ELAZIĞ – Gastro Elazığ Projesi çerçevesinde Elazığ’da 76 çeşit Harput saray yemekleri tanıtıldı.
AK Parti Elazığ Milletvekili Mahmut Rıdvan Nazırlı’nın himayelerinde, Elazığ Gastronomi Kültür ve Turizm Derneği tarafından ortak yürütülen İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğü tarafından desteklenen Gastro Elazığ projesi sürüyor. Bu çerçevede özel bir otelde düzenlenen programda, 76 çeşit Harput saray yemeği tanıtıldı. Program öncesi il protokolü yemekleri tek tek incelerken milletvekili Nazırlı ise çorba doldurarak ikram etti. Programa, Vali Numan Hatipoğlu, Milletvekili Mahmut Rıdvan Nazırlı, FÜ Rektörü Fahrettin Göktaş, TSO Başkanı İdris Alan, STK ve siyasi parti temsilcileri ile davetliler katıldı.
Vali Numan Hatipoğlu, “İçinde bulunduğumuz zenginliği ve varlığın değerini kendimizin keşfetmesi gerekiyor. Elazığ muhteşem tarihi kültürel birikime sahip. Bizim binlerce yıllık tarihimizin adeta özeti gibi ortaya çıkmış olan belli davranışlar var. Bunun halka halk yaygınlaşması gerekiyor. Ondan sonra da devamında ortaya turizm, sanayi ve diğer hamleler çıkacak. Hepsi birlikte olacak” dedi.
Bin 300 çeşit yemekten bahsedildiği dile getiren Milletvekili Mahmut Rıdvan Nazırlı, “Türkiye’nin en zengin mutfağıyız. Lezzet açısından da gerçekten çok önemli bir mutfak. Ama biz bir gastronomi şehri miyiz, hayır değiliz. İnşallah bugün başlattığımız turizm gastronomi atağıyla birlikte Elazığ’ımızı hak ettiği yere hep beraber taşıyacağız. Hep birlikte gayret edeceğiz” diye konuştu.
Program, Elazığ 6. Gastronomi Çalışta ile sona erdi.

Mahmut Rıdvan NazırlıSivil ToplumMilletvekiliKültür SanatGastronomiEtkinlik3-sayfaKültürTurizmHarputElazığSaray
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Özdemir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Alevilik ve Bektaşilik Ansiklopedisi çalışmalarının yoğun şekilde sürdüğünü belirtti.
Ansiklopedide yer alacak 10 bin maddenin belirlendiğini ifade eden Özdemir, şöyle konuştu:
“Alevilik ve Bektaşilik’te olmayan, kavramları yanlış anlatan, içini yanlış dolduran, çok uzun yıllardır devam eden bu yönde çalışmalar var. Dolayısıyla bu bilgi kirliliğinin önüne geçmemiz lazım. 24 ciltlik bir ansiklopedi hazırlamayı öngörüyoruz. 10 bin madde için yaklaşık 1000 akademisyenimizden katkı bekliyoruz, şu anda 44 alan editörümüz var.
Editörlerimiz kendi alanlarıyla ilgili kavramların bir kısmını akademisyenlerimize dağıttılar, onlar yazmaya başladılar. İnşallah gelecek yıl haziran ayı içerisinde bir aksilik olmazsa ilk yazılan maddeleri çevrim içi olarak halkımıza arz edeceğiz, sunacağız. Ondan sonra peyderpey ansiklopedi tamamlandıkça tüm maddeleri internete yükleyeceğiz. Daha sonra bunu 1 yıl çevrim içi olarak sistemde tutacağız. Gelen eleştirileri elden geçireceğiz ve daha sonra matbu baskısını yapacağız.”
Alevi Bektaşi kanaat önderleri heyeti kontrol ediyor
Akademisyenlerin yaklaşık 1 yıldır ansiklopediyle ilgili çalışmalarını sürdürdüğünü dile getiren Özdemir, bu çalışmalara Alevi Bektaşi kanaat önderlerinden oluşan heyetin katkı sunduğunun altını çizdi.
Alevi Bektaşi kanaat önderlerinin yazılan tüm maddeleri okumasından sonra ansiklopedinin halka sunulacağını anlatan Özdemir, “Yazılanların bir denetimden geçmesi lazım. Alevilik ve Bektaşilik ile milli birliğimiz adına yanlış bir şey yapmamak için çok titiz çalışmayla bu süreci yürütüyoruz.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Beyazay Derneği Muğla Başkanı Pınar Boyacı, törende yaptığı konuşmada, “Muğla Şubesi koordinatörlüğünde düzenlenen ‘Zeytin Çiçeği Kısa Film Yarışması Ödül Töreni’ne hepiniz hoş geldiniz. 2022 yılında ‘Engelli Farkındalığı’ temasıyla çıktığımız bu yolculuğu, bugün ulusal bir boyuta taşımanın mutluluğunu yaşıyoruz. ‘Farklı mıyız, Farkında mıyız?’ diyerek farkındalığı geniş kitlelere ulaştırmayı hedefledik. Bu yıl ise ‘Engelleri Aşanlar’ temasıyla, herkesin hayatında çeşitli engellerle karşılaşabileceğine vurgu yaptık” dedi.
Boyacı, yarışmanın hazırlık sürecinde karşılaşılan zorluklara rağmen azim ve kararlılıkla tüm engellerin aşıldığını ifade etti. Programda, yarışmanın gerçekleşmesinde emeği geçen Muğla Valisi, Büyükşehir Belediye Başkanı, Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı ve sponsorlara teşekkür edildi.
Türkiye genelinde büyük ilgi gören yarışma, engelli bireylerin yaşamını konu alan kısa filmleriyle toplumsal farkındalığın artmasına katkı sundu. Yarışmanın düzenlenmesinde yer alan Beyazay Derneği üyeleri, yarışma şartnamesi gereği katılım sağlamadı.
“Engelleri Aşanlar” temasıyla farkındalık oluşturan yarışma, her geçen yıl daha da genişleyerek topluma değer katmaya devam ediyor.
Törene, sinema ve sanat dünyasından Mehtap Bayri, Nurullah Çelebi, Hakan Solarken, Yasin Çam ve Yüksel Aksu gibi isimler katılım sağladı. – MUĞLA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>’50 MİLYON DOLAR TİCARET HACMİNE ULAŞMA HEDEFİ BELİRLEDİK’
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, daha sonra Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu’nun (DEİK) düzenlendiği ‘Türkiye- Lesotho Yatırım Yuvarlak Masa Toplantısı’na katıldı. Burada konuşan Yılmaz, Lesotho ile ticaret hacminin sembolik denilecek bir seviyede olduğunu ifade ederek, “Lesotho’nun 3 milyar dolara yakın bir dış ticaret hacminin olduğunu dikkate aldığımızda, ülkelerimiz arasındaki ticaret hacminin potansiyelin çok altında olduğunu görüyoruz. Sayın Başbakanla görüşmelerimizde ikili ticaret ve yatırımlarımızın gerçek potansiyelini yakalaması için ilk aşamada 50 milyon dolar ticaret hacmine ulaşma hedefi belirledik” dedi.
Türk firmalarının Lesotho’da yatırımlarının bulunmadığını dile getiren Yılmaz, “Sayın Başbakanla bugün baş başa ve heyetler arası gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde, ilişkilerimizi ticaret, yatırımlar, enerji, madencilik, tarım, eğitim, turizm ve çevre başlıkları alanlarında geliştirmek yönünde mutabık kaldık. Gerek bölgesel gerek çok taraflı platformlarda Lesotho’yla iş birliği içerisinde olmaktan memnuniyet duyuyoruz. Bu kapsamda, Lesotho’nun Afrika Büyüme ve Fırsat Yasası yararlanıcısı bir ülke olması, SAKU ve SADAK gibi bölgesel örgütlerin üyesi olması, ayrıca da Afrika Kıtası Serbest Ticaret Anlaşmasına taraf olduğunu hatırlatmakta fayda görüyorum. Bu anlaşmalar vesilesiyle özellikle tekstil ve konfeksiyon sektöründe önemli bir ihracat performansı bulunduğunu görüyoruz. Diğer taraftan, Lesotho’nun gıda güvenliği ile ilgili sorunlarını da dikkate alarak tarım sektöründe ve tarımsal mekanizasyon alanında da iş birliği fırsatları sunduğunu belirtmek isterim” ifadelerini kullandı.
TÜRKİYE-LESOTHO İŞ KONSEYİ’NİN KURULMASI İÇİN YOL HARİTASI BELİRLENDİ
Türkiye’nin 48 Afrika ülkesiyle İş Konseyi mekanizmasının bulunduğu belirten Yılmaz, “Türkiye ve Lesotho arasında henüz bir iş konseyi mekanizmasının tesis edilmediğini biliyoruz. Bu bağlamda, DEİK ve Lesotho’dan bir muhatap kuruluş arasında, iki ülke iş dünyaları arasında ilişkilerin geliştirilmesi ve ticaret ve yatırımların artırılmasına katkı sağlayacağına inandığımız bir Türkiye-Lesotho İş Konseyi’nin belli bir faaliyet içerisinde kurulmasının faydalı olacağını düşünüyorum. Bu çerçevede iki aşamalı bir yol haritası belirlemiş durumdayız. Öncelikle, iş dünyamızdan oluşturulacak bir heyetin gerek ticaret gerek yatırımlar gerek müteahhitlik hizmetleri alanında Lesotho’daki fırsatları, imkanları yerinde görmesi, incelemesi ve bu proje fikirlerinin geliştirilmesi ve bunun oluşturduğu zemin esas alınarak ikinci aşamada da bir iş konseyinin kurulmasının faydalı olacağını düşünüyorum” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bartın’da bulunan Meclis Başkanı Hara ve milletvekillerinden oluşan heyet iiçin Amasra ilçesinde tekne turu düzenlendi. Tekne ile Amasra Büyük Liman ve Küçük Liman arasında tur atan heyete Tavşan Adası ve tarihi Kemere Köprüsü gösterilerek bölgenin tarihi ve turistik yerleri hakkonda bilgi verildi.
Denizde görülen Yunus balığı nedeniyle büyük heyecan yaşayan Hara, teknenin yaklaşması üzerine yakından gördükleri yunus balığının yaşamadığını anladı.
Büyük üzüntü yaşayan Hara ve teknediler, turun arsından ise Amasra’nın tarihi ve turistik yerlerini gezdi.
Tarihi Demirciler çarşısını da gezen Hara, çarşıda bol bol alışveriş yaptı.
Malavili heyete balık ve salata da ikram edildi. – BARTIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kültür ve Turizm Bakanlığınca düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin son durağı Antalya’daki etkinliklerle devam ediyor.
Festival kapsamında kentte bulunan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Antalya Arkeoloji Müzesi’ndeki “Kaçış Yok” sergisini ziyaret etti.
Bakan Ersoy’a ziyaretinde eşi Pervin Ersoy, Antalya Valisi Hulusi Şahin ve eşi Ebru Şahin, Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı, Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Tan Sağtürk, Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürü ve Türkiye Kültür Yolu Festivali Direktörü Selim Terzi, Güzel Sanatlar Genel Müdürü Ömer Faruk Belviranlı, Sinema Genel Müdürü Birol Güven ve kamu kurum müdürleri ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri eşlik etti.
Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü Kaçakçılıkla Mücadele Dairesi Başkanı Zeynep Boz, Bakan Ersoy’a sergiye ilişkin bilgi verdi.
Ziyaretin ardından Bakan Ersoy ve beraberindekilerin katılımıyla Muratpaşa ilçesindeki tarihi Saat Kulesi önünden Antalya’nın simge yapılarından Hadrian Kapısı’na kortej yürüyüşü düzenlendi.
Anadolu Ateşi ekibinin şovuyla başlayan korteje, vatandaşların yanı sıra yerli ve yabancı turistler de eşlik etti.
Bando takımının hareketli şarkıları eşliğindeki kortejde, jonglör ve gösteri ekiplerinin renkli sunumları yoğun ilgi gördü.
Yürüyüşün ardından Bakan Ersoy ve beraberindekiler Hadrian Kapısı’nda başlayan Art Meydan etkinliğini ziyaret etti, ressam ve resim meraklılarıyla sohbet etti.
Bakan Ersoy, daha sonra Türkan Şoray Kültür Merkezi’nde ziyarete açılan dünyaca ünlü sanatçı Andy Warhol’un “Warhol’un Dünyası Pop Art’ın İkonu” sergisine ve “Pablo Picasso Resimden Seramiğe Bir Serüven” sergisine ziyarette bulundu.
Sergideki eserlere ilişkin Bakan Ersoy ve ziyaretçilere serginin Yardımcı Küratörü Marcus Graf bilgi verdi. Sergi, yerli ve yabancı ziyaretçilerden de yoğun ilgi gördü.
Antalya Kültür Yolu Festivali, 10 Kasım’a kadar devam edecek.
Kültür ve Turizm BakanıMehmet Nuri ErsoyMehmet NurFestivalantalyaTurizm
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kültür ve Turizm Bakanlığı himayesinde ve Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), AydınAdnan Menderes Üniversitesi ile Erciyes Üniversitesi iş birliğinde, “Sokak Lezzetleri Film Festivali” ödül töreni” Kültür Yolu Festivalleri kapsamında Bornova Kültür ve Sanat Merkezinde gerçekleştirildi.
Şahin, törende yaptığı konuşmada, RTÜK olarak bu tür takım organizasyonlarında yer almayı kendilerine görev bildiklerini söyledi.
Kültür Yolu Festivalleri kapsamında yapılacak kısa film ve belgesellere ödül verilmesinin bir başlangıç olacağını aktaran Şahin, çok fazla mali değeri olmasa da bir başlangıç olduğu için böyle organizasyonun içerisinde yer almanın mutluluğunu yaşadıklarını aktardı.
Festivale katılan öğrencileri tebrik eden Şahin, “Belki ufak bir destek oldu ama eminim ki bundan sonraki ufak desteklerin mesleki hayatlarında ciddi bir katkısı ve yönlendirmesi olacağını düşünüyorum. Sokak lezzetleri hepimizin hayatında var olan, hiçbirimizin yemeden geçmediği ve birçok alanda da hayatımızda olan lezzetler. Bunların bilinmesi büyük bir değer. Biz de bu anlamda bir katkıda bulunabildiysek ne ala.” ifadelerini kullandı.
Adnan Menderes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bülent Kent de düzenledikleri festivalde, iletişim, güzel sanatlar ve turizm fakültesi öğrencilerinin kültürel dünyasına katkı sağlamayı amaçladıklarını söyledi.
Zengin yemek kültürünün önemli bir parçası olan sokak lezzetlerine dikkati çekmek istediklerini vurgulayan Kent, bu kültürün gelecek kuşaklara aktarılmasının önemine değindi.
Sokak Lezzetleri Film Festivali Jüri Başkanı ve Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Vahit İlhan da festivalin önemine vurgu yaparak, çok zor seçimler yaptıklarını ve çok güzel eserlerin kendilerine geldiğini bildirdi.
Türk Mutfak Sanatları Uzmanı Ramazan Bingöl de kültürün unutulmaması için mutfağın çok önemli olduğunu belirterek, “Mutfak kültürünü kaybeden toplumlar her şeyini kaybeder. Mutfak, kültür ve özellikle sokak lezzetleri bu kadar önemlidir.” dedi.
Konuşmaların ardından, belgesel kategorisinde Sümeyye Çamcı’nın “Seyyar” isimli eseri, 1 dakikada anlat kategorisinde ise Dimaze Duruk’un “Gevrek” isimli eseri birincilik ödülüne layık görüldü.
Öğrencilere ödülleri, katılımcılar tarafından takdim edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Fethiye Belediyesinin öncülüğünde ve sivil toplum kuruluşlarının desteğiyle düzenlenen festivalin açılış töreni, Belcekız Sahili’nde yapıldı.
Organizasyona 34 ülkeden yaklaşık 500 yamaç paraşütçüsünün yanı sıra, dünyanın en iyi akrobasi sporcuları da katıldı.
Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca, açılış töreninde yaptığı konuşmada, geleneksel hale gelen festivalin birbirinden güzel gösterilere ev sahipliği yapacağını söyledi.
Fethiye Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Osman Çıralı ise yıl başından bu yana 115 bin 916 tandem (ikili), 51 bin 985 single (tekli) olmak üzere 167 bin 901 kişinin yamaç paraşütü yaptığını kaydetti.
Festival kapsamında gün içinde Beşkaza Meydanı’nda Türk Hava Kurumu’na ait sıcak hava bolunu öğrencilerle uçuş yaptı. Meydanda ve Ölüdeniz’de de paramotor ekibi gösteri sundu.
Festivalin açılış törenine Fethiye Kaymakamı İsmail Hakkı Ertaş, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, protokol üyeleri ile vatandaşlar katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“Bu Otel Yasadışı” ve “Suyumuz Sizin Havuzunuzda” yazılı pankartlar taşıyan protestocular, otelin yüzme havuzlarından su doldurdu. Yerel halk, son dönemdeki su kesintilerinden dolayı öfkeli ve otellerde kalan turistlerin sınırsız su kullandığını iddia ediyor.
Adalılar, kuraklık nedeniyle şiddetli su kesintileriyle karşı karşıya. Protestocular, otel misafirlerine dağıttıkları el ilanlarında, “Sandos Papagayo’da kalırsanız, bu çevresel suça ortak olursunuz” mesajını iletti.
Bu eylem, İspanya genelinde artan turizm karşıtı protestoların bir parçası. Geçen yaz, on binlerce İspanyol, ülkeye gelen 85 milyondan fazla turisti caydırmak için çeşitli şehirlerde gösteriler düzenledi.
İspanya’nın veri ajansı INE’ye göre, 2024 yılı turizm açısından yeni bir rekor yıl olabilir. Ancak bu durum, yerel halkın maaşlar, konut ve fırsatlar konusundaki memnuniyetsizliğini artırıyor. Sakinler, aşırı turizmin yaşam koşullarını kötüleştirdiğine inanıyor.
Veriler, turistlerin giderek otel yerine kiralık daireleri tercih ettiğini gösteriyor. Bu eğilim, konut fiyatlarını yükseltiyor ve yerel halkın ev bulmasını zorlaştırıyor.
Protestocular, 20 Ekim’de Kanarya Adaları genelinde daha büyük bir gösteri planlıyor. Hükümetin turizm politikasını ve yerel kaynakların kullanımını eleştiren gruplar, gelecek planlarının toplumun gerçek katılımı olmadan yapıldığını savunuyor.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TOKAT – Yıldızeli Yüksek Hızlı Tren istasyonunun açılmasıyla Tokatlılar, hızlı trenle seyahate bir adım daha yaklaştıkları için büyük sevinç yaşadı.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun İstanbul-Ankara- Sivas Yüksek Hızlı Tren Hattı’nda yer alan Yıldızeli İstasyonu’nun açıldığı müjdesi Tokatlı vatandaşlar arasında büyük heyecan oluşturdu. Kent merkezine 59 kilometre mesafede yer alan bu yeni istasyon, Tokatlıların hızlı trenle seyahat etme hayalini bir adım daha yaklaştırdı. Yıldızeli İstasyonu’nun açılmasıyla birlikte Tokatlı vatandaşlar, Sivaslılardan daha fazla sevindiklerini dile getirdi. Tokat’a bir adım daha yaklaşan YHT hattı sayesinde vatandaşlar artık İstanbul ve Ankara gibi büyük şehirlere daha hızlı ve konforlu bir şekilde ulaşabilecekler. Tokat halkı, ulaşımda sağlanacak bu avantajın hem sosyal hem de ekonomik anlamda büyük katkı sağlayacağına inandıklarını belirtirken, bu adımın kentin gelişimi açısından önemli bir dönüm noktası olacağını vurguladı.
“İnsanların Tokat’a ulaşımı kolaylaşacak”
Kentte turizmcilik işiyle uğraşan Sadullah Özen, Tokat’a ulaşımın kolaylaştığını söyleyerek, “Gerçekten geç kalınmış bir proje. Biz bu projeyi daha önceden sunmuştuk. Biraz gecikti ama sonuçta oldu. Biz turizmciler olarak Tokat’ımıza katkı sağlayacağız. Hem vatandaşların daha rahat ulaşım sağlaması için bence çok güzel olmuş. Hayırlı olsun diliyorum. Tokat’ımızın tarihi açısından insanların buraya daha kolay ulaşımı açısından çok güzel bir proje. Ben gerçekten buna emeği geçen herkese teşekkür ederim” dedi.
“Tokat turizmini kara geçirecek”
Turizm işletmecisi Talip Furkan Gökçe, “Tokat turizmi için de çok ama çok kara geçen bir proje oldu. Emeği geçen herkese çok teşekkür ederiz. Bundan sonra Ankara’ya ve İstanbul’a gitmek hızlı trenle daha bir basitleşti” şeklinde konuştu.
“Tokatlıların bundan çok olumlu etkileneceğini düşünüyorum”
Harita mühendisi Zeki Mert Pekdemir ise “Öncelikle tüm Tokat’a hayırlı uğurlu olsun. Her ne kadar istasyon Yıldızeli’nde açılsa da Tokatlıların bundan çok olumlu etkileneceğini düşünüyorum. Tabi gönül isterdi ki bu hızlı tren hattı Tokat’tan geçsin. Ama siyasi partilerimiz, milletvekillerimiz ve belediyemizin destekleriyle inşallah o günleri de göreceğiz diye umut ediyorum” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KARABÜK – Almanya’nın Münih şehrinden 4 ay önce yola çıkan Alman karı koca 2 bin 300 km pedal çevirerek Karabük’e geldi.
Türkiye’yi bisikletleri gezen Alman çift, Karabük’ün Eflani ilçesinde göletleri gezdi.
4 ay önce bisikletleri ile dünya turuna çıkan Alman Turistler David ve Uschi lynch çifti Türkiye’nin çeşitli illerini gezerek keşfetme imkanı buluyor.
Batı Karadeniz bölgesini gezen Alman çift Karabük’ün Eflani ilçesinde mola verdi. Alman Turistler David ve Uschi lynch 4 ay önce Almanya’nın Münih Kentinden bisikletleri ile yola çıktıklarını Romanya, Bulgaristan, Yunanistan ve Türkiye’de çeşitleri yerleri gezdiklerini belirtti.
Türkiye’nin her yerinin ayrı bir güzel olduğunu ifade eden çift Eflani ilçesini gezdikten sonra bisikletleri ile birlikte Daday üzerinden Kastamonu, Sinop ve Samsun’u gezdikten sonra Avustralya’ya gideceklerini belirti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Belediyeden yapılan açıklamaya göre, ziyaretçiler, Osmanlı Sokağı olarak bilinen tarihi Ali Saip Paşa Caddesi, Çanakkale’den Cumhuriyete 100. Yıl Müzesi, Yaman DedeKültür ve Sanat Evi, Tıpkıbasım Mushaflar Kur’an-ı Kerim Sergisi, tarihi Talas Sanat Galerisi ve Su Medeniyetleri Galerisi gibi tarihi alanları gezdi.
Gerek mimarisi gerekse işçiliğiyle dikkat çeken yapıların bulunduğu tarihi alanlar için oluşturulan “Rota Talas” turları ilgi görürken ziyaretçiler üstü açık gezi otobüsüyle Talas’ı gezdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>UNESCO Dünya Mirası listesindeki Pamukkale, uluslararası bir spor organizasyonuna daha ev sahipliği yaptı. Denizli Valiliği himayesinde GençlikSpor İl Müdürlüğü koordinesinde düzenlenen 1. Pamukkale Uluslararası Granfondo Bisiklet Yol Yarışları, beyaz cennet Pamukkale travertenleri yanında 15 EylülPazar günü saat 08.00’de Gençlik ve Spor İl Müdürü Ömer İlman’ın damalı bayrağı sallamasıyla start aldı. Birçok kurum ve kuruluşun sponsor desteği verdiği yarışlarda, 8 ülkeden 452 sporcunun kayıt yaptırdığı açıklanırken, lisanslı ya da lisanssız sporcuların yanısıra her yaştan yerli ve yabancı pek çok bisiklet tutkunu da bisikletleriyle gelerek organizasyona katılabilme imkanı buldu. Pamukkale, Üzerlik, Salihağa, Eskihisar, Akhan ve Pınarkent arasında gerçekleşen yarışlar; 54 km.’lik Kısa Parkur ile 84 km.’lik Uzun Parkur olarak şartlandı.
Pamukkale Travertenlerinin muhteşem güzelliği eteklerinde start alan ve heyecanlı mücadelelere sahne olan yarışmalar sonunda, Kocaçukur’da düzenlenen törende dereceye giren sporculara ödüllerini Denizli Valisi Ömer Faruk Coşkun, Vali Yardımcısı Kenan Eskin, İl Emniyet Müdürü Yavuz Sağdıç, İl Jandarma Komutanı Kd. Alb. Hıdır Ayçiçek, Merkezefendi İlçe Kaymakamı Abdullah Demir, Gençlik Spor İl Müdürü Ömer İlman ile Büyükşehir Belediye Spor Daire Başkanı Ayşe Sarıkaya ve organizasyon sponsoru firmaların yetkilileri takdim etti.
“Spor turizmine büyük önem veriyoruz”
Organizasyona ev sahipliği yapan Denizli Gençlik ve Spor İl Müdürü Ömer İlman, bu yıl birincisi gerçekleşen Uluslararası Pamukkale Granfondo Bisiklet Yol Yarışlarının önümüzdeki yıllarda da devam edeceğini söyleyerek, dereceye giren tüm sporcuları tebrik etti. Gerçekleşen spor organizasyonlarıyla Denizli’yi spor turizminde de marka şehir yapma hedefine adım adım ilerlediklerini kaydeden İlman, emeği geçen tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür etti. – DENİZLİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“L’Etape by Tour de France”ın Türkiye lansmanı İstanbul’da yapıldı
Metin ARSLANCAN – Ali DANAŞ/ İSTANBUL, – DÜNYANIN en önemli spor organizasyonlarından biri olan “L’Etape by Tour de France”ın Türkiye lansmanı gerçekleştirildi.
Balta Limanı’nda gerçekleştirilen lansmana L’Etape by Tour de France Proje Müdürü Mathieu Clanchin, Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Sezgin Lüle, Visa Türkiye Genel Müdürü Samile Mümin, Doğan Trend Otomotiv Pazarlama Direktörü Şirin Yurtseven, Beyaz Kağıt AŞ Pazarlama Müdürü Zeynep Kahraman, Oğuz Holding Üst Yöneticisi Enes Örer, davetliler ve basın mensupları katıldı.
Bisiklet sporunun 111 yıllık geçmişe sahip en prestijlii yarışı olan ve dünyanın en çok izlenen organizasyonlarından biri olarak kabul edilen “Tour de France”, amatör sporculara yönelik özel konseptiyle “L’Etape Türkiye by Tour de France” adı altında 19-20 Ekim tarihlerinde ilk kez Türkiye’de düzenlenecek. İstanbul, bu büyük organizasyon çerçevesinde 50’den fazla ülkeden yaklaşık 3 bin sporcuyu ağırlayacak.
SEZGİN LÜLE: İSTANBUL MARKASININ YURT DIŞINDA TANITILMASINI ETKİLİ BULUYORUM
Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Sezgin Lüle, organizasyonda olmaktan keyif aldıklarını belirterek, “Tour de France çok büyük bir organizasyon. Türkiye’de bulunan amatör bisikletçilere yönelik organizasyona girişilmesi ve bizim buna destek vermemiz çok kıymetliydi. Birçok organizasyonu destekliyoruz. Türkiye’de sporun geniş kitleler tarafından benimsenmesi için elimizden geleni yapıyoruz. Amatör katılımcıların değer vereceği bir organizasyon olacağını düşünüyorum. Kendim de bisiklet kullanıyorum. İstanbul’da köprüyü kapatıp güvenlik araçlarıyla seyahat edecek olmanın vereceği keyif paha biçilmez. Yaklaşık 3 bin bisikletçinin katılmasını bekliyoruz. İstanbul markasının yurt dışında tanıtılmasını etkili buluyorum. Katılımcıların yüzde 60’nın yabancı olacağı da çok kıymetli” ifadelerini kullandı.
SAMİLE MÜMİN: TOUR DE FRANCE’DA BİSİKLET SPORUNA DESTEK VERDİĞİMİZ İÇİN ÇOK HEYECANLIYIZ.
Visa Türkiye Genel Müdürü Samile Mümin ise şunları kaydetti:
“120 yıllık dünyanın en eski spor organizasyonlarından birinin isim sponsoru olmak çok kıymetli. 2024 sporla dolu bir yıl oldu. Olimpiyatları ve Para Olimpiyatları geride bıraktık. Aktif olmaya çalıştık. Team Visa olarak desteklediğimiz bir takımımız var. Sporcularımızı kariyer gelişimi gibi programlardan geçiriyoruz. Sporcular organizasyonlardan madalya alarak ülkemize döndüler. Olimpiyatlardan sonra Tour de France’da bisiklet sporuna destek verdiğimiz için çok heyecanlıyız. Olimpiyatların Paris’e verdiği ekonomik katkıyı inceledik. Yaz olimpiyatlarında küçük ve orta ölçekte işletmelerin hacmi yüzde 26 arttı. Restoran harcamaları yüzde 36 artmış. Büyük kapsamlı bir organizasyon, tüm yarışmacılara başarılar diliyorum.”
ZEYNEP KAHRAMAN: DAHA TEMİZ BİR DÜNYA İÇİN PEDALLAMAK İÇİN BİSİKLET TAKIMIMIZI HAYATA GEÇİRDİK
Beyaz Kağıt AŞ Pazarlama Müdürü Zeynep Kahraman, bisikletin çevre dostu bir ulaşım aracı olduğunu anlatarak, “Yıllık olarak bisiklet kullanımı yakıt tasarrufu sağlıyor. Çevreye zarar vermeyen insanın fiziksel sağlığa fayda sağlayan bu sporu destekliyoruz. Daha temiz bir dünya için pedallamak için bisiklet takımımızı hayata geçirdik. Bu kadar büyük bir organizasyonda yer almaktan ve ülkemizde, İstanbul’umuzda gerçekleştirecek olmanın heyecanını duyuyoruz. Organizasyonun destekçisi olmaktan çok mutluyuz. Emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı.
ŞİRİN YURTSEVEN: ORGANİZASYON GERÇEKTEN ÇOK DEĞERLİ
MG Pazarlama Direktörü Şirin Yurtseven, çok heyecanlı olduklarını vurgulayarak, “Burada olmaktan çok heyecanlıyız. Organizasyon gerçekten çok değerli. Bisiklet sporunu desteklemiş olacağız. Sürdürebilir ulaşıma katkı sağlayacağımız için mutluyuz. Bütün sporculara başarılar diliyorum” dedi.
ENES ÖRER: KENDİ MARKAMIZI DÜNYAYA DUYURMAK İÇİN FIRSAT OLARAK GÖRÜYORUZ
Oğuz Holding Üst Yöneticisi Enes Örer de şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bizler yüzde 100 yerli sermayeyle bu topraklarda ürettiğimiz ürünleri tüm dünyaya yayma gayretindeyiz. Ülkemizde desteğe ihtiyacı olan sporcuları her alanda destekliyoruz. Markamız olarak organizasyonda arkadaşlarımıza destekçi olmaktan gurur duyuyoruz. Kendi markamızı dünyaya duyurmak için fırsat olarak görüyoruz. Hem Türkiye markamızı hem İstanbul markamızı spor turizminde iyi yerlere taşıyacağı için etkili olacak. Organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.”
MATHİEU CLANCHİN: ÇOK MUTLUYUZ
L’Etape by Tour de France Proje Müdürü Mathieu Clanchin ise “Her yıl 24-25 ülke geziyoruz. Burada bu organizasyonu ilk kez yaptığımız için çok mutluyuz. Partnerlerimize teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.
Lansman toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yavaş, Cumhuriyet Meydanı’ndaki programda, “İnsanlar Milli Mücadele rotasında gezerken, burada binlerce yıl öteden kalmış, UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ne giren Gordion’u da ziyaret edecek. İnşallah Polatlı’mız tarım şehri olmanın yanında bir kültür şehri, turizm şehri olma yolunda önemli adımlar atacaktır.” dedi.
Polatlı Belediye Başkanı Mürsel Yıldızkaya da “Yoklukla, kıtlıkla boğuşan bir milletin böyle zafer kazanmasının altında yüksek bir şuur ve ruh vardır. O ruhun adı da Sakarya ruhudur. Sakarya ruhunu diri tutmak, genç kuşaklara aktarmak da bizim tarihi sorumluluğumuzdur. Biz Polatlı Belediyesi olarak Sakarya ruhunu diri tutmak için bütün imkanlarımızla gayret gösteriyoruz.” ifadesini kullandı.
Konuşmaların ardından şarkıcı Sefo, konser verdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kütüphaneden yapılan açıklamaya göre, hazırlanacak kitaplık için Rami Kütüphanesi Müdürü Ali Çelik, İbnülemin Mahmut Kemal İnal Vakfı Başkanı Ahmet Samet Yapar ve Biyografi Enstitüsü Başkanı Erol Erdoğan ortak protokole imza attı.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Biyografi Enstitüsü Genel Sekreteri Dr. Rıdvan Kaşıkçı, 10 bine yakın biyografi kitabının yer alacağı kitaplıkta araştırmacılara hizmet verileceğini, bunun Türkiye’de ilk örnek olacağını ifade etti.
Rami Kütüphanesi Müdürü Ali Çelik ise Biyografi Enstitüsü ile imzalanan protokolün, kitaplığın yanı sıra biyografi ile ilgili seminer, söyleşi, atölye, panel gibi faaliyetleri de kapsadığını aktardı.
Kitaplığın yakın zamanda hizmete girmesi planlanıyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kula’nın düşman işgalinden kurtuluşunun 102.yılı etkinlikleri kapsamında düzenlenen Beşibiryerde Turizm ve Sanat Festivali, Manuş Baba, Özlem Özdil, Perdenin Ardındakiler ve İnci Mercan konserlerinin ardından ünlü sanatçı Kıraç konseri ile son buldu. Kula Belediyesi’nin düzenlediği 102. yıl kurtuluş etkinlikleri ve Beşibiryerde Turizm ve Sanat Festivali çerçevesinde gerçekleştirilen konserde yaklaşık 2 saat sahnede kalan Kıraç, hayranlarına unutulmaz bir gece yaşattı. Birbirinden güzel eserlerini seslendiren sanatçı Kıraç’a hep bir ağızdan eşlik eden binlerce katılımcı, Kıraç’ın sahne performansıyla seyir zevkini doruklara kadar yaşadı. – MANİSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>UNESCO Dünya Mirasları Listesi’ndeki Kapadokya bölgesi, kayadan oyma kilise, manastır ve şapelleri, peribacalarıyla kaplı vadileri, yer altı şehirleri, sıcak hava balon turu başta olmak üzere arazi aracı, deve ve atlarla düzenlenen tur etkinlikleriyle gözde turizm merkezleri arasındaki konumunu koruyor.
AA muhabirinin, Kültür ve Turizm Bakanlığı verilerinden derlediği bilgiye göre, Kapadokya’da müze ve ören yerlerini bu yılın ocak-ağustos döneminde 2 milyon 922 bin 485 kişi ziyaret etti.
Bölgeyi ocakta 153 bin 309, şubatta 159 bin 819, martta 218 bin 479, nisanda 558 bin 464, mayısta 498 bin 354, haziranda 412 bin 730, temmuzda 371 bin 206, ağustosta ise 550 bin 124 ziyaretçi gezdi.
“En çok ziyaretçi Güney Kore’den”
TÜRSAB İç Turizm İhtisas Başkan Yardımcısı İsmail Sucu, AA muhabirine, Kapadokya’nın sahip olduğu değerlere ilgi gösteren turist sayısında yıldan yıla artış gözlemlendiğini belirtti.
Farklı tur aktiviteleri ve etkinliklerin yerli ve yabancı konukların bölgeyi tercih etmelerinde etkili olduğunu kaydeden Sucu, şöyle konuştu:
“Kapadokya’ya bu yıl daha çok Güney Kore, Endonezya, ABD ve Çin’den büyük ilgi oldu. 2024 temmuz ayına kadar olan süreçte 2 milyon 300 bin, ağustos ayı ile 2 milyon 800 binden fazla ziyaretçi rakamını görüyoruz. Sezon sonunda 5 milyon ziyaretçi hedefimize ulaşmış olacağız. Kapadokya bölgesinde sıcak hava balonculuğunda da yıl boyu 626 bin yolcu hedefine ulaşmış olacağız. Bölgemizde butik oteller içinde mağara ve taş otel ile ciddi bir yatak kapasitesine ulaşıldı, bu da bölgeye ilgiyi artırmaktadır. Kültür ve Turizm Bakanlığınca düzenlenen Kültür Yolu Festivali de yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekti. Festival süresinde yurt dışından figürlü balonlar geldi, sektördeki balonlarımızla Kapadokya ilginç bir görsele büründü. Bunların yanında ünlü sanatçıların konserleri turizmde ciddi bir doluluk oranına ulaşmamızı da sağladı.”
Bölgede turistlere hizmet sunan bir acentenin sahibi Coşkun Kırtıl ise Kapadokya’nın dünya turizmi açısından önemli bir marka değer olduğunu vurguladı.
Bölgede dünyanın birçok yerinden konukları ağırladıklarını dile getiren Kırtıl, “Birçok medeniyetin yaşamasından dolayı burada, tarih, doğa ve kültür noktasında büyük bir birikim meydana gelmiştir. Bu da Türkiye ve bölgemiz turizmi için ciddi kazanımlar sağlamaktadır. Kapadokya dünya çapında önemli bir turizm merkezidir. Ziyaretçi sayısı her yıl artmaktadır. Bu yoğunluk farklı tur aktivitelerinin ortaya çıkmasını sağlıyor. Kapadokya bir, iki günde gezilecek küçük tur paketlerinin olduğu bir yer değil. Acenteler olarak bir haftalık gezi yapılması yönünde görüş belirtiyoruz. Turlara olan taleplerden dolayı balon, arazi araçları, dağ bisikleti gibi etkinlikler çoğaldı.” diye konuştu.
Turizmci Muammer Sak da peribacası oluşumları ve diğer coğrafi özelliklerin aynı yoğunluk ve genişlikte dünyanın başka noktasında bulunmadığını, bölgenin bu dokusunun turistlerin ilgisini çektiğini söyledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İÇ ÇAMAŞIRLARINI KOKLAYIP ÇALDI
Olayı kanıtlamak için oğlunun tabletini kullanarak odaya gizli kamera yerleştiren Armstrong, gördüğü manzara karşısında hayatının şokunu yaşadı. Genç kadın resepsiyonistin odasına gizlice girip iç çamaşırlarını kokladığını ve ardından pantolonun arka cebine yerleştirdiğini izledi.

“BU OLAY BENİ DERİNDEN SARSTI”
New York Post’un aktardığına göre yaşadığı olayın ardından otelden ayrılıp başka bir otelde tatiline devam eden Armstrong, “Bu olay beni derinden sarstı. Kendimi korkunç ve ihlal edilmiş hissettim. Böyle bir şey yaşamayı asla beklemiyordum. Özellikle oğlumla birlikte tatilde böyle bir durumla karşılaşmak çok üzücüydü.” dedi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Paris- İstanbul arasında 1883 yılından beri belirli aralıklarla sefer düzenleyen Orient Express, 5 günlük yolculuğunun ardından ilk durağı olan Sirkeci Tren Garı’na geldi. Paris’ten yola çıkan tren, Viyana ve Bükreş üzerinden geçerek Türkiye’ye ulaştı. Sirkeci Tren Garı’na gelen tren mehter takımı eşliğinde coşkuyla karşılandı. Toplam 15 vagonda 80 yolcunun seyahat ettiği Orient Express, 31 Ağustos’ta İstanbul’dan Paris’e yola çıkacak.
ROMAN VE FİLMLERE İLHAM KAYNAĞI OLMUŞTU
Dünyaca ünlü yönetmen Alfred Hitchcock’a da ilham kaynağı olan, ‘Doğu Ekspresi’, ‘Trenlerin kralı’ ve ‘Kralların treni’ olarak bilinen Orient Express, 19. yüzyılın sonlarında başlayan Paris-İstanbul arasındaki orijinal rotada soyluları, kraliyet ailelerini, yazarları, aktörleri taşıdı. Ünlü Yazar Agatha Christie, Doğu Ekspresi’ni ‘Hayallerimin treni’ olarak tanımladı. Christie’nin en ünlü romanı Doğu Ekspresinde Cinayet’e ilham veren olayların da bu tren ile bağlantılı olduğu biliniyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Paris’ten yola çıkan ve yaklaşık 5 gün süren yolculuğun ardından bugün İstanbul’a gelen treni, mehteran takımı karşıladı.
Tren, 31 Ağustos’ta İstanbul Sirkeci’den Paris’e hareket edecek.
Agatha Christie’den Alfred Hitchcock’a, birçok yazara ilham kaynağı olan ilk seferine 1883 yılında çıkan Orient Express, dünya savaşları, ekonomik ve siyasi krizler nedeniyle ara verse de efsaneye dönüşen seferlerine halen devam ediyor.
Tren Paris, Viyana ve Bükreş üzerinden geçerek Türkiye’ye ulaştı. Yaklaşık 80 yolcu, tarih ve lüksün iç içe geçtiği bir seyahat deneyimi yaşadı.
Şehrin tarihi mekanlarını gezecek yolcular, Fransa’ya uçakla dönecekler. Aynı rotada seyahat edecek diğer yolcular ise uçakla İstanbul’a gelerek yolculuklarına devam edecek.
Venice Simplon Orient Express treni 9 yataklı vagon, 2 salon vagonu, 1 bar vagonu, 3 restoran vagonu olmak üzere toplam 15 vagon ve 80 yolcusuyla seferini yapıyor.
Bu yıl İstanbul’a iki sefer yapan Orient Express’in ilk seferi 7 Haziran’da gerçekleşmişti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Beypazarı Belediyesi, Ankara Büyükşehir Belediyesi Dışilişkiler Daire Başkanlığı koordinesinde Güney Afrika, Venezuela, Singapur, Fas, Kosta Rika, Estonya, Kanada, Çek Cumhuriyeti, Tacikistan, Ekvador, Moldova, Bulgaristan, Nikaragua, Dominik Cumhuriyeti, Kırgız Cumhuriyeti, Macaristan, Endonezya, Paraguay, Guatemala, Ukrayna, Panama, Amerika Birleşik Devletleri, El Salvador, Özbekistan, Azerbaycan ve Bangladeş’in büyükelçi, maslahatgüzar, konsolos, ataşe ve eşlerinden oluşan heyeti ağırladı.
“Beypazarı Tanıtım Programı” kapsamında gerçekleşen ziyarette, ziyaretçiler belediye binasında karşılanarak, ilçenin tarihi hakkında bilgi aldı. Beypazarı Belediye Başkanı Özer Kasap, diplomatik temsilcilere ilçenin tarihini, geleneklerini ve yerel ürünlerini tanıttı. Program süresince ziyaretçiler, ilçenin simgesi haline gelen Hıdırlık Tepesi, Yaşayan Köy, Beypazarı Kültür ve Tarih Müzesi’ni gezdi ve Taş Mektep’te Beypazarı’na özgü yemekleri tattı. Kasap, “Bugün burada gerçekleştirdiğimiz bu buluşma, yalnızca ilçemizin tanıtımı için değil, aynı zamanda dostluklarımızı pekiştirmek için de bir fırsattır” diyerek, bu tür ziyaretlerin, ilçenin uluslararası tanıtımına katkı sağlayacağı vurguladı. – ANKARA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Mersin Turizm İşletmecileri Derneği (MERTİD) ile bir araya gelen Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, kentin turizm potansiyelini açığa çıkarmak için Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak önemli projeler ürettiklerini ve hayata geçirdiklerini söyledi. Bu konuda dernek ve turizmcilerle de iş birliği yaptıklarını hatırlatan Başkan Seçer, Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak hayata geçirdikleri proje ve tesisleri katılımcılarla paylaşarak, “Örneğin Darısekisi Örnek Yörük Köyü, orası bir yerli turist çekme aracıdır. Bunu tanıtmak, anlatmak ve organize etmek turizmcinin işidir. Silifke Gazi Çiftliği’miz var. On binlerce insanı orada misafir ettik. Orası Gazi Mustafa Kemal’in birinci sırada üye olduğu Türkiye’nin ilk Tarım Kredi Kooperatifi’dir. Böyle bir manevi değeri var. Orada da çok güzel çalışmalar yaptık” dedi.
“Visit Mersin Projesi ile ziyaretçilerin seyahatlerini planlayabileceği bir platform hazırlıyoruz”
Kenti tanıtmak için bir ‘Turizm Haritası’ çalışması gerçekleştirdiklerini aktaran Seçer, bu çalışmanın da turizm işletmecileriyle fikir alışverişi yapılarak ortaya konduğunu belirtti. Gelecek dönem MESKİ Su Müzesi’ni hayata geçireceklerini söyleyen Seçer, “Özellikle çocuklarımıza su bilincini kazandırması yönünde çevre illerden oldukça ilgi çekecek. ‘Antik Mersin’ projemiz var. Toplam 33 kilometre uzunluğuna sahip 5 ayrı kültür rotası oluşturuldu. Yine Antik Mersin Tanıtım Ofisi’ni sahilde açıyoruz. Kısa sürede hizmete açacağız. Orada artırılmış sanal gerçeklik teknolojisi kullanılacak. VR Mersin’den farklı, daha geliştirilmiş bir çalışma olacak. Yine yeni dönemde bir projemiz ‘Visit Mersin Projesi’ ile ziyaretçilerin seyahatlerini planlayabileceği bir platform hazırlıyoruz” şeklinde konuştu.
‘Kilikya Yolu’ projesiyle Mersin kültür ve spor turizminde cazibe merkezi olacak
Mersin’in ören yerlerinin yer aldığı noktalarda bisiklet ve koşu parkurları oluşturarak Mersin’in kültür ve spor turizminde cazibe merkezi konumuna gelmesini amaçlayan ‘Kilikya Yolu’ projesinin detaylarını da paylaşan Seçer, “500 kilometrelik bir rota. Otuza yakın da parkur içeriyor. Belediyemiz yapıyor bu çalışmayı ve doğa derneklerinin katkısıyla hayata geçirdi” diye konuştu. ‘Mersin Tarihi Kent Merkezi Koruma ve Canlandırma’ projesi kapsamında da Kasaplar Çarşısı’nı kamulaştırdıklarını ve yerine bir kent meydanı yapacaklarını belirten Seçer, “Tarihi kent meydanı önemlidir. Yani tekrar bina çıkmayacağız. Kenti canlandıralım, insanlar gelsin orada alışveriş yapsın, kafede veya restoranda otursun diye güzel bir meydan yapacağız” dedi.
“Taş Bina Mersinimize yakışır bir kent müzesi olacak”
Taş Bina’nın çok kısa sürede boşaltılacağını ve restorasyon sürecinin başlayacağını dile getiren Seçer, “İçinde farklı birimlerin olduğu, gayet güzel, Mersinimize yakışır bir kent müzesi olacak. Bunun da önemli bir çalışma olduğunu düşünüyorum” ifadelerine yer verdi. Seçer bir diğer proje Karboğazı Kayak Merkezi projesi için ise, “Turizm Bakanlığıyla yürüttüğümüz bir çalışma var. Daha önce başlatılmış, akamete uğramış. Biz tekrar gündeme aldık. Onun da çalışmaları devam ediyor. Turizm Bakanlığı ve Orman Bakanlığı olmak üzere her iki bakanlıkla da görüşmelerimiz iyi gidiyor. Özellikle Turizm Bakanlığı da bu konuda sıcak davranıyor. Ormandan da tahsis konularımız var, orası çok geniş bir alan. Oranın hem günübirlik ziyaret alanı hem de kayak merkezi olması için çalışmalarımız sürüyor” diye konuştu.
“Kent dinamikleri iş birliği içinde olmalı”
Tarsus Şelalesi’nde de önemli bir çalışmayı hayata geçireceklerini vurgulayan Seçer, “Orada bir sosyal merkez, etkinlik merkezi yapacağız. Şelalenin tamamının düzenlemesini yapmak istiyoruz. Narlıkuyu’yu da bir gençlik kampı çalışmasıyla bölgenin ilgi alanı haline getireceğiz. Onun da çalışmaları çok kısa bir süre sonra başlar, projesini hazır ettik” dedi. Kentin önemli turizm potansiyeli olduğunun altını çizen Seçer, bu potansiyeli ortaya çıkarmak için kent dinamiklerinin iş birliği içinde olması gerektiğine dikkat çekti. Seçer, “Belediye, sivil toplum, bürokrasi, Ankara ilişkilerini ortaklaşa götürmemiz lazım” ifadelerini kullandı.
Hayata geçirdikleri festivallerden de söz eden Seçer, Uluslararası Tarsus Festivali, Gençlik Festivali, Edebiyat Festivali gibi birçok organizasyonla Mersin’in tanıtımına katkı sağladıklarını söyledi. – MERSİN
]]>Bakan Ersoy, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla Kepez ilçesinde düzenlenen mitingde, 22 yılda eğitimden sağlığa, kültürden ulaşıma, turizmden tarıma Antalya’nın adeta yeniden inşa edildiğini belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Antalya’ya ayrı bir ilgi gösterdiğini söyleyen Ersoy, Türkiye’nin dünyaya açılan en önemli kapılarından biri olan Antalya’nın uzun yıllar yok sayılan, görmezden gelinen sorunlarının çözümü için hükümetin her türlü imkanı sağladığını kaydetti.
Ersoy, hükümetin sorunların çözümü için sağladığı destekler sayesinde Antalya’nın sadece Türkiye’nin değil dünyanın en önemli turizm merkezlerinden biri haline geldiğini vurgulayarak, 2023 yılında Antalya’nın transfer yolcular dahil 16 milyonu aşkın ziyaretçiyle rekor kırarak, tüm zamanların en yüksek ziyaretçi sayısına ulaştığı bilgisini verdi.
Türkiye’yi turizmde dünyanın süper ligine yükseltmek ve oradaki yerini kalıcı hale getirmek istediklerini aktaran Ersoy, “Hedefimiz Antalya’yı geleceğe hazırlamaktır. Bunun için kaybedecek bir dakikamız dahi bulunmuyor. Antalya’nın ideolojik takıntılarla zaman kaybetmeye vakti yok. Antalya’nın hizmet anlamında kaybedecek zamanı yok. Biz Antalya’yı birilerinin siyaset malzemesi haline getirmesine rıza gösteremeyiz.” dedi.
Ersoy, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın destekleriyle 2019 yılında kurulan Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı aracılığıyla dünyanın dört bir yanında Antalya’nın tanıtımını gerçekleştirdiklerine dikkati çekerek, “200’den fazla ülkede Antalya’yı, Alanya’yı, Kemer’i tanıtıyor, Amerika’da, Rusya’da, Almanya’da Manavgat’ın, Kaş’ın güzelliklerini gösteriyoruz. Her yıl dünyanın en tanınan isimlerini şehrimizin reklamını yapması için Antalya’ya getiriyoruz. Yeni yatırımları şehrimize çekiyoruz. Turizmi sadece 4-5 ayla sınırlandırmıyor, 12 aya yaymak için çalışmalar yapıyoruz.” diye konuştu.
“Bu başarısızlık Antalya’nın kaderi olamaz”
Bakan Ersoy, Antalya’nın kültürel mirasını gün yüzüne çıkaracak tarihin en önemli projelerini hayata geçirdiklerini, arkeolojik hazineleri kazıp çıkartmakla kalmadıklarını, restorasyon yaparak yeniden ihya ettiklerinin altını çizdi.
Tüm desteklere rağmen Antalya’yı yönetenler son yıllarda temel altyapı problemlerini çözme konusunda dahi yeterli başarıyı gösteremediklerine işaret eden Ersoy, şöyle konuştu:
“Bu başarısızlık Antalya’nın kaderi olamaz. Bunu değiştirmek, Antalya’nın dünya turizm merkezleriyle olan rekabetinde öne geçmesini sağlayacak güce kavuşması bizim elimizde. Antalya’mızın biriken birçok sorunu var, ancak çözemeyeceğimiz hiçbir sorunu yok. Yeter ki şehrimizin yönetimi ehil ellere verelim. Bunu birlikte başaracağız. Sayın Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde Antalya’da üniversitemizle, belediye başkanlarımızla, sivil toplum kuruluşlarımız, muhtarlarımız, sektör temsilcilerimiz ve siz değerli Antalyalı hemşerilerimizle el ele vererek bu hedeflerimize ulaşacağız.”
Mehmet Nuri Ersoy, Antalya olarak bu hedeflere bir adım daha yaklaşmak adına 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nde Cumhur İttifakı’nın Antalya Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hakan Tütüncü’nün seçileceğine inandığını kaydetti.
Ersoy, Antalyalıların “Türkiye Yüzyılı” mücadelesinde her zaman olduğu gibi yine Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanında olmaya devam edeceğini sözlerine ekledi.
Tütüncü: “31 Mart’tan itibaren Antalya’da yeni bir dönem başlayacak”
Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hakan Tütüncü de kentin AK Parti’nin iktidarda olduğu dönemlerde daima hizmet aldığını, en güzel yıllarını yaşadığını söyledi.
Son 5 yılın Antalya için kayıp olduğunu belirten Tütüncü, “Antalya’nın kaybedilen geçmiş yıllarını, zamanını hep birlikte iade edeceğiz. 31 Mart’tan itibaren Antalya’da yeni bir dönem başlayacak. İmar, ulaşım, altyapı gibi sorunların hepsini çözeceğiz. Eserlerimizle, projelerimizle Antalya’nın ve bütün ilçelerinin altın çağını başlatmaya hazırız.” diye konuştu.
Antalya’nın AK Partili bir belediye tarafından yönetilmeyi hakkettiğini ifade eden Tütüncü, büyükşehrin yanı sıra tüm ilçelerinde Cumhur İttifakı adaylarının seçimi kazanacağına inandığını vurguladı.
AK Parti Antalya İl Başkanı Ali Çetin de mitingdeki coşkunun Antalya’nın seçime hazır ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanında olduğunu gösterdiğini ifade etti.
Cumhur İttifakı ile Antalya’nın yeniden şahlanacağını ve tüm ilçelerde altın çağı başlatacaklarını belirten Çetin, AK Parti’nin eserleriyle, hizmetleriyle vatandaşın gönlünde taht kurduğunu kaydetti.
]]>Birlikten yapılan açıklamaya göre, gastronomi turizminin gelişmesine katkı vermenin yanı sıra turizm meslek liselerinden mezun olan öğrencilere iş imkanı sağlamak amacıyla hayata geçirilen “Sektör Yetenek Avında” projesi yeniden başlatıldı.
Proje kapsamında düzenlenen “Turizm Meslek Liseleri Arası Aşçılık Yarışması”nın dördüncüsü, verilen 3 yıl aranın ardından Gastronometro’da gerçekleştirildi. Yarışma, 2021 ve 2022’de Kovid-19 salgını nedeniyle 2023’te de 6 Şubat’ta meydana gelen depremler nedeniyle yapılamamıştı.
TÜROB Başkanı Müberra Eresin, törende yaptığı konuşmada, son yıllarda Türkiye’nin gastronomi turizmi için tercih edilen öncelikli bir ülke haline geldiğini belirtti.
Eresin, “Dünya ülkelerinde turizm gelirinin önemli bir kısmını oluşturan gastronomi turizmi Türkiye’de de hala gelişime açık bir alandır. Gastronomi de fazlasıyla nitelikli iş gücüne ve deneyime dayanıyor. Dolayısıyla gençler bu konuda en önemli avantajımız ve güvencemiz. Hedefimiz bu yarışmayı büyütmek, Türkiye geneline farklı kategorilerle genişletmek. Bu amaca yönelik adımlarımızı hızlıca atmak üzere TUGEV ile işbirliğimizi de başlattık.” ifadesini kullandı.
Gastronomi açısından birçok ülkeden daha yüksek potansiyele sahip olan Türkiye bu özelliğini turizme yansıtmayı tamamen başardığında turizm gelirinde önemli artış olacağını belirten Eresin, bu yolda Turizm Meslek Liseleri Arası Aşçılık Yarışması’nın sektör-okul işbirliğinin en güzel ve en anlamlı örneklerinden biri olduğunu vurguladı.
Eresin, sadece dereceye girenlere değil, yarışmaya katılanların tamamına staj ve istihdam imkanı sunulduğuna dikkati çekerek şunları kaydetti:
“Türkiye’de orta ve uzun vadede gastronomi turizminin gelişmesine katkı sağlamasının yanı sıra turizm meslek liselerinden mezun olanlara istihdamın yolunu açan projeyle, turizm otelcilik sektörünün nitelikli çalışan ihtiyacının karşılanması ve meslek lisesi mezunlarının eğitim aldıkları alanda istihdam edilme imkanlarının artırılmasını ana hedef olarak belirlemiştik. Öğrencilerimizin eğitimlerinin bir parçası olarak motivasyonlarını artırmak ve sektörümüzün de okullara dikkatlerini çekmek üzere düzenlediğimiz bu yarışmada aslında kazanan tüm okullar. Hepsini yürekten tebrik ediyorum.”
Eresin, sektörün önde gelen şeflerinden oluşturdukları jürinin, genç şeflerin hazırladığı birbirinden başarılı tabaklar arasından seçim yapmakta ilk defa çok zorlandığını ifade etti.
“Mutfağımızın geleceğine bugünün genç şefleri yön verecek”
Metro Türkiye’nin Kurumsal İletişim ve Kamu İlişkileri Müdürü Aslı Duran da yaklaşık 35 yıldır Türk mutfak kültürünü ve değerlerini korumak, gelecek nesillere aktarmak ve şefleriyle birlikte bu mutfağın dünyada hak ettiği yere gelmesini sağlamak için çalıştıklarını vurguladı.
Duran, “Metro Türkiye olarak, mutfağımızın geleceğine bugünün genç şeflerinin yön vereceğine olan inancımızla onların eğitimleri ve gelişimleri için pek çok proje geliştiriyor, işbirlikleri yapıyoruz. Türk mutfağının sürdürülebilirliği için yaptığımız her çalışmada ülkemizin ilk gastronomi keşif platformu olan Gastronometro, hem bir eğitim ve AR-GE merkezi hem de gastronomi dünyasını bir araya getiren bir buluşma noktası olarak önemli bir rol üstleniyor. Yeme içme sektörünün en büyük iş ortağı olarak genç şeflerimize tavsiyemiz, Türk mutfağının tekniklerini, geleneklerini en iyi şekilde öğrenmeleri, yerel ürünlere ve coğrafi işaretli ürünlerimize sahip çıkarak değer kazanmasına destek vermeleri. Metro Türkiye olarak biz, tüm bu konularda onların yanında olmaya devam edeceğiz.” dedi.
İstanbul’dan 12 meslek lisesinin öğrencilerinin kıyasıya yarıştığı, jüri başkanlığını şef Vedat Başaran’ın yaptığı yarışmanın ödül törenine, İstanbul Valisi Davut Gül ile eğitim, turizm, gastronomi ve medya alanından temsilciler katıldı.
Yarışmanın birincisi, Sarıyer Vehbi Koç Vakfı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi oldu. İkincilik ödülü Selimpaşa Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesine ve üçüncülük ödülü TÜROB 50. Yıl Şişli Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesine verildi.
ECOLAB Hijyen Ödülü de Kumburgaz Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinin oldu. Katılımcı tüm okullara Gastronometro tarafından hediyeler takdim edildi.
]]>İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Konferans Salonu’nda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca uygulanan Rekabetçi Sektörler Operasyonel Programı (CISOP) kapsamında gerçekleştirilen etkinlik, saygı duruşunda bulunulması, İstiklal Marşı’nın okunması ve tanıtım videosunun gösterimiyle başladı.
Vali ve Belediye Başkan Vekili Ziya Polat, STK ve Kafkas Üniversitesinin turizm çalışmalarına destek vermesi gerektiğini ve şehre bir bilim müzesi yapmak istediklerini söyledi.
Polat, Kars’ta turizmin her geçen gün iyiye gittiğini belirterek, “Sarıkamış otelleri yüzde 70-80 dolu, merkezdeki otellerimiz de öyle. Buralardaki otellere gelen ziyaretçilerimizin yüzündeki gülümsemeyi görmek bizi mutlu ediyor. Turizmde en iyi tanıtım insan tanıtımıdır. Buradan mutlu ayrılan insanların anlatımıdır. Bunun için insan odaklı çalışmamız gerektiğini düşünüyorum.” diye konuştu.
Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Ani Ören Yeri’nin önemine dikkati çeken Polat, “Buralar, atalarımızın ilk fethettiği topraklar, Sultan Alparslan’ın ilk cuma namazını kılışı, ilk Türk camisi, ilk Türk mezarlığı, ilk Türk çarşısı, hepsi burada. Bu destinasyonlarla ilgili özel çalışmalar yapmamız gerekiyor, Ani Ören Yeri’nde müze çok güzel bir fikir, en kısa zamanda gerçekleşmesini diliyoruz.” ifadelerini kullandı.
“Kars peyniri, UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne neden girmesin?”
UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Mehmet Öcal Oğuz da UNESCO olarak 75. yılı kutladıklarını ve Ankara dışındaki ilk etkinliği Kars’ta yapmaktan mutluluk duyduklarını belirterek, “Kars peyniri, UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne neden girmesin? Bunlar için çalışmak lazım. Önemli olan yereldeki faaliyetler. Yerelde çalışmazsanız ulusalda ya da uluslararası platformda ‘Bu listeye girin’ diye kapınızı çalmazlar. Bu nedenle küsmek ya da kenara çekilmek değil kapıları sonuna kadar zorlamak lazım.” diye konuştu.
SERHAT Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Nurullah Karaca da 5,5 milyon avroluk “Tarihi Kimliği ile Kars Kenti Projesi”nin yüzde 85’inin Avrupa Birliği, yüzde 15’inin Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından desteklendiğini söyledi.
Karaca, şöyle konuştu:
“Proje, inşaat ve turizm olmak üzere iki bileşenden oluşuyor. Temmuz 2023’te tamamlanan inşaat bileşeni kapsamında Kars Merkez Haydar Aliyev Caddesi’nde 23 tescilli, 9 tescilsiz binanın cephe iyileştirmesi, kaldırım ve yol yenilemesi, aydınlatma ve çevre düzenleme işlemleri ile işaret ve sokak levhalarının montajı yapıldı. Ani Ören Yeri’nin koruma çitleriyle kapatılması, işaret ve levhaların konumlandırılmasıyla tanıtım işlemleri gerçekleştirildi.”
Açılış konuşmaları sonrası düzenlenen panellerde “Yöresel Gastronominin Turizme Etkisi”, “İklim Değişikliğinin Dağ ve Kış Turizmi ile Kayak Merkezlerine Etkileri ve Bu Yönde Avrupa’da Alınan Önlemler ile En İyi Örnekler” ve “Zaman ve Tarihe Yolculuk: Kars’ın Kültürel Miras ve Tarih Alanlarındaki Zenginliği” konuları ele alındı.
Programda UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Başkanı Oğuz, Kars Valisi Polat ve SERHAT Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Karaca’ya UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Ankara Arslanhane Camisi’nin konu alındığı kitabı hediye etti. ???????
]]>ESRA NUR PERVAN
Trabzon’un Çaykara ilçesinde vatandaşlar, önemli turizm merkezlerinden Uzungöl’de Danıştay’ın iptal kararına karşın HES projesinin yeniden başlatılmasını protesto etti. Uzungöl Turizimciler Derneği Başkanı Mehmet Keleş, “Bizim tek derdimiz, toprağımıza olan minnet borcumuzun gereği olarak, derelerimize sahip çıkmaktır. Biz hiçbir siyasi oluşumun maşası değiliz. Biz halkın ta kendisiyiz. Biz bu dağların öz evlatlarıyız” dedi.
Trabzon’un önemli turizm merkezlerinden Uzungöl’de yapılması planlanan HES projesine karşı bölge halkı, basın açıklaması yaptı. Uzungöl Turizimciler Derneği Başkanı Mehmet Keleş, şunları söyledi:
“UZUNGÖL HES PROJESİ İLE CEZALANDIRILMAYA ÇALIŞILMAKTADIR”
“Uzungöl’e ve Solaklı Vadisi’ne sahip çıkmak için bizimle beraber olan kıymetli vatandaşlarımız; bugün buraya toplanmamızın nedeni; ülkemizin ve bölgemizin en önemli turizm merkezlerinden olan Uzungöl’e yapılması planlanan HES projesidir. Daha önce Trabzonspor’un adıyla ruhsatı alınan Uzungöl HES 2012 yılında ÇED raporu almıştır. Turizme ve çevreye vereceği zararını öngören bölge insanlarımız çok güçlü şekilde projeye karşı çıkmış ve hukuki yola başvurmuştur. Uzungöl’de, toplumun her kesiminden insanların olduğu büyük çaplı protesto gösterileri düzenlenmiştir. Danıştay’ın iptal kararına rağmen ne olduysa, proje yeniden yürürlüğe girmiştir. Trabzonspor bu projeyi uygulamaktan vazgeçmemiş ve projenin çok büyük kısmını özel bir firmaya satmıştır. Bu projede Trabzonspor’un sadece adı kalmıştır. Trabzonspor’un bu projeden beklediği gelir yıllık ortalama olarak 1 milyon dolar civarındadır fakat Uzungöl’ümüz turizm potansiyeli ile ülke ekonomisine katkısı yıllık ortalama 1.5 milyar dolardı. Bu da HES’ten beklenen gelirin 1500 katıdır. Bu yıl Uzungöl turizminin 50. yılını kutlamayı planlarken, üzülerek ifade etmek isteriz ki, Uzungöl HES projesi ile cezalandırılmaya çalışılmaktadır. Kanunlardaki ilgili maddelere göre projenin onaylanan ÇED raporu, veriliş tarihinden başlamak üzere, 7 yıl içinde inşaata başlama zorunluluğu vardır. Gelinen bu noktada sürenin dolmasına rağmen hiçbir şekilde inşaata başlanmamıştır. Bu yıl itibarıyla ÇED raporunun üzerinden tam olarak 11 yıl geçmiştir. Biz Uzungöl halkı olarak yeniden bu projeyi mahkemeye verdik ve sonucunu büyük bir dikkatle beklemekteyiz.
“İNSANLARA DERENİN KURUDUĞUNU NASIL AÇIKLAYACAKSINIZ”
Şimdi bu projeye olumlu bakan zihniyetlere soruyoruz; 40 yıldan beri çıkarılamayan imar planları yüzünden ideal yapılaşmasını sağlayamayan Uzungöl insanına, bu projeyi resmiyete döktüğünüzü nasıl açıklayacaksınız? Uzungöl’de pencere ölçülerine, çatı yüksekliklerine, ormandan kuru ağaç toplamaya karışan koruma anlayışına soruyoruz; gölden 600 metre mesafede, sit alanının içindeki bu projeye nasıl izin verdiğinizi açıklayabilecek misiniz? Bu proje ile insanların seyrede seyrede Uzungöl’e çıktığı Solaklı Deresi 10 kilometre boyunca yok olacakken, bu manzaraya alışmış insanlara derenin kuruduğunu nasıl açıklayacaksınız? Zaten çözüme kavuşturulamayan trafik problemi, HES inşaatının getirdiği çamur, betonlama ve kazı çalışmasıyla en az iki katına çıkacağını düşündünüz mü? Uzungöl’de kış vakti çeşitli bahaneler sunularak evlerini başlarına yıktığınız insanların gözlerine baka baka bu katliama nasıl müsaade edeceksiniz? Fırtına Vadisi’ndeki HES’lerin iptal edilip, Solaklı Vadisi’ndeki HES’lerin iptal edilmemesinin bir açıklaması var mıdır? Turizm potansiyeli olarak, Karadeniz bölgesinde, Solaklı Vadisi’nin üzerinde başka bir vadi var mıdır? Uzun yıllardan beri bölgedeki alabalık neslini devam ettirmek için yoğun çabalar ve büyük paralar harcayan kurumlarımızın, alabalığın başına geleceklerden hiç mi haberi yoktur? Yerleşim bölgelerinin altından geçecek olan HES tünellerinin potansiyel tehlike oluşturmasından dolayı, facialara yol açmayacağını kim ve kimler garanti edebilir?
“BİZİM TEK DERDİMİZ DERELERİMİZE SAHİP ÇIKMAKTIR”
Şimdi buradan en başta devlet yetkililerine sesleniyoruz; bir an önce bu projenin yeniden incelenmesini ve bu tarihi yanılgıdan bir an önce dönülmesini talep ediyoruz. Bizim tek derdimiz, toprağımıza olan minnet borcumuzun gereği olarak, derelerimize sahip çıkmaktır. Biz hiçbir siyasi oluşumun maşası değiliz. Biz halkın ta kendisiyiz. Biz bu dağların öz evlatlarıyız. Bütün memleket sevdalılarını, atalarının emanetlerine sahip çıkan herkesi ve gerçek Uzungöl dostlarını yanımızda görmek istiyoruz.”
]]>
Londra’daki Kraliçe 2. Elizabeth Konferans Merkezi’nde düzenlenen zirve kapsamında yapılan oturuma, Erbay’ın yanı sıra Bhutan Kraliyet Hükümeti Turizm Departmanı Genel Müdürü Dorji Dhradhul ile Brand Afrika Genel Müdürü Thebe Ikalafeng konuşmacı olarak katıldı.
Erbay, konuşmasında, turizmin Türkiye’nin yumuşak gücünün “aydınlık yüzü” olduğuna işaret ederek, “Dünyanın en çok ziyaret edilen 4’üncü ülkesiyiz.” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin 2023’te 50 milyonun üzerinde turist ağırladığının altını çizen Erbay, “yumuşak güç” ifadesinin Türkiye için anlamına değinerek, Türkiye’nin kolektif barışı ilerletmek ve yapıcı diplomasi yaklaşımından söz etti.
Erbay, Türkiye’nin ağırladığı Suriyelilerden küresel ve bölgesel barışa verdiği katkılara kadar birçok alanda atılan adımlardan örnek vererek, “Dünyada barışı sağlamak ve krizleri çözmek Türkiye için tek seferlik ya da spontane gelişen bir eylem değildir.” dedi.
Türkiye’nin Kovid-19 pandemisi döneminde 160 ülkeye tıbbi yardım malzemesi gönderdiğini hatırlatan Erbay, “Yardım eli uzatmak, bir hükümet projesi ya da uluslararası bir yasal yükümlülük değil, kalpten gelen bir durumdur. Eğer yumuşak güç kalpleri kazanmaksa biz sadece kalbimizden gelen fedakarlıkla kalpleri kazanıyoruz.” diye konuştu.
Erbay, Türkiye’nin diplomatik girişimleriyle milyonlarca ton tahılın Karadeniz’den çıkmasının sağlandığına da işaret ederek işbirliğinin önemine de vurgu yaptı.
“Birçok turist artık sürekli olarak Türkiye’de yaşamak istiyor”
“Turizmde yenilenme” kavramıyla ilgili halkta güven oluşturulması gerektiğini söyleyen Erbay, Kapadokya örneğini vererek, “Yerel halkta güven inşa ederseniz, onlar da yatırımlarını kendilerine ve eğitimin yanı sıra yenilenme hedeflerine ulaşmak için temel gerekliliklere yaparlar.” ifadelerini kullandı.
Bu konuda ve beklenmedik sınamalar karşısında uyumlu çalışmanın önemine vurgu yapan Erbay, Türkiye’de geçen sene yaşanan Kahramanmaraş merkezli depremlerin ülkenin gastronomi turizmi merkezlerinin de bulunduğu 11 ili etkilediğini hatırlattı.
Erbay, yenileme ve hayatı yeniden canlandırma çabaları sürerken bu kentlerde turizmin afet öncesi seviyelerine çıktığını belirtti.
Konuşmasında sürdürülebilirlik konusuna da yer veren Erbay, “Sürdürülebilir turist yeni bir kavramken biz bunun ötesine geçtik. Birçok turist artık sürekli olarak Türkiye’de yaşamak istiyor. Çünkü Kovid-19, insanları Türk sağlık sisteminden faydalanmak isteyecek hale getirdi.” dedi.
Türk sağlık sisteminin yalnızca vatandaşlarına değil tüm dünyaya hizmet verdiğinin altını çizen Erbay, Türkiye’nin turizm dışında da birçok şey vadettiğine dikkati çekti.
Erbay, Türkiye’nin enerji alanında attığı sürdürülebilir yatırımlara da konuşmasında yer verdi.
“Tüm kıtaların bir geçmişi var ama Afrika’nın geleceği var”
Bhutan Kraliyet Hükümeti Turizm Departmanı Genel Müdürü Dhradhul da konuşmasında Bhutan’ın mutlu turistler kadar “önemseyen” turistlere de önem verdiğini söyledi.
Ülkelerinin doğası, yerel yaşamı ve kültürünü korumayı öncelediklerini kaydeden Dhradhul, Bhutan’ın güneyindeki Gelephu bölgesinde yeni bir şehir kuracaklarını ve burada doğaya, yaşama ve kültüre önem verenlerin yaşayabileceği huzurlu kent oluşturacaklarını ifade etti.
Dhradhul, Gelephu’nun dünyanın her yerinden turiste ve yerleşmek isteyene de açık olacağını söyledi.
Brand Afrika Genel Müdürü Ikalafeng ise konuşmasında Afrikalı gençlerin ülkelerine turizm, kültür ve sanat alanında katkılarından söz etti.
Dünyanın birçok ülkesinden Afrika kökenlilerin ülkesine döndüğünü, diasporaların ise Afrika ülkelerine kalkınma konusunda önemli destekler verdiğini anlatan Ikalafeng, “Tüm kıtaların bir geçmişi var ama Afrika’nın geleceği var.” sözleriyle kıtanın geleceğinin aydınlık olduğuna vurgu yaptı.
Türkiye, yumuşak gücünü artırmak için bilinçli çaba gösteriyor
Brand Finance’ın düzenlediği “Küresel Yumuşak Güç Zirvesi 2024″ün sona ermesinin ardından “Küresel Yumuşak Güç Endeksi 2024” başlıklı temel bulguların yer aldığı rapor açıklandı.
Raporda, ABD ve İngiltere’nin daha hızlı “yumuşak güç” büyümesi gösterdiğine işaret edilerek, bu iki ülkenin “üst üste üçüncü kez 1. ve 2. sırayı koruduğu” belirtildi.
Raporda, Türkiye’ye atıfta bulunularak, Türkiye’nin daha güçlü “Benzerlik ve Kültür ve Miras” bağlamında aralarında BAE, Suudi Arabistan, ve Katar’ın olduğu Orta Doğu ülkelerinden biraz daha farklı bir profile sahip olduğu kaydedildi ancak Türkiye’nin de aralarında olduğu bu ülkelerin tamamını karakterize eden şeyin, ulus markalaşma projeleri, diplomatik girişimler ve önemli etkinliklere ev sahipliği yaparak yumuşak güçlerini artırmak için bilinçli çaba gösterdiklerine vurgu yapıldı.
Raporda, Türkiye’ye atıfta bulunulan bir diğer bölümde ise yumuşak güç potansiyellerini gerçekleştirmekte zorlanan Hindistan, Güney Afrika ve Brezilya’nın, Türkiye örneğinde olduğu gibi “Uluslararası İlişkiler ve Kültür ve Miras” gibi alanlara daha odaklı yatırım yaparak yumuşak güçte olumlu etki elde edebilecekleri bildirildi.
İsrail, Gazze’yi işgal ederek uluslararası algısı büyük darbe aldı
Raporda, sert gücün yumuşak gücü zayıflattığına işaret edilerek, silahlı çatışmaya giren ülkelerde yumuşak güçte düşüşler görüldüğüne dikkati çekildi.
Bu bağlamda, İsrail’in, Gazze’yi işgalinin ardından yumuşak güç indeksinde 5 basamak gerileyerek tüm zamanların en düşük 32. seviyesine indiğinin altı çizildi.
Raporda, “İsrail’in, Hamas’ın saldırılarının hemen ardından yaygın uluslararası destek aldığı” ancak İsrail’in misilleme olarak Gazze’yi işgal etmesiyle “uluslararası algısının büyük darbe aldığı” ortaya kondu.
Raporda, “(İsrail’in) İtibarı -0,3 düşerek, 18 sıra gerilemiş ve 79. sıraya düşmüştür. 35 özellikten 34’ünde kaydedilen puan düşüşleri ile ulus markasının geneli üzerinde de olumsuz zincirleme etki söz konusudur.” ifadesine yer verildi.
]]>Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mansur Yavaş, Ankara’daki sivil tolum kuruluşları ve üyeleriyle buluşmaya devam ediyor.
Yavaş, son olarak Ankaralılar Derneği (AHİD) yönetimi ve üyeleriyle bir araya geldi. AHİD Genel Merkezi’nde gerçekleşen toplantıya, milletvekilleri Adnan Beker ve Yüksel Arslan da katıldı.
“NE ÖNEMİ VAR KİMİN NE OY VERDİĞİNİN”
Ankara’ya yıllar sonra Ankaralı bir belediye başkanı geldiği için kentin her yerinde beklentinin çok olduğunu dile getirerek konuşmasına başlayan Mansur Yavaş, seçildikten sonra tüm ilçelerin belediye başkanlarına çağrıda bulunduğunu ama birçok ilçe belediye başkanından dönüş alamadığını söyledi.
Kentte hayata geçirilen projeleri yaparken nereden oy aldıklarına bakmadıklarını vurgulayan Yavaş, “Ankara halkı bana yetki vermiş. Ne kadar eksik giderebilir, problem çözülebilirse o kadar iyidir. Göreve geldik, 232 tane köyde kanalizasyon açıktan akıyor. Çoğunu hallettik, devam ediyoruz. Bir köyde kanalizasyon açıktan akıyorsa, onun etrafında çocuklar oyun oynuyorsa ne önemi var kimin ne oy verdiğinin?” dedi.
“AMACIMIZ; ANKARA’NIN HER TARAFINI YAŞANIR HALE GETİRMEK”
Yeni dönemde, projeleri ortak akıl çerçevesinde birlikte çalışabilecekleri ilçe belediye başkanlarını seçilmesini umut ettiğini belirten Yavaş, “İnşallah bundan sonra elimizden tutacak belediye başkanları olur ya da başka partiler seçilirse de değişen ortamı gördükten sonra inşallah bundan vazgeçerler. Amacımız; Ankara’nın her tarafını yaşanabilir, ilçelerimizin birçoğunu Beypazarı’nda olduğu gibi turizmde kalkınır ve oradan ekmek kazanır hale getirmek. Aynı zamanda hepsinin kültürünü de korumuş oluyoruz. İnşallah bundan sonraki seçimde arzumuz budur” diye konuştu.
“ANKARA’YA İNANACAK YÖNETİCİLERE İHTİYAÇ VAR”
Ankara’nın Başkent olması sebebiyle bütün belediye başkanlarının yıllardır turizmle ilgili bir beklentisi olduğunu dile getiren Yavaş, Ankara’nın turizminin canlandırılmasıyla ilgili ise “Ankara’da aslında çok şey var sadece buna inanacak yöneticilere ihtiyaç var”dedi.
Yenilenen Ulus Meydanı’nın turizm açısından önemine de değinen Yavaş, şöyle devam etti:
“Ulus’ta hemen hemen restorasyon çalışmalarını bitirdik. Kale’de yapılacak tek etap kaldı, onun da ihalesi yapıldı. Hıdırlıtepe’ye projemiz var, ağaçlandırmasına da başlıyoruz. Oraya bir Cumhuriyet kulesi ve Cumhuriyet müzesi kuracağız. Roma Tiyatrosu ve Arkeopark yapıldı. Dolayısıyla o alan tamamen turistik hale gelecek. Anafartalar’ın tümü restore edildi. Ulus Çarşısı restore edildi. Hali yeniledik. Ulus’taki çarşıyı yıktık ve o alan yakında meydan olarak açılacak. Ankara’ya gelen herkesin Gençlik Parkı’ndan başlayıp Ulus Meydanı oradan da Hıdırlıktepe’ye kadar uzanan bir aks oluşturuyoruz. Anafartalar Caddesi’nde de kentsel yenileme çalışması yapıyoruz. Arka tarafta bir Ankaragücü Meydanı oluşturup Hacı Bayram’ı, Hıdırlıktepe’yi, Kale’yi Hamamönü’ne bağlamak istiyoruz. Bu alanın tamamını düşündüğümüz zaman bütün dünyadaki eski tarihi kent merkezlerinin tamamı ortaya çıkmış oluyor ve inşallah turistik bir yere dönüşecek.”
YAMAN: “ANKARALILARIN ÖNÜNÜ AÇTI”
AHİD Başkanı Hilmi Yaman ise Mansur Yavaş’a ziyaretleri için teşekkür ederek, “Bugün Ankara siyasetinde gerçekten Mansur Başkan’a çok teşekkür ediyorum. Ankaralıların kıymetini değerini artırdı. Ankaralıların önünü açtı. Bunun için de kendisine ayrıca teşekkür ediyorum. Bugün Ankara siyasetinde Ankaralılar konuşuyorsa, konuşuluyorsa, Mansur Yavaş’a gerçekten müteşekkiriz. Çok teşekkür ediyoruz. Çıkmış olduğu yolda kendisine başarılar diliyoruz. Rabbim muvaffak eylesin. Başarıları daim olsun” diye konuştu.
]]>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Uluslararası İşgücü Genel Müdürlüğü tarafından yayınlanan “2024 Yılında Turizm Sektöründe Uygulanacak İstisnalar” düzenlemesiyle, yurt içinden yapılacak başvurularda iki yabancıya kadar çalışma izni başvurularının istihdam kriteri uygulanmaksızın değerlendirilebilmesine ilişkin düzenleme yayınlandı. Kültür ve Turizm Bakanlığından belgeli seyahat acenteleri ile sağlık turizmi alanında faaliyet gösteren ve Sağlık Bakanlığından yetkilendirilmiş aracı kuruluşları kapsayan düzenleme 31 Aralık 2024 tarihine kadar geçerli olacak. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bahar, “Biz ATSO ailesi olarak tüm komitelerimizle, 60 bini aşkın üyemizle bütün sorunların üstesinden birlikte gelebilecek kuvvetteyiz. İstihdam kriteri uygulanmaksızın yabancı çalışanlara ilişkin çabalarımız sonuç verdi. Bu gelişmeyi önemsiyoruz ve takipçisi olduk, olmaya da devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
“Yaşanan gelişmeden memnunuz”
Sektör temsilcilerinden gelen talepler doğrultusunda başlattıkları çalışmaların ve istişarelerin olumlu sonuca ulaştığını kaydeden Başkan Ali Bahar, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Geçtiğimiz yıl Nisan ayında meclis toplantımızda turizmde faaliyet gösteren, reklam ve eğlence sektörüne mensup üyelerimizin yabancı istihdamında yaşadıkları sorunları dile getirmiş, bu konunun takipçisi olacağımı dile getirmiştim. Kültür ve Turizm Bakanımızı ziyaretimizde sunduğumuz dosyada da bu konudan kendisine bahsetmiştik, akabinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı koordinasyonunda, Antalya Valiliği ve ATSO iş birliğinde gerçekleştirdiğimiz toplantımızda da bu konuyu irdeledik ve sektör temsilcilerimizle bakanlık temsilcilerimizi bir araya getirdik. Bakanlığımızdan edindiğimiz bilgiye göre yaptığımız toplantıların bir sonucu, çıktısı olarak yaşanan bu gelişmeden çok memnunuz.”
Sektörle gerçekleştirdikleri istişare toplantılarının olumlu neticeleri olduğunu belirten Başkan Bahar, “Uluslararası İşgücü Genel Müdürü Ali Aybey beni arayarak, bizi yakından takip ettiklerini ve yabancı uyruklu personel çalıştırmakla ilgili ülkemizde mevcut sorunlar Antalya’da yaptığımız toplantı ile gündeme alındı ve sonuç açısından çok iyi bir noktaya getirildiğini söyledi. Ayrıca altını çizerek ifade etmek istiyorum; yabancılarda istihdam kriteriyle ilgili yaşanan sorunun çözümü noktasında önünü açan ATSO dedi. Sektörümüzün bir sorununa çözüm bulma noktasında odamız harekete geçmiş, ihtiyacını gidermiştir. İşte ATSO para almaktan başka ne iş yapar sorusunun bir cevabını daha paylaşmak istiyorum. Bundan sonra açıkladıklarımıza çok dikkat etmenizi, sizden gelen talepleri nasıl değerlendirdiğimizi, kanun yapıcıya, devletimize asist yaptığımızı bilmenizi rica ediyorum” dedi.
“Beklentimiz yeni düzenlemeler yapılması”
“Turizm kenti Antalya’mızın yabancı istihdamı konusunda yaşadığı problemin çözümüne katkı koymaktan memnunuz” diyerek sözlerini sürdüren Başkan Ali Bahar, “Sektörümüzün kanayan yarası haline gelmiş, kalifiye yabancı iş gücü bulunamaması ile başlayan ve işletmelerimizi doğrudan etkileyen bu sorunun olumsuz sonuçlara neden olduğunu her yerde dile getirdik. Şehrimiz için en acil beklentimiz bu konuda yeni düzenlemeler yapılması, çalışma izinleri konusunda kolaylıklar sunulması oldu. Bu konuda daha fazla adım atılması için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Sezonda yaşanan rahatlama, sektör mensuplarımızı da mutlu edecek bir gelişme oldu” diye konuştu.
Kalifiye yabancı iş gücüne yönelik çalışmalarının sürdüğünü vurgulayan Başkan Bahar, “Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile daha önce yaptığımız görüşmeler neticesinde sektörümüzde yaşanan sorunları bire bir ifade etme fırsatı bulmuştuk. Gerekli dosyaları Bakan Yardımcımıza ileterek, talep ve önerilerimizi de iletmiştik. Asıl talebimiz ATSO bünyesinde bakanlığa bağlı bir birim kurulması ve hatta Antalya’da gerçekleştirilecek bakanlık denetimlerinde oluşturulacak ekipte odamızın da yer almasını istiyoruz” dedi. – ANTALYA
]]>Marmaris ilçesindeki bir otelde düzenlenen “Marmaris Turizm Sektörü ve Sivil Toplum Kuruluşları Buluşması” programında konuşan Ersoy, son zamanlarda dünyanın çok büyük küresel ve bölgesel sorunlarla karşı karşıya kaldığını, son 6 yıldır bilinçli attıkları adımlarla devlet ve sektör el ele verip sektörü krizlerden en az etkilenen, kriz sonrası da en hızlı geriye dönen ve büyümeye devam eden bir konuma getirdiklerini söyledi.
Ersoy, 2023 yılının her şeye rağmen rekorlarla dolu bir yıl olduğunu, 2024’ün de turizm açısından yeni rekorları kucaklayacakları bir yıl olacağını kaydetti.
Türkiye’nin 2028 vizyonu çerçevesinde çizdiği hedeflere adım adım ilerlerken her sene bir önceki seneden daha iyi rakamları, hedefleri tutturarak yoluna devam ettiğini anlatan Ersoy, Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) ile en yoğun ve en etkili tanıtım yapan ülke olduklarını ifade etti.
Ersoy, gereken altyapı ve üstyapıları tanıtım ve diğer stratejileri oluşturarak sektör, devlet ve bakanlık el ele verip kentin istenilen noktaya ulaşmasını sağlamak olduğunu dile getirdi.
Yıllardır Marmaris’e geldiğini, ilçenin sorunlarını gördüğünü belirten Ersoy, “Özellikle turizm ilçelerimizin çok büyük sorunları var. Çok büyük sorunlarımız var ama çözülemeyecek hiçbir sorunumuz yok. Yeter ki ehil ellerde doğru programlarla yol haritamızı oluşturalım, emin adımlarla işimize sahip çıkalım. Adım adım ilerleyerek sorularınızın hepsini çözeriz. Marmaris’in çözülemeyecek hiçbir sorun yok.” diye konuştu.
Bakanlık olarak turizmin gelişiminden sorumlu olduklarını anlatan Ersoy, turizmin sadece bakanlığın desteğiyle, koordinasyonuyla gerçekleşecek bir sektörel faaliyet olmadığını kaydetti.
Turizmin merkezi yönetimle yerel yönetimin koordineli bir şekilde işbirliği yaparak yönetilmesi gerektiğini vurgulayan Ersoy, şöyle konuştu:
“Bölge koordinasyonunu yerel yönetimler sağlıyor. Bakanlık olarak bütün büyükşehir belediyelerinden turizm master planlarını talep ediyoruz. Uzun vadeli bir turizm gelişimi planlıyorsak, öncelikle yapılması gereken turizm mastır planı. Turizm planları Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yapılmaz. Turizm master planları Büyükşehir Belediyeleri, valilikler, ilgili kurumların destek vermesi gereken çalışmalardır. Bölgenin yerel potansiyelini yerel yönetimler bilir. Sınırsız potansiyelimiz var, sınırlı kaynağımız var. Belli plan çerçevesinde bunları hayata geçirmemiz lazım. Bakanlık, belediye, bütün devlet kurumları ne yapması gerektiğini bu planda mutabık olarak bilecekler ve üzerlerine düşenleri gerçekleştirecekler.”
31 Mart’ın çok önemli olduğunu belirten Ersoy, 31 Mart’ta verilecek kararla 5 yıl boyunca bu sorumlulukların hangi ehil ellere teslim edeceğinin belirleneceğini vurguladı.
5 yıl boyunca 10 yıllık işi nasıl yapacaklarına karar vereceklerini belirten Ersoy, “Kaybettiğimiz zamanı nasıl kazanacağız, nasıl ileri gideceğimize hep birlikte karar vereceğiz. Sabah Aydın Ayaydın ile, şimdi de Serkan Yazıcı ile bir toplantıya katıldım. Gözlerindeki ışıltıyı, hırsı, azmi gördüm. Beni de motive ediyorlar, eksik olmasınlar. Detaylara çok hakim olmuşlar, kimden ne isteyeceklerini biliyorlar. Bizi nasıl zorlayacaklarını da biliyorlar. Biz zorlanmaya hazırız. Marmaris ne kadar iyi olursa o kadar arkadan gelecek turizm kentlerine örnek olur.” dedi.
“60 yıllık işi gelecek 4 yıla sığdıracağız”
Sektör açısından nitelikli turizme geçiş yapacakları bir program hazırladıklarını ifade eden Ersoy, şöyle devam etti:
“Nitelikli turistin önemli unsurlarından biri de nitelikli personel. Nitelikli personel sadece eğitimle olmuyor. Milli Eğitim Bakanlığımızla çok çalışmalar yaptık ama esas personeli yetiştirdikten sonra korumanız gerekiyor. Korumak içinde mümkünse 12 ay istihdam etmeniz gerekiyor. O yüzden sektörün 12 aya yayılması lazım. En azından sezonluktan çıkıp biraz daha genişlemesi lazım.”
“Gece müzeciliği projesini başlattık”
Bakan Ersoy, gece müzeciliği projesini başlattıklarına işaret ederek, şehir merkezlerinde, şehir merkezine yakın olan bölgelerdeki müzeleri aydınlatma sistemleri ile donattıklarını söyledi.
Özellikle bu konuda turizm bölgelerindeki alanlara sıcak baktıklarını anlatan Ersoy, böylelikle turistlerin müzeleri gece de ziyaret edebilmelerine imkan sağlayacaklarını dile getirdi.
TGA’nın kültür turlarının tanıtımına başladığını belirten Ersoy, “Kültür varlıklarımızı ön plana çıkaran yeni film hazırlıyoruz. Amacımız klasik pazarların dışında Amerika ve Asya kıtasından, kültür turu turistini ülkemize getirmek. Son bir iki yıldır buradaki artış alanları gözlemliyoruz. Çalışmalarımız hızlı bir şekilde karşılık veriyor ve her yıl ortalama yüzde 50 ile yüzde 100 arasında bu noktalardan gelen ziyaretçiler artıyor.” dedi.
12 aylık turizm açısından hava trafiğinin önemli olduğunu vurgulayan Ersoy, Antalya’nın başardığı gibi Muğla’da da golf noktaları tespit ettiklerini, bu noktaların da önümüzdeki yıllarda hızlı bir şekilde hayata geçeceğini söyledi.
12 aylık hava trafiğinde kesin sonuç veren durumun golf noktaları olduğuna işaret eden Ersoy, “Golf noktalarını hayata geçirdiğiniz zaman hava trafiğini de otomatikman başlatmış oluyorsunuz. Hem 12 personelin aylık istihdamını sağlıyorsunuz hem de otellerin kış boyunca belli bir kısmının en azından belli bir doluluk oranıyla ayakta kalmasını sağlıyorsunuz. Hava trafiği açık olduğu zaman zaten 12 ay boyunca devam ettiği için bunu kültürel faaliyetlerle desteklediğinizde belli bir potansiyel kendinden oluşmuş oluyor. Antalya’da her gün ortalama 15 bin civarı yabancı turist iniyor. Zaman içinde az da olsa Dalaman Havalimanı’nda aynı yolcuları görebiliriz. Doğru adımları doğru zamanda atmamız lazım. Doğru adımları atanlar yol aldı. Dünyanın her yerinde bu böyle.” diye konuştu.
“100 milyar dolar hedefimize varmak için adımlarımızı doğru bir şekilde atıyoruz”
Son 5-6 yılda çok büyük krizlerle karşı karşıya kaldıklarını dile getiren Ersoy, sektör temsilcileri ile el ele omuz omuza verip her türlü olumsuz propagandaya rağmen, tünelin ucundaki ışığa inanarak gayretle çalıştıklarını ve sonunda çok mutlu olduklarını ifade etti.
Dünyada en hızlı yükselen turizm ülkelerinden birinin Türkiye olduğunu belirten Ersoy, “İnşallah bundan sonra da 100 milyar dolar hedefimize varmak için adımlarımızı doğru bir şekilde atıyoruz. Bu ekibin içinde Marmaris’te olacak inşallah. Bunların hepsine 31 Mart günü karar vereceğiz. Hep beraber ulaşacağız hedefimize. Bugüne kadar vermiş olduğunuz destekten dolayı hepinize teşekkür ediyorum.” diye konuştu.
Programda, AK Parti Muğla Milletvekili Kadem Mete, Cumhur İttifakı Muğla Büyükşehir Belediye Başkan adayı Aydın Ayaydın, Cumhur İttifakı Marmaris Belediye Başkan adayı Serkan Yazıcı da birer konuşma yaptı.
Toplantıya, Muğla Valisi İdris Akbıyık, Marmaris Kaymakamı Nurullah Kaya, AK Parti İl Başkanı Gültekin Akça, MHP İl Başkanı Oğuz Akarfırat, turizm sektörü ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri de katıldı.
]]>ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bahar, Euromonitor araştırmasına göre 2023’te dünyanın en fazla yabancı ziyaretçi çeken şehirleri arasında İstanbul’un ilk sırada yer aldığını, Londra ve Dubai’den sonra Antalya’nın 4’üncü sırada geldiğini belirtti. 2023 yılında Antalya turizminin 16 milyon kişiye ulaşarak rekor kırdığını hatırlatan Başkan Bahar, “Tesislerimiz, doğal güzelliklerimiz, ören yerlerimiz ile küresel standartların üzerinde bir destinasyon olmamızın yanında, sürekli gelişim gösteren insan kaynağımız ile bu gücümüzü destekliyoruz” dedi.
“Nitelik önemli”
Euromonitor International Araştırma Şirketi’nin dünyada, sektörler, ülkeler ve tüketiciler ile ilgili global stratejik istihbarat sağlayan, önde gelen bağımsız kuruluşlardan biri olduğunu hatırlatarak, “Euromonitor’ün son olarak yaptığı araştırmada Antalya’nın, İstanbul, Londra ve Dubai’den sonra yabancılar tarafından ilgi gören şehir olduğu ortaya çıktı. Antalya sadece Türkiye’nin değil, dünyanın gözbebeği. Turizm, Antalya ekonomisinin omurgasını oluşturuyor. Son yıllarda resort turizmi yanında spor ve sağlık turizmi alanında atılım içindeyiz. 2023 yılı turizm verilerine baktığımızda, nicelik kadar niteliğin de önemli olduğunu görüyoruz. 2024 hedeflerimizi belirlerken, sadece turist sayısı değil, gelen turistlerin kişi başı gecelik harcamasını artırmamız gerekiyor. Spor turizmi ve sağlık turizmi de bu hedefe ulaşmada bize katkı sağlayacak alanlardır” diye konuştu.
Spor ve sanatın önemi
Antalya’da gerçekleştirilen spor organizasyonları başta olmak üzere kültür ve sanat etkinliklerinin kentin dışa açılan penceresi olduğunu hatırlatan ATSO Başkanı Ali Bahar, “Son bir ay içinde üç büyük uluslararası spor organizasyonuna ev sahipliği yaptık. Odamız tarafından desteklenen, Tour of Antalya uluslararası bisiklet yarışı, bu ayın başında 16 ülkeden 25 takım ve 175 sporcunun katılımıyla beşinci kez Antalya’da gerçekleştirildi. Aynı şekilde Dünyanın en büyük bisiklet yarış serisi Cycling Races In Türkiye 2024 Winter Series Antalya’da düzenlendi ve başarıyla tamamlandı. Mart başında bu defa Türkiye’nin en büyük özel girişimli spor organizasyonu olan Uluslararası Runtalya Maratonu koşulacak. Antalya’mızın kültürel ve sportif alanda güçlenmesi iş dünyası olarak bizleri oldukça memnun ediyor” dedi.
Sağlık turizmi
Antalya’ya olan yabancı ilgisinin önemli nedenlerinden birinin de sağlık turizmi olduğunu belirten Başkan Ali Bahar, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Sağlık turizmi için ‘marka olma’ yolunda adımlar attık. Antalya’nın dünya ölçeğinde tanınan prestijli sağlık turizmi destinasyonlarından biri olmasına yönelik olarak yürüttüğümüz ‘Vizyon-Strateji-Eylem’ projesi çalışmaları kapsamında geçtiğimi günlerde yurt dışından aracılar getirerek üyelerimizle buluşturduk. Bu alanda gidecek daha çok fazla yolumuz olduğuna inanıyorum. Sağlık turizmi bizim için, şehrimiz için ve ülkemiz için potansiyeli oldukça yüksek bir konudur ve biz bunun farkındayız. Antalya iş dünyası olarak katma değeri yüksek alanlarda genişlemeyi sürdürüyoruz ve şu ana kadar bu alanda iyi bir yol kat ettik.”
“Türkiye’nin en hızlı büyüyen ili”
Antalya’nın 2021 ve 2022’de Türkiye’nin en hızlı büyüme gösteren ili olduğunu sözlerine ekleyen Bahar, “2024 turizm açısından daha iyi bir yıl olacak. Yabancı ziyaretçi sayısının 2 milyona yakın artışla 18 milyon kişiye ulaşmasını bekliyoruz. 2023’te dünyada en çok ziyaret edilen dördüncü şehir olduk ama mevcut büyümemizi sürdürebilirsek önümüzdeki yıllarda daha üst sıralarda yer alacağız” diye konuştu.
“Katma değere dönüştürülmeli”
“Turizmdeki gelişimimizi ülkemiz adına daha fazla katma değere dönüştürmek için Antalya’nın birtakım alanlarda desteklenmesi gerekiyor” diyerek sözlerini sürdüren Başkan Bahar, “Ancak giderek artan yerleşik nüfus, çevre kirliliği, artan trafik sıkıntısı, yolların ve toplu taşımanın yetersizliği gibi sorunları beraberinde getiriyor. Antalyalılar olarak kendi çalışmalarımızı yapıyoruz. Merkezi yönetime yönelik öneri ve beklentilerimizi ilgili Bakanlarımıza iletiyoruz. Antalya’nın gelişimi ve sorunları sadece Antalya’yı değil, bütün Türkiye’yi ilgilendiriyor” şeklinde konuştu. – ANTALYA
]]>Bodrum ilçesindeki bir otelde düzenlenen “Bodrum Turizm Sektörü ve Sivil Toplum Kuruluşları Buluşması” programında konuşan Ersoy, 2023 yılının her şeye rağmen rekorlarla dolu bir yıl olduğunu, 2024’ün de turizm açısından yeni rekorları kucaklayacakları bir yıl olacağını söyledi.
Arkeolojik değerlerin önemine işaret eden Ersoy, “5 yıllık dönemde arkeoloji konusunda 12 aylık kazı programları başlattık. ‘Yeni dönemde, çok daha hızlı gitmemiz gerekiyor’ dedik ve geleceğe miras projesini başlattık. Çok da iddialı hedefler koyduk. ‘Son 60 yılda arkeoloji dünyasında ne kadar iş yaptıysak gelecek 4 yılda aynı oranda işi gerçekleştireceğiz’ dedik.” ifadesini kullandı.
Türkiye’de turizm rakamlarına ve dağılımlarına değinen Ersoy, şöyle konuştu:
“Pastanın yüzde 40’ı Marmara, yüzde 40’ı Akdeniz, yüzde 10’u Ege ve kalan yüzde 10’u da Karadeniz ve Anadolu’nun diğer bölgelerine dağılmış durumda. Özellikle Ege’ye baktığımız zaman olması gereken pasta payının çok altında olduğunu görüyoruz. Ben bugün Stratonikeia, Lagina ve Labranda bölgelerindeki arkeolojik geleceğe miras projesinin başlangıcını yapmak için uğrayacağım. Oradan da Marmaris’e gideceğim. Bu tarz yatırımları hızlı bir şekilde hayata geçirmemiz gerekiyor. Bodrum dünyanın en gelişmiş yani en zengin turist gruplarını ağırlayan bölgesi. Bodrum çok büyük bir hazine Ama onlara hizmet edecek ne altyapımız, ne üstyapımız var. İşte o yüzden turizm sadece Kültür ve Turizm Bakanlığıyla olabilecek bir sektör değil. Turizm bütün bölgenin sahip çıkması gereken yerel yönetimlerin de merkezi yönetimle birlikte ortak projeleri hayata geçirmesi ve işbirliği yapması gerektiği bir sektör.”
“Biz bir turizm şehri isek yerel yönetim seçimlerinden mutlaka adaylardan turizm master planlarını istememiz gerekir.” diyen Ersoy, “Turizm master planları büyükşehir belediyesinin konusudur. Büyükşehir belediyesi planlardan sorumludur, hem altyapılardan hem üstyapılardan sorumludur. Biz Bakanlık olarak master plan uygulanırken mutlaka desteği veririz. Bu planlar ortalama 50 yıllık planlar şeklinde hazırlanıyor.” ifadelerini kullandı.
Bakan Ersoy, öncelikle sezonun 12 aya yayılması gerektiğinin altını çizerek, master planın bu anlamda katkısının önemli olacağını vurguladı.
Ersoy, konuşmasına şöyle devam etti:
“Krizler bize pazar çeşitliliğini öğretti. Pazar çeşitliliği olmayan ülkeler krizlerden çok olumsuz etkileniyor. Biz çok büyük krizleri, sektörümüzü bağışıklı hale getirmeye başladıktan sonra aşmaya başladık. İstanbul Havalimanı dünyanın en büyük havalimanı. Türk Hava Yolları da dünyanın sayılı hava yollarından birisi. 300’den fazla şehre direkt uçuş yapıyor. Dünyada hiçbir hava yolu bu kadar şehre direkt uçuş yapmıyor. Bunun sonucu ne oldu? Dünyanın her yerinden turist almaya başladık. Başta İstanbul olmak üzere aktarmalı bir şekilde Bodrum’a da Marmaris’e de Antalya’ya da geliyor. Biz hava trafiğini ne kadar çeşitlendirirsek hava yollarımızı ne kadar kuvvetli hale getirirsek krizlere o kadar bağışıklı hale geliriz. Hava trafiğinin oluşması için arz talep dengesinin sağlanması lazım. Bizim turizm master planlarıyla 12 ay farklı mevsimlerde gelecek turizm potansiyelini planlayıp hayata geçirmemiz gerekiyor. Her zaman söylüyorum, burada da söyleyeceğim. Bu seçimler çok çok önemli. Büyükşehir belediye başkanlarımızı seçerken, ilçe başkanlarımızı seçerken, bilin ki geleceğimizi de seçiyoruz. Tek başına ideolojik kararlar vererek, şehrimize bir faydamız olmaz. Lütfen kimin projelerine inanıyorsanız, sektörümüzle ilgili projeler gerçekleştiriyorsa bunları sorgulayın, kim sizi tatmin ediyorsa oyunuzu ona göre kullanın.”
Bodrum’u sadece Bodrum olarak görmediklerini dile getiren Ersoy, “Türkiye’nin marka yüzü olarak görüyoruz. Bir tanıtım yüzü olarak görüyoruz. Bodrum nitelikli turist açısından Türkiye’nin bir cazibe noktası ve biz bu durumu çok iyi değerlendirmek istiyoruz. Sizden tek isteğim bize destek olmanız, yardımcı olmanız. Atacağınız adımlarda birçok proje geliştiriyoruz ama birçok projemizde dinlenmeden veya siyasi gerekçelerle direkt rant projesi, denilip reddediliyor. Bir şekilde projeler kilitleniyor.” ifadesini kullandı.
Ersoy’a programın ardından otel çıkışında Bodrumspor atkısı ve forması ile seramik tablo hediye edildi.
Programda, AK Parti Muğla Milletvekili Kadem Mete, Cumhur İttifakı Muğla Büyükşehir Belediye Başkan adayı Aydın Ayaydın, Cumhur İttifakı Bodrum Belediye Başkan adayı Mehmet Tosun da birer konuşma yaptı.
]]>Gaziantep’in yaşanan süreçler sonrası turizm gelişmesi için yapılacak yatırımlar, sektörde yeni trendler, şehir ve bölgesel anlamda yürütülmesi gereken çalışmalar, kentin turizm potansiyeli ile güçlü olduğu alanlara yönelik turist rehberleri ve akademisyenlerin görüşlerinin belirlenen konularda ele alınacağı çalıştay, özel bir otelde yapılan açılış programıyla başladı. Konunun taraflarını bir araya getiren çalıştayda Müzeler Özelinde Turizm Mekanları, Şehir Gastronomisi, Yeni Nesil Turizm Uygulamaları, Şehir Markalaşması ve Şehrin Hafıza Mekanları başlıkları ele alınacak.
Gaziantep İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, İpekyolu Kalkınma Ajansı, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA), Turizm Derneği, Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB), Güneydoğu Anadolu Turistik Otelciler ve İşletmeciler Derneği (GATOD), Turist Rehberleri Odaları Birliği üye şehirleri ve üniversitelerin katılımıyla yapılan çalıştay bir gün sürecek.
“Olumsuz süreçlerden en çok etkilenen sektörlerden biri turizm oldu”
Açılış programında konuşma yapan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Erdem Güzelbey, Gazi şehrin bölgenin vizyoner şehri olarak markalaşma adına projeler üreterek süreçleri ilerlettiğini belirterek, “Zor bir coğrafyadayız. Suriye’de yaşanan iç savaş, pandemi ve deprem süreçlerinden hepimiz etkilendik ama sektör olarak en fazla etkilenenlerden birisi turizm oldu. Bölgenin tekrardan hareketlenmesi, farkındalığın ortaya konulması anlamında bu çalıştayda güzel çıktılar olacağını düşünüyoruz. Planlamalar yapılırken deprem büyük etki etti. Deprem bize hazırlıklı olmayı, risk analizini yapmayı, afetin sonuçlarını azaltmaya yönelik çalışmalar yapmayı öğretti” dedi.
“Yeni nesillerin anlayışların nasıl olacağını ön görerek çalışmalar yürütüyoruz”
Gaziantep Büyükşehir Belediyesi olarak 2019 yılında Turizm Master Planı yaptıklarını ve Fırat Havzası ile ilgili çalışma yürüttüklerini belirten Başkan Vekili Güzelbey, “Master planlarıyla biz bölgenin ve şehir olarak analizlerin yapılarak dünyada yeni nesillerin anlayışların nasıl olacağını ön görerek çalışmalar yürütüyoruz. Artık dirençli güvenli şehir değilse bir şehir ziyaret edilmiyor. Bu farkındalıkla adımlar atmaya çalıştık. Yerel yönetimlerin bu konuda bakanlıktan daha önemli olduğu kanaatindeyim. Bunun yanında farkındalık oluşturduk. Turizmin kültürle, bölgenin güvenliği ve rehberlerimizin bizleri anlayarak gösterecekleri yollarla ileri gideceğimizin farkındayız. Programı bundan çok önemsiyoruz” ifadelerini kullandı.
“Fatma Şahin ve ekibinin turizme gönül vermiş olması müthiş bir sinerji oluşturdu”
Gaziantep Bölgesel Rehberler Odası Başkanı Mehmet Severoğlu ise projenin hayata geçmesinde Başkan Fatma Şahin’in büyük destekler verdiğini aktararak, “Bu çalışmayı bizlerle başlatmak istedi. Nasıl katkı sağlanacak, eksiklikler nelerdir gibi konularda özel akademik kadroları belirledik. Bu kapsamda çalıştayın masalarını kurarken akademik kadrolardan yararlandık. Başkan Fatma Şahin ve ekibinin turizme gönül vermiş olması müthiş bir sinerji oluşturdu. İşler bir saat işler gibi tıkır tıkır çalışıyor. Bu ekipler kolay yetişmiyor kurulmuyor” diye konuştu.
Açılışta ayrıca Büyükşehir Belediyesi KUDEB Daire Başkanı Serdar Murat Gürsel yaptığı “Şehrin Hafıza Mekanları” başlıklı sunumda kentte bulunan tarihi yapıları irdeledi. Kültür ve Turizm Daire Başkanı Turizm Tanıtım Şube Müdürü Ayşe Ertürk ise sunumunda Büyükşehir Belediyesi’nin turizme kazandırdığı ve yeni projeler hakkında bilgiler verdi. – GAZİANTEP
]]>Ersoy, Manavgat ilçesindeki bir otelde yapılan Turizm ve Otel İşletmecileriyle Sektör Değerlendirme Toplantısı’nda, Türkiye’nin geçen sene 56,7 milyon ziyaretçi ile rekor sayıya ulaştığını söyledi.
Antalya’nın da 16 milyon ziyaretçiyle bu sayıda en fazla paya sahip şehirlerin başında geldiğini ifade eden Ersoy, “İnşallah 2024 yılı da 17 milyondan fazla ziyaretçiyle tekrar yeni bir rekor kıracağımız yıl olacak. İlk verileri biz görebiliyoruz. Ocak verileri açıklandı zaten. Şubat verileri de oldukça iyi gidiyor. İnşallah hedefimizin daha üstünde bir sayıyla 2024’ü de gerçekleştireceğiz, kapatacağız gibi gözüküyor.” dedi.
Side ve Manavgat’ın kendisi için ayrı bir önemi olduğunu dile getiren Ersoy, turizm otel işletmeciliğine ilk başladığı yerin Sorgun bölgesi olduğu anlattı.
Bölgenin dinamiklerinin 2000’li yıllardan itibaren geliştiğini, son 20-25 yıllık gelişimini de yakinen takip ettiğini vurgulayan Ersoy, Antalya’da turizmin çok eski tarihlerden beri başladığı yerin Side olduğunu belirtti.
Ersoy, birçok otelci ve yönetici ile çok sayıda yatırımcının mesleği bu bölgede öğrendiğini, daha sonra başka bölgelere geçiş yaptığını aktararak şöyle devam etti:
“Side’yi yeni bir projeyle taçlandırmaya karar verdik. Yeni bir markalaşma, destinasyon markalaşması gerçekleştirmek istedik. Burada da birkaç tane amacımız vardı. Amacımız sadece yoğun turist almak değil, sezonu 12 aya yaymak. Eğer siz nitelikli turist istiyorsanız, nitelikli personele ihtiyacınız oluyor. Nitelikli personel için de mümkünse 12 ay turizm gerçekleştirmek gerekiyor. Bu açıdan turizmin en önemli hazinesi arkeolojik değerleri ve doğası. Arkeolojik değerlerle ilgili de Side şehir merkezi öncelikli noktalardan biri. Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak 2014 yılında koruma imar planını Side bölgesinde gerçekleştirerek aslında ilk örnek projelerden biridir. Burada koruma kullanma dengesi sağlayarak bir çalışma başlattık. Bakanlık olarak, o bölgede yatırımları olan vatandaşlarımızın desteği ile hem kazı programlarımızı yürüttük hem de koruma kullanma dengesi çerçevesinde bölgenin gelişmesine çok büyük katkı sağlamış olduk. Geçen sene de bir deneme yaptık. 12 aylık kazı programını yoğun bir şekilde bu bölgede uyguladık.
‘Geleceğe Miras’ projesinin de ilk adımını attık. Neydi bu ‘Geleceğe Miras’ projesi? Geçmişle kıyaslandığında çok yoğun kazı programları oluşturuyoruz. Kazı başkanlıklarına çok geniş bütçeler, ekip ve ekipman desteği sağlıyoruz. Belli bir program dahilinde, bu tarz şehir merkezlerinde veya şehir merkezlerine çok yakın olan noktaları gece müzeciliğiyle buluşturuyoruz. Çok da başarılı geçti. Burada geçen sene 79 milyon liralık bir bütçe ile çok yoğun kazı programı gerçekleştirildi. Aynı zamanda da aydınlatma projeleri hızlandırıldı. Bu sene bütçesini çok daha fazla arttırdık. Müze programını da içine dahil ettik. ve inşallah ikisi birden gerçekleştiği zaman bu sene de yaklaşık 400 milyon liralık bir başlangıç bütçe ayırdık. İnşallah sezon sonuna kadar da müzeyi de hayata geçirerek burada gece 12.00’ye kadar aktif bir şekilde turistlerin gezeceği bir ortamı yaratmış olacağız.”
Antalya bölgesinde yaz aylarında gündüz saatlerinde hava sıcaklığının çok yüksek olduğuna dikkati çeken Ersoy, turistlerin de 40-45 derece sıcaklıkta havuz başında veya deniz kenarında olmak istediğini söyledi.
Bu projeyle güneş battıktan sonra, gece boyunca gezebilecekleri bir ortamı yaratmış olacaklarına işaret eden Ersoy, “Turistler otellerinden ayrılarak şehir merkezinde gezecek. Bunu niye yapıyoruz? Hem turistin cazibe noktalarına erişmesini ve gelecek potansiyel turistlere bu potansiyeli aktarmalarını, tanıtmalarını hem de şehirdeki diğer paydaşların, sektör paydaşlarının turizm gelirlerinden faydalanmalarını sağlamak için. Yani esnafın, taksicinin, bu tarz kişilerin sektörden, sektörün diğer paydaşlarının turizm gelirlerinden faydalanmasını sağlamak için.” diye konuştu.
Ersoy, “Geleceğe Miras” projesinin bu başarısının ardından projeyi tüm Anadolu’ya yayma kararı aldıklarını belirterek, özellikle bu sene Olympos, Patara ve Ege Bölgesi’ndeki Efes’te hem kazı programlarının bütçelerini çok ciddi oranda arttırdıklarını hem de gece aydınlatmaları ile gün battıktan sonra gezilebilecek noktalar haline getirmeye başladıklarını kaydetti.
Konuşmanın ardından toplantı basına kapalı devam etti.
Toplantıya AK Parti Antalya Milletvekili Tuba Vural Çokal, AK Parti MKYK Üyesi Menderes Türel, AK Parti Manavgat Belediye Başkan adayı Süleyman Okudan ve turizm sektörü temsilcileri katıldı.
]]>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Toplantısı’na katıldı. Antalya Valisi Hulusi Şahin, AK Parti Antalya milletvekilleri, ATSO Başkanı Ali Bahar ve oda üyelerinin katılım sağladığı toplantıda konuşan Bakan Ersoy, turizmle ilgili açıklamalarda bulundu. Turizmde rekorlar yılının geride kaldığını hatırlatan Bakan Ersoy, 2022 yılında 51,3 milyon olan ziyaretçi sayısının 2023 yılında yüzde 10 artışla 56,7’ye yükseldiğine, turizm gelirinde de yüzde 17 artış yaşanıp 46,5 milyar dolardan 54,3 milyar dolara yükseldiğine dikkat çekti. Turizmi geliştirmek adına dijital medyada tanıtıma ayrı önem verdiklerini kaydeden Ersoy, “GoTürkiye Instagram hesabımız, 3 milyonu aşkın takipçisiyle dünyada ülke hesapları arasında ikinci sırada yer alıyor. Resmi Youtube hesabımız ise dünyada birinci sırada. Ayrıca Çin ve Rusya’nın özel sosyal medya hesaplarında da iletişimimiz devam ediyor” diye konuştu.
“Arkeolojik çalışma sayısını 2024 yılında 750’ye, 2026’ya kadar da 800’e çıkarmayı planlıyoruz”
Turizmin 12 aya yayılmasının kültür turizmiyle güçlü bir ilişkisi olduğunun altını çizen Bakan Ersoy, Türkiye’nin kültürel miras bakımından eşsiz bir coğrafyada yer aldığını ve bu mirası gün yüzüne çıkarıp en iyi şekilde korumak, aynı zamanda kültür turizmine kazandırmak adına bakanlık olarak çok önemli bir projeyi hayata geçirdiklerini söyledi. Ersoy, “Antalya’yı merkeze alan Türk Arkeoloji Tarihinin Altın Çağı – Geleceğe Miras Projemiz kapsamında, arkeolojik çalışma sayısını, 720’ye yükselttik. Bu sayıyı 2024 yılında 750’ye, 2026’ya kadar da 800’e çıkarmayı planlıyoruz. Arkeolojik zenginliklerimizi keşfedip korurken, onları tüm dünyanın ziyaret edebileceği bir şekilde müze haline getirmeyi amaçlıyoruz. Hedefimiz, son 60 yılda Türkiye’de arkeolojiyle ilgili yapılanlara eş değer işi, önümüzdeki 4 yılda tamamlamak. Hızlı kazı yapmıyoruz, yoğuz kazı yapıyoruz. Eskiden 45 ila 60 gün kazı başkanlığı kazı yapardı, şimdi sistemi değiştirdik. Artık 12 ay boyunca kazı yaptırıyoruz. Eskiden sadece bir noktada kazı yaparlardı, şimdi 10-15 noktaya kadar aynı anda kazı yapmalarını sağlıyoruz” dedi.
“Antalya Arkeoloji Müzesi’nin yeniden yapımıyla ilgili proje çalışmalarına başladık”
Kültürel mirasla ilgili bir müjde paylaşan Bakan Ersoy, “Çokça gündeme getirilen Antalya Arkeoloji Müzesi’nin yenilenmesiyle ilgili. Dünyanın en önemli koleksiyonlarından birine sahip olan Antalya Arkeoloji Müzesi’nin yeniden yapımıyla ilgili proje çalışmalarına geçen haftadan itibaren başladık. Mimari proje ekibimiz şu anda çalışmalarını yürütüyor. İnşallah projelerin tamamlanmasıyla birlikte Antalya Arkeoloji Müzesi’ni en kısa sürede tamamlamayı arzuluyoruz. Bununla birlikte Kemer’e de bir Sualtı Arkeoloji Müzesi kazandıracağız” diye konuştu.
“Ülke genelinde şimdiden 3 aşamayı tamamlayarak sertifikayı almış tesis sayımız 800’ü geçmiş durumda”
Ticaret ve sanayi sektörünün çok önem verdiği sürdürülebilirlikle ilgili kültür ve turizm sektörünün adaptasyonu açısından önemli bir çalışma yürüttüklerini kaydeden Ersoy, şunları söyledi:
“Küresel Sürdürülebilir Turizm Konseyi’yle hükümet nezdinde anlaşma imzalayan ilk ülke olarak Sürdürülebilir Turizm Sertifika Programı’nı hayata geçirdik. İlk etapta konaklama tesislerimize yönelik uyguladığımız program kapsamında, uluslararası akreditasyona uygun, 3 aşamadan oluşan kriterler belirledik. 2030 sonu itibarıyla tüm konaklama tesislerimiz, 3 aşamadaki kriterlerin tümünü karşılayarak sertifika almış ve programı tamamlamış olacak. Ülke genelinde şimdiden 3 aşamayı tamamlayarak sertifikayı almış tesis sayımız, 800’ü geçmiş durumda. Bunların 300’den fazlasını, Antalya’daki tesislerimiz oluşturuyor.”
“Mavi bayrağı kaybedersek turizmi, turizmi kaybedersek şehri kaybederiz”
Bakan Ersoy, kıyılardaki mavi bayrakların korunmasının öncelik hedefleri olduğuna vurgu yaparak, “Antalya geneline baktığımız zaman ağırlıklı deniz, kum ve güneş üzerinden turist alan bir şehir. Eğer biz mavi bayrağımızı kaybedersek, turizmi kaybederiz, turizmi kaybedersek şehri kaybederiz. Bu sorumluluğu Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak biz üzerimize aldık ve hiç sorgulamadan yatırımlarımızı yapmaya başladık, bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
“Antalya Havalimanı 2025 yılı yaz sezonunda yolcu hizmet kapasitesi iki katına çıkacak”
Nitelikli turizmde en önemli unsurlardan birinin sorunsuz ulaşım olduğunu ve 2 yıl önce ihalesi yapılan Antalya Havalimanı’ndaki kapasite genişletme çalışmalarının tüm hızıyla devam ettiğini belirten Bakan Ersoy, “Havacılık sistemlerindeki altyapıların yenilenmesini de içeren, 750 milyon avroluk, çok büyük bir yatırım. Bu yıl ilk ilave artış kapasiteleri devreye alınacak ve 2025 yaz sezonuyla birlikte yolcu hizmet kapasitesi, iki katına çıkarılmış olacak” şeklinde konuştu.
“Hollywood ve Bollywood’dan yapımcılar yeni projeleriyle ülkemize ve Antalya’ya gelmeye devam edecekler”
Yeni Sinema Kanunu’yla hayata geçirilen yabancı film yapım desteği ve doğru iletişim ile tanıtım stratejisinin de etkisiyle Türkiye’de çekilen yapımların sayısında büyük artış olduğuna da işaret eden Bakan Ersoy, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bu yapımlardan ikisi de dünyaca ünlü yönetmen Guy Ritchie’nin filmleriydi ve çekimlerinin büyük bölümü, Antalya’da gerçekleştirildi. Çok büyük bütçelerle çekilen, yıldız oyuncuların rol aldığı, gişesi yüksek filmler, ülkemize ekonomik getirisi ve dünya çapındaki tanıtım etkisi de büyük oluyor. Biz Bakanlık olarak bu tür büyük bütçeli yapımların destinasyonlarımızda çekilmesi için gerekli girişimlerimizi yapıyoruz. Önümüzdeki dönemde hem Hollywood hem de Bollywood’dan yapımcılar yeni projeleriyle ülkemize ve Antalya’ya gelmeye devam edecekler.”
“Sanatsal faaliyetler Antalya gibi uluslararası bir şehir için çok zayıf kaldı”
Bakan Ersoy, 16 milyonun üzerinde turistin geldiği Antalya’nın temel altyapı problemlerini çözme konusunda yeterli olamadığını, tüm desteklerine rağmen sosyal ve kültürel yatırımlar konusunda şehrin hak ettiği projeler hayata geçirilemediğini kaydetti. “Dile getirmekten çok mutlu olmasam da özellikle sanatsal faaliyetler Antalya gibi uluslararası bir şehir için çok zayıf kaldı” diyen Ersoy, “Bu çerçevede şehrin ticaret erbabının, ideolojinin yerine şehrin geleceğini ve hizmet siyasetini dikkate alacağına inanıyorum. Antalya’nın hizmet anlamında kaybedecek zamanı yok. Antalya’nın dünyanın en önemli turizm şehirlerinin önüne geçmesini sağlayacak; akıllı kent ve turizm uygulamalarına, doğru şehir planlamasına, kent müzelerine, kütüphanelere, uluslararası kültür ve sanat camiasıyla entegre olmuş bir yönetim anlayışına ihtiyacı var” dedi.
Bakan Ersoy, Kepez Belediye Başkanlığı döneminde Hakan Tütüncü’den örnek vererek hem ilçesinde hem de Ankara’da uyumlu çalışarak çok önemli yatırımları ilçesine çektiğini söyledi. – ANTALYA
]]>Ersoy, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Şubat Ayı Meclis Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, turizmde rekorlarla dolu bir yılı geride bıraktıklarını, 2022’de 51,3 milyon olan ziyaretçi sayısını 2023’te yüzde 10 artışla 56,7 milyona ulaştığını söyledi.
Turizm gelirinin yüzde 17 artışla 46,5 milyar dolardan 54,3 milyar dolara, kişi başı gecelik harcamanın ise 89 dolardan, 99 dolara yükseldiğine işaret eden Ersoy, Antalya’da transfer yolcular dahil 16 milyonu aşkın ziyaretçiyle rekor kırarak, tüm zamanların en yüksek ziyaretçi sayısına ulaştıklarını vurguladı.
Türkiye’yi turizmde dünyanın süper ligine yükselterek, oradaki yerini, daima yükselen bir grafikle kalıcı hale getirmeyi hedeflediklerini belirten Ersoy, “Bunu başarabilmenin yolunun krizlere karşı bağışıklık kazanmış bir turizm sektör yapısına kavuşmaktan, pazar çeşitliliğini olabildiğince artırmaktan, 12 aya yayılmış nitelikli turizmden, etkili iletişim, pazarlama ve tanıtım stratejilerinden geçiyordu.” diye konuştu.
İngiltere ve Almanya başta olmak üzere Avrupa ve İskandinav pazar ülkelerindeki ziyaretçi sayılarında yüksek oranlarda artış kaydettiklerine değinen Ersoy, 2023’te ise asrın felaketini yaşadıklarını, seçim süreci ve Orta Doğu’da yaşananların da etkisiyle bir parça gevşeme yaşandığını ancak yıl sonunu 56,7 milyon ziyaretçi ve 54,3 milyar dolar turizm geliriyle kapatmayı başardıklarını vurguladı.
200’den fazla ülkede tanıtım çalışması
BBC, Bloomberg, Euronews, CNN, Al Jazeera gibi kanallarda ve 200’den fazla ülkenin geleneksel ve dijital medyasında Türkiye turizminin tanıtım filmlerinin yayımlandığını aktaran Ersoy, “Antalya’yı merkeze alan Türk Arkeoloji Tarihinin Altın Çağı-Geleceğe Miras projemiz kapsamında arkeolojik çalışma sayısını 720’ye yükselttik. Bu dünyada rekordur. Bu sayıyı 2024’te 750’ye, 2026’ya kadar da 800’e çıkarmayı planlıyoruz.” diye konuştu.
Antalya Arkeoloji Müzesi’nin yeniden yapımıyla ilgili proje çalışmalarına geçen hafta başladıklarının müjdesini veren Ersoy, Kemer’e de Sualtı Arkeoloji Müzesi kazandıracaklarını aktardı.
Kültür Yolu Festivalleri’nin önemine işaret eden Ersoy, Sürdürülebilir Turizm Sertifika Programı kapsamında üç aşamayı tamamlayarak sertifikayı almış tesis sayının 800’ü geçtiğini bildirdi.
Arıtma altyapıları yatırımları
Bakan Ersoy, son 20 yılda turizm amaçlı çevre düzenlemesiyle altyapının geliştirilmesi, ücretsiz halk plajı yapımı ve sürdürülebilir turizm kapsamındaki faaliyetler için yaklaşık 3,6 milyar lire kaynak kullanıldığını anlatarak, “Bu yatırımların güncel değeri 22,5 milyar liradır. Bu kaynağın yaklaşık 2 milyar lirası, 2018-2023 yılları arasındaki çalışmalarda kullanılmıştır ki bunun da güncel değeri 4,3 milyar liradır. Bu kapsamda Belek bölgesinin atık su sorununu 50-60 yıla kadar çözecek Belek-Serik 2 Atık Su Arıtma Tesisi ve bağlantılı altyapı tesislerinin yapımını 2021 sonunda tamamlayarak hizmete aldık.” dedi.
Kemer Çamyuva’daki tesisi de martta açmayı planladıklarını vurgulayan Ersoy, şöyle devam etti:
“Özellikle belirtmek istiyorum. Aslında arıtma altyapıları yapmak Kültür ve Turizm Bakanlığının konusu değil. Biz de zaten arıtma altyapısı yapmaya çok meraklı değiliz. Ancak mavi bayraklarımızı kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalındığı zaman Bakanlık olarak bizim devreye girmemiz gerekiyordu, girdik. Yap-işlet-devret formülüyle ki her ne kadar yap-işlet-devret gözükse de yapsanız da devredene kadar bunların geri alımı imkansız. 25 yıllık bir protokolle yapıyorsunuz ancak 50 yıl da işletseniz bu yatırımı finansman dahi geri alma şansınız yok. Zaten Bakanlık olarak öyle hesabımız yok. Bizim öncelikli hedefimiz kıyılarımızın mavi bayraklarının korunması. Antalya genelinde deniz, kum ve güneş üzerinden turist alan bir şehir. Eğer biz mavi bayrağımızı kaybedersek turizmi kaybederiz, turizmi kaybedersek şehri kaybederiz. Bu sorumluluğu Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak üzerimize aldık ve hiç sorgulamadan yatırımlarımızı yapmaya başladık. Bundan sonra yapmaya devam edeceğiz.”
Ersoy, Manavgat, Kemer, Muratpaşa, Konyaaltı ve Serik’te hizmete açtıkları mavi bayraklı plajlara bu yıl Manavgat Ilıca ve Kemer Tekirova’da yapımını planladıkları iki halk plajını daha ekleyeceklerini bildirdi.
Yabancı yapımcılar Türkiye’ye gelecek
Türkiye’de çekilen yapımların sayısında büyük artış olduğunu vurgulayan Ersoy, gelecek dönemde hem Hollywood hem de Bollywood’dan yapımcılar yeni projeleriyle ülkeye gelmeye devam edeceğini bildirdi.
Ersoy, 2024 yılı hedefini 60 milyon turist ve 60 milyar dolar gelir olarak belirlediklerini, kişi başı gecelik harcamanın ise 106 dolara çıkmasını beklediklerini ifade etti.
Antalya’nın temel altyapı problemlerini çözme konusunda yeterli olamadığını ifade eder Ersoy, şu değerlendirmede bulundu:
“Tüm desteğimize rağmen sosyal ve kültürel yatırımlar konusunda, şehrin hak ettiği projeler hayata geçirilemiyor. Özellikle sanatsal faaliyetler Antalya gibi uluslararası şehir için çok zayıf kaldı. Bu çerçevede şehrin ticaret erbabının, şehrin kaderini etkileyecek tercihinde ideolojinin yerine şehrin geleceğini ve hizmet siyasetini dikkate alacağına inanıyorum.”
Antalya’nın hizmet anlamında kaybedecek zamanı olmadığını vurgulayan Ersoy, “Antalya’nın dünyanın en önemli turizm şehirlerinin önüne geçmesini sağlayacak, akıllı kent ve turizm uygulamalarına, doğru şehir planlamasına, kent müzelerine, kütüphanelere, uluslararası kültür ve sanat camiasıyla entegre olmuş yönetim anlayışına ihtiyacı var. Değil mi Hakan Başkan? (Cumhur İttifakı’nın Antalya Büyükşehir Belediye Başkan adayı) Hakan Başkan Kepez Belediye Başkanlığı döneminde hem ilçesinde hem de Ankara’da uyumlu çalışarak çok önemli yatırımları ilçesine çekti.” dedi.
]]>Midyat ilçesinde 4 yıl önce tarihi sokak ve evlerde başlatılan çalışma kapsamında bulunan ve temizlik yapılan mağaranın tek olmadığının, dehlizlerle farklı mekanlara geçiş sağlandığının belirlenmesi üzerine yer altı şehrini ortaya çıkarmak amacıyla yürütülen kazı çalışmasının 4. sezonu başladı.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, Mardin Müzesi ve Midyat Belediyesi işbirliğiyle 4 yıldır Estel bölgesinde bulunan Ulu Cami Mahallesi’ndeki 2 noktada çalışmalar titizlikle yürütülüyor.
Çok geniş bir alana yayıldığı tespit edilen ve buluntulara göre yaklaşık 5 bin yıllık olduğu belirlenen yer altı şehrinin, 1. ve 2. etap temizlik ve kazı çalışmalarında 8 bin 223 metrekarelik alan ve bu alanlarla bağlantılı yaklaşık 120 metrelik tünel ortaya çıkarıldı.
İbadethane, silo, su kuyuları, barınma, şırahane, işlik, sarnıç ve mezar alanları, tünel ve dehlizlerin bulunduğu yer altı şehrinde, farklı dönemlere tarihlendirilen, kandiller, ağırşaklar, el değirmeni, taş ve cam boncuklar, taş eserler, bronz sikke ve takılar, pişmiş topraktan araç gereçlerin yanı sıra insan ve farklı hayvanlara ait kemikler bulundu.
Çalışmaların bitme noktasına geldiği 1. ve 2. etapların turizme kazandırılması için hazırlanan restorasyon ile Ziyaretçi Karşılama Merkezi projeleri, Mardin Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunca onaylandı.
Mezopotamya’nın en gözde destinasyon merkezi haline getirilmesi hedeflenen yer altı şehrinin iki etabının bu yıl turizme kazandırılması hedefleniyor.
“Bu ay Ziyaretçi Karşılama Merkezinin ihalesini yapacağız”
Midyat Belediye Başkanı Veysi Şahin, AA muhabirine, çok kültürlü bir yapıya sahip Midyat’ta yüzyıllardır Türk, Kürt, Arap, Müslüman, Süryani ve Yezidilerin bir arada yaşadığını söyledi.
Tarihi ilçede yer altı şehrini ortaya çıkarmak için başlattıkları kazıların sürdüğünü kaydeden Şahin, bu yıl Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü koordinesinde tespit edilen yeni etaplarda çalışma yapılacağını bildirdi.
İlk iki etap için restorasyon ve Ziyaretçi Karşılama Merkezi projelerinin onaylandığını, projeleri çok kısa sürede bitirip 2 etabı turizme açmayı planladıklarını kaydeden Şahin, şöyle konuştu:
“Bu yıl içinde 1. ve 2. etabı turizme açmayı düşünüyoruz. Bu ay Ziyaretçi Karşılama Merkezinin ihalesini yapacağız. 6-7 ay içinde yer altı şehri turizme açılacak. Midyat’taki yer altı şehrinin tamamını turizme açtığımız zaman dünyanın en büyük yer altı şehirlerinden biri olacak. Sene sonuna doğru 1. ve 2. etabı tamamıyla misafirlerimizin hizmetine açacağız. Gelen turistler hizmete açılmadığı halde merak edip, bizlere müracaat ediyorlar. Güvenlik nedeniyle şu anda ziyaretçi kabul edemiyoruz.”
Yılda ortalama 1 milyon turisti ağırladıklarını, bu yıl da 1,5 milyon turist beklediklerini aktaran Şahin, turizm konusunda ilçenin potansiyelinin çok yüksek olduğunu dile getirdi.
Turizme açamadıkları destinasyon noktalarının bulunduğunu anlatan Şahin, hedeflerinin 2 milyon turiste yaklaşmak olduğunu sözlerine ekledi.
“5 bin yıllık bir şehir, etaplar halinde çalışmalar devam edecek”
Kazı başkanı Gani Tarkan da 2020 yılında başlayan kazı çalışmalarında 4. sezona başladıklarını söyledi.
Yamaç yerleşiminin güney kısımlarında çalışmaların devam ettiğini kaydeden Tarkan, şöyle devam etti:
“Bu sezon çalışmalarda bir işlik ve bir mağara alanı tespit edildi. Mağaradan taş alınma suretiyle genişlediğini görüyoruz. Alınan taşlarda mağaranın hemen üzerinde 20. yüzyılın başlarında tarihlenen ev inşa edilmiş. Kazı alanında şu anda üst tabakadayız. Alınmamış dolgu toprağı var. Dolgu toprağının altında da diğer mekanlara bağlantıyı geçişi sağlayacak mekanların da bulunacağını tahmin ediyoruz.”
Yer altı şehrinin yaklaşık 40 hektarlık bir alandan oluştuğunu, şimdiye kadar yüzde 6-7’lik bir kısmının ortaya çıkarıldığını aktaran Tarkan, kazıların yıllarca süreceğini vurguladı.
Şimdiye kadar çok sayıda yapı ve buluntulara ulaştıklarına dikkati çeken Tarkan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Milattan önce 3. binde yerleşim başlıyor Matiate yer altı şehrinde. Tunç Çağı’nda başlıyor ve kesintisiz şekilde devam ediyor. Roma dönemine ait de çok sayıda buluntu var. Sikkeler, kandiller, su mataraları, cam bilezikler ve günlük kullanım eşyaları gibi yoğun seramik buluntuları bulundu. Bunun yanında çok sayıda daha çok Orta Çağ seramiği bulduk. Tunç dönemine tarihlenen seramiklere de ulaştık, bunlar lokal bölgede. Ancak kazı alanı genelinde Orta Çağ ve Roma dönemine ait buluntularla karşılaşıyoruz. 5 bin yıllık bir şehir, etaplar halinde çalışmalar devam edecek. Hedefimiz yer altı şehrinin tamamını açığa çıkarmak ve etap etap burayı gelen turistlerin ziyaretine açmak.”
“Matiate diğer yer altı şehirlerinin öncüsü”
Midyat Belediyesi Koruma, Uygulama ve Denetim Büroları sorumlusu ve sanat tarihçisi Mervan Yavuz da arkeolog, sanat tarihçisi ve 10 işçi ile çalışmaları titizlikle yürüttüklerini söyledi.
Çalışmaların 1. ve 2. etabında bitme aşamasına gelindiğini kaydeden Yavuz, şimdiye kadar açığa çıkardıkları alanda önemli buluntulara ulaştıklarını, buluntulara göre yer altı şehri tarihinin Tunç dönemine kadar gittiğini gördüklerini bildirdi.
Dünyanın birçok yerinde yer altı şehirlerinin bulunduğunu, ilçedeki yer altı şehrinin benzerinin Kapadokya bölgesinde olduğunu kaydeden Yavuz, şöyle dedi:
“Matiate yer altı şehrinin önemi, bereketli hilalin tam ortasında bulunmasından kaynaklı. Yayılım buradan gerçekleştiği için Matiate yer altı şehrinin diğer yer altı şehirlerinin öncüsü olduğunu görüyoruz. Diğer yer altı şehirlerinden farkı ise sivil mimarinin yer altı şehrinin üzerinde bulunması. Bu da bize yer altı şehrinden günümüze nasıl ulaşıldığını gösteriyor. Yer altı şehrinden kent yaşamına aşamalar halinde geçişini gözlemleyebiliyoruz. Aynı zamanda Kapadokya gibi bazı yer altı şehirleri, dikey olarak aşağı inmekte. Buradaki ise teras şeklinde yatay seyrediyor ve çok geniş bir alana yayılıyor.”
]]>Ersoy, Alanya Ticaret ve Sanayi Odasında gerçekleşen Turizm ve Otel İşletmecileriyle Sektör Değerlendirme Toplantısı’nda, geçen ay turizmde 56,7 milyon ziyaretçi ve 54,3 milyon dolarla Türkiye tarihinin en iyi rakamlarını sektör olarak elde ettiklerini açıkladı. Burada Antalya ve Alanya’nın pastadaki payının büyük olduğunu ifade eden Ersoy, Antalya’nın geçen yıl 16 milyon turisti ağırlayarak en yüksek geliri elde ettiğini belirtti.
Ersoy 2024 yılına umutla baktıklarını anlatarak, “60 milyon ziyaretçi ve 60 milyar dolar hedefimiz var. Antalya’nın da 17,5 milyon sayısına ulaşacağını bekliyoruz. El birliğiyle çalışarak sektör olarak bu hedeflere ulaşacağız.” dedi.
Bu hedeflere ulaşmak için birçok etkinliği paralel götürmek, birçok hamleyi önceden görüp atmak gerektiğinin altını çizen Ersoy, dünyada turizm sektöründe lider konumda olmak için orta ve uzun vadeli projeleri hazırlamak ve bunları harfiyen uygulamak gerektiğini belirtti.
“2022 yılında pandemiyi iyi yönettiğimiz için dünyada en çok turistle dördüncü sıraya kadar geldik”
Bakan Ersoy, 2018’de belirledikleri orta ve uzun vadeli yol haritasında belirlenen hedeflere tek tek yaklaştıklarını anlatarak, “Eksiklerimizin başındaki tanıtımdı. Bunu Turizm Geliştirme Ajansıyla 2019 yılında yoluna soktuk. Şu anda dünyada en iyi, en yoğun şekilde tanıtım yapan turizm ülkesi Türkiye. Bunun sonuçlarını da aldık. Çok hızlı bir şekilde basamaklarda yukarı çıktık. 2022 yılında pandemiyi iyi yönettiğimiz için dünyada en çok turistle dördüncü sıraya kadar geldik. Şimdi bu sene inşallah beşinci sıramızı korumuş olacağız. Hedefimiz burada kalmak değil. 2028’e kadar üçüncülüğe gelmek. Gelir hedefimiz de çok büyük. 2028’de 100 milyar dolar hedefimiz var. Bunu da aşama aşama bütün planları zamanda ve adımları yerinde atarak gerçekleştireceğiz diye düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.
Ersoy hedefleri koymanın kolay, sonuçları görmenin de güzel olduğunu ifade ederek, bunun kendi kendine olmadığını sistemli ve programlı çalışarak gerçekleştirildiğini kaydetti.
Bakanlık olarak, arıtma tesisleri ve halk plajları projelerini de hayata geçirdiklerini dile getiren Ersoy, Antalya’da son beş yıl içerisinde iki arıtma tesisi ve 15 halk plajı açtıklarını vurguladı.
Turizmde en önemli konunun gelen turistten şehrin bütün paydaşlarının yaralanması olduğunun altını çizen Ersoy, şöyle konuştu:
“Geçen dönem gelen turistin otele hapsolmaması, esnafla buluşmasını sağlamakla ilgili bir çalışma hazırladık. Arkeolojik çalışmaları 12 aya çıkardık. Eskiden 45-60 günlük kısa vadeli çalışmalar vardı ve yıllar sürüyordu. Şu anda 172 kazı noktasında ‘Geleceğe Miras Projesi’ kapsamında 12 ay kazı programı ve kazı noktalarımızı hazırlıyoruz. Bu anlamda da çok iddialı bir hedef koyduk. Son 60 yılda gerçekleştirdiğimiz kazı sayısını gelecek dört yılda gerçekleştireceğiz. Ortalama 15 kat daha yoğun çalışacağız demektir. Eskiden bir noktada kazı varken şimdi 15 noktada kazı çalışması yapıyoruz. Otomatikman 15 yılda yaptığınız işi 1 yıla sığdırabiliyorsunuz. Bu kolay olmuyor. Kazı ekibini ciddi şekilde desteklemeniz gerekiyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak inanılmaz derecede bütçeleri artırdık. Basit bir rakam verecek olursam 2019 yılında 36,7 milyon lira olan kazı bütçemizi geçen sene 1,1 milyara çıkarttık. Bu seneki rakamı da 6 milyar lira olarak belirledik.”
Ersoy, bu konuda bir adım daha atarak gece müzeciliği uygulamasına başlayacaklarını anlatarak, sahil bölgelerindeki yüksek sıcaklık nedeniyle gündüz plajları tercih eden tatilcileri akşam saatlerinde otellerinden çıkararak müzelere yönlendirmek istediklerini vurguladı.
Gece müzeciliğini şehir merkezi ve yakın bölgelerdeki müzeler başta olmak üzere yavaş yavaş yoğunluğuna göre yayacaklarını anlatan Ersoy, “Bu çalışmaları bu yıl tamamlayıp aşamalı şekilde gece müzeciliğini başlatacağız. Amaç turist dışarı çıksın, esnafla buluşsun.” dedi.
Toplantı basına kapalı gerçekleştirilen soru cevap kısmıyla sona erdi.
]]>Aydın’a gelen Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Kuşadası’nın ardından Didim’de de turizm sektör toplantısına katıldı. Düzenlediği toplantıda Bakan Ersoy’a Aydın Valisi Yakup Canbolat, Aydın BŞB Başkan adayı Mustafa Savaş, AK Parti Aydın İl Başkanı Gökhan Ökten eşlik etti. Bakan Ersoy’u Didim Kaymakamı Can Kazım Kuruca, ilçe protokolü ve siyasiler karşıladı.
Didim’deki turizmciler, seyahat acenteleri temsilcileri ile otel sahipleri ve yetkililerinin katıldığı toplantıda saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından konuşmalara geçildi. Toplantıda konuşan AK Parti Didim Belediye Başkan adayı Kadri Kabak Didim’in çok önemli bir turizm destinasyonu olduğunu ifade ederek, “402 kilometrekarelik alanı, 93.7 kilometrelik sahil şeridi ile Didim, 2006 yılında turizm kenti ilan edilmesinden bu yana siz çok değerli turizmcilerin yatırımlarıyla katkılarıyla belirli bir mesafeyi kat etti. Ancak bunlar yeterli mi? Tabii ki yeterli değil. Turizm sektörünün önemli meseleleri var. Önemli sorunları var, önemli sıkıntıları var ve aslında yapılabilecek birçok husus söz konusu. Sahil şeritlerimiz içerisinde yeni bir turizm destinasyonu oluşturulabilecek nadir belki de tek ilçelerden biriyiz. Tabii ki bu süreç bakanlığımızın radarına girmiş durumdadır. Bakanlığımızın katkıları, destekleri bugün görüldüğü gibi sayın bakanımızın onurlandırmasıyla birlikte Didim çok daha güçlüdür. Kendileri de buna sunacak katkı sağlayacaktır” dedi.
“Ortak akılla Aydın’ı yöneteceğiz”
AK Parti Aydın Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Savaş, “Tarihle medeniyetiyle, kültürüyle, dillere destan bir şehrimiz var. Şehrimize ne yapsak az? Evet, merkezi hükümet olarak çok önemli hizmetler yapıyoruz, yapmaya da devam ediyoruz ama yerel yönetimle merkezi hükümetin birleşmesi halinde çok daha güzel işlere imza atacağımıza inancımız tam. Büyükşehir’e belediyelere muazzam kaynaklar geliyor, gelmeye de devam ediyor. Diğer belediyelere gittiği gibi Aydın Büyükşehir’i de kaynak geliyor. Ama bu kaynakların etkin ve verimli bir şekilde yönetilmemesi gibi bir problem var işte. Biz bu kaynaklara etkin ve verimli bir şekilde kullanacağımız bir dönemi vadediyoruz” dedi.
“Didim’in potansiyeli var”
Didim’in de Ege’nin turizm merkezlerinden biri olduğunu sadece Aydın’ın değil Muğla’ya komşu olduğunu kaydeden Bakan Ersoy, “Didim’in potansiyeli var mı? Fazlasıyla var ama bu potansiyeli doğru kullanamazsak doğru planlayamazsak bu şansımızı yavaş yavaş kayboluyor. Bunu niye söylüyorum? Demin başkanımız da söylediği gibi bu tarz turizm merkezlerinde sadece kültür ve Turizm Bakanlığı çalışmalarıyla bir yere gelmek mümkün değil. Özellikle büyükşehir olan yerlerde biz Büyükşehir Belediye başkanlığımıza da söylüyoruz. Turizm master planının büyük şehir tarafından hazırlanması lazım. Master planları büyükşehir belediyeleri tarafından hazırlanır, kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından desteklenir veya bu şekilde birçoğu üniversitelerin de içinde olduğum yerel temsilcilerinin içinde olduğu bir çalışmadır. Aydın bölgesinde gücünü de kapsayan bir turizm master planı gerçekleşirse o zaman sınırlı sayıda kaynaklı sınırsız talebin gerçekleştirilmesi sağlanıyor” diye konuştu.
“Ege turizm merkezleri projesi”
Ege Turizm merkezleri projesine de değinen Bakan Ersoy “Doğru planlamalarla doğru teşhislerle doğru tedavi yöntemleriyle çok rahat bir şekilde geliri ikiye katlayacak durumdasınız. İşte biz de bunu gerçekleştirmek istiyoruz. Ege turizm merkezleri projeleri de geliştirdik ama maalesef süreçlere siyasi yaklaşıldığı zaman yavaşlatılabiliyor, engellenebiliyor. Ben halbuki her zaman söylüyorum, Ege söz konusu olduğu zaman İzmir söz konusu olduğu zaman Aydın söz konusu olduğu zaman siyasi yaklaşmamak gerekiyor. Doğrusu neyse tartışırız. Doğrusu yapılması gerekiyor. Bugün süreçlerle yavaşlatılıyor. 4 yıldır 5 yıldır süreçler gidiyor maalesef” ifadelerine yer verdi.
“Arkeolojide altın çağ dönemi başlatıldı”
Bakanlık olarak arkeolojinin altın çağını başlattıklarını ve kazı başkanlıklarının da bütçelerini arttırdıklarını belirten Bakan Ersoy “Arkeoloji de altın çağı başlatıyoruz. Bu da nasıl olacak, geleceğimize miras projesiyle olacak? Arkeolojik kazı noktasında 144 noktada Türk kazı başkanlıkları var. Türkiye genelinde 32 noktada yabancı kazı başkanlıklarımız var. Bu yeni aldığımız karar. Artık yabancı başkanlıkları da Türk kazı başkanı yani 160 yıl önce başlayan bir süreçte, 160 yıl sonra o noktalara da Cumhuriyetimizin yüzüncü yılında, şehirlerde Türk kazı başkanları süreci yönetecek. Şimdi artık bütün kazı başkanlıkları 12 ay çalışıyor. Hem kazı başkanlarımızı atarken yoğun ekip, ekipman ve bütçede atıyoruz. Yani çok ciddi bütçeler görüyoruz. Ekip kullanma yetkileri veriyoruz ve bütçeleri de ciddi oranda arttırıyoruz” şeklinde konuştu.
Bakan Ersoy’un konuşmasının ardından toplantı basına kapalı olarak sürdürüldü. – AYDIN
]]>Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, AA muhabirine, kentte Mart 2023’te etkili olan sel felaketinde can kaybı yaşandığını, kentin önemli kültürel varlıklarından arkeoloji ile mozaik müzelerinde de hasar oluştuğunu anımsattı.
Şanlıurfa Müze Kompleksi içerisinde yer alan Arkeoloji ve Haleplibahçe Mozaik müzelerinin bodrum ve zemin katlarındaki donanımlarının selde zarar gördüğünü belirten Şıldak, yürütülen bakım, onarım ve tadilat çalışmaları sebebiyle müzelerin ziyarete kapalı olduğunu söyledi.
Şıldak, çalışmaların bir an önce tamamlanması için yüklenici firma ve ilgili bakanlıkla sürekli irtibat kurduklarını ifade ederek, “Esasen yüklenicinin daha süresi olmasına rağmen, yani iş biraz daha devam edecek olmasına rağmen, işin devamını da etkilemeyecek şekilde teknik olarak gerekli tedbirler alınıp buraların ziyarete açılması konusunda şubat ayı içerisinde inşallah adım atmış olacağız.” dedi.
Eserlerde bir zarar oluşmadığına işaret eden Şıldak, “Bir kısmı, tabii alt katta bulunanlar etkilenmiş olsa da çok hızlı bir müdahaleyle bunlar kurtarıldı. Temizlikleri yapıldı ve şu an sergilenmeye, teşhire hazır vaziyette tutuluyor.” bilgisini paylaştı.
“Şu an açılış noktasına gelmiş bulunuyoruz”
Şanlıurfa Müze Müdürü Celal Uludağ ise müzelerin deprem koşullarına uygun yapılmasından dolayı 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerden çok etkilenmediğini kaydetti.
Müzelerin, 15 Mart 2023’te yaşanan sel felaketinden olumsuz etkilendiğini vurgulayan Uludağ, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Özellikle müzemizin eksi birinci katında bulunan elektrik, mekanik sistemleri olumsuz etkilendi ve müzemizin ziyarete kapatılması söz konusu oldu. Ancak mayıs ayında başlatılan onarım çalışmalarında çok hızlı yol alındı. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından özellikle bölge illerden müzenin eserlerinin yeniden hazırlanmasına, tasnifinin yapılmasına, temizlenmesine yönelik büyük destek sağlandı. Bölge illerden, Ankara’dan, İstanbul’dan alanında uzman restoratör arkadaşlarımız Şanlıurfa Müzesi’ne geldiler ve burada selden etkilenen eserlerin temizlenmesine, tasnifine yönelik çalışmalara başladılar. Biz kısa süre içerisinde aslında eserlerimizin hepsini toparlayarak güvenli yere aldık. Bu alanlarda gerekli temizleme, tasnif, sayım işlemlerini tamamladık ve güvenli bir yerde eserlerimizi muhafaza etmeye devam ediyoruz.”
Uludağ, müzelerin onarımı için yapılan ihalenin bitiş tarihinin Kasım 2024 olduğunu, ancak bölge turizmine büyük katkı sağlayan Şanlıurfa Müzesi’nin bir an önce ziyarete açılmasına yönelik büyük emek harcandığını belirtti.
“Özellikle Şanlıurfa’nın ülke turizminde, dünya turizminde çok önemli bir yerde bulunması ve turizmcilerin buraya çok büyük ilgi göstermesi ve şu an içerisinde bulunduğumuz Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi’nin dünyanın en nitelikli ve özel müzelerinden biri olması sebebiyle müzemizi açma noktasında çalışmaları çok hızlandırdık ve şu an açılış noktasına gelmiş bulunuyoruz. Müzemizi şubat ayı içerisinde inşallah açmış olacağız” diyen Uludağ, bundan sonraki süreçte çalışmaların yine devam edeceğini aktardı.
Celal Uludağ, ziyaretçilerin eserleri rahat şekilde görmesi ve incelemesi için gerekli hazırlıkların tamamlandığını dile getirdi.
]]>Kültür ve Turizm Bakanlığı bazı eserlerde kısa sürede restorasyon çalışması başlattı
ADIYAMAN – Nemrut Dağı başta olmak üzere 300’ün üzerinde ören yeri ile adeta ‘açık hava müzesi’ olan Adıyaman’da 26 eser, 6 Şubat depremlerinde hasar gördü.
UNESCO’nun Dünya Kültür Mirası listesinde yer alan Nemrut Dağı başta olmak üzere Perre Antik Kenti, Eski Kahta Kalesi, Cendere Köprüsü, Karakuş Tümülüsü gibi 300’ün üzerinde ören yeri ile ülkemizin önemli turizm kentlerinden birisi olan Adıyaman’da tarihi ve kültürel varlıklarda depremden nasibini aldı.
Binlerce yapının yıkıldığı Adıyaman’da, Karakuş Tümülüsü’nde bulunan 2 bin yıllık ‘tokalaşma sütünü’ devrildi. 2 bin yıllık Eski Kahta Kalesi ağır hasar gördü. 18. Yüzyıl’da yapılan Tut Vijne Köprüsü yıkıldı. 16. Yüzyıl’da yapılan Adıyaman Ulu Cami yıkıldı. 1701 yılında yapılan Süryani Kadim Mor Petrus Mor Pavlus Kilisesi ağır hasar aldı. Adıyaman’da toplam 26 eser yıkık, ağır, orta ve az hasar aldı.
Bakanlık, tarihi ve kültürel varlıklara hızla müdahale etti
Hasar gören tarihi ve kültürel varlıkları korumak için Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkilileri, öncelikle çevre güvenliği ve can güvenliği önlemlerini alarak çalışmalara başladı.
Karakuş Tümülüs’ündeki ‘tokalaşma sütunu’ iki hafta gibi kısa sürede restore edilerek ziyarete açıldı. Eski Kahta Kalesi’nde restorasyon çalışmalarında sona gelinirken, 2024 turizm sezonunda ziyaretçilerini kabul edecek. Yıkılan Ulu Cami’nin taş ayrımı yapılırken yeniden yapılması için projelendirme çalışmaları sürüyor. Mor Petrus Mor Pavlus Kilisesi’nde ise restorasyon çalışmaları sürüyor.
Depremin birinci yıl dönümüne sayılı günler kala hasar gören tarihi ve kültürel varlıkların son durumu ile ilgili bilgi veren Kültür ve Turizm Müdürü Abuzer Gelse, “6 Şubat depremlerinin ardından Adıyaman genelinde zarar gören tarihi ve kültürel varlıklarımıza ilişkin gerekli çalışmalar ivedilikle ve hassasiyetle gerçekleştirildi. Bunun sonucunda Adıyaman il genelinde 26 adet tarihi ve kültürel varlığımızın hasar aldığını gördük. Bu tarihi ve kültürel varlıklardan yıkık, ağır, orta ve az hasarlı diye tasnif edildi. Bakanlığımız uhdesinde gerekli çalışmalar hızla başlatıldı.
Öncelikle Karakuş Tümülüs’ünde bulunan sütunlardan bir tanesi yıkılmıştı. Rekor bir sürede o sütunumuzu yeniden ayağa kaldırdık. Yine Eski Kahta Kalesi’nde meydana gelen bir takım hasarlar vardı. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğümüzün girişimleriyle burada da yine gerekli çalışmalar başlatıldı. Bu çalışmalar bitmek üzere ve inşallah 2024 turizm sezonunda Eski Kahta Kalesi eski ihtişamıyla ve heybetiyle ziyaretçilerini karşılamaya devam edecek. Yine şehir merkezinde ve il genelinde zarar gören, Vakıflar Bölge Müdürlüğü uhdesinde bulunan bir takım cami, türbe, kilise gibi dini merkezlerimiz bulunmaktaydı. Bunlardan da hasar görenlerle ilgili gerekli işlemler başlatıldı.
Kommagene Uygarlığının 5 büyük eyaletinden birisi olan Perre Antik Kenti, depremde herhangi bir zarar görmedi. Yine Adıyaman’da turizmin odak noktasını oluşturan Nemrut Dağın’daki dev heykellerinin bulunduğu anıt mezarın çevresinde de herhangi bir zarar meydana gelmedi” diye konuştu.
]]>Her yıl milyonlarca turisti konuk eden Antalya, doğal güzellikleri ve lüks tesislerinin yanı sıra kültürel mirasıyla ön plana çıkıyor.
Geçmişte çeşitli uygarlıklara ev sahipliği yapan kent, tarihe ışık tutan onlarca antik kenti ve müzeleriyle tarih meraklılarından yoğun ilgi görüyor.
İl Kültür ve Turizm Müdürü Candemir Zoroğlu, AA muhabirine, tüm zamanların turist rekorunun kırıldığı 2023’te Antalya’da güzel bir yıl geçirdiklerini, rakamların oldukça mutlu ettiğini söyledi.
Antalya’nın dünyanın en önemi turizm destinasyonlarından biri olduğunu belirten Zoroğlu, “Turizmle ilgili amaçlarımızın en başında Antalya’da sezonu 12 aya yaymak var. Bunu spor ve kültür turizmiyle, gastronomiyle yapmak istiyoruz. Kültürel miras çalışmalarımız da bunun önemli ayaklarından birisi.” dedi.
Geçen yıl Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un talimatlarıyla 4 ana projeyle birlikte 20 kaza alanında çalışmalara hız verdiklerini hatırlatan Zoroğlu, Bakanlığın desteğiyle özellikle Side, Alanya ve Kemer’deki antik kentlerde yoğun çalışmalar yaptıklarını kaydetti.
Zoroğlu, deniz-güneş-kum turizminin yanı sıra insanların kültür turizmine yönelmesini hedeflediklerini vurgulayarak, “Çünkü Antalya mevsimsel olarak otelden çıkıp dolaşabileceğiniz, hem kültürel hem de doğal miraslar anlamında zengin bir şehir.” diye konuştu.
“Kültür Yolu Festivali etkili oldu”
Candemir Zoroğlu, ören yerlerinde yüzlerce arkeoloğun katılımıyla yoğun kazı, koruma, onarım ve restorasyon çalışmaları yürütüldüğünü dile getirdi.
Antalya’da 6 müze ve kazı çalışmaları devam eden 20 antik kent bulunduğunu aktaran Zoroğlu, “2023’te müze ve ören yerlerimizin ziyaretçi sayıları da bizi mutlu etti. Müze ve ören yerlerimizi 3 milyon 269 bin kişi ziyaret etti. 182 bin ziyaretçiyle Antalya Müzesi en çok ziyaret edilen müze oldu. İkinci sırada 154 bin ziyaretçiyle Antalya Atatürk Evi geliyor. Hemen ardında da 131 bin ziyaretçiyle Mevlevihane Müzesi yer alıyor.” bilgisini verdi.
Zoroğlu, kent merkezindeki müzelerin ziyaretçi sayılarıyla ön plana çıkmasında Antalya Kültür Yolu Festivali’nin oldukça etkili olduğuna dikkati çekti.
“Ziyaretçi sayısını artırmayı planlıyoruz”
Ören yerleri ve elde edilen gelir sayısına ilişkin de bilgi veren Zoroğlu, şunları kaydetti:
“Geçen yıl en çok ziyaret edilen ören yeri 338 bin kişiyle Patara Antik Kenti oldu. İkinci sırada 318 bin ziyaretçiyle Faselis Antik Kenti, üçüncü sırada ise 316 bin ziyaretçiyle Olimpos Antik Kenti yer aldı. Geleceğe Miras Projesi kapsamında yaptığımız çalışmalarla bu yıl antik kentlerimizin ziyaretçi sayısını artırmayı planlıyoruz.”
Zoroğlu, bu yıl 2-10 Kasım’da gerçekleştirecekleri Kültür Yolu Festivali’nde ören yerlerini de olabildiğince etkinlik amaçlı kullanacaklarını bildirdi.
Elde edilen gelire de değinen Zoroğlu, “Bu yıl Antalya’daki müze ve ören yerleri ziyaretçilerinden Bakanlığımız 125 milyon 706 bin lira gelir elde etti. Bu geliri, ören yerlerimizin kazı, restorasyon ve onarım çalışmalarında kullanacağız.” dedi.
Zoroğlu, 2023’te toplamda kazı ve araştırmalar için Antalya’ya 196 milyon liranın üzerinde ödenek ayrıldığını, 2024’te bu ödeneğin artacağını sözlerine ekledi.
]]>TÜRKİYE’nin önemli turizm merkezlerinden biri olan Kapadokya bölgesinde, 2023 yılında 4 milyon 826 bin 622 yerli ve yabancı turist ile ziyaretçi rekoru kırıldı. Nevşehir Valisi Ali Fidan, “Kapadokya ören yerlerini ziyaretçi sayısı açısından değerlendirdiğimizde 2023 yılı boyunca, 2022’yılına oranda yaklaşık yüzde 21’lik artışla 4 milyon 826 bin 662’ye ulaştığını görmekteyiz. Bu rakam tüm zamanların en yüksek rakamıdır, bir rekordur. İlimiz ve bölgemiz cazibe merkezleri olmaya devam etmektedir” dedi.
Kapadokya bölgesinde, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı olarak ziyarete açık tutulan Nevşehir, Ürgüp ve Hacıbektaş Arkeoloji ve Etnografya Müzesi, Karanlık, El Nazar ve Gülşehir, Derinkuyu, Kaymaklı, Özkonak, Tatlarin ve Mazı yer altı şehirleri, Göreme Açık Hava Müzesi, Zelve Ören Yerleri, Gülşehir Açık Saray Harabeleri, Hacıbektaş Veli Müzesi ve Hacıbektaş Atatürk Evi’ni 2023 yılında 4 milyon 826 bin 622 yerli ve yabancı turist ziyaret etti. Kapadokya’da bugüne kadar görülen en yüksek ziyaretçi sayısına ulaşıldı. Nevşehir Valisi Ali Fidan, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Kapadokya ören yerlerini ziyaretçi sayısı açısından değerlendirdiğimizde 2023 yılı boyunca, 2022 yılına oranla yaklaşık yüzde 21’lik artışla 4 milyon 826 bin 662’ye ulaştığını görmekteyiz. Bu rakam tüm zamanların en yüksek rakamıdır, bir rekordur. İlimiz ve bölgemiz cazibe merkezleri olmaya devam etmektedir. Doğal, kültürel ve tarihsel değerleriyle, istihdam imkanları ile refah payının arttığı önemli olan Kapadokya bölgesindeki tüm zamanların ziyaretçi rekorunun kırılması oldukça sevindirici. 2024 yılında da ziyaretçi grafiğinin daha da üst noktalara çıkarak 5 milyonu aşan bir oranda gerçekleşmesi en büyük beklentimiz. Bu oranın elde edilmesine katkı sunan başta Kültür ve Turizm Bakanlığımız olmak üzere, turizm işletmelerinin yöneticilerine, turizm çalışanlarına, turizmdeki STK’larımıza teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
Kapadokya Turistik İşletmeciler Derneği (KAPTİD) Başkanı Teyfik Ölmez’de 2023 yılında yüzyılın depreminin yaşanmasına rağmen Kapadokya bölgesindeki turizm hareketinin beklenilen düzeyde olmasa da kötü geçmediğini belirterek, “2023 turizmde kötü geçmedi ama biz beklentimizi çok yukarıda tuttuğumuz için bazı işletmelerde hayal kırıklığı olmuş olabilir. Sonuç itibariyle Kapadokya bölgesi 2023 yılını kötü atlatmadı. Maalesef yaşanmış bazı sıkıntılar vardı. Mesela çok büyük bir deprem atlattık. Depremin yaşandığı şubat ayı içinde normalde insanlar turlarını planlayıp tatillerini satın alırlardı. Ama tam tatillerini satın alacakları döneme denk geldiği için biz sezonun ilk yarısını kaybettik. Sezonun ikinci yarısı itibariyle ağustosta biraz kıpırdama oldu” dedi.
‘HAFTADA 21 UÇAĞA ULAŞTIK’
2023 yılında dünyanın birçok ülkesinden azımsanmayacak oranda bir turist hareketliliğine tesislerin sahne olduğunu söyleyen Ölmez, sözlerine şöyle devam etti:
“Kapadokya olarak Latin Amerika, Meksika, Brezilya, Güney Amerika ve Kolombiya pazarından çok fazla talep aldık. Asya pazarından Güney Koreliler geçen yıl çoktu. Bunun yanında Malezya ve Endonezya var. Japonya pazarından bu yıl istediğimizi tam alamadık ama 2024 için çok umutluyuz. Geçen yıl Çin pazarı bir ara açıldı, sonradan yeniden açıldı ancak şu günlerde Çinlilerden yoğun bir talep var. Dünyanın farklı ülkelerinde yaşayan Çinliler de olabilir ama Çin yılbaşısı ile birlikte 2024 yılının ocak ayının sonu itibariyle yoğunluk kazanacağını bekliyoruz. Haftada 21 uçağa ulaştık. Bunlara ilave olarak Çin devletinin de 4 uçağı ile birlikte haftada 25 uçağa çıkacağına inanıyoruz. 2024’te rezervasyonlar fena gitmiyor. İnşallah bir sıkıntı olmaz.”
]]>