Zeytin – Kanal 7 Haber https://www.kanal7haber.com.tr Fri, 29 Nov 2024 11:37:50 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Öğrenciler Zeytin Hasadı Yaptı https://www.kanal7haber.com.tr/ogrenciler-zeytin-hasadi-yapti/ https://www.kanal7haber.com.tr/ogrenciler-zeytin-hasadi-yapti/#respond Fri, 29 Nov 2024 11:37:50 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/ogrenciler-zeytin-hasadi-yapti/ Öğrenciler okul bahçesinde zeytin hasadı yaptı

İl Milli Eğitim Müdürü Uğurelli, öğrencilerin zeytin hasadına eşlik etti

Mesleki bölümlerine göre ekiplere ayrılan öğrenciler okulda tadilat ve tamirat işlerini gerçekleştirdi

MANİSA – Manisa’nın Yunusemre ilçesindeki Polinas Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğretmen ve öğrencileri, Sarma İlkokulu bahçesinde her yıl düzenlenen geleneksel zeytin hasadına katıldı. Öğrenciler, doğayla iç içe bir ortamda hem eğlendi hem de zeytin hasadının inceliklerini yaşayarak öğrenme fırsatı buldu.

Polinas Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğretmen ve öğrencileri, Sarma İlkokulu bahçesinde zeytin hasadı yaptı. Her yıl düzenlenen hasada bu yıl Manisa İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Uğurelli de katıldı. Zeytin hasadı etkinliği sırasında öğrenciler, yalnızca zeytin toplamakla kalmayıp bu ürünün sofralara ulaşma yolculuğuna da tanıklık etti. Ayrıca mesleki bölümlerine göre ekiplere ayrılan öğrenciler, okulda tadilat ve tamirat da yaptı. Polinas Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Sibel Gümüş, “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nde üreten gençlik olarak bugün Sarma köyündeyiz. Okulda teorik olarak öğrettiklerimizi sahada görmek için Sarma Köyü İlkokulu’nda zeytin hasadı yaptık. Ayrıca okulun ihtiyaç duyulan duvar tamiratı ile sıraların ve masaların zımparalarını gerçekleştirdik. Öğrencilerimiz teorik bilgilerini sahada test etmiş oldu” dedi.

Meslek lisesi öğrencileri ise okulda öğrendikleri bilgileri sahada uygulama imkanı bulduklarını dile getirerek, öğretmen ve müdürlerine teşekkür etti.

Hasada katılan Manisa İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Uğurelli, öğretmenliğin toplumsal bir gönül mimarlığı olduğunu belirterek, “Bugün öğrencilerimizle birlikte Sarma Mahallemizin şirin okulundayız. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin beceri temelli, yetkin ve erdemli insanı oluşturmaya ve yarınlara hazırlamaya çalışan eğitim anlayışının bir göstergesi olduğunu hep beraber görüyoruz. Öğrencilerimizin meslek lisesinde aldığı eğitimleri sahada uygularken yaşadıkları mutluluğu ve heyecanı gözlerindeki ışıltıdan fark edebiliyoruz. Biz meslek liselerinde okuyan bütün öğrencilerimizle, okul öncesinden, ilköğretime ve bütün kademelere kadar Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin son derece başarılı sonuçlar vereceğini bugün şahitlik ettik. Türkiye’nin büyük ve güçlü ülke olması idealini hayata geçirmek için var gücümüzle çalışıyoruz” diye konuştu.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/ogrenciler-zeytin-hasadi-yapti/feed/ 0
Manavgat’ta Zeytin ve Zeytinyağı Festivali Başladı https://www.kanal7haber.com.tr/manavgatta-zeytin-ve-zeytinyagi-festivali-basladi/ https://www.kanal7haber.com.tr/manavgatta-zeytin-ve-zeytinyagi-festivali-basladi/#respond Sat, 02 Nov 2024 18:01:44 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/manavgatta-zeytin-ve-zeytinyagi-festivali-basladi/ Antalya’da ilk kez düzenlenen “Manavgat Zeytin ve Zeytinyağı Festivali” çeşitli etkinliklerle başladı.

Antalya Büyükşehir Belediyesi, Manavgat Belediyesi, Akdeniz Üniversitesi Manavgat Meslek Yüksekokulu, Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası ile Manavgat Ziraat Odasının katkılarıyla düzenlenen festivalde kortej yürüyüşü yapıldı.

Yürüyüşe katılanlar ellerinde zeytin dolu sepetler ve zeytin dallarından yapılan taçlarla renkli görüntü oluşturdu.

Saraçlı Mahallesi’nde zeytin üreticisi kadınlar, geleneksel taş sıkma yöntemiyle antik çağdan kalma taş yataklarda soğuk sıkım zeytinyağı etkinliği yaptı.

Manavgat Belediye Başkanı Niyazi Nefi Kara, konuşmasında, ülkenin ve dünyanın barış ve sevgiye ihtiyacı olduğunu, zeytinin de barışı temsil ettiğini belirtti.

İlçenin 11 çeşit zeytin türüne ev sahipliği yaptığını kaydeden Kara, “Manavgat kalamata, memecik, Ayvalık, tarı ak, domat, manzanilla, arbekün, Girit, Gemlik ve Antalya bölgesine özgü coğrafi işareti alınmış tavşan yüreği zeytinleriyle dikkati çekiyor. Bunların yanı sıra yalnızca Manavgat’a ait olan beylik zeytini bulunuyor. Beylik zeytini iri taneli ve dolgun yapısıyla hem sofralık zeytin hem de zeytinyağı üretiminde tercih ediliyor.” diye konuştu.

Beylik zeytininden elde edilen zeytinyağın kalite ve aromatik özelliğiyle ön plana çıktığını vurgulayan Kara, beylik zeytininin coğrafi işaret alması için gerekli çalışmalara başlayacaklarını ifade etti.

Organizasyonda uzman akademisyenler tarafından “Zeytin ve Zeytinyağında Kalite”, “Zeytin ve Zeytinyağında Coğrafi İşaret, Markalaşma ve Pazarlama” ile “Zeytinyağının Gastronomideki Yeri ve Önemi” başlıklı oturum ve çeşitli etkinlikler yapılacak.

Festival, yarın sona erecek.

Yerel HaberlerKültür SanatZeytinyağıFestivalManavgatantalyaEkonomiZeytinTarımYaşam

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/manavgatta-zeytin-ve-zeytinyagi-festivali-basladi/feed/ 0
İstanbul’dan Hatay’a dönen avukat, kadınlarla kooperatif kurarak çiftçilik yapıyor https://www.kanal7haber.com.tr/istanbuldan-hataya-donen-avukat-kadinlarla-kooperatif-kurarak-ciftcilik-yapiyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/istanbuldan-hataya-donen-avukat-kadinlarla-kooperatif-kurarak-ciftcilik-yapiyor/#respond Fri, 13 Sep 2024 10:40:42 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/istanbuldan-hataya-donen-avukat-kadinlarla-kooperatif-kurarak-ciftcilik-yapiyor/ Çiftçilikle uğraşmak için İstanbul’dan memleketi Hatay’a dönen 2 çocuk annesi avukat Nurhak Kar Öksüz, kurduğu kooperatifte kadınlarla üretim yapıyor.

Hatay’dan üniversite eğitimi için gittiği İstanbul’da mezuniyetinin ardından avukatlık yapan 44 yaşındaki Nurhak Kar Öksüz, yıllarca memleket özlemi çekerek ata topraklarında çiftçilik yapma hayali kurdu.

Hayalini gerçekleştirmek için 2018’de İstanbul’daki hayatını geride bırakarak memleketine dönen Öksüz, mesleği avukatlığın yanı sıra eşinin 4 dönümlük arazisinde çiftçilikle uğraşmaya başladı.

Aldığı eğitimlerle ilaçsız tarım modelini benimseyerek zeytin, biber, domates, fasulye ve narenciye yetiştiren Öksüz, ürünleri işlemek ve dayanışma sağlamak için Akdeniz Kadın Kooperatifini kurdu.

Öksüz, kooperatif bünyesindeki 20 kadınla sabahın erken saatlerinde şalvarını giyip bahçesindeki ürünleri topladıktan sonra adliyedeki duruşmalarına katılıyor.

Adliye ve bahçesindeki işlerinin ardından Öksüz, Türkiye Yüzyılı Prefabrik Çarşısı’ndaki kooperatifte, kadınlarla yetiştirdiği ürünleri işliyor, aynı zamanda deri çanta, şapka, cüzdan, takı gibi eşyalar yapıyor.

Kooperatif bünyesindeki kadınlar ise Öksüz sayesinde hem kazanç elde ediyor hem de depremin oluşturduğu olumsuz psikolojiden uzaklaşıyor.

Akdeniz Kadın Kooperatifi Başkanı Öksüz, AA muhabirine, 20 yıl İstanbul’da yaşadığını ve metropol hayatının kendisini bıktırdığını anlattı.

Her zaman toprağa ve toprağı işlemeye özlem olduğunu, bu nedenle memlekete dönmeye karar verdiğini belirten Öksüz, şöyle konuştu:

“Buraya geldiğimde ilk önce babamın bahçesini ekmeye başladım, sonra eğitimler alıp eşime ait 4 dönümlük arazide bu işi daha bilinçli sürdürdüm. Ardından kadınlarla toplandık, hep beraber bu toprağı gelip ekmeye başladık. Ardından ‘Bir kooperatif kuralım.’ dedik çünkü üretiyoruz ama artık satış da olması gerekiyor. Ürettiklerimizi öncelikle avukat arkadaşlarıma, İstanbul’a kolilerle yollamaya başladım.”

Öksüz, kooperatifi kurduktan bir ay sonra 6 Şubat 2023’teki depremlerin meydana geldiğini ve bu süreçte biraz sıkıntı yaşadıklarını ifade etti.

Valiliğin kendilerine prefabrik çarşıda yer tahsis etmesiyle yeniden çalışmalara başladıklarını belirten Öksüz, şu anda üretim yaparak kadınların kazanç sağlamasına katkı sağladıklarını söyledi.

Önce tarlaya, sonra adliyeye, ardından kooperatife yetişiyor

Asıl mesleği avukatlığın yanında hem çiftçiliği hem de kooperatif çalışmalarını uyum içerisinde sürdürdüğünü anlatan Öksüz, şunları kaydetti:

“Bahçe bakım işleri güneş doğmadan başlıyor, önce bahçeme geliyorum, tarlamda yabani otlarımı ayıklıyorum, sulamamı yapıyorum, ardından kıyafetimi güzel bir şekilde giyinip adliyeye gidiyorum. Orada işlerim bitince bahçeye dönüyorum ya da kooperatife geçiyorum. İstanbul’dan depremden sonra iş teklifleri de geldi ama kadınlara verdiğim bir söz vardı, kadınlarımızla birlikte kalkınacağız, üreteceğiz.”

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/istanbuldan-hataya-donen-avukat-kadinlarla-kooperatif-kurarak-ciftcilik-yapiyor/feed/ 0
Mezopotamya’dan gelen nimet https://www.kanal7haber.com.tr/mezopotamyadan-gelen-nimet/ https://www.kanal7haber.com.tr/mezopotamyadan-gelen-nimet/#respond Sun, 08 Sep 2024 03:30:32 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/mezopotamyadan-gelen-nimet/ Zeytin, 4000 yıldan bu yana bilinen bir meyvedir. Pek çok kaynakta, zeytinin anavatanının Mezopotamya olduğu, oradan da Akdeniz ülkelerine yayıldığı belirtilmektedir. Mezopotamya’daki kazılarda bulunan M.Ö. 2000’li yıllara ait resimlerde, kralların konuklarına zeytin ikram ettikleri görülür. Tarih boyunca barış, dostluk ve bereketi simgeleyen zeytin; Büyük İskender’in seferleriyle Ege ve Akdeniz’e yayılır, daha sonraki çağlarda Ege ve Akdeniz kıyılarını işgal eden Romalılar, Frigyalılar ve Fenikeliler sayesinde zeytinle tanışırlar. Roma gemilerinin amforalar içinde Avrupa’ya taşıdıkları zeytin, böylece dünyaya açılır. Tüm hak dinlerin kutsal kitaplarında adı geçen 5 kutsal meyve; incir, hurma, üzüm, nar ve zeytindir. Bolluğun, adaletin, sağlığın, barışın, zaferin, gururun, bilgeliğin, aklın, ölümsüzlüğün, arınmanın ve yeniden doğuşun simgesidir. Tüm kutsal kitaplarda, binlerce yıllık öykülerde, masallarda hep onun adı geçer.

SOĞUK SIKIM ZEYTİNYAĞI NEDİR?
Soğuk sıkım zeytinyağı, erken hasat zeytinlerin toplanıp aynı gün öğütülmesiyle yapılır. Ayrıca üretim esnasında kullanılan suyun sıcaklığı en fazla 27 derecedir. Soğuk sıkım yöntemi, zeytinin içerisinde bulunan vitamin ve minerallerin en az kayıpla yağa dönüştürülmesini sağlar. Bu yöntemle üretilen zeytinyağı hem daha lezzetli hem de daha sağlıklıdır. Zeytinyağı türlerinin üretim şekilleri birbirinden farklıdır. Piyasada satılan zeytinyağlarının birçoğu üretim şekillerine göre gruplandırılır veya isimlendirilir. Soğuk sıkım, bir tür zeytinyağı üretim çeşididir. Soğuk sıkım zeytinyağı, erken hasat zeytinyağı ismiyle de bilinir. Bu üretim şeklinde; zeytinler erken hasat döneminde dallarından toplanıp aynı gün içerisinde taş değirmenlerde çekirdekleriyle birlikte öğütülür. Dolayısıyla soğuk sıkım zeytinyağının erken hasat dönemindeki zeytinlerden üretildiğini söyleyebiliriz. Zeytinyağı başlı başına sağlıklı bir yağdır. Ancak özellikle soğuk sıkım zeytinyağı oldukça sağlıklı bir yağ çeşididir. Çünkü bu yöntemde zeytinde bulunan vitamin ve mineraller kaybolmaz. Soğuk sıkım zeytinyağı donar mı sorusunun cevabı çok merak ediliyor. Aslında hakiki zeytinyağı soğuk ortamlarda donar. Bu, çok normal bir durumdur. Dolayısıyla soğuk sıkım zeytinyağının da soğuk ortamlarda donduğunu söyleyebiliriz. Ortamın ısısı arttıkça zeytinyağı da normal kıvamına gelir.

ZEYTİNYAĞININ FAYDALARI
Mucizevi bir ürün olarak görülen zeytinyağının pek çok faydası bulunmaktadır. İşte zeytinyağının faydaları:
Kabızlık sorununu çözer.
Metabolizmayı hızlandırarak kilo vermeyi kolaylaştırır.
İçerdiği yüksek oranda kalsiyum sayesinde kemiklerin güçlenmesini sağlar.
Cildi korur ve yaşlanmayı geciktirir.
Egzama hastalığına iyi gelir.
Saçların dökülmesini engeller ve canlılık verir.
Kan şekeri seviyesini düşürür. Bu sayede diyabet hastaları için insülin görevi görür.
Kan basıncını düzenleyerek tansiyonun normal seviyede kalmasını sağlar.
Yorgunluk ve strese iyi gelir.
Vücuda enerji ve canlılık verir.
Kolesterol dengesini korur.
Vücuttaki çatlaklara iyi gelir.
Düzenli tüketildiğinde safra taşı problemini ortadan kaldırır.
Karaciğeri temizleyerek karaciğer fonksiyonunun artmasını sağlar.
Kalp sağlığını korur ve kalp krizinin önüne geçer.
Yüksek oranda içerdiği antioksidan sayesinde sindirim sistemini düzenler ve bağırsakların düzenli olarak çalışmasını sağlar.
Kolon kanseri ve meme kanserinin tedavilerinde yardımcı olur.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/mezopotamyadan-gelen-nimet/feed/ 0
Muğla’nın İhracatı Ağustos’ta 94 Milyon Dolara Ulaştı https://www.kanal7haber.com.tr/muglanin-ihracati-agustosta-94-milyon-dolara-ulasti/ https://www.kanal7haber.com.tr/muglanin-ihracati-agustosta-94-milyon-dolara-ulasti/#respond Tue, 03 Sep 2024 10:26:28 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/muglanin-ihracati-agustosta-94-milyon-dolara-ulasti/ Ege Bölgesi ihracatına madencilik, zeytin, su ürünleri ve narenciye ürünleri alanında büyük destek veren Muğla’nın Ağustos ayı ihracat rakamı 94 milyon dolara ulaştı. Ege Bölgesinde en fazla ihracat yapan sektörler arasında Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller sektörü ilk sıralarda yer aldı.

Ege İhracatçı Birlikleri Ağustos ayında 1 milyar 548 milyon dolarlık ihracat performansı ortaya koydu. EİB, 2023 yılı Ağustos ayındaki 1 milyar 508 milyon dolarlık ihracatını yüzde 3 arttırdı. Ocak-Ağustos döneminde EİB’nin ihracatı 12 milyar 97 milyon dolar olurken, EİB son 1 yıllık dönemde 18 milyar 185 milyon dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdı.

Su ürünleri sektörü en fazla ihracat kalemi arasında yer aldı

Ege’de en çok ihracatı demir ve demirdışı metaller, su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörleri gerçekleştirdi. Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği ihracatını yüzde 6’lık artışla 137 milyon dolardan, 145 milyon dolara taşırken zirve ortaklığını sürdürdü.

Maden ihracatı yüzde 33 arttı

Ege Maden İhracatçıları Birliği, başarılarına Ağustos ayında bir halka daha ekledi ve yüzde 33’lük ihracat artış hızıyla 98 milyon dolardan 130,5 milyon dolara ilerledi ve zirvenin üçüncü sırasına adını yazdırdı.

Yaş meyve sebze ve mamulleri ihracatı 103,8 milyon dolar

Ege İhracatçı Birlikleri bünyesinde 100 milyon dolar barajını geçen bir diğer birlik 103,8 milyon dolarlık ihracat performansıyla Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği oldu.

Zeytin ve zeytinyağı ihracatında yüzde 59’luk artış

Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği, ağustos ayında yüzde 59’luk ihracat artışıyla ülkemize kazandırdığı döviz tutarını 28,4 milyon dolardan 45,2 milyon dolara yükseltirken, EİB bünyesindeki 12 ihracatçı birliği arasında ihracat artış rekortmeni olmayı başardı.

Muğla Ege’de 4’üncü il

Ege İhracatçı Birlikleri verilerine göre, Ege’de ilk 4 il arasında ilk sırayı İzmir alırken, Manisa, Denizli ve Muğla yer aldı. Muğla 2023 yılı Ağustos ayında 88,7 milyon dolar olan ihracatını 94 milyon dolara taşıdı.

Eskinazi: “İhracatçının sermayesi eridi”

Türkiye’deki enflasyon rakamlarındaki artışla döviz kurlarındaki artışın örtüşmemesi nedeniyle son yıllarda ihracatçıların zorlu bir süreçten geçtiğinin altını çizen Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi bu süreçte ihracatçılar olarak öz sermayelerinin azalması pahasına ihracat rakamlarını koruma çabası içinde olduklarını dile getirdi. Eskinazi, “Bu tablo ihracatçılarımız için sürdürülebilir bir tablo değil. Özellikle emek yoğun sektörlerde istihdam kaybı yaşanıyor. Pandemi sonrasında Türkiye’ye yönelen tedarikçileri maalesef kaçırdık. Türkiye, Uzakdoğu’daki rakiplerinden yüzde 35-40 daha pahalı konumda. İhracatçı firmalarımızın varlığını koruyabilmesi için dünyadaki rakiplerimizle rekabetçi olabileceğimiz bir ekonomik modelin hayata geçirilmesini istiyoruz. Aksi takdirde bu süreçte ihracatçı firmalarımızdan kayıplar vereceğiz” diye konuştu. – MUĞLA

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/muglanin-ihracati-agustosta-94-milyon-dolara-ulasti/feed/ 0
Hatay Depremzede Derneği: Zeytinliklerimizi Sökmeye Başlayan İnşaat Şirketi İzin Belgesine Sahip mi? https://www.kanal7haber.com.tr/hatay-depremzede-dernegi-zeytinliklerimizi-sokmeye-baslayan-insaat-sirketi-izin-belgesine-sahip-mi/ https://www.kanal7haber.com.tr/hatay-depremzede-dernegi-zeytinliklerimizi-sokmeye-baslayan-insaat-sirketi-izin-belgesine-sahip-mi/#respond Thu, 20 Jun 2024 21:18:17 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8504

Hatay Depremzede Derneği, Defne Hancağız Mahallesi’nde kamulaştırma kararı sonrası yaşanan zeytin kıyımına ilişkin basın açıklaması yaptı. Hatay Depremzede Derneği Hukuk Komisyonu üyesi avukat Fidel Doğru, “Hancağız köylüsü topraksızlaştırılmaktadır. Acele kamulaştırıldığı söylenen 600 dekarlık alanda takriben 30 bin fazla zeytin ağacımız bulunmaktadır. Elinde herhangi bir belgesi olup olmadığını bilmediğimiz kepçe dozer ve kamyonları ile zeytinliklerimizi sökmeye başlayan Binbay inşaatın herhangi bir resmi izni, belgesi iki satır yazısı var mıdır elinde? Son on yılda milyarlarca TL’nin üzerinde ihale alan, 2018 yılında AKP’den milletvekili aday adayı olan Bedrettin Binbay’ın şirketi Binbay yapı yine TOKİ ile anlaşma sağlayarak yeşilimizi griye, zeytinliklerimizi betona büründürüyor” diye konuştu.

Hatay’ın Defne ilçesinin Hancağız Mahallesi’ndeki kamulaştırma kararının ardından zeytin ağaçları kesildi. Hatay Depremzede Derneği, yaşanan zeytin kıyımına ilişkin Hancağız Zeytinliği’nde basın açıklaması yaptı. Hatay Depremzede Derneği Hukuk Komisyonu üyesi Avukat Fidel Doğru, şunları söyledi:

“Basın açıklamamıza Homeros’un İlyada Destanı’nda geçen bir sözüyle başlamak isteriz. ‘Ben herkese aitim ve kimseye ait değilim, sen gelmeden önce de buradaydım, sen gittikten sonra da burada olacağım.’ Homeros, zeytinin çığlığını insanlığa ulaştırıyor.

“ZEYTİNLİKLERİ ORTADAN KALDIRARAK HATAY YENİDEN İNŞA EDİLEMEZ, AYAĞA KALDIRILAMAZ”

2021 yılı zeytin üretim istatistiklerine göre Hatay, Türkiye’de üretilen toplam dane zeytinde yüzde 7’lik bir paya sahiptir. Hatay zeytinciliği, ülkemiz zeytin üretimindeki yerinin yanı sıra zeytinin anavatanı olarak kabul edilen bölge içerisinde yer alması ve bölgedeki zeytinciliğin çok eskiye dayanmasıyla da ayrı bir önem taşımaktadır. Zeytin ve zeytinlikler Hatay halkının ekonomik olduğu kadar sosyal ve kültürel hayatının da bir parçasıdır.  Hatay halkı hep zeytinlerle, zeytinliklerle iç içe yaşam sürmüştür. Depremle kentsel yaşam ve tarihi kent merkezi ortadan kalksa da zeytinlikler Hatay kimliğinin, kadim-geleneksel yaşam biçiminin sürdürülmesine katkı sunmaya devam ediyor. Zeytinliksiz Hatay olmaz. Zeytinlikleri ortadan kaldırarak Hatay yeniden inşa edilemez, ayağa kaldırılamaz. Dahası zeytinlikleri ortadan kaldırarak Hatay’ı sosyal ekonomik kültürel olarak yaşanılabilir bir yer olmaktan uzaklaştırırsınız. Hatay halkı için zeytinin, zeytin ağacının, üretiminin, var oluşunun değerini anlatmak güç. Fakat yerinden acımasızca sökülen her ağaç yerinde bir kor bırakarak sökülüyor bizler için.

“ACELE KAMULAŞTIRMA KARARI İLE EL KONULAN ZEYTİNLİKLERİMİZ BİZLERİN GEÇİMİNE KATKI SUNAN YAŞAM KAYNAKLARIMIZDIR”

Dün Dikmece, Orhanlı, Gülderen. Bugün Hancağız. Yarın başka bir köy, başka bir mahalle… Bu kıyımı durdurmak için Hancağız’a sahip çıkmak, memleketimize sahip çıkmaktır. Üzerinde binlerce ağacın olduğu yüzlerce dönüm zeytinliğimiz, bini aşkın konutun inşa edileceği betona bürünecek. Toza bulanmış bu kentte en çok ihtiyaç duyduğumuz oksijenin de hayatımızdan çalınmasına neden olacak. Hancağız halkı yıllardır bu topraklarda atadan dededen kalma toprağını işler, zeytinine gözü gibi bakar. Acele kamulaştırma kararı ile el konulan zeytinliklerimiz bizlerin geçimine katkı sunan yaşam kaynaklarımızdır.

“DEFNE’NİN EN KÜÇÜK MAHALLESİNİN TARIM ARAZİLERİ VE ZEYTİNLİKLERİNİN ACELE KAMULAŞTIRILMASI ANLAŞILIR OLMAKTAN UZAKTIR”

Şubat Depremleri ile kaybettiklerimiz saymakla bitmez, Hancağız’da sadece bir ailenin onlarca kaybı var. Köyün yüzde doksanı yıkılmış durumda, barınma sorunları çözülmemiş, verilen sözler tutulmamış, insanlar hala çadırda veya konteynerde yaşamaktayken, sağlık, eğitim, ulaşım hizmeti almakta zorlanırken, bir gün topraklarımızın kamulaştırıldığı haberi ile karşılaşıyoruz. Ne bir tebligat ne bir askı süreci ne bir muhatap varken onlarca yıldır emek emek baktığımız zeytin ağaçlarımızın sökülmeye başlandığını görüyoruz. Onlarca canını, evini, işini kaybetmiş bir yılı aşkın süredir yaşam mücadelesi veren insanların elinden topraklarının habersiz, sorgusuz sualsiz alınması akıl alır gibi değildir. Hatay’da yüzlerce belki de binlerce dekar hazine arazisi varken Defne’nin en küçük mahallesinin tarım arazileri ve zeytinliklerinin acele kamulaştırılması anlaşılır olmaktan uzaktır.

“BAKANIN İŞGALCİ DİYE TANIMLADIĞI KÖYLÜLERİN ÇOĞUNLUĞU TAPU SAHİBİDİR. ASIL İŞGALCİ OLAN KİMDİR”

Hancağız köylüsü topraksızlaştırılmaktadır. Acele kamulaştırıldığı söylenen 600 dekarlık alanda takriben 30 binden fazla zeytin ağacımız bulunmaktadır. Atalarımızın zeytin ağacı ile ihya ettiği bu toprakların tapulu sahibi veya ecrimisilini ödeyen Hancağız köylüsü bu karardan sonra ne ekip ne biçecektir? Ne yiyip içecektir? Neyle geçinecektir? Elinde herhangi bir belgesi olup olmadığını bilmediğimiz kepçe dozer ve kamyonları ile zeytinliklerimizi sökmeye başlayan Binbay inşaatın herhangi bir resmi izni, belgesi iki satır yazısı var mıdır elinde? Son on yılda milyarlarca TL’nin üzerinde ihale alan, 2018 yılında AKP’den milletvekili aday adayı olan Bedrettin Binbay’ın şirketi Binbay yapı yine TOKİ ile anlaşma sağlayarak yeşilimizi griye, zeytinliklerimizi betona büründürüyor. Bakanın işgalci diye tanımladığı köylülerin çoğunluğu tapu sahibidir. Asıl işgalci olan kimdir? Hancağız halkı yasanın izin verdiği ölçüde hazine arazilerini zeytin ağaçları ile ihya etmiştir. Bahsi geçen alanın ne kadarı hazine arazisi, ne kadarı tapulu alandır?

“KENTİMİZİN EKOLOJİK DENGESİ İÇİN BÜYÜK BİR ÖNEME SAHİP ZEYTİNLİKLERİMİZİN ELİMİZDEN ALINMASINI KABUL ETMİYORUZ”

Zeytin ağaçları, kökleri toprağa sıkıca tutunarak erozyonu önler. Zeytin bahçeleri, çok çeşitli bitki ve hayvan türlerine de ev sahipliği yapar. Bu alanlar, kuşlar, böcekler ve diğer canlıların yaşam alanıdır. Zeytin ağaçları, fotosentez sırasında karbondioksiti emer ve oksijen üretir. Bu nedenle, atmosferdeki oksijenin artmasına katkı sağlarlar. Ayrıca toprak altındaki suyun korunmasına yardımcı olur. Kökleri, yeraltı sularını besler ve bu su kaynaklarının sürdürülebilirliğine katkı sağlar. Zeytinler, zeytinyağı ve doğrudan tüketim için çok önemli bir gıda kaynağıdır. Bu, yerel ekonomilere katkı sağlar. Kentimizin ekolojik dengesi için büyük bir öneme sahip zeytinliklerimizin elimizden alınmasını kabul etmiyoruz. Zeytinlikler onu eken biçen köylüye aittir.

“ZEYTİNLİKLERİMİZİ, TOPRAĞIMIZI, KÜLTÜRÜMÜZÜ, SOFRAMIZI, GEÇİM KAYNAKLARIMIZI SAHİPSİZ BIRAKMAYACAĞIZ”

Hancağız’ın nüfusu bine ulaşmamışken burada köyün içinden binlerce insanın yerleşeceği kocaman bir şehir yaratılacak olması köylüyü düşündüren ve endişelendiren başka bir konu olarak karşımızda duruyor. Yüzyıllardır komşusuyla, akrabasıyla, kültürüyle birlikte yaşayan bu halk, TOKİ inşaatlarıyla birlikte yaşamsal sorunların yaşanabileceğini öngörüyor ve bu konuda yetkililerin nasıl bir planlama yaptıklarını merak ediyor. Bu kıyımları gerçekleştirenlere sesleniyoruz. Zeytinliklerimizi, toprağımızı, kültürümüzü, soframızı, geçim kaynaklarımızı sahipsiz bırakmayacağız. İş makinelerinizi acilen zeytinlik ve ormanlık vasfı taşımayan hazine arazilerine, halkın evlerini kendi yerinde inşa etmek istedikleri alanlara yöneltin ve bu halkın barınma hakkını acilen bedelsiz bir şekilde karşılayın. Her iki başlığın da bizler açısından hayati öneme sahip olduğu barınma hakkımızla zeytinliklerimizi karşı karşıya getirmenize izin vermeyeceğiz.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/hatay-depremzede-dernegi-zeytinliklerimizi-sokmeye-baslayan-insaat-sirketi-izin-belgesine-sahip-mi/feed/ 0
CHP’li Ahmet Akın: Terk Edilmiş Ağaçlarımızdan Gelen Zeytinin Bereketiyle 6 Bin Kardeşime Burs Vereceğim https://www.kanal7haber.com.tr/chpli-ahmet-akin-terk-edilmis-agaclarimizdan-gelen-zeytinin-bereketiyle-6-bin-kardesime-burs-verecegim/ https://www.kanal7haber.com.tr/chpli-ahmet-akin-terk-edilmis-agaclarimizdan-gelen-zeytinin-bereketiyle-6-bin-kardesime-burs-verecegim/#respond Sun, 11 Feb 2024 09:42:12 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3679 Haber: İLEYDA ÖZMEN/ Kamera: UĞUR DEMİRCİ

CHP Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ahmet Akın, plan ve projelerini ANKA Haber Ajansı’na anlattı. Akın, “12 milyonun üzerinde zeytin ağacımız var ancak yaklaşık bunun yarısında bakımsız veya ortaklıklardan dolayı gerekli destek verilmemiş, terk edilmiş zeytin ağaçlarımız var. Biz bu zeytin ağaçlarını Büyükşehir Belediyesi olarak kontrol altına alacağız. Gerekli desteği vereceğiz ve bunlardan ürettiğimiz zeytinlerle yani dışarıda kalan artık üretim dışı bırakılmış olan zeytinliklerimizi hayata getireceğiz. ve bu vesileyle oradan gelen o zeytinin bereketiyle, zeytinyağıyla, zeytin tanesiyle 6 bin genç kardeşime burs vereceğim. Üniversiteye giden genç kardeşlerim yol masrafını düşünmeyecek. Orada büyükşehir belediyemiz bunları karşılayacak. Yurt sorunu diye bir şey Balıkesirimizde kalmayacak” dedi.

CHP Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ahmet Akın, hedefledikleri projeleri ve planları Balıkesir’de ANKA Haber Ajansı’na anlattı. Akın şunları söyledi:

“BALIKESİRİMİZİ KALKINDIRMAK İÇİN BİR YOL HARİTASI ÇİZDİK. BUNU DA ‘5T VE 3 YENİ’ OLARAK BELİRLEDİK”

Balıkesir’in hakkını alması gerekiyor. Balıkesir maalesef Bursa, İstanbul ile İzmir arasında sıkışmış kalmış ve bir türlü istediği olması gereken gelişimi sağlayamamış, hakkını alamamış bir yer. Büyük bir kasaba gibi. Biz bunu gerçek anlamda bütün Türkiye’nin göz bebeği olan ve doğasıyla, insan kaynağıyla, güzellikleriyle ve sütüyle, hayvancılığıyla, tarımıyla büyük bir büyükşehir haline getireceğiz. ve iddia ediyorum; Eskişehir’den daha güzel bir yer olacak. Burada hakikaten yapılacak çok iş var. Biz Balıkesirimizi kalkındırmak için bir yol haritası çizdik. Bunu da 5T ve 3 Yeni olarak belirledik. Şehrin yeni bir vizyona, yönetime ve yeni bir anlayışa ihtiyacı var. Bunlarla birlikte ‘5T’ dediğimiz yani turizm, taşıma, tarım, tarih ve teknoloji ile birlikte düşünerek ilerlemeyi sağlayacağız. Bu yeni vizyonumuzda ortaya koyacağımız işlerin başında kalkınma geliyor. Kalkınmayı ikiye ayırmak lazım. Bir ekonomik olarak kalkınma, kırsal kalkınma ve en başta da planlama. Yapacağımız işlerin başında şu var; planlama. Balıkesir Planlama Ajansı’nı kuruyoruz. Bunu kurarak 5T’nin ayaklarını planlama ile çizeceğiz. Mesela turizmi çeşitlendireceğiz bu şekilde istihdam artacak. Taşıma ve lojistik merkezi olacağız. Konumumuz tam orta konumda ve bir lojistik üssü olmaya aday.

“MİLLİ MÜCADELE VE KUVA-YI MİLLİYE PARKI’NI HAYATA GEÇİRECEĞİZ”

Bakıyorum havalimanımız var değil mi? Ama uçağımız yok. Böyle bir şey olabilir mi? Adında fuar olan bir yerimiz var ama fuar yok. Bizim gerçek anlamda bir fuar merkezine ihtiyacımız var. Taşımayı, ulaştırmayı lojistik anlama getirecek bir yol haritasına ihtiyacımız var. Tarım ve hayvancılığın normalde başkenti olmamız lazım. Ama yıllar geçtikçe azalıyor. Azaldığı zaman ne oluyor? Burası sütün memleketi, etin memleketi ama maalesef süt hayvanları mezbaya gidiyor ve bunu mezbaya gönderen, hayvancılıkla uğraşan hemşerilerim de bunları ağlayarak gönderiyor. Çünkü çok büyük emek. Vatandaş tarımı, çiftçiliği terk ediyor. Bir kişi bu işi terk ettiği zaman tekrar bunu yapması zor. Çünkü kolay işler değil. Biz bunu canlandıracağız ve planlamayla desteklerimizi tam ihtiyaca göre tespit edip kendilerine vereceğiz.

Burası tarih, Kuva-yı Milliye’nin baş şehrindesiniz. Balıkesir’desiniz. Milli mücadele ve Kuva-yı Milliye Parkı’nı hayata geçireceğiz. Neden biliyor musunuz? Bu memleket nasıl kuruldu? Nasıl bu aşamalara geldik? Burası nasıl vatan toprağı olarak bize emanet edildi işte bunu evlatlarımıza anlatacağız. Bunun için büyük bir Kuvayı Milliye parkına ihtiyacımız var anlatmak için. Baktığınız zaman istiklal madalyası sahibi bir ailenin torunuyum ben. Dedemin adı Ahmet Akın, ben de Ahmet Akın istiklal madalyası sahibi ancak Balıkesir istiklal madalyasını hak ediyor. Bununla ilgili defalarca önergeler verdim. Ancak şu anda İçişleri komisyonda bekliyor. İşte bunun da en büyük mücadelesini halkımızla birlikte vereceğiz ve köklü tarihimizi Türkiye’ye ve bütün dünyaya tanıtacağız.

“12 MİLYONUN ÜZERİNDE TERK EDİLMİŞ ZEYTİN AĞACIMIZI KONTROL ALTINA ALACAĞIZ. ORADAN GELEN ZEYTİNİN BEREKETİYLE, ZEYTİNYAĞIYLA, ZEYTİN TANESİYLE 6 BİN KARDEŞİME BURS VERECEĞİM”

Balıkesir’i teknolojiyle kalkındıracağız. Balıkesir maalesef gençlerin göç ettiği bir yara haline gelmiş. Ben genç kardeşlerimin göç etmesini değil, burada yerleşip hizmet etmesini istiyorum ve bunun için de mücadele edeceğim gençlerle birlikte. Zaten Türkiye Cumhuriyeti de gençlere emanet edildi. Onları birlikte beraberce başkanlarıyla beraber bir kardeş bir abi ilişkisiyle çok daha yukarı noktaya taşıyacağız. Balıkesirimizi teknolojiyle kalkındıracağız. Mesela dijital ikiz ve yapay zekayla geleceğe taşıyacağız. Bu çok önemli. Şunu söylemek istiyorum; ben Balıkesir’de oyun oynayan, -oyun da oynayacak tabi ama- oynayan değil, oyunu kodlayan bir gençlik meydana gelecek. Burada üreten bir gençlik meydana gelecek. Üretirken teknolojik anlamda aynı zamanda da ülkesine, memleketine, Balıkesir’e hizmet eden ve Balıkesir’de yaşamak isteyen bir gençlik meydana gelecek. Fablab’ı Balıkesir’e getiriyoruz. Biliyorsunuz İstanbul’da ve İzmir’de var. Üçüncü şubesi Balıkesir’de açılacak. Aynı zamanda bu şekilde gençlerin göçü tersine dönecek.

Vizyonu planlamayı gençlerle birlikte tasarlayacağız ve gençler tekno girişimci olacak. Türkiye’de tekno girişimcilik nedir? Balıkesir’de gençlerimizle birlikte hayata geçireceğiz. Şunu da söylemek istiyorum, bizim Balıkesirimiz biliyorsun en iyi zeytinin olduğu yer. 12 milyonun üzerinde zeytin ağacımız var ancak yaklaşık bunun yarısında bakımsız veya ortaklıklardan dolayı gerekli destek verilmemiş, terk edilmiş zeytin ağaçlarımız var. Biz bu zeytin ağaçlarını Büyükşehir Belediyesi olarak kontrol altına alacağız. Gerekli desteği vereceğiz ve bunlardan ürettiğimiz zeytinlerle yani dışarıda kalan artık üretim dışı bırakılmış olan zeytinliklerimizi hayata getireceğiz. ve bu vesileyle oradan gelen o zeytinin bereketiyle, zeytinyağıyla, zeytin tanesiyle 6 bin genç kardeşime burs vereceğim.

“ÜNİVERSİTEYE GİDEN GENÇ KARDEŞLERİMİN YURT SORUNU DİYE BİR ŞEYİ KALMAYACAK”

Üniversiteye giden genç kardeşlerim yol masrafını düşünmeyecek. Orada Büyükşehir Belediyemiz bunları karşılayacak. Yurt sorunu diye bir şey Balıkesirimizde kalmayacak. Bunu üstüne basa basa söylüyorum, iki tane üniversitemiz var ve bu burada olan kardeşlerimizin yurt sorunlarını çözeceğiz.

“BİZİ GELECEĞE TAŞIYACAK ÇOCUKLARIMIZ İÇİN KREŞLER AÇACAĞIZ. ÇOCUK HASTANESİ KURACAĞIZ”

Çocuklarımız da unutmuyoruz. Bizi geleceğe taşıyacak çocuklarımız için kreşler açacağız. Kadınların iş hayatına girmesi, evinin ekonomisine destek vermesi için elimden ne geliyorsa yapacağım. Açık net söyleyeyim, kreş ihtiyacı olan her yerde kreş açılacak. İlk yıl içerisinde minimum yeni 20 kreşi inşa edeceğiz ve çocuk hastanesi kuracağız. Çocuk hastanesine ihtiyacımız var ve biz burada sütün memleketindeyiz. Ancak süt üretimimiz gün geçtikçe düşüyor. Her sabah çocuk çocuklarımıza ihtiyaç sahibi çocuklarımız başta olmak üzere günlük sütü ekiplerimiz evin kapısına bırakacak. Ben evlatlarımı Balıkesirli üreticinin ürettiğini sütle buluşturacağım.

“31 MART SONRASINDA HAYAL ETTİĞİM BİR BALIKESİR VAR. BİZİM VERDİĞİMİZ SÖZLER HAYAL SATMAK DEĞİL, GERÇEKLEŞTİRMEK ÜZERİNE KURULMUŞTUR”

Bakın 31 Mart sonrasında hayal ettiğim bir Balıkesir var. Gerçekten bunu yıllardır yılladır bunun üstüne basa basa söylüyorum 2019 yılında adaydım. O zaman da söylemiştim. Şimdi inşallah Allah’ın izniyle milletimizin taktiriyle bu hayallerimizi gerçekleştireceğiz. Ancak bunlar hayal olmaktan öteye geçmiştir. Hepsi planlanmıştır ve hepsi yapılacaktır. Onu da söyleyeyim. Çünkü bizim verdiğimiz sözler hayal satmak değil, gerçekleştirmek üzerine kurulmuştur. Verdiğimiz sözler, vaatler bizim namus, şeref borcumuzdur. Onun için vaat olsun diye değil, gerçek olsun diye bunu ortaya koyuyoruz. Mesela kasaba değil büyükşehir. Biz kasaba değiliz. Balıkesir cennet gibi bir bölge. İstanbul’un üç misli alanına sahip. Yani 15 bin kilometrekareye sahip bir alanımız var.

Adaletli bir belediye başkanı olmamız lazım. ve adaletli bir belediye başkanı olacağımın sözünün her yerde söylüyorum. Çünkü herkesin hakkının hukukunun korunduğu bir yer olması lazım buranın. Örnek olacak Türkiye’yi bunu göreceksiniz. Ayrımcılık son bulacak. Ayrımcılık 1 milyon 300 bin kişi için son bulacak. Baktığınız zaman sosyal yardımlarda bile bir adaletsizlik var. Yani hak eden hak ettiğini, ihtiyacı olan, ihtiyacını alacak ve bu sosyal yardımlar yapılırken sağ elin verdiğini sol el görmeyecek. Neden? Önce insan diyen bir anlayışa sahibiz. Onun için insan onuru her şeyin üstündedir. Siyaset değil, hizmet ve eser ortaya koyacağız. Şunu net olarak söyleyeyim, Balıkesir Büyükşehir Belediyemizde siyaset değil, hizmet olacak. Orada liyakatli kardeşlerimle, gençlerimle Balıkesirli evlatlarımızla, Balıkesirli insanlarımızla, Balıkesirimizi yöneteceğiz.

“KİŞİLER ÜZERİNDEN SİYASETE SON VERECEĞİZ”

İşçilerimiz var. Balıkesir’de emekçilerimiz var. Gerek taşeron efendim gerekse iyi kadrolu çalışıyor. Bu kardeşlerimiz içlerinden olmayacak alnının teriyle, liyakatle, öz güvenle çalışan ve hakkını veren bütün genç kardeşlerimle evlatlarımızla birlikte çalışacak ve maaşlarında da adalet olacak. Şu anda büyük adaletsizlikler var. Onun da altını çizmek istiyorum. Bakın oy vermeyenler iddia ediyorum, keşke oy verseydim diyecek. Ben her yerde söylüyorum, sizin aracılığınızla da söylüyorum, bütün Balıkesirli hemşerilerimin ayrım yapmadan bütün oylarına talibim. Çünkü ben yapacağım belediye başkanlığımda adaletli olacağım ve kimseyi ayırmayacağım. Balıkesir belediyesinde siyasete de izin vermeyeceğim. Orası hizmet yeri olacak ve milletimizin ayağına giderek her türlü hizmeti göstereceğiz. Hesap veren, şeffaf ve büyüdükçe küçülen bir anlayışı Balıkesirimizde inşa edeceğiz. Büyüdükçe küçülmek bir erdemdir.

Halka çıkacağız diye her yerde afişler yaptırdım. Neden? Halka çıkmamız gerekir. Ben yıllardır bütün siyaset hayatım boyunca halka çıkmaya mücadele ettim. Çünkü biz halkız, halka inmek diye bir söylem var. Ne demek o yani estağfurullah halka inmek ne demek? Bizler halka çıkıyoruz, halkımızla iç içeyiz, yan yanayız, kol kolayız ve birlikte mücadele edeceğiz. Kişiler üzerinden siyasete son vereceğiz. Kişilerin değil, ortak kolektif aklın önde olduğu bir Balıkesir’i göreceksiniz.

“10 NUMARA KARTI GETİRİYORUZ”

10 numara kartı getiriyoruz Balıkesir’e. 10 numara kart nedir biliyor musunuz? 10 numara kartla emeklilerimize maddi yardım yapacağız kış aylarında yakacak yardımı yapacağız. Aynı zamanda her ay ihtiyaç sahiplerimize sosyal yardımlar yapacağız. Bunları 10 numara kart adı altında gerçekleştireceğiz.

Bütün ayrımcılıkların son bulacağını söyledim. Ben Balıkesir’de siyasetime Balıkesir benim ailem diyerek başladım. Onun için Balıkesir ailesinin bir evladı olarak annelerimin, babalarımın, kardeşlerimle onların evladı gibi, abileri, kardeşleri gibi çalışmaya devam edeceğim.

“BALIKESİR’İN GELMİŞ GEÇMİŞ EN ÇALIŞKAN BELEDİYE BAŞKANI OLACAĞIM”

Hiçbir kimseye ‘Hangi partindensin?’ diye sormadım. Tek sorum şu oldu: ‘Size nasıl yardımcı olabilirim?’ Çünkü biz Kuva-yı Milliye’nin evlatlarıyız. Kuva-yı Milliye demek milli birlik beraberlik demektir. Bu milli ve beraberlikte bizler ayrımcılık yapamayız, herkesi kucaklarız. İddia ediyorum. Büyük bir özveriyle, büyük bir özgüvenle söylemek istiyorum. Balıkesir’in gelmiş geçmiş en çalışkan belediye başkanı olacağım. Aynı zamanda hiç kusura bakmasınlar. Bundan sonra Türkiye’de Balıkesir Büyükşehir Belediyesi ve Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nin adaletli hizmetleri ve vatandaşlara yakınlığı konuşulacak. Bunu bütün Türkiye’mize ispat edeceğiz. Balıkesir, hakkını alacak. Süt üreticimiz sütünü dökmeyecek.

Merkezde olan imkanların köylerimizde, yeni ismiyle mahallelerimizde var olması lazım. Bunun var olması için hizmetlerin gitmesi lazım. Şu an kırsal mahallelerimizde maalesef elektriklerimiz bile doğru düzgün yok. Yolumuz yok doğru dürüst. Ulaşım konusunda büyük sıkıntılarımız var. Topraklarımız ekilmiyor. Topraklar ekilecek. Satamadıkları ürünleri biz Büyükşehir Belediyesi olarak satın alacağız. Toprakta ürün kalmayacak.

Köy pazarlarında benim annelerimin, babalarımın emeklerle ürettiği bütün ürünler, satamadığı ürünleri satın alacak Büyükşehir Belediyemiz olacak. Çünkü bizim zaten sosyal yardımlarımız var. Bizim aşevlerimiz daha da çok artacak. Biz Balıkesirlilerin ürettiği ürünleri kullanacağız. Balıkesir menşeili ürünlerimizi kullanacağız. 10 Numara Kart’ta da kendi esnafımızdan, kendi bölgemizden yapacağımız ticarette geçerli olacak.

“42 BİN İŞSİZİMİZ VAR. KARİYER VE İSTİHDAM OFİSLERİ KURARAK, O KARDEŞLERİMİ İŞ SAHİBİ YAPACAĞIM”

Toprağından bereket saçan, altın sarısı o güzel zeytinyağının ve zeytincinin kazandığı, sütü ve etiyle Türkiye’yi doyuran, üreticisini zenginleştiren, kalkındıran ve etiyle de insanlarımıza büyük bir keyif veren Balıkesir’i Türkiye’nin bir numaralı markası yapıp, kalkınan Balıkesir’i inşa edeceğiz. Bunu inşa ederken Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nde yapılan bütün ihaleler şeffaf olacak, açık olacak, net olacak. İsrafa son vereceğiz. Arttırdığımız her kuruşu milletimize, evlatlarımıza, hemşerilerimize ve tarımımıza harcayacağız. Bizim etimiz Türkiye’de markadır. Ama marka demekle marka olunmuyor. Sürdürülebilir olması lazım. Bizim sütümüz markadır. Ama süt sağmakla bizim üreticimiz kazanamıyor. Onun için Et Entegre tesisi kuracağız. Süt tozu tesisi yapılmaya çalışılıyor birliklerle birlikte. Bu birliklerin bütün altyapısını sağlayacağız. Büyükbaş Organize Sanayi, Küçükbaş Organize Sanayi ve bizim en büyük gücümüz olan Tarıma Dayalı Sanayi ile alakalı Türkiye’de büyük bir atak yapacağız. 42 bin işsizimiz var. Kariyer ve İstihdam Ofisleri kurarak, o kardeşlerimi iş sahibi yapacağım. En büyük kötülükler işsizlikle geliyor. Onun için işsizlik, en büyük kötülüklerin anasıdır. İşsizlik olan bir evde huzur olmaz. Benim en büyük vaatlerimden bir tanesi de Balıkesir’e huzur gelecek.

“YAŞAM KÖYÜ PROJEMİZ VAR”

Balıkesir’de gençlik mutlu olacak. Engelliler, zor durumda olan insanlar, yaşlılarımız, yaş almışlarımız mücadele edecek. Yaşam Köyü projemiz var. Bakıma muhtaç olan kişilerimiz, evlatlarımız, büyüklerimiz, alzheimer hastalarımız, ihtiyaç sahibi kardeşlerimizi ve bunlara bakmakla hükümlü olan anneler, babalar, gençleri rahatlatmak için o engelleri kardeşlerimizi, alzheimer hastalarımızı Ahmet Akın kardeşlerine, evlatlarına emanet edecekler. Sabah onları evinden alacağım, akşam evlerine bırakacağım. Bırakırken yemek ve bütün ihtiyaçlarını kendileriyle birlikte teslim edeceğiz.

“BALIKESİR MOLASI PROJEMİZLE KADINLAR EV İŞLERİNİ, EMEKLERİNİ KOOPERATİFLER MODELİYLE ÜRETECEK”

İstiyorum ki kadınlar evdeki ev işlerini, emeklerini kooperatifler modeliyle üretsinler. Biz alalım, biz satalım. Balıkesir Molası adı altında projemiz var. Balıkesir’de üretilen el oyaları, iğne oyaları, el emekleri, kendi evlerinde ürettikleri o göz nuru olan imkanları veya etimizi, sütümüzden Balıkesir markasıyla üreteceğimiz birçok çeşit peynirimizi Balıkesir Molası adı altında kuracağımız tesislerde tanıtacağız, göstereceğiz, tattıracağız. Balıkesirli süt üreticimiz, et üreticimiz kalkınacak, kazanacak.

Tarım kalkınmadan kalkındıramayız. Köylüyü, milletin efendisi nasıl yapılır? Balıkesir’de ben bunu bütün Türkiye’ye göstereceğim. İnşallah bunların hepsini çok kısa bir sürede gerçekleştireceğiz. Yani o kadar çok projemiz var. Bakarsanız taşıma ulaşım yani merkezimizde trafik kitleniyor. Neden plansız, programsız bir ulaştırma, taşıma yol haritası var. Bunları da değiştiriyoruz.

“TEMATİK PARKLAR YAPIYORUZ. SÜT NASIL ÜRETİLİR, HAYVANCILIK NASIL YAPILIYOR KÜÇÜK EVLATLARIMIZA GÖSTERECEĞİZ”

Müthiş bir doğamız var. Doğa sporlarını, Kapıdağ Yarımadamız var. İnsanların nefes alması için, bütün Türkiye’nin nefes alması için İstanbul’dan, İzmir’den, Ankara’dan Türkiye’nin her noktasından insanlar buraya gelecek. Tematik parklar yapıyoruz iki tane. Tematik parklarda süt nasıl üretebiliriz? Hayvancılık nasıl yapılıyor? Bu nasıl bir büyük bir emektir? Küçük evlatlarımıza, çocuklarımıza bunu özendirmek için, beyinlerinde o peyniri yerken bunu nasıl yapıldığını öğrenmeleri için ve bu işten zevk duyup, keyif alıp özenmeleri için küçük minyatür dünya misali bir sistemle öğreteceğiz, göstereceğiz. ve bunları yaparken de anneleri dinlendireceğiz. Balıkesirimizde sosyal yaşam alanları yeteri kadar yok. Bunları inşa etmemiz lazım. Şunu istiyorum, gençlerimiz kendi memleketimde kalsın, genç göçü dursun, tam tersine göç olsun, Balıkesir’e hizmet etsinler, sanayimiz büyüyecek, tarımımız büyüyecek, halkına büyüyen ve adaletle bütün yardımlardan tutun, da imar konularından tutun da şeffaf olan bir Balıkesir’i inşallah birlikte inşa edeceğiz.

“GEÇEN SEFERDE YARIM KALAN SEVDAMI, AŞKIMI, HASRETİMİ ÖNÜMÜZDEKİ 31 MART SEÇİMİNDE BİRLİKTE TAMAMLAYACAĞIZ”

Balıkesir’de nereye gitseniz, kiminle konuşsanız her mahallesinde, her ilçesinde şunu söylerler; Balıkesir halkına en yakın, bize en yakın Ahmet Akın derler. İşte ben onlara en yakınım. Onların evlatlarıyım ve onların her zaman yanındayım. 2019 yılında adaydım büyük bir mücadeleyle sevgiyle, coşkuyla beni vatandaşlarım bağrına bastı. O süreçte adaylığım biliyorsunuz, Millet İttifakı sürecinde İyi Parti’ye verildi. O süreçte büyük bir üzüntü yaşandı. İnşallah geçen seferde yarım kalan sevdamı, yarım kalan aşkımı, yarım kalan hasretimi ve Balıkesirli hemşerimin o güzel duygularını ve dualarını inşallah önümüzdeki 31 Mart seçiminde birlikte tamamlayacağız. Kaybedeni olmayan kazanan bir Balıkesir’i Kuva-yı Milliye’nin başşehrine yakışır bir anlayışla adaletli bir şekilde yönetip, herkesin yüzünün güldüğü bir Balıkesir’i inşa edeceğiz.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/chpli-ahmet-akin-terk-edilmis-agaclarimizdan-gelen-zeytinin-bereketiyle-6-bin-kardesime-burs-verecegim/feed/ 0