Fidan, Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumunun (ADF) kapanışında konuştu.
Muhataplarının forumun hem katılımcı profili hem de içerik bakımından zenginliği ve kapsayıcılığından etkilendiklerini defaatle kendilerine ilettiğini belirten Fidan, “Farklı coğrafyalardan gelen misafirlerimiz bu forumun kendilerine etkili bir network imkanı oluşturduğunu da gündeme getirdiler.” dedi.
Fidan, katılımcıların panellerde konuşmacı olarak görüşlerini rahatlıkla paylaşmaktan duydukları memnuniyeti dile getirdiklerini ve çok sayıda ikili görüşme yapma imkanı bulmalarından dolayı da müteşekkir olduklarını defaatle işittiğini belirtti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın seçim kampanyasındaki yoğun mesaisine rağmen foruma katıldığını ve burada 11 devlet ve hükümet başkanıyla bir araya geldiğini dile getiren Fidan, bu görüşmelerde çok kritik konu ve gündemlerin ele alındığını söyledi.
Fidan, ADF’de 32 mevkidaşıyla ikili görüşme yapma imkanı bulduğunu ve Afrikalı mevkidaşlarıyla da bir araya geleceğini belirtti.
3 gün boyunca çok farklı düzeyde katılımcı ile ADF’de yoğun bir etkileşim içerisinde olduklarını vurgulayan Fidan, konuştuğu gençlerin, ADF’de akademisyen ve diplomatlarla buluşmalarının kendileri için ufuk açıcı olduğunu kaydetti.
Fidan, şöyle devam etti:
“Forum kapsamında düzenlenen 47 oturumda güvenlik, enerji, bölgesel konular, yabancı düşmanlığı, uluslararası ticaret, bağlantısallık, arabuluculuk konusu, yapay zeka, dijital diplomasi, uluslararası gündemin ilk sıralarında yer alan diğer çeşitli konular masaya yatırıldı. Sayın Cumhurbaşkanımızın eşleri Sayın Emine Erdoğan hanımefendinin ev sahipliğinde ‘kadın barış ve güvenlik’ temalı yüksek seviyeli oturum gerçekleştirildi.”
Gazze Temas Grubu üyesi olarak grup üyesi Filistin ve Mısır Dışişleri Bakanlarıyla Gazze konusunda bir panele ev sahipliği yaptığını aktaran Fidan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı’nın oturumlara katılarak forumun başarısına katkıda bulunduklarını belirtti.
“Karşı karşıya olduğumuz tablo küresel adaletsizliklerin yansıması”
Fidan, forum kapsamında geleceğin liderlerinin görüşlerine de kulak verdiklerini ve kendilerine notlar çıkardıklarını söyledi.
Latin Amerika’dan Asya Pasifik’e farklı coğrafyaların karşı karşıya oldukları riskleri ve fırsatları daha ayrıntılı bir biçimde buradaki panellerde ele alma imkanı bulduklarını aktaran Fidan, Filistinli ve Mısırlı mevkidaşlarıyla düzenledikleri etkinliğe ilişkin şunları kaydetti:
“Gazze’de devam eden zulmün sona erdirilmesi için atmamız gereken adımları konuştuk. Karşı karşıya olduğumuz tablonun aynı zamanda küresel adaletsizliklerin ve eşitsizliklerin bir yansıması olduğunu ifade ettik.”
Fidan, ADF’ye katılan konukların diyaloğun ne kadar kritik olduğu hususunda mutabık kaldığını vurgulayarak, burada dile getirilen değerli fikirleri hayata geçirme ve geleceği ortak menfaatler çerçevesinde şekillendirmek üzere birlikte eyleme geçme zamanının geldiğine inandığını söyledi.
Yeni görüş, fikir ve ev ödevleriyle Antalya’dan ayrılacaklarını belirten Fidan, ADF’ye verdiği destekten dolayı Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür etti.
Sorular
Fidan, ADF’nin kapanış konuşmasının ardından, basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
Bakan Fidan, Gazze’de barış süreci ve kalıcı ateşkese yönelik görüşmelerine ilişkin sorulan soruya, “Gazze’deki süren zulmün durdurulması ADF’nin neredeyse merkezine oturdu. Gerek Sayın Cumhurbaşkanı’mız yaptığı görüşmelerde gerek biz yaptığımız ikili görüşmelerde, çok taraflı görüşmelerde ve panellerde bu konunun altını kuvvetle çizerek vurguladık. Diplomasinin kullanılabilecek bütün imkanlarını kullandık.” yanıtını verdi.
Bakan Fidan, moderatörlüğünü yaptığı “Gazze Temas Grubu” başlıklı panelde Filistin Dışişleri Bakanı Riyad el-Maliki’nin etkileyici bir konuşma yaptığını söyleyerek, “Biz de özellikle değerli kardeşimize bu imkanı vermek istedik. Çünkü meselenin asıl sahibi arkadaşlarımız.” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ı Türkiye’ye davet ettiğini söyleyen Fidan, “Filistin konusundaki gelişmeleri ele almak, savaşın gidişatının ve aldığı şeklin seyrini görüşmek istiyorlar. Ayrıca Filistinliler arası diyalog konusunda da gelişmeleri Cumhurbaşkanı’mız birinci elden kendisinden duymak istiyor. Ayrıca Türkiye’nin tavsiye ve telkinlerini de iletme imkanı bulacaklar bu çerçevede.” diye konuştu.
Fidan, kendi ziyaretinin yanı sıra Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD’ye ziyarette bulunup bulunmayacağına ilişkin soru üzerine, “Cumhurbaşkanı’mızın ziyareti konusu ABD’de üstünde çalışacağımız bir konu olacak. Ama şu anda biliyorsunuz her iki ülkede de bir seçim atmosferi var. Cumhurbaşkanı’mız son 2 aydır özellikle seçim gündemiyle oldukça meşgul. Daha sonrasında da ABD’de bir seçim gündemi var. Ama aradaki zaman diliminde ne yapılabilir, gittiğimizde de belki onu bir konuşacağız.” diye konuştu.
Japonya Dışişleri Bakanı Kamikawa Yoko’nun Türkiye’yi ziyaretine cevaben, ilişkilerin 100. yılı kapsamında bir iadeiziyaret düzenlenip düzenlenmeyeceğinin sorulması üzerine Fidan, mevkidaşı Kamikawa ile değerli bir görüşme gerçekleştirdiklerini ve aynı zamanda Brezilya’da G20 marjında bir araya gelme fırsatı bulduklarını belirtti.
Fidan, “Japonya’yla ilişkilerimizi geliştirmeye fevkalade önem veriyoruz. Özellikle ekonomi, teknoloji, ticaret alanında çok büyük potansiyel var aramızda. İlişkilerimiz de devam ediyor. Bölgesel konuları da ciddi bir çerçevede ele alıyoruz hep beraber. Önümüzdeki aylarda bir iadeiziyaret yapmak konusunda da planlamamız var.” dedi.
“21. yüzyılda Avrupa’nın ortasında 500 bine yakın insanın hayatını kaybetmesi dayanabileceğimiz bir gerçeklik değil”
Bakan Fidan, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’la görüşmesinde özellikle bölgesel gelişmelerle ilgili Kafkaslar’daki barış sürecinin, Karadeniz’deki seyrüsefer güvenliğinin ve Suriye konusunun masaya yatırıldığını belirtti.
Suriye konusuna ilişkin daha yakın bir tartışma ortamı oluşturulması ve zamana ihtiyaç olduğu konusunda Rus mevkidaşıyla mutabık kaldıklarını söyleyen Fidan, “Çünkü gerek mültecilerin geri dönüşü, gerek yeni anayasanın yazılması meselesi, gerek terörizmle mücadele konuları yani şu anda hep askıda olan konular Suriye’de. Bunun bir şekilde ilerletilmesi gerekiyor. Türkiye’nin milli güvenliğini ve menfaatini de yakından ilgilendiren bir konu. Rusya’nın da arasında bulunduğu birkaç ülkeyle bu konuyu yakından tartışmaya devam edeceğiz.” diye konuştu.
Rusya-Ukrayna Savaşı’na ilişkin Türkiye’nin görüşlerine değinen Fidan, “21. yüzyılda Avrupa’nın ortasında 500 bine yakın insanın hayatını kaybetmesi ve yaralanması koca bir ülkenin altyapısının ve üstyapısının tamamıyla imha olması bizim artık dayanabileceğimiz bir gerçeklik değil.” diyerek, söz konusu durumun bir an önce durdurulması ve bu fikre alışılması gerektiğini kaydetti.
(Bitti)
]]>Kurum’dan İmamoğlu’nun kopya iddiasına cevap: “Geçmişte kopya çekilecek bir iş yok”
İSTANBUL – İBB Başkan Adayı Murat Kurum, Başakşehir’de Üniversiteler Tanıtım ve Eğitim Fuarı’nda gençlerle bir araya geldi. Kurum, “Kararları gençlerle oluşturacağımız gençlik meclisimizle alacağız. Bu kararları hep birlikte hayata geçireceğiz. İstiyoruz ki Başakşehir Türkiye Yüzyılı’nın parlayan ilçesi olsun” dedi.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, Başakşehir’de düzenlenen Üniversiteler Tanıtım ve Eğitim Fuarı’nda gençlerle bir araya geldi. Programa Murat Kurum’un yanı sıra Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu, AK Parti Başakşehir İlçe Başkanı Sebahattin Kayas, sanatçı Sinan Akçıl ve birçok öğrenci katıldı. Gençlere sürpriz yapmak isteyen Kurum, Sinan Akçıl’ı sahneye davet etti. Sahneye çıkan Akçıl, “Bir İstanbullu olarak geceleri daha rahat uyumak için ben oyumu Murat Kurum’a vereceğim” söyleriyle Kurum’u desteklediğini açıkladı. Akçıl, Kurum için yaptığı ‘Sadece İstanbul’ isimli şarkısını ilk kez seslendirdi.
Kurum, program çıkışında bir vatandaşın isteği üzerine AK Parti Adıyaman Gölbaşı Belediye Başkan Adayı Hakan Toydaş’a selamlarını ileten video çektirdi.
Kurum’un yanına gelen bir vatandaş, “Başakşehir, metrokent, şehir hastanesi, Onurkenti Ulaştırma Bakanlığı yaptırdı. İBB’nin metrolara kendi amblemini koyması beni rahatsız etti. Ulaştırma Bakanı yaptırdı, ben yaptırmadım dedi. Ben vatandaş olarak rahatsız oldum. ya kaldırırsınız ya da ben taş atıp kıracağım” dedi. Kurum ise vatandaşa, “Onların işi reklam, onların işi algı” şeklinde cevap verdi.
“Başakşehir İstanbul’un marka ilçelerinden biri haline geldi”
Başakşehir’de kendini evinde gibi hissettiğini belirten Kurum, “Ben burada 5 yıl yaşadım. Çocuklarım burada okudu ve her sokağında, her kaldırımında emeğim var. Sizlerin daha iyi yaşaması için mücadele etmiş bir ağabeyinizim. Geleceğiniz adına Başakşehir Belediyemizin düzenlemiş olduğu bu organizasyonda olabiliyorsak bu çalışmalarımızın, emeklerimizin sayesinde. Biz güzel bir Başakşehir hayal ettik. Cumhurbaşkanımızın 1994 yılında başlattığı Başak Konutları ile Başakşehir İstanbul’un marka ilçelerinden biri haline geldi. Kayaşehir’i inşa ederken burada bir meydan olsun istedik. Bu meydan da hemşerilerimiz, gençlerimiz, çocuklarımız vakit geçirsinler istedik” dedi.
“Kararları gençlerle oluşturacağımız gençlik meclisimizle alacağız’
Gençlerin geleceğe emin adımlarla yürümesini istediğini dile getiren Kurum, “Gençlerimiz geleceğimizin teminatı olduğu kadar bugünün de karar vericileri, bizim yol arkadaşlarımız. Hedefimiz sizlere çok daha güzel bir gelecek sunabilmek ve bu geleceği sizlerle birlikte inşa edebilmek. Bunun mücadelesini veriyoruz. Bunun için çalışıyoruz. Her alanda kendini yetiştiren bir gençliğimiz olsun istiyoruz. Hedefimiz büyük ve güçlü Türkiye. Gençliğin emin adımlarla yürüdüğü, her alanda kendine yeten Türkiye hedefiyle çalıştığımız bir İstanbul’umuz ve Başakşehir’imiz olsun istiyoruz. Mahallenizde yürüyerek gidip ders çalışabileceğiniz kütüphaneler olacak. İlk işini kuranlara İBB’nin destek olacak, üniversiteye giden her gencimize 10 bin TL burs vereceğiz. Kararları gençlerle oluşturacağımız gençlik meclisimizle alacağız. Bu kararları hep birlikte hayata geçireceğiz. İstiyoruz ki Başakşehir Türkiye Yüzyılı’nın parlayan ilçesi olsun” şeklinde konuştu.
“Başakşehir’de yaptığımız konutlar, mevcut İBB’nin 5 yıl da yaptığı konutların kat ve kat fazlasıdır”
Deprem korkusuna ve ulaşım çilesine değinen Kurum, “Sizlerin deprem korkunuzu giderirken ulaşım çilesini de bitirecek adımlar atacağız. Her alanda bizi göreceksiniz. Buradaki konutların her birinde emeğim var. Temelinden çatısına buraları projelendirdik ve parlayan Başakşehir’in ilk adımlarını burada attık. Sadece Başakşehir’de yaptığımız konutlar, mevcut İBB’nin 5 yılda yaptığı konutların kat ve kat fazlasıdır. Başakşehir’e, Kayaşehir’e gelsinler ve muhteşem tabloyu görsünler” ifadelerini kullandı.
“Gençliğimiz o kadar sağlam, o kadar emin adımlarla geliyor ki bizden çok daha iyisini yapacak”
5 yıllık süreçte yorulan ve üzülen İstanbul’un gençleri ve kadınlarının kendilerini göreve çağırdığını belirten Kurum, “Sizlerle birlikte Başakşehir’imiz ve İstanbul’umuzun 39 ilçesi için bir elimizle deprem dönüşümünü gerçekleştirirken, diğer elimizle İstanbul’daki ulaşım çilesini bitireceğiz. Bir elimizle gençliğimiz için yeni kütüphanelerimizi, gençlik merkezlerimizi yaparken, diğer elimizle gençliğimiz için yeni yeşil alanlar üreteceğiz. Sizler çok daha mutlu olun, o yeşil alanlarda huzur içerisinde geleceğe güvenle yürüyün istiyoruz. İstanbul Teknopark çalışmalarımızla, teknoloji merkezlerimizle, kuracağımız bu işlerimizle birlikte size her alanda hizmet ettik. Geçenlerde Teknopark ziyaretine gittim. Orada bir gencimizin ürettiği robot ısıya ve ışığa duyarlı. Enkaz altında herhangi bir canlı varlığı var mı yok mu buna bakabiliyor. Gencimiz o ufak sermayelerle, belki binbir emekle birkaç arkadaşıyla bir araya geldiği o projesine destek olun. Yine başka bir gencimiz aynı Teknopark ‘ta bir yazılım yapmış ve bu yazılımla birlikte 15 milyon lira sermaye desteği aldı. Gençliğimiz o kadar sağlam, o kadar emin adımlarla geliyor ki bizden çok daha iyisini yapacak” dedi.
“İstanbul’da okumak eğlenceli olacak”
Gençlerle ilgili projelerini sıralayan Kurum, “Bir taraftan konserlere gidip dinleyeceğiz, bir taraftan gençlik merkezleriyle birlikte geleceğe daha güvenle bakacağız. Bir taraftan farklı meslek dalını bugün burada seçip üniversiteye gideceksiniz. Kimya mühendisi, inşaat mühendisi, mimar, doktor olacaksınız. Bir taraftan da yazılımı, bir taraftan da farklı bir yabancı dil öğrenmek istiyorsunuz. Bu eğitimlerin hepsini size verecek akademileri kuracağız. Gençlerimiz çok farklı alanlarda yetişsin istiyoruz. Üniversitede okuyan gençliğimizi asla ve asla yalnız bırakmayacağız. Öğrenci evlerine 25 metreküp doğalgaz vereceğiz. Vereceğimiz burslarımızı her yıl güncelleyeceğiz. Ulaşımda şu anki mevcut tarifeler üzerinden tüm gençliğimize yüzde 40 indirim yapacağız. İstanbul’da okumak eğlenceli olacak ve siz de her alanda kendinizi güçlü hissedeceksiniz. Çünkü arkanızda sizi düşünen, dertlenen kardeşleriniz olacak. Başakşehir’de Yasin Başkanım ile el ele vereceğiz. Buraları nasıl inşa ettiysek, hep birlikte bugüne nasıl getirdiysek, İstanbul’un 39 ilçesi için de bu çalışmaları hep birlikte yapacağız. ‘Türkiye Yüzyılı’nda ülkemizi her alanda Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün hayal ettiği o muasır medeniyetler seviyesine sizlerle birlikte çıkaracağız” sözleriyle konuşmasını tamamladı.
“Geceleri daha rahat uyumak için ben oyumu Murat Kurum’a vereceğim”
Seçimlerde Murat Kurum’u destekleyeceğini söyleyen Sinan Akçıl, “Şimdi size çok güzel bir sürprizimiz var. Bir şarkı yaptım Murat Kurum için ve bu şarkı ilk kez Başakşehir’de yayınlanacak. Bir İstanbullu olarak geceleri daha rahat uyumak için ben oyumu Murat Kurum’a vereceğim. Bütün sorunların üstesinden geleceğine eminim. Şehri emin lafı buradan geliyor zaten. Onun için yaptığım Sadece İstanbul şarkısını ilk kez Başakşehir’de okuyacağım” dedi.
“Sadece bir sitede yaptığımız, İBB’nin 5 yılda yaptığı projeden daha fazla”
Program çıkışında basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Kurum, “Burası 1994 yılında Cumhurbaşkanı’mızın Başakşehir’de Başak Konutları ile başlattığı ondan sonra tüm Türkiye’ye dalga dalga büyüttüğümüz toplu konut uygulamalarının ilk başladığı alanlardan bir tanesi. Şehir meydanıyla, camisiyle, belediye binasıyla, okuluyla, 300 dönüm yeşil alanıyla, millet bahçesiyle örnek bir şehircilik modeli. Bizim burada sadece bir sitede yaptığımız, İBB’nin 5 yılda yaptığı projeden daha fazla. Burada bugüne kadar yüz bine aşkın konut gerçekleştirdik. Burada bizim alın terimiz, emeğimiz var. Bize bu işleri nasıl yapacaksın diye soran anlayışa gelip şöyle bir Başakşehir’i gezmesini tavsiye ediyoruz. Burada bu hizmetler milletinizle el ele verdiğinizde, milletimiz için dertlendiğinizde nasıl yapılırmış gelip görsünler. Biz 650 bin konut yapacağız, depremle ilgili dönüşümler yapacağız. Bugün de burada çocuklarımızla bir aradaydık. Çocuklarımız üniversitelerinde daha iyi okusun diye bu çabayı gösterirken 650 bin konut yapacağımızı ifade ettiğimizde, bu konutların yapılmaması gerektiğini düşünen bir anlayış var. Biz Başakşehir’imizdeki bu örnek yapılaşma modelini 39 ilçemize yaygınlaştıracağız. Buradaki camilerimizi, meydanlarımızı, okullarımızı nasıl yaptıysak İstanbul’un her ilçesinde de bu projeleri gerçekleştiren tarafta olacağız. Bu meydanın hemen altında İstanbul Havalimanı’na ve Marmaray’a bağlanan bir metro hattımız var. Biz bir işi tasarlarken yeşil alanıyla, metrosuyla, ulaşım ağlarıyla birlikte tasarladık. Projelerimizde teker teker hayata geçiyor. Bütün İstanbul’un örnek gösterdiği bir şehircilik modeli, altyapısı burada var. İnşallah bunu İstanbul’un bütün ilçelerine yaygınlaştıracağız” şeklinde konuştu.
“Geçmişte kopya çekilecek bir iş yok”
İmamoğlu’nun projeleri için kopya olduğu sözlerinin hatırlatılması üzerine Kurum, “Kopya karşıdan çekilir. Kopyayı bir kağıda yazarsın, oradan çekersiniz. Lisedeyken küçük kağıtlara yazardık. Oradan kopya çekiyorduk. İstanbul’da şöyle geriye dönüp baktığınızda kopya çekilecek bir iş yok. 10 metro ihalesinin üçünü iptal ettirdiler, yapmadılar. Var olan metro hattının temeline, şaftına hafriyat döktüler. Geçmişte kopya çekilecek bir iş yok. Kopya çekmek istiyorsa gelsin buraya baksın. Bu şehir nasıl yapılmış, nasıl inşa edilmiş baksın. Söyleyecekleri bir iş, söyleyecekleri bir eser olmadığı için hep gündemi nasıl değiştirebilirim anlayışıyla algı ve gündem değiştirme çabaları artık biz beş yıldır gördük. Ekrem Bey’i kendi kendine bırakıyoruz. Kendisiyle uğraşan, kendisiyle mücadele eden ve rakibinin de kendisi olduğunu düşündüğüm bir belediye başkan adayımız. O yüzden biz kendi işimize bakacağız. Ona da kendi alanında başarılar diliyoruz” şeklinde cevap verdi.
]]>CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı ile yaptığı görüşme sonrasında konuştu. Genel Müdür’ün ‘TRT bir yayın kuruluşudur. ve TRT, haber değeri taşıyan haberleri vermekle yükümlüdür” dediğini, kendilerinin de “Bu CHP’nin haberlerinin haber değeri taşımadığı anlamına geliyor mu? Böyle bir değerlendirmeniz olabilir mi?” diye sorduklarını ve “Hayır. Asla böyle bir değerlendirme olamaz. CHP Türkiye’nin köklü bir siyasal partisidir. Dolayısıyla sözleri haber değeri taşır” karşılığını aldıklarını söyledi. Günaydın, “Biz sorumlu bir siyasetçi anlayışı içerisinde TRT Genel Müdürüne görüşlerimizi açık olarak ifade ettik. TRT yayınlarını izlemeye devam edeceğiz. ” dedi.
TRT’nin seçim döneminde tarafsız yayın politikası yürütmediği gerekçesiyle TRT Genel Müdürlüğü önünde basın açıklaması yapacağını açıklayan Günaydın, kendisine görüşme randevusu verilmesinin ardından TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı ile görüştü. Görüşme sonrasında CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz ile basın açıklaması yapan Günaydın şunları söyledi:
“Önceki gün itibariyle TRT Genel Müdürü’nden yayınlarında görülen açık adaletsizlikler karşısındaki tutumunu değerlendirmek ve CHP’nin görüşlerini aktarmak üzere bir randevu talep etmiştik. Dün bütün gün boyunca ne zaman uygun olursa bu randevunun bizim için uygun olacağını söylemiştik. Bugün de o randevunun gelmemesine göre saat 11.00’de bir basın toplantısını TRT önünde yapmayı planlamıştık.
Bu sabah itibariyle saat 09: 15’te TRT Genel Müdürlüğü özel kaleminden bugün 16.30’a bir randevu verildiği ifade edildi. Bunun üzerine sabah yapmayı planladığımız basın açıklamasını iptal ettik. TRT Genel Müdürü ile 67 dakika süren bir görüşme yaptık. Açıkçası kurumların önüne gelen, kurumların yöneticileriyle görüşmeden çeşitli açıklamalar yapan bir siyasi tutum geliştirmek istemedik. Çünkü muhataplarımızın kamu kurumlarının yöneticilerinin nasıl bir ruh hali içerisinden olduklarını, nasıl bir tutum içerisinde olduklarını anlamak isteriz. Türkiye’nin daha temiz, daha sağlıklı bir siyasal ortama da kavuşmasını isteriz. Bu bağlamda bu görüşmeyi biz de uygun gördük ve kendisiyle görüştük.
“CHP KÖKLÜ BİR PARTİDİR. HABER DEĞERİ TAŞIR”
Sayın Genel Müdür der ki ‘TRT bir yayın kuruluşudur. ve TRT, haber değeri taşıyan haberleri vermekle yükümlüdür’ Dedik ki peki bu CHP’nin haberlerinin haber değeri taşımadığı anlamına geliyor mu? Böyle bir değerlendirmeniz olabilir mi? Kendisi, ‘Hayır. Asla böyle bir değerlendirme olamaz. CHP Türkiye’nin köklü bir siyasal partisidir. Dolayısıyla sözleri haber değeri taşır’ dedi.
Bunun üzerine yayın saatlerindeki açık adaletsizliği nasıl tanımlayabiliyorsunuz? Bunu nasıl açıklayabilirsiniz? Dedik. Orada editöryal bağımsızlık ve tarafsızlığın birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Biz de dedik ki, bir insan editöryal olarak bağımsız olabilir ama tarafsız olmayabilir. Burada da zaten bu çok açık olarak görülüyor. Kendisiyle ilgili kamuoyuna da yansıyan sürelerle ilgili açıklama yapmasını bekledik. Sayın Genel Müdür, ‘Kamuoyuna sürelerle ilgili yansıyan açıklamalar, RTÜK’ün bazı üyeleri tarafından saptanan açıklamalardır. Dolayısıyla bu açıklamaların doğru olmadığını düşünüyoruz’ dedi.
“YANLI YAYINLARA TAHAMMÜL ETMEYECEĞİZ”
Ayrıca ben yetkisi ve görevi olmayan hangi bilimsel ölçütlere göre saptandığı belli olmayan yayın saati tartışmasının içine TRT’yi sokmak istemem’ dedi. Kendi sözcükleri bunlardır. Biz de bu sözler üzerine TRT gibi bir yayın kuruluşunun yapması gereken görevler var. Her ayın son günü itibariyle siyasi yayınlarında hangi siyasi partiye, hangi lidere, hangi kritere göre ne kadar zaman ayırdığını bilimsel ölçütlerle bunu saptar ve yayınlar. Bu saptamayı ve verileri de kamuoyu denetimine açar. Böylece iddia ettiğiniz yanlış olgu ortadan kalkar. ve gerçek ortaya çıkar. Örneğin, Erdoğan’a ayrılan sürenin bin 942 saat olduğu söyleniyor. Siz diyebilirsiniz ki bunun 942 saati Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Cumhurbaşkanı sıfatıyla yaptığı işler. Ama bin saati de örneğin Kütahya mitinginde olduğu gibi ya da Meclis’te grupta yaptığı konuşma gibi AKP Genel Başkanı sıfatıyla yaptığı işlerdir. O halde de bununla örneğin CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e ayrılan zaman arasındaki bir süreyi karşılaştırabilir hale gelebiliriz. Kendisine kuvvetle yaptığımız tavsiye, bu ayrımı yapınız. Bu ayrım yalnızca kamuoyunun sizin hakkınızda bir fikir oluşturmasına neden olmaz. Aynı zamanda TRT Genel Müdürü ve TRT’nin üst kadrosu, Ocak ayında AKP’ye, CHP’ye ne zaman ayırdığını görür. Şubat ayında kendisini buna göre düzeltme ihtiyacı içerisinde olur. Böylece bu TRT için de önemli ve olumlu bir adım olabilir. Bunun üzerine TRT içerisinde bir iç değerlendirme yapacağına ilişkin bir söylemi oldu. Elbette kendilerinin bileceği iştir. 2022 başından bu yana 12 milyar dolar, bugünkü rakamlara göre 375 milyar TL bütçe kullanan, 8 bin 500 çalışanı bulunan ve her birimizin bütçeleriyle kendisine kaynak oluşturan TRT’nin yanlı yayınlarına daha fazla tahammül etmeyeceğiz.
“TRT AÇIK SİYASİ ALGILARIN BİR PARÇASI YAPILMAMALIDIR”
Örneğin son genel seçimden evvel, TRT yaptığı bir dizide bir teröriste ‘Geliyor gelmekte olan’ sözcüğünü kullandırıyor. Sayın Genel Müdür, bu sözcüğün kendisiyle ilgili olmadığını, her senaristin sözünü kendisinin kontrol edemeyeceğini söyledi. Elbette doğru olabilir. Bunun bir mekanizması olmalıdır. TRT, son derece açık siyasi algıların bir parçası yapılmamalıdır. Sayın Özgür Özel’in en son yaptığı grup konuşmasında TRT’yi eleştirmesi üzerine yayının kesilmesinden bahsettik. O da ‘Ben bu yayını izlemedim. Arkadaşlarıma sordum. Özgür Özel, TRT’yi eleştirmeye başlamadan evvel, üç dakikalık bir yayından sonra yayın kesilmişti’ dedi. Peki AKP Genel Başkanı sıfatıyla Recep Tayyip Erdoğan, grupta toplantı yaparken bu toplantıyı naklen ve tam olarak veriyor musunuz? Diye sorduk. ‘Evet veriyoruz’… Vermezseniz sizi burada bir dakika oturturlar mı? ‘Oturtmazlar…’
Peki o halde neden CHP’nin yaptığı grubu tam olarak vermiyorsun? Neden üç dakika veriyorsun? Neden TRT aracılığıyla CHP’nin sözünü halka ulaştırmayı görev saymıyorsun?… Biz sorumlu bir siyasetçi anlayışı içerisinde TRT Genel Müdürüne görüşlerimizi açık olarak ifade ettik. TRT yayınlarını izlemeye devam edeceğiz. RTÜK’ün burada bir denetim yapması gerekir. RTÜK başkanının sıfatına bakılırsa, bu denetimin yapmayacağı açıktır. Yüksek Seçim Kurulu, seçimlerde siyasal partilere demokratik, adil ve eşit bir süre paylaşımı konusunda 20 Ocak 2023 tarihinde genelgesini yayınlamıştır. Yüksek Seçim Kurulu’nu genelgesini takip etmeye davet ediyorum.”
]]>İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Adayı Murat Kurum, Başakşehir’de düzenlenen Üniversiteler Tanıtım ve Eğitim Fuarı’nda gençlerle bir araya geldi. Programa Murat Kurum’un yanı sıra Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu, AK Parti Başakşehir İlçe Başkanı Sebahattin Kayas, sanatçı Sinan Akçıl ve birçok öğrenci katıldı. Gençlere sürpriz yapmak isteyen Kurum, Sinan Akçıl’ı sahneye davet etti. Sahneye çıkan Akçıl, “Bir İstanbullu olarak geceleri daha rahat uyumak için ben oyumu Murat Kurum’a vereceğim” söyleriyle Kurum’u desteklediğini açıkladı. Akçıl, Kurum için yaptığı ‘Sadece İstanbul’ isimli şarkısını ilk kez seslendirdi.
Kurum, program çıkışında bir vatandaşın isteği üzerine AK Parti Adıyaman Gölbaşı Belediye Başkan Adayı Hakan Toydaş’a selamlarını ileten video çektirdi.
Kurum’un yanına gelen bir vatandaş, “Başakşehir, metrokent, şehir hastanesi, Onurkenti Ulaştırma Bakanlığı yaptırdı. İBB’nin metrolara kendi amblemini koyması beni rahatsız etti. Ulaştırma Bakanı yaptırdı, ben yaptırmadım dedi. Ben vatandaş olarak rahatsız oldum. ya kaldırırsınız ya da ben taş atıp kıracağım” dedi. Kurum ise vatandaşa, “Onların işi reklam, onların işi algı” şeklinde cevap verdi.
“Başakşehir İstanbul’un marka ilçelerinden biri haline geldi”
Başakşehir’de kendini evinde gibi hissettiğini belirten Kurum, “Ben burada 5 yıl yaşadım. Çocuklarım burada okudu ve her sokağında, her kaldırımında emeğim var. Sizlerin daha iyi yaşaması için mücadele etmiş bir ağabeyinizim. Geleceğiniz adına Başakşehir Belediyemizin düzenlemiş olduğu bu organizasyonda olabiliyorsak bu çalışmalarımızın, emeklerimizin sayesinde. Biz güzel bir Başakşehir hayal ettik. Cumhurbaşkanımızın 1994 yılında başlattığı Başak Konutları ile Başakşehir İstanbul’un marka ilçelerinden biri haline geldi. Kayaşehir’i inşa ederken burada bir meydan olsun istedik. Bu meydan da hemşerilerimiz, gençlerimiz, çocuklarımız vakit geçirsinler istedik” dedi.
“Kararları gençlerle oluşturacağımız gençlik meclisimizle alacağız’
Gençlerin geleceğe emin adımlarla yürümesini istediğini dile getiren Kurum, “Gençlerimiz geleceğimizin teminatı olduğu kadar bugünün de karar vericileri, bizim yol arkadaşlarımız. Hedefimiz sizlere çok daha güzel bir gelecek sunabilmek ve bu geleceği sizlerle birlikte inşa edebilmek. Bunun mücadelesini veriyoruz. Bunun için çalışıyoruz. Her alanda kendini yetiştiren bir gençliğimiz olsun istiyoruz. Hedefimiz büyük ve güçlü Türkiye. Gençliğin emin adımlarla yürüdüğü, her alanda kendine yeten Türkiye hedefiyle çalıştığımız bir İstanbul’umuz ve Başakşehir’imiz olsun istiyoruz. Mahallenizde yürüyerek gidip ders çalışabileceğiniz kütüphaneler olacak. İlk işini kuranlara İBB’nin destek olacak, üniversiteye giden her gencimize 10 bin TL burs vereceğiz. Kararları gençlerle oluşturacağımız gençlik meclisimizle alacağız. Bu kararları hep birlikte hayata geçireceğiz. İstiyoruz ki Başakşehir Türkiye Yüzyılı’nın parlayan ilçesi olsun” şeklinde konuştu.
“Başakşehir’de yaptığımız konutlar, mevcut İBB’nin 5 yıl da yaptığı konutların kat ve kat fazlasıdır”
Deprem korkusuna ve ulaşım çilesine değinen Kurum, “Sizlerin deprem korkunuzu giderirken ulaşım çilesini de bitirecek adımlar atacağız. Her alanda bizi göreceksiniz. Buradaki konutların her birinde emeğim var. Temelinden çatısına buraları projelendirdik ve parlayan Başakşehir’in ilk adımlarını burada attık. Sadece Başakşehir’de yaptığımız konutlar, mevcut İBB’nin 5 yılda yaptığı konutların kat ve kat fazlasıdır. Başakşehir’e, Kayaşehir’e gelsinler ve muhteşem tabloyu görsünler” ifadelerini kullandı.
“Gençliğimiz o kadar sağlam, o kadar emin adımlarla geliyor ki bizden çok daha iyisini yapacak”
5 yıllık süreçte yorulan ve üzülen İstanbul’un gençleri ve kadınlarının kendilerini göreve çağırdığını belirten Kurum, “Sizlerle birlikte Başakşehir’imiz ve İstanbul’umuzun 39 ilçesi için bir elimizle deprem dönüşümünü gerçekleştirirken, diğer elimizle İstanbul’daki ulaşım çilesini bitireceğiz. Bir elimizle gençliğimiz için yeni kütüphanelerimizi, gençlik merkezlerimizi yaparken, diğer elimizle gençliğimiz için yeni yeşil alanlar üreteceğiz. Sizler çok daha mutlu olun, o yeşil alanlarda huzur içerisinde geleceğe güvenle yürüyün istiyoruz. İstanbul Teknopark çalışmalarımızla, teknoloji merkezlerimizle, kuracağımız bu işlerimizle birlikte size her alanda hizmet ettik. Geçenlerde Teknopark ziyaretine gittim. Orada bir gencimizin ürettiği robot ısıya ve ışığa duyarlı. Enkaz altında herhangi bir canlı varlığı var mı yok mu buna bakabiliyor. Gencimiz o ufak sermayelerle, belki binbir emekle birkaç arkadaşıyla bir araya geldiği o projesine destek olun. Yine başka bir gencimiz aynı Teknopark ‘ta bir yazılım yapmış ve bu yazılımla birlikte 15 milyon lira sermaye desteği aldı. Gençliğimiz o kadar sağlam, o kadar emin adımlarla geliyor ki bizden çok daha iyisini yapacak” dedi.
“İstanbul’da okumak eğlenceli olacak”
Gençlerle ilgili projelerini sıralayan Kurum, “Bir taraftan konserlere gidip dinleyeceğiz, bir taraftan gençlik merkezleriyle birlikte geleceğe daha güvenle bakacağız. Bir taraftan farklı meslek dalını bugün burada seçip üniversiteye gideceksiniz. Kimya mühendisi, inşaat mühendisi, mimar, doktor olacaksınız. Bir taraftan da yazılımı, bir taraftan da farklı bir yabancı dil öğrenmek istiyorsunuz. Bu eğitimlerin hepsini size verecek akademileri kuracağız. Gençlerimiz çok farklı alanlarda yetişsin istiyoruz. Üniversitede okuyan gençliğimizi asla ve asla yalnız bırakmayacağız. Öğrenci evlerine 25 metreküp doğalgaz vereceğiz. Vereceğimiz burslarımızı her yıl güncelleyeceğiz. Ulaşımda şu anki mevcut tarifeler üzerinden tüm gençliğimize yüzde 40 indirim yapacağız. İstanbul’da okumak eğlenceli olacak ve siz de her alanda kendinizi güçlü hissedeceksiniz. Çünkü arkanızda sizi düşünen, dertlenen kardeşleriniz olacak. Başakşehir’de Yasin Başkanım ile el ele vereceğiz. Buraları nasıl inşa ettiysek, hep birlikte bugüne nasıl getirdiysek, İstanbul’un 39 ilçesi için de bu çalışmaları hep birlikte yapacağız. ‘Türkiye Yüzyılı’nda ülkemizi her alanda Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün hayal ettiği o muasır medeniyetler seviyesine sizlerle birlikte çıkaracağız” sözleriyle konuşmasını tamamladı.
“Geceleri daha rahat uyumak için ben oyumu Murat Kurum’a vereceğim”
Seçimlerde Murat Kurum’u destekleyeceğini söyleyen Sinan Akçıl, “Şimdi size çok güzel bir sürprizimiz var. Bir şarkı yaptım Murat Kurum için ve bu şarkı ilk kez Başakşehir’de yayınlanacak. Bir İstanbullu olarak geceleri daha rahat uyumak için ben oyumu Murat Kurum’a vereceğim. Bütün sorunların üstesinden geleceğine eminim. Şehri emin lafı buradan geliyor zaten. Onun için yaptığım Sadece İstanbul şarkısını ilk kez Başakşehir’de okuyacağım” dedi.
“Sadece bir sitede yaptığımız, İBB’nin 5 yılda yaptığı projeden daha fazla”
Program çıkışında basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Kurum, “Burası 1994 yılında Cumhurbaşkanı’mızın Başakşehir’de Başak Konutları ile başlattığı ondan sonra tüm Türkiye’ye dalga dalga büyüttüğümüz toplu konut uygulamalarının ilk başladığı alanlardan bir tanesi. Şehir meydanıyla, camisiyle, belediye binasıyla, okuluyla, 300 dönüm yeşil alanıyla, millet bahçesiyle örnek bir şehircilik modeli. Bizim burada sadece bir sitede yaptığımız, İBB’nin 5 yılda yaptığı projeden daha fazla. Burada bugüne kadar yüz bine aşkın konut gerçekleştirdik. Burada bizim alın terimiz, emeğimiz var. Bize bu işleri nasıl yapacaksın diye soran anlayışa gelip şöyle bir Başakşehir’i gezmesini tavsiye ediyoruz. Burada bu hizmetler milletinizle el ele verdiğinizde, milletimiz için dertlendiğinizde nasıl yapılırmış gelip görsünler. Biz 650 bin konut yapacağız, depremle ilgili dönüşümler yapacağız. Bugün de burada çocuklarımızla bir aradaydık. Çocuklarımız üniversitelerinde daha iyi okusun diye bu çabayı gösterirken 650 bin konut yapacağımızı ifade ettiğimizde, bu konutların yapılmaması gerektiğini düşünen bir anlayış var. Biz Başakşehir’imizdeki bu örnek yapılaşma modelini 39 ilçemize yaygınlaştıracağız. Buradaki camilerimizi, meydanlarımızı, okullarımızı nasıl yaptıysak İstanbul’un her ilçesinde de bu projeleri gerçekleştiren tarafta olacağız. Bu meydanın hemen altında İstanbul Havalimanı’na ve Marmaray’a bağlanan bir metro hattımız var. Biz bir işi tasarlarken yeşil alanıyla, metrosuyla, ulaşım ağlarıyla birlikte tasarladık. Projelerimizde teker teker hayata geçiyor. Bütün İstanbul’un örnek gösterdiği bir şehircilik modeli, altyapısı burada var. İnşallah bunu İstanbul’un bütün ilçelerine yaygınlaştıracağız” şeklinde konuştu.
“Geçmişte kopya çekilecek bir iş yok”
İmamoğlu’nun projeleri için kopya olduğu sözlerinin hatırlatılması üzerine Kurum, “Kopya karşıdan çekilir. Kopyayı bir kağıda yazarsın, oradan çekersiniz. Lisedeyken küçük kağıtlara yazardık. Oradan kopya çekiyorduk. İstanbul’da şöyle geriye dönüp baktığınızda kopya çekilecek bir iş yok. 10 metro ihalesinin üçünü iptal ettirdiler, yapmadılar. Var olan metro hattının temeline, şaftına hafriyat döktüler. Geçmişte kopya çekilecek bir iş yok. Kopya çekmek istiyorsa gelsin buraya baksın. Bu şehir nasıl yapılmış, nasıl inşa edilmiş baksın. Söyleyecekleri bir iş, söyleyecekleri bir eser olmadığı için hep gündemi nasıl değiştirebilirim anlayışıyla algı ve gündem değiştirme çabaları artık biz beş yıldır gördük. Ekrem Bey’i kendi kendine bırakıyoruz. Kendisiyle uğraşan, kendisiyle mücadele eden ve rakibinin de kendisi olduğunu düşündüğüm bir belediye başkan adayımız. O yüzden biz kendi işimize bakacağız. Ona da kendi alanında başarılar diliyoruz” şeklinde cevap verdi. – İSTANBUL
]]>Geçtiğimiz hafta oynanan Ankaragücü maçında taraftara yaptığı hareket nedeniyle PFDK’ya sevk edilen Galatasaray’ın golcüsü Mauro Emanuel Icardi, 1 resmi müsabakadan men ve 19 bin 500 TL para cezası aldı. Yaşanan bu gelişme üzerine Galatasaray, Trendyol 1. Lig kulüplerinden Kocaelispor’dan Oğuz Ceylan ile ilgili sezonun ilk yarısında yaptığı ‘tahkim savunması’ ile ilgili olarak destek istedi.
Engin Koyun: “Destek istediler çünkü emsal karar var”
Galatasaray’ın kendilerinden destek aldığını doğrulayan Trendyol 1. Lig ekiplerinden Kocaelispor’un Kulüp Başkanı Engin Koyun, “Evet, doğru. Galatasaraylı yönetici, spor hukuku alanında oldukça başarılı olan yöneticimiz Abdurrahman Bey’i (Başkır) arayarak destek istedi. Bizim kurumsallaşma adına attığımız adımlardan dolayı hukuksal anlamda birimimiz çok iyi. Icardi’nin yaptığı hareketin benzerini Sakaryaspor ile deplasmanda oynadığımız maçta futbolcumuz Oğuz Ceylan yapmıştı. Temsilci raporlarında yer almamıştı ancak görüntüler üzerinden oyuncumuz Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’na sevk edilmişti. Yaptığımız savunmadan sonra sadece para cezası verilmişti. Başarılı savunma yaptığımız için Galatasaray da bizden destek istedi” şeklinde konuştu.
Abdurrahman Başkır: “Etkili savunmayla sadece para cezası aldık”
Galatasaray yöneticisiyle görüşmeyi yapan Kocaelispor İdari İşler Direktörü Abdurrahman Başkır ise şu sözleri kaydetti: “Icardi ile aynı pozisyonda bizim oyuncumuz da deplasmandaki Sakarya maçından sonra taraftara hareket yaptığı gerekçesiyle PFDK’ya sevk edildi. Bu durum temsilci raporunda yoktu. Süper Lig’de 4, bizim ligimizde 3 temsilci görev yapıyor. Raporlara yansıyan bir şey bulunmuyordu ancak taraftar baskısı ve görüntüler üzerinden oyuncumuz disiplin kuruluna sevk edildi. Biz de ‘Videolar muteber değil’ dedik. Etkili bir savunma yaptık ve para cezası aldık. Icardi ise 19 bin TL para cezası ve men cezası aldı. Emsal bir karar olduğu için Galatasaray’ın yetkilileri de şifahen detaylarıyla bilgi almak istedi.”
Oğuz Ceylan olayında ne olmuştu?
Kocaelispor’un sağ beki Oğuz Ceylan, sezonun ilk yarısında deplasmanda Sakaryaspor ile oynanan maçta yaptığı el hareketi nedeniyle, temsilci raporunda yer almamasına rağmen sosyal medya ve taraftar baskısı sonrasında görüntüler üzerinden PFDK’ya sevk edilmişti. Sakaryaspor taraftarı Oğuz’un maç cezası almasını istemiş, PFDK ise Kocaelispor’un yaptığı etkili savunmanın ardından Oğuz’a para cezası verdi.
TFF Tahkim Kurulu Kararı
TFF Tahkim Kurulu bugün yaptığı toplantıda şu kararı aldı:
“Galatasaray A.Ş. futbolcusu Mauro Emanuel Icardi’nin rakip takım taraftarlarına yönelik hakareti nedeniyle FDT’nin 41/1-a ve 35/4. maddeleri uyarınca ve FDT’nin 12. maddesinin uygulanması suretiyle verilen 1 resmi müsabakadan men ve 19.500,00 TL para cezasına yönelik itirazın kısmen kabulü ile; sübut bulan ihlalin FDT’nin 36. maddesi ile düzenlenen “Sportmenliğe Aykırı Hareket” ihlali niteliğinde olduğu anlaşıldığından FDT’nin 36 ve 35/4. maddeleri uyarınca 2 resmi müsabakadan men ve 39.000,00 TL para cezası ile cezalandırılmasına, eylemini haksız tahrik altında işlemiş olduğu anlaşıldığından FDT’nin 12. maddesinin uygulanması neticesinde 1 resmi müsabakadan men ve 19.500,00 TL para cezası şeklinde PFDK kararının düzeltilerek onanmasına, bir üyenin sübut, iki üyenin cezanın tayini yönünden karşı oyuyla, oyçokluğu ile karar verilmiştir.” – KOCAELİ
]]>