Kacır, Selçuk Üniversitesi Sultan Alparslan Kültür Merkezi’nde düzenlenen programda, öğrencilerin Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı’yı merakla beklediğini ifade etti.
Türkiye’nin insanlı ilk uzay misyonunu ilan ettiklerinde, Gezeravcı’nın dönüşünde 81 ili ziyaret edeceğinin sözünü verdiklerini dile getiren Kacır, bu programlarla astronotu, başta üniversiteliler olmak üzere öğrenciler ve gençlerle buluşturmayı amaçladıklarını vurguladı.
Kacır, Gezeravcı’nın ilk programının Konya’da yapıldığına dikkati çekerek, gösterilen ilgiden çok memnun olduğunu belirtti.
“Türkiye’nin ilk milli muharip uçağı KAAN kanatlandı”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Milli Teknoloji Hamlesi’nin başlatıldığını anımsatan Kacır, şöyle konuştu:
“Dün, bu yolculuğun çok önemli kilometre taşlarından birine gururla, iftiharla şahitlik ettik. Gün, hafta geçmiyor ki milletimizin evlatları, bilim insanları, mühendisleri, teknisyenleri göğsümüzü kabartacak yeni bir projeyi hayata geçirmesin. Dün, Türkiye’nin ilk milli muharip uçağı KAAN kanatlandı. Türk’ün çelik kanatları, gökyüzüyle buluştu. Allah’ın izniyle bir yandan insansız hava araçlarımızla, Bayraktar’la, Anka’yla, Aksungur’la, Akıncı’yla, Kızılelma’yla Anka 2, Anka 3 ile Bayraktar TB3 ile çıktığımız, bir yandan Hürkuş’la, Hürjet’le sürdürdüğümüz, Atak, Atak 2 ile Gökbey’le devam ettirdiğimiz ve KAAN’la taçlandırdığımız milli havacılık yolculuğumuz yoluna devam edecek. Türkiye, gökyüzüne mührünü vurdukça inşallah hep birlikte şahit olacağız ki dünyaya adalet ve merhamet yeniden gelecek.”
Kacır, bir yandan savunma sanayi projelerini ilerletirken diğer yandan da milli teknoloji hamlesini hızlandırma çabası içinde olduklarını anlattı.
Savunma sanayisindeki başarının bir benzerini uzay alanında gerçekleştirmeyi hedeflediklerine dikkati çeken Kacır, “2018’de Sayın Cumhurbaşkanımız Türkiye Uzay Ajansını kurdu. Bu ajansla birlikte bizlere bir görev verdi. ‘Milli Uzay Programı’nı hazırlayacaksınız. Türkiye’yi uzay yarışında en önde olan ülkeler arasına dahil edebilecek işler ortaya koyacaksınız. Bu işleri on yıl içerisinde adım adım gerçekleştireceğiz ve ben de bütün irademle bu işleri himaye edeceğim’ dedi. Bizler de tüm ekibimizle ve tüm paydaşlarımızla birlikte o gün bugün Milli Uzay Programı’nı gerçekleştirmek için çalışıyoruz.” diye konuştu.
“İddiamızı haberleşme uydularında da ortaya koyma çabası içindeyiz”
Kacır, Türkiye’nin uzay sistemlerinde önemli tecrübeye sahip olduğuna işaret ederek, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Milli Teknoloji Hamlesi yolculuğumuz boyunca uydu sistemlerini yerli ve milli olarak geliştirme konusunda çok önemli kazanımlar elde ettik. Bugün Türkiye görüntüleme uydularını kendi imkanlarıyla geliştirebilen, sadece uyduları değil bunların kritik alt sistemlerini, elektro-optik kameralarını yerli ve milli olarak geliştirebilen ve üretebilen bir ülkedir. Bu şüphesiz bir günde olmadı. Yirmi yıl önce ortak üretim projesiydi Türksat uydusu. O projeyle Türkiye’de yerlileşme adımları hızlandı. Sonra RASAT uydusunu yerli olarak üretmeyi nasıl başardık? Göktürk uydusunu yerli ve milli olarak geliştirdik, ürettik. Nihayetinde yüksek çözünürlüklü, metre altı çözünürlüklü görüntüleme uydumuz İMECE’yi yerli ve milli olarak Türk bilim insanlarının, mühendislerinin alın ve akıl teriyle geliştirdik, ürettik ve geçtiğimiz yıl uzaya gönderdik. Sadece görüntülemede değil, iddiamızı haberleşme uydularında da ortaya koyma çabası içindeyiz.”
“En gelişmiş teleskoplardan birini Doğu Anadolu Gözlemevi’nde inşa ediyoruz”
Milli Uzay Programı ile hedefleri gerçekleştirmek için canla başla çalışmaya devam edeceklerinin altını çizen Kacır, şunları kaydetti:
“Bölgemizin en gelişmiş teleskoplarından birini Doğu Anadolu Gözlemevi’nde Erzurum’da inşa ediyoruz. Dört metre çapında bir teleskop kuruyoruz. İnşallah yakında Doğu Anadolu Gözlemevi’mizi de devreye alacağız ve uzay araştırmaları için Türkiye’ye çok önemli bir kazanım daha getirmiş olacağız. Milli Uzay Programı’nın bütün hedefleri Türkiye’nin istiklali ve istikbali için dikkatle hazırlanmış projelerden oluşmaktadır. Kim ne derse desin bu hedefleri milletimiz adına gerçekleştirmek için canla başla devam edeceğiz.”
]]>Kacır, DEVA Partisi Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen’in Milli Uzay Programı kapsamındaki hedeflere ilişkin yazılı soru önergesini yanıtladı.
Son yıllarda uzay alanında önemli kazanımların elde edildiğini belirten Kacır, 2018’de Türkiye Uzay Ajansının (TUA) kurulması ve 2021’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Milli Uzay Programı’nın ilan edilmesiyle uzay çalışmalarının ön plana çıktığını vurguladı.
Bakan Kacır, Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı’nın 19 Ocak’ta Uluslararası Uzay İstasyonu’na gönderilerek, ilk kez insanlı uzay operasyonlarında yer alındığını ve bu alanda önemli bir eşiğin geride bırakıldığını aktardı.
Türkiye’nin uzay çalışmalarında çok sayıda uydu ve roket projesinin bulunduğunun altını çizen Kacır, uydu üretiminde birçok yerli firmayla çalışıldığını ifade etti.
“Yerlileştirme ve geliştirme çalışmaları yapılmaktadır”
Mehmet Fatih Kacır, TÜRKSAT’ın haberleşme uyduları ile GÖKTÜRK uzaktan algılama uydularının sabit yörüngede hizmet verdiğini anımsatarak, şöyle devam etti:
“Kendi ürettiğimiz TÜRKSAT 6A uydusunun 2024 yılı içinde fırlatılıp yörüngesine yerleştirilmesi planlanmaktadır. 2017 yılında başlanan metre altı çözünürlüğe sahip yerli ve milli ilk gözlem uydusu İMECE Projesi vasıtasıyla ise sıfırdan yer gözlem uydusu ve yer istasyonu alt sistemlerini tasarlayıp üretebilecek kabiliyete sahip ülke konumuna gelinmiştir. Ayrıca gelecekteki gözlem ve haberleşme uydularının yurt içinde üretilmesine yönelik kritik bir altyapı olan Uydu Montaj, Entegrasyon ve Test Merkezi kurulmuştur. Önümüzdeki dönemlerde küp uydu geliştirme faaliyetlerine devam edilmesi de planlanmakta, uydu itki sistemleri ve diğer alt sistemler üzerine yerlileştirme ve geliştirme çalışmaları yapılmaktadır.”
Yerli uyduları uzaya çıkaracak bağımsız ve yerli fırlatma sistemlerinin tasarlanmasına yönelik yurt içi ve yurt dışı ortaklıklar üzerinden çalışmaların sürdüğünü aktaran Bakan Kacır, Milli Uzay Programı kapsamındaki “Ay Projesi” için gerekli yerli ve milli Hibrit İtki Sistemleri, uçuş bilgisayarı ve çeşitli yerli uydu ekipmanlarının tasarımına, geliştirilmesine devam edildiğini bildirdi. Mehmet Fatih Kacır, gözlem ve haberleşme uydu projelerinde elde edilen bilgi ile tecrübenin “Ay Projesi”ne taşınacağını kaydetti.
Uzay Havası Uygulama Merkezi’nin bu yıl içerisinde kurulmasının öngörüldüğünü ifade eden Kacır, yerli ve milli kaynakların verimli, etkin kullanılması amacıyla TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi ile Doğu Anadolu Gözlemevi’nin entegre edilerek tek bir ulusal araştırma alt yapısı haline getirildiğini belirtti.
Uzay Kanunu vurgusu
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, uzay farkındalığını artırmak, insan kaynağının geliştirilmesi amacıyla TEKNOFEST, bilim şenlikleri, kariyer fuarları gibi proje ve etkinliklerde çalışmalar yapıldığını, çeşitli illerde gökyüzü gözlemlerini kolaylaştırmak için “Karanlık Gökyüzü Parkları”nın inşasına başlandığını anlattı.
Milli Eğitim Bakanlığının programı kapsamında Türkiye Uzay Ajansı tarafından uzay konusunda ihtiyaç görülen alanlarda eğitim almaları için yurt dışına öğrenci gönderildiğini bildiren Kacır, şunları kaydetti:
“Öncelikli hedeflerimiz, uzaya uydu sistemleri götürebilecek roket sistemleri vasıtasıyla uzaya bağımsız erişim sağlamak ve uzay limanı kurma projesidir. Önümüzdeki dönemde insanlı uzay araştırmaları, uzay keşifleri, uzay istasyonları gibi bütün değer zincirinde daha fazla rol üstlenebilmek amacıyla Türk sanayi ve teknoloji ekosisteminin güçlü şekilde desteklenip yönlendirilmesine devam edilecektir. Bu bağlamda; Türkiye’de uzay alanında uluslararası bir çalıştay düzenlenmesi, TUA’nın uzun vadeli programlar başlatmasına imkan tanıyacak düzenlemeleri kapsayacak bir uzay kanununun TBMM’ye sunulması ve Ankara’da bir uzay teknoloji geliştirme bölgesi kurulması da planlanmaktadır. Ülkemizin, Milli Uzay Programı kapsamında 2030 yılına kadar gerçekleştirmeyi hedeflediği önemli projeleri bulunmaktadır. Uzay teknolojisi alanındaki çalışmalara yoğun bir şekilde devam edilerek, önümüzdeki 10 yıl içerisinde bölgede ve dünyada uzay ekosisteminin önemli oyuncularından biri olunması hedefine doğru kararlı adımlarla ilerlenmektedir.”
]]>