Yüksel – Kanal 7 Haber https://www.kanal7haber.com.tr Mon, 10 Jun 2024 21:18:41 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Cüneyt Yüksel, İsrail’in Filistin işgaline son verilmesi çağrısını yineledi https://www.kanal7haber.com.tr/tbmm-adalet-komisyonu-baskani-cuneyt-yuksel-israilin-filistin-isgaline-son-verilmesi-cagrisini-yineledi/ https://www.kanal7haber.com.tr/tbmm-adalet-komisyonu-baskani-cuneyt-yuksel-israilin-filistin-isgaline-son-verilmesi-cagrisini-yineledi/#respond Mon, 10 Jun 2024 21:18:41 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8017 TBMM Adalet Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel, Türkiye’nin, Uluslararası Adalet Divanı’nda (UAD), İsrail’in Filistin’deki işgaline son vermesi, 1967 sınırlarında başkenti Kudüs olan egemen, bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasıyla kalıcı bir çözüme ulaşılacağı çağrısını yinelediğini bildirdi.

Yüksel, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, Avrupa Birliği Karma Parlamento Komisyonu Eş Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili İsmail Emrah Karayel, Anayasa Komisyonu Üyesi ve AK Parti Denizli Milletvekili Cahit Özkan ile Türkiye’nin UAD’deki sözlü sunumunu takip ettiklerini hatırlattı.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun, 30 Aralık 2022’de UAD’den “İsrail’in, Doğu Kudüs de dahil olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarında Filistin halkının insan haklarını etkileyen uygulamaları” hakkında danışma görüşü alınmasına karar verdiğini belirten Yüksel, 19 Şubat 2024 tarihinden itibaren 52 devletin yanı sıra İslam İşbirliği Teşkilatı, Afrika Birliği ve Arap Ligi temsilcilerinin Divanda sunumlar yaptığını dile getirdi. Cüneyt Yüksel, Türkiye’nin sözlü sunumunu ise dün gerçekleştirdiğini kaydetti.

UAD’deki süreçleri yakından takip ettiklerini bildiren Yüksel, uluslararası hukuk kurallarına riayet edilmesini sağlamanın tüm uluslararası toplumun görevi olduğunu vurguladı.

Cüneyt Yüksel, “Divan, bir kez daha İsrail’in tüm Filistin topraklarında yürüttüğü uygulamaları ele alırken, İsrail, Gazze’nin adeta insansızlaştırılması için vahşi bir saldırı sürdürmektedir. Bugün geldiğimiz noktada, her türlü bahaneye sığınarak binlerce sivil insanı ayrım gözetmeden katleden İsrail’in, işgal, ilhak ve insansızlaştırma politikası artık zirve noktasına ulaşmıştır. Netanyahu yönetimi katliamlarını Gazzeli sivillerin sığındığı son nokta olan Refah’a da taşımaktan vazgeçmelidir.” dedi.

İslam dünyası ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi başta olmak üzere uluslararası toplumun, sonu soykırıma varacak bir çılgınlığa izin vermemesi gerektiğini dile getiren Yüksel, UAD’deki sunumda Türkiye’nin, İsrail’in işgal politikalarıyla Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkını engellendiğinin, İsrail’in işgalinin “derhal ve koşulsuz olarak” sona erdirilmesi gerektiğinin vurguladığını aktardı.

Cüneyt Yüksel, “Üçüncü ülkelerin, İsrail’in Filistin’deki işgalinin ve Kudüs’ün tarihi ve hukuki statüsünün değiştirilmesine yönelik adımlarının tanınmaması yükümlülüğü olduğunu hatırlatan Türkiye, Uluslararası Adalet Divanı’nda bir kez daha İsrail’in Filistin’deki işgaline son verilmesi ve 1967 sınırlarında başkenti Kudüs olan egemen ve bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasını öngören kalıcı ve sürekli bir çözüme ulaşılması çağrısını yinelemiştir.” şeklinde konuştu.

“İnsan haklarını ihlal eden eylemlerin hesabının sorulması gerektiğinin altı çizilmiştir”

Türkiye’nin, İsrail’in, Doğu Kudüs dahil olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarının kimlik ve statüsünü değiştirmeye ve Filistin halkına yönelik devam eden saldırılara kayıtsız kalamayacağını ifade ettiğini anlatan Yüksel, şöyle devam etti:

“Türkiye, İsrail’in, Doğu Kudüs dahil olmak üzere, işgal altındaki Filistin topraklarının kimlik ve statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm tek taraflı eylem ve tedbirlerinin uluslararası hukuku ihlal ettiğini ve koşulsuz olarak durdurulması gerektiğini bildirmiştir. İsrail’in uluslararası hukuku ihlal eden her türlü eylem ve tedbirinin hükümsüz ve geçersiz sayılması, insan haklarını ihlal eden eylem ve tedbirlerin yanı sıra uygulamaların da hesabının sorulması gerektiğinin altı çizilmiştir. İsrail’in, özellikle Kudüs şehrinin ve Harem-i Şerif dahil olmak üzere kutsal yerlerin yapısını ve statüsünü değiştirmeyi amaçlayan her türlü eylemi ve tedbirinin yok hükmünde sayılması, derhal sonlandırılması ve iptal edilmesinin gereğini yine mahkemede vurgulamıştır.”

UAD’de, sivillere yönelik tüm saldırıların kesin bir dille reddedildiğinin, kınandığının, sivillerin her koşulda ve her zaman korunmasının şart olduğunun belirtildiğine işaret eden Yüksel, Türkiye’nin, İsrail ile Filistin arasındaki daimi barışın tesisine, Gazze’de kalıcı ateşkesin ve Gazze’ye acil, kesintisiz insani yardım akışının sağlanmasına yönelik çabalarını sürdüreceğini bildirdi.

“Türkiye, haksızlığa ve zulme daima karşı durmuştur”

Cüneyt Yüksel, “Türkiye’nin, gelecekteki müzakerelerin sağlam bir ortamda yapılabilmesi ve bir kez başarıldığında nihai çözümün önümüzdeki yıllarda da devam etmesi için bir ‘Garanti Mekanizması’ fikrini de geliştirdiği yine mahkeme önünde ifade edilmiştir.” bilgisini paylaştı.

Türkiye’nin, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının durdurulmasının temin edilmesi için uluslararası baskı oluşturulması yönündeki çabalara öncülük ettiğinin altını çizen Yüksel, Filistinlilerin haklarını uluslararası planda sonuna kadar savunmaya devam edeceklerini vurguladı.

TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Yüksel, şunları kaydetti:

“Kendi ırkından gayrı hiçbir insana, etnisiteye ve topluma varoluş ve yaşam hakkı tanımayan, bu uğurda atılan her adımı her katliamı meşru gören bir anlayış dünyayı bir kan gölüne çevirmiştir. İsrail ve onun destekçilerinin geçmişte olduğu gibi bugün de sağır, dilsiz ve kör oldukları, artık doğru yola dönmeyecekleri aslında ezelden bilinmektedir. Uluslararası toplumun üç maymunu oynayan tüm devletlerine, kuruluşlarına ve diğer aktörlerine şu hususu hatırlatmak istiyoruz; dünyanın neresinde olursa olsun yaşanan insanlık dışı şartlar, ölümler, açlık ve sefalet var olduğu müddetçe hiç kimse insan olamaz, hiç kimse madden ve manen güvende, dirlik ve esenlikte bulunamaz, insanlığını soluyamaz. Türkiye, bu haksızlığa ve zulme daima karşı durmuş, her zaman olduğu gibi bugün de en kararlı şekilde dost, mazlum ve kardeş Filistin halkı ile madden ve manen birlikte olmuştur.”

“Filistin davasının gündemden düşmesine asla izin vermeyeceğiz.” diyen Yüksel, İsrail’in suçlarını örtmek için büyüttüğü karanlığa ışık tutmayı sürdüreceklerini söyledi.

İsrail’in hak iddia etmesine müsaade etmeyeceklerine dikkati çeken Yüksel, uluslararası hukukun yaşanan süreçte ciddi bir sınavdan geçtiğini belirtti.

Cüneyt Yüksel, “Filistinlileri, dünya kamuoyunda savunan ülkelerin başında gelen Türkiye, Batılı ülkeler İsrail barbarlığını meşru müdafaa bahanesiyle gizlemeye, savunmaya çalışırken, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, tüm dünyada, Filistin’in, insanlığın, mazlumların sesi olmuştur. İsrail’in barbarlığını, savaş suçlarını ve kirli eylemlerini dünyaya haykırmaya ve ortaya koymaya devam edeceğiz. Hiçbir ülke hukukun üstünde değildir, İsrail’in hukuktan ve insanlıktan muaf olmadığını bir kez daha ifade ediyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Uluslararası Ceza Mahkemesinden, faillerin yargılanması için gereken adımları atmasını beklediklerini ifade eden Yüksel, tüm süreçleri yakından takip ettiklerini sözlerine ekledi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/tbmm-adalet-komisyonu-baskani-cuneyt-yuksel-israilin-filistin-isgaline-son-verilmesi-cagrisini-yineledi/feed/ 0
TBMM Adalet Komisyonu Başkanı: İsrail zulmün ve istikrarsızlığın merkezi https://www.kanal7haber.com.tr/tbmm-adalet-komisyonu-baskani-israil-zulmun-ve-istikrarsizligin-merkezi/ https://www.kanal7haber.com.tr/tbmm-adalet-komisyonu-baskani-israil-zulmun-ve-istikrarsizligin-merkezi/#respond Tue, 04 Jun 2024 21:30:40 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7844 Türkiye’nin, İsrail’in Filistin’deki işgal ve ilhak uygulamalarına ilişkin Uluslararası Adalet Divanında (UAD) yaptığı sözlü sunuma katılmak üzere Lahey’e gelen TBMM Adalet Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Cüneyt Yüksel, “İsrail hem Filistinliler hem de İslam dünyası için zulmün ve istikrarsızlığın başlıca merkezi olmuştur.” dedi.

Türkiye-Avrupa Birliği Karma Parlamento Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili İsmail Emrah Karayel ile Anayasa Komisyonu üyesi ve AK Parti Denizli Milletvekili Cahit Özkan’dan oluşan TBMM heyetine başkanlık eden Yüksel, Türkiye’nin sunumunun ardından AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulunun, 30 Aralık 2022’de Divan’dan danışma görüşü isteme kararı aldığını hatırlatan Yüksel, “Buna göre Divan’dan, Birleşmiş Milletler Şartı, uluslararası insancıl hukuk, uluslararası insan hakları hukuku, Güvenlik Konseyi, Genel Kurul ve İnsan Hakları Konseyinin ilgili kararları ve Divan’ın 9 Temmuz 2004 tarihli Filistin’de inşa edilen duvarın hukukiliğine ilişkin danışma görüşü de dahil olmak üzere uluslararası hukukun kural ve ilkelerini dikkate alarak, İsrail’in Doğu Kudüs de dahil Filistin topraklarındaki işgal ve ilhakına ilişkin danışma görüşü istedi.” dedi.

49 ülke ve 3 uluslararası kuruluş sunum yaptı

Yüksel, duruşmalarda 49 ülkenin yanı sıra İslam İşbirliği Teşkilatı, Afrika Birliği ve Arap Birliği’nin sözlü sunum yaptığını ifade ederek, “Bizler de Türkiye Büyük Millet Meclisi heyeti olarak Türkiye tarafından yapılan sözlü sunumları bizzat takip ettik ve Divan nezdinde bu konuda yürütülen her türlü hukuki süreci de yakından takip etmeye devam ediyoruz.” diye konuştu.

Danışma görüşlerinin asıl öneminin, “ilgili soru veya soruna ilişkin uluslararası hukuk kurallarının nasıl uygulanması gerektiğine dair uluslararası topluma yön veren bir içtihadı ortaya koyması” olduğunu anlatan Yüksel, “2003 yılında bir danışma görüşü talebi olmuş ve Divan’ın yaklaşık 1 yıl içerisinde verdiği görüşte, İsrail’in Filistin topraklarındaki ve Filistin halkına karşı ihlalleri tespit edilerek, İsrail’in işgalci statüsü tasdik edilmiş, hatta işgalin hukuksuzluğu bir yana, işgalcilikten kaynaklı insancıl hukuk kurallarını da ihlal ettiği kayıt altına alınmıştı.” dedi.

Yüksel, geçen yüzyıl boyunca Filistin halkının, zorla yerinden edilip, kendi kaderini tayin hakkı başta olmak üzere yaşam, özgürlük, haysiyet ve güvenlik gibi en temel haklarının sistematik olarak inkarına maruz kaldığını belirterek, “Filistin halkı, uzun ve sert bir etnik temizlik, soykırım, mülksüzleştirme ve yerinden etme, hakların inkarı, ayrımcılık ve topraklarının zorla ele geçirilmesi sürecine maruz bırakılmıştır.” değerlendirmesinde bulundu.

Yüksel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“1948’de İsrail kuruldu ve İsrail o gün bugün hem Filistinliler hem de İslam dünyası için zulmün ve istikrarsızlığın başlıca merkezi olmuştur. İsrail ve onu destekleyen küresel güçler, sadece bölgesel değil, küresel barış, huzur ve istikrara da büyük zararlar vermiştir. İsrail, sömürgeci ve kolonyalist ideolojinin Orta Doğu’daki şımarık temsilcisi ve arsız bir uzak kalesi olarak beslenmiş ve bu şekilde her türlü destek verilerek tüm bölgede telafisi imkansız zulümlere, ağır insan hakları ihlallerine ve korkunç katliamlara imza atmıştır.”

“Gazze’de yaklaşık 30 bin masum katledildi”

İsrail’in, Gazze’de yaklaşık 30 bin masumu katlettiğini dile getiren Yüksel, “İsrail, fütursuzca soykırım suçu, savaş suçu ve insanlığa karşı suç işlemeye devam etmektedir. İsrail’in suçlarını teşhis ederken onun arkasındaki karanlık şerikleri de görmek gerekmektedir. İsrail, Batı dünya düzeni tarafından adeta dokunulmaz addedilmekte ve şımartılmaktadır.” şeklinde konuştu.

Uluslararası hukukun, hiçbir istisnaya ve istisnacılığa izin verilmeksizin, her koşulda herkese eşit uygulanması gerektiğini vurgulayan Yüksel, “Divan’ın da bu prensiple hareket edeceğini umuyor, Divan nezdinde yürütülen bu sürece Türkiye olarak elimizden gelen tüm desteği sunacağımızı bir kez daha ifade ediyoruz.” dedi.

Türkiye’nin sunumu

Yüksel, “Türkiye’nin sunumunda, İsrail’in Filistin’deki işgalinin Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkını engellediğini ve bu sebeple İsrail’in işgali derhal ve koşulsuz sona erdirmesi gerektiğini vurguladığını görmek bizi sevindirdi.” diyerek, Türkiye’nin sunumunda vurguladığı ihlallerin, diğer devletler tarafından da büyük çoğunlukla teyit edildiğini aktardı.

Üçüncü ülkelerin, İsrail’in Filistin’deki işgalinin ve Kudüs’ün tarihi, hukuki statüsünün değiştirilmesine yönelik adımlarının tanınmaması yükümlülüğü olduğunu hatırlatan Yüksel, “Türkiye, bugün Uluslararası Adalet Divanında bir kez daha İsrail’in Filistin’deki işgaline son verilmesi, 1967 sınırlarında başkenti Kudüs olan egemen ve bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasını öngören kalıcı ve sürekli bir çözüme ulaşılması çağrısını yinelemiştir.” diye konuştu.

Yüksel, Türkiye’nin, Gazze’ye yönelik saldırıların durdurulması amacıyla uluslararası baskı oluşturulması yönündeki tüm çabalara öncülük ettiğini vurgulayarak, “Türkiye, Filistinli kardeşlerimizin haklarını uluslararası planda sonuna kadar savunmaya devam edecektir.” ifadesini kullandı.

“Hiçbir ülke hukukun üstünde değildir”

UAD’den, en kısa sürede bu gidişata son verilmesine yönelik görüş beklediklerini söyleyen Yüksel, “Hiçbir ülke hukukun üstünde değildir, İsrail hukuktan ve insanlıktan muaf değildir. Uluslararası Ceza Mahkemesinin de faillerin yargılanması için gereken tüm adımları ivedilikle atmasını bekliyoruz. Bu süreçlerin takipçisi olmaya devam edeceğiz.” dedi.

Yüksel, Türkiye’nin, ateşkesin tesisi, kalıcı barışın sağlanması ve adaletin süratle tecelli edebilmesi için çalışmalarını sürdüreceğini kaydetti.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/tbmm-adalet-komisyonu-baskani-israil-zulmun-ve-istikrarsizligin-merkezi/feed/ 0
Kartal Belediyesi Afet Lojistik Merkezi Açıldı https://www.kanal7haber.com.tr/kartal-belediyesi-afet-lojistik-merkezi-acildi/ https://www.kanal7haber.com.tr/kartal-belediyesi-afet-lojistik-merkezi-acildi/#respond Tue, 19 Mar 2024 21:03:37 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5394 Kartal Belediyesi tarafından projelendirilen, Neriman-Sami Türkdoğan Aşevi ve Gıda Bankası ile olası bir afet durumunda tüm koordinasyon sürecinin yürütüleceği Afet Lojistik Merkezi düzenlenen törenle açıldı. Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel, 5 yıllık süreçte İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ile birlikte büyük işlere imza attıklarını kaydederek, “Kartal ve İstanbul’da daha yapacak çok işimiz var. ve sizler her zaman yanımızda olun istiyoruz. Sizlerden güç alıyoruz” dedi.

Kartal Belediyesi’nin Türkdoğan Ailesi ve Prof. Dr. İlter Türkdoğan’ın desteğiyle tamamladığı Neriman-Sami Türkdoğan Aşevi ve Gıda Bankası ile olası afet durumlarına hızla müdahale etmek için çok fonksiyonlu bir yapı olarak projelendirdiği Afet Lojistik Merkezi’nin açılışı vatandaşların katılımıyla gerçekleşti.

Açılışa; CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, İstanbul Büyükşehir Belediyesi İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP Milletvekilleri Aliye Timisi Ersever ve Arzu Özbaran, Demokrat Parti İstanbul İl Başkanı Ekrem Eray Arda, CHP Kartal İlçe Başkanı Mert Polat, Demokrat Parti Kartal İlçe Başkanı Eray Ekim, çok sayıda CHP Parti Meclis Üyesi ve siyasi parti temsilcisi, Kartal Belediyesi yöneticileri ile bağışçı Prof. Dr. İlter Türkdoğan katıldı.

Kartal Esentepe Mahallesi, Füsun Sokak üzerinde aynı alanda yer alan her iki projenin açılışında konuşan Başkan Yüksel, projelerle ilgili detaylı bir sunum yaptı. Yüksel, 5 yıllık süreçte yaşanan pandemi ve afetlerin zorlu süreçlerinden önemli dersler çıkardıklarını kaydederek,  hayata geçirilen projelerin bu anlamda çok önemli olduğuna dikkat çekti. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile birlikte koordineli bir şekilde, Kartal’da altyapıdan üstyapıya kadar çok önemli işlere imza atıldığını kaydeden Yüksel, şunları kaydetti:

“Geçen yıllar kolay olmadı. Pandemi, deprem ve Kartal’da hepimizi derinden üzen Yeşilyurt Apartmanı yıkımı. Bu zor günlerde, sıcak yemek ihtiyacı daha da çok arttı. Bu yüzden bu projelerimizi çok daha büyütmek adına adımlar attık. Değerli bağışçımız bir adım attı, biz belki grup olarak beş adım attık. Ama şüphesiz onun ilk cesareti bizi çok gururlandırdı. Afetlerden ders çıkarmasını bildik. Afetlerin içerisinde görev almayı çok önemsedik. Cesur ve genç ekibimizle büyük işler başardık. Deprem bölgesinde İBB ile koordineli bir şekilde depremzedelerimizin her an yanında olduk. Afet kadromuzla ülkenin her bir noktasında sorun olduğunda oraya koşmaya gayret gösteriyoruz. Gücümüz, birliğimizden geliyor. Gücümüz gençliğimizden geliyor. İnşallah böyle afetler yaşanmaz ama bu gereken adımları atmak zorundayız. Kartal ve İstanbul’da daha yapacak çok işimiz var. ve sizler her zaman yanımızda olun istiyoruz.”

Açılışta konuşan bağışçı Prof. Dr. İlter Türkdoğan da şunları söyledi:

“Başta Başkan Gökhan Yüksel olmak üzere emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum. Anneme ‘açılış konuşmasında neler söylemek istersin’ diye sormuştum. Bana cevaben ‘Memleketimize borcumuz var. Vefamızı göstermek zorundayız. İnşallah bu projeyle yoksul insanların ihtiyaçları giderilecek’ demişti. Bunları size aktarmak istiyorum. Belediye işçilerimizin burada çok emeği var. Emeği geçen herkese teşekkürlerimizi sunuyorum.”

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ise 5 yıl boyunca İstanbul’da ve Kartal’da koordineli bir şekilde çok önemli projelerin hayata geçirildiğini kaydetti. Başkan Yüksel’i çok başarılı bulduğunu ifade eden İBB Başkanı İmamoğlu, şunları dile getirdi:

“Değerli yol arkadaşım ve kardeşim, başarılı bir Belediye Başkanımız Gökhan Yüksel’e, bu güzel açılış için teşekkür ediyorum. Gerçekten özenli bir 5 yılı geride bırakmak üzereyiz. Bu 5 yılın elbette yüksek motivasyonları var. Bu motivasyonun başındaki en önemli husus bu kentin 16 milyon insanı. Çok güzel işleri çok zor şartlara rağmen başarıyoruz. Bizim milletimiz cesur ve zeki bir millet. Biz bize oy verene de vermeyene de büyük hizmetler yapacağız. Bunun adı hizmet yarışı olacak. Sizler, halkımız sonuna kadar dinleyeceğimiz, gözümüz gözünüzün içine bakacak, kulaklarımız sizde olacak, milletimizin dediği olacak. Milletimizin dışında, bize hükmedecek bize buyuracak bir Allah’ın kulu yok. Bize buyuracak olan millettir. Bizim terbiyemiz nettir. Bu millet, 100 yılı aşkın süredir demokrasi mücadelesi veriyor. Bizim terbiyemiz nettir. O terbiye, “Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir” terbiyesidir. O terbiye, Mustafa Kemal Atatürk’ün emanetidir. Tam da bu bakış açışıyla ve Kartal’da, hatta tüm Türkiye’de parolamız net; tam yol ileri…”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/kartal-belediyesi-afet-lojistik-merkezi-acildi/feed/ 0
TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Yüksel, UAD’nin İsrail kararını değerlendirdi Açıklaması https://www.kanal7haber.com.tr/tbmm-adalet-komisyonu-baskani-yuksel-uadnin-israil-kararini-degerlendirdi-aciklamasi/ https://www.kanal7haber.com.tr/tbmm-adalet-komisyonu-baskani-yuksel-uadnin-israil-kararini-degerlendirdi-aciklamasi/#respond Fri, 26 Jan 2024 21:57:14 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=2913 TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Cüneyt Yüksel, Uluslararası Adalet Divanının (UAD) İsrail kararına ilişkin, “Bu karar, İsrail Başbakanı (Binyamin) Netanyahu başta olmak üzere, mevcut mezalimde sorumluluğu olan İsrailli her yetkilinin uluslararası hukuk önünde hesap vermekten kaçamayacağı anlamını taşımaktadır.” dedi.

Yüksel, UAD’de, Gazze’deki insanlık dışı saldırılarla ilgili alınan ihtiyati tedbir kararına ilişkin yaptığı açıklamada, Güney Afrika Cumhuriyeti’nin İsrail’e karşı UAD nezdinde 29 Aralık 2023’te Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi’nin (Soykırım Sözleşmesi) ihlali gerekçesiyle dava açtığını, talep edilen geçici tedbirlere dair duruşmaların 11-12 Ocak 2024’te gerçekleştirildiğini söyledi.

Duruşmaları, Avrupa Birliği Karma Parlamento Komisyonu Başkanı, İstanbul Milletvekili Dr. İsmail Emrah Karayel ve Anayasa Komisyonu Üyesi, Denizli Milletvekili Cahit Özkan’dan oluşan TBMM heyetiyle takip ettiklerini belirten Yüksel, “Divan, bugün 11-12 Ocak’ta yapılan duruşmalarda öne sürülen taleplere dair kararını açıkladı. Bu kararı da titizlikle takip ettik. Divan, geçici tedbir taleplerinin değerlendirilebilmesi için öncelikli olarak gerekli olan ön şartların varlığını incelemiş ve tüm şartların var olduğuna hükmetmiştir.” diye konuştu.

Bu ön şartların, ilk bakışta bir uyuşmazlığın ve Divan’ın yetkisinin varlığı olduğunu ifade eden Yüksel, “İsrail’in, Güney Afrika’nın öne sürebileceği bir uyuşmazlığın olmadığı iddiaları karşısında Divan, Güney Afrika’nın bu davayı açmadan önce İsrail’in Soykırım Sözleşmesi’ni ihlal ettiğini farklı uluslararası mecralarda öne sürdüğünü dikkate almıştır. Dahası, Soykırım Sözleşmesi’nde korunan hakların Sözleşme tarafı ‘erga omnes’ nitelikte, yani tüm devletlere karşı yükümlü olunan özellikte haklar teşkil ettiğinin altını çizmiştir. Dolayısıyla İsrail’in bu tezi kabul görmemiştir. Soykırım Sözleşmesi tarafı tüm devletlerin Sözleşme’nin herhangi bir şekilde ihlali durumunda bu ihlali öne sürebileceği uluslararası yargı mercisinin Uluslararası Adalet Divanı olduğu açıktır.” ifadelerini kullandı.

Sözleşme’nin 9. maddesinin Divan’ı açıkça yetkilendirdiğine dikkati çeken Yüksek, “Nitekim bugünkü kararında Divan da bu gerekçeyle ‘prima facie’ yetkisinin olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca geçici tedbirlere karar verilebilmesi için Divan’ın ilgili davaya bakmak için kesin olarak yetkili olduğuna karar verilmesinin gerekmediğini hatırlatmıştır. Böylece İsrailli yetkililerin hukuki dayanaktan açıkça yoksun sebeplerle Divan’ı yetkisiz kılma çabaları akim kalmıştır.” dedi.

Divan’ın geçici tedbir taleplerini değerlendirme kararı aldıktan sonra tespit etmesi gereken hususları açıklayan Yüksel, “Birincisi, ihlal edildiği iddia edilen hakların korunması için yapılan koruma taleplerinin makul görülmesi. İkincisi, talep edilen tedbirlerle korunması istenilen haklar arasında bir ilginin varlığı. Üçüncüsü, söz konusu haklara yönelik telafisi mümkün olmayan zararların önlenmesini gerektirecek bir ‘acil durum’un, gerçek ve çok yakın bir riskin bulunması.” diye konuştu.

Divan’ın bu hususların tespitini yaparken zorlanmadığını düşündüklerini belirten Yüksel, “Zira Gazze’de İsrail’in gerçekleştirdiği askeri operasyonlara dair BM’nin çeşitli organları ve uzman kuruluşlarının rapor ve beyanları açıktır ve Divan bunları dikkate almıştır. Özellikle de BM İnsani İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı ve Acil Yardım Koordinatörü Martin Griffiths ve BM Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı Genel Komiseri Philippe Lazzarini tarafından Ocak 2024 içerisinde yapılan Gazze’deki vahim durumu ve insanlık suçlarını açıkça ortaya koyan açıklamalara atıfta bulunulmuştur. Ayrıca Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine referans verilmiştir.” ifadelerini kullandı.

İhlal için gerekli olan “soykırım kastı” unsuru konusunda ise İsrailli üst düzey devlet yetkililerinin açıklamalarının dikkate alındığını aktaran Yüksel, “Divan Başkanı’nın bugün tüm dünya kamuoyunun önünde 25 bin 700 Filistinlinin öldürüldüğüne, 63 binden fazla kişinin yaralandığına, 360 binden fazla konutun yıkıldığına veya kısmen hasar gördüğüne, yaklaşık 1,7 milyon kişinin ülke içinde yerinden edildiğine dair BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi verilerini açıkça dillendirmesi, İsrail’in işlediği tüm suçların artık gizlenemeyecek seviyeye geldiğinin açık göstergesi olmuştur.” dedi.

Yüksel, “İsrail’in eylemlerinin soykırım kastı taşımadığı ve bu sebeple Divan’ın bu davayı tümüyle reddetmesi gerektiği” yönündeki iddialara karşı ise Divan’ın başta İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog olmak üzere, İsrailli üst düzey devlet yetkililerinin açıklamalarına yine dünya kamuoyunun önünde işaret etmesinin, bu iddiaların kolayca savunulamayacağını tasdik etmesi açısından dikkate değer olduğunu vurguladı.

Cüneyt Yüksel, İsrail’in üst düzey devlet yetkililerinin soykırım kastını ortaya koyan insanlık dışı söylemlerinin, kaçmaya çalıştıkları uluslararası hukuk mecralarında önlerine çıktığını kaydetti.

“Divan, 6 geçici tedbire hükmetti”

Birtakım geçici tedbirlere hükmedilmesinin zaruri hale geldiğini vurgulayan Yüksel, şöyle devam etti:

“Divan, 6 geçici tedbire hükmetmiştir. Bir, İsrail Devleti, Soykırım Sözleşmesi kapsamındaki yükümlülükleri uyarınca Gazze’deki Filistinlilere karşı sözleşmenin 2. maddesindeki fiillerin işlenmesini önlemek için yetkisi dahilindeki tüm tedbirleri almalıdır. Bu fiiller; bir toplumsal grubun üyelerinin öldürülmesi, grubun üyelerine ciddi bedensel ve zihinsel zarar verilmesi, grubun tamamının veya bir kısmının yok olmasına imkan verecek şekilde hayat şartlarının kötüleştirilmesi, grup içinde doğumların engellenmesidir. İki, İsrail Devleti, askeri birliklerinin ve kendisine bağlı askeri grupların bir önceki maddede yer alan fiillerin gerçekleştirmesini engelleyecek tedbirleri derhal almalıdır. Üç, İsrail Devleti, Filistinlilere yönelik doğrudan ve aleni soykırım kışkırtıcılığı ve çağrısı yapanları engellemek ve cezalandırmak için tüm tedbirleri derhal almalıdır. Dört, İsrail Devleti, Gazze’ye Filistinlilerin karşı karşıya kaldığı olumsuz yaşam koşullarının giderilmesi için acilen ihtiyaç duyulan temel hizmetlerin ve insani yardımın ulaştırılması için gerekli tüm tedbirleri derhal almalıdır. Beş, İsrail Devleti, Gazze Şeridi’ndeki Filistinli grup üyelerine karşı Soykırım Sözleşmesi’nin ihlali niteliğinde olduğu iddia edilen fiillere ilişkin delillerin yok edilmesini önlemek ve korunmasını sağlamak için etkili tedbirler almalıdır. Altı, İsrail Devleti, hükmedilen tedbirlerin uygulamaya geçirildiğine dair Divan’a 1 ay içerisinde rapor sunmalıdır. Tüm bu kararların ya 15’e 2 ya da 16’ya 1 ezici çoğunlukla alınmış olması çok önemlidir.”

Divan’ın ihtiyati tedbirlerle ilgili olarak UAD Statüsü’nün 41. maddesinde kendisine verilen yetkiye dayanarak aldığı bu kararın tartışmasız bir şekilde bağlayıcı olduğuna dikkati çeken Yüksel, “Bu karar, İsrail Başbakanı (Binyamin) Netanyahu başta olmak üzere mevcut mezalimde sorumluluğu olan İsrailli her yetkilinin uluslararası hukuk önünde hesap vermekten kaçamayacağı anlamını taşımaktadır. Uluslararası Adalet Divanı bu kararıyla İsrail’in hukukun üzerinde veya adaletin ulaşamayacağı bir noktada olmadığını ilan etmiştir. Bu karar, İsrail’in Filistin’deki onlarca yıllık işgalini, yerinden etme, zulüm ve apartheid politikalarını gözler önüne sermiştir. Divan’ın, İsrail’in katliamlarını soykırım çerçevesinde ele alması itibarıyla bu karar tarihi bir niteliktedir.” diye konuştu.

“Divan’ın da kararında atıf yaptığı BM Genel Kurulu Kararı’nda isabetli bir şekilde belirtildiği üzere ‘Cinayet, tek tek insanların yaşama hakkının inkarı, soykırım ise tüm insan gruplarının var olma hakkının inkarıdır ve toplumların var olma hakkının bu şekilde inkarı, insanlığın vicdanını sarsar.’ Soykırım niteliğindeki eylemlere göz yumulması BM’nin ruhuna ve amaçlarına aykırıdır.” ifadelerini kullanan Yüksel, konuşmasını şöyle noktaladı:

“Bu ruhun ve amaçların korunması için bugünkü kararla müspet bir adım atan UAD nezdinde devam edecek davanın yakın takipçisi olacağız. İsrail’in Filistin’de yürüttüğü işgal, apartheid ve soykırım politikalarına karşı mücadeleye devam edeceğiz. Bugün, böyle bir kararın çıkması ve uluslararası adalete dair bir ümit ışığı yakılması için büyük gayretler göstermiş Güney Afrikalı yetkililere, halkına ve bugüne kadar Gazze’de yaşanan mezalime dair kanıtları en zorlu şartlarda muhafaza etmiş herkese müteşekkiriz. Türkiye olarak, her platformda Filistin davasına sahip çıkan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ifade ettiği gibi ateşkesin tesisi, kalıcı barışa giden yolun temini adına, adaletin süratle tecelli edebilmesi için çalışmaya devam edeceğiz.”

???????Yüksel’e açıklaması sırasında AK Parti milletvekilleri İsmail Emrah Karayel ve Cahit Özkan da eşlik etti.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/tbmm-adalet-komisyonu-baskani-yuksel-uadnin-israil-kararini-degerlendirdi-aciklamasi/feed/ 0