Yaşa – Kanal 7 Haber https://www.kanal7haber.com.tr Tue, 23 Jul 2024 21:18:12 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Haftanın tarihine bakış https://www.kanal7haber.com.tr/haftanin-tarihine-bakis-4/ https://www.kanal7haber.com.tr/haftanin-tarihine-bakis-4/#respond Tue, 23 Jul 2024 21:18:12 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=10274 8 Mart, 1977’de Birleşmiş Milletler (BM) tarafından “Dünya Kadınlar Günü” ilan edildi.

Amerika Birleşik Devletleri’nde kadın işçiler, daha iyi çalışma koşulları istemiyle tekstil fabrikasında 8 Mart 1857’de grev başlattı. Grev sırasında fabrikada çıkan yangında çoğu kadın 100’den fazla işçi hayatını kaybetti.

Kopenhag’da 1910 yılında toplanan Dünya Kadınlar Kongresi’nde 8 Mart, New York’taki tekstil fabrikasında ölen kadın işçiler anısına “Emekçi Kadınlar Günü” olarak belirlendi.

Kadına şiddet uygulayan kişilere elektronik kelepçe veya bileklik takılmasına imkan sağlayan Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesine İlişkin Kanun Tasarısı, TBMM Genel Kurulu’nda 8 Mart 2012’de oybirliğiyle kabul edildi.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasının ardından Meclis’in 3 Mart 1924’te kabul ettiği yasayla hilafet kaldırıldı.

Saltanatın 1 Kasım 1922’de kaldırılması ve Cumhuriyet’in ilanının ardından halifeliğin kaldırılması gündeme geldi. 3 Mart 1924’te kabul edilen yasayla halifeliğin kaldırılmasına ve Osmanlı hanedanının sınır dışı edilmesine karar verildi. Halife Abdülmecit 4 Mart sabahı ülkeden ayrıldı.

Meclisin aynı gün kabul ettiği “Tevhidi Tedrisat” yasasıyla bütün okullar Milli Eğitim Bakanlığına bağlandı. Ardından medreseler ve mahalle mektepleri kapatıldı.

Bir başka yasayla da “Şer’iye ve Evkaf ve Erkanıharbiyei Umumiye Vekaletleri (bakanlıkları)” kaldırılarak yerlerine Diyanet İşleri Başkanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü kuruldu, Genelkurmay Başkanlığı oluşturularak hükümetten ayrıldı.

Belli başlı öteki olaylar:

3 Mart

1878- Osmanlı ile Rusya arasında Ayastefanos Antlaşması imzalandı.

1883- Mektebi Sanayii Nefise (Güzel Sanatlar Akademisi) öğretime açıldı.

1924- Halifeliğin kaldırılması ve Osmanlı hanedanı mensuplarının yurt dışına çıkarılmasına ilişkin yasa kabul edildi. Tevhidi Tedrisat Kanunu çıkarıldı. Şer’iye ve Evkaf ve Genelkurmay Bakanlıkları kaldırıldı. Diyanet İşleri Başkanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü kuruldu. Genelkurmay Başkanlığı oluşturuldu ve hükümetten ayrıldı.

1925- Şeyh Sait isyanının büyümesini önlemek için Takriri Sükun Kanunu kabul edildi, İstiklal Mahkemeleri kuruldu.

1942- Türk Ressamlar Cemiyeti, İstanbul’da faaliyetlerine başladı.

1980- Eski Hatay Cumhurbaşkanı Tayfur Sökmen, 88 yaşında İstanbul’da vefat etti.

1983- Çizgi roman Tenten’in çizeri Georges Remi (Herge) öldü.

1992- Zonguldak Kozlu’daki grizu faciasında 263 kişi yaşamını yitirdi.

1994- TBMM Genel Kurulunca, DEP’li Selim Sadak ve RP’den istifa eden İstanbul Bağımsız Milletvekili Hasan Mezarcı’nın dokunulmazlığı kaldırıldı.

2008- Rusya’da devlet başkanı seçimini Başbakan Birinci Yardımcısı Dimitriy Medvedev yüzde 70,28 oy alarak kazandı.

2013- Gerçek adı Müslüm Akbaş olan ve arabesk müzik hayranlarınca “Müslüm Baba” diye anılan sanatçı Müslüm Gürses, baypas ameliyatının ardından 4 ay yoğun bakımda tedavi gördüğü hastanede 60 yaşında hayatını kaybetti.

2013 – Voleybolda, Erkekler CEV Kupası Finali rövanş maçında Halkbank, İtalya’nın Andreoli takımını 3-2 yenerek şampiyon oldu ve erkeklerde CEV Kupası’nı alan ilk Türk takımı olarak tarihe geçti.

2016- Başbakanlık, MİT tırlarının durdurulması davasına müdahil oldu.

2017 – Avusturyalı ressam Gustav Klimt’in 1907’de tamamladığı “Bauerngarten” (Çiçek Bahçesi ) adlı tablosu, Londra’da düzenlenen açık artırmada 59,3 milyon dolara satıldı.

2018 – Nobel ödüllü bilim adamı Prof. Dr. Aziz Sancar’ın yeğeni Hakan Sancar, bitkileri ölümsüzleştirmek için keşfettiği solüsyon ile su, hava ve güneşe ihtiyaç duymadan süs bitkilerinden ağaçlara ve yosunlara kadar her türlü bitkinin yıllarca canlı kalmasını sağladı. Sancar, dünyada sadece birkaç şirketin başarabildiği stabilizasyonu Türkiye’de gerçekleştirdi.

2018 – Antalya’nın fethinin ardından Selçuklu Sultanı İzzettin Keykavus’un yaptırdığı iki fetih kitabesi, metruk bir binanın bahçesinde bulundu.

2020 – Estonya’nın Tartu kentinde düzenlenen Ritmik Cimnastik Miss Valentine Grand Prix Turnuvası’nda millilerin genel tasnif ve top aletinde kazandığı iki madalya, Grup Milli Takımı’nın grand prix turnuvalarında aldığı ilk madalyalar oldu.

2021- FETÖ’nün, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ne karşı açıktan giriştiği ilk operasyon” olarak tanımlanan 7 Şubat 2012’deki “MİT kumpası”na ilişkin 18 sanığın yargılandığı davada eski emniyet müdürleri Ali Fuat Yılmazer ve Yurt Atayün’ün de arasında bulunduğu 10 sanık, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni ortadan kaldırmaya veya görevini engellemeye teşebbüs”ten ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.

2021- İsrail’deki Ultra-Ortodoks Yahudiler (Harediler), Batı Kudüs’te haber çekimi yapan Anadolu Ajansı (AA) ekibinin aracına saldırdı. Haredilerin, daha sonra taş ve sopalarla saldırmaya çalıştığı AA ekibi, olaydan zarar görmeden kurtulurken, saldırganlar hakkında şikayette bulundu. Olayla ilgili soruşturma açıldı.

2022- Formula 1 yönetimi, Rusya Grand Prix’sinin sözleşmesini feshederek yarışı takvimden çıkardı.

4 Mart

1193- Eyyubi Devleti’nin kurucusu ve Kudüs’te 88 yıllık Hristiyan hakimiyetini sona erdiren Selahaddin Eyyubi hayatını kaybetti.

1656- Düşük ayarlı para ve alınamayan maaşlar için ayaklanan askerler, IV. Mehmed’in onayıyla bazı saray ağalarını idam ettirdi.

1923- Mustafa Kemal Paşa’nın 17 Şubat’taki konuşmasıyla başlayan İzmir İktisat Kongresi sona erdi. Kongrede Misakı İktisadi kabul edildi.

1929- Takriri Sükun Kanunu yürürlükten kalktı.

1934- İstanbul Üniversitesinde açılan İnkılap Tarihi Enstitüsünde ilk dersi Milli Eğitim Bakanı Hikmet Bayur verdi.

1934- Ankara Radyosu yayına başladı.

1940- İstanbul’da yapılan Altıncı Balkan Güreş Şampiyonası’nda Türk takımı beş birincilik alarak altıncı kez şampiyon oldu.

1964- BM Güvenlik Konseyi, Kıbrıs’a uluslararası güç gönderme kararı aldı.

1992- İspanya’dan engizisyon baskısından kaçarak Osmanlı İmparatorluğu’na sığınan Museviler, Türkiye’ye gelişlerinin 500. yılını kutladı.

1994- Dokunulmazlıkları kaldırılan eski DEP milletvekilleri Leyla Zana, Sırrı Sakık, Ahmet Türk, Selim Sadak ve bağımsız milletvekili Mahmut Alınak gözaltına alındı. Hasan Mezarcı ve Selim Sadak serbest bırakıldı.

2002- Ilımlı Arnavut Lider İbrahim Rugova, Kosova’nın ilk devlet başkanı seçildi.

2015- Ukrayna’nın doğusundaki Donetsk’te bir maden ocağında meydana gelen patlamada 32 kişi hayatını kaybetti.

2016- AA’nın Gazze’de görev yapan foto muhabiri Mustafa Hassona, önemli basın fotoğrafı yarışmalarından Pictures of the Year International’da (POYI) “Genel Haber Dalı Mükemmeliyet Ödülü”ne layık görüldü.

2016- İstanbul 6. Sulh Ceza Hakimliği, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine Zaman gazetesine kayyum atanmasına karar verdi.

2016- Muğla’nın Bodrum ilçesinde sahile vuran minik cesediyle gündeme gelen Aylan Kürdi ve teknedeki dört kişinin ölümüne ilişkin davada yargılanan Suriye uyruklu Muwafaka Alabash ve Asem Alfrhad, “göçmen kaçakçılığı” suçundan 4 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırıldı.

2017- Somali Başbakanı Hasan Ali Hayri, kuraklık sebebiyle son 2 günde ülkenin güneybatısındaki Bay bölgesinde 110 kişinin öldüğünü açıkladı.

2021- Tatvan’a gitmek üzere Bingöl’den kalkan askeri helikopterin düşmesi sonucu 11 personel şehit oldu, 2 personel yaralandı.

2021 – Amerikalı Müslüman lider Malcolm X’in çocukluğunun geçtiği Boston’daki 2 katlı ev, ABD Ulusal Tarihi Yapılar Listesi’ne alındı.

2022- Uzun yıllar İtalya’nın Milan takımında forma giyen Hollandalı eski futbolcu Clarence Seedorf, Müslüman olduğunu açıkladı.

5 Mart

1920- Türkiye Yeşilay Cemiyeti kuruldu.

1934- Eski Milli Eğitim Bakanlarından Dr. Reşit Galip öldü.

1941- Türkiye’nin ilk Diyanet İşleri Başkanı Rifat Börekçi hayatını kaybetti.

1946- İkinci Dünya Savaşı’nda ortaya çıkan ve Sovyetler Birliği ile Doğu Avrupa ülkelerini simgeleyen “Demirperde” kavramı, ilk kez İngiltere Başbakanı Winston Churchill’in bir konuşmasında kullanıldı.

1953- Eski Sovyetler Birliği’ni yaklaşık 30 yıl yöneten ve geçirdiği beyin kanaması sonucu bilincini yitiren Jozef Stalin öldü.

1971- Amerikalı dört asker, Ankara’da terör örgütü THKO mensuplarınca kaçırıldı. Bir duyum üzerine polisin 5 Mart’ta üniversiteye düzenlediği baskında çatışma çıktı, Erdal Şener adlı öğrenci öldü, yaralananlar oldu. ABD’li askerler 8 Mart’ta serbest bırakıldı.

1994- Birleşmiş Milletler, Bosna’ya Türk askeri gönderilmesini kabul etti.

1999- Çankırı Valisi Ayhan Çevik, bombalı saldırıda ağır yaralandı, koruma polisi ve iki lise öğrencisinin öldüğü saldırıyı yasa dışı TİKKO örgütü üstlendi.

2009- Ergenekon soruşturması kapsamında Cumhuriyet gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay gözaltına alındı ve 6 Mart’ta tutuklandı.

2015- Konya’nın merkez Karatay ilçesi Ortakonak Mahallesi yakınlarında askeri bir uçak düştü. Genelkurmay Başkanlığından yapılan açıklamada, planlı eğitim uçuşu için kalkan F-4E 2020 uçağının, Konya Atış Sahası’nda kaza kırıma uğradığı, Kurmay Yüzbaşı Pilot Mustafa Tanış ile Kurmay Yüzbaşı Pilot Mustafa Delikanlı’nın şehit olduğu bildirildi.

2016- Dünyaca ünlü İslam alimi ve Kuzey Amerika Fıkıh Konseyi kurucusu Prof. Dr. Taha Cabir Al-Awani hayatını kaybetti.

2017- Suriyeli muhalifler, ülkenin kuzeybatısında Türkiye sınırında yer alan İdlib’in kırsalını bombalayan bir savaş uçağını düşürdü. Uçaktan paraşütle atlayan pilot, Hatay’ın merkez Antakya ilçesinde bulunarak hastaneye kaldırıldı.

2017- Antalya’da 12’ncisi düzenlenen Uluslararası Runatolia Maratonu’na katılan 36 yaşındaki sporcu Zeynel Murat Batur, bitiş çizgisine 500 metre kala kalp krizi sonucu hayatını kaybetti.

2021 – Katoliklerin ruhani lideri Papa Franciscus, Irak’ın başkenti Bağdat’a geldi. Uluslararası kamuoyunda gözler, tarihte ilk kez bir papanın ziyaret ettiği Irak’a çevrilirken Franciscus’un ülkedeki temasları nedeniyle 6 Mart Ulusal Hoşgörü ve Birlikte Yaşama Günü ilan edildi.

2022- Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle Ukrayna’dan Polonya’ya bir gün içinde 106 bin kişi geçti.

2023- Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca, 6 Şubat’ta meydana gelen depremlerde 1 milyon 728 bin binanın incelendiği, 227 bin 27 binanın yıkık, acil yıkılacak ve ağır hasarlı olduğu bildirildi.

6 Mart

1920- “Kaşağı”nın yazarı, ünlü öykücü Ömer Seyfettin, Haydarpaşa Hastanesi’nde öldü. Ömer Seyfettin, 12 Mart 1884’te Gönen’de doğmuştu.

1925- Takriri Sükun Kanunu’na dayanılarak İstanbul’da altı gazete ve dergi, Bakanlar Kurulu kararıyla kapatıldı. Kapatılan yayın organları şunlardı: Tevhidi Efkar, İstiklal, Son Telgraf, Aydınlık, Sebilürreşad ve Orak Çekiç.

1927- İstanbul Radyosu yayına başladı.

1948- Anadolu Ajansında 1925’te şirket kurucuları arasında yer alan ve “Başyazar” olan ünlü şair, yazar ve gazeteci Kemalettin Kamu 47 yaşında Ankara’da öldü.

1961- İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth, Türkiye üzerinden geçerken Ankara’ya geldi. Esenboğa Havalimanı’nda Devlet ve Hükümet Başkanı Orgeneral Cemal Gürsel tarafından karşılanan II. Elizabeth, Gürsel ile 40 dakika görüştükten sonra Türkiye’den ayrıldı.

1989- Şarkı sözü yazarı ve şovmen Fecri Ebcioğlu öldü.

1995- Avrupa Birliği üyesi on beş ülkeyle Türkiye arasında Gümrük Birliği Antlaşması imzalandı.

2002- Yargıtay 9. Ceza Dairesi, gazeteci yazar Çetin Emeç ve Turan Dursun ile İran rejim muhalifi Ali Akbar Gorbani’nin öldürülmesi olaylarının da aralarında bulunduğu birçok saldırıdan sorumlu tutulan İslami Hareket Örgütünün “İcra Şurası” üyesi İrfan Çağırıcı hakkındaki idam cezasını onadı.

2013- Venezuela’nın uzun süredir kanserle mücadele eden Devlet Başkanı Hugo Chavez, 58 yaşında hayatını kaybetti.

2016- Irak’ın Babil kentinde kontrol noktasına yönelik intihar saldırısında 52 kişi öldü, 100 kişi yaralandı. Saldırıyı terör örgütü DEAŞ üstlendi.

2016- İran’da yolsuzluktan yargılanan iş adamı Babek Zencani, idama mahkum edildi.

2016- Ankara’da düzenlenen Dünya Salon Okçuluk Şampiyonası’nda Makaralı Yay Genç Kız Milli Takımı altın madalya kazandı.

2017- ABD Başkanı Donald Trump, nüfusunun çoğunluğu Müslüman 6 ülkenin vatandaşlarına 3 ay yeni vize sınırlaması getiren düzenlemeyi imzaladı.

2018- “Ayla” filmi, ABD’de düzenlenen 24. Sedona Uluslararası Film Festivali’nde, “En İyi Yabancı Film” ve izleyici oylarıyla belirlenen “En İyi Film” ödüllerini kazandı.

2018- FETÖ’nün darbe girişimi sırasında Deniz Kuvvetleri Komutanlığındaki eylemlere ilişkin 73 sanığın yargılandığı davada hükmü açıklayan mahkeme, eski Harekat Başkan Vekili tuğamiral İrfan Arabacı ile eski İstihbarat Daire Başkanı tuğamiral Murat Şirzai’nin de aralarında bulunduğu 47 sanığa ağırlaştırılmış müebbet, 18 sanığa müebbet hapis cezası verdi.

2021 – Müzik dünyasında çığır açan kasetlerin mucidi, Hollandalı mühendis Lou Ottens, 94 yaşında öldü.

2023- Danimarka Savunma Bakanlığı, siber güvenlik tedbirleri kapsamında çalışanlarına resmi hizmette kullanılan cihazlarda TikTok’u kullanmasına yasak getirdi.

7 Mart

1917- Nick Larocca’nın “Original Dixiland Jazz Band” adlı orkestrası, ilk caz plağını New Jersey’deki Victor Co. plakçılık şirketi için doldurdu.

1927- İstiklal Mahkemelerinin görevi sona erdi.

1954- Petrol işletmeciliğini yabancı sermayeye açan Petrol Yasası kabul edildi. Petrol İşleri Genel Müdürlüğü kuruldu.

1969- Golda Meir, İsrail’in ilk kadın başbakanı oldu.

1977- Pakistan’da seçimleri Zülfikar Ali Butto kazandı.

1979- ABD uzay aracı Voyager I, Jüpiter ve Uranüs’ün Satürn gibi halkalara sahip olduğunu keşfetti. Voyager I, Jüpiter’in halkalı resimlerini dünyaya gönderdi.

1983- Zonguldak Ereğli Kömür İşletmelerinin Kandilli üretim havzasındaki Armutçuk Ocağı’nda meydana gelen patlamada 102 kişi öldü, 86 kişi yaralandı.

1989- Anayasa Mahkemesi, üniversitelerde “dini inanç sebebiyle boyun ve saçların örtü veya türbanla kapatılmasını” serbest bırakan yasayı iptal etti.

1990- Hürriyet Gazetesi Yönetim Kurulu Üyesi gazeteci yazar Çetin Emeç ve şoförü Ali Sinan Ercan, uğradıkları silahlı saldırıda yaşamlarını yitirdi.

2016- Rus tenisçi Maria Sharapova, Avustralya Açık’taki doping testinin pozitif çıktığını açıkladı.

2017- Fransa’da 7-12 Mart’ta düzenlenen Avrupa Salon Okçuluk Şampiyonası’nda ilk kez 8 kategorinin tamamında 24 sporcuyla mücadele veren Milli Takım’da klasik yay genç erkeklerde Erdal Meriç Dal Avrupa şampiyonu oldu.

2018- Türkiye’yi temsil etmek üzere UNESCO’dan davet alan Sivaslı halk ozanı ve şair Ayten Gülçınar, evinin önünde uğradığı silahlı saldırıda hayatını kaybetti.

2019- İstanbul’un en yüksek tepesine yapılan ve inşaatı 6 yıl süren Çamlıca Camisi’nde ilk ezan sabah namazında okundu.

2021- Ekvator Ginesi’nin Bata kentinde, askeri kışladaki cephanelikte meydana gelen 4 büyük patlamada, 105 kişi öldü, yüzlerce kişi yaralandı.

2022- Bilim insanları, ilk defa Güneş’ten 10 kat daha büyük kırmızı üstdev bir yıldızın patlayarak supernovaya dönüşmesini gözlemledi.

2023- AFAD’ın Kahramanmaraş merkezli depremlere ilişkin yayımladığı raporda, yıkılan binalarda kolon, kiriş ve perdelerde düz donatının kullanıldığı, hassas bölgelerde iri çakıl ve tahta gibi yabancı unsurlara rastlandığı tespitleri yer aldı, yönetmelik kurallarına ve esaslara uyulmadan inşa edilmiş yapıların ciddi hasar gördüğü vurgulandı.

2023- Hindistan ile Fransa orduları ilk kez “FRINJEX-23” adlı ortak askeri tatbikat yaptı.

8 Mart

1403- Osmanlı padişahı Yıldırım Bayezid, Akşehir’de yaşamını yitirdi.

1857- New York’ta tekstil işçisi kadınlar, “16 saatlik çalışma süresi, düşük ücret ve insanlık dışı çalışma koşulları” sebebiyle greve çıktı. Polisin müdahalesi ve ardından çıkan yangında 129 kadın işçi hayatını kaybetti. Kopenhag’da 1910’da toplanan Dünya Kadınlar Kongresi’nde, kadın işçilerin grevine atıfla bu gün “Emekçi Kadınlar Günü”, 8 Mart 1977’de ise BM tarafından “Dünya Kadınlar Günü” ilan edildi.

1948- Tanımladığı deri hastalığı “Behçet Hastalığı” adıyla dünya tıp literatürüne geçen, deri ve zührevi hastalıklar uzmanı Ordinaryüs Prof. Dr. Hulusi Behçet, kalp krizi sonucu öldü.

1952- ABD’nin Philadelphia eyaletinde ilk suni kalp ameliyatı yapıldı.

1954- Devletin siyasal prestijine ve mali gücüne zarar getirdiğine karar verilen ya da kişilerin özel hayatına tecavüz eden yazılar yazan gazetecilere ağır cezalar öngören Basın Kanunu, TBMM’den geçti.

1963- Suriye’de, darbe sonucu Baasçılar ve Nasırcılar iktidarı ele geçirdi. Baasçı subaylar, şubat ayında, Irak’ta da yönetimi ele geçirmiş ve Başbakan Kasım öldürülmüştü.

1972- Eski Başbakan Adnan Menderes’in oğlu Demokratik Parti Genel Başkan Yardımcısı Yüksel Menderes, Ankara’da intihar etti.

1984- 8 ilde olağanüstü hal uygulanmasıyla ilgili “Olağanüstü Hal Yönetmeliği” yürürlüğe girdi.

1996- Lefkoşa-İstanbul seferini yapan KKTC’ye ait bir yolcu uçağı kaçırılarak önce Sofya’ya, ardından da Münih’e indirildi.

2005- Çeçen lider Aslan Maşadov, bir çatışmada Rus güvenlik güçlerince öldürüldü.

2008- Hollanda’nın Lahey kentindeki Artistik Buz Pateni Uluslararası Aegon Kupası’nda, kadınlarda Tuğba Karademir 2. oldu ve Türkiye’ye bu spor dalında tarihte uluslararası bir yarışmada büyükler kategorisindeki ilk madalyayı kazandırdı.

2010- Elazığ’ın Karakoçan ilçesinde meydana gelen 6 büyüklüğündeki depremde 41 kişi öldü.

2012- Kadına şiddet uygulayan kişilere elektronik kelepçe veya bileklik takılmasına imkan sağlayan Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesine İlişkin Kanun Tasarısı, TBMM Genel Kurulu’nda oybirliğiyle kabul edildi.

2017- İsrail’de ezanın 23.00-07.00 saatlerinde hoparlörle okunmasının yasaklanmasına ilişkin kanun tasarısı mecliste (Knesset) yapılan ilk oylamada kabul edildi.

2017- Guatemala’da bir yetiştirme yurdunda çıkan yangında 13-17 yaşlarındaki 40 kız çocuğu hayatını kaybetti.

2018- Anadolu Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat’ın yaptırdığı burçların 94 yıldır yeri bilinmeyen kitabesi, Antalya Kaleiçi’nde bir evin duvarında bulundu.

2019- Şanlıurfa’da bulunan dünyanın en eski anıtsal tapınağı olarak kabul edilen, UNESCO Dünya Miras Listesi’ndeki Göbeklitepe’nin resmi açılışı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yapıldı.

2021 – Tiyatro ve sinema sanatçısı Rasim Öztekin, İstanbul’da kalp rahatsızlığı sonrası kaldırıldığı hastanede 62 yaşında hayatını kaybetti.

2021 – Sırp tenisçi Novak Djokovic, tek erkekler dünya sıralamasında toplam 311 hafta zirvede yer almayı garantileyerek, İsviçreli Roger Federer’in rekorunu kırdı.

9 Mart

1764- Padişah III. Mustafa tarafından yaptırılan Laleli Camisi ibadete açıldı.

1796- Napolyon Bonapart ile Josephine evlendi.

1923- Sovyet lideri Lenin, geçirdiği felç sonucunda konuşma yeteneğini kaybetti.

1929- İstanbul’da Matbaacılık Mektebi açıldı.

1956- Kıbrıs Rum toplumunun lideri Başpiskopos Makarios, İngiltere tarafından Seyşel Adaları’na sürgüne gönderildi. Adanın İngiliz Genel Valisi John Harding, Makarios’un, terörizmi aktif olarak desteklediği için sürgün edildiğini açıkladı.

1957- Türkiye’nin ilk kadın doktor subayı Sema Aran, teğmen rütbesiyle göreve başladı.

1967- Gazeteci, yazar Vala Nureddin (Va-Nü), 66 yaşında İstanbul’da öldü.

1967- Gölcük Tersanesi’nde “Berk” adlı refakat firkateyninin yapımına başlandı.

1996- 1990 yılında öldürülen gazeteci Çetin Emeç’i vurduğu belirlenen İslami Hareket Örgütü’nün tim sorumlusu İrfan Çağırıcı, İstanbul’da yakalandı.

2001- Türk balesinin kurucusu Edris Stannus (Dame Ninette de Valois), İngiltere’de 104 yaşında öldü.

2003- Siirt’te yapılan milletvekili yenileme seçimlerinde üç milletvekilliğini alan AK Parti’nin Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan da parlamentoya girdi.

2007- İsviçre’de, Ermeni çevrelerinin “soykırım” iddiasının inkarını suç sayan yasayı ihlal ettiği gerekçesiyle yargılanan İşçi Partisi lideri Doğu Perinçek, Lozan Mahkemesince 9 bin İsviçre frangı para cezasına çarptırıldı. Bu ceza, mahkemece iki yıl tecil edildi.

2018- Tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu Ercan Yazgan, tedavi gördüğü hastanede 72 yaşında hayatını kaybetti.

2019- Japonya’da yaşayan 116 yaşındaki Kane Tanaka, Guinness Dünya Rekorları tarafından dünyanın en yaşlı kişisi seçildi.

2020- Eski bakanlardan Şevket Kazan, Ankara’da tedavi gördüğü hastanede 86 yaşında hayatını kaybetti

2021 – Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov’un 19 Aralık 2016’da suikast sonucu öldürülmesine ilişkin FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’in de arasında bulunduğu 28 sanığın yargılandığı davada 3 sanık ikişer kez ağırlaştırılmış müebbet, 2 sanık birer kez ağırlaştırılmış müebbet hapse çarptırıldı. 8 sanık 3 yıl 9 ay ile 10 yıl 6 ay arasında hapse mahkum edildi, 6 sanığın beraatine hükmedildi. Gülen’in arasında bulunduğu 9 firari sanığın dosyaları ayrıldı.

2021 – ABD merkezli düşünce kuruluşu Newlines Strateji ve Politika Enstitüsünün raporunda, Çin’in, Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki Uygur Türklerine karşı eylemlerinde, Birleşmiş Milletler Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi’nin tüm maddelerini ihlal ettiği ve bu halkı “yok etmeyi” amaçladığı ortaya konuldu.

2022 – Türk Havacılık ve Uzay Sanayii, T129 Atak Taarruz ve Taktik Keşif Helikopteri’nin yurt dışındaki ilk teslimatını Filipinler’e yaptı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/haftanin-tarihine-bakis-4/feed/ 0
Avrupa Parlamentosu, Airbnb gibi uygulamalara sınırlama getiren yasayı kabul etti https://www.kanal7haber.com.tr/avrupa-parlamentosu-airbnb-gibi-uygulamalara-sinirlama-getiren-yasayi-kabul-etti/ https://www.kanal7haber.com.tr/avrupa-parlamentosu-airbnb-gibi-uygulamalara-sinirlama-getiren-yasayi-kabul-etti/#respond Fri, 05 Jul 2024 21:18:43 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=9075 Avrupa Parlamentosu, Avrupa kentlerinde giderek artan konut sorununa karşı halkı korumak amacıyla, Airbnb gibi internet üzerinden kısa süreli ev kiralayan uygulamalara sınırlama getiren bir yasal düzenlemeyi kabul etti.

Yasa, “tüketicileri sahte kısa vadeli kiralama tekliflerinden korurken, uzun vadeli kiralamaların azalması nedeniyle konut sektörü üzerinde oluşan baskıyı da azaltmayı” amaçlıyor.

“Sorumlu ve şeffaf bir kısa süreli kiralama sektörü için yeni kurallar” içeren yasa önerisi, Perşembe günü Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu’nda ele alındı.

Yeni yasa, 14’e karşı 493 oyla kabul edildi. 33 milletvekili de çekimser kaldı.

Yasal düzenlemeye neden ihtiyaç duyuldu?

Avrupa Parlamentosu tarafından hazırlanan düzenlemeye göre, Airbnb, Booking, Expedia ve TripAdvisor gibi çevrimiçi platformların yaygınlaşmasıyla birlikte Avrupa Birliği (AB) genelinde kısa süreli konaklama kiralama hizmetlerinin hacmi de önemli ölçüde arttı.

Çevrimiçi kısa süreli kiralamalar, AB’deki toplam turistik konaklamanın yüzde 25’ine ulaştı. Yani bir başka deyişle, her dört turistik amaçlı konaklamadan biri, kısa süreli kiralama yoluyla yapılıyor.

Bu tür kiralamalar ev sahipleri, turistler ve bazı işletmeler için yarar sağlasa da özellikle konut piyasası için sıkıntılara yol açmaya başladı.

Kısa süreli kiralama ile ilgili uygun kuralların bulunmaması nedeniyle yüksek konut fiyatları, daimi sakinlerin yerinden edilmesi, aşırı turizm ve haksız rekabet gibi sorunların artmasına neden oldu.

Bu nedenle birçok turistik Avrupa kenti, Airbnb gibi uygulamalara karşı katı kurallar getirmeye başladı.

Hollanda’nın başkenti Amsterdam ve Fransa’nın başkenti Paris’te, konutların tatil için kira süresine kısıtlama getirildi.

Ciddi bir konut sıkıntısıyla karşı karşıya olan Hollanda’da, yaklaşık 7 bin ev Airbnb üzerinden kısa süreli kiralanıyor.

Bu nedenle Hollanda’daki konut sahiplerinin, evlerin kısa süreli kiralaması yılda en fazla 30 günle sınırlandırıldı.

İspanya’nın Barcelona kenti ise çevrimiçi kısa süreli kiralama uygulamalarına yasak getirdi.

AB üyesi 23 ülke, 2022’de kısa vadeli çevrimiçi kiralama uygulamaları için yeni kurallar getirdi. Diğer ülkelerde de bu konuda yasal düzenleme hazırlığı devam ediyor.

Parlamento, hem kısa vadeli kiralamadan doğan sorunları önlemek hem de farklı yerel kuralların iç pazarda yarattığı parçalanmayı ortadan kaldırmak için Avrupa genelinde bu düzenlemeyi gündeme getirdi.

Yeni yasa neleri içeriyor?

Avrupa Parlamentosu tarafından kabul edilen yeni yasa, AB genelinde kısa süreli kiralamaları kısıtlamak için getirilen kuralları, tek elden daha uygulanabilir hale getirmeyi hedefliyor.

Kaliteli verilerin daha iyi yaptırımlara ve daha az yasa dışı kiralamaya yol açmasını sağlayacağı belirtilen düzenleme, şu önlemleri içeriyor:

Kısa süreli kiralama hizmetlerini kolaylaştıran çevrimiçi platformlar, faaliyet gösterdikleri bölgelerde, listelerindeki mülkler için uygulanan kayıt prosedürleri ve veri paylaşımına ilişkin yükümlülüklere uymak zorunda olacak.

Basit bir çevrimiçi kayıt prosedürü sayesinde, ilgili makamların ev sahibini ve birimini tanımlamasına ve bilgilerini doğrulamasına olanak sağlanacak.

Kısa süreli kiralama hizmeti veren siteler, ev sahipleri tarafından sağlanan bilgilerin güvenilir ve eksiksiz olmasını, kayıt numarasının da açıkça görülebilmesini sağlaması gerekecek.

Yasa kapsamında ilgili makamlar, kayıt numaralarını askıya alabilecek, çevrimiçi platformlardan yasa dışı listelemelerin kaldırmasını isteyebilecek.

Yetkili makamlarla uyumlu çalışmayan platformlara veya sistem sağlayıcılarına ceza verilebilecek.

AB üyesi ülkelerin, kısa süreli kiralama sitelerine kayıtlı ev sahibi faaliyetlerine ilişkin verilere düzenli bir şekilde ulaşabilmesi için tek bir dijital giriş noktası oluşturulacak.

Konutun kiralandığı gece ve konaklayan kişi sayısı, adres, kayıt numarası, gibi verilerin toplanması; yetkililerin ev sahibi kayıt süreçlerine uyumu ve ulusal yetkililerin kısa süreli konaklama kiralama sektöründe uygun politikaları uygulamasına olanak tanıyacak.

Taraflar yasa için ne diyor?

Yasa önerisini hazırlayan Hollandalı Yeşil Sol Parti Milletvekili Kim Van Sparrentak, Avrupa kentlerinde yasa dışı kısa süreli tatil amaçlı kiralamalarda artış yaşandığını vurgulayarak, “Bu Avrupa’daki şehirlerde yaşamı daha zorlaştırıyor” dedi.

Sparrentak’a göre, yeni yasa, yasa dışı kiralamaları ortadan kaldıracak. Düzenli veri paylaşımı sayesinde spekülasyonlar önlenecek. Yerel yetkililerin, uygun fiyatlı konutlara erişimi güvence altına alarak konut kriziyle mücadele etmesine katkıda bulunacak.

Airbnb’nin AB politikaları sorumlusu Georgina Browes da, AFP’ye yaptığı açıklamada, “İlk kez yolun kuralları netleşiyor. Bu da ev sahiplerine, yetkililere ve ziyaretçilere fayda sağlıyor” dedi.

Yasa ne zaman yürürlüğe girecek?

Avrupa Parlamentosu tarafından kabul edilen yasa, AB Komisyonu’nun onayının ardından, AB Resmi Gazetesinde yayımlanacak. Üye ülke parlamentoları tarafından da onaylanacak olan yeni yasa en geç 2 yıl içinde bütün AB genelinde yürürlüğe girecek.

Türkiye de kısa vadeli kiralamaya yeni kurallar getirdi

Türkiye de 28 Aralık tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan “Konutların Turizm Amaçlı Kiralanması Faaliyetlerinin Düzenlenmesine İlişkin Yönetmelik” ile 1 Ocak 2024’ten itibaren Airbnb ve benzeri günlük konut kiralamaya dair yeni kural ve düzenlemeler getirdi.

Yeni düzenleme ile 100 günden az süreyi kapsayan konut kiralamaları “Turizm Amaçlı Konut Kiralaması” kapsamına alındı.

Bu kapsamdaki konutların kiralanması ile ilgili denetim ve yetki Kültür ve Turizm Bakanlığı’na devredildi.

Yeni düzenleme uyarınca kiralanan konutların girişlerine plaket asılması zorunlu hale getirildi.

Turizm amaçlı kiralanacak konut, bir binanın dairesi ise aynı binadaki tüm kat maliklerinden oy birliği ile izin alınması gerekiyor.

İzin belgesi olmadan konutlarını kiraya verenlere, kiralama yapılan her bir konut için 100 bin TL idari para cezası uygulanacak ve izin belgesi alarak faaliyette bulunabilmesi için 15 gün süre verilecek.

Süre sonunda izin belgesi almadan kiralama faaliyetlerini sürdürenlere 500 bin TL idari para cezası uygulanıyor.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/avrupa-parlamentosu-airbnb-gibi-uygulamalara-sinirlama-getiren-yasayi-kabul-etti/feed/ 0
Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı, EGEKAF 24’e konuk oldu https://www.kanal7haber.com.tr/devlet-tiyatrolari-genel-muduru-tamer-karadagli-egekaf-24e-konuk-oldu/ https://www.kanal7haber.com.tr/devlet-tiyatrolari-genel-muduru-tamer-karadagli-egekaf-24e-konuk-oldu/#respond Mon, 29 Apr 2024 21:09:45 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6783 Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı, Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) ev sahipliğinde düzenlenen EGEKAF 24’e konuk oldu.

Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi (CBİKO) koordinasyonunda, Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) ev sahipliğinde gerçekleşen EGEKAF 24 ikinci gününde de öğrenci ve mezunların yoğun ilgi odağı oldu.

EGEKAF 24’ün ikinci günün devamında gerçekleştirilen kariyer söyleşi etkinliklerinden bir diğeri ise Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı ile yapılan “Değişime Cesaretiniz Var Mı” adlı söyleşi oldu. Öğrencilik hayatından ve kariyer hayatından bahsederek başlayan söyleşide ayrıca Tamer Karadağlı öğrencilerden gelen soruları da yanıtladı.

“Değişmek çok önemlidir. Zamana ayak uydurmak çok önemlidir.”

Sanatçı, Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı, yaptığı konuşmada şunları ifade etti: “İyi ki gelmişim, bana da çok büyük bir moral oldu bu. Siz de hoş geldiniz. Ben normalde aslında böyle kalabalıklar karşısında konuşmaya çok alışkınım ama o kadar güzel bir kalabalık var ki şimdi ben heyecanlandım sizin yanınızda. Pamukkale Üniversitesi’ni kutluyorum, müthiş bir iş başarmış. Biraz önce fuar alanını biraz dolaştım, insana gurur veriyor gerçekten. Hocam, canıgönülden tebrik ediyorum, müthiş gerçekten. Birazdan soru cevaba gireceğiz. Sizler merak ettiğiniz şeyleri bana sorun özellikle kariyer ile ilgili ben de bütün samimiyetimle, dürüstlüğümle size cevap vereyim. Başlığımız şuydu: “Değişime cesaretiniz var mı?” bu gerçekten çok önemli bir şey. Çünkü değişmek çok önemlidir. Zamana ayak uydurmak çok önemlidir. Sizler şimdi o kadar şanslı bir nesilsiniz ki dünya çok küçük artık. İnternet sayesinde o kadar çok bilgiye o kadar çabuk ulaşabiliyorsunuz ki bu çok büyük bir avantaj. Ben kendi gençliğimi, kendi çocukluğumu düşündüğümde bizde hiçbir şey yokmuş. O yüzden sizler çok şanslısınız. Bizler aslında değişmeye çalışıyoruz. Şimdi, bu soruyu biz de benim jenerasyonum da kendisine soruyor: ‘Değişebilecek miyiz biz? Zamana ayak uydurabilecek miyiz?’ Çünkü bu gerçekten cesaret isteyen bir şey ve buna cesaret etmek gerçekten çok meşakkatli. Ben kendi kariyerimde o kadar çok inişler çıkışlar yaşadım ki çünkü siz beni dizilerden biliyorsunuz. Ama bunun öncesi var: dört yıl oyunculuk bölümünü okudum, bitirdim. Ondan önce kolej yıllarım var TED Ankara Koleji, şimdi TED deniyor. Bizim zamanımızda Ankara Koleji idi ve ben Amerika’dan gelmiştim. 1975’te Amerika’dan geldim. Dokuz yaşındaydım Ankara Koleji’ne yazıldım. Çok küçük yaşta oyuncu olmaya karar verdim. Sebebi de şu: Arkadaşlarım, orta sonda iken lise birde iken zaten karar vermişti ne olmak istediklerine. Ben bir türlü karar verememiştim. Bari oyuncu olayım, bir sürü mesleği oynarım dedim. Sonra güzel kızlarla tanışırım dedim. Sonra tiyatro grubuna girdim okulda ve çok keyif aldım. Bu keyfi profesyonel hayatıma taşımaya karar verdim. Çok meşakkatli bir eğitim aldıktan sonra profesyonel hayatıma başladım. Sürekli karar vermem gerekti. Sürekli bir seçim yapmam gerekti. Sizler de aynı şeyi yaşayacaksınız. Sürekli seçim yapacaksınız ve karar vereceksiniz. İnisiyatif kullanacaksınız. Şunu unutmayın hepiniz kendi hayatınızın mimarısınız. Nasıl bir hayat yaşamak istediğinize siz karar vereceksiniz. Her şey hayal etmekle başlıyor. Ben eğer bugünkü durumumu hayal etmeseydim. Hiçbir zaman yaşayamazdım. Bahsettiğim genel müdürlük kısmı değil oyunculuk kısmı. Genel müdürlük kısmı hiç hayal ettiğim bir şey değildi. Hayatımda bir değişime sebep oldu. ve ben buna cesaret ettim çünkü elli yaşında bürokrasiye girmek gerçekten çok meşakkatli çünkü otuz beş sene boyunca serbest piyasada mücadele ettim.”

“Daha çok başarısızlıklarım sayesinde bir yerlere geldim” diyen Karadağlı, şöyle konuştu:

“Başarılarımdan çok başarısızlıklarım oldu. Daha çok başarısızlıklarım sayesinde bir yerlere geldim. Sürekli başarılı olmak da sizi bir yere getirmiyor. Başarısızlıklarınız sizi bir yere getiriyor. Çünkü mücadele etmeyi öğreniyorsunuz. Başarının merdivenleri elleriniz cebinde çıkılamıyor ne yazık ki Tırnaklarınızın arasının kirlenmesi gerekiyor. ve benim gerçekten tırnaklarımın arası çok kirlendi. Tam rahat edeceğim, belli bir yaşa geldim, kanıtlayacak bir şeyim yok derken yeni bir mücadele başladı. Bu sefer Devlet Tiyatroları Genel Müdürü oldum. Altı aydır gece gündüz çalışıyorum. Çok yoruluyorum ama inanılmaz keyifli bir yorgunluk.”

Etkinlik sonrası Pamukkale Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kutluhan, Tamer Karadağlı ile birlikte PAÜ kampüsünde bulunan ve Devlet Tiyatrolarının Denizli gösterilerinin gerçekleştiği Hasan Kasapoğlu Kültür Merkezi’ni gezdi ve Merkez hakkında bilgi verdi. – DENİZLİ

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/devlet-tiyatrolari-genel-muduru-tamer-karadagli-egekaf-24e-konuk-oldu/feed/ 0
SES Düzce, Sağlıkla İlgili Yasa Teklifinin Geri Çekilmesini İstiyor https://www.kanal7haber.com.tr/ses-duzce-saglikla-ilgili-yasa-teklifinin-geri-cekilmesini-istiyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/ses-duzce-saglikla-ilgili-yasa-teklifinin-geri-cekilmesini-istiyor/#respond Sun, 07 Apr 2024 21:27:34 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6091

TUNCAY TÜRKGÜLÜ

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Düzce örgütü bugün Düzce Devlet Hastanesi önünde açıklama yaparak Meclis’te görüşülmekte olan sağlıkla ilgili yasa teklifinin geri çekilmesini talep etti. SES Düzce Temsilcisi Cemal Yılmaz, “Sağlıkla ilgili bazı kanunlarda değişiklik yapılması ile ilgili 5 Şubat 2024 tarihli kanun teklifi geçtiğimiz hafta Meclis’te görüşmeye başlanmıştır. Meclis’e sunulan Sağlık, Aile Komisyonu’nda TTB, SES ve diğer sağlık meslek örgütleri görüşlerini ifade etmişlerdir ancak öneri ve eleştirilerimiz dikkate alınmadan TBMM komisyonundan yasa olduğu gibi geçirilmiş ve TBMM Genel Kurulu’na hızlıca getirilerek görüşmelerine başlanmıştır. Yasa teklifinin görüşmelerinin durdurulmasını, geri çekilerek sağlık meslek örgütlerinin görüşleri de alınarak yeniden düzenlenmesini bekliyoruz.” dedi.

SES Düzce Temsilcisi Cemal Yılmaz, “Halkımızın sağlık hakkını ve sağlık emekçilerinin özlük haklarını öngören bir yasa için halkımızı ve tüm sağlık emekçilerini de bu konuda birlikte mücadeleye çağırıyoruz. Son bir söz de son günlerde yurdun dört bir yanında artan şiddet olayları ile ilgili olarak; sağlık emekçileri kimsenin öfkesini çıkaracağı kum torbası değildir. İşte tam da Meclis’te görüşülen yasada şiddete karşı etkin önlem alınması artık kaçınılmazdır” diye konuştu.

“SAĞLIK EMEKÇİLERİNİN BİRÇOK ÖZLÜK HAKKI YOK”

Cemal Yılmaz şunları söyledi:

“Sağlıkla ilgili bazı kanunlarda değişiklik yapılması ile ilgili 5 Şubat 2024 tarihli kanun teklifi geçtiğimiz hafta Meclis’te görüşmeye başlanmıştır. Meclis’e sunulan Sağlık, Aile Komisyonunda TTB, SES ve diğer sağlık meslek örgütleri görüşlerini yasaya ait görüşlerini ifade etmişlerdir ancak öneri ve eleştirilerimiz dikkate alınmadan TBMM komisyonundan yasa olduğu gibi geçirilmiş ve TBMM Genel Kurulu’na hızlıca getirilerek görüşmelerine başlanmıştır. Meclis’te görüşülen yasada, halkımızın ücretsiz, nitelikli, ulaşılabilir sağlık hakkı, sağlığı geliştirici, koruyucu sağlık hizmetlerine önem veren maddeler, sağlık alanında ihtiyaç karşılayacak atama, iş, iş yeri ve ücret güvencesi, sağlık emekçilerinin özlük hakları, mevcut haklarını koruyan, geliştiren maddeler, sağlıkta şiddeti önleyecek caydırıcı hükümler, tüm lisans mezunu sağlık işkolundaki mesleklerin 3600 ek gösterge hakkı, sağlık emekçilerinin tümünü kapsayan fiili hizmet hakkı, günün şartlarında giyim yardımı, 24 saat hizmet veren sağlık kurumları için kreş talebi, aile hekimliği çalışanlarının anayasal hakkı olan birçok özlük hakkı yoktur.

“SAĞLIK ANAYASAL BİR HAKTIR”

Bizler sağlık meslek örgütü olarak; aile hekimi ve aile sağlığı çalışanlarına yapılan destek ödemesinin disiplin cezası alınması halinde kesintiye uğraması ile ilgili düzenlemenin iptalini defalarca mahkemelerce kesin karar verilerek ikili ceza uygulanmayacağına dair kararlara istinaden getirilmeye çalışılan maddenin iptalini, sağlık emekçilerinin özlük haklarına ilişkin düzenlemelerin ivedilikle yapılması, görüşülen yasaya maddelerin eklenmesi, eğitim araştırma hastaneleri ile üniversite hastanelerinin birlikte kullanım protokollerine karşı yıllardır açtığımız davalar ve itirazlarımızın dikkate alınmasını, TSK’nın yurt içi ve yurt dışı operasyonlarında ihtiyaç duyduğu sağlık personelini herhangi bir özel eğitim almayan sağlık personelinden geçici görevlendirme yolu ile temin edilmeden doğrudan TSK’ya ait sağlık kurumlarının açılarak kendi bünyesinden görevlendirilmesi, ebelerin meslek tanımlarına dair düzenlemede belirsizliğin giderilmesini, yasanın görüşmelerinin durdurulması, geri çekilerek sağlık meslek örgütlerinin görüşleri de alınarak yeniden düzenlenmesini bekliyoruz. Halkımızın sağlık hakkını ve sağlık emekçilerinin özlük haklarını öngören bir yasa için halkımızı ve tüm sağlık emekçilerini de bu konuda birlikte mücadeleye çağırıyoruz. Son bir söz de son günlerde yurdun dört bir yanında artan şiddet olayları ile ilgili olarak; sağlık emekçileri kimsenin öfkesini çıkaracağı kum torbası değildir. İşte tam da Meclis’te görüşülen yasada şiddete karşı etkin önlem alınması artık kaçınılmazdır. Şiddet uygulayanları şiddetle kınıyoruz. Sayın Sağlık Bakanımızdan da biz sağlık emekçilerinin can güvenliğini sağlamasını bekliyoruz. Sağlık bir anayasal haktır. Can güvenliği anayasal haktır. Bizler sağlık hakkımız, can güvenliği hakkımız için yılmadan mücadeleye devam edeceğiz.”

]]> https://www.kanal7haber.com.tr/ses-duzce-saglikla-ilgili-yasa-teklifinin-geri-cekilmesini-istiyor/feed/ 0 Eşek derisi ticareti: Afrika’da eşeklerin öldürülmesi ve deri ihracatı https://www.kanal7haber.com.tr/esek-derisi-ticareti-afrikada-eseklerin-oldurulmesi-ve-deri-ihracati/ https://www.kanal7haber.com.tr/esek-derisi-ticareti-afrikada-eseklerin-oldurulmesi-ve-deri-ihracati/#respond Wed, 13 Mar 2024 21:25:01 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5182 Steve, su satmak ve geçimini sağlamak için eşeklerine güveniyordu. 20 bidon su yüklü arabasını çekiyorlardı. Derileri için çalındıklarında Steve artık çalışamaz hale geldi.

O gün de diğerleri gibi başladı. Steve sabah saatlerinde Nairobi’deki evinden çıktı ve hayvanlarını almak için tarlaya gitti.

“Onları göremedim. Bütün gün, bütün gece ve ertesi gün onları aradım.”

Üç gün sonra bir arkadaşı arayıp hayvanların iskeletlerini bulduğunu söyledi.

Steve, “Öldürülmüşlerdi, kesilmişlerdi, derileri alınmıştı” diye anlatıyor.

Bu tür eşek hırsızlıkları Afrika’nın pek çok bölgesinde ve dünyada eşek nüfusunun yüksek olduğu yerlerde giderek yaygınlaşıyor.

Steve ve eşekleri, küresel eşek derisi ticaretinden etkilenenler arasında.

Çin’deki ilaca talep yüksek

Eşek derisi ticaretinin kökeni, Kenya’daki o tarladan binlerce kilometre uzakta, Çin’e uzanıyor.

Çin’de eşek derisindeki jelatin ile yapılan, Ejiao adlı geleneksel bir ilaca talep çok yüksek.

Bu ilacın sağlığı geliştirici ve gençliği koruyucu özelliklere sahip olduğuna inanılıyor.

Eşek derileri kaynatılarak jelatin elde ediliyor ve bu jelatin toz, hap veya sıvı haline getiriliyor veya yiyeceklere ekleniyor.

Eşek derisi ticaretine karşı kampanya yürütenler, Steve gibi insanlar ve eşeklerinin, Ejiao’ya olan olağanüstü talebin kurbanı olduklarını söylüyor.

2017’den bu yana kampanya yürüten Donkey Sanctuary (Eşek Barınağı) adlı kuruluş, yeni bir raporda dünyada her yıl en az 5,9 milyon eşeğin Ejiao yapımı için katledildiğini tahmin ediyor.

BBC bu rakamları bağımsız olarak doğrulayamadı, ancak yardım kuruluşu talebin giderek arttığını söylüyor.

Ejiao endüstrisi için tam olarak kaç eşeğin öldürüldüğünü anlamak pek kolay değil.

Zirvede görüşülecek

Dünyadaki yaklaşık 53 milyon eşeğin üçte ikisinin Afrika’da yaşadığı düşünülüyor.

Afrika’da endüstriye yönelik çeşitli düzenlemeler bulunuyor.

Eşek derisi ihracatı bazı yasa dışı bir suç olarak sayılıyor.

Ancak talebin ve eşek derisi fiyatlarının yüksek olmasıyla eşek hırsızlığının körüklendiği söyleniyor.

Eşek Barınağı, eşeklerin kaçırılarak ticaretin yasal olduğu yerlere götürüldüğünü söylüyor.

Ancak, Afrika ülkeleri ve Brezilya hükümetinin, azalan eşek nüfusuna tepki olarak eşeklerin kesilmesini ve ihraç edilmesini yasaklamaya hazırlanmasıyla yakında bir dönüm noktası yaşanabilir.

Afrika genelinde endüstriyi yasaklamayı öngören yeni bir yasa tasarısı, 17 ve 18 Şubat tarihlerinde tüm devlet liderlerinin bir araya geldiği Afrika Birliği Zirvesi’nde gündemde olacak.

Eşek Barınağı için çalışan ve Nairobi’de bulunan Solomon Onyango, “2016 ile 2019 yılları arasında Kenya’daki eşeklerin yaklaşık yarısının [deri ticareti için] katledildiğini tahmin ediyoruz” diyor.

Afrika ve Brezilya’daki yasaklar ticareti başka yerlere kaydırabilir mi?

Ejiao üreticileri eskiden Çin’den temin edilen eşek derilerini kullanıyordu.

Ancak Çin’deki Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı’na göre ülkedeki eşek sayısı 1990’da 11 milyon iken 2021’de iki milyonun altına düştü.

Aynı zamanda, Ejiao niş bir lüks olmaktan çıkıp popüler, yaygın olarak bulunabilen bir ürün haline geldi.

Çinli şirketler deriyi başka ülkelerde aramaya başladı. Afrika, Güney Amerika ve Asya’nın bazı bölgelerinde eşek mezbahaları kuruldu.

Afrika’da bu durum, ticaret üzerinden acımasız bir çekişmeye yol açtı.

Eşek eti tüketiminin tabu olduğu Etiyopya’da bulunan iki eşek mezbahasından biri 2017 yılında halkın protestoları ve sosyal medyada insanların tepkisi üzerine kapatıldı.

Tanzanya ve Fildişi Sahili gibi ülkeler 2022 yılında eşek derisi kesimini ve ihracatını yasakladı, ancak Çin’in komşusu Pakistan bu ticarete kucak açtı.

Geçen yılın sonunda Pakistan basınında yer alan haberlerde, “en iyi cinslerden bazılarını” yetiştirmek üzere ilk “resmi eşek yetiştirme çiftliğinin” kurulduğu duyuruldu.

Sydney Üniversitesi’nden Çin-Afrika ilişkileri uzmanı Prof. Lauren Johnston’a göre bu oldukça kârlı bir işe dönüştü.

Johnston, Çin’de 2013 yılında yaklaşık 3,2 milyar dolar değerindeki Ejiao pazarının 2020 yılında yaklaşık 7,8 milyar dolara yükseldiğini söylüyor.

Bu durum halk sağlığı yetkilileri, hayvan refahı kampanyacıları ve uluslararası suç araştırmacıları için bir endişe kaynağı haline geldi.

Oxford Üniversitesi’nden uzmanların yaptığı bir göre eşek derisiyle birlikte çeşitli diğer yasa dışı yaban hayatı ürünlerinin ticareti de yapılıyor.

Pek çok kişi, ulusal yasakların bu ticareti daha da yeraltına iteceğinden endişe ediyor.

Ülkeler için temel bir soru da şu: Gelişmekte olan bir ekonomi için eşeklerin ölüsü mü yoksa dirisi mi daha değerli?

Eşek Barınağı’nda veteriner olan Faith Burden, eşeklerin dünyanın pek çok yerinde kırsal yaşamın “kesinlikle ayrılmaz bir parçası” olduğunu söylüyor.

Eşeklerin güçlü ve uyum sağlayabilen hayvanlar olduğunu söyleyen Burden, “Bir eşek belki de 24 saat boyunca su içmeden durabilir ve herhangi bir sorun yaşamadan çok hızlı bir şekilde yeniden sıvı alabilir” diyor.

Ancak tüm bu özelliklerine rağmen eşekler kolay ya da hızlı bir şekilde üremiyor.

Bu yüzden de kampanyacılar, ticaretin kısıtlanmaması halinde eşek nüfusunun azalmaya devam edeceğinden ve daha fazla yoksul insanı bir yaşam çizgisinden ve bir arkadaştan mahrum bırakacağından korkuyor.

Ejiao’nun tarihi

Ejiao, kanı güçlendirmekten uykuya yardımcı olmaya ve doğurganlığı artırmaya kadar sayısız faydası olduğuna inanılan binlerce yıllık bir ilaç.

Ancak 2011 yılında Çin’de yayınlanan ve bir imparatorluk sarayını anlatan bir televizyon TV programında popülaritesi artmaya başladı.

Sydney Üniversitesi’nden Çin-Afrika ilişkileri uzmanı Prof. Lauren Johnston, “Zekice bir ürün yerleştirmeydi. Dizideki kadınlar güzel ve sağlıklı olabilmek için her gün Ejiao kullanıyordu. Bu elit kadınlığın bir ürünü haline geldi. İronik bir şekilde, bu artık birçok Afrikalı kadının hayatını mahvediyor” diyor.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/esek-derisi-ticareti-afrikada-eseklerin-oldurulmesi-ve-deri-ihracati/feed/ 0
FİLİNİSTİN’E DESTEK MİTİNGİNDEKİ YUMRUKLU SALDIRI DAVASINDA SANIK HAKİM KARŞINDA https://www.kanal7haber.com.tr/filinistine-destek-mitingindeki-yumruklu-saldiri-davasinda-sanik-hakim-karsinda-2/ https://www.kanal7haber.com.tr/filinistine-destek-mitingindeki-yumruklu-saldiri-davasinda-sanik-hakim-karsinda-2/#respond Wed, 14 Feb 2024 21:24:45 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3933

-Ege Akersoy: Pişmanım

Özden ATİK/ İSTANBUL, İstanbul’da düzenlenen Filistin’e destek mitinginde “Kelime-i Tevhid” bayrağı taşıyan İsmail Aydemir’e yumruk attığı gerekçesiyle 17 gün tutuklu kalan 25 yaşındaki üniversite öğrencisi Ege Akersoy, 4 yıla kadar hapis istemiyle bugün hakim karşısına çıktı. Akersoy, şikayetçinin taşıdığı bayrağın Suudi Arabistan bayrağı olabileceğini düşündüğünü ifade ederek “Pişmanım. Yaptığımın yanlış olduğunu biliyorum” dedi. Mahkeme, Akersoy hakkındaki yurt dışı yasağını kaldırarak dosyanın mütalaasını hazırlaması için savcılığa gönderilmesine karar verdi.

İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesindeki ilk duruşmaya,, tutuksuz sanık Ege Akersoy gelirken, şikayetçi İsmail Aydemir katılmadı.

Sanık Ege Akersoy kimlik sorgusunda elektrik mühendisliği mezunu ve öğrenci olduğunu, çalışmadığından herhangi bir geliri olmadığını söyledi. Akersoy, “31 Aralık günü arkadaşımda kalmıştım. Sabahında vapurla Kadıköy’den Karaköy’de geldim. Haliç metro civarında şikayetçi ismail Aydemir’i gördüm. Elinde yeşil üzerinde Arapça yazılı bayrak vardı. Suudi Arabistan bayrağı olabileceğini düşündüm. Bu olay öncesinde Suudi Arabistan’da oynanmak istenen Galatasaray-Fenerbahçe maçında ülkemizin kurucu önderinin isminin anılmasından ve İstiklal Marşının okutulmasından rahatsız olmalarından dolayı ben bu bayrağın Türkiye içinde dolandırılmasından rahatsız oldum. Ayrıca 12 askerimizin şehit olmasından dolayı ülkemizde sadece Türk bayrağı dalgalandırılması gerektiğini düşündüm. O gün tesadüfen denk geldiğim müştekiye ‘Sen Türk değil misin? Şu an hassas zamanlardayız, şehitlerimiz varken Türk bayrağının taşınması daha doğru’ dedim. O da ‘Sanane istediğim bayrağı taşırım’ dedi. Ardından bana doğru yaklaştığı sırada bana vuracağını düşünerek kendimi koruma dürtüsüyle kendisine bir kez yumruk attım. Pişmanım. Yaptığımın yanlış olduğunu biliyorum. Bu olay müştekiyle aramızda münferiden yaşanmış bir olaydı böyle de kalması gerekirdi. ” dedi. Akersoy, müştekiye yönelik “Tam bir Arap sevici Arap kültürünü savunuyor” tarzı sözler söylediğini hatırlamadığını belirtti.

Akersoy’un avukatı Ali Öztürk ise “Suçun maddi ve manevi unsurları oluşmamıştır. Halkın bir kesimin aşağılamak gibi bir durum yoktur. Bir anda gelişen münferit bir olaydır” diyerek beraat talep etti.

“ŞİKAYETİMİZ DEVAM ETMEKTEDİR”

İsmail Aydemir’in hasta olduğu için duruşmaya gelemediğini belirten müşteki avukatı Deniz Alp İmamoğlu ise “Şikayetiniz devam etmektedir. Savunmaları suçtan kurtulmaya yöneliktir. Müvekkilin kendisine yönelik bir hareketi olduğunu söylemiş o yüzden yumruk attığını söylemiştir. Ancak müvekkilimde skolyoz denilen omurga eğriliği rahatsızlığı vardır. Bu yüzden yaşı ve fiziki durumu dikkate alınarak yumruk atma imkanı olamaz. Müvekkil olayda yaralanmıştır. Müvekkilin elindeki bayrak yasa dışı mıdır, illegal ifadeler mi vardır, terör örgütünün siması mı vardır, hayır.  Müvekkilimin taşıdığı bayrak tabut üzerine konulan tevhid bayrağıdır. Müvekkilin katılma sebebi Filistinlilere yapılanlara karşı gelmek için olduğu gibi, 12 şehidimize rahmet okutmaktır” diyerek sanığın cezalandırılmasını talep etti. Diğer şikayetçi avukatı ise müvekkilinin bayrağı miting alanındaki seyyar satıcıdan aldığını, ayrıca Türk bayrağı da taşımakta olduğunu ifade ederek sanığın cezalandırılmasını istedi.

“OLAYI BURAYA GETİREN MEDYAYA YANSIMASI VE SOSYAL LİNÇTİR”

Savcı, dosyanın mütalaa için kendisine verilmesini istedi. Söz alan sanık avukatı Ali Öztürk, “Olayın, bayrağın illegal olup olmamasıyla ilgisi yoktur. Müvekkilimin, müştekinin hastalıklarını bilmesi mümkün değil, aralarında itişme olduğunu kendini koruma maksatlı hareket ettiğini söylemiştir. Olayı buraya getiren medyaya yansıması ve bir nevi sosyal linçtir. Müvekkilim bayrak da ne yazdığını bilmiyordu. Bayrak da ne yazdığını müşteki de olaydan önce bilmiyordu” şeklinde konuştu.

YURT DIŞI YASAĞI KALDIRILDI

Mahkeme, dosyanın esas hakkındaki mütalaasını hazırlamak üzere savcılığa gönderilmesine karar verdi. Sanık hakkındaki yurt dışı yasağının kaldırılmasına karar veren mahkeme, duruşmayı 19 Şubat’a erteledi.

“EL ÖPÜP BAYRAĞA SAYGI GÖSTERİSİNDE BULUNSAYDI UZLAŞMAYA HAZIRDIK”

Şikayetçi avukatı Deniz Alp İmamoğlu duruşma sonrasında basın mensuplarına açıklama yaparak müvekkilinin taşıdığı bayrağın, yasadışı bir bayrak olmadığını belirtti. İmamoğlu, müvekkilinin uğradığı saldırının kabul edilemez olduğunu söyleyerek “Böyle bir saldırının düşünce ve ifade özgürlüğüne yapıldığını düşünüyoruz. Sanığın cezalandırılmasını talep ettik. Sanık herhangi bir şekilde uzlaşmaya yanaşmadı. Biz müvekkilden el öpüp özür dilendiğinde uzlaşmaya açıktık ve bayrağa bir saygı gösterisinde bulunulduğunda uzlaşmaya hazırdık. Sanık bunu kabul etmedi” dedi.

İDDİANAME

Fatih’te 1 Ocak sabah saatlerinde yapılan ‘Şehitlere rahmet, Filistin’e destek, İsrail’e lanet’ mitingine katılan İsmail Aydemir elinde Kelime-i Tevhid Bayrağı ile yürümüştü. Ege Akersoy, Haliç metrosu civarında tesadüfen karşılaştığı Aydemir’e “Sen Türk değil misin” dedikten sonra yumruk atmıştı. Gözaltına alınan Akersoy  tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. İddianamede Ege Akersoy’un kamuya açık alanda Filistin’de yaşanan olayları protesto etmek için toplanan grupta yer alan ve üzerinde Arapça ifadeler bulunan bayrağı taşıyan İsmail Aydemir’e “Sen tam bir Arap sevicisisin… Arap kültürünü savunuyor” şeklinde söylemler ile halkın sosyal sınıf, ırk veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik ettiği belirtildi. İddianamede, şüpheli Akersoy’un “Basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde kasten yaralama” ve “Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik” suçlarından toplam 1 yıl 4 aydan 4 yıla kadar hapsi istendi.Akersoy, iddianamenin kabul edilmesinin ardından yurt dışı çıkış yasağı konularak tahliye edildi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/filinistine-destek-mitingindeki-yumruklu-saldiri-davasinda-sanik-hakim-karsinda-2/feed/ 0
Filinistin’e destek mitingindeki yumruklu saldırı davasında sanık hakim karşında https://www.kanal7haber.com.tr/filinistine-destek-mitingindeki-yumruklu-saldiri-davasinda-sanik-hakim-karsinda/ https://www.kanal7haber.com.tr/filinistine-destek-mitingindeki-yumruklu-saldiri-davasinda-sanik-hakim-karsinda/#respond Wed, 14 Feb 2024 21:21:16 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3930

-Ege Akersoy: Pişmanım

Özden ATİK/ İSTANBUL, İstanbul’da düzenlenen Filistin’e destek mitinginde “Kelime-i Tevhid” bayrağı taşıyan İsmail Aydemir’e yumruk attığı gerekçesiyle 17 gün tutuklu kalan 25 yaşındaki üniversite öğrencisi Ege Akersoy, 4 yıla kadar hapis istemiyle bugün hakim karşısına çıktı. Akersoy, şikayetçinin taşıdığı bayrağın Suudi Arabistan bayrağı olabileceğini düşündüğünü ifade ederek “Pişmanım. Yaptığımın yanlış olduğunu biliyorum” dedi. Mahkeme, Akersoy hakkındaki yurt dışı yasağını kaldırarak dosyanın mütalaasını hazırlaması için savcılığa gönderilmesine karar verdi.

İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesindeki ilk duruşmaya,, tutuksuz sanık Ege Akersoy gelirken, şikayetçi İsmail Aydemir katılmadı.

Sanık Ege Akersoy kimlik sorgusunda elektrik mühendisliği mezunu ve öğrenci olduğunu, çalışmadığından herhangi bir geliri olmadığını söyledi. Akersoy, “31 Aralık günü arkadaşımda kalmıştım. Sabahında vapurla Kadıköy’den Karaköy’de geldim. Haliç metro civarında şikayetçi ismail Aydemir’i gördüm. Elinde yeşil üzerinde Arapça yazılı bayrak vardı. Suudi Arabistan bayrağı olabileceğini düşündüm. Bu olay öncesinde Suudi Arabistan’da oynanmak istenen Galatasaray-Fenerbahçe maçında ülkemizin kurucu önderinin isminin anılmasından ve İstiklal Marşının okutulmasından rahatsız olmalarından dolayı ben bu bayrağın Türkiye içinde dolandırılmasından rahatsız oldum. Ayrıca 12 askerimizin şehit olmasından dolayı ülkemizde sadece Türk bayrağı dalgalandırılması gerektiğini düşündüm. O gün tesadüfen denk geldiğim müştekiye ‘Sen Türk değil misin? Şu an hassas zamanlardayız, şehitlerimiz varken Türk bayrağının taşınması daha doğru’ dedim. O da ‘Sanane istediğim bayrağı taşırım’ dedi. Ardından bana doğru yaklaştığı sırada bana vuracağını düşünerek kendimi koruma dürtüsüyle kendisine bir kez yumruk attım. Pişmanım. Yaptığımın yanlış olduğunu biliyorum. Bu olay müştekiyle aramızda münferiden yaşanmış bir olaydı böyle de kalması gerekirdi. ” dedi. Akersoy, müştekiye yönelik “Tam bir Arap sevici Arap kültürünü savunuyor” tarzı sözler söylediğini hatırlamadığını belirtti.

Akersoy’un avukatı Ali Öztürk ise “Suçun maddi ve manevi unsurları oluşmamıştır. Halkın bir kesimin aşağılamak gibi bir durum yoktur. Bir anda gelişen münferit bir olaydır” diyerek beraat talep etti.

“ŞİKAYETİMİZ DEVAM ETMEKTEDİR”

İsmail Aydemir’in hasta olduğu için duruşmaya gelemediğini belirten müşteki avukatı Deniz Alp İmamoğlu ise “Şikayetiniz devam etmektedir. Savunmaları suçtan kurtulmaya yöneliktir. Müvekkilin kendisine yönelik bir hareketi olduğunu söylemiş o yüzden yumruk attığını söylemiştir. Ancak müvekkilimde skolyoz denilen omurga eğriliği rahatsızlığı vardır. Bu yüzden yaşı ve fiziki durumu dikkate alınarak yumruk atma imkanı olamaz. Müvekkil olayda yaralanmıştır. Müvekkilin elindeki bayrak yasa dışı mıdır, illegal ifadeler mi vardır, terör örgütünün siması mı vardır, hayır.  Müvekkilimin taşıdığı bayrak tabut üzerine konulan tevhid bayrağıdır. Müvekkilin katılma sebebi Filistinlilere yapılanlara karşı gelmek için olduğu gibi, 12 şehidimize rahmet okutmaktır” diyerek sanığın cezalandırılmasını talep etti. Diğer şikayetçi avukatı ise müvekkilinin bayrağı miting alanındaki seyyar satıcıdan aldığını, ayrıca Türk bayrağı da taşımakta olduğunu ifade ederek sanığın cezalandırılmasını istedi.

“OLAYI BURAYA GETİREN MEDYAYA YANSIMASI VE SOSYAL LİNÇTİR”

Savcı, dosyanın mütalaa için kendisine verilmesini istedi. Söz alan sanık avukatı Ali Öztürk, “Olayın, bayrağın illegal olup olmamasıyla ilgisi yoktur. Müvekkilimin, müştekinin hastalıklarını bilmesi mümkün değil, aralarında itişme olduğunu kendini koruma maksatlı hareket ettiğini söylemiştir. Olayı buraya getiren medyaya yansıması ve bir nevi sosyal linçtir. Müvekkilim bayrak da ne yazdığını bilmiyordu. Bayrak da ne yazdığını müşteki de olaydan önce bilmiyordu” şeklinde konuştu.

YURT DIŞI YASAĞI KALDIRILDI

Mahkeme, dosyanın esas hakkındaki mütalaasını hazırlamak üzere savcılığa gönderilmesine karar verdi. Sanık hakkındaki yurt dışı yasağının kaldırılmasına karar veren mahkeme, duruşmayı 19 Şubat’a erteledi.

“EL ÖPÜP BAYRAĞA SAYGI GÖSTERİSİNDE BULUNSAYDI UZLAŞMAYA HAZIRDIK”

Şikayetçi avukatı Deniz Alp İmamoğlu duruşma sonrasında basın mensuplarına açıklama yaparak müvekkilinin taşıdığı bayrağın, yasadışı bir bayrak olmadığını belirtti. İmamoğlu, müvekkilinin uğradığı saldırının kabul edilemez olduğunu söyleyerek “Böyle bir saldırının düşünce ve ifade özgürlüğüne yapıldığını düşünüyoruz. Sanığın cezalandırılmasını talep ettik. Sanık herhangi bir şekilde uzlaşmaya yanaşmadı. Biz müvekkilden el öpüp özür dilendiğinde uzlaşmaya açıktık ve bayrağa bir saygı gösterisinde bulunulduğunda uzlaşmaya hazırdık. Sanık bunu kabul etmedi” dedi.

İDDİANAME

Fatih’te 1 Ocak sabah saatlerinde yapılan ‘Şehitlere rahmet, Filistin’e destek, İsrail’e lanet’ mitingine katılan İsmail Aydemir elinde Kelime-i Tevhid Bayrağı ile yürümüştü. Ege Akersoy, Haliç metrosu civarında tesadüfen karşılaştığı Aydemir’e “Sen Türk değil misin” dedikten sonra yumruk atmıştı. Gözaltına alınan Akersoy  tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. İddianamede Ege Akersoy’un kamuya açık alanda Filistin’de yaşanan olayları protesto etmek için toplanan grupta yer alan ve üzerinde Arapça ifadeler bulunan bayrağı taşıyan İsmail Aydemir’e “Sen tam bir Arap sevicisisin… Arap kültürünü savunuyor” şeklinde söylemler ile halkın sosyal sınıf, ırk veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik ettiği belirtildi. İddianamede, şüpheli Akersoy’un “Basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde kasten yaralama” ve “Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik” suçlarından toplam 1 yıl 4 aydan 4 yıla kadar hapsi istendi.Akersoy, iddianamenin kabul edilmesinin ardından yurt dışı çıkış yasağı konularak tahliye edildi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/filinistine-destek-mitingindeki-yumruklu-saldiri-davasinda-sanik-hakim-karsinda/feed/ 0
Türk Denizlerinde Yasa Dışı Göçmen Olayları: 20 Ölü, 11 Kayıp, 23 Bin 977 Sağ Kurtarılan https://www.kanal7haber.com.tr/turk-denizlerinde-yasa-disi-gocmen-olaylari-20-olu-11-kayip-23-bin-977-sag-kurtarilan/ https://www.kanal7haber.com.tr/turk-denizlerinde-yasa-disi-gocmen-olaylari-20-olu-11-kayip-23-bin-977-sag-kurtarilan/#respond Mon, 12 Feb 2024 09:12:15 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3722

DAHA iyi hayat için başka ülkelere gitmek isteyenlerin umut yolculuğu rotasındaki Türk denizlerinde, geçen yıl 836 yasa dışı göçmen olayında 20 kişi ölü bulundu, 11 kişi kayboldu, 23 bin 977 göçmen sağ kurtarıldı. Denizlerde arama-kurtarma gerektiren yasa dışı göçmen olaylarında 2010-2023 yılları arasında 184 bin 175 göçmen sağ kurtarıldı, 923 kişinin cansız bedeni bulundu, 503 kişi kayıp olarak kayıtlara geçti.

Akdeniz, son yıllarda ekonomik kriz ve savaş gibi nedenlerden Asya ile Afrika’daki ülkelerini terk etmek zorunda kalan kaçak göçmenlerin Avrupa ülkelerine sığınmak için tercih ettiği tehlikeli sular haline geldi. Daha iyi yaşam umuduyla çoğunlukla Orta Doğu ve Asya’dan Avrupa’ya gitmeye çalışan kaçak göçmenlerin zorlu yolculuk gerçekleştirdiği Türkiye denizlerinde, 2 Eylül 2015’te fiber teknenin batması sonucu Bodrum’da sahile vuran 3 yaşındaki Suriyeli Aylan bebeğin cansız bedeni, dünyada kaçak göçmenlerin yaşadığı sorunların simgesi oldu.

17-22 Ocak tarihleri arasında Antalya’da 6 günde 7, Muğla’da ise 1 ceset sahile vurdu. Cesetlerin, 11 Aralık 2023’te Lübnan ile Suriye arasındaki sahil bölgesinden Kıbrıs’a doğru hareket ederken bağlantısı kesilen ve 90 kişiyi taşıyan teknenin battığı, cesetlerin Antalya kıyı hatlarına sürüklendiği ihtimali üzerinde duruldu. Antalya’da kıyıya vuran cansız bedenlerin üzerindeki kıyafetlerin üretim yerinin Suriye olduğu tespit edildi.

23 BİN 977 GÖÇMEN SAĞ KURTARILDI

2023’te Türk denizlerinde arama-kurtarma gerektiren yasa dışı göçmen olayı sayısı 836 olarak kayıtlara geçti. Denizlerde 23 bin 977 göçmen sağ kurtarıldı, 20 göçmen ölü bulundu, 11 göçmen de kayboldu.

14 YILDA 923 GÖÇMEN ÖLÜ BULUNDU

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Denizcilik Genel Müdürlüğü verilerine göre, denizlerde arama-kurtarma gerektiren yasa dışı göçmen olaylarında 2010-2023 yılları arasında 184 bin 175 göçmen sağ kurtarıldı, 923 kişi ölü bulundu, 503 kişi kayıp olarak kayıtlara geçti. Arama-kurtarma gerektiren yasa dışı göçmen olayı sayısı, 2010’dan 2023’e 23 kat arttı. 2010’da denizlerde arama-kurtarma gerektiren 36 yasa dışı göçmen olayı yaşandı. Bu olaylarda 1073 göçmen sağ kurtarıldı, ölüm ve kayıp olayı gerçekleşmedi.

ÖLENLER, KAYBOLANLAR, SAĞ KURTARILANLAR

2010-2023 yıllarını kapsayan süreçte denizlerde arama-kurtarma gerektiren yasa dışı göçmen olayı, kaybolan, ölü bulunan ve sağ kurtarılan kişi sayısı şöyle:

2010’da yasa dışı göçmen olay sayısı 36, sağ kurtarılan kişi sayısı 1073.

2011’de yasa dışı göçmen olay sayısı 13, sağ kurtarılan kişi sayısı 555, ölü bulunan kişi sayısı 1.

2012’de yasa dışı göçmen olay sayısı 60, sağ kurtarılan kişi sayısı 1638, ölü bulunan kişi sayısı 62.

2013’te yasa dışı göçmen olay sayısı 242, sağ kurtarılan kişi sayısı 7 bin 161, ölü bulunan kişi sayısı 40, kayıp kişi sayısı 16.

2014’te yasa dışı göçmen olay sayısı 490, sağ kurtarılan kişi sayısı 12 bin 467, ölü bulunan kişi sayısı 74, kayıp kişi sayısı 81.

2015’te yasa dışı göçmen olay sayısı 1540, sağ kurtarılan kişi sayısı 58 bin 570, ölü bulunan kişi sayısı 263, kayıp kişi sayısı 201.

2016’da yasa dışı göçmen olay sayısı 301, sağ kurtarılan kişi sayısı 11 bin 751, ölü bulunan kişi sayısı 158, kayıp kişi sayısı 96.

2017’de yasa dışı göçmen olay sayısı 68, sağ kurtarılan kişi sayısı 2 bin 36, ölü bulunan kişi sayısı 56, kayıp kişi sayısı 30.

2018’de yasa dışı göçmen olay sayısı 120, sağ kurtarılan kişi sayısı 3 bin 234.

2019’da yasa dışı göçmen olay sayısı 255, sağ kurtarılan kişi sayısı 3 bin 583, ölü bulunan kişi sayısı 75.

2020’de yasa dışı göçmen olay sayısı 294, sağ kurtarılan kişi sayısı 9 bin 164, ölü bulunan kişi sayısı 45, kayıp kişi sayısı 50.

2021’de yasa dışı göçmen olay sayısı 729, sağ kurtarılan kişi sayısı 18 bin 529, ölü bulunan kişi sayısı 15.

2022’de yasa dışı göçmen olay sayısı 1109, sağ kurtarılan kişi sayısı 30 bin 437, ölü bulunan kişi sayısı 41, kayıp kişi sayısı 18.

2023’te yasa dışı göçmen olay sayısı 836, sağ kurtarılan kişi sayısı 23 bin 977, ölü bulunan kişi sayısı 20, kayıp kişi sayısı 11.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/turk-denizlerinde-yasa-disi-gocmen-olaylari-20-olu-11-kayip-23-bin-977-sag-kurtarilan/feed/ 0
Seksin Sağlığa Faydaları https://www.kanal7haber.com.tr/seksin-sagliga-faydalari/ https://www.kanal7haber.com.tr/seksin-sagliga-faydalari/#respond Fri, 09 Feb 2024 09:18:15 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3508 Oksitosine sık sık “sevgi bağı hormonu” da denir. Kendimizi güvende, sevdiğimiz, güvendiğimiz insanlarla birlikte hissettiğimizde salgılanan hormondur.

Bu aynı zamanda seks sırasında çiftler arasında ortaya çıkan oldukça yararlı hormonlardan biri.

Seksin sağladığı fiziksel ve psikolojik faydalara dair bugüne kadar pek çok kanıt açıklandı.

Her insanın farklı ihtiyaçları ve değerleri olduğunu kabul ederek, arzu edilen sıklıkta uygulandığında seksin sağlayabileceği faydaları ayrıntılarıyla anlatacağız.

Uyku sorununa iyi gelebilir

Cinsel aktivite sırasında beyin, heyecan, tatmin ve mutluluk yaratan bir madde olan endorfin üretir.

Bunlar aynı zamanda orgazm öncesinde ve sonrasında yaşanan coşku ve sakinlik durumu ile de ilişkilidir.

Her ne kadar kendimizi iyi hissettirse de seksin, antidepresan gibi bir tedavi işlevi görebileceği söylenemez.

Evet, içimizdeki hoş duyguları artıran haz dolu anlar sağlayabilir ancak depresyon gibi ruhsal hastalıklar çok daha karmaşık tedavi yöntemleri gerektiriyor.

Ama seksin uyku haline geçmeyi kolaylaştırdığını söyleyebiliriz. Bu da ruh sağlığı problemlerinin semptomlarından biri olarak görülebilen uyku problemine iyi gelebilir.

Stresi azaltır

Kişiden kişiye etki seviyesi farklılık gösteren stres hali de günlük yaşamın talepleri ile orantılı olarak azalır ya da artabilir. Bu durum cinselliğe olan isteğimizi de etkileyebilir.

Bunaltıcı durumlarda uzun süre kaldığımızda, cinsel ilişki kurma isteğimiz azalır ve bu da daha az tatmin olmamıza neden olabilir.

Günlük yaşamın gereklilikleriyle başa çıkmamız için gerekli olan, kortizol seviyesinin uzun süre yüksek seviyede seyretmesinin etkileri olumsuz olacaktır.

Bu anlamda stres hali, cinsel arzuyu azaltsa da, seks bu nedenle oluşan stresi azaltmamızı sağlayabilir.

İlginç bir gerçek şu ki, mutlu birliktelik içinde olan çiftler stresli bir günün ardından cinsel ilişkiye girme eğiliminde oluyor.

Ayrıca seksin yararlı etkilerinden en çok faydalananlar da onlar.

Bağışıklık sistemini güçlendirir

Düzenli cinsel aktivite virüslere, bakterilere ve diğer patojenlere karşı fizyolojik savunmamızı güçlendirir.

Ayda üç kez seks yapmanın, koronavirüse karşı koruma sağlayabileceğini savunan çalışmalar bile bulunuyor.

Bu keşif elbette diğer bulaşıcı hastalıklar için de geçerli.

Bağışıklık sistemi üzerindeki fayda yaşa ve cinsel aktivite türüne bağlı değil, yani herkes bunu hayatının farklı zamanlarında elde edebilir.

Kısacası kanıtlar, cinsel ilişki sıklığı arttıkça bağışıklık sistemimizin hastalık tehditlerine karşı daha dirençli hale geldiğini gösteriyor.

Kan basıncını ve ağrıyı azaltır

Aktif cinsel yaşantı kardiyovasküler sisteme de yardımcı olur.

Çift olarak yapılan cinsel birlikteliğin, sistolik ve diyastolik basıncı arttırdığı, bunun orgazm anında yoğunlaştığı ve sonrasında azaldığı bilinmektedir.

Gençlerde tek bir cinsel ilişki, istirahate kıyasla altı kat fazla enerji tüketimi ortaya çıkarıyor.

Yakın zamanda yapılan başka bir çalışma, yaşlılık döneminde cinsel aktiviteyi sürdürmenin kardiyovasküler sorunların ortaya çıkma riskini azalttığını savunuyor, aynı zamanda bilinen diğer risk faktörleri üzerinde de olumlu etki yapıyor. Ağrılara da hafifletici etkisi olabiliyor.

İlişkiyi ve duygusal bağı güçlendiriyor

Seks, çiftler arasındaki bağı oluşturmak, güçlendirmek ve sürdürmek için önemli. Bu ilişkinin ödüllendirilmesidir aynı zamanda.

Cinsel birleşme sırasında, bağ güçlenmesine katkıda bulunan bir hormon olan oksitosin üretilir. Aynı hormon emzirme sırasında anne ve çocuğu tarafından da üretilir.

Oksitosin, sosyal ve duygusal davranışları düzenlemeye yardımcı olur ve iyi bir bünyenin de kilitlerinden biridir.

Aynı zamanda korku, endişe ve stres durumlarına verilen tepkileri de düzenler; sarılma, okşama, öpme gibi samimi anlarda üretilir.

Bu, seksin yalnızca cinsel organlarla sınırlı olmadığını, daha ince bir etkileşim biçiminin aracısı ya da sonucu olduğunu da gösteriyor.

Her ne kadar orgazm cinsel birleşimin en tepe noktası olsa da, cinsel ilişkiler tamamen bu sonuca bağlanmamalı veya ulaşılmadığı takdirde eksik hissedilmemelidir.

Kısacası seksin birçok faydası var. Sonunda haz almak ve rahatlayabilmek için, öncelik her zaman ilgili kişilerin ihtiyaçlarına verilmelidir.

Yoğunluk veya sıklık üzerinde baskı oluşturmak çoğu zaman verimsizdir. İşin sırrı, karşılıklı ihtiyaçlarımızı bilmek ve saygı duymaktır.

Bu makalenin orijinali The Conversation’da yayımlandı ve Creative Commons lisansı altında burada aktarıldı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/seksin-sagliga-faydalari/feed/ 0