Yüz – Kanal 7 Haber https://www.kanal7haber.com.tr Sat, 27 Jul 2024 21:12:15 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır: ‘Beyefendi Muğla’dan, biz Bodrum’dan konuşuyoruz’ https://www.kanal7haber.com.tr/chp-grup-baskanvekili-ali-mahir-basarir-beyefendi-mugladan-biz-bodrumdan-konusuyoruz/ https://www.kanal7haber.com.tr/chp-grup-baskanvekili-ali-mahir-basarir-beyefendi-mugladan-biz-bodrumdan-konusuyoruz/#respond Sat, 27 Jul 2024 21:12:15 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=10539 CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, “Beyefendi Muğla’dan, biz Bodrum’dan konuşuyoruz. O sürekli yalan söylüyor, algı yapıyor, terör diyor, iftira atıyor. 2019’da seçilen belediye başkanlarımıza bakın, hangisi terörden yargılandı? Ama senin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanın kapkaççı Melih Gökçek, yüz bin kez FETÖ’den yargılanmalıydı. Bugün 3 Mart. Hilafetin bir yere kaldırılıp bırakıldığı gün. Laikliğe ilk adımın atıldığı gün. Laik cumhuriyetin temellerinin atıldığı gün. Senin partinde ‘Hilafet gelsin yürüyüşleri’ yapan soysuzlar var” dedi.

CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Muğla’da, Bodrum Seçim Koordinasyon Merkezi Açılışına katıldı. Burada konuşan Başarır, şunları söyledi:

“BAZEN BU MUHTERİS KONUŞURKEN BU ÜLKEYİ 22 YILDIR KİM YÖNETİYOR ŞAŞIRIYORUM”

“Bodrumlu yurttaşlarımız kendi arabalarıyla, bisikletleriyle, yayan geldi buraya. Ama bir kişi de tam bu dakikalarda Muğla merkezde: Tek adam. Ben konuşmamı beklerken danışmanlarım, söylediği yalanları madde madde atıyordu bana. Diyor ki ‘Muğla turizm ve tarımda Antalya’nın gerisinde.’ Ah Ahmet Aras, Turizm Bakanısın ya sen. Ah Tamer Mandalinci sen de Tarım Bakanı olacaksın ya. Bazen bu muhteris konuşurken bu ülkeyi 22 yıldır kim yönetiyor şaşırıyorum. Adam teflon tava gibi, hiçbir şey yapışmıyor. Bu ülkeyi sen yönetiyorsun. 2019’da biz belediyeleri kazandık. Bu belediye başkanları aslında yanlış işler yaptı bence. Niye? Ulaşımda emekliden, öğrenciden para almıyor, çok az alıyor. Birçok belediye maliyetinin yüzde 10’una yemek dağıtıyor. Hastalara bakım merkezleri açıyor. Yani şu anda Muğla’da konuşan muhterisin yapması gereken her şeyi yapıyor. O da diyor ki herhalde bu ülkeyi CHP’li belediyeler yönetiyor. Doğru. Çünkü sen emekline 10 bin lira maaş verecek kadar aciz bir insansın. Sen, bu ülkede üniversiteyi kazanan her 10 çocuktan 8’ine yurt vermeyecek kadar zalim bir insansın. Sen bu ülkenin ev hanımlarını mutfağına, kaderine terk eden bir insansın. ve şimdi bizi suçluyor.

“BEN MUĞLA’DA, KÖYCEĞİZ’DE, MARMARİS’TE HİÇ ÇÖP GÖRMEDİM. AMA BİZİM ÇÖPE ATTIĞIMIZ ADAMI ADAY YAPTINIZ”

Ahmet Aras, yaptıklarını anlatıyor, diyor ki ‘Büyük felaketler geldi başımıza. Ona rağmen direndik. Orman yangınları, pandemi, deprem… Bir uzaylılar gelmedi Muğlaya.’ O da geldi. Aydın Ayaydın, uzaydan geldi bence, burada mı yaşıyor? Bu topraklarda yaşayan, burada doyan, burada uyanan bir aday bulamadın da DYP, ANAP, CHP, AKP’de gezen bir adamı yolladın? Bunların bir milletvekili var, Kadem Mete çıktı, trafik sorunundan, çöplerden bahsediyor. Yazları ben de burada yaşıyorum. Dedim ki ‘Ben Muğla’da, Köyceğiz’de, Marmaris’te hiç çöp görmedim. Ama bizim çöpe attığımız bir adamı aday yaptınız.’ Biz sadece Bodrum’a bir belediye başkan adayı vermedik, Türkiye’ye uzun yıllar hizmet edecek bir siyasetçi de yolladık. Buraya koyduğun büyükşehir adayı, Tamer’in 2 buçuk katı yaşında. Keşke onun kadar aklı, bilgisi, öngörüsü de olsa.

“SÜREKLİ YALAN SÖYLÜYOR, ALGI YAPIYOR, TERÖR DİYOR İFTİRA ATIYOR…”

Beyefendi Muğla’dan, biz Bodrum’dan konuşuyoruz. O sürekli yalan söylüyor, algı yapıyor, terör diyor, iftira atıyor. 2019’da seçilen belediye başkanlarımıza bakın, hangisi terörden yargılandı? Ama senin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanın kapkaççı Melih Gökçek, yüz bin kez FETÖ’den yargılanmalıydı. Bugün 3 Mart. Hilafetin bir yere kaldırılıp bırakıldığı gün. Laikliğe ilk adımın atıldığı gün. Laik cumhuriyetin temellerinin atıldığı gün. Senin partinde ‘Hilafet gelsin yürüyüşleri’ yapan soysuzlar var. ben Bodrum’a mandalinayı getiren ve Atatürk’ün bu yüzden Mandalinci soy ismini koyduğu pırıl pırıl bir genci aday yapıyorum. Sen ise Ata’ma hakaret eden Şevki Yılmaz’ın oğlunu Kocaeli’nden milletvekili yapıyorsun. Ne yüzle Muğla’ya geliyorsun? 5 yıldır bu ülkeyi talan ediyorlar. Seçimin son 3 ayında Öcalan’ın ya da Karayılan’ın videosuyla milyarlarca lira para harcayıp halkı kandırıyorlar. Ama 31 Mart’ta çok daha büyük bir ders alacaklar. Artık halk uyandı. Biz 1999’da olduğu gibi terörist başını bu ülkeye getirip yargılayan Genel Başkan Bülent Ecevit’in çocuklarıyız. Sen ise onun kardeşinin mektubunu TRT’de okutan adamsın.

“31 MART’TA BAŞTA İSTANBUL OLMAK ÜZERE 11 BÜYÜKŞEHRİ ALIYORUZ”

31 Mart’ta başta İstanbul, Muğla olmak üzere 11 büyükşehri alıyoruz. Bursa’yı, Manisa’yı, Denizli’yi, Balıkesir’i, Kastamonu’yu, Kırıkkale’yi alıyoruz. 2023 seçimlerinde tek adam oradan rekor oy aldı. 2 gün önce de Türkiye’de kredi kartı borçlarının en fazla olduğu il açıklandı, Bayburt’muş. Yapmayın kendinize bu kötülüğü, takım tutar gibi parti tutmayın. O yüzden en az 3 yılımızı Bayburt’a vereceğiz. Bayburtluları uyandıracağız. Muğla’nın ilçe belediye başkanları, büyükşehir belediye başkanıyla 3 gündür tüm ilçeleri geziyoruz. Gerçekten muhteşem. Muğla’da en az yüzde 65 oy istiyoruz. Bodrum’da en az yüzde 70 oy istiyoruz. Dalaman’ı, Ortaca’yı, Köyceğiz’i tekrar alıyoruz. Nüfusunuz 1 milyon 56 bin. Bütçeniz 10 milyar. Ama yazın 5 milyon yurttaşımızı misafir ediyoruz. Yani Muğla’nın bütçesi 40 milyar olmalı. Bu konuda Meclis’te gerekli önergeleri vereceğiz, söz veriyorum. Biraz önce Aydın Ayaydın’ın pankartlarını gördüm. Demiş ki ‘Bodrum trafik çilesi çekmeye mecbur değil.’ Şu yoldan sorumlu olan Ahmet Aras mı? Recep Tayyip Erdoğan ve Karayolları. Ama söz veriyoruz, önce Muğla’yı sonra ilk seçimde Türkiye’yi alacağız ve ulaşım sorununu bitireceğiz.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/chp-grup-baskanvekili-ali-mahir-basarir-beyefendi-mugladan-biz-bodrumdan-konusuyoruz/feed/ 0
Laiklik Meclisi 3 Mart’ı Yüzüncü Yılında Laiklik Günü Olarak Kutladı https://www.kanal7haber.com.tr/laiklik-meclisi-3-marti-yuzuncu-yilinda-laiklik-gunu-olarak-kutladi/ https://www.kanal7haber.com.tr/laiklik-meclisi-3-marti-yuzuncu-yilinda-laiklik-gunu-olarak-kutladi/#respond Fri, 26 Jul 2024 21:12:28 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=10480 Laiklik karşıtı uygulamalara tepki olarak 25 Eylül’de, 90 aydının imzasıyla kurulan Laiklik Meclisi, hilafetin ve Şer’iye ve Evkaf Vekaletinin kaldırıldığı, Tevhidi Tedrisat (Öğretim Birliği) Kanunu’nun çıkarıldığı 3 Mart’ı yüzüncü yılında Laiklik Günü olarak kutladı.

Laiklik Meclisi, “hilafetin ve Şer’iye ve Evkaf Vekaletinin kaldırıldığı, Tevhidi Tedrisat Kanunu”nun çıkarıldığı 3 Mart’ı yüzüncü yılında Laiklik Günü olarak kutladı. Ankara İnşaat Mühendisleri Odası’nda gerçekleştirilen sempozyuma akademisyenler, Öğrenci- Veli Derneği, Barolar Birliği’nden uzmanlar katıldı.

Açılışının ardından program, salondan gelen uyarılar üzerine durdurularak İstiklal Marşı okundu. Meclis Sözcülerinin, İstiklal Marşı okunmadan açılış yaptıkları için özür dilemesi sonrası programa devam edildi.

Ankara İnşaat Mühendisleri Odası’nda gerçekleştirilen sempozyuma eski Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV) Başkanı ve Laiklik Meclisi Sözcüleri’nden Ömer Faruk Eminalioğlu, akademisyenler, Öğrenci- Veli Derneği, Barolar Birliği’nden uzmanlar katıldı.

CHP Gaziantep Milletvekili Avukat Hasan Ötürkmen: 3 Mart Devrim Yasaları’nın kabul edildiği günün, ‘Laiklik Günü’ olmasına yönelik TBMM Başkanlığına Kanun Teklifi vermişti. Öztrükmen burada yaptığı konuşmada, “Hizbullah’ı parlamentoya taşıyan bu iktidar çoğunluğunun böyle bir yasayı kabul etmesi düşünülemez. Ancak biz kendimize verilen görevi yerine getirmeli, toplumsal duyarlılığı yaratmalıyız diye düşünüyorum. Bugün Cumhurbaşkanı İstanbul Belediye Başkanı olduğunda ‘Demokrasi benim için bir araçtır. İstediğim istasyonda biner istediğim istasyonda inerim demişti. Şimdi istasyondan inme zamanı geldi. AKP iktidara geldiğinde şeriat isteyenlerin oranı yüzde 6,8 iken bugün şeriat isteyenlerin oranı 16, 8’e yükselmiştir” dedi.

Necatibey Eğitim Enstitüsü çıkışlı öğretmen, yazar Mustafa Gazalcı: “Diyanet Akademisi’nin açılmasında, adliye koridorlarında şeriat istemlerini arttırdıklarını gördük. Milli Eğitim’e olup bitenleri hepimizi biliyoruz. Özellikle eski müsteşar Yusuf Tekin’in bir dakika bile çocuklarımızı zehirlenmemesi gerekir. Bütçe konuşmasında tarikatlarla protokol imzalamaya devam edeceğim dedi. ÇEDES saçmalığı akıl almaz biçimde sürüyor. Okul cami birbirine karıştırılıyor. Ülkemizin aydınlık geleceği laiklik ve öğretim birliği içinde verilen laik, bilimsel eğitimdedir.” ifadelerini kullandı.

Türkiye Barolar Birliği İnsan hakları Merkezi Koordinatörü avukat Ercan Demir: “Bir insanın tarihinde 10 yıl uzun bir zaman olabilir ama toplumun tarihinde 100 yıl uzun bir zaman değil. Cumhuriyetimizin 100 yıllık tarihi boyunca özellikle halkın egemenliğinin de temel argümanı olan laikliğe karşı örgütlenmeler ve laiklik ilkesinin ortadan kaldırılmasına ilişkin girişimler hep olmuştur”

Ankara Barosu Başkanı Mustafa Köroğlu: “Aradan geçen bu yüzyıla rağmen köklü bir demokrasi anlayışımızın olmayışının nedenleriyle maruz kaldığımız cumhuriyetin en temel değerlerine saldırıldığına şahit olduğumuz bir dönemi yaşadığımız için buradayız. Üstelik bu saldırının en yoğun şekilde görünen halini bir kelime ile ifade etmek istiyorum, dini ve siyasi taassup deniyor buna. Evet din bir gerçekliktir… Din hürriyeti olarak ifade edilmeye çalışılan şeyin yegane düşmanı ne yazık ki bir kimsenin kendi inancından ve kendince hakikat olarak kabul ettiği görüş ve kanaatten başka olan inanç görüş ve kanaatlere ve bunları taşıyanlara karşı düşmanlık beslemesi onları boğup susturmaya kalkışması yani taassuptur.”

ÇYDD Genel Başkan Yardımcısı Sedat Durna: “Yüz yıl önce, bugün, Cumhuriyet kurulalı dört ay olmuş genç Cumhuriyette çok önemli devrimci kararlar alınmıştır. Hilafet kaldırılmış, Genç Cumhuriyet’in üzerindeki dini vesayete son verilmiş ve devletin teokratik görünümü ortadan kaldırılmıştır. Fetva makamı görevi gören şeriye ve efkaf vekaleti kaldırılmıştır. Öğretim ve bilgi yasası ile eğitim kurumları Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlanmış, eğitimde program ve hedef birliği sağlanmış, kültür ve ulus birliği güvence altına alınmıştır. Yüz yıl önce kaldırılan din ve hilafet vesayeti ile bugün ne yazık ki tekrar karşı karşıyayız. Okullarda tarikat ve cemaatlerin yol gezmesi, anayasanın ikinci maddesinde düzenlenen laik devlet hükmünü ve 42. maddesinde düzenlenen çocuklarımızın layık ve bilimsel eğitim alma hakkının iddialıdır. Milli Eğitim Bakanlığı ile Diyanet İşleri Başkanlığı arasında imzalanan ÇEDES protokolü, yüz yıl önce bugün kaldırılan din vesayetinin Diyanet İşleri Başkanlığı aracılığıyla geri getirilmesidir. Bu projeyle bütün Milli Eğitim Sistemi ve bütün Milli Eğitim Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın vesayeti altına alınmış durumdadır. Bu manzara karşısında bizlere sadece karşı çıkmak düşmüyor. Atatürk Cumhuriyeti ve kazanımları doğrultusunda örgütlenmeli ve örgütlü yapılara da destek vermeliyiz.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/laiklik-meclisi-3-marti-yuzuncu-yilinda-laiklik-gunu-olarak-kutladi/feed/ 0
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Erzurum’a ziyaret gerçekleştirdi https://www.kanal7haber.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-erzuruma-ziyaret-gerceklestirdi/ https://www.kanal7haber.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-erzuruma-ziyaret-gerceklestirdi/#respond Wed, 24 Jul 2024 21:24:17 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=10353 Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, bir dizi ziyaret ve etkinlik dolayısıyla Erzurum’a geldi.

Erzurum programı çerçevesinde ilk olarak Erzurum Valiliğini ziyaret eden Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, burada Vali Mustafa Çiftçi tarafından karşılandı. Daha sonra Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen’i ziyaret eden Bakan Göktaş, Palandöken’de düzenlenen “STK ve İş Dünyası Buluşması Kahvaltı Programı”na katıldı. “STK ve İş Dünyası Buluşması Kahvaltı Programı”nda AK Parti İl Başkanı İbrahim Küçükoğlu, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Zafer Tarıkdaroğlu ve Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen birer konuşma yaptı.

“Araştırmada çarpıcı sonuçlar çıktı”

Daha sonra kürsüye gelen Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, burada yaptığı konuşmada Türkiye’de ilk kez “Yaşlı Profili Araştırması” yaptıklarını belirterek, “Araştırma kapsamında 22 bin 640 hanede çalışma hayatından sosyal yardımlara, yaşlı haklarından toplumsal hayata katılıma 9 başlıkta yüz yüze görüşmeler gerçekleştirdik. Çok çarpıcı sonuçlar elde ettik. Bu ay içerisinde sonuçları milletimizle paylaşacağız” dedi.

Göktaş, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanlığının sosyal tesislerinde düzenlenen, “STK ve İş Dünyası Buluşması”nda, Palandöken’in eteklerinde kurulmuş kutlu bir medeniyet olarak nitelendirdiği Erzurum’da bulunmaktan duyduğu memnuniyeti ifade ederek sözlerine başladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selam, sevgi ve muhabbetlerini ileten Göktaş, gösterilen misafirperverlikten dolayı da teşekkür etti. Erzurum’un Milli Mücadele dönemindeki önemine değinen Göktaş, “Bu şehir, Gazi Mustafa Kemal önderliğinde 105 yıl önce başlatılan Milli Mücadelemizin kalesidir. Bu şehir, Erzurum Kongresi ile kurtuluş meşalesinin yanan ilk ateşidir. Bu şehir, ‘Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür, bölünemez’ kararının filizlendiği yerdir” diye konuştu.

“STK’lar bizim için kıymetli”

Milletle el ele Türkiye’nin ikinci asrının temellerini attıklarını vurgulayan Göktaş, “Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde milletimizle gönül gönüle Türkiye Yüzyılı’nı tuğla tuğla inşa ediyoruz. Ecdadımızın emaneti olan bu vatanı eğitimden ulaşıma, sanayiden ticarete, turizmden sosyal hizmetlere kadar her alanda güçlü kılarak geleceğe taşıyoruz. Çocuklarımıza refah ve huzur içinde yaşayacakları bir ülke, tarihi, kültürel, doğal zenginlikleri korunan şehirler bırakmak için çalışıyoruz. Bunu siz kıymetli sivil toplum kuruluşlarımızla iş insanlarımızla, teşkilatlarımızla güç birliği yaparak gerçekleştiriyoruz. Bugün, Türkiye’nin kalkınması ve gelişmesi, istihdamın ve üretimin artması iş dünyamızın gösterdiği azim ve kararlılığın bir neticesidir. Artan refahın, toplumda adil ve etkili bir şekilde dağıtılması sivil toplum kuruluşlarımızın ortaya koyduğu özverinin bir neticesidir” şeklinde konuştu.

Türkiye ekonomisinin dünyada yükselen bir değer olmasının daha fazla kadının iş dünyasına katılmasıyla mümkün olduğunu dile getiren Göktaş, “Sevginin ve merhametin bütün insanlığı kuşatması ancak ve ancak daha fazla kadının sivil toplum kuruluşlarının her kademesinde yer almasıyla mümkündür. Bakanlık olarak, kadınların istihdamının artırılması, çalışma şartlarının iyileştirilmesi için elimizden gelen tüm çabayı ve gayreti gösteriyoruz” dedi.

“Türkiye’de ilk defa yapıldı”

Dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de yaşlı nüfusunun arttığına vurgu yapan Göktaş, “Bugün yüzde 10 olan 65 yaş ve üzeri nüfus oranımızın 2030 yılında yüzde 12.9, 2040 yılında ise yüzde 16.3 olması bekleniyor” diye konuştu.

Bakanlık olarak “Yaşlı Profili Araştırması” yaptıklarını dile getiren Göktaş, “Yine dünyada ve Türkiye’de yalnızlaşma oranları giderek artıyor. Özellikle yalnız yaşayan yaşlılarımızın sayısının gün geçtikçe daha da arttığına şahit oluyoruz. Türkiye’de ilk kez yapılan Yaşlı Profili Araştırmasında çok çarpıcı sonuçlar elde ettik. Bu ay içerisinde sonuçları milletimizle paylaşacağız. Araştırma kapsamında 22 bin 640 hanede çalışma hayatından sosyal yardımlara, yaşlı haklarından toplumsal hayata katılıma 9 başlıkta yüz yüze görüşmeler gerçekleştirdik. Elde ettiğimiz sonuçlar, yaşlılarımıza sunduğumuz hizmetlerimize yön verecek. 4 yılda bir güncelleyeceğimiz veriler doğrultusunda hizmetlerimizi günün koşullarına göre ele alacağız. Yaşlı vatandaşlarımıza sunacağımız hizmetlere ilişkin göstergeleri bütüncül olarak değerlendirebileceğimiz bir sistemin altyapısını oluşturacağız. Bunun yanı sıra, bu araştırmayla yaşlıların her türlü riskten korunması ve yaşlılar için iyileştirici tedbirler alınmasını sağlayacak politikalara temel teşkil edecek somut veriler elde edeceğiz. Mağduriyete sebep olabilecek riskleri tespit edebileceğiz. Vatandaşlarımızın ihtiyaç duydukları destek hizmetlerine ulaşmalarını sağlayan, koruyucu ve önleyici müdahaleleri içeren bir yapının oluşturulmasına yönelik ihtiyaç analizi yapacağız” ifadelerini kullandı.

Konuşmaların ardından, “STK ve İş Dünyası Buluşması Kahvaltı Programı”nın soru-cevap kısmına geçildi. – ERZURUM

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-erzuruma-ziyaret-gerceklestirdi/feed/ 0
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Türkiye’de ilk kez ‘Yaşlı Profili Araştırması’ yaptıklarını belirtti https://www.kanal7haber.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-mahinur-ozdemir-goktas-turkiyede-ilk-kez-yasli-profili-arastirmasi-yaptiklarini-belirtti/ https://www.kanal7haber.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-mahinur-ozdemir-goktas-turkiyede-ilk-kez-yasli-profili-arastirmasi-yaptiklarini-belirtti/#respond Wed, 24 Jul 2024 21:12:35 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=10341 Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Türkiye’de ilk kez “Yaşlı Profili Araştırması” yaptıklarını belirterek, “Araştırma kapsamında 22 bin 640 hanede çalışma hayatından sosyal yardımlara, yaşlı haklarından toplumsal hayata katılıma 9 başlıkta yüz yüze görüşmeler gerçekleştirdik.” dedi.

Göktaş, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanlığının sosyal tesislerinde düzenlenen, “STK ve İş Dünyası Buluşması”nda, Palandöken’in eteklerinde kurulmuş kutlu bir medeniyet olarak nitelendirdiği Erzurum’da bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selam, sevgi ve muhabbetlerini ileten Göktaş, heyetine gösterilen misafirperverlikten dolayı da teşekkür etti.

Erzurum’un Milli Mücadele dönemindeki önemine vurgu yapan Göktaş, “Bu şehir, Gazi Mustafa Kemal önderliğinde 105 yıl önce başlatılan Milli Mücadele’mizin kalesidir. Bu şehir, Erzurum Kongresi ile kurtuluş meşalesinin yanan ilk ateşidir. Bu şehir, ‘Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür, bölünemez’ kararının filizlendiği yerdir.” diye konuştu.

Milletle el ele Türkiye’nin ikinci asrının temellerini attıklarını vurgulayan Göktaş, şunları söyledi:

“Sayın Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde milletimizle gönül gönüle Türkiye Yüzyılı’nı tuğla tuğla inşa ediyoruz. Ecdadımızın emaneti olan bu vatanı eğitimden ulaşıma, sanayiden ticarete, turizmden sosyal hizmetlere kadar her alanda güçlü kılarak geleceğe taşıyoruz. Çocuklarımıza refah ve huzur içinde yaşayacakları bir ülke, tarihi, kültürel, doğal zenginlikleri korunan şehirler bırakmak için çalışıyoruz. Bunu siz kıymetli sivil toplum kuruluşlarımızla iş insanlarımızla, teşkilatlarımızla güç birliği yaparak gerçekleştiriyoruz. Bugün, Türkiye’nin kalkınması ve gelişmesi, istihdamın ve üretimin artması iş dünyamızın gösterdiği azim ve kararlılığın bir neticesidir. Artan refahın, toplumda adil ve etkili bir şekilde dağıtılması sivil toplum kuruluşlarımızın ortaya koyduğu özverinin bir neticesidir.”

Türkiye ekonomisinin dünyada yükselen bir değer olmasının daha fazla kadının iş dünyasına katılmasıyla mümkün olduğunu dile getiren Göktaş, “Sevginin ve merhametin bütün insanlığı kuşatması ancak ve ancak daha fazla kadının sivil toplum kuruluşlarının her kademesinde yer almasıyla mümkündür. Bakanlık olarak, kadınların istihdamının artırılması, çalışma şartlarının iyileştirilmesi için elimizden gelen tüm çabayı ve gayreti gösteriyoruz.” ifadesini kullandı.

Türkiye’de ilk defa yapıldı

Dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de yaşlı nüfusunun arttığına işaret eden Göktaş, “Bugün yüzde 10 olan 65 yaş ve üzeri nüfus oranımızın 2030’da yüzde 12,9, 2040’ta ise yüzde 16,3 olması bekleniyor.” diye konuştu.

Bakanlık olarak “Yaşlı Profili Araştırması” yaptıklarını bildiren Göktaş, şunları kaydetti:

“Yine dünyada ve Türkiye’de yalnızlaşma oranları giderek artıyor. Özellikle yalnız yaşayan yaşlılarımızın sayısının gün geçtikçe daha da arttığına şahit oluyoruz. Türkiye’de ilk kez yapılan Yaşlı Profili Araştırması’nda çok çarpıcı sonuçlar elde ettik. Bu ay içerisinde sonuçları milletimizle paylaşacağız. Araştırma kapsamında 22 bin 640 hanede çalışma hayatından sosyal yardımlara, yaşlı haklarından toplumsal hayata katılıma 9 başlıkta yüz yüze görüşmeler gerçekleştirdik. Elde ettiğimiz sonuçlar, yaşlılarımıza sunduğumuz hizmetlerimize yön verecek. 4 yılda bir güncelleyeceğimiz veriler doğrultusunda hizmetlerimizi günün koşullarına göre ele alacağız. Yaşlı vatandaşlarımıza sunacağımız hizmetlere ilişkin göstergeleri bütüncül olarak değerlendirebileceğimiz bir sistemin alt yapısını oluşturacağız.”

Araştırmayla yaşlıların her türlü riskten korunması ve yaşlılar için iyileştirici tedbirler alınmasını sağlayacak politikalara temel teşkil edecek somut veriler elde edeceklerini bildiren Mahinur Özdemir Göktaş, “Mağduriyete sebep olabilecek riskleri tespit edebileceğiz. Vatandaşlarımızın ihtiyaç duydukları destek hizmetlerine ulaşmalarını sağlayan, koruyucu ve önleyici müdahaleleri içeren bir yapının oluşturulmasına yönelik ihtiyaç analizi yapacağız.” değerlendirmesini yaptı.

Bakan Göktaş, konuşmanın ardından katılımcıların sorularını yanıtladı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-mahinur-ozdemir-goktas-turkiyede-ilk-kez-yasli-profili-arastirmasi-yaptiklarini-belirtti/feed/ 0
Antalya’nın kaybedecek 5 yılı daha yok, Antalyalı hizmet bekliyor https://www.kanal7haber.com.tr/antalyanin-kaybedecek-5-yili-daha-yok-antalyali-hizmet-bekliyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/antalyanin-kaybedecek-5-yili-daha-yok-antalyali-hizmet-bekliyor/#respond Sat, 20 Jul 2024 09:09:14 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=10040 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, ” Antalya’nın kaybedecek 5 yılı daha yok. Antalyalı hizmet bekliyor. Lafla olmuyor bu işler.” dedi.

Yılmaz, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla Kepez ilçesinde düzenlenen mitingde, 31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlerden zaferle çıkacaklarına inandığını belirtti.

Yılmaz, adayları Hakan Tütüncü’nün belediyeciliği lafla değil icraatla yaptığını söyledi.

Tütüncü’nün Kepez’de elde ettiği tecrübelerle büyükşehir belediye başkanı olarak hizmetlerini katlayacağını ifade eden Yılmaz, Tütüncü’nün projelerinin takipçisi ve destekçisi olduklarını kaydetti.

Belediyenin reklam ve algı yeri olmadığını, millete hizmet edecek bir yer olduğunu vurgulayan Yılmaz, adayları Tütüncü’nün kimseyi ötekileştirmeyen bir anlayışla birlik siyaseti izlediğini dile getirdi.

Merkezi idare olarak 2002’den bu yana her zaman Antalya’nın yanında olduklarının altını çizen Yılmaz, “Antalya’ya yollar yaptık, havalimanları inşa ettik. Bugün de 1500 yataklı şehir hastanesi açılacak. Bu hastane ile Antalyamız sınıf atlayacak. Ulaşımda da Antalya- Alanya otobanı ihale edildi. Büyük bir kısmı 3 geliş ve 3 gidiş şeklinde modern bir yolu kente kavuşturuyoruz. EXPO’dan raylı sistemlere kadar birçok hizmete Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde kentte imza attık. Bundan sonra da aynı anlayışla devam edeceğiz.” diye konuştu.

Antalya’nın geçen yıl turizmde rekorlar kırdığını dile getiren Yılmaz, şöyle devam etti:

“Antalya’da 16 milyon, Türkiye genelinde de 57 milyonu aşkın turist ağırladık. Geçen yıl 54 milyar dolar gelir elde ettik. Bu yıl hedefimiz 60 milyon dolar. Antalya, bu yıl da turizmde öncü ilimiz olacak. Antalya aynı zamanda önemli bir tarım kenti. Örtü altı tarımcılık başta olmak üzere geçen yıl çiftçilerimize 400 milyondan fazla destek verdik. Tarımı daha da ileriye taşıyacağız. Planlı tarım kavramı çerçevesinde tarımdaki desteklerimizi çok daha sistemli ve etkili hale getirmek için çalışıyoruz.”

Cevdet Yılmaz, sağlığı, turizmi ve tarımıyla Antalya’yı “Türkiye Yüzyılı”nın öncü şehirlerinden yapmaya kararlı olduklarını vurguladı.

Güçlerini milletten aldıklarını belirten Yılmaz, şöyle konuştu:

“Bütün bu çalışmaların merkezi idare ve yerel yönetim olarak çok daha güçlü bir şekilde hayata geçmesi için 31 Mart’ta Antalya’yı Cumhur İttifakı renkleriyle boyamaya kararlı mıyız? Antalya’nın kaybedecek 5 yılı daha yok. Antalyalı hizmet bekliyor. Lafla olmuyor bu işler. Laf üstüne laf değil taş üstüne taş koyacak mıyız? Sosyal medyada, medyada oluşturulan algılara bakmayacağız. Sadece sosyal medya ile bu işler olmaz. Onu da kullanalım ama asıl olan yüz yüze konuşmaktır. Bu yapıldığı sürece Antalya’da 1 Nisan sabahı zafere ulaşacağız. Sonrasında kutlamalarla vakit geçirmeden işe koyulacağız. Merkezi idare ve yerel yönetim gönül ve akıl birliği içinde ortak bir şekilde uyum içinde Antalya’ya hizmet edeceğiz. Siyasetimiz eser ve hizmet siyaseti. Siyasetimiz, halkın ihtiyaçlarını karşılama, refahını arttırma siyaseti.”

Asrın felaketi depremi yaşadıklarını, sınırların ötesinde terörle mücadele ettiklerine dikkati çeken Yılmaz, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Depremin yaralarını sarıyoruz. Siyasi istikrarımız olmazsa güçlü bir liderimiz olmazsa bunları yapamazdık. Tüm gücümüzle ülkemizin daha ileriye gitmesi için gayret ediyoruz. Türkiye, dünyanın en hızlı büyüyen ülkelerinden biri oldu. İstihdamımız 32 milyonu aştı, ekonomi büyüklüğümüz tarihimizde ilk defa 1 trilyon dolar seviyesini geçti. Şimdi daha büyük hedeflere yürüme, ‘Türkiye Yüzyılı’ zamanı. Ülkemizi en gelişmiş 10 ülke arasına sokma hedefimizi adım adım hayata geçireceğiz. Savunma sanayiinde geldiğimiz yeri görüyorsunuz. İhracatımız, turizm ve tarımımızda bütün ülkemizin gücünü kullanarak, 85 milyonun gayretiyle, alın teriyle, 81 ilin potansiyelini en yüksek düzeyde değerlendirerek ‘Türkiye Yüzyılı’nı inşa edeceğiz. Kalkınma, demokrasi yerelden başlar. Bu nedenle yerel seçimler önemli. ‘Türkiye Yüzyılı’nı merkezi idare ve yerel yönetim olarak el birliğiyle kuracağız.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/antalyanin-kaybedecek-5-yili-daha-yok-antalyali-hizmet-bekliyor/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye ekonomisi yüzde 4,5 büyüdü https://www.kanal7haber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-ekonomisi-yuzde-45-buyudu/ https://www.kanal7haber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-ekonomisi-yuzde-45-buyudu/#respond Fri, 05 Jul 2024 09:18:18 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=9015 Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Türkiye ekonomisi geçen yıl depreme ve diğer olumsuzluklara rağmen yüzde 4,5 büyüyerek çok önemli bir başarıya imza attı.” dedi.

Erdoğan, partisinin Atatürk Kent Meydanı’nda düzenlenen Aydın mitinginde yaptığı konuşmada, kentte 114 kilometreden devraldıkları bölünmüş yol mesafesini 408 kilometreye çıkardıklarını ifade etti.

İzmir-Aydın Otoyolu ve Aydın Çevre Yolu’nu trafiğe açtıklarını, ilk 80 kilometresi trafiğe açılan Aydın-Denizli Otoyolu’nun kalan 60 kilometrelik kısmını da bu yıl sonuna kadar tamamlamayı planladıklarını ifade eden Erdoğan, demir yollarında ise Cumaovası-Aydın Denizli hattıyla Nazilli-Kızıldere arası ulaşımın tamamen yenilendiğini bildirdi.

Erdoğan, “Afyon, Denizli, Isparta, Burdur ve Ortaklar, Aydın, Denizli, tren hatlarını modernize ediyoruz. Didim Yat Limanı’nı biz tamamladık. Aydın’a 14 baraj, 13 gölet, 6 hidroelektrik santrali, 8 arazi toplulaştırma, 42 sulama tesisi ve 17 yer altı depolama tesisi inşa ettik.” diye konuştu.

4 barajın inşasının sürdüğü bilgisini paylaşan Erdoğan, hayata geçirdikleri sulama projeleriyle 592 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtıklarını söyledi.

Halen inşası ve ihale süreci devam eden 11 sulama tesisiyle 297 bin dekar araziyi daha suyla buluşturacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aydınlı çiftçilere yaklaşık 71 milyar lira tutarında tarımsal hibe desteği verildiğini kaydetti.

Erdoğan, “Sanayi ve Teknoloji’de 1 teknopark, 9 araştırma geliştirme merkezi ve 3 tasarım merkezi kurduk. Efeler’deki 72 hektar alanda tarıma dayalı ihtisas, organize sanayi bölgesini faaliyete geçirdik. İstihdamı desteklemek için Aydınlı işverenlerimize, toplam 4,2 milyar lira tutarında prim teşviki verdik.” şeklinde konuştu.

“Didim’e de önümüzdeki yıl doğal gaz arzını sağlayacağız”

Enerjide Aydın, Çine, Efeler, Germencik, İncirliova, Koçarlı, Köşk, Kuşadası, Kuyucak, Nazilli, Söke, Sultanhisar ve Yenipazar’a doğal gaz arzını sağladıklarını belirten Erdoğan, Didim’e de gelecek yıl doğal gaz arzını sağlayacaklarını bildirdi.

Erdoğan, Aydın’daki müzelerde bulunan eser sayısının da 66 binden yaklaşık 113 bine çıkarıldığını belirtti.

Kentte yapılan çalışmalara ilişkin film gösteriminin ardından konuşmasına devam eden Erdoğan, şunları söyledi:

“İnşallah Aydın’ı daha nice güzel yatırımlarla, eserlerle, hizmetlerle buluşturmayı sürdüreceğiz. Biz bu ülkede 21 yıldır sadece eser ve hizmet siyaseti yaptık. Türkiye’nin asırlık ihmallerinin ürünü tüm altyapı eksiklerini gidermek, milletimizi hayalleriyle buluşturmak bize nasip oldu. Sadece somut projelerle kalmadık. Hak ve özgürlüklerin geliştirilmesi konusunda devrim mahiyetinde düzenlemeleri hayata geçirdik. Her alandaki sorunları çözerken asla kimsenin inancına, meşrebine, hayat tarzına, kökenine, şehrine bakmadık. Siz birilerinin yaptıkları eski Türkiye güzellemelerine sakın kulak asmayın.

Milletçe, Cumhuriyet tarihinin en müreffeh ve en demokratik dönemini son 21 yılda yaşadık. Ülkemizin en iddialı kalkınma programı olan 2023 hedeflerini biz hayata geçirdik. Ülkemizin güven ve istikrar iklimine, demokrasisine, bağımsızlığına kasteden saldırılara ilave olarak küresel ve bölgesel krizlerin yansımalarından kaynaklanan o sıkıntılar, bu hakikatin üzerini örtemez.”

Türkiye için en iyisini hedefleyerek yola devam ettiklerini dile getiren Erdoğan, Türkiye Yüzyılı vizyonuyla Cumhuriyet’in ikinci asrına güçlü bir giriş yapmanın çabası içinde olduklarını söyledi.

Bugün açıklanan 2023 yılı büyüme rakamlarının oldukça iyi geldiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye ekonomisi geçen yıl depreme ve diğer olumsuzluklara rağmen yüzde 4,5 büyüyerek çok önemli bir başarıya imza attı. Hani ekonomi kötüydü? Ekonomi kötüye gidiyordu. İşte buyurun. Böylece ekonomimiz üst üste 14 çeyrektir büyüme başarısı gösterdi. Bu oranla Avrupa Birliği ülkeleri arasında en çok büyüyen ülke oldu. Gayri Safi Yurt İçi Hasılamız 1 trilyon 119 milyar dolarla ilk kez 1 trilyon dolar sınırının üzerine çıktı. Muhalefet, hani ‘Yandık, bittik, öldük’ diyordu ya, ne oldu? Aydın, 31 Mart akşamında bu muhalefete dersini verecek ben size inanıyorum.” ifadelerini kullandı.

“Belediyeciliğin bizim işimiz olduğu hususunda iddialıyız”

“Hiç şüphesiz eksiklerimiz olmuştur. Ama asla milletimizin karşısında başımızı eğecek yalanımız, hele hele ihanetimiz asla vaki değildir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“Büyükşehri ve ilçeleriyle Aydın, 31 Mart’ta tercihini Cumhur İttifakı’ndan yana yaparsa bundan kazançlı çıkacak olan sizlersiniz. Niye? Cumhurbaşkanı bu kardeşiniz mi? Hükümet bu kardeşinizle mi yürüyor? Kabine benimle mi yürüyor? Evet. Öyleyse demek ki Aydın’daki yerel yönetim de bizim olduğu zaman nasıl hizmetler olacağını anlayın. Her partiye, her partinin adayına saygımız var ama belediyeciliğin bizim işimiz olduğu hususunda iddialıyız. Zira bu kardeşiniz 1994’te çöp, çukur, çamur olan İstanbul’u kimden aldı? CHP’den aldı ve orayı hamdolsun pırıl pırıl bir şehir haline biz getirdik. Hiç kimse kusura bakmasın. Bu konuda bizimle yarışacak hiç kimse yok, önümüze geçecek kimse yok. Aydın’ı Türkiye Yüzyılı’na hazırlamak için 31 Mart’ta sandıkta desteğinizi istiyoruz.”

Mitingden notlar

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından Aydın ve ilçe belediye başkan adaylarını sahneye çağırarak, vatandaşları selamladı.

Mitingin gerçekleştiği alana “On kere, yüz kere, bin kere denediler, olmadı, tutmadı, yetmedi delirdiler, bizim sana olan sevdamızı anlayamadılar”, “Aydın için gerçek belediyecilik”, “Kolay değil bir ülkeye sevdalı olmak” pankartları asıldı.

Mitinge, AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, Genel Başkan Yardımcıları Fatma Betül Sayan Kaya, Nihat Zeybekci ve Ömer İleri, İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu, Aydın Milletvekili Seda Sarıbaş ve Ömer Özmen de katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mitingin ardından Aydın Valiliği’ni ziyaret ederek Vali Yakup Canbolat’tan çalışmalara ilişkin bilgi aldı.

(Bitti)

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-ekonomisi-yuzde-45-buyudu/feed/ 0
Göztepeli Taraftarın Yüzündeki İzin Adli Tıp Raporunda Sabit İz Olarak Belirtildi https://www.kanal7haber.com.tr/goztepeli-taraftarin-yuzundeki-izin-adli-tip-raporunda-sabit-iz-olarak-belirtildi/ https://www.kanal7haber.com.tr/goztepeli-taraftarin-yuzundeki-izin-adli-tip-raporunda-sabit-iz-olarak-belirtildi/#respond Mon, 24 Jun 2024 09:03:24 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8691 Spor Toto 1. Lig’de geçen sezon Göztepe- Altay arasında oynanan maçta tribünden atılan fişek sonucu yaralanan Göztepeli taraftarın yüzündeki izin “sabit iz” niteliğinde olduğuna dair hazırlanan adli tıp raporu dava dosyasına dahil edildi.

Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı, biri tutuklu 23 sanığın yargılandığı davanın görüldüğü İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin talebi üzerine Mehmet Çakır hakkında rapor düzenledi.

Olaydan 1 yıl sonra alınan raporda, hastanın yaralanma sonucunda yüzünde oluşan izin “sabit olup olmadığı”, hastanın “duyularında veya organlarından birinin işlevinin sürekli yitirilmesi ya da zayıflaması niteliğinde olup olmadığı” hususları değerlendirildi.

“Yemek yemede zorlanıyorum”

Mehmet Çakır’ın, son yakınmalarına da raporda yer verildi. Çakır’ın sağ tarafta dişleri olmadığı için gıdaları sol tarafla çiğnediğini, katı gıdaları yutmakta sorun yaşadığını, ıslatarak yemek zorunda kaldığını ve solunumuyla ilgili bir yakınması olmadığı” şeklindeki sözleri raporda yer aldı.

Muayene bulgularına yer verilen raporda, Çakır’ın yüzündeki 2 lezyonun konuşma mesafesinden seçilebildiği, ilk bakışta dikkat çektiği, mimik hareketleriyle belirginleştiği, diğer lezyonun da hastanın başını sola çevirince konuşma mesafesinden seçilebildiği ifade edildi.

Çakır’ın üst ekstremite (kollar) fonksiyonlarının kaybının değerlendirilmesinde ise “Kişinin sol üst ekstremite engellilik oranı yüzde 13 olarak hesaplanmıştır.” ifadesi yer aldı.

Raporun sonuç bölümünde şu ifadelere yer verildi:

“Tıbbi bilgilerin incelenmesi, muayene bulguları ve ilgili ana bilim dalından istenilen konsültasyon yanıtının değerlendirilmesi sonucunda, hastada 27 Kasım 2022’de meydana gelen yaralanmanın çiğneme ve sol üst ekstremite fonksiyonlarının sürekli zayıflaması niteliğinde olduğu, hastada yüz sınırları içindeki olayla ilgili lezyonların yüzde sabit iz niteliğinde olduğu tıbbi kanaatinde varılmıştır.”

Gönderilen rapor, İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin dava dosyasına girdi. Sanıkların yargılanmalarına 13 Mart’ta devam edilecek.

Davanın geçmişi

Gürsel Aksel Stadı’nda 27 Kasım 2022’deki müsabakanın 20. dakikasında, Altay taraftarlarının bulunduğu bölümden F.E, Göztepe seyircilerinin olduğu bölüme yanıcı madde fırlatmış ve Mehmet Çakır yaralanmıştı.

Olay nedeniyle müsabakanın 22. dakikada durdurulmasının ardından, Göztepe taraftarı Mehmet Nihat A, eline geçirdiği korner bayrak direğiyle Altay kalecisi Ozan Evrim Özenç’e saldırmıştı.

Olaylar sonucu hakemin isteğiyle futbolcular soyunma odasına gitmiş, yaklaşık 25 dakika beklemenin ardından müsabaka tatil edilmişti.

Mehmet Nihat A. “kasten öldürmeye teşebbüs” ve “Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun’a muhalefet” suçlarından tutuklanmış, bir süre sonra tahliye edilmişti. Mehmet Nihat A. hakkında yürütülen soruşturma sonunda, sanık hakkında 15 yıla kadar hapis talebiyle dava açılmıştı.

Tribüne atılan fişek bir kişinin yaralanmasına ilişkin soruşturmada ise gözaltına alınan 23 kişiden 19’u tutuklanmış, daha sonra 18’i adli kontrol şartıyla tahliye edilmişti.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca 23 sanık için hazırlanan iddianamede, tutuklu sanık F.E’nin, işaret fişeğinin binlerce kişinin bulunduğu Göztepe tribünlerine doğru hedef gözetip ateşleyerek “kasten öldürmeye teşebbüs”, “tehlike arz edebilecek aletleri spor alanlarına sokmak ve kullanarak müsabaka düzenini bozmak”, “genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması” suçlarından hapsi istenmişti.

Diğer sanıkların da “kasten öldürmeye teşebbüs suçuna yardım”, “tehlike arz edebilecek aletleri spor alanlarına sokmak” ve “genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması” suçlarından cezalandırılmaları talep edilmişti.???????

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/goztepeli-taraftarin-yuzundeki-izin-adli-tip-raporunda-sabit-iz-olarak-belirtildi/feed/ 0
Marmara Denizi’nde Denizanası Artışı Balıkçılığı Olumsuz Etkiliyor https://www.kanal7haber.com.tr/marmara-denizinde-denizanasi-artisi-balikciligi-olumsuz-etkiliyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/marmara-denizinde-denizanasi-artisi-balikciligi-olumsuz-etkiliyor/#respond Mon, 13 May 2024 21:57:41 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7176 Marmara Denizi’nde aşırı denizanası artışının, balıkçılığı olumsuz yönde etkilediği ve balık türlerinin azalmasına neden olduğu belirlendi.

İstanbul Üniversitesi (İÜ) Su Bilimleri Fakültesi ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından başlatılan “Marmara Denizi’nde denizanası artışları sebep ve sonuçları” başlıklı proje kapsamında, denizanalarının balıkçılık üzerinde etkileri araştırıldı.

Marmara’da balıkçılık yapan 150 kişiyle yüz yüze görüşülerek anket yapılan araştırmada, ayrıca “R/V Yunus-S” araştırma gemisiyle denizanalarının balık üzerinde olumsuz etkileri üzerine çalışıldı.

Çalışma sonucunda denizde aşırı denizanası artışının balıkçılığı olumsuz yönde etkilediği ve balık türlerinin azalmasına neden olduğu tespit edildi.

“Endüstriyel balıkçılar denizanalarıyla mücadele edebiliyor”

İstanbul Üniversitesi (İÜ) Su Bilimleri Fakültesi Balıkçılık ve Su Ürünleri İşleme Teknolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Firdes Saadet Karakulak, AA muhabirine araştırmalarıyla ilgili bilgiler verdi.

Hem endüstriyel hem de küçük ölçekli balıkçılarla yüz yüze bir anket çalışması yaparak denizanalarının faaliyetler üzerindeki etkilerini belirlediklerini ve tüm balıkçıların bu türün aşırı çoğalmasından olumsuz etkilendiğini kaydeden Karakulak, ağların gözlerinin tıkanmasıyla balıkçıların hedeflediği türleri avlayamamasının büyük bir sıkıntı yarattığını dile getirdi.

Denizanası artışları nedeniyle balıkçıların artık daha çok denizde vakit geçirmeye başladığını anlatan Karakulak, “İş güçleri artıyor, attıkları ağları denizden toplamakta zorluk çekiyorlar. Denizde daha fazla kaldıkları için daha fazla mazot yakıyorlar ve ekonomik anlamda da mağdur durumda kalıyor. Endüstriyel balıkçılar ise denizanalarıyla mücadele edebiliyorlar. Sahip olduğu teknolojiyi kullanarak ağlara giren denizanalarını uzaklaştırıyorlar.” dedi.

Bazı denizanaları ile balıkların yan yana durması nedeniyle balıkların renklerinin solduğu, bu durumun da balıkçıların ürünlerini pazarlamasında sorun yarattığına işaret eden Karakulak, şöyle devam etti:

“Marmara Denizi’nde aşırı denizanası artışı, balıkçılığı olumsuz yönde etkiliyor. Özellikle ilkbahar ve sonbahar dönemlerinde balıkçılık faaliyetleri durma noktasına geliyor. Balıkçı en fazla yüzde 50 oranında avcılığını yapabiliyor. Ama küçük ölçekli balıkçılar hiç faaliyet gerçekleştiremiyor. Özellikle balıkçılık sezonunun açıldığı eylül, ekim dönemlerinde, balığın göç yaptığı dönemlerde balıkçılık faaliyeti durma noktasında. Çalışma bölgemiz Doğu Marmara bölgesi olduğu için İstanbul ve Kocaeli balıkçılarıyla yüz yüze anket çalışması yaptık. Denizanasının artışı nedeniyle İzmit Körfezi balıkçısı, o bölgede balıkçılık faaliyetini yapamayıp İstanbul gibi uzak noktalara geliyor.”

Balık yumurtası bolluğunda azalma

Proje kapsamında Doğu Marmara Denizi’nin balık yumurta ve larvalarının çeşitliliğine de baktıklarını ve eskiye göre üreyen balıkların çeşitliliğinde azalma tespit ettiklerini aktaran Karakulak, denizanalarının balık yumurtalarıyla beslenmesi nedeniyle balık yumurtası bolluğunda azalma yaşandığını ve bu durumun ticari balık türlerinin azalmasına neden olduğunu ifade etti.

Karakulak, denizanalarından tüm balık türlerinin etkilendiğini de belirterek, “Marmara Denizi’nde eskiden bol olan uskumru, kılıç, orkinos gibi balıkların olmaması denizanalarının aşırı artışına yol açmakta. Çünkü bu balıklar denizanasıyla besleniyordu.” diye konuştu.

İstanbul Üniversitesi (İÜ) Su Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Melek İşinibilir Okyar ise Marmara Denizi’nde ilk defa gözlenen denizanası türleri ve yerli türlerin, hızlı ve yüksek üremesinin yanı sıra, balıkların besini olan küçük hayvansal organizmalar, balık yumurtaları ve larvalardan beslendiğine dikkati çekti.

Bu durumun balık stokları üzerinde ciddi baskılar yarattığını kaydeden Okyar, “Üstelik aşırı artan ve kitlesel ölümle parçalanan denizanaları, balıkçı ağlarının göz açıklıklarını kapatmalarından dolayı da balıkçılık uygulamalarında sorunlar yaşanmasına neden olabilir.” değerlendirmesinde bulundu.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/marmara-denizinde-denizanasi-artisi-balikciligi-olumsuz-etkiliyor/feed/ 0
CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka: Haklarımız Gasp Ediliyor https://www.kanal7haber.com.tr/chp-kadin-kollari-genel-baskani-aylin-nazliaka-haklarimiz-gasp-ediliyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/chp-kadin-kollari-genel-baskani-aylin-nazliaka-haklarimiz-gasp-ediliyor/#respond Fri, 10 May 2024 21:57:36 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7096 CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka, Medeni Kanun hakkındaki tartışmalar ve kadınların yaşadığı hak ihlallerine ilişkin; “8. torba yasa içerisinde bizim bunca yıllık emeğimiz ve bizden önceki kız kardeşlerimizin yüz yıllardır gelen mücadelesiyle elde etmiş oldukları hakların giderek gasp edildiği bir dönemden geçerken iktidar, bizim medeni kanunla olan bütün kazanımlarımızı bir torbaya koyup, ağzını kapatıp çöpe atmak istiyor” dedi.

CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka, Türkiye Barolar Birliği (TBB) ile TBB Kadın Hukuku Komisyonu’nun (TÜBAKKOM) düzenlediği Medeni Kanun Çalıştayı’na katıldı.

Nazlıaka’nın çalıştaydaki açıklamaları şöyle:

“Gerçekten giderek anayasasızlaştırıldığımız, hukukun üstünlüğü yerine üstünlerin hukukunun kurulmaya çalışıldığı ve adında adalet olan bir partinin iktidarında, adaleti mumla aradığımız bir süreçten geçerken sizlerin düzenlemiş olduğu bu etkinliğin ayrı bir önemi var. Çünkü sizler kadın hukukçular olarak aynı zamanda kendi ekmeğinizin de kavgasını verenlersiniz. Aynı zamanda kadın hukukçular olarak Türkiye’de her geçen gün gasp edilen kadınların haklarını savunanlarsınız. O yüzden zamanlaması ve içeriği itibarıyla da doğru bir etkinlik olmuş.

“HAKLARIN GİDEREK GASP EDİLDİĞİ BİR DÖNEMDEN GEÇİYORUZ”

8. torba yasa içerisinde bizim bunca yıllık emeğimiz ve bizden önceki kız kardeşlerimizin yüz yıllardır gelen mücadelesiyle elde etmiş oldukları hakların giderek gasp edildiği bir dönemden geçerken iktidar, bizim medeni kanunla olan bütün kazanımlarımızı bir torbaya koyup, ağzını kapatıp çöpe atmak istiyor. Gördük ki son taslakta, 8. yargı paketinin içerisinde yok. Bugün olmamasının nedeni bizlerin birlikte vermiş olduğu verdiği mücadeledir ancak yarın olmayacağının da bir garantisi de yoktur. Yani bugün torba yasanın taslağında gözükmüyor ama yarın öbür gün bunu komisyona getirmeyeceklerinin bir garantisi yok.

“NAFAKA HAKKI ELDE EDEN KADINLARIN, YARISINI BİLE ALAMADIĞI BİR ORTAMDAN BAHSEDİYORUZ”

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı’nın bir açıklaması oldu, dedi ki ‘Tabii nafaka dediğimiz şey süresiz olmaz, bu konuda mağdur olan erkekler varsa onların açısından da bir değerlendirme yapmak lazım.’ Aslında bu ‘Ben bu işe kadınların açısından değil, erkeklerin açısından bakıyorum’ demek. Sanırsınız ki boşanan kadınların bir eli yağda bir eli balda. Ortalamada asgari ücretin yüzde 10’u bile olmayan bir nafaka bedelinden bahsediyoruz. Nafaka hakkı elde eden kadınların yarısını bile alamadığı bir ortamdan bahsediyoruz. Boşanmaya karar veren bir kadın en güvende olması gereken yerde, evinde de şiddete uğruyor ve yaşamını kaybediyor. Şunu çok iyi biliyoruz ki boşanmaya karar veren kadın çok ağır psikolojik baskı altına sokuluyor. O yüzden arabulucuk adı altında avukatlık bürosunda bir araya getirilmiş olan kadınla boşanmak istediği erkek arasında o anda yaşanabilecek ortamların kadınları büyük bir risk altına atacağını her yerde çok net bir şekilde anlatmamız gerekiyor.

“‘YAŞAM HAK’ PROJESİYLE TÜM KIZ KARDEŞLERİMİZE ÜCRETSİZ HUKUKİ VE PSİKOLOJİK DESTEK SAĞLIYORUZ”

Şu anda 30 büyükşehirimizin 5’inde kadın adayımız var. Yine il bazında baktığımızda birçok ilde kadın adayımız var. Totalde 19 milyon nüfusu yönetecek kadın adayımız var. Her biri seçimi kazandığı koşulda 19 milyon nüfusu yönetecek ki bu her 4 kişiden birisi anlamına geliyor. Umuyoruz ki daha fazla kadının sosyal demokrat anlayışı, toplumsal cinsiyet eşitliğini anaakımlaştıran anlayışı inşa ettiği bir süreç yaşarız. Bizim genel merkez olarak hayata geçirmiş olduğumuz bir projemiz var, ‘Yaşam Hak’ projesi. 7/24 faaliyet gösteren bir çağrı merkezimiz var ve burayı arayan tüm kız kardeşlerimize ücretsiz hukuki ve psikolojik destek, barınma ihtiyacının karşılanması, kimi yerde ticaret odalarıyla yaptığımız protokoller çerçevesinde istihdam imkanlarının sağlanması gibi birtakım hizmetler sunuyoruz. Deprem bölgesinde, 11 ilde ‘Yaşam Hak’ konteynerleriyle kız kardeşlerimize destek oluyoruz.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/chp-kadin-kollari-genel-baskani-aylin-nazliaka-haklarimiz-gasp-ediliyor/feed/ 0
İyi Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ümit Özlale: İzmir’i Tekrardan Atatürk’ün Vizyonuna Geri Dönüştüreceğiz https://www.kanal7haber.com.tr/iyi-parti-izmir-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-umit-ozlale-izmiri-tekrardan-ataturkun-vizyonuna-geri-donusturecegiz/ https://www.kanal7haber.com.tr/iyi-parti-izmir-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-umit-ozlale-izmiri-tekrardan-ataturkun-vizyonuna-geri-donusturecegiz/#respond Fri, 26 Apr 2024 21:51:35 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6728 HABER: YAĞMUR BERİL VAROL  –  KAMERA: KERİM UĞUR

İYİ Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ümit Özlale, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olması halinde ilk 300 günde hayata geçireceği projelerini anlattı. Özlale aday tanıtım toplantısında yaptığı konuşmada; “Tek hayalimiz seçimi kazanmak değil. Bizim daha büyük hayallerimiz var. Daha büyük bir İzmir vizyonumuz var. Bizler İzmir’i yeniden sanayinin, ihracatın, kalkınmanın, lokomotifi yapmak için yollara düştük. Gerisi kolay. Ben sizin çöpünüzü toplarım. Ben sizin yollarınızı tamir ederim. Ben sizin sorunlu altyapı problemlerinizi çözerim. Ama bundan daha fazlaya ihtiyacımız var. Biraz önce sayın genel başkanımızın dediği gibi İzmir’i tekrardan Atatürk’ün vizyonuna geri dönüştürmeye ihtiyacımız var. Ben bunun hayaliyle sizlerle beraber yola çıktım” dedi

İzmir İktisat Kongre Merkezi Binası’nda gerçekleştirilen proje ve aday tanıtım törenine İYİ Parti TBMM Grup Başkanvekili ve İzmir Milletvekili Müsavat Dervişoğlu, İYİ Parti İzmir Milletvekili Hüsmen Kırkpınar, İYİ Parti İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan, İYİ Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ümit Özlale ile il ve ilçe yöneticileri ile çok sayıda partili katıldı.

Toplantının açılış konuşmasını yapan İYİ Parti İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan şöyle konuştu:

“Türk milletinin iki kutup arasında sıkıştığı, iktidar ve ana muhalefetin konforlu alanlarından memnun olduğu bu sistemden kurtarılması gerekiyordu. İşte bu düsturla genel başkanımız Sayın Meral Akşener tüm Türkiye’ye nefes aldıracak bir yol, bir seçenek sundu. Hür ve müstakil siyaset. Biz de İzmir’de İYİ Parti’nin neferleri olarak tüm hemşerilerimize mecbur değilsin, üçüncü bir yolu var İzmir diyoruz. Büyükşehir’de Sayın Profesör Doktor Ümit Özlale ve otuz ilçemizde İzmir’in iyi belediyecilikle tanıştıracak halkımızın huzuruna çıkıyoruz. Hizmet görmekten mahrum, kaderine terk edilmiş İzmir’in bu maküs tarihini birlikte değiştireceğimize yürekten inanıyorum. Bu güne kadar bu ülkeyi yöneten bozuk iktidardan hesap sorduğunuz gibi elbette ki yıllardır İzmir’i yöneten, kötü yöneten, iktidarda da hesap soracağız. Çünkü bir taraftan çeyrek asırdır yönettikleri şehirde hakkettiği yere getiremeyenler, diğer taraftan gevur diyerek dışlayanlar. Bir tarafta belediyenin gücünü seçim kampanyasında kullananlar, diğer tarafta hükümet gücünün siyasi şova dönüştürenler.

“İZMİR BİR KALE OLACAKSA 9 EYLÜL’DE DÜŞMANI DENİZE DÖKEN MUSTAFA KEMAL’İN KALESİDİR”

İşte tam da bunun için iki yumruk arasına sıkışan halkımıza üçüncü bir yol olmak için mecbur değilsin İzmir diyoruz. Bozuk zihniyete de bozuk yollara da mecbur değilsin İzmir. Çürümüş adalet sistemine de çürük altyapıya da mecbur değilsin İzmir. Kokuşmuş düzene de kokan körfeze de mecbur değilsin İzmir. Şunu unutmasınlar İzmir hiç kimsenin, hiçbir partinin tapulu malı, kalesi değildir. Eğer İzmir bir kale olacaksa düşmana ilk kurşunu sıkan Hasan Tahsin’in kalesidir. Hükümet gönderine şanlı bayrağı çeken Yüzbaşı Şerafettin’in kalesidir ve eğer İzmir bir kale olacaksa 9 Eylül’de düşmanı denize döken Mustafa Kemal’in kalesidir. Demokrasinin, özgürlüklerin kalesidir. Kuruluşun ve kurtuluşun şehridir. Türkiye demokrasimizin göz bebeğidir. İzmir’e ve otuz ilçemizin sorunlarına hakim çözümlerine hazır, birbirinden kıymetli ve çalışkan adaylarımızla İYİ Parti bir güneş gibi doğacak. İnşallah İzmir iyi olacak. İnanıyorum ki bir nisan sabahından İzmir’in dağlarından çiçekler açacak ve İyi Parti’nin güneşi sırmalar saçacak”

“İZMİR İÇİN, İYİ PARTİ İÇİN, BÜTÜN TÜRKİYE İÇİN ÜMİT OLMAYA GELDİK”

Konuşmaların ardından projelerini anlatan, İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ümit Özlale, şunları kaydetti:

“Tam 101 yıl önce 17 Şubat 3 Mart arası sizin gibi bin yüz otuz beş tane delege burada 9 Eylül coşkusunun daha tadını çıkartırken iktisat kongresini yürütmüş. Bakın iktisat kongresinde ne diyor? Her Türk dünyanın her yerinde başarılı olabilecek şekilde kendini yetiştirir ama mesuliyeti Türkiye’yedir diyor. Bizim mesuliyetimiz de buraya. İşte bu amaçla bugün buraya geldik. İzmir için, İYİ Parti için, bütün Türkiye için ümit olmaya geldik. Sizlere bizim projelerimizi sunacağız. Ama bunun öncesinde bir şey söylemek istiyorum. Bizler burada İzmir’i biraz hatırlayalım. Atamız ve bin yüz otuz beş delege iktisat kongresini, o kitapları konu olan iktisat kongresini İzmir’de yapmak istemişler çünkü İzmir tarihi boyunca sanayinin, ihracatın, kalkınmanın kalesi olmuştur. O yüzden yapmak istemişlerdir. Dolayısıyla İzmir atamızı hiç mahcup etmemiştir. Yüzyıllardan beri nasıl sanayileşmenin ihracatını, kalkınmanın kalesi olmuşsa hala atımızın, cumhuriyetin ilk yıllarında öngördüğü gibi kalesi olmuştur. Ama özellikle son çeyrek asırda baktığımız zaman İzmir o eski lokomotif konumunu maalesef yitirmek üzeredir. Biz buna itiraz ediyoruz. Bizim gönlümüz İzmir’in düştüğü bu duruma razı gelmiyor. İnanın mesele sadece belediye kazanma meselesi değil. Biz o belediyeyi kazanırız. Sizlerin de desteğiyle o belediyeyi kazanırız.

“İZMİR’İ TEKRARDAN ATATÜRK’ÜN VİZYONUNA GERİ DÖNÜŞTÜRMEYE İHTİYACIMIZ VAR BEN BUNUN HAYALİYLE SİZLERLE BERABER YOLA ÇIKTIM”

Bizim meselemiz sadece seçimi kazanmak değil. Bizim daha büyük hayallerimiz var. Daha büyük bir İzmir vizyonumuz var. Bizler İzmir’i yeniden sanayinin, ihracatın, kalkınmanın, lokomotifi yapmak için yollara düştük. Gerisi kolay. Ben sizin çöpünüzü toplarım. Ben sizin yollarınızı tamir ederim. Ben sizin sorularınızı, altyapı problemlerini çözerim. Ama bundan daha fazlasına ihtiyacımız var. Biraz önce sayın genel başkanımızın dediği gibi İzmir’i tekrardan Atatürk’ün vizyonuna geri dönüştürmeye ihtiyacımız var. Ben bunun hayaliyle sizlerle beraber yola çıktım.

İlk 300 günde geldiğim de ne değişecek? Bakın çok şey değişecek. İlk olarak açık hava ihalesinde öyle yandaş şirketlere vermek yok. Yılda bir milyar TL gelir kazanacağız. Liman bölgesi hızla dönüşecek. Artık İzmir’de ışıksız sokak cadde kalmayacak. Kadınlarımız, gençlerimiz sokaklarda rahat bir şekilde, güvenli bir şekilde yürüyecek. Türkiye’nin en büyük, en modern hayvan bakım evini Yamanlar’a inşa edeceğiz. Türkiye’nin sokak hayvanları sorununu İzmir’e yakışır şekilde, Karşıyaka’mıza yakışır şekilde çözeceğiz. Su faturalarını yüzde otuz beş düşüreceğiz. Hiç kimse kullanmadığı atık su bedelini ödemek zorunda kalmayacak.  Toplu ulaşım yedi yirmi dört olacak. Neden çünkü artık sizler Alsancak’tan Karşıyaka’ya gitmek için, Karşıyaka’da eğlenip Güzelyalı’ya gitmek için dünya kadar taksi parası vermeyeceksiniz. Yedi yirmi dört ulaşım olacak. Mavi körfez Projesiyle hiçbirinizin cebinden para çıkmadan, tamamıyla belediyenin kaynağını kullanmayıp yurtdışı hibelerle, mavi körfez projesini başlatacağız ve ondan sonra körfeziyle barışık, körfezini kullanan bir İzmir’i ilk 300 günde hayata geçireceğiz. İZBAN seferlerini arttıracağız. Sizler sabahları sıkış tepiş bin bir küfür ederek işe gitmek zorunda kalmayacaksınız.

Atıl durumdaki hastaneleri güçlendireceğiz. Belediye hastaneleri kuracağız Artık sizler Bayraklı Şehir Hastanesine mecbur kalmayacaksınız. Bütün yaş almış vatandaşlarım artık Sağlık Bakanlığımız da mecbur kalmadan belediye hastanesinde tedavisini olacak. İzmir’e yakışmayan bir otogar var onu da yenileyeceğiz. Cep otogarlarla beraber bütün çevre ilçelerin de otogar sorununu çözeceğiz. Vergi levhası olmayan tüm işletmeleri kapatacağız Suriyelilerden başlayarak. Madde bağımlılığını, uyuşturucuyu, bu ilin hafızasından çıkartacağız. Artık denizler taşmayacak. Deniz taştığı zaman yüzer dalgakıranlarla artık Bostanlı sahilindeki arabalar pert olmayacak. Hiçbir eve su basmayacak.

Sözünü veriyorum. Yaş almış vatandaşlarımız İkinci Bahar Yaşam Siteleri’nde bundan sonra ömrünüzün ikinci baharını; yeşil, sağlıklı, sosyal kompleksi olan yerlerde yaşayacaksınız. Her ilçede nöbetçi ambulans sitemini başlatacağız. Bundan sonra Allah korusun. Acil bir durum olduğu zaman belediyeyi arayacaksınız. Nöbetçi ambulans sizin ilçenizde olacak. Trafiği azaltmak için ağır vasıtalara şehir içinde saat sınırlaması getireceğiz. Esnafın rahat etmesi için şehre giriş çıkışları mutlaka kontrol altına alacağız. Kıyı ilçelerde yüzen otoparklar kuracağız. Otopark problemini baştan aşağı halledeceğiz.Kamu binalarının altına yeraltı otoparkları inşa edeceğiz.

“İZMİR’İ ANKARA’YA MUHTAÇ BIRAKMAYACAĞIZ”

Peki bütün bunları nasıl başaracağız? Işte bir tane aday çıktı dedi ki ‘Ben size Ankara’dan kaynak getireceğim’. Diğer aday kaynağını bile açıklamıyor. Sadece ‘başkasına teslim olmayın’ diyor. Ben size başka bir şey yapacağım. İyi Parti’ye yakışanı yapacağız. Biz bir vaatte bulunuyorsak onu nasıl başaracağımıza söylüyoruz. Kendi gelirinize yakışırız arkadaşlar. İzmir’in bütçesinin yüzde doksanı Ankara’dan geliyor. Sadece yüzde on kendi yaratıyor. Barselona gibi şehirler kendi bütçesinin yüzde 50’sini  gelir yaratan projelerle karşılıyorlar. Beş yıl içerisinde merkezi hükümetten, Ankara’dan almadığımız gelir kalemleri ilk beş yılda bütçenin yüzde, 20’sine ikinci beş yılda bütçenin yüzde 40’ına ulaştıracağız. İzmir’i Ankara’ya muhtaç bırakmayacağız. Artık mevcut belediye gibi bahane ve mazeret edebiyatına sığınmayacağız. Artık bana Ankara’dan para gelmiyor. O yüzden senin çöpünü toplamıyorum. Bana Ankara’dan para gelmiyor. O yüzden senin yolunu yapamıyorum. Bu edebiyata sizler, bizler son vereceğiz. Turizm sezonunu yıla yayacağız. Körfezimizi çok daha iyi kullanacağız. Dış fonlardan bütçemizi yüzde 10’u kadar hibe desteği sağlayacağız. Ben İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden daha fazla hibe desteğini kendim Türkiye’ye getirmiş insanım. Reklam gelirini yılda bir milyar TL üzerine çıkartacağız. Kentsel dönüşüme hız vereceğiz. Türkiye’nin yüzde altmışı gecekondu. İYİ Parti İzmir’i aldığında Belediye bütçesini ve iştiraklerini devletin firmalarından oluşan şirketleri denetleyeceğiz. Bu belediyeyi rüşvetin, yoksulluğun, merkezi haline getirmeyeceğiz. Tam tersine burada herkes bütçenin nereye gittiğini görecek. İzmir her daim bu ülkenin ümidi olmuştur. Hepimiz de biliyoruz ki bu ülkede İzmir varsa ümit vardır.”

İLK 300 GÜN PROJELERİ

ÖZLALE’NİN ÖNE ÇIKAN PROJELERİ:

.Mavi Körfez projesiyle hiçbirimizin cebinden para çıkmadan yurtdışından hibeler alarak Mavi Körfez projesini başlatacağız.

.İZBAN seferleri arttırılacak.

.Belediye hastaneleri kurularak ve kimse sağlık bakanlığına muhtaç bırakılmayacak.

. Başta Suriyeliler olmak üzere vergi levhası olmayan tüm işletmeler kapatılacak.

.Karşıyaka Spor Kulübü Stadı’na kavuşacak.

.Alsancak ve Karşıyaka arası yüzler platform inşa edilecek. Bu platformlar sayesinde iki ilçenin arası bisikletle yedi dakikaya inecek.

.Belediye bütçesi bağımsız denetçiler tarafından denetlenecek.

.Girişim ve inovasyon merkezi inşa edilecek. İzmirli gençler çalışmak için İstanbul’a gitmek zorunda kalmayacak.

.Dünyanın en büyük müzelerinden biri olacak Ege Medeniyetler Müzesi inşa edilecek.

. Bin 500 araçlık yüzer otoparklar inşa edilecek.

.İnciraltı’na botanik parkı ve kongre merkezi inşa edilecek.

. Gençlerin KYK borcu, belediyenin gösterdiği sosyal hizmetlerde çalışma karşılığında ödenecek.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/iyi-parti-izmir-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-umit-ozlale-izmiri-tekrardan-ataturkun-vizyonuna-geri-donusturecegiz/feed/ 0
TMMOB ve Sendikaların İliç’te Maden Alanına Girişi Yasaklandı. https://www.kanal7haber.com.tr/tmmob-ve-sendikalarin-ilicte-maden-alanina-girisi-yasaklandi/ https://www.kanal7haber.com.tr/tmmob-ve-sendikalarin-ilicte-maden-alanina-girisi-yasaklandi/#respond Sat, 24 Feb 2024 21:00:40 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4459

Haber: DİLAN KUTLU/ Kamera: UĞUR DEMİRCİ

Erzincan İliç’te meydana gelen altın madenindeki siyanürlü liç kaymasında 9 işçi için arama faaliyetleri devam ederken bölgeye gelene siyasi partiler ve sendikalar da maden alanına alınmıyor. TMMOB, TTB, KESK ve Eğitim Sen’in aralarında bulunduğu heyetin alana girişi yasaklandı. TMMOB Genel Sekreteri Dersim Gül, “İki ay önce burada bir çökme, kayma ve yıkılma riskinin olduğunu, bununla ilgili gerekli tedbirlerin ve önlemlerin alınıp alınmadığını sorduk. Acıdır ki iki ay geçti üzerinden ve büyük bir faciayla karşı karşıya kaldık. Bugün iki tane faciayla yüz yüzeyiz. Birisi iş cinayeti. 9 tane emekçi kardeşimiz toprak altında. Zehirli kimyasallarla yıkanmış toprağın altında hayat mücadelesi veriyor. Diğeri de ülkemizin görmüş olduğu en büyük çevre katliamlarından birisi. İki facia ülkemizi oldukça kötü noktalara götürecek” dedi.

Kanadalı SSR Mining ve Türk şirket Çalık Holding ortaklığındaki Anagold Madencilik’e ait Çöpler Altın Madeni’nde çıkarılıp istiflenen siyanürlü toprak, 13 Şubat günü kaydı.

Yaklaşık 10 milyon metreküp, 16 milyon ton toprak, 200 metrelik yamaçtan hızla aşağı doğru aktı. 9 işçi, geniş bir alana yayılan siyanürlü toprağın altında kaldı. İşçileri arama çalışmaları sürerken, bölgeye giriş çıkışlar yasaklandı. TMMOB, TTB, KESK Eğitim Sen heyet olarak bugün incelemelerde bulunmak için İliç’e geldi. Maden alanına alınmayan heyet, jandarmalar tarafından durduruldu.

TMMOB Genel Sekreteri Dersim Gül yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“İliç altın madeni işletmesi uzun süredir TMMOB ve bağlı odalarının gündeminde. İşletmenin faaliyete başladığı andan itibaren gerek raporlarımızla gerek savcılık aşamasında yürütülen, dosya ve davalara verdiğimiz teknik görüşlerle bu bölgede, liç yöntemiyle madencilik faaliyetinin yürütülmesinin doğru olmadığını, bu faaliyette kamu yararı olmadığını, buradan çıkarılacak altınların neredeyse tamamının zaten yurt dışında çıkarılacağını, aynı zamanda lokasyon olarak 9 ülkeden geçen ve 3 ülkeyi geçerek denize dökülen, Anadolu’nun can damarı olarak sayabileceğimiz, birçok medeniyetin ve uygarlığın gelişmesine ev sahipliği yapmış olan Fırat Nehri’nin kuzey kolu olan Karasu Nehri’nin kuş uçumu birkaç yüz metre yanında olması dolayısıyla büyük bir tehdit ve risk barındırdığını söyleyerek, yer seçimi itibarıyla da zaten burada ne yaparsanız yapın büyük riskler barındıracağını biz teknik ve hukuksal yönleriyle ifade etmiştik.

“BÜYÜK FELAKETLERE YOL AÇACAK NİTELİKLERE SAHİP OLDUĞU DOLAYISIYLA KAPASİTE ARTIŞLARINA ÖZELLİKLE İTİRAZ ETTİK”

Yaratacağı çevresel riskler açısından da göze alınamayacak, yönetilemeyecek düzeyde, büyük ölçekli riskler barındırdığını, Avrupa ülkelerinin birçoğunun bu yöntemden vazgeçtiğini ve ülkemizin bu yönteme işletme başlamadan önce buradaki faaliyetlerin durdurulması konusunda görüşlerimizi iletmiştik. İşletmenin faaliyet süreci boyunca iki defa kapasite artırımı gerçekleşti. İki kapasite artışına da birlik olarak ve odalarımızla birlikte dava açtık. Kapasite artışının yanlış, işletmenin mevcut potansiyelinin büyük bir tehdit olduğunu, kapasite artırımıyla birlikte bu tehdidin astronomik ölçülerde büyük felaketlere yol açacak niteliklere sahip olduğu dolayısıyla kapasite artışlarına özellikle itiraz ettik.

“ÖNÜMÜZDEKİ HAFTA MAHKEME KAPASİTE ARTIŞIYLA İLGİLİ ÇED OLUMLU KARARINI İPTAL EDERSE NE OLACAK? HİÇBİR ŞEY DEĞİŞMEYECEK. ÇÜNKÜ ŞİRKET, KAPASİTESİNİ, ÜRETİMİNİ, ATIKLARINI ARTIRDI”

Yürüyen iki davamız var. İkinci kapasite artışına Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın vermiş olduğu ÇED olumlu kararına açtığımız dava henüz tamamlanmış değil. Aradan yıllar geçmiş olmasına rağmen, davanın tamamlanmaması, mahkemenin noktalanmaması da Türkiye’deki hukuk sisteminin sakatlığını gösteren bir durumdur. Çünkü kapasite artışıyla ilgili hukuksal süreç devam etmekteyken firma gerekli kapasite artış işlemlerini yerine getirmiş durumda. Önümüzdeki hafta mahkeme kapasite artışıyla ilgili ÇED olumlu kararını iptal ederse ne olacak? Hiçbir şey değişmeyecek. Çünkü şirket, kapasitesini, üretimini, atıklarını artırdı. Kullandığı zehirli kimyasalların miktarını artırmış oldu. Hukuksal yürüyen sürecin de bilimsel, objektif, evrensel hukuk değerleri açısından da hiçbir anlam ifade etmediğine, göstermelikten ibaret olduğunu biz tanık olduk.

“İKİ AY ÖNCE BURADA BİR ÇÖKME, KAYMA VE YIKILMA RİSKİNİN OLDUĞUNU, BUNUNLA İLGİLİ GEREKLİ TEDBİRLERİN VE ÖNLEMLERİN ALINIP ALINMADIĞINI SORDUK”

En son bu yanlışlara bir zincir halkası daha eklendi. 2023 yılında, maden işletmesi cevher elde etmek için açık ocak sahasında bir genişleme projesine yöneldi. İlginçtir ki bu süreç, ‘ÇED gerekli değildir’ kararıyla ÇED sürecinin dışında bırakıldı ve açık ocak işletmesi genişletildi. Buna da dava açtık. İki davamızla ilgili keşfimiz tam iki ay önce burada gerçekleşti. Uzman heyetlerimiz ile birlikte bilirkişi keşfine katıldık. İlginçtir ve acıdır ki liç sahasında meydana gelen kaymanın olduğu noktayı işaret ederek bu liç sahasının, bu kütlenin Fırat Nehri’nin neminden etkilenip etkilenmeyeceği gibi birtakım teknik sorular eşliğinde, yıkılıp yıkılmayacağı veya ne kadar dayanacağına ilişkin de bilirkişilere sorularımızı da yöneltmiştik. İki ay önce burada bir çökme, kayma ve yıkılma riskinin olduğunu, bununla ilgili gerekli tedbirlerin ve önlemlerin alınıp alınmadığını sorduk. Acıdır ki iki ay geçti üzerinden ve büyük bir faciayla karşı karşıya kaldık.

“BUGÜN İKİ TANE FACİAYLA YÜZ YÜZEYİZ. BİRİSİ İŞ CİNAYETİ. 9 TANE EMEKÇİ KARDEŞİMİZ TOPRAK ALTINDA. DİĞERİ DE ÜLKEMİZİN GÖRMÜŞ OLDUĞU EN BÜYÜK ÇEVRE KATLİAMLARINDAN BİRİSİ”

Bugün iki tane faciayla yüz yüzeyiz. Birisi iş cinayeti. 9 tane emekçi kardeşimiz toprak altında. Zehirli kimyasallarla yıkanmış toprağın altında hayat mücadelesi veriyor. Diğeri de ülkemizin görmüş olduğu en büyük çevre katliamlarından birisi. İki facia ülkemizi oldukça kötü noktalara götürecek. Bölge halkını, Fırat Nehri’ni, ekolojik sistemleri, biyoçeşitliliğimizi, ülke ekonomimizi, toplum ve halk sağlığımızı çok yönlü şekilde olumsuz etkileyecek, büyük zararlar verecek. Yetkililer tarafından facianın boyutu gizlenmeye çalışılıyor maalesef. Hem şirket yetkilileri tarafından hem de siyasi iktidar ve bakanlık yetkilileri tarafından yapılan açıklamalarda facianın boyutu gizlenmeye ve küçük gösterilmeye çalışılıyor. Fırat Nehri’ne atıkların karışmadığı bilgisini vererek, burada korkulacak bir şey, herhangi bir sorun olmadığı ifade ediliyor.   Bu bir algı oyunudur, yanıltmadır. Gerçeği ifade etmemektedir. Çünkü facia zaten yaşanmış durumdadır.

“FELAKETİN DAHA BÜYÜK SONUÇLAR ÜRETMEMESİ KONUSUNDA DA ISRARIMIZI SÜRDÜRECEĞİZ”

Şu an 10 milyon metreküp olarak tahmin edilen siyanür başta olmak üzere birçok kimyasalla yıkanmış, içerisinde arsenik gibi birçok ağır metal barındıran toprak kütlesi bir dere yatağının üzerinde bekliyor durumda. Altındaki zemin geçirgen bir zemin. Altındaki zemin dere yatağı. Toprağın içerisindeki kimyasalların neredeyse önemli bir kısmı sıvı şekilde. Bu sistem, Fırat Nehri’ni besleyen, su besleme sistemine dahil olma riskini de büyük oranda taşıyor. Yetkililerin yaptığı açıklama nehrin, Fırat Nehri’ne karışan menfez kısmının baraj ve set etkisi görecek şekilde kapatıldığına yönelik bir tedbir alınmasına ilişkin. Yalnız bu tedbir sadece malzemenin yüzeysel ve fiziksel olarak Fırat Nehri’ne akış yoluyla karışmasını engelleyebilir. Zeminden etkileşimi asla engellemez. O yüzden birtakım üniversitelerden davet edilerek buraya getirilen akademisyenlerle daha farklı senaryolar üzerinden çalışmalar yürütülüyor. Biz bu çalışmaların ne olduğunu bilmiyoruz. Çalışmaların detayına ulaşamadık. AFAD yetkilileri burada. Bir afetle karşıyayız. Bunun olumsuz sonuçları büyüyecek. Biz heyetimizle, alanında uzman isimlerle birlikte bugün AFAD’ın ve şirketin yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgi almak, görüş alışverişinde bulunmak da istedik. AFAD Saha Müdürü başta olmak üzere şirket yetkilileriyle görüştük. Maalesef bizimle herhangi bir görüşme sağlanmadı. Nizamiye girişine dahi alınmıyoruz. Bu da olumsuz noktalardan bir tanesi. Biz TMMOB olarak süreci yakından takip etmeye, kamuoyunu bilgilendirmeye, yetkili, ilgili makamları kamu kurumlarıyla iş birliği yapmak dahil olmak üzere ortak çalışmalar yapmak ve bilgi birikimimizi bu sürecin, felaketin daha büyük sonuçlar üretmemesi konusunda da ısrarımızı sürdüreceğiz.”

KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz, şunları söyledi:

“Birinci önceliğimiz enkaz altındaki yurttaşlarımızın sağ salim kurtarılması. Ancak gördüğümüz manzara gerçekten felaket. İllerimize gelirken ‘önce vatan’ deniliyor. Ama ‘önce vatan’ olmadığı, su kaynaklarımızın, insanlarımızın sağlıkları olmadığı, önce uluslararası/ulusal şirketlerin paralarının, sermayenin korunduğunu burada çıplak gözle gördük. Bizler içeriye alınmıyoruz. Alınmama nedeni bize hala izah edilmemiş değil. Biz bunu kabul etmiyoruz. Bu tutumu doğru bulmuyoruz. Askerin, polisin, valinin bu tutumunu da kınıyoruz.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/tmmob-ve-sendikalarin-ilicte-maden-alanina-girisi-yasaklandi/feed/ 0
Alo 153 İletişim Merkezi, Kayseri’nin Çözüm Merkezi Haline Geldi https://www.kanal7haber.com.tr/alo-153-iletisim-merkezi-kayserinin-cozum-merkezi-haline-geldi/ https://www.kanal7haber.com.tr/alo-153-iletisim-merkezi-kayserinin-cozum-merkezi-haline-geldi/#respond Tue, 02 Jan 2024 09:15:20 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=1857 Büyükşehir Belediyesi Alo 153 İletişim Merkezi, Kayseri’nin 7 gün 24 saat ulaşılabilen çözüm merkezi olarak Kayseri’nin iletişim numarası oldu.

Buna göre Alo 153 İletişim Merkezi 2023 yılında yaklaşık 1 milyon 200 bin çağrıya cevap vererek, oluşturulan talepler ile vatandaşları ilgili birimlere yönlendirerek, geri dönüşlerle vatandaşları süreç hakkında bilgilendirildi. Büyükşehir Belediyesi’nin ilgili birimlerince sorumluluk alanındaki her türlü konuda hassasiyetle hizmet veren Alo 153 İletişim Merkezi, ulaşımdan yaralı sokak hayvanlarına, KAYBİS’ten otoparka, zabıta hizmetlerinden park bahçe hizmetlerine kadar pek çok konuda vatandaşa anlık çözüm sunarak Büyükşehir ile vatandaşlar arasında iletişim köprüsü kurdu.

Mobil beyaz masa aracından vatandaş memnun

Büyükşehir Belediyesi tarafından vatandaş yoğunluğu bulunan alanlarda hizmet eden Mobil Beyaz Masa aracı, vatandaşlardan yüz yüze gelen her türlü talep, istek, öneri ve şikayetleri doğru, anlaşılır bir şekilde cevaplamak ve vatandaşlara yardımcı olmak adına birçok çalışma gerçekleştirdi. Büyükşehir Belediyesi Mobil Beyaz Masa Aracı ile vatandaşlar diledikleri anda Büyükşehir Belediyesi ile doğrudan iletişime geçerek, zaman ve ulaşım kayıplarını ortadan kaldırarak, bilgilendirildi.

Büyükşehir Belediyesi İletişim Küresi’nde vatandaşlar güler yüzle, sıcak ve samimi ortamda karşılanıyor

Öte yandan sorumluluk alanındaki her konuda hassasiyetle çalışmalarını sürdüren Büyükşehir Belediyesi, Türkiye’nin en büyük meydanlarından olan Cumhuriyet Meydanı’nda ve Kayseri Saat Kulesi’nde kurulan İletişim Küresi ile Büyükşehir Belediyesi hizmetlerini vatandaşların ayağına götürme anlayışı içerisinde çalışmalarına devam ediyor. Büyükşehir Belediyesi İletişim Küresi faaliyete geçtiğinden bugüne kadar 3 bin 540 kayıtlı başvuru alındı. İlgili birimlerde çözümünü sağlanırken, 85 bin vatandaş ile yüz yüze iletişim kurularak, ilgili kurumlara anlık bildirim sağlandı.

Vatandaşların belediyeye erişimi önündeki tüm engelleri de ortadan kaldıran Büyükşehir Belediyesi ayrıca birçok etkinlikte Büyükşehir Belediyesi Alo 153 İletişim Merkezi ile vatandaşların yanında yer aldı. İletişim Merkezi, Kayseri’nin Uluslararası Kayseri Yarı Maratonu, Kayseri Kitap Fuarı başta olmak üzere, Üniversiteli Öğrencilere Rehberlik ve Danışmanlık Hizmeti, Devlet Teşvikleri Tanıtım Günleri, Kayseri Bilim Şenliği, Avrupa’daki Türkler Kayseri Buluşması, Kayseri Gastronomi Günleri ve (ORAKAF) Orta Anadolu Kariyer Fuarı’nda vatandaşlarla buluştu.

Büyükşehir AKİM ile birlikte Avrupa’nın çeşitli yerlerinde danışmanlık hizmeti veriliyor

Ayrıca Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ın talimatıyla Cumhuriyet Meydanı tarihi Saat Kulesi altında kurulan Avrupa’daki Kardeşlerimiz İrtibat Merkezi (AKİM) de, gurbetçilere hizmet veriliyor. Görevli personel, İletişim Küresi’nde vatandaşları güler yüzle, sıcak ve samimi ortamda karşılayarak, vatandaşlara Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ın selamlarını ileterek, onların istek, öneri ve şikayetlerini anında ilgili birimlere ulaştırıyor. AKİM faaliyete geçtiğinden beri 1950 kayıtlı başvuru oluşturup ilgili birimlerde çözümünü sağlanırken, 7 bin 500 gurbetçi yüz yüze iletişim kurarak her türlü talep, istek ve önerilerini kayda alırken aynı zamanda yatırım ve diğer talepler konusunda danışmanlık hizmeti verildi. İletişim Küresi’nde Kayseri Kariyer Günleri, Spor A.Ş. Spor Okulları Tanıtım Günleri, KAYMEK LGS Tercih Günleri, KAYMEK Sırdaşın Olayım Projesi Tanıtımı gibi etkinlikler gerçekleştirildi.

Depremzedelerin yanında

Öte yandan asrın felaketi olarak nitelendirilen 6 Şubat depremleri sonrası, sadece Kayseri’de değil ülke genelinden gelen istek ve taleplere de anında cevap veren Alo 153 İletişim Merkezi, konaklama başta olmak üzere her türlü konuda depremzedelere yardımcı oldu. – KAYSERİ

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/alo-153-iletisim-merkezi-kayserinin-cozum-merkezi-haline-geldi/feed/ 0