak görüyorum. Çünkü bu şehir bizim. Şehrin kültür ve sanat ilgili geçmişteki misyonunu bu zaman dilimindeki misyonla nasıl buluşturabiliriz, nasıl uzlaştırabiliriz, bu kıymetlidir Bunu sizlerle yapabiliriz. Kültür insanlarımız, sanat insanlarımız özgün insanlar. Tahayyüllerini yetenekleriyle birlikte yansıtabilen insanlar, o nedenle de kıymetli insanlar” diye konuştu.
“Kültür ve sanat merkezi yapılacak”
Yeni dönemde Avni Aker Stadyumu ve Yavuz Selim Stadının olduğu bölgede bir kültür ve sanat merkezi projesi yapacağını ifade eden Genç, “Biz her zaman fiziki kapasite olarak kültür ve sanat çalışmalarıyla ilgili yetersizliği gözlemledik. Bu konuda mutabıkız. Bir şehirde Sanatevi öncülüğünde bir uluslararası etkinlik yapılabiliyorsa, bu o şehrin yönetenlerin çok çok önemsemesi gereken bir hadisedir. Çünkü şehriniz uluslararası arenaya çıkıp, bir tanıtım sağlıyor. İnşallah 14. sanat etkinliğini de yapacağız. Kültür ve sanat etkinlikleri nitelikli etkinlikler. Bir opera sahnesinin nitelikli olduğunu ben operayı Trabzon’a getirdiğimde anlayabildim. O nedenle sizlerle konuşurken her zaman dile getirdiğimiz bir kültür sanat merkezi projemizi bu dönemde inşallah hayata geçireceğiz. Yavuz Selim ve Avni Aker’in orada iki dönümlük bir alanın Çevre Bakanlığı’ndan tahsisini sağladık. İnşallah bu dönem bu projeyi yapacağız. Oradaki yeşil alanlara halel getirmeden ve fazla bir yapılaşmada bulunmadan inşa edeceğiz. Ama bunun da yeterli olduğu düşüncesinde değilim. Bütün kültür ve sanat faaliyetlerinin bir arada icra edilebileceği daha geniş bir platforma da ihtiyacımız var. Bununla ilgili düşüncemizi de önümüzdeki zaman diliminde açıklamayı düşünüyorum” şeklinde konuştu.
“Değirmendere’deki sanayi siteleri taşınacak”
Değirmendere’de sanayi sitelerinin bulunduğu alanda kentsel dönüşüm çalışması yaparak sanayi sitelerini buradan taşıyacağını ifade eden Genç, “Değirmendere’de 5 tane küçük ölçekli sanayi sitemiz şehrin merkezinde kaldı. Burada bin 700 esnafımız faaliyet yürütüyor. İstiyoruz ki, orayı nakledelim. Orayı yeniden bir yaşam alanına çevirelim. Havalimanından çıktığınız zaman Değirmendere’de şehrin siluetiyle bağdaşmayan çok çarpık bir görsel sizi karşılıyor. Orayı dönüştürerek orada da güzel bir sanat merkezi yapmayı planlıyoruz. Bu daha büyük ölçekli bir iş. Bir taraftan da kötü yapılaşmayla beraber örttüğümüz koca bir tarih var. Trabzon farklı medeniyetlere ev sahipliği yapan bir şehir. Yukarı Hisar’da arkeolojik kazı çalışmaları yapılıyor. Yeni dönemde inşallah bu işi hızlandırarak müze konseptiyle bir arkeo-park yapacağız. Bu konuda da sizlerden istifade edeceğiz” ifadelerini kullandı.
“Örttüğümüz tarihi dokuyu ortaya çıkarmamız lazım”
Kültür ve sanat değerlerini kurumsal bir hafızada geleceğe taşınması gerektiğini dile getiren Başkan Genç, “Trabzon bir tiyatro kültürü olan bir şehir aynı zamanda. Buna sahip çıkmak lazım. 12-13 tane amatör tiyatro grubumuz var. Bunlardan 8 tanesi aktif. Önce merkezde başlattığımız bu tiyatro festivalini genişlettik. Ordu, Bulancak, Merzifon ve Amasya’ya kadar gittik. Bunları da ulusala taşıyabilen bir anlayışı ortaya koymamız lazım. Çünkü bu konuda da nitelikli sanatçılarımız var. Bütün bunlar bizim gücümüz. Şehri bilmek, tanımak önemli. Şehrin sadece güzelliklerini değil, özelliklerini de öne çıkarmak gerek. Trabzon’un gerçek anlamda değerleri var. Bunları yaşamak ve yaşatmak önemli. Biz gelir gelmez işe müzeyle başladık. Tarih Müzesi, Basın Müzesi kurduk. Sizin de çok katkılarınız oldu. Sanat değerlerimizi kurumsal bir hafızaya alıp geleceğe taşıyabilmemiz lazım. Dünyada dört tane olan matbaanın birisi Trabzon’da. Türkiye’de de üç Basın Müzesi’nden biri Trabzon’da var. Onu açtık. Saray Atik Sokağı kültür sanat merkezi haline getireceğiz. Zeminini yaptık. Tarih Müzemiz burada. Bütün bunlar şehrimizin beklentileri aslında. Daha erken yapmamız gereken konulardı. Şehrimiz daha fazlasını hak ediyor. O örttüğümüz tarihi de ortaya çıkarmamız lazım. Kadınlar Pazarı’nın bulunduğu bölgeden çıkan 1. yüzyıla ait kalıntılar hakikaten değerli. Bunlara sahip çıkmamız ve öne çıkarmamız lazım. İnşallah bu çalışmaları sizlerin de elbirliğiyle yapmaya devam edeceğiz. Yazarlarımız, kültür adamlarımız, sanatçılarımız var. Biz belediye olarak bugüne kadar 35 kitabın basımını üstlendik” dedi.
“Trabzon’da güzel hizmetler yapıldı”
AK Parti Ortahisar Belediye Başkan Adayı Ergin Aydın ise, Trabzon’da atılan her adımda tarihi dokunun hissedildiğine vurgu yaparak, bunun geleceğe taşınması gerektiğini kaydetti. Tarihin gençlere iyi öğretilmesi gerektiğini belirten Aydın, “Tarihte bir söz vardır. Eğer, bir devletin tarihi ve kültürü yoksa ona devlet demiyoruz. Trabzon işte böyle bir şehir. Geçmişi olan, geçmişiyle övünen bir şehir olduğundan dolayı her attığınız adımda bir tarih dokusu hissediyorsunuz. Ahmet Başkanımız Trabzon’da çok güzel hizmetler yaptı. Bizim de bunu devam ettirmemiz lazım. Devam eden projeleri de bitirmek lazım. Bunun için aynı aşkla, aynı çalışma azmiyle birlikte bunları halkımızla buluşturmak bizlerin görevidir. Biz tarihimizle hep övünüyoruz. Trabzon öyle bir şehir ki diyoruz, metrekaresine en az 10 sanatçı düşen bir şehir diyoruz. Tarihimizi gençlerimize öğretebilirsek ve böyle eserler bırakabilirsek ne mutlu bize. Burada en çok görev yerel yöneticilere düşüyor. Sizlerle birlikte şehrimizi kültürel anlamda yönetmekten onur duyacağımı da belirtmek istiyorum” ifadelerini kullandı. – TRABZON
]]>Trabzonspor’un devre arasında kadrosuna kattığı 32 yaşındaki Belçikalı sağ bek Thomas Meunier, bordo-mavili takımın gerçekleştirdiği antrenman öncesinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Meunier, takıma gol ve asist katkısı sağladığı için çok mutlu olduğunu belirterek, “Ben her zaman kendimden beklentilerimi yüksek tutup, omzuma bu yükü yüklerim. Direkt olarak gol ya da asist katkısı beklemiyordum ancak her zaman en iyi performansı sergileyip, takımıma yardımcı olmayı hayal ediyordum. Bunun gol ve asistlerle sonuçlanması tabii ki ayrıca mutlu ediyor. Takımınıza böyle katkılar sunduğunuzda bunun tek sorumlusu ya da tek başarılısı siz olmuyorsunuz, takım arkadaşlarım da bu performansımda çok büyük pay sahibidir. Çok iyi takım arkadaşlarımın olduğunu ve onlardan katkı aldığımı söylemeliyim. Takım arkadaşlarımın nerede ne yapmaları gerektiğini bilip uyguladığını görüyorsunuz. Onların hakkını vermem gerekiyor. Örneğin Pendikspor maçında attığımız ikinci golde zaten tüm arkadaşlarımızın bütün hareketlenmelerine baktığınızda koşuları ve diğer tüm detayları bilinçli olarak yaptığını görebiliyorsunuz. Burada övülmesi gereken bir şey varsa o da adanmışlık ve disiplindir. Kendi başarımı da takım arkadaşlarımın başarısı olarak görüyorum. Ben aslında 24 yaşıma kadar hücum oyuncusu olarak oynadım. Hücumda her zaman olan bir oyuncuydum. 24 yaşımda Belçika’da oynarken hocam beni bir anda daha geride kullanmaya karar vermişti. Onlara da teşekkür ediyorum. Bu şekilde daha iyi katkı sağlayabileceğimi düşünmüşlerdi, o süreçlerde çok istemiyordum ama sonradan bu değişiklik sayesinde hem PSG’de hem Dortmund’da hem de Belçika Milli Takımı’nda oynadım. Şu anda da Trabzonspor’dayım. Mevkimi değiştirdikten sonra yeteneklerimi daha iyi kullanmaya başladım” dedi.
“Trabzonspor’a gelme kararı almam 5 dakika bile sürmedi”
Bordo-mavili kulübe transferinden önce Teknik Direktör Abdullah Avcı ile bir görüşme yaptığını ve 5 dakikada Trabzonspor’a transfer olmak için ikna olduğunun altını çizen deneyimli futbolcu, “Buraya gelmeden önce hocamızla görüşme yaptım. O görüşmeden sonra bu kararı almam 5 dakika bile sürmedi. Takımın neleri başardığını ve başarabileceğini gayet öz güvenli şekilde bana aktardıktan sonra çok düşünmeme gerek kalmadı. Hırsı ve hırslı olan insanları seven biriyim. Hocamızla konuşurken Süper Lig 3.’sü olacağımızı ve Türkiye Kupası’nı kazanacağımızı konuştuk. Çabalayacağız gibi kelimeler kullanmadan ‘Hemen kazanacağız’ dedi ve bu da beni çok etkiledi. Öz güven ve hırs beni çok etkiler. Neleri iyi yapabildiğimizin farkındayız. Bunu devam ettirmek istiyoruz. Türkiye Ligi’nin gerçekten hak ettiği değeri görmediğini söyleyebilirim. Büyük liglerde de oynadım, o liglerin dışında kalan Türkiye, Yunanistan ve Belçika’nın da ne kadar iyi olduğunu hepimiz görüyoruz. Ne kadar yetenekli oyuncular çıktığını da görebiliyorsunuz. Takımda yabancı arkadaşlarımız var. Onlarla Fransızca, Almanca, İngilizce ve Flemenkçe dilleriyle konuşup anlaşabiliyoruz. Türk oyuncularımızla da İngilizce sayesinde her konuda anlaşabiliyoruz. Burada herkes iyi hissetmemize odaklanmış durumda. Türkçe de öğrenerek entegrasyonumu hızlandırıp daha iyi adapte olmak istiyorum. Gittiğim her ülkenin dilini öğrenmeye çalışıp kendimi oranın bir parçasıymış gibi hissetmek isteyen bir insanım. Türkçe dersleri almamın da bu süreci hızlandırdığını söyleyebilirim. Ayrıca buraya geldikten sonra beklentimden çok daha iyi bir şehir ve kulüp gördüğümü ifade edebilirim. Batı şehirleri gibi. Hem modern hem de herkes yardımcı olmaya çalışıyor. Antrenman tesisleri ve genel tesis yapısı başta olmak üzere her şey çok iyi durumda. Böyle şartları bazen Dortmund’da bile görmüyorsunuz. Buraya geldiğimde her şeyin hazır olduğunu gördüm. Bana birisi bu anlamda soru sorsa aynen bu şekilde söylerdim” diye konuştu.
“Tutkulu bir taraftarımız var”
Trabzonspor taraftarının tutkulu olduğunu dile getiren Meunier, “Tutkulu taraftarlarımız var. Buraya geldiğim ilk günden itibaren bana bunu hissettirdiler. Taraftarlarımızın ne kadar tutkulu ve destek verdiklerinde neler yapabildiklerini takım arkadaşlarım da bana anlattı. Durağanı çok seven birisi değilim, bizimle beraber taraftarlarımızın da o anları yaşadığını görebilmek benim adıma çok önemli. Ben de tutkulu bir insanım. Taraftarları da öyle görmek beni mutlu eder. Dolu stadyum en büyük beklentimdir. Umarım pazar günü stadyum dolacaktır. Biz de onları hissederek maçı yaşayıp kazanacağız. Benim futbolcu olma sebeplerimden bir tanesi de budur. Sahada o enerjiyi almak istiyorum. Geriye dönük birçok görüntü ve maçları izledim. Kupa maçlarında, şampiyonluk zamanlarında ve önemli maçlarda taraftarlarımızın inanılmaz bir atmosfer oluşturduğunu biliyorum. Umarım pazar günü de bunlardan biri olur” açıklamasında bulundu.
“O günleri ve taraftarları her zaman hatırlayacağım”
Geçmişte kadrosunda bulunduğu Borussia Dortmund ile ilgili de konuşan Belçikalı futbolcu, “Dortmund’da başarılı olmak çok kolay değil. Bayern Münih gibi bir takım var. Onların gölgesinde başarılı olmaya çalışıyorsunuz. Bazen istediğiniz gibi gitmiyor. Dortmund ile beraber çok iyi takımlar kursak da işlerin iyi gitmediği zamanlar oldu. Ne kadar iyi takımlar kurulsa da işler bazen istenildiği gibi gitmiyor ancak Dortmund’da geçirdiğim yıllar gayet güzel zamanlardı. Her zaman hatırımda kalacaklar. Bizim mesleğimizde işler bazen beklediğiniz gibi gitmeyebiliyor. Bütün kararları doğru alsanız bile gitmeyeceği zaman gitmez. Aslında Dortmund’da olan da buydu. Yine de tekrardan söylemem gerekirse o günleri ve taraftarları her zaman hatırlayacağım” şeklinde konuştu.
Öte yandan Trabzonspor, Trendyol Süper Lig’in 27. haftasında 25 Şubat Pazar günü oynayacağı Adana Demirspor karşılaşmasının hazırlıklarını sürdürdü. Hazırlıkların ilk 30 dakikası basın mensuplarına açık şekilde gerçekleştirildi. Geçen hafta oynanan Pendikspor karşılaşmasında arka adalesinde sorun yaşayan ve maça devam edemeyen Fernandez, kas spazmı yaşayan Berat Özdemir ve rehabilitasyon sürecinde olan Orsic aşil tendonunda ağrı bulunmasından ötürü antrenmana katılmadı. – TRABZON
]]>Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Trabzon’da; “Ülkemize geçtiğimiz 21 yılda yaptığımız bu yatırımlar sayesinde merkezi yönetimin temel hizmet alanlarıyla birlikte şehirlerimizde de eser ve hizmet standartları çok yükseldi. Klasik belediyecilik hizmetleri artık ayırt edici vasıf olmaktan çıktı. Gerçi hala bunu bile beceremeyen muhalefet belediyeleri mevcut. Ama artık onları yok hükmünde kabul ediyoruz. Biz Türkiye Yüzyılı şehirleriyle sizlere ileri teknoloji altyapısından, insanımızın hayat kalitesini yükseltecek hizmetlere kadar klasik belediyeciliğin çok ötesinde bir standart vaat ediyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün Trabzon’da Meydan Parkı’nda düzenlenen mitinge katıldı. Erdoğan, özetle şöyle konuştu:
“Her iki seçimde de yaklaşık yüzde 65’erlik oy oranlarıyla bizlerin yanında yer alarak Türkiye Yüzyılı yürüyüşümüze tarihi bir destek verdiniz. Trabzon siyasi hayatımız boyunca daima yoldaşımız oldu. Biz de buradan aldığımız güçle ülkemiz ve milletimiz için ter döktük. Nice eserlere imza attık. Siyaset yapma tarzımızı da Karadeniz’in mertliğinden, ataklığından, çalışkanlığından ilhamla şekillendirdik. Bize göre siyaset, gölgede yürüme, sadece belirli değerlerin istismarıyla mevzi kapma, hak ettiğinden fazlasını almak için her türlü pazarlığa müsait olma yarışı değildir.
“ÜLKEMİZ ADINA ELDE ETTİĞİMİZ HER KAZANIMLA SEVİNDİK”
Allah nasip etti sergilediğimiz duruşla tüm dünyada mazlumların ümidi olduk. Birileri karamsarlığa sürüklense de biz daima umudun tarafında yer aldık. Hayalleri gerçeğe dönüştürmek için çalışırken ülkemiz için her kazanımda sevindik. Yüreğimizin kanadığı anlar oldu. Ama asla şartlara teslim olmadık. Yılgınlığa kapılmadık, geri adım atmayı düşünmedik. Hep daha ileriye gittik. Hep ya yeni bir yol bulmaya ya yeni bir yol açmaya gayret ettik. Bugün geriye baktığımızda başımızı yere eğdirecek hiçbir işimizin ve sözümüzün olmadığını görüyoruz. Bir eksiğimiz, yanlışımız varsa bunu kimsenin yüzümüze vurmasını beklemedik. Kendi öz eleştirimizi yaptık. Diklenmeden, dik duruşumuzdan taviz vermedik, ülkemiz adına elde ettiğimiz her kazanımla sevindik.
“TRABZON’A SON 21 YILDA GÜNCEL RAKAMLARLA 191 MİLYAR LİRA TUTARINDA KAMU YATIRIMI YAPTIK”
Sizlerin huzuruna gelip AK Parti ve Cumhur İttifakı için istediğimiz desteğin gerisinde böyle bir hikaye var. Her sözümüzün altında kısa sürede hayata geçirdiğimiz asırlara bedel eser ve hizmetler yatıyor. Ülkemize kazandırdığımız kalkınma yatırımlarını hatırlatıyoruz ki, Türkiye’mizin ve şehirlerimizin nereden nereye geldiği unutulmasın. Trabzon’a son 21 yılda güncel rakamlarla 191 milyar lira tutarında kamu yatırımı yaptık. Eğitimde 3 bin 84 adet yeni derslik inşa ettik. Şehrimizin ikinci devlet üniversitesi olan Trabzon Üniversitesi’ni faaliyete geçirdik. 9 bin 610 kişi kapasiteli yurt binaları açtık. 96 spor tesisini hizmete açtık. Trabzonlu ihtiyaç sahiplerine toplam 5 milyar lira tutarında ödenek aktardık.
“TRABZON-GÜMÜŞHANE ARASINDA AVRUPA’NIN EN UZUN ÇİFT TÜP KARAYOLU TÜNELİ ZİGANA’YI HİZMETE AÇTIK”
Şehrimize 1543 yataklı 19 hastanenin de aralarında olduğu 58 sağlık tesisi kazandırdık. Yapımı süren 900 yataklı Trabzon Şehir Hastanesi’nin de içinde olduğu 6 sağlık tesisini en kısa sürede tamamlıyoruz. 8 bin 102 konutu hak sahiplerine teslim ettik. 2012 konutun yapımına devam ediyoruz. Şehrimizde 1467 bağımsız bölümünü dönüşümünü gerçekleştirdik. İktidara geldiğimizde ilimizde 6 adet atık su arıtma tesisi var iken bugün 16 tesisle belediye nüfusunun yüzde 91’ine hizmet veriyoruz. 73 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğunu 267 kilometreye çıkardık. Trabzon-Gümüşhane arasında Avrupa’nın en uzun çift tüp karayolu tüneli Zigana’yı hizmete açtık.
“AKÇAABAT, KTÜ, OTOGAR, HAVALİMANI VE YOMRA’YI BİRBİRİNE BAĞLAYACAK OLAN RAYLI SİSTEM HATTINI ŞEHRİMİZE KAZANDIRACAĞIZ”
Maliyet bedeli 28 milyar liraya yakın olan bünyesindeki tünel, köprü ve kavşaklarıyla Trabzon’un çehresini değiştirecek Kanuni Bulvarı ve sahil bağlantı yollarının yapımında sona yaklaştık. İnşallah bu yıl içinde tamamlıyoruz. Trabzon’u Rize ve Giresun’a bağlayan sahil yolun yanı sıra çok sayıda yol inşa ettik. Şehrimizin muhtelif yerlerde çalışmaları devam eden çok sayıda yol projesi var. Akçaabat, KTÜ, Otogar, Havalimanı ve Yomra’yı birbirine bağlayacak olan raylı sistem hattını şehrimize kazandıracağız. 235 kilometre uzunluğundaki Erzincan-Trabzon hızlı demiryolu hattıyla ilgili proje çalışmaları sürüyor. Havalimanımızın kapasitesini ve konforunu artıracak 20 milyar liralık yatırımları yakında hizmetinize sunuyoruz.
“KARADENİZ AK PARTİ’Yİ KURDUĞUMUZ GÜNLERDEN BERİ HEP OLDUĞU GİBİ 31 MART’TA DA BÜKÜLMEZ ÇELİK İRADESİYLE SAHİP ÇIKTIĞINA İNŞALLAH GÖSTERECEKTİR”
Son 21 yılda Trabzon ve ilçelerinde inşa ettiğimiz dere ıslahlarıyla 242 yerleşim yeri ve 10 bin dekar araziyi taşkın zararlarından koruduk. Çiftçilerimize 34 milyar lira tutarında tarımsal hibe ve yatırım desteği verdik. Şehrimizde bir yeni organize sanayi, bir endüstri bölgesi, 1 teknopark kurduk. Trabzon’daki işverenlere toplam 4 milyar lira tutarında prim teşviği verdik. Trabzon ve 11 ilçemize doğal gaz arzı sağladık. 31 Mart’tan sonra inşallah çok daha fazla hizmet ve eseri sizlere kazandıracağız. Karadeniz AK Parti’yi kurduğumuz günlerden beri hep olduğu gibi 31 Mart’ta da bükülmez çelik iradesiyle sahip çıktığına inşallah gösterecektir.
“KLASİK BELEDİYECİLİK HİZMETLERİ ARTIK AYIRT EDİCİ VASIF OLMAKTAN ÇIKTI”
Tüm Karadeniz’i ziyaret ederek sizlerden aldığımız güçle Türkiye’nin 81 vilayetini kucaklama hedefiyle yolumuza devam ediyoruz. Ülkemize geçtiğimiz 21 yılda yaptığımız bu yatırımlar sayesinde merkezi yönetimin temel hizmet alanlarıyla birlikte şehirlerimizde de eser ve hizmet standartları çok yükseldi. Klasik belediyecilik hizmetleri artık ayırt edici vasıf olmaktan çıktı. Gerçi hala bunu bile beceremeyen muhalefet belediyeleri mevcut. Ama artık onları yok hükmünde kabul ediyoruz. Biz Türkiye Yüzyılı şehirleriyle sizlere ileri teknoloji altyapısından, insanımızın hayat kalitesini yükseltecek hizmetlere kadar klasik belediyeciliğin çok ötesinde bir standart vaat ediyoruz.”
Erdoğan’ın konuşmasının ardından tanıttığı belediye başkan adayları ise şöyle:
Trabzon Büyükşehir Belediyesi adayı: Ahmet Metin Genç
Akçaabat Belediye Başkan adayı: Osman Nuri Ekim
Araklı Belediye Başkan adayı: Hüseyin Avni Coşkun Çebi
Arsin Belediye Başkan adayı: İbrahim Küçük
Beşikdüzü Cumhur İttifakı Belediye Başkan adayı: Barış Öztürk
Çarşıbaşı Cumhur İttifakı Belediye Başkan adayı: Ahmet Keleş
Çaykara Belediye Başkan adayı: Hanefi Tok
Dernekpazarı Belediye Başkan adayı: Mehmet Aşık
Düzköy Belediye Başkan adayı: Selim Çelenk
Hayrat Belediye Başkan adayı: Mehmet Nuhoğlu
Köprübaşı Belediye Başkan adayı: Ali Aydın
Maçka Belediye Başkan adayı: Koray Korcan
Of Belediye Başkan adayı: Salih Sarıalioğlu
Ortahisar Belediye Başkan adayı: Ergin Aydın
Sürmene Belediye Başkan adayı: Hüseyin Azizoğlu
Şalpazarı Cumhur İttifakı Belediye Başkan adayı: Refik Kurukız
Tonya Belediye Başkan adayı: Osman Beşel
Vakfıkebir Belediye Başkan adayı: Muhammet Balta
Yomra Belediye Başkan adayı: Abdülkadir Özdemir
]]>
Erdoğan, partisinin Trabzon Meydan Parkı’nda düzenlenen mitinginde, vatandaşlara hitap etti.
Her sözlerinin altında, kısa sürede hayata geçirdikleri asırlara bedel eser ve hizmetlerin olduğunu belirten Erdoğan, Türkiye’nin ve şehirlerin nereden nereye geldiğinin unutulmaması için her fırsatta ülkeye kazandırdıkları kalkınma yatırımlarını hatırlattıklarını söyledi.
Trabzon’a kazandırdıkları hizmetlere işaret eden Erdoğan, “Trabzon’a son 21 yılda güncel rakamlarla 191 milyar lira tutarında kamu yatırımı yaptık. Eğitimde 3 bin 84 adet yeni derslik inşa ettik. Şehrimizin ikinci devlet üniversitesi olan Trabzon Üniversitesi’ni faaliyete geçirdik. Gençlik ve sporda, 9 bin 610 kişi kapasiteli yüksek öğrenim yurt binaları açtık. 41 bin seyirci kapasiteli stadyumla birlikte 96 spor tesisini hizmete açtık.” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sosyal yardımlarda Trabzonlu ihtiyaç sahiplerine toplam 5 milyar lira ödenek aktardıklarını anımsattı.
Sağlıkta, kente 1543 yataklı 19 hastanenin de aralarında olduğu, 58 sağlık tesisi kazandırdıklarını belirten Erdoğan, yapımı süren 900 yataklı Trabzon Şehir Hastanesi’nin de içinde olduğu 6 sağlık tesisini en kısa sürede tamamlayacaklarını kaydetti.
TOKİ aracılığıyla 8 bin 102 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettiklerini, 2 bin 12 konutun yapımını sürdürdüklerini aktaran Erdoğan, şöyle devam etti:
“Kentsel dönüşümde, şehrimizde riskli yapı olarak belirlediğimiz 1467 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. İktidara geldiğimizde ilimizde 6 adet atık su arıtma tesisi varken bugün 16 tesisle belediye nüfusunun yüzde 91’ine hizmet veriyoruz. Trabzon’daki 6 millet bahçesi projemizden Akçaabat, Vakfıkebir ve Avni Aker’in ilk etabını tamamladık. Uzungöl ve Çarşıbaşı’nın yapımı, Avni Aker’in ikinci etabının projelendirmesi sürüyor.”
“Avrupa’nın en uzun çift tüp karayolu tüneli Zigana’yı hizmete açtık”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ulaştırmada, 73 kilometreden devraldıkları bölünmüş yol uzunluğunu 267 kilometreye çıkardıklarına işaret ederek, “Trabzon-Gümüşhane arasında inşa ettiğimiz 14,5 kilometre uzunluğuyla Avrupa’nın en uzun çift tüp karayolu tüneli Zigana’yı hizmete açtık. Mevcut yolu 8 kilometre kısaltacak, seyahat süresini ağır tonajlı araçlarda 70 dakika, otomobillerde 10 dakika olmak üzere ortalama 20 dakika kısaltacak Zigana Tüneli’miz tekrar hayırlı olsun.” ifadelerini kullandı.
Maliyet bedeli 28 milyar liraya yakın, bünyesindeki tüneller, köprüler ve kavşaklarıyla Trabzon’un çevresini değiştirecek Kanuni Bulvarı ve sahil bağlantı yollarının yapımında sona yaklaştıklarını bildiren Erdoğan, “İşin yüzde 90’ı bitti, inşallah kalanını da bu yıl içinde tamamlıyoruz.” dedi.
Trabzon’u Rize ve Giresun’a bağlayan Karadeniz sahil yolunun yanı sıra ilçeler arasındaki ulaşımı sağlayan çok sayıda yolu da inşa ettiklerini hatırlatan Erdoğan, şehrin muhtelif yerlerinde çalışmaları devam eden çok sayıda yol projesini etap etap hizmete alacaklarını söyledi.
Akçaabat, meydan bölgesi, Karadeniz Teknik Üniversitesi, otogar, havalimanı ve Yomra’yı birbirine bağlayacak raylı sistem hattını şehre kazandıracaklarını da anlatan Erdoğan, “Yük ve yolcu taşımacılığının birlikte yapılabileceği 235 kilometre uzunluğundaki Erzincan-Trabzon Hızlı Demiryolu Hattı’yla ilgili etüt ve proje çalışmaları sürüyor. Havalimanımızın kapasitesini ve konforunu artıracak 20 milyar liralık yatırımları yakında sizlerin hizmetine sunuyoruz. Trabzon limanını onardık, yat limanını şehrimize kazandırdık.” diye konuştu.
“Trabzon’daki işverenlere toplam 4 milyar lira prim teşviki verdik”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trabzon’da bir baraj, 3 içme suyu tesisi, 121 taşkın koruma tesisi, bir gölet ve 49 hidroelektrik santral inşa ettiklerine dikkati çekerek, son 21 yılda Trabzon ve ilçelerindeki dere ıslah çalışmalarıyla, 242 yerleşim yeri ve 10 bin dekar araziyi taşkın zararlarından koruduklarını aktardı.
Trabzonlu çiftçilere toplam 34 milyar lira tarımsal hibe ve yatırım desteği verdiklerini belirten Erdoğan, şunları kaydetti:
“Sanayide, şehrimizde bir yeni Organize Sanayi Bölgesi, bir endüstri bölgesi, bir Teknopark ve iki araştırma geliştirme merkezi kurduk. İstihdamı desteklemek için Trabzon’daki işverenlere toplam 4 milyar lira tutarında prim teşviki verdik. Enerjide, Trabzon ve 11 ilçemize doğalgaz arzı sağladık. Çarşıbaşı ve Tonya’yı da inşallah bu yıl içerisinde doğal gaza kavuşturuyoruz. Görüyorsunuz, ne kadar özetlersek özetleyelim eserlerimiz saymakla bitmiyor.”
Şehre kazandırdıkları eser ve hizmetlere ilişkin videoyu izleten Erdoğan, 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı belediyeciliğiyle hem ülkeye hem de şehirlere çok daha fazla eser ve hizmeti kazandıracaklarının altını çizdi.
Erdoğan, “Karadeniz, AK Parti’yi kurduğumuz ilk günden beri hep olduğu gibi, 31 Mart’ta da sandığa yansıttığı bükülmez çelik misali iradesiyle ülkesine ve şehirlerine sahip çıktığını inşallah gösterecektir. Biz de Samsun’dan başladık, Ordu, Giresun ve bugün de Trabzon… Tüm Karadeniz’i ziyaret ederek sizlerden aldığımız güçle Türkiye’nin 81 vilayetini kucaklama hedefiyle yolumuza devam ediyoruz.” şeklinde konuştu.
“Klasik belediyecilik hizmetleri artık ayırt edici bir vasıf olmaktan çıktı”
Türkiye’ye son 21 yılda yaptıkları yatırımlar sayesinde merkezi yönetimin temel hizmet alanlarıyla şehirlerde de eser ve hizmet standartlarının çok yükseldiğini belirten Erdoğan, şöyle devam etti:
“Klasik belediyecilik hizmetleri artık ayırt edici bir vasıf olmaktan çıktı. Gerçi hala bunu bile beceremeyen muhalefet belediyeleri mevcut ama artık onları yok hükmünde kabul ediyoruz. Bundan sonra milletimizin belediye başkanlarından beklediği, şehrini dünyanın en büyük 10 ülkesi arasına girecek Türkiye fotoğrafında nereye yerleştireceğidir. İşte biz Türkiye Yüzyılı şehirleriyle sizlere ileri teknoloji altyapısından, insanımızın hayat kalitesini yükseltecek hizmetlere kadar, klasik belediyeciliğin çok ötesinde bir standart vadediyoruz.”
Mitingden notlar
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının ardından AK Parti Trabzon ilçe belediye başkan adayları sahneye tek tek çağrılarak vatandaşlara tanıtıldı. Erdoğan, belediye başkan adaylarıyla vatandaşları selamladı.
Miting alanına, AK Parti iktidarında son yıllarda Trabzon’a yapılan yatırımların yer aldığı pankartlar asıldı.
Mitinge, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Ömer İleri ve Mustafa Şen ile Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun da katıldı.
(Bitti)
]]>31 Mart yerel seçimleri öncesinde dün Ordu ve Giresun’da partililere seslenen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün de Rize’nin ardından Trabzon’a geldi. Meydan Parkı’nda Trabzonlulara seslenen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, siyasi hayatı boyunca Trabzon’un daima kendisine yoldaş olduğunu belirterek Trabzon’u ve Trabzonluları “Ahiretliğim, gönüldaşım” diye tanımladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ata toprağı Karadeniz’in lokomotif şehri Trabzon siyasi hayatımız boyunca bizim daima yoldaşımız oldu. Bizde buradan aldığımız güçle ülkemiz ve milletimiz için ter döktük, çabaladık. Nice eserlere, nice hizmetlere imza attık. Siyaset yapma tarzımızı da Karadeniz’in mertliğinden, ataklığından, çalışkanlığından, özgünlüğünden ilhamla şekillendirdik. Bize göre siyaset gölgede yürüme sadece belirli değerlerin istismarlığıyla mevzi kapma, hak ettiğinden fazlasını almak için her türlü pazarlığa müsait olma yarışı değildir. Karadeniz’den ilhamla yüreğimize nakış ettiğimiz siyaset davamız için hayal kurma ülkemiz ve milletimiz için vizyon geliştirme bu uğurda gerektiğinde canı pahasına mücadele etme işidir. Biz 40 yılı aşkın süredir işte böyle bir siyasi mücadelenin içerisindeyiz. Heyecanımızı, azmimizi, kararlığımızı hatta yeri geldiğinde öfkemizi daima diri tuttuk. Birileri karamsarlığa sürüklese de biz daima umudun tarafında yer aldık. Birileri başını yere eğse de, biz diklenmeden dik duruşumuzdan taviz vermedik. Hayalleri gerçeğe, programlara icraata dönüştürmek için çalışırken ülkemiz adına elde ettiğimiz her kazanımda sevindik” şeklinde konuştu.
“Hep yeni bir yol bulmaya yeni bir yol açmaya gayret ettik”
“Hiç şüphesiz bu uzun yolda sıkıntılarla da karşılaştık” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Vesayetin oyunlarıyla terör örgütlerinin saldırıyla darbe girişimleri ile siyasi ve sosyal kaos çıkarma denemeleriyle ekonomik tuzaklarla boğuşurken yüreğimizin kanadığı anlar oldu. Ama asla şartlara teslim olmadık. Yılgınlığa kapılmadık, geri adım atmayı düşünmedik hep daha çok çalıştık. Hep daha ileriye doğru gittik. Hep yeni bir yol bulmaya yeni bir yol açmaya gayret ettik. Hamd olsun bugün geriye dönüp baktığımızda yüzümüzü kızartacak, başımıza yere eğdirecek hiçbir işimizin ve sözümüzün olmadığını görüyoruz. Şayet bir eksiğimiz hatta bir yanlışımız varsa bunu kimsenin yüzümüze vurmasını beklemedik. Kendi özeleştirimizi kendimiz yaptık. Gerektiğinde eksiklerimizi tamamlama ve hatalarımızı düzeltme erdemiyle milletimizin nezdindeki hasbi ve harbi yerimize helal getirmedik” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trabzon’a 21 yılda güncel rakamlarla 191 milyar lira kamu yatırım yaptıklarını hatırlatırken, yük ve yolcu taşımacılığının birlikte yapılabileceği 235 km uzunluğundaki Erzincan-Trabzon hızlı demiryolu hattı ile ilgili etüt ve proje çalışmalarının sürdüğünü, Trabzon Havalimanı’nın kapasitesini arttıracak 20 milyarlık bir yatırımı yaparak hizmete sunacaklarını söyledi.
Konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Trabzon’da Cumhur İttifakı’nın belediye başkan adaylarını tek tek tanıttı. – TRABZON
]]>Bordo/mavililer, sözleşmesi sezon sonu bitecek olan oyuncuyu, devre arasında alabilmek için Nice ile temasa geçti. Youcef Atal'ın ayrılığına Fransız ekibinin de sıcak baktığı öğrenildi. Atal ile de temaslarını sürdüren Trabzonspor, Cezayirli oyuncunun maaş talebini aşağıya çekmeye çalışıyor.
Karadeniz ekibinin sağ bek listesinde Boavistalı Pedro Malheiro, Rio Aveli Costinha, Shakhtar Donetskli Yukhym Konoplya ve Silkeborglu Oliver Sonne gibi isimler de yer almıştı.
Trabzonspor'un bu bölge için ilgilendiği bir diğer isim olan Daiki Hashioka ise Premier Lig ekiplerinden Luton Town'a transfer olmuştu.
Orta saha transferinde de çalışmalarına devam eden bordo mavililer rotasını Fransa Ligue 2 Ekiplerinden Ajaccio forması giyen Tim Jabol-Folcarelli'ye çevirdi.
24 yaşındaki oyuncuyu en azından sezon sonuna kadar takımda tutmak isteyen Fransız ekibi, yüksek bir bonservis bedeli talep ediyor. Trabzonspor yönetimi, Ajaccio'yu daha makul seviyelere inmeye ikna ederse transferi noktalamayı hedefliyor.
Trabzonspor'un satın alma opsiyonuyla kiralamak için Sevilla ile temasa geçtiği Rafa Mir ile ilgili de dikkat çekici bir gelişme yaşandı.
Bordo mavililer bu transfer için mesafe kaydetse de Valencia'nın devreye girmesiyle anlaşma zemini sağlanamamıştı. Ancak Mir'in siyah beyazlılara transferinde son dakika pürüz çıkınca İspanyol santrfor Sevilla'da kaldı.
Kırmızı beyazlıların takımdan göndermeyi düşündüğü Rafa Mir için Trabzonspor'un yeniden hamle yapıp yapmayacağı merak konusu…
]]>Trabzonspor Yatırım ve Projelerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Nevzat Kaya, kulüp dergisine verdiği röportajda, nefes aldığı her an Trabzonspor için her zaman göreve hazır olduğunu belirtti. Bordo-mavili kulübü tercih etmesiyle her zaman gurur duyduğunu belirten Kaya, “Özellikle ortaokul ve lise yıllarından itibaren Trabzonspor’a olan sevdam tam bir fanatizme dönüştü. O dönemlerle beraber, uzak-yakın demeden sürekli maçlara gitmeye başladım. Defalarca uçak ve otobüs yolcukları yaptığımı dün gibi hatırlıyorum. O süreçte Trabzonspor, beraberinde bana birçok dostluk da kazandırdı” dedi.
“Nefes aldığı her an göreve hazırım”
Trabzonspor’un kendisi için mücadeleyi temsil ettiğini belirten Nevzat Kaya, “Trabzonspor var oluşunu güçlülerle mücadelelere borçlu. Ben de iş hayatımda 30 yılı aşkındır otomotiv sektöründe mücadele ediyorum. Sürekli bir mücadelenin içerisinde ve farklı güçlerle rekabet halindesiniz ve bunu sürdürebilmek hiç kolay değil. Trabzonspor’un yıllardır süre gelen güce karşı başkaldırışı, ortaya koyduğu ruh, mücadele ve başarı azmi, bana hem ilham oluyor hem de gururlandırıyor. Bu nedenle nefes aldığım her an Trabzonspor için göreve hazırım çünkü benim için Trabzonspor sevgisi her şeyin üstünde” açıklamasında bulundu.
“Sıralı şampiyonluklar en büyük hedefimiz”
2001’den sonra Trabzonspor’dan hiçbir dönem elini çekmediğini belirten Kaya, “Hep bir şekilde maçlara gittim, locamı aldım, maddi manevi her konuda kulübümün yanında olmaya çalıştım. Zaten hep iç içeydik ama Başkanımız Ertuğrul Doğan’dan tarafıma teklif geldi, beraber çalışmamızı istedi. Bunu seve seve kabul ettim. Trabzonspor’un ekonomik durumunu en iyi bilenlerden birisiyim. Özellikle son 4 yıldır başkanımızla diyaloglarımız oldukça iyi ilerliyordu. Başkanımız Ertuğrul Doğan’la abi-kardeş, etle-tırnak gibi olduk. Kendisi tarif edilemez bir Trabzonspor sevdalısı ve bu kulüp için yüreğini gövdesini ortaya koyuyor. Hem sevgisi, hem de bilgi ve birikimine güvendiğim için başkanımıza ‘Sonuna kadar yanınızdayım2 deyip bu yola çıktık. Hedefimiz Trabzonspor’un sürdürebilir bir ekonomiye sahip olması. Çünkü her şeyin başı ekonomi. Ekonomisi düzgün olmayan hiçbir kurum veya kuruluş hayatını devam edemez. Trabzonspor’da da bunu düzene oturtturmak istiyoruz. Trabzonspor zaten her zaman hedef takımı, altyapısını hazırladıkça sıralı şampiyonluklar en büyük hedefimiz. Bunu başaracak bilgi ve birikime sahip, iyi çalışan, Trabzonspor’u kendisine dert edinen bir ekibiz” ifadelerini kullandı.
“Trabzonspor’u aydınlık yarınla taşımaya kararlıyız”
Kısa sürede kulübün kasasına ortak bir çalışmayla 80 milyon Euro soktuklarını vurgulayan Nevzat Kaya sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu rakam Türkiye’de herhangi bir kulübün kısa vadede bulup buluşturabileceği bir miktar değil. Bu ödemelerle kulübümüzü ciddi sorunlardan kurtardık ve geleceğe daha sağlam bakabiliyoruz. Bu rakamı borçlanarak yapmadık, tamamen sponsor ve hibe destekleriyle yolu yürüdük. Önümüzdeki aylarda da sayın Başkanımızın belirttiği üzere 25 milyon Euroluk bir hamlemiz daha olacak. Stadyumun kullanım haklarının bize geçmesiyle beraber bu bölgede de ciddi atılımlar yapacağız. Ayrıca arazi çalışmalarımız devam ediyor buralarla ilgili bürokratik sorunları aştıktan sonra büyük bir memnuniyetle duyuracağız. Sürekli yeni hamleler, yeni projelerle Trabzonspor’umuzu aydınlık yarınlara taşımaya kararlıyız.”
“Haksızlıklar karşısında susmamızı beklemesinler”
Trabzonspor’un haksızlıklarla karşı karşıya kaldığını belirten Kaya, “Bariz şekilde şampiyonluklarımızı çaldılar. Bunu vicdanlı olan herkes biliyor, söylüyor zaten. Maalesef ülkemizde Trabzonspor’un başarılı ve popüler olmasını istemeyen bir kesim var. Trabzonspor yönetim kurulu olarak tüm kademelerimizle söz konusu bu durumun önüne geçiyoruz. Gerekli hakemler gerekli cezaları aldı. Ülkemizdeki hakem yetersizliği nedeniyle birçok sorunla daha karşılaşacağımızın farkındayız. Asla imtiyaz istemeyiz, bunu asla kabul etmeyiz zaten. Herkes için ortak adalet talebimiz var sadece. Biz iyi hakemi de alkışlamayı biliriz. Ama haksızlık karşısında da kimse bizden susmamızı beklemesin. Trabzonspor, her alanda hakkını sonuna kadar arayan ve bu yolda asla geri dönmeyen büyük bir camiadır” değerlendirmesinde bulundu.
“Hayatımızın her anında Trabzonspor var”
Eşinin Trabzonlu olmasına rağmen kendisiyle tanıştıktan sonra Trabzonsporlu yaptığını belirten Nevzat Kaya, “Eşim Trabzonlu, Trabzon damadıyım. Eşim İstanbul’da büyüdüğü için o dönemde başka takımı tutardı ama benimle tanıştıktan sonra o da Trabzonspor sevdasına tutuldu. Benimle beraber yaşayıp da Trabzonspor sevgisini almamaları imkansız zaten. Çocuklarım iyi bir Trabzonspor taraftarı, okul durumlarına göre sıklıkla maçlara götürüyorum onları. Ailece hayatımızın neredeyse her anında Trabzonspor var. Bu arada Trabzonspor tarihine adını altın harflerle yazdıran isimlerden Nwakaeme ile ailece görüşüyoruz. Çok karakterli ve profesyonel bir futbolcu. Trabzonspor’u her zaman yakından takip ediyor” şeklinde konuştu.
Şampiyonluğu garantiledikleri Antalyaspor maçı öncesi ve sonrasını unutamadığını ifade eden Kaya, “2-3 hafta hiç yerimde duramadım, tansiyonum sürekli iniyor çıkıyordu. Maç bittiğinde gerçekten inanamadım. Ne düdük sesi ne de başka bir şey duyamıyordum. Kısa süreli bir bilinç kaybı ve baygınlık geçirmiştim. Çok şükür ki Allah’ım bize bu görüntüyü görmeyi bir kez daha nasip etti” dedi. – TRABZON
]]>