Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Kastamonu’nun Hanönü ve Taşköprü ilçelerinde AK Parti seçim ofislerinin açılış törenlerine katılarak her iki ilçede de esnafları ziyaret ederek vatandaşlarla bir araya geldi. İlçelerde konuşan Tunç, yerel seçimlerde her iki ilçeden de rekor oy beklediklerini söyledi.
“Ekonomimizi yeniden toparlıyoruz, yeniden emeklimizin, memurumuzun, işçimizin alım gücünü arttırmak için çalışıyoruz”
Taşköprü ilçesinde vatandaşlara seslenen Bakan Tunç, “Hükümet olarak Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle birlikte inşallah önümüzdeki dört yıl istikrar süreci olacak. Bakın bir deprem yaşadık. 6 Şubat’ta 11 vilayetimiz yerle bir oldu. Şimdi o şehirlerimizi yeniden ayağa kaldırmanın mücadelesini veriyoruz. Bir de ondan önce 3 yıl kapalı kaldık, pandemi yaşadık. Bütün dünya ekonomileri etkilendi. Bizim ekonomimizde etkilendi ama biz 2002’de iktidarı devraldığımızda 21 bankası batmış, IMF’ye muhtaç, emeklinin maaşının bile artık ödenemez noktaya geldiği batık bir tabloyu devralmıştır. Oradan çıktık geldik. Şimdi bu pandeminin etkisiyle, 6 Şubat depremlerinin etkisiyle olumsuz etkilenen ekonomimizi yeniden toparlıyoruz, yeniden emeklimizin, memurumuzun, işçimizin alım gücünü arttırmak için çalışıyoruz. O projeleri de inşallah ekonomi yönetimimiz hayata geçirmeye devam edecek. Bundan hiç şüpheniz olmasın. Önümüzdeki dört yıllık seçimsiz geçecek bir süre icraat hamleleriyle halkımızın refahını yeniden arttırmanın gayreti içerisinde olacağız. Hep beraber bunu yapacağız. Millet olarak çok zorlukları birlikte aştık. Bunu da sizlerle beraber aşacağız inşallah. Yeter ki huzur olsun, güven olsun, güvenlik olsun, adalet olsun” dedi.
“Türkiye’de demokrasinin standartlarını hep yükselttik”
“Adaletten ayrılmamaya çalışacağız” ifadelerine yer veren Tunç, “Hukukun üstünlüğünden hiçbir zaman taviz vermeyeceğiz. Temel hak ve özgürlüklerin kısıtlandığı o 90’lı yıllara artık geri dön yok. O koalisyonlu, krizli yıllara geri dönmeyen hiç gerek yok. O nedenle bugüne kadar Türkiye’de demokrasinin standartlarını hep yükselttik. Vatandaşlarımızın özgürlüklerini arttırdık. Bundan sonra da yine demokrasimizin standardını yükseltmenin gayreti içerisinde olacağız. Anayasamızda sessiz devrim sayılan reformları yaptık. Kamu denetçiliğinden kişisel verilerin korunmasına varıncaya kadar, kadın haklarından, çocuk haklarına varıncaya kadar, darbeci, vesayetçi anlayışı büyüten, yapısal Dönüşümü o büyüten kurumların yapısal dönüşümünü sağladık. Yüksek Askeri Şura’dan Milli Güvenlik Kurulu’nun yapısına varıncaya kadar hepsini demokratikleştirdik. Darbeciler yargılanamaz diye bir madde vardı, sizin desteğinizle biz onları kaldırdık. Gerektiğinde sıkı ilan edilebilir diye madde vardı, siz referandumlarda gittiniz, oyu verdiniz ve bunları kaldırdık. İnşallah yeni dönemde yeni demokratik, sivil bir Anayasayı da yapmak nasip olur. Mecliste böyle bir uzlaşma sağlanabilirse inşallah ülkemiz için de Türkiye Yüzyılı’nın başlangıcında bu da hayırlı bir çalışma olur inşallah. Milletimize olan borcunuzu da yerine getirmiş oluruz” diye konuştu. – KASTAMONU
]]>Düzce’de temaslarda bulunan Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, partililerle bir araya geldi. Burada gazetecilere açıklamalarda bulunan Fatih Erbakan, “Bu seçimde bizim Düzce Belediyesini alma ihtimalimiz, 1994’te İstanbul’u, hatta Ankara’yı alma ihtimalimizden çok daha yüksek. 1994’de Refah Partisi’ni yüzde 9 gösteriyorlardı. Yüzde 9 ile 5. parti gözüken bir Refah Partisi, yüzde 27 oy alarak Ankara’da birinci parti oldu. Gözlerine, kulaklarına inanamadılar. 1994’te Ankara’yı alabildiysek, 2024’te Düzce’yi alabilmemiz çok daha kolaydır. Buna inanmamız gerekiyor. İnançla, azimle, gayretle önce kendimiz inanarak çalışmamız gerekiyor. Belediyeyi alamasak da biz kazanmış olacağız. Neden? Çünkü ihlas ve samimiyetten dolayı. Bizim niyetimizi Cenab-ı Allah biliyor. İbadet aşkıyla bu çalışmayı yaptığımız için biz belediyeyi alamasak da kazanmış olacağız. İnşallah belediyeyi almamız da kuvvetli ihtimaldir” dedi.
14 Mayıs Cumhurbaşkanı ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi öncesi yapılan anketlere değinen Erbakan, “Bizi 14 Mayıs öncesi anketler yüzde 1 gösteriyordu. Yaklaşık yüzde 3 oy aldık. Şimdi yüzde 6-7 gösteriyorlar, aynı oranla çarparsanız seçimde yüzde 20 alacağımızın bir göstergesidir. İnşallah Cenab-ı Allah en büyük muafiyetleri, zaferleri nasip etsin” diye konuştu.
“Bu seçimde alacağımız sonuç ve ortaya koyacağımız muazzam çıkış bizi 2028 seçimlerine taşıyacak”
Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu seçimde alacağımız sonuç ve ortaya koyacağımız muazzam çıkış bizi 2028 seçimlerine taşıyacak. 2028’de Yeniden Refah’ın iktidarına yol açacak. Bu yüzden bu seçimler çok önemli. Yeniden Refah’ın iktidarı neden önemli? Gazze için önemli, Arakan için önemli, Keşmir için önemli, Doğu Türkistan için önemli, bütün mazlumların ve ezilenlerin kurtuluşu için önemli. Türkiye’de de 10 bin lira emekli maaşı ile inim inim inleyen milyonlarca emekli, 17 bin lira asgari ücretle inleyen milyonlarca çalışan için önemli. Açlık sınırı 19 bin lirayı geçti, yoksulluk sınırı Türkiye’de 52 bin 300 TL oldu. Türkiye’de evine ayda 52 bin liranın üzerinde gelir giren kaç hane var acaba? Yüzde 15. Türkiye’de halkın yüzde 85’i yoksul, yüzde 45’i de aç. Matematik olarak geliri açlık sınırının altında. Bu tablodan kurtulmak için Milli Görüş iktidarı lazım. Nasıl kurtulacağız? Biz mutabakat metnimize bunları yazdık, uygulanmadı. Uygulansaydı bu tablolarla karşılaşmazdık. Denk bütçe yapacağız, faiz canavarından kurtulacağız, kamuda israfı önleyeceğiz, yeniden kaynak üreteceğiz. ‘Emekliye bu söylediğin zammı versin 1.4 trilyon liraya mal oluyor’ diyor Cumhurbaşkanı. ‘1.4 trilyonu nereden vereceğiz?’ diyor. Evet, yılda 1.25 trilyon lira faiz ödersek, emekliye verecek parayı bulamayız. 2024’te devletin faize ödeyeceği para 1.25 trilyon lira. 16 milyon emeklinin maaşının 17 bin liraya çıkarılmasının maliyeti 1.4 trilyon lira. Yani sadece faiz canavarından kurtulsanız 16 milyon emeklinin maaşını 17 bin liraya çıkartabiliyorsun. Nasıl kurtulacağız faiz canavarından? Denk bütçe yaparak, borçlanmayarak, kamuda israfı önleyerek ve kaynak üreterek. Çünkü kaynak üretemezsen borçlanıyorsun, borçlanınca faiz ödüyorsun. Bu faiz canavarı da katlanarak büyüyor. Bir senede ödenen faiz iki katına çıktı. 2025’te bir iki misline daha çıkacak. Faizden kurtulsak ne emeklinin derdi kalır, ne memurun derdi kalır, ne EYT’linin derdi kalır, ne de atanamayan öğretmenin derdi kalır. İşte bütün bunların hayata geçirilmesi için 2028’de Milli Görüş iktidarı lazım. Buruya giden yolda 31 Mart seçimlerinden geçiyor.” – DÜZCE
]]>İYİ Parti Hatay Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Nusret Cömert, deprem felaketinde büyük yıkımların yaşandığı Hatay’ın yeniden inşası için oluşturduğu vizyonu ve yapacağı çalışmaları anlattı. Cömert, Hatay’ın yeniden inşası için yerel, ulusal ve uluslararası kaynakları değerlendiren, birleştirici ve kaynaştırıcı bir anlayış temelinde “Hatay Yeniden” isimli vizyon oluşturduğunu açıkladı. Habertürk Yerel Seçim 2024 programına katılan Nusret Cömert, adaylık sürecinde Atatürk’ün “Hatay benim şahsi meselemdir” sözünün belirleyici olduğuna vurgu yaparak, “Dedelerim de Hatay’ın Türkiye Cumhuriyeti’ne katılması için uğraşmışlar. Evlerinin avlusuna bombalar bırakılmış. Böyle bir mücadeleyi veren insanları torunu olarak hayatımın bu bölümünü Hatay’a adamak istedim” dedi.
“Hataylıların da fikirlerini alarak şehrimizi yeniden inşa edeceğiz”
Deprem felaketinde çok ağır yara alan Hatay’ın yeniden ayağa kalkması için seferberlik anlayışıyla sorumluluk üstlendiğini ve hemşehrilerinin teveccühüne talip olduğunu belirten Cömert, şunları söyledi:
“Yaptığım çalışmalar sonucunda Hatay’ın yeniden inşası için bir vizyon oluşturdum. İsmini de ‘Hatay Yeniden’ koydum. Bu vizyon ile tarihi ve kültürel dokuyu koruyarak, modern, uygar, yaşanabilir bir şehir inşa etmek istiyorum. Tabi bunun tüm ekosistemini de yaparak, bir bütün olarak ilerleyeceğim. Katılımcı bir anlayışla, Hataylıların da fikirlerini alarak şehrimizi yeniden inşa edeceğiz. Doğru bir planlamayla bunu başaracağız. Çünkü aynı hataları yaparak farklı bir sonuç bekleyemeyiz. Öncelikli olarak konteynerlerde yaşayan hemşehrilerimin koşullarını iyileştirmek için çalışmalar yapacağım. Sonrasında kültürel ve tarihi dokuyu koruyarak modern, uygar ve yaşanabilir bir şehir ortaya çıkarmak için planlarımızı, projelerimizi uygulamaya koyacağız.”
“Tarihi dokunun içinde depremde yıkılmayan çarpık yapıları ben yıkacağım”
Hatay’ın yeniden inşası için imar planlarını hazırlarken Antakya, Defne, İskenderun ve diğer ilçeler için ayrı ayrı çalışmalar yapacağını dile getiren Nusret Cömert, Antakya’da tarihi dokuyu ayağa kaldırırken depremde yıkılmayan gecekondu tarzı çarpık yapıları da yıkacağını açıkladı. Cömert, tarihi mirası gecekondulardan arındırırken hak sahiplerini mağdur etmeyeceklerini, uygun yerlerde konutlar ve işyerleri yapacaklarını ifade etti.
Antakya’da dünyanın ilk ışıklandırılan caddesi olarak bilinen Kurtuluş Caddesi’nin, Defne ilçesinin ve Hatay’ın pek çok yerinin büyük arkeolojik değere sahip olduğunu belirten Nusret Cömert, bu bölgelerde restorasyon projelerini uygularken Asi Nehri’ni de tekrar kente kazandıracaklarını, nehir boyunca yeşil alan düzenlemeleri, parklar ve spor alanları yapacaklarını ifade etti.
“Birleştirici, kaynaştırıcı bir anlayışı hakim kılacağım”
Hatay’ın yeniden inşa ederken projelerin finansmanı için yerel ve ulusal kaynakları değerlendirirken uluslararası kurum ve kuruluşların finans ve bilgi kaynaklarını harekete geçireceğini söyleyen Nusret Cömert, “Hatay’ın yeniden inşası için tarihi bir aşamayız. Doğru planlamalar, doğru projeler hazırlamak zorundayız. Ben birleştirici, kaynaştırıcı bir anlayışı hakim kılarak koordinatör görevi yürüteceğim. Sayın bakanlarımıza gideceğim, izah edeceğim. Çünkü elinizdeki projeniz doğruysa bunu izah edebilirsiniz” dedi.
“Doğu Akdeniz’deki doğal gaz rezervinden Hatay faydalanmalı”
Enerji sektöründe 40 yılı aşkın birikime, enerji ve enerji jeopolitiği alanında uluslararası deneyimlere sahip olduğunu anımsatan Nusret Cömert, Doğu Akdeniz’de doğal gaz rezervleri bulunduğunu, bu alanda halihazırda yapılan çalışmalara Hatay’ı dahil edeceğini ve şehrin ekonomik gelişimine katkı sağlayacağını ifade etti.
Hatay’ın yeniden inşası için siyasi referansının Atatürk ilkeleri ve Atatürk milliyetçiliği olduğunu söyleyen Nusret Cömert, “Bunlar benim kırmızı çizgimdir” dedi. – HATAY
]]>Kalfat beldesi, ilgili kanun gereği nüfusu 2 binin altına düşünce 2014 yılında köye dönüştürüldü.
Vatandaşların itirazı üzerine uzun süren dava sürecinin ardından Kalfat, 2023 yılında yeniden belde statüsüne kavuştu.
Kalfat’ta, 31 Mart’ta yapılacak Mahalli İdareler Genel Seçimlerine kadar Çankırı Valiliğince Orta Kaymakamı Erkan Minuz “belediye başkan vekili”, mevcut muhtar Bayram Tavukçu “dört mahallenin muhtarı” olarak görevlendirildi.
En son 2009 yılında yapılan yerel seçimlerde belediye başkanlığı için oy kullanan yöre halkı, 15 yıllık aradan sonra yeniden Kalfat Belediye Başkanını seçmek için sandık başına gidecek olmanın heyecanını yaşıyor.
“Muhtarlıkla idare etmek zor”
Muhtar Bayram Tavukçu, AA muhabirine, 2019 yılında muhtar seçildiğini, bu süreçte Kalfat’ın yeniden belde olması için çalışmalar yaptıklarını söyledi.
Uzun uğraşlar sonucunda yeniden belediye statüsü kazandıkları için mutlu olduklarını belirten Tavukçu, “Belediye olmadığı zaman bizim Kalfat 1200 hane. Bu 1200 hanenin içinden çıkmak gerçekten çok zor. Muhtarlıkla idare etmek zor. Onun için emeği geçenlerden Allah razı olsun. Yeniden belediye başkanı seçeceğimiz için mutluyuz.” dedi.
“Şu anda 2040 nüfusumuz var”
Kalfat’ın daha fazla gelişeceğine inandığını anlatan Tavukçu, “Doğal gaz gelmesini, yolların düzelmesini bekliyoruz. Burada 4 mahalle Hacıhasan, Hatipler, Sünnetçiler, Nevzat Ayaz var. Seçimlere kadar 4 mahallenin muhtarı da benim. Şu anda 2040 nüfusumuz var. Bizim açımızdan da vatandaş açısından da belediye olmamız iyi oldu. İnşallah beldemizin bundan sonra daha iyi hizmet alacağına inanıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Kalfat’ın köye dönüştürülmeden önceki son belediye başkanı Mustafa Bal da belediyenin kapanmaması için çok mücadele ettiklerini ancak sonuç alamadıklarını anlattı.
Beldede 2009-2014 yılları arasında belediye başkanlığı yaptığını belirten Bal, şöyle devam etti:
“2014 yılından sonra belediyemiz kapatıldı. Daha sonra dava açtık. Bu konuda yoğun uğraş verdik. Beldemiz sakinlerinden İsmail Doğan davayı devam ettirmek istedi, dosyayı kendisine teslim ettik. Dava süreci yeniden başladı ve sağ olsun arkadaşlar kazanmış oldu. 2023 yılında tekrar belde olduk. 10 yıllık süreçte Kalfat yaşayacağını yaşadı. On yıllık hizmet kaybı olduğu gibi garajımızda 22 aracımız vardı. İlçe belediyelerinde olmayan araçlarımız vardı. Bu süreçte kaybolan haklarımızın iadesini istiyoruz.”
“Daha iyi hizmet alacağımıza inanıyoruz”
Kalfat’ın yeniden belde olması için mücadele verenlerden İsmail Doğan da emekli olduktan sonra 2016’da Kalfat’a yerleştiğini dile getirdi.
Köyüne yerleştikten sonra belde statüsünün kaybedilmesinden dolayı üzüntü duyduğunu anlatan Doğan, şunları kaydetti:
“Belediye ile yönetilirken tek muhtara kalmış. Muhtarımız da bir şeyler yapmaya çalışıyor ama yetişemiyor. Sorduk, soruşturduk ne yapabiliriz diye. Benim adıma gittik mahkemeye başvurduk. Gençler, avukat yeğenim uğraştı mahkeme güzel sonuçlandı. Zorlu süreçlerden geçtik ama hamdolsun sonu güzel oldu, bundan sonra da güzel olacağını ümit ediyoruz. Burası büyük bir yer, muhtarlıkla idare edilecek yer değil.”
Tekrar belde statüsü kazanmalarının ardından beldelerine aile sağlığı merkezi, PTT şubesi açılması gibi birçok beklentilerinin olduğunu belirten Doğan, “İlk etapta beklentimiz doğal gaz, yol ve su. Zaten başka ne beklentimiz olsun. Daha iyi hizmet bekliyoruz.” diye konuştu.
Belde sakinlerinden Hasan Hüseyin Kalay da şu anda çok mutlu ve huzurlu olduklarını, nüfuslarının daha da artmasını ve giden belediye araçlarının geri gelmesini istediklerini kaydetti.
]]>31 Mart seçimleri öncesi çalışmalarına hız veren AK Parti Malatya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Sami Er, düzenlenen mahalle toplantılarında vatandaşlarla buluştu. Beraberinde AK Parti Yeşilyurt Belediye Başkan Adayı Prof. Dr. İlhan Geçit ve İlçe Başkanı Ramazan Yaylacı ile ilk olarak Yeşiltepe Semt Konağı’nda gerçekleşen buluşmaya katılan Sami Er, burada Gazi Mahallesi sakinleri ile bir araya geldi. Başkan adayı Sami Er, depremde yıkılan Malatya’yı el birliği ile eskisinden daha güzel ve güvenli bir şehir haline getirmek için çalışacaklarını söyledi.
Malatya’nın her seçimde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sahip çıktığını ve arkasında durduğunu da hatırlatan Er, “Ben inanıyorum ki Malatya’da kendine yakışanı yapacak, rekor oyla hem bizleri hem de diğer tüm adaylarımızı seçecektir. Bir 6 Şubat depremi yaşadık, üst üste 2 büyük depremi hep birlikte yaşadık. 11 ili kapsayan bu depremde 4 ilimiz büyük hasar gördü bunlardan biri de Malatya’ydı. Çok ciddi kayıplarımız oldu, canlarız gitti” diye konuştu.
Geçmiş dönemde TOKİ ve belediyecilik deneyimlerinin bulunduğu da ifade eden Er, bu tecrübesini Malatya’yı yeniden ihya ve inşa etmede kullanacaklarını söyledi.
“İmarı planlarken insan yaşamını, hayatını, mutluluğunu garantileyen bir anlayışı içerisinde olacağız”
AK Parti Yeşilyurt Belediye Başkan Adayı Prof. Dr. İlhan Geçit ise yaklaşan yerel seçimlerin önemine değinerek, “Yerel seçimler mahallemizin, ilçemizin ve şehrimizin şekilleneceği bir seçim. İnşallah her seçimde olduğu gibi bu seçimde de AK Parti’miz ve Cumhurbaşkanımızın arkasında yer alan Malatya’mız bu seçimlerde de rekor bir oyla tercihini kullanacaktır” dedi.
Seçim sürecinde en önemli önceliklerinin deprem olduğunu ve bundan sonrası için şehrin yeniden inşası noktasında yapılacak çalışmaların önemine değinen Geçit, “İmarı planlarken insan yaşamını, insanının hayatını, mutluluğunu garantileyen bir imar anlayışı içerisinde olacağız. Çok büyük bir acı yaşadık. Bu acıdan büyük ders çıkaracağız. Bunu önümüze koyup düşüneceğiz, bundan sonra şehri yapılandırırken asla bir daha böyle bir acının yaşanmasına müsaade etmeyeceğiz. Belediyecilik ekip kurma, organizasyon, karar alma ve yönetme becerisidir. Buna da sahip olduğumuzu düşünüyorum” diye konuştu.
“Malatya’yı yeniden inşa edeceğiz”
Büyükşehir Adayı Sami Er daha sonra beraberinde AK Parti Battalgazi Belediye Başkan Adayı Bayram Taşkın ve İlçe Başkanı Basri Kahveci ile birlikte Battalgazi ilçesinde Sarıcıoğlu, Cirikpınar ve Halfettin mahallelerinin ortak toplantısına katıldı. Vatandaşlar tarafından coşkuyla karşılanan AK Parti Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Sami Er, burada yaptığı konuşmada tecrübeleri ve kuracakları ekiple birlikte el ele vererek Malatya’yı yeniden inşa edeceklerini söyledi. Büyükşehir Belediyesi ve merkez ilçeler olan Yeşilyurt ile Battalgazi Belediyeleri ile de sürekli istişare ve uyum içerisinde olacaklarının altını çizen Er, geçmişteki deneyimlerinin de artısıyla Malatya’da kalıcı konutların hızlandırılması, işyerlerinin bitirilmesi ve kentsel dönüşümler noktasında hiç vakit geçirmeden birlikte çalışacaklarını söyledi. Seçim sonrası aldıkları yetki ile birlikte herkesin evine ve işyerine kavuşması adına durmadan çalışacaklarını da belirten Er, bu noktada da Malatya’nın eskiden olduğu gibi bu seçimlerde de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın arkasında duracağından şüphesinin olmadığını ifade etti.
“Enkaza dönmüş şehrimizi hep birlikte inşa edeceğiz”
AK Parti Battalgazi Belediye Başkan Adayı Av. Bayram Taşkın da 31 Mart seçimlerinde göreve gelmeleri ile birlikte merkez ilçeler ve büyükşehir belediyesi ile el ele verip harabeye dönen kenti birlikte ayağa kaldıracaklarını söyledi. Başta merkezi hükümet ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da büyük gayret ve emekleri ile deprem bölgesinin eskisinden daha güçlü bir şekilde ayağa kaldırılacağını belirten Taşkın, “Birinci önceliğimiz vatandaşlarımızın biran önce kalıcı konutlarına geçmesi. Yine şehir merkezimizin ve çarşımızın da ayağa kaldırılması ile Malatya’yı yeniden inşa edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Acılar ne kadar büyük olursa olsun Battalgazi’nin evlatlarının hayallerini ve umutlarını her zaman diri tuttuğunu da ifade eden Taşkın, “İnşallah diri tuttuğunuz bu hayaller ve umutlarınız sayesinde acılarımızı unutacağız, küllerimizden yeniden doğacağız. Enkaza dönmüş şehrimizi hep birlikte inşa edeceğiz. Yılmak yok, pes etmek yok. Bizler bir taftan yıkılan şehri ayağa kaldırırken sağlam olan mahallerde de belediyeciliğin en güzel örnekleri halkımızın ayağına götüreceğiz” şeklinde konuştu. – MALATYA
]]>Malatya’nın 6 Şubat depremlerinde çok ciddi bir yıkıma uğradığını ifade eden MAGİNDER Başkanı Salih Karademir, yaşanan sorunları dernek olarak her platformda dile getirmeye çalıştıklarını söyledi. İş dünyası olarak Malatya’nın bir an önce yeniden ayağa kalkmasını önemsediklerini belirten Karademir, “Çünkü ticaretin, Malatya ekonomisinin ayağa kalkması için şehrin imarını yeniden hızlı bir şekilde yapılması lazım. 6 Şubat deprem ile birlikte Malatya’da 112 bine yakın binamız ağır hasarlı. Yıkımların yüzde 90 oranında olduğunu görüyoruz. Şehirde çok ciddi bir yıkım oluştu” dedi.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın deprem nedeniyle evini yerinde yapmak isteyen depremzedelere ‘Yerinde dönüşüm projesi’ kapsamında 750 bin TL kredi, 750 bin TL hibe desteği verdiğini hatırlatan Salih Karademir, “Toplam 1,5 milyon TL’lik bir yardımda bulunacağını belirtildi. Bu bizim için çok önemli bir proje, lakin depremin üzerinden yaklaşık bir yıl geçen bir süre var. Türkiye’deki ekonomik şartların ve enflasyon oranlarının sürekli artması nedeniyle şu anki şartlarda deprem bölgesinde toplamda 1,5 milyon TL ile vatandaşlarımızın yerinde evlerini tekrar yapmasının zor olduğunu görüyoruz. Bu paranın yetmeyeceğini, vatandaşımızın da imkanlarını da zorlanacağını bildiğimiz için devletimizin, bakanlığımızın verilecek olan bu desteği biraz daha artırmasını göz önünde bulundurmasını istiyoruz. Yaklaşık 2,5 milyon TL’lik bir rakam gerekiyor. şu şartlarda yerinde dönüşüm kampanyası için bir milyon 250 bin TL kredi, bir milyon 250 bin TL’de hibe olarak verilirse vatandaşımızın hızlı bir şekilde yerinde dönüşüm kampanyasıyla evlerini ve iş yerlerini yapıp hızlı bir şekilde Malatya’nın eski günlerine kavuşacağına inanıyoruz” şeklinde konuştu.
Bu desteğin arttırılması gerektiğini önemsediklerini belirten Karademir, “İnşallah Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız, devletin imkanları dahilinde yerinde dönüşüm projesine verilecek olan hibe ve kredi desteklerini tekrardan revize ederek, güncelleyerek deprem bölgesindeki vatandaşlarımıza daha iyi bir destekle açıklayacaklarını umuyoruz” ifadelerine de yer verdi.
Yaklaşan yerel seçimlere de değinen MAGİNDER Başkanı Salih Karademir, aday olan isimlerin Malatya’yı yeniden ayağa kaldıracak projelerini hızlı bir şekilde kamuoyuna açıklamasını beklediklerini söyledi. Depremden buyana halen şehirde imar noktasında bir belirsizlik yaşandığına işaret eden Karademir, “Hızlı bir şekilde hem yıkılacak olan binaların kaç kat olacağını, hem de yeni açılacak imar veya yeni verilecek imar bölgelerinde imarın nasıl işleneceği hakkında vatandaşımızın ciddi bir şekilde bilgilendirilmesini istiyoruz. Vatandaşımız burada ne kadar sağlıklı bilgilere kavuşursa o kadar memlekete güveni tam olur. Şehirde ciddi bir şekilde bir göç var. Bu göçün en büyük nedeni de belirsizlik. Biz her zaman dediğimiz gibi, belirsizliklerin ortadan kalkmasını istiyoruz. Gelecek olan belediye başkanımızın, ilçe belediye başkanlarımızın hızlı bir şekilde imar noktasında seçim döneminde bilgi vermesi gerektiğine inanıyoruz. Çünkü şehirde gözüken belirsizlikten dolayı ciddi bir göç yaşanıyor. İş dünyası olarak sabrımız kalmadı, çünkü bu belirsizlikler devam ederse şehrimizin geriye gideceğini görüyoruz. Yetkililerden, siyasetçilerimizden, milletvekillerimizden Malatya’mızın yeniden eski gücüne kavuşması için istişare ve bilgi kültürüyle birlikte şehrin yeniden ayağa kalkması için çaba göstereceklerine inanıyoruz” dedi.
Malatya’nın imarında yatay mimarinin de çok önemli olduğunu daha öncede dile getirdiklerini ifade eden Karademir, “Şehrin yeniden açılacak imar planında yatay mimariye öncelik verilmesini istiyoruz. İş dünyası olarak barınma ve iş yerlerinin çarşı merkezi ne kadar hızlı bir şekilde teslim edilirse Malatya’nın da ticaretinin yeniden güçleneceğini, yeniden ekonominin canlanacağını ve giden vatandaşlarımızın yeniden Malatya’ya döneceğine inanıyoruz. MAGİNDER ailesi olarak her zaman devletimizin yanında olduğumuzu, seçilecek olan belediye başkanımızın yanında olacağımızı söylemek istiyorum” diye konuştu. – MALATYA
]]>Ocak Partisi Genel Başkanı Kadir Canpolat, “FETÖ’nün yeniden Türkiye’de hortlamasını sağlayacak hiçbir yapıya devletimiz de milletimiz de müsaade etmeyecektir, herkes bunu böyle bilsin. FETÖ ve PKK gibi bölücü unsurlarla mücadelede devletimizin yanındayız. Biz bağımsız Türkiye için mücadele veren hiçbir ittifakla ortak olmayan Ocak Partisi’yiz” dedi.
Ocak Partisi lideri Kadir Canpolat, partisinin Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan’ın ‘Adnan Oktar’ suç örgütü ve FETÖ ile bağlantısı olduğunu öne sürerek konuyla ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunmalarına ilişkin yazılı açıklamada bulundu. Kadir Canpolat, “FETÖ Türkiye’nin başına büyük bir beladır. Bu anlamda bugün de Yeniden Refah Partisi kullanılmaya çalışılmaktadır. FETÖ’yü siyasi alanda yeniden gün ışığına çıkarmaya çalışan yapılar bilmeniz lazım; Ocak Partisi ve Osmanlı Ocakları da bu işin öncülüğünü yapmaktadır. Çünkü Ocak Partisi ve Osmanlı Ocakları bir dava anlayışıyla bağımsız Türkiye için mücadele eden, gerçekten vatanı ve milleti için her türlü fedakarlığa müdafaa erliğini yapmaya çalışan ciddi dava adamlarından meydana gelen bir anlayışla görev ve faaliyetlerini yürütmektedir. FETÖ ve PKK gibi bölücü tüm unsurlarla ilgili diğer siyasi partiler uyuyorsa uyusunlar. Ocak Partisi ve Osmanlı Ocakları bu mücadelede kararlıdır. FETÖ’nün yeniden Türkiye’de hortlamasını sağlayacak hiçbir yapıya devletimiz de milletimiz de müsaade etmeyecektir, herkes bunu böyle bilsin” diye konuştu.
‘MİLLETİMİZ NEYİN NE OLDUĞUNUN FARKINDA’
Başkan Canpolat, sözlerini şöyle sürdürdü, “Biz yıllardır FETÖ ile mücadele ediyoruz. Biz darbeden önce Zaman Gazetesi ve Samanyolu TV’nin önüne siyah çelenk bıraktık, basın açıklaması yaptık. ‘FETÖ darbe yapacak’ diye bağırdık. Şimdi yine bağırıyoruz; ‘FETÖ yeniden gelmeye çalışıyor, devletimiz gerekeni yapmalıdır.’ Milletimiz zaten neyin ne olduğunun farkında. Zamanı geldiğinde yine ‘Kadir Canpolat haklı çıktı’ diyecekler. O zaman yine iş işten geçmiş olacak. Sayın Erbakan öyle taşıma suyla değirmen dönmez. Bastırıp parayı otobüslerle adam toplamayla da bu iş olmaz. FETÖ iltisaklı kişilerin Yeniden Refah Partisi’nde kümelenmesi neyin nesidir? Hırs ve siyasi menfaat uğruna ülkenin hükümetini düşürmeye çalışmak, milleti aldatmaya çalışmak, FETÖ’ye siyasi alan açmaya çalışmak hiç kimsenin haddi değildir. FETÖ ve PKK gibi bölücü unsurlarla mücadelede devletimizin yanındayız. Biz bağımsız Türkiye için mücadele veren hiçbir ittifakla ortak olmayan Ocak Partisi’yiz” dedi.
‘GERÇEKLERİ İFADE ETMEK İÇİN SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDUK’
Canpolat, “‘Niye şimdiye kadar söylemediniz’ diye bize soruyorlar. Osmanlı Ocakları olarak zaten biz çok geçmiş tarihlerde FETÖ ile mücadeleyi başlattık ama bir siyasi parti hakkında eğer suç duyurusunda bulunacaksanız bu Sivil Toplum Kuruluşları (STK) ile olmaz, partini kuracaksın o partiyle gidip Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayet edeceksin. Bizim de artık bir siyasi partimiz olduğu için mantık çevresinde gidip bir siyasi parti hakkında suç duyurusunda bulunabildik. Biz hakkın ve haklının yanındayız. Siyaset yaparak güzel görünmeye çalışanlardan olmayacağız. Oy almak isteyenler gibi çeşitli entrikalara bürünerek bu işi yapmayacağız. Gerçekleri ifade etmek için suç duyurusunda bulunduk, arkasındayız. Ülkemizde bölücülük yapmaya çalışan, terör faaliyetleri yürütmeye çalışan bütün kirli odaklara seslenmek isterim; FETÖ’nün damatlığıyla, Türkiye’ye gelinlik giydiremeyeceksiniz. Ülkemizde artık size alan yok” ifadelerin kullandı.
]]>CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adaylığı tanıtım toplantısında; “Güzel ülkemizin, güzel yürekli insanları bu tabloyu hak etmiyor. Bu nedenle tarihi bir seçim. Bu tabloyu değiştirmek için hep birlikte yerel seçimlerde İstanbul’da ve Türkiye’de yeniden tarihi bir zafer elde edeceğiz. 2028’e giderken halkımıza yeniden umut olacağız” dedi.
İBB Başkan Adaylığı’na Ekrem İmamoğlu’nun yeniden aday gösterilmesinin ardından bugün Haliç Kongre Merkezi’nde “İstanbul’a hizmette tam yol ileri” sloganıyla lansman düzenlendi. Programa CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile çok sayıda partili de katıldı. Burada konuşan CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, bugünün tarihi bir gün olduğuna ve büyük bir yola çıktıklarını belirterek şunları söyledi:
“800 BİN FARKTAN DERS ÇIKARTMAYANLAR, CUMHURBAŞKANLIĞI YETKİLERİYLE HİZMETİ ENGELLEMEYE ÇALIŞTILAR: İstanbul, 2019’dan bu yana katılımcı, demokratik, eşitlikçi, adil ve halkçı bir anlayışla yönetiliyor. İstanbul, başkanımız Ekrem İmamoğlu yönetiminde 4,5 yılda çok önemli başarılara imza attı. Bu büyük başarılar tüm engellemelere rağmen büyük bir mücadeleyle gerçekleşti. Hatırlayalım. 31 Mart 2019’da seçimi kazandığımız gün, hep birlikte büyük bir demokrasi mücadelesi vermek zorunda kaldık. Bu topraklar 6 Mayıs 2019’da, Türkiye demokrasi tarihi açısından kapkara bir güne tanıklık etti. Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu’nun, İstanbul halkının helal oylarıyla kazandığı mazbatası iptal edildi. Büyükşehir Belediye Başkanımız, büyük bir demokrasi mücadelesiyle İstanbul’u yeniden kazandı. Tekrar edilen İstanbul seçimlerinde 800 bin oy farkından ders çıkartmayanlar; yeri geldi meclis çoğunluğuyla, yeri geldi bakanlık yetkileriyle, yeri geldi Cumhurbaşkanlığı yetkileriyle İstanbul halkının hizmet almasını engellemeye çalıştılar.
UYDURUK DAVALARA RAĞMEN İSTANBUL 4,5 YILDA BÜYÜK İŞLER BAŞARDI: Buradan İstanbulluların hizmet almasını engellemeye çalışanlara sesleniyorum. Cezalandırmaya çalıştığınız Cumhuriyet Halk Partisi değil, cezalandırmaya çalıştığınız Ekrem İmamoğlu değil, hizmetleri engelleyerek İstanbul halkını cezalandırmaya çalışıyorsunuz ve İstanbul halkı bunu görüyor. İstanbullular bu gerçeği biliyor. Tüm engelleme çabalarına rağmen, tüm uyduruk davalara rağmen İstanbul 4,5 yılda çok önemli işler başardı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu yönetiminde İstanbul daha adil, daha yeşil ve daha yaratıcı bir kent haline geldi. Büyükşehir Belediye Başkanımız, metro yatırımlarıyla, ulaşım yatırımlarıyla, altyapı-üstyapı yatırımlarıyla, çocuk kreşleriyle, yurtlarla, burslarla, kent lokantalarıyla, anne kartlarla ve daha niceleriyle İstanbul halkına hizmet etmeye devam ediyor.
TARİHİ BİR SEÇİME GİDİYORUZ: İstanbul’un kültür varlıkları korunuyor, yeşil alanlar imara açılmak yerine yaşam alanlarına dönüştürülüyor. Tüm bu çalışmaları ve daha fazlasını önümüzdeki 3 ay boyunca tüm İstanbullulara kapı kapı, sokak sokak anlatacağız. Çünkü tarihi bir seçime gidiyoruz. Neden tarihi bir seçim? Çünkü ülkemizin ve İstanbul’un merkezi yönetimden kaynaklı çok ağır sorunları var. Bir tarafta, gelirleri gün geçtikçe enflasyon karşısında eriyen işçiler, emekçiler, emekliler memurlar; bir tarafta deprem korkusuyla yaşayan milyonlar, bir tarafta yüksek faiz ve artan kira fiyatlarıyla barınma krizi yaşayan milyonlar, artan işsizlik, bir tarafta iktidar yargısı tarafından yok sayılan Anayasal düzen, her gün tahrip edilen demokrasi, bir tarafta da kimlik siyasetiyle toplumu kutuplaştırarak bu gerçekleri örtmeye çalışan iktidar…
86 MİLYONUN BARIŞ İÇİNDE YAŞAYACAĞI TÜRKİYE’Yİ SAVUNACAĞIZ: Güzel ülkemizin, güzel yürekli insanları bu tabloyu hak etmiyor. Bu nedenle tarihi bir seçim. Bu tabloyu değiştirmek için hep birlikte yerel seçimlerde İstanbul’da ve Türkiye’de yeniden tarihi bir zafer elde edeceğiz. 2028’e giderken halkımıza yeniden umut olacağız. Biliyoruz ki bu seçimde de yine eşit şartlarda yarışmayacağız. Onlar, yine tüm kamu kaynaklarını, yargı sopasını kullanacaklar. Tahakküm altına aldıkları basın ve medya kuruluşlarıyla toplumu kutuplaştırmaya çalışacaklar. Biz, gücümüzü halktan alarak topluma gerçekleri anlatacağız. Onlar, yine montaj videolarla, sahte broşürlerle toplumu ayrıştırmaya çalışacaklar. Biz adaleti, eşitliği, kardeşliği savunarak toplumu birleştireceğiz. 86 milyonun barış ve kardeşlik içinde yaşayacağı bir Türkiye’yi savunacağız.
BİZ BU ÜLKENİN ÇİMENTOSUYUZ: 16 milyon İstanbullunun güven ve huzur içerisinde yaşayacağı bir İstanbul’u inşa etmeye devam edeceğiz. Biz bu ülkenin çimentosuyuz. Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye’de her görüşten, her inançtan ve her kimlikten vatandaşımızın birlikte ve özgür yaşamasının teminatıdır. Cumhuriyet Halk Partisi düzen kurmuş, devlet kurmuş, Türkiye’nin ana omurgasını oluşturan yegane siyasal geleneğin adıdır. Cumhuriyet Halk Partisi ‘Yurtta barış, dünyada barış’ diyen Türkiye’nin bölünmez bütünlüğü içerisinde kardeşçe yaşamayı savunan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisidir. İstanbul’da muhalefet olan partinin tüm kutuplaştırıcı, ayrıştırıcı, bölücü söylemlerine ve eylemlerine rağmen 100 yıl önce olduğu gibi birlik içerisinde hareket edeceğiz.
ÖZGÜR ÖZEL’İN ÖNDERLİĞİNDE SEVGİ TOHUMLARI EKECEĞİZ: Genel Başkanımız Özgür Özel’in önderliğinde Türkiye’nin dört bir yanında sevgi tohumları ekeceğiz. Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu ile birlikte 4,5 yıllık halkçı belediyecilik uygulamalarını daha ileriye taşıyacağız. İstanbul’un 39 ilçesinde güçlü bir iddia ortaya koyacağız. 39 ilçemizde güçlü bir kampanya organize edeceğiz. 30 bin sandığı 100 bin kişilik dev bir kadroyla koruyacağız. 25-30 ilçede belediyesi kazanacağız. Meclis çoğunluğunu sağlayacağız. İstanbul’u yeniden kazanacağız. Bunu hep birlikte başaracağız. Şairin dediği gibi, ‘Hep bir ağızdan türkü söyleyip hep beraber sulardan çekmek için ağı, demiri oya gibi işleyip hep beraber, hep beraber sürebilmek için toprağı, ballı incirleri hep beraber yiyebilmek, yarin yanağından gayrı her şeyde, her yerde, hep beraber diyebilmek için kazanacağız’. Mutlaka kazanacağız.”
]]>