Ege Üniversitesi Hastanesi çalışanları, diğer üniversite hastanelerinde görev yapan çalışanların aldığı teşvik ödemesinin beşte birini aldıkları gerekçesiyle duruma tepki gösterdi. Sağlıkçılar adına basın açıklamasını yapan Türk Sağlık Sen İzmir Üniversite Şube Başkanı Osman Ata, “Çalışanlara yapılan bu zulme son vererek ‘hakkı hak edene teslim edin’ diyerek çağrımızı yineliyoruz. Herkes taban ve teşvik ödemelerinin artması konusunda bir mücadele ortaya koymaya çalışırken biz yitip giden teşvik ödememizi kurtarmanın peşindeyiz” dedi.
Ege Üniversitesi Hastanesi’nde örgütlü tüm sendika üyeleri, üniversite çalışanları, diğer üniversite hastanelerinde görev yapan çalışanların aldığı teşvik ödemesinin beşte birini aldıkları gerekçesiyle hak talepleriyle ilgili açıklama yaptı.
Ege Üniversitesi Başhekimlik binası önünde toplanan Türk Sağlık Sen, SES, Hep Sen, Birlik Sağlık Sen, Genel Sağlık İş Sendikası, Genç Sağlık Sen, Hekim Birliği Sendikası üyeleri adına ortak basın açıklamasını yapan Türk Sağlık Sen İzmir Üniversite Şube Başkanı Osman Ata, “Adı teşvik olan fakat idareciler tarafından angaryaya dönüştürülerek zayi edilen hakkımızın peşindeyiz. Mesele çalışanın hakkı ve alacağı ücret olunca cimrilikte sınır tanımayanlar, mevzuatta bir açık bulsalar maaşlarımızı da ödemeyip, çalışma düzenini köle sistemine çevirmek isteyenler, karşılarında hep bizi bulacaklardır” dedi.
“ÜNİVERSİTEMİZ ÇALIŞANLARININ, DİĞER ÜNİVERSİTE HASTANELERİNDE GÖREV YAPAN ÇALIŞANLARIN ALDIĞI TEŞVİK ÖDEMESİNİN 5’TE 1’NE MAHKUM EDİLMESİNE RIZA GÖSTERMEMİZ BEKLENEMEZ”
Ata, şunları söyledi:
“Tüm üniversite hastaneleri benzer ekonomik sıkıntılar yaşarken, Uludağ Üniversitesi özellikli birimler 7 bin 500, klinikler 5 bin 500, poliklinikler 3 bin 500, İstanbul Üniversitesi 4 bin 900, Adnan Menderes Üniversitesi 4 bin 100 almaktadırlar. Üniversitemiz çalışanlarının, diğer üniversite hastanelerinde görev yapan çalışanların aldığı teşvik ödemesinin 5’te 1’ne mahkum edilmesine rıza göstermemiz beklenemez. Ortada böyle bir durum varsa bu tamamen bir kötü niyet ve görevi kötüye kullanmadır. Mahkemelerde hesap sorulacak bir hukuki duruma dönüşmektedir.
“ÇALIŞANLARA YAPILAN BU ZULME SON VEREREK HAKKI HAK EDENE TESLİM EDİN”
Sıkıntı ve sorunları çalışanın sırtına yükleyip, kendileri keyif çatanlar aklını başına alsın. Harakiri yapın demiyoruz ama az insaf edin, şapkanızı önünüze koyun, kaldıysa biraz vicdanınızın sesini dinleyin diyoruz. Çalışanlara yapılan bu zulme son vererek hakkı hak edene teslim edin diyerek çağrımızı yineliyoruz. Herkes taban ve teşvik ödemelerinin artması konusunda bir mücadele ortaya koymaya çalışırken biz yitip giden teşvik ödememizi kurtarmanın peşindeyiz. Bu durum bile meselenin nasıl vahim bir hal aldığını anlatmaya yeterlidir.
“İDARECİLER ‘HASTANENE BATTI YAPACAĞIMIZ BİR ŞEY YOK’ DİYORLARSA KAPATSINLAR KEPENGİ”
Eğer idareciler ‘hastanene battı yapacağımız bir şey yok’ diyorlarsa kapatsınlar kepengi. Burası 3. basamak, köklü bir üniversite hastanesi diyorsanız. O zaman çalışanı mağdur etmeyin hakkını teslim edin. Ekonomik şartların ve enflasyonun çalışanın belini büktüğü bir dönemde bu yapılanlar tabiri caizse işkenceden farksızdır.
HAKKIMIZ BİZE TESLİM EDİLENE KADAR MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ
Teşvik ödemesini ev ekonomisine katarak geçinmeye çalışan her çalışanın yaşadığı sıkıntının vebali sizin üzerinizdedir. Çocuğuna harçlık veremeyen, pazar parasını denkleştirmeyen, her çalışanın günahına girmektesiniz. Kul hakkı yemektesiniz. Bunun hesabını iki cihanda da veremeyeceksiniz. Çalışanların temsilcileri sendikalar olarak bir kez daha kararlılıkla vurguluyoruz. Bu teşvik ödemelerindeki eksiklikler iade edilene, hakkımız bize teslim edilene kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.”
]]>
Özvar, Trakya Üniversitesinin ev sahipliğindeki Trakya Üniversiteler Birliği’nin 22. Üst Kurul Toplantısında yaptığı konuşmada, birliğin, Trakya’da yüksek öğretimin kalitesini arttırmak ve Balkanlarla yüksek öğretime dair ilişkileri güçlendirmek hedefiyle çalıştığını ifade etti.
YÖK olarak üniversitelerin kendi aralarında tatlı bir rekabet ve işbirliği içerisinde olmalarını fevkalade önemli bulduklarını belirten Özvar, “Rekabetin, işbirliğiyle birlikte yürümüş olması üniversitelerimizin eğitim öğretim kalitesine, akademik faaliyetlerin üretkenliğine fevkalade önemli katkı veriyor. Bu bakımdan tatlı rekabetle birlikte çalışmak, birlikte yürümek en az rekabet kadar önemli. Bu bakımdan üniversitelerimizin bu birliklerini, Yükseköğretim Kurulu olarak desteklediğimizi paylaşmak isterim.” dedi.
Özvar, Trakya Üniversiteler Birliği’nin, YÖK’ün temel amaçları arasında yer alan uluslararasılaşmaya önemli katkı verdiğini dile getirdi.
Başta Trakya Üniversitesi olmak üzere diğer üye üniversitelerinin özellikle Balkan coğrafyasındaki üniversitelerle olan münasebetlerinin takdire şayan bir seviyede olduğunu ifade eden Özvar, “Romanya, Bulgaristan, Yunanistan, Kuzey Makedonya, Arnavutluk, Kosova gibi ülkelerle Bosna, Hırvatistan, hatta Sırbistan’ı dahi içine katmak suretiyle bu coğrafyada bulunan komşu ve dost ülkelerin üniversiteleriyle üniversitelerimizin fevkalade güzel ilişkileri bulunmaktadır. Biz birlik üyesi üniversitelerimizin bilhassa Balkan coğrafyasındaki üniversitelerle daha sıkı iş birlikleri kurmalarını arzu ediyoruz. Başta sağlık olmak üzere bilişim ve mühendislik alanında bu coğrafyanın önde gelen üniversiteleriyle iş birliği yapmalarını teşvik ediyoruz.” diye konuştu.
Özvar, üniversitelerin sağlık, bilişim ve mühendislik alanında Balkan üniversiteleriyle ortak çalışmalar ortaya koyması için her türlü idari ve kurumsal desteği vermeye devam edeceklerini vurguladı.
Türk üniversitelerinin son yıllarda uluslararası çevrelerde daha tanınır, daha görünür hale gelmeye başladığını belirten Özvar, şunları kaydetti:
“Üniversitelerimizin öncelikle yakın coğrafyamızda, sonra giderek uzaklaşan bir coğrafi alanda daha da tanınır hale gelmesini arzu ediyoruz. Bilhassa Balkan coğrafyasından bu bölgelere daha fazla sayıda öğrencinin gelerek burada eğitim almasını, yetişmesini arzu ediyoruz. Bununla alakalı olmak üzere almış olduğumuz bazı tedbirleri uygulamaya koymuş olduğumuzu da sizlerle paylaşıyorum. Yükseköğretim, ülkemizin en önemli alanlarından bir tanesidir. Üniversitelerimiz bu alanda devletimize ve ülkemize hizmet etmektedir. İnşallah bundan sonra da bu hizmetlerin devam edeceğine inanıyoruz. Biz Yükseköğretim Kurulu olarak bilim diplomasisinin Türk diplomasisi içerisinde son yıllarda giderek artan ağırlığını görüyoruz ve bunu destekliyoruz. Bundan sonra da bilim diplomasisi alanında üzerimize düşen bütün görevleri bugüne kadar yerine getirdiğimiz gibi bundan sonra da getireceğimizi sizlerle paylaşıyorum.”
Özvar, üniversitelerin Türkiye Cumhuriyeti’nin bilim diplomasisini en iyi şekilde yerine getirmeye çalışan kurumların başında geldiğini vurguladı.
Toplantıya, YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Naci Gündoğan, Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. R. Cüneyt Erenoğlu, Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Prof. Dr. İsmail Boz, Kırklareli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bülent Şengörür ve üniversitelerin rektör yardımcıları katıldı.
Programın ardından Özvar, Trakya Üniversitesi Senato toplantısına katıldı.
]]>Başkan Büyükkılıç, Kadir Has Kongre Merkezi’nde gerçekleşen Doğru Tercih Kampüs’te programında gençlerle samimi bir sohbet gerçekleştirdi. Giriş konuşmasını yapan AK Parti Kayseri İl Gençlik Kolları Başkanı Hayri Danacı; “Sizin olduğunuz yerde bolluk, bereket var. Her zaman olduğu gibi sizin tecrübelerinizden faydalanmak isteriz. Çok güzel bir vakit geçirmiş olacağız” dedi. Bir gencin gitar ile söylediği ‘Gesi Bağları’ türküsü ile başlayan programda gençlere hitap eden Başkan Büyükkılıç, “Sevgili gençler, buradaki amacımız sizleri yüreklendirmek ve sizlere sahip çıkmak, sizlerle birlikte olmak. Az konuşup, sizi dinleyen olmak. Taleplerinizi, beklentilerinizi, isteklerinizi önemsemek” dedi. Büyükkılıç, Kayseri’nin üniversiteler şehri olduğunu vurgulayarak, “Kayseri’mizin 5 tane üniversitesi var. Bu üniversiteler arasında Erciyes Üniversitesi araştırma üniversitesi, bunların arasında yine Abdullah Gül Üniversitesi kendi alanında iddialı bir araştırma üniversitesi. Kayseri Üniversitesi, meslek yüksekokullarını bağrında barındıran önemli bir üniversite. Nuh Naci Yazgan Üniversitesi daha çok mühendislik ve diş hekimliği alanında öğrenci yetiştiren önemli bir vakıf üniversitesi. Bir de Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tıp Fakültesi var. Bunları zenginlik olarak görüp, yöneticiler olarak keyif alıyoruz. Siz gençlere imkan, fırsat verme olarak görüyoruz” diye konuştu. Kayseri’nin Orta Anadolu’da önemli bir merkez olduğuna işaret eden Başkan Büyükkılıç; “Yaklaşık 1 buçuk milyona yakın nüfusu var. 325 bin ortaöğrenim öğrencisi, 75 binden fazla üniversite öğrencisi söz konusu. Sizlere yönelik olarak, sizlerin hem şehrinizi sahiplenme, o şehre ait olma duygusuyla sağlamak adına önemsiyoruz. İmkanlar hazırlıyoruz. Bu konuda da gayret ediyoruz” şeklinde konuştu. Büyükşehir Belediyesi’nin gençlere yönelik hizmetlerinden de bahseden Büyükkılıç, “Çamaşır yıkama konusu da çok önemli. Gençlerimize fırsat veriyoruz. Onların çamaşırlarını yıkıyoruz. Hem vakitten kazanıyorlar, hem de gurbet ellerde biz onlara fırsat veriyoruz. 75 bine yakın öğrencisi olan genç nüfustan bahsediyoruz. Sizlere sahip çıkmak, yüreklendirmek boynumuzun borcu. Kirada olan öğrencilerimizin su faturasını Büyükşehir Belediyesi ödüyor. Bunu biliyor muydunuz? Bunların her biri bir hizmet. Ulaşım desteği. Su parası desteği. Kütüphanelerimizde ücretsiz çay ve çorba hizmeti” dedi. Programda söz alan Ulaşım A.Ş. Genel Müdürü Mehmet Canbulut da KAYBİS ile ilgili yeni düzenlemeler yapacaklarını belirterek; “Başkanım günlük iki sefer yarım saat ücretsiz olarak belirleyelim dedik” derken, Başkan Büyükkılıç da “Onu hazırlayalım, gençlere müjdesini verelim. Ayrıca inşallah Genç Kart çıkarıyoruz, proje müthiş. Millet Bahçesi’ne BMX parkuru da yapılıyor, uluslararası yarışmalar olacak. Gecesi ayrı bir güzel, gündüzü ayrı bir güzel” dedi. 8, 9 ve 10 Mart’ta Dünya Kar Motosikleti Şampiyonası’nın Türkiye’de ilk kez Erciyes’te düzenleneceğini söyleyen Başkan Büyükkılıç, iki önemli sanatçının da konser vereceğini, yine Erciyes’te yerli ve milli otomobil TOGG’un kış sürüşlerinin gerçekleştirildiğini hatırlattı. Gençlere sinema bileti ile ücretsiz internet kartı hediye eden Büyükkılıç, gençlerle birlikte Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi’ne de bir gezi programı düzenleyeceklerini ifade etti. Kayseri’yi önümüzdeki günlerde akıllı şehir projeleri ile buluşturacaklarını, bilişimin merkezi yapmak için gayret edeceklerini söyleyen Başkan Büyükkılıç, gençlere bu projelere katkı sağlayacak çalışmalar yapmaları tavsiyelerinde bulundu.
ERÜ Rektörü Altun’dan Sürpriz Projeler
Büyükkılıç, Erciyes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun ile telefon görüşmesi de gerçekleştirirken; “Onlar bizim evladımız, onlara çok güzel sürpriz projeler hazırlıyoruz. Sizin burada çok güzel bize destekleriniz var. Sizin desteklerinizi her zaman hissediyoruz” diye konuştu. Altun, öğrencilere yemekhanelerdeki ücret konusunda da senato ile yeniden toplantı yapacaklarını, yapılacak değerlendirme sonrası açıklama yapacaklarını ifade etti. Ramazan ayında da öğrencilere ücretsiz her gün iftar yemeği verileceğini duyuran Prof. Dr. Altun, “Gençlere çok selamlar, böyle bir başkanları olduğu için gurur duymaları lazım. Onu da söyleyelim” dedi. Talas Gençlik Merkezi’nin bir öğrencisi de; “Güzel bir proje için teşekkür etmek istiyorum. Yöneticiliğini yaptığınız Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin Talas Gençlik Merkezi projesi öğrencisiyim. Bu projenizden dolayı size çok teşekkür ediyorum. Belediyeciliğe yeni bir vizyon getiren projedir. Türkiye’nin ilklerindendir, çok teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu. Çekilişle gençlere sürpriz hediyeler veren Büyükkılıç, öğrencilerin taleplerini ve sorularını da samimiyetle cevapladı.
AK Parti Kayseri İl Gençlik Kolları Başkanı Danacı gençler adına çok güzel etkinlikler ve hizmetler yaptığı için Başkan Büyükkılıç’a teşekkür etti. – KAYSERİ
]]>Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, 2000-2008 yılları arasında BM’ye bağlı en önemli barışı koruma operasyonunu yöneten Columbia Üniversitesi SIPA Kent Global Liderlik Programı Profesörü Jean-Marie Guehenno, Sabancı Üniversitesi Tuzla kampüsünde özel bir konuşma gerçekleştirdi.
“Çatışmaların Dönüşümü ve Barış İnşasının Geleceği” başlıklı etkinlikte Guehenno, uluslararası ilişkiler alanında 21. yüzyılda yaşanan dönüşüme ve bu dönüşümde gelişen yeni teknolojilerin etkisine ışık tuttu.
Açıklamada etkinlikteki konuşmasına yer verilen Prof. Guehenno, dünyada yaşanan çatışma sayısının soğuk savaştan bu yana en yüksek seviyeye ulaştığına dikkati çekerek, “Yakın zamanda yapılan bir araştırmaya göre, 2022 yılında, ortalama 8 ila 11 yıldır devam eden 55 aktif çatışma yaşandı. Bunun 10 yıl öncesinde ise ortalama süresi 7 yıl olan 33 aktif çatışma söz konusuydu. Dünyada durumun kötüleştiği ve soğuk savaşın sona ermesiyle beliren iyileşmenin ardından çatışmaların arttığı açık bir şekilde görülebilir.” ifadelerini kullandı.
Savaş ile barış arasındaki ayrımın giderek görünmez hale geldiğini ve dünyadaki denge politikasından çıkarı bulunan birçok aktör bulunduğunu kaydeden Guehenno, “Çatışmaların önlenmesi, bugünün dünyasında mutlak öncelik olmalı. Devletler ve uluslararası örgütler tek başlarına bunu başaramaz. Çatışmayı önlemenin başarılı olabilmesi için, iş dünyası ve sivil toplumun da çözümün bir parçası olması gerekiyor.” değerlendirmesinde bulundu.
“Kendine güvenin olduğu bir çağda değiliz”
Guehenno, bugünün baskın klişesinin, dünyanın yeni bir soğuk savaş döneminin başlangıcında olduğu ve dünya ekonomisinin, Birinci Dünya Savaşı’ndan bu yana hiç olmadığı kadar çok kutuplu ama aynı zamanda bütünleşik hale geldiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:
“Soğuk savaş büyük ölçüde ideolojik bir karşılaşmaydı. Her kamp, ideolojisinin meşruiyetine ikna olmuştu. Sovyetler Birliği’nin çöküşünden sonra, Batı ülkeleri, dünya çapında algıları şekillendirmeyi amaçlayan ‘batı evrenselciliği’ anlatısını dayatmak için büyük çaba harcadı. Bu, demokratikleşmenin, barış ve refaha öncülük eden bir anlatısıydı. Üçü de el ele gitmeliydi ve bu, geri kalan dünya için çekici bir modeldi. Bu anlatı, demokratik görünen ülkelerin demokratik olmayan bir şekilde saldırgan davranması ve demokratik olmayan Çin’in istikrarlı ekonomik ilerleme sağlamasıyla, anlamını yitirmeye başladı. Batı’nın zafer kazanan anlatısının sona ermesi, yerini alternatif bir anlatıya bırakmadı. Artık kendine güvenin olduğu bir çağda değiliz. Akışkan, çok katmanlı, kararlaştırılmış bir yapısı ve tanımlayıcı bir prensibi olmayan bir çağdayız.”
Guehenno, teknolojinin gelişimiyle yaşanan veri devriminin, önceki yüzyıllarda matbaanın keşfi ve sanayi devriminin yarattığı toplumsal dönüşümden çok daha büyük ve hızlı bir etkiye sahip olabileceğini, bireyler, bilimsel kurumlar, işletmeler, devletler gibi veri devriminden potansiyel olarak fayda sağlayan birçok farklı çıkar grubu olması nedeniyle taraflar arasında yaşanabilecek güçlenmenin risk teşkil ettiğini belirtti.
Sabancı Üniversitesi Uluslararası Danışma Kurulu Üyesi Muhtar Kent ise Columbia Üniversitesi SIPA Kent Global Liderlik Programı Uluslararası Çatışma Çözümü Merkezinin “Altın Üçgen” anlayışıyla hareket ettiğine işaret ederek, “Devletlerin, iş dünyasının ve sivil toplumun bir araya gelerek son 20-30 yılda yaşadığımız toplumsal sorunları çözmeye çalışmasını yansıtan ‘Altın Üçgen’ anlayışına gerçekten inanıyorum. Çünkü biliyoruz ki, bu sorunları devletler, iş dünyası ya da sivil toplum tek başına çözemez.” açıklamasında bulundu.
]]>AK Parti’nin Malatya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Sami Er, Yeşilyurt Belediye Başkan Adayı Prof. Dr. İlhan Geçit ve Battalgazi Belediye Başkan Adayı Av. Bayram Taşkın, İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kızılay’ı makamında ziyaret etti.
Ziyarette ilk olarak konuşan Rektör Prof. Dr. Ahmet Kızılay, deprem sonrası bu sürecin çok önemli olduğunu belirterek, belediye başkan adaylarının bu noktada büyük bir yükü omuzladıklarını söyledi. Bu süreçte adaylara başarılar dileyen Kızılay, “Ben kıymetli Belediye Başkanı adaylarımızın ipi göğüsleyeceklerine gönülden inanıyorum. Ama asıl olan bundan sonra şehrin yeniden imarı ve diğer konularda bütün faaliyetlerde elimizden gelen desteği vermek istiyoruz. Şimdiye kadar da mevcut belediye başkanlarımız ve önceki başkanlarımızla da iyi bir işbirliği ve iletişim içerisinde olduk. Bundan sonra da daha da çok işbirliği yaparak faaliyetler yapacağımıza inanıyorum” dedi.
AK Parti Malatya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Sami Er ise, Malatya’yı Malatyalılar ile birlikte yöneteceklerini her platformda dile getirdiklerine dikkat çekerek, “Malatya’mızın 2 tane önemli Üniversitesi var. İnönü Üniversitesi ve Turgut Özal Üniversitesi. Üniversitelerimizle yöneteceğiz, Ticaret ve Sanayi odamızla, esnaf odamızla, STK’larımızla, organize sanayimiz ile ve hatta önemli iş adamlarımızla birlikte yöneteceğiz. Malatya halkımızla birlikte yöneteceğiz şehrimizi” ifadelerine yer verdi.
Üniversitelere Malatya’nın inşa sürecinde çok büyük bir görev düştüğünü ifade eden Er, “Hem üniversite sanayi işbirliği hem belediye ve üniversite işbirliğini sürekli ve daim olması gerektiğini düşünüyorum. Malatya’nın yaralarının sarılması, bir an önce küllerinden yeniden doğması için üniversitemize çok ciddi işbirliği yapması gerektiğini düşünüyorum. Malatya’mızın birikmiş bir takım imar hareketleriyle ilgili sorunları var. Üniversitemizin bu konuya da hakim olduğunu gördüm. Gerek yerinde dönüşümle ilgili planlarla ilgili yapılacak olan çalışmalar, gerekse orta hasarlı binaların güçlendirme projeleriyle ilgili bulunan aksaklıklar ve daha birçok konuyla ilgili. Depremin sadece imar hareketleriyle de ilgili değil toplumsal bir takım sıkıntıları da var. Bunlarında giderilmesi hususunda da üniversitemizle işbirliği yapacağız. Her alanda üniversitemizle istişareli çalışacağız. Bu amaçla da bir ön ziyaret akabinde de çalışmalarımız devam edecek” diye konuştu.
Malatya’nın yeniden inşası masaya yatırıldı
Rektörlük ziyaretinin ardından gerçekleşen toplantıda ise Malatya’nın yeniden ayağa kaldırılması adına yapılacak projeler üzerine geniş çaplı istişarelerde bulunuldu. Toplantıya Malatya Büyükşehir Başkan Adayı Sami Er, İnönü Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İbrahim Türkmen, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Kentsel Dönüşüm Alanları Daire Başkanı Mehmet Bedestenci, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Malatya İl Müdürü Cengiz Başer, AK Parti Yeşilyurt İlçe Belediye Başkan Adayı Prof. Dr. İlhan Geçit, AK Parti Battalgazi İlçe Belediye Başkan Adayı Av. Bayram Taşkın katıldı. – MALATYA
]]>Rektörlük Senato Salonu’nda gerçekleştirilen imza törenine Kayseri Üniversitesi Rektörü ile Üst Yöneticileri, hayırsever Osman Ulubaş ve Osman Ulubaş Köşk Anadolu Lisesi yöneticileri katildi.
Kayseri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafa protokolde yaptığı konuşmada, “Bugün burada Kayseri Üniversitemiz ile Osman Ulubaş Köşk Anadolu Lisesi arasında ‘Uluslararası Birleşmiş Milletler Model Konferansı 2024 (Munos24)’ Projesi İş Birliği Protokolü’ ve “Sosyal, Bilimsel ve Kültürel İş Birliği Protokolü” olmak üzere iki ayrı iş birliği protokolünü imzalıyoruz. Birlikte çalışma ve iş yapabilme ruhu ile bir araya gelerek, oluşturacağımız sinerji ile ülkemizin geleceği sevgili gençlerimiz için çalışmalar yürüterek yükseköğretime daha bilinçli ve emin adımlarla hazırlanmalarına yardımcı olmak amacıyla böylesine kıymetli bir protokolü imzalayarak, son derece kıymetli çalışmalara başlangıç yapacağımızı ümit ediyorum. Eğitim kurumlarını, öğrencilerin yalnızca teknik bilgi ile donatıldığı müesseseler olarak görmek son derece sığ bir bakış açısı olacaktır. Yükseköğretim sonrasında gençlerimizin toplumun ilerisinde, ülke vizyonunu özümsemiş, küresel düşünüp yerel hareket edebilme kabiliyetine haiz, bulunduğu sektörün talep ettiği üstün vasıflara sahip, ülkesinin sürdürülebilir rekabet gücü elde etmesine var gücüyle katkı sunma gayretinde ve sosyal fayda oluşturan süreçlerin içerisinde yer alma arzusunda bireyler olarak hayata atılmaları; bu bilinç ve özveri ile ülkelerine hizmet etmeleri geleceğimiz için çok büyük önem arz etmektedir” ifadelerini kullandı.
Kayserililerin hayırseverliğinden de bahseden Kayseri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafa; “Hayırseverlerin de büyük destek ve gayretleri ile Kayseri, eğitim alanında Türkiye’nin önde gelen şehirleri arasında yer almaktadır. Bu anlamda kıymetli hayırsever iş insanı Osman Ulubaş’ın eğitim alanında ilimize yaptığı katkılar takdire şayan bir boyuta ulaşmıştır. Osman amcamızın mesleki ve teknik eğitime ne denli önem verdiği, bakış açısının ne kadar geniş olduğu bilinmektedir. Kayseri Üniversitesi de misyon ve vizyonunun gereği olarak odağına mesleki ve teknik eğitimi alan bir anlayış ile eğitim-öğretim faaliyetlerini yürütmektedir. Bu vizyon birlikteliğinin üniversitemizi güçlendirerek daha ileriye taşıyacağına; daha güçlü bir Kayseri Üniversitesi’nin ise sanayi ve üretimde çok daha hızlı ve sürdürülebilir ilerleme çalışmalarına kapı aralayacağına inanıyoruz” diye konuştu.
Kayseri OSB’de yine Kayserili hayırsever iş insani Avukat Mehmet Altun tarafından yaptırılacak olan teknik kampüsün de önemine işaret eden Kayseri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafa değerli iş insani Osman Ulubaş’ın da mesleki ve teknik yükseköğretime vermiş olduğu desteklerden de bahsetti ve teşekkür etti.
Hayırsever Osman Ulubaş imzalanan bu protokolün vatanımıza ve milletimize hayırlı olmasını diledi.
Osman Ulubaş Köşk Anadolu Lisesi Okul Müdürü İlhami Boran ise yapılan protokolün öğrenciler açısından çok faydalı olacağına inandığını ifade etti. – KAYSERİ
]]>