Yozgat’ın Sorgun ilçesinde yaşayan 39 yaşındaki Nermin Kaya, yaklaşık 5 yıldır aile bütçesine katkı sağlamak amacıyla yemek yapıyor. Arabaşı çorbası da iddialı olduğu yemekler arasında. Kış aylarının vazgeçilmez lezzeti olan arabaşı çorbasının püf noktalarını ve toplumdaki yönlerini anlatan Nermin Kaya, küçüklüğünde de annesinin bu çorbayı kazanlarla yaptığını ifade etti.
“Çorbayı yapan aileler kaz eti ve tavuk etiyle yapanlar olarak ikiye ayrılır”
Sorgun’da özellikle kış aylarında yıllardır bu lezzeti yiyen ve pişiren Nermin Kaya, çorbanın malzemelerinin de aile bütçesine göre şekillendiğini belirterek, “Kaz, hindi ve ördek etiyle yapanlar geliri yüksek olanlardır. Daha düşük geliri olanlar da tavuk eti kullanırlar” dedi.
“Arabaşı tam bir şifa çorbasıdır”
Kaya çorbanın şifa deposu olduğunu ifade edip, “Özellikle kışın yapılan çorbamız tam bir şifa çorbasıdır. Hastalanınca evlerden hiç eksik edilmez. Mutfağımızda sürekli yaparız. Çok sevdiğimiz bir yemektir. Çorbanın yapımı için ideal zaman kasım ve nisan ayları arasıdır. Atalarımız bu çorbayı kışın tercih etmişler. Büyük tepsilerle yapılıp servis edildiğinden saklama alanı konusunda da kışın tüketilmesinin tercih edildiğini düşünüyorum. Servis edilirken de pul biber ve olmazsa olmazı limondur” dedi.
“Köy odalarında yapılan çorba ikramına herkes katılır, davet edilmeyenler ise küserdi”
Arabaşı çorbasının kültürel anlamdaki yerine vurgu yapan Nermin Kaya, çorbanın eskiden köy odalarında yapılarak ikram edildiğini söyleyip, “Kadınlar evde, erkekler ise köy odalarında çorba içerdi. Çorba davetleri eskiden olduğu gibi günümüzde de sosyalleşme aracıdır. Arabaşı çorbası evlerde kış boyu yapılır. Çorbayı yapan ev sahibi komşularını davet etmezse komşular küserdi. Filanca komşuya haber verildi bana verilmedi, şeklinde küsen komşular olurdu. Bu çorba kalabalık toplulukların ve akrabaların bir araya gelmesine vesile olan bir yemektir” dedi.
“Her ne kadar civar iller sahiplenmek istese de arabaşı çorbası Yozgatımızındır”
Kaya, “Arabaşı çorbasının yöresi konusunda her ne kadar Sivas, Kayseri, Nevşehir gibi İç Anadolu Bölgesi şehirleri tarafından sahiplenilse de arabaşı çorbası Yozgat’ımızındır. Arabaşı çorbası eş, dost, akraba ile yenilen ve o şekilde tadı olan bir yemektir. Arabaşı yenmez, yutulur” şeklinde konuştu. – YOZGAT
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SEYFİ ÇELİKKAYA
Türkiye’nin önemli tarım bölgelerinden Yozgat’ta Mart ayına gelinmesine karşın yağışların istenilen düzeyde düşmemesi tarım sektörünü endişelendirmeye başladı. Yozgat Ziraat Odası Başkanı İsmail Açıkgöz, yağış olmaması halinde hem hububatta hem de baklagillerde yüzde 50, yüzde 60 kaybın olacağını söyledi. Yozgatlı çiftçilerden Mikail Avcı da, yağışların Mart ve Nisan aylarında da düşmemesi halinde çok zor durumda kalacaklarımı belirterek, “Mazot olmuş 45 lira, gübre olmuş 15-16 lira. Resmen batış” dedi.
Yozgat’ta kış aylarındaki hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi, tarım sektöründe faaliyet gösterenleri endişelendiriyor. Hava sıcaklığını mevsim normallerinin üzerinde olması tarım alanlarında fare ve böcek popülasyonunu artırdı. Bölge çiftçisi bir taraftan tarımsal zararlılarla mücadele ederken diğer taraftan da beklediği yağışların düşmemesi halinde yaşayacağı sorunların üstesinden nasıl gelebileceğinin hesabını yapıyor.
“BU AYDA BU TARLAYA GİRMEK ESKİDEN MÜMKÜN DEĞİLDİ”
Yozgat Merkez Divanlı Mahallesinden çiftçi Mikail Avcı, şunları söyledi:
“Bir sefer sürmüştüm ama hoşuma gitmedi, tekrar bir daha sürüyorum. Kuraklık had safhada, korkuyoruz ne kadar olsa da, kuraklık herhalde bizi perişan edecek. eçtiğimiz 5-6 yılda olduğu gibi, inşallah olmaz. Şubat ayı da yağsız geçti. Bu ayda bu tarlaya girmek eskiden mümkün değildi ama şimdi havalar çok sıcak geçti. Çok kuraklık geçiyor. Allah hayırlısını versin. Nisan ayında zaten yağış olmazsa bizim halimiz harap. Ne olacağı belli, mazot olmuş 45 lira, gübre olmuş 15-16 lira. Resmen batış. Verim olmadıktan sonra mecbur batacağız. Habire küçülmeye devam. Korkuyoruz da endişe ediyoruz. Sonuç vahim, Allah hayırlısını versin, İnşallah olmaz ama çiftçi çok perişan bir duruma düşer. Allah yardım etsin. Şu kuru toprağa bu kadar parayı saçıp da geride üç beş kuruş ekmeğini, kazanabilen, kazanmayı bekleyen tek çalışan çiftçidir. Başka çalışan kesime bak, aylığını, aylığı gelir, maaşını alır ama çiftçi öyle değil. Çiftçi atar, saçıyor, saçıyor, Allah ne verirse alıyor, cebine koyuyor veya aldığını ödeyemiyor. Mesela geçtiğimiz yıllarda aldığım ürünü ödeyemediğim için ben çok küçüldüm. Hem traktörlerimi sattım hem araziyi küçülttüm. 2 bin dönümden 500 dönüme yakın araziye düştüm. 2 bin dönüm arazi işliyordum ama 500 dönüme, 400-500 dönüme geriledi. Allah hayırlısını versin. İnşallah geçtiğimiz 5-6 yıl gibi olmaz. Geçen yıl iyiydi ama tabii 5-6 yılın acısını da bir geçen sene çıkartmadı. Allah hayırlısını versin. Allah’a sığınıyoruz, sürüyoruz, ekeceğiz bakalım.”
“BAKLAGİLLERDE, BUĞDAYDA SIKINTI YAŞARIZ”
Yozgat Ziraat Odası Başkanı İsmail Açıkgöz de açıklamasında, şu görüşlere yer verdi:
“2023-2024 yılı güzün 11’inci ayda, 10’uncu ayda yağmurlarımız güzeldi. Özellikle hububatta, buğdayda, köklenmede hiçbir sıkıntımız yok ama bahar itibariyle yani Ocak- Şubat’ta kar yağmadı. Kar yağmadığından dolayı arazide bir su eksikliği var. Ekinde köklenmede bir sıkıntı yok. Mart ayı içerisinde, Nisan’da yağış devam ederse kuraklık olacağını düşünmüyorum. Ekimlerde sıkıntı olmaz, köklenmesi güzel ama Mart’ta, Nisan’da da yağış yağmazsa ister istemez ekinlerde, baklagillerde buğdayda bir sıkıntı yaşarız. Baklagilleri de yeni başladık ekmeye, işte mercimeklere girdi, nohutlar ekilmeye başlıyor. Memleketimiz tarım memleketi. Kuru tarımla iştigal eden bir memleket. Ondan dolayı da kar, yağmur olması gerekiyor ama 2024 yılında daha kar görmedik. Kış bitti, kar görmedik. İnşallah yağışlarla bunu kapatacağız. Pazar günü bir yağış gözüküyor. Pazar günkü yağıştan da gübre atan arkadaşlar inşallah yararlanır. Tabanda nem var, nohut köklenir, mercimek köklenir. Köklendikten sonra yapraklanma döneminde iyi bir yağmur yağarsa orada da sıkıntı olacağını düşünmüyorum. Yağmazsa hem buğdayda hem baklagillerde yüzde 50- 60 kaybımız olacağını düşünüyorum. İnşallah bu korkulan olmaz, biz de bu riskten kurtuluruz.”
]]>
Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Adayı Murat Kurum Bağcılar’da düzenlenen Yozgatlılar Buluşması’nda vatandaşlarla bir araya geldi. Programa Kurum’un yanı sıra AK Parti Milletvekili ve Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay, Bağcılar Belediye Başkanı Abdullah Özdemir, MHP MYK Üyesi Gökhan Türkeş Öngel, MHP Bağcılar İlçe Başkanı Onur Yeşil, AK Parti Bağcılar İlçe Başkanı Rüstem Tüysüz, Yozgat Konfederasyonu Genel Sekreteri Ferhat Karabulut ve çok sayıda vatandaş katıldı. Programda ilgiyle karşılanan Kurum, vatandaşlarla sohbet edip hatıra fotoğrafı çektirdi.
“Yozgat, bu vatanın en sağlam kalelerinden biridir”
Programda konuşan Kurum, “Yozgat’ımız, kültür ve medeniyetimizin çok önemli değerlerime sahip ülkemize büyük zenginlikler katmış bir şehrimizdir. Vatan için feda ettiği yiğitleriyle, göğsü iman dolu, gönlü geniş insanlarıyla Yozgat, bu vatanın en sağlam kalelerinden biridir. Yozgat, bu vatanın sağlam burçlarından biridir. Yozgat, milli ve manevi değerlerimize, ay yıldızlı bayrağımıza sıkı sıkıya sarılan 783 bin kilometre kare vatan toprağı için en ön safta yer alan, yiğit ve Mert insanlarımızın şehridir. Yozgat bu ülkenin çimentosudur. Yozgat bu ülkenin birleştirici gücüdür. Sizler hiç bir zaman bizi yalnız bırakmadınız. Biz de Yozgat’ımız için her zaman sizlerin yanında olduk. Her zaman Yozgatlı kardeşlerimize yaraşır eserler sunmanın derdinde olduk. Millet bahçeleriyle kentsel dönüşüm projeleri ile, sosyal konutlarımızla Yozgat’ın her ilçesine hizmet etmiş bir kardeşinizim” dedi.
“CHP’li İBB yönetimi ve başındaki kişi ‘650 bin konutun yapılmasına gerek yok’ dedi”
Kentsel dönüşümü ve depremin yaşandığı şehirlerde yapılan konutlar hakkında konuşan Kurum “6 Şubat’ta milletimizi yasa boğan ve 11 ilimizi etkileyen bir deprem yaşadık. 53 bin canımızı toprağa verdik. 14 milyon vatandaşımız bu da depremden etkilendi. biz yine oradaydık. Milletimize el ele verip 11 ilimizde 3 ayda 180 bin konutun inşaatını başlattık. Cumhuriyet Halk Partisi anlayışı bu konutları yapamazsınız dediler. Kaynağı bulamazsınız. Biz kaynağımızda, motivasyonumuzda aziz milletimizdir dedik. 15 gün önce Cumhurbaşkanımız bitirdiğimiz 46 bin konutun anahtarlarını depremzede kardeşlerimize teslim etti. Biz size bedava konut vereceğiz dediler. Deprem zedelerle alakalı her türlü desteği yapacağız dediler. depremzede kardeşlerimiz yine sayın Cumhurbaşkanı’mızdan yana tercihini kullandı. İstanbul’da 39 ilçede acil dönüşmesi gereken konutları dönüştüreceğiz dedik. 5 yılda 115 bin konut sözü verip 5 bin konut üretenler, sonrada ben böyle bir söz vermedim diyen, yarı zamanlı belediyecilik yapan, sosyal medya belediyeciliği yapan CHP’li İBB yönetimi ve başındaki kişi ‘650 bin konutun yapılmasına gerek yok’ dedi. Bilim insanları deprem olacak diyor. Biz dönüşüm yapmayalım insanlarımız riskli evlerde mi otursun? İşte bunların zihniyeti bu. Bunların İstanbul gibi bir derdi yok. Hatırlayın israf ettiler dediler, o arabaları Yenikapı’ya dizdiler” şeklinde konuştu.
“Ablam dediğin İYİ Parti genel başkanını yolda görsen yolunu değiştiriyorsun”
İmamoğlu’nu eleştiren Murat Kurum “Beraber yol yürüdüğün ve yoldaşım dediğin il başkanını ve genel başkanını arkasından hançerledin. Ablam dediğin İYİ Parti genel başkanını yolda görsen yolunu değiştiriyorsun. Hani yoldaşındı bunlar? Burada tamamen kötü niyet var. Kirli kirli ittifaklarla kurduğu, masa arkasında kime nereye hizmet ettiği belli olan ama sokağa çıktığında da hiç bir ittifaktan söz etmeyen bir anlayış var. Biz 31 Mart’ta geleceğiz ve bu israfın hesabını sizlerden bir bir soracağız. 31 Mart’ta İstanbul gereken cevabı sandıkta verecek. İstanbul göz ardı edilebilecek bir şehir değil. İstanbul bir çocuk gibi her zaman sevgi ve ilgi gösterilmesi, hizmet edilmesi gereken bir şehir. Bu şehirde tüm medeniyetlerimizle, kültürlerimizle, inançlarımızla birlikte huzur içerisinde yaşayacağız. 31 Mart seçimi bu kararları vereceğimiz seçim” ifadelerini kullandı. – İSTANBUL
]]>